5442 sayılı İl İdaresi Kanunu

KanunNo: 5442Resmî Gazete: 18.06.1949 / 7236

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

2221














 


İL İDARESİ KANUNU[1][2][3]


 


 


Kanun Numarası                         : 5442


Kabul Tarihi                                : 10/6/1949


Yayımlandığı Resmî Gazete       : Tarih: 18/6/1949     Sayı: 7236


Yayımlandığı Düstur                  : Tertip: 3     Cilt: 30          Sayfa:
1477





 


BÖLÜM : I


Mülki İdare Bölümlerinin Kuruluşları


 


Madde 1 – (Değişik: 12/5/1964-469/1 md.)


Türkiye,
merkezi idare kuruluşu bakımından coğrafya durumuna, iktisadi şartlara ve kamu
hizmetlerinin gereklerine göre illere; iller ilçelere ve ilçeler de bucaklara
bölünmüştür.


 


Madde 2 – İl,
ilçe ve bucak kurulması, kaldırılması, adlarının, bağlılıklarının, merkez ve
sınırlarının belirtilmesi ve değiştirilmesi aşağıda gösterilen şekilde yapılır:


A)
İl ve ilçe kurulması, kaldırılması, merkezlerinin belirtilmesi, adlarının
değiştirilmesi, bir ilçenin başka bir il'e bağlanması kanun ile;


B)
Bucak kurulması, kaldırılması, merkezinin belirtilmesi, il ilçe ve bucak
sınırlarının ve bucak adlarının değiştirilmesi bir köyün veya kasabanın veya
bucağın başka bir il ve ilçeye bağlanması, mühim mevki ve tabii arazi adlarının
değiştirilmesi Cumhurbaşkanı onayı ile;[4]


C)
Yeniden köy kurulması veya yerinin değiştirilmesi Bayındırlık ve Sağlık ve
Sosyal Yardım Bakanlıklarının mütalaası alınmak suretiyle;


Ç)
Köy ve kasabaların aynı ilçe içinde bir bucaktan başka bir bucağa bağlanması,
köy adlarının değiştirilmesi, köylerin birleştirilmesi ve ayrılması, bir köy,
mahalle veya semtin o köyden ayrılıp başka bir köy ile birleştirilmesi İçişleri
Bakanlığının tasvibiyle yapılır.


D)
(Değişik: 11/5/1959-7267/1 md.)  Kaza  kurulmasında  ve  kaldırılmasında, 
bir kazanın  başka  bir  vilayete  bağlanmasında  ve  merkezinin  belirtilmesinde, 
sınırlarının değiştirilmesinde ve (B, C, Ç) fıkralarında yazılı hallerde ilgili
vilayetler idare heyetleriyle umumi meclislerinin mütalaaları alınır.


(Mülga cümle: 2/3/2014-6529/16 md.)  


E)
İllere, ilçelere, bucaklara, merkez yapılan şehir, kasaba veya köyün adı
verilir. Şu Kadar ki, bunların coğrafi veya tarihi bir sanı varsa o da isim
olarak verilebilir.


 


BÖLÜM: II


İl İdaresi


 


Madde 3 –
(Değişik: 12/5/1964-469/1 md.)


İllerin
idaresi yetki genişliği esasına dayanır.


İllerde
genel idare teşkilatı il, ilçe ve bucak bölümlerine uygun olarak düzenlenir.


Belli
kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, birden çok ili içine alan çevrede, bu
hizmetler için yetki genişliğine sahip kuruluşlar meydana getirilebilir.


 


Madde 4 – İl
genel idaresinin başı ve mercii validir. Bakanlıkların kuruluş mevzuatına göre
illerde lüzumu kadar teşkilat bulunur. Bu teşkilatın her birinin başında
bulunanlar il idare şube başkanlarıdır. Bunların emri altında çalışanlar ilin
ikinci derecede memurlarıdır. Bu teşkilat valinin emri altındadır.[5]


Hakimler
Kanunu ile İcra ve İflas Kanununda yazılı yargıç, Cumhuriyet savcısı ve yargıç
sınıfında bulunanlarla bu kanunlarda yazılı adalet memurları, askeri birlikler,
askeri fabrika ve müesseseler, askerlik daire ve şubeleri bu madde hükmünden
müstesnadır.


 


Madde 5 – İllerde,
valilerin tayin ve tesbit ettiği işlerde yardımcılığını ve valinin bulunmadığı
zamanlarda vekilliğini yapmak üzere vali muavinleri bulunur. Valiliğin yazı
işlerinin düzenlenmesinden de vali muavini sorumludur.


(Mülga ikinci fıkra: 2/7/2018 - KHK/703/138 md.)[6]


 


I - İl memurlarının tayin usulü


 


Madde 6 – (Mülga: 2/7/2018 - KHK/703/138 md.)[7]


 


Madde 7 – (Mülga: 2/7/2018 - KHK/703/138 md.)[8]


 


Madde 8 – Yetiştirme
ve ikmal kaynakları Bakanlıklar veya tüzel kişiliği haiz genel müdürlüklere
bağlı olup il genel teşkilatı içinde birden fazla istihdam yerleri bulunan
meslek, fen ve uzmanlık kadrolarına dahil görevlerden :


A)
İlçe idare şube başkanı sıfatını haiz olanlarla il merkezinde Devlet gelir,
giderlerinin ve mallarının tahakkuk, tahsil, ödeme ve idaresiyle ilgili ikinci
derecedeki müdürler, şube şefleri ve kontrol memurları, nakit muhasipleriyle,
lise, orta ve o derecelerdeki okul müdür ve öğretmenleri, hastaneler mütehassıs
hekimleri, Bakanlıklar veya tüzelkişiliği haiz genel müdürlükler tarafından
tayin edilirler.


B)
Bunun dışında kalan bütün memurlar Bakanlıklar veya tüzelkişiliği haiz genel
müdürlükler tarafından valilik emrine tayin edilerek il idare şube başkanının
inhası üzerine valiler tarafından istihdam yerleri tesbit olunur;


C)
Yukardaki fıkralarda  yazılı bütün memurların lüzumu halinde il içinde nakil ve
tahvilleri mensup olduğu il idare şube başkanlarının inhası üzerine valiler
tarafından icra edilmekle beraber mensup oldukları Bakanlıklar veya genel
müdürlüklere sebepleriyle bildirilir.


Yukarda
(A, B) fıkraları dışında kalan il merkez teşkilatına bağlı memurlar ilgili
idare şube başkanının inhası ile valiler tarafından tayin, nakil ve tahvil olunurlar.


Tayin,
nakil ve tahviller için gereken yolluk ödenekleri bütçe yılı başında ilgili
Bakanlık veya genel müdürlüklerce valiler emrine gönderilir.


 


II - Valilerin hukuki durumları,
görev ve yetkileri


 


Madde 9 –  (Değişik birinci fıkra: 2/7/2018 – KHK/703/138
md.) Vali, ilde Cumhurbaşkanının
temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır.


Bu
sıfatla :


A)
(Değişik: 2/7/2018 – KHK/703/138 md.) Valiler,
ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı
yardımcıları ve bakanlar, görevlerine ait işleri için valilere re'sen emir ve
talimat verirler.


B)
Bakanlıklar ve tüzelkişiliği haiz genel müdürlükler, il genel idare teşkilatına
ait bütün işleri doğrudan doğruya valiliklere yazarlar. Valilikler de illere
ait işler için ilgili Bakanlık veya tüzelkişiliği haiz genel müdürlüklerle
doğrudan doğruya muhaberede bulunurlar. Ancak valiler hesabata ve teknik
hususlara ait işlerde idare şube başkanlarına vali adına imza yetkisi verebilirler.


C)
(Değişik: 2/7/2018 – KHK/703/138 md.) Vali,
kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatın neşir ve ilanını ve
uygulanmasını sağlamak ve talimat ve emirleri yürütmekle ödevlidir. Bu işlerin
gerçekleştirilmesi için gereken bütün tedbirleri almaya yetkilidir.


Ç)
(Değişik: 2/7/2018 – KHK/703/138 md.) Kanun,
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatın verdiği yetkiyi kullanmak ve
bunların yüklediği ödevleri yerine getirmek için valiler genel emirler
çıkarabilir ve bunları ilan ederler.


D)
Vali, dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen adli ve askeri teşkilat dışında
kalan bütün Devlet daire, müessese ve işletmelerini, özel işyerlerini, özel
idare, belediye köy idareleriyle bunlara bağlı tekmil müesseseleri denetler,
teftiş eder.


Bu
denetleme ve teftişi Bakanlık veya genel müdürlük müfettişleriyle veya bu
dairelerin amir ve memurlariyle de yaptırabilir.


E)
İlin her yönden genel idare ve genel gidişini düzenlemek ve denetlemekten
sorumludur.


F)
Vali, ilde teşkilatı veya görevli memuru bulunmıyan işlerin yürütülmesini, bu
işlerin görülmesiyle yakın ilgisi bulunan her hangi bir idare şube veya daire başkanından
istiyebilir. Bu suretle verilen işlerin yapılması mecburidir.


G)
Vali, il içindeki idare ve müesseselerde çalışan uzman veya fen kollarına dahil
memur ve müstahdemlerden asli vazifelerine halel getirmemek şartiyle ilin genel
ve mahalli hizmetlerine müteallik işlerin görülmesini istiyebilir. Bu memurlar
verilen işleri yapmakla ödevlidirler. Vali, keyfiyetten ilgili Bakanlığa ve
tüzelkişiliği haiz genel müdürlüğe bilgi verir.


