İş Kanununun Yürürlükten Kaldırılmış Hükümleri

Mülga mevzuatNo: 1475

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

1113








1113


 


 


İŞ
KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞ


HÜKÜMLERİ (1)


 


         
Kanun
Numarası            
:  1475


         
Kabul
Tarihi                  
:  25/8/1971


         
Yayımlandığı R. Gazete  :  Tarih : 1/9/1971 Sayı: 13943


         
Yayımlandığı Düstur       :  Tertip : 5 Cilt
: 10 Sayfa : 3102


 


            
1 – 4/7/1975 tarih ve 1927 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya     değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri: (Madde numaraları: 14, 24, 26, 98)


            
Madde 14  – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hizmet akdinin 17
nci maddenin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında işveren
tarafından veya 16 ncı maddenin I ve II numaralı bentlerinde gösterilen
sebeplerle işçi tarafından veyahutta muvazzaf askerlik hizmeti dolayısiyle
feshi halinde üç yıldan fazla çalışmış olmak şartiyle işe başladığından
itibaren her tam yıl için işçiye 15 günlük ücreti tutarında tazminat verilir.


            
Altı aydan fazla süreler yıla tamamlanır.


            
İhtiyarlık aylığı bakımından bağlı bulundukları kurum veya sandıklardan aylık
veya toptan ödeme almak amaciyle hizmet akdini fesheden işçiler de yukardaki
fıkrada yazılı bulunan tazminata hak kazanır. İşçinin bu fıkra hükmünden
faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve
kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için ihtiyarlık
sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş
olduğunu belgelemesi şarttır.


            
İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden
akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde
çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya
intikali, yahut diğer bir surette işverenden başka bir işverene geçmesi veya
başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi işyerindeki hizmetlerinin toplamı
üzerinden hesaplanır. Kıdem tazminatı ise, bu intikal devresindeki işverene
aittir. İşyeri intikali ile beraber devam ettiği takdirde kıdem tazminatı,
hilafına hüküm olmadıkça yeni işverene aittir.


            
Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı ödenmez.


            
İşçinin ölümü halinde bu tazminat tutarı kanuni varislerine ödenir.


            
Bu süre hizmet akitleri ve toplu iş sözleşmeleriyle artırılabilir.


——————————


(1)      
Bu Kanundaki para
cezalarının uygulanması ile ilgili olarak 10/6/1949 tarih ve 5435 sayılı Kanunu


        
 değiştiren 21/1/1983 tarih ve 2790 sayılı Kanun ile 15/8/1957 tarih ve
9682 sayılı Resmi Gazete'de


        
 yayımlanan 20/5/1957 tarih ve E. 1, K. 12 sayılı Yargıtay İç. Bir. Kur.
Kararına bakınız.





1114


 


            
Madde 24  – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşverenler kanundan doğan ödevlerini yerine getirerek de olsa ancak işlerini
daraltmak veya işçilerini azaltmak amaciyle işyerinden toplu olarak veya kısa
aralıklarla ondan az olmamak üzere onda biri kadar ve daha fazla işçiyi işten
çıkarmak istedikleri hallerde durumu, işçileri çıkarmadan en az bir ay önce
ilgili bölge çalışma müdürlüğüne yazılı olarak bildirmek zorundadırlar.


            
Yukardaki fıkra hükmüne göre toplu işçi çıkaran, veya bu gibi işyerlerini aynı
şartlarla işleten veya işletmeye başlıyan işverenler, çıkarma tarihinden
itibaren 6 ay içinde aynı işyerlerine aynı iş için dışardan işçi alma zorunda
kalırlarsa işverenler durumu uygun araçlarla yayınlıyarak ve işçinin
kaydettirdiği adresine taahhütlü mektupla bildirerek daha önce işten
çıkardıkları işçilerden çalışmak istiyenleri günün şartlarına göre işe almak zorundadırlar.


            
Madde 26 fıkra iki  – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Ancak 13 üncü maddenin (c) bendinde sözü geçen ücretle 14 üncü maddede sözü
geçen kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında, birinci fıkrada yazılı
ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve parayla ölçülmesi
mümkün    akdi ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde
tutulur.


            
Madde 98 bent VII  – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
VII - İşçilerini
24 üncü maddedeki hükümlere aykırı olarak Bölge Çalışma Müdürlüğüne haber
vermeden çıkaran veya aynı maddenin 2 nci fıkrasındaki zorunluklara uymıyan
işveren veya işveren vekili hakkında 1 000 liradan aşağı olmamak üzere ağır
para cezasına ve tekerrürü halinde evvelce verilen para cezasının iki
katı, 


            
2 – 17/10/1980 tarih ve 2320 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya   değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde
numaraları: 14)


            
Madde 14  – (4/7/1975 tarih ve 1927 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:


            
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde
gösterilen sebepler dışında,


            
2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,


            
3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısiyle,


            
4. Bağlı bulundukları, Kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık,
emeklilik veya malulluk aylığı yahut toptan ödeme almak amaciyle;


            
Feshedilmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe
başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl
için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir
yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.


            
İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam
etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin
bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak
hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir
işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin
kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin





1115


toplamı üzerinden hesaplanır. 
Bu  kanunun  neşri  tarihinden  itibaren 
işyerinin  devri  veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde
işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini
devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve
devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. Bu kanunun
neşrinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse
devir mukavelesinde aksine bir hüküm  yoksa işlenmiş kıdem
tazminatlarından yeni işveren sorumludur.


            
İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için
aylık  veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık
bağlanması veya  toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından
bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi
şarttır. İşçinin ölümü halinde  bu şart aranmaz.


            
T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız
Sosyal  Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu
kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal
Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına yada toptan ödemeye
hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı
üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.


            
Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu
maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmiyecek şekilde sona ermesi
suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.


            
Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmeti süresine
ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç
tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik
ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz.


            
Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, Genel, Katma ve Özel Bütçeli İdareler
ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar.


            
Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.



            
Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başına,
akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir
yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi
suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur.


            
Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas
ücret, işcinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan
ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.


            
13 ncü maddenin (c) bendinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem
tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin 1 nci fıkrasında
yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün
akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur.


            
Kıdem tazminatına esas olacak 30 günlük ücret tutarının beher yıl için nazara
alınacak miktarı 1475 sayılı İş Kanununa göre tespit edilmiş olan günlük asgari
ücretin 30 günlük tutarının yedibuçuk katından fazla olamaz.


            
İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni
mirasçılarına ödenir.


            
Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri
veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir.


            
Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren  özel şahıslara veya sigorta
şirketlerine sigorta ettiremez.





1116


 


            
İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve
toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydıyle Devlet veya kanunla kurulan
kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda
işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.


            
Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.


            
3 – 10/12/1982 tarih ve 2762 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları:
14)


            
Madde 14 fıkra onüç – (17/10/1980 tarih ve 2320 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleri ile belirtilen sürelerle hesap
edilen kıdem tazminatının yıllık miktarı, 1475 sayılı İş Kanununa göre tespit
edilmiş bulunan günlük asgari ücretin 30 günlük tutarının 7,5 katından fazla
olamaz.


            
4- 29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları:
9,12,14,25,26,28,    30,45,47,51,56,61,64,65,67,70,73,


75,77,80,85,91,92,97,98,99,100,101,102,103,
104,105,106,107)


            
Madde 9 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Belirli süresi bir yıl veya daha uzun olan sürekli hizmet akitlerinin yazı ile
sözleşmeye bağlanması mecburidir. Bu sözleşmeler, her çeşit resim ve harçtan
muaftır. Sözleşme noterlikçe onanmışsa, noter ücretleri bu hüküm dışında
tutulur.


            
Yazılı sözleşme yapılmıyan durumlarda işveren, işçinin isteği üzerine,
kendisine genel ve özel iş şartlarını gösteren ve imzasını taşıyan bir belge
vermekle yükümlüdür.


            
Bu belgeler her çeşit resimden muaftır.


            
Madde 12 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sürekli hizmet akidlerinde deneme süresi en çok bir aydır.


            
Ancak bu süre toplu özleşmelerle üç aya kadar uzatılabilir.


            
Bu süre içinde taraflar akdi bildirimsiz ve tazminatsız feshedebilirler. Ancak
işçinin çalıştığı günler için ücret hakkı saklıdır.


            
Madde 14 fıkra bir – (17/10/1980 tarih ve 2320 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Bu Kanuna tabi
işçilerin hizmet akitlerinin:


            
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde
gösterilen sebepler dışında,


            
2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca


            
3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısiyle,


            
4. Bağlı bulundukları, kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık,
emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;


            
Feshedilmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin 
işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam
yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir.
Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.


            
Fıkra onbir – (17/10/1980 tarih ve 2320 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
13 ncü maddenin (c) bendinde sözü geçen
tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak 
ücretin  hesabında  26 ncı  maddenin  1 nci 
fıkrasında





1117


 


yazılı
ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi
mümkün   akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur.


            
Madde 25 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşverenler
işyerlerinde aşağıdaki esaslar ve ölçüler içinde sakat kimse ile  eski
hükümlü kimse çalıştırmak ve bunlara meslek, beden ve ruh durumlarına
göre  iş vermek zorundadırlar.


            
a) Yüz işçiye kadar işçi çalıştıran işyerlerinde her tam elli işçiye karşılık
bir sakat ve bir eski hükümlü kimse,


            
b) İşçi sayısının yüzden fazlası için her yüz işçiye karşılık iki sakat ve iki
eski hükümlü kimse,


            
Çalıştırılır.


            
Bu maddeye göre çalıştırılacak sakat ve eski hükümlülerin çeşitleri ile hangi
cins sakat ve eski hükümlülerin hangi iş kollarında ve hangi işlerde
çalıştırılabileceği ve bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı
olacakları özel ve ücret şartları ile bunların işverenlerce nasıl işe
alınacakları; Çalışma, Adalet, Sanayi ve Ticaret, Milli Eğitim, Sağlık ve
Sosyal Yardım ve Ulaştırma Bakanlıklarınca birlikte hazırlanacak yönetmelikte
gösterilir.


            
Sakatların işyerlerine alınmalarında o işyerinin işçisi iken sakatlanmış olanlara
öncelik hakkı tanınır.


            
Bir işyerinden malülen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan malüliyeti ortadan
kalkan işçiler eski işyerlerine alınmalarını istedikleri takdirde, işveren
bunları, boş yer varsa derhal, yoksa yer boşaldığında, o andaki şartlarla
eski   işyerlerine veyahut eski işlerine uygun diğer bir işe, sair
isteklilere tercih   ederek almaya mecburdur.


            
Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya Kamu İktisadi
Teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak
kurulan banka ve kuruluşlara veya bunlara bağlı işyerlerinin İş Kanununa tabi
olmıyan daire ve kurumlarında çalıştırılan kimselerin de sakat ve eski
hükümlüler arasından ayrılması hakkındaki gerekli usul ve şartlar ile bunun oran
ve tutarları  ve hangi işlerde çalıştırılacakları yukarda sözü geçen
yönetmelikte gösterilir.


            
Madde 26 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Genel anlamda
ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü    
kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen meblağı kapsar.


            
İşçi ücreti, en geç haftada bir, yurtta geçmesi zorunlu para ile ödenir.


            
Toplu sözleşmeler veya hizmet akidleri ile bu ödeme süresi en geç bir
aya    çıkarılabilir.


            
Bir işyerinde aynı nitelikte işlerde ve eşit verimle çalışan kadın ve
erkek  işçilere sadece cinsiyet ayrılığı sebebiyle farklı ücret verilemez.
Toplu iş sözleşmelerine ve hizmet akidlerine buna aykırı hüküm konulamaz.


            
Madde 28 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşçi ücretlerinin ayda 240 lirası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik
olunamaz. Ancak işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim
tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Bu kayıtlamalar
nafaka   borcu alacaklılarının haklarını kaldırmaz.


            
Madde 30 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşveren her
ödemede işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini
taşıyan bir pusula vermek veya işçinin yanında bulunan ücretle ilgili bu
hesapları yine imzası veya özel işareti altında kaydetmek zorundadır.





1118


 


            
Bu pusula veya defterde ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla
çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete
yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu,
nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.


               
Bu işlemler her türlü resimden muaftır.


            
Madde 45 fıkra üç – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Saat ücreti ile
çalışan işçilerin tatil günü ücreti saat ücretinin sekiz katıdır.


            
Madde 47 – (25/8/1971 tarih 1475 Kanunun hükmüdür.)


            
Otel, pansiyon,
lokanta, kahvehane, gazino, açık hava lokanta ve gazinosu, çalgılı eğlence
yeri, dans salonu, kulüp, oyun salonu, birahane, içki salonu ve  benzeri
yerlerle içki verilen ve hemen orada yenilip içilmesi için çeşitli yiyecek
satan yerlerden (yüzde) usulünün uygulandığı müesseselerde; işveren tarafın-
dan servis karşılığı veya başka isimlerle müşterilerin hesap pusulalarına
(yüzde) eklenerek veya ayrı şekillerde alınan paralarla kendi isteği ile
müşteri tarafından işverene bırakılan yahut da onun kontrolü altında bir araya
toplanan  bütün paraları işveren serviste çalışan işçilere eksiksiz olarak
ödemek zorundadır.


            
İşveren veya işveren vekili, yukardaki fıkrada sözü edilen paraların kendisi
tarafından alındığını, eksiksiz olarak işçilere dağıtıldığını belgelemekle
yükümlüdür.


            
Yüzdelerden toplanan paraların hak sahibi işçiler arasında hangi esaslar ve
orantılar çerçevesinde dağıtılacağı Toplu İş Sözleşmelerinde veya hizmet
akitlerinde gösterilir.


            
Madde 51 bent (f) – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
f) 3153 sayılı
Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara
Pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler,


            
Madde 56 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin süresi için ödenecek
olan    ücreti hizmet akdinin işveren veya işçi tarafından
feshedilmesi halinde kendisine ödenir.


            
Şu kadar ki, 17 nci maddenin 2 numaralı bendindeki durum sebebiyle
hizmet    akdinin işveren tarafından feshedilmesi halinde bu
hüküm uygulanmaz. İşveren tarafından hizmet akdinin feshedilmesi halinde 13
üncü maddede belirtilen bildirim süresiyle, 19 uncu madde gereğince işçiye
verilmesi mecburi yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile içiçe
giremez.


            
Madde 61 - (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
a) Genel bakımdan
iş süresi haftada en çok 48 saattir.


            
Bu süre, haftada 6 iş günü çalışılan işlerde günde 8 saati geçmemek üzere ve
Cumartesi günleri kısmen veya tamamen tatil eden işlerlerinde haftanın
çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.


            
İş müddetlerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde, uygulama şekilleri Çalışma
Bakanlığınca çıkarılacak iş süreleri tüzüğünde belirtilir.


            
b) Sağlık kuralları bakımından günde ancak 8 saat veya daha az
çalışılması   gereken işler, Çalışma Bakanlığı ile Sağlık ve Sosyal
Yardım Bakanlığının ortaklaşa hazırlayacakları bir tüzükte belirtilir.





1119


 


            
Madde 64 bent (I) alt bent (b) ve (c) – (25/8/1971 tarih ve 1475
sayılı      Kanunun hükmüdür.)


            
b) 4 saatten fazla ve 8 saatten az süreli işlerde yarım saat,


            
c) 8 saat veya daha fazla süreli işlerde bir saat dinlenme
verilir.             



            
Madde 65 bent (III)  – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
III - İşçilerin
gece çalışmaları 8 saati geçemez.


            
Madde 67 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
16 yaşını doldurmamış çocukların, hangi işte olursa olsun günde 8 saatten fazla
çalıştırılması yasaktır. Bunlardan ilkokula gidenlerin iş saatleri
okul    saatlerine engel olmayacak şekilde düzenlenir ve ders
saatleri 8 saatlik çalışma süresinin içinde sayılır.


            
Madde 70 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kadın işçilerin doğumdan önce 6 ve doğumdan sonra 6 hafta olmak üzere 12
haftalık süre için çalıştırılmaları yasaktır.


            
Ancak, bu süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce
ve sonra gerekirse artırılabilir.


            
Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.


            
Madde 73 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her işveren, işyerinde işçilerinin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak
için  gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları araçları noksansız
bulundurmakla   yükümlüdür.


            
İşçiler de bu yoldaki usuller ve şartlara uymak zorundadırlar.


            
Madde 75 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yetkili makamların verdiği izin üzerine bir işyeri kurularak işlemeye
başladıktan sonra o işyerinde başkaca tesisat yapılmış olmadıkça iş
durdurulamaz.


            
A) İlgili tüzükte belirtilen birinci derecedeki şartları yerine
getirdikten  sonra yetkili makamdan izin almak suretiyle kurulan ve
işlemeye başlıyan herhan- gi bir işyerinin, tesis ve tertiplerinde çalışma
metot ve şekillerinde, makina ve cihazlarında işçilerin hayatı için tehlikeli
olan bir husus tespit edilirse,  bu tehlike giderilinceye kadar; üç
kişilik bir komisyon kararı ile iş durdurulur.


            
Bu komisyon; işverenle işçilerin birer temsilcisinden ve işgüvenliğini teftişe
yetkili bir memurdan teşekkül eder. Taraflardan birinin çağrısı üzerine,
çağrıda belirtilen gün, yer ve saatte toplanır ve çoğunlukla karar verir.
İşgüvenliğini teftişe yetkili memurun, her toplantıya katılmış olması şarttır.
İşçi  veya işveren temsilcisinin çağrıya uymaması, komisyonun toplanmasını
ve karar almasını engelleyemez.


            
İşçi temsilcisi:


            
a) İşyerinde çalışan işçilerin çoğunluğunu temsil eden sendikanın;


            
b) Böyle bir sendika yoksa, o iş kolunda faaliyette bulunan ve işçi çoğunluğunu
temsil eden sendikanın veya federasyonun;


            
c) Bu nitelikte bir işçi kuruluşu mevcut değilse, en çok üyeye sahip
konfederasyonun;


            
Yönetim kurulunca seçilir.


            
İşveren temsilcisi ise:


            
a) İşverenin üyesi bulunduğu sendikanın;





1120


 


            
b) Böyle bir sendika yoksa o iş kolunda faaliyette bulunan ve işveren
çoğunluğunu temsil eden sendikanın veya konfederasyonun;


            
c) Bu nitelikte bir işveren kuruluşu mevcut değilse, en çok üyeye sahip bulunan
konfederasyonun;


            
Yönetim Kurulunca seçilir.


            
B) 74 üncü maddenin 2 nci fıkrasına uygun olarak kurma izni ve işletme belgesi
alınmadan açılmış olan veya geçici işletme belgesi alındığı halde ikinci
derecedeki şartları verilen süre içinde yerine getirmemiş bulunan işyerleri;
bölge çalışma müdürünün talebi üzerine, o yerin en büyük mülkiye amirinin
emri   ile ve zabıta marifetiyle kapatılır.


            
C) Bu maddeye göre verilecek durdurma veya kapatma kararına karşı
işverenin  mahalli iş mahkemesinde itiraz etmek yetkisi vardır. Mahkeme
itirazı bir hafta   içinde karara bağlar. Bu işler acele mevaddandır.
Kararlar kesindir.


            
Ç) Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık durumları böyle bir
işyerinde çalışmalarına engel teşkil ediyorsa, bunlar dahi çalışmaktan
alıkonulur.


            
D) Yukarıdaki bentler gereğince işyerlerinde işçiler için tehlikeli olan tesis
ve tedbirlerin veya makina ve cihazların ne şekilde işletilmekten alıkonulacağı
ve bunların ne şekilde yeniden işletilmelerine izin verilebileceği Çalışma
Bakanlığınca hazırlanacak bir tüzükte gösterilir.


            
E) Bir işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin verilmiş olması 74 üncü
maddede yazılı tüzük hükümlerinin uygulanmasına hiçbir zaman engel olamaz.


            
F) Bu maddenin (A) ve (B) bentleri gereğince makina, tesisat ve tertibat veya
işin durdurulması veya işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere
işveren, ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere
meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermeye zorunludur.


            
Madde 77 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A) İşyerine sarhoş
olarak gelmek ve işyerinde ispirtolu içki kullanmak yasaktır.


            
B) İşveren; işyeri müştemilatından sayılan kısımlarda, ne gibi hallerde hangi
zamanda ve hangi şartlarla içki içilebileceğini tayin ve tespit edebilir.


            
C) (A) bendi hükmü :


            
1. İspirtolu içki yapılan işyerlerinde,


            
2. Nitelikleri dolayısıyle müşterilerine kapalı kaplarda veya açık olarak veya
kadehle ispirtolu içki satmak üzere izin almış olan işyerlerinde,


            
3. İçerisinde müşteriler veya  işin niteliği icabı belirli işçiler
tarafından ispirtolu içki içilmesi mümkün olan işyerlerinde;


            
Uygulanmaz.


            
Madde 80 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
12 den 18 yaşına kadar (18 dahil) çocukların herhangi bir işe alınmalarından
önce; işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri; bunların bulunmadığı yerlerde
sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, Hükümet veya
belediye tabiblerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartlarına göre
vücut yapılarının dayanıklı olduğunun raporla belirtilmesi ve bunların 18 yaşı
doldu-  runcaya kadar en az her altı ayda bir aynı şekilde doktor
muayenesinden geçiri-  lerek bu işte çalışmaya devamlarında bir sakınca
olup olmadığının kontrol ettirilmesi ve bütün bu raporların işyerinde muhafaza
ettirilerek yetkili memurların isteği üzerine kendilerine gösterilmesi
zorunludur.





