İcra ve İflas Kanununun Yürürlükten Kaldırılmış Hükümleri

Mülga mevzuatNo: 2004

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

171


 


İCRA VE İFLAS KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN


KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ (1)


 


 


         
Kanun
Numarası                
: 2004


         
Kabul
Tarihi                       
: 9/4/1932


         
Yayımlandığı R.Gazete        : Tarih: 19/6/1932
Sayı: 2128


         
Yayımlandığı Düstur
           : Tertip: 3 Cilt:
13 Sayfa: 426


 


 


            
1 – 3/7/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 4, 13, 16, 18, 21,
24, 25, 26, 31, 33, 36, 50, 60, 62, 64, 67, 68, 71, 76, 78, 80, 82, 83, 85,
89,94, 97, 99, 101, 106, 109, 115, 116, 126, 129, 130, 133, 142, 143, 148, 149,
155, 156, 158, 170, 172, 206, 220, 223, 225, 228, 235, 259, 262, 264, 265, 269,
272, 274, 277, 278, 281, 288, 299, 301, 302, 337, 344, 346, 353, 363, ve 366)


            
Madde 4 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra ve İflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayetlerle itirazların
tetkik mercii; Mahkeme reisi veya hakimi ve bulunan yerlerde müstakil icra
hakimleriyle muavinleri yahut kanun mucibince bu vazife kendilerine verilmiş
olan hakimlerdir.


            
172 nci maddede yazılı itirazların tetkik mercii ticaret davasını gören
mahkemedir.


            
İcra salahiyetini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vukubulacak şikayet
ve itirazların tetkik mercii o mahkemenin hakimidir.


            
Bu kanunda gösterilen haller müstesna olmak üzere tetkik merciinin vereceği
kararlar kabili temyiz olmayıp kat'idir.


            
Madde 13 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik vazifesini gören hakimler icra ve iflas dairelerini murakebe ederler. Bu
daireler Cumhuriyet müddeiumumilerinin daimi murakebesi altında olup en
azsenede bir defa teftiş olunur.


            
Görülecek hata ve kusurlardan dolayı icra ve iflas memur ve muavinleri hakkında
Adliye Vekaletince aşağıdaki inzibati cezalardan her hangi biri tatbik olunur:


            
1 – Tevbih,


            
2 – Dörtte üçünü geçmemek üzere aylıktan kesme,


            
3 – Altı ayı geçmemek üzere işten el çektirme,


            
4 – Azil.


 


 


——————————


(1)   
Bu Kanundaki para cezalarının uygulanması ile ilgili olarak 10/6/1949 tarih ve
5435 sayılı Kanunu değiştiren 21/1/1983 tarih ve 2790 sayılı Kanun ile15/8/1957
tarih ve 9682 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20/5/1957 tarihve E. 1, K. 12
sayılı Yargıtay İç. Bir. Kur. Kararına bakınız.





172


 


            
Bunlardan tevbih ve aylıktan kesme cezalarına tetkik mercii vazifesini gören
hakim dahi karar verebilir. Bu karar aleyhine Adliye Vekaleti memurin inzibat
komisyonunda itiraz olunabilir.


            
Ancak hakim sınıfından tayin olunan icra ve iflas memurları hakkında hakimler
kanunu hükümleri caridir.


            
İnzibati cezalar adli takiplere mani değildir.


            
Madde 15 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra ve İflas harçlarını kanun tayin eder.


            
Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masraflar borçluya ait olup
neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur.


            
Madde 16 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas
dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya
hadiseye uygun bulunmamasından dolayı tetkik merciine şikayet olunabilir.
Şikayet bu muamelenin öğrenildiği tarihten beş gün içinde yapılır.


            
Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından
dolayı her zaman şikayet olunabilir.


            
Madde 18 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik merciine arzedilen hususlarda basit usulü muhakeme tatbik olunur.
Şukadar ki talep ve cevaplar istida ile olabileceği gibi ifade zaptettirmek
suretiyle de olur.


            
Kanunda sarahat bulunmıyan hallerde tetkik mercii veya ticaret mahkemesi iki
taraf arasında duruşma yapılmasına lüzum olup olmadığını takdir eder. Duruşma
en kısa müddet içinde yapılarak karara raptolunur.


            
Madde 21 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile olur.


            
Madde 24 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir menkulün teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir
icra emri tebliği suretiyle borçluya beş gün içinde o şeyin teslimini emreder.


            
İcra emrinde: Alacaklı ve borçlunun ve varsa mümessillerinin isim ve şöhretve
ikametgahları, hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunan şeyin neden ibaret
olduğu ve olbaptaki ilamın tarih ve numarası ve tetkik merciinden veya temyiz
yahut iadei muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması
hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.


            
Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan menkul veya misli
yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir.


            
Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra
emritebliğine hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Değeri ilamda
yazılı olmayıpta ihtilaflı bulunursa icra memuru tarafından takdir olunur.


            
Hükmolunan menkulün değer bahası borsa veya ticaret odalarından, olmayan
yerlerde icra memuru tarafından intihap olunacak ehli vukuftan sorulup alınacak
cevaba göre tayin edilir.


            
Alakadarların bu hususta tetkik merciine şikayete hakları vardır.





173


 


            
Madde 25 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çocuk teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru 24
üncümaddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya beş gün
içinde çocuğun teslimini emreder. Borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede
bulunursa bulunsun ilam hükmü zorla icra olunur.


            
Çocuk teslim edildikten sonra diğer taraf haklı bir sebep olmaksızın
çocuğutekrar alırsa ayrıca hükme hacet kalmadan zorla elinden alınıp öbür
tarafa teslim olunur.


            
Madde 26 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir gayrimenkul veya bir geminin tahliye ve teslimine dair olan ilam
icradairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra
emri tebliği suretiyle borçluya beş gün içinde hükmolunan şeyin teslimini
emreder.


            
Borçlu gayrimenkulü veya gemiyi işgal etmekte iken bu emri tutmazsa ilamın
hükmü zorla icra olunur.


            
Alacaklıya teslim olunan gayrimenkule veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın
tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır.


            
Bunların içinde bulunupta ilamda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim
ve hazır değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit
bir kimseye tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkür eşya masrafı
ilerde borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin biryerde
veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen
yapılacaktebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değilse
otuz güniçinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum
görülürseicra memuru tetkik merciinin karariyle bunları satıp tutarından
masrafı ifaeder. Fazla kalırsa borçlu namına sağlam bir bankaya yatırılır.


            
Madde 31 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir irtifak hakkının kaldırılmasına yahut öyle bir hakkın tahmiline mütedair
ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde beş
günlük bir icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra
olunur.


            
Madde 33 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik mercii, borçlunun istidası üzerine borcun itfa veya imhal edildiği,
resmi yahut ikrar edilmiş bir vesika ile anlaşıldığı veya ilam müruru zamana
uğradığı takdirde icranın geri bırakılmasını emreder. Bu hallerin haricinde
tetkik merciince icra geri bırakılmaz.


            
Geri bırakılma talebinin kabul veya rededine mütedair olan kararlar on gün
içinde temyiz olunabilir.


            
Madde 36 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra emirlerinde yazılı müddetlere kanunen zammı lazım gelen müddetler mahfuz
olduğu gibi ilami temyiz eden borçlu temyiz davasında haksız çıktığı takdirde
hükmolunan şeyi eda ve teslim edeceğine dair kavi kefalet göstermiş yahut
hükmolunan para ve eşyayı resmi bir mevkie depozito etmiş veya hasmı
tarafındanmal ve mülkleri haczedilmiş olduğunu ispat ederse icranın geri
bırakılması için Temyiz Mahkemesinden karar alınmak üzere icra memuru
tarafından kendisine münasip bir mühlet verilir.





174


 


            
Borçlu Devlet veya muzahereti adliyeye nail bir kimse ise yukardaki
fıkradayazılı teminatın bulunduğunu ispata hacet kalmaksızın kendisine bu
mühlet verilir.


            
Ücreti alakadar tarafından verilirse Temyiz Mahkemesi icranın geri bırakılması
hakkındaki kararı icra dairesine telgrafla bildirir.


            
Nafaka hükümlerinde böyle bir mühlet verilemez.


            
Madde 50 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
salahiyete dair hükümleri kıyas yoliyle tatbik olunur.


            
Şu kadar ki, takibeesas olan aktin yapıldığı icra dairesi de takibe
salahiyetlidir. Salahiyet itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır.
Tetkik mercii tarafından önce salahiyet meselesi tetkik ve kati surette karara
raptolunur.


            
Karar, salahiyetsizliğe dair ise on gün içinde temyiz olunabilir.


            
İki tetkik mercii arasında salahiyet noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.


            
Madde 60 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takip talebi üzerine icra dairesi bir ödeme emri yazar.Emir:


            
1 – 58 inci madde mucibince takip talebine derci lazım gelen kayıtları,


            
2 – Borcun ve masrafların on gün içinde ödenmesi, borç teminat itası
mükellefiyeti ise teminatın bu müddet zarfında gösterilmesi ihtarını,


            
3 – Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına
dair bir itirazı varsa yeni bu on gün içinde bildirmesi ve bildirmediği
takdirde bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve
bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı ve hakikate muhalif beyanda
bulunursahapis ile cezalandırılacağı ihtarını,


            
4 – Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını
ihtiva eder.


            
Madde 62 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz etmek isteyen borçlu itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden ongün
içinde istida ile veya şifahen icra dairesine bildirmeğe mecburdur.


            
Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını
açıkçagöstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.


            
Borçlu isterse itirazda bulunduğuna dair kendisine bedava ve pulsuz birvesika
verilir.


            
Madde 64 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


          
Alacaklı isterse ödeme emrine müddeti içinde borçlu tarafından itiraz edilip
edilmediğine dair icra dairesince kendisine bir vesika verilir.


            
Madde 67 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takip talebine itiraz edilen alacaklı itirazın ref'i talebinde bulunmak
istemezse hakkını almak için umumi hükümler dairesinde mahkemeye müracaat
edebilir.


            
Borçlunun haksızlığına karar verilirse iki tarafın vaziyetine ve davanın ve
hükmolunan şeyin tahammülüne göre yüzde ondan aşağı olmamak üzere
alacaklılehine münasip bir tazminat takdir olunur.





175


 


            
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminat hükmolunması
suiniyetin sübutuna bağlıdır.


            
Madde 68 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Talebine itiraz edilen alacaklının takibi imzası ikrar veya noterlikçe tasdik
edilen bir senede yahut resmi dairelerin veya salahiyetli makamların
salahiyetleri dahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya
müstenit ise alacaklı itirazın ref'ini istiyebilir.


            
Borçlu itirazını varit gösterecek hiç bir vesika gösteremezse tetkik mercii
itirazın ref'ine karar verir.


            
Borçlunun gösterdiği vesikanın imzası ihtilaflı ise itirazın muvakkaten ref'ine
karar verilir.


            
İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut vesikaya müstenit ise
itirazın ref'i talebi reddolunur.


            
İtirazın muvakkat olmıyarak ref'ine ve refi talebinin reddine dair olankararlar
on gün içinde temyiz olunabilir.


            
Madde 71 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu borcun ana ve faizlerinin ve masrafların itfa edildiğini yahut
alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası
ikraredilmiş vesika ile isbat ederse takibin iptal yahut talikını her zaman tetkikmerciinden
istiyebilir.


            
Takibin iptal veya talikı talebinin kabul veya reddine mütedair olan kararlar
on gün içinde temyiz olunabilir.


            
Madde 76 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mal beyanında bulunmıyan borçlu beyanda bulununcaya kadar icra memuru
tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapis ile tazyik olunur. Ancak bu
hapis üç ayı geçemez.


            
Madde 78 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmişse itirazı refolunduktan
sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı haciz konmasını isteyebilir.


            
Haciz istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden altı ay geçmekle düşer.
İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hüküm katileşinceye kadar
geçenzaman hesaba katılmaz.


            
Alacaklı isterse haciz talebinin vukuuna dair bedava ve pulsuz bir
vesikaverilir.


            
Madde 80 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.) İ


            
İcra memuru haczi kendi yapabileceği gibi muavin veya katiplerinden birine de
yaptırabilir.


            
Borçlu haciz sırasında malın bulunduğu yerde bulunmaz ve hemen buldurulması
mümkün olmazsa haciz, gıyabında yapılır.


            
Talep vukuunda borçlu kilitli yerleri ve dolapları açmaya ve sair eşyayı
göstermeğe mecburdur. İcabında zorla açtırılır.


            
Madde 82 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıdaki şeyler haczolunamaz :


            
1 – Devlet malları;





176


 


            
2 – Borçlunun zati ve mesleği için lüzumlu elbise ve eşyası ile borçlu ve
ailesine lüzumu olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası;


            
3 – Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası;


            
 4 – Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin maişetleri için zaruri
olanarazisi ve çift hayvanları ve diğer teferruatı, değilse sanat ve mesleği
içinlüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları;


            
5 – Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceğibir
süt veren mandası veya ineği yahut üç keçi veya koyunu ve bunların bir aylık
yem ve yataklıkları;


            
6 – Borçlu ile ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları;


            
7 – Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunamamak üzere tesis
edilmiş olan kaydi hayatla iratları;


            
8 – Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan tekaüt
maaşlariyle bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ölenlerin ailelerine
bağlanan maaşlar;


            
(Ek : 27/5/1933 tarih ve 2228 Sayılı Kanunun hükmüdür.) Askeri malüllerle
şehit yetimlerine verilen terfih zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre
verilen İnhisar beyiye hisseleri.


            
9 – Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölümgibi
hallerde bağlanan maaşlar;


            
10 – Vücut veya sıhhat üzerinde ika edilen zararlar için tazminat olarak
mutazarrının kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya
verilmesi lazımgelen paralar;


            
11 – Borçlunun haline münasip evi (ev kıymetçe fazla ise bedelinden haline
münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek
satılır.)


            
Kanunu Medeninin 807 inci maddesi hükmü mahfuzdur.


            
2, 3, 4 ve 5 numaralı fıkralardaki istisna borcun bu eşya bedelinden tevel–lüt
etmemesi haline münhasırdır.


            
Bir malın haczi caiz olup olmadığı hakkında tetkik mercii tarafından verilecek
kararlar on gün içinde temyiz olunabilir.


            
Madde 83 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, nafakalar,
tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen
iratlar borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak
takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.  Ancak
haczolunacakmiktar bunların dörtte birinden aşağı olamaz.


            
Miktara veya bunun tezyit veya tenzili taleplerine dair tetkik mercii tarafından
verilecek kararlar on gün içinde temyiz olunabilir.


            
Madde 85 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan menkul mallar ile
gayrimenkullerinden ve alacak ve haklardan alacaklının ana, faiz ve masraflar
da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur.


            
Borçlu tarafından başkasının olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından
ihtiyaten haciz yahut istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya
bırakılır.





177


 


            
Ancak haczolunan gayrimenkul artırmaya çıkarılmadan borçlu borcun itfasına
yetecek menkul mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse gayrimenkul
üzerinde haciz baki kalmak üzere önce gösterilen menkul veya alacak da
haczolunur.


            
Şu kadar ki bu suretle mahcuz kalan gayrimenkulün idare ve işletmesine
vehasılat ve menfaatlerine icra dairesi müdahale etmez.


            
Haczi koyan memur borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar
telif etmekle mükelleftir.


            
Madde 89 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hamiline ait olmıyan yahut cirosu kabil senede müstenit bulunmıyan alacak veya
sair bir hak haczedilirse icra memuru borçlu olan hakiki veya hükmi üçüncü
şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve aşağıdaki
fıkralar hükmünü bildirir.


            
Borçlunun alacağı veya üçüncü şahıstaki bir malı haczedilip de üçüncü şahıs
borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden evvel
borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş, yahut kusuru olmaksızın telef olmuş
veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise
keyfiyeti, haczin kendisine tebliğinden on gün içinde icra dairesine yazılı
veyaşifahi beyanla bildirmeğe mecburdur. Bildirmediği halde mal yedinde ve borç
zimmetinde mevcut sayılarak teslimi veya ödenmesi istenir.


            
Üçüncü şahıs kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz ve
iddiasını bildirmediği takdirde 65 inci madde hükmü cari olur. Her halde
üçüncüşahsın umumi hükümler dairesinde borçluya karşı müracaat ve tazminat
hakkı mahfuzdur.


            
Malın teslimi mümkün olmazsa alacaklı mahkemeye müracaatla kıymetini ona
ödetir.


            
Haciz istiyen kimse üçüncü şahıs tarafından verilen cevabın hilafını tetkik
merciinde ispatla ceza ve tazminat istemek hakkını haizdir.


            
Bu madde hükmü memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar
hakkında da tatbik olunur.


            
Üçüncü şahıstaki mal veya alacağın haczinden doğan ihtilaflara dair tetkik
mercii tarafından verilecek kararlar on gün içinde temyiz olunabilir.


            
Madde 94 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras ya bir şirket yahut iştirak
halinde tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi
ikametgahlarımalüm olan alakadar üçüncü şahıslara haber verir.


            
Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz
tapuya tescil ettirmediği mülkiyet ve diğer ayni hakların borçlu namına
tescilialacaklı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi
alacaklının bumuameleyi takip edebileceğini tapu idaresine bildirir.


            
Alacaklının bu sebeple yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet
kalmaksızın dairece borçludan tahsil olunur.


            
Madde 97 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse icra
dairesi üçüncü şahsa yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesini tembih eder.





178


 


            
Mahkemeye müracaat olundukta ilerde haksız çıktığı takdirde alacaklının
muhtemel zararına karşı davacıdan kafi teminat alınmak şartıyle mahkeme takibin
talikını emreder.


            
Kiralanan yerdeki hapis hakkına tabi eşyaya müteallik istihkak davalarıBorçlar
Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yazılı hükümlere muvafık
olmadıkça talik emri verilemez.


            
Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez.


            
Muayyen müddet içinde dava etmiyen üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından
vazgeçmiş sayılır.


            
Birinci fıkradaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak
imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs haczedilen şey hakkında ve satılıpta
bedelihenüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında istihkak davası açabilir.
Bu halde mahkemece ikinci fıkra hükmü tatbik olunur.


            
İstihkak davası üzerine mahkemece takibin talikına karar verilipte neticede
dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısiyle istifası geciken
miktarının yüzde onundan aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına asıl
dava ile birlikte hükmolunur.


            
Davasının reddi hakkındaki kararı temyiz eden istihkak davacısı icra
dairesinden 36 ncı maddeye göre mühlet istiyebilir.


            
İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra mucibince istihkak iddiasına karşı
itiraz eden alacaklı veya borçlunun suiniyeti de tahakkuk ederse haczolunan
malın değer bahasının yüzde onundan aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat
alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur.


            
Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarını
Kanunu Medeninin 160 ncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip
edebilir.


            
Madde 99 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haczedilen şey borçlunun elinde olmayıpta üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı
iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa icra dairesi o şahıs aleyhine
mahkemeye müracaat için alacaklıya yedi gün mühlet verir.


            
Bu mühlet içinde dava ikame edilmezse üçüncü şahsın iddiası kabul
edilmişsayılır


            
Madde 101 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlunun karısı veya kocası ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar
evlenme, vesayet veya velayetten mütevellit alacakları için önce icrası
lazımgelen takip merasimine lüzum olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın
tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilirler.


            
Şu kadar ki bu iştirak evliliğin veya vesayet, velayet ve kayyımlığın devamı
esnanında yahut zevalini takip eden sene içinde talep edilmek şarttır. İştirak
talebine esas olan haktan dolayı açılan dava veya yapılan takibin devam ettiği
müddet hesaba katılmaz.


            
Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesinde mezkür alacak
için önce icrası lazımgelen takip merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı
derecede hacze iştirak edebilirler.


            
Sulh mahkemesi dahi, küçüklerle vesayet altında bulunanlar veya
kendilerinekayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirak
edebilir.


           
Şu kadar ki bu iştirak evliliğin veya
vesayet, velayet ve kayyımlığın devamı esnasında yahut zevalini takip eden sene
içinde talep edilmek şarttır. İştirak tale-





179


 


bine
esas olan haktan dolayı açılan dava veya yapılan takibin devam ettiği müddet
hesaba katılmaz.


               
Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesinde mezkür alacak
için önce icrası lazımgelen takip merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı
derecede hacze iştirak edebilirler.


            
Sulh mahkemesi dahi, küçüklerle vesayet altında bulunanlar veya kendilerine
kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirak edebilirler.


            
İcra dairesi bu suretle vakı hacze iştirak taleplerinden borçluyu ve
alacaklıları haberdar ederek itirazları varsa beş gün içinde bildirmelerini
ihtar eder.


            
İtiraz vukuunda iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten
kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu müddet
içindedava açmazsa iştirak hakkı düşer. Bu dava seri muhakeme usuliyle görülür.


            
Nafaka ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum
olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali
müstesnadır.


            
Madde 106 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haczolunan mal menkul ise hacizden nihayet altı ay ve gayrimenkul ise nihayet
iki sene içinde satılmasını alacaklı isteyebilir.


            
Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı menkul hükmündedir.


            
Madde 109 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Satış bedeli, haklarında haciz katileşmiş olan alacakların mecmu miktarına
baliğ olursa satış tatil edilir.


            
Muvakkaten haczedilmiş olan mallar ancak 113 üncü maddenin son fıkrasında
yazılı hallerde satılabilirj.


            
Madde 115 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Satılığa çıkarılan mal üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale
edilir. Şu kadar ki artırma bedeli malın tahmin edilmiş kıymetinin yüzde
yetmişbeşini bulmak ve satışı isteyenin alacağına rüchanı olan diğer alacaklar
o mal ile temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla
olmak şarttır.


            
Artırma bu miktara baliğ olmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır ve
artıranlar taahhütlerinden kurtulurlar.


            
Madde 116 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İkinci artırma ilk artırmayı takip eden on beş gün içinde yapılır. 174 üncü
madde hükmü tatbik olunur.


            
İkinci artırmada mal en çok artıranın üstünde bırakılır. Şu kadar ki satış
isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o mal ile temin edilmiş ise
busuretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olmak şarttır.


            
Böyle fazla bir bedel ile alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.


            
Madde 126 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Artırma en az, satıştan bir ay evvel ilan olunur.


            
İlanda :


            
1 – Satışın yapılacağı yer, gün ve saat;


            
2 – Artırma şartnamesinin hangi tarihten itibaren herkes tarafından
görülebileceği;


            
3 – Tayin edilen zamanda artırma bedeli, gayrimenkulün muhammen kıymetinin
yüzde yetmiş beşini bulmadığı takdirde en son artıranın taahhüdü baki kalmak
üzere artırmanın on beş gün daha temdit edilmiş olacağı ve on beşinci günü
aynısaatte gayrimenkulün en çok artırana ihale edileceği;





180


 


            
4 – İpotek sahibi alacaklılarla diğer alakadarların gayrimenkul
üzerindekihaklarını hususile faiz ve masrafa dair olan iddialarını evrakı
müsbiteleriyle yirmi gün içinde icra dairesine bildirmeleri yazılır. Aksi halde
hakları tapusicilleriyle sabit olmadıkça satış bedelinin paylaşmasından hariç
kalacakları da ilave edilir.


            
Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de yapılır.


            
114 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü gayrimenkulün satış ilanı hakkında da
caridir.


            
Madde 129 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkul üç defa bağrıldıktan sonra en çok artırana ihale edilir. Şu kadar
ki artırma bedeli gayrimenkul için tahmin edilmiş olan kıymetin en az yüzde
yetmiş beşini bulmak lazımdır.


            
Şayet satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklılar o gayrimenkulle
temin edilmiş ise artırma bedelinin bu suretle rüçhanı olan alacaklarınmecmuundan
fazlaya çıkması da şarttır.


            
Artırmada yukarki iki fıkrada yazılı miktar elde edilmemişse en çok artıranın
taahhüdü baki kalmak üzere gayrimenkul, artırma ilanında gösterilen on beş gün
nihayetinde en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki ikinci fıkradaki bedel
yine elde edilemezse ihale yapılmaz ve satış talebi düşer.


            
Madde 130 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Satış bedeli peşin ödenir. Ancak icra memuru alıcıya yedi günü geçmemek üzere bir
mühlet verebilir.


            
Madde 133 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayri menkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde
parayı vermezse ihale kararı feshedilir ve kendisinden evvel en yüksek tekliftebulunan
kimse arzetmiş olduğu bedelle almağa razı olursa ona ihale edilir. O darazı
olmaz veya bulunamazsa icra dairesince hemen on beş gün müddetle arttır–mağa
çıkarılır. Bu artırmayı alakadarlara tebliğe hacet olmayıp yalnız ilanlaiktifa
olunur ve en çok artırana ihale edilir.


            
Her iki halde birinci ihale edilen kimse iki ihale arasındaki farktan ve diğer
zararlardan mes'uldür.


            
İhale farkı ve geçen günlerin faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece
tahsil olunur. Faiz yüzde beşten hesap olunur.


            
Madde 142 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği
mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel
münderecatına itiraz edebilir.


            
Dava seri muhakeme usuliyle görülür.


            
İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet
yoliyle tetkik merciine arzolunur.


 


            
Merciin bu hususa dair vereceği kararlar on gün içinde temyiz olunabilir.


            
Madde 143 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine aciz
vesikası verilir.


            
Bu vesika ile 105 inci maddedeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet
mahiyetinde olup alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir.


            
Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse
yeniden ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.





181


 


            
Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenmez. Kefiller, müşterek
borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar için vermeğe mecbur
olduklarıfaizlerden dolayı borçluya rücu edemezler.


            
Bu borç borçluya karşı müruru zamana tabi değildir. Fakat borçlunun
mirasçıları, mirası kabullerinden bir sene içinde alacaklı hakkını aramamış
ise,müruru zaman iddia edebilirler.


            
Madde 148 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklı menkul rehin satışını ödeme emrinin tebliğinden sonra nihayet altıay
içinde ve gayrimenkul rehnin satışını da aynı tarihten sonra nihayet iki sene
içinde isteyebilir.


            
Satış yukardaki fıkrada gösterilen müddetler içinde talep olunmaz veya talep
geri alınıpta bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.


            
İtiraz vukuunda davanın açılmasından hüküm katileşinceye kadar geçen müddet
hesaba katılmaz.


            
Madde 149 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Satılması talep edilen rehin hakkında 87 nci maddenin 1 inci fıkrası ile 92 nci
maddenin 2 nci fıkrası ve 93, 96 ve 97 nci maddenin hükümleri kıyas yoliyle
tatbik olunur.


            
Madde 155 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu iflas yoliyle, takibe tabi şahıslardan olupta alacaklı isterse
ödemeemrine on gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye
müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu ve gerek
kendisininiflasa tabi kimselerden olmadığına dair itirazı varsa gene bu müddet
içinde istida ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif
edebileceği ilave olunur.


            
Madde 156 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklıbir
istida ile ticaret mahkemesinden iflas kararı isteyebilir.


            
Bu istidaya borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğine dair icra dairesinden
alınacak vesikanın raptedilmesi lazımdır.


            
Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın refiyle
beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir istida ile ticaret
mahkemesinden isteyebilir.


            
İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer.


            
Madde 158 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklının iflas talebi üzerine ticaret mahkemesi icra dosyasını celbederek ve
seri usulü muhakameye göre duruşma yaparak gerek iflas talebini ve gerekitiraz
ve defileri tetkik ve intaç eder. Şu kadar ki borçlunun itiraz ve defileri
varit görülmezse mahkeme on gün içinde borcun ifa veya o miktar meblağınmahkeme
veznesine depo edilmesini borçluya emreder. Borçlu imtina ederse iflasına karar
verilir.


            
Madde 170 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu tarafından ödeme emrine müddeti içinde itiraz edilip edilmediğine dair
alacaklının talebiyle itirazı mütaakıp veya müddet geçtikten sonra icra
dairesince bir vesika verilir.





182


 


            
Madde 172 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haciz istiyeceğini bildirmiş olan alacaklı itirazın ref'i hakkındaki talebini
icra dairesine bildirir. Daire, bu talep üzerine dosyayı ticaret mahkemesine
gönderir. Mahkemece 18 inci madde hükmü tatbik olunur.


            
63 üncü madde ile 65 inci maddeden 72 nci maddeye kadar olan hükümler bu halde
de caridir.


            
Madde 206 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde gümrük resmi veakar
vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazımgelen
resim ve vergi o akar veya eşya bedelinden istifade olunduktan sonra rüçhan
hakları vardır.


            
Bir alacak birden ziyade rehimle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup
edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile
temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada
lazımgelen tenasübe riayet edilir.


            
Alacakları gayrimenkul rehinle temin edilmiş olan alacaklıların sırası vebu
teminatın faiz ve teferruatına şümulu Kanunu Medeninin gayrimenkul rehinine
müteaallik hükümlerine göre tayin olunur.


            
Teminatlı olupta rehinle kapatılamamış olan veya teminatsız bulunan alacak–lar
masa mallarının satış tutarından aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur:


Birinci Sıra


            
A – İflasın açılmasından bir evvelki sene için hizmetçi ücretleri;


            
B – İflasın açılmasından evvelki altı ay için yazıhanenin memur, katip ve
müstahdemleriyle müessesede daimi çalışan memur ve müstahdemlerin ücretleri;


            
C – İflasın açılmasından evvelki üç ay için gündelik veya parça üzerineçalışan
fabrika işçileriyle sair işçilerin ücretleri;


            
D – Cenaze masrafları;


            
E – ilama müstenit ve paylaştırmağa kadar işleyecek karı koca ve çocuk
nafakaları.


İkinci Sıra


            
A – Vesayet ve velayet hasebiyle malları borçlunun idaresine bırakılan
kimselerin bu yüzden alacakları;


            
Ancak bu alacaklar iflas vesayet veya velayeti devam ettiği müddet yahut
bunların bitmesini takip eden sene içinde açılırsa imtiyazlı olarak kabul
olunur. Bir davanın veya takibin devam eylediği müddet hesaba katılmaz.


            
Borçlunun vesayet dairesi azası sıfatiyle mesuliyetinden doğan alacaklar
vesayetten doğan alacaklar gibidir (K. M. 409, 413). Yalnız yukarda zikrolunan
müddetle tahdit, burada cari değildir.


            
B – Patronların amele sandıklarına olan borçları.


Üçüncü Sıra


            
İflasın açılmasından bir evvelki sene için Hükümet tarafından ruhsatnameli
doktor, eczacı ve ebelerin alacakları ve borçlu ile ailesi efradının tedavi ve
bakım masrafları.





183


 


Dördüncü Sıra


            
Müflisin karısının mal birliği veya mal ortaklığındaki mevcut olmayan
şahsimallarından dolayı alacağının nısfı, karının istirdat hakkını kullanarak
gerialdığı ve şahsi malları hakkında haiz olduğu teminatın tasfiyesiyle elde
ettiğimiktar tenzil edildikten sonra mümtazdır.


Beşinci Sıra


            
Devlet hazinesinden doğrudan doğruya veya bilvasıta tahsil olunan vergi ile
Devlet tekliflerinden olan mütenevvi resimler.


Altıncı Sıra


            
Kararın şahsi mallarının mümtaz olmayan kısmı da dahil olmak üzere sair bütün
alacakları.


            
Madde 220 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Reddedilen bir mirasın, ölünün sıfatına göre iflas dairesince tasfiyesi lazım
geldikte miras hükümleri mucibince evvelce alacaklılar davet edilmiş ise
yukardaki maddeye göre kayıt müddeti olan güne indirilir. Evvelce alacaklarını
kaydettirenler için yeniden müracaata lüzum yoktur.


            
Madde 223 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Toplanan alacaklılar, lazımgelen bilgi ve tecrübeyi haiz Türk vatandaşlarından
intihap edecekleri bir veya bir kaç şahıstan bir iflas idaresi teşkil ve
tasfiyeyi buna havale eylerler. Bu idare iflas idaresinin murakabesi
altındadır.


            
Madde 225 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklılar toplanmasının kararlarından dolayı her alacaklı tarafından beş gün
içinde tetkik merciine şikayet olunabilir. Merci, iflas dairesinin mütalaasını
aldıktan ve icabında şikayet edeni ve dinlenmelerini istiyen alacaklıları da dinledikten
sonra kısa bir zamanda kararını verir.


            
Madde 228 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Üçüncü şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulan eşyanın kendilerine
verilip verilmiyeceğini iflas idaresi kararlaştırır.


            
İdare istihkak iddiasını reddederse davanın açılması için yedi gün mühlettayin
ve tebliğ eder. Bu mühleti geçiren üçüncü şahıs masaya karşı istihkak
iddiasından vazgeçmiş sayılır.


            
Mahkeme icabında istihkak davasından masanın muhtemel zararına karşı teminat
istiyebilir.


            
Madde 235 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sıra cetveline itiraz edenler cetvelin verilmesinin ilanından beş gün içinde
iflasa karar veren mahkemeye müracaata mecburdur.


            
İtiraz eden talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini yahut istediği
sıraya kaydedilmediğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz
başkasının kabul edilen alacağına itiraz eyliyorsa davasını o alacaklı aleyhine
açar.


            
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa bu alacağa tahsis edilen
hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı
nispetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline
göre dağıtılır. Dava seri muhakeme usuliyle görülür.