H)
Vali, Devlet gelirlerinin tahakkuk ve tahsilini ve ödeme işlerinin muntazam bir
şekilde yapılmasını ve gelir kaynaklarının gelişmesini sağlamak için tedbirler
alır ve uygular, lüzumunda bu maksatla ilgili Bakanlıklara ve genel
müdürlüklere tekliflerde bulunur.


İ)
Vali, Devlet, il, belediye, köy ve diğer kamu tüzelkişiliklerine ait genel ve
özel mülklerin yangın ve benzeri tehlikelere karşı korunmasını, iyi halde
tutulmasını, değerlenmesini ve iyi halde idaresini sağlıyacak tedbirlerin
uygulanmasını ilgililerden ister ve denetler.


J)
Vali, il, ilçe, bucak merkezlerinde ve çevrelerinde kiralı, kirasız binalarda
vazife gören bütün Devlet dairelerini mahallin hizmet şartlarına ve Hazine
menfaatine en uygun şekilde bir veya birkaç binada toplamak üzere gereken
tedbirleri aldırır ve uygulanmasını denetler.


K)
Vali, Cumhuriyet Bayramında ilde yapılacak resmi törenlere başkanlık yapar ve
tebrikleri kabul eder.


 


Madde
10 – A) (Mülga: 14/7/2004-5219/5 md.)


B)
Vali, ceza ve tevkif evlerinin muhafazasını ve Cumhuriyet savcısiyle birlikte
hükümlü ve tutukluların sağlık şartlarını gözetim ve denetimi altında
bulundurur.


C)
(Mülga: 23/1/2008-5728/578 md.)


D)
(Mülga: 14/7/2004-5219/5 md.)


E)
(Mülga: 23/1/2008-5728/578 md.)


 


Madde
11 –[9]
A) Vali, il sınırları içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve
teşkilatının amiridir. Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak
için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk
kuvvetlerini istihdam eder, bu teşkilat amir ve memurları vali tarafından verilen
emirleri derhal yerine getirmekle yükümlüdür.


B)
Memleketin sınır ve kıyı emniyetini ve sınır ve kıyı emniyetiyle ilgili bütün
işleri, yürürlükte bulunan hükümlere göre sağlar ve yürütür.


C)
İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa
müteaallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi
valinin ödev ve görevlerindendir. (Ek cümle: 25/7/2018-7145/1 md.) Bunları
sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır.


(Ek paragraf:
25/7/2018-7145/1 md.)Vali,
kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak
şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu
hâllerde on beş günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı
kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilir;
belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını,
araçların seyirlerini düzenleyebilir veya kısıtlayabilir ve ruhsatlı da olsa
her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilir.


(Mülga
birinci cümle: 25/7/2018-7145/1 md.) (…) Bu
fıkra kapsamında alınan ve ilan olunan karar ve tedbirlere
uymıyanlar hakkında 66 ncı madde hükmü uygulanır.[10]


Ç)
Jandarma, polis, gümrük muhafaza ve diğer özel kolluk kuvvetlerinin bütün ast
ve üstlerinin il içine munhasır olmak üzere geçici veya sürekli olarak vali
tarafından yerleri değiştirilebilir ve bundan hemen İçişleri, Gümrük ve Tekel
Bakanlıklarına bilgi verir.


D)
(Değişik: 29/8/1996-4178/1 md.) Valiler, ilde çıkabilecek veya çıkan
olayların, emrindeki kuvvetlerle önlenmesini mümkün görmedikleri veya
önleyemedikleri; aldıkları tedbirlerin bu kuvvetlerle uygulanmasını mümkün
görmedikleri veya uygulayamadıkları takdirde, diğer illerin kolluk
kuvvetleriyle bu iş için tahsis edilen diğer kuvvetlerden yararlanmak amacıyla,
İçişleri Bakanlığından ve gerekirse (…)[11]
Kara Kuvvetleri Komutanlığının sınır birlikleri dahil olmak üzere en yakın
kara, deniz ve hava birlik komutanlığından mümkün olan en hızlı vasıtalar ile
müracaat ederek yardım  isterler.  Bu durumlarda ihtiyaç  duyulan  kuvvetlerin
İçişleri Bakanlığından veya askeri birliklerden veya  her iki  makamdan  talep
edilmesi  hususu,  yardım talebinde bulunan vali tarafından takdir edilir.
Valinin yaptığı yardım istemi geciktirilmeksizin yerine getirilir. Acil durumlarda
bu istek sonradan yazılı şekle dönüştürülmek kaydıyla sözlü olarak yapılabilir.


Vali
tarafından askeri birliklerden yardım istenmesi halinde; muhtemel olaylar için
istenen askeri kuvvet, valinin görüşü alınarak olaylara hızla el koymaya uygun
yerde, cereyan eden olaylar için ise olay yerinde hazır bulundurulur. (Değişik
cümle: 17/6/2003-4897/1 md.) Olayların niteliğine göre istenen askerî
kuvvetin çapı, vali ile koordine edilerek askerî birliğin komutanı tarafından,
görevde kalış süresi, askerî birliğin komutanı ile koordine edilerek vali
tarafından belirlenir. Askeri kuvvetin müstakilen görevlendirilmesi durumunda;
verilen görev askeri kuvvet tarafından kendi komutanının sorumluluğu altında ve
onun emir ve talimatlarına göre Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda
belirtilen yetkiler ile kolluk kuvvetlerinin genel güvenliği sağlamada sahip
olduğu yetkiler kullanılarak yerine getirilir. Güvenlik kuvvetleri ile yardıma
gelen askeri kuvvet arasında işbirliği ve koordinasyon, yardıma gelen askeri
birliğin komutanının da görüşü alınarak vali tarafından tespit edilir. Ancak,
bu askeri birliğin belirli görevleri jandarma ya da polis ile birlikte yapması
halinde komuta, sevk ve idare askeri birliklerin en kıdemli komutanı tarafından
üstlenilir. Birden fazla ili içine alan olaylarda ilgili valilerin isteği
üzerine aynı veya farklı askeri birlik komutanlarından kuvvet tahsis edilmesi
durumunda iller veya kuvvetler arasında işbirliği, koordinasyon, kuvvet
kaydırması, emir komuta ilişkileri ve gerekli görülen diğer hususlar yukarıda
belirtilen hükümler çerçevesinde Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara
göre yürütülür. Bu esasların uygulanmasında, işbirliği ve koordinasyon sağlamak
amacıyla gerekli görülen hallerde İçişleri Bakanı ilgili valilerden birini
geçici olarak görevlendirir. Olayların sınır illerinde veya bu illere mücavir
bölgelerde cereyan etmesi ve eylemcilerin eylemlerini müteakip komşu ülke
topraklarına sığındıklarının tespit edilmesi durumunda valinin talebi üzerine
ilgili komutan eylemcileri ele geçirmek veya tesirsiz hale getirmek maksadı
ile, her defasında Genelkurmay Başkanlığı kanalı ile Cumhurbaşkanının müsaadesi
tahtında, ihtiyaca göre kara, hava, deniz kuvvetleri ve Jandarma Genel
Komutanlığı unsurları ile komşu ülkelerin mutabakatı alınmak suretiyle mahdut
hedefli sınır ötesi harekat planlayıp icra edebilir.  (Değişik Cümle: 13/7/2013-6496/16 md.) Bu fıkra uyarınca görevlendirilen Türk Silahlı Kuvvetleri
birliklerinin, bu fıkra kapsamındaki faaliyetleri, askerlik hizmet ve
görevlerinden sayılır.Yukarıda belirtilen hususlar nedeniyle doğan acil
ve zaruri ihtiyaçları karşılamak amacıyla yapılacak harcamalar Cumhurbaşkanınca
uygun görülecek fonlardan yapılacak aktarmalar ve İçişleri Bakanlığı bütçesine
konulan ödenekten yapılır.[12]
Her yıl İçişleri Bakanlığı bütçesine aktarılacak olan paraların illere dağıtımı
ve kullanımı ile ilgili esaslar İçişleri Bakanlığınca belirlenir. Bu madde
uyarınca kuruluş ve kişilerden sağlanan ve satın alınan malzeme, araç ve
gereçlerin satın alma, kira ve kullanım bedelleri ile işçi ücretleri ve benzeri
giderler için ödeme emri beklenmez. İçişleri Bakanı veya  valinin  onayı 
yeterli  sayılır.  (...)[13]
Ödemeler usul ve esasları Maliye Bakanlığının  görüşü alınarak İçişleri
Bakanlığınca yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir.[14]


E)
Devlete, özel idareye, belediye ve köylere ait olan veya bunlara bağlı bulunan
veya bunların gözetim ve denetimi altında iş gören daire ve müesseselerle diğer
bütün gerçek ve tüzelkişiler tarafından işletilen mali, ticari, sınai ve
iktisadi müesseseler, işletmeler, ambarlar, depolar ve sair uzman, fen adamı,
teknisyen, işçi gibi personel bulunduran yerler Devlet ve memleket emniyet ve
asayişi ve iş hayatının düzenlenmesi bakımından valinin gözetim ve denetimi
altındadırlar.


Buralarda
bulunan ve çalışanların kimlik ve nitelikleri hakkında valiler bu yerlerden
bilgi istiyebilirler. İstenilen bilgiler hemen verilir.