1121


 


            
Birinci fıkrada yazılı tabipliklerce verilen rapora itiraz halinde, işçi
en  yakın Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesi Sıhhi Kurulunca muayeneye
tabi tutulur, verilen rapor kesindir.


            
Bu raporlar her çeşit resim ve harctan muaftır.


            
Madde 85 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşçilere iş ve işlere işçi bulmak için kazanç amaciyle çalışılması veya özel
büro açılması yasaktır.


            
Ancak, tarım işlerinde ücretli iş ve işçi bulma aracılığına İş ve İşçi Bulma
Kurumu izin verebilir.


            
Çeşitli iş ve sanat kollarındaki işverenlerin veya işçilerin kendi aralarında
yahut çeşitli teşekküllerince veyahut kamu yararına yardımcı olan ve böyle
olmayıp da yalnız hayır işleriyle uğraşan derneklerce, iş ve işçi bulma
işleriyle uğraşılması ve bunun için kendi çevreleri içinde kuracakları
teşkilatın çalışmasını ancak İş ve İşçi Bulma Kurumunda izin almak ve bu kurumca
her zaman    denetlemek kaydiyle mümkündür. Şu kadar ki; bu
yolda açılacak büroların yapa-    cakları işlere karşılık,
işçilerden herhangi bir ücret almaları yasaktır.


            
Madde 91 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşçi ve
işverenlerle bunların meslek kuruluşları tarafından kendilerini ilgilendiren ve
iş hayatına ilişkin işlerde Çalışma Bakanlığına yazı ile başvurma halinde bu
dilekçeler ve bunlarla ilgili tutanak, evrak, defter ve işlemler her çeşit
resimden muaftır.


            
Madde 92 –  (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Devlet, il yahut
belediye teşkilatı, işyerlerinde yapacakları, işçi sağlığı  ve iş
güvenliği ile ilgili teftiş ve denetlemelerin sonuçlarını ve bu yolda yapacakları
işlemleri o yer için yetkili bölge çalışma müdürlüğüne bildirir.


            
İşyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili
makamlar her ay bu hususta izin verdikleri, işveren ve işyerinin isim ve
adresini ve yapılan işin çeşidini gösterir listeleri gelecek ayın 15 ine kadar
o yerin bağlı bulunduğu bölge çalışma müdürlüğüne bildirirler.


            
Madde 97 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunun 3 üncü
maddesine aykırı hareket edenlere aşağıda yazılı cezalar  
hükmolunur:


            
A) 10 veya daha az işçi çalıştıranlar hakkında 250 liradan az olmamak,


            
B) Daha fazla işçi çalıştıranlar hakkında 500 liradan az olmamak üzere
ağır  para cezası,


            
C) Bu maddede yazılı fiillerin tekerrürü halinde yukarıda yazılı para
cezalarının iki katı,


            
Hükmolunur.


            
Madde 98 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


               
I - 9 uncu maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen hizmet akdini yazılı
yapmıyan ve 2 nci fıkrada anılan belgeyi vermiyen,


            
II - 10 uncu maddede anılan takım sözleşmesini yazılı yapmıyan,


            
III - 13 üncü maddenin (A) bendinde belirtilen bildirim şartına uymadığı halde,
bildirim öneline ilişkin ücreti ödemiyen, 14 üncü maddede yazılı hallerde
işçinin kıdem tazminatını ödemiyen,





1122


 


           
IV - 19 uncu maddede belirtilen bildirim önelleri içinde işçiye yeni iş arama
izni vermiyen,


            
V - 20 nci maddede yazılı bulunduğu üzere işçiye belge vermiyen veya bu belgede
gerçeğe aykırı bilgi veren veya 21 inci maddede yazılı (İşçi kimlik karnesi) ni
vermiyen,


            
VI - 22 nci maddede yazılı şartlara uymadan ve gerekli izni almadan kantin açan
ve aynı maddedeki hükümlere aykırı hareket eden,


            
Beş işçiye kadar çalıştıran işveren veya vekili hakkında 100 liradan, daha
fazla işçi çalıştıranlar için 500 liradan az olmamak üzere hafif para cezası ve
tekerrürü halinde evvelce verilen para cezasının iki katı,


            
VII - (4/7/1975 tarih ve 1927 sayılı Kanunun hükmüdür.) 24 ncü madde
hükümlerine aykırı olarak işyerine yeni işçi alan işverenler, işten çıkardığı
her işçi için 1.000 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasına ve
tekrarında daha önce verilen para cezasının iki katı,


            
(17/10/1980 tarih ve 2320 sayılı Kanunun hükmüdür.) 14 ncü madde
hükümlerine aykırı harekette bulunarak kıdem tazminatının öngörülen esaslar
dışında veya saptanan miktar veya tavan aşılarak ödenmesi için emir veya
talimat veren veya bu yolda hareket eden özel veya kamu kurumu veya
kuruluşların yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, müessese müdürü, muhasebe
müdürü gibi yetkili sorumluları  hakkında, fiil daha ağır cezayı
gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde altı aydan iki seneye kadar hapis
ve yirmi bin liradan elli bin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Kanuna
aykırı olarak fazla ödenen miktarın da ayrıca Hazine lehine re'sen tahsiline
karar verilir.


            
VIII - 25 inci maddede yazılı şartları yerine getirmiyen ve hükümlere aykırı
hareket eden,


            
İşveren veya vekili hakkında yükümlü olduğu her sakat ve eski hükümlü için 500
liradan 1 000 liraya kadar para cezası,


            
Hükmolunur.


            
Madde 99 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A) İşçinin bu kanundan veya toplu iş sözleşmesinden yahut hizmet akdinden doğan
ve 26 ncı maddede tarif edilen ücretini süresi içinde kasden tam olarak
ödemiyen veya noksan ödiyen işveren veya işveren vekili hakkında, bu durumda
olan her işçiye karşılık 50 liradan az olmamak üzere nisbi para cezası
hükmolunur.


            
Fiilin tekerrürü halinde evvelce verilmiş olan para cezasının iki katı
hükmolunur.


            
B) I - 30 uncu maddede yazılı ücrete ilişkin hesap pusulalarını işçilere vermiyen,
31 inci maddede gösterilen tutardan fazla olarak işçi ücretlerinden zarar
karşılığı kesinti yapan veya zarar yapmaksızın işten çıkan işçiye tazminat iade
etmiyen veya mahsup yaptığı halde istek üzerine hesap ve belgeleri göstermiyen,
32 nci maddede anılan sebepler dışında işçiye ücret kesintisi cezası kesen
yahut bu paraları aynı bendin gösterdiği müddete bu hesaba yatırmayan işveren
veya işveren vekili hakkında 250 liradan az olmamak üzere hafif para cezası,


            
II - 33 üncü maddede anılan Komisyonun tespit
ettiği asgari ücretleri işçiye ödemiyen veya noksan ödiyen 34 üncü maddede
işaret edilen sebepler dolayısiyle çalışmıyan işçiye yarım ücret ödemiyen 35
inci maddede yazılı şartlar dışında fazla çalışma yapan veya aynı maddede
gösterilen  fazla  çalışma ücretini ödemiyen veya





1123


 


 noksan
ödiyen  36 ve  37  nci  maddelerdeki  hükümlere aykırı
olarak çalışma yaptıran  veya fazla çalışmaya ait ücretleri ödemiyen veya
noksan ödiyen 38,41,42, 43,47 ve 54 üncü maddelerdeki şartlar ve usullere
uymıyarak bu maddelerde gösterilen ücretleri noksan ödiyen işveren veya işveren
vekili hakkında (B) bendinin 1 inci fıkrasında sözü geçen cezalar,


            
III - 48 inci maddede gösterilen yüzdelerin hesabına ait usullere uymıyan 52
nci maddenin son fıkrasında anılan ücretsiz ilave izni vermiyen ve ücretli izin
kullanan işçiye peşin olarak bu izne ait ücretini ödemiyen veya 56 ncı
maddedeki hak edilmiş izni kullanmadan hizmet akdinin feshi halinde bu izne ait
ücreti ödemiyen, 57 nci maddeye dayanılarak çıkarılacak olan yönetmelik
hükümlerine aykırı hareket eden veya 60 ncı maddede anılan sebepler
dolayısiyle  işçi ücretinden indirme yapan işveren veya işveren vekili
hakkında 1 000 liradan az olmamak üzere ağır para cezası,


            
Hükmolunur.


            
Madde 100 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunun 61 inci
maddesinde ve bu maddeye göre çıkarılacak tüzükte tespit olunan iş müddetlerine
aykırı olarak işçilerini çalıştıran veya 64 üncü maddedeki ara dinlenmelerini
bu maddeye göre uygulamıyan veya işçileri 65 inci maddeye aykırı olarak
geceleri sekiz saatten fazla çalıştıran, gece ve gündüz postalarını
değiştirmiyen, 67 nci madde hükmüne aykırı olarak onaltı yaşından küçük
çocukları günde sekiz saatten fazla çalıştıran veya okul zamanını bu madde
hükmüne göre uygulamıyan 68 inci madde hükmüne aykırı olarak bu maddede
zikredilen yerlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek çocukları ve her yaştaki
kadınları çalıştıran, 69 uncu maddede anılan tüzük hükümlerine aykırı olarak
hareket eden  ve aynı maddenin 1 inci fıkrasındaki yazılı yasağa uymıyan,
70 inci maddedeki hükme aykırı olarak doğumdan evvel ve sonraki müddetlerde
gebe veya doğum yapmış kadınları çalıştıran, 72 nci maddeye istinaden
çıkarılacak tüzük hükümlerine uymıyan işveren veya işveren vekili hakkında 1
500 liradan az olmamak üzere ağır para cezası,


            
Hükmolunur.


            
Madde 101 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
I - Bu kanunun 74 üncü maddesinin son fıkrasında anılan yetkili
teşkilattan  kurma veya işletme belgesi almadan bir işyerini açan.


            
II - 74 üncü maddenin 1 inci fıkrasındaki hükme dayanılarak çıkarılacak
tüzüklerdeki hükümlere uymıyan,


            
İşveren veya işverenvekili hakkında 1 000 liradan aşağı olmamak üzere ağır para
cezasına hükmolunur.


            
III - 1 ve 2 nci bentlerdeki fiillerin tekerrürü halinde evvelce hükmolunan
para cezasının iki katı hükmolunur.


            
Madde 102 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunun 75 inci
maddesinin (A) bendi gereğince çalışmaktan alıkonulan tesisat, tertibat, makina
veya cihazın noksanlarını tamamlamadan ve gerekli izni almadan işleten veya
aynı maddenin (B) bendi gereğince kapatılan işyerindeki noksanları tamamlamadan
ve gerekli izni almadan açan işveren veya işveren vekili, 1 000 liradan az
olmamak üzere, ağır para cezasiyle cezalandırılır. Fiilin tekerrürü halinde,
evvelce verilen para cezasının iki katı hükmolunur.





1124


 


            
Madde 103 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
76 ncı madde hükmü gereğince çıkarılacak tüzükte kurulması hükme bağlanan
"İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulu" nu işyerinde kurmakta kaçınan
veya kurup da çalışmasına engel olan işveren veya işveren vekili hakkında 1 000
liradan az olmamak üzere ağır para cezası ve tekerrürü halinde evvelce
hükmolunan para cezasının iki katı hükmolunur.


            
Madde 104 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 77 nci
maddesi hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında 250 liradan az olmamak
üzere hafif para cezasına, ağır ve tehlikeli işlerde 16 yaşından küçükleri
çalıştıran veya 78 inci maddede anılan tüzükte gösterilen yaş kayıtlarına
aykırı işçi çalıştıran işveren veya işveren vekili hakkında 1 500 liradan az
olmamak üzere ağır para cezasına, 79 uncu madde hükmü gereğince işçilere doktor
raporu almıyan veya istek halinde ilgili memura göstermiyen, 80 inci madde
gereğince alınması gereken raporu almıyan veya bu raporları istek  halinde
yetkili memurlara göstermiyen işveren veya işveren vekili hakkında 500 liradan
az olmamak üzere ağır para cezasına, 81 inci maddeye dayanılarak çıkarılacak
tüzükte gösterilen şartlara uymıyan, 82 nci maddede anılan tüzük    
hükümlerini yerine getirmiyen işveren veya işveren vekili hakkında 1 500
liradan az olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur. Yukarıda sayılan
fiillerin tekerrürü halinde evvelce verilen para cezasının iki katı hükmolunur.


            
Madde 105 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunun 85 inci
maddesinin 2 nci fıkrasında yazılı şartlarla izin almadan, aynı maddenin 1 inci
fıkrası hükmüne aykırı olarak kazanç amaciyle özel büro açan, veya 1 inci ve 2
nci fıkrası hükümlerine riayet etmekle beraber, aynı maddenin son fıkrası
hükmüne aykırı olarak işçilerden ücret alan, özel ve   tüzel
kişilerin bu işle ilgili büroları kapatıldığı gibi bu işlerde fiilen çalışanlar
hakkında genel hükümlere göre verilecek eyleme uygun cezalardan başka, 2 000
liradan az olmamak üzere ağır para cezası ve üç aydan az olmamak üzere hapis
cezası hükmolunur.


            
Bu kanunun 85 inci maddesinin 1 inci fıkrası hükmüne aykırı olarak dış ülkelere
işçi gönderme amaciyle çalışmaları tespit edilenler hakkında 10 000 liradan az
olmamak üzere ağır para cezası ve üç yıldan az olmamak üzere hapis cezası
hükmolunur.


            
Tekerrürü halinde verilen cezalar iki katına kadar artırılır.


            
Madde 106 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
I- Bu kanunun 89 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında sayılan ödevleri yerine
getirmiyen ve aynı maddenin 1 inci fıkrasında kendilerine yetki verilen
memurlara karşı gereken kolaylığı göstermiyen işveren veya işveren vekilleri,
93 üncü madde gereğince çıkarılacak tüzük hükümlerine ve aynı maddenin 2 nci
fıkrasındaki bildiri şartına uymayan işveren veya işveren vekilleri, 94 üncü
maddenin 1 inci fıkrasındaki yasaklara riayet etmiyen işveren veya işveren
vekilleri hakkında 2 500 liradan az olmamak üzere ağır para cezasına, 94 üncü
maddenin 2 nci fıkrasındaki yasaklara riayet etmiyen işçiler hakkında 500
liradan az olmamak üzere ağır para cezasına,


            
Hükmolunur.


            
Yukarıdaki fıkralardaki fiillerin tekerrürü halinde cezalar iki kat artırılır.





1125


 


            
II - Yukarıda sözü geçen ilgili memurların bu kanundan veya diğer kanunlardan
doğan her çeşit teftiş ve denetleme yetki ve görevleri gereğince görevlerinin
yerine getirilmesi sırasında istedikleri bilgileri vermiyen veya görevlerini
yapmaya veya sonuçlandırmaya engel olan kimseler hakkında 2 500 liradan az
olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur


            
Fiilin tekerrürü halinde evvelce hükmedilen cezalar bir kat artırılarak
uygulanır.


            
Madde 107 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunun ceza bölümünde cezası ayrıca yazılmamış olan yasaklara karşı gelen
veya zorunluklara uymıyan işveren veya işveren vekilleri hakkında, 100 liradan
az olmamak üzere hafif para cezası hükmolunur.


            
5 – 29/11/1983 tarih ve 2965 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya   değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde
numaraları : 64)


            
Madde 64 bent (I) alt bent (b) ve (c) – (29/7/1983 tarih ve 2869
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
I - b) 4 saatten fazla ve 7,5 saatten az süreli işlerde yarım saat,


            
c) 7,5 saat veya daha fazla süreli işlerde bir saat, dinlenme verilir.


            
6 – 3/11/1988 tarih ve 3493 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları:
97,98,99,100,101, 102,103,104,106,107,108)


            
Madde 97 – (29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 3 üncü
maddesine aykırı hareket edenlere; beş işçiye kadar (beş   işçi
dahil) işçi çalıştıranlar hakkında yedibinbeşyüz liradan
otuzyedibinbeşyüz  liraya kadar, daha fazla işçi çalıştıranlar hakkında
onbeşbin liradan yetmişbeş- bin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.


            
Bu maddede yazılı fiillerin tekerrürü halinde yukarıda yazılı para cezalarının
iki katı hükmolunur.


            
Madde 98 (A) bendinin (6) numaralı alt bendinden sonra gelen son paragraf
ile (B) ve (C) bentleri – (29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran işveren veya vekili hakkında
üçbin liradan onbeşbin liraya kadar, daha fazla işçi çalıştıranlar hakkında
onbeşbin liradan yetmişbin liraya kadar ağır para cezası, tekerrürü halinde
belirtilen cezaların iki katı hükmolunur.


            
B) 24 üncü madde hükümlerine aykırı olarak işçi çıkaran veya işyerine yeni işçi
alan işveren veya vekili hakkında işten çıkardığı veya işe aldığı her
işçi  için otuzbin lira ağır para cezası hükmolunur.


            
C) 25 inci maddeye aykırı hareketle sakat veya eski hükümlü çalıştırmayan
işveren veya vekili hakkında çalıştırmadığı her sakat ve eski hükümlü ve
çalıştırmadığı her ay için onbeşbin lira ağır para cezası hükmolunur.





1126


 


            
Madde 99 – (29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A) İşçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden yahut hizmet akdinden doğan
ve 26 ncı maddede belirtilen ücretini süresi içinde kasten ödemeyen veya noksan
ödeyen işveren veya işveren vekili bu durumda olan her işçi için binbeşyüz lira
ağır para cezası ile cezalandırılır. Hükmedilecek ceza üçbin liradan az olamaz.


            
B) (1) 30 uncu maddede yazılı ücrete ilişkin hesap pusulalarını işçiye
vermeyen, 31 inci maddede gösterilen tutardan fazla olarak işçi ücretlerinden
zarar karşılığı kesinti yapan veya zarar yapmaksızın işten çıkan işçiye
tazminatını iade etmeyen veya mahsup yaptığı halde istek üzerine hesap ve
belgeleri göstermeyen, 32 nci maddede belirtilen sebepler dışında işçiye ücret
kesintisi cezası kesen yahut bu paraları aynı bentte gösterilen sürede bu
hesaba yatırmayan işveren veya işveren vekili hakkında yedibinbeşyüz liradan
otuzyedibinbeşyüz liraya kadar ağır para cezası,


            
(2) 33 üncü maddede belirtilen komisyonun tespit ettiği asgari ücretleri işçiye
ödemeyen veya noksan ödeyen, 34 üncü maddede sözü edilen sebepler dolayısiyle
çalışmayan işçiye yarım ücret ödemeyen, 35 inci maddede yazılı şartlar dışında
fazla çalışma yaptıran veya aynı maddede gösterilen fazla çalışma ücretini ödemeyen
veya noksan ödeyen, 36 ve 37 nci maddelerdeki hükümlere aykırı olarak çalışma
yaptıran veya fazla çalışmaya ait ücretleri ödemeyen veya noksan  ödeyen,
38,41,42,43,47, ve 54 üncü maddelerdeki şartlar ve usullere uymayarak bu
maddelerde gösterilen ücretleri ödemeyen veya noksan ödeyen işveren veya
vekili  hakkında yedibinbeşyüz liradan otuzyedibinbeşyüz liraya kadar ağır
para cezası,


            
(3) 48 inci maddede gösterilen yüzdelerin hesabına ait usullere uymayan, 52 nci
maddenin son fıkrasında belirtilen ücretsiz ilave izni vermeyen ve ücretli izin
kullanan işçiye peşin olarak bu izne ait ücretini ödemeyen veya 56 ncı
maddedeki hakedilmiş izni kullanmadan hizmet akdinin feshi halinde bu izne ait
ücreti ödemeyen, 57 nci maddede belirtilen yönetmelik hükümlerine aykırı
hareket eden veya 60 ıncı maddede sözü edilen sebepler dolayısıyla işçi
ücretinden indirme yapan işveren veya işveren vekili hakkında otuzbin liradan
yüzellibin liraya kadar ağır para cezası,


            
Hükmolunur.


            
Madde 100 – (29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 61 inci maddesinde ve bu maddede belirtilen tüzükte tespit olunan iş
müddetlerine aykırı olarak işçilerini çalıştıran veya 64 üncü maddedeki ara
dinlenmelerini bu maddeye göre uygulamayan veya işçileri 65 inci maddeye aykırı
olarak geceleri 7,5 saatten fazla çalıştıran, gece ve gündüz postalarını 
değiştirmeyen, 67 nci madde hükmüne aykırı hareket eden, 68 inci madde hükmüne
aykırı olarak bu maddede zikredilen yerlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek
çocukları ve her yaştaki kadınları çalıştıran, 69 uncu maddede anılan tüzük
hükümlerine aykırı olarak hareket eden ve aynı maddenin birinci fıkrasındaki
yazılı yasağa uymayan, 70 inci maddedeki hükme aykırı olarak doğumdan evvel ve
sonraki müddetlerde gebe veya doğum yapmış kadınları çalıştıran veya ücretsiz
izin vermeyen, 72 nci maddede belirtilen tüzük hükümlerine uymayan, işveren
veya işveren vekili hakkında kırkbeşbin liradan ikiyüzyirmibeşbin liraya kadar
ağır para cezası hükmolunur.