184


 


            
Ancak itiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise
şikayet yoliyle tetkik merciine arzolunur.


            
Madde 259 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlununve
üçüncü şahsın bu yüzden uğrıyacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.


            
Ancak alacak katileşmiş bir ilama müstenit ise teminat aranmaz.


            
Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenit ise mahkeme teminata lüzum olup
olmadığını takdir eder.


            
Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür.


            
Madde 262 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haczi icra eden memur bir zabıt varakası tutar. Bunda haczolunan şeyler ve
kıymetleri gösterilir ve derhal icra dairesine verilir.İcra dairesi ihtiyati
haciz kararnamesinin bir suretini üç gün içinde alacaklı ve borçluya ve
icabında üçüncü şahsa tebliğ eder.


            
Madde 264 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış
olan alacaklı kararın kendisine tebliğinden yedi gün içinde ya takip talebinde
bulunmağa veya dava açmağa mecburdur.


            
Borçlu itiraz ederse itirazı alacaklıya hemen tebliğ olunur. Alacaklı tebliğ
tarihinden beş gün içinde tetkik merciinden itirazın refini istemeğe yahut
davaaçmağa mecburdur. Tetkik mercii itirazın ref'i talebini reddederse
alacaklının karar tarihinden beş gün içinde dava açması lazımdır.


            
İhtiyati haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuşsa mahkemece
esas hakkında verilecek hükmün tefhiminden itibaren iki ay içinde alacaklı
takip talebinde bulunmağa mecburdur.


            
Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden
vazgeçerse veya davası yahut takip talebi, kanuni müddetlerin geçmesiyle
düşerseveya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve
alakadarlar isterse lazımgelenlere bildirilir.


            
Madde 265 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İhtiyati haciz kararı temyiz edilemez.


            
Ancak kendisi dinlenmeden kararı verilen ihtiyati haczin istinat ettiğisebebi
borçlu kabul etmezse haciz kararnamesinin tebliği tarihinden beş güniçinde
mahkemeye müracaat eder; dava seri muhakeme usulüne tabidir ve dava es– nasında
264 üncü maddedeki müddetler cereyan etmez.


            
Madde 269 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olupta alacaklı da talep
ederse ödeme emri Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılan ihtarı
ve kanuni müddet geçtikten sonra sulh mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden
çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.


            
Bu tebliğ üzerine borçlu borcunu ödemez veya itiraz etmez yahut itirazı tetkik
mercii tarafından refedilirse alacaklı itirazın vuku bulmadığına veya
refolunduğuna dair vesikasını göstererek sulh hakiminden tahliyenin icrasını
isteyebilir.





185


 


            
Borçlu
borçtan kurtulma davası açmamış ise hakim tahliye emri verir. Bu emrin temyizi
kabil değildir.


            
Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında
akti feshe müsaade ettiği hallerde, itiraz müddeti üç gündür.


            
Madde 272 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mukavelename ile kiralanan bir gayrimenkulün müddeti bittikten bir ay içinde
mukavelenin icra dairesine ibraziyle tahliyesi istenebilir.


            
Bunun üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle gayrimenkulün on
beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder.


            
Tahliye emrinde:


            
Kiralıyanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve ikametgah–
ları ve mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir
itirazı varsa beş gün içinde daireye müracaatla beyan etmesi ve itirazda
bulunmaz veya kendiliğinden tahliye etmezse zorla çıkarılacağı yazılır.


            
Madde 274 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren beş
gün içinde istida ile veya şifahen icra dairesine bildirir.


            
Bu suretle yapılan itiraz tahliye takibini durdurur.


            
63, 64 ve 65 inci maddeler hükmü tahliye takiplerinde de caridir.


            
Madde 277 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların
butlanına hükmettirmektir.


            
1 – Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı;


            
2 – İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin üçüncü fıkrasında
yazılı hallerde alacaklıların kendileri dava açabilirler.


            
Madde 278 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mutat hediyeler müstesna olmak üzere hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması
sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası
verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin
tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün
bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır.


            
Ancak bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez.


            
Aşağıdaki tasarruflar bağışlama gibidir:


            
1 – Ana, baba ile evlat ve karı koca arasında yapılan ivazlı tasarruflar;


            
2 – Kendi verdiğinindeğerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat
kabul ettiği akitler;


          
3 – Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydi hayat şartiyle
irat veya intifa hakkı tesis ettiği akitler;


            
Madde 281 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahkeme 278, 279 ve 280 inci maddelerdeki hususlardan doğan ihtilafları seri
usulü muhakeme ile görüp hükme bağlar.





186


 


            
Madde 288 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik merciince mühlet ilan olunur ve icra dairesiyle tapu idaresine
bildirilir. Borçlu tüccardan ise ticaret sicil memurluğuna ve deniz ticaretiyle
meşgul ise liman dairesine de haber verilir.


            
Konkordato talebi üzerine verilecek mühlet kararına ilan tarihinden beş gün
içinde her alacaklı istida ile itiraz edebilir. Tetkik mercii bu itirazların
hepsini tarafları dinliyerek bir kararla halleder. Verilecek karar, tefhimi
tarihinden on gün içinde temyiz olunabilir.


            
İtiraz ve temyiz, mühletin cerayanını durdurmaz.


            
Konkordato talebinin muvafık olmadığına ve mühletin kaldırılmasına dair olan
kararlar tefhimi tarihinden on gün içinde borçlu tarafından temyiz olunabilir.


            
Madde 299 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konkordato hakkında verilen hüküm tefhiminden on gün içinde borçlu ve itiraz
eden her alacaklı tarafından temyiz olunabilir.


            
Madde 301 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konkordato tasdik olunmaz, yahut mühlet kaldırılırsa alacaklılardan birininon
gün içinde vukubulacak talebiyle iflas yoliyle takibe tabi olan borçlunun
derhal iflasına karar verilir.


            
Madde 302 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahkeme konkordatonun tasdikı kararında alacakları itiraza uğramış
olanalacaklılara, dava etmek için on günlük bir mühlet tayin eder. Bu mühlet
içindedava etmiyenlerin hakları düşer.


            
Madde 337 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine
gelmeyen veya yazı ile beyanda bulunmayan borçlularla 162, 209, 216 ncı maddeler
hükümlerine muhalefet eden borçlu veya müflis icra dairesinin veya iflas
idaresinin vereceği müzekkere üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar
hafif hapis cezasiyle mahküm edilir.


            
Madde 344 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Nafaka vermeğe mahküm olupta ilamda gösterilen ödeme şartlarına riayet etmiyen
borçlu alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar
hafif hapse mahküm edilir. Cezanın infazından sonra işliyecek nafaka hakkındaaynı
hüküm cereyan eder.


            
Ancak borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması hakkında dava açmışsabu
madde hükmünün tatbikı muhakemenin neticesine bırakılır.


            
Madde 346 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kanunun bu babında yazılı cezalar tescil edilmez.


            
Tetkik merciinin salahiyetine giren ceza davaları diğer mahkemelere ait olan
davalarla birleştirilemez.


            
Ancak katileşen cezalar infaz sırasında içtima kaidelerine göre birleştirilir.





187


 


            
Madde 353 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik merciinin kararı tefhim veya tebliği tarihinden beş gün içinde maznun ve
şikayetçi ve Cumhuriyet Muddeiumumisi tarafından temyiz olunabilir. Bu tebliğin
maznunun zatına yapılması şarttır.


            
Temyiz, istida veya tetkik merciine zaptettirilecek şifahi beyanla olur. Depo
ve layiha aranmaz.


            
İstida veya beyan üzerine evrak hemen Temyiz Mahkemesine gönderilir.


            
Madde 363 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra kararlarının, muameleleri uzatmak gibi suiniyetle temyiz edildiği
anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü tatbik
olunur.


            
Madde 366 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkikat, temyiz edilen karara hasredilir ve on gün içinde karara bağlanır.


            
Alakadarlardan biri ister ve ücretini verir yahut gönderirse kararın hulasasaı
telgrafla mahalline bildirilir.


            
Temyiz İcra ve İflas Dairesinin kararlarına karşı israr ve tashihi karar caiz
değildir.


            
Nakız kararı üzerine icra ve iflas işlerinde 40 ıncı maddenin birinci fıkrası
hükmü cari olur


            
2 – 29/6/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 23, 28, 29, 31,
45,94, 97, 136, 168, 179, 190, 200, 206, 285, 288, 310 ve 345)


            
Madde 23 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanundaki manasına göre:(İpotek) tabiri ipotekleri, ipotekli borç
senetlerini, irat senetlerini, eski hukuk hükümlerine göre yapılmış gayrimenkul
rehinlerini, gayrimenkul mükellefiyetlerini, bazı gayrimenkuller üzerindeki
hususi imtiyazları ve gayrimenkul teferruatı üzerine terhin muamelelerini;


            
(Menkul rehni) tabiri teslimi meşrut rehinleri, hayvan rehinlerini, hapis
hakkını, alacak vesair hakların terhinini;


            
Sadece (rehin) tabiri menkul ve gayrimenkul rehinlerini ihtiva eder.


            
(Gayrimenkul) tabiri gemilere de şamildir.


            
Madde 28 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkul davalarında davacının lehine hüküm sadır olduğu takdirde mahkeme
davacının talebine hacet kalmaksızın hükmün tefkimi ile beraber hulasasınıtapu
dairesine bildirir. Tapu dairesi bu ciheti hükmolunan gayrimenkulün kaydına
şerh verir. Bu şerh tasarruf hakkının her hangi bir şekilde kullanılmasına mani
olmaz.


            
Gayrimenkul davası ileride davacının aleyhine katileşirse mahkeme derhal
buhükmün hulasasını da tapu dairesine bildirir.


            
Madde 29 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hükmün tapu dairesine bildirilmesinden sonraki tebeddüllerin icra muamelelerine
tesiri olmaz. Hükümde gösterilen yer kimin yedinde ise ondan alınıp alacaklıya
teslim olunur.





188


 


            
Şu kadar ki; o yerde bulunan üçüncü şahıs yedini veya mülkiyetini borçludan
telakki etmeyip doğrudan doğruya işgal ettiğine dair tapu kaydı gösterirse
mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu
müddetiçinde dava açılırsa icra geri bırakılır.


            
Madde 31 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir irtifak hakkının kaldırılmasına yahut öyle bir hakkın tahmiline mütedair
ilam icra dairesine verilirse icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekildeyedi
günlük bir icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra
olunur.


            
Madde 45 son fıkra – (27/5/1933 tarih ve 2228 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticari rehinler hakkında Ticaret Kanunun hükümleri mahfuz olup alacaklı dilerse
Ticaret Kanununa, dilerse bu kanun hükümlerine göre rehinin paraya çevrilmesini
isteyebilir.


            
Madde 94 fıkra iki – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap ekleyip henüztapuya
tescil ettirmediği mülkiyet ve diğer ayni hakların borçlu namına
tescilialacaklı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi
alacaklının bumuameleyi takip edebileceğini tapu dairesine ve icabında
mahkemeye bildirir:


            
Madde 97 fıkra yedi – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kiralanan yerlerdeki hapis hakkına tabi eşyaya mütaallik istihkak davaları
Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin birinci fıkrasında yazılı hükümlere
muvafık olmadıkça talik emri verilemez.


            
Madde 136 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu faslın hükümleri gemilere de şamildir.


            
Madde 168 fıkra bir bent (2) – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Borç ve masrafların beş gün içinde ödenmesi ve takibin mevzuu teminat isebu
müddet içinde teminatın verilmesi.


            
Madde 179 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Anonim veya ticari kooperatif bir şirketin borçları mevcut ve alacağından
ziyade olduğu idare meclisi ve şirket tasfiye halinde ise tasfiye memurları
tarafından beyan veya alacaklı tarafından ispat edilirse önce takibe hacet
kal–maksızın iflasına karar verilir.


            
Madde 190 son fıkra – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu mallar iflasın ilanından evvel irsaliye mektubu, konşimento veya tahmiliye
senedi ile hüsnü niyet sahibi üçüncü bir şahsa satılmış veya rehnedilmişolursa
bunlar geri alınamaz.


            
Madde 200 son fıkra – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Anonim veya ticari kooperatif bir şirketin iflası halinde nizamname mucibince
verilmesi lazım gelen aksiyon bakayaları veya hisseleri şirketin borçlariyle
takas edilemez.


            
Madde 206 fıkra dört, ikinci sıra, bent (B) – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
Patronların amele sandıklarına olan borçları.





189


 


            
Fıkra
dört üçüncü sıra – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflasın açılmasından bir evvelki sene için Hükümet tarafından ruhsatnameli
doktor, eczacı ve ebelerin alacaklı ve borçlu ile ailesi efradının tedavi ve
bakım masrafları.


            
Madde 285 fıkra bir – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konkordato hükümlerinden istifade etmek isteyen her hangi bir borçlu tetkik
merciine bir konkordato projesi verir vebu projeye mufassal bir bilanço ve
defter tutmağa mecbur şahıslardan ise defterlerinin vaziyetini gösterir
bircetvel rapteder.


            
Madde 288 fıkra bir – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik merciince mühlet ilan olunur ve icra dairesiyle tapu idaresine
bildirilir. Borçlu tüccardan ise ticaret sicil memurluğuna ve deniz ticareti
ilemeşgul ise liman idaresine de haber verilir.


            
Madde 310 bent (5) – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticaret Kanunu mucibince tutulması mecburi olan defterleri kanundaki tarif
dairesinde tutmamış veya hiç defterleri bulunmamış ise;


            
Madde 345 son fıkra – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zikrolunan suçlar, kollektif veya komandit şirketlerden birinin muamelelerini
ifa sırasında işlenmiş ise ceza; fiili yapmış olan şerik hakkında hükmolunur.


            
3 – 24/5/1962 tarih ve 51 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 76)


            
Madde 76 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mal beyanında bulunmayan borçlu alacaklının talebi üzerine beyanda bulununcaya
kadar icra memuru tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapis ile tazyik
olunur. Ancak bu hapis üç ayı geçemez.


            
4 – 18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 1, 6, 8, 9, 10,
12,14, 18, 19, 21, 24, 32, 33, 36, 38, 43, 44, 49, 51, 54, 55, 56, 57, 58, 60,
61,62, 63, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 80, 82, 86, 89, 91, 92, 94, 96,
97,101, 118, 119, 124, 126, 133, 134, 138, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 152,
154,158, 159, 160, 164, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176,
178, 186, 193, 228, 235, 244, 251, 260, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 269, 271,
275,276, 278, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 289, 292, 293, 300, 301, 310,
311,331, 332, 337, 340, 343, 344, 347, 353, 363, 365 ve 366)


          
Madde 1 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her asliye mahkemesinin kaza dairesinde lüzumu kadar icra dairesi bulunur.


            
Her dairede Adliye Vekaletince tayin edilecek bir icra memuriyle ihtiyacagöre
muavin ve mahallerince tayin olunacak katip ve mübaşir ve sair müstahdemler
bulunur.


            
Ayrıca icra memuru olmıyan yerlerde bu vazife mahkeme başkatipleri tarafından
görülür.


            
Adliye Vekaleti tensip edeceği sulh mahkemelerine bu mahkemelerin salahiyetli
oldukları işlerde icra salahiyetini verebilir. Bu halde icra vazifesi mahkeme
katibi tarafından ifa olunur.





190


 


            
Birden ziyade asliye mahkemesi olan şehirlerde Adliye Vekaleti icra dairelerini
bir arada bulundurmağa ve aynı tetkik merciine bağlamağa salahiyetlidir.


            
Madde 6 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mutazarrır sabit olan zarar ve ziyanını kusuru yapandan veya kefilinden ister.
Bunlardan istifası mümkün olmazsa Devletten ister. Bu takdirde Hazinenin asıl
mesullere ve kefillerine rücu hakkı mahfuzdur.


            
Devlet mesuliyetine iştirak eylediği vazifedarlardan teminat isteyebilir.


            
Madde 8 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle, kendilerine vakı talepler ve
beyanlar hakkında zabıt tutarlar.


            
Alakası olan kimse bu zabıtları görebilir ve bunların suretini alabilir.


            
İcra ve iflas dairelerinin zabıtları, hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir


            
Madde 9 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra ve iflas daireleri aldıkları paraları ve kıymetli evrak ve değerli şeyleri
nihayet ertesi günü sağlam bir bankaya ve bulunmıyan yerlerde mahkeme veyaicra
sandıkları bırakmağa mecburdurlar.


            
Madde 10 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra ve iflas işleriyle meşgul memur ve müstahdemler:


            
1 – Kendisinin,


            
2 – Karısının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruunun veya üçüncü
derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve sıhri civar
hısımlarının,


            
3 – Kanuni mümessili veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu bir şahsın menfaati
olan işleri görmeyip derhal tetkik merciini haberdar etmeğe mecburdur. Tetkik
mercii müracaatı varit görürse o işi diğer bir memura, bulunmayan yerlerde
katiplerden birine verir.


            
Madde 12 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra dairesi takipte bulunan alacaklı hesabına verilen paraları kabule
mecburdur. Bununla borçlu borcundan kurtulur.


            
Madde 14 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra Vekilleri Heyeti bu kanuna dair nizamnameler çıkarır.


            
İcra ve İflas işlerine ait temyiz içtihatları, muntazaman neşir ve tamim
edilir.


            
Madde 18 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik merciine arzedilen hususlardan basit usulü muhakeme tatbik olunur.


            
Şu kadar ki, talep ve cevaplar istida ile olabileceği gibi ifade zaptettirmek
suretile de olunur.


            
Kanunda sarahat bulunmayan hallerde tetkik mercii iki taraf arasında duruş–ma
yapılmasına lüzum olup olmadığını takdir eder. Duruşma en kısa müddet içinde
yapılarak karara raptolunur.


            
Madde 19 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz.


            
Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü
işlemeğe başlamış ise biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müddetin
biteceği ayın sonunda böyle bir gün yoksa ayın son gününde, sonuncu gün bir
tatile tesadüf ederse tatili takip eden günde biter.


            
Müddet son günün akşamı tatil saatinde bitmiş sayılır.





191


 


            
Madde 21 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile olur.


            
Bu tebliğler alakadarın muvafakatiyle ve makbuz mukabilinde doğrudan doğruya
tevdi suretiyle de yapılabilir.


            
Madde 24 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir menkulün teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir
icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder.


            
İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa mümessillerinin isim ve şöhret ve
ikametgahları, hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunan şeyin nedenibaret
olduğu ve olbaptaki ilamın tarih ve numarası ve tetkik merciinden veyatemyiz
yahut iadei muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması
hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.


            
Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan menkul veya misli
yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir.


            
Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri
tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Değeri ilamda yazılı
olmayıp da ihtilaflı bulunursa icra memuru tarafından takdir olunur.


            
Hükmolunan menkulün değer bahası borsa veya ticaret odalarından, olmayan
yerlerde icra memuru tarafından intihap olunacak ehli vukuftan sorulup alınacak
cevaba göre tayin edilir.


            
Alakadarların bu hususta tetkik merciine şikayet hakları vardır.


            
Fıkra yedi – (29/6/1956 tarih ve 6763 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
26 ncı maddenin 3 ve 4 üncü fıkraları, gemi siciline kayıtlı olmıyan gemiler
hakkında da tatbik olunur.


            
Madde 32 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince
icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan
başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet beş gün içinde
ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse
tetkik merciinden veya temyiz yahut iadeli muhakeme yoluyle ait olduğu
mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra
yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması
ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı ve hakikate muhalif beyanda bulunursa
hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.


            
Bir şahıs hakkında para borcuna dair birden ziyade ilamın icrası aynı günde
istenmişse icra dairesi bunların icra emirlerini aynı zamanda tebliğ eder.


            
Madde 33 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik mercii, borçlunun istidası üzerine borcun itfa veya imhal edildiği,
resmi veya ikrar edilmiş bir vesika ile anlaşıldığı veya ilam müruruzamana
uğradığı takdirde icranın geri bırakılmasını emreder. Bu hallerin
haricindetetkik merciince icra geri bırakılamaz.


            
Tetkik mercii, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancaknakit
veya mercice kabul edilecek menkul rehin veya esham veya tahvilat veya
gayrimenkul rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartiyle temyiz
yoluna gidebilir.





192


 


            
Borçlunun kafi malı mahcuz ise ikinci fıkrada yazılı teminatı göstermeğe lüzum
yoktur.


            
72 nci madde mucibince borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan
borçlunun umumi hükümler dairesinde mahkemeye müracaat ederek paranın geriye
verilmesini istemek hakkı mahfuzdur.


            
Madde 36 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İlamı temyiz eden borçlu hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mevkie depozito
edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde mercice kabul
edilecek menkul rehin veya esham veya tahvilat veya gayrimenkul rehin veya
muteber banka kefalet gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı
karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için Temyiz Mahkemesinden
karar alınmak üzere icra memuru tarafından kendisine münasip bir mühlet
verilir. Bumühlet ancak zaruret halinde uzatılabilir.


            
Borçlu, Devlet veya muzahereti adliyeye nail bir kimse ise yukarıdaki fıkrada
yazılı teminatın bulunduğunu isbata hacet kalmaksızın kendisine bu mühlet
verilir.


            
Ücreti alakadar tarafından verilirse Temyiz Mahkemesi icranın geri bırakılması
hakkındaki kararı icra dairesine telgrafla bildirir.


            
Nafaka hükümlerinde böyle bir mühlet verilemez.


            
Madde 38 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi resen
tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleriyle icra dairesindeki
kefaletler ilam hükmündedir.


            
Madde 43 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticaret Kanunu hükmünce iflasa tabi tutulmaları lazımgelen hakiki veya hükmi
şahıslar hakkında alacaklı adi iflas yoliyle veya poliçe ve emre muharrer
senetlerle çeklere mahsus yolda iflas istiyebileceği gibi haciz yoliyle de
takip yapabilir.


            
Bu yollardan birini ihtiyar eden alacaklı, bir defaya mahsus olmak üzere o yolu
bırakıp diğerine yeni baştan müracaat edebilir.


            
Madde 44 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflasa tabi olupta ticaretlerini terkeylediklerini kanun dairesinde ilan eden
şahıslar hakkında ilan tarihinden itibaren bir sene içinde iflas yoliyle takip
yapılabilir.


            
Madde 49 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Rehin mukabilinde yapılan ödünç verme işlerinde Kanunu Medeni ile Ziraatve
Emlak ve Eytam Bankalarının hususi kanunlarında paraya çevirmeğe mütallik
olarak mevcut olan hükümler mahfuzdur.


            
Madde 51 – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gece iş görülen yerlerde hasılat haczinden başka güneş battıktan doğuncaya
kadar ve haciz veya muhafaza tedbirleri ile tebligat işleri müstesna olmak
üzere tatil günlerinde hiç bir takip muamelesi yapılamaz. Bir borçlu hakkında
kanundatayin edilmiş sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya konkordato için
mühlet verilmiş ise o borçluya karşı da takip muamelesi yapılamaz. Borçlunun
mal kaçırdığı anlaşılırsa gece dahi haciz yapılması caizdir.





193


 


            
Madde 54 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mümessili olmayan bir mevkuf veya mahpus aleyhine takipte mümessil
tayinivesayet makamına ait olmadıkça icra memuru bir mümessil tayin etmesi için
kendilerine bir mühlet verir ve takıbi bu müddetin bitmesine bırakır.


            
Madde 55 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takip borçlunun mümessil tayin edemeyecek derecede ağır hastalığı halinde
muayyen bir zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın
resmi vesika ile tahakkuku lazımdır.


            
Madde 56 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tatiller ve takip talikleri esnasında müddetlerin cereyanı durmaz, fakat
müddetin nihayeti bir tatil veya talik gününe tesadüf ederse müddet tatil
yahuttalikın hitamından sonra, üç gün daha uzatılır.


            
Madde 57 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcraya ait tebligatta Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri caridir. Ancak
borçlu, kendilerine kanunen mümessil tayin olunması icabeden şahıslardan ise
icra memuru kısa bir zamanda mümessil tayin edilmesini ait olduğu makamdan
ister.


            
Tebliğ Kanunu Medeninin 159 ve 396 ncı maddelerine göre mezun olanlarınmeslek
veya sanatına mütaallik muamelelerden doğmuş bir borca dair ise kendilerine
yapılır.


            
Madde 58 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takip talebi icra memuruna yazı ile veya şifahen yapılır ve talepte şunlar
gösterilir:


            
1 – Alacaklının ve varsa vekilinin isim, şöhret ve ikametgahı; ve alacaklı
yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye'de göstereceği ikametgahı, (ikametgah
gösterilmezse icra dairesi ikametgahı sayılır).


            
2 – Borçlunun ve varsa kanuni mümessilinin isim, şöhret ve ikametgahı. Bir
terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat icra edilecek olan
mirasçıların isim, şöhret ve ikametgahları,


            
3 – Alacağın veya talep olunan teminatın Türk parasiyle tutarı ve faizli
alacaklarda faizin miktariyle işlemeğe başladığı gün,


            
4 – Senet, senet yoksa borcun sebebi.


            
Rehinli alacaklarda 145 inci maddedeki kayıtların dahi ilavesi lazımdır.


            
Alacak vesikaya müstenit ise aslının veya tasdikli suretinin takip talebianında
icra dairesine tevdii mecburidir.


            
İsteyen alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve tevdi ettiği vesikalarave
verdiği masraflara dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.


            
Madde 60 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takip talebi üzerine icra dairesi bir ödeme emri yazar.


            
Emir:


            
1 – 58 inci madde mucibince takip talebine derci lazımgelen kayıtları,


            
2 – Borcun ve masrafları yedi gün içinde ödenmesi, borç teminat itası
mükellefiyeti ise teminatın bu müddet zarfında gösterilmesi ihtarını,





194


 


            
3– Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına
dair bir itirazı varsa yine bu yedi gün içinde bildirmesi ve bu müddetiçinde 74
üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik
olunacağı ve hakikate muhalif beyanda bulunursa hapisle cezalandırılacağı
ihtarını,


            
4 – Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını,


            
ihtiva eder.


            
Ödeme emri iki nüsha olarak tanzim kılınır. Bir nüshası borçluya diğeri
alacaklıya verilir. İki nüsha birbirine uymadığı takdirde borçlununki muteber
addolunur.


            
Alacaklıya verilen nüsha hiç bir resim ve harca tabi değildir.


            
Madde 61 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ödeme emri borçluya takip talebinden itibaren nihayet üç gün içinde tebliğ
edilir. Takip vesikaya müstenitse alacaklı veya mümessili tarafından verilecek
imzalı sureti ödeme emrine raptolunur.


            
Müşterek borçlular aynı zamanda takip ediliyorlarsa hepsinin veya bir kısmının
bir mümessil tarafından temsil edilmeleri hali müstesna olarak her birineayrı
ayrı ödeme emri tebliğ edilmek lazımdır.


            
Kanunen zammı lazımgelen müddetler mahfuzdur.


            
Bir borçlu hakkında aynı günde birden ziyade takip talebi varsa icra dairesi
bunların ödeme emirlerini aynı zamanda tebliğ eder.


            
Borçlu hakkında muhtelif günlerde birden ziyade takip talebi varsa bunlardan
hiç biri kendinden evvelki talepten önce icra edilemez.


            
Madde 62 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden yedi
gün içinde istida ile veya şifahen icra dairesine bildirmeğe mecburdur.


            
Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça
göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.


            
Borçlu isterse itirazda bulunduğuna dair kendisine bir vesika verilir. Bu
vesika hiç bir resim ve harca tabi değildir.


            
Madde 63 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Muteriz, itirazında bildirdiği delil ve sebeplerle bağlı değildir


            
Madde 65 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise
paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir.


            
Ancak borçlu maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösterir
delillerle birlikte itirazını bildirmeğe mecburdur.


            
İtiraz üzerine tetkik mercii takibin tatilini tensip edebilir. Merci, heriki
tarafı hemen davetle dinledikten sonra mazeret ve itirazın varit olup
olmadığına karar verir.


            
Madde 66 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Borçlu yalnız borcun birkısmı
hakkında itirazda bulunmuş ise kabul ettiği miktar için alacaklı takibedevam
olunmasını istiyebilir.





195


 


            
Madde 67 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takip talebine itiraz edilen alacaklı itirazın ref'i talebinde bulunmak
istemezse hakkını almak için umumi hükümler dairesinde mahkemeye müracaat
edebilir.


            
Borçlunun haksızlığına karar verilirse iki tarafın vaziyetine ve davanın ve
hükmolunan şeyin tahammülüne göre yüzde ondan aşağı olmamak üzere alacaklı
lehine münasip bir tazminat takdir olunur.


            
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminat hükmolunması
suiniyetin sübutuna bağlıdır.


            
Alacaklı itirazı öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde refi talebinde
bulunmazsa artık bir daha ilamsız takip talebinde bulunamaz.


            
Madde 68 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Talebine itiraz edilen alacaklının takibi imzası ikrar veya noterlikçe tasdik
edilen bir senede yahut resmi dairelerin veya salahiyetli makamların
salahiyetleri dahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya
müstenit ise alacaklı itirazın refini isteyebilir.


            
Borçlu itirazını varit gösterecek hiç bir vesika göstermezse tetkik mercii
itirazın refine karar verir.


            
İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut vesikaya müstenit ise
itirazın refi talebi reddolunur.


            
Takip birinci fıkrada yazılan bir vesikaya müstenit değilse alacaklı itirazın
muvakkaten refini isteyebilir.Borçlu borcu tanımaz veya imzasını inkar ederse
merci hakimi iki tarafın verdikleri izahattan ve bizzat veya ehlivukuf
marifetiyle münker imzanın alacaklının medarı tatbik olarak ibraz edeceği imza
ile yahut borçluya yazdıracağı yazılarla tatbik ve tetkikinden veya sair
delail  ve karinelerden borçluya ait olduğuna kanaat getirirse itirazını
muvakkaten refine karar verir.


            
Borçlunun gösterdiği vesika altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse
hakim, dördüncü fıkrada yazılı usule tevfikan yaptığı tetkikat neticesinde
imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının ref'i
itiraz talebini reddeder.


            
İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ehlivukufa ait hükümleriyle
309 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 310, 311 ve312 nci
maddeleri hükümleri tatbik olunur.


            
Madde 69 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtirazın muvakkaten ref'ine karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş
bulunursa alacaklının talebiyle borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur.


            
Muvakkaten refi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde
borçlu takibin yapıldığı mahal veya alacaklının ikametgahı mahkemesinde
(borçtan kurtulma) davası açabilir.


            
Borçlu bu müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın ref'i
kararı ve varsa muvakkat haciz katileşir.


            
Davasının reddi hakkındaki kararı temyiz eden borçlu icra dairesinden 36 ncı
madde mucibince mühlet istiyebilir.


            
Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde
onundan aşağı olmamak üzere münasip bir tazminat ile mahküm edilir.





196


 


            
Madde 70 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik mercii itirazın ref'i hakkındaki talep üzerine 18 nci madde hükmüne
tevfikan iki tarafı davet eder ve beş gün içinde kararını verir.


            
Madde 71 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu borcun ana ve faizlerinin ve masrafların ifa edildiğini yahut
alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar
edilmiş vesika ile ispat ederse takibin iptal yahut talikını her zaman tetkik
merciinden isteyebilir.


            
Madde 72 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takibe itiraz etmemiş veya ettiği itiraz hakkında ref'i kararı verilmiş olması
yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödemek mecburiyetinde kalan şahıs ödediği
tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye müracaat
ederek paranın geriye alınmasını istiyebilir. Bu dava, takibi yapan icra
dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi müddeaaleyhin
ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Davacı yalnız paranın verilmesi lazım
gelmediğini ispata mecburdur.


            
Madde 73 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Rehinlerin paraya çevrilmesinde ödeme emirleri için 145 inciden 147 nci, poliçe
ve emre muharrer senet ve çek üzerine yapılan takipte de ödeme emriyle itiraz
hakkında 168 den 176 ncıya kadar olan maddelerdeki hususi hükümler
tatbikolunur.


            
Madde 80 fıkra son – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haciz yapan memur, borçlunun üzerinde, para, kıymetli evrak, altın veya gümüş
veya diğer kıymetli şeyleri sakladığını ve bunları icra memuruna tevdi etmeyi
reddettiğini görürse borçlunun şahsına karşı kuvvet istimal olunabilir.


            
Madde 82 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:


            
1 – Devlet mallariyle mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen
mallar,


            
2 – Borçlunun zatı ve mesleki için lüzumlu elbise ve eşyasiyle borçlu ve
ailesine lüzumu olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,


            
3 – Vazgeçilmesi kabil olmayan mutbak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,


            
4 – Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin maişetleri için zaruri olanarazi
ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer teferrüatı ve ziraat aletleri,
değilse, sanat ve mesleği için lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları ve
arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçinmelerini temin
edennakil vasıtaları,


            
5 – Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceğibir
süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üçaylık
yem ve yataklıkları,


            
6 – Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçiise
ayrıca gelecek mahsul için lazım olan tohumluğu,


            
7 – Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştirici ise kendisinin ve
ailesinin maişetleri için zaruri olan bağ, bahçe ve bu sanat için lüzümlu
bulunan alat ve edevat,





197


 


            
Geçimi hayvan yetiştirmeğe münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin
maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve
yataklıkları,


            
8 – Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis
edilmiş olan kaydi hayatla iratlar,


            
9 – Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan tekaüt
maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan
maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış
ikramiyeleri,


            
10 – Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm
gibi hallerde bağlanan maaşlar,


            
11 – Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın
kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım
gelen paralar,


            
12 – Borçlunun haline münasip evi (Ancak evin kıymeti fazla ise bedelinden
haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere
haczedilerek satılır). Mesken hacizlerinde ihale tarihine kadar şikayet
caizdir.


