2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

KanunNo: 2004

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

İCRA VE
İFLAS KANUNU[1][2]


 


Kanun
Numarası                              : 2004


Kabul
Tarihi                                     : 9/6/1932


Yayımlandığı
Resmî Gazete            : Tarih:
19/6/1932            
Sayı: 2128


Yayımlandığı
Düstur                       : Tertip: 3    Cilt:
13         Sayfa: 426


 


 


BİRİNCİ BAP


Teşkilat ve muhtelif hükümler


 


İcra daireleri:[3]


Madde
1 – (Değişik: 2/7/2012-6352/1 md.)


Her asliye mahkemesinin
yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur.


Her icra dairesinde
Adalet Bakanlığı tarafından atanacak bir icra müdürü, yeteri kadar icra müdür
yardımcısı, icra katibi ile adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları
tarafından görevlendirilecek mübaşir ve hizmetli bulunur.


(Ek üçüncü
fıkra:24/11/2021-7343/1 md.) İş yoğunluğunun veya personel sayısının fazla olduğu icra
dairelerinde dairenin düzenli, uyumlu ve verimli bir şekilde çalışmasını
sağlamak amacıyla Adalet Bakanlığı tarafından icra müdür ve müdür yardımcıları
arasından, icra müdürünün yetkilerini haiz bir icra başmüdürü görevlendirilebilir.
Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, yönetmelikle düzenlenir.


İcra müdür ve icra müdür
yardımcıları, Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılacak yazılı sınav ve Adalet
Bakanlığı tarafından yapılacak sözlü sınav sonucuna göre atanırlar. İcra
katipleri arasından Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılacak yazılı sınav ve
Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak sözlü sınav sonucuna göre de icra müdür
veya icra müdür yardımcılığı kadrolarına atama yapılabilir. 


İcra katipliğine ilk defa
atanacaklar, kamu görevlerine ilk defa atanacaklar için yapılacak merkezî
sınavda başarılı olanlar arasından Adalet Bakanlığı veya Bakanlığın bu konuda yetki vereceği adli yargı
ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından yapılacak uygulama ve sözlü
sınav sonucuna göre; unvan değişikliği suretiyle atanacaklar ise uygulama ve
sözlü sınav sonucuna göre atanırlar. Unvan değişikliği suretiyle icra
katipliğine atanacaklar tahsis edilen kadronun yüzde ellisini geçemez.[4]


İcra müdür ve icra müdür
yardımcıları ile icra katiplerinin, yazılı sınav, sözlü sınav, görevlendirme,
nakil, unvan değişikliği, görevde yükselme ve diğer hususları yönetmelikle
düzenlenir.


İcra dairelerinde,
gerektiğinde, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde,
adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından zabıt katibi,
mübaşir ve hizmetli görevlendirilir.


İcra müdürü, icra müdür
yardımcısı veya icra katibinin herhangi bir nedenden dolayı yokluğu halinde görev
ve yetkileri, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından
görevlendirilecek yazı işleri müdürü veya zabıt katibi tarafından yerine
getirilir.


Adalet Bakanlığı, icra
dairelerini bir arada bulundurmaya ve aynı icra mahkemesine bağlamaya yetkilidir.


 


İflas daireleri:


Madde
2 – Her
asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumu kadar iflas dairesi bulunur.


Birinci
madde iflasları daireleri hakkında da caridir.


 


İcra
iflas dairelerinin birleştirilmesi:


Madde
3 – İcra
ve iflas işleri bir dairede birleştirilebilir.


 


İcra
daireleri başkanlığı:


MADDE 3/a- (Ek:24/11/2021-7343/2 md.)


İş
yoğunluğunun veya icra dairesi sayısının fazla olduğu illerde Adalet Bakanlığı
tarafından, yetki çevresi de belirlenmek suretiyle bir veya birden fazla icra
daireleri başkanlığı kurulabilir.


Başkanlıkta
bir başkan ile yeteri kadar başkan yardımcısı bulunur. Başkan birinci sınıf
olmuş, başkan yardımcısı ise birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hâkim ve
Cumhuriyet savcıları arasından muvafakatleri alınarak Bakanlıkça atanır. Ayrıca
başkanlıkta, yeteri kadar icra başmüdürü, icra müdürü, icra müdür yardımcısı,
icra kâtibi ve memur Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilir.


İcra daireleri
başkanı ve başkan yardımcıları hakkında, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde
24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun Adalet
Bakanlığı merkez kuruluşunda çalışan hâkimlere ilişkin hükümleri uygulanır.


Başkanlık,
icra dairelerinin gözetim ve denetimlerini yapar, idari işlerine bakar;
mevzuatla verilen görevleri yerine getirir.


Bu madde hükmü
iflas daireleri ile iflas dairelerinde çalışan görevliler hakkında da
uygulanır.


Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan
yönetmelikle belirlenir.


 


İcra mahkemesi:


Madde
4 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


(Değişik birinci
fıkra: 17/7/2003-4949/1 md.) İcra ve iflâs dairelerinin muamelelerine karşı yapılan
şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hâkimi yahut kanun gereğince
bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır. İş durumunun gerekli
kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet
Bakanlığınca icra mahkemesinin birden fazla dairesi kurulabilir. Bu durumda
icra mahkemesi daireleri numaralandırılır. İcra mahkemesinin birden fazla dairesi
bulunan yerlerde iş dağılımı ve buna ilişkin esaslar, Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunca belirlenir. Her icra mahkemesi hâkimi, kendisine Adlî Yargı
Adalet Komisyonu Başkanlığınca dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflâs
dairelerinin muamelelerine yönelik şikâyetleri ve itirazları inceler, icra daireleri başkanlığı
kurulmayan yerlerde bu
dairelerin gözetim ve denetimlerini yapar, idarî işlerine bakar.[5]


İcra yetkisini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine
karşı vuku bulacak şikayet ve itirazların icra mahkemesi o mahkemenin
hakimidir.


 


Sorumluluk:


Madde
5 – (Değişik: 6/6/1985-3222/1 md.)


İcra
ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak
idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan
görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.


 


Zimmet:


Madde
6 – (Değişik: 6/6/1985-3222/2 md.)


İcra
dairesine tevdi veya bu dairece tahsil olunan veya muhafaza altına alınan
paraların, ilgili memur tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete
geçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden ve tazmin yolunda bir hükme
hacet kalmaksızın hazine tarafından derhal icra veznesine yatırılır. Devletin
asıl sorumlulara rücu hakkı saklıdır.


 


Zarar
ve ziyan davasının zamanaşımı:


Madde
7 – Zarar
ve ziyan davası, mutazarrır olan tarafın zararı öğrendiği günden bir sene ve
her halde zarar ve ziyanı mucip fiilin vukuundan on sene geçmesiyle
zamanaşımına uğrar.


Şu
kadar ki zarar ve ziyan cezayı mucip bir fiilin neticesi olupta ceza kanunları
bu fiili daha uzun bir müddetle zamanaşımına tabi tutmakta ise hukuk davasında
da ceza zamanaşımı cari olur.


 


Tutanaklar:


Madde
8 – (Değişik: 18/2/1965-538/4 md.)


İcra
ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerine vakı talep ve beyanlar
hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep ve beyanların altları
ilgililer ve icra memuru veya yardımcısı veya katibi tarafından imzalanır.


(Ek
fıkra: 2/7/2012-6352/2 md.) İcra ve iflas
dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılır.


İlgililer
bu tutanakları görebilir ve bunların örneğini alabilir.


İcra
ve iflas dairelerinin tutanakları, hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir.


 


Elektronik
işlemler:[6]


Madde 8/a – (Ek: 2/7/2012-6352/3 md.)


İcra ve iflas
dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı
Ağı Bilişim Sistemi kullanılır; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, Ulusal
Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.


Usulüne göre güvenli
elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler senet hükmündedir. Güvenli
elektronik imza, elle atılan imza ile aynı ispat gücünü haizdir. Güvenli elektronik
imza, kanunlarda güvenli elektronik imza ile yapılamayacağı açıkça belirtilmiş
olan işlemler dışında, elle atılan imza yerine kullanılabilir. Güvenli
elektronik imzayla oluşturulan belge ve kararlarda, kanunlarda birden fazla
nüshanın düzenlenmesi ve mühürleme işlemini öngören hükümler uygulanmaz.


Zorunlu nedenlerden
dolayı fiziki olarak düzenlenen belge veya kararlar, yetkili kişilerce güvenli
elektronik imzayla imzalanarak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine aktarılır ve
gerektiğinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla ilgili birimlere
iletilir. Bu şekilde elektronik ortama aktarılarak ilgili birimlere iletilen
belge ve kararların asılları, gönderen icra ve iflas dairesinde saklanır,
ayrıca fiziki olarak gönderilmez. Ancak, belge veya kararın aslının incelenmesinin
zorunlu olduğu hâller saklıdır. 


Elektronik ortamdan
fiziki örnek çıkartılması gereken hâllerde, icra müdürü veya görevlendirdiği
personel tarafından belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek, imzalanır ve
mühürlenir.


Elektronik ortamda yapılan
işlemlerde süre gün sonunda biter.


(Ek
fıkra:6/12/2018-7155/10 md.) Alacaklı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden bu
sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla dosya safahat bilgileri ile
borçlunun mal, hak veya alacağını elli kuruş karşılığında sorgulayabilir (…)[7].
Bu miktar her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit
ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır. Adalet Bakanlığı yeniden değerleme
oranında artırılan ücreti beş katına kadar artırmaya ve azaltmaya ayrıca gün ve
dosya esaslı olmak üzere belirli sayıdaki sorgulamayı ücretten istisna tutmaya
yetkilidir. Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden bu ücret alınmayacağı
gibi alacaklının bir gün içinde aynı dosya üzerinden beş kez yapacağı sorgudan
da ücret alınmaz. Bu kapsamda alınacak ücret Adalet Bakanlığının belirleyeceği
usule göre tahsil edilir ve takip gideri olarak borçluya yüklenemez.


Elektronik işlemlerin
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla yapılmasına dair usul ve esaslar,
Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.


 


Paranın
ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası:[8]


Madde
9 – (Değişik: 2/7/2012-6352/4 md.)


İcra ve iflas dairelerine
yapılacak her türlü nakdî ödeme, Adalet Bakanlığı tarafından uygun görülecek bankalarda
icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yapılır. Haciz sırasında, borçlu veya
üçüncü kişiler tarafından yapılan ödeme nedeniyle tahsil edilen paralar, en geç
tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar
banka hesabına yatırılmak üzere icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilir.


İcra ve iflas
dairelerince yapılması gereken her türlü nakdî ödeme, ilgilisinin gösterdiği
banka hesabına aktarılmak üzere, icra müdürü tarafından resen bankaya verilecek
talimat gereği yapılır. Talimat, paranın icra ve iflas dairesi hesabına
yatırılmasını takip eden en geç üç iş günü sonuna kadar verilir.


İcra ve iflas daireleri
aldıkları kıymetli evrak ve değerli şeyleri kasalarında, zorunlu hâllerde ise
kiralanacak banka kasalarında muhafaza ederler.


 


İş görmekten memnuiyet:


Madde
10 – (Değişik: 18/2/1965-538/6 md.)


İcra
ve iflas işlerine bakan memur ve müstahdemler


1.
Kendisinin,


2.
Karı veya kocasının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruunun veya üçüncü
derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve sıhri civar
hısımlarının,


3.
Kanuni mümessili veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu bir şahsın,


Menfaati
olan işleri göremeyip derhal icra mahkemesine
haber vermeye mecburdur. İcra mahkemesi
müracaatı yerinde görürse o işi diğer bir memura, bulunmıyan yerlerde
katiplerinden birine verir.


 


İcra
mahkemesi hâkiminin reddi[9]


Madde 10/a – (Ek: 18/2/1965-538/7
md.; Değişik: 2/3/2005-5311/1 md.)


İcra mahkemesi hâkimi
reddedildiği takdirde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki hükümler uygulanır.
Ret talebinde bulunan, dilekçesinde ret sebeplerini delilleri ile birlikte
bildirmek zorundadır.


Ret talebinin reddi
hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvurulması, hâkimin işe bakıp karar
vermesine engel değildir. Ret talebinin reddi hakkındaki kararın kaldırılması
hâlinde reddedilen hâkimin verdiği karar yerine getirilmez. Bu durumda dosya,
bölge adliye mahkemesince icra mahkemesinin başka bir dairesine, o yerde icra
mahkemesinin başka bir dairesi yoksa en yakın icra mahkemesine gönderilir. 40
ıncı madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.


 


Memnu işler:


Madde
11 – Tetkik vazifesini gören hakimler ve icra ve iflas
memur ve müstahdemleri, dairelerince takip edilmekte olan bir alacak veya
satılmakta bulunan bir şey hakkında kiminle olursa olsun kendileri veya
başkaları hesaplarına bir akit yapamazlar. Yaparlarsa hükümsüzdür.


 


İcra
dairesine ödeme:


Madde
12 – (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)


 


Gözetim
ve denetim:


Madde
13 – (Değişik: 6/6/1985-3222/3 md.)


(Değişik birinci
cümle: 17/7/2003-4949/2 md.) İcra ve iflâs daireleri, 4 üncü maddedeki esaslara göre icra daireleri
başkanlığının, bu başkanlığın kurulmadığı yerlerde icra mahkemesi hâkiminin daimî
gözetimi ve denetimi altındadır. Bu daireler Cumhuriyet savcıları ve adalet
müfettişleri vasıtası ile denetime tabi tutulur. Cumhuriyet savcıları bu
daireleri yılda en az bir defa denetlerler.[10]


İcra
ve iflas memur ve yardımcılarının disiplin cezasını gerektiren fiil ve
hallerinden dolayı, haklarında Devlet Memurları Kanununun disiplin cezalarına
ilişkin hükümleri uygulanır.


 


Birinci
teftiş:


Madde
13/a – (Ek: 18/2/1965-538/9 md.)


13
üncü maddeye göre Cumhuriyet savcılarınca ilk defa yapılacak teftişin, geçen
bir yıllık işlemlere şamil olmak üzere her sene Ocak ayı içinde yapılması ve
düzenlenecek raporların birer örneğinin icra ve iflas dairesi ile Cumhuriyet
savcılığında saklanması (…)[11]
gereklidir.


Teftişlerin
yapılması, savcılıkların açık olması hallerinde bunun kimler tarafından yerine
getirileceği ve teftiş raporlarının nasıl düzenleneceği yönetmelikte
belirtilir.


 


Yönetmelik
ve yargıtay kararları:


Madde
14 – (Değişik: 18/2/1965-538/10 md.)


Bu
kanunun uygulama şekli (…)12, icra ve iflas
daireleri ile icra mahkemelerinde tutulacak
defterlerle dosyaların ve diğer basılı kağıtların düzenlenme şekilleri Adalet
Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle tayin ve tesbit olunur.[12]


(İkinci
fıkra mülga: 6/6/1985-3222/47 md.)


(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/3 md.)
Yargıtay, icra ve iflâs işlerine ait kararların tamamını düzenli olarak yayımlar.
Buna ilişkin esaslar Yargıtay tarafından yönetmelikle düzenlenir.


 


Harçlar:


Madde
15 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


İcra
ve iflas harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç
ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet
kalmaksızın tahsil olunur.


İcra
takiplerinde, müzahereti Adliye kararları takibe yetkili icra
mahkemesi tarafından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve
müteakip maddelerine tevfikan ittihaz olunur.


 


Şikayet
ve şartlar:


Madde
16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


Kanunun
hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas
dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya
hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine
şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün
içinde yapılır.


Bir
hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından
dolayı her zaman şikayet olunabilir.


 


Şikayet
üzerine yapılacak muameleler:


Madde
17 – Şikayet icra mahkemesince,
kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir.


Memurun
sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.


 


Yargılama
usulleri:


Madde
18 – (Değişik: 18/2/1965-538/11 md.)


(Değişik birinci fıkra:
2/7/2012-6352/6 md.) İcra
mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit
yargılama usulü uygulanır.


Şu
kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi icra
mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle de olur.


(Değişik üçüncü fıkra:
17/7/2003-4949/4 md.) Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi
yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek 
olup  olmadığını  takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü
takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile
gereken kararı verir. Duruşma yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine
geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar,
ancak zorunluluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir.


 


MÜDDETLER


 


Başlaması ve bitmesi:


Madde
19 – (Değişik: 18/2/1965-538/12 md.)


Gün
olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz.


Ay
veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeye
başlamış ise biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın
sonunda böyle bir gün yoksa ayın son gününde biter. (Ek cümle:2/3/2024-7499/1 md.) Müddet,
hafta olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen
günde biter.


Bir
müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takibeden
günde biter.


Müddet,
son günün tatil saatinde bitmiş sayılır.


 


Müddetlerin
değiştirilmemesi:


Madde
20 – Bu kanunun tayin eylediği müddetleri değiştiren bütün
mukaveleler hükümsüzdür. Ancak her hangi bir müddetin geçmesinden istifade
hakkı olan borçlu bu hakkından vazgeçebilir. Bu vazgeçme üçüncü şahıslara tesir
etmez.


 


İcra
tebliğleri:


Madde
21 – (Değişik: 18/2/1965-538/13 md.)


İcra
dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre
olur. Bu tebliğler makbuz karşılığında doğrudan doğruya tevdi suretiyle de
yapılabilir.