1126-1


 


            
Madde 101 – (29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 73 üncü
maddesi hükmüne aykırı hareket eden, 74 üncü maddenin ikinci fıkrasında
belirtilen kurum veya işletme belgesi almadan bir işyerini açan, 74 üncü
maddenin birinci fıkrasında belirtilen tüzüklerdeki hükümlere uymayan işveren
veya işveren vekili hakkında alınmayan her işçi sağlığı veya işgüvenliği
tedbiri için otuzbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.
Alınmayan tedbirler oranında müteakip her ay için ayrıca aynı miktar ceza
uygulanır.


            
Madde 102 – (29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 75 inci maddesine göre durdurulan işi izin almadan devam ettiren
veya kapatılan işyerini izinsiz açan işveren veya vekili otuzbin liradan
yüzellibin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


            
Madde 103 – (29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
76 ncı maddede öngörülen tüzükteki "İşçi sağlığı ve İş Güvenliği
Kurulu" nu  işyerinde kurmaktan kaçınan veya kurup da çalışmasına
engel olan işveren veya    işveren vekili hakkında otuzbin
liradan yüzellibin liraya kadar ağır para cezası, fiilin tekerrürü halinde
belirtilen cezanın iki katı hükmolunur.


            
Madde 104 – (29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 77 nci
maddesi hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında yedibinbeşyüz liradan
otuzyedibinbeşyüz liraya kadar ağır para cezası, ağır ve tehlikeli işlerde
onaltı yaşından küçükleri çalıştıran veya 78 inci maddede belirtilen tüzükte
gösterilen yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştıran işveren veya  işveren
vekili hakkında kırkbeşbin liradan ikiyüzyirmibeşbin liraya kadar ağır para
cezası, 79 uncu madde hükmü gereğince işçilere doktor raporu almayan veya istek
halinde ilgili memura göstermeyen, 80 inci madde gereğince alınması gereken
raporu almayan veya bu raporları istek halinde yetkili memurlara göstermeyen
işveren veya işveren vekili hakkında onbeşbin liradan yetmişbeşbin liraya
kadar  ağır para cezası, 81 inci maddede öngörülen tüzükte gösterilen
şartlara ve usul- lere uymayan, 82 inci maddede anılan tüzük hükümlerini yerine
getirmeyen işveren veya işveren vekili hakkında kırkbeşbin liradan
ikiyüzyirmibeşbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Yukarıda sayılan
fiillerin tekerrürü halinde belirtilen cezaların iki katı hükmolunur.


            
Madde 106 – (29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında sayılan yükümlülükleri yerine
getirmeyen ve aynı maddenin birinci fıkrasındaki yetkili makam ve iş
müfettişlerine karşı gereken kolaylığı göstermeyen işveren veya işveren
vekilleri, 93 üncü maddede öngörülen tüzük hükümlerine ve aynı maddenin ikinci
fıkrasındaki bildiri şartına uymayan işveren ve işveren vekilleri, 94 üncü
maddenin birinci   fıkrasındaki yasaklara riayet etmeyen işveren veya
işveren vekilleri hakkında yetmişbeşbin liradan az olmamak üzere ağır para
cezası, 94 üncü maddenin ikinci  fıkrasındaki yasaklara riayet etmeyen
işçiler hakkında onbeşbin liradan yetmiş-beşbin liraya kadar ağır para cezası
hükmolunur.


            
Yukarıda sözü geçen yetkili makam ve iş müfettişinin bu Kanundan veya
diğer  kanunlardan doğan her çeşit teftiş ve denetleme yetki ve görevleri
gereğince, görevlerinin yerine getirilmesi sırasında istedikleri bilgileri
vermeyen veya görevlerini yapma veya sonuçlandırmaya engel olan kimseler
hakkında eylem başka bir suçu oluştursa dahi ayrıca yetmişbeşbin liradan az
olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.


            
Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin tekerrürü halinde belirtilen cezaların
iki katı hükmolunur.


            
Madde 107 – (29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu bölümde cezası
özel olarak gösterilmemiş olan yasaklara aykırı hareket    eden
veya zorunluluklara uymayan işveren veya işveren vekilleri hakkında
üçbin   liradan onbeşbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.


            
Madde 108 – (25/8/1971 tarih ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunun cezai
hükümlerini tatbike mahalli sulh ceza mahkemeleri görevlidir. 105 inci maddede
yer alan eylemlerde ise asliye ceza mahkemeleri görevlidir.


            
Bu davalar acele mevaddandır.


            
7 – 21/10/1998 tarih ve 4382 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 98)


            
Madde 98 bent (c) – (3/11/1988 tarih ve 3493 sayılı Kanun
hükmüdür.)





1126-2


 


            
c) 25 inci maddesindeki hükümlere aykırı hareketle sakat veya eski
hükümlü   çalıştırmayan işveren veya vekiline çalıştırmadığı her
sakat ve eski hükümlü ve  çalıştırmadığı her ay için beşyüzbin lira para
cezası verilir.


            
8 – 30/5/1997 tarih ve 572 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış
veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri (Madde numaraları: 3)


            
Madde 13 fıkra (A) bent iki –  (29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
Çalıştırılacak
sakat sayısının tespitinde daimi işçi sayısı esas alınır. % 2'nin
hesaplanmasında yarıma kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla
olanlar tama iblağ edilir.


            
9 – (24/8/2000 tarih ve 617
sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri. (Madde numarası: 85)


            
Madde 85 fıkra
iki – (29/7/1983 tarih ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ancak, tarım işlerinde ücretli iş ve
işçi bulma aracılığına, İş ve İşçi Bulma Kurumu izin verebilir.


            
10 – (9/8/2002 tarih ve 4773
sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri. (Madde numarası: 5, 6, 13, 24)


Madde 5 bent (2)- (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


2. Tarım işlerinde (Orman tali yolları dahil),


               
Madde 6 başlığı ve (III) numaralı bendi- (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


III-Yukarda yazılı işler dışında kalan başka bir işin
kanunun uygulanması bakımından sanayi veya ticaret işlerinden sayılıp
sayılmamasını belirtmeye Çalışma Bakanlığı yetkilidir.


 


            
Madde 13– (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A) Süresi belirli
olmıyan sürekli hizmet akitlerinin feshinden önce durumun diğer tarafa
bildirilmesi gerekir.


            
Hizmet akdi:


            
a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa
yapılmasından başlıyarak iki hafta sonra,


            
b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer
tarafa yapılmasından başlıyarak dört hafta sonra,


            
c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer
tarafa yapılmasından başlıyarak altı hafta sonra,


            
ç) İşi üç yıldan, fazla sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa
yapılmasından başlıyarak sekiz hafta sonra,


            
Feshedilmiş olur.


            
B) Öneller asgari olup sözleşme ile artırılabilir.


            
C) Bildirme şartına uymıyan taraf yukarda yazılı önellere ilişkin ücret
tutarında tazminat ödemek zorundadır.


            
İşveren, işçinin ihbar önellerine ait ücretini peşin vermek suretiyle hizmet
akdini feshedebilir.


            
İşçinin sendikaya üye olması, şikayete başvurması gibi sebeplerle işinden
çıkartılması hallerinde ve genel olarak hizmet akdini fesih hakkının kötüye
kullanıldığını gösteren diğer durumlarda (A) bendinde yazılı önellere ait
ücretlerin üç katı tutarı tazminat olarak ödenir.


            
Tarafların ayrıca tazminat isteme hakları saklıdır.


            
Madde 24– (4/7/1975 tarihli ve 1927 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşverenler bu kanunun 13 üncü maddesinde belirtilen şartlara uyarak işine son
verdiği veya 16 ncı maddenin III ncü bendi gereğince iş aktini fesheden
işçilerin yerine, çıkma veya çıkarma tarihinden itibaren 6 ay içinde başka işçi
alamaz.


            
Bu süre içinde işyerine aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak isteyen
işveren durumu uygun araçlarla yayınlar ve işçinin kaydettirdiği adresine noter
aracılığı ile duyurur. Tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde işyerine
başvurmayanların bu hakkı düşer.


            
17 nci maddenin 1 inci bendinin (b) fıkrası ve III üncü bentleri gereğince
işten çıkarılan isçiler hakkında da 6 aylık süre içinde işten çıkarmayı
gerektiren sebepler ortadan kalkmış ise, birinci fıkra hükmü uygulanır.


            
Bir işyerinin aynı şartlarla, işletilmesi veya işletmeye başlanması yahut
mevsim ya da kampanya nedeniyle yeniden çalışmaya geçmesi hallerinde de bu
madde hükmü uygulanır. Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan  işçiler için
noter tebligatı hükmü uygulanmaz.


            
Bağlı bulunduğu emeklilik mevzuatı gereğince yaşlılık ya da emeklilik yaşını
doldurmuş ve aynı zamanda yaşlılık veya emeklilik aylığına hak kazanmış olan
işçiler hakkında bu maddenin tekrar işe alınma zorunluluğuna ilişkin hükümleri
uygulanmaz.


            
İşlerine son verilen işçilerin sayısı 10 ve daha fazla olduğu takdirde işveren,
yeni bir işe yerleştirilebilmeleri için, bunların isimlerini ve niteliklerini
çıkarma tarihinden en az bir ay önce ilgili İş ve İşçi Bulma Kurumu örgütüne
bildirmek zorundadır.





1126-3


 


            
11 – 22/5/2003 tarihli ve 4857
sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri. (Madde numarası: 1-13, 15-110, Ek Madde 1-4, Geçici Madde 1-13, Ek
Geçici Madde 1, Madde 111, 112)


                                                              
BİRİNCİ BÖLÜM


                                                                
Genel Hükümler


            
Tarifler:


            
Madde 1 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir hizmet akdine
dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişiye işçi, işçi
çalıştıran tüzel veya gerçek kişiye işveren, işin yapıldığı yere işyeri denir.


            
İşin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunan yerlerle, dinlenme,
çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya mesleki
eğitim yerleri ve avlu gibi sair eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.


            
İşyerinde işveren adına hareket eden ve işin ve işyerinin yönetiminde görev
alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere
karşı muamele ve yüklemlerinden doğrudan doğruya işveren sorumludur.


            
Bu kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren
vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak
ve vecibeleri ortadan kaldırmaz.


            
Bir işverenden belirli bir işin bir bölümünde veya eklentilerinde iş alan ve
işçilerini münhasıran o işyerinde ve eklentilerinde çalıştıran diğer bir işverenin
kendi işçilerine karşı o işyeri ile ilgili ve bu kanundan veya hizmet akdinden
doğan yüklemlerinden asıl işveren de birlikte sorumludur.


            
Uygulama alanı:


            
Madde 2 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanun, beşinci maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu
işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet
konularına bakılmaksızın uygulanır.


            
İşyerini bildirme:


            
Madde 3 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunun kapsamına girecek nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle
olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya toptan değiştiren, yapılan
işin tamamlanması yüzünden veya herhangi bir sebeple sürekli olarak çalışmasını
bırakan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını,
çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını, soy adını ve
adresini, varsa işveren vekil veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini, sürekli
işlerde bir ay içinde bölge çalışma müdürlüğüne bildirmek zorundadır.


            
Bölge çalışma müdürlüğü mesul memuru ise bildirimin alındığına dair belge
vermek zorundadır.


            
Uygulama başlangıcı:


            
Madde 4 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, üçüncü maddedeki bildirim
gününe bakılmaksızın, ikinci maddede de gösterilen niteliğin edinildiği günden
başlıyarak bu kanun hükümlerine bağlı olurlar.


            
İstisnalar:


            
Madde 5 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda belirtilen hususlarda bu kanun hükümleri uygulanmaz:


            
1. Deniz ve hava taşıma işlerinde,





1126-4


 


            
2. (9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunun hükmüdür.) 50’den az işçi
çalıştırılan (50 dahil) tarım işlerinin yapıldığı iş yerlerinde


            
3. Bir ailenin üyeleri veya hısımları arasında dışardan başka biri katılmıyarak
evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde,


            
4. Ev hizmetlerinde,


            
5. 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanununun 2 nci maddesinin tarifine
uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde,


            
6. 18 yaşını bitirmemiş çıraklar hakkında,


            
7. Aile ekonomisi hududu içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işlerinde,


            
8. Konutların kapıcılık hizmetlerinde,


            
9. Sporcular hakkında,


            
10. Yardım Sevenler Derneği merkez ve taşra atelyelerinde çalışanlar hakkında,


            
11. Rehabilite edilenler hakkında,


            
Şu kadar ki,


            
a) Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere
yapılan yükleme ve boşaltma işleri,


            
b) Havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işler,


            
c) Tarım sanatları ile tarım aletleri makina ve parçalarının yapıldığı atelye
ve fabrikalarda görülen İşler,


            
ç) Tarım işletmelerinde yapılan yapı işleri,


            
d) Halkın faydalanmasına açık veya işyerlerinin müştemilatı durumunda olan park
ve bahçe işleri,


            
e) Kaloriferli konut kapıcıları ile çalışmasını aynı işverene veya aynı konuta
hasreden konut kapıcıları,


            
f) Deniz İş Kanunu kapsamına girmiyen ve tarım işlerinden sayılmıyan,
denizlerde çalışan su ürünleri müstahsalları ile ilgili işler.


            
Bu kanun hükümlerine tabidir.


            
Sanayi, ticaret ve tarım işleri:


            
Madde 6 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
I. Bu kanunun uygulanması bakımından sanayiden sayılacak işler şunlardır:


            
a) Her türlü madenleri arama ve topraktan çıkarma işleriyle taş, kum ve kireç
ocakları gibi işler,


            
b) Ham, yarı ve tam yapılmış maddelerin işlenmesi, temizlenmesi, şeklinin
değiştirilmesi, süslenmesi, satış için hazırlanması işleri,


            
c) Her türlü kurma, onarma, sökme, dağıtma ve yıkma işleri,


            
ç) Bina yapılması ve onarımı, değiştirilip bozulması ve yıkılması işleri ve
bunlara yardımcı her türlü sınai yapım işleri,


            
d) Yol, demiryolu, tramvay yolu, liman, kanal, baraj, hava alanı, dalgakıran,
tünel, köprü, lağım ve kuyuların yapılması ve onarımı, batıkların çıkarılması
ve bataklık kurutma gibi işler,


            
e) Elektrik ve her çeşit muharrik kuvvetlerin elde edilmesi, değiştirilmesi,
taşınması, kurma ve dağıtma işleri,


            
f) Su ve gaz tesisatı, kurma ve işletmesi işleri,





1126-5


 


            
g) Telefon, telgraf, telsiz, radyo ve televizyon kurma işleri,


            
h) Gemi ve vapur yapımı, onarımı, değiştirilmesi ve bozup dağıtma işleri,


            
i) Karada taşıma işleri,


            
ı) Göl ve akarsularda insan veya eşya ve hayvan taşıma işleri,


            
j) Eşyanın istasyon, antrepo, iskele, limanlar ve hava alanlarında
yükletilmesi, boşaltılması işleri,


            
k) Basımevlerinde yapılan işler.


            
II. Bu kanunun uygulanması bakımından ticaretten sayılan işler şunlardır:


            
a) Ham, yarı ve tam yapılmış her çesit bitkisel, hayvani veya sınai ürün ve
malların alımı ve satımı işleri,


            
b) Bankacılık gibi para tedavülü ile ilgili işlerle, sigortacılık,
komisyonculuk, depoculuk, ambarcılık, antrepoculuk ve benzeri işler,


            
c) Denizlerde çalışan su ürünleri müstahsalları ile ilgili işler,


            
III. (9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu Kanunun
uygulanması bakımından tarımdan sayılacak işler şunlardır:


            
a) Her çeşit meyveli ve meyvesiz bitkiler; çay, pamuk, tütün, elyaflı bitkiler;
turunçgiller; pirinç, baklagiller; ağaç, ağaççık, omca, tohum, fide, fidan;
sebze ve tarla ürünleri; yem ve süs bitkilerinin yetiştirilmesi, üretimi,
ıslahı, araştırılması, bunlarla ilgili her türlü toprak işleri, ekim, dikim,
aşı, budama, sulama, gübreleme, hasat, harman, devşirme, temizleme, hazırlama
ve ayırma işleri, hastalık ve zararlılarla mücadele, toprak ıslahı, çayır,
mera, toprak ve su korunması işleri,


            
b) Fidanlık ve ağaçlandırma, tabiî ve sunî tensil, orman koruma ve bakımı
(yangın dahil), orman imar ve ıslahı, tohum toplama, ormancılık araştırma
(sulama, dikim, yetiştirme, bakım), tali orman yolu yapımı ve onarımı,
amenajman, silvikültür, orman ürünleri istihsali, ana depolara nakil, son
depolarda istif ve tasnif, millî parkların yapım, bakım ve geliştirilmesi işleri,


            
c) Her türlü iş ve gelir hayvanlarının (arı, ipek böceği ve benzerleri dahil)
yetiştirilmesi, üretimi, ıslahı ve bunlarla ilgili bakım, güdüm, terbiye,
kırkım, sağım ve ürünlerinin elde edilmesi, toplanması, saklanması işleri ile
bu hayvanların hastalık ve asalaklarıyla mücadele işleri,


            
ç) 854 sayılı Deniz İş Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kara ve su
avcılığı ve bu yoldan elde edilen ürünlerin saklanması, taşınması ve üretilmesi
işleri.


            
IV. (9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yukarıda sayılan
işler dışında kalan bir işin bu Kanunun uygulanması bakımından sanayi, ticaret
veya tarım işlerinden sayılıp sayılmadığını belirlemeye, Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığının görüşleri alınarak, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilidir.


            
Bildirimin yazılı olması:


            
Madde 7 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bildirimlerin
ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında yapılması gerekir. Bildirim yapılan
kişi bunu imzalamazsa, durum o yerde tutanakla tespit edilir. Ancak 7201 sayılı
Kanun kapsamına giren tebligat anılan kanun hükümlerine göre yapılır.


            
Sürekli ve süreksiz işler:


            
Madde 8 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Nitelikleri bakımından en çok 30 iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan fazla
süren işlere sürekli iş denir.


               
Bu kanunun 3, 9, 11, 12, (Değişik ibare: 9/8/2002-4773/3 md.) 13, 13/A,
13/B, 13/C, 13/D, 13/E, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 24, 25, 27, 49, 50,
51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59,


 71,
76 ve 93 üncü maddeleri süreksiz işlere uygulanmaz. Süreksiz işlerde bu
maddelerin konusu olan uyuşmazlıklarda Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.(1)


___________________


(1)   Bu fıkrada bulunan “13”
ibaresi, 9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunla “13, 13/A, 13/B, 13/C, 13/D,
13/E” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





1126-6


 


                                                               
İKİNCİ BÖLÜM


                                                                    
Hizmet Akdi


 


            
Yazılı akit:


            
Madde 9 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Belirli süresi bir yıl veya daha uzun sürekli hizmet akitlerinin yazılı olarak
yapılması zorunludur. Bu akitler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan
muaftır. Akit noterlikçe onanmış ise noter ücretleri bu hükmün dışında tutulur.


            
Yazılı akit yapılmayan durumlarda işveren, işçinin isteği üzerine, kendisine
genel ve özel iş şartlarını gösteren ve imzasını taşıyan bir belge vermekle
yükümlüdür.


            
Bu belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.


            
Takım sözleşmesi:


            
Madde 10 –  (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Birden çok işçinin
meydana getirdiği bir takımı temsilen bu işçilerden birinin, takım kılavuzu
sıfatiyle işverenle yaptığı sözleşmeye, takım sözleşmesi denir.


            
Takım sözleşmesinin, süresi ne olursa olsun yazılı yapılması gerekir.


            
Takım sözleşmesinde isimleri yazılı işçilerden her birinin işe başlamasiyle, bu
Sözleşme o işçi ile işveren arasında doğrudan doğruya yapılmış sayılır. Ancak,
takım sözleşmesi hakkında Borçlar Kanununun 110 uncu maddesi hükmü de yürür.
Takım sözleşmesine girmiş olan işçilerin ücretlerini işveren veya işveren
vekili her birine ayrı ayrı ödemek zorundadır.


            
9 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü takım sözleşmelerine de uygulanır.


            
Yazılı akdin şekli:


            
Madde 11 –  (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanuna göre
yapılacak yazılı sözleşmelerde aşağıdaki hususların bulunması gerekir:


            
1. İşverenin ve işçinin (Takım sözleşmelerinde her işçinin ayrı ayrı) ad ve
kimlikleri,


            
2. Yapılacak iş,


            
3. İşyerinin adresi,


            
4. Süresi belirli sözleşmelerde sözleşmenin süresi,


            
5. Ücret, (Takım sözleşmesinde her işçi için ayrı ayrı) ödeme şekli ve zamanı,


            
6. Var ise tarafların ileri sürdükleri özel şartlar,


            
7. Hizmet akdinin yapıldığı gün,


            
8. Tarafların imzası.


            
Deneme süresi:


            
Madde 12 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sürekli hizmet akitlerinde deneme süresi en çok bir aydır.