            
Kanunu Medeninin 807 nci maddesi hükmü mahfuzdur.


            
2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı fıkralardaki istisna borcun bu eşya bedelinden
tevellüt etmemesi haline münhasırdır.


            
Madde 86 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu, alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi alınmaksızın mahcuz
mallarda tasarruf edemez. Haczi koyan memur hilafına hareketin cezai mesuliyeti
müstelzim olduğunu borçluya ihtar eder.


            
Haczedilmiş olan mal üzerinde üçüncü şahsın zilyetlik hükümlerine istinaden
hüsnüniyetle iktisap ettiği haklar mahfuzdur.


            
Hüsnüniyet kaidelerine muhalif olarak mahcuz mal üzerinde üçüncü şahsın iktisap
ettiği haklar alacaklının hacziyle o mala taallük eden haklarını ihlal ettiği
nispette batıldır.


            
Madde 89 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hamiline ait olmayan yahut cirosu kabil senede müstenit bulunmayan alacak veya
sair bir hak haczedilirse icra memuru borçlu olan hakiki veya hükmi üçüncü
şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve aşağıdaki
fıkralar hükmünü bildirir.


            
Borçlunun alacağı veya üçüncü şahıstaki bir malı haczedilip de üçüncü şahıs
borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden evvel
borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş, yahut kusuru olmaksızın telef olmuş
veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise
keyfiyeti, haczin kendisine tebliğinden yedi gün içinde icra dairesine yazılı
veya şifahi beyanla bildirmeğe mecburdur. Bildirmediği halde mal yedinde ve
borç zimmetinde mevcut sayılarak teslimi veya ödenmesi istenir.


            
Üçüncü şahıs kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz ve
iddiasını bildirmediği takdirde 65 inci madde hükmü cari olur. Her halde 3 üncü
şahsın umumi hükümler dairesinde borçluya karşı müracaat ve tazminat hakkı
mahfuzdur.


            
Malın teslimi mümkün olmazsa alacaklı mahkemeye müracaatla kıymetini ona
ödetir.


            
Haciz isteyen kimse üçüncü şahıs tarafından verilen cevabın hilafını tetkik
merciinde isbatla ceza ve tazminat istemek hakkını haizdir.





198


 


            
Bu madde hükmü memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar
hakkında tatbik olunur.


            
Madde 91 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkulün hacziyle tasarruf hakkı tahdit edilmiş olur. Sicille kaydedilmek
üzere haciz keyfiyeti ve ne miktar meblağ için yapıldığı icra dairesi
tarafından tapuya ve mahcuz gemi ise kayıtlı bulunduğu daireye bildirilir.


            
Hacze yeni alacaklılar iştirak eder veya haciz kalkarsa bu cihetler de tapu
idaresine haber verilir.


            
Madde 92 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


               
Bir
gayrimenkulün haczi hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Haciz gayrimenkul
kendilerine rehnedilmiş olan alacaklıların haklarına halel getirmez.


            
İcra dairesi, gayrimenkul kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılarla kiracılara
hacizden haber verir.


            
Daire, gayrimenkulün idare ve işletilmesi için lüzum gördüğü tedbirleri alır.


            
Ticaret Kanununun 1023 üncü maddesi hükmü mahfuzdur.


            
Madde 94 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir
intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak
halinde tasarraf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi ikametgahları
malüm olan alakadar üçüncü şahıslara haber verir.


            
(29/6/1956 tarih ve 6763 Sayılı Kanunun hükmüdür.) Borçlunun
reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya veya
gemi siciline tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer ayni hakların borçlu
namına tescili, alakalı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi
alacaklının bu muameleyi takibedebileceğini tapu veya gemi sicili dairelerine
ve icabında mahkemeye bildirir.


            
Bu hüküm, almağa hak kazandığı veya almakta bulunduğu tekaüt veya eytam maaşını
istifa için icap eden yoklama muameselini yaptırmayanlar hakkında, salahiyetli
makama bildirmek suretiyle tatbik olunur.


            
Alacaklının bu sebeple yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet
kalmaksızın dairece borçludan tahsil olunur.


            
Madde 96 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu,
elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut
üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia
edildiği takdirde icra dairesi bunu haciz ve icra zabıtlarına geçirir ve
keyfiyeti iki tarafa bildirir.


            
İcra Dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını
bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde
istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.


            
Madde 97 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İstihkak
iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse icra memuru
dosyayı hemen icra merciine verir. Merci dosya üzerine veya lüzumlu görürse
alakalı olanları davet ederek mürafaa ile yapacağı tetkikat neticesinde
tahassül edecek hale göre takibin devamına veya talikine karar verir.





199


 


            
İstihkak davasının sırf satışı tehir etmek gayesiyle suiistimal edildiğini
kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirde merci takibin taliki
talebini reddeder.


            
Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel
zararına karşı davacıdan kavi teminat alınır.


            
Teminatın cinsi ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur.
Takibin talikına dair verilen kararın temyizi kabildir.


            
Takibin devamına dair verilen merci kararı temyiz olunamaz.


            
Üçüncü şahıs,merci kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde
tetkik merciinde istihkak davası açmağa mecburdur. Bu müddet zarfında dava
edilmediği takdirde üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş
sayılır.


            
(29/6/1956 tarih ve 6763 Sayılı Kanunun hükmüdür.) Kiralanan yer
veya sicille kayıtlı gemilerdeki hapis hakkına tabi eşyaya mütaallik istihkak
davaları Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin birinci fıkrasında yazılı
hükümlere uygunolmadıkça talik emri verilemez.


            
Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez.


            
Yukarıdaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı
verilmemiş olan üçüncü şahıs  haczedilen şey hakkında veya satılıp da
bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında tetkik mercinde istihkak
davası açabilir. Bu halde davacının talebi üzerine merci hakimi takibin talik
edilip edilmemesi hakkında acele karar ittihazına ve takibin taliki hakkında
ikinci fıkra hükmünü tatbika mecburdur. Diğer taraf dinlenmeksizin de bu karar
verilebilir.


            
İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulunursa merci
hakimi işbu bedelin muhakeme neticesine kadar mevkuf tutulması veya teminat
mukabilinde veya teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar
verir.


            
İstihkak davası umumi hükümler dairesinde ve basit usulü muhakemeye tevfikan
rüyet olunur.


            
Mahcuz eşyaya mütaallik olarak icra memuruna dermeyan edilen iddiada üçüncü
şahıs ve borçlunun birleşmeleri alacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın
buiddiasını ispat eylemesi lazımdır. Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın
kendisinin mülkü veya kendisine merhun olduğu hakkındaki iddiasının borçlu
tarafından kabulü kendi aleyhlerine delil teşkil eder ve ileride bu ikrar
hilafına hiç bir iddiada bulunamazlar.


            
İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava
reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısiyle istifası geciken
miktarının yüzde onundan aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına
hükmolunur.


            
Davanın reddi hakkındaki kararı temyiz eden istihkak davacısı icra dairesinden
36 ncı maddeye göre mühlet isteyebilir.


            
İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra mucibince istihkak iddiasına karşı
itiraz eden alacaklı veya borçlunun suiniyeti tahakkuk ederse haczolunan malın
değer pahasının % 10 undan aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat
alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur.


            
Koca aleyhinde yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki
haklarınıKanunu Medeninin 160 ncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip
edebilir.





200


 


            
İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı bu kanunun 11 inci babı
hükümlerine istinaden ve muvakkat veya kati aciz vesikası ibrazına mecbur
olmaksızın mütekabilen iptal davası açabilir. Dava ve mütekabil davada
tarafların ikame edecekleri bilcümle delilleri hakim serbestçe takdir eder.


            
İstihkak davaları süratle ve diğer davalara takdimen rüyet ve intaç olunur.


            
Madde 101 fıkra iki – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara bildirir. Onlara,itiraz
etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtiraz vukuunda iştirak talebinde
bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava
açması lüzumu bildirilir.Bu müddet içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Bu
dava seri muhakeme usuliyle görülür.


            
Madde 118 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Satış peşin para ile yapılır. Ancak icra memuru müşteriye yedi günü geçmemek
üzere bir mühlet verebilir. Satılan mal bedeli alınmadan teslim olunmaz.
Verilen mühlet içinde müşteri bedelin hepsini vermezse icra dairesince mal
yeniden artırmaya çıkarılır ve 116 ncı maddenin ikinci fıkrası tatbik olunur.


            
Mal kendisine ilk ihale edilen kimse ve kefilleri iki artırma arasındaki
farktan ve diğer zararlardan mesuldürler. Faiz yüzde beş olarak hesap edilir.


            
Bu fark ve faiz ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur.


            
Madde 119 bent (5) – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahcuz malların muhammen kıymeti yüz lirayı geçmezse.


            
Madde 124 fıkra üç – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Artırmaya iştirak edeceklerin, gayrimenkulün muhammen kıymetinin yüzde
yedibuçuğu nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu
tevdi etmeleri şartnameye yazılır.


            
Madde 126 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Artırma satıştan en az yirmi gün evvel ilan olunur.


            
İlanda:


            
1 – Satışın yapılacağı yer, gün ve saat,


            
2 – Artırma şartnamesinin hangi tarihten itibaren herkes tarafından
görülebileceği,


            
3 – Tayin edilen zamanda artırma bedeli gayrimenkulün muhammen kıymetinin % 75
ini bulmadığı takdirde en çok artıranın taahhüdü baki kalmak üzere artırmanın
on gün daha temdit edilmiş olacağı ve onuncu günü aynı saatte gayrimenkulün en
çok artırana ihale edileceği,


            
4 – İpotek sahibi alacaklılarla diğer alakadarların gayrimenkul üzerindeki
haklarını hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müspiteleriyle
onbeş gün içinde icra dairesine bildirmeleri yazılır. Aksi halde hakları tapu
sicilleriyle sabit olmadıkça satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacakları
da ilave edilir.


            
Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de yapılır.


            
114 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü gayrimenkulün satış ilanı hakkında da
caridir.





201


 


            
Madde 133 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı
vermezse ihale kararı feshedilir ve kendisinden evvel en yüksek teklifte
bulunan kimse arzetmiş olduğu bedelle almağa razı olursa ona ihale edilir. 0
darazı olursa ihale edilir. 0 da razı olmaz veya bulunmazsa icra dairesince
hemen yedi gün müddetle artırmaya çıkarılır. Bu artırmayı alakadarlara tebliğe
hacet olmayıp yalnız ilanla iktifa olunur ve en çok artırana ihale edilir.


            
Her iki halde kendisine birinci defa ihale edilen kimse iki ihale arasındaki
farktan ve diğer zararlardan mesuldür.


            
İhale farkı ve geçen günlerin faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın idarece
tahsil olunur. Faiz yüzde beşten hesap olunur.


            
Madde 134 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra Dairesi tarafından gayrimenkul kendisine ihale edilen alıcı o
gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur.


            
İhalenin feshi yalnız tetkik merciinden şikayet yoliyle istenebilir. İhale
tarihi şikayet için muayyen müddete başlangıç sayılır.


            
Tetkik merciinin vereceği karar on gün içinde temyiz olunabilir.


            
Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat şikayet için muayyen müddetin
geçmesinden ve eğer şikayet edilmişse şikayetin intacından sonra yapılır.


            
Madde 138 fıkra üç – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takip,
avukat veya dava vekili marifetiyle yapılmış ve ücret talep edilmişse alacağın
yüzde üçünden aşağı olmamak üzere icra memuru tarafından takdir olunacak ücret
te takip masrafına dahildir.


            
Madde 145 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Menkul
rehini veya ipotekle temin edilmiş olan bir alacaktan dolayı takip talebinde
bulunan şahıs 58 inci maddede yazılanlardan başka merhunun ne olduğunu ve
merhun üçüncü şahıs tarafından verilmiş veya rehinin mülkiyeti üçüncübir şahsa
geçmiş ise onun da ismini zikre mecburdur.


            
Menkul bir rehinin paraya çevrilmesi için takip talebinde bulunan alacaklı
merhun üzerinde sonra gelen bir rehin hakkı bulunan üçüncü şahıs varsa onun da
ismini talebinde beyan eder ve icra dairesi keyfiyeti üçüncü şahsa bir
ihbarname ile bildirir.


            
Madde 146 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takip talebi üzerine icra dairesi aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere 60 ıncı
maddeye göre ödeme emri yazar:


            
1 – Ödeme müddeti, menkul rehinde on beş gün, gayrimenkul rehinde otuz gündür.


            
2 – On gün içinde itiraz olunmaz veya 1 numaralı fıkrada yazılı müddetler
içinde borç ödenmezse rehinin satılacağı ihtar edilir.


            
Rehin kiraya verilmiş bir gayrimenkul ise icra dairesi kiracılara da takipten
haber verir


            
Madde 147 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Rehin üçüncü bir şahıs tarafından verilmiş veya rehinin mülkiyeti üçüncü bir
şahsa geçmiş ise ikametgahı belli olmak şartiyle ödeme emri onlara da tebliğ
olunur.





202


 


            
Kanunu Medeninin 800 ve 801 inci maddelerine göre ipotekten kurtarma muamelesi
başlamış bulunursa bu muamelenin sonunda alacaklı kurtarılan gayrimenkul
üzerinde takip ettiği alacağı için rehin hakkının baki olduğunu icra dairesine
karşı ispat etmedikçe o gayrimenkul satılamaz.


            
Ödeme emrine itiraz hakkında 63 ten 71 inci maddeye kadar olan hükümlertatbik
olunur. Şu kadar ki noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir senede
müstenit olmayan rehin iddialarına karşı borçlu tarafından itiraz vukuundatakip
durur. Alacaklı mahkemeye müracaatla rehin hakkının tanınması için dava
açabilir.


            
Madde 148 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklı menkul rehin satışını ödeme emrinin tebliğinden sonra nihayet bir sene
içinde ve gayrı menkul rehin satışını da aynı tarihten sonra nihayet ikisene
içinde isteyebilir.


            
Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde talep olunmaz veya talep
geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.


            
İtiraz vukuunda davanın açılmasından hüküm katileşinceye kadar geçen
müddethesaba katılmaz.


            
Madde 149 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Satılması talep edilen rehin hakkında 87 nci madde ile 92 nci maddenin ikinci
fıkrası ve 93,96 ve 97 nci maddelerin hükümleri kıyas yoliyle tatbik olunur.


            
Madde 150 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Rehin 112 nci maddeden 137 nci maddeye kadar olan hükümlere göre satılır.


            
Madde 152 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Rehin , satış isteyenin alacağına derece itibariyle rüçhanı olan diğer rehinli
alacaklıların mecmuundan fazla bir bedel ile alıcı çıkmamasından dolayı
satılamazsa veya satılıpta tutarı takip olunan alacağa yetmezse alacaklıya
bütün veya geri kalan alacağı için bir vesika verilir.


            
Bu suretle mahrum kalan alacaklı, alacağı irat senedinden veya diğer bir
gayrimenkul mükellefiyetinden doğmadıkça borçlunun sıfatına göre iflas vaya
haciz yoluna gidebilir.


            
Madde 154 fıkra bir – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflas yoliyle takipte salahiyetli merci, borçlunun merkezi muamelatının
bulunduğu mahaldeki icra dairesidir.


          
Fıkra iki (29/6/1956 tarih ve 6763 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Merkezleri Türkiye dışında bulunan ticari işletmeler hakkında salahiyetlimerci,
Türk Ticaret Kanununun 42 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince tayin
edilen temsilcinin ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesidir.


            
Madde 158 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklının iflas talebi üzerine Ticaret Mahkemesi icra dosyasını celbederek ve
seri usulü muhakemeye göre duruşma yaparak gerek iflas talebini gerek itirazve
defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intaç eder. Şu kadarki, borçlu–nun
itiraz ve defileri varit görülmezse mahkeme yedi gün içinde borcun ifa veyao
miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya emreder. Borçlu
imtina ederse iflasına karar verilir.





203


 


            
Madde 159 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflas takibi halinde mahkeme ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri
gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir. Bu emirler iflas dairesince
tenfiz olunur.


            
Madde 160 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplanmasına kadar olan
masraflardanmes'uldür.


            
Mahkeme masraflarının peşin verilmesini isteyebilir.


            
Madde 164– (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticaret mahkemesince verilen nihai kararlar aleyhine tebliğinden on güniçinde
temyize müracaat olunabilir.


            
Madde 166 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflas kararı, iflas dairesine bildirilir.


            
Daire, kararı hemen tapuya, ticaret sicil memurluğuna gümrük ve posta
idarelerine ve diğer lazım gelenlere bildirmekle beraber ilan eder.


            
İflasın kapandığı veya kaldırıldığı da aynı suretle bildirilir ve ilan edilir.


            
Madde 167 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacağı çek veya poliçe yahut emre muharrer senede müstenit olan şahıs bu
alacak rehinle temin edilmiş olsa bile borçlunun sıfatına bakılmaksızın çek ve
poliçe ve emre muharrer senetler için bu fasılda yazılı takip usulünün
tatbikını istiyebilir.


            
Alacaklı talebine senedi rapteder ve borç ödenmediği takdirde haciz yahut
iflastan hangisini isteyeceğini bildirir.


            
Madde 168 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklı takibi neticesinde iflas isteyeceğini talebinde bildirmişse icra
memuru hemen tebliğ edeceği ödeme emrinde:


            
1 – 58 inci maddedeki kayıtlar;


            
2 – (29/6/1956 tarih ve 6763 Sayılı Kanunun hükmüdür.) Borç ve masrafların beş
gün içinde ödenmesi;


            
3 – Borçlunun itirazı varsa beş gün içinde istida ile icra dairesine
bildirmesi;


            
4 – Borç ödenmediği veya müddeti içinde itiraz edilmediği halde borçlunun 171
inci madde hükmüne maruz kalacağı yazılır.


            
AlAcaklı talebinde haciz istiyeceğini bildirmişse ödeme emri 58 ve 60 ıncı
maddelere göre yazılır. Ancak ödeme, itiraz ve mal beyanı müddetlerinin beş gün
olduğu gösterilir.


            
Madde 169 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu isterse itiraz eylediğine dair kendisine bedava ve pulsuz bir vesika
verilir.


            
Madde 170 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra
dairesi 60,64 üncü maddeler mucibince alacaklıya ödeme emrinin bir nüshasını
verir.





204


 


            
Madde 171 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz üzerine takip durur.


            
İflas istiyeceğini bildirmiş olan alacaklı itirazın refiyle beraber borçlunun
iflasına karar verilmesini arzuhal ile ticaret mahkemesinden talep edebilir.
Mahkemece 158 inci madde hükümleri tatbik olunur.


            
164 üncü madde hükmü burada da caridir.


            
Madde 172 – (3/7/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haciz isteyeceğini bildirmiş olan alacaklı itirazın refi hakkındaki talebini
icra dairesine bildirir. Daire bu talep üzerine dosyayı tetkik merciine
gönderir. Tetkik merciine on sekizinci madde hükmü tatbik olunur.


            
63 üncü madde ile 65 inci maddeden 72 nci maddeye kadar olan hükümler bu halde
de caridir.


            
Madde 173 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir çek veya poliçe yahut emre muharrer senedin takip edilen borçlusu birden
ziyade olupta hepsi iflasa tabi şahıslardan ise alacaklının cümlesi hakkında
aynı talepte bulunması lazımdır. Bu halde borçlu tarafından itiraz vukuunda
talebin mahiyetine göre 171 inci veya 172 nci madde hükümleri tatbik olunur.


            
Bu senetle takip edilen borçlular içinde iflasa tabi olmıyan bir şahıs
bulunupta alacaklı borçluların sıfatına göre bir kısmı hakkında iflas ve
diğerleri için de hacİz talep etmişse borçlular tarafından vakı olacak itirazın
ref'i ileberaber iflasa tabi olanların iflasına ve olmıyanlardan alacağının
tahsiline karar verilmesini ticaret mahkemesinden arzuhal ile talep eder. Bu
takdirde mahkeme 158 inci maddeye ve borçluların sıfatlarına göre iflasa ve
alacağın tahsiline hükmeder.


            
164 üncü madde hükmü bu hallerde de caridir.


            
Madde 174 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her kim takibe itiraz etmemesi yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödemişse 72
nci madde mucibince geri alma hakkını haizdir.


            
172 nci maddeye göre itirazın reddinden sonra ödenmiş olan böyle bir para
hakkında da hüküm aynıdır


            
Madde 175 – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz etmiyen veya itirazı 172 nci maddeye göre reddedilen borçlu iflasatabi
kimselerden değilse yahut iflas talep edilmemişse alacaklı icabında itirazın
reddi hakkındaki kararı göstererek haciz talebinde bulunabilir ve takibe haciz
yoliyle devam olunur.


            
Madde 176 – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflas talebi, çek ve poliçe ve emre muharrer senede müstenit olduğu hallerde de
157, 159, 160, 165 ve 166 ncı maddeler hükümleri cereyan eder.


            
Madde 178 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu aciz halinde bulunduğunu bildirerek salahiyetli mahkemeden iflasını
isteyebilir.  İflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılarından birinin
haciz yoliyle takibi neticesinde yapılan haciz borçlunun yarı mevcudunun
elinden çıkmasına sebep olupta kalanı muaccel ve vadesi bir sene içinde hulül
edecek diğer borçlarınıödemiye yetişmiyorsa borçlu derhal aczini bildirerek
iflasını istemeğe mecburdur.





205


 


            
Madde 186 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İhtiyaten haczedilmiş mallarla iflas açıldığı zaman paraya çevrilmemiş mahcuz
mallar masaya girer.


            
İflas açılmadan evvel paraya çevrilerek alacaklılara paylaştırılmayan veya
alacaklı namına icra veznesine yatırılmayan mahcuz malların bedeli de masaya
intikal eder.


            
Madde 193 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçluya karşı yapılmakta olan takipler iflasın ilanından sonra düşer. İflasın
tasfiyesi müddetince müflise karşı hiç bir takip yapılamaz.


            
Madde 228 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Üçüncü şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulan eşyanın kendilerine
verilip verilmiyeceğini İflas İdaresi kararlaştırır.


            
İdare İstihkak iddiasını reddederse davanın açılması için yedi gün mühlettayin
ve tebliğ eder. Bu mühleti geçiren üçüncü masaya karşı istihkak iddiasından
vazgeçmiş sayılır.


            
Mahkeme icabında istihkak davacısından masanın muhtemel zararına karşı teminat
isteyebilir.


            
Madde 235– (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sıra
cetveline itiraz edenler cetvelin verilmesini ilanından yedi gün içinde iflasa
karar veren mahkemeye müracaata mecburdurlar.


            
İtiraz eden, talebinin haksız olarak red veya tenzil edildiğini yahut istediği
sıraya kaydedilmediğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz
başkasının kabul edilen alacağına itiraz eyliyorsa davasını o alacaklı aleyhine
açar.


            
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa bu alacağa tahsis edilen
hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı
nispetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline
göre dağıtılır. Dava seri muhakeme usulü ile görülür.


            
Ancak itiraz alacağın esas veya miktarını taallük etmeyip yalnız sıraya dair
ise şikayet yoliyle tetkik merciine arzolunur.


            
Madde 244 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
117, 118, 124, 125, 130, 131, 134 ve135 inci maddeler burada da tatbik olunur.
İcra dairesinin vazifeleri iflas idareleri tarafından görülür.


            
Madde 251 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İdare, paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış olan her
alacaklıyaödenmemiş miktar için aciz vesikası verir. Vesikada müflisin alacağı
kabul veya reddettiği yazılır. Kabul halinde vesika 68 inci maddenin 1 inci
fıkrasında yazılı senet mahiyetinde olur.


            
Aciz vesikası 143 üncü maddede yazılı olan hakları verir, fakat müflis mal
iktisap etmedikçe hakkında yeniden takip talebinde bulunulamaz ve ihtilaf
vukuunda mahkeme seri muhakeme usuliyle kararını verir.





206


 


            
Madde
260 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahkeme ihtiyati haciz kararını icra dairesine gönderir. Kararda :


            
1 – Alacaklının ve icabında mümessilinin ve borçlunun isim ve ikametgahı;


            
2 – Haczin ne miktar alacak için konulduğu;


            
3 – Haczin konulmasının sebebi;


            
4 – Haczolunacak şeyler;


            
5 – Alacaklının zararın tazminiyle mükellef olduğu ve gösterilen teminatın
nelerden ibaret bulunduğu yazılır.


            
Madde 261 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İhtiyati haciz kararları; 80 den 99 uncuya kadar olan maddelerde, haczin
nesuretle yapılacağına dair olan hükümlere göre icra olunur.


            
Madde 262 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haczi icra eden memur bir zabıt varakası tutar. Bunda haczolunan şeyler ve
kıymetleri gösterilir ve derhal icra dairesine verilir.


            
İcra dairesi ihtiyati haciz zabıt varakasının bir suretini üç gün içinde
alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ eder.


            
Madde 263 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haczolunan mallar, istenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu
hususu temin için malların kıymetleri depo edilmek yahut icra dairesinin
bulunduğu mahalde ikametgah sahibi bir şahıs müteselsil kefil gösterilmek
şartiyleborçluya ve mal üçüncü şahıs yedinde haczolunmuşsa bir taahhüt senedi
alınarak kendisine bırakılabilir.


            
Madde 264 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Dava açılmadan veya icra takibine başlamadan evvel ihtiyati haciz yaptırmışolan
alacaklı zabıt varakasının kendisine tebliğinden yedi gün içinde ya takip
talebinde bulunmağa veya dava açmağa mecburdur.


               
Borçlu itiraz ederse alacaklıya itirazı hemen tebliğ olunur. Alacaklı tebliğ
tarihinden yedi gün içinde tetkik merciinden itirazın refini istemeğe yahut
dava açmağa mecburdur. Tetkik mercii itirazın ref talebini redderse alacaklının
karar tarihinden yedi gün içinde dava açması lazımdır.


            
İhtiyati haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş ise esas
hakkında verilecek hükmün sulh mahkemelerinde tefhim ve asliye mahkemelerinde
tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmağa
mecburdur.


            
Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden
vazgeçerse veya davası yahut takip talebi, kanuni müddetlerin geçmesile düşerse
veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar
isterse lazım gelenlere bildirilir.


            
Madde 265 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İhtiyati haciz kararı temyiz edilemez.


            
Ancak kendisi dinlenmeden 257 nci maddenin ikinci fıkrasına tevfikan verilen
ihtiyati haczin istinat ettiği sebepleri borçlu kabul etmezse haciz zabıt varakasının
tebliği tarihinden yedi gün içinde mahkemeye müracaat eder.





207


 


            
Mahkeme sebepler üzerinde tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.


            
İtiraz kabul edilirse haciz kalkar.


            
Madde 266 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu nakit veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo
etmek veya gayrimenkul rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek
şartiyle ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir.


            
Madde 267 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İhtiyati haciz üzerine itiraz edilmemiş veya itiraz reddolunmuş ise takip,
borçlunun sıfatına ve alacaklının talebine göre icari haciz veya iflas yoliyle
devam eder.


            
Madde 268 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İhtiyaten haczedilen mallar haciz yoliyle takip hükümlerine göre icrai hacze
inkilap etmezden evvel bir diğer alacaklı tarafından haczedilirse ihtiyati
haciz sahibi bu hacze kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder.İhtiyati haciz
masrafları satış tutarından alınır. İhtiyati haciz diğer rüçhan hakkını vermez.



            
Madde 269 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olup da alacaklı da talep
ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı
ve kanuni müddet geçtikten sonra tetkik merciinden borçlunun kiralanan şeyden
çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.


            
Bu tebliğ üzerine borç ödenmez veya itiraz edilmez veya itiraz varit görülmezse
alacaklının talebi üzerine tetkik merciince tahliyeye karar verilir.


            
Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında
akdi feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür.


            
Madde 271 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gizlice veya cebirle götürülmüş eşya götürülmelerinden on gün içinde icra
dairesinin emriyle ve zabıta kuvvetiyle geri alınabilir. Hüsniniyet sahibi
üçüncü şahısların hakları mahfuzdur. İhtilaf halinde mahkeme seri muhakeme
usuliyle meseleyi halleder ve karara bağlar.


            
Madde 275 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtirazın vukuunda kiralıyan tetkik merciinden itirazın ref'ini istiyebilir.


            
Tahliye talebi noterlikçe re'sen tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş
yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olupta kiracı kiranın
yenilendiğineveya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyyette bir vesika
gösteremezse itiraz refolunur.


            
Aksi takdirde refi talebi reddolunur.


            
İtirazın ref'i üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya refi talebi
reddolunduktan sonra kiracının ve kiralıyanın umumi hükümlere göre mahkemeye
müracaat hakları mahfuzdur.





208


 


            
Madde 276 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı
olduğuna dair resmi bir vesika gösteremezse derhal tahliye olunur.


            
Şu kadar ki bu şahıs resmi bir vesika gösterememekle beraber daireye ibraz
olunan mukavele tarihinden evvelki bir zamandan beri orayı işgal etmekte
bulunduğunu beyan eder ve bu beyanı icra memuru tarafından mahallinde yapılacak
tahkikatla teeyyüt ederse memur, tahliyeyi tehirle üç gün içinde keyfiyeti
tetkik merciine bildirir.


            
Merci, tarafları dinleyerek icabına göre tahliyeyi emreder veya taraflardan
birinin yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumuna karar verir. Bu
müddet içinde mahkemeye müracaat edilirse takip, davanın neticesine kalır.


            
Dava etmiyen taraf iddiasından vazgeçmiş sayılır.


            
Madde 278 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mütat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haciz edilecek mal
bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz
vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en
eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde
yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır.


            
Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez.


            
Aşağıdaki tasarruflar bağışlama gibidir:


            
1 – Ana baba ile evlat ve karı koca arasında yapılan ivazlı tasarruflar,


            
2 – Kendi verdiğinin akdin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz
olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,


            
3 – Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle
irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler.


            
Madde 280 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu tarafından alacaklıları izrar kastiyle yapılan bir taraflı muamelelerle
borçlunun bu kastını bilen veya bilmesi lazımgelen kimselerle yahut
alacaklıların bazılariyle uyuşarak diğerlerinin zararına yapılan bütün
muameleler tarihleri ne olursa olsun batıldır.


            
Madde 281 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahkeme 278,279 ve 280 inci maddelerdeki hususlardan doğan ihtilafları
seriusulü muhakeme ile görüp hükme bağlar. Mahkeme bu maddelere mütaallik
ihtilafları ahval ve şeraiti nazarı itibara alarak serbestçe takdir ve
halleder.


            
Madde 282 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İptal davası borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından
kendilerine göre yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır.
Bunlardan başka suiniyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası
açılabilir.


            
İptal davası hüsniniyet sahibi üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.


            
Madde 283 – (9/6/1932 tarih va 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Batıl bir tasarruftan istifade eden kimse elde ettiğini geri vermeğe mecburdur.



            
O kimsenin karşılık olarak verdiği şeyin aynı veya bedeli kendisine geri
verilir.





209


 


            
Batıl bir tasarruf neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren alacaklı eski
haklarını muhafaza eder.


            
Bağışlanan, hüsniniyet sahibi ise dava zamanında elinde bulunan miktarı geri
vermeğe mecburdur.


            
Madde 284 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İptal davası hakkı batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren üç sene geçmekle
düşer.


            
Madde 285 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(29.6.1956 tarih ve 6763 Sayılı Kanunun hükmüdür.) Konkordato
hükümlerinden istifade etmek isteyen her hangi bir borçlu, tetkik merciine bir
konkordato projesi verir ve bu projeye mufassal bir bilanço ve defter tutmaya
mecbur şahıslardan ise defterlerinin vaziyetini bildiren bir cetvel ekler. Bu
cetvelde, bilhassa Ticaret Kanununun 66 ncı maddesi hükmünce tutulması mecburi
olan defterlerin hepsinin tutulmuş olup olmadıkları gösterilir.


            
Mevcut malları ve alacakları borçlarının en az yüzde otuzunu ödemiye yetişmiyen
borçlu konkordato istiyemez.


            
Madde 286 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik mercii borçluyu dinledikten sonra onun vaziyetini ve hesaplarının halini
ve işlerindeki doğruluğunu ve taahhütlerini ifa etmesine mani olansebepleri
gözönünde tutarak projenin alacaklıları izrar kastından ari ve borçlunun
mevcudiyle mütenasip olup olmadığına ve mevcudunun yüzde otuzu ödemeğe yetişip
yetişmiyeceğine göre talebin muvafık olup olmadığına karar verir.


            
Madde 289 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Rehinli alacaklar müstesna olmak üzere mühlet içinde borçlu aleyhine hiç bir
takip yapılmaz ve bir takip muamelesiyle kesilebilen müruru zaman ve hakkı
düşüren müddetler cereyan etmez.