İlamda
ve 38 inci maddeye göre ilam hükmünde sayılan belgelerle ipotek senedinde
yazılı olan adresi değiştiren alacaklı veya borçlu; keyfiyeti birbirlerine noter
vasıtasiyle bildirmiş olmadıkça, tebligat aynı adrese yapılır ve bu adreste
bulunmadığı takdirde Tebligat Kanununun 35 inci maddesi uygulanır.


Adres
değişikliği, yukarıdaki fıkra gereğince alacaklı veya borçlu tarafından diğer
tarafa tebliğ olunduğu halde eski adrese tebligat yaptırarak Tebligat Kanununun
35 inci maddesinden faydalanmış olan taraf bu suretle diğer tarafa verdiği
bütün zararları yüzde 15 fazlasiyle ödemeye mecbur olduğu gibi hakkında 343
üncü maddedeki ceza da uygulanır.


 


İcranın
durdurulması:


Madde
22 – Şikayet, icra mahkemesince
karar verilmedikçe icrayı durdurmaz.


 


Kanundaki
Istılahlar:


Madde
23 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)


Bu Kanunun
uygulanmasında;


1. “İpotek” tabiri
ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, eski hukuk hükümlerine
göre tesis edilmiş taşınmaz rehinlerini, taşınmaz mükellefiyetlerini, bazı
taşınmazlar üzerindeki hususî imtiyazları ve taşınmaz eklenti üzerine rehin
muamelelerini,


2. “Taşınır rehni”
tabiri, teslime bağlı rehinleri, Türk Medenî Kanununun 940 ıncımaddesinde
öngörülen rehinleri, ticarî işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair
haklar üzerindeki rehinleri,


3. Sadece “Rehin” tabiri,
“ipotek” ve “taşınır rehni” tabirlerine giren bütün taşınır ve taşınmaz rehinlerini,


ihtiva eder.


Açıkça öngörülen
istisnalar dışında, bayrağına ve bir sicile kayıtlı olup olmadığına
bakılmaksızın bütün gemiler hakkında bu Kanunun taşınırlara ilişkin hükümleri
uygulanır. Bu Kanun uyarınca gemi siciline verilecek şerhler, Türk Ticaret
Kanununun 977 nci maddesi hükmüne tâbidir.


 


İKİNCİ BAP


İlamların İcrası


 


I.
Para ve Teminattan başka Borçlar Hakkında İlamların İcrası:


Taşınır teslimi:


Madde
24 – (Değişik: 18/2/1965-538/14 md.)


Bir
taşınırın teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir
icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder.


İcra
emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa mümesillerinin adları ve soyadları ile
şöhret ve yerleşim yerleri hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunun şeyin
neden ibaret olduğu, ilamın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya
istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın
geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı
yazılır.[13]


Borçlu,
bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan taşınır veya misli yedinde
bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir.


Yedinde
bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine
hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Taşınır malın değeri, ilamda
yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra memuru tarafından
haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur.[14]


Hükmolunan
taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmıyan yerlerde icra memuru
tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir.


İlgililerin
bu hususta icra mahkemesine
şikayet hakları vardır.


(Mülga
yedinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)


 


Çocuk
teslimi:


Madde
25 – (Mülga:24/11/2021-7343/32 md.)


 


Çocukla
şahsi münasebet tesisine dair ilamin icrası:


Madde 25/a – (Ek: 18/2/1965-538/15
md.) (Mülga:24/11/2021-7343/32 md.)


 


Çocuk teslimine ve çocukla kişisel
ilişki kurulmasına dair ilâmların icrasında uzman bulundurulması:


Madde 25/b- (Ek: 17/7/2003-4949/7 md.) (Mülga:24/11/2021-7343/32
md.)


 


Taşınmaz tahliye ve
teslimi:


1 – Borçlunun elinde
ise:


Madde
26 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)


Bir taşınmazın tahliye ve
teslimine dair olan ilam, icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede
yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde
hükmolunan şeyin teslimini emreder.


Borçlu taşınmazı işgal
etmekte iken bu emri tutmazsa, ilamın hükmü zorla icra olunur.


Alacaklıya teslim olunan
taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet
kalmadan zorla çıkarılır.


Taşınmazın içinde bulunup
da ilamda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve hazır değilse
vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye
tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkûr eşya masrafı ileride
borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya
alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine
borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değil ise otuz gün içinde eşyayı
almaktan veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum görülürse icra müdürü
icra mahkemesinin kararıyla bunları satıp tutarından masrafı ifa eder. Fazla
kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri
belirlenen bankalardan birine yatırılır.


 


2 – Taşınmaz üçüncü
şahıs elinde ise:


Madde
27 – Taşınmaz, üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve
hükümden evvel tapuya tescil edilmiş bir akte müsteniden işgal edilmekte ise
alacaklı borçlunun o şahsa karşı malik olduğu hakları haiz olur. Bu şıkkı
ihtiyar etmezse borçlusuna karşı tazminat davası açabilir. Şu kadar ki suiniyet
sahibi üçüncü şahıslara karşı umumi hükümler mahfuzdur.


(Ek:
29/6/1956-6763/42 md.; Mülga ikinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)


 


Taşınmaz
davalarında hükümlerin tapu sicil dairesine tebliği:[15]


Madde
28 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)


Taşınmaz davalarında
davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme davacının talebine hacet
kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hulasasını tapu sicili dairesine
bildirir. İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmazın kaydına şerh verir. Bu
şerh, Türk Medeni Kanununun 1010 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne
tâbidir.


Taşınmaz davası üzerine
verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme, derhal bu hükmün
hulasasını da tapu sicili dairesine bildirir.


 


Taşınmaz hakkındaki
hükümden sonra yedin tebeddülü:


Madde
29 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)


Hükmün tapu sicili
dairesine bildirilmesinden sonraki tebeddüllerin icra muamelelerine tesiri
olmaz. Hükümde gösterilen şey kimin elinde ise ondan alınıp alacaklıya teslim
olunur.


Şu kadar ki, o yerde
bulunan üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış olmayıp onu doğrudan
doğruya işgal etmekte bulunduğunu bildiren bir tapu sicili kaydı gösterirse
mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu
müddet içinde dava açılırsa icra geri bırakılır.


 


Bir işin yapılmasına
veya yapılmamasına dair olan ilamlar:[16]



Madde
30 – Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine
verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği
suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin
edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi
yapmağı emreder.


Borçlu
muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından
yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazımgelen
masraf icra memuru tarafından ehlivukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde
hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere
ifasına alacaklı muvafakat ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat
etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile
paraya çevrilerek o iş yaptırılır.


İlam,
bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi tarafından ilamın
hükmü borçluya aynı müddetli bir emirle tebliğ olunur. Bu emirde ilam hükmüne
muhalefetin 343 üncü maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır.


(Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/9
md.) Bir işin
yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilâm hükmü yerine getirildikten sonra
borçlu, ilâm hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden
ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilâm hükmü tekrar zorla yerine getirilir.


 


İrtifak haklarına
mütedair ilamlar:[17]


Madde
31 – (Değişik: 14/1/2012-6103/41 md.)


Bir irtifak hakkının
kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam icra dairesine
verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde yedi günlük bir icra emri
gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.


 


Gemilere ve bunlarla
ilgili aynî haklara ilişkin ilamların icrası:


Madde 31/a – (Ek: 14/1/2011-6103/41 md.)


Bayrağına ve sicile
kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemilere ve bunlarla ilgili aynî
haklara ilişkin kararlar, kesinleşmedikçe icra edilemez.


Sicile kayıtlı Türk
gemilerine ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin davalarda davacının lehine
hüküm verilirse, mahkeme, davacının istemine gerek kalmaksızın, hükmün tefhimi
ile birlikte özetini gemi sicili müdürlüğüne bildirir. Hüküm, gemi siciline
şerh edilir. Davada verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse,
mahkeme, bu hükmün özetini de gemi sicili müdürlüğüne derhal bildirir. Sicile
kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün yabancı bayraklı gemiler bakımından
mahkeme, bu fıkrada öngörülen bildirimleri, geminin bayrağını taşıdığı devletin
en yakın konsolosluğuna yapar. Hükmün gemi siciline şerh edilmesinden sonra
geminin zilyetliğini elde eden kişi aleyhine yeni bir ilâm alınmasına gerek
olmadan, üçüncü fıkraya göre işlem yapılır.


Bayrağına ve sicile kayıtlı
olup olmadığına bakılmaksızın bir geminin tahliye ve teslimine ilişkin ilâm,
icra dairesine verilince icra müdürü, bir icra emri tebliği suretiyle borçluya
yedi gün içinde o geminin teslimini emreder. İcra emrinde; alacaklı ve
borçlunun ve varsa temsilcilerinin adları ve soyadları ile yerleşim yerleri,
hükmü veren mahkemenin ismi ile tahliye ve teslimine hükmolunan geminin
kimliği, ilâmın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf ya da
temyiz yahut iadei muhakeme yoluyla görülmekte olduğu mahkemeden icranın geri
bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebrî icraya devam olunacağı
yazılır.


Borçlu, gemiye zilyet
olduğu hâlde bu emri yerine getirmezse, ilâmın hükmü zorla tenfiz olunur.
Borçlu geminin zilyedi değilse, alacaklı aşağıda yazılı seçimlik haklardan
birini kullanabilir:


1. Alacaklı, geminin
ilâmda yazılı değerinin alınmasını isteyebilir. Borçlu bu değeri ödemezse
ayrıca icra emri tebliğine gerek kalmaksızın, söz konusu değer kendisinden
haciz yoluyla tahsil olunur. Geminin değeri, ilâmda yazılı olmadığı ve taraflar
bu değer üzerinde anlaşamadıkları takdirde, icra müdürü tarafından seçilecek
bilirkişi heyetine tespit ettirilir. Bilirkişi heyeti geminin kıymet takdiri
sırasındaki değerini esas alır.


2. Alacaklı, gemiye
zilyet olan üçüncü kişiye karşı borçlunun sahip olduğu hakları kullanabilir. Şu
kadar ki, üçüncü kişi, davadan sonra ve hükümden önce gemi siciline tescil
edilmiş bir sözleşmeye dayanarak gemiye zilyet ise (1) numaralı bent hükmü
uygulanır.


Alacaklıya teslim olunan
gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu veya üçüncü kişi, ayrıca
hükme gerek kalmadan zorla çıkarılır.


Gemide bulunup da ilâma
dahil olmayan eşya, çıkarılarak borçluya teslim ve bu kişi hazır değilse
vekiline tevdi olunur. Bunlardan hiçbiri bulunmazsa mezkûr eşya, masrafı
ileride borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde
veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak
tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş, değil ise otuz gün
içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten kaçınırsa yahut gerek görülürse,
icra müdürü, icra mahkemesinin kararıyla bunları satıp tutarından masrafı öder;
fazlası kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte
nitelikleri belirlenen bankalardan birine yatırır.


Sicile kayıtlı Türk
gemileri üzerinde ipotek veya intifa hakkının kurulmasına veya kaldırılmasına
ilişkin ilâm, icra dairesine verilince, icra müdürü, üçüncü fıkrada yazılı
şekilde yedi günlük bir icra emri gönderir. Borçlu emri yerine getirmezse,
ilâmın hükmü zorla icra olunur.


Gemiye ilişkin bir işin
yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ve önceki fıkra hükümlerine girmeyen
ilâmların icrası hakkında 30 uncu madde uygulanır.


 


II.
Para ve Teminat Verilmesi Hakkındaki İlamların İcrası:


İcra emri ve muhtevası:


Madde
32 – (Değişik: 18/2/1965-538/16 md.)


Para
borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra
memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede
yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet
yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan
teminat verilmezse icra mahkemesinden
veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden
icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı
ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve
bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata
muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.[18][19]


(Ek
fıkra: 2/7/2012-6352/7 md.) Yabancı devlet aleyhine
başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde uluslararası
andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar hakkında
cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir.


 


İcranın
geri bırakılması:


Madde
33 – (Değişik: 18/2/1965-538/17 md.)


İcra emrinin tebliği üzerine borçlu
yedi gün içinde dilekçe ile icra
mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına
uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında
bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya
usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde
veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri
bırakılır.


İcra
emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya
zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan
itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya
tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.


İcra
mahkemesi, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu
ancak istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılıyacak
nakit veya icra mahkemesince
kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut
muteber bir banka kefaleti göstermek şartiyle istinaf veya temyiz yoluna
başvurabilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine
istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde yeter malı haczedilmişse bu
fıkrada yazılı teminatı göstermeye lüzum yoktur.[20]


Borçlu
olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince
istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır.


 


İlamın
zamanaşımına uğradığı iddiası:


Madde
33/a – (Ek: 18/2/1965-538/18 md.)


İlamın
zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı
iddiaları icra mahkemesi tarafından
resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya
devamına karar verilir.


Alacaklı,
icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra,
zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi
mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına
uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.


İcranın
devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da
uygulanır.


 


III.
Müşterek Hükümler:


İcranın
nereden isteneceği:


Madde
34 – İlamların icrası her icra dairesinden talep
olunabilir. Alacaklı yerleşim yerini değiştirirse takibin yeni yerleşim yerini
icra dairesine havalesini isteyebilir.


 


Takibin
başlaması:


Madde
35 – Takip, ilamın icra dairesine tevdii ile başlar.
İstiyen alacaklıya kayıt numarasını mübeyyin bedava ve pulsuz bir ilmühaber
verilir.


 


İcranın
geri bırakılması için verilecek süre[21]


Madde
36 – (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.)


İlâma karşı istinaf veya
temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie
depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra
mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya
taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan
para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra
mahkemesinden karar
alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre
ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.[22]


Borçlu, Devlet veya adlî
yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.


(Değişik üçüncü
fıkra:24/11/2021-7343/5 md.) Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince
icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra
dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.


Nafaka hükümlerinde böyle
bir süre verilemez.


Bölge adliye mahkemesince
başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar
verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın
mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.[23]


Bölge
adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan
reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının
istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para
alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya
çevrilir. (Ek cümle:24/11/2021-7343/5 md.) Bölge
adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun
açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın
geri bırakılması kararının etkisi devam eder. İlâm alacaklısının
teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.[24]


 


Haciz
veya iflas istemek yetkisi:


Madde
37 – İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu
ödemiyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olupta
alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir.


 


İlam
mahiyetini haiz belgeler:


Madde
38 – (Değişik: 18/2/1965-538/20 md.)


Mahkeme
huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim
edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki
kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra
kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.[25]


 


Zamanaşımı:


Madde
39 – İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene
geçmekle zamanaşımına uğrar.


Noter
senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret
kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.


 


İcranın
iadesi:


Madde 40 – (Değişik
birinci fıkra: 2/3/2005-5311/7 md.) Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya
temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.


(Değişik ikinci fıkra:
2/3/2005-5311/7 md.) Bir
ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya
yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra
takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla
tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski
hâline iade olunur.


Ancak
üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez.


 


Umumi
hükümler:


Madde
41 – Kanunun bu ikinci babında yazılı hükümlere mugayir
olmıyan diğer hükümleri ilama müstenit takiplerde de cereyan eder.


 


ÜÇÜNCÜ BAP


İlamsız
takip


 


I. TAKİBİN MUHTELİF TARZLARI:


Para borcu ve teminat için takip:


Madde
42 – Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine
dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoliyle veya rehnin
paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder.


(Ek fıkra:
2/7/2012-6352/8 md.) Yabancı
devlet aleyhine ilamsız takip yoluna başvurulamaz.


(Ek fıkra:
15/8/2017-KHK-694/8 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdari yargının görev alanına giren
konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz.


 


İflasa tabi şahıslar
hakkındaki takip:


Madde
43 – (Değişik 18/2/1965-538/21 md.)


İflas
yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler
hakındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları
halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında
yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte
bulunabilir.


Bu
yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp
harc ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir.


 


Ticareti
terk edenler:


Madde
44 – (Değişik: 18/2/1965-538/22 md.)


Ticareti
terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline
bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini
gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili
memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların
bulunduğu yerlerde de mütat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan
masraflarını ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.


Bu
ilan tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında
iflas yolu ile takip yapılabilir.


Ticareti
terk eden tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müddetle haczi
kabil malları üzerinde tasarruf edemez.


Üçüncü
şahısların zilyedlik ve tapu sicili hükümlerine dayanarak iyi niyetle elde
ettiği haklar saklıdır. Ancak karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya
sıhren ikinci dereceye kadar (Bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle
evlatlık arasındaki iktisaplarda iyi niyet iddiasında bulunulamaz.


(Değişik beşinci fıkra:
17/7/2003-4949/11 md.) Mal beyanını alan merci, keyfiyeti tapu veya gemi sicil daireleri ile
Türk Patent Enstitüsüne bildirir. Bu bildiri üzerine sicile, temlik hakkının
iki ay süre ile tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet ayrıca Türkiye
Bankalar Birliğine de bildirilir.


Bozulmaya
maruz veya muhafazası külfetli olan veya tayin edilen kanuni müddet içinde
değerinin düşmesi kuvvetle muhtemel bulunan mallar hakkında, tacirin talebi
üzerine, mahkemece icra memuru marifetiyle ve bu kanun hükümleri dairesinde bu
malların satılmasına ve bedelinin 9 uncu maddede yazılı bir bankaya depo
edilmesine karar verilebilir.