            
Ancak bu süre toplu iş sözleşmeleriyle üç aya kadar uzatılabilir.


            
Bu süre içinde taraflar hizmet aktini bildirimsiz ve tazminatsız feshedebilirler.
Ancak, işçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.





1126-7


 


            
Akdin feshinde bildirim:


            
Madde 13- (9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Süresi belirli olmayan sürekli hizmet
akitlerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi
gerekir.   


            
Hizmet akdi;  


            
a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa
yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,


            
b) İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer
tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,


            
c) İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer
tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,


            
d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından
başlayarak sekiz hafta sonra,


            
Feshedilmiş sayılır.


            
Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.


            
Bildirim şartına uymayan taraf bildirim süresine ilişkin ücret tutarında
tazminat ödemek zorundadır.


            
İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle hizmet akdini
feshedebilir.


            
İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin
ödeyerek akdi feshetmesi, 13/A, 13/B, 13/C, 13/D ve 13/E maddelerinin
uygulanmasına engel olmaz.


            
13/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13/B, 13/C, 13/D ve 13/E maddelerinin
uygulanma alanı dışında kalan işçilerin hizmet akdinin, fesih hakkının kötüye
kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim sürelerine ait ücretin
üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması
ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.


            
Feshin geçerli sebebe dayandırılması :


            
Madde 13/A- (9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
On veya daha fazla işçi çalıştırılan
işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan ve işletmenin bütününü sevk ve idare
eden işveren vekili niteliğinde olmayan bir işçinin belirsiz süreli hizmet
akdini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da
işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe
dayanmak zorundadır.


            
Aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz:


            
a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında ya da işverenin rızası ile
çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak,


            
b) İşyeri sendika temsilciliği veya işçi temsilciliği yapmış olmak, yapmak veya
temsilciliğe aday olmak,


            
c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip için işveren aleyhine
idarî veya adlî makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece
katılmak,


            
d) Irk, renk, cinsiyet, medenî hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, din, siyasî
görüş, etnik veya sosyal köken,  


            
e) 70 inci madde uyarınca kadın işçilerin çalıştırılmalarının yasak olduğu
sürelerde işe gelmemek,


            
f) Hastalık veya kaza nedeniyle 17 nci maddenin (I) numaralı bendinin (b)
fıkrasında öngörülen bekleme süresinde işe geçici olarak devam etmemek.


            
İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen
süreler birleştirilerek hesap edilir.





1126-8


 


            
Akdin feshinde usul:


            
Madde 13/B-  (9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunun hükmüdür.)



            
İşveren fesih bildirimini yazılı
olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.


            
İşveren bakımından beklenemeyecek haller hariç olmak üzere, hakkındaki
iddialara karşı savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli hizmet akdi, o
işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak,
işverenin 17 nci maddenin (II) numaralı bendinde gösterilen sebeplerle fesih
hakkı saklıdır.


            
Fesih bildirimine itiraz ve usul:


            
Madde 13/C- (9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hizmet akdi feshedilen işçi, fesih
bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı
iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş
mahkemesinde dava açabilir. Toplu iş sözleşmesinde hüküm varsa veya taraflar
anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür.


            
Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir.


            
Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece
verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar
verir.


            
Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları:


            
Madde 13/D- (9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşverence geçerli sebep gösterilmediği
veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece tespit edilerek feshin
geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak
zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise,
işçiye en az altı ay en çok bir yıllık ücreti tutarında tazminat ödemekle
yükümlü olur. Mahkeme feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe
başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.


            
İşçinin mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içinde en
çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları kendisine ödenir.


            
Bildirim süresine ait ücret işçiye peşin ödenmişse, bu tutar yukarıdaki
hükümlere göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşçiye bildirim süresi
verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin olarak ödenmemişse, bu
sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.  


            
İşçi, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren altı iş günü içinde işe
başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde
başvuruda bulunmazsa, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır
ve işveren sadece bunun hukukî sonuçları ile sorumlu olur.


            
Birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle
değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.


            
Yeni işe girme:


            
Madde 13/E-  (9/8/2002
tarihli ve 4773 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hizmet akdi
feshedilen işçi yeni bir işe girer ve mahkemece feshin geçersizliğine karar
verilirse, önceki işine dönmek istemeyen işçi durumu altı iş günü içinde önceki
işverenine bildirir. Yazılı olarak yapılacak bu bildirim üzerine belirsiz
süreli hizmet akdi işverence geçerli bir sebeple feshedilmiş gibi sayılır ve
buna ilişkin hukukî sonuçlar doğar.





1126-9


            
Yeni işverenin sorumluluğu:


            
Madde 15 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Süresi belirli olan veya olmıyan sürekli hizmet akdi ile bir işverenin işine
girmiş olan işçi, akid süresinin bitmesinden önce yahut bildirim öneline
uymaksızın işini bırakıp başka bir işverenin işine girerse hizmet akdinin bu
suretle feshinden ötürü eski işverenin zararından, işçinin sorumluluğu yanında,
ayrıca yeni işveren dahi aşağıdaki hallerde hakimin belirteceği derecede
sorumludur:


            
a) İşçinin bu davranışına, yeni işine girdiği işveren sebep olmuşsa,


            
b) Yeni işveren, işçinin bu davranışını bile bile onu işine almışsa,


               
c) Yeni işveren işçinin bu davranışını öğrendikten sonra dahi onu çalıştırmaya
devam ederse.


            
İşçinin bildirimsiz fesih hakkı:


            
Madde 16 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Süresi belirli olsun veya olmasın, sürekli hizmet akidlerinde işçi, aşağıda
yazılı hallerde, dilerse akdi sürenin bitiminden önce veya bildirim önelini
beklemeksizin feshedebilir.


            
I – Sağlık sebepleri:


            
a) Hizmet akdinin konusu olan işin yapılması sözleşme sırasında bilinmiyen ve
işin mahiyetinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için
tehlikeli olursa,


            
b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan doğruya buluşup görüştüğü
işveren, yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşamıyan bir
hastalığa tutulursa,


            
II – Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymıyan haller ve benzerleri:


            
a) Hizmet akdi yapıldığı sırada bu akdin esaslı noktalarından biri hakkında
yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmıyan bilgiler
vermek veya sözler söylemek gibi hallerle işveren, işçiyi yanıltırsa,


            
b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak
şekilde sözler söyler veya davranışlarda bulunursa,


            
c) İşçi İşverenin evinde oturmakta ise, bunların yaşayış tarzları genel ahlak
bakımından düzgün olmazsa,


            
ç) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya
gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı
davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye veya ailesi üyelerinden
birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve
haysiyet kırıcı asılsız ağır isnat veya ithamlarda bulunursa,


            
d) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya iş sözleşmesi
şartları gereğince hesap edilmez veya ödenmezse,


            
e) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da
işveren tarafından işçiye, yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği
hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı
ücret karşılanmazsa, yahut iş şartları esaslı bir tarzda değişir, başkalaşır
veya uygulanmazsa; (sözleşmelere bu fıkradaki haller hakkında başka türlü kayıt
konmamak şartiyle).


            
III – Zorlayıcı sebepler:


            
İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını
gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.





1126-10


 


            
İşverenin bildirimsiz fesih hakkı:


            
Madde 17 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Süresi belirli olsun veya olmasın, sürekli hizmet akitlerinde işveren aşağıda
yazılı hallerde, dilerse hizmet akdini sürenin bitiminden önce veya bildirim
önelini beklemeksizin feshedebilir.


            
I – Sağlık sebepleri:


            
a) İşçinin kendi kasdından veya derli toplu olmıyan yaşayışından yahut içkiye
düşkünluğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu
sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş
gününden fazla sürmesi,


            
b) İşçinin bulaşıcı veya işi ile bağdaşamıyacak derecede tiksinti verici bir
hastalığa tutulduğunun anlaşılması,


            
(a) fıkrasında sayılan sebepler dışında işçinin kendi kusuruna yükletilmeyen
hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için hizmet akdini
bildirimsiz fesih hakkı: Hastalık işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 13
üncü maddedeki bildirim önellerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve
gebelik hallerinde bu süre 70 nci maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak
işçinin işine gidemediği süreler için ücret işlemez.


            
II – Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymıyan haller ve benzerleri:


            
a) Hizmet akdi yapıldığı sırada bu akdin esaslı noktalarından biri için gerekli
vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu
ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmıyan bilgiler veya sözler söyliyerek
işçinin işvereni yanıltması,


            
b) İşçinin, İşveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna
dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren
hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması,


            
c) İşverenin evinde oturan işçinin yaşayışının o evin adabına ve usullerine
uygun veya genel ahlak bakımından düzgün olmaması,


            
ç) İşçinin, işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka
işçisine sataşması veya 77 nci maddeye aykırı hareket etmesi,


            
d) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin
meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymıyan davranışlarda
bulunması,


            
e) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası
ertelenmiyen bir suç işlemesi,


            
f) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı
ardına iki gün veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki
iş günü, yahut bir ayda üç iş günü işine devam etmemesi,


            
g) İşçinin yapmakla, ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde
yapmaması,


            
h) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye
düşürmesi, işverenin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan
makinaları tesisatı veya başka eşya ve maddeleri on günlük ücretinin tutarı ile
ödiyemiyecek derecede hasara veya kayba uğratması,


            
III – İşyerinde işçiyi bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan bir
zorlayıcı sebebin ortaya çıkması.


            
IV- (Ek: 9/8/2002-4773/4 md.) İşçi, feshin (I), (II) ve (III) numaralı
bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 13, 13/A, 13/B, 13/C,
13/D, 13/E madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.





1126-11


 


            
Akdi fesih hakkını kullanma öneli:


            
Madde 18 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
16 ve 17 nci maddelerde gösterilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymıyan
hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan akdi fesih yetkisi, iki
taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu öbür tarafın öğrendiği
günden başlıyarak altı işgünü geçtikten ve her halde fiilin vukuundan itibaren
bir sene sonra kullanılamaz.


            
Bu haller sebebiyle işçi yahut işverenden hizmet akdini yukardaki fıkranın
öneli içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır.


            
Yeni iş arama izni:


            
Madde 19 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bildirim önelleri sırasında işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli
olan iş arama süresini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye
mecburdur. Bu iş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi
isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş
arama iznini toplu kullanmak istiyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki
günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.


            
Çalışma belgesi:


            
Madde 20 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşinden ayrılan işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu ve
süresini gösteren bir belge verilir. İşverenin belgedeki imzası, işçi dilerse o
yerdeki muhtar veya mülki amir tarafından onaylanır.


            
Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idarelerden veya Kamu İktisadi
Teşebbüslerinden yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye
dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlardan veya bunlara bağlı işyerlerinden
yahut kamu yararına yardımcı derneklere bağlı işyerlerinden çıkan işçinin
aldığı belgeler hakkında yukarıki onama hükmü uygulanmaz.


            
İşveren, işçinin istediği belgeyi vermemekte direnirse veyahut belgeye işçi
için doğru olmıyan yazılar yazarsa, işçinin yahut yeni işine girdiği işverenin
isteği üzerine, o yerdeki muhtar veya mülki amir tarafından yapılacak inceleme
sonucunu gösteren bir belge, işçiye veya yeni işverene verilir. Muhtar veya
mülki amir tarafından yapılacak inceleme bir haftada bitirilir ve gerekli belge
muhtar veya mülki amirlikçe verilir.


            
Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idarelerden veya Kamu İktisadi Teşebbüslerinden
yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka
ve kuruluşlardan veya bunlara bağlı işyerlerinden çıkan işçilere belge verilmek
istenmez veyahut belgeye doğru olmıyan yazılar yazılırsa, gerekli incelemenin
yapılması için bu işyerlerinin bağlı oldukları makamlara başvurulur.


            
Belgenin vaktinde verilmemesinden veyahut belgede doğru olmıyan yazılar
bulunmasından zarar gören işçi veyahut bu işçiyi işine alan yeni işveren eski
işverenden zarar ve ziyan istiyebilir.


            
Bu belgeler her türlü resim ve harçtan muaftır.


            
Çalışma ve kimlik karnesi:


            
Madde 21 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşveren işe aldığı her işçiye en geç on beş gün içinde "işçi çalışma ve
kimlik karnesi" vermek zorundadır. Deneme süresine bağlı tutulan işçiler
için bu onbeş günlük süre, deneme süresinin bitiminden sonra başlar. Bu karne
ancak İş ve İşçi Bulma Kurumu tarafından tek tip olarak bastırılır ve parası
karşılığında İşverenlere verilir. Sözü edilen karnelerin şekli içine nelerin
yazılacağı ve nasıl alınıp verileceği ve kullanılacağı Çalışma Bakanlığı
tarafından çıkarılacak bir tüzükte gösterilir.





1126-12


 


            
Kantin açılması:


            
Madde 22 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bölge Çalışma Müdürlüğünün tetkiki neticesinde:


            
a) İşçiler için daha faydalı olacağı anlaşılırsa,


            
b) Şehir ve kasabalardan uzak işyerlerinde işçiler veya bunlarla birlikte 
işveren tarafından açılmamışsa,


            
Asgari işçi adedi, işyeri hususiyeti, satılacak maddelerin cinsleri, vasıfları
ve masraf karşılıkları Çalışma, Sanayi ve Ticaret Bakanlıkları tarafından en
geç bir yıl içinde çıkarılacak bir yönetmelikte belirtilen esaslara göre,
işçilere veya bunların ailelerine yiyecek, içecek, giyecek ve yakacak gibi
gerekli maddeleri satmak üzere kantinler açılması mecburidir.


            
İşçiler kantinlerden alış veriş etmeye zorlanamaz.


            
Sözü edilen yönetmeliğin yürürlüğünden önce açılmış kantinler veya benzeri
satış yerleri için, işveren yönetmeliğin yürürlük gününden başlıyarak üç ay
içinde Bölge Çalışma Müdürlüğüne başvurup bu satış yerlerinin yönetmelik
hükümlerine uygunluğunu tespit ettirmek zorundadır. Bu gibi yerlerde yapılması
gereken değişiklikler ve düzeltmeler yetkili makamca verilecek uygun öneller
içinde işveren tarafından tamamlanır.


            
İşverenin ödeme sorumluluğu:


            
Madde 23 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşveren, işçinin iş sebebiyle yok olan veya bozulan alet, taşıt ve sakatlanan
hayvanlarını ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki; işveren, işçinin kendi kusur ve
ihmali ile sebep olduğu yok olma veya, sakatlanmaları ve bozulmaları ödemekle
yükümlü değildir.


            
Toplu işçi çıkarma:


            
Madde 24- (9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal
ve benzeri işletme, işyeri ve işin gerekleri sonucu topluca veya bir ay içinde
toplam en az on işçinin iş akdini feshetmek istediğinde, bunu en az otuz gün
önceden bir yazı ile işyeri sendika temsilcilerine veya işçi temsilcilerine,
ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir.


            
Bu bildirimde işçi çıkarmalarının sebepleri, çıkarılacak işçi sayısı ve
grupları ve işe son verme işlemlerinin ne kadarlık bir zaman diliminde
gerçekleşeceğine ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur.


            
Bildirimden sonra temsilcilerle işveren arasında yapılacak görüşmelerde, toplu
işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması yahut
çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi konuları
ele alınır. Görüşmelerin sonunda toplantının yapıldığını gösteren bir belge
düzenlenir.    


            
Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne
bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur.


            
İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son
verilmesi halinde, işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge
müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilân etmekle
yükümlüdür.


            
Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları hakkında,
işten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa, toplu işçi
çıkarmaya ilişkin hükümler uygulanmaz.





1126-13


 


            
İşveren,
toplu işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri 13/A, 13/B, 13/C, 13/D ve 13/E
maddeleri hükümlerinin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi halde
işçi sözü edilen maddelere göre dava açabilir.


            
Çalıştırma zorunluluğu:


            
Madde 25 – (Değişik: 29/7/1983 - 2869/4 md.)


            
A) İşverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde % 3 oranında
sakat kimseyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun bir işte çalıştırmakla
yükümlüdürler. Aynı il hudutları içinde birden fazla işyeri bulunan
işverenlerin çalıştırmakla yükümlü olduğu sakat sayısı,toplam işçi sayısına
göre hesaplanır.


            
(Değişik: 30/5/1997 - KHK - 572/13 md.) Çalıştırılacak özürlü sayısının
tesbitinde, bu Kanuna tabi işyerlerinde çalışan işçilerin sayısı esas alınır. %
3'ün hesaplanmasında yarıma kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha
fazla kesirler tama çıkarılır.


            
İşyerinin işçisi iken sakatlanmış olanlara öncelik hakkı tanınır.


            
Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan
kalkan sakat işçiler eski işyerlerine alınmalarını istedikleri takdirde,
işveren bunları boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe o andaki
şartlarla başka isteklilere tercih ederek almak zorundadır.


            
İşveren çalıştırmak zorunda olduğu sakat kimseleri İş ve İşçi Bulma Kurumu
aracılığı ile sağlar.


            
Çalıştırılacak sakatların nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri,
bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel ve ücret
şartları ile İş ve İşçi Bulma Kurumu tarafından sakatların mesleğe
yönetilmeleri, mesleki yönden işverenlerce nasıl işe alınacakları bir tüzükle düzenlenir.


            
B) İşverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde % 3 oranında
eski hükümlüyü mesleklerine uygun bir işte çalıştırmakla yükümlüdürler.(1)


            
Çalıştırılacak eski hükümlü sayısının tespitinde daimi işçi sayısı esas alınır.
% 3 ün hesaplanmasında yarıma kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve
daha fazla olanlar tama iblağ edilir. (1)


            
Eski hükümlü çalıştırılmasında kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili
hizmetlere ilişkin özel hükümler saklıdır.


            
İşveren çalıştırmak zorunda olduğu eski hükümlüleri İş ve İşçi Bulma Kurumu
aracılığı ile sağlar.


               
Çalıştırılacak eski hükümlülerin nitelikleri, hangi işlerde
çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı
olacakları özel ve ücret şartları ile bunların işverenlerce işe alınma usul ve
esasları bir tüzükle düzenlenir.


 


 


 


 


——————————


(1)   
Bu bentlerde yeralan, "% 2" oranları, 21/10/1998 tarih ve 4382 sayılı
Kanunun 2 nci maddesiyle "%3" olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.





1126-14


 


                                                             
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


                                                                         
Ücret


            
Ücretin tanımı:


            
Madde 26 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü
kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen meblağı kapsar.


            
İşçi ücreti Türk parası ile en geç ayda bir ödenir.


            
Hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar
indirilebilir.


            
Bir işyerinde aynı nitelikte işlerde ve eşit verimle çalışan kadın ve erkek
işçilere sadece cinsiyet ayrılığı sebebiyle farklı ücret verilemez. Toplu iş
sözleşmelerine ve hizmet akitlerine buna aykırı hüküm konulamaz.


            
Hizmet akitlerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve kanundan
doğan para ve parayla ölçülmesi mümkün menfaatlerin tam olarak ödenmesi
zorunludur.


            
(Ek: 12/4/1989 - 3528/1 md.) Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve
parakende mal satan dükkan ve mağazalarda, buralarda çalışanlar hariç, ücret
ödenmesi yapılamaz.


            
Askerlik ve kanundan doğan çalışma:


            
Madde 27 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Muvazzaf askerlik ödevi dışında manevra veya her hangi bir sebeple silah altına
alınan veyahut her hangi bir kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden
ayrılan işçinin hizmet akdi işinden ayrıldığı günden başlıyarak iki ay sonra
feshedilmiş sayılır.


            
İşçinin bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması
şarttır. Bir yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için, ayrıca iki gün
eklenir. Şu kadar ki bu sürenin tamamı doksan günü geçemez.


            
Hizmet akdinin feshedilmiş sayılabilmesi için beklenilmesi gereken süre içinde
işçinin ücreti işlemez. Ancak özel kanunların bu husustaki hükümleri saklıdır.
Bu süre içinde hizmet akdinin kanundan doğan başka bir sebebe dayanılarak
işveren veya işçi tarafından feshedildiği öteki tarafa bildirilmiş olsa bile,
fesih için kanunun gösterdiği önel bu sürenin bitiminden sonra işlemeye başlar.
Ancak hizmet akdi esasen belirli bir süreyi içine alıyor da bu süre yukarda
yazılı önel içinde kendiliğinden bitiyorsa bu madde hükümleri uygulanmaz.


            
Herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısiyle işinden ayrılan işçilerden bu
ödevin sona ermesinden başlıyarak iki ay içinde işe girmek için başvuranları, işverenler
boş yerlere öncelikle işe alma zorundadırlar.


            
Ücretin saklı kısmı:


            
Madde 28 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına
devir ve temlik olunamaz. Ancak işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için
hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Bu
kayıtlamalar nafaka borcu alacaklılarının haklarını kaldırmaz.


            
Kamu tüzel kişilerine ve bunların bazı kuruluşları ile özel sektöre ilişkin
ödevler:


            
Madde 29 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi
teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak
kurulan banka ve kuruluşlar; müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat
ve yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde, müteahhitlere ödenecek her
istihkaktan önce işyerinde çalışan işçilerden mütaahhit veya taşaronlarca
ücretleri ödenmiyenlerin bulunup bulunmadığını kontrol edip ücretleri ödenmiyen
varsa müteahhitten veya taşaronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri
bunların istihkaklarından öderler.