            
Madde 292 – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklılar komiser tarafından yirmi gün içinde alacaklarını bildirmeğe ilanla
davet olunur. İlanda hilafına hareket edenlerin konkordato müzakeresine kabul
edilmiyecekleri ihtarı da yazılır.


            
Yukarki fıkrada yazılı müddet geçtikten sonra komiser, konkordato teklifini
müzakere etmek için alacaklıları toplanmağa davet eder ve toplanmağa tekaddüm
eden on gün içinde vesikaları tetkik edebileceklerini kendilerine haber verir.


            
Madde 293 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Komiser borçluyu iddia olunan alacaklar hakkında beyanda bulunmağa davet eder.


            
Madde 300 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hüküm katileşince ilan ve icra dairesiyle tapu idaresine ve borçlunun sıfatına
göre evvelce ihbar edilmiş ise ticaret sicil memurluğuna ve liman dairesine
tebliğ olunur.


            
İlandan itibaren 287 nci maddeye göre verilen mühletin hükümleri biter.





210


 


            
Madde 301 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konkordato tasdik olunmaz yahut mühlet kaldırılırsa alacaklılardan birinin yedi
gün içinde vuku bulacak talebiyle iflas yolu ile takibe tabi olan borçlunun
derhal iflasına karar verilir.


            
Madde 310 bent (7) – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflas takibi sırasında mahkeme veya iflas idaresi tarafından çağrıldığı halde
makbul bir mazereti olmaksızın gelmemiş ise;


            
Madde 311 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflasından evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kastile
hususileaşağıdaki suretlerle hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis
sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:


            
1 – Alacaklıların müşterek rehini makamında olan mallarını tamamen veya kısmen
kaçırır, gizler veya tahrip ederse;


            
2 – Alacaklıların zararına olarak hakikat hilafında makbuzlar verir veya yazı
ile borç ikrar ederse;


            
3 – Muvazaalı satışlar, muameleler yahut bağışlamalar yaparsa;


            
4 – Evlenme mukavelesinde hakikaten getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi
tanır ve karı da bu mukaveleyi kocasının alacaklarına karşı istimale
kalkışırsa;


            
5 – Hakikat hilafında borç ikrar etmek yahut muvazaalı muameleler ve
mukaveleler yapmak suretile alacaklılarını zarara sokarsa;


            
6 – Borcu mevcudu ile alacağından ziyade olduğunu bildiği halde ehemmiyetli
kıymeti haiz ticari mallarını yahut fabrikasının mahsullerini hem satış gününün
piyasasından hem de mal olduğu veya satın alındığı kıymetten pek aşağı bir
fiatla satmak suretile mevcudunu israf ederse;


            
7 – Konkordato mukavelesi haricinde alacaklıya hususi menfaatler temin ederse;


            
Birinci numarada yazılı malların kıymeti iki yüz liradan aşağı ise Türk Ceza
Kanununun 522 inci maddesi tetbik olunur.


            
Bir numaralı bentte yazılı suçları yapanlar müflisin evi halkından kimseler ise
müflis gibi cezalandırılırlar.


            
Madde 331 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haciz yoliyle takip olunan borçlu alacaklısını zarara sokmak maksadiyle
mallarını veya bunlardan bir kısmını, mülkünden çıkararak, telef ederek veya
kıymetten düşürerek hakiki surette, yahut gizliyerek, muvazza yoliyle başkasının
uhdesine geçirerek veya aslı olmayan borçlar ikrar ederek sun'i surette
mevcudunueksiltir ise aleyhinde aciz vesikası istihsal eden alacaklının vakı
olacak şikayeti üzerine üç aydan üç seneye kadar hapis ile cezalandırılır ve
zararın miktarına göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi hükümleri dahi
tatbik olunur.


            
Borçlunun lehine bu hareketlere bilerek yardım ve iştirak eden kimseler Türk
Ceza Kanununun (65) inci maddesi delaletiyle bu maddeye göre cezalandırılır.


            
Madde 332 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haciz yoliyle takip olunan borçlu, adet üzere tecviz edilemiyecek bir hiffetle
hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak yahut ücretli talih
oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut işlerinde ağır
ihmallerde bulunarak aczine kendi fiiliyle sebebiyet verir yahut vaziyetinin
fenalığını bildiği





211


 


halde
o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırırsa o borçlu hakkında aciz vesikası
istihsal eden alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından onbeş
günden altı aya kadar hapis ile cezalandırılır.


            
Borçluyu fazla borç altına girmeğe veya talih oyunu ile spekülasyonlarda
bulunmağa sevketmiş yahut ağır faiz almak suretiyle zaafından istifade etmiş
olan alacaklı bu şikayet hakkına malik değildir.


            
Madde 337 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine
gelmeyen veya yazı ile beyanda bulunmayan borçlular bu yüzden zarar gören
alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis
veya beş liradan iki yüz liraya kadar hafif para cezası ile mahkum edilir.


            
162, 209, 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet eden müflis hakkında da iflas
idaresinin vereceği müzekkere üzerine tetkik mercii tarafından aynı ceza
hükmolunur.


            
Madde 340 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakatile icra dairesinde
kararlaştırılan borcu ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden
borçlu, bu yüzden zarara uğrayana alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii
tarafından bir aya kadar hapis ile cezalandırılır.


            
Madde 343 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin
yapılamaması yahut bir irtifak hakkının tahmili veya kaldırılması hakkındaki
ilam hükümlerine makbul mazerete müstenit olmayarak muhalefet eden borçlular,
hüküm lehine verilmiş olan kimsenin şikayeti üzerine tetkik mercii
tarafındanbir aya kadar hafif hapis cezasına mahküm edilirler.


            
Madde 344 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Nafaka vermeğe mahküm olup da ilamda gösterilen ödeme şartlarına riayetetmeyen
borçlu, alacaklının şikayeti üzerine tetkik merciine tarafların hal ve
vaziyetlerine göre üç günden üç aya kadar hafif hapse mahküm edilir. Cezanın
infazından sonra işliyecek nafaka hakkında aynı hüküm cereyan eder.


            
Ancak borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması hakkında dava açmış ve
borçlunun dermeyen ettiği sebepler tetkik merciince cezanın tehiri talebini
kabul ettirecek mahiyette bulunmuş olursa bu madde hükmünün tatbiki muhakeme
neticesine bırakılabilir.


            
Madde 347 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Şikayet hakkı, suçun vukuuna ıttıla tarihinden üç ay ve herhalde vukuundan bir
sene geçmekle düşer.


            
Madde 353 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik merciinin kararı tefhim veya tebliği tarihinden yedi gün içinde maznun
ve şikayetçi ve Cumhuriyet Müddeiumumisi tarafından temyiz olunabilir.
Butebliğin maznunun zatına yapılması şarttır.


            
Temyiz, istida veya tetkik merciine zaptettirilecek şifahi beyanla olur. Depo
ve layiha aranmaz. İstida veya beyan üzerine evrak hemen Temyiz Mahkemesine
gönderilir.





212


 


            
Madde 363 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik merciinin vereceği kararlardan:


            
1 – İlamın icrasının geri bırakılması hakkında vukubulan talebin kabul veya
reddine ve ilamın sureti infazına,


            
2 – Salahiyetsizliğe,


            
3 – Ödeme veya tahliye emirlerine karşı vakı itirazların ve takibin iptali veya
taliki talebinin red veya kabulüne,


            
4 – Gerek bu kanuna gerek diğer kanun hükümlerine istinatla bir malın haczi
caiz olup olmadığına,


            
5 – Maaş veya ücretlerin haczinde miktara veya bunun tezyit veya tenzili
taleplerine,


            
6 – Üçüncü şahıslardaki mal veya alacağın haczinden doğan ihtilaflara,


            
7 – İstihkak davalarına,


            
8 – İştirak taleplerinin red veya kabulüne,


            
9 – Gayrimenkul malların ihale kararlarının feshine veya fesih talebinin
reddine,


            
10 – Sıraya taallük eden itirazın red veya kabulüne,


            
11 – İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararlarının kalkıp kalkmadığına,


            
12 – Konkordato talebi üzerine verilecek mühlete karşı alacaklılar tarafından
vuku bulan itirazla konkordato talebinin muvafık olup olmadığına ve mühletin
kaldırılmasına dair olan talebin kabul veya reddine,


            
13 – Fevkalade mühlet talebinin red veya kabulüne,


            
14 – Fevkalade mühletin uzatılması talebinin red veya kabulüne,


            
15 – 356 ncı madde mucibince maaş ve mallardan tazmin suretiyle yapılacak
tahsilat hakkında vuku bulan şikayetlerin red veya kabulüne,


            
16 – Yedieminden tazminat hakkındaki taleplerin red veya kabulüne,


            
Müteallik kararlar tebliği tarihinden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir.
Bunun haricindeki merci kararları katidir.


            
İcra kararlarının, muameleleri uzatmak gibi suiniyetle temyiz edildiği
anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü tatbik
olunur.


            
Temyizi kabil olmayan bir kararı suiniyetle temyiz edenler hakkında dahi
bufıkra hükmi caridir.


            
Madde 365 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz kanuni müddet geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabul olmayan bir
karara taallük ederse tetkik mercii temyiz talebinin reddine karar verir.


            
Temyiz eden şahıs ret kararını kabul etmezse temyiz arzuhali diğer tarafa
tebliğ edildikten sonra karar sureti verilirse cevap layihasiyle birlikte
Temyiz Mahkemesine gönderilir. Şu kadar ki bu halde satış geri bırakılmaz.


            
Madde 366 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkikat,temyiz
edilen karara hasredilir ve on beş gün içinde karara bağlanır.


            
Alakadarlardan biri ister ve ücretini verir yahut gönderirse kararın hülasası
telgrafla mahalline bildirilir.


            
Temyiz İcra ve İflas Dairesinin kararlarına karşı tetkik mercileri ısrar
edemezler. İstihkak davaları umumi hükümlere tabidir. On gün zarfında
tashihikarar caizdir.





213


 


            
Ticaret mahkemeleri yalnız iflasa ve konkordato talebinin kabul veya reddine
dair kararlarda ısrar edebilirler. Temyiz icra ve iflas dairesinin ceza
hükümlerine müteallik kararları aleyhine Başmüddei umumilikçe itiraz
olunabilir.


            
Nakız kararı üzerine icra ve iflas işlerinde 40 ıncı maddenin birinci fıkrası
hükmü cari olur.


            
5 – 12/4/1968 tarih ve 1045 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış
veyadeğiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 83)


            
Madde 83 fıkra iki – (3/7/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ancak
haczolunacak miktar bunların dörtte birinden aşağı olamaz.


            
6 – 16/7/1981 tarih ve 2494 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 363)


            
Madde 363 fıkra bir son paragraf – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Mütaallik kararlar ile bu kanunda temyiz kabiliyeti kabul edilen kararlar
tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Şu
kadar ki, 1,2,3 ve 5 inci bendlerde takip mevzuu alacağın 4, 6, 7, 8, 9, 11, 15
ve16 ıncı bendlerde merci kararının taallük ettiği malın veya hakkın kıymeti;
10 uncu bentde sırası itiraza uğrıyan alacağın tutarı 250 lirayı geçmesi
şarttır.


            
7 – 6/6/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş
olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 5, 6, 13, 14, 59, 62, 75, 78, 79,
109, 116, 119, 129, 133, 135, 150/b, 162, 166, 168, 178, 206, 219, 221, 223,
226, 227,  234, 240, 288, 290, 292, 296, 300, 302, 309, 311, 337, 338,
340, 341, 343, 363)


            
Madde 5 fıkra bir – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra ve iflas memurları ve muavinleri ve icra ve iflas dairelerinin katipve
mübaşir ve müstahdemleri, kusurlarından ileri gelen zarar ve ziyandan
mes'uldürler. Bu zarar ve ziyan davasına mahkemede bakılır.


            
Fıkra iki – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zarara uğrıyan şahıs mesuliyet davasında aynı zamanda Devleti de hasım
gösterebilir; bu halde verilen karar Devlet aleyhine de kesin hüküm teşkil
eder.


            
Madde 6 – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zarara uğrayan şahıs, sabit olan zarar ve ziyanını kusurlu olandan veya
kefilinden ister. Bunlardan istifası mümkün olmazsa Devletten ister. Şu
kadarki, icra dairesine tevdi veya bu dairede tahsil olunan paraların ve 88
incimaddenin birinci fıkrasında sayılan değerlerin ilgili memur tarafından
zimmete geçirilmesi halinde Devlet hak sahiplerine karşı birinci derecede
sorumludur.Her iki halde de Hazinenin asıl sorumlulara ve kefillerine rücu
hakkı saklıdır.


            
Devlet, sorumluluğuna iştirak ettiği vazifelilerden teminat istiyebilir.


            
Madde 13 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik
mercii vazifesini gören hakimler icra ve iflas dairelerini murakabe ederler. Bu
daireler cumhuriyet  müddeiumumilerinin  daimi  murakabesi 
altında





214


 


olup 
en  az senede bir defa teftiş olunur. Bundan başka icra daireleri tefrik
olunacak adliye müfettişleri vasıtasiyle de devamlı olarak teftişe tabi
tutulur.


            
Görülecek hata veya kusurlardan dolayı icra ve iflas memur ve muavinleri
hakkında Adliye Vekaletince aşağıdaki inzibati cezalardan her hangi biri tatbik
olunur:


            
1 – Tevbih,2 – Dörtte üçü geçmemek üzere aylıktan kesme,


            
3 – Altı ayı geçmemek üzere işten el çektirme,


          
4 – Azil.


          
Bunlardan tevbih ve aylıktan kesme cezalarına tetkik merci vazifesini
görenhakim dahi karar verebilir. Bu karar aleyhine Adliye Vekaleti memurin
inzibat komisyonunda itiraz olunabilir.


            
Ancak hakim sınıfından tayin olunan icra ve iflas memurları Hakkında Hakimler
Kanunu hükümleri caridir.


            
Adli takipler inzibati cezalara mani değildir.


            
Madde 14 fıkra iki – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra
ve iflas işlerine ait Yargıtay kararları, çıkarılacak resmi bir kararlar
dergisinde muntazaman yayınlanır.


            
Madde 59 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takip
masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin
masrafını peşin verir, vermezse talep hükümsüzdür.


            
Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.


            
Madde 62 fıkra iki – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takibe
itiraz edildiği üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğe gönderilir.
İtirazla birlikte tebliğ masraflarını ödemiyen borçlu itiraz etmemiş sayılır.


            
Madde 75 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtirazın kati veya muvakkat surette ref'ine karar verilen borçlu bu kararın
kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde yukarki maddede gösterildiği üzere
beyanda bulunmıya mecburdur.


            
Refi kararı borçlunun vicahında verilmiş ise bu müddet, kararın tefhiminden
başlar.


            
Madde 78 fıkra iki–(3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haciz
istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle
düşer. İtiraz veya dava halinde, bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar
geçen zaman hesaba katılmaz.


            
Madde 79 fıkra iki – (9/6/1932 tarih ve 2004Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haczolunacak mallar başka yerde ise haciz yapılmasını malların bulunduğu yerin
icra dairesine hemen yazar.


            
Madde 109 fıkra iki – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Muvakkaten haczedilmiş olan mallarla ihtiyaten haczedilen mallar ancak 113 üncü
maddenin son fıkrasında yazılı hallerde satılabilir.


            
Madde 116 fıkra iki– (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İkinci artırmada mal en çok artıranın üstünde bırakılır. Şu kadar ki, artırma
bedeli, satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin
edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olmak ve bundan
başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını tecavüz etmek
şarttır.





215


 


            
Madde 119 bent (5) – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahcuz malların muhammen değeri bin lirayı geçmezse.


            
Madde 129 fıkra iki – (3/7/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Şayet yukarıdaki fıkrada yazılı miktar elde edilmemişse gayrimenkul en çok
artıranın taahhüdü baki kalmak üzere artırma ilanında gösterilen müddet
sonundaen çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki artırma bedeli satış isteyenin
alacağına rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olmak ve bundan başka
paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını tecavüz etmek lazımdır. Böyle fazla
bir bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.


            
Madde 133 – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde
parayı vermezse,ihale kararı icra memuru tarafından feshedilerek teminat akçesi
alıcının son fıkra gereğince


mesul
bulunduğu meblağa mahsup edilmek üzere alıkonulur. Kendisinden evvel en yüksek
teklifte bulunan kimsenin ileri sürdüğü pey129 uncu maddenin ilk fıkrasına
uygun bulunması ve bu kimsenin adresinin de malüm olması halinde,bir muhtıra
tebliğ edilerek arz ettiği bedelle gayrimenkulkendisine teklif edilir ve üç gün
zarfında almaya razı olursa ona ihale olunur. Razı olmaz veya cevapsız
bırakırsa veya bulunamazsa,gayrimenkul icra dairesince hemen yedi gün müddetle
artırmaya çıkarılır.Bu artırma ilgililere tebliğ edilmeyip yalnız ilanla iktifa
olunur; bu artırmada teklifin 129 uncu maddenin 2 nci fıkrasındaki hükümlere
uyması şartiyle gayrimenkul en çok artırana ihale olunur.


            
Her iki halde de kendisine birinci defa ihale edilen kimse ve kefilleri
ikiihale arasındaki bakiye farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca yüzde on
hesabiyle gecikmiş faizlerden mesuldür.İhale farkı ve geçen günlerin faizi
ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur.


            
Madde 135 fıkra iki – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkul borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı tevsik
edilmiş bir akte müstenit olmıyarak başkaları tarafından işgal edilmekteise on
beş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emritebliğ
edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp gayrimenkul alıcıya
teslim olunur.


            
Madde 150/b. – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Rehin kiraya verilmiş bir gayrimenkul ise icra memuru, alacaklının talebi
üzerine takibin kesinleşmesini beklemeden kiracıları da takipten haberdar eder
ve işleyecek kiraların icra dairesine ödenmesini emreder.


            
Madde 162 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlunun ve ailesinin idareleri için iflas memurunun bıraktığı mallar müstesna
olmak üzere borçlu,defteri yapılmış olan malları aynen veya kıymetiyle
istenildiği zaman vermeğe mecburdur.


            
Madde 166 fıkra iki – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Daire,kararı kendiliğinden ve derhal tapuya,ticaret sicili memurluğuna,gümrük
ve posta idarelerine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına veborsalara
ve diğer lazım gelenlere bildirmekle beraber ilan eder.





216


 


            
Madde 168 fıkra bir bent (5) – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Borçlu olmadığı veya borcun itfa veya imhal edildiği veya alacağın zaman
aşımına uğradığı hakkında itiraz etmek istiyorsa,bunu sebepleriyle birlikte beş
gün içinde tetkik merciine bir dilekçe ile bildirerek merciden itirazın
kabulüne dair bir karar getirmedikçe cebri icraya devam olunacağı ihtarı,


            
Madde 178 fıkra bir – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden
iflasını isteyebilir.


            
Madde 206 fıkra dört sıra bir– (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
A – İflasın açılmasından bir evvelki sene için hizmetçi ücretleri;


            
B – İflasın açılmasından evvelki altı ay için yazıhanenin memur, katip ve
müstahdemleriyle müessesede daimi çalışan memur ve müstahdemlerin ücretleri;


            
C – İflasın açılmasından evvelki altı ay için gündelik veya parça
üzerineçalışan fabrika işçileriyle sair işçilerin ücretleri;


            
D – Cenaze masrafları;


            
E – İlama mÜstenit ve paylaştırmaya kadar işleyecek karı koca ve çocuk
nafakaları;


            
Madde 219 fıkra bir – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tasfiye adi şekilde yapılacaksa iflas dairesi keyfiyeti ilan eder.


            
Madde 221 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İlk alacaklılar toplanmasında iflas memuru yahut muavinlerinden biri reislik
eder. Bu memur tarafından tayin olunacak iki alacaklı veya mümessilleri
bulunamazsa bir alacaklı veya mümessili ile bir (büro) teşkil edilir.


            
Kendileri veya mümessilleri hazır bulunan alacaklılar,malüm alacaklılar
adedinin en az dörtte birine baliğ olursa toplanma nisabı hasıl olur.
Toplanmadabulunanlar beş kişiden azsa alacaklıların yarısını temsil etmeleri
şarttır.


            
Kararlar ekseriyeti mutlaka ile verilir. Reis reye iştirak etmez,ancak reyler
müsavi gelirse reis reyiyle bir tarafa iltihak eder.


            
Reylerin muteber olup olmıyacağı hakkındaki ihtilafı büro halleder.


            
Madde 223 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Toplanan alacaklılar,lazım gelen bilgi ve tecrübeyi haiz Türk vatandaşlarından
intihap edecekleri bir veya bir kaç şahıstan bir iflas idaresi teşkil ve
tasfiyeyi buna havale eylerler. Bu idare İflas Dairesinin murakabesi
altındadır.


            
Bu halde İflas Dairesi şu vazifelerle mükelleftir:


            
1 – Alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun
görmediği bütün tedbirlere ve hususiyle idarece kabul edilen alacaklar ile
istihkak iddialarının kabulüne dair olan kararların kanuna ve hadiseye uygun
gör–mediklerine karşı yedi gün içinde tetkik merciine müracaatla itiraz etmek,


            
2 – İflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap
pusulalarını merciin tasdikine arzetmek.


            
Madde 226 fıkra iki – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İdare üç yüz liraya kadar olan alacaklardan doğrudan doğruya, daha ziyade
alacaklardan alacaklılar toplanmasının vereceği salahiyetle sulh olabilir ve
tahkim yapabilir.





217


 


            
Madde 227 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5 inci madde ile 8 inci maddenin 1 ve 2 nci fıkraları 9,11,ve 16 ncı maddelerin
icra dairelerine ait hükümleri iflas idaresi hakkında da caridir.


            
Madde 234 fıkra bir – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları
ilanlahaberdar eder.


            
Madde 240 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklıların ekseriyeti ister yahut iflas idaresi lüzumuna kani olursa yeniden
alacaklılar toplanması için davet yapılabilir.


            
Madde 288 fıkra bir – (29/6/1956 tarih ve 6763 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik merciince mühlet ilan olunur ve icra dairesiyle tapu dairesine
bildirilir. Borçlu bir tacir ise ticaret sicili memurluğuna ve deniz
ticaretiyle meşgul ise ayrıca gemi sicil memurluğuna da haber verilir. Borçlunun
gemisi sicile kayıtlı olduğu takdirde gemi sicil memuru, konkordato mehli
hakkında sicile şerh verir. Bu şerh Türk Ticaret Kanununun 879 uncu
maddesindeki şerhin hukuki neticesini meydana getirir.


            
Madde 290 fıkra bir – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Ancak mühletin
ilanından itibaren borçlu rehnetmek ve bir gayrimenkul satmak ve ipotek yapmak,
kefil olmak ve ivazsız tasarruflarda bulunmaktan memnudur. Aksi takdirde
yapılan akitler hükümsüzdür.


            
Madde 292 fıkra bir – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklılar komiser tarafından yirmi gün içinde alacaklarını bildirmeyeilanla
davet olunur. İlanın birer sureti ardesi belli olan alacaklılara postaile
gönderilir. İlanda hilafına hareket edenlerin konkordato müzakeresine
kabuledilmiyecekleri ihtarı da yazılır.


            
Madde 296 fıkra iki – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahkeme komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda kararını verir. Kararvermek
için tayin olunan celse ilanla bildirilir. İtiraz edenlerin haklarını müdafaa
için celsede bulunabilecekleri de ilana yazılır.


            
Madde 300 fıkra bir – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hüküm kesinleşince ilan edilir; icra dairesi ile tapu idaresine, mahalli
ticaret odalarına, sanayi odalarına ve borsalara ve borçlunun sıfatına
göreevvelce ihbar edilmiş ise ticaret sicili memurluğuna ve gemi sicil memurluğuna
tebliğ olunur.


            
Madde 302 – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahkeme konkordatonun tasdiki kararında alacakları itiraza uğramış
olanalacaklılara,dava etmek için yedi günlük bir mühlet tayin eder. Bu mühlet
içinde dava etmeyenlerin hakları düşer.


            
Madde 309 fıkra dört – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konkordato üzerine verilen karar iflas dairesine bildirilir.


            
Madde 311 fıkra iki – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir numaralı bentte yazılı malların kıymeti 1.000 liradan aşağı ise Türk Ceza
Kanununun 522 nci maddesi tatbik olunur.





218


 


            
Madde 337 fıkra bir – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine
gelmiyen veya yazılı beyanda bulunmıyan borçlular, bu yüzden zarar gören
alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis
ve25 liradan 1.000 liraya kadar hafif para cezası ile mahküm edilir. Borçlunun
haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi lazım geldiği ispat
olu–nursa borçluya ceza verilmez.


            
Madde 338 – 19/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanuna göre istenen beyanı hakikate muhalif surette yapan kimse bu yüzden
zarara uğrıyan alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aydan
bir seneye kadar hafif hapis ile cezalandırılır.


               
Elinde aciz vesikası olan alacaklı yaşayış tarzına göre borçlusunun haliyle
mütenasip ödemede bulunmadığını, bilinemeyen kazancını ketmederek veya malik
olduğu geçim membaından borcuna karşı mümkün olabilecek bir şey ayırmayarak
kendisinin zararını devam ettirdiğini iddia ile tetkik merciine şikayet
edebilir.


            
Merci borçlunun yaşayış tarzından bu iddianın haklı olduğuna kanaat hasılederse
hakikate muhalif beyanda bulunmuş addiyle borçluyu birinci fıkraya tevfikan
cezalandırır. Şu kadar ki alacaklının muvaffakatı veya borçlunun müracaatı
üzerine tetkik merciinin haliyle mütenasip olduğunu takdir ve tayinedeceği
miktar üzerinden ödemede bulunacağını taahhüt eden borçlu hakkında hükmolunan
cezanın infazı talik olunur. Makbul sebep olmaksızın bu taahhüdün ihlali
halinde cezanın infazı bir daha talik edilemez. 354 üncü madde hükmü mahfuzdur.


            
Madde 340 – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde
kararlaştırılan borcu ödeme şartını makul bir sebep olmaksızın ihlal eden
borçlu,bu yüzden zarara uğrıyan alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii
tarafından beş günden bir aya kadar hafif hapis ile cezalandırılır.


            
Madde 341 – (9/6/1932 tarih ve 2004 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çocuk teslimi hakkındaki ilamın icrası sırasında çocuğu gizleyen veya ilamın
icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere bilerek iştirak edenler,
lehine hüküm verilmiş olan kimsenin şikayeti üzerine tetkik mercii
tarafındanbir aya kadar hafif hapis cezasına mahküm edilirler.


            
Madde 343 – (18/2/1985 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin
yapılmaması yahut bir irtifak hakkının tahmili veya kaldırılması hakkındaki
ilam hükümlerine makul mazerete müstenit olmıyarak muhalefet eden borçlular,
hükümlehine verilmiş olan kimsenin şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından
beş günden bir aya kadar hafif hapis cezasına mahküm edilirler.


            
Madde 363 fıkra bir bent (9) – (18/2/1965 tarih ve 538 Sayılı Kanunun hükmü
dür.)


            
Gayrimenkul malların ihale kararlarının feshine veya fesih talebinin reddine;


            
Fıkra bir son paragraf – (16/7/1981 tarih ve 2494 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İlişkin kararlarla bu Kanunda temyiz kabiliyeti kabul edilen kararlar tefhim
veya tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Şu kadar ki 1,
2, 3 ve 5 nci bentlerde takip konusu alacağı; 4, 6, 7, 8, 9, 11, 15,16 ve 17
nci bentlerde merci kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin ve 10
ncu bentde sırası itiraza uğrayan alacağın tutarının onbin lirayı geçmesi
şarttır.





218-1


 


            
8 – 9/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları: 67, 68, 68/a, 69,
72, 85, 89, 91, 97, 103, 111, 116, 118, 124, 126, 127, 128, 129, 133, 134,
150/d, 150/g, 158, 160, 164, 166, 168, 169/a, 170, 178, 185, 193, 194, 195,
196, 219, 221, 232, 233, 235, 237, 269/b, 275, 278, 280, 288, 363)


            
Madde 67 fıkra iki – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu
davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde
haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki
tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya
hükmolunanmeblağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla
mahküm edilir.


            
Madde 68 fıkra beş – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse
hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde
imzanınalacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın
kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıya 50 liradan 5 000  liraya
kadar para cezasına mahküm eder. Bu suretle tayin edilen para cezalarının
tahsili Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkındaki Kanun hükmüne tabidir.
Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının tahsili dava sonuna
kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait
olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar.


            
Madde 68 fıkra yedi – (6/6/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtirazın kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde
ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde onbeşten aşağı olmamaküzere
tazminata mahküm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsayahut
alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna
kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için daha önce hükmedilmiş
olan tazminat kalkar.


            
Madde 68/a fıkra beş ve altı – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Yapılacak duruşmada, yukarda yazılı mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır
bulunmaması halinde mercice başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın
muvakkaten kaldırılmasına karar verilir. Duruşmaya gelmiyen borçlunun
itirazının muvakkaten kaldırılmasına karar verilebilmesi için keyfiyetin
davetiyeye yazılması şarttır.


            
Merci hakimi,  imzanın  borçluya  aidiyetine  karar 
verdiği takdirde borçluyu 50 liradan 5 000 liraya kadar para cezasına mahküm
eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tesbit veya istirdat davası açarsa, bu
para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı
kazanırsa bu ceza kalkar.


            
Madde 68/a fıkra sekiz – (6/6/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin
reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde onbeşten
aşağıolmamak üzere tazminata mahküm edilir. Borçlu borçtan kurtulma, menfi
tespit veya istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa,
hükmolu nan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine
sonuçlanantaraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.


            
Madde 69– fıkra beş – (18/2/1965 tarih va 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyinyüzde
15 inden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahküm edilir.





218-2


 


            
Madde 72 fıkra dört ve beş – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair
hüküm kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısiyle alacağını
geçalmış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının
uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar her halde
yüzde onbeşten aşağı tayin edilemez.


            
Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi
üzerine, münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya
tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlıyan
takibin haksız ve kötü niyetle olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun
davasebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir
edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde onbeşinden
aşağı olamaz.


            
Madde 85 fıkra iki – (3/7/1940 tarih ve 3890 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu tarafından başkasının olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından
ihtiyaten haciz yahut istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya
bırakılır.


            
Madde 89 fıkra üç, son cümle – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmü
dür.)


            
Üçüncü şahıs, açtığı menfi tesbit davasını kaybederse, mahkemece dava konusu
şeyin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere bir tazminat ile de mahküm edilir.


            
Madde 91 fıkra bir – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkulün haczi ile tasarruf hakkı Medeni Kanunun 920 nci maddesi anlamında
tahdide uğrar. Sicile kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti ve ne miktar meblağ
için yapıldığı icra dairesi tarafından tapuya ve mahcuz gemi ise kayıtlı
bulunduğu daireye bildirilir.


            
Madde 97 fıkra onüç – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava
reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısiyle istifası geciken
miktarının yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına
hükmolunur.


            
Madde 103 – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tutanak tutulurken hazır bulunmıyan alacaklı veya borçlu üç gün içinde tutanağı
tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesince davet olunur. Kanunen
zammı lazım gelen müddetler mahfuzdur.


            
Madde 111 fıkra üç – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi kaldığı yerden başlar.


            
Madde 116 fıkra iki – (6/6/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İkinci artırmada mal en çok artıranın üstünde bırakılır. Şu kadar ki, artırma
bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış
isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan
başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını geçmesi şarttır


            
Madde 118 fıkra iki ve üç – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mal kendisine ilk ihale edilen kimse ve kefilleri iki ihale arasındaki farkdan
ve diğer zararlardan mesuldürler. Gecikme faizi yüzde on olarak hesap edilir.


            
Bu fark ve faiz ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur.





218-3


 


            
Madde 124 fıkra üç – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Artırmaya iştirak edeceklerin, gayrimenkulün muhammen kıymetinin yüzde onu
nisbetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri
şartnameye yazılır.


            
Madde 126 fıkra bir – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Artırma, Satıştan en az bir ay önce ilan olunur.


            
Madde 127 – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Malüm ikametgahları veya mümessilleri varsa ilanın birer sureti borçluya ve
alacaklıya ve gayrimenkulün tapu sicilinde kayıtlı bütün alakadarlarına tebliğ
olunur.


            
Madde 128 fıkra iki – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra dairesi mükellefiyetlere göre gayrimenkulün kıymetini takdir ettirerek
ipotekle temin edilmiş olanlara ve alacaklılara tebliğ eder.


            
Madde 129 fıkra iki – (6/6/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Şayet yukarıdaki fıkrada yazılı miktar elde edilmemişse gayrimenkul en çok
artıranın taahhüdü baki kalmak üzere artırma ilanında gösterilen müddet
sonundaen çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın
tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına
rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya
çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bir bedelle
alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.


            
Madde 133 fıkra iki – (6/6/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine
sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri, teklif ettikleri bedel ile son
ihalebedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt
faizinden müteselsilen mesuldürler. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme
hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur.