F)
Valiler, halkın askerlik muameleleri hakkındaki müracaat ve şikayetlerini kabul
ederler. Askerlik şubelerine ve dairelerine yazarlar Cevabı kafi görmedikleri
takdirde askerlik şubelerinin bağlı bulunduğu bölge, tümen veya
korkomutanlıklarına ve Milli Savunma Bakanlığına müracaat ederler. Bu makamlar
tarafından lazımgelen soruşturma yapılarak kanuni gereği ifa edilir ve
sonucundan valilere bilgi verilir.


G)
(Ek: 27/3/2015-6638/15 md.) Vali,
lüzumu hâlinde, kolluk amir ve memurlarına suç faillerinin bulunması için
gereken emirleri verebilir. Kolluk bu emirleri, mevzuatta belirlenen usule
uygun olarak yerine getirir.


H)
(Ek: 27/3/2015-6638/15 md.) Vali, kamu
düzenini ve güvenliğini veya kişilerin can ve mal emniyetini sağlamak amacıyla
aldığı tedbir ve kararların uygulanması için adli kuruluşlar ile (D) fıkrası
hükmü saklı kalmak kaydıyla askerî kuruluşlar dışında, mahallî idareler dâhil
bütün kamu kurum ve kuruluşlarının itfaiye, ambulans, çekici, iş makinesi ve
tedbirlerin zorunlu kıldığı diğer araç ve gereçlerinden yararlanabilir,
personeline görev verebilir. Kamu kurum ve kuruluşları, valinin bu konudaki
emir ve talimatlarını yerine getirmek zorundadır. Aksi takdirde vali, emir ve
talimatlarını kolluk aracılığıyla uygular. Bu fıkradaki yükümlülüklerin yerine
getirilmemesi veya geciktirilmesi sebebiyle oluşan kamu zararı ile gerçek ve
tüzel kişilerin Devlet tarafından karşılanan zararları ilgili idarece genel
hükümlere göre sorumlu kamu görevlilerinden tazmin edilir.


(Ek
paragraf: 15/8/2016-KHK-674/22 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/22 md.) Vali;
kamu düzeni ve güvenliği ile kişilerin can ve mal emniyetinin korunması, suç
işlenmesinin önlenmesi, trafik güvenliği ve kontrolünün sağlanması amacıyla
meydan, karayolları, cadde, sokak ve park gibi kamuya açık alanlarda kurulacak
sistemlerin yerlerinin tespiti, kurulumu ve altyapı faaliyetlerini koordine
eder. Bu sistemlerin altyapı, kurulumu ve işletilmesi ile ilgili olarak il özel
idaresi, belediye, köy ve diğer kamu tüzelkişilikleri valiliğin talebini yedi
gün içinde sonuçlandırır. Bu süre içerisinde ilgili kurumlarca sonuçlandırılmayan
iş ve işlemler vali tarafından resen tamamlattırılır.


I)
(Ek: 27/3/2015-6638/15 md.) (H) fıkrası
ile valiye verilmiş olan yetkiler, ilçede kaymakam tarafından da
kullanılabilir.


J)
(Ek: 23/6/2016-6722/12 md.) Genel kolluk kuvvetlerinin imkân ve kabiliyetlerini
aşan durumlarda terörle mücadele için gerekli olması veya terör eylemlerinin
kamu düzenini ciddi şekilde bozması hâlinde, İçişleri Bakanlığının teklifi
üzerine Cumhurbaşkanı kararıyla Türk Silahlı Kuvvetleri görevlendirilebilir. Cumhurbaşkanı
kararında; görevin kapsam ve süresi, görev alanı, istihbarat yetkisinin
kapsamı, destek silahlarının kullanımına yönelik tahditler, görevlendirilen
birliklerin mülki amirler ve genel kolluk kuvvetleri ile ilişkileri, ilgili
kamu kurum ve kuruluşları tarafından alınması gereken tedbirler, icra edilecek
görevlerin planlanması ve izlenmesi ile gerek görülen diğer hususlar
gösterilir. Görevlendirilecek Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin çapı,
teşkilatı, konuşlandırılacağı yerler, emir komuta ilişkileri, kuvvet
kaydırılması ve bu kapsamda gerekli görülen diğer hususlar Genelkurmay
Başkanlığı tarafından belirlenir.


Görevlendirilen
Türk Silahlı Kuvvetleri birlikleri ve personeli, kendi komutanının sorumluluğu
altında ve onun emir ve talimatlarına göre 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda belirtilen yetkiler ile kolluk
kuvvetlerinin genel güvenliği sağlamada sahip olduğu yetkileri kullanarak
verilen görevleri yerine getirir. Bu fıkra uyarınca illerde icra edilecek
görevler kapsamında askeri birlikler ile genel kolluk kuvvetleri ve ilgili kamu
kurum ve kuruluşları arasındaki işbirliği, koordinasyon ve gözetim valiler
tarafından yerine getirilir. Askeri birliklerin belirli görevleri genel kolluk
kuvvetleriyle birlikte yapması hâlinde komuta, sevk ve idare askeri birliklerin
en kıdemli komutanı tarafından üstlenilir.


Yetkili
birlik komutanının bu fıkra kapsamında verilen görevleri yerine getirirken
ihtiyaç duyduğu istihbarat bilgileri, istihbarat birimleri tarafından yetkileri
kapsamında öncelikle toplanır ve gecikmeksizin paylaşılır.


Bu
fıkra kapsamında icra edilen operasyonlarda gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde güvenlik kuvvetlerinin elinden kaçmakta olan kişilerin izlenirken
girdikleri konuta, işyerine veya kamuya açık olmayan kapalı alanlar ile
bunların eklentilerine can veya mal güvenliğinin sağlanması ya da kişinin
yakalanması amacına münhasır olmak üzere, yetkili birlik komutanının yazılı
emriyle girilebilir. Birlik komutanının kararı yirmi dört saat içinde hâkim
onayına sunulur.


Türk
Silahlı Kuvvetleri personelinin bu fıkra kapsamındaki faaliyetleri askerlik
hizmet ve görevlerinden, bu faaliyetler sebebiyle işlendiği iddia edilen suçlar
ise askeri suç sayılır. Türk Silahlı Kuvvetleri personeli dışındaki memur ve
diğer kamu görevlilerinin bu fıkra kapsamındaki görev ve faaliyetleri sebebiyle
işledikleri iddia edilen suçlarla ilgili olarak 2/12/1999 tarihli ve 4483
sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun
hükümleri uygulanır. Bu suçlar sebebiyle soruşturma izni verilene kadar
yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulamaz. Bu fıkradaki görevler
yerine getirilirken, görevin niteliği gereği veya ifası sebebiyle verilen
zararlar Devlet tarafından tazmin edilir. Bu fıkra kapsamındaki görevlerin
yerine getirilmesi sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile mülki idare
amirleri, kolluk kuvvetleri ve diğer memurlar ve kamu görevlilerinin kararları,
işlemleri ve faaliyetleri sebebiyle (kişisel kusur, haksız fiil veya diğer
sorumluluk halleri de dâhil) tazminat davaları ancak Devlet aleyhine
açılabilir. Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı
hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullananlardan; Türk Silahlı Kuvvetleri
personeline Millî Savunma Bakanının, mülki idare amirleri ve kolluk
kuvvetlerine İçişleri Bakanının, diğer memurlar ve kamu görevlilerine ilgili
bakanın uygun bulması şartıyla bir yıl içinde rücu eder.


Bu
fıkra kapsamındaki görevler yerine getirilirken görevin niteliğinden doğan veya
görevle ilgili olmak şartıyla görevin ifası sırasında işlendiği iddia olunan
suçlardan dolayı:


a)
Adli yargının görevine girdiğinden bahisle asker kişiler hakkında soruşturma
yapılması; Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları için Cumhurbaşkanının,
diğer personel için Millî Savunma Bakanının, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil
Güvenlik Komutanı ile bu komutanlıklardaki diğer personel için İçişleri
Bakanının iznine tabidir.


b)
Kanunlardaki özel hükümlerin yetki verdiğinden bahisle Cumhuriyet savcılarınca
memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında doğrudan soruşturma yapılması;
İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının merkez teşkilatlarında görevli
olanlar ile valiler için İçişleri Bakanının, bölge veya ilde görevli olanlar
ile kaymakamlar için valinin, ilçede görevli olanlar için kaymakamın iznine
tabidir.


Beşinci
ve altıncı bentlerde yer alan hükümler, geçici köy korucuları ve gönüllü
korucular ile bu maddenin (D) fıkrası uyarınca görevlendirilen Türk Silahlı
Kuvvetleri personeli hakkında da uygulanır.


Bu
fıkra kapsamında verilen görevlerin yerine getirilmesi sırasında doğan acil ve
zaruri ihtiyaçları karşılamak amacıyla yapılacak harcamalar, ilgisine göre
Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı bütçesine konulan ödenekten
karşılanır.


 


Madde 12 – Valiler,
Devlet genel ve özel hukuku hükümlerine ve ikamet, seyahat, konsolosluk,
ticaret ve seyrisefain mukavelelerine göre yabancıların hukuki durumlarını ve
deniz, kara ve hava ticaretlerini ilgilendiren işlerde konsolosluklarla
muhabere ve bunların müracaat ve ziyaretlerini kabul ederler.