 


Rehin
ve ipotekle temin edilmiş alacaklar:


Madde
45 – Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa
tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle
takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan
alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.


(Ek Fıkra:
21/2/2007-5582/1 md) 2499
sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan
konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin edilmiş alacaklar ile Toplu Konut
İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, rehnin
paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir veya haciz yoluna başvurulabilir.


Police
ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur.


İpotekle
temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intihabına ve
borçlunun sıfatına göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflas yollarına
müracaat olunabilir.


(Ek
fıkra: 27/5/1933-2228/1 md.; Mülga: 29/6/1956-6763/42 md.)


 


Haciz
yoliyle takip:


1 – Umumiyetle:


Madde
46 – Takip diğer bütün hallerde haciz yoliyle yapılır.
Borçlu tüccar sıfatını yeni iktisap etmişse bundan evvel aleyhinde talep
edilmiş hacizler iflasına hükmolunmadıkça eskisi gibi icra olunur.


 


2
– Hukuku amme boçları:


Madde
47 – Para cezasiyle diğer hukuku amme borçlarının takibi
hakkındaki kanunlar hükmü mahfuzdur. Şukadar ki, Devletin bir akitten veya
haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında bu kanunun hükümleri cereyan eder.


 


Zabıt
ve müsadere edilen eşyanın paraya çevrilmesi:


Madde
48 – Devletin cezai ve mali kanunları mucibince zabıt ve
müsadere edilmiş olan şeylerin paraya çevrilmesi o kanunların hükümlerine göre
yapılır.


 


Rehin
karşılığı ödünç verenler:


Madde
49 – (Değişik: 18/2/1965-538/23 md.)


Rehin
karşılığı yapılan ödünç verme işlerinde Medeni Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti
Ziraat Bankası ve Türkiye Emlak Kredi Bankasının özel kanunlarında paraya
çevirmeye dair hükümleri saklıdır.


 


II.
YETKİ


Yetki ve itirazları:


Madde
50 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


Para
veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas
olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.


Yetki
itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra
mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette
karara raptolunur.


İki
icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.


 


III.
TATİLLER VE TALİKLER


Tatiller:


1 – Bütün borçlular hakkında:


Madde 51 – (Değişik:
18/2/1965-538/24 md.)


Güneşin
batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki
devrede (Gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. Ancak,
gece iş görülen yerlerde gece vakti hasılat haczi mümkündür. Tatil günlerinde
haciz ve tebligat yapılabileceği gibi muhafaza tedbirleri de alınabilir.
Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti dahi haciz yapılması caizdir.


Bir
borçlu hakkında kanunda gösterilen sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya
konkordato için mühlet verilmiş ise, o borçluya karşı takip muamelesi
yapılamaz.


 


2
– Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde:


Madde
52 – Karısı yahut kocası ve kan ve sıhriyet itibariyle usul
veya füruundan birisi ölen bir borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber
üç gün için talik olunur.


 


3
– Terekenin borçlarında:


Madde
53 – Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç
gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta
Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır.


İcra
takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi
tasfiyeye tabi tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis
olunmamışsa borçlu hayatta olsaydı hangi usul tatbik olunacak idi ise terekeye
karşı ona göre takip devam eder.


Bu
takibin mirasçıya karşı devam edebilmesi ancak rehinin paraya çevrilmesi veya
haciz yollariyle kabildir.


 


4
– Tutukluluk ve hükümlülük halinde:


Madde
54 – (Değişik: 18/2/1965-538/25 md.)


Mümessili
olmıyan bir tutuklu veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini vesayet
makamına ait olmadıkça, icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendisine
münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet
içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmiyen tutuklu veya hükümlü
hakkında takibe devam olunur.


Mal
kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.


 


5
– Askerlik halinde:


Madde
54/a – (Ek – 18/2/1965-538/26 md.)


Askerlik
hizmetinin devamı müddetince erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (Uzman veya
uzatmalı çavuş ve onbaşılar hariç) aleyhine takipte, icra memuru, bir mümessil
tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin
bitmesine bırakır. Bu müddet içinde temsilci tayin edip icra dairesine
bildirmiyenler hakkında takibe devam olunur.


Mal
kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.


 


6
– Borçlunun ağır hastalığı halinde:


Madde
55 – (Değişik: 18/2/1965-538/27 md.)


Takip
borçlunun mümessil tayin edemiyecek derecede ağır hastalığı halinde muayyen bir
zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın resmi belge ile
tahakkuku lazımdır.


Mal
kaçırılması ihtimali olan hallerde hastalığın devamı sırasında da haciz yapılabilir.


 


Talikın
müddetlerin cereyanına tesiri:


Madde
56 – (Değişik: 18/2/1965-538/28 md.)


Takip
talikleri esnasında müddetlerin cerayanı durmaz. Müddetin nihayeti bir talik
gününe rastlarsa müddet talikin bitiminden sonra bir gün daha uzatlır.


 


IV.
İCRA TEBLİĞLERİ


İcra tebliğleri:


Madde
57 – (Değişik: 18/2/1965-538/29 md.)


İcraya
ait tebliğlerde Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak borçlu, kendilerine
kanunen mümessil tayin olunması icabeden şahıslardan ise icra memuru kısa bir
zamanda mümessil tayin edilmesini ait olduğu makamdan ister.


Tebliğ,
Medeni Kanunun 159 ve 396 ncı maddelerine göre mezun olanların meslek veya
sanatına mütaallik muamelelerden doğmuş bir borca dair ise kendilerine yapılır.


 


V.
TAKİP TALEBİ


Takip talebi ve muhtevası:


Madde
58 – (Değişik: 18/2/1965-538/30 md.)


(Değişik
birinci fıkra: 2/7/2012-6352/9 md.) Takip
talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda
yapılır.


Talepte
şunlar gösterilir:


1.
(Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Alacaklının ve
varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına
ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti
kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı
yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim
yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.);


2. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Borçlunun ve varsa kanuni
temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti
kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri;


Bir terekeye karşı
yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı,
biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası,
şöhret ve yerleşim yerleri;


3.
(Değişik: 17/7/2003-4949/12 md.) Alacağın veya istenen teminatın Türk
parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı
gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur
üzerinden talep edildiği ve faizi;   


4.
Senet, senet yoksa borcun sebebi;


5.
Takip yollarından hangisinin seçildiği;


Alacak
belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili
tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi
anında icra dairesine tevdii mecburidir.


Alacaklıya
takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına
dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.


 


Takip
masrafları:


Madde
59 – (Değişik: 6/6/1985-3222/4 md.)


Takip
masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin
masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre
yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder.


Alacaklı
ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.


 


VI.
ÖDEME EMRİ VE İTİRAZ


1 – Ödeme emri ve muhtevası:


Madde
60 – (Değişik: 18/2/1965-538/31 md.)


(Değişik
birinci fıkra: 2/7/2012-6352/10 md.) İcra
müdürü takip talebinin bu Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse
ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa
yazılır.


Emir:


1.
(Değişik: 2/7/2012-6352/10 md.) Alacaklının
veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre
takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları,


2.
(Değişik: 2/7/2012-6352/10 md.) Borcun
ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan
banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu
süre içinde gösterilmesi ihtarını,


3.
Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün
içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde
senedin kendisinden sadır sayılacağı,


Senet
altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi
önünde yapılacak duruşmada hazır bulunması; buna uymazsa vakı itirazın
muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği,


Borcun
tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir
itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi,


İhtarını,


4.
Senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde yukarda yazılı yedi günlük
süre içinde 74 üncü maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle
tazyik olunacağı; mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa
ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarını,


5.
Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını,


İhtiva
eder.


Ödeme
emri iki nüsha olarak düzenlenir. Bir nüshası borçluya gönderilir, diğeri icra
dosyasına konulur. Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha
verilir. Nüshalar arasında fark bulunduğu takdirde borçludaki muteber sayılır.


Alacaklıya
verilen nüsha hiçbir resim ve harca tabi değildir.


 


2
– Ödeme emrinin tebliği:


Madde
61 – (Değişik: 18/2/1965-538/32 md.)


Ödeme
emri borçluya takip talebinden itibaren nihayet 3 gün içinde tebliğe
gönderilir. Takip belgeye dayanıyorsa, belgenin tasdikli bir örneği ödeme
emrine bağlanır.


Müşterek
borçlular aynı zamanda takip ediliyorlarsa hepsinin veya bir kısmının bir
mümessil tarafından temsil edilmeleri hali müstesna olmak üzere her birine ayrı
ayrı ödeme emri tebliğ edilmek lazımdır.


Bir
borçlu hakkında aynı günde birden ziyade takip talebi varsa icra dairesi
bunların ödeme emirlerini aynı zamanda tebliğe gönderir.


Kanunen
eklenmesi gereken müddetler saklıdır.


Borçlu
hakkında bir icra dairesinde ayrı ayrı günlerde birden ziyade takip talebinde
bulunulmuş ise bunlardan hiçbirinde kendisinden daha eski olan talepten önce ödeme
emri tebliğe gönderilemez.


 


İTİRAZ


1 – Süresi ve şekli:


Madde
62 – (Değişik: 18/2/1965-538/33 md.)


İtiraz
etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi
gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (Değişik
ikinci cümle: 17/7/2003-4949/13 md.) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden
başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla
birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan
masraftan memur şahsen sorumludur.


(Değişik fıkra:
17/7/2003-4949/13 md.) Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı
avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ
edilir.


(Ek
fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Borçlu veya vekili, dava
ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi
itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde
yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemediği
takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun
kendisine yapılmış sayılır.  


Borcun bir kısmına itiraz
eden borçlunun o kısman cihet ve miktarını açıkca göstermesi lazımdır. Aksi
takdirde itiraz edilmemiş sayılır.


(Mülga
dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)


Borçlu
takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca
ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı
kabul etmiş sayılır.


Borçluya,
itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.


 


2
– İtiraz sebepleri:


Madde
63 – (Değişik: 17/7/2003-4949/14 md.)


İtiraz
eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet
metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve
genişletemez.


 


3
– Alacaklıya verilecek nüsha:


Madde
64 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


İtiraz,
alacaklıya mahsus ödeme emri nüshasına kaydedilir. İtiraz vakı olmazsa bu husus
dahi işaret olunur.


Bu
nüsha itirazdan sonra veya itiraz müddetinin bitmesi üzerine alacaklıya
verilir.


 


4
– Gecikmiş itiraz:


Madde
65 – (Değişik: 18/2/1965-538/35 md.)


Borçlu
kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya
çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir.


Ancak
borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir
delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve
mütaakıp fıkra için yapılacak duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye
mecburdur.


İtiraz
üzerine icra mahkemesi ancak
gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre takibin tatilini
tensip edebilir. İcra mahkemesi,
tetkikatını evrak üzerinde yapar. Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle
mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar verir. Duruşmaya karar verilmemesi
halinde borçludan alınan masraflar kendisine iade olunur.


Mazeretin
kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itirazın kaldırılmasını
sözlü olarak da istiyebilir. Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar
verilir.


Daha
önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim
veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra
mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya aynı süre
içinde 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar.


 


5
– İtirazın hükmü:


Madde
66 – (Değişik: 18/2/1965-538/36 md.)


Müddeti
içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının
talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder.
Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği
miktar için devam olunur.


Borçlu
itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar
imzaların celbini istiyebilir.


 


6
– İtirazın hükümden düşürülmesi:[26]


a) İtirazın iptali:


Madde
67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.)


(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.)
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir
sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının
varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.


(Değişik:
9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının
haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse
alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve
hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde
yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.[27]


İtiraz
eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü
niyetin sübutuna bağlıdır.


(Mülga
dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)


Birinci
fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde
alacağını dava etmek hakkı saklıdır.


(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11
md.) Bu Kanunda
öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların
tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.


 


b) İtirazın kesin
olarak kaldırılması:[28]


Madde
68 – (Değişik: 18/2/1965-538/38 md.)


(Değişik birinci
fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya
noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî
dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre
verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine
tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız
takip yapılamaz.


Borçlu
itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra
mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir.


İtiraz
birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise
itirazın kaldırılması talebi reddolunur.


Borçlu
murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık
olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir
mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için
ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.


(Değişik:
9/11/1988-3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza
alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule
göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat
getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve
alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu
oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para
cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını
ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar.


Alacaklı
duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde
vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya
masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti
olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki
itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır.


(Ek fıkra:
6/6/1985-3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) (Değişik birinci cümle:
17/7/2003-4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin
nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise
alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden  aşağı olmamak üzere
tazminata mahkûm edilir.   Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası
açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın
tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için,
daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[29]


 


c) İtirazın geçici
olarak kaldırılması:[30]


Madde
68/a – (Ek: 18/2/1965-538/39 md.)


(Değişik
birinci fıkra: 17/7/2003-4949/17 md.) Takibin dayandığı senet
hususî olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı
itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici
olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra hâkimi iki taraftan izahat
alır.


Senet
altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi
içinde ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak
duruşmada, mazeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat
bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen
borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi halinde, aynı mecburiyete
tabidir.


Tatbika
medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza
ile yapılacak mükayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra
mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın
muvakkaten kaldırılmasına karar verir. Hakim lüzum görürse, oturumun bir
defadan fazla talikine meydan vermiyecek surette, bilirkişi incelemesi de
yaptırabilir.


İmza
tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309
uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci
maddeleri hükümleri uygulanır.


(Değişik:
9/11/1988-3494/3 md.) Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı
mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması halinde icra mahkemesince
başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve
borçlunun sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında
para cezasına mahkumiyetine karar verilir. Duruşmaya gelmeyen borçlunun
itirazının muvakkaten kaldırılmasına ve hakkında para cezasına karar
verilebilmesi için keyfiyetin davetiyeye yazılması şarttır.


(Değişik:
9/11/1988-3494/3 md.) İcra hakimi, imzanın borçluya aidiyetine
karar verdiği takdirde borçluyu sözü edilen senede dayanan takip konusuna
alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Borçlu, borçtan
kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, bu para cezasının infazı
dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kazanırsa bu ceza
kalkar.


Borçlu
inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının
senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, hakkında para cezası
hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü
niyetle takibe sebebiyet veren borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur.
Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine tevdi edilmiş ise, icra
dairesinin yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında
bu fıkra hükmü uygulanmaz.


(Ek:
6/6/1985-3222/7 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.)
İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin
reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı
olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit
veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa
hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine
sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[31]


 


Borçlu
cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde
itirazın kesin olarak kaldırılması:[32]


Madde
68/b – (Ek: 9/11/1988-3494/4 md.)


Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi
şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın
kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde
belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı
faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter
aracılığı ile göndermek zorundadır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/18
md.) Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin
noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç
doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski
adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.


Süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına,
alındığından itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf,
hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava
edebilir.


Kredi
sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile
ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer
belge ve makbuzlar bu Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen
belgelerden sayılırlar. Krediyi kullanan taraf, itiraz etmediği hesap özetinin
dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul etmiş sayılır. Bu
hüküm bu Kanunun 150/a maddesinin söz konusu olduğu hallerde de aynen uygulanır. 


(Ek fıkra:
17/7/2003-4949/18 md.) Krediyi kullanan tarafın kredi hesabının kesilmesine veya borcun
ödenmesine ilişkin ihtarname içeriğine itiraz etmiş olması, kredi hesabının
kesilmesi ve borcun ödenmesine ilişkin ihtarnameden önce tebliğ edilen ve itiraz
edilmeyerek kesinleşmiş bulunan faiz tahakkuk dönemlerine ilişkin hesap
özetlerinin muhtevasına itiraz edilmemiş olmasının sonuçlarını ortadan
kaldırmaz. Bu durumda, önceki dönemlere ilişkin kesinleşmiş hesap özetleri
hakkında ikinci fıkra hükümleri uygulanır.


 


İtirazın muvakkaten
kaldırılmasının hükümleri:


Madde
69 – (Değişik: 18/2/1965-538/40 md.)


İtirazın
muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş
bulunursa alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur.


İtirazın
muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün
içinde borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri
mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için
borçlu­nun dava konusu alacağın yüzde 15 ini  ilk  duruşma 
gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek
aynı değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır.
Aksi takdirde dava reddolunur.


Borçlu
yukarda yazılı müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın
kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir.


Davanın
reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvuran borçlu, ayrıca 36
ncı madde hükümlerini yerine getirmek şartiyle, icra dairesinden mühlet
istiyebilir.[33]


(Değişik:
9/11/1988-3494/5 md.) Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan
taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip
bir tazminatla mahkum edilir.[34]


 


Karar
ve müddet


Madde
70 – (Değişik: 18/2/1965-538/41 md.)


İcra
mahkemesi, itirazın kaldırılması hakkındaki talep üzerine iki tarafı davet eder
ve 18 inci madde hükmüne göre kararını verir.


 


İcra
mahkemesinin karariyle takibin talik veya iptali:


Madde
71 – (Değişik: 18/2/1965-538/42 md.)


Borçlu,
takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini
yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası
ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman
icra mahkemesinden istiyebilir.


Borçlu,
takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri
sürecek olursa, 33 a. Maddesi hükmü kıyasen uygulanır.


 


Menfi
tesbit ve istirdat davaları:[35]


Madde
72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.)