            
Madde 134 fıkra iki – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İhalenin feshi, Borçlar Kanununun 226 ncı maddesinde yazılı sebepler dedahil
olmak üzere, yalnız tetkik merciinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren
yedi gün içinde istenebilir. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden
muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiğikabul edilir.


            
Madde 150/d – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra dairesi, takip talebi üzerine satış hazırlıklarına başlar. Bu
maksatlatapudan kayıt örneklerini ve belediyeden imar durumunu getirtir.


            
Madde 150/g – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Satılması istenen rehin hakkında 87 nci madde ile 92 nci maddenin 3 üncü
fıkrası ve 93, 96, 97, 97 a, 98 ve 99 uncu maddeler ile 112 den 137 nci maddeye
kadar olan hükümler kıyas yolu ile uygulanır.


            
Madde 158 – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklının iflas talebi üzerine Ticaret Mahkemesi icra dosyasını celbeder ve
basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz
ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu
takibe karşı usulü dairesinde itiraz





218-4


 


etmemiş
veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faizve icra
masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine
depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan
vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu
hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk
oturumda iflasına karar verilir.


            
Madde 160 fıkra iki – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahkeme, masrafların peşin verilmesini ister.


            
Madde 164 fıkra bir – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticaret Mahkemesince verilen nihai kararlar tebliğinden itibaren on gün içinde
temyiz edilebilir.


            
Madde 166 fıkra iki – (6/6/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Daire, kararı kendiliğinden ve derhal tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük
ve posta idarelerine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına veborsalara
ve diğer lazım gelenlere bildirir. Daire, ayrıca kararı, yurt düzeyinde tirajı
en yüksek beş gazeteden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin
bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder. Tirajı
en yüksek gazetenin yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mhalli
gazetede ilan yapılmaz.


            
Madde 168 fıkra bir bent dört – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise
bunu beş gün içinde ayrıca ve açıkça bir dilekçe ile icra dairesine bildirmesi;
aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra
takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse 100
liradan 5 000 liraya kadar para cezası ile mahküm edileceği ihtarı,


            
Madde 169/a fıkra üç – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse,
merci hakimi, 68 a. maddesindeki usule göre yapacağı inceleme neticesinde
imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde, borçlunun itirazının
kabulüne karar verir ve alacaklıyı yüzde onbeşten aşağı olmamak üzere inkar
tazminatına ve 100 liradan 5 000 liraya kadar para cezasına mahküm eder.
Alacaklı 1 inci fıkra gereğince çağırıldığı duruşmaya gelmediği takdirde merci
hakimi,alacağın itiraz edilen kısmı için icranın muvakkaten durdurulmasına
karar verir. Bunun üzerine alacaklı en geç altı ay içinde merci önünde duruşma
talep ederek makbuz altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmek suretiyle,
takibin devamına karar alabilir. Merci, imzanın alacaklıya ait olmadığına karar
verirseborçluyu 100 liradan 5 000 liraya kadar para cezasına mahküm eder.


            
Madde 170 – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


               
Kambiyo senedindeki imzaya 168 inci maddenin 4 numaralı bendi gereğince yapılan
itirazla icra takibi durur.


            
Alacaklı, 67 nci maddeye göre umumi mahkemelerde dava açmak istemezse, ödeme
emrine itiraz tarihinden itibaren altı ay içinde tetkik merciinden itirazın
muvakkaten kaldırılmasını istiyebilir.


            
Tetkik mercii  alacaklının  bu  talebini  68 a. maddesine
göre karara bağlar. 67 nci maddenin dördüncü  fıkrası  hükmü 
burada  da  caridir.  Tetkik  mercii  hakimi, 
62  ve  68 a.  maddelerine göre yapacağı  inceleme 
neticesinde  münker  imzanın  borçluya ait olduğuna kanaat
getirirse, itirazın muvakkaten





218-5


 


kaldırılması
kararı ile birlikte borçluyu yüzde onbeşten aşağı olmamak üzere inkar
tazminatına ve 100 liradan 5 000 liraya kadar para cezasına mahküm eder.
Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tesbit, veya istirdat davası açarsa, bu inkar
tazminatı ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu
açtığı davayı kazanırsa inkar tazminatı ve ceza kalkar.


            
Borçlu inkar ettiği imzayı en geç itirazın kaldırılması için yapılan duruşmanın
ilk celsesinde kabul ederse hakkında inkar tazminatı ve para cezası hükmolunmaz
ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe
sebebiyet veren borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur.İcra dairesinin
yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında bu fıkra hükmü
uygulanmaz.


            
İtirazı muvakkaten kaldırılan borçlu, 69 uncu maddeye göre borçtan kurtulma
davası açabilir. Yalnız bu davanın dinlenebilmesi için, borçlunun senet bede
lini ilk duruşma gününe kadar icra veznesine depo ettiğini ispat etmesi veya
bualacak kıymetinde mahkemece kabul edilecek menkul rehin veya esham veya
tahvilat veya gayrimenkul rehni veya muteber bir banka kefaleti göstermesi veya
borçlunun alacağı karşılayacak malının mahcuz bulunması lazımdır. Bu teminat
borçlu tarafından borca yeter menkul veya gayrimenkul mallarının icra
dairesince haczettirilmesi suretiyle de gösterilebilir.


            
Madde 178 fıkra bir – (6/6/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden
iflasını isteyebilir. Borçlu, bu halde bütün aktif ve pasifi ile
alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine
eklemek zorundadır. İflas talebi, 166 ncı maddenin 2 nci fıkrasındaki usulle
ilan edilir.


            
Madde 185 başlık – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Masaya girecek rehinler:


            
Madde 193 fıkra bir – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflasın açılması borçlu aleyhinde haciz ve rehnin paraya çevrilmesi yoliyle
yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur.


            
Madde 194 fıkra bir – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müstacel haller müstesna olmak üzere müflisin müddei veya müddea aleyh olduğu
hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on günsonra
devam olunabilir. Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika
olunan zararlardan doğan tazminat davalariyle evlenme, ahvali şahsiye veya
nafaka işlerine mütaallik ihtilaflara tatbik olunamaz.


            
Madde 195 fıkra iki – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müflisin vadesi gelmemiş faizsiz borçlarından senevi % 5 hesabiyle iskonto
yapılır.


            
Madde 196 – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Faizlerin kesilmesi: Rehin ile temin edilmemiş bütün alacakların faizleri
iflasın açılması ilemüflise karşı işlemez.


            
Madde 219 fıkra bir – (6/6/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tasfiye adi şekilde yapılacaksa iflas dairesi keyfiyeti 166 ncı maddenin 2 nci
fıkrasındaki usulle, ilan eder. Bu maddedeki sürelerin hesabında son ilan
tarihi esas alınır.


            
Madde 221 fıkra bir – (6/6/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İlk alacaklılar toplantısında iflas memuru veya yardımcılarından biri başkanlık
eder. Memur, alacaklı oldukları tercihan ellerinde noter veya ipotek senedi
gibi resmi senetle sabit olan kişilerden bir veya iki alacaklı veya
mümessilleriyle birlikte bir büro teşkil eder.





218-6


 


            
Madde 232 – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra yirmi güniçinde
iflas idaresi tarafından 206 ve 207 nci maddelerde yazılı hükümlere göre
alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılır.


            
Madde 233 – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sıra cetvelinde kabul edilmiyen alacaklarla ret sebepleri de gösterilir.


            
Madde 235 fıkra bir – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin verilmesinin ilanından yedi gün içinde
iflasa karar veren mahkemeye müracaatla dava açmaya mecburdurlar.


            
Madde 237 fıkra bir – (9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflas idaresi alacakların tahkiki işini yaptıktan sonra; alacaklıları ikinci
toplanmıya ilanla davet eder. Bu toplanmıya alacakları tamamen veya kısmen
idarece kabul edilen alacaklılar çağrılır.


            
Madde 269/b fıkra beş – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kira mukavelenamesindeki imzanın inkarından dolayı alacaklı umumi mahkemede
dava açmaya mecbur kalır ve lehine karar alırsa, borçlu ayrıca 50 liradan 5 000
liraya kadar para cezasına mahküm edilir.


            
Madde 275 fıkra beş – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahkemede açılan davada, icra takibi sırasında inkar olunan imzanın kendisine
ait olduğu anlaşılan kiracı veya kiralıyan 50 liradan 5 000 liraya kadar para
cezasına mahküm edilir.


            
Madde 278 fıkra üç, bent bir – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar (Bu
derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı
tasarruflar.


            
Madde 280 fıkra üç – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füru ile üçüncü dereceye
kadar kan ve ikinci dereceye kadar sıhri hısımları (Bu dereceler dahil)
evlatedineni veya evlatlığı ise borçlunun 1 inci fıkrada beyan olunan durumunu
bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son
fıkrasına göre ispat edebilir.


            
Madde 288 fıkra üç – (3/7/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik mercii bu itirazların hepsini tarafları dinleyerek bir kararla halleder.
İtiraz ve temyiz mühletin cereyanını durdurmaz.


            
Madde 363 fıkra bir, bent (12) – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı
Kanununhükmüdür.)


            
Konkordato talebi üzerine verilecek mühlete karşı alacaklılar tarafından vuku
bulan itirazla konkordato talebinin muvafık olup olmadığına ve mühletin
kaldırılmasına dair olan talebin kabul veya reddine;


            
Madde 363 fıkra bir, paragraf iki – (6/6/1985 ve 3222 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
İlişkin kararlarla bu Kanunda temyiz kabiliyeti kabul edilen kararlar tefhim
veya tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Şu kadar ki
1,2,3 ve 5 inci bentlerde takip konusu alacağın; 4, 6, 7, 8,9, 11, 15, 16 ve l7
ncibentlerde merci ara kararının taallük ettiği malın veya hakkın değerinin ve
10 uncu bentte sırası itiraza uğrayan alacağın tutarının yüzbin lirayı geçmesi
şarttır.


            
9 – 9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları:9)


            
Madde 9 – (18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra ve İflas daireleri; aldıkları paraları ve kıymetli evrak ve değerli
şeyleri, nihayet ertesi iş günü, çalışma saati sonuna kadar, sermayesinin
yarısından fazlası, Devlete ait bulunan bankalardaki hesaplarına yatırmaya,
bankabulunmıyan yerlerde icra veya mahkeme kasalarında muhafazaya, kasa da
olmıyan mahallerde mals andıklarına bırakmaya mecburdurlar.


            
İcra ve İflas dairelerinin para ve değerli şeyleri yatıracakları bankalar
hazırlanacak yönetmelikte gösterilir.





218-7


 


            
10 – 16/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları: 4,13,18,23,26
,44,58, 62,63, 67,68 ,68/a, 88, 89,92, 94,111,114,116, 118,119, 134,
143,150/I,168, 169,170,170/b,179,206,222.223. 239,250, 251, 264, 265,268,
269/a, 280, 285,286,287, 288,289,290,291,292 ,296,  297, 298, 301, 303,
309, 323, 326, 331, 334, 337,341)


            
Madde 4 fıkra bir – (3/7/1940 tarihli ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra ve iflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayetlerle itirazların
tetkik mercii mahkeme reisi veya hakimi ve bulunan yerlerde müstakil icra
hakimleriyle muavinleri yahut kanun mucibince bu vazife kendilerine verilmiş
olan hakimlerdir.


            
İcra yetkisini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vuku bulacak
şikayet ve itirazların tetkik mercii o mahkemenin hakimidir.


            
Madde 13 fıkra bir cümle bir – (6/6/1985 tarihli ve 3222 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
İcra ve iflas daireleri tetkik mercii hakiminin daimi gözetimi ve denetimi
altındadır. Bu daireler Cumhuriyet savcıları ve adalet müfettişleri vasıtası
ile denetime tabi tutulur.


            
Madde 18 fıkra üç – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kanunda sarahat bulunmıyan hallerde tetkik mercii iki taraf arasında duruşma
yapılmasına lüzum olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını tensip
ettiği takdirde tarafları en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile
icabeden kararı verir. Duruşma yapılmıyan işlerde merci, işin kendisine geldiği
tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar ancak zaruret
halinde ve onbeş gün geçmemek üzere talik olunabilir.


            
Kanundaki Istılahlar:


            
Madde 23 fıkra iki – (29/6/1956 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Menkul rehni) tabiri, teslimi meşrut rehinleri, hayvan rehinlerini, hapis
hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri,


            
Madde
26 fıkra dört son cümle – (3/7/1940 tarihli ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Fazla kalırsa borçlunun namına sağlam bir bankaya yatırılır.


            
Madde 44 fıkra beş– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mal beyanını alan merci, keyfiyeti tapu veya gemi sicil dairelerine bildirir.
Bu bildiri üzerine sicile temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş
bulunduğu şerhi verilir.


            
Madde 58 fıkra iki (3) numaralı bent – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
3. Alacağın ve istenen teminatın Türk parası ile tutarı ve faizi, alacaklarda
faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün;


            
Madde 62 fıkra bir ikinci cümle – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
İtiraz, takibi yapan icra dairesinden gayrı bir icra dairesine yapıldığı
takdirde bu daire gereken harç ve masrafları itirazla birlikte alarak yetkili
icra dairesine gönderir.


            
Madde 62 fıkra dört - (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu
itirazında sebep bildirmediği takdirde itirazın kaldırılması duruşmasında ancak
alacaklının istinat ettiği senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerini ileri
sürebilir.


            
Madde
63 – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu, 62 nci maddenin dördüncü fıkrasındaki istisnalar dışında, itiraz
sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.


            
Madde 67 fıkra bir ve dört – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Takip talebine itiraz edilen ve itirazın kaldırılması için mercie müracaat
etmek istemiyen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde
mahkemeye başvurarak, umumi hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat
suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.


            
Alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın
kaldırılması talebinde bulunmazsa bir daha ilamsız takip talebinde bulunamaz.


            
Madde 68 fıkra bir – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik
edilen borç ikrarını mutazammın bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili
makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya
belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.





218-8


 


            
Madde 68  son fıkra ilk cümle - (9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
İtirazın kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde
ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde kırktan aşağı olmamak üzere
tazminata mahkum edilir.


            
Madde 68/a fıkra bir – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takibin dayandığı senet hususi olup imza, itiraz sırasında borçlu tarafından
reddedilmişse, alacaklı itirazın muvakkaten kaldırılmasını istiyebilir. Bu
halde icra hakimi iki taraftan izahat alır.


            
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen
kredilerde itirazın kesin olarak kaldırılması:


            
Madde 68/b – (9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi ancak noter aracılığı ile krediyi
kullandıran tarafa bildirildiği takdirde hüküm ifade eder.


            
Madde 88 fıkra dört ve beş -               
(9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Adalet Bakanlığı mahcuz malların muhafazası için uygun göreceği yerlerde depo
ve garaj açabilir. Alınacak depo ve garaj ücretleri Adalet Bakanlığınca
belirlenir. Bu yerlerin çalışma esas ve usulleri, yönetmelikte gösterilir.


            
İcra dairesi, depo ve garajlarda saklanıpta, hukuken artık depo ve garajda
muhafazasına gerek kalmayan malı, vereceği münasip süre içinde geri almasını
ilgililere resen bildirir. Verilen süre içinde eşya geri alınmazsa, icra memuru
tetkik merciinin kararı ile menkul satışlarına ilişkin hükümler uyarınca
bunları satar. Elde edilen miktardan muhafaza ve satış giderleri ödenir. Artan
miktar icra dairesinde muhafaza olunur. Bu hükümden ortaya çıkan ihtilaflar
tetkik mercii tarafından basit yargılama usulüne göre çözümlenir.


            
Madde 89                
fıkra üç, beşinci fıkra son cümle– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün
içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve bu durum
üçüncü şahsa ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ihbarnamede ayrıca, üçüncü
şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra
takibinin yapıldığı yer mahkemesinde takip alacaklısı aleyhine bir menfi tesbit
davası açabileceği, açmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine
ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. Üçüncü
şahıs, müddet içinde menfi tesbit davası açarsa, dava açtığını tevsik eden
evrakı aynı müddet içinde icra dairesine ibraz etmeye mecburdur. Bu halde,
üçüncü şahıs dava neticesine kadar zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya
yedinde sayılan malı teslim etmeye zorlanamaz. Bu davada, üçüncü şahıs takip
borçlusuna borçlu bulunmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat
etmeye mecburdur. (Değişik son cümle : 9/11/1988 - 3494/9 md.) Üçüncü
şahıs, açtığı menfi tespit davasını kaybederse, mahkemece dava konusu şeyin
yüzde kırkından aşağı olmamak üzere bir tazminat ile de mahkum edilir.


            
Her halde, üçüncü şahsın genel hükümlere göre borçluya karşı müracaat ve
tazminat hakkı saklıdır.


            
Madde 92 fıkra üç – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Daire gayrimenkulün idare ve işletmesi için lüzum gördüğü tedbirleri alır. Bu
tedbirler meyanında işliyecek kiraların icra dairesine ödenmesini emreder.


            
Madde 94 fıkra bir üçüncü cümle– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür..)


            
Menkullerde başkasına devre mani tedbirler alır.


            
Madde 111 fıkra üç- (9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun hükmüdür.) Borçlu
ile alacaklının icra dairesinde yapacakları borcun taksitlendirilmesine ilişkin
sözleşmenin devamı süresince 106 ncı maddedeki süreler işlemez.


            
Madde 114 fıkra bir– (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Satış açık artırma ile yapılır. Artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha
evvel ilan olunur.





218-9


 


            
Madde 116 fıkra bir– (3/7/1940 tarihli ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İkinci artırma ilk artırmayı takip eden beş gün içinde yapılır. Bu halde dahi
114 üncü madde hükmü tatbik olunur.


            
Madde 118 fıkra bir üçüncü cümle– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Verilen mühlet içinde müşteri bedelin hepsini vermezse icra dairesince mal
yeniden artırmaya çıkarılır ve 116 ncı maddenin 2 nci fıkrası tatbik olunur.


            
Madde 119 (5) numaralı bent- ( 6/6/1985 tarihli ve 3222 sayılı
Kanunun hükmüdür.) Mahcuz malın tahmin edilen değeri yüzbin lirayı
geçmezse.


            
Madde 128 ikinci fıkra son cümle- (9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Kesinleşen kıymet takdiri için iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri
istenemez.


            
Madde 134 son fıkra - (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Şikayet halinde, alıcı bedeli nakden ödeyecek yerde, bu bedeli karşılıyacak
muteber bir banka kefaleti gösterebilir. Alıcı daha önce ihale bedelini
ödemişse şikayet halinde muteber bir banka kefaleti karşılığında ödediği
paranın kendisine verilmesini istiyebilir.


            
Madde 143 fıkra bir ve altı – (3/7/1940 tarihli ve 3890 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine bir aciz
vesikası verilir. Bu vesika hiç bir harc ve resme tabi değildir.


            
Bu borç borçluya karşı zamanaşımına tabi değildir. Fakat borçlunun mirasçıları,
mirası kabullerinden bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa, zamanaşımı
iddia edebilirler.


            
Madde 150/ı – (9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi
veya gayri nakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit
tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi
kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya
kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap
özetinin veya gayri nakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin
noter marifetiyle krediyi kullanan tarafa gönderildiğine dair noterden tasdikli
bir sureti icra memuruna ibraz ederse icra memuru bu Kanunun 149 uncu maddesi
uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın noter marifetiyle
sekiz gün içinde bu hesap özetine veya gayri nakdi kredi nedeniyle tazmin
talebine itiraz etmiş olduğunu isbat etmek suretiyle tetkik merciine şikayette
bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf bu Kanunun 68/b
maddesi çerçevesinde alacağını diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa krediyi
kullanan tarafın şikayeti reddedilir.


            
Madde 168 fıkra bir (6) numaralı bent– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
6. İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye
göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal
beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle
cezalandırılacağı ihtarı.


            
Madde 169 fıkra bir ve iki – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Merci hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç onbeş gün
içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma neticesinde borcun olmadığının veya
itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile
ispatı halinde itirazı kabul eder.


            
Merci hakimi borçlunun itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden
borcun itfa veya imhal edildiği veya senedin metninden zamanaşımına uğradığı
kanaatine varırsa, daha evvel itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra
takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir.


            
Madde 169 fıkra altı birinci cümle – (9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlunun itirazının kabulü halinde alacaklı, bu talebin reddi halinde borçlu,
diğer tarafın isteği üzerine yüzde kırktan aşağı olmamak üzere tazminata mahküm
edilir.





218-10


 


            
Madde 170 fıkra üç ve dördüncü fıkra birinci cümle – (9/11/1988 tarihli ve
3494 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik mercii, 62 ila 68/a maddelerine göre yapacağı inceleme sonunda,inkar
edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar
verir. İtirazın kabulü kararı ile takip
durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. İnkar 
edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa itirazın reddi ile
birlikte borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacığın yüzde
kırkından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahküm edilir. Borçlu, borçtan
kurtulma, menfi tespit ve istirdat davası açarsa hükmolunan tazminatın tahsili
dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde
daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.


            
Tetkik mercii itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada
kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip
konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm eder.


            
Madde 170/b – (18/2/1985 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
63 ila 72 nci maddeler bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça, kambiyo
senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkında da uygulanır.


            
Anonim, limited ve kooperatif şirketlerin iflası:


            
Madde 179 – (29/6/1956 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Anonim, limited ve kooperatif şirketlerin borçları mevcut ve alacaklarından
fazla olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ve şirket tasfiye
halinde ise tasfiye memurları tarafından beyan veya alacaklı tarafından ispat
edilirse önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflasına karar verilir.


            
Madde 206 fıkra dört– (3/7/1940 tarihli ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Teminatlı olup da rehinle kapatılmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar
masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur.


            
Birinci sıra :


            
A) İflasın açılmasından evvelki bir yıl için hizmetçi ücretleri;


            
B) İflasın açılmasından evvelki bir yıl için yazıhanenin memur, katip ve
müstahdemleri ile müessesede daimi çalışan memur ve müstahdemlerin ücretleri;


            
C) İflasın açılmasından evvelki bir yıl için gündelik veya parça üzerine
çalışan fabrika işçileri ile sair işçilerin kanun ve sözleşmelerden doğan ücret
ve para ile ölçülebilen hak ve menfaatleri;


            
D) Cenaze masrafları;


            
E) İlama müstenid ve paylaştırmaya kadar işleyecek karı, koca ve çocuk
nafakaları;


            
F) İşçi ihbar ve kıdem tazminatları.


            
İkinci sıra:


            
A – Vesayet ve velayet hasebiyle malları borçlunun idaresine bırakılan
kimselerin bu yüzden alacakları;


            
Ancak bu alacaklar iflas, vesayet veya velayeti devam ettiği müddet yahut
bunların bitmesini takip eden sene içinde açılırsa imtiyazlı olarak kabul
olunur. Bir davanın veya takibin devam eylediği müddet hesaba katılmaz.
Borçlunun vesayet dairesi azası sıfatiyle mesuliyetinden doğan alacaklar
vesayetten doğan alacaklar gibidir (Kanunu Medeni 409, 413). Yalnız yukarıda
zikrolunan müddetle tahdit, burada cari değildir.


            
B – (Değişik: 29/6/1956 - 6763/42 md.) Patronların,müstahdem ve işçiler
için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların
yaşatılması maksadiyle meydana gelmiş ve hükmi şahsiyet kazanmış bulunan
tesislere veya derneklere olan borçları.


            
Üçüncü sıra:


            
İflasın açılmasından bir evvelki yıl için Hükümet tarafından ruhsatnameli
doktor, eczacı ve ebelerin alacakları ve borçlu ile ailesi efradının tedavi ve
bakım  masrafları, acentaların iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde
acentalık mukavelesinden doğmuş olan alacakları.


            
Dördüncü sıra:


            
Müflisin karısının mal birliği veya mal ortaklığındaki mevcut olmıyan şahsi mallarından
dolayı alacağının nısfı;


            
Karının istirdat hakkını kullanarak geri aldığı ve şahsi malları hakkında haiz
olduğu teminatın tasfiyesiyle elde ettiği miktar tenzil edildikten sonra
mümtazdır.





218-11


            
Beşinci sıra:


            
Devlet Hazinesinden doğrudan doğruya veya bilvasıta tahsil olunan vergi ile
Devlet tekliflerinden olan mütenevvi resimler.


            
Altıncı sıra:


            
Karının şahsi mallarının mümtaz olmıyan kısmı da dahil olmak üzere sair bütün
alacakları.


            
İlk alacaklılar toplanması mümkün olmazlarsa:


            
Madde 222 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklılar toplanması mümkün olmazsa keyfiyet tesbit olunur. Bu halde daire
ikinci alacaklılar toplanmasına kadar masayı idare eder ve tasfiyeye başlar.


            
Madde 223 fıkra üç – (6/6/1985 tarihli ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflas idaresi kararlarını çoğunlukla alır. İflas masasına alacaklı olarak
müracaat eden alacaklılar, tebligatı kabule elverişli adres göstermek ve Adalet
Bakanlığınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için
avans vermek suretiyle iflas idaresince alınacak kararların kendilerine
tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflas
idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden
itibaren işlemeye başlar.


            
Toplanma mümkün olmazsa:


            
Madde 239 –  (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Alacaklılar
toplanması mümkün olmazsa keyfiyet tesbit edilir ve bu halde iflas idaresi
tasfiye kapanıncaya kadar işe devam eder.


            
Madde 250 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yukarki maddede yazılı bırakılma müddeti bittikten ve şikayet vakı olmuşsa
halledildikten sonra idare paraları dağıtmağa başlar 144 üncü madde hükümleri
burada da tatbik olunur. Taliki bir şarta veya muayyen olmıyan bir vadeye
muallak alacaklar için ayrılan paylar sağlam bir bankaya, bulunmıyan yerlerde
mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır.


            
Madde
251 fıkra iki birinci cümle– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Aciz vesikası 143 üncü maddede yazılı olan hakları verir.


            
Madde 264 fıkra üç– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İhtiyati haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya
alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek
hükmün sulh mahkemelerinde tefhim ve asliye mahkemelerinde tebliğinden itibaren
bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur.


            
İhtiyati haciz kararına itiraz:


            
Madde 265 fıkra bir– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İhtiyati haciz kararı temyiz edilemez. Ancak, borçlu kendisi dinlenmeden
verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata
karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbikı, aksi halde haciz
tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye
müracaatla itiraz edebilir.


            
Madde 268 fıkra bir– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
261 inci maddeye göre ihtiyaten haczedilen mallar haciz yolu ile takip
hükümlerine göre icrai hacze inkilap etmezden evvel bir diğer alacaklı
tarafından haczedilirse, ihtiyati haciz sahibi bu hacze kendiliğinden ve
muvakkaten iştirak eder.


            
Madde 269/a – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse alacaklının
talebi üzerine tetkik merciince tahliyeye karar verilir.


            
Madde 280 fıkra bir ve fıkra iki – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Tediye kabiliyetini kısmen veya tamamen kaybetmiş veya hakkında 178 inci
maddenin 2 nci fıkrasındaki şartlar tahakkuk etmiş olan borçlunun, iyi niyetli
bir şahıstan veya basiretli bir tacirden beklenilmiyecek tasarruflarla
mevcudunu eksilttiği ve üçüncü şahsın bu durumu ve muamelenin mahiyetini
bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde yapılmış olan tasarrufları batıldır. Şu
kadar ki,tasarrufun vukuu tarihinden itibaren alacaklı iki sene içinde borçlu
aleyhine haciz veya iflas takibinde bulunmuş olmalıdır.





218-12


 


            
Madde 285 fıkra bir  ve son – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Konkordato hükümlerinden istifade etmek istiyen herhangi bir borçlu, tetkik
merciine  bir  konkordato  projesi verir ve bu projeye mufassal
bir bilanço vedefter tutmaya mecbur şahıslardan ise defterlerinin vaziyetini
bildiren bir cetvel ekler. Bu cetvelde, bilhassa Ticaret Kanununun 66 ncı
maddesi hükmünce tutulması mecburi olan defterlerin hepsinin tutulmuş olup
olmadıkları gösterilir.


            
Mevcut malları ve alacakları borçlarının en az yüzde ellisini ödemeye
yetişmiyen borçlu konkordato istiyemez.


            
Madde 286 fıkra bir – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik mercii borçluyu dinledikten sonra onun durumunu ve hesaplarının halini
ve işlerindeki doğruluğunu ve taahhütlerini yerine getirmesine mani olan
sebepleri göz önünde tutarak, projenin alacaklıları zarara sokmak kasdından ari
ve borçlunun mevcudiyle mütenasip olup olmadığına ve mevcudunun yüzde elliyi
ödemeye yetişip yetişmediğine göre, talebinin uygun olup olmadığına karar
verir.


            
Madde 287 – (9/6/2003 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Ek birinci fıkra 9/11/1988 - 3494/56 md.) Konkordato talebi 166 ncı maddenin
ikinci fıkrasındaki usule göre ilan edilir. Konkordato talebinin ilanından
itibaren on gün içinde alacaklılar itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini
gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek tetkik merciinden konkordato
talebinin reddini isteyebilirler.


            
Talep muvafık görülürse tetkik mercii borçluya iki aylık bir mühlet verir ve
aynı zamanda lazımgelen bilgi ve tecrübeye malik Türk vatandaşlarından bir
komiser tayin eder.


            
Komiser borçlunun tasarruflarına nezaret eder ve 290 ve mütaakıp maddelerle verilen
vazifeleri yapar.


            
8, 11 ve 16 ncı maddeler hükümleri komiserler hakkında da caridir.


            
Komiserin teklifi üzerine mühlet iki ayı geçmemek üzere münasip bir müddet
uzatılabilir.


            
(Ek: 9/11/1988 - 3494/56 md.) İhtiyati tedbir yoluyla da olsa, borçluya
karşı başlamış olan takiplerin konkordato mühletinin bitiminden sonraki dönem
içinde durdurulmasına veya borçluya karşı yeni takip yapılamayacağına karar
verilemez.


            
Madde 288 – (3/7/1940 tarihli ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik: 6/6/1985 - 3222/31 md.) Tetkik merciince mühlet yurt sathında
trajı en yüksek beş gazeteden birinde ilan olunur ve icra dairesiyle tapu
dairesine bildirilir. Borçlu bir tacir ise ticaret sicili memurluğuna ve deniz
ticaretiyle meşgul ise ayrıca gemi sicil memurluğuna da haber verilir.
Borçlunun gemisi sicile kayıtlı olduğu takdirde gemi sicil memuru, konkordato
mehli hakkında sicile şerh verir. Bu şerh Türk Ticaret Kanununun 879 uncu
maddesindeki şerhin hukuki neticesini meydana getirir.


            
Konkordato talebi üzerine verilecek mühlet kararına ilan tarihinden itibaren
yedi gün içinde her alacaklı dilekçe ile itiraz edebilir.


            
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/57 md.) Tetkik mercii bu itirazların hepsini
tarafları dinleyerek bir kararla halleder. Alacaklının itirazının reddine dair
kararlar ile 287 nci maddeye göre borçluya mühlet verilmesine veya verilmiş
mühletin uzatılmasına dair merci kararları temyiz olunamaz. İtiraz mühletin
cereyanını durdurmaz.


            
Mühletin neticeleri:


            
Madde 289 – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Rehinli alacaklar müstesna olmak üzere, mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir
takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesiyle
kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler cereyan etmez.


            
Ancak 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yolu ile
yapılan takipler, birinci fıkra hükmünden müstesnadır.


            
Borçlunun tasarruf yetkisinin uzatılması:


            
Madde 290 –  (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik birinci fıkra: 6/6/1985 - 3222/32 md.) Borçlu, komiserin
nezareti altında işlerine devam edebilir. Fakat, borçlu, mühletin ilanından
itibaren, rehin ve ipotek tesis edemez, gayrimenkul satamaz, kefil olamaz ve
ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi takdirde yapılan akitler hükümsüzdür.
Ancak konkordato tasdik kararı için gerekli harcı karşılamak üzere buna yeter
miktardaki malları üzerinde komiserin nezareti altında tasarrufta bulunabilir.





218-13


 


            
Borçlu bu hükme yahut komiserin ihtarlarına mugayir veya hüsnü niyetinden
şüpheyi haklı gösterir bir harekette bulunursa, tetkik mercii komiserin raporu
üzerine mümkün ise borçluyu dinledikten sonra mühleti kaldırabilir.


            
299 ve 300 üncü maddeler hükmü tatbik olunur.


           
Defter tutulması:


            
Madde 291 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Komiser,
tayinini mütaakıp borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve malların
kıymetlerini takdir eder. Borçlunun başka yerde malları varsa bu muamele ora
icra dairesi marifetiyle yaptırılabilir.


            
Alacakların bildirilmesi:


            
Madde 292 –  (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik birinci fıkra: 6/6/1985 - 3222/33 md.) Alacaklılar,
komiser tarafından ilan tarihinden itibaren yirmi gün içinde alacaklarını
bildirmeye yurt sathında trajı en yüksek beş gazeteden birinde yapılacak ilanla
davet olunur. Ayrıca, ilanın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta
ile gönderilir. İlanda, hilafına hareket eden alacaklıların bilançoda kayıtlı
olmadıkça konkordato müzakeresine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır.