 


III - Valilerin teftiş ve denetleme yetkileri


 


Madde 13 – Vali,
(Dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen adli ve askeri daireler hariç)
Bakanlıklar ve tüzelkişiliği haiz genel müdürlüklerin il teşkilatında çalışan
bütün memur ve müstahdemlerinin en büyük amiridir.[15]


Bu
sıfatla :


A) 
Memur ve müstahdemlerin çalışmalarına nezaret eder.


B) 
Teşkilatın işlemesini denetler.


C) 
(Değişik: 12/5/1964-469/1 md.) Memurin Kanunundaki usulüne göre
savunmasını aldıktan sonra uyarma, kınama ve beş günlüğe kadar aylıktan kesme
cezaları vererek uygular. Daha ağır disiplin cezaları verilmesi için özel
kanunu hükümlerine göre teklif ve taleplerde bulunabilir.


Yetkili
disiplin mercileri valinin teklif ve talebini inceleyerek bir karara bağlamaya
mecburdur.


Valilerce
re'sen verilen cezalar, kesindir. Bu cezalar tebliğ tarihinden itibaren sicile
geçer.


Ç)
Tayinleri merkeze ait il memurlarının yıllık mezuniyetleri valiliğin iş'arı
üzerine mensup oldukları Bakanlık veya tüzelkişiliği haiz genel müdürlükçe verilir.
Bu memurlara acele hallerde valilerce 15 güne kadar mezuniyet verilir ve ilgili
makamlara bildirilir.


D)
Valiler, emir ve denetimi altında bulunan teşkilatın aldığı kararla yaptığı
muamelelerden şikayet edenlerin müracaatlarını tetkik eder; memurun haksız veya
kanunsuz muamelelerini görürse hakkında kanuni muameleye başvurur.


İnceleme
neticesinde vardığı sonuca göre alacağı kararı derhal tatbik ettirir ve
ilgiliye bildirir.


 


Madde
14 – (Mülga: 23/1/2008-5728/578 md.)


 


Madde
15 – Valiler, birkaç il'e şamil memuriyetlerin kendi illerindeki işlerini
de gözetim ve denetimine yetkilidirler.


 


Madde
16 – Valiler, denetlemeleri sırasında iş başında kalmalarında mahzur
gördükleri bütün memur ve müstahdemlere sorumluluğu altında işten elçektirilebilirler
ve hizmetin aksamaması için gereken tedbirleri aldırırlar. Bu takdirde işi
gerekçesiyle ait olduğu makama derhal bildirirler.


 


Madde
17 – Valiler, il içinde, denetim ve teftişleri altında bulunmıyan bütün
daire ve müesseselerde vukubulduğunu öğrendikleri yolsuzlukları ilgili
makamlara bildirirler. İlgili makamlar lazımgelen incelemeyi yaparak kanuni
gereğini ifa eder ve sonucundan valiye bilgi verirler.


 


Madde 18 – Valiler,
vali muavini ile kaymakamların, il idare şube başkanlarının ve il ve bölge
muhakemat müdürlerinin, genel ve özel kolluk amirlerinin birinci derecede,
diğer memurların ikinci derecede sicil amiridirler.


 


Madde
19 – (Mülga: 2/1/2017-KHK-682/37 md.; Aynen kabul: 31/1/2018-7068/37 md.)


 


Madde
20 – Valiler, gereken hallerde il mensuplarına takdirname verirler.
Tayinleri merkeze ait olanlar hakkındaki takdir ve tecziye muamelelerini ilgili
makamlara bildirirler.


 


IV - Vali ile il idare şube başkanlarının münasebetleri


 


Madde
21 – İl idare şube başkanları kendi şubelerine taallük eden işlerin
yürütülmesinden ve şubeleri memur ve müstahdemlerinin kanun, Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ve diğer mevzuatta belirtilen ödev ve görevlerinin sürat ve
intizamla yapılmasından valiye karşı sorumludurlar.[16]


İl
idare şube başkanlarının her biri kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer
mevzuatın verdiği ödev ve görevleri ve valinin emirlerini yürüterek aldıkları
işler üzerinde gereken incelemeleri yaparak bilgi ve düşüncelerini zamanında
bildirmek ve valinin istediği her türlü malümatı vermekle ödevlidirler.16


 


Madde
22 – İl  idare  şube  başkanları  ve  kaymakamlar,  kanun, Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ve diğer mevzuat ile Cumhurbaşkanınca alınmış bulunan karar ve
tedbirleri uygulama  sırasında  istizana  muhtaç  gördükleri cihetleri validen sorarlar, vali
o meseleyi ait olduğu şube başkaniyle görüşüp inceledikten sonra bir sonuca
varamadığı takdirde keyfiyeti merciinden sorar ve alacağı cevaba göre gereğini
yapar.16


 


Madde 23 – İl
idare şube başkanları ve kaymakamlar vali tarafından re'sen verilen emirlerin kanun,
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile Cumhurbaşkanınca alınmış
bulunan karar ve tedbirlere uygun olmadığı içtihadında bulundukları takdirde
keyfiyeti valiye yazarlar. Vali, emrin mevzuata uygun bulunduğunda israr ederse
yazılı olarak emir verir ve aynı zamanda işi ilgili mercie yazar. Cevap
gelinceye kadar valinin verdiği emir kendi sorumluluğu altında uygulanır.[17]


 


Madde 24 – Vali,
yılda dört defadan az olmamak üzere lüzum gördüğü zamanlarda idarede birliğin sağlanması,
işlerin gözden geçirilerek düzenleştirilmesi, teşkilatın ahenkli çalışması için
gereken tedbirlerin alınmasını görüşmek ve kararlaştırmak amaciyle idare şube
başkanlarını heyet halinde toplar. Bu toplantıda alınan kararların yürütülmesi
bütün idare şubeleri için mecburidir.


Bu
görüşmelerde istihsalin artırılması, ticaret ve ulaştırma işlerinin
kolaylaştırılması ve geliştirilmesi, çiftçinin kalkındırılması, umumi refahın
sağlanması gibi konular üzerinde gerekli tedbirler planlaştırılır.


Bu
toplantılara kaymakamlar ve belediye ve ticaret ve ziraat odası başkanlariyle
diğer memur ve ilgililer çağrılabilir.


 


Madde
25 – Valiler, ilin yönetim, ekonomi, sağlık ve sosyal yardım,
kültür ve bayındırlık işleriyle ilgili hizmetlerin ahenkli olarak yürütülmesi için
alınması gereken en uygun tedbirler görüşülmek üzere kaymakamları yılda bir
defa toplantıya çağırır.


İşler,
önemlerine ve eldeki imkanlara göre sıralanarak programlanır ve ilçeye düşen
vazifeler ayrılır ve bir yıl önceki programın uygulama neticeleri gözden
geçirilir.


 


V - Devir ve teftiş


 


Madde
26 – Valiler, her yıl münasip gördükleri zamanlarda ilin
bütün ilçe ve bucaklarını ve sırasiyle programa alınan köylerini ve il içindeki
teşkilatı teftiş ederler. Halkın dilek ve ihtiyaçlarını yerli yerinde gözden
geçirerek gereğini yaparlar.


İlin
idari, mali, ekonomik, kültürel, sağlık ve sosyal durumu ve Cumhurbaşkanınca alınmış
bulunan karar ve tedbirlerin sonuçları ve bunların halk üzerindeki etkileri
hakkında yıl sonunda veya lüzum gördükleri sair zamanlarda Cumhurbaşkanlığına
ve ilgili Bakanlıklara rapor verirler.17


 


BÖLÜM: III


İlçe İdaresi ve Teşkilatı


 


Madde
27 – İlçe genel idaresinin başı ve mercii kaymakamdır.


Kaymakam,
ilçede Cumhurbaşkanının idari yürütme vasıtasıdır İlçenin genel idaresinden
kaymakam sorumludur. Bakanlıkların kuruluş mevzuatına göre ilçede lüzumu kadar
teşkilatı bulunur. Bu teşkilat (Dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen
adli ve askeri teşkilat hariç) kaymakamın emri altındadır.17


 


Madde
28 – İlçedeki genel idare teşkilatının başında bulunanlar
ilçe idare şube başkanlarıdır. Bunların emri altında çalışanlar ilçenin ikinci
derecede memurlarıdır.


 


I - İlçe memurlarının tayin usulü


 


Madde
29 – (Mülga: 2/7/2018 - KHK/703/138 md.)


 


Madde
30 – Sekizinci maddenin (A) fıkrası haricinde
kalan ilçe idare şube başkanları il idare şube başkanlarının inhası üzerine
valilerce tayin ve aynı usule göre nakil ve tahvil edilirler. İlçenin sekizinci
maddenin (B) fıkrası dışında kalan memurları ilçe idare şube başkanlarının
inhası üzerine kaymakamlarca tayin ve memuriyetleri valilerce tasdik ve aynı
usule göre nakil ve tahvil olunurlar.