Borçlu,
icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi
tesbit davası açabilir.


İcra
takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine
alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde,
icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.


İcra
takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin
durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları
karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat
karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın
alacaklıya verilmemesini istiyebilir.


(Değişik:
9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse
ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı
ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını
gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir
olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin
edilemez.


(Değişik:
9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa
derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca
hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu
menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu
anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da
alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı
anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.


Borçlu,
menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa,
davaya istirdat davası olarak devam edilir.


Takibe
itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir
parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir
sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye
alınmasını istiyebilir.


Menfi
tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer
mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de
açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini
ispata mecburdur.


 


Hususi
hükümler:


Madde
73 – (Değişik: 18/2/1965-538/44 md.)


Rehnin
paraya çevrilmesi yoliyle takipteki ödeme emirleri için 146, 147, 149 b, 150,
150 a; iflas yoliyle adi takipteki ödeme emirleri için 155 ve 156 ve kambiyo
senetleri hakkındaki hususi takip usullerindeki ödeme emirleri için 168 ila 170
ve 171 ve 172 nci maddelerdeki hususi hükümler uygulanır.


 


DÖRDÜNCÜ BAP


Haciz yoliyle takip


 


I.
MAL BEYANI


Beyanın muhteviyatı:


Madde
74 – Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü
şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın
nevi ve mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış
tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini
yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir.


 


Beyan
mecburiyeti müddeti, başlangıcı:


Madde
75 – (Değişik: 6/6/1985-3222/8 md.)


İtirazının
iptaline veya kat’i veya muvakkat surette kaldırılmasına karar verilen borçlu,
bu kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde yukarıdaki maddede
gösterildiği üzere beyanda bulunmaya mecburdur.


İptal veya kaldırma kararı borçlunun
vicahında verilmiş ise bu müddet, kararın tefhiminden başlar.


 


Hapis ile tazyik:


Madde
76 – (Değişik: 24/5/1962-51/ 1md.)


Mal
beyanında bulunmıyan borçlu, alacaklının talebi üzerine beyanda bulununcaya
kadar icra mahkemesi hakimi tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapisle
tazyik olunur. Ancak bu hapis üç ayı geçemez.


 


Sonradan
kazanılan veya ziyadeleşen malların beyanı:


Madde
77 – İcra dairesine vakı olan beyanda malı olmadığını
bildirmiş veya borcuna yetecek mal göstermemiş yahut beyandan imtina etmiş olan
borçlu sonradan kazandığı malları ve kazancında ve gelirinde vukua gelen
tezayütleri yedi gün içinde mezkür daireye taahhütlü mektupla veya şifahi
olarak bildirmeğe mecburdur.


 


II.
HACİZ


Haciz:


1
– Talep Müddeti


Madde
78 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


(Değişik
birinci fıkra:22/7/2020-7251/49 md.) Ödeme emrindeki müddet
geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını
beklemeksizin alacaklı, haciz konmasını isteyebilir. Ancak, alacaklı dilerse
haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu
sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya
alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi,
varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi
verir ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilir. Bu takdirde
icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder.
Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz.
Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya
kuruluşları ile 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü
maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı
Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlar.
Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile diğer hususlar Adalet Bakanlığınca
yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.


(Değişik:6/6/1985-3222/9
md.)
Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene
geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün
katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit
sözleşmeleri yapmaları halinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman
hesaba katılmaz.


Alacaklı
isterse, haciz talebinin vukuuna dair bir vesika verilir. Bu vesika hiç bir
harç ve resme tabi değildir.


Haciz
talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet
içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır.


Yeniden
haciz istemek, alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya
tebliğine mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine
yeniden harc alınır. Yenileme masraf ve harcları borçluya tahmil edilmez.


 


2
– Hacze başlama müddeti:


Madde
79 – İcra dairesi talepten nihayet üç gün içinde haczi
yapar.


(Değişik fıkra:
6/6/1985-3222/10 md.)
Haczolunacak mallar başka yerde ise haciz yapılmasını malların bulunduğu yerin
icra dairesine hemen yazar. Bu halde hacizle ilgili şikayetler, istinabe olunan
icra dairesinin tabi bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir. (Ek cümle:
17/7/2003-4949/19 md.) Resmî sicile kayıtlı malların haczi, takibin
yapıldığı icra dairesince, kaydına işletilmek suretiyle doğrudan da
yapılabilir.


 


Konutta
haciz:


Madde 79/a- (Ek:28/3/2023-7445/1
md.)


İcra müdürü,
haciz yapılması talep edilen yerin konut olduğunu tespit ederse, bu yerde haciz
yapılmasına karar verir ve bu kararı derhal icra mahkemesinin onayına sunar.


Mahkeme,
dosyanın tevdi edildiği tarihten itibaren en geç üç gün içinde dosya üzerinden
yapacağı inceleme sonunda haciz yapılması talep edilen yerin konut olduğunun
anlaşılması halinde kararın onaylanmasına kesin olarak karar verir. Bu kararın
icra dairesine bildirilmesi üzerine haciz işlemleri yapılır. Haciz yapılması
talep edilen yerin konut olmadığının anlaşılması halinde ise mahkeme, konutta
haciz yapılmasına dair kararı kesin olarak kaldırır. Bu kararın icra dairesine
bildirilmesi üzerine icra müdürü, mevcut haciz talebi hakkında yeniden karar
verir.


Mahkemenin
onaylama kararı üzerine hacze gidilen yerin konut olmadığının anlaşılması
halinde hacze devam olunur. Ancak konut olmadığı kabul edilen bir yerle ilgili
verilen haciz kararı üzerine yapılan haciz işlemi sırasında, bu yerin konut
olduğu anlaşılır ve borçlu da haczin yapılmasına rıza göstermez ise haciz
işlemine son verilir ve müteakip işlemler hakkında birinci ve ikinci fıkra
hükümleri uygulanır.


İhtiyati
haciz hakkında, bu madde hükmü uygulanmaz.


 


Haciz yapan memurun
yetkisi:


Madde
80 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


İcra memuru haczi kendi yapabileceği
gibi yardımcı veya katiplerinden birinede yaptırabilir.


Borçlu
haciz sırasında malın bulunduğu yerde bulunmaz ve hemen bulundurulması mümkün
olmazsa haciz, gıyabında yapılır.


Talep
vukuunda borçlu kilitli yerleri ve dolapları açmağa vesair eşyayı göstermeğe
mecburdur. Bu yerler icabında zorla açtırılır.


(Değişik:
18/2/1965-538/45 md.) Haczi yapan memur, borçlunun üzerinde
para, kıymetli evrak, altın veya gümüş veya diğer kıymetli şeyleri sakladığını
anlar ve borçlu bunları vermekten kaçınırsa, borçlunun şahsına karşı kuvvet
istimal edilebilir.


 


Zabıta
memurlariyle muhtarların vazifeleri:


Madde
81 – Zor kullanma hususunda bütün zabıta memurları icra
memurunun yazılı müracaatı üzerine kendisine muavenet ve emirlerini ifa etmekle
mükelleftirler.


Köylerde
haczi yapan memurun emirlerini muhtarlar da ifaya mecburdurlar.


 


Haczi
caiz olmıyan mallar ve haklar:


Madde
82 – (Değişik: 18/2/1965-538/46 md.)


Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:


1.
Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,


2.
(Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Ekonomik
faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini
sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,


3.
(Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Para, kıymetli
evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler
hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet
eden tüm ev eşyası,[36]


4.
Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift
hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse,
sanat ve mesleki için lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları ve arabacı,
kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil
vasıtaları,


5.
Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt
veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem
ve yataklıkları,


6.
Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek
mahsül için lazım olan tohumluğu,


7.
Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve
ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan
alat ve edevat,


Geçimi
hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri
için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,


8.
Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş
olan kaydı hayatla iratlar,


9.
Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emeklilik
maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan
maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış
tazminat ve ikramiyeleri,


Askeri
malüllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun
hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri,


10.
Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi
hallerde bağlanan maaşlar, 


11.
Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın
kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım
gelen paralar,


12. (Değişik: 2/7/2012-6352/16
md.) Borçlunun haline münasip evi,


13. (Ek:
2/7/2012-6352/16 md.) Öğrenci bursları.


Medeni
Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 4, 5, 7 ve 12 numaralı
bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır.[37]


(Ek fıkra:
2/7/2012-6352/16 md.) Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan
malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir
kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere
haczedilerek satılır.


(Ek fıkra:
2/7/2012-6352/16 md.) İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup
olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.


 


Kısmen haczi caiz olan
şeyler:


Madde
83 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


Maaşlar,
tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit
olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları
tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra
memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra
haczolunabilir.


(Değişik:
12/4/1968 – 1045/1 md.) Ancak haczolunacak miktar bunların
dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde
olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.


 


Önceden
yapılan anlaşmalar:


Madde
83/a – (Ek: 18/2/1965-538/47 md.)


82
ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden
yapılan anlaşmalar muteber değildir.


 


Yavrulu
hayvanların haczi:


Madde
83/b – (Ek: 18/2/1965-538/47 md.)


Hayvan
hacizlerinde, anaları tarafından beslenme ve bakılmaya muhtaç olan yavrular
analarından ayrı haczedilemiyecekleri gibi bunların anaları da yavrularından
ayrı haczedilemezler.


 


Taşınmaz
Rehni Kapsamındaki Eklentinin Haczi:


Madde
83/c – (Ek: 9/11/1988-3494/7 md.)


Taşınmaz
rehni ipotek akit tablosunda sayılı bulunan eklenti taşınmazdan ayrı olarak
haczedilemez.


Türk
Kanunu Medenisinin 777 nci maddesi hükmü saklıdır.


 


Yetişmemiş
mahsullerin haczi:


Madde
84 – Yetişmemiş her nevi toprak ve ağaç mahsulleri
yetişmeleri zamanından en çok iki ay evvel haczolunabilir. Bu suretle
haczedilen mahsullerin borçlu tarafından başkasına devri haczeden alacaklıya
karşı hükümsüz olup icranın devamına mani olmaz.


Alacağı
taşınmaz rehinle temin edilmiş olan alacaklının mütemmim cüz olarak merhunun
yetişmemiş mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakka halel gelmez. Şu kadar ki
mürtehin rehinin icraca paraya çevrilmesi için mahsullerin yetişmesinden evvel
takip talebinde bulunmuş olmalıdır.


 


Taşınır
ve taşınmaz malların haczi:


Madde 85 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1
md.)


Borçlunun
kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından ve
alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere
bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur; ancak
bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz.[38]


(Değişik
fıkra: 9/11/1988-3494/8 md.) Borçlu yahut borçlu ile
birlikte malı elinde bulunduran şahıslar, taşınır mal üzerinde üçüncü bir
şahsın mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakkının bulunması veya
taşınır malın üçüncü şahıs tarafından haczedilmiş olması halinde bu hususu
haciz yapan memura beyan etmek ve beyanının haciz tutanağına geçerilmesini
talep etmek, haczi yapan memur da borçluyu yahut borçlu ile birlikte malı
elinde bulunduran şahısları bu beyana davet etmek zorundadır. Bu tür mallar ile
üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz veya istihkak iddia edilmiş bulunan
malların haczi en sonraya bırakılır.[39]


Ancak
haczolunan taşınmaz artırmaya çıkarılmadan borçlu borcun itfasına yetecek
taşınır mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse taşınmaz üzerinde haciz
baki kalmak üzere önce gösterilen taşınır veya alacak da haczolunur.


Şu
kadar ki, bu suretle mahcuz kalan taşınmazın idare ve işletmesine ve hasılat ve
menfaatlerine icra dairesi müdahale etmez.


Hasılatı paraya çevirme
masraflarını ve icabında muhafaza ve idare masraflarını tecavüz etmeyeceği
muhakkak olan şeyler haczolunmaz.


Haczi
koyan memur borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif
etmekle mükelleftir.


 


Taşınır
mallarda haczin neticeleri:


Madde
86  – (Değişik: 18/2/1965-538/48 md.)


Borçlu, alacaklının
muvafakati ve icra memurunun müsaadesi alınmaksızın mahcuz taşınır mallarda
tasarruf edemez. Haczi koyan memur hilafına hareketin cezai mesuliyeti
müstelzim olduğunu borçluya ihtar eder.


Haczedilmiş
olan taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın zilyedlik hükümlerine dayanarak iyi
niyetle iktisabettiği haklar saklıdır.


İyi
niyet kaidelerine aykırı olarak mahcuz taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın
iktisabettiği, haklar, alacaklının hacizle o mala taallük eden haklarını ihlal
ettiği nispette batıldır.


 


Kıymet
takdiri:


Madde
87 – (Değişik:24/11/2021-7343/6 md.)


Haczi yapan memur, sicile kayıtlı mallar hariç olmak üzere
haczettiği malın kıymetini takdir eder. İcabında bilirkişiye müracaat edebilir.


Sicile kayıtlı malın kıymet takdirinin bilirkişilik bölge
kurulu listesinde kayıtlı ve bu konuda Adalet Bakanlığınca izin verilen
bilirkişilere, bunların bulunmaması hâlinde listede kayıtlı diğer bilirkişilere
yaptırılması zorunludur.


Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle
belirlenir.


 


Mahcuz malları muhafaza tedbirleri:


1 – Taşınırlar  hakkında:


Madde
88 – (Değişik: 2/7/2012-6352/17 md.)


Haczolunan paraları,
banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil senetler
ile altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder.


Diğer taşınır mallar,
masrafı peşinen alacaklıdan alınarak muhafaza altına alınır. Alacaklı muvafakat
ederse, istenildiği zaman verilmek şartıyla, muvakkaten borçlu yedinde veya
üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilir. Üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır
mallar haczedildiğinde, üçüncü şahsın kabulü hâlinde üçüncü şahsa yediemin olarak
bırakılır. (Değişik cümle:24/11/2021-7343/7 md.) Haczedilmiş ancak muhafaza
altına alınmamış mallar satış talebi üzerine muhafaza altına alınır veya ihale
alıcısına teslime hazır hâle getirilir, aksi takdirde satış yapılamaz. (Ek cümle:24/11/2021-7343/7 md.) Sicile kayıtlı motorlu
kara araçları bakımından 106 ncı madde hükmü saklıdır.


Türkiye’nin taraf olduğu
uluslararası andlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yabancı devlet başkanı,
parlamento başkanı, hükümet başkanı veya hükümet üyelerini taşıyan ulaşım
araçları, bu kişiler Türkiye’de bulundukları sürece, muhafaza altına alınamaz
ve yediemine bırakılamaz.


İcra dairesi üçüncü bir
şahsa rehnedilmiş olan malları da muhafaza altına alabilir. Ticari işletme
rehni kapsamındaki taşınırlar ise icra dairesince satılmalarına karar
verilmesinden sonra muhafaza altına alınabilir. Bu mallar paraya çevrilmediği
takdirde geri verilir.


Haczedilen mallar, Adalet
Bakanlığı tarafından yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait lisanslı
yediemin depolarında muhafaza edilir. Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler,
bu yetkilerini Adalet Bakanlığının onayıyla alt işleticilere aynı standartları
sağlamak koşuluyla devredebilirler. Bu devir, yetki verilen gerçek veya tüzel
kişilerin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Bu depoların yönetmelikte
belirlenen nitelik ve şartlara uygunluğunun saptanması sonucunda işletme
belgesi Adalet Bakanlığı tarafından verilir. Haczedilen malların muhafaza
işlemleri; lisanslı yediemin depolarının kuruluşuna, bu depolarda bulunması
gereken asgari niteliklere, depo için alınacak teminata, mallar için muhtemel
rizikolara karşı yapılacak sigortaya; işletici olma niteliklerine, işletici
lisansına, Adalet Bakanlığı tarafından bu lisansın verilmesine; Adalet
Bakanlığının lisanslı işletmelerle ilgili görev ve yetkilerine; faaliyetin
durdurulması ya da iptali gibi idari tedbir ve tasarruflara; bu depoların
denetimine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı
tarafından çıkarılan yönetmelikte düzenlenir. Haczedilen malların muhafazası
aşamasındaki ücretler Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek tarifeyle
belirlenir.


(Mülga fıkra:
28/3/2023-7445/42 md.) 


İcra müdürlüklerinin
talebi üzerine kolluk kuvvetleri tarafından yakalanan araçlar, en geç üç iş
günü içinde en yakın icra müdürlüğüne teslim edilir. Aracı teslim alan icra
müdürlüğü, aracın yakalanmasını isteyen icra müdürlüğüne bildirimde bulunur.


 


Muhafazasına
gerek kalmayan malların tasfiyesi:


Madde
88/a- (Ek:28/3/2023-7445/4
md.)


Muhafaza
işleminin dayanağı olan haciz kalkmış olup da yedieminde bulunan mallar,
takibin yapıldığı yer icra dairesince bu madde uyarınca resen tasfiye edilir.


Tasfiye
edilecek mallara ilişkin bilgiler, icra dairesince Ulusal Yargı Ağı Bilişim
Sisteminde duyurulur.


İcra dairesi,
borçluya tebligat çıkararak tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde tarifeye göre
belirlenen yedieminlik ücretini ödemek suretiyle malı teslim alabileceğini,
aksi halde müteakip fıkralar uyarınca malın tasfiye edileceğini ihtar eder.