            
(Değişik: 18/2/1965 - 538/123 md.) Aynı ilanda komiser; yukarıdaki
fıkrada yazılı müddet geçtikten sonra olmak üzere, konkordato teklifini
müzakere etmek için alacaklıları muayyen bir gün ve saatte toplanmaya davet
eder ve toplanmaya tekaddüm eden on gün içinde vesikaları tetkik
edebileceklerini kendilerine haber verir.


            
Konkordatonun mahkemede tetkiki:


            
Madde 296 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Toplanmayı takip eden on gün bittikten sonra komiser konkordatoya müteallik
bütün evrak ve bu müddet içinde iltihak eden olmuşsa bunları da nazara alarak
konkoradatonun kabul edilip edilmediğine ve tasdikı muvafık olup olmadığına
dair esbabı mucibeli mütalaanamesini mahkemeye verilmek üzere icra dairesine
tevdi eder.


            
(Değişik: 6/6/1985 - 3222/34 md.) Mahkeme, komseri dinledikten sonra
kısa bir zamanda kararını verir. Karar vermek için tayin olunan celse, yurt
sathında trajı en yüksek beş gazeteden birinde ilan edilir. İtiraz edenlerin
haklarını müdafaa için celsede bulunabilecekleri de ilana yazılır.


            
Madde 297 fıkra bir– (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konkordato
kaydedilmiş olan alacakların üçte ikisine malik ve alacaklılarının üçte ikisine
baliğ olan bir ekseriyet tarafından imza edilmişse kabul olunmuş sayılır.


            
Madde 298 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yukardaki
hükümler dairesinde yapılan konkordatonun tasdikı aşağıdaki şartların
tahakkukuna bağlıdır:


            
1 – Borçlu alacaklıların zararına olarak doğruluk haricinde yahut pek büyük
hiffetle hiç bir muamele yapmamış olmak;


            
2 – Teklif olunan para borçlunun serveti ile mütenasip bulunmak, (Mahkeme miras
yoliyle borçluya düşebilecek malları da nazarı itibara alabilir);


            
3 – Konkordato hükmünün ifası ve kendilerinin ihbar etmiş olan imtiyazlı
alacaklıların bütün alacaklarının tesviyesi için kafi teminat verilmiş olmak
(alacaklılar teminat verilmesinden açık bir beyan ile vazgeçebilirler).


            
4. (Ek: 18/2/1965 - 538/125 md.) Konkordatonun tasdikının gerektirdiği
yargılama masrafları ve ilam harclarının tasdik kararından önce, borçlu
tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olmak.


            
Madde 301 fıkra bir– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konkordato tasdik olunmaz yahut mühlet kaldırılırsa alacaklılardan birinin yedi
gün içinde vukubulacak talebi üzerine iflas yolu ile takibe tabi borçlunun
derhal iflasına karar verilir.





218-14


 


            
Madde 303 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tasdik edilen konkordato, bütün alacaklar için mecburidir. Rehinli
alacaklıların rehin kıymetine tekabül eden miktardaki alacakları ile Devletin
amme hukukundan doğan alacakları müstesnadır.


            
Madde 309 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İflasına
hükmedilmiş olan bir borçlu konkordato teklifi ederse iflas idaresi
mütalaasiyle beraber ikinci alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere
edilmek üzere alacaklılara bu teklifi bildirir.


            
294 den 299 uncu ve 302 den 308 inciye kadar olan maddeler burada da tatbik
olunur. Komisere ait vazifeler iflas idaresi tarafından yapılır.


            
285 inci maddenin son fıkrası hükmü burada cari değildir.


            
(Değişik: 6/6/1985 - 3222/37 md.) Konkordato üzerine verilen karar iflas
idaresine bildirilir.


            
Konkordatonun tasdikı halinde idare iflasa hükmeden mahkemeden iflasın
kaldırılmasını ister.


            
Madde 323 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mühlet
içinde borçlu aleyhine hiç bir takip yapılamaz ve bir takip muamelesiyle
kesilebilecek müruru zaman veya hakkı düşüren sair müddetler durur.


            
206 ncı maddede ikinci ve üçüncü sıra alacaklılar lehinde vazedilmiş bir
senelik ve 278 ve 279 uncu maddelerde yazılan iki ve bir senelik müddetler
fevkalade mühletin devamı müddetince uzatılır. Rehinle temin edilmiş
alacakların faizleri için rehin hakkı da yine fevkalade mühletin devamınca
uzatılır. (M.K.790).


            
Madde
326 fıkra bir– (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Fevkalade
mühlet yirmi liradan aşağı alacaklarla muayyen müddetlerde verilen nafakalar,
rehinli alacaklar, 206 ncı madde mucibince birinci sıraya dahil bulunan maaş ve
ücretler hakkında cari değildir.


            
Madde 331 – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde
borçlu, alacaklısını zarara sokmak maksadiyle, mallarını veya bunlardan bir
kısmını mülkünden çıkararak telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki
surette yahut gizliyerek muvazaa yolu ile başkasının uhdesine geçirerek veya
aslı olmıyan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine
aciz belgesi istihsal edildiği veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat
ettiği takdirde, üç aydan üç yıla kadar hapis ile cezalandırılır.


            
Konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri
işliyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.


            
(Ek: 9/11/1988 - 3494/58 md.) Gayrimenkul rehni kapsamında bulunan
teferruatın rehin alacaklısına zarar vermek kasdı ile gayrimenkul dışına
çıkarılması halinde, teferruatın zilyedi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


            
Zararın miktarına göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi hükümleri dahi
uygulanır.


            
Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur.


            
Borçlu lehine bu hareketlere bilerek yardım ve iştirak eden kimseler, Türk Ceza
Kanununun 65 inci maddesi delaletiyle bu maddeye göre cezalandırılır.


            
Konkordatoda yetkili kimseleri hataya düşüren borçlunun cezası:


            
Madde 334 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konkordato
mühleti istihsal etmek veya konkordatoyu tasdik ettirmek için hakıkate muhalif
hesap veya bilanço göstererek mali vaziyeti hakkında alacaklıları, komiseri
veya yetkili memuru hataya düşüren borçlu alakalının tetkik merciine vakı
olacak müracaatı üzerine üç aydan bir seneye kadar hafif hapis ile
cezalandırılır.


            
Madde
337 fıkra bir– (6/6/1985 tarihli ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine
gelmeyen veya yazılı beyanda bulunmayan borçlular, alacaklının şikayeti
üzerine, tetkik mercii tarafından on günden bir aya kadar hafif hapis cezasıyla
mahküm edilir. Borçlunun haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi
lazım geldiği ispat olunursa borçluya ceza verilmez.





218-15


 


            
Madde
341 – (6/6/1985 tarihli ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çocuk teslimi hakkındaki ilamın icrası sırasında çocuğu gizleyen veya ilamın
icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere bilerek iştirak edenler,
lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine, tetkik mercii tarafından, bir
aydan üç aya kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılır.


            
Madde 354 fıkra iki- (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ancak
kendi temyizi neticesinde haksız çıkan borçlunun birinci fıkrada yazılı
hallerde yalnız cezasının yarısı düşer.


            
Madde 363 (12) numaralı bent - (9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun
hükmüdür.


            
12. 287 nci maddeye göre mehil verilmesine dair isteğin reddine ve 288 inci
madde uyarınca verilmiş mehlin kaldırılmasına;


            
11 – 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları: 128/a, 179/b, 302,
334, Geçici Madde 5)


           
Madde 128/a fıkra iki birinci cümle- (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


           
Kesinleşen
kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl geçmedikçe yeniden kıymet
takdiri istenemez.


            
Madde 179/b fıkra dört- (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Erteleme süresi azami bir yıldır. Bu süre kayyımın verdiği rapor dikkate
alınarak bir yıl daha uzatılabilir. Kayyım, mahkemenin belirleyeceği sürelerde
faaliyetleri ve işletmenin durumu konusunda düzenli olarak mahkemeye rapor
verir.


            
Madde 302 ikinci cümle- (6/6/1985 tarihli ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu müddet içerisinde dava açmayanların hakları düşer.


            
Konkordatoda yetkili kimseleri hataya düşüren veya konkordato koşullarına
uymayan borçlunun cezası:


            
Madde 334- (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konkordato mühleti elde etmek veya konkordatoyu tasdik ettirmek için gerçeğe
aykırı hesap veya bilanço göstererek malî durumu hakkında alacaklıları,
komiseri veya yetkili memuru hataya düşürmek veya konkordato projesine uymamak
suretiyle kasten zarara sebebiyet veren borçlu, ilgilinin tetkik merciine
yapacağı şikâyet üzerine altı aydan bir yıla kadar hafif hapis cezası ile
cezalandırılır.


            
Geçici Madde 5 (13) numaralı bend-  (17/7/2003 tarihli ve 4949
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
68/b
maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra tesis
edilen kredi işlemlerinden kaynaklanan takiplerde,


            
12 – 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları: 10/a,36,40,97,149/a,150/a,164,169/a,182,227,
258, 265, 299, 307,320,353,363,364,365 ve 366.)


            
İcra hakimi ve yardımcılarının reddi :


            
Madde 10/a – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra hakimi veya yardımcıları reddedildiği takdirde Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunundaki hükümler uygulanır. Ret talebinde bulunan dilekçesinde ret
sebeplerini delilleri ile birlikte bildirmek zorundadır.





218-16


 


            
Ret talebinin reddi hakkındaki kararın temyizi, icra hakiminin işe bakıp karar
vermesine mani değildir. Ret talebinin reddi hakkındaki kararın bozulması
halinde reddedilen hakimin verdiği kararın yerine getirilmesi geri bırakılır.
Bozma kararına uyularak ret talebi kesin surette kabul edilirse karar
kaldırılır. 40 ıncı madde hükümleri kıyasen uygulanır.


            
İcranın geri bırakılması için verilecek mühlet :


            
Madde 36 – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İlamı temyiz eden borçlu hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mercie depo
edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde mercice kabul
edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehin veya
muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı
karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için Yargıtaydan karar
alınmak üzere icra memuru tarafından kendisine münasip bir mühlet verilir. Bu
mühlet ancak zaruret halinde uzatılabilir.


            
Borçlu, Devlet veya adli müzaherete nail bir kimse ise teminat göstermek
mecburiyeti yoktur.


            
Ücreti ilgililer tarafından verilirse Yargıtayca icranın geri bırakılması
hakkındaki karar icra dairesine telgrafla bildirilir.


            
Nafaka hükümlerinde böyle bir mühlet  verilemez.


            
Yargıtayca hüküm bozulduğu takdirde borçlunun müracaatı üzerine, bozmanın
mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmiyeceğine mahkemece kesin olarak
karar verilir.


            
Yargıtayca ilamın onanması halinde, alacaklının talebi üzerine, başkaca
muameleye hacet kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir, mal ve
haklar ise, malın nev'ine göre icra memurluğunca paraya çevrilir. İlam
alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.


            
Madde 40 fıkra bir ve iki– (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bir ilamın nakzı
icra muamelelerini olduğu yerde  durdurur.


            
Bir ilam hükmü icra edildikten sonra nakzedılipte aleyhinde icra yapılmış olan
kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kati bir ilamla tahakkuk ederse ayrıca
hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur.


            
Madde 97 fıkra beş ve ondört– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Takibin devamına dair verilen merci kararı temyiz olunamaz.


            
Davanın reddi hakkındaki kararı temyiz eden istihkak davacısı icra dairesinden
36 ncı maddeye göre mühlet istiyebilir.


            
Madde 149/a  fıkra iki– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
İcranın geri bırakılması hakkındaki talebi reddeden merci kararını temyiz eden
borçlu veya üçüncü şahıs, takip konusu alacağın yüzde onbeşi nispetinde teminat
yatırmadığı takdirde satış durmaz. Temyiz talebinin reddi halinde bu teminat,
ayrıca hükme hacet kalmaksızın alacaklıya tazminat olarak ödenir.


            
Madde 150/a (2) numaralı bent– (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
2. İtirazın kaldırılması kararının temyizi halinde 149 a maddesinin son fıkrası
hükmü kıyasen uygulanır.


            
Yargıtaya müracaat:


            
Madde 164 – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/28 md.) Ticaret mahkemesince verilen nihai
kararlar tebliğden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Kararlar 160 ıncı
maddenin son fıkrasına göre alınacak masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece
resen taraflara tebliğ olunur.


            
İflas kararının temyizi iflasın ilanına ve masanın teşkiline mani değildir.
Yalnız ikinci alacaklılar toplantısı, iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz.





218-17


 


            
İflas kararı bozulursa borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder. Şu
kadar ki, ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye
veya kaldırmaya yetkilidir.


            
Madde 169/a fıkra son- (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
İtirazın reddi kararının temyizi hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Şu kadar
ki, borçlu 33 üncü maddenin 3 üncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra
durur.


            
Madde 182 fıkra iki- (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
İflasın kalkmasına, alacak hakkındaki taleplerin kaydi için muayyen müddetin
bitmesinden iflasın kapanmasına kadar karar verilir.


            
Madde 227 fıkra iki- (9/11/1988  tarihli ve 3494 sayılı Kanunun
hükmüdür.) İflas idaresi, icra tetkik merciinin şikayet üzerine verdiği
kararlara uymak zorunda olup bunlara karşı iflas idaresi olarak itiraz veya
temyiz yoluna başvuramaz.


            
Madde 258 fıkra üç- (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)
İhtiyatî haciz talebinin reddi hâlinde alacaklı kanun yoluna başvurabilir.


            
Madde 265 fıkra beş-
(17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.) İtiraz üzerine
verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Yargıtay bu başvuruyu
öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. Temyiz, ihtiyatî haciz kararının
uygulanmasını durdurmaz.


            
Temyize müracaat:


            
Madde 299 – (3/7/1940 tarihli ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konkordato hakkında verilen hüküm tefhiminden on gün içinde borçlu ve itiraz
eden her alacaklı tarafından temyiz olunabilir.


            
Madde 307 fıkra iki- (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun
hükmüdür.)  Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden on gün
içinde temyizi kabildir.


            
Temyize müracaat:


            
Madde 320 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.) 


            
Karar
hakkında tebliğ tarihinden on gün içinde borçlu ile alacaklılardan her biri
tarafından temyize müracaat olunabilir.


            
Tetkik mercii tarafından verilmiş olan fevkalade mühletin hükmü temyizin kati
kararına kadar muteberdir.


            
Temyiz :


            
Madde 353 – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik merciinin kararı tefhim veya tebliğ tarihinden yedi gün içinde sanık
veya şikayetçi veya Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz olunabilir.


            
Temyiz, dilekçe veya tetkik merciine zaptettirilecek sözlü beyanla olur. Depo
ve layiha aranmaz. Dilekçe veya beyan üzerine evrak hemen Yargıtay'a
gönderilir.


            
Temyizi kabil kararlar, kötü niyetle temyiz halinde yapılacak işlem:


            
Madde 363 – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik merciinin vereceği kararlardan:


            
1. İlamın icrasının geri bırakılması hakkında vukubulan talebin kabul veya
reddine ve paradan gayrı ilamların infazı suretine veya 40 ıncı maddeye göre
icranın iadesi talebinin kabul veya reddine;


            
2. Göreve ve yetkisizliğe;


            
3. Ödeme veya tahliye emirlerine veya bunların tebliğ şekline ve 71 inci
maddeye müsteniden takibin iptali veya taliki talebinin ret veya kabulüne;


            
4.
Gerek bu kanuna ve gerek diğer kanun hükümlerine dayanarak bir malın haczi caiz
olup olmadığına;


            
5. Maaş veya ücretlerin haczinde miktara veya bunun artırılması veya
eksiltilmesi taleplerine;





218-18


 


            
6. Üçüncü şahıslardaki mal ve alacağın haczinden doğan ihtilaflara;


            
7. İstihkak davalarına ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki
kararlarına;


            
8. İştirak taleplerinin ret veya kabulüne;


            
9. (Değişik: 6/6/1985 - 3222/45 md.)


            
Taşınır ve taşınmaz malların ihale kararlarının feshine veya fesih talebinin
reddine;


            
10. Sıraya dair şikayet ve itirazın ret veya kabulüne;


            
11. İhtiyati haciz kararlarının kalkıp kalkmadığına,


            
12. (Mülga : 17/7/2003-4949/103 md.)


            
13. Fevkalade mühlet talebinin ret veya kabulüne;


            
14. Fevkalade mühletin uzatılması talebinin ret veya kabulüne;


            
15. 356 ncı madde mucibince maaş ve mallardan tazmin suretiyle yapılacak
tahsilat hakkında vukubulan şikayetlerin ret veya kabulüne;


            
16. Yedieminden tazminat hakkındaki taleplerin ret veya kabulüne;


            
17. (Ek: 16/7/1981 - 2494/38 md.) 223 üncü maddenin ikinci fıkrasının
ikinci bendine göre iflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil
olmak üzere hesap pusulalarının tasdikine;


            
18. (Ek: 9/11/1988 - 3494/60 md.) Takip tarihinden sonra işleyen faiz,
masraf ve sair alacak kalemlerinin hesabına dair şikayetlerin kabul veya
reddine;


            
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/60 md.) İlişkin kararlarla bu Kanunda temyiz
kabiliyeti kabul edilen kararlar tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün
içinde temyiz edilebilir. Şu kadar ki, 1, 2, 3 ve 5 inci bentlerde takip konusu
alacakta ihtilaflı kalan değer veya miktarın; 4, 6, 7, 8, 9, 11, 15, 16 ve 17
nci bentlerde merci kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin; 10
uncu bentte sırası itiraza uğrayan alacağın tutarının ve 18 inci bentte de
yanlışlığı öne sürülen alacak miktarının ikimilyar lirayı geçmesi şarttır. (1)


            
İcra kararlarının, muameleleri uzatmak gibi kötü niyetle temyiz edildiği
anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü uygulanır.


            
Temyizi kabil olmıyan bir kararı kötü niyetle temyiz edenler hakkında dahi bu
fıkra hükmü tatbik olunur.


            
Temyiz:


            
Madde 364 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.) 


            
Bu
Kanuna göre temyiz edilen takip hukukuna mütaallik kararlarla tetkik
mercilerinin cezaya mütaallik hükümleri teşkil edilecek (Temyiz İcra ve İflas
Dairesi) nde tetkik edilir.


            
Takip hukukuna mütaallik temyiz, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki şartlar
dairesinde yapılır.


            
Temyiz, satıştan başka icra muamelelerini durdurmaz.


            
İcranın devamı için lüzumlu evrak alıkonarak bunların birer sureti Yargıtayca
gönderilecek dosyaya konur.


 


            
Tetkik merciinin temyiz talebini reddetmesi:


            
Madde 365 – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz, kanuni müddet geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmıyan bir
karara veya vazgeçme sebebiyle itiraz ve şikayetin reddine veyahut müddeti
geçmiş bir şikayete taallük ederse, tetkik mercii temyiz talebinin reddine
karar verir.


 


 


–––––––––––


(1)
Bu fıkrada geçen “yüzmilyon” ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun
101 inci maddesiyle “ikimilyar” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





218-19


 


            
Temyiz eden şahıs ret kararını kabul etmezse temyiz dilekçesi diğer tarafa
tebliğ edildikten sonra, karar sureti ve verilirse cevap layhiyası ile birlikte
Yargıtaya gönderilir. Şu kadar ki, bu halde satış dahil hiçbir icra muamelesi
durmaz.


            
(Ek: 6/6/1985 - 3222/46 md.) Yargıtay, birinci fıkra kapsamına girdiği
halde reddine karar verilmemiş temyiz talebini, geri çevirmeyip doğrudan karara
bağlar.


            
Yargıtay kararları:


            
Madde 366 – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkikat, temyiz edilen karara hasredilir ve onbeş gün içinde karara bağlanır.


            
İlgililerden biri ister ve ücretini verir veya gönderirse kararın özeti
telgrafla mahalline bildirilir.


            
Yargıtay İcra ve İflas Dairesinin hukuk ve ceza kararlarına karşı genel
hükümlere göre ısrar olunabilir. Bu dairenin hukuka mütaallik kararları
aleyhine on gün içinde karar tashihi yoluna gidilebilir. Cezaya ait kararlar
hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesi uygulanır.


            
Israr kararları hukuk ve ceza genel kurullarında acele işlerden sayılır. Bu
halde Ceza Genel Kuruluna İcra ve İflas Dairesi de katılır.


            
Yargıtay İcra ve İflas Dairesinin ceza hükümlerine mütaallik kararları aleyhine
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz olunabilir. Bu itiraz, Ceza Genel
Kurulunda İcra ve İflas Dairesinin de iştiraki ile tetkik olunur.


            
Bozma kararı üzerine icra ve iflas işlerinde 40 ıncı madde hükmü kıyasen
uygulanır.


            
11 – 31/5/2005 tarihli ve 5358 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerinmetinleri.(Madde numaraları:
331,332,333,333/a,334,334/a,336,336/a,338,339,340,341,342,344,345/a,345/b,348,352/a,352/b,353,354)


            
Madde 331- 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde
borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir
kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki
surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya
asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine
aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği
takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve birmilyar liradan yüzmilyar liraya
kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.


            
İflâs takibinden veya doğrudan doğruya iflâs hallerinde iflâs talebinden önce
birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da, bu fiiller başka bir suç
oluştursa dahi bu hükümler uygulanır.


            
Konkordato mühleti veya iflâsın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya
da konkordato mühleti talebi veya iflâsın ertelenmesi süresinden sonra birinci
fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.


            
Taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek
kasdı ile taşınmaz dışına çıkarılması hâlinde, eklentinin zilyedi iki yıldan
dört yıla kadar hapis ve birmilyar liradan yüzmilyar liraya kadar ağır para
cezası ile cezalandırılır.


            
Zararın miktarına göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi hükümleri dahi
uygulanır.


            
Bu suçlar alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur.


            
Borçlu lehine bilerek yardımda bulunanlar ile bu maddede yazılı fiillere
iştirak edenler de aslî fail gibi cezalandırılırlar.





218-20


 


            
Madde 332 – (18/2/1965  tarihli ve  538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde
borçlu, adet üzere tecviz edilemiyecek bir hiffetle hareket ederek veya
haddinden ziyade masraflar yaparak yahut cüretli talih oyunlarına veya
basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut işlerinde ağır ihmallerde
bulunarek aczine kendi fiili ile sebebiyet verir yahut vaziyetinin fenalığını
bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırırsa, aleyhine aciz belgesi
istihsal edildiği veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği
takdirde,onbeş günden altı aya kadar hafif hapis cezasiyle cezalandırılır.


            
Konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri
işliyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.


            
Bu suç alacaklının şikayeti üzerine takip olunur. Borçluyu fazla borç altına
girmeye veya talih oyunu ile spekülasyonlarda bulunmaya sevk etmiş yahut ağır
faiz almak suretiyle zaafından istifade etmiş olan alacaklıların şikayet hakkı
yoktur.


            
Madde 333 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her
kim iflas bürosu veya idaresi yahut bir alacaklının veya alacaklılar
toplanmasındaki mümessilinin reyini yahut konkordatoya muvafakatini kazanmak
için ona hususi bir menfaat temin veya vadederse Cumhuriyet Savcılığınca
yapılacak takibat üzerine altı aydan üç seneye kadar hapsolunur.


            
Kendisine menfaat temin veya vadettiren alacaklı yahut mümessili de aynı ceza ile
cezalandırılır.


            
İflas bürosu veya idaresi azası hakkında bu ceza beş seneyi geçmemek üzere iki
kat olarak hükmolunur.


            
Madde
333/a-  17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticaret
şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların
alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya
tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve
eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde altı aydan iki yıla kadar hapis
ve dörtmilyar liradan dörtyüz milyar liraya kadar ağır para cezası ile
cezalandırılır.


            
Birinci fıkradaki suç taksirle işlendiği takdirde, faile zararın ağırlığına
göre, ikimilyar liradan ikiyüzmilyar liraya kadar ağır para cezası verilir.


            
Bu
maddede yazılı suçların takibi alacaklının şikâyetine bağlıdır.


            
Madde
334- 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konkordato
mühleti elde etmek veya konkordato veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin
uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek için gerçeğe
aykırı hesap veya bilanço göstererek malî durumu hakkında alacaklıları,
komiseri, ara dönem denetçisini veya yetkili memuru hataya düşürmek veya
konkordato projesine ya da sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma
yoluyla yeniden yapılandırılması projesine uymamak yoluyla kasten zarara
sebebiyet veren borçlu, ilgilinin icra mahkemesine yapacağı şikâyet üzerine
altı aydan bir yıla kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır.


            
Konkordato komiserinin sorumluluğu:


            
Madde 334/a- (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konkordato
komiserleri, işledikleri eylemler bakımından Türk Ceza Kanununun 279 uncu
maddesi anlamında memur sayılırlar.


            
Madde 336 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müflisin
mallarını ellerinde bulunduran veya müflise borçlu olan üçüncü şahıslar iflasın
açıldığına dair ilana muttali oldukları tarihten itibaren bir ay içinde makbul
bir mazeret olmaksızın o malları iflas idaresi emrine vermezler veya borçlarını
bildirmezlerse tetkik merciince elli liraya kadar hafif para cezasiyle
cezalandırılırlar.





218-21


 


            
Kendisine teslim edilen malları vermeyenler hakkındaki cezalar:


            
Madde 336/a- (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu
Kanun uyarınca, muhafaza edilmek üzere kendisine rehin, haciz veya diğer
herhangi bir sebeple teslim olunan malları icra dairesinin talebine rağmen yedi
gün içinde icra dairesine teslim etmeyen kimse, alacaklının şikâyeti üzerine
tetkik merciince iki aydan altı aya kadar hafif hapisle cezalandırılır.


            
Mal beyanı için gelmiyenlerin ve beyanda bulunmıyanların ve istenen malı teslim
etmiyenlerin cezası:


            
Madde 337 –  (18/2/1965  tarihli ve  538 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/94 md.) Müddeti içinde
beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı
beyanda bulunmayan borçlular, alacaklının şikâyeti üzerine, tetkik mercii
tarafından on günden bir aya kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılırlar.
Borçlunun haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi lâzım geldiği
takdirde yahut borcu karşılayacak miktarda malın haczedilmesi hâlinde borçluya
ceza verilmez.


            
162, 209, 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet eden müflis hakkında da iflas
idaresinin vereceği müzekkere üzerine tetkik mercii tarafından aynı ceza
hükmolunur.


            
Madde 337/a –( 18/2/1965  tarihli ve  538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmıyan veya beyanında mevcudunu eksik
gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz
veya iflas sırasında gösteremiyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde
tasarruf eden borçlu hakkında, bundan zarar gören alacaklının şikayeti üzerine,
tetkik mercii tarafından 3 aydan 1 seneye kadar hafif hapis cezasına
hükmolunur.


            
Birinci fıkradaki fiillerin işlenmesinden alacaklının zarar görmediğini ispat
eden borçluya ceza verilmez.


            
Borçlunun iflası takdirinde birinci fıkradaki durum ayrıca taksiratlı iflas
hali sayılır.


            
Madde 338 –  (6/6/1985  tarihli ve  3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanuna göre istenen beyanı hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının
şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aydan altı aya kadar hafif hapis
cezasıyla cezalandırılır.(1)


            
Hakkında aciz vesikası alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde bir geçim
sürdürdüğü, aciz vesikası hamili alacaklının alacağının aciz vesikasına
bağlanmasından en geç beş sene içinde müracatı üzerine sabit olursa, asgari
ücretin üstünde kalan gelirlerinden icra tetkik merciinin dörtte birden az
olmamak üzere tespit edeceği kısmını merci kararının kesinleşmesinden itibaren
en geç bir ay içinde ve aciz vesikasındaki borcun ödenmesine kadar her ay icra
dairesine yatırmaya mecburdur. Bu mükellefiyeti yerine getirmeyen borçlu bir
aydan bir seneye kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılır. Hafif hapis
cezasının tatbikine başlandıktan sonra borçlu o tarihe kadar icra veznesine
yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir.


            
Borçlu ödemelerini tekrar keserse, geri kalan cezası infaz olunur, ancak bakiye
borcun tamamını ödediği takdirde cezadan kurtulur.


            
Borçlunun nafaka borçluları dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi, asgari
ücretin üstünde eline geçen para ve menfaatlerin icra tetkik mercii kararı ile
belirlenecek kısmını, icra veznesine yatırmak mükellefiyetini ortadan
kaldırmaz.


            
İkinci fıkradaki hükmün tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili alacaklı
talep etmiş ise, bunlar talep tarihi sırasıyla öncelik hakkını haizdir.


–––––––––––––––––––––––


(1)
Bu fıkrada yer alan “bir seneye” ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı
Kanunun 95 inci maddesiyle “altı aya” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.





218-22


 


            
Madde
339 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sonradan
kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vakı tezayütleri bu kanun
mucibince bildirmeğe mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün
içinde icra dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse bu mal
veya kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcut olduğu takdirde beş günden bir
aya kadar ve mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul bir sebep
olmaksızın elden çıkarmışsa on beş günden altı aya kadar hafif hapis ile
cezalandırılır.


            
Bu cezalar alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından hükmolunur.


            
Madde 340 – (6/6/1985  tarihli ve  3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakatı ile icra dairesinde
kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden
borçlu, alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aydan üç aya
kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır.


            
Madde 341 – (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çocuk teslimi hakkındaki ilâmın veya ara kararının icrası sırasında çocuğu
gizleyen ya da ilâmın veya ara kararının icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu
ile bu fiillere bilerek iştirak edenler, lehine hüküm verilmiş kimsenin
şikâyeti üzerine, tetkik mercii tarafından, iki aydan altı aya kadar hafif
hapis cezasıyla cezalandırılırlar.


            
Madde 342 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcra
dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim edilen bir taşınmaza veya
gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu tetkik mercii tarafından
Türk Ceza Kanununun (309) uncu maddesi mucibince umumi hükümler dairesinde
cezalandırılır.


            
Madde 343 – ( 6/6/1985  tarihli ve  3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin
yapılmaması yahut bir irtifak hakkının tesisi veya kaldırılması hakkındaki ilam
hükümlerine makbul mazerete müstenit olmayarak muhalefet eden borçlular, hüküm
lehine verilmiş olan kimsenin şikayeti üzerine, tetkik mercii tarafından bir
aydan üç aya kadar hafif hapis cezasına mahküm edilirler.


            
Madde 344 – (18/2/1965  tarihli ve  538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Nafaka vermeye mahküm olup da ilamda gösterilen ödeme şartlarına riayet etmiyen
borçlu, alacaklının şikayeti üzerine tetkik merciince tarafların hal ve
vaziyetlerine göre on günden üç aya kadar hafif hapse mahküm edilir. Cezanın
infazından sonra işliyecek nafaka hakkında aynı hüküm cereyan eder.


            
Ancak borçlu, nafakanın kaldırılması veya azaltılması hakkında dava açmış ve
borçlunun ileri sürdüğü sebepler, tetkik merciince cezanın tehiri talebini
kabul ettirecek mahiyette bulunmuş olursa, bu madde hükmünün uygulanması
yargılama sonucuna bırakılabilir.


            
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/97 md.) Mahkemece ara kararı ile hükmedilen
nafakayı ödemeyen borçlular hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.


            
Madde 345/a – ( 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İdare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları, kasden
veya ihmal ile 179 uncu maddeye göre şirketin mevcudunun borçlarını
karşılamadığını bildirerek şirketin iflasını istemezlerse, alacaklılardan
birinin şikayeti üzerine, tetkik merciince on günden üç aya kadar hafif hapis
veya 1.000 liradan 10.000 liraya kadar hafif para cezasi ile cezalandırılırlar.





218-23


 


            
Madde
345/b – ( 9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanuna göre yapılan ihalelerde kendisine veya başkasına vaad olunan veya
sağlanan yarar karşılığında artırmadan çekilen veya artırmaya katılmayan
kimseye bir aydan altı aya kadar hafif hapis ve ikimilyon liradan beşmilyon
liraya kadar ağır para cezası verilir.(1)


            
Aracılara da aynı ceza verilir.


            
Davaların
birleştirilmemesi:


            
Madde 346 – ( 3/7/1940 tarihli ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik merciinin salahiyetine giren ceza davaları diğer mahkemelere ait olan
davalarla birleştirilemez.


            
Ancak katileşen cezalar infaz sırasında içtima kaidelerine göre birleştirilir.


            
Madde 347 – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tetkik merciince bakılan suçlardan dolayı şikayet hakkı, suçun vukuuna ıttıla
tarihinden itibaren üç ay ve her halde vukuundan bir sene geçmekle düşer.


            
Madde 348 – (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ceza hususlarında yetkili tetkik mercii icra takibinin yapıldığı yerdeki mercidir.


            
Ceza kararnamesi:


            
Madde 352/a- ( 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu
Kanunda yazılı olup cezasının üst sınırı altı aya kadar hafif hapis veya
yalnızca hafif veya ağır para cezası veya bunlardan biri veya ikisi olan
suçların failleri hakkında duruşma yapılmaksızın ceza kararnamesiyle karar
verilebilir.