 


II - Kaymakamların hukuki durumları,
görev ve yetkileri


 


Madde
31 –[18] A)
Kaymakam kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatın neşir
ve ilanını, uygulanmasını sağlar ve bunların verdiği yetkileri kullanır ve
ödevleri yerine getirir. Kaymakam, valinin talimat ve emirlerini yürütmekle
ödevlidir;


B)
Valiler, ilçeye ait bütün işleri doğrudan doğruya kaymakama yazarlar.
Kaymakamlar da ilçenin işleri hakkında bağlı bulundukları valilerle muhaberede
bulunurlar. Ancak olağanüstü hallerde kaymakamlar İçişleri Bakanlığı ve diğer
Bakanlıklarla muhabere edebilirler ve bu muhaberelerden valiye bilgi verirler;


C)
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile ve bunlara dayanılarak
valiler tarafından verilecek talimat ve emirler ilçe idare, şube başkanlarına
kaymakamlar yolu ile tebliğ olunur;


Ç)
Kaymakamlar, dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen daire ve müesseseler
dışında kalan bütün Devlet daire ve müessese ve işletmelerini ve özel
işyerlerini, özel idare, belediye ve köy idareleriyle bunlara bağlı tekmil
müesseseleri denetler ve teftiş ederler. Bu teftiş ve denetlemeyi bizzat veya
idare şube başkanları veya validen talep edeceği Bakanlık veya tüzelkişiliği
haiz genel müdürlük müfettişleri vasıtasiyle ortaokul veya bu dereceli öğretim
müesseselerini de bizzat veya ilgili müfettişleri marifetiyle denetler;


D)
Kaymakam, denetlemesi sırasında iş başında kalmalarında mahzur gördüğü ilçe
idare şube başkanlarını valinin muvafakatiyle, diğer memur ve müstahdemleri
re'sen sorumluluğu altında işten el çektirebilir.


E)
Kaymakam, ilçenin her yönden genel idare ve genel gidişini düzenlemek ve
denetlemekten sorumludur;


F)
Kaymakam, ilçede teşkilatı ve görevli memuru bulunmıyan işlerin yürütülmesini,
bu işlerin görülmesiyle yakın ilgisi bulunan herhangi bir idare veya daire
başkanlığından isteyebilir. Bu suretle verilen işlerin yapılması mecburidir;


G)
Kaymakam, ilçedeki idare, daire ve müesseselerde çalışan uzman veya fen
kollarına dahil memur ve müstahdemlerden ilçenin genel ve mahalli hizmetlerine
ilişkin işlerin görülmesini asli vazifelerine halel getirmemek şartiyle
valiliğe teklif suretiyle istiyebilir. Valilikten alınacak emir üzerine bu
memurlar verilen işleri yapmakla ödevlidirler;


H)
Kaymakam, ilçe memurlarının çalışmalarını ve teşkilatın işlemesini gözetim ve
denetimi altında bulundurur;


I) (Değişik:
12/5/1964-469/1 md.) Kaymakam, ilçenin idare şube başkanlariyle ikinci
derecedeki memurlarına, genel ve özel kolluk amir ve memurlarına Memurin
Kanundaki usulüne göre savunmasını aldıktan sonra uyarma, kınama cezaları verir
ve uygular. Daha ağır disiplin cezaları verilmesi için özel kanunu hükümlerine
göre teklif ve talepte bulunabilir.


Kaymakamlarca
re'sen verilen cezalar kesindir.


Bu
cezalar tebliğ tarihinden itibaren sicile geçer.


Kaymakam,
ilçe memurlarına takdirnamede verebilir.[19] 


J) Kaymakam, ilçe idare şube başkanlarına acele hallerde (8
güne kadar) ve tayini kendisine ait memurlara, Memurlar Kanunundaki yıllık
izin, süresine mahsup edilmek üzere bir aya kadar izin verebilir. Tayinleri
kaymakama ait olmıyan memur ve müstahdemlere izin verilmezden önce kaymakamın
mütalaası alınır;


K)
Kaymakamlar, halkın askerlik muameleleri hakkındaki müracaat ve şikayetlerini
kabul ederler. Askerlik şubelerine ve dairelerine yazarlar. Cevabı kafi
görmedikleri takdirde keyfiyeti valiye bildirirler;


L)
Kaymakam, Cumhuriyet Bayramında ilçede yapılacak resmi törenlere başkanlık
yapar ve tebrikleri kabul eder.


 


Madde
32 – A) Kaymakam, ilçe sınırları içinde bulunan genel ve
özel kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir;


B)
Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri
alır. Bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder. Kanun,
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile Cumhurbaşkanınca alınmış
bulunan karar ve tedbirlerin yürütülmesi için emirler verir. Bu teşkilat amir
ve memurları kaymakam tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle
ödevlidir;[20]


C)
Kaymakam, memleketin sınır ve kıyı emniyetiyle ilgili bütün işleri yürürlükte
bulunan hükümlere göre sağlar ve yürütür;


Ç)
İlçe sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının tasarrufa
mütaallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi
kaymakamın ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için kaymakam gereken
karar ve tedbirleri alır;


Bu
hususta alınan ve ilan edilen karar ve tedbirlere uymıyanlar hakkında 66 ncı
madde hükmü uygulanır;


D)
Kaymakam, valinin tasvibiyle ilçe genel ve özel kolluk kuvvetleri mensuplarının
geçici veya sürekli olarak yerlerini değiştirebilir;


E)
(Değişik: 19/2/1980-2261/3 md.) Kaymakam, ilçe çevresinde çıkabilecek
olayların emrindeki kolluk kuvvetleriyle önlenmesine olanak bulunmayacağı
kanısına varır veya ilçe içindeki kolluk kuvetleriyle önlenemeyecek olağanüstü
ve ani olaylar karşısında kalırsa hemen valiye bilgi vererek yardım ister ve en
yakın askeri (Kara, Deniz ve Hava) komutanlara da haber verir;


Yardıma
gelen askeri kuvvet bu kanunun 11/D maddesi uyarınca kendisine verilecek görevi
yerine getirir.


F)
Devlete, Özel İdareye, belediye ve köylere ait olan ve bunlara bağlı bulunan
yahut bunların gözetim ve denetimi altında iş gören daire ve müesseselerle
diğer bütün gerçek ve tüzelkişiler tarafından işletilen mali, ticari, sınai ve
iktisadi müesseseler, işletmeler, ambarlar, depolar ve sair uzman, fen adamı,
teknisyen ve işçi gibi personel bulunduran ve barındıran yerler Devlet ve
memleket emniyet ve asayişi ve iş hayatının düzenlenmesi bakımından kaymakamın gözetim
ve denetimi altındadır.


Buralarda
bulunan veya çalışanların kimlik ve nitelikleri hakkında kaymakamlar bu
yerlerden bilgi istiyebilir, istenilen bilgiler hemen verilir.


 


Madde
33 – A) (Mülga: 14/7/2004-5219/5 md.)


B)
Kaymakam, ceza ve tevkifevlerinin muhafazasını ve Cumhuriyet savcısı ile
birlikte hükümlü ve tutukluların sağlık şartlarını gözetim ve denetimi altında
bulundurur.


C)
(Mülga: 14/7/2004-5219/5 md.)


 


Madde
34 – Kaymakamlar, ilçe idare şube başkanlarının genel, özel
ve kolluk amirlerinin birinci derecede, diğer memurların ikinci derecede sicil
amiridirler.


 


Madde
35 – İlçe çevresindeki belediyelerin başkanlariyle köy
muhtarları, üst makamlara kendi idarelerinin iş ve ihtiyaçlariyle ilgili
yazışmalarını kaymakamlık vasıtasiyle yaparlar.


 


III - Devir ve teftiş


 


Madde
36 – Kaymakam, her yıl ilçenin bütün bucaklariyle
köylerinin en az yarısını ve ilçe içindeki teşkilatı teftiş eder.


Halkın
dilek ve ihtiyaçlarını yerli yerinde gözden geçirir ve gereğini yapar.


Devir
ve teftişe çıkacağı zaman valiyi haberdar eder. Devir ve teftiş sonucunu bir
raporla valiye bildirir.


 


IV - Kaymakamın ilçe idare şube
başkanlariyle münasebetleri


 


Madde
37 – İlçe idare şube başkanları, kendi şubelerine taallük
eden kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile kendi dairelerine
tevdi edilmiş olan görevlerin sürat ve intizam dahilinde görülmesinden doğrudan
doğruya kaymakama karşı sorumludur.[21]


İlçe
idare şube başkanları, kaymakam tarafından verilen emirleri yerine getirmek ve
tevdi edilen işler hakkında gereken tetkikleri yaparak mütalaalarını zamanın da
bildirmek ve istenilen her türlü malümatı vermekle mükelleftirler.


 


Madde
38 – İdare şube başkanları kaymakam tarafından re'sen
verilen emrin kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile
Cumhurbaşkanınca alınmış bulunan karar ve tedbirlere uygun olmadığı içtihadında
bulunurlarsa keyfiyeti kaymakama yazarlar. Kaymakam, işin mevzuata uygun
bulunduğunda ısrar ederse yazılı olarak emir verir ve aynı zamanda keyfiyeti
valiye de bildirir. Cevap gelinceye kadar kaymakamın emri sorumluluğu altında
uygulanır.21


 


Madde
39 – Kaymakam, ilçede kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi
ve diğer mevzuat ile Cumhurbaşkanınca alınmış karar ve tedbirlerin uygulanmasından
doğan şikayetleri dinler, gerekli tedbirleri alır ve emirleri verir.21


 


Madde
40 – Kaymakam, lüzum gördüğü zamanlarda ilçe idare şube
başkanlariyle diğer memurları ve belediye ve ticaret ve ziraat odaları başkanlarını
çeşitli işler ve kanunların tatbikatı üzerinde görüşmek üzere heyet halinde
toplar. Toplantılar için yapılan çağrıya gelmemek vazifeden kaçınma sayılır.
Toplantıda alınan kararlar valiye bildirilir.


 


BÖLÜM : IV


I - Bucak idare ve teşkilatı


 


Madde
41 – Bucak; coğrafya, ekonomi, güvenlik ve mahalli hizmet
bakımlarından aralarında münasebet bulunan kasaba ve köylerden meydana gelen
bir idare bölümüdür.