1126-15


 


            
Bunun için istihkak ödeneceği ilgili idare tarafından işyerinde şantiye şefliği
işyeri ilan tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi işçilerin
görebilecekleri yerlere yazılı ilan asılmak suretiyle duyurulur. Ücret alacağı
olan işçilerin ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı
geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmez.


            
Anılan müteahhitlerin bu idaredeki her çeşit teminat ve istihkakları üzerinde
yapılacak her türlü devir ve el değiştirme işlemleri veya haciz ve icra takibi
bu işte çalışan işçilerin ücret alacaklarından fazlası hakkında hüküm ifade
eder.


            
Bir işverenin üçüncü kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerinde bulunan
tesisat, malzeme, ham, yarı işlenmiş veya tam işlenmiş mallar ve başka
kıymetler üzerinde yapılacak haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan
işçilerin icra kararının alındığı tarihten önceki üç aylık dönem içindeki ücret
alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısmı üzerinde hüküm
ifade eder.


            
Bu maddede kamu tüzel kişilerine ve bazı teşekküllere verilen yetkileri, bu
kanunun birinci maddesinin son fıkrası gereğince sorumluluk taşıyan bütün
işverenler de kullanmaya
yetkilidir.                                               



            
Ücret hesap pusulası:


            
Madde 30 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşveren her ödemede işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel
işaretini taşıyan bir pusula vermek veya işçinin yanında bulunan deftere
ücretle ilgili bu hesapları yine imzası veya özel işareti altında kaydetmek
zorundadır.


            
Bu pusula veya defterde ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla
çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete
yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu,
nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.


            
Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.


            
Zarar karşılığı kesinti:


            
Madde 31 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hizmet akitleriyle işverenin tazminat karşılığı, işçi ücretlerinden geçici
olarak alıkoyacağı miktar on haftada eşit taksitlerle kesilmek üzere işçinin on
günlük ücreti tutarından fazla olamaz. Tazminat karşılığı bu kesintiler, bütün
iş süresi içindir ve bundan bir miktar mahsup edilince yeniden aynı esaslar
dairesinde kesinti yapılabilir.


            
Tazminat kesintileri, mahsup yapılmasını gerektirecek bir zarar yapılmadan
işten ayrılma hallerinde işçiye kesintisiz olarak geri verilir. Tazminat
karşılığı geçici olarak alıkonulan paradan, mahsup yapılması gerektiği zaman
işçi isterse işveren kendisine mahsubun hangi esaslara göre yapıldığını
anlatmak ve buna ait hesaplarla fatura ve başka belgeleri göstermek zorundadır.


            
Tazminat karşılığı alıkonulan paradan ancak o işçi tarafından yapılan zarar
için mahsup yapılır.


            
Tazminat karşılığı kesilen paralar en çok üç ay içinde milli bir bankaya
yatırılır. İşçi işinden ayrıldığında kesilen para faiz ve diğer gelirleri ile
işçiye iade olunur.





1126-16


 


            
Ücret kesintisi:


            
Madde 32 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşveren toplu sözleşme veya hizmet akidlerinde gösterilmiş olan sebepler
dışında işçiye ücret kesintisi cezası veremez.


            
İşçi ücretlerinden ceza olarak yapılacak kesintilerin işçiye hemen sebepleriyle
beraber bildirilmesi gerekir. İşçi ücretlerinden bu yolda yapılacak kesintiler
bir ayda üç gündelikten veya parça başına yahut yapılan iş miktarına göre
verilen ücretlerde işçinin üç günlük kazarcından fazla olamaz.


            
Bu paralar işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için kullanılıp harcanmak
üzere Çalışma Bakanlığı hesabına Bakanlıkça belirtilecek milli bankalardan
birine kesildiği tarihten itibaren bir ay içinde yatırılır. Her işveren
işyerinde bu paraların ayrı bir hesabını tutmaya mecburdur. Birikmiş bulunan
ceza paralarının nerelere ve ne kadar verileceği Çalışma Bakanının başkanlık edeceği
ve işçi temsilcilerinin de katılacağı bir kurul tarafından karara bağlanır. Bu
kurulun kimlerden teşekkül edeceği, nasıl ve hangi esaslara göre çalışacağı
çıkarılacak bir tüzükte gösterilir.


            
Şu kadar ki; bu konuda 274 sayılı Sendikalar Kanununun 22 nci maddesinin 2 nci
bendi hükmü uygulanmaz.


            
Asgari ücret:


            
Madde 33 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hizmet akdi ile çalışan ve bu kanunun kapsamına giren her türlü işçi ile
gemiadamı ve gazetecilerin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için
Çalışma Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin
asgari hadleri en geç iki senede bir tespit edilir.


            
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Çalışma Bakanlığının tespit edeceği üyelerden
birinin başkanlığında Çalışma Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü veya yardımcısı,
İşçi Sağlığı Genel Müdürü veya yardımcısı, Devlet İstatistik Enstitüsü Ekonomik
İstatistikler Dairesi Başkanı veya yardımcısı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
Konjonktür ve Yayın Dairesi Müdürü veya yardımcısı, Devlet Planlama
Teşkilatından konu ile ilgili dairenin Başkanı veya yetki vereceği bir görevli
ile bünyesinde en çok işçiyi bulunduran en üst işçi teşekkülünden değişik iş
kolları için seçecekleri beş bünyesinde en çok işvereni bulunduran en üst
işveren teşekkülünden değişik iş kolları için seçeceği beş temsilciden kurulur.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu en az on üyesinin katılmasıyla toplanır. Üye
oylarının çoğunluğu ile karar verir. Oyların eşitliği halinde, Başkanın
bulunduğu taraf çokluk sayılır.


            
Komisyon kararları kesindir. Kararlar Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe
girer.


            
Komisyonun toplanma ve çalışma şekli, asgari ücretlerin tespiti sırasında
uygulanacak esaslar ile başkan üye ve raportörlere verilecek huzur hakları
Çalışma ve Maliye bakanlıklarının ortaklaşa hazırlayacakları yönetmelikte
belirtilir.


            
Asgari Ücret Tespit Komisyonunun Çalışmasını sağlamak ve kolaylaştırmak için
Çalışma Bakanlığı içinde ayrıca bir büro kurulur.


            
Yarım Ücret:


            
Madde 34 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
16 ncı maddenin III üncü bendi ile 17 nci maddenin III üncü bendinde gösterilen
zorlayıcı sebepler dolayısiyle çalışmayan veya çalıştırılmayan işçiye bu
bekleme süresi içinde bir haftaya kadar hergün için yarım ücret ödenir.





1126-17


 


            
Fazla çalışma ücreti:


            
Madde 35 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Memleketin genel yararları, yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi
sebeplerle kanunda yazılı günlük çalışma süresinin dışında fazla çalışma
yapılabilir.


            
a) Fazla çalışma süresi günde üç saati geçemez.


            
b) Fazla çalışma yapılacak günlerin toplamı bir yılda doksan iş gününden fazla
olamaz.


            
c) Her bir fazla saat çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin
saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.


            
ç) 61 inci maddede yazılı sağlık sebeplerine dayanan kısa veya sınırlı süreli
işlerde fazla çalışma yapılamaz.


            
d) Fazla çalışma Bölge Çalışma Müdürlüğü iznine bağlıdır.


            
e) Fazla saatlerle çalışmak için işçinin muvafakatinin alınması gerekir.


            
f) Fazla saatlerde çalışmanın ne suretle uygulanacağı çıkarılacak bir tüzükte
gösterilir.


            
Zorunlu sebeple fazla çalışma:


            
Madde 36 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gerek bir arıza sırasında, gerek bir arızanın mümkün görülmesi halinde, yahut
makinalar veya alat ve edevat için hemen yapılması gerekli acele işlerde, yahut
zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkmasında, ancak işyerinin normal çalışmasını
sağlayacak dereceyi aşmamak kaydiyle işçilerin hepsi veya bir kısmı 61 inci
madde gereğince belirli olan günlük çalışma sürelerinden fazla
çalıştırılabilir. Şu kadar ki, bu olağandışı çalışma saatleri için 35 inci
maddenin (c) bendi gereğince ücret ödenir.


            
Bu gibi hallerde işveren işin niteliğini ve başladığı gün ve saati işin
bitiminden başlayarak 48 saat içinde ilgili Bölge Çalışma Müdürlüğüne bildirmek
zorundadır.


            
Olağanüstü hallerde fazla çalışma:


            
Madde 37 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Seferberlik sırasında ve bu süreyi aşmamak şartiyle memleket savunmasının
ihtiyaçlarını temin eden işyerlerinde fazla çalışmaya lüzum görülürse işlerin
cinsine ve ihtiyacın şiddetine göre günlük iş müddetini, Bakanlar Kurulu,
işçinin en çok çalışma kabiliyetine çıkarabilir.


            
Bu suretle fazla çalıştırılan işçilere her bir fazla saat için verilecek ücret
hakkında 35 inci maddenin (c) bendi hükmü uygulanır.


            
Cumartesi günü ücret:


            
Madde 38 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Cumartesi günleri tamamen veya saat 13 ten sonra çalışmanın duracağı
sözleşmelerde tespit edilen veya örf, adet ve iklime göre bu türlü çalışmayı
gerektiren işyerlerinde, gündelik ücretle çalışan işçilerin, Cumartesi gününe
ilişkin ücretleri haftanın öteki günlerinde olduğu gibi tam olarak ödenir.


            
Cumartesi günleri kısmen veya tamamen tatile tabi tutma hali işçilerin günlük,
haftalık veya aylık ücret tutarlarında eksiltme yapılmasına sebep olamaz.





1126-18


 


            
Bayram, genel tatil günlerinde kapanma:


            
Madde 39 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2739 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde gösterilen genel tatil günleri ile 1 inci
maddesinde sözü geçen 28 ve 30 Ekim günlerinde işyerlerinde çalışıp
çalışılmayacağı toplu sözleşme veya hizmet akidlerinde gösterilir.


            
Bu günlere ait ücretler 42 nci maddeye göre ödenir.


            
Saklı haklar:


            
Madde 40 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Toplu iş sözleşmesi veya hizmet akidlerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel
tatillerde işçilere tanınan haklarla ücretli izinlere ve (Yüzde) usulü ile
çalışan işçilerin bu kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulmaz.


            
Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve faydalar sağlayan kanun, toplu iş
sözleşmesi, hizmet akdi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.


            
Hafta tatili ücreti:


            
Madde 41 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanun kapsamına giren işyerlerinde haftanın tatilden önceki 6 iş gününde bu
kanunun günlük iş sürelerine uygun olarak çalışmış olan işçilere çalışılmayan
hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın bir
gündelik tutarında ücret ödenir. Şu kadar ki;


            
a) Çalışılmadığı halde kanunen iş süresinden sayılan zamanlarla günlük ücret
ödenen veya ödenmiyen kanuni veya akdi tatil günleri ve 38 ve 62 nci maddelere
göre kısmen veya tamamen çalışılmayan Cumartesi günleri,


            
b) Evlenmelerde üç güne kadar, ana veya babanın, karı ve kocanın, kardeş veya
çocukların ölümünde iki güne kadar verilmesi gereken izin süreleri,


            
c) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer
izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri,


            
Çalışılmış günler gibi hesaba katılır.


            
Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir
veya birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın
çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılması
gereken 6 günün hesaplanmasında gözönünde tutulur.


            
Bir işyerinde işin bir haftadan fazla bir süre ile tatil edilmesini gerektiren
zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı zaman, bu Kanunun 16 ve 17 nci maddelerinin
III üncü bendlerinde gösterilen zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler
için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili günü için de ödenir.


            
Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye
ödenir. Bu işyerlerinde hafta tatili ücreti o hafta içinde işçinin elde ettiği
yüzde ücretlerinin altıya bölünmesi ile elde edilen günlük ücretidir.


            
Genel tatil ücreti:


            
Madde 42 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal
bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa bir iş
karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak
çalışırlarsa çalıştıkları günlerin ücretleri ücret ödeme şekline bakılmaksızın
bir kat fazlasiyle ödenir.





1126-19


 


            
Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil
ücretleri işverence işçiye ödenir.


            
Bu işyerlerinde ulusal bayram ve genel tatil ücreti o hafta içinde işçinin elde
ettiği yüzde ücretlerinin altıya bölünmesi ile elde edilen günlük ücrettir.


            
Hafta arasında hafta tatili:


            
Madde 43 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
394 sayılı Hafta Tatili Kanununun 1, 4, 5, 6 ncı maddeleri veya 16/9/1960 gün
ve 79 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi gereğince hafta tatilinden istisna olunan
işyerlerinde çalışan işçilere haftanın diğer bir gününde hafta tatili verilmesi
mecburi olup o güne ait gündelikleri aynı esaslara göre ve bir iş karşılığı
olmaksızın ödenir.


            
Geçici işgöremezlik:


            
Madde 44 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşçilere geçici işgöremezlik ödeneği verilmesi gerektiği zamanlarda geçici
işgöremezlik süresine rastlayan ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatilleri,
ödeme yapan kurum veya sandıklar tarafından geçici işgöremezlik ölçüsü
üzerinden ödenir.


            
Ücret şekillerine göre tatil ücreti:


            
Madde 45 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşçinin tatil günü ücreti çalıştığı günlere göre bir güne düşen yevmiyesidir.


            
Parça başına, akort, götürü veya yüzde usulü ile çalışan işçilerin tatil
yevmiyesi, bir ödeme süresinde kazandığı ücretin aynı süre içinde çalıştığı
günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.


            
(Değişik: 29/7/1983 - 2869/8 md.) Saat ücreti ile çalışan işçilerin
tatil günü ücreti saat ücretinin 7,5 katıdır.


            
Hasta, izinli veya sair sebeplerle mazeretli olduğu hallerde dahi aylığı tam
olarak ödenen aylık ücretli işçilere 41, 42, 43 üncü madde hükümleri
uygulanmaz. Ancak bunlardan ulusal bayram ve genel tatil günleri çalışanlara
ayrıca çalıştığı her o gün için bir tatil yevmiyesi ödenir.


            
Tatil ücretine girmiyen kısımlar:


            
Madde 46 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli
işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme
işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal
yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin
tespitinde hesaba katılmaz.


            
Yüzdelerin ödenmesi:


            
Madde 47 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Otel, lokanta, eğlence yerleri ve benzeri yerlerle içki verilen ve hemen orada
yenilip içilmesi için çeşitli yiyecek satan yerlerden "yüzde"
usulünün uygulandığı müesseselerde işveren tarafından servis karşılığı veya
başka isimlerle müşterilerin hesap pusulalarına "yüzde" eklenerek
veya ayrı şekillerde alınan paralarla kendi isteği ile müşteri tarafından
işverene bırakılan yahut da onun kontrolu altında bir araya toplanan paraları
işveren işyerinde çalışan tüm işçilere eksiksiz olarak ödemek zorundadır.


            
İşveren veya işveren vekili, yukarıdaki fıkrada sözü edilen paraların kendisi
tarafından alındığında eksiksiz olarak işçilere dağıtıldığını belgelemekle
yükümlüdür.





1126-20


 


            
Yüzdelerden toplanan paraların o işyerinde çalışan işçiler arasında yapılan
işlerin niteliğine göre, hangi esaslar ve oranlar çerçevesinde dağıtılacağı
Çalışma Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.


            
Yüzdelerin belgelenmesi:


            
Madde 48 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hesap pusulalarına yüzde eklenmesi suretiyle müşterilerden alınan paraları,
işveren ilgili Bölge Çalışma Müdürlüğü tarafından sayfaları mühürlenmiş ve
numaralanmış, son sayfasına tasdik şerhi konulmuş bulunan bir deftere günü
gününe işlemekle ödevlidir.


            
Bu defterlerin dolmasından veya kapanmasından sonra beş yıllık süre ile
saklanması gereklidir.


            
İşveren deftere geçirdiği hesapların asıllarına uygun olduğunu kendi
sorumluluğu altında onaylar.


            
Bu defter, işyerinden dışarıya çıkarılamaz. İşçilerin kendi aralarında
seçecekleri bir temsilci her iş günü sonunda, hesap sonuçlarının kendisine
bildirilmesini istiyebilir. İşverenle anlaşmak şartiyle hesapların
bildirilmesini isteme daha uzun bir zamana bırakılabilir.


            
Ancak bu süre hiçbir zaman 5 günden fazla olamaz. Her ödeme dönemiyle ilgili
hesap pusulaları o döneme ilişkin paraların işçilere ödenmesinden başlayarak
bir ay süre ile işveren tarafından saklanır.


            
Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işveren, işçi isterse, her hesap
pusulasının genel toplamını gösteren bir belgeyi işçilerin kendi aralarından
seçecekleri bir temsilciye vermeye mecburdur. Bu belgenin şekli ve uygulama
usulleri hizmet akitlerinde veya toplu iş sözleşmelerinde gösterilir.


            
Yüzde usulünü uygulayan müesseseler, o yerdeki belediyelerce soğuk damga ile
damgalanmış ve cilt ve sayfa numaraları birbirini takibeden an az üç kopyalı
hesap pusulası kullanmak ve müşterinin her ödemesinde bunlardan bir kopyasını
servis yapan işçide bırakmak zorundadır.


            
Yıllık ücretli izin:


            
Madde 49 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilerden işyerine girdiği
günden başlayarak, deneme süresi de içinde olmak üzere en az bir yıl çalışmış
olanlara, ilerdeki maddelerde gösterilen esaslara göre hesaplanmak üzere
aşağıdaki süreler kadar yıllık ücretli izin verilir.


            
Hizmet süresi:


            
a) Bir yıldan beş yıla kadar olanlara yılda 12 gün,


            
b) Beş yıldan fazla ve onbeş yıldan az olanlara yılda 18 gün,


            
c) Onbeş yıl ve daha fazla olanlara yılda 24 gün,


            
Ancak 18 ve daha küçük yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin 18 günden
az olamaz.


            
Bu süreler toplu iş sözleşmeleri ve hizmet akidleri ile artırılabilir.


            
Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.


            
Yıllık ücretli izin hakkının belirtilmesi:


            
Madde 50 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık ücretli izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı
işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek
gözönüne alınır. Şu kadar ki; bir işverenin bu kanun kapsamına giren işyerinde
çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu kanun kapsamına
girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır.





1126-21


 


            
Bir yıllık süre içinde 51 inci maddede sayılan haller dışındaki sebeplerle
işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları karşılayacak kadar hizmet süresi
eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde etmesi için gereken bir yıllık
hizmet süresinin bitiş tarihi gelecek hizmet yılına aktarılır.


            
İşçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir
önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve
yukarıki fıkra ve 51 inci madde hükümleri gereğince hesaplanır.


            
İşçi, yukarıdaki fıkralar ve 51 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her
hizmet yılına karşılık, yıllık iznini, gelecek hizmet yılı içinde kullanır.


            
Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsim veya kampanya işlerinde
çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.


            
Aynı  bakanlığa  bağlı  işyerleri  ile,  aynı 
bakanlığa  bağlı  tüzel  kişiliklerin  işyerlerinde 
geçen  süreler  ve  Kamu  İktisadi  Teşebbüsleri 
yahut  özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan
banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler işçinin
yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında gözönünde bulundurulur.


            
Çalışılmış gibi sayılan haller:


            
Madde 51 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi
sayılır:


            
a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği
günler,


            
b) Kadın işçilerin 70 inci madde gereğince doğumdan önce ve sonra
çalıştırılmadıkları günler,


            
c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan
dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler; (Bu sürenin yılda 90
günden fazlası sayılmaz.)


            
ç) Çalışmakta olduğu işyerinde, zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir
haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın
15 günü, (İşçinin yeniden işe başlaması şartiyle)


            
d) 62 nci maddede sözü geçen zamanlar,


            
e) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri,


            
f) (Değişik: 29/7/1983 - 2869/10 md.) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak
çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka
verilmesi gereken yarım günlük izinler.


            
g) İşçilerin uzlaştırma toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında
bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma
hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara
yahut işçilik konuları ile ilgili milletlerarası teşekküllerin konferans,
kongre veya komitelerine işçi veya sendika temsilcisi olarak katılmaları
sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler,


            
h) İşçilerin evlenmelerinde üç güne kadar, ana veya babalarının, eşlerinin,
kardeş veya çocuklarının ölümünde iki güne kadar verilecek izinler,


            
i) İşveren tarafından verilen öbür izinler,


            
ı) Bu kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli
izin süresi.





1126-22


 


            
Yıllık ücretli iznin uygulanması:


            
Madde 52 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez.


            
Bu iznin 49 uncu maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından devamlı
bir şekilde verilmesi zorunludur.


            
Ancak 49 uncu maddenin (b), (c) fıkralarında gösterilen izin süreleri
tarafların rızası ile, bir bölümü 12 günden aşağı olmamak üzere ikiye
bölünebilir. Bu takdirde işveren işçiye 7 günden fazla ücretsiz yol izni
vermeye mecbur tutulamaz.


            
İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan başka ücretli ve ücretsiz
izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.


            
Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram,
hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.