            
Şikâyet dilekçesini veya dava beyanını alan tetkik mercii, işin ceza
kararnamesiyle sonuçlandırılabileceği kanısına varırsa 349 uncu madde hükmünü
uygulamaz. Bu takdirde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 386 ncı maddesinin
ikinci fıkrası, 387, 388, 389 uncu maddeleri ve 390 ıncı maddenin birinci ve
ikinci fıkraları ile 391 inci maddesi hükümleri uygulanır. Tetkik mercii,
şikâyet konusu ile ilgili dosyayı, sanığın nüfus kayıt örneğini ve sabıka
kaydını getirtir.


            
Hâkim, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 388 inci maddesinin birinci fıkrasında
belirtilen hususlara ek olarak borcun ödenmesi hâlinde 354 üncü maddeye göre
bütün sonuçlarıyla birlikte cezanın düşeceği hususunu ceza kararnamesine
yazar.           


            
Hafif hapis cezası içeren ceza kararnamesine itiraz hâlinde bu Kanun
hükümlerine göre yargılama yapılır.


        
    Ceza kararnamesiyle sadece para cezasına hükmolunduğu
hâllerde itiraz, tetkik merciinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza
mahkemesi başkanı tarafından incelenir. İtiraz dilekçesinin verilmesi, aleyhine
itiraz olunan ceza kararnamesinin yerine getirilmesini durdurur. Hâkim evrak
üzerinde yapacağı inceleme sonucunda itirazı yerinde görürse itiraz konusu
hakkında karar verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.


 


 


––––––––––––––––––––––––––––


(1)
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun  98 inci madde ile 345/b
maddesinde geçen “hapis” ibaresi, “hafif hapis” olarak  değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.


 





218-24


 


                                                        Madde
352/b – ( 6/6/1985  tarihli ve  3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)(1)


             Bu Kanun uyarınca
hükmolunan cezalar tecil edilemez, hürriyeti bağlayıcı cezalar 647 sayılı
Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı para cezasına ve
tedbirlere çevrilemez, failleri hakkında Türk Ceza Kanununun 119 uncu maddesi
hükmü uygulanmaz.


             İstinaf
yoluna başvurma (2)


             Madde
353- ( 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İcra
mahkemesinin duruşma yaparak verdiği kararlara karşı tefhim veya tebliğ
tarihinden itibaren yedi gün içinde sanık veya şikâyetçi veya Cumhuriyet
savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulabilir.


             Başvuru,
dilekçeyle veya tutanağa geçirilecek sözlü beyanla icra mahkemesine yapılır.
Dilekçe veya beyan üzerine dosya hemen bölge adliye mahkemesine gönderilir.


             Bölge
adliye mahkemesi ceza dairesinin bu kararlarına karşı temyiz yoluna
başvurulamaz.


             12
- Anayasa Mahkemesi’nin 28/2/2008 tarihli ve  E.: 2006/71, K.: 2008/69 sayılı
Kararı ile iptal edilmiş hükmün metni.(Madde Numarası: 337.)


             Madde
337 fıkra bir – (31/5/2005  tarihli ve 5358 sayılı Kanunun hükmüdür.) (3)


             Müddeti
içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı
beyanda bulunmayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine, on gün disiplin hapsi
ile cezalandırılır. Alacaklının alacağını karşılayacak miktarda malın
haczedilmesi veya borcun ödenmesi hâlinde, bu ceza düşer.


13 – 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun
ile değiştirilen veya yürürlükten kaldırılan hükümlerin metinleri: (Madde
Numarası:353.)


             Madde
353 – birinci fıkra - (31/5/2005  tarihli ve 5358 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             İcra
mahkemesinin bu Bap hükümlerine göre verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin
kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde, yargı
çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine
verilen karar kesindir.


14- 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanun
ile değiştirilen veya yürürlükten kaldırılan hükümlerin metinleri: (Madde
Numaraları: 23, 24, 26, 27, 28, 29, 31, 92, 136, 144, 153,179/a,206, 257, 288.
)


             Madde
23 – (29/6/1956  tarihli ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu
kanunun tatbikında:(ipotek) tabiri ipotekleri,ipotekli borç senetlerini, irat
senetlerini, gemi ipoteklerini, eski hukuk hükümlerine göre tesis edilmiş
taşınmaz rehinlerini, taşınmaz mükellefiyetlerini, bazı taşınmazlar, üzerindeki
hususi imtiyazları ve taşınmaz eklenti üzerine rehin muamelelerini,


            


 


–––––––––––––––––––


(1)
Bu maddenin numarası “352/a“ iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 100
üncü maddesiyle, “352/b“ olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2)
Bu madde başlığı “ Temyiz :” iken, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 23
üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


(3)
Bu fıkra; Anayasa Mahkemesi’nin 28/2/2008 tarihli ve  E.: 2006/71, K.: 2008/69
sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı
16/4/2008 tarihinden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına
alınmıştır.


 


 


 


 


218-25


 


 


             (Değişik
ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/5 md.) (Taşınır rehni) tabiri, teslime bağlı rehinleri,
Türk Medenî Kanununun 940 ıncı maddesinde öngörülen rehinleri, ticarî  işletme
rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri,(1)   



             Sadece
(Rehin) tabiri, (İpotek) ve (Taşınır rehni) tabirlerine giren bütün taşınır ve
taşınmaz rehinlerini ihtiva eder.


             (Taşınmaz)
tabiri, gemi siciline kayıtlı olan gemilere de şamildir.Diğer gemiler bu kanun
hükmünce taşınır sayılır.


             Madde
24 – yedinci fıkra - (18/2/1965  tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.) 26 ncı maddenin 3 ve 4 üncü
fıkraları, gemi siciline kayıtlı olmıyan gemiler hakkında da uygulanır.


            Madde
26 – (3/7/1940  tarihli ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            Bir
taşınmaz veya bir geminin tahliye ve teslimine dair olan ilam icra dairesine
verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği
suretiyle borçluya yedi gün içinde hükmolunan şeyin teslimini emreder.


             Borçlu
taşınmazı veya gemiyi işgal etmekte iken bu emri tutmazsa, ilamın hükmü zorla icra olunur.


             Alacaklıya
teslim olunan taşınmaza veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren
borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır.


             Bunların
içinde bulunup da ilamda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve
hazır değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit
bir kimseye tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkür eşya masrafı
ileride borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde
veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak
tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değil ise otuz gün
içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum görülürse
icra memuru tetkik merciinin karariyle bunları satıp tutarından masrafı ifa
eder. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/8 md.) Fazla kalırsa borçlunun
adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri
belirlenen bankalardan birine yatırılır. (2)


             Madde 27- ikinci fıkra - (29/6/1956  tarihli
ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.) Gemi siciline kayıtlı olan gemi,
borçlunun elinde bulunmazsa alacaklı borçlunun gemiyi işgal etmekte olan şahsa
karşı sahip olduğu hakları haiz olur. Şu kadar ki, gemi üçüncü bir şahıs
tarafından davadan sonra ve hükümden önce gemi siciline geçirilmiş bir akit
sebebiyle işgal edilmekte ise birinci fıkra hükmü tatbik olunur.


             Taşınmaz
davalarında hükümlerin tapu ve gemi sicil dairelerine tebliği:


             Madde
28 - (29/6/1956  tarihli ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Taşınmaz
davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme davacının
talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hulasasını tapu ve gemi
sicili dairelerine bildirir. İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmaz veya
geminin kaydına şerh verir. Bu şerh Medeni Kanunun 920 nci maddesinin ikinci
fıkrası ve tescil edilmiş gemiler hakkında da Ticaret Kanununun 879 uncu
maddesinin ikinci fıkrası hükmüne tabidir.


 


––––––––––––––––––––


(1)
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde “23 üncü maddenin
ikinci fıkrası” ibaresi yer aldığı için metne bu şekilde işlenmiştir.


(2)
29/6/1956 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile bu maddede geçen
"Gemi" kelimeleri "Gemi siciline kayıtlı olan gemi"
şeklinde değiştirilmiştir.





218-26


 


             Taşınmaz
davası üzerine verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme,
derhal bu hükmün hulasasını da tapu veya gemi sicili dairesine bildirir.


             Madde
29 – (29/6/1956 
tarihli ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hükmün
tapu veya gemi sicili dairesine bildirilmesinden sonraki tebeddüllerin icra
muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen şey kimin elinde ise ondan
alınıp alacaklıya teslim olunur.


             Şu
kadar ki, o yer veya gemide bulunan üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış
olmayıp onu doğrudan doğruya işgal etmekte bulunduğunu bildiren bir tapu veya
gemi sicili kaydı gösterirse mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine
yedi gün mühlet verilir. Bu müddet içinde dava açılırsa icra geri bırakılır.


             İrtifak
haklariyle gemi üzerindeki intifa haklarına mütedair ilamlar :


             Madde
31 – (29/6/1956 
tarihli ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
irtifak hakkının veya gemi siciline kayıtlı olan bir gemi üzerindeki intifa
hakkının kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam icra
dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde 7 günlük bir
icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.


            Madde
92 – dördüncü fıkra - (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ticaret Kanununun
892 nci maddesi hükmü saklıdır.


             Gemiler
hakkında:


             Madde 136 –
(29/6/1956  tarihli ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Taşınmaz
malların satışına ait olan hükümler, gemi siciline kayıtlı gemiler hakkında da
tatbik olunur. Bu hükümlerde geçen (Tapu sicili) tabirleri, gemi sicilini ve
(İrtifak hakkı) tabiri ise sicile kayıtlı gemiler üzerindeki intifa hakkını
anlatır.


             Madde
144 – beşinci fıkra - (29/6/1956  tarihli ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Gemi
siciline kayıtlı olan bir gemiyi paraya çeviren icra dairesi onun üzerindeki
ipotek ve intifa haklarına ait kayıtların sicilden terkin ve nakillerini de
yaptırır.


             Madde
153 – üçüncü fıkra - (29/6/1956  tarihli ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.) Türk Ticaret
Kanununun gemi ipoteği hakkındaki 930 ve 931 inci maddeleri mahfuzdur.


             Madde
179/a- ( 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İflâsın
ertelenmesine karar veren mahkeme, şirketin veya kooperatifin malvarlığının
korunması için gerekli her türlü tedbiri iyileştirme projesini de göz önünde
tutarak alır.


             Mahkeme
erteleme kararı ile birlikte kayyım atanmasına karar verir. Mahkeme, yönetim
organının yetkilerini tümüyle elinden alıp kayyıma verebileceği gibi yönetim
organının karar ve işlemlerinin geçerliliğini kayyımın onayına  bağlı kılmakla
da yetinebilir.


             İflâsın
ertelenmesi kararında kayyımın görev ve yetkileri ayrıntılı olarak  gösterilir.


             Mahkeme
erteleme kararının hüküm fıkrasını 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle
ilan eder ve gerekli bildirimleri yapar.


Madde 206 üçüncü fıkra – ikinci cümle -
(29/6/1956  tarihli ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.) Alacakları gemi
ipoteği ile temin edilmiş olan alacaklılarla gemi alacaklıları hakkında Türk
Ticaret Kanununun bu cihetlere ait hususi hükümleri tatbik olunur.





218-27


 


             Madde
257- dördüncü fıkra - (29/6/1956  tarihli ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Gemi
alacaklıları, donatanın yalnız mahdut aynı surette mesul olduğu hallerde, ancak
mesuliyete mevzu teşkil eden mal ve haklara ihtiyati haciz koydurabilirler.
Donatanın aynı zamanda şahsan mesul olduğu haller bundan müstesnadır. Şu kadar
ki, donatanın şahsi mesuliyeti bir miktar ile mahdut ise gemi alacaklıları
ancak bu miktar için donatanın diğer mallarını haczettirebilirler.


             Madde
257- beşinci fıkra - (29/6/1956  tarihli ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yük alacaklıları
hakkında da yukarki fıkra hükmü kıyas yoluyla tatbik olunur.


             Madde
288 – birinci fıkra –dördüncü  cümle - (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı
Kanunun hükmüdür.) Bu
şerh Türk Ticaret Kanununun 879 uncu maddesindeki şerhin hukukî neticesini
meydana getirir.


15- 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun
ile değiştirilen veya yürürlükten kaldırılan hükümlerin metinleri: (Madde
Numaraları: 1, 9, 12,18, 58, 60, 82, 88, 99, 106, 110, 115, 116, 118, 124, 126,
127, 129, 150/e, 168,171.)


İcra
daireleri ve memurları:


Madde 1 – (18/2/1965  tarihli ve 538
sayılı Kanunun hükmüdür.)


Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde
yeteri kadar icra dairesi bulunur.


Her icra dairesinde Adalet Bakanlığınca
atanacak bir icra memuru ile yeteri kadar yardımcı ve mahallince atanacak
katip, mübaşir ve sair müstahdemler bulundurulur.


Ayrıca icra memuru olmıyan yerlerde bu
vazife mahkeme başkatipleri tarafından görülür.


Adalet teşkilatı sulh mahkemesinden ibaret
bulunan yerlerde Adalet Bakanlığı bu mahkemelere görmeye yetkili olduğu işlerce
icra yetkisini verebilir. Bu takdirde icra memuruna ait görev ve yetkiler
mahkeme başkatibi, yokluğu halinde zabıt katibi tarafından yerine getirilir.


Birden ziyade asliye mahkemesi olan yerlerde
Adalet Bakanlığı icra dairelerini bir arada bulundurmaya ve aynı tetkik
merciine bağlamaya yetkilidir.


             Para
ve değerli eşyanın tevdii :


             Madde
9 – ( 6/8/1997  tarihli ve 4301 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İcra
ve İflas daireleri aldıkları paraları ve kıymetli evrak ve değerli şeyleri,
nihayet ertesi işgünü çalışma saati sonuna kadar Adalet Bakanlığınca uygun
görülen bankalardaki hesaplarına yatırmaya, banka bulunmayan yerlerde icra veya
mahkeme kasalarında muhafazaya, kasa bulunmayan yerlerde ise mal sandıklarına
bırakmaya mecburdurlar.


             İcra
dairesine ödeme :


             Madde
12 – (18/2/1965  tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İcra
dairesi, takibedilmekte olan bir para alacağına mahsuben borçlu veya üçüncü
şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar
borcundan kurtulur.


Madde 18 – birinci fıkra - (18/2/1965 
tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.) Tetkik merciine arzedilen hususlarda
basit yargılama usulü uygulanır.


             Madde
58 – birinci fıkra ( 18/2/1965 tarihli ve  538 sayılı Kanunun hükmüdür.) Takip talebi icra memuruna
yazı ile veya sözlü olarak yapılır.


             Madde
58 – birinci fıkra – (1) ve (2) numaralı bentler- ( 18/2/1965 tarihli ve  538
sayılı Kanunun hükmüdür.)


             1.
Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı, (Ek
ibare: 2/4/1998 - 4358/3 md.) vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim
yerini; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye'de göstereceği yerleşim
yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri
sayılır);





218-28


 


             2. Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı,
soyadı, (Ek ibare: 2/4/1998 - 4358/3 md.) alacaklı tarafından
biliniyorsa vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri;


             Bir
terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların
adı, soyadı, şöhret ve yerleşim yerleri;


             Madde
60 – birinci fıkra - ( 18/2/1965 tarihli ve  538 sayılı Kanunun hükmüdür.) Takip talebi üzerine icra
dairesi bir ödeme emri yazar.


             Madde
60 – birinci fıkra -– (1) ve (2) numaralı bentler- ( 18/2/1965 tarihli ve  538
sayılı Kanunun hükmüdür.)


             1. 58 inci maddeye
göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları,


             2.
Borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi, borç teminat verilmesi
mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,


Madde 82 –birinci fıkra – 2, 3 ve 12
numaralı bentler - (18/2/1965  tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


2. Borçlunun zatı ve mesleki için lüzumlu
elbise ve eşyasiyle borçlu ve ailesine lüzumu olan yatak takımları ve ibadete
mahsus kitap ve eşyası,


3. Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak
takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,


12. Borçlunun haline münasip evi (Ancak
evin kıymeti fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı
borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.)


             1
– Taşınırlar  hakkında: (1)


             Madde
88 – Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve
sair cirosu kabil senetlerle altın ve gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra
dairesi muhafaza eder.


             Diğer taşınır mallar masrafı
peşinen alacaklıdan alınarak münasip bir yerde muhafaza altına alınır. Alacaklı
muvafakat ederse istenildiği zaman verilmek şartiyle muvakkaten borçlu yedinde
veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilir. (Ek son cümle: 17/7/2003-4949/21
md.) Üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar haczedilince, (…) (1)
üçüncü şahsın kabulü hâlinde üçüncü şahsa yediemin olarak bırakılır.(1)


             İcra
dairesi üçüncü bir şahsa rehnedilmiş olan malları da muhafaza altına alabilir. (Ek
cümle: 17/7/2003-4949/21 md.) Ticarî işletme rehni kapsamındaki taşınırlar
ise, icra dairesince satılmalarına karar verilmesinden sonra muhafaza altına
alınabilir. Bu mallar paraya çevrilmediği takdirde geri verilir.


             (Ek
fıkra: 6/6/1985 - 3222/11 md.;Değişik: 17/7/2003-4949/21 md.) Adalet Bakanlığı,
mahcuz malların muhafazası için uygun göreceği yerlerde depo ve garaj
açabileceği gibi; Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Vakfına da açtırabilir veya
işletme hakkını verebilir. (Ek cümleler: 14/7/2004-5219/4 md.) Alınacak
depo ve garaj ücretleri Adalet Bakanlığınca belirlenir. Bu yerlerin çalışma esas
ve usulleri yönetmelikte gösterilir.


–––––––––––––––


(1)
Bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan “…alacaklının muvafakatı ve …” ibaresi,
Anayasa Mahkemesi’nin 12/1/2012 tarihli ve E.:2010/90, K.:2012/4 sayılı Kararı
ile iptal edilmiş; Kararın verildiği tarihten Resmi Gazete’de yayımlandığı
19/5/2012 tarihine kadar yürürlüğü durdurulmuştur.





218-29


 


 
           (Ek fıkra: 6/6/1985 - 3222/11 md.;Değişik: 17/7/2003-4949/21 md.)
İcra dairesi, depo ve garajlarda ve yediemin olarak kendisine hacizli malın
bırakılmış olduğu üçüncü kişilerde saklanıp da hukuken artık muhafazasına gerek
kalmayan malı, vereceği uygun süre içinde geri almasını ilgililere re'sen
bildirir. Verilen süre içinde eşya geri alınmazsa, icra müdürü tetkik merciinin
kararı ile taşınır mal satışlarına ilişkin hükümler uyarınca bunları satar.
Elde edilen miktardan muhafaza  ve satış giderleri ödenir. Artan miktar 9 uncu
madde hükmüne göre muhafaza olunur. Bu konuda ortaya çıkan ihtilâflar tetkik
mercii tarafından basit yargılama usulüne göre çözülür.


Madde 99 – (3/7/1940  tarihli ve 3890
sayılı Kanunun hükmüdür.)


Haczedilen şey borçlunun elinde olmayıpta
üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde
bulunursa icra memuru o şahıs aleyhine tetkik merciine müracaat için alacaklıya
yedi gün mühlet verir. Bu mühlet içinde merci hakimliğine dava ikame edilmezse
üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır.


             Madde
106 – birinci fıkra - ( 3/7/1940  tarihli ve  3890 sayılı Kanunun hükmüdür.) Alacaklı haczolunun mal
taşınır ise hacizden nihayet bir sene ve taşınmaz ise nihayet iki sene içinde
satılmasını isteyebilir.


Madde 110 – (9/6/1932 tarihli ve 2004
sayılı Kanunun hükmüdür.)


Bir malın satılması kanuni müddet içinde
istenmez veya talep geri alınıpta bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki
haciz kalkar.


İhalenin yapılması ve geri bırakılması:


Madde 115 – (3/7/1940  tarihli ve 3890
sayılı Kanunun hükmüdür.)


Satılığa çıkarılan mal üç defa
bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma
bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde altmışını bulması ve satış
isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu
suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya
çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını tecavüz etmesi şarttır.(1)


Artırma bu miktara baliğ olmazsa satış
icra memuru tarafından geri bırakılır ve artıranlar taahhütlerinden kurtulur.


             İkinci
artırma:


Madde 116 – (3/7/1940  tarihli
ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             (Değişik
birinci fıkra: 17/7/2003-4949/29 md.) İkinci artırma, ilk artırmayı izleyen
beşinci gün yapılır.  Beşinci günün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde
ikinci artırma resmî tatili izleyen ilk iş günü yapılır. Bu hâlde de 114 üncü
madde hükmü uygulanır.  


             (Değişik:
9/11/1988 - 3494/14 md.) İkinci artırmada mal en çok artıranın üstünde bırakılır. Şu kadar ki,
artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde kırkını bulması ve satış
isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan
başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını geçmesi şarttır.


             Böyle
fazla bir bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.


_____________________


(1)
Bu fıkrada geçen “% 75 ini“ ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun
28 inci maddesiyle “yüzde altmışını“ olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





218-30


 


Madde 118 – birinci fıkra – son cümle -
(18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.) Verilen mühlet
içinde müşteri bedelin hepsini vermezse icra dairesince mal yeniden artırmaya
çıkarılır ve 116 ncı maddenin 2 nci fıkrası tatbik olunur.


Madde 124 – üçüncü
fıkra - (9/11/1988 
tarihli ve 3494 sayılı Kanunun hükmüdür.) Artırmaya iştirak edeceklerin
taşınmazın muhammen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli
bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri şartnameye yazılır.


Artırmanın ilanı ve ilgililere ihtar:


Madde 126 – (18/2/1965 tarihli ve 538
sayılı Kanunun hükmüdür.)


(Değişik: 9/11/1988 - 3494/17 md.) Artırma, satıştan
en az bir ay önce ilan edilir. İlan edilen metnin esasa müessir olmayan maddi
hatalar nedeniyle tekrarlanması gerektiğinde, satış tarihi değiştirilmeksizin
hata ilanen düzeltilir. Bu düzeltme ilanı ilgililere ayrıca tebliğ edilmez.
Ancak satış tarihi ile ilan tarihi arasında yedi günden az zaman kalmış ise bu
takdirde satışın daha önce ilan edilen günden en az yedi gün sonrası için
tespit edilen günlerde yapılacağı düzeltme ilanında belirtilir.


   İlanda:


   1. Satışın yapılacağı yer, gün ve saat,


   2. Artırma şartnamesinin hangi tarihten
itibaren herkes tarafından görülebileceği,


   3.Tayin edilen zamanda artırma bedeli
taşınmazın muhammen kıymetinin yüzde altmışını bulmadığı takdirde, en çok
artıranın taahhüdü baki kalmak üzere, artırmanın on gün daha uzatılmış olacağı
ve onuncu günü aynı yerde, aynı saatte taşınmazın en çok artırana ihale
edileceği (Onuncu günün resmî tatile rastlaması hâlinde ikinci artırma tarihi
olarak tatilin bitimini izleyen ilk iş gününün belirlenmesi ve bu ikinci
ihalenin yapılacağı yer, gün ve saatin ilânda açıkça gösterilmesi zorunludur.),(1)


4. İpotek sahibi alacaklılarla diğer
ilgililerin taşınmaz üzerindeki haklarını, hususiyle faiz ve masrafa dair olan
iddialarını evrakı müsbiteleri ile onbeş gün içinde icra dairesine bildirmeleri
yazılır. Aksi halde, hakları tapu siciliyle sabit olmadıkça, satış bedelinin
paylaşmasından hariç kalacakları da ilave edilir.


Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de
yapılır.


114 üncü maddenin 2 nci ve son fıkrası
hükümleri taşınmazın satış ilanı hakkında da uygulanır.


             Madde
127 – (9/11/1988 
tarihli ve 3494 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İlanın
birer sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan
alakadarlarının tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur.
Adresin tapuda kayıtlı olmaması halinde ayrıca adres tahkiki yapılmaz,
gazetedeki satış ilanı tebligat yerine geçer.


 


_____________________


(1)
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle bu bentte geçen
 ‘’yüzde yetmişbeşini’’ ibaresi, ‘’ yüzde altmışını’’ olarak,
parantez içindeki ²Bu ikinci ihalenin
yapılacağı yer, gün ve saatin ilanda açıkca gösterilmesi mecburidir.²  ifadesi de metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





218-31


 


Madde 129 – (3/7/1940  tarihli ve 3890 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


             Taşınmaz
üç defa bağrıldıktan sonra en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki artırma
bedeli taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az  yüzde  altmışını
bulmak ve satış istiyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklılar o taşınmaz
ile temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olmak
ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarına tecavüz etmek
şarttır.(1)


             (Değişik:
9/11/1988 - 3494/20 md.) Yukarıdaki fıkrada yazılı miktar elde edilmemişse
taşınmaz en çok artıranın taahhüdü saklı kalmak üzere artırma ilanında gösterilen
müddet sonunda en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin
malın tahmin edilen kıymetinin yüzde kırkını bulması ve satış isteyenin
alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka
paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla
bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.


             Madde
150/e – birinci fıkra - (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.) Alacaklı, taşınır rehnin
satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde,
taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde
isteyebilir.


             Madde
171 – ikinci fıkra- (1) ve (2) numaralı bentler-  (18/2/1965  tarihli ve 538
sayılı Kanunun hükmüdür.)


             1.
Takip talebindeki kayıtlar,


             2.
Borcun ve takip masraflarının beş gün içinde ödenmesi ihtarı,


16- 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanun
ile değiştirilen veya yürürlükten kaldırılan hükümlerin metinleri: (Madde
Numaraları:179, 179/a, 179/b, 287.)


             Sermaye
şirketleri ile kooperatiflerin iflâsı:(2)


             Madde
179- (Değişik: 17/7/2003-4949/49 md.)


             Sermaye
şirketleri ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olduğu idare ve
temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye
hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece
tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar
verilir. Şu kadar ki, idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da
alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin malî durumunun iyileştirilmesinin
mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflâsın
ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme projeyi ciddî ve inandırıcı bulursa, iflâsın
ertelenmesine karar verir. İyileştirme projesinin ciddî ve inandırıcı olduğunu
gösteren bilgi ve belgelerin de mahkemeye sunulması zorunludur.


Mahkeme, gerekli görürse idare ve temsille
vazifelendirilmiş kimseleri ve alacaklıları dinleyebilir. İflâsın ertelenmesi
talepleri öncelikle ve ivedilikle sonuçlandırılır.


 


___________________


(1) 
Bu fıkrada geçen  ‘’ yetmişbeşini’’ ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949
sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle ‘’ altmışını’’ olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.


(2)
Bu madde  başlığı “Anonim, limited, kooperatif şirketlerinin iflası:” iken,
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.


 


 


 


 


 





218-32


 


             Erteleme
tedbirleri:


             Madde
179/a- (14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Mahkeme, iflâsın ertelenmesi isteminde
bulunulması üzerine, envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi
ya da yönetim kurulu kararlarını onaylanması için derhal bir kayyım atar;
ayrıca şirketin ve kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli diğer
önlemleri alır.


Kayyımın atanmasına ilişkin karar,
kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların
sınırları ve iflâsın ertelenmesine ilişkin talep 166 ncı maddenin ikinci
fıkrasındaki usul ile mahkeme tarafından ilân ve ticaret siciline tescil
ettirilir. Mahkeme bu arada erteleme talebini karara bağlar.


İflâs ertelenmişse kayyım her üç ayda bir
şirketin projeye uygun olarak iyileştirme gösterip göstermediğini mahkemeye
rapor eder, mahkeme bu rapor üzerine veya gerek gördüğünde alacağı bilirkişi
raporuna göre, erteleme istemini değerlendirir ve iyileştirmenin mümkün
olamayacağı kanaatine varırsa erteleme kararını kaldırır.


             Erteleme
kararının etkileri:


             Madde
179/b- (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Erteleme
kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de
dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur;
bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler
işlemez.


             Erteleme
sırasında taşınır, taşınmaz veya ticarî  işletme rehniyle temin edilmiş
alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya
başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza
tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda
erteleme süresince işleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayacak faizler
teminatlandırılmak zorundadır. 


             206
ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip
yapılabilir.


             (Değişik
dördüncü fıkra: 12/2/2004-5092/4 md.) Erteleme süresi azami bir yıldır. Bu
süre kayyımın verdiği raporlar dikkate alınarak mahkemece uygun görülecek
süreler ile uzatılabilir; ancak uzatma süreleri toplamı dört yılı geçemez.
Kayyım, mahkemenin belirleyeceği sürelerde iflâsı ertelenenin faaliyetleri ve
işletmenin durumu konusunda düzenli olarak mahkemeye rapor verir.


             İflâsın
ertelenmesi talebinin reddi ya da erteleme süresi sonunda iyileşmenin mümkün
olmadığının tespiti üzerine mahkeme, şirketin veya kooperatifin iflâsına karar
verir. Erteleme süresi dolmamakla birlikte, mahkeme kayyımın verdiği
raporlardan şirketin veya kooperatifin malî durumunun iyileştirilmesinin mümkün
olmadığı kanaatine varırsa, erteleme kararını kaldırarak şirketin veya
kooperatifin iflâsına karar verebilir. 


             Madde
287 – sekizinci fıkra - (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.) İhtiyatî tedbir yoluyla da
olsa, borçluya karşı başlamış olan takiplerin konkordato mühletinin bitiminden
sonraki dönem içinde durdurulmasına veya borçluya karşı yeni takip
yapılamayacağına karar verilemez.





218-33


 


17- 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun
ile değiştirilen veya yürürlükten kaldırılan hükümlerin metinleri: (Madde
Numaraları:179, 179/a, 179/b, 179/c,185, 206, 210, 224, 232, 285, 286, 287,
288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 298, 298/a, 299, 300, 301,
302, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 309/b, 309/k, 329/a .)


Sermaye
şirketleri ile kooperatiflerin iflası ve iflasın ertelenmesi: (1)


             Madde
179- (15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Sermaye şirketleri ile
kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara
bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş
kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları
veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe
hacet kalmaksızın bunların iflasına karar verilir. Şu kadar ki, idare ve temsil
ile vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya
kooperatifin malî durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir
iyileştirme projesini son bir yıldan uzun süre ile şirket merkezinin bulunduğu
yerdeki mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini isteyebilir.


İyileştirme projesinde,
yeni nakit kaynak konulması dâhil nesnel ve gerçek kaynaklar ve önlemler ile
erteleme süresince tüm işletme giderlerinin ve çalışma sermayesinin nasıl
karşılanacağı gösterilir.


Mevcut borçların ödeme
süre ve tutarlarını, alacaklıların adreslerini, faaliyet gösterilen sektörün
özelliklerine göre stoklar ile bunların bekleme sürelerini ve tutarlarını
gösteren listeler, vergi dairesine sunulmuş en son bilanço ve gelir tablosu,
şirket veya kooperatifin ticaret sicili tasdiknamesi ile iyileştirme projesinin
ciddi ve inandırıcı olduğunu gösteren diğer bilgi ve belgelerin, işletmenin
devamlılığı esasına göre düzenlenmiş ara bilançoyla birlikte mahkemeye
sunulması zorunludur.


Üçüncü fıkrada belirtilen
liste ve belgelerin iflasın ertelenmesi talebiyle birlikte sunulmaması veya
mahkemece verilecek iki haftalık kesin süre içinde tamamlanmaması hâlinde
iflasın ertelenmesi talebi ispatlanamamış sayılır ve borca batık olduğunun
anlaşılması hâlinde talep sahibi şirketin veya kooperatifin iflasına karar
verilir.


Daha önce iflasın
ertelenmesinden yararlanmış bir sermaye şirketi veya kooperatif, duruma göre
uzatma dâhil erteleme süresinin bitiminden itibaren bir yıl geçmedikçe iflasın
ertelenmesi talebinde bulunamaz.


             Erteleme
yargılaması: (2)


             Madde 179/a-
(15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun hükmüdür.) Mahkeme, iflasın
ertelenmesi talebinde bulunulması üzerine, yönetim organının yerine geçmesi ya
da yönetim organı kararlarını veya işlemlerinin bir kısmını veya tamamını
onaylaması ve ayrıca envanter işlemlerini başlatarak kontrolü altında yürütmesi
için, derhal, görevinin gerektirdiği mesleki ve teknik yeterliliğe sahip, yeterli
sayıda kayyım atar.


_________________


(1)
Bu madde  başlığı “Anonim, limited, kooperatif şirketlerinin iflası:” iken,
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle “Sermaye şirketleri
ile kooperatiflerin iflâsı:” şeklinde, bu madde başlığıdaha sonra  15/7/2016
tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.


(2)
Bu madde  başlığı “Erteleme tedbirleri:” iken, 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı
Kanunun 2 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





218-34


 


İflasın ertelenmesi
talebi, kayyımın atanmasına ilişkin karar, kayyımın mahkemece belirlenmiş
görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları tescil edilmek üzere ticaret
sicili müdürlüğüne bildirilir ve 166 ncı maddenin ikinci fıkrasının ikinci ve
üçüncü cümlelerinde öngörülen usulle ilan ettirilir. Bu ilanda alacaklıların
iflasın ertelenmesi talebinin ilanından itibaren iki haftalık kesin süre içinde
itiraz ederek iflasın ertelenmesi şartlarının bulunmadığını ileri
sürebilecekleri ve mahkemeden talebin reddini isteyebilecekleri
belirtilir. 