 


Madde
42 –
Bucak müdürü, bucakta en büyük Hükümet memuru ve temsilcisidir. Bu sıfatla;


A)
Bucağın genel idaresinden sorumludur;


B)
Kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararlarının yayınlanmasını ve
uygulanmasını sağlar. Bunların kendisine verdiği yetkileri kullanır ve ödevleri
yerine getirir; 


C)
Kaymakamlar, bucağa ait bütün işleri doğrudan doğruya bucak müdürüne yazarlar.
Bucak müdürleri bucağın bütün işleri hakkında bağlı bulundukları kaymakamlıklarla
muhabere ederler;


Ç)
Kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararları ve bunlarla ilgili olarak
verilecek emirler, bucak teşkilatına dahil dairelere bucak müdürleri
vasıtasiyle tebliğ olunur;


D)
Dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen adli ve askeri teşkilat dışında
kalan bucak teşkilatına dahil daire ve müesseseler, belediye ve köy idareleri
bucak müdürünün gözetim ve teftişi altındadır;


E)
(Değişik: 12/5/1964-469/1 md.) Müdür,4 üncü maddenin son fıkrasında
belirtilen adli ve askeri teşkilat dışında kalan, gözetim ve teftişi altında
bulunan bucak teşkilatına dahil daire ve müesseselerin amir ve memurları ile
genel ve özel kolluk amir ve memurlarına Memurin Kanunundaki usulüne göre
savunmalarını aldıktan sonra uyarma cezası verir ve uygular. Bu ceza kesindir
ve tebliğ tarihinden itibaren sicile geçer. Daha ağır disiplin cezaIarı ile
takdirname verilmesini gerektiren hallerde vali ve kaymakama tekliflerde bulunur.[22]


F)
Cumhuriyet Bayramlarında bucakta yapılacak törene başkanlık yapar ve ziyaretleri
kabul eyler.


 


Madde
43 – Bucağın güven ve düzeninin korunmasından bucak müdürü
sorumludur. Suç işlenmesini önlemek için gereken tedbirleri alır ve uygular.
Genel ve özel kolluk kuvvetleri bucak müdürünün emri altındadır.Bunlar müdürden
aldıkları emri yerine getirmeye mecburdurlar.


 


Madde
44 – Bucak müdürü, su baskını, kıtlık, yangın deprem gibi
afetlerde keyfiyeti kaymakama bildirmekle beraber hal ve vaziyetin icabettirdiği
bütün tedbirleri alır ve uygular. Silahlı ayaklanma, kanun ve tüzüklerin ve
bunlara müstenit emirlerin yürütülmesine karşı koymak gibi hallerde, kişi ve
mülk güven ve düzenini bozan sair beklenilmiyen olaylar karşısında kalındığı
takdirde bucak müdürü lüzumlu tedbirleri almak ve kolluk kuvvetlerini harekete
getirmekle beraber kaymakamı haberdar eder ve yardım ister. Bu gibi olağanüstü
hallerde kaymakam ile muhabere mümkün olmadığı takdirde en yakın idare üstüne
keyfiyeti bildirir ve valiliğin haberdar edilmesini ister.


 


Madde
45 – (Mülga: 23/1/2008-5728/578 md.)


 


Madde
46 –  Bucak müdürü, her yıl bucağın bütün köy ve
kasabalarını en az birer kere dolaşarak halkın müracaat ve şikayetlerini dinler
ve yetkileri içindeki işleri yapar ve yapamadıklarını kaymakama bildirir.


 


II- Bucak müdür ve memurlarının
tayin şekilleri ve istihdam usulleri


 


Madde
47 – (Değişik: 9/7/1953-6125/1 md.)


Nahiye
müdürleri İçişleri Vekaletince 8 inci maddenin B fıkrasına göre valilikler
emrine tayin olunurlar.


 


Madde
48 – İlk defa bucak müdürü olabilmek için:


A)
En az lise veya bu dereceli okul mezunu olmak;


B)
Bilfiil askerlik hizmetini bitirmiş ve yaşı 30 u geçmemiş olmak;


C)
Vücutça sağlam olmakla beraber memleketin her ikliminde vazife görmeye ve her
vasıta ile dolaşmaya kabiliyetli oldukları hastaneler sağlık kurullarınca
tasdik edilmiş bulunmak lazımdır.


 


Madde
49 – (Değişik: 9/7/1953-6125/2 md.)


Yukarıdaki
maddede yazılı vasıfları ve Memurlar Kanununun tesbit ettiği diğer şartları
haiz olanlar İçişleri Vekaletince nahiye müdürlüğü adaylığına tayin olunarak
Vekaletin merkez ve vilayetler teşkilatında 6 ay süre ile istihdam olunurlar.
Bu süre sonunda nahiye müdürlüğü için lüzumlu vasıflar bakımından kifayetleri
Vekillik veya valiler tarafından tasdik edilenler İçişleri Vekaleti Meslek Kursuna
iştirak ettirilir. Bu kursu da başarı ile bitirenler 47 nci maddeye göre
asaleten nahiye müdürlüklerine tayin edilirler.


Kurs
süresi bir yıldır. Gerek adaylık devresinde kifayeti tasdik edilmiyenler, gerek
adaylığını bitirip de kursta başarı gösteremiyenler nahiye müdürlüğüne tayin
edilmiyerek vazifelerine son verilir.


 


Madde
50 – Bucak müdürlüğü 25, 30, 35, 40, 50, 60 lira aylıklı
olmak üzere altı sınıftır.


 


Madde
51 – Bucaklarda, Bakanlıklar tarafından ihtiyaca göre
valilikler emrine gönderilen gezici ve sabit doktor, veteriner, tarım memuru
(en az sanat enstitüsü veya yapı usta okulu mezunu teknisiyen) fen memuru,
sağlık memuru, ebe ve tapu ve nüfus katibi ile özel kanunlarında gösterilecek
diğer teşkilat bulunur.


 


III- Bucak meclisleri ve bucak komisyonları


 


Madde
52 – Bucak sınırları içindeki köy ve kasabaların mahalli
mahiyette müşterek ihtiyaçlarını düzenlemek, kanun ve tüzüklerle kendilerine
verilen vazifeleri görmek üzere bucak müdürünün başkanlığında bir bucak meclisi
ve bir bucak komisyonu bulunur.


Bucak
meclisleri, bucağa bağlı belediye meclisleri ve köy ihtiyar kurulları
tarafından kendi aralarından veya kendi köy ve kasabaları halkından olmak üzere
hariçten seçecekleri birer üyeden teşekkül eder.


Bucağın
sabit veya gezici doktoru, "doktoru olmıyan yerlerde" sağlık
memurları, veterineri, ziraat muallimi, sabit ve gezici başöğretmenleri
meclisin tabii üyeleridirler.


Vali
ve kaymakamlar, il ve ilçe merkez bucağının meclis ve komisyonlarına başkanlık
edecekleri gibi ilçeye bağlı bucakların meclis ve komisyonlarına da lüzum
gördükleri hallerde başkanlık edebilirler.


Bu
meclis ve komisyonların başkanlık ve üyelikleri fahridir.


Kasaba
ve köy adedi 12 den aşağı olursa meclise seçilen üye adedi 12 den az olmamak
üzere kasaba ve köylerce eşit sayıda üye seçilir.


Meclise
seçilen üyelerin görevleri dört yıl sürer, yeniden seçilmeleri caizdir.
Meclisin müzakere usulü İçişleri Bakanlığınca yönetmelikle tesbit edilir.


 


Madde
53 – Bucak meclisi yılda bir defa Ekim ayının başında
toplanır. Toplantı süresini meclis belirtir.


 


Madde
54 – Bucak meclisi, bir yıl süre ile kendi üyeleri
arasından dört üyeden müteşekkil bir bucak komisyonu seçer. Bu komisyonun
başkanı bucak müdürüdür. Bucak komisyonu, en az ayda bir kere toplanarak bucak
meclisinin toplantı halinde olmadığı zamanlarda meclis görevini yapar.


 


Madde
55 – Fen ve ihtisaslarından faydalanmak üzere bucak
meclislerinin karar ve isteği üzerine gönderilecek Devlet, özel idare
memurlarının her türlü masrafları Devlet veya özel idare bütçesinden ödenir.


 


Madde
56 – Bucak çevresindeki bütün köylerle belediyeler kendi
aralarında içme suları, sulama, yol ve telefon şebekeleriyle tarım alet ve
makineleri tedarik, tesis ve işletmeleri gibi mahalli mahiyetteki müşterek
işler için bucak meclislerinin gösterecekleri lüzum üzerine Köy Kanununun 47,
48 ve Belediye Kanununun 133 üncü maddelerine göre birlik kurarlarsa bucak
meclis ve komisyonu bu birliğin karar ve murakabe heyetleri, bucak müdürleri de
icra vasıtası görevini yaparlar.


Bu
suretle birliğin kuruluşu valinin tasdikıyla tamamlanır.


 


BÖLÜM : V


İl ve İlçe İdare Kurulları


 


Madde
57 – İl idare kurulu, valinin başkanlığı altında hukuk
işleri müdürü, defterdar, milli egitim, bayındırlık, sağlık ve sosyal yardım,
tarım ve veteriner müdürlerinden teşekkül eder.


Vali,
idare kuruluna başkanlık etmek üzere vali muavinini görevlendirebilir.