Borçlunun
malı teslim almaması halinde icra dairesi, rehin hakkı sahibine tebligat
çıkararak tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde rehinden kaynaklanan
haklarını kullanabileceğini ve bu durumu icra dairesine bildirmesi gerektiğini,
aksi halde müteakip fıkralar uyarınca malın tasfiye edileceğini ihtar eder.


Sicile
kayıtlı mallar bakımından, malın borçlu tarafından teslim alınmaması veya
rehinden kaynaklı hakkın kullanılmaması halinde icra dairesi, malın daha önce
satışa çıkarılmamış olması kaydıyla, kanunun elektronik ortamda açık artırma
suretiyle satışa ilişkin hükümleri uyarınca resen satışını yapar.


Yukarıdaki
fıkralar uyarınca malın tasfiye edilememesi halinde icra dairesi, derhal
yediemine tebligat çıkararak, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde varsa
malın son iki yıl içinde yapılan, yoksa icra dairesince takdir edilen
kıymetinin yüzde kırkı üzerinden, tarifeye göre belirlenen yedieminlik ücreti
mahsup edildikten sonra bakiye tutarı ödediği takdirde malın mülkiyetinin
kendisine devredilmesine karar verileceğini, aksi halde müteakip fıkralara göre
işlem yapılacağını ihtar eder. Bu fıkrada belirtilen şartların oluştuğunun
ve varsa bakiye tutarın yediemin tarafından ödendiğinin tespiti halinde icra dairesi,
malın mülkiyetinin yediemine devrine yönelik kararın verilmesi için dosyayı
icra mahkemesine gönderir.


Sicile
kayıtlı mallar bakımından yedieminin malın mülkiyetinin devrini kabul etmemesi
halinde icra dairesi, Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketine tebligat
çıkararak, tebliğ tarihinden itibaren bir ay
içinde, 30/6/2021 tarihli ve 7330 sayılı Makine ve Kimya Endüstrisi
Anonim Şirketi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca
belirlenen hurda bedelini ödeyeceğini bildirmesi ve bildirimde bulunduğu
tarihten itibaren üç ay içinde hurda bedelini ödemesi şartıyla malın
mülkiyetinin Şirkete devredilmesine karar verileceğini ihtar eder. Bu fıkrada
belirtilen şartların oluştuğunun ve hurda bedelinin ödendiğinin tespiti halinde
icra dairesi, hurdaya ayırma işlemlerini tamamlayarak malın mülkiyetinin
Şirkete devrine yönelik kararın verilmesi için dosyayı icra mahkemesine
gönderir.


Yukarıdaki
fıkralar uyarınca malın tasfiye edilememesi halinde icra dairesi, malın
mülkiyetinin bedelsiz olarak Türkiye Kızılay Derneğine devrine yönelik kararın
verilmesi için dosyayı icra mahkemesine gönderir.


İcra
mahkemesi, mülkiyetin devri için gönderilen dosyalarda, en geç on gün içinde
dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda talebin kabulüne veya reddine kesin
olarak karar verir. Kabul kararıyla, malın mülkiyeti ilgiliye geçer; tüm haciz
ve rehinler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir.


Tasfiye
konusu malın vergi, ceza, prim gibi borçları, borçluya ait olup mülkiyet
ilgiliye, tüm borç ve yüklerinden âri olarak geçer. Devir ve tescil
işlemleri her türlü vergi, resim ve harçtan müstesnadır.


Devir
işlemlerine karşı yedieminlik alacağına dayanılarak hapis hakkı kullanılamaz.
Yedieminlik ücretinin varlığı, mülkiyetin devri ve buna ilişkin işlemlerin
yapılmasına engel teşkil etmez.


Tasfiye
konusu mal üzerinde 6183 sayılı Kanun uyarınca haciz bulunması halinde icra
dairesi, borçluya tebligat çıkarmadan önce tahsil dairesine tebligat çıkararak
tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde muhafaza ve/veya satış işlemlerini
yapmak üzere malı teslim alması gerektiğini, aksi halde malın bu madde uyarınca
tasfiye edileceğini bildirir.


Tasfiye
konusu malın 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu
kapsamında serbest dolaşımda olmaması halinde icra dairesi, borçluya tebligat
çıkarmadan önce gümrük idaresine tebligat çıkararak bir ay içinde gümrük işlemlerini
yapmak üzere malı teslim alması gerektiğini, aksi halde malın bu madde uyarınca
tasfiye edileceğini bildirir.


Tasfiye
masrafları, öncelikle dosyadaki avanstan, avansın bulunmaması halinde Adalet
Bakanlığı bütçesinden karşılanır.


Tasfiye
kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla avanstan karşılanan masraflar,
Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan masraflar ve vergi, resim, harç gibi
malın aynından kaynaklanan kamu alacakları ödenir. Kalan tutar, 9 uncu madde
uyarınca muhafaza edilir, bankalarda nemalandırılır ve talep halinde
nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenir.


Dosyaya
ödenen tutarın, Adalet Bakanlığı bütçesinden yapılan masrafı karşılayamaması
halinde icra dairesi, bakiye masrafın, 6183 sayılı Kanun uyarınca borçludan
tahsili için tahsil dairesine bildirimde bulunur.


Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan
yönetmelikle belirlenir.


 


2 – Alacaklar ve
üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında:


Madde
89 – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.)


Hamiline
ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair
bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı
haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle
borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin
muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle
taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna
vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda
kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve
4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.


Üçüncü
şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin
tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın
telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş
olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir
iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren
yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.


(Değişik üçüncü fıkra:
17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi
gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine
gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın
yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir.
Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde
ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı
takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan
malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye   
süresi   içinde    itiraz  
etmeyen    ve  
zimmetinde sayılan   borcu icra dairesine ödemeyen veya  
yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen  
üçüncü şahsa   onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi
veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit
davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde
sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs,
icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde
süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı
tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği
takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda
verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede
belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna
borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur.
Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin
yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya
göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.[40]


Üçüncü
şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü
şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338
inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca
tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki
davayı genel hükümlere göre halleder.


Üçüncü şahıs, kusuru
olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz
etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle:
17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli
alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği
malın iadesini isteyebilir.  


Malın teslimi mümkün olmazsa,
alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını
haizdir.


(Değişik
yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz
ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin
veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine
tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya
birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür.


Üçüncü
şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir.


Bu
madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar
hakkında da uygulanır.


(Ek
fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu
ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri
üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer.


 


3 – Diğer haklar için:


Madde
90 – İcra dairesi haczedilen hakların muhafazasına ve
alacaklardan günü gelenlerin tahsiline çalışır ve lazım gelen masrafların peşin
ödenmesini istiyebilir.


 


4
– Taşınmazlar hakkında:[41]


Madde
91 – (Değişik: 18/2/1965-538/50 md.)


(Değişik:
9/11/1988-3494/10 md.) Taşınmazın haczi ile tasarruf hakkı
Medeni Kanunun 920 nci maddesi anlamında tahdide uğrar. Sicile kaydedilmek
üzere haciz keyfiyeti, ne miktar meblağ için yapıldığı ve alacaklının adı ile
tebliğe yarar adresi icra dairesi tarafından tapu
siciline
bildirilir. Adresi değişen alacaklı masrafını vermek sureti ile yeni adresinin tapuya
bildirilmesini icra dairesinden istemeye mecburdur.


Hacze
yeni alacaklılar iştirak eder veya haciz kalkarsa bu hususlar da tapu
siciline
haber verilir.


(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/23 md.)
Hacizli taşınmazın el değiştirmesi hâlinde 148/a maddesi uygulanır.


   


I
– Taşınmaz haczinin şümulü,


II – Alacakları
rehinle sağlanmış alacaklıların mahfuz hakları,


III
– İdare ve işletme.


Madde
92 – (Değişik: 18/2/1965-538/51 md.)


Bir
taşınmazın haczi hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Haciz taşınmaz kendilerine
rehnedilmiş olan alacaklıların haklarına halel getirmez.


İcra
dairesi, taşınmaz kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılarla kiracılara
hacizden haber verir.


(Değişik üçüncü fıkra:
17/7/2003-4949/24 md.) Daire, taşınmazın idare ve işletmesi ile eklentinin korunması için
gerekli tedbirleri alır. Bu tedbirler meyanında icra dairesi, eğer taşınmazda
kiracı varsa bu kiracıya, işleyecek kiraları icra dairesine ödemesini emreder.
Zarar görme ihtimali bulunan eklenti, rehin alacaklısının talebi üzerine,
işletmenin faaliyetine engel olmayacak şekilde muhafaza altına alınır. İdare ve
muhafaza masrafları satış bedelinden öncelikle ödenir.


(Mülga
dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)


 


Mahsullerin
toplanması, borçlunun hakkı:


Madde 93 – İcra dairesi mahsullerin toplanması için lazım gelen
tedbirleri alır.


Borçlunun
geçineceği yoksa kendisinin ve ailesinin geçinmeleri için kafi miktar mahsulden
veya satıldıkça bedelinden münasip miktar kendisine bırakılır.


 


İştirak
halinde tasarruf edilen mallar:


Madde
94 – (Değişik: 18/2/1965-538/52 md.)


Bir intıfa hakkı veya
taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf
edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen
ilgili üçüncü şahıslara keyfiyeti ihbar eder. Bu suretle borçlunun muayyen bir
taşınmazdaki tasfiye sonundaki hissesi haczedilmiş olursa icra memuru haciz
şerhinin taşınmazın kaydına işlenmesi için tapu sicil muhafızlığına tebligat yapar.
(Ek cümleler: 17/7/2003-4949/25 md.) Anonim şirketlerde paylar için pay
senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı icra
dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay
defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş
olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haciz, icra dairesi tarafından
tescil edilmek üzere Ticaret Siciline bildirilir. Bu durumda haczedilen
payların devri, alacaklının haklarını ihlâl ettiği oranda batıldır. Haczedilen
payların satışı, taşınır malların satışı usulüne tâbidir. Diğer taşınırlarda
icra dairesi başkasına devre mâni tedbirleri alır. (Mülga üçüncü cümle:
17/7/2003-4949/25 md.)


Borçlunun
reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya veya
gemi siciline tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer aynı hakların borçlu
namına tescili alacaklı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi
alacaklının bu muameleyi takip edebileceğini tapu veya gemi sicili dairesine ve
icabında mahkemeye bildirir.


Borçlunun
zilyed bulunduğu bir taşınmaz üzerindeki fevkalade zamanaşımı ile iktisabını istemek
hakkının haczedilmesi halinde, icra dairesi zilyedliğin başkasına devrine mani olacak
tedbirleri alır ve alacaklıya bir ay içinde taşınmazın borçlusu adına tescili
için dava açması yetkisini verir. Mahkemenin tescil kararı ile taşınmaz bu
alacaklı lehine mahcuz sayılır.


İkinci
fıkra hükmü, almaya hak kazandığı veya almakta bulunduğu emekli veya yetim
maaşını istifa için icap eden yoklama muamelesini yaptırmıyanlar hakkında
yetkili makama bildirmek suretiyle tatbik olunur.


Alacaklının
bu sebeple yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet kalmaksızın
dairece borçludan tahsil olunur.


 


Mahcuz
malların muhafazası masrafları:


Madde
95 – Alacaklı haczedilen malların muhafaza ve idare ve
işletilmesi masraflarını istenildiği takdirde peşin vermeğe mecburdur.


 


İstihkak
iddiasına itiraz:


A – Borçlunun zilyedliği:


1 – Hazırlık safhası:


Madde
96 – (Değişik: 18/2/1965-538/53 md.)


Borçlu,
elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut
üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia
edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve
keyfiyeti iki tarafa bildirir.


İcra
dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını
bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde
istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.


Malın
haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi
gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı
ileri sürmek hakkını kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak
davasının açıldığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut
bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası 97
nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın
haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar.


 


2
– Üçüncü şahsın istihkak iddiası:


Madde
97 – (Değişik: 18/2/1965-538/54 md.)


İstihkak
iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru
dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum
görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde
varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikıne karar verir.


İstihkak
davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek
için ciddi sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin talikı talebini
reddeder.


Takibin
talikıne karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına
karşı davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır.


Teminatın
cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur.


(Değişik
beşinci fıkra: 2/3/2005-5311/9 md.) Takibin devamına dair
verilen icra mahkemesi kararı kesindir.


Üçüncü
şahıs, icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün
içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmaya mecburdur. Bu müddet zarfında
dava edilmediği takdirde üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş
sayılır.


Kiralanan
taşınmaz veya gemilerdeki hapis hakkına tabi eşya ile ilgili
istihkak davaları Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında
yazılı hükümlere uygun olmadıkça talik emri verilemez.[42]


Dava
esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez.


Yukardaki
hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş
olan üçüncü şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz
alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi
gün içinde, icra mahkemesinde istihkak davası açabilir. Aksi takdirde aynı takipte
bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Bu halde davacının talebi üzerine
icra hakimi takibin talik edilip edilmemesi hakkında yukardaki hükümler
dairesinde acele karar vermeye mecburdur. Bu karar diğer taraf dinlenmeksizin
de verilebilir.


İstihkak
davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulunursa icra hakimi işbu
bedelin yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya
halin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca
karar verir.


İstihkak
davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır.


Mahcuz
eşya ile ilgili olarak icra memuruna dermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve
borçlunun birleşmeleri alacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddiasını
ispat etmesi lazımdır. Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın kendisinin mülkü veya
kendisine merhun olduğu hakkındaki iddiasının borçlu tarafından kabulü kendi
aleyhine delil teşkil eder ve ileride bu ikrara aykırı hiçbir iddiada
bulunamaz.


(Değişik:
9/11/1988-3494/11 md.) İstihkak davası üzerine takibin
talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu
dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak
üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.[43]


(Değişik
ondördüncü fıkra: 2/3/2005-5311/9 md.) Davanın reddi hakkındaki
karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran istihkak davacısı icra
dairesinden 36 ncı maddeye göre mühlet isteyebilir.


İstihkak
davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz
eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın
değerinin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat
alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur.


Koca
aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarını Medeni
Kanunun 160 ıncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir.


İstihkak
davasına karşı haczi yaptıran alacaklı bu kanunun 11 inci babı hükümlerine
dayanarak ve muvakkat veya kati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın
mütekabilen iptal davası açabilir. Dava ve mütekabil davada tarafların
gösterecekleri bütün delilleri hakim serbestce takdir eder.


İstihkak
davaları süratle ve diğer davalardan önce görülerek karara bağlanır.


 


İstihkak
davalarında mülkiyet karinesi:


Madde
97/a – (Ek: 18/2/1965-538/55 Md.)


Bir
taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü
şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal
borçlu elinde addolunur. (Ek üçüncü ve dördüncü cümle:24/11/2021-7343/8 md.)
Bu hâlde üçüncü şahıs yedieminliği kabul ettiği
takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. Ancak 97 nci maddenin birinci fıkrası
uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına
alınabilir. Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri
itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf
ve adet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur. Bu
karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.


İstihkak
davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını
gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat
etmekle mükelleftir.


 


3
– Çalınmış ve zayi olmuş şeyler:


Madde
98 – Çalınmış ve zayi edilmiş şeyler hakkında Kanunu
Medeninin 902,903 ve 904 üncü maddeleri hükmü mahfuzdur.


İcra
dairesi tarafından pazarlık suretiyle yapılan satış Kanunu Medeninin 902 nci
maddesinde mezkür resmi artırma hükmündedir.


 


B
– Üçüncü şahsın zilyetıği:


Madde 99 – (Değişik:
2/7/2012-6352/20 md.)


Haczedilen
şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak
iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği
takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra
mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu
süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası
kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya
kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda
yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu
fıkra hükmü uygulanır.


 


Hacze
iştirak derecelerinin teşkili:


Madde
100 – İlk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye
girinciye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilecek alacaklılar:


1
– İlk haciz ilamsız takibe müstenitse takip talebinden ve ilama istinat
ediyorsa dava ikamesinden mukaddem yapılmış bir takip üzerine alınan aciz
vesikasına,


2
– Yukarki fıkrada yazılı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alınan
ilama,


3
– Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi veya tarih ve imzası tasdikli bir
senede,


4
– Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi dairelerin veya yetkili makamların
yetkileridahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya istinat eden
alacaklılardır.


Bu
suretle iştirak halinde icra dairesi müracaat üzerine aynı derecedeki
alacaklıların bütün alacaklarına yetecek nispette ilave suretiyle hacizler
yapar.


Bunların
haricindeki alacaklılar ancak, evvelki dereceden artacak bedeller için hacze
iştirak edebilirler.


 


Önce
icrası lazım gelen merasime lüzum olmaksızın iştirak:


Madde
101 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


Borçlunun
eşi ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar evlenme, velayet veya
vesayetten mütevellit alacaklar için önce icrası lazım gelen takip merasimine
lüzum olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar
aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu hak ancak haciz,
vesayetin veya velayetin veya evliliğin devamı esnasında veya zevalini takip
eden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olunabilir. Bir dava veya takibin
devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin
321 inci maddesine müstenit alacaklarından dolayı önce icrası lazım gelen takip
merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler.
Sulh mahkemesi dahi küçükler, vesayet altında bulunanlar veya kendilerine
kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirak edebilirler.


(Değişik:
18/2/1965-538/56 md.) İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu
ve alacaklılara bildirir. Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet
verir. İtiraz halinde iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki
muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu
süre içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya basit yargılama
usulüne göre bakılır.