            
Yıllık ücretli izinlerini işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde
geçirecek olanlara eğer isterlerse, gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek
süreleri karşılamak üzere işveren 7 güne kadar gereken ücretsiz izni vermek
zorundadır.


            
İşverenin değişmesi:


            
Madde 53 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşyerinin el değiştirmesi veya başkasına geçmesi bu işyerinde çalışan işçilerin
yıllık ücretli izin haklarının ortadan kalkmasına sebep olamaz.


            
Aksine bir sözleşme olsa bile yıllık ücretli izin süresine ilişkin ücretler
yeni işveren tarafından ödenir.


            
İzin ücreti:


            
Madde 54 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine
ilişkin ücretini; ilgili işçinin izne başlamasından önce peşin olarak ödemek
veya avans olarak vermek zorundadır.


            
Bu ücretin hesabında 46 ncı madde hükmü uygulanır. (1)


            
Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmayıp da akort,
komisyon ücreti, kara katılma ve yalnız servis karşılığı (yüzde) gibi belirli
olmayan süre ve tutar üzerinden ücret alan işçinin izin süresi için verilecek
ücret, son bir yıllık süre içinde kazandığı ücretin fiili olarak çalıştığı
günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama üzerinden hesaplanır.


            
(Ek: 4/7/1975 - 1927/3 md.) Ancak son bir yıl içinde işçi ücretine zam
yapıldığı takdirde, izin ücreti; işçinin izne çıktığı ayın başı ile zammın
yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere
bölünmesi suretiyle hesaplanır.


            
(Yüzde) usulünün uygulandığı yerlerde bu ücret, yüzdelerden toplanan para
dışında işveren tarafından ödenir.


            
Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili; ulusal bayram ve genel
tatil ücretleri ayrıca ödenir.


            
İzinde çalışma yasağı:


            
Madde 55 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin izin süresi içinde ücret
karşılığı bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi için kendisine ödenen
ücret işveren tarafından geri alınabilir.


—————————


(1)   
Bu ücretin hesabında, toplu iş sözleşmeleri uyarınca ödenen "yıpranma
primi" nin dikkate alınması gerektiğine Sayıştay Genel Kurulunca 6/1/1986
tarih ve E.1986/1, K. 4523/2 sayı ile karar verilmiştir.





1126-23


 


            
Akdin feshinde izin ücreti:


            
Madde 56 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşçinin hak kazanıp da kullanamadığı yıllık izin süresi için ücreti, hizmet
akdinin işveren veya işçi tarafından feshedilmesi halinde akdin sona erdiği
tarihteki ücreti üzerinden kendisine ödenir.


            
İşveren tarafından hizmet akdinin feshedilmesi halinde 13 üncü maddede
belirtilen bildirim süresiyle, 19 uncu madde gereğince işçiye verilmesi mecburi
yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile içiçe giremez.


            
Yönetmelik:


            
Madde 57 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yılın hangi
dönemlerinde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği
veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık iznin faydalı olması için işveren
tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna
ilişkin usuller ve şartlar Çalışma Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir
yönetmelikte gösterilir.


            
İzin defteri:


            
Madde 58 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her işveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir bir
kayıt tutmak zorundadır. Bu kayıtların şekli 57 nci maddede sözü geçen
yönetmelikte belirtilir.


            
Sigorta primi:


            
Madde 59 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sigortalılara yıllık ücretli izin süresi için ödenecek ücretler üzerinden
işkazaları ile meslek hastalıkları primleri hariç, diğer sigorta primlerinin,
Sosyal Sigortalar Kanunundaki esaslar çerçevesinde işçi ve işverenler yönünden
ödenmesine devam olunur.


            
Ücretten indirme yapılamıyacağı:


            
Madde 60 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her türlü işde uygulanmakta olan günlük veya haftalık çalışma sürelerinin
kanunen daha aşağı sınırlara indirilmesi ve bu kanunun hükümleri gereğince
işverene düşen herhangi bir yükümlülüğün yerine getirilmesi sebebiyle veyahut
bu kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi
ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz.


                                                          
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM


                                                               
İşin Düzenlenmesi


            
İş süresi:


            
Madde 61 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
a) Genel bakımdan iş süresi haftada en çok 45 saattir.


            
Bu süre, haftada 6 iş günü çalışılan işlerde günde 7,5 saati geçmemek üzere ve
Cumartesi günleri kısmen veya tamamen tatil eden işyerlerinde haftanın
çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.


            
İş müddetlerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde uygulama şekilleri Çalışma
Bakanlığınca çıkarılacak İş Süreleri Tüzüğünde belirtilir.


            
b) Sağlık kuralları bakımından günde ancak 7,5 saat veya daha az çalışılması
gereken işler, Çalışma Bakanlığı ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının
ortaklaşa hazırlayacakları bir tüzükte belirtilir.





1126-24


 


            
İş süresinden sayılan haller:


            
Madde 62 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
I - a) Madenlerde, taş ocaklarında, yahut her ne çeşit olursa olsun yeraltında
veya su altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl
çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için
gereken süreler,


            
b) İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak
üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler,


            
c) İşçinin, işinde ve işverenin her an buyruğuna hazır bir halde bulunmakla
beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekliyerek boş geçirdiği süreler,


            
ç) İşçinin, işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evinde
veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi
suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler,


            
d) Emzikli kadın işçilerin çocuklarına süt verme için belirtilecek süreler,


            
e) Demiryolları ve sair yollar ve köprülerin yapılması, muhafazası yahut tamir
ve tadili gibi işlerde vakı olduğu veçhile, işçilerin ikamet ettikleri
mevkilerden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte nakledilmeleri
icabeden her türlü işlerde bunların toplu ve mukannen surette götürülüp
getirilmeleri esnasında geçen süreler,


            
İşçinin günlük kanuni iş sürelerinden sayılır.


            
II – İşin mahiyetinden doğmayıp da işveren tarafından sırf sosyal yardım
gayesiyle işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen zaman iş
süresinden sayılmaz.


            
Saat ayarı:


            
Madde 63 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çalışma saatleri, "memleket saat ayarı" na göre düzenlenir.


            
İşin başlayıp ve bitiş saatleri ile dinlenme saatleri işyerlerine asılacak
levhalarda gösterilir.


            
Ara dinlemesi:


            
Madde 64 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
I - Çalışma süresinin ortalama bir zamanda o yerin adet ve işin gereğine göre
ayarlanmak suretiyle işçilere:


            
a) 4 saat veya daha kısa süreli işlerde 15 dakika,


            
b) (Değişik: 29/11/1983 - 2965/1 md.) 4 saatten fazla ve 7,5 saate kadar
(7,5 saat dahil) süreli işlerde yarım saat,


            
c) (Değişik: 29/11/1983 - 2965/1 md.) 7,5 saatten fazla süreli işlerde
bir saat ara dinlenmesi verilir.


            
Bu dinlenme süreleri en az olup aralıksız verilir.


            
Ancak bu süreler, iklim, mevsim, o yerdeki Örf ve gelenekler veya işin niteliği
gözönünde tutularak toplu iş sözleşmesi veya hizmet akidleri ile aralı olarak
kullanılabilir.


            
II - Dinlenmeler, bir işyerinin aynı kısmındaki bütün işçilerine önceden
belirtilmiş olan aynı saatte uygulanır. Şu kadar ki işin gereğine göre
nöbetleşe dinlenme yapılması toplu iş sözleşmeleri veya hizmet akidleri ile
düzenlenebilir.


            
III - Yukarıda yazılı dinlenmeler çalışma süresinden sayılmaz.


            
Gece süresi:


            
Madde 65 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
I - İş hayatında (Gece) en geç saat 20 de başlayarak en erken sabah 6 ya kadar
geçen ve her halde en fazla 11 saat süren gün dönemidir.





1126-25


 


            
II - Bazı işlerin niteliğine ve gereğine göre yahut yurdun bazı bölgelerinin
iklim ve adet ayrılıkları bakımından, iş hayatına ilişkin (Gece) başlangıcının
daha geriye alınması veya yaz ve kış saatlerinin ayarlanması, yahut çeşitli
işler için erkek, kadın ve çocuk işçiler hakkında (Gece) deyiminden anlaşılacak
gün döneminin başlama ve bitme saatlerinin belirtilmesi suretiyle birinci
benddeki genel hükmün uygulama şekillerini tespit etmek yahut bazı gece
çalışmalarına herhangi bir oranda fazla ücret ödenmesi usulünü koymak veyahut
gece işletilmelerinde ekonomik bir zorunluk bulunmayan işlerde işçilerin gece
çalışmalarını yasak etmek üzere Çalışma Bakanlığınca tüzükler hazırlanabilir.


            
III - (Değişik: 29/7/1983 - 2869/14 md.) İşçilerin gece çalışmaları 7,5
saati geçemez.


            
IV - Gece ve gündüz işletilen ve nöbetleşe işçi postaları kullanılan işlerde,
en fazla bir iş haftası gece çalıştırılan işçilerin, ondan sonra gelen ikinci
iş haftası gündüz çalıştırılmaları suretiyle postalar sıraya konur.


            
Çalışma Bakanlığı, gece ve gündüz postalarında onbeşer günlük nöbetleşmeyede
izin verebilir.


            
Hazırlama, tamamlama, temizleme işleri:


            
Madde 66 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Genel olarak bir işyerinde belirli çalışma saatlerinden önce veya sonra
yapılması gerekli olan hazırlama veya tamamlama yahut temizleme işlerinde
çalışan işçiler için işin düzenlenmesi ile ilgili hükümlerden hangilerinin
uygulanmıyacağı yahut ne gibi değişik şartlar ve usullerle uygulanacağı Çalışma
Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir tüzükte gösterilir.


            
Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı:


            
Madde 67 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
15 yaşından aşağı çocukların çalıştırılmaları yasaktır.


            
Ancak, çocukların sağlık ve gelişmelerine, okul veya mesleki eğitim ve mesleğe
yöneltme programlarına devamlarına yahut öğrenimden faydalanma kabiliyetlerine
zarar vermeyecek nitelikteki hafif işlerde 13 yaşını doldurmuş çocukların
çalıştırılmaları mümkündür.


            
Okula gidenlerin iş saatleri, okul saatlerine engel olmayacak şekilde
düzenlenir ve ders saatleri 7,5 saatlik çalışma süresinin içinde sayılır.


            
Yer ve su altında çalıştırma yasağı:


            
Madde 68 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi
yeraltında veya sualtında çalışılacak işlerde 18 yaşını doldurmamış erkek ve
her yaştaki kadınların çalıştırılmaları yasaktır.


            
Gece çalıştırma yasağı:


            
Madde 69 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sanayie ait işlerde 18 yaşını doldurmamış erkek çocuklarla her yaştaki
kadınların gece çalıştırılmaları esas itibariyle yasaktır.


            
Şu kadar ki; işin özelliği icabı kadın işçi çalıştırılması gereken işlerde 18
yaşını doldurmuş kadın işçilerin gece postalarında çalıştırılmalarına, Çalışma
ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıkları ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığının
müştereken hazırlıyacakları bir tüzükte gösterilecek şartlar çerçevesinde izin
verilebilir.


            
Analık halinde çalıştırma yasağı:


            
Madde 70 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kadın işçilerin doğumdan önce 6 ve doğumdan sonra 6 hafta olmak üzere 12
haftalık süre için çalıştırılmaları yasaktır.





1126-26


 


            
Ancak, bu süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce
ve sonra gerekirse artırılabilir.


            
Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.


            
İsteği halinde kadın işçiye, doğumdan sonraki 6 haftadan sonra 6 aya kadar
ücretsiz izin verilir. Bu süre, ücretli izin hakkının hesabında nazara alınmaz.



            
İşçi çizelgeleri:


            
Madde 71 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her işveren çalıştırdığı işçilerin doğum yılları itibariyle kadın ve erkek
olarak ayrı ayrı çizelgelerini düzenlemek ve işyerine giren her işçiyi ilgili
çizelgeye kaydetmek ve işyerinden ayrılan işçinin karşısına gerekli açıklamayı
yapmak, bu çizelgeleri istendiği zaman yetkili memurlara göstermek zorundadır.


            
Bu çizelgelere işçinin:


            
a) Adı ve soyadı,


            
b) Varsa işyeri numarası,


            
c) Doğum tarihi ve yeri,


            
ç) Baba ve anasının adı,


            
d) Tabiiyeti,


            
e) Sigorta sicil numarası,


            
f) İşyerine giriş tarihi,


            
g) İşyerine giriş ücreti,


            
h) Ücretindeki değişiklikler,


            
i) İşyerinden çıkış tarihi,


            
ı) Gittiği işyeri (biliniyorsa)


nin
yazılması gereklidir.


            
Tüzükler:


            
Madde 72 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
a) 61 inci madde gereğince belirli çalışma süresinin bir haftanın işgünlerine
bölünmesi suretiyle yürütülmesine nitelikleri, bakımından imkan bulunmıyan
işlere uygulanmak kaydiyle, çalışma süresini, haftadan daha uzun bir döneme
göre düzenliyecek ve fakat o döneme ayrılacak topyekün sürenin her bir iş haftasına
düşen ortalaması kanuni çalışma süresini aşmıyacak şekilde, uygulanmasını
sağlıyacak olan usuller.


            
b) Nitelikleri dolayısiyle devamlı çalıştıkları için durmaksızın birbiri ardına
işçi postaları çalıştırılarak işletilen yahut nöbetleşe işçi postaları ile
yapılan işlerde, çalışma sürelerine, hafta tatillerine ve gece çalışmalarına ve
çalışma ortasındaki zorunlu dinlenmelere dair özel usul ve kurallar,


            
Çalışma Bakanlığınca çıkarılacak tüzüklerde gösterilir.


            
Bu tüzükler çıkarılıncaya kadar 61 inci maddedeki haftalık iş süresi aşılmamak
kaydiyle, bu işlerde çalışma sürelerine ilişkin uygulama tarz ve usullerine
devam olunur.


                                                              
BEŞİNCİ BÖLÜM


                                                          
İşçi Sağlığı ve Güvenliği


            
Sağlık ve güvenlik şartları:


            
Madde 73 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her İşveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için
gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız
bulundurmakla yükümlüdür.


            
İşçiler de, işçi sağlığı ve işgüvenliği hakkındaki usul ve şartlara uymakla
yükümlüdürler.





1126-27


 


            
İşverenler, makinelerin kullanılmasından doğacak tehlikelerden ve bu hususta
önceden alınabilecek tedbirlerden işçileri münasip bir şekilde haberdar etmek
zorundadırlar.


            
İşverenler işyerlerinde meydana gelecek kazaları engeç, kazadan sonraki iki gün
içinde yazı ile ilgili bölge çalışma müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar.


            
Sağlık ve güvenlik tüzükleri:


            
Madde 74 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 179 uncu maddesinde yazıldığı gibi işyerlerinde ve
işçilere ait yatıp kalkma yerlerinde ve diğer müştemilatında bulunması gereken
sağlık şartlarının ve işyerlerinde kullanılan alet, edevat, makinalar ve
hammaddeler yüzünden çıkabilecek hastalıklara engel olacak tedbir ve araçların,
işyerlerinde işkazalarını önlemek üzere bulundurulması lüzumlu olan araçların
ve alınacak güvenlik tedbirlerinin neler olduğunu belirtmek üzere Çalışma
Bakanlığı ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı beraberce bir veya birden fazla
tüzük çıkarır.


            
Ayrıca bu kanuna tabi işyerlerinde, işçi sayısı, genişlik, yapılan iş, işin
özellikleri ağırlık ve tehlikesi bakımından hangi işyerleri için kurulmaya
başlamadan evvel planların Çalışma Bakanlığının yetkili teşkilatına
gösterilerek kurma izni alınacağı bu işyerleri kurulduktan sonra yine aynı
makama baş vurularak işletme belgesi alınması gerekeceği, Çalışma ve Sağlık ve
Sosyal Yardım Bakanlıkları tarafından çıkarılacak bir tüzükte tespit olunur.


            
İşin durdurulması veya işyerinin kapatılması:


            
Madde 75 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A) İlgili tüzükte belirtilen birinci derecedeki şartları yerine
getirdikten  sonra yetkili makamdan izin almak suretiyle kurulan ve
işlemeye başlayan herhangi bir işyerinin tesis ve tertiplerinde, çalışma metot
ve şekillerinde makine ve cihazlarında işçilerin hayatı için tehlikeli olan bir
husus tespit edilirse bu tehlike giderilinceye kadar bölge çalışma müdürü
başkanlığında, işyerlerini işçi sağlığı ve işgüvenliği bakımından teftişe
yetkili iki müfettiş, bir işçi ve bir işveren temsilcisinden oluşan beş kişilik
bir komisyon kararıyla, tehlikenin niteliğine göre iş tamamen veya kısmen
durdurulur.


            
Askeri işyerleri ile yurt emniyeti için gerekli maddeler imal olunan
işyerlerindeki komisyonun yapısı, çalışma şekil ve esasları Milli Savunma
Bakanlığı ile Çalışma Bakanlığınca birlikte hazırlanacak bir yönetmelikte
belirtilir.


            
B) Kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açılmış olan veya geçici işletme
belgesi alındığı halde ikinci derecedeki şartları verilen süre içinde yerine
getirmemiş bulunan işyerlerinde işçilerin hayatı için tehlikeli bir hususun
tespit edilmesi halinde (A) bendinde belirtilen komisyon tarafından verilen
karar üzerine o yerin en buyük mülki amirinin emri ile ve zabıta marifeti ile
işyeri kapatılır. Kapatılan işyeri kurma izni ve işletme belgesi alınmadan
tekrar açılamaz.


            
C) Bu maddeye göre verilecek durdurma veya kapatma kararına karşı işverenin
mahalli iş mahkemesinde altı iş günü içinde itiraz etmek yetkisi vardır.
Mahkeme itirazı altı iş günü içinde karara bağlar. Bu işler acele mevaddandır.
Kararlar kesindir.


            
Ç) Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık durumları böyle bir
işyerinde çalışmalarına engel teşkil ediyorsa, bunlar dahi çalışmaktan
alıkonulur.


            
D) Yukarıdaki bentler gereğince işyerlerinde işçiler için tehlikeli olan tesis
ve tedbirlerin veya makine ve cihazların ne şekilde işletilmekten alıkonulacağı
ve bunların ne şekilde yeniden işletilmelerine izin verilebileceği, işyerinin
kapatılması ve açılması, işin durdurulmasına veya işyerinin kapatılmasına karar
verilinceye kadar acil hallerde alınacak tedbirlere ilişkin hususlar ile
komisyonda görev yapacak işçi ve işveren temsilcilerinin nitelikleri, seçimi,
komisyonun çalışma şekil ve esasları bir tüzükte gösterilir.





1126-28


 


            
E) Bir işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin verilmiş olması 74 üncü
maddede yazılı tüzük hükümlerinin uygulanmasına hiçbir zaman engel olamaz.


            
F) Bu maddenin (A) ve (B) bentleri gereğince makine, tesisat ve tertibat veya
işin durdurulması veya işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere
işveren, ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere
meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermeye zorunludur.


            
İşçi sağlığı ve iş güvenliği kurulu:


            
Madde 76 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çalışma Bakanlığınca lüzum görülecek işyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği
ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere birer "işçi sağlığı ve 
işgüvenliği kurulu" kurulur. Bu kurulların hangi işyerlerinde kurulacağı,
teşekkül tarzları, çalışma usulleri, ödev ve yetkileri Çalışma Bakanlığınca
çıkarılacak bir tüzükte tespit edilir.


            
İçki veya uyuşturucu madde kullanma yasağı:


            
Madde 77 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A) İşyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü
içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.


            
B) İşveren; işyeri eklentilerinden sayılan kısımlarda, ne gibi hallerde, hangi
zamanda ve hangi şartlarla alkollü içki içilebileceğini tayin ve tespit
edebilir.


            
C) (A) bendindeki işyerinde alkollü içki kullanma yasağı;


            
1. Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin gereği olarak imalatı
kontrolle görevlendirilen işçiler,


            
2. Kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki satılan veya içilen
işyerlerinde işin gereği alkollü içki içmek zorunda olan işçiler,


            
3. İşinin niteliği gereği müşterilerle birlikte alkollü içki içmek zorunda olan
işçiler,


            
İçin uygulanmaz.


            
Ağır ve tehlikeli işler:


            
Madde 78 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
16 yaşını doldurmamış çocuklar ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamaz.


            
Hangi işlerin ağır ve tehlikeli işlerden sayılacağı, kadınlarla 16 yaşını
doldurmuş fakat 18 yaşını bitirmemiş çocukların hangi çeşit ağır ve tehlikeli
işlerde çalıştırılabilecekleri Çalışma ve Sağlık ve Sosyal Yardım
Bakanlıklarınca hazırlanacak bir tüzükte gösterilir.


            
Ağır ve tehlikeli işlerde rapor:


            
Madde 79 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin işe girişlerinde veya işin devamı
süresince bedence bu işlere elverişli ve dayanaklı oldukları; işyeri hekimi,
işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın
Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, Hükümet veya belediye doktorları
tarafından verilmiş muayene raporları olmadıkça; bu gibilerin işe alınmaları
veya işte çalıştırılmaları yasaktır.