Mahkeme ayrıca şirketin
veya kooperatifin malvarlığının korunması ve faaliyetlerinin yürütülmesi için
gerekli olan tedbirleri alır; 179/b maddesinin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri
saklı kalmak ve toplam iflasın ertelenmesi süresinden sayılmak kaydıyla,
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere şirket veya kooperatif
aleyhine takip yapılmasını yasaklayabilir veya evvelce başlatılmış takipleri
durdurabilir. Bu süre içinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları
uygulanmaz; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren
müddetler işlemez.


İflasın ertelenmesi
yargılaması sırasında tedbir talebinin reddi veya bu talebin kabulü hâlinde
aynı mahkemeye yapılacak itiraz üzerine verilecek kararlara karşı 12/1/2011
tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 inci ve devamı
maddeleri uyarınca istinaf yoluna başvurulabilir.


Kayyım, mahkemece uygun görülecek
sürelerde, sermaye artırımı ödemelerinin gerçekliği ve bunların kullanım
yerlerini de gösterecek şekilde şirket veya kooperatifin faaliyetleri hakkında
rapor verir.


Mahkeme gerektiğinde
kayyımın görevine son verebilir ve görevine son verilen ya da istifa eden
kayyımın yerine yenisini seçer. Mahkemece atanan kayyımlar, özel sicilinde
kaydedilmek üzere mahkemenin bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi
adalet komisyonu başkanlığına bildirilir. Bir kişi aynı anda en fazla üç
dosyada kayyım olarak atanabilir. Kayyımın sorumlulukları hakkında 227 nci
maddenin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümleri uygulanır. 


Mahkeme, gerekli görürse
idare ve temsille vazifelendirilmiş kimseleri ve alacaklıları dinleyebilir.


Şirket veya kooperatif,
erteleme yargılaması sırasında ancak bir defaya mahsus olmak üzere revize
iyileştirme projesi verebilir.


İflasın ertelenmesi
talepleri öncelikle ve ivedilikle sonuçlandırılır.


Mahkeme, projeyi ciddi ve
inandırıcı bulur ve şirket veya kooperatifi iflasın ertelenmesine layık görürse
iflasın ertelenmesine; şirket veya kooperatifin borca batık olmadığını tespit
ederse erteleme talebi ile iflas davasının reddine; aksi takdirde şirketin veya
kooperatifin iflasına karar verir.


             Erteleme
kararı ve sonuçları: (1)


             Madde
179/b- (15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Erteleme kararı üzerine
borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere
hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ile
ihtiyati haciz kararları uygulanmaz; bir takip muamelesi ile kesilebilen
zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.


_________________


(1)
Bu madde başlığı “Erteleme kararının etkileri:” iken, 15/7/2016 tarihli ve 6728
sayılı Kanunun 3 üncüi maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





218-35


 


Erteleme sırasında
taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar
nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış
olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri
alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda erteleme
süresince işleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayacak faizler
teminatlandırılmak zorundadır. 


206 ncı maddenin birinci
sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.


Erteleme süresi azami bir
yıldır. Bu süre mahkemece uygun görülmesi hâlinde bir yıl daha uzatılabilir.
Uzatma talebi hakkında karar verilebilmesi için erteleme kararının kesinleşmesi
bekletici sorun yapılır. Uzatma yargılaması sırasında ancak bir defa revize
iyileştirme projesi verilebilir.


İflasın ertelenmesine
karar veren mahkeme 179/a maddesi uyarınca atanan kayyımın görevine devam
etmesine karar verebileceği gibi aynı niteliklere sahip yeni kayyım da
atayabilir. Kayyım, takvim yılının her üç aylık dönem sonu itibarıyla şirketin
projeye uygun olarak iyileşme gösterip göstermediğini mahkemeye rapor eder.
Kayyım ayrıca şirketteki olağanüstü gelişmeleri mahkemeye derhal rapor etmekle
yükümlüdür.


Erteleme süresi sonunda,
kayyımın verdiği raporlardan veya gerek gördüğünde alacağı bilirkişi raporundan
borca batıklığın devam ettiğini tespit eden mahkeme, şirketin veya kooperatifin
iflasına karar verir. 


Erteleme süresi dolmamakla
birlikte, mahkeme kayyımın verdiği raporlardan veya gerek gördüğünde alacağı
bilirkişi raporundan şirketin veya kooperatifin malî durumunun
iyileştirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varırsa, erteleme kararını
kaldırarak şirketin veya kooperatifin iflasına; şirket veya kooperatifin bu
aşamada borca batıklığının ortadan kalktığı sonucuna varırsa, erteleme talebi
ile iflas davasının reddine karar verir.


İflasın ertelenmesi talebi
üzerine mahkemece verilen nihai kararların hüküm fıkraları tescil edilmek üzere
ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir ve 166 ncı maddenin ikinci fıkrasının
ikinci ve üçüncü cümlelerinde öngörülen usulle ilan ettirilir.


Kanun yolları:


Madde 179/c- (15/7/2016 tarihli
ve 6728 sayılı Kanunun hükmüdür.)


İflasın ertelenmesi talebi üzerine
mahkemece verilen nihai kararlara karşı borçlu şirket veya kooperatif ya da
erteleme talep eden alacaklı tarafından kararın tebliğinden; diğer ilgililer
tarafından ise kararın ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna
başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı da
aynı esaslar dâhilinde on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.


Bölge adliye mahkemesince iflasın
ertelenmesi kararının kaldırılması veya bölge adliye mahkemesi tarafından
verilen iflasın ertelenmesi kararının Yargıtay tarafından bozulması hâlinde,
borçlunun malvarlığı üzerindeki tedbirler devam eder. Mahkeme davanın seyrine
göre bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir.


             Madde
185- dördüncü fıkra -(9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun hükmüdür.) Fabrikaların,
imalathanelerin ve bunlara benzer üretime yönelik yerlerin, üzerinde rehin
bulunmasa dahi, iflas idaresince derhal satışı yapılır.


             Madde
206 – birinci fıkra -(3/7/1940 tarihli ve 3890 sayılı Kanunun hükmüdür.) Alacakları rehinli olan
alacaklıların satış tutarı üzerinde, gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet
tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi o
akar veya eşya bedelinden istifa olunduktan sonra rüçhan hakları vardır.





218-36


 


             Madde 210 – birinci fıkra -
(9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.) İflas dairesi müflisin
mağazalarını, eşya depolarını, imalathanelerini, perakende satış dükkanlarını
ve buna mümasil yerlerini kapatıp mühürler.


             Madde
210 – ikinci fıkra - (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.) Şu
kadar ki masa hakkında faydalı olacağı anlaşılırsa daire, bu yerleri ilk
alacaklılar toplanmasına kadar kontrolu altında idare edebilir.


Madde 224 – birinci fıkra - (9/6/1932 tarihli ve
2004 sayılı Kanunun hükmüdür.) Alacaklılar toplanması, bilhassa müflisin sanat veya
ticaretinin devamı, imalathaneleriyle mağazalarının, perakende satış yerlerin
açılması, muallak davalar ve pazarlıkla satışlar hakkında müstacel kararlar
verebilir.


Alacaklılar
sıra cetvelinin müddet ve şekli:


             Madde
232 – (9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Alacakların
kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflas idaresinin
seçilmesinden itibaren en geç üç ay içinde iflas idaresi tarafından 206 ve 207
nci maddelerde yazılı hükümlere göre alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel
yapılır ve iflas dairesine bırakılır. Zorunlu hallerde üç ayın hitamından önce
iflas idaresinin icra
mahkemesine
başvurması halinde icra
mahkemesi bir
defaya mahsus olmak üzere bu süreyi en çok üç ay daha uzatabilir. Süre içinde
sıra cetvelinin verilmemesi halinde iflas dairesinin durumu icra mahkemesine intikal ettirmesi üzerine
iflas idaresi üyelerinin vazifesine son verilir ve sebketmiş hizmetleri için
kendilerine bir ücret tahakkuk ettirilmeyeceği gibi bir daha aynı iflas
idaresinde görev alamazlar.


             Konkordato
talebi:


             Madde
285 – (18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/67
md.) Konkordato hükümlerinden yararlanmak isteyen herhangi bir borçlu, icra mahkemesine
gerekçeli bir dilekçe ve bir konkordato projesi verir. Bu projeye ayrıntılı bir
bilanço, gelir tablosu ve defter tutmaya mecbur şahıslardan ise defterlerinin
durumunu bildiren bir cetvel ekler. Bu cetvelde, özellikle Türk Ticaret
Kanununun 66 ncı maddesi hükmünce tutulması mecburi olan defterlerin hepsinin
tutulmuş olup olmadıkları gösterilir.


             (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/67 md.) İflâs
talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, icra mahkemesi nden
borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.


             (Ek
fıkra: 17/7/2003-4949/67 md.) Konkordato talebi üzerine icra mahkemesi, gerekli gördüğü
takdirde, borçlunun malvarlığının muhafazası için 290 ıncı maddenin ikinci
fıkrasındaki tedbirleri emreder.


             Yetkili
icra
mahkemesi,
iflasa tabi olanlar için 154 üncü maddenin 1 inci veya 2 nci fıkrasında yazılı
yerdeki, iflasa tabi olmıyan borçlunun yerleşim yerlerindeki icra mahkemesidir.


             Borçlu,
bilançosunda yazılı mal ve kıymetleri, konkordato mühletinin verilmemesi
halinde, bilançoyu icra mahkemesine sunduğu tarihten bir sene içinde takibe
uğradığı takdirde 162 nci madde uyarınca göstermeye mecburdur. Konkordato
mühleti kaldırılmış veya konkordato tasdik edilmemişse, bunların kesinleşmesi
tarihlerinden itibaren bir sene ve konkordato feshedilmişse feshin
kesinleşmesinden altı ay müddetle borçlu için aynı mecburiyet vardır.


             (Mülga son fıkra:
17/7/2003-4949/103 md.)





218-37


 


Konkordato
talebinin nazara alınması şartları:


             Madde 286 –
(18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükümüdür.)


             (Değişik 
birinci fıkra : 17/7/2003-4949/68 md.) İcra mahkemesi borçluyu ve talepte bulunmuş ise
alacaklıyı dinledikten sonra borçlunun durumunu, malvarlığı ve gelirlerini,
taahhütlerini yerine getirmesine engel olan sebepleri ve konkordatonun başarı
ihtimalini göz önünde tutarak, projenin alacaklıları zarara sokmak kastından
âri olup olmadığına göre konkordato talebinin uygun olup olmadığına karar
verir.


             Borçlu,
287 nci madde gereğince mühlet verilmesi hakkındaki icra mahkemesi kararını beş gün
içinde masraflarını verip tatbike koydurmazsa verilen mühlet kendiliğinden
kalkar.


             (Ek
fıkra : 17/7/2003-4949/68 md.) Konkordato talebinin reddine ilişkin
kararı, tefhiminden itibaren on gün içinde borçlu veya talep sahibi alacaklı
temyiz edebilir.


             Mühlet:


             Madde
287 – (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Konkordato
talebi 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre ilân edilir. Konkordato
talebinin ilânından itibaren on gün içinde alacaklılar itiraz ederek konkordato
mühleti verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını ileri sürerek icra
mahkemesinden konkordato talebinin reddini isteyebilir.


             Talep
uygun görülürse icra
mahkemesi borçluya
en fazla üç aylık bir mühlet verir ve aynı zamanda gerekli bilgi ve tecrübeye
sahip Türk vatandaşlarından bir veya birkaç komiser tayin eder. Birden fazla
komiser tayin edilmesi hâlinde icra mahkemesi bu kişilerin görev ve yetki alanlarını belirler.


             Konkordato
komiseri, kusurundan doğan zararlardan sorumludur.


             Komiser,
borçlunun faaliyetine nezaret eder ve 290 ve devamı maddelerde verilen
görevleri yapar. Ayrıca komiser, icra mahkemesinin talebi hâlinde ara raporlar verir ve
alacaklıları konkordato süreci hakkında bilgilendirir.


             8,
10, 11, 16, 21 ve 359 uncu maddeler hükümleri kıyas yoluyla komiserler hakkında
da uygulanır.


             İşin
niteliği gerekli kılıyorsa komiserin teklifi üzerine mühlet, alacaklılar da
dinlendikten sonra en fazla iki ayı geçmemek üzere uzatılabilir.


             Borçlunun
malvarlığının muhafaza edilmesi için gerekli ise veya konkordatonun
gerçekleşmeyeceği açıkça anlaşılıyorsa, konkordato mühleti komiserin talebi
üzerine mühletin sona ermesinden önce kaldırılabilir. Bu takdirde borçlu ve
alacaklılar dinlenir. 299, 300 ve 301 inci maddeler kıyas  yoluyla uygulanır.


             (Değişik
sekizinci fıkra: 15/7/2016-6728/5 md.) Konkordatonun tasdiki yargılaması
mühlet içinde bitirilememişse asliye ticaret mahkemesi, komiserin gerekçeli
raporunu da dikkate alarak, mühletin bitiminden sonraki dönem için geçerli
olmak üzere borçluya karşı evvelce başlatılmış olan takiplerin durdurulmasına
veya borçluya karşı yeni takip yapılmamasına karar verebilir.





218-38


 


             Mühletin ilanı:


             Madde
288 – (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İcra mahkemesince mühlet, karar
tarihinde tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı
yapılan gazetelerden birinde ilân olunur ve icra dairesi ile tapu dairesine
bildirilir. Borçlu bir tacir ise ticaret sicili memurluğuna ve deniz
ticaretiyle meşgul ise ayrıca gemi sicil memurluğuna da haber verilir.
Borçlunun gemisi sicile kayıtlı olduğu takdirde gemi sicil memuru, konkordato
mehli hakkında sicile şerh verir. (Mülga dördüncü cümle: 14/1/2011-6103/41
md.) (…) Mühlet kararı ayrıca diğer lazım gelen yerlere bildirilir.(1)


             Mühletin
alacaklılar bakımından sonuçları:(2)


             Madde
289- (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Mühlet
içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak
üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî haciz
kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak
düşüren müddetler işlemez.


             Mühlet
sırasında taşınır veya taşınmaz rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle
rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan
takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri
alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.


             206
ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip
yapılabilir.


             Konkordato
aksine hüküm içermediği takdirde mühlet, rehinle temin edilmemiş her türlü
alacağa faiz işlemesini durdurur.


             Takas
bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında
konkordato mühletinin veya iflâsın ertelenmesi kararının ilânı tarihi esas
alınır.


             Mühletin
borçlu bakımından sonuçları:(2)


             Madde
290- (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Borçlu, komiserin
nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, icra mahkemesi bazı işlemlerin
geçerli olarak ancak komiserin katılımı ile yapılmasına veya borçlunun yerine
komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir.


             Borçlu,
icra mahkemesinin izni dışında
mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve
işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez ve takyit edemez ve
ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür.


             Borçlu
bu hükme yahut komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa veya iyi niyetinden
şüpheyi haklı gösterir bir harekette bulunursa icra mahkemesi komiserin raporu üzerine, mümkün ise
borçluyu ve gerektiğinde alacaklıları dinledikten sonra borçlunun malları
üzerindeki tasarruf yetkisini veya mühleti kaldırabilir.


             299,
300 ve 301 inci maddeler hükmü kıyas yoluyla uygulanır.


 


____________________


(1)
Bu fıkrada yer alan "yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden"
ibaresi, 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle
"tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı
yapılan gazetelerden" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2)
289 uncu maddenin başlığı “Mühletin neticeleri:”; 290 uncu maddenin başlığı
“Borçlunun tasarruf yetkisinin uzatılması:” ve 291 inci maddenin başlığı
“Defter tutulması:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 71, 72 ve 73
üncü maddeleriyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





218-39


 


             Defter
tutulması ve rehinli malların kıymetinin takdiri:(1)


             Madde
291- (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Komiser, tayinini
müteakip borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve malların kıymetlerini
takdir eder. Borçlunun başka yerlerde malları varsa bu muamele o yer icra
dairesi marifetiyle yaptırılabilir.


             Komiser
rehinli malların kıymetinin takdirine ilişkin kararını alacaklıların
incelemesine hazır tutar; kıymet takdiri kararı alacaklılar toplantısından önce
yazılı olarak rehinli alacaklılara ve borçluya bildirilir.


İlgililer, on gün içinde ve masrafları
önceden vermek kaydıyla, icra
mahkemesinden
rehinli malların kıymetini yeniden takdir etmesini isteyebilir. Eğer yeni
kıymet takdiri bir alacaklı tarafından istenmiş ve takdir edilen kıymet, kayda
değer bir şekilde değişmişse alacaklı borçludan masraflarının ödenmesini talep
edebilir.


             Alacaklıları
davet ve alacakların bildirilmesi:(2)


             Madde
292- (17/7/2003
tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Alacaklılar,
komiser tarafından ilân tarihinden itibaren yirmi gün içinde alacaklarını
bildirmeye mühlet kararının yayımlandığı gazetede yapılacak ilânla davet
olunur. Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile
gönderilir. İlânda, hilafına hareket eden alacaklıların bilançoda kayıtlı
olmadıkça konkordato müzakeresine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır.


             Aynı
ilânda komiser; yukarıdaki fıkrada yazılı müddet geçtikten sonra olmak üzere,
konkordato teklifini müzakere etmek için alacaklıları muayyen bir gün ve saatte
toplanmaya davet eder ve toplantıdan önceki on gün içinde belgeleri
inceleyebileceklerini bildirir.


             Alacaklılar
hakkında borçlunun beyana daveti:


             Madde
293 – (18/2/1965
tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükümüdür.)


             Komiser,
borçluyu iddia olunan alacaklar hakkında beyanda bulunmaya davet eder. Komiser,
alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve vesikaları
üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak bunların neticesini aşağıdaki madde
gereğince vereceği rapora derceder.


             Alacaklıların
toplanması:


             Madde
294 – (9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)  


             Komiser alacaklılar
toplanmasına reislik eder ve borçlunun vaziyeti hakkında bir rapor verir.


             Borçlu
lazımgelen malümatı vermek üzere toplanmada hazır bulunmağa mecburdur.


             Müzakere
neticesinde tutulan konkordato zaptı derhal imza olunur. İmzayı mütaakıp on gün
içinde vukua gelen iltihaklar kabul olunur.


            


 


____________________


(1)
291 inci maddenin başlığı “Defter tutulması:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949
sayılı Kanunun 71, 72 ve 73 üncü maddeleriyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.


 (2)
292 nci maddenin başlığı “Alacakların bildirilmesi:” iken, 17/7/2003 tarihli ve
4949 sayılı Kanunun 74 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.





218-40


            


             Müşterek
borçlulara karşı haklar:


             Madde
295 – (9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)  


             Konkordatoya
muvafakat etmiyen alacaklı müşterek borçlulara ve borçlunun kefillerine ve
borcu tekeffül edenlere karşı bütün haklarını muhafaza eder.


             Konkordatoya
muvafakat etmiş olan alacaklı dahi kendi haklarını yukardaki kimselere ödeme
mukabilinde temlik teklif etmek ve onlara toplanmanın günü ile yerinden en
aşağı on gün evvel haber vermek şartiyle bu hükümden istifade eder.


             Alacaklı
müracaat hakkına halel gelmeksizin yukardaki kimselere konkordato müzakeresine
iştirak etmek yetkisini verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde
bulunabilir.


             Konkordatonun
mahkemede incelenmesi:(1)


             Madde
296- (17/7/2003
tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Toplanmayı takip
eden on gün bittikten sonra komiser konkordatoya ilişkin bütün belgeleri ve bu
süre içinde iltihak eden olmuşsa bunları da dikkate alarak, konkordatonun kabul
edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu
ticaret mahkemesine tevdi eder ve durumu ilgili icra mahkemesine bildirir.


Mahkeme, komiseri dinledikten sonra ve her
hâlde mühlet içinde kısa bir zamanda kararını verir. Karar vermek için tayin
olunan duruşma günü, mühlet kararının yayımlandığı gazetede ilân edilir. İtiraz
edenlerin haklarını müdafaa için duruşmada bulunabilecekleri de ilâna yazılır.


             Konkordatonun
kabulü için lazımgelen ekseriyet:


             Madde
297 – (9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)  


             (Değişik
birinci fıkra: 17/7/2003-4949/76 md.) Konkordato, kaydedilmiş olan alacaklıların
yarısını ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş
ise kabul edilmiş sayılır.


             İmtiyazlı
alacaklılarla borçlunun karısı, kocası ve ana, baba ve evladı ne alacak ve ne
de alacaklı ekseriyetini teşkilde hesaba katılmazlar.


             Rehinle
temin edilmiş alacaklar komiser tarafından takdir edilen kıymet neticesinde
teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar.


             Nizalı
veya taliki şarta bağlı veyahut muayyen olmıyan bir vadeye tabi alacakların
hesaba katılıp
katılmamasına ve ne nispette katılacağına icra mahkemesi karar verir. Şu kadar ki bu iddialar
hakkında ilerde mahkemece verilecek hükümler mahfuzdur.


             Konkordatonun
tasdiki


             Madde
298- (17/7/2003
tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıdaki
hükümler dairesinde yapılan konkordato teklifinin tasdiki aşağıdaki şartların
tahakkukuna bağlıdır:


             1-
Teklif edilen meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (Mahkeme
borçluya intikâl edebilecek malları da dikkate alabilir.).


             2-
Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda, paraya çevirme hâlinde elde edilen
hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen meblağın,  iflâs yoluyla
tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının öngörülmesi.


_____________________


(1)
296 ncı maddenin başlığı “Konkordatonun mahkemede tetkiki:” iken, 17/7/2003
tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 75 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.





218-41


 


             3-
Konkordato işlemlerinin yerine getirilmesini, alacakları kabul edilmiş olan
imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesini ve mühlet sırasında komiserin onayıyla
akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için, bu alacaklılardan her biri özel
olarak ve açıkça kendi alacağı bakımından vazgeçmedikçe, yeterli teminatın
gösterilmesi.


             4-
Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama masrafları ve ilâm harçlarının
tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş
olması.


             Hâkim,
konkordato teklifini yetersiz bulması hâlinde re'sen veya talep üzerine gerekli
gördüğü düzeltmeyi yapabilir.


             Rehinli
taşınır veya taşınmazın paraya çevrilmesinin ertelenmesi:


             Madde
298/a- (17/7/2003
tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Konkordatoyu tasdik
eden hâkim, borçlunun talebi üzerine, tasdik kararından itibaren en fazla bir
yılı geçmemek ve erteleme süresince işleyecek olup mevcut rehinle
karşılanamayan faizler teminatlandırılmak kaydıyla, rehinli taşınır veya
taşınmazın konkordato talebinden önceki bir alacak nedeniyle satışını
erteleyebilir. Ancak, bu ertelemenin yapılabilmesi için rehinli alacağın
konkordato talebinden önceki yıla ait faizlerinin ödenmiş olması lazımdır.
Borçlu ayrıca  taşınmazın veya ticarî  işletme rehni konusu unsurların
işletmenin çalışması için kendisine gerekli olduğunu ve paraya çevirmenin
ekonomik varlığını tehlikeye sokacağını gerçeğe yakın bir şekilde ispat
etmelidir.


             İlgili
rehinli alacaklılar yazılı görüşlerini konkordatonun tasdikine ilişkin
görüşmelerden önce sunmaya davet edilirler; bu alacaklılar ayrıca tasdik
duruşmasına bizzat çağırılırlar.


             Borçlu,
rehinli taşınır veya taşınmazı rızasıyla devreder, iflâs eder veya ölürse,
paraya çevirmenin ertelenmesi kendiliğinden hükümsüz hâle gelir.


             İlgili
alacaklının talebi üzerine ve borçluyu dinledikten sonra, konkordatoyu tasdik
eden hâkim paraya çevirmenin ertelenmesi kararını, alacaklı şu hâllerden
birinin mevcudiyetini gerçeğe yakın bir şekilde ispat ederse iptal eder:


             1-
Borçlu paraya çevirmenin ertelenmesini yanlış bilgiler vermek suretiyle elde
etmişse.


             2-
Serveti ve gelirleri artmış ve borcu ekonomik varlığını tehlikeye sokmadan
ödeyebilecekse.


             3-
Rehinli taşınır veya taşınmazın paraya çevrilmesi borçlunun ekonomik varlığını
artık tehlikeye sokmayacaksa.


             Kanun
yollarına başvurma(1)


             Madde
299- (2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Konkordato hakkında
verilen hükme karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde borçlu ve itiraz
eden her alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna
başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
hükümlerine göre yapılır.


 


____________________


(1)
Bu madde başlığı “Temyize müracaat:” iken,2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı
Kanunun 18 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





218-42


 


             Tasdikin
ilanı:


             Madde
300 – (18/2/1965  tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             (Değişik:
6/6/1985 - 3222/35 md.) Hüküm kesinleşince mühlet kararının yayımlandığı gazetede ilan
edilir; icra dairesi ile tapu dairesine, mahalli ticaret odalarına sanayi
odalarına ve borsalara ve borçlunun sıfatına göre evvelce ihbar edilmiş ise
ticaret sicili memurluğuna ve gemi sicil memurluğuna tebliğ olunur.(1)


             İlandan
itibaren 287 nci maddeye göre verilen mühletin hükümleri biter.


             Konkordatonun
reddinden sonra iflas ve ihtiyati haciz:


             Madde
301 – (18/2/1965 
tarihli ve 538 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             (Değişik
birinci fıkra: 17/7/2003-4949/80 md.) Konkordato tasdik olunmaz yahut
mühlet kaldırılırsa, borçlu iflâsa tâbi kişilerden olmasa bile, alacaklılardan
birinin 300 üncü maddeye göre yapılacak ilândan itibaren on gün içinde vuku
bulacak talebi üzerine borçlunun derhâl iflâsına karar verilir.


             Konkordatonun
tasdikını reddeden mahkeme, teminat aramaksızın borçlunun bütün kabili haciz
mallarının ihtiyaten haczine karar verir. Bu karar masrafı avans olarak yatıran
herhangi bir alacaklının talebiyle tatbik olunur. Yukarıdaki fıkraya göre
açılan iflas davası 264 üncü madde gereğince ihtiyati haczi tamamlıyan
merasimdendir.


             İtirazlı
alacaklar hakkında dava:


             Madde
302 – (6/6/1985  tarihli ve 3222 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ticaret
mahkemesi, konkordatonun tasdiki kararında alacakları itiraza uğramış olan
alacaklılara, dava açmak için, konkordatonun tasdiki kararının yüze karşı
verilmesi halinde tefhim, aksi takdirde tebliğ tarihinden itibaren başlamak
üzere on günlük bir müddet tayin eder. (Değişik ikinci cümle:
12/2/2004-5092/6 md.) Bu müddet içerisinde dava açmayanların teminattan
yararlanma ve konkordatoyu feshettirme hakları düşer. (Ek cümle:
17/7/2003-4949/81 md.) İcra takibi
sonucunda kesinleşmiş alacaklar ile ilâma bağlı alacaklara  ilişkin haklar
saklıdır. (2)


             Konkordatonun
hükümleri:


             Madde
303– (17/7/2003
tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Tasdik edilen konkordato,
alacakları mühlet kararından önce veya komiserin onayı olmaksızın konkordatonun
tasdikine kadar doğmuş bütün alacaklar için mecburidir. Rehinli alacaklıların
rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ile bu Kanunun 206 ncı
maddesinin birinci fıkrasında sayılan Devlet alacakları müstesnadır.


             Mühlet
içinde komiserin onayıyla akdedilmiş borçlar, malvarlığının terki suretiyle
konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta masa borcu sayılır.


             Konkordatonun
tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği, borçlunun
borçlarını nasıl ödeyeceği ve gerekirse sağlanacak teminatlar belirtilir.
Kararda komiser veya uzman bir kişi tasdik edilen konkordatonun yerine
getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini
almakla görevlendirilebilir. Bu takdirde görevlendirilen kişi, borçlunun
işletmesinin durumu ve borçlarını konkordato projesi uyarınca ödeme
kabiliyetini muhafaza  edip etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını
veren mahkemeye rapor tevdi eder; alacaklılar bu raporu inceleyebilirler.


____________________


(1)  
Bu fıkrada yer alan “ yurt sathında trajı en yüksek beş gazeteden birinde“
ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle “Mühlet
kararının yayımlandığı gazetede“ olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2) 
Bu fıkrada yer alan yedi ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 81
inci maddesiyle “on” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





218-43


            


             Konkordatonun
neticelenmiyen takipler üzerine tesiri:


             Madde
304 – (9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)  


             Konkordatonun
tasdikı konkordato mühletlerinden evvel vazolunupta henüz paraya çevrilmemiş
olan hacizleri hükümden düşürür.


             Nizalı
alacaklılara ait paralar:


             Madde
305 –(9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)  


             İcra mahkemesi emrederse nizalı
alacaklılar hakkında ayrılan paylar hüküm katileşinceye kadar borçlu tarafından
sağlam bir bankaya ve bulunmıyan yerde icra veznesine yatırılır.


             Konkordato
haricinde yapılan vaitler:


             Madde
306 – (9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)  


             Borçlu
tarafından konkordato şartlarından fazla olarak alacaklılardan birine yapılan
her vait hükme hacet kalmaksızın batıldır.


             Konkordatonun
alacaklılardan birinin müracatiyle onun hakkında feshi:


             Madde
307 – (9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)  


             Kendisine
karşı konkordato şartları ifa edilmiyen her alacaklı konkordato mucibince
iktisap etmiş olduğu yeni hakları muhafaza etmekle beraber konkordatoyu tasdik
eden mahkemeye müracaatla kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.


             (Değişik
ikinci fıkra: 2/3/2005 - 5311/19 md.) Fesih talebi üzerine verilecek hükmün
tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna
başvurulabilir.


             Konkordatonun
tamamen feshi:


             Madde
308 – (9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)  


             Her
alacaklı suiniyetle muallel bulunan bir konkordatonun feshini tasdik kararını
vermiş olan mahkemeden istiyebilir.


             299,
300 ve 301 inci maddelerin hükümleri bu halde de caridir.


             Şartları
ve hükümleri:(1)


             Madde
309 – (9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı Kanunun hükmüdür.)  


             İflasına
hükmedilmiş olan bir borçlu konkordato teklifi ederse iflas idaresi
mütalaasiyle beraber ikinci alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere
edilmek üzere alacaklılara bu teklifi bildirir.


             294
den 299 uncu ve 302 den 308 inciye kadar olan maddeler burada da tatbik olunur.
Komisere ait vazifeler iflas idaresi tarafından yapılır.


             (Değişik
üçüncü fıkra : 17/7/2003-4949/83 md.) Paraya çevirme ticaret mahkemesi
tasdik hakkında bir karar verinceye kadar ertelenir.


             (Değişik: 6/6/1985 - 3222/37 md.) Konkordato üzerine verilen karar iflas idaresine
bildirilir.


             Konkordatonun
tasdikı halinde idare iflasa hükmeden mahkemeden iflasın kaldırılmasını ister.


 


 


(1) 
Bu maddenin başlığı "İflâstan sonra konkordato" iken, 17/7/2003
tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 83 üncü maddesiyle, "Şartları ve
hükümleri" şeklinde değiştirilmiştir.





218-44


 


Madde 309/b-  birinci fıkra
– (4) numaralı bent - (17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.) 4- Alacaklılara
yönelik ilânların Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi yanında tasdik tarihinde
tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan
gazetelerden biriyle yapılacağı.(1)


Madde 309/k- ikinci fıkra - (17/7/2003 tarihli
ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.) Konkordato mühletinin verilmesi veya
mühletten önce bu Kanuna göre vuku bulan iflâsın ertelenmesi tarihleri, iptal
davası açma sürelerinin hesaplanmasında haczin veya iflâsın açılmasının yerini
tutar.


İflâsın ertelenmesi ile ilişki:


Madde 329/a- (17/7/2003 tarihli
ve 4949 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Bir sermaye şirketi veya kooperatif
fevkalâde mühlet elde ettiği takdirde, mühletin bitiminden itibaren bir yıllık
süre içinde 179 ve devamı maddeleri uyarınca iflâsın ertelenmesinden
yararlanamaz.


Bir sermaye şirketi veya kooperatifin
iflâsı 179 ve devamı maddeleri uyarınca ertelendiği takdirde, bu ertelemenin
bitiminden itibaren bir yıllık süre içinde fevkalâde mühlet verilemez.


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


____________________


(1)
Bu bentte yer alan "yurt düzeyinde yayınlanan tirajı en yüksek beş
gazeteden" ibaresi, 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 7 nci
maddesiyle "tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı
yapılan gazetelerden" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 





219


 


                
2004 SAYILI
KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN


                                
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE


 


 
Kanun                                                                                                                        
Yürürlüğe


    
No.                              
Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler                     
giriş tarihi


               
                                                                                                               
                         


    
2228                                                          
–                                                     
    31/5/1933


    
3890                                                          
–                                                                
9/9/1940


    
6763                                                          
–                                                                
1/1/1967


        
51                                                          
–                                                                
1/6/1962


      
538                                                          
–                                                                
6/6/1965


    
1045                                                          
–                                                              
28/3/1968


    
1475             9
uncu bölümde yeralan ceza hükümleri dışında kalan
hükümler        12/11/1970  


                                                                                                                                          
1/9/1971


    
2494                                                          
–                                                              
18/8/1981


    
3222                                                          
–                                                              
15/7/1985


 


 


 


 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?