Nafaka
ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın
her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesnadır.


 


Haciz
tutanağı tanzimi:


Madde
102 – Taşınır bir malı haciz için mahallinde bir tutanak
tutulur. Tutanakta alacaklı ve borçlunun isim ve şöhretleri, alacağın miktarı,
haczin hangi gün ve saatte yapıldığı, haczedilen mallar ve takdir edilen
kıymetleri ve varsa üçüncü şahısların iddiaları yazılır ve haczi icra eden
memur tarafından imza edilir.


Haczi
talep edilen mal taşınmaz ise icra dairesi 91 inci madde mucibince haczi ait
olduğu daireye tebliğ eder ve mahallinde tutulacak tutanakta taşınmazın nevi ve
mahiyeti ve hududu ve lüzumlu vasıfları dercolunur.


Evvelce
ihtiyaten haczedilen şeylere icra haczi vazedildiği surette tutanağa ihtiyati
haciz sahibinin dahi iştirak hakkı işaret olunur.


Haczi
kabil mallar kafi gelmezse veya hiç bulunmazsa bu hal tutanağa kaydolunur.


 


Davet:


Madde
103 – (Değişik:  9/11/1988-3494/12 md.)


Tutanak
tutulurken alacaklı, borçlu veya namlarına Tebligat Kanunu hükümlerine göre
tebellüğe yetkili kimse bulunmazsa, bulunmayan alacaklı veya borçlu üç gün
içinde tutanağı tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesine davet
olunur. Kanunen ilavesi gereken müddetler mahfuzdur. Haciz sırasında borçlu
veya alacaklı adına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse
bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği bulunan şahsa verilir. Borçluya
veya alacaklıya ayrıca haber verilmez.


 


Hacze
iştirak halinde davet:


Madde
104 – Yeni alacaklıların iştiraki ve bu yüzden ilave
suretiyle yapılan yeni hacizler tutanağın altına işaret olunur.


Hacze
iştirak eden her yeni alacaklı isterse tutanağın tam bir suretini alabilir.


Evvelce
haciz vazedenlerle borçlular dahi yeni iştirak ve ilaveler kendilerine
bildirilmek üzere 103 üncü madde mucibince davet olunurlar.


 


Borç
ödemeden aciz vesikası:


Madde
105 – Haczi kabil mal bulunmazsa haciz tutanağı 143 üncü
maddedeki aciz vesikası hükmündedir.


İcraca
takdir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliği anlaşıldığı
surette dahi tutanak muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya 277 nci
maddede yazılı hakları verir.


 


III.
PARAYA ÇEVİRME


1
– Satış Talebi


Talep için müddetler ve
giderlerin yatırılması:


Madde
106 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/9 md.)


Alacaklı
veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir.
Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir.


Bir
yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen
mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından
birinci fıkrada belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar.


Satış
talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak
yatırılması zorunludur.


Sicile
kayıtlı motorlu kara araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış
talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte
ve peşin olarak yatırılması zorunludur.


Kıymet
takdiri ve satış giderlerinin, sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından
ilaveten muhafaza giderinin tamamı, satış talebiyle birlikte peşin olarak
yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır.


Yukarıdaki
fıkralar uyarınca satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılan miktarın
satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü tarafından
satış isteyene on beş günlük süre verilir ve bu sürede eksik miktar
tamamlanmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır.


Bu
maddede belirtilen giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan
tarifede belirlenir.


 


Talep
hakkı:


Madde
107 – Her alacaklı mensup olduğu derece namına satış talebinde
bulunabilir. 100 üncü maddenin son fıkrası mucibince hacizleri evvelki
dereceden artacak bedeller için muteber olan alacaklılardan her biri dahi
mensup olduğu derece namına satış isteyebilir.


 


Muvakkat
haciz halinde:


Madde
108 – Haczi muvakkat olan alacaklı satış talebinde bulunamaz
ve hakkında 106 ncı maddedeki müddetler cerayan etmez.


(Ek:
6/6/1985-3222/12 md.) Muvakkaten veya ihtiyaten haczedilen
mallar ancak 113 üncü maddenin son fıkrasında yazılı hallerde satılabilir.


 


Satışın
tatili:


Madde
109 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


Satış
bedeli, haklarında haciz katileşmiş olan alacakların mecmu miktarına baliğ
olursa satış tatil edilir.


(İkinci
fıkra mülga: 6/6/1985-3222/47 md.)


 


Haczin
kalkması:


Madde
110 – (Değişik: 2/7/2012-6352/22 md.)


Bir malın satılması
kanuni müddet içinde istenmez veya (…)[44]
talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki
haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir.


Haczedilen resmi sicile
kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının
tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin
edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.


Birinci fıkra gereğince
haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması
ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur.


 


Taksitle ödeme:


Madde
111 – Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu
muntazam taksitlerle ödemeği taahüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse
icra muamelesi durur.


Şukadar
ki borçlunun kafi miktar malı haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun
dörtte biri miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve
müddetin üç aydan fazla olmaması şarttır.


(Ek fıkra:
9/11/1988-3494/13 md.; Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/26 md.) Borçlu ile alacaklının borcun
taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin
devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme
veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten
itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar.


(Değişik
fıkra: 9/11/1988-3494/13 md.) Taksitlerden biri
zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder.


(Ek
fıkra:24/11/2021-7343/11 md.) Borçlunun borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi
taahhüdü veya alacaklı ile borçlunun hacizden önce ya da hacizden sonra borcun
taksitlendirilmesi için yapacakları sözleşme nedeniyle icra dairesinde
düzenlenecek tutanak veya kâğıt, damga vergisinden istisnadır.


 


Borçluya
satış yetkisi verilmesi:


MADDE
111/a- (Ek:24/11/2021-7343/12 md.)


Borçlu, kıymet
takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen
satışı için kendisine yetki verilmesini talep edebilir. Kıymet takdiri
yapılmadığı durumlarda borçlu da kıymet takdiri yapılmasını isteyebilir. İcra
müdürü, kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra cebrî satış işlemlerini
durdurarak borçluya on beş günlük süre verir. Borçluya verilen sürenin
başlangıcından üçüncü fıkra uyarınca verilen icra mahkemesinin kararına kadar geçen
sürede alacaklı bakımından satış isteme süresi işlemez.


Rızai satışta
bedel, malın muhammen kıymetinin yüzde doksanına karşılık gelen miktarı ile o
malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan
alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave
olarak bu aşamaya kadar bu mahcuz için yapılan takip masrafları toplamından az
olamaz.


Borçluyla
anlaşan alıcının belirlenen bedeli birinci fıkra uyarınca borçluya verilen on
beş günlük süre içinde dosyaya ödemesi hâlinde icra müdürü, gerekli bilgi ve
belgeleri temin ettikten sonra yukarıda belirtilen şartların bulunduğunu tespit
ederse satışın onayı ile malın devir ve teslim işlemlerinin yapılmasına karar
verilmesi için dosyayı derhâl icra mahkemesine gönderir. Mahkeme, en geç on gün
içinde yapacağı inceleme sonucunda dosya üzerinden talebin kabulüne veya
reddine kesin olarak karar verir. Kabul kararıyla malın mülkiyeti alıcıya geçer
ve tüm hacizler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir. Ret kararı
verilmesi hâlinde yatırdığı bedel alıcıya iade edilir.


Bu madde
uyarınca yapılacak satışlar hakkında niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu Kanunun
diğer hükümleri uygulanır.


Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan
yönetmelikle belirlenir.


 


Elektronik
ortamda açık artırma suretiyle satış:


MADDE 111/b- (Ek:24/11/2021-7343/13
md.)


Haczolunan malın satışı,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık
artırma suretiyle yapılır.


Açık artırmada teklif
verme süresi yedi gündür.


Açık artırma, ilanda
belirtilen gün ve saat aralığında ve teklif verme yoluyla yapılır. Teklif
verenlerin kişisel bilgileri, artırma süresi içinde bilişim sistemini işleten
kamu görevlileri hariç hiç kimse tarafından görülemez ve bilişim sisteminde
gösterilemez.


Teklifler arasındaki
fark, satışa çıkarılan malın muhammen kıymetinin binde
beşinden ve her hâlde bin Türk lirasından az olamaz.[45]


Açık artırmada en yüksek
teklifi veren, artırma süresi içinde kendisinden yüksek bir teklif verilmedikçe
teklifini çekemez ve teminatını alamaz.


(Değişik
altıncı fıkra:7/11/2024-7531/1 md.)  Açık artırma süresinin son on dakikası içinde yeni bir
teklifin verilmesi hâlinde açık artırma üç dakika uzatılır. Uzama süresi içinde
yeni bir teklif verilmesi hâlinde açık artırma süresi her yeni teklifin
verilmesinden itibaren üç dakika uzatılır. Son uzama süresi içinde yeni bir
teklif verilmezse mal en yüksek teklif verene ihale edilir. Uzama sürelerinin
toplamı bir saati geçemez. Bir saatlik süre Adalet Bakanlığının kararıyla
kısaltılabilir, uzatılabilir veya kaldırılabilir ve bu kararlar Bakanlığın
resmi internet sitesinde duyurulur.


Elektronik satış portalında
satış işlemlerinin güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesini engelleyen veya
elektronik satış sistemi (…)[46] zarar veren internet siteleri hakkında, 4/5/2007 tarihli ve
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar
Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 8/A maddesi
hükümleri uygulanır.


(İptal sekizinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve E.:2022/6;
K.:2024/225 sayılı Kararı ile)


Teklif verme süresi
içinde bilişim sisteminin bakımı veya iyileştirilmesi için gerekli olan
işlemler yapılabilir. (İptal ikinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve E.:2022/6; K.:2024/225
sayılı Kararı ile)


Bu maddenin
uygulanmasına ve mahcuzların elektronik ortamda açık artırma suretiyle satışına
ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle
belirlenir.


 


2 – Taşınırların satışı:


Müddetler:


Madde
112 – Taşınır mallar satış talebinden nihayet iki ay içinde
satılır.[47]


Yetişmemiş
mahsüller, borçlunun muvafakati olmadıkça satılamaz.


 


Vaktinden
evvel satış:


Madde
113 – Alacaklı talep etmeden borçlunun talebiyle
de satış yapılabilir.


İcra
memuru kıymeti süratle düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların
satılmasına her zaman karar verebilir.


 


Artırma
hazırlık tedbirleri:[48]


Madde 114 –
(Değişik:24/11/2021-7343/14 md.)


Satış
açık artırma ile yapılır.


Birinci
ve ikinci artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığı, artırmaya başlangıç
tarihinden en az on beş gün önce ilan edilir. Elektronik
satış portalı ve Basın İlân Kurumu
İlan Portalında yapılacak ilan, artırmanın
bitimine kadar erişime açık tutulur. İkinci artırmanın başlangıç tarihi,
birinci artırmanın bitimi tarihinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde
belirlenir.


(Değişik
fıkra: 13/10/2022 -7418/25 md.) Gazete
ve internet haber sitesi ilanları Basın-İlân Kurumu aracılığıyla aşağıda
belirtilen usulde yapılır.


(Ek fıkra: 13/10/2022 -7418/25 md.) Toplam muhammen bedeli beş yüz bin Türk lirasına kadar olan
satışlar için gazete veya internet haber sitesi ile ilan yapılıp yapılmayacağına
icra dairesince alakadarların menfaatleri dikkate alınarak karar verilir. Ancak;


1. Toplam muhammen bedeli beş yüz
bin Türk lirasının üzerinde ve iki milyon Türk lirasının altında olanlar,
satışın yapılacağı yerde yayınlanan resmî ilan yayınlama hakkını haiz bir yerel
gazete veya bir internet haber sitesinde ilan edilir. Satışın yapılacağı yerde
resmî ilan yayınlama hakkını haiz yerel gazete veya internet haber sitesi
yönetimi bulunmaması hâlinde ilan, icra dairesinin belirleyeceği aynı il mülki
sınırları içerisinde bulunan başka bir yayın yerinde resmî ilan yayınlama
hakkını haiz bir yerel gazete veya bir internet haber sitesi aracılığıyla
duyurulur.


2. Toplam muhammen bedeli iki
milyon Türk lirası ve üzerinde olanlar ise bir internet haber sitesinde veya
yurt genelinde dağıtılıp satışa sunulan ve ilan talebi tarihinde günlük fiilî
satışı elli bin adedin üzerinde olan resmî ilan yayınlama hakkını haiz bir
gazetede yayınlatılır.


3. Gazete veya internet haber
sitesinde yayınlanacak ilanlar eş zamanlı olarak Basın İlân Kurumu İlan Portalında da duyurulur.


4. Bu madde kapsamında Basın İlân Kurumu
İlan Portalında yayınlanacak ilanlardan
ücret alınmaz.


5. Bu fıkrada yer alan parasal
limitler bir önceki yılın Aralık ayındaki yıllık Üretici Fiyat Endeksi esas
alınarak Adalet Bakanlığı tarafından güncellenir ve her yıl 1 Şubat gününden itibaren
geçerli olmak üzere aynı güne kadar Resmî Gazete’de ilan edilir. Parasal
limitler olağanüstü hâllerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Cumhurbaşkanı
kararı ile güncellenebilir.


Gazete
veya internet haber sitesi ile yapılacak
ilanlara satış şartnamesi eklentisiyle geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi,
mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti ve bulunduğu yer, birinci ve
ikinci artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığı ile artırmaya ilişkin
bilgilerin yer aldığı elektronik satış portalı yazılmakla iktifa olunur. İcra
dairesince yapılması zaruri ilanlar dışında, taraflar elektronik satış
portalında yer alan ilan metnini, masrafı kendilerine ait olmak üzere,
diledikleri vasıtalarla ilan edebilir. Ancak hususi mahiyetteki bu ilan resmî
muameleye tesir etmez.


İlan
edilen metinler arasında farklılık bulunması hâlinde elektronik satış
portalında ilan edilen metin esas alınır. (Değişik ikinci cümle: 13/10/2022
-7418/25 md.) Şu kadar ki, gazetede, internet
haber sitesinde, elektronik satış portalında veya
Basın İlân Kurumu İlan Portalında ilanı
yapılan metindeki hatalar, ihale tarihi değiştirilmeksizin sadece elektronik
satış portalında ilanen düzeltilir. Bu
düzeltme ilanı ilgililere ayrıca tebliğ edilmez.


Elektronik
satış portalında yapılacak ilanda aşağıdaki hususlar yer alır:


1.
Satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti, bulunduğu
yer ve varsa görselleri ile artırma şartnamesinde yer alan diğer bilgileri.


2.
Artırmaya katılabilmek için mahcuzun kıymetinin yüzde onunu karşılayacak tutardaki
teminatın satışı yapan icra dairesinin banka hesabına yatırılmasının zorunlu
olduğu, teminatın nakit olması durumunda en geç artırma süresinin bitiminden
önceki gün saat 23:30’a kadar yatırılması gerektiği.


3.
Gösterilecek teminatın teminat mektubu olması hâlinde, artırmaya
katılacakların, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai
bitimine kadar satışa konu mahcuzun kıymetinin yüzde onunu karşılayacak tutarda
kesin ve süresiz banka teminat mektubunu, satışı yapan icra dairesine tevdi etmelerinin
zorunlu olduğu.


4.
Temsilci vasıtasıyla artırmaya katılacakların, en geç artırma süresinin
bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat
etmelerinin zorunlu olduğu.


5.
Hisseli satışın mümkün olduğu hâllerde açık artırma konusu malı belirli
paylarla satın almak isteyen müşterek alıcıların, en geç artırma süresinin
bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine
müracaat etmelerinin zorunlu olduğu.


6.
Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı ile ortaklığın satış
suretiyle giderilmesinde artırmaya katılmak isteyen pay sahibinin, en geç
artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan
icra dairesine müracaat etmeleri hâlinde alacağın veya ortaklık payının
teminatı karşıladığı miktar kadar kendilerinden teminat alınmayacağı.


7.
Şartlar yerine gelmişse malın en yüksek teklif verene ihale edileceği.


8.
Elektronik satış portalında verilecek tekliflerin haczedilen malın muhammen
kıymetinin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin
alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve
ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını
geçmesi gerektiği.


9.
İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini
yatırmaması hâlinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış
masraflarından düşülmek üzere alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği.


10.
Asgari ihale bedelinin teklif edilmemesi nedeniyle ihalenin yapılamadığı veya
en yüksek teklif verenin ihale bedelini yatırmaması sebebiyle ihalenin iptal
edildiği hâllerde ikinci artırmanın ilk açık artırmadaki şartlar çerçevesinde tekrar
yapılacağı.


11.
İhale alıcısının, satış bedelinin tamamını ihalenin gerçekleştiğine ilişkin
tutanağın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren en geç
yedi gün içinde icra dairesi hesabına ödemesi gerektiği.


12. Satışa katılanların bütün ekleriyle birlikte
şartnameyi görmüş ve içeriğini kabul etmiş sayılacakları.


13.
İhalenin kesinleşmesi üzerine malın tescil ve teslim işlemlerinin yapılacağı.


İhalenin
kesinleşmesi üzerine taşınırın ihale alıcısına teslimi veya sicile kayıtlı
malın ihale alıcısı adına tescili, damga vergisi ve katma değer vergisinin
yatırılmasından sonra gerçekleştirilir.