            
İşyeri hekimi tarafından verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal
Sigortalar Kurumu hastanesi sıhhi kurulunca muayeneye tabi tutulur, verilen
rapor kesindir.





1126-29


 


            
Yetkili memurlar isteyince, bu raporları işveren kendilerine göstermek
zorundadır.


            
Bu raporlar her türlü resim ve harçtan muaftır.


            
Onsekiz yaşından küçük işçiler için rapor:


            
Madde 80 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
13 den 18 yaşına kadar (18 dahil) çocukların herhangi bir işe alınmalarından
önce; işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri; bunların bulunmadığı yerlerde
sırası ile en yakın sosyal sigortalar kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya
belediye tabiplerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartlarına göre
vücut yapılarının dayanıklı olduğunun raporla belirtilmesi ve bunların 18
yaşını dolduruncaya kadar en az her altı ayda bir aynı şekilde doktor
muayenesinden geçirilerek bu işte çalışmaya devamlarında bir sakınca olup
olmadığının kontrol ettirilmesi ve bütün bu raporların işyerinde muhafaza
ettirilerek yetkili memurların isteği üzerine kendilerine gösterilmesi
zorunludur.                            



            
Birinci fıkrada yazılı tabipliklerce verilen rapora itiraz halinde, işçi en
yakın sosyal sigortalar kurumu hastanesi sıhhi kurulunca muayeneye tabi
tutulur. Verilen rapor kesindir.


            
Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.


            
Gebe ve emzikli kadınlar için tüzük:


            
Madde 81 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gebe veya emzikli kadınların hangi dönemlerde ne gibi işlerde
çalıştırılmalarının yasak olduğu ve bunların çalışmalarında sakınca olmayan
işlerde hangi şartlar ve usullere uyacakları, ne suretle emzirme odaları veya
çocuk bakım yurdu (kreş) kurulması gerektiği Çalışma, Sağlık ve Sosyal Yardım
Bakanlıkları tarafından birlikte düzenlenecek bir tüzükte gösterilir.


            
Çeşitli tüzükler:


            
Madde 82 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çalışma veya Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıklarından birinin göstereceği lüzum
üzerine, bu bakanlıklar tarafından beraberce hazırlanmak suretiyle,


            
a) Ağır ve tehlikeli olarak gösterilmiş işlerden başka işler için de işçilerin
ilk önce doktora gösterilmelerini,


            
b) Bazı işlerde çalışan işçilerin belirli sürelerde genel olarak sağlık
muayenesinden geçirilmelerini,


            
c) Çeşitli veya bir kısım işlerde çalışan işçilerin sağlık durumlarının
aksaması, yaptıkları işin ürünlerine ve genel sağlığa yahut birlikte
çalıştıkları öteki işçilere zararlı olursa, bu gibilerin o işlerden
çıkarılmalarını,


            
ç) Ne durumda ve ne gibi şartları haiz olan işyerlerinde banyo, uyku, dinlenme
ve yemek yerleri ile işçi evleri ve işçi eğitimi yerleri yapılmasını,


            
Tespit eden tüzükler çıkarılabilir.


 


                                                              
ALTINCI BÖLÜM


                                                                 
İş ve İşçi Bulma


            
İş ve işçi bulma görevi:


            
Madde 83 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşçilerin elverişli oldukları işlere yerleşmelerine ve çeşitli işler için
elverişli işçiler bulunmasına, aracılık etme hususlarının düzenlenmesi; kamu
görevi olarak Devletçe yapılır.


            
Bu görev 4837 sayılı Kanunla kurulan İş ve İşçi Bulma Kurumunca yapılır.


            






1126-30


 


            
İş ve İşçi Bulma Kurumunun görevi:


            
Madde 84 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İş ve İşçi Bulma Kurumunun her çeşit ekonomik işletmelerle serbest sanat
niteliğinde olan öbür işler için bilgi toplamak, işçi isteme ve iş aramanın
düzene bağlanması yolunda gerekli çalışmaları yapmak ve işçi ücretlerinin iniş
çıkışlarını izleyip, geçim şartlarındaki yükseklikle karşılaştırılarak sosyal
sıkıntıların önüne geçmek için bütün yurtta yahut bir bölgede veya belediye
çevresinde alınması gereken tedbirleri tespit ve bunların uygulanmasına yardım
etmek, çeşitli iş kollarındaki işverenlerle işçileri gösteren cetvelleri
yayınlamak, mesleke yöneltmek, işçilerin mesleki eğitimlerinin yükselmesi ve
usta (kalifiye) işçi yetiştirilmesi için gerekli olan tedbirler üzerinde
çalışmak ve hizmet akitlerinin yapılmasına aracılık etmek ödevlerini bir ücret
karşılığı olmaksızın yapmakla yükümlüdür.


            
(Ek: 8/5/1985 - 3199/1 md.) Ancak, işverenlerden bu hizmetlerle ilgili
masraflar alınabilir.


            
Bu ödevlerin yapılış şekilleri bir tüzükte belirtilir.


            
Yasaklar:


            
Madde 85 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşçilere iş ve işlere işçi bulmak için, kazanç amacıyla olsun veya olmasın
faaliyet gösterilmesi, çalışılması veya büro açılması yasaktır.


            
Ancak, tarım işlerinde ücretli iş ve işçi bulma aracılığına, İş ve İşçi Bulma
Kurumu izin verebilir.(1)


            
İş ve İşçi Bulma Kurumundan izin almak ve bu Kurumca her zaman denetlenmek
kaydıyla bir işverenin yurt dışında kendi iş ve faaliyetlerinde çalıştıracağı
işçileri temin etmesi mümkündür. Şu kadarki; bu işlere karşılık bu kimselerden
hangi isim altında olursa olsun menfaat sağlanması yasaktır.


            
İş ve İşçi Bulma Kurumunun gereği halinde verilen izni geri alma yetkisi
saklıdır.


            
Tüzük:


            
Madde 86 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İş ve İşçi Bulma Kurumunca belirtilecek lüzum ve ihtiyaca göre, işverenlerin
işçi isteklerini ve bazı özel vasıfları bulunan işçilerin her halde İş ve İşçi
Bulma Kurumuna bildirmeleri ve genel olarak veya bazı özel vasıfları bulunan
bir kısım işçilerin herhangi bir işe alınmazdan önce mutlaka İş ve İşçi Bulma
Kurumuna baş vurarak kendilerini kaydettirmeleri ve "işçi karneleri"
almaları usulleriyle tarımda aracılığın işçi ve işveren teşekküllerinin yahut
derneklerin yaptıkları iş ve işçi bulma işlerinde, İş ve İşçi Bulma Kurumuna
muntazam surette rapor vermeleri zorunluğu çıkarılacak tüzüklerde gösterilir.


            
Taşımada öncelik:


            
Madde 87 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İş ve İşçi Bulma Kurumunun aracılığı ile iş bulmuş olan işçilerin çalışacakları
yerlere topluca gidişleri sırasında mümkün olan kolaylıklar öncelikle ele
alınır.


___________


(1) Bu
fıkra, 24/8/2000 tarihli ve 617 sayılı KHK'nın 37 nci maddesiyle "Ancak,
tarım işlerinde ücretli iş ve işçi bulma aracılığı ile özel istihdam
bürolarının faaliyetlerine Kurumca izin verilebilir. İzin verilen özel istihdam
büroları yönetmelikle belirlenecek meslekler ile üst düzey yöneticiler dışında
iş arayanlardan her ne ad altında olursa olsun menfaat temin edemez ve ücret
alamaz." şeklinde 1/9/2002 tarihinde yürürlüğe girmek üzere değiştirilmiş;
ancak bu hüküm yürürlüğe girmeden önce Anayasa Mahkemesinin 31/10/2000 tarihli
ve E.:2000/63, K.:2000/36 sayılı Kararı ile iptal edilmiş ve 8/8/2001 tarihinde
yürürlüğe girmiştir.


 





1126-31


 


                                                              
YEDİNCİ BÖLÜM


                                                     
İş Hayatının Denetim ve Teftişi


 


            
Devletin yetkisi:


            
Madde 88 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını Devlet izler, denetler ve
teftiş eder.


            
Bu ödev Çalışma Bakanlığına bağlı ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve
denetlemeye yetkili memurlarca yapılır.


            
Askeri işyerleriyle yurt emniyeti için gerekli maddeler imal olunan
işyerlerinin denetim ve teftişi konusu ve neticelerine ait işlemler Milli
Savunma Bakanlığı ile Çalışma Bakanlığınca müştereken tanzim olunacak bir
tüzüğe göre yürütülür.


            
Yetkili makam ve memurlar:


            
Madde 89 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
88 inci madde hükmünün uygulanması için iş hayatının izlenmesi, denetlenmesi ve
teftişiyle ödevli olan makamlar veya yetkili memurlar, işyerlerini işin
yürütülmesi tarzını ve ilgili defter, evrak ve hesapları, alet, edevat, cihaz
ve makinaları ham ve işlenmiş maddelerle, iş için gerekli olan malzeme ve
müştemilatı 90 ıncı maddede yazılı esaslara uyularak, gerektiği zamanlarda ve
işçilerin hayatına, sağlığına, güvenliğine, ilerleyip yetişmesine, dinlenmesine
veya oturup yatmasına ilişkin tesis ve tertipleri her zaman görmek, araştırmak
ve incelemek ve bu kanunla suç sayılan eylemlere rastladığı zaman bu hususta
Çalışma Bakanlığı tarafından çıkarılacak "İş Teftişi Tüzüğü" nde
açıklanan şekillerde yalnız bu halleri önlemek yetkisine sahiptirler.


            
Teftiş ve denetleme sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen
başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle ödevli makamlar veya memurlar
tarafından çağırıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli olan
belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek ve 1 inci fıkrada yazılı
yetkilerin içinde görevlerini yapmak için kendilerine karşı her çeşit kolaylığı
göstermek ve bu yoldaki emir ve isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle
ödevlidirler.


            
İş hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili memurlar tarafından tutulan
tutanaklar, aksi sabit oluncaya kadar muteberdir.


            
Yetkili memurların ödevi:


            
Madde 90 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İş  hayatını  izleme,  denetleme  ve  teftiş 
yetkisi  olan  makamlar  veya  memurlar  bu 
görevlerini  yaparlarken  işin normal  gidişini  ve 
işyerinin  işlemesini,  inceledikleri   konunun 
niteliğine  göre  mümkün  olduğu kadar, sekteye 
uğratmamak, durdurmamak ve güçleştirmemekle ve resmi işlemlerin yürütülüp
sonuçlandırılması için, açıklanması gerekmedikçe, işverenin ve işyerinin meslek
sırları ve şartları, ekonomik ve ticari hal ve durumları hakkında gördükleri ve
öğrendikleri hususları tamamen gizli tutmak ve kendileri tarafından bilgileri
ve ifadeleri alınan yahut kendilerine baş vuran veya ihbarda bulunan işçilerin
ve başka kişilerin isimlerini ve kimliklerini açıklamamakla yükümlüdürler.


            
Muafiyet:


            
Madde 91 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşçi ve işverenlerle bunların meslek kuruluşları tarafından kendilerini
ilgilendiren ve iş hayatına ilişkin işlerde Çalışma Bakanlığına yazı ile
başvurma halinde bu dilekçeler ve bunlarla ilgili tutanak, evrak, defter ve
işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.





1126-32


 


            
Sair merciler tarafından yapılan teftişler:


            
Madde 92 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili
makamlar işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin vermeden önce, Çalışma
Bakanlığınca iş mevzuatına göre verilmesi gerekli kurma izni ve işletme
belgesinin mevcudiyetini kontrol ederler. Çalışma Bakanlığınca kurma izni ve
işletme belgesi verilmemiş işyerlerine belediyeler veya diğer ilgili makamlarca
da kurma veya açılma izni verilemez.


            
Kamu kurum ve kuruluşlarının işyerlerinde yapacakları işçi sağlığı ve
işgüvenliği ile ilgili teftiş ve denetlemelerin sonuçlarını ve bu yolda
yapacakları işlemleri o yer için yetkili bölge çalışma müdürlüğüne bildirirler.


            
İşyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili
makamlar her ay bu hususta izin verdikleri, işveren ve işyerinin isim ve adresini
ve yapılan işin çeşidini gösterir listeleri bir sonraki ayın 15'ine kadar o
yerin bağlı bulunduğu bölge çalışma müdürlüğüne bildirirler.


            
Teftiş defteri:


            
Madde 93 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşverenler, işlettikleri işyerlerinde ve bunların ilgili kollarında yetkili
makamlarca yapılan teftişlerin sonuçlarının yazılması için özel bir defter
bulundurmakla yükümlüdürler. Bu defterlerin şekli, ne yolda doldurulacağı ve bununla
ilgili işlemlerin usulleri "iş teftişi tüzügü" nde gösterilir.


            
İş denetimi ve teftişine yetkili mercilerin bu kanunun uygulanması ile ilgili
olarak gönderdikleri belgeleri işverenler, süresi içinde cevaplandırıp geri
çevirmek zorundadırlar.


            
İşçi ve işverenin sorumluluğu:


            
Madde 94 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İş denetimi ve teftişine yetkili makamlar veya memurlar tarafından ifade ve
bilgilerine baş vurulan işçilere, işverenlerin gerek doğrudan doğruya ve gerek
dolayısiyle telkinlerde bulunmaları, işçileri gerçeği saklamaya yahut
değiştirmeye sevk veya herhangi bir suretle zorlamaları veyahut işçilerin
ilgili makamlara baş vurmaları haber ve ifade vermeleri üzerine, bunlara karşı
kötü davranışlarda bulunmaları yasaktır.


            
İşçilerin çalıştıkları veya ayrıldıkları işyerleriyle işverenleri hakkında
ilgili makamlar ve memurlara gerçeğe uygun olmayan haberler vererek ilgili
makam ve memurları lüzumsuz işlemlerle uğraştırmaları veya işverenleri haksız
yere kötü duruma düşürmeye kalkışmaları ve ilgili makamlarca kendilerinden
sorulan hususlar için doğru olmayan cevaplar vererek denetim ve teftişin
yapılmasını güçleştirmek veya yanlış bir sonuca vardırmak gibi kötü niyetli
davranışlarda bulunmaları yasaktır.


            
Zabıtanın yardımı:


            
Madde 95 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanun hükümlerinin tam ve gerektiği gibi uygulanabilmesi için işyerlerini
teftiş ve denetlemeye yetkili makamlar veya memurların gerekli gör-meleri ve
istemeleri halinde, zabıta kuvvetleri, bu makamlar veya memurların görevlerini
iyi bir şekilde yapabilmelerini sağlamak üzere kendilerine her türlü yardımda
bulunmakla yükümlüdürler.


 


                                                            
SEKİZİNCİ BÖLÜM


                                                                
Sosyal Sigortalar


            
Devletin fonksiyonu:


            
Madde 96 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sosyal Sigortalar Devlet tarafından kanunla düzenlenir ve denetlenir.





1126-33


 


DOKUZUNCU
BÖLÜM


Ceza Hükümleri


            
Genel hükümlere ilişkin cezalar:


            
Madde 97 – (3/11/1988 tarihli ve 3493 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 3 üncü maddesi hükmüne aykırı davrananlardan; beş işçiye kadar (beş
işçi dahil) işçi çalıştıranlara yüzbin lira, daha fazla işçi çalıştıranlara
üçyüzbin lira para cezası verilir.


            
Bu para cezasının kesinleşmesinden sonra suçun tekrar işlenmesi halinde
yukarıda yazılı para cezaları yarısı oranında artırılarak uygulanır.


            
Hizmet akdine ilişkin cezalar:


            
Madde 98 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun;


            
A) (1) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hizmet akdini yazılı
olarak yapmayan ve ikinci fıkrada sözü edilen belgeyi vermeyen,


            
(2) 10 uncu maddede anılan takım sözleşmesini yazılı yapmayan,


            
(3) 13 üncü maddede belirtilen ihbar süresine ilişkin ücreti, 14 üncü maddede
yazılı hallerde kıdem tazminatını ödemeyen, (1)


            
(4) 19 uncu maddeye aykırı olarak ihbar süresi içinde işçiye yeni iş arama izni
vermeyen,


            
(5) 20 nci maddede yazılı belgeyi işçiye vermeyen veya bu belgede gerçeğe
aykırı bilgi veren veya 21 inci maddede yazılı işçi çalışma ve kimlik karnesini
vermeyen,


            
(6) 22 nci maddeye aykırı hareket eden,


            
(Değişik: 3/11/1988 - 3493/17 md.) Beş işçiye kadar (beş işçi dahil)
işçi çalıştıran işveren veya vekiline yüzbin lira, daha fazla işçi
çalıştıranlara üçyüzbin lira para cezası; tekrarı halinde belirtilen bu cezalar
iki kat  olarak verilir.


            
B) (Değişik: 3/11/1988 - 3493/17 md.) 24 üncü maddesindeki hükümlere
aykırı hareket eden işveren veya vekiline beşyüzbin lira para cezası verilir. (2)


            
C) (Değişik: 21/10/1998 - 4382/3 md.) 25 inci maddedeki hükümlere aykırı
hareketle sakat ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya vekiline
çalıştırmadığı her sakat ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için yetmiş
milyon lira para cezası verilir. 25 inci maddede öngörülen kontenjanların
üstünde sakat ve eski hükümlü istihdam eden işverenlerin, kontenjan fazlası
sakat ve eski hükümlüler için 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre ödemeleri
gereken işveren sigorta prim hisselerinin yüzde ellisini kendileri yüzde
ellisini de Hazine öder.


            
Bu bentte belirtilen para cezası, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere
bir önceki yılda uygulanan ceza tutarının, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun "yeniden değerleme oranı"nda artırılarak uygulanır. Bu
suretle hesaplanacak ceza tutarlarında bir milyon liradan az olan kesirler
dikkate alınmaz.


            
Bu bent uyarınca tahsil edilen para cezaları, İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel
Müdürlüğü bütçesinin Maliye Bakanlığınca açılacak özel tertibine gelir
kaydedilir.


            
Bu hesapta toplanan paralar sakat ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve
mesleki rehabilitasyonu, kendi işini kurma ve bu gibi projelerde kullanılmak
üzere İş ve İşçi Bulma Kurumuna aktarılır. (3)


________________


(1)    
Bu alt bentte bulunan
“13 üncü maddenin (A) bendinde” ibaresi 9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunla
“13 üncü maddede” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2)     Bu bentte bulunan “24 üncü maddesindeki hükümlere
aykırı olarak işçi çıkaran veya işyerine yeni işçi alan işveren veya vekiline
işten çıkardığı veya işe aldığı her işçi için” ibaresi 9/8/2002 tarihli ve 4773
sayılı Kanunla “24 üncü maddesindeki hükümlere aykırı hareket eden işveren veya
vekiline” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(3)     Bu bentte yer alan para cezasına ilişkin hükmün kamu
kurum ve kuruluşlarına yönelik olarak 2003 yılında uygulanmayacağı, 29/3/2003
tarihli ve 4833 sayılı 2003 Mali Yılı Bütçe Kanununun 51 inci maddesi ile hüküm
altına alınmıştır.





1126-34


 


            
D) 14 üncü madde hükümlerine aykırı harekette bulunarak kıdem tazminatının
öngörülen esaslar dışında veya saptanan miktar veya tavan aşılarak ödenmesi
için emir veya talimat veren veya bu yolda hareket eden özel veya kamu kurumu
veya kuruluşların yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, müessese müdürü,
muhasebe müdürü gibi yetkili sorumluları hakkında, fiil daha ağır cezayı
gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde altı aydan iki seneye kadar hapis
ve yirmibin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Kanuna
aykırı olarak fazla ödenen miktarın da ayrıca Hazine lehine resen tahsiline
karar verilir.


            
Ücrete ilişkin cezalar:


            
Madde 99 – (3/11/1988 tarihli ve 3493 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A) İşçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden veya hizmet akdinden doğan
ve 26 ncı maddede belirtilen ücretini süresi içinde kasten; ödemeyen veya
noksan ödeyen işveren veya işveren vekiline bu durumda bulunan her işçi için
üçyüzbin lira para cezası verilir.


            
B) (1) – 30 uncu maddede yazılı ücrete ilişkin hesap pusulalarını işçiye
vermeyen, 31 inci maddede gösterilen tutardan fazla olarak işçi ücretlerinden
zarar karşılığı kesinti yapan veya zarar yapmaksızın işten çıkan işçiye
tazminatını iade etmeyen veya mahsup yaptığı halde istek üzerine hesap ve
belgeleri göstermeyen, 32 nci maddede belirtilen sebepler dışında işçiye ücret
kesintisi cezası kesen yahut bu paraları aynı bentte gösterilen sürede bu
hesaba yatırmayan işveren veya işveren vekiline ikiyüzbin lira para cezası
verilir.


            
(2)– 33 üncü maddede belirtilen komisyonun tespit ettiği asgari ücretleri
işçiye ödemeyen veya noksan ödeyen, 34 üncü maddede sözü edilen sebepler
dolayısıyla çalışmayan işçiye yarım ücret ödemeyen, 35 inci maddede yazılı
şartlar dışında fazla çalışma yaptıran veya aynı maddede gösterilen fazla
çalışma ücretini ödemeyen veya noksan veya 36 ve 37 nci maddelerdeki hükümlere
aykırı ödeyen 38, 41, 42, 43, 47 ve 54 üncü maddelerdeki şartlar ve usullere
uymayarak bu maddelerde gösterilen ücretleri ödemeyen veya noksan ödeyen
işveren veya vekiline beşyüzbin lira para cezası verilir.