 


Madde
58 – İlçe idare kurulu, kaymakamın başkanlığı altında
tahrirat katibi, malmüdürü, Hükümet hekimi, milli eğitim memuriyle tarım memuru
ve veterinerden teşekkül eder.


 


Madde
59 – Gerek il gerek ilçe idare kurullarından kuruma dâhil
olmıyan idare şubelerinin başkanları kendi idarelerine ait idari ve istişari
işlerin görüşülmesinde üye sıfatiyle çağrılarak o iş hakkında gerekli izahatı
verir ve oya katılırlar.


 


Madde
60 – İdare kurulları, idari, istişari ve kazai olmak üzere
türlü karar alırlar. İdare kurullarının idari yetkileri kanun, Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ve diğer mevzuatla kendilerine verilen vazifelerdir.[23]


 


Madde
61 – İdare kurullarının kazai, idari ve istişari görüşmeleri
mürettep üyenin yarısından bir fazlası hazır olmadıkça yapılamaz.


Oyların
eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çokluk sayılır.


İdare
kurulu üyelerinden teşkilat noksanı veya tayin edilmemek ve vekili bulunmamak
gibi sebeplerle bir veya ikisi noksan olursa bunlar mürettep üye ve belli heyet
nisabında hesaba katılmaz.


 


Madde
62 – İl idare kurulları, il idare şubelerinin,kaymakamların
ve ilçe idare şubeleriyle bucak müdürlerinin, bucak meclis ve komisyonlarının,
köy muhtarlarının ve köy ihtiyar kurullarının yürütülmesi gerekli kararları
aleyhine menfaati haleldar olanlar tarafından bu kararların esas, maksat, yetki
ve şekil itibariyle kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuata muhalefetlerinden
dolayı açılan iptal davalarına birinci derecede bakarlar.23


Bu
davalar, kararların hak veya menfaati haleldar olanlara tebliğ veya bunların
icraya ıttılaı tarihinden itibaren 91 gün içinde açılmalıdır.


Bu
davalar Danıştay Muhakeme Usulüne tabidir. Bu kabil iptal davaları birinci
derecede Danıştayda açılamaz. Merci tecavüzü ile Danıştaya dava açıldığı
takdirde dava evrakı vasifesizlik kararı ile ilgili il idare kuruluna tevdi
olunur.


Bu
madde özel kanunlarla il ve ilçe idare kurullarına verilen diğer kazai
işlerdeki yetkilerine halel vermez.


 


Madde
63 – İl idare kurullarının idari kaza işlerinde hukuk
işleri müdürleri kanun sözcüsü vazifesini görürler.


 


Madde
64 – İdare kurullarının kazai vazife görmek üzere
toplantılarında idari davaya esas olan kararı vermiş bulunan idare amiri üye
sıfatiyle bulunamaz ve oya katılamaz.


 


Madde
65 – İlçe idare kurulları kararları aleyhine il
idare kurullarına, il idare kurullarının gerek birinci ve gerek ikinci derecede
verdikleri kararlar aleyhine Danıştayda ilgililer tarafından Danıştay Kanununa
göre itiraz olunabilir.


Askerlik
Mükellefiyeti Kanununun 103 üncü maddesi hükmü mahfuzdur.


 


BÖLÜM: VI


Çeşitli Hükümler


 


Madde
66 – (Değişik: 23/1/2008-5728/125 md.)


İl genel kurulu veya idare
kurulları yahut en büyük mülkiye amirleri tarafından kanunların verdiği yetkiye
istinaden ittihaz ve usulen tebliğ veya ilan olunan karar ve tedbirlerin tatbik
ve icrasına muhalefet eden veya müşkülat gösterenler veya riayet etmeyenler,
mahallî mülkî amir tarafından Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmü
uyarınca cezalandırılır. (Ek cümle: 27/3/2015 - 6638/16 md.) Ancak, kamu düzenini ve güvenliğini veya kişilerin can ve mal emniyetini
tehlikeye düşürecek toplumsal olayların baş göstermesi hâlinde vali tarafından
kamu düzenini sağlamak amacıyla alınan ve usulüne göre ilan olunan karar ve
tedbirlere aykırı davrananlar, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.


 


Madde 67 – 30/6/1939 tarihli ve 3656 sayılı
kanuna bağlı (1) sayılı cetvelin ek ve tadillerinin İçişleri Bakanlığı kısmından,
bağlı (1) sayılı cetveldeki kadrolar kaldırılmış, yerine bağlı (2) sayılı
cetvelde yazılı kadrolar ilave edilmiştir.


 


Madde 68 – 1426 sayılı Vilayet İdaresi Kanunu
ile ek ve tadilleri ve bu kanuna aykırı bütün kanunlar ve tüzükler hükümleri
yürürlükten kaldırılmıştır.


 


Ek Madde 1 - (Ek:
29/8/1996-4178/2 md.)[24]


Vali;
sivil hava meydanları, limanlar ve sınır kapılarında, güvenliğin sağlanması,
giriş-çıkışlarla ilgili görev ve hizmetlerin düzenli ve etkili bir biçimde
yürütülmesi, görevli kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonun
gerçekleştirilmesi için gerekli önlemleri almaya ve uygulamaya, kuruluşların
çalışmalarını denetlemeye yetkilidir. İçişleri Bakanlığının uygun göreceği bu
yerlerde vali tarafından mülki idare amiri görevlendirilir. Vali, yetkilerinin
tamamını veya bir kısmını görevlendirdiği mülki idare amirine devredebilir. Bu
yerlerde hizmet veren kuruluşlar, görevli mülki idare amirine karşı sorumludur.
Görevlendirilen mülki idare amiri Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile
Gümrük Kanununun arama ile ilgili hükümleri saklı kalmak üzere, genel güvenlik
ve kamu düzeni bakımından gerekli gördüğü hallerde, sivil hava meydanlarında,
limanlarda ve sınır kapılarında, binaları, uçakları, gemileri ve her türlü
deniz ve kara taşıtlarını, giren çıkan yolcular ile buralarda görevli kamu
kuruluşları ve özel kuruluşlar personelinin üstlerini, araçlarını ve aşyalarını
aratabilir. Aramanın kimler tarafından yapılacağı kaydını da taşıyan arama emri
yazılı olarak verilir. İvedi durumlarda sözlü olarak verilen emir derhal yerine
getirilir ve en kısa zamanda yazılı olarak teyit edilir. Kuruluşların birbirine
araç, gereç ve personel yardımı yapmasını isteyebilir. Personel hakkında
değerlendirme raporu düzenleyebilir, disiplin kovuşturması yaptırabilir ve gerekirse
uyarma ve kınama cezası verebilir. Diğer cezalar için öneride bulunabilir,
mazeret izni verebilir, yıllık izin için görüş bildirir. Yazışmalara aracılık
yapar. Ancak  kuruluşlar teknik konularda, istatistiki bilgileri içeren
konularda va mali konularda kendi kuruluşları ile doğrudan yazışma yaparlar. Bu
kuruluşların üst makamları ile yapacakları yazışmalarda da aynı yöntemler
uygulanır. Zamanında önlem alınması amacıyla, Emniyet, jandarma, Jandarma ve
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Sınır Birlikleri, Gümrük, Gümrük Muhafaza ve diğer
kamu kuruluşları, elde ettikleri bilgileri mülki idare amirlerine iletirler.
Mülki idare amirinin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin uygulama düzeni,
Maliye, Sağlık, Ulaştırma, Turizm bakanlıkları ile Gümrük Müsteşarlığının bağlı
olduğu bakanın görüşü alınmak suretiyle İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak, Cumhurbaşkanı
tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.


 


Ek
Madde 2- (Ek:25/3/2020-7226/1 md.)


Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından;


a)
Afet ve acil durum hallerinde arama, kurtarma ve müdahale faaliyetleri
kapsamında, afetten veya acil durumdan etkilenen kişiler ile sınırlı olmak
üzere Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının veya ilgili valiliğin,


b)
112 acil çağrı merkezlerine yapılan çağrılar kapsamında, arayan kişilere
ulaşılması amacıyla arama zamanıyla sınırlı olmak üzere 112 acil çağrı
merkezlerinin veya ilgili valiliğin,


ihtiyaç
duyduğu telefon abone ve konum bilgileri gecikmeksizin karşılanır. Bu kapsamda
ilgili Bakanlık ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun birlikte
belirleyeceği usul ve esaslar dâhilinde erişim sistemi kurulabilir.


Bu
madde uyarınca elde edilen veriler başka amaçlar için kullanılamaz.


 


Geçici
Madde 1 – Bu Kanun hükümlerine göre kurulacak bucak teşkilatı
her yıl bütçesine konacak ödenek nispetinde ve Bakanlar Kurulunca münasip
görülecek illerde peyderpey teşkil olunur. Her ilde bu teşkilat yapılıncıya
kadar halen yürürlükte olan kadrolar uygulanır.


Bucak
meclis ve komisyonları, ancak teşkilatı böylece tamamlanan bucaklarda kurulur.


 


Geçici
Madde 2 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar İçişleri
kadrolarından, İçişleri memurları meslek kursuna çağırılıp muvaffak olanlarla,
halen müstahdem bucak müdürlerinden bu kursa çağırılarak muvaffak olacaklar bu
kanun hükümlerinden istifade ederler.


 


Geçici
Madde 3 – Siyasal Bilgiler Okulu veya Hukuk Fakültesi mezunu
olan mektupçulardan sicilleri elverişli görülenleri, içişleri Memurları
Kanunundaki kurs kaydına tabi olmaksızın kaymakamlığa naklen tayine İçişleri
Bakanı yetkilidir.