 


İhalenin
yapılması:[49]


Madde
115 – (Değişik:24/11/2021-7343/17 md.)


Birinci ve
ikinci ihale, icra müdürü tarafından, ilanda belirlenen gün ve saatte,
haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi üzerinden başlatılır. Şartların
yerine gelmesi hâlinde mal, en yüksek teklif verene ihale edilir. Şu kadar ki,
artırma bedelinin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi ile o malla
güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından
hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme
ve paylaştırma masraflarını da geçmesi şarttır.


Artırmanın
sona erdiği gün ve saatte şartların bulunması hâlinde, mal en yüksek teklif
verene ihale edilmiş olur ve malın mülkiyeti ihale alıcısına geçer.


İhale
alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması
hâlinde alınan teminat iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından düşülmek
üzere hak sahiplerine alacaklarına mahsuben ödenir.


İcra müdürü,
elektronik satış portalında artırma bittikten sonraki ilk iş gününde artırmanın
sonucuyla ilgili bir artırma sonuç tutanağı düzenler ve bu tutanaktaki
bilgileri aynı gün satış portalında ilan eder. Tutanakta; ihalenin hangi gün ve
saatte tamamlandığı, şartlar yerine gelmişse en yüksek teklifi verene malın
ihale edildiği, tutanağın ilanından itibaren yedi gün içinde ihale bedelinin
icra dairesi hesabına yatırılması gerektiği ve şartlar yerine gelmediği
takdirde ihalenin hangi gerekçeyle yapılamadığı belirtilir.


Satış talebi
teklif verme başladıktan sonra geri alınamaz. Teklif verme süresinin bitimine
kadar borcun tamamen ödenmesi hâlinde satış durdurulur.


İcra müdürü,
asgari ihale bedelinin teklif edilmediği, en yüksek teklif verenin ihale
bedelini yatırmadığı veya teklif verme süresinin bitiminden önce borcun
ödendiği hâllerde, ihalenin yapılamadığını veya iptal edildiğini tutanakla
tespit eder. Asgari ihale bedelinin teklif edilmediği veya en yüksek teklif
verenin ihale bedelini yatırmadığı hâllerde ikinci artırma, birinci artırmadaki
şartlar çerçevesinde daha önce ilan edilen tarihte başlar.


Artırmada,
alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse alacaklı, önceki
satış talebinden kalan satış isteme süresi içinde satış günü verilmesini talep
edebilir. Satış isteme süresi satış talebiyle birlikte durur ve duran bu süre,
ihalenin yapılamadığına veya iptal edildiğine ilişkin tutanak tarihinden
itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar.


İcra müdürü,
artırma bittikten sonraki ilk iş gününde elektronik satış portalından kaynaklanan
teknik sebeplerle, artırmanın son on dakikası içinde teklif verilemediğini satış
portalı kayıtlarından tespit ederse artırma süresinin bir gün uzatılmasına
karar verir; kararda artırmanın başlayacağı ve biteceği tarih ve saatleri gösterir
ve tüm bu hususları satış portalında derhâl duyurur. Bu durumda artırmanın
başlangıç tarihi, artırma süresinin uzatılmasına karar verildiği tarihten
itibaren üç günü geçemez. Bu süre içinde, daha önce en yüksek teklif veren
teklifiyle bağlı olacağı gibi yeni istekliler de teminatı yatırmak suretiyle
artırmaya katılabilir.


 


İkinci artırma:


Madde
116 – (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)


 


Altın
ve gümüş eşya:


Madde
117 – Altın ve gümüş eşya maden halindeki kıymetlerinden
daha aşağı bir bedel ile satılamaz.


 


İhale
bedelinin ödenmesi ve malın teslimi:


Madde 118 – (Başlığı ile Birlikte
Değişik:24/11/2021-7343/18 md.)


İhale
alıcısı, ihalenin feshi talep edilmiş olsa dahi artırma sonuç tutanağının
ilanından itibaren yedi gün içinde satış bedelini nakden ödemek zorundadır.


Satılan
mal, ihale kesinleşmeden teslim olunmaz ve resmî sicilde alıcı adına tescil
edilmez.


 


Pazarlık
suretiyle satış:


Madde
119 – Aşağıdaki hallerde satış pazarlık suretiyle
yapılabilir:


1
– Bütün alakadarlar isterse,


2
– Borsa veya piyasada fiyatı bulunan kıymetli evrak veya diğer mallar için o
günün piyasasında mukarrer fiyat teklif edilirse,


3
– Artırmada maden kıymetini bulmamış olan altın ve gümüş eşyaya bu kıymet
verilirse,


4
– 113 üncü maddenin ikinci fıkrasında gösterilen haller bulunursa,


5 – (Değişik:
17/7/2003-4949/31 md.) Mahcuz malın tahmin edilen değeri birmilyar lirayı
geçmezse.


 


Ödeme yerine
alacakların devri:


Madde
120 – Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat
ederlerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmıyan alacakları, ödeme yerine
geçmek üzere itibari kıymetleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak
içlerinden birine devredilir. Bu halde alacaklılar, alacakları nispetinde
borçlunun haklarına halef olurlar.


Aynı
suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borçlunun üçüncü
bir şahıstaki alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava
hakkının kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel
gelmemek şartiyle üzerlerine alabilirler.


Bu
suretle elde edilecek para ilk önce üzerlerine alanların alacak ve
masraflarının ödenmesine karşılık tutulur.


 


Paraya
çevirmenin diğer tarzı. İştirak halinde mülkiyet hisseleri:


Madde
121 – Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya
bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi yukarki
maddelerde gösterilmeyen başka nevi malların satılması lazımgelirse icra memuru
satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sorar.


İcra
mahkemesi, yerleşim yerleri malüm olan alakadarları davet ve gelenlerini dinledikten
sonra açık artırma yaptırabileceği gibi satış için bir memur da tayin edebilir,
yahut iktiza eden diğer bir tedbiri alabilir.


 


Aile
mal ortaklığı:


Madde
122 – Aile mal ortaklığında bir hissenin satışı 121 inci
maddeye göre yapılır. Kanunu Medeninin 331 inci maddesi hükümleri mahfuzdur.


 


3
– Taşınmazların satışı:


Satış müddeti:


Madde
123 – Taşınmazlar, satış talebinden nihayet üç ay içinde
icra dairesi tarafından açık artırma ile satılır.[50]


 


Artırma
şartları:


1 ­­– Şartname:[51]


Madde
124 – İcra dairesi taşınmazların bulunduğu yerin adetlerine
göre en elverişli tarzda artırma şartlarını tesbit eder.


(Mülga
ikinci fıkra:24/11/2021-7343/19 md.)


(Mülga
üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/19 md.)


(Mülga
dördüncü fıkra:24/11/2021-7343/19 md.)


 


2
– Münderecatı:


Madde
125 – Artırma şartnamesinde taşınmazın, üzerindeki irtifak
hakları, taşınmaz mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borç senetleri, irat
senetleriyle birlikte satıldığı ve borçlunun bu taşınmaz ile temin edilmiş
şahsi borçlarının da alıcıya intikal eyliyeceği tasrih olunur.


İpotek
ve ipotekli borç senediyle temin edilmiş olupta bu suretle müşteriye devrolunan
borçtan asıl borçlunun kurtulması alacaklının müracaat hakkının mahfuz olduğunu
ihaleden itibaren bir sene içinde kendisine bildirmemiş olmasına bağlıdır. (K.
M. 803)


Taşınmaz
rehinle temin edilmiş muaccel borçlar, müşteriye devredilmeyip satış bedelinden
tercihen ödenir.


Artırma
şartnamesinde hangi masrafların müşteriye ait olacağı tasrih olunur.


 


Artırma
hazırlık tedbirleri:


Madde
126 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/20 md.)


114 üncü madde
hükmü, taşınmazın açık artırma hazırlık tedbirleri hakkında da uygulanır.


Elektronik
satış portalında yapılacak satış ilanında; 114 üncü maddede belirtilen
hususlarla birlikte varsa ipotek sahibi alacaklılar ile diğer ilgililerin
taşınmaz üzerindeki haklarını, hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını
evrakı müsbiteleriyle on beş gün içinde icra dairesine bildirmeleri gerektiği,
aksi hâlde hakları tapu siciliyle sabit olmadıkça, satış bedelinin paylaşmasından
hariç kalacakları ve bu hususların irtifak hakkı sahipleri için de geçerli
olacağı belirtilir.


 


Ayrıca tebliğler:


Madde
127 – (Değişik: 2/7/2012-6352/30 md.)


İlanın birer sureti
borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan ilgililerinin
tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda
kayıtlı olmaması hâlinde, varsa adres kayıt sistemindeki adresleri tebligat
adresleri olarak kabul edilir. Bunların dışında ayrıca adres tahkiki yapılmaz,
gazetede veya elektronik
satış portalında yapılan
satış ilanı tebligat yerine geçer.[52]


 


Mükellefiyetlerin
listesi:


Madde
128 – İcra memuru satışa başlamazdan evvel taşınmaz
üzerindeki tapu sicilline mukayyet veya resmi senede müstenit olan mükellefiyetlerin
hepsinin bir listesini yapar ve bu listeyi haczedenlerle borçluya tebliğ eder
ve itirazlarını bildirmeleri için üç gün mühlet verir. 96 ve 97 nci maddeler
hükümleri burada da caridir.


(Değişik:
9/11/1988-3494/19 md.) İcra dairesi taşınmazın kıymetini
takdir ettirir, taşınmazın kıymetinin takdirinde, taşınmaz üzerindeki
mükellefiyetlerin kıymete olan etkisi de nazara alınır. (Ek cümle:
17/7/2003-4949/33 md.) Taşınmazın önceden takdir edilen kıymetini etkileyen
mükellefiyetlerin ortaya çıkması hâlinde, icra dairesi satışa esas olmak üzere
taşınmazın kıymetini yeniden takdir ettirir. Kıymet takdirine ilişkin rapor
borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın
yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak
üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak sureti ile tebliğ edilir. (Mülga
son cümle: 17/7/2003-4949/103 md.)


(Ek fıkra:
21/2/2007-5582/2 md.) İcra dairesi, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin
birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile
Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde,
satışı istenen taşınmaz için kıymet takdirini, aynı Kanunun 22 nci maddesinin
birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara
yaptırır.


(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/33 md.)
Satışa çıkarılan taşınmazda eklenti niteliğinde teşvikli mal varsa icra
müdürlüğü bu malların kıymetini ayrıca takdir ettirir. Satıştan önce ilgili
kurumlardan bu mallar üzerindeki vergi, resim, harç gibi yükümlülükler sorulur.
Satış isteyen alacaklının talebi üzerine bu mallar satış dışında tutulabileceği
gibi, üzerlerindeki vergi, resim, harç gibi malın aynından kaynaklanan kamu
alacakları dikkate alınarak 129 uncu madde hükümlerine göre taşınmazla birlikte
ihale de edilebilir.


(Ek fıkra: 28/2/2018-7101/1 md.) Ticari
ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün hâlinde satıldığı takdirde daha
yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve haklar bir bütün olarak paraya
çevrilir.


 


Kıymet takdirine ilişkin şikâyet:


Madde 128/a – (Ek :
17/7/2003-4949/34 md.)


Kıymet takdirinin tebliğ
edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu
düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette
bulunabilirler. Şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve
ücretin mahkeme veznesine yatırılması hâlinde yeniden bilirkişi incelemesi
yaptırılabilir; aksi hâlde başka bir işleme gerek olmaksızın şikâyet kesin
olarak reddedilir.


(Değişik birinci cümle:
12/2/2004-5092/2 md.) Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl
geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Ancak, doğal afetler ve imar
durumundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde yeniden
kıymet takdiri istenebilir.


(Ek fıkra:
21/2/2007-5582/3 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında
tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi
Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, birinci fıkra
uyarınca yaptırılmasına karar verilen bilirkişi incelemesi, aynı Kanunun 22 nci
maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya
kurumlara yaptırılır.


Kıymet takdirine ilişkin
şikâyet yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, icra mahkemesi evrak üzerinde
inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkisizlik kararı verir ve masrafını
gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen yetkili icra mahkemesine
gönderir.[53]


Bu madde gereğince icra mahkemesinin
verdiği kararlar kesindir.


 


İhale:


Madde
129 – (Değişik:24/11/2021-7343/23 md.)


115 inci madde
hükmü, taşınmazın ihale edilmesi hakkında da uygulanır.


 


İhale bedelinin
ödenmesi:


Madde
130 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/24 md.)


İhale
alıcısı, ihalenin feshi talep edilmiş olsa dahi artırma sonuç tutanağının
ilanından itibaren yedi gün içinde satış bedelini nakden ödemek zorundadır.


 


Ödeme
müddeti içinde taşınmazın idaresi:


Madde
131 – Satış bedelinin ödenmesi için mühlet verilmiş ise para
verilinceye kadar hasar ve masrafı müşteriye ait olmak üzere taşınmaz, icra
dairesi tarafından idare olunur. Bu müddet içinde icra dairesinin müsaadesi
olmaksızın tapuca hiç bir tescil yapılamaz. İcra dairesi satış bedelini temin
için ayrıca teminat gösterilmesini isteyebilir.


 


Sonradan
tesis edilen taşınmaz mükellefiyetleri ve ipotekli ve mahcuz taşınmazların
kiralanmasında hüküm:


Madde
132 – Alacak bir taşınmaz ile temin edildikten sonra borçlu
o taşınmaz üzerinde alacaklının rızası olmaksızın bir irtifak hakkı yahut bir
taşınmaz mükellefiyeti tesis ederse bu tesis alacaklının hakkına tesir etmez ve
alacaklı taşınmazın o hak ile birlikte veya o haktan ari olarak artırmağa
çıkarılmasını isteyebilir.


Taşınmaz
haktan ari olarak satılıp ta bedeli alacaklının alacağından fazla çıkarsa o
hakkın takdir edilecek kıymeti ödenmek üzere bedelin fazlası hak sahibine
tahsis edilir.


İpotek
yapılmış olan taşınmazı borçlu alacaklının rızası olmaksızın başkasına kiraya
verir ve keyfiyeti tapuya tescil ettirirse bu tescil ipotekli alacaklının
hakkına tesir etmez.


Bu
hüküm haczedilmiş olan taşınmazlarda da caridir.


 


İhalenin
feshi ve farkının tahsili:


Madde
133 – (Değişik: 6/6/1985-3222/16 md.) (Mülga:24/11/2021-7343/32 md.)


 


İhalenin
neticesi ve feshi:


Madde
134 – (Değişik: 18/2/1965-538/63 md.)


İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale
edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. (Ek cümle:
17/7/2003-4949/38 md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde
muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır. (Ek
cümleler:24/11/2021-7343/27 md.) İhale alıcısının
talebi üzerine icra dairesi, satışı yapılan taşınmazda kira sözleşmesine bağlı
olarak oturan kişiye kira bedelini, diğer hâllerde ise taşınmazı kullanan
kişiye bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kullanım bedelini icra
dairesine yatırmasını emreder. İlgili, ihtara rağmen kirayı veya belirlenen
bedeli icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır.
Bu şekilde depo edilen bedel, ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödenir.


(Değişik
ikinci fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin
feshini, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci
maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı,
borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak
sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir
adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden
itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. (Ek cümle:24/12/2025-7571/1 md.) Belirtilen
kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin feshinin talep edilmesi halinde
mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir. İlgililerin
ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç
ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir.


(Ek
fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı
ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin
feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı
talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde
bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir. Talebin reddi
hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini
isteyenden tahsil edilir.


(Ek
fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer
ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi
talebinde, talepte bulunulurken, ilgili kişilerin muhtemel zararına karşılık
olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır.
Talebin reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde genel
hükümlere göre tazminat davasının açılmaması hâlinde hükmedilen para cezasının
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümleri uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil dairesine bildirilir.
Tahsil dairesi alınan teminattan, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay
içinde para cezasını tahsil etmezse talep hâlinde teminat ilgilisine iade
edilir. (Ek cümleler:24/12/2025-7571/1 md.) Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca
yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle
ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki
haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde
ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirir.
Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal
ihalenin feshi talebini reddeder.


(Ek
fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden
itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden
kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde
duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;


1. Satış
isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve
sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler
dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,


2. Satış
isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve
sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,


3. İşin esasına
girerek,


talebin
reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin
yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.


(Ek fıkra: 21/2/2007-5582/4
md.) 2499 sayılı
Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut
finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının
rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, beşinci fıkrada yer alan oran yüzde yirmi olarak
uygulanır.[54]


(Ek fıkra:
17/7/2003-4949/38 md.) İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi
veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme
yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya
yetkisizlik kararı verir ve masrafını gider
avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen görevli veya yetkili icra
mahkemesine gönderir. Bu
kararlar kesindir.[55]


(Ek fıkra:
17/7/2003-4949/38 md.) Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak
kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya
130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra
müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet
sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır.
İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın
kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir.



(Değişik fıkra:24/11/2021-7343/27
md.) İhale kesinleşmedikçe ve
ihale konusu mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe
ihale bedeli alacaklılara ödenmez. İhale konusu malın teslim edilemeyeceği veya
teslime hazır hale getirilemeyeceği durumlarda ihale icra müdürü tarafından
iptal olunarak ihale bedeli alıcısına ödenir.


Satış
ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya
ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar.
Şu kadar ki, bu müddet ihalenin yapıldığına
ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten
itibaren bir seneyi geçemez.[56]


İhalenin
feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi
menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.