            
(3)– 48 inci maddede gösterilen yüzdelerin hesabına ait usullere uymayan, 52
nci maddenin son fıkrasında belirtilen ücretsiz ilave izni vermeyen veya
ücretli izin kullanan işçiye peşin olarak bu izne ait ücretini ödemeyen veya 56
ncı maddedeki hak edilmiş izni kullanmadan hizmet akdinin feshi halinde bu izne
ait ücreti ödemeyen, 57 nci maddede belirtilen yönetmelik hükümlerine aykırı
hareket eden veya 60 ıncı maddede sözü edilen sebepler dolayısıyla işçi
ücretinde indirme yapan işveren veya işveren vekiline birmilyon lira para
cezası verilir.


            
İşin düzenlenmesine ilişkin cezalar:


            
Madde 100 – (3/11/1988 tarihli ve 3493 sayılı Kanunn hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 61 inci maddesinde ve bu maddede belirtilen tüzükte tespit olunan iş
müddetlerine aykırı olarak işçilerini çalıştıran veya 64 üncü maddedeki ara
dinlenmelerini bu maddeye göre uygulamayan veya işçileri 65 inci maddeye aykırı
olarak geceleri 7,5 saatten fazla çalıştıran, gece ve gündüz postalarını
değiştirmeyen, 67 nci madde hükmüne aykırı hareket eden, 68 inci madde
hükümlerine aykırı olarak bu maddede belirtilen yerlerde 18 yaşını doldurmamış
erkek çocukları ve her yaştaki kadınları çalıştıran, 69 uncu maddede anılan
tüzük hükümlerine aykırı olarak hareket eden ve aynı maddenin birinci
fıkrasındaki yazılı yasağa uymayan, 70 inci maddedeki hükme aykırı olarak
doğumdan evvel ve sonraki müddetlerde gebe veya doğum yapmış kadınları
çalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen, 72 nci maddede belirtilen tüzük
hükümlerine uymayan işveren veya işveren vekiline birmilyonbeşyüzbin lira para cezası
verilir.





1126-35


 


            
İşçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin cezalar:


            
Madde 101 – (3/11/1988 tarihli ve 3493 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 73 üncü maddesi hükmüne aykırı hareket eden, 74 üncü maddenin ikinci
fıkrasında belirtilen kurma veya işletme belgesi almadan bir işyerini açan, 74
üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen tüzüklerdeki hükümlere uymayan
işveren veya işveren vekiline, alınmayan her işçi sağlığı veya iş güvenliği
tedbiri için birmilyon lira para cezası verilir. Alınmayan tedbirler oranında
takip eden her ay için aynı miktar ceza uygulanır.


            
Madde 102 –  (3/11/1988 tarihli ve 3493 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 75 inci maddesine göre durdurulan işi izin almadan devam ettiren
veya kapatılan işyerini izinsiz açan işveren veya vekiline birmilyonbeşyüzbin
lira para cezası verilir.


            
Madde 103 – (3/11/1988 tarihli ve 3493 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
76 ncı maddede öngörülen tüzükteki “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulu” nu
işyerinde kurmaktan kaçınan veya kurup da çalışmasına engel olan işveren veya
işveren vekiline birmilyon lira para cezası verilir. Bu cezanın
kesinleşmesinden sonra maddede belirtilen suçun tekrar işlenmesi halinde
belirtilen ceza yarısı oranında artırılarak uygulanır.


            
Madde 104 – (3/11/1988 tarihli ve 3493 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 77 nci maddesi hükümlerine aykırı davrananlara yüzbin lira, ağır ve
tehlikeli işlerde 16 yaşından küçükleri çalıştıran veya 78 inci maddede
belirtilen tüzükte gösterilen yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştıran işveren
veya işveren vekiline birmilyonbeşyüzbin lira, 79 uncu madde hükmü gereğince
işçilere doktor raporu almayan veya istek halinde ilgili memura göstermeyen
veya 80 inci madde gereğince alınması gereken raporu almayan veya bu raporları
istek halinde yetkili memurlara göstermeyen işveren veya vekiline beşyüzbin
lira, 81 inci maddede öngörülen tüzükte gösterilen şartlara ve usullere uymayan
ve 82 nci maddede anılan tüzük hükümlerini yerine getirmeyen işveren veya
işveren vekiline birmilyonbeşyüzbin lira para cezası verilir. Bu cezanın
kesinleşmesinden sonra yukarıda sayılan suçların tekrar işlenmesi halinde
belirtilen cezalar yarısı oranında artırılarak uygulanır.


            
İş ve işçi bulmaya ilişkin cezalar:


            
Madde 105 – (29/7/1983 tarihli ve 2869 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 85 inci maddesine aykırı hareket eden gerçek ve tüzelkişilerin bu
işle ilgili büroları kapatılır ve bu fiilleri yapanlar hakkında eylem başka bir
suçu oluştursa dahi ayrıca bir yıldan az olmamak üzere hapis ve altmışbin
liradan az olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.


            
Yukarıdaki fıkradaki eylemler dış ülkelere işçi göndermek amacıyla yapıldığı
takdirde üç yıldan az olmamak üzere hapis ve üçyüzbin lira ağır para cezası
hükmolunur.


            
Tekerrür halinde belirtilen cezalar iki katına kadar artırılır.


            
İş hayatının denetim ve teftişine ilişkin cezalar:


            
Madde 106 – (3/11/1988 tarihli ve 3493 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında sayılan yükümlülükleri yerine
getirmeyen ve aynı maddenin birinci fıkrasındaki yetkili makam ve iş
müfettişlerine karşı gereken kolaylığı göstermeyen işveren veya işveren
vekillerine, 93 üncü maddede öngörülen tüzük hükümlerine ve aynı maddenin
ikinci fıkrasındaki bildiri şartına uymayan işveren veya işveren vekillerine 94
üncü maddenin birinci fıkrasındaki yasaklara uymayan işveren veya işveren
vekilleriyle 94 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki yasaklara uymayan işçilere
ikiyüzbin lira para cezası verilir.





1126-36


            
Yukarıda sözü geçen yetkili makam ve işmüfettişlerinin bu Kanundan veya diğer
kanunlardan doğan her çeşit teftiş, denetleme yetki ve görevleri gereğince,
görevlerinin yerine getirilmesi sırasında istedikleri bilgileri vermeyen veya
görevlerini yapma veya sonuçlandırmaya engel olan kimselere eylem başka bir
suçu oluştursa dahi ayrıca birmilyon lira para cezası verilir.


            
Bu cezanın kesinleşmesinden sonra yukarıdaki fıkralarda yazılı olan suçların
tekrar işlenmesi halinde belirtilen cezalar yarısı oranında artırılarak
uygulanır.


            
Madde 107 – (3/11/1988 tarihli ve 3493 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu bölümde cezası özel olarak gösterilmemiş olan yasaklara aykırı hareket eden
veya zorunluluklara uymayan işveren veya işveren vekillerine ikiyüzbin lira
para cezası verilir.


            
Madde 108 – (3/11/1988 tarihli ve 3493 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunda öngörülen idari nitelikteki para cezaları gerekçesi belirtilmek
suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 98 inci
maddenin (D) bendindeki ceza hükümlerini uygulamaya mahallin sulh ceza
mahkemeleri, 105 inci maddesinde yer alan eylemlerden dolayı açılan davalarda
ise asliye ceza mahkemeleri yetkilidir. Bu davalar acele mevaddandır.


            
İdari nitelikteki para cezaları ilgililere usulüne göre tebliğ edilir. Bu para
cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde yetkili sulh ceza
mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa
sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre mahalli mal
memurluğunca tahsil olunur.


                                                             
ONUNCU BÖLÜM


                                                                  
Son Hükümler


            
Madde 109 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yürürlükten kaldırılan 3008 sayılı İş Kanununun 13 üncü maddesi hükümleri
haklarında uygulanmayanlar için, Kanunun 14 üncü maddesinde sözü geçen kıdem
tezminatı hakkı bu Kanunun yürürlüğe giriş tarihinden itibaren başlar.


            
Madde 110 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği günden başlayarak:


            
A) 3003 sayılı Kanun ve bu Kanunu değiştiren; 3516, 3612, 5518, 5868, 6298,
7284,7285 sayılı Kanunlar,


            
B) 5837 sayılı Kanun ve bu Kanunu değiştiren 6734 sayılı Kanun,


            
C) 6032 sayılı Kanun,


            
Ç) 7467 sayılı Kanun,


            
D) 1061 sayılı Kanun,


            
E) 1225 sayılı Kanun,


            
F) 1248 sayılı Kanun,


            
G) 5953 sayılı Kanunu değiştiren 6253 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi
yürürlükten kaldırılmıştır.





1126-37


 


            
Ek Madde 1 – (22/2/1979 tarihli ve 2184 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 5 inci maddesinin (e) fıkrasında sözü geçen kaloriferli konut
kapıcıları ile çalışmasını aynı işverene veya aynı konuta hasreden konut
kapıcılarının işvereni konutun maliki veya ortaklarıdır.


            
Konut yöneticisi işveren vekili olup, mali sorumluluklar işverene ait olmak
üzere, yargı uyuşmazlıklarında ve bu Kanunun uygulanması bakımından işverenin
temsilcisidir.


            
Kapıcı konutları için kira istenemez.


            
Kapıcıların hizmetlerinin kapsam ve niteliği ile günlük çalışma sürelerinin,
hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık ücretli izin hakları
ve kapıcı konutları ile ilgili hususların düzenlenmesinde uygulanacak değişik
şekil ve esaslar bu Kanunda tanınan haklar saklı tutularak Çalışma Bakanlığınca
çıkarılacak bir tüzükte belirtilir.


            
Ek Madde 2 – (5/5/1981 tarihli ve  2457 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurum ve kuruluşların,
haklarında 1475, 854, 5953 ve 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmayan
personeli ile kamu kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilenlere mevzuat
veya sözleşmelerine göre kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödemeler kıdem
tazminatı sayılır ve bu kanunun 14 üncü maddesindeki esaslara ve miktara göre
ödenir.


            
Bu maddeye aykırı hareket edenler hakkında da 98 inci maddenin ilgili hükmü
uygulanır. 


            
Ek Madde 3 – (12/4/1989 tarihli ve 3528 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5 inci maddenin birinci fıkrasının 2 numaralı bendi ile 5 numaralı bendinde
sayılan işyerlerinde çalışan işçiler hakkında 26, 28, 31 ve 32 nci madde
hükümleri uygulanır. Bu maddelere muhalefet halinde ilgililer hakkında
muhalefete ilişkin ceza hükümleri tatbik edilir.


            
Ek Madde 4– (Ek: 9/8/2002-4773/7 md.)


            
Tarımdan sayılan
işlerde çalışanların, çalışma koşullarına ilişkin hükümleri, hizmet akdî,
ücret, işin düzenlenmesi ile ilgili hususlar altı ay içinde çıkarılacak bir
yönetmelikle düzenlenir.


            
Geçici Madde 1 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A) İptal edilen 931 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesine göre halen
yürürlükte bulunan tüzük ve yönetmeliklerin bu Kanun hükümlerine aykırı olmayan
hükümleri yenileri çıkarılıncaya kadar yürürlükte kalır.


            
B) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 3003 sayılı Kanuna göre Mahalli Asgari
Ücret Tespit Komisyonlarınca alınıp da henüz kesinleşmemiş bulunan kararlarla
bunlara ilişkin her türlü işlemler durdurulur.


            
C) İptal edilen 931 sayılı Kanuna göre alınmış bulunan asgari ücret kararı, bu
Kanunun 33 üncü maddesine göre yeniden tespit yapılıncaya kadar yürürlükte
kalır.


            
Ç) İptal edilen 931 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinden doğan kıdem tazminatı
hakkı saklıdır.





1126-38


 


            
D) Bu Kanunda sözü geçen yönetmelikler üç ay içinde, tüzükler Kanunun yürürlük
tarihinden başlayarak en geç bir yıl içinde hazırlanır ve tüzük tasarıları
Danıştay’a tevdi tarihinden itibaren en geç iki ay içinde tetkik edilerek
karara bağlanır.


            
Geçici Madde 2 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihte iptal edilen 931 sayılı Kanunun geçici 2 nci
maddesine göre bildiride bulunanlar için yeniden bildirme mecburiyeti yoktur.


            
Geçici Madde 3 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce 3008 sayılı İş Kanunu kapsamında olan
işyerlerinde, anılan Kanunun değişik 29 uncu maddesine uyularak yapılmış olan
iç yönetmeliklerde yer alan veya iş ihtilafları yahut hakem heyetleri karariyle
veya sair şekillerde kesinleşmiş olup yürürlükte bulunan iş şartları ile iş
düzeni ve Sosyal yardımların uygulanmasına toplu iş sözleşmesi veya hizmet
akidleri ile yeni iş şartları kuruluncaya kadar devam olunur.


            
Geçici Madde 4 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tarım İş Kanununun yürürlüğe girmesine kadar tarım işçilerinin asgari ücretleri
bu Kanunun 33 üncü maddesindeki esaslara göre ve ayrıca tespit olunur.


            
Tespit olunan bu ücret, Tarım İş Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra, o Kanun
uyarınca asgari ücret tespit oluncaya kadar geçerlidir.


            
Tarım ve orman işçilerinin asgari ücretlerinin tespiti sırasında Komisyona
Tarım, Orman ve Köy İşleri Bakanlıkları ile T. Ziraat Odaları Birliği ve tarım
ve orman işkollarında kurulu en çok üyesi bulunan işçi sendikalarından da birer
temsilci katılır.


            
Geçici Madde 5 – (4/7/1975 tarihli ve 1927 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
14 üncü maddenin son fıkrası gereğince tesisi öngörülen fona ilişkin kanun
çıkarılıncaya kadar, kıdem tazminatının işveren tarafından doğrudan doğruya
ödenmesine devam olunur.


            
Geçici Madde 6 – (22/2/1979 tarihli ve 2184 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ek maddede belirlenen tüzük, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç
altı ay içinde düzenlenir.


            
Geçici Madde 7 – (5/5/1981 tarihli ve 2457 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
12/9/1980 ile 23/10/1980 tarihleri arasında işten ayrılan hizmet erbabına
ödenen veya hak edilmiş olmakla beraber henüz kısmen veya tamamen ödenmeyen
kıdem tazminatlarının, 854 sayılı Deniz İş Kanununun 2319 sayılı Kanunla
değişik 20 nci maddesi ile 1475 sayılı İş Kanununun 2320 sayılı Kanunla değişik
14 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre hesaplanan miktarı veya tavanı aşan
kısımları, işveren tarafından herhangi bir nedenle hizmet erbabından geri
istenemez, alınamaz veya yapılacak kanuni kesintiler dışında eksik ödenemez.


            
Geçici Madde 8 – (5/5/1981 tarihli ve 2457 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
12/9/1980 ile 23/10/1980 tarihleri arasında işten ayrılan hizmet erbabına
herhangi bir sebeple ödenmemiş bulunan kıdem tazminatlarının vergiden istisna
edilecek kısmı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2320 sayılı Kanunla Değişik
25 inci maddesinin 7 nci fıkrasına göre hesaplanır ve istisna miktarını aşan
kısmı, ödemenin yapıldığı anda, Gelir Vergisi Kanununun işten ayrılma tarihinde
yürürlükte bulunan hükümlerine göre işveren tarafından vergi tevkifatına tabi
tutulur.                 
                                                              


            
Geçici Madde 9 – (5/5/1981 tarihli ve 2457 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
12/9/1980 ile 23/10/1980 tarihleri arasında işten ayrılan hizmet erbabı ile
ilgili olarak işverenler (Genel ve Katma Bütçeye dahil idareler, Mahalli
İdareler, Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Dönersermayeler ve Fonlar ile diğer kamu
kurumları dahil), her hizmet erbabı için ayrı ayrı olmak üzere, ödedikleri
kıdem tazminatının miktarını, bunlar üzerinden tevkif ettikleri vergileri,
işten ayrılan hizmet erbabına yaptıkları diğer yıllık ücret ödemeleri ile
bunlar üzerinden tevkif ettikleri vergileri, hizmet erbabına kıdem tazminatına
esas hizmet sürelerini, kıdem tazminatının vergiden istisna  edilen 
miktarlarını  ve  hizmet erbabının adı soyadı ve adreslerini gösterir
cetvelleri ikişer





1126-39


 


nüsha
olarak düzenlemek, tasdik etmek ve bir nüshasını bu kanunun yayımı tarihinden
itibaren bir ay içinde vergi sorumlusu sıfatıyla bağlı oldukları vergi
dairelerine, diğer nüshasını Maliye Bakanlığına göndermek zorundadırlar.


            
Vergi daireleri tarafından işverenlerce verilecek cetveller üzerinden 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2320 sayılı Kanunla Değişik 25 nci maddesinin 7
nci fıkrası hükmü dikkate alınarak, her hizmet erbabı için ayrı ayrı
hesaplanacak vergi farkları bir ay içinde ihbarname ile hizmet erbabına tebliğ
edilir. Bu suretle tebliğ edilen vergi farkları tebliğ tarihinde 1980 takvim
yılına ilişkin olarak ikmalen tarh olunmuş addolunur.


            
Hizmet erbabı kendilerine tebliğ edilen bu vergileri, tebliğ tarihini takip
eden 12 ay içinde ve 6 eşit taksitte kendilerine tebligatı yapan vergi
dairesine yatırmak zorundadırlar. Vadesinde ödenmeyen vergiler için 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümleri uygulanır.


            
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca yıllık beyanname veren mükelleflerin,
bu madde hükmüne göre 1980 takvim yılı geliri olarak vergilendirilen ücretleri
yıllık gelir vergisi beyannamelerine dahil edilmez ve bu maddeye göre ödenen
vergiler yıllık beyannameler üzerinden hesaplanacak vergilerden mahsup edilmez.


            
İşverenlerin (muhtasar beyanname verme yükümlülüğü olmayanlar hariç) eksik,
yanlış veya yanıltıcı bilgi vermesi veya süresinde bilgi vermemesi nedeniyle
zamanında tarh ve tahsil edilemeyen vergiler, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
hükümlerine göre cezalı olarak işverenler adına tarh olunur. İşverenlerin
münhasıran bu surette ödeyecekleri vergiler için asıl mükelleflere rücu hakkı
saklıdır.


            
Kurma izni ve işletme belgesi verilmesi:


            
Geçici Madde 10 – (29/7/1983 tarihli ve 2869  sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1 Ağustos 1983 tarihinden önce kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açılmış
bulunan işyerlerinde birinci ve ikinci derecede noksanların bulunmadığının
Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde resen veya işverenin başvurusu
üzerine yapılan teftişte tespit edilmesi halinde o işyerine işletme belgesi
verilir.


            
Sadece ikinci derecede noksanların bulunduğu işyerlerine ise geçici işletme
belgesi verilir. Yetkili makamlarca belirtilen süre içerisinde bu noksanların tamamlanması
halinde geçici işletme belgesi yerine işletme belgesi verilir.


            
Geçici Madde 11 – (29/7/1983 tarihli ve 2869  sayılı Kanunun hükmüdür.)



            
61 inci maddede indirilen çalışma süreleri nedeniyle, toplu iş sözleşmeleri
veya hizmet akitlerinin yürürlük süresince, işçilerin ücret ve paraya ilişkin
diğer haklarında herhangi bir indirim yapılamaz.


            
Geçici Madde 12 – (12/4/1989 tarihli ve 3528 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
74 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre çıkartılması gereken İşyerlerini Kurma
İzni ve İşletme Belgesi Verilmesine İlişkin Tüzük yürürlüğe girmeden önce kurma
izni alınmadan açılmış bulunan işyerlerine, kurma izni aranmaksızın ve gerekli
şartları haiz olmaları kaydıyla işletme belgesi verilebilir.


            
Geçici Madde 13– (9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşyeri temsilcileri ile ilgili olarak
yeni bir düzenleme getirilinceye kadar, işyerinde sendika temsilcilerinin
bulunmadığı hallerde, o işyerinde çalışan işçiler tarafından 2821 sayılı
Sendikalar Kanununun 34 üncü maddesinde belirlenen sayıda seçilecek işçi
temsilcileri görev yaparlar.





1126-40


 


            
Ek Geçici Madde 1 – (10/2/1982 tarihli ve 2762 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kıdem tazminatının
yıllık tavan miktarı ile Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet
memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet
yılı için ödenecek azami emekli ikramiye miktarı eşitleninceye kadar, beher yıl
için ödenecek kıdem tazminatı tavanı 2 500 göstergenin bütçe kanunları ile
belirlenen memur aylık katsayısı ile çarpılması suretiyle bulunacak tutar ile
(75 000) yetmişbeşbin lira arasındaki farkın dörtte birinin (75 000)
yetmişbeşbin liraya eklenmesi suretiyle tespit edilir.


            
Yürürlük:


            
Madde 111 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


            
Ancak; 9 uncu bölümde yer alan ceza hükümleri dışında kalan hükümleri,
12/11/1970 tarihinden geçerli olmak üzere uygulanır.


            
Madde 112 – (25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


 


 


 


 


 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?