1475 sayılı İş Kanunu

KanunNo: 1475Resmî Gazete: 01.09.1971 / 13943

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

 


İŞ
KANUNU[1]


 


Kanun Numarası                    : 1475


Kabul Tarihi                           : 25/8/1971


Yayımlandığı Resmî Gazete  : Tarih: 1/9/1971            Sayı: 13943


Yayımlandığı Düstur              : Tertip: 5                       Cilt:
10                Sayfa: 3102


 


 


Madde 1-13/E- (Mülga: 22/5/2003/4857/120 md.)


 


Kıdem tazminatı:


Madde 14 – (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 - 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet
akitlerinin:


1.
İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen
sebepler dışında,


2.
İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,


3.
Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle,


4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı
kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük
aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;[2]


5.
(Ek: 25/8/1999 - 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin
birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b)
alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun
Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen
sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri
ile işten ayrılmaları nedeniyle,


Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren
bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle
son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin
devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti
tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran
üzerinden ödeme yapılır.


(Değişik fıkralar: 17/10/1980 - 2320/1 md.):


İşçilerin
kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş
olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde
çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya
intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi
veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki
hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden,
itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi
halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak,
işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları
sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el
değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem
tazminatlarından yeni işveren sorumludur.[3] [4]


İşçinin
birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan
ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan
ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya
sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu
şart aranmaz.


T.C.
Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal
Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında
geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa
göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye,
bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu
kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.


Yukarıda
belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre
kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen
hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.


Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak
geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük
aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki
hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz.


Bu
maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler
ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar.


Aynı
kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.


Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden
yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı
hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan
günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına
esas tutulur.


Ancak,
son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin
işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı
süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.


(Değişik: 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer
alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci
fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile
ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının
zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi
için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine
hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.[5]


(Değişik: 17/10/1980 - 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30
günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine
değiştirilebilir.


(Değişik: 10/12/1982 - 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle
belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi
en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine
göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez.


(Değişik fıkralar: 17/10/1980 - 2320/1 md.):


İşçinin
ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni
mirasçılarına ödenir.


Kıdem
tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine
sigorta ettiremez.


İşveren
sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan
ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla veya Cumhurbaşkanlığı
kararnamesiyle kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir
bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon
tesis edilir.[6]


Fon
tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.


 


Madde 15-110- (Mülga: 22/5/2003/4857/120 md.)


 


Ek Madde 1-4- (Mülga: 22/5/2003/4857/120 md.)


 


Geçici Madde 1-13- (Mülga: 22/5/2003/4857/120 md.)


 


Ek Geçici Madde 1-(Mülga: 22/5/2003/4857/120 md.)


 


Madde 111-112- (Mülga: 22/5/2003/4857/120 md.)





1475
SAYILI ANA KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER


1 – 3/11/1988 tarih ve 3493 sayılı Kanunun geçici maddesi:


Geçici Madde – Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 6831, 1475, 2918 ve 2926 sayılı Kanun
hükümlerine muhalefetten açılan ve devam eden davalardan, kanunların
değiştirilen hükümlerine göre mahkemelerin görev alanı dışına çıkarılan
suçlarla ilgili olanlar hakkında görevsizlik kararı verilir, varsa tutuklular
derhal tahliye edilir. Kararın bir örneği ve tutanak ilgisine göre mahallin en
büyük mülki amirine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürüne,
Bağ-Kur İl Müdürüne, İl Emniyet Müdürlüğüne veya ilçe emniyet amirliğine veya
orman bölge şefliğine gönderilir. Bu makamlar, evrakın ilgilileri hakkında
tutanaklarında yazılı suçlarının Kanunun değişikliğinden önceki cezalarından
sadece para cezasının asgari haddini uygulamak suretiyle karar verirler.
Verilecek para cezasından, aynı suçtan dolayı tutuklu kalınan süreler 647
sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
birinci bendinde kabahatler için gösterilen asgari hadde göre hesap edilerek
mahsup edilir. Para cezaları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.


Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 6831, 1475, 2918 ve 2926 sayılı
Kanunların değiştirilen hükümlerine göre mahkemelerin görev alanı dışına
çıkarılan suçlardan dolayı kesinleşmiş ve henüz yerine getirilmemiş mahkümiyet
kararlarının sadece para cezasına ilişkin kısımları infaz olunur ve hükümlü
olanlar ise derhal tahliye edilir. İnfaz edilecek para cezasından, aynı suçtan
dolayı tutuklu ve hükümlü kalınan süreler 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde kabahatler için
gösterilen asgari hadde göre hesap edilerek mahsup edilir.





1475
SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA


ANAYASA
MAHKEMESİ İPTAL KARARLARININ YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ


TARİHLERİNİ
GÖSTERİR LİSTE


 







Değiştiren Kanunun/ KHK’nin veya İptal Eden Anayasa
Mahkemesi Kararının Numarası



1475 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri



Yürürlüğe Giriş Tarihi






1927







12/7/1975[7]






2184







28/2/1979






2320



Madde 1, 2



12/9/1980






Diğer Maddeleri



23/10/1980






2457







12/9/1980






2762







1/1/1983






2869







30/7/1983






2965







30/11/1983






3199







22/5/1985






3493







11/11/1988






3528







20/4/1989






4382







24/10/1998






4447







8/9/1999






KHK/617



Madde 37



1/9/2002






4773







15/3/2003 tarihinden geçerli olmak üzere 15/8/2002
tarihinde






4857







10/6/2003






KHK/700



14



24/6/2018 tarihinde birlikte
yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda
Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte (9/7/2018)









 











[1]
22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı Kanunun 120 nci maddesiyle, bu Kanunun 14 üncü
maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.







[2]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 60 ıncı maddesiyle, bu bentte yer alan
“kanunla” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle”
ibaresi eklenmiştir.







[3]
5/5/1981 tarih ve 2457 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle "Bu Kanunun neşri
tarihinden itibaren" deyimi, "12/7/1975 tarihinden itibaren"
şeklinde değiştirilmiştir.







[4]
5/5/1981 tarih ve 2457 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile "Bu Kanunun
neşrinden evvel" deyimi, "12/7/1975 tarihinden evvel" olarak
değiştirilmiştir.







[5] 9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunla bu fıkrada bulunan “13 üncü
maddenin (C) bendinde” ibaresi, “13 üncü maddesinde” olarak değiştirilmiştir.







[6] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 60 ıncı maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “kanunla” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Cumhurbaşkanlığı
kararnamesiyle” ibaresi eklenmiştir.







[7]
Anayasa Mahkemesinin 19/4/1977 tarih ve E. 1976/42, K. 1977/46 sayılı kararıyla
1927 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 1/2/1974 tarihinden geçerli olmak üzere
yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmış iken, bu hüküm iptal edilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?