 


Geçici
Madde 4 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Danıştay'da
görülmekte olan idari davalar evvelki hükümlere göre neticelendirilir.


 


Geçici
Madde 5 – (Ek: 23/6/2016-6722/13 md.)


Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 11 inci maddenin (D) fıkrası ile
4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilât Kanununun 1 inci maddesi
uyarınca görevlendirilmiş olan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli, memurlar,
geçici köy korucuları ve gönüllü korucular dâhil diğer kamu görevlileri
hakkında da 11 inci maddenin (J) fıkrasının beşinci ve altıncı bentlerinde yer
alan hükümler uygulanır.


 


Madde
69 – Bu Kanun 31 Temmuz 1949 tarihinde
yürürlüğe girer.


 


Madde
70 – Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.


 


 


5442 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA


ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN VERİLEN


İPTAL KARARLARININ YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ


GÖSTERİR LİSTE


 







Değiştiren
Kanunun/KHK’nin veya İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası



5442 sayılı
Kanunun değişen veya iptal edilen maddeleri



Yürürlüğe Giriş

Tarihi






6125







15/7/1953






6738







29/6/1956






7267







21/5/1959






469







22/5/1964






2261



Dernekler Kanununun
51 inci maddesinin 2 nci fıkrası



Fıkrada söz konusu
edilen yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte






Diğer maddeleri



23/2/1980






4178







4/9/1996






4748







9/4/2002






4897







24/6/2003






5219



10 ve 33



21/7/2004






5540



6



5/7/2006 tarihinden
bir yıl sonra






5728



10, 14, 45, 66



8/2/2008






6496



11



31/7/2013






6529



2



13/3/2014






6638



11, 19, 66



4/4/2015






6722



11, Geçici Madde 5



14/7/2016






KHK/674



11



1/9/2016






6758



11



24/11/2016






KHK/682



19



23/1/2017






KHK/690



11



29/4/2017






7068



19



8/3/2018






7077



11



8/3/2018






KHK/703



2,4,5,6,7,9,11,21,22,23,

26,27,29,31,32,37,38,39,

60,62, Ek Madde 1



24/6/2018 tarihinde
birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri
sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte (9/7/2018)






7145



11



31/7/2018






7226



Ek Madde 2



26/3/2020









 




















[1]
Bu Kanunun, 10 Mart 1983 tarih ve 2803 sayılı Kanuna aykırı hükümlerinin
Jandarma Teşkilatı için uygulanmayacağı aynı Kanunun 25 inci maddesi ile hükme
bağlanmıştır.







[2]
Bu Kanunda, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu
hükümlerine  aykırılık bulunması durumunda, 5302 sayılı Kanun hükümlerinin
uygulanacağı,  söz konusu Kanunun 70 inci maddesi ile hüküm altına alınmıştır.







[3]
3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunun 84 üncü maddesiyle; bu Kanunda
belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak,
5393 sayılı Belediye Kanunu hükümlerine aykırılık bulunması durumunda mezkur
kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.







[4]
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 138 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “İçişleri
Bakanlığının kararı ve Cumhurbaşkanının tasdiki” ibaresi  “Cumhurbaşkanı onayı”
şeklinde değiştirilmiştir.







[5]
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 138 inci maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “kanunlarına” ibaresi “mevzuatına” şeklinde değiştirilmiştir.







[6]
Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 Tarihli ve E: 2018/117, K: 2023/212
Sayılı Kararı ile bu fıkranın yürürlükten kaldırılması iptal edilmiştir.







[7]
Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 Tarihli ve E: 2018/117, K: 2023/212
Sayılı Kararı ile bu maddenin yürürlükten kaldırılması iptal edilmiştir.







[8]
Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 Tarihli ve E: 2018/117, K: 2023/212
Sayılı Kararı ile bu maddenin yürürlükten kaldırılması iptal edilmiştir.


 







[9]
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 138 inci maddesiyle, bu maddede
yer alan “Bakanlar Kurulu” ibareleri “Cumhurbaşkanı” şeklinde, “Bakanlar
Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde, “Hükümetin” ibaresi
“Cumhurbaşkanının” şeklinde, “Başbakanın” ibaresi “Cumhurbaşkanının” şeklinde
değiştirilmiştir.







[10]
25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanunun 1
inci maddesiyle, bu paragrafta yer alan “Bu hususta” ibaresi “Bu fıkra
kapsamında” şeklinde değiştirilmiştir.







[11]
17/4/2017 tarihli ve 690 sayılı KHK’nin 17
nci maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “Jandarma Genel
Komutanlığının veya” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, daha sonra bu hüküm
1/2/2018 tarihli ve 7077 sayılı Kanunun 15 inci  maddesiyle aynen kabul
edilerek kanunlaşmıştır.







[12]
Anayasa Mahkemesinin 6/1/1999 tarih ve E.: 1996/68, K.: 1999/1 sayılı kararı
ile; bu tümcenin “kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle kurulan fonlardan
yapılacak aktarmalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar
verilmiş ve iptal Kararı, 19/1/2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir.







[13]
Anaya Mahkemesinin 6/1/1999 tarih ve E.: 1996/68, K.: 1999/1 sayılı kararı ile bu
cümlede yer alan “Bu harcamalar  1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu ve 832
sayılı Sayıştay Kanunu hükümlerine tabi değildir.” kuralı, iptal edilmiş ve
iptal Kararı, 19/1/2002 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu kural metinden çıkarılmıştır.







[14]
13/7/2013 tarihli ve 6496 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile bu paragrafın altıncı cümlesinde yer alan “Genelkurmay Başkanlığı ile
İçişleri Bakanlığı” ibaresi “Bakanlar Kurulu” şeklinde değiştirilmiştir.







[15]
Danıştay  5. Dairesinin  30/6/1977  gün ve  E. 1974/5278,  K.1977/3905  sayılı
kararında bu bent hükmünün, "657 sayılı Kanunun değişik 237/b maddesi gereğince,
bu Kanuna aykırı hüküm olması nedeniyle 30/11/1970 tarihinden itibaren
uygulanma imkanını kaybettiği" belirtilmiştir.







[16]
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 138 inci maddesiyle, 21 inci
maddenin birinci fıkrasında yer alan  “kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet
kararlariyle” ibaresi “kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatta”
şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet
kararlarının” ibaresi “kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatın”
şeklinde, 22 nci maddenin birinci fıkrasında yer alan “kanun,  tüzük, 
yönetmelik,  Hükümet kararları ve emirlerini” ibaresi “kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi
ve diğer mevzuat ile Cumhurbaşkanınca alınmış bulunan karar ve tedbirleri”
şeklinde değiştirilmiştir.







[17]
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 138 inci maddesiyle, 23 üncü
maddenin birinci fıkrasında yer alan “kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet
Kararlarına” ibaresi “kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile
Cumhurbaşkanınca alınmış bulunan karar ve tedbirlere” şeklinde değiştirilmiş, 26 ncı maddenin ikinci fıkrasında yer alan
“Hükümetçe” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiş, “zamanlarda”
ibaresinden sonra gelmek üzere “Cumhurbaşkanlığına ve” ibaresi eklenmiş, 27 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan
“Hükümetin temsilcisidir” ibaresi “Cumhurbaşkanının idari yürütme vasıtasıdır”
şeklinde ve “kuruluş kanunlarına” ibaresi “kuruluş mevzuatına” şeklinde
değiştirilmiştir.







[18]
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 138 inci maddesiyle, bu maddenin (A)
fıkrasında yer alan “kanun, tüzük yönetmelik ve Hükümet kararlarının” ibaresi
“kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatın” şeklinde, (C)
fıkrasında yer alan “Kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararları ve” ibaresi
“Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile” şeklinde
değiştirilmiştir.







[19]
Bu bent için, bu Kanunun 13  üncü maddesinin dipnotuna bakınız.







[20] 2/7/2018 tarihli
ve 703 sayılı KHK’nin 138 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Kanun, tüzük,
yönetmelik ve Hükümet kararları hükümlerinin” ibaresi “Kanun, Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ve diğer mevzuat ile Cumhurbaşkanınca alınmış bulunan karar ve
tedbirlerin” şeklinde değiştirilmiştir.


 







[21]
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 138 inci maddesiyle,  37 nci maddenin
birinci fıkrasında yer alan “kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararlariyle”
ibaresi “kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile” şeklinde, 38 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan
“kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararlarına” ibaresi “kanun, Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ve diğer mevzuat ile Cumhurbaşkanınca alınmış bulunan karar ve
tedbirlere” şeklinde, 39 uncu maddenin birinci fıkrasında yer alan “kanun,
tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararlarının” ibaresi “kanun, Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ve diğer mevzuat ile Cumhurbaşkanınca alınmış karar ve tedbirlerin”
şeklinde değiştirilmiştir.







[22]
Bu bent için, bu Kanunun 13 üncü maddesinin dipnotuna bakınız.







[23]
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 138 inci maddesiyle, 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasında yer alan “ve tüzüklerle” ibaresi “, Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ve diğer mevzuatla” şeklinde, 62 nci maddenin birinci fıkrasında yer
alan “ve tüzüğe” ibaresi “, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuata”
şeklinde değiştirilmiştir.







[24]
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 138 inci maddesiyle, bu maddede yer alan
“Bakanlar Kurulu” ibaresi “ Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?