Tescil
için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin
geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın
kesinleşmesinden sonra yapılır.


(Mülga
son fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)


 


Tescil
için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma:


Madde
135 – Taşınmaz alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra
alıcı namına tescil edilmesi için (134) üncü maddede yazılı müddete riayet
edilerek tapuya müzekkere yazılır.


(Değişik
6/6/1985-3222/17 md.) Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden
evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akte dayanmayarak
başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için
borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde
tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur. (Ek
cümle:24/11/2021-7343/28 md.) Taşınmazın ihale
alıcısı adına tescilinden sonra henüz tahliye yapılmadan taşınmazı ihale alıcısından
satın alan da bu fıkra gereğince tahliye isteme hakkına sahiptir.


 


Taşınmazların
satışına ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:[57]


Madde
136 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)


Taşınmaz malların
satışına ilişkin hükümler, bayrağı dikkate alınmaksızın gemi siciline kayıtlı
bütün gemiler hakkında da uygulanır. Bu hükümlerde geçen “tapu sicili” terimi
gemi sicilini, “ipotek” terimi gemi ipoteklerini ve “irtifak hakkı” terimi
sicile kayıtlı gemiler üzerindeki intifa hakkını ifade eder.


 


Aile yurtları:


Madde
137 – Aile yurtlarına dair Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur.


 


4
– Paranın paylaştırılması:


Paraların paylaştırılması zamanı,
masraflar ve vekalet ücreti:


Madde
138 – Mahcuz mallar tamamiyle satıldıkta bedelleri
alakadarlara hisselerine göre paylaştırılır ve bir kısmı satıldıkta icabına
göre bedeli hisseleri nispetinde alakadarlara avans olarak dağıtılır.


Haciz,
paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar
önce satış tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler
dahil olduğu halde alacakları nispetinde paylaştırılır.


(Değişik:
18/2/1965-538/64 md.) Vekil vasıtasiyle yapılan takiplerde
vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye
bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre
hasaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına
dahildir.


Muvakkat
hacizler için ayrılmış hisseler vaziyet anlaşılıncaya kadar sağlam bir bankaya,
banka bulunmıyan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır.


 


İcra
dairesinin tamamlama hacizleri:


Madde 139 – Satış tutarı bütün alacakları ödemiye yetmezse icra memuru
kendiliğinden yeni hacizler yaparak haczi tamamlar; ancak bu suretle haczolunan
mallar üzerinde sonra gelen derecelerin evvelce koydurdukları hacizler varsa bu
hacizlerin doğurduğu haklara halel gelmez. Yeniden haczedilen mallar ayrıca
satış talebine hacet kalmaksızın ve mümkün olduğu kadar çabuk satılır.


 


Sıra cetveli:


Madde
140 – Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemiye
yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.


Alacaklılar
206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya
kabul olunurlar.


Bununla
beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir.


 


Cetvel
suretlerinin tebliği:


Madde
141 – Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından
alakadarlara tebliğ edilir.


 


Cetvele
itiraz:


Madde
142 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


Cetvel
suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal
mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına
itiraz edebilir.


Dava
basit yargılama usulüyle görülür.


İtiraz
alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle
icra mahkemesine arzolunur.


 


Teminat
karşılığı ödeme:


Madde 142/a- (Ek: 17/7/2003-4949/39
md.)


Sıra
cetvelinin düzenlenmesi üzerine tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir
bankanın kesin ve süresiz teminat
mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblâğı tahsil edebilir. 36 ncı
maddenin ikinci fıkrası burada da uygulanır.[58]


Teminat mektubunda,
alacaklının dosyadan tahsil ettiği meblâğ ile bu meblâğın kısmen veya tamamen
icra dosyasına iadesinin gerekmesi hâlinde iade tarihine kadar geçecek süreye
ait olan faizin, icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödenmesi
taahhüt edilmelidir. Bu esaslar dahilinde teminat mektubuyla garanti edilecek
miktar icra dairesince belirlenir.


 


Borç ödemeden aciz
vesikası:


Madde
143 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.)
Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için
gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz
vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir; bu belgeler
hiçbir harç ve vergiye tâbi değildir. Aciz vesikasının bir nüshası da her il
merkezinde Adalet Bakanlığınca tespit edilen icra dairesi tarafından tutulan
özel sicile kaydedilmek üzere bu icra dairesine gönderilir. Aciz vesikası
sicili aleni olup ne şekilde tutulacağı ve hangi hususları içereceği Adalet
Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle belirlenir.


Bu
vesika ile 105 inci maddedeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet
mahiyetinde olup alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir.


Alacaklı
aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden
ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.


Aciz
vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez.


Kefiller,
müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar için vermeğe mecbur
oldukları faizlerden dolayı borçluya rücü edemezler.


(Değişik altıncı
fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden
itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlunun mirasçıları,
mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa,
borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler.


(Ek
fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Borçlu, aciz vesikasını
düzenlemiş olan icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman
ödeyebilir. İcra dairesi ödenen parayı alacaklıya verir veya gerektiğinde 9
uncu madde hükümleri dahilinde bir bankaya yatırır. Borcun bu şekilde tamamının
ödenmesinden sonra aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya borcunu ödeyerek
aciz vesikasını sicilden terkin ettirdiğine dair bir belge verilir. Aynı
şekilde, icra takibi batıl ise veya iptal edilirse yahut borçlunun borçlu
olmadığı mahkeme kararıyla sabit olursa ya da alacaklı icra takibini geri
alırsa, aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya buna ilişkin bir belge
verilir.


 


Senedin
geri verilmesi ve ilamın icrası vesikası:


Madde
144 – Alacağı tamamen ödenmiş olan alacaklıya ait senet icra
dairesince borçluya verilir.


Alacağının
yalnız bir kısmı ödenmiş olan alacaklı, senedini geri alabilir. Şu kadar ki,
icra dairesi senede bundan sonra ne miktar para için muteber olacağını yazar
yahut senedin mahiyetine göre alakadar dairelere yazdırır.


İlamların
icrasında borçlu isterse kendisine ilamın tamamen veya kısmen icra edilmiş
olduğuna dair bedava ve pulsuz bir vesika verilir.


Bir
taşınmazı paraya çeviren icra dairesi o taşınmaz üzerindeki irtifak haklarına,
taşınmaz mükellefiyetlerine ve taşınmaz rehin haklarına dair kayıtların tapu
sicilinden terkin ve nakillerini de yaptırır.


(Ek:
29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)


 


Paranın
paylaştırılmasına ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:


Madde 144/a – (Ek: 14/1/2011-6103/41 md.)


Paranın paylaştırılmasına
ilişkin hükümler, gemilerin satışı hâlinde de uygulanır. Şu kadar ki, 140 ıncı
madde uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup
olmadığına bakılmaksızın, bütün gemiler hakkında Türk Ticaret Kanununun 1389
ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine tâbidir.


Türk gemi siciline
kayıtlı olan gemiyi paraya çeviren icra dairesi, sicile kayıtlı ipotek ve intifa
haklarına ait kayıtların terkin veya nakillerini yaptırır; yabancı sicile
kayıtlı gemilerde, bu işlemin yapılması için geminin bayrağını taşıdığı
devletin en yakın konsolosluğuna bildirimde bulunur.


 


BEŞİNCİ BAP


 


I
– TAŞINIR REHNİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ


Takip talebi:


Madde
145 – (Değişik: 18/2/1965-538/65 md.)


Alacağı
taşınır rehni ile sağlanmış alacaklı, takip talebinde 58 inci maddede yazılı
hususlardan başka merhunun ne olduğunu ve merhun üçüncü şahıs tarafından
verilmiş veya merhunun mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise onun ve merhun
üzerinde sonra gelen rehin hakkı mevcut ise bu hakka sahip olan şahsın ismini
de bildirir.


 


Ödeme
emri:


Madde
146 – (Değişik: 18/2/1965-538/66 md.)


Takip
talebi üzerine, icra dairesi, keyfiyeti merhun üzerinde sonra gelen rehin hakkı
sahibine bir ihbarname ile bildirir ve borçlu ile rehin maliki üçüncü şahsa aşağıdaki
kayıtlara uygun olmak üzere birer ödeme emri gönderir:


1.
Ödeme müddeti onbeş gündür.


2.
Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç
ödenmezse rehnin satılacağı bildirilir.


 


Ödeme
emrine itiraz:


Madde
147 – (Değişik: 18/2/1965-538/67 md.)


Ödeme
emrine itiraz hakkında 62 den 72 nci maddeye kadar olan hükümler uygulanır.
Ancak;


1.
Rehin hakkına açıkça itiraz edilmemişse, alacaklının rehin hakkı takip safhası
içinde artık tartışma konusu olamaz.


2.
Sırf rehin hakkına itiraz olunduğu takdirde, alacaklı, rehnin paraya çevrilmesi
yoliyle takipten vazgeçerek, takibin haciz yolu ile devamını istiyebilir. Bu
takdirde, borçluya mal beyanında bulunması için yedi gün mühlet verilir.


 


II
– İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ


Takip talebi:


Madde
148 – (Değişik: 18/2/1965-538/68 md.)


Taşınmaz
ipotek alacaklısı, yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine
elindeki ipotek belgesinin akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir
örneğini ibrazla alacağın miktarını bildirir ve 58 inci maddeye göre takip
talebinde bulunur.


 


Adres
gösterme zorunluluğu:


Madde 148/a- (Ek:
17/7/2003-4949/41 md.)


İpotek sözleşmesinin
tarafları veya ipotekli taşınmazı daha sonra satın alanlar ya da bunların
halefleri, tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir tebligat adresi bildirmek
zorundadırlar. Aksi takdirde ilgililerin tescil talebi, tapu sicili müdürlüğünce
reddolunur.


Adresin değiştirilmesi
tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur. Yeni adresin
bildirilmemesi hâlinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarih tebellüğ tarihi
sayılır.


 


1 – İcra emri:


Madde
149 – (Değişik: 18/2/1965-538/69 md.)


İcra
memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını
ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz
üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa
geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir.


Bu
icra emrinde borcun otuz gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez
ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse,
alacaklının taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir.


 


İcranın
geri bırakılması:


Madde
149/a – (Ek: 18/2/1965-538/70 md.)


İcranın
geri bırakılması hakkında 33 üncü maddenin 1, 2 ve 4 üncü fıkraları uygulanır.


(Değişik
ikinci fıkra: 2/3/2005-5311/10 md.) İcra mahkemesinin geri
bırakılma isteminin reddine ilişkin kararına karşı istinaf yoluna başvuran
borçlu veya üçüncü şahıs, takip konusu alacağın yüzde onbeşi nispetinde teminat
yatırmadığı takdirde satış durmaz. Bölge adliye mahkemesince talebin reddi
hâlinde bu teminat, ayrıca hükme hacet kalmaksızın alacaklıya tazminat olarak
ödenir.


(Ek fıkra:
21/2/2007-5582/5 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında
tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi
Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, ikinci fıkrada yer
alan oran yüzde otuz olarak uygulanır. İstinaf talebinin reddi halinde, teminat
olarak alınan tutarın yarısı tazminat olarak alacaklıya ödenir. Alacaklının
satış talebinden sonra takdir edilen ve kesinleşen kıymete göre, merhunun
alacağı karşılamayacağı anlaşılırsa kalan tutar teminatın geriye kalan
kısmından karşılanır, varsa teminatın kalan kısmı teminatı yatırana iade edilir.


 


2 – Ödeme emri:


Madde
149/b – (Ek: 18/2/1965-538/70 md.)


149
uncu maddede yazılı haller dışındaki muaccel alacaklar için icra memuru,
borçluya ve varsa taşınmaz sahibi üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara uygun olmak
üzere 60 ıncı maddeye göre birer ödeme gönderir.


1.
Ödeme müddeti otuz gündür.


2.
Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç
ödenmezse alacaklının taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir.


 


Ödeme
emrine itiraz:


Madde
150 – (Değişik: 18/2/1965-538/71 md.)


Borçlu
veya üçüncü şahıs ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda
bulunabilirler. Ancak, rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz. İpoteğin iptali
hakkında dava açılması halinde 72 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.


 


İtirazın
incelenmesi usulü ve hükümleri:


Madde
150/a – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)


Ödeme
emrine itiraz hakkında 62 den 72 nci maddeye kadar olan hükümler uygulanır.
Ancak;


1.
İpotek, bir cari hesap veya işleyecek kredi vesaire gibi bir mukavelenin
teminatı olarak verilmişse, icra mahkemesi bu mukavele ve bununla ilgili sair
belge ve makbuzları 68 inci maddedeki esaslara göre incelemek yetkisini
haizdir.


2.
(Değişik: 2/3/2005-5311/11 md.) İtirazın kaldırılması kararına karşı
istinaf yoluna başvurulması hâlinde 149/a maddesinin ikinci fıkrası hükmü kıyas
yoluyla uygulanır.


 


Kiracılara
haber verme:


Madde
150/b – Ek: 18/2/1965-538/72 md.; Değişik: 6/6/1985-3222/18 md.)


Rehin, kiraya verilmiş bir taşınmaz ise icra memuru,
alacaklının talebi üzerine takibin kesinleşmesini beklemeden kiracıları da
takipten haberdar eder ve işleyecek kiraların icra dairesine ödenmesini
emreder. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/42 md.) Şu kadar ki, bu şekilde işlem yapılması
132 ve 135 inci maddelerdeki hakları ortadan kaldırmaz. Kiracı ihtara rağmen
kira paralarını icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen
uygulanır.


 


Tapu idaresine haber verme:


Madde
150/c – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)


İcra
memuru, ipoteğin paraya çevrilmesi hakkındaki takibin başladığını tapu
idaresine haber vermeye mecburdur. Tapu memuru, keyfiyeti taşınmazın siciline
şerh verir. Taşınmazı bu şerh tarihinden sonra iktisap edenlere icra veya ödeme
emri tebliğ olunmaz.


 


Satış
hazırlıkları:


Madde
150/d – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.;Değişik: 9/11/1988-3494/23 md.)


İcra
dairesi, takip talebi üzerine satış hazırlıklarına başlar. Bu maksatla tapudan
kayıt örneklerini ve belediyeden imar durumunu getirtir, takibin kesinleşmesini
beklemeden kıymet takdirini yaptırır.


 


III
– MÜŞTEREK HÜKÜMLER


Paraya çevirme müddeti:


Madde
150/e – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)


(Değişik
birinci fıkra: 2/7/2012-6352/32 md.) Alacaklı,
taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay
içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren bir yıl içinde
isteyebilir.


Satış
yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp
da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.


78 inci maddenin 2 nci fıkrası hükmü
rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipte de kıyasen uygulanır.


 


Muvakkat rehin açığı belgesi:


Madde
150/f – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)


Alacaklının
satış talebinden sonra takdir edilen ve kesinleşen kıymete göre merhunun
alacağı karşılamıyacağı anlaşılırsa, alacaklının talebi üzerine kendisine açık
kalan miktar için bir muvakkat rehin açığı belgesi verilir.


Alacaklı,
bu belgeye dayanarak borçlunun diğer mallarının haczini icra memurundan
talebedebilir ve 100 üncü maddedeki esaslar dahilinde diğer alacaklıların haczine
iştirak edebilir. Bu takdirde alacaklı, rehnin satışı neticesinde, alacağının
tahsil edilemiyen kısmını borçlunun diğer mahcuz mallarından rüçhansız olarak
alır.


 


Paraya
çevirme usulü:


Madde
150/g – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.; Değişik 9/11/1988-3494/24 md.)


Satılması
istenen rehin hakkında 92 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 93, 96, 97, 97/a, 98 ve
99 uncu maddeler ile 112’den 137 nci maddeye kadar olan hükümler kıyas yolu ile
uygulanır.


 


Alacağın
veya rehnin ilamla tesbit edilmiş olması:


Madde
150/h – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)


Alacağın
veya rehin hakkının yahut her ikisinin bir ilamda veya ilam mahiyetini haiz
belgelerde tesbit edilmiş olması halinde, ilamların icrasına dair hükümler kıyasen
uygulanır.


 


Borçlu
cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi kredileri
ve gayri nakdi kredileri teminen alınan ipotekler:


Madde
150/ı – (Ek: 9/11/1988-3494/25 md.; Değişik: 17/7/2003-4949/43 md.)


Borçlu cari hesap veya
kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya gayrinakdi bir
krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve
şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf,
krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun
vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya
gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun
ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi
sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek
suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını
gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149
uncu madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap
özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle
tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ
edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz
etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikâyette bulunmak hakkı
saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf alacağını 68/b maddesi
çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın
şikâyeti reddedilir. İcra mahkemesi nde yapılan inceleme sırasında, borçlu, borcun
sona erdiğine veya ertelendiğine ilişkin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir
belge sunmadıkça takibin durdurulmasına karar verilemez. Hesap özetinin, tazmin
talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya
tebliğ edilmiş sayılması Türk Medenî Kanununun 887 nci maddesinde öngörülen ödeme
istemi yerine geçer.


 


Paylaştırma:


Madde
151 – Rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın
alacaklılar arasında paylaştırılmasında 138 inci madde hükmü tatbik olunur.


Satış
tutarı alacaklıların alacağını ödemeğe yetmezse icra memuru 206 ncı maddenin
ikinci ve üçüncü fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payları
tayin eder.


141,
142 ve 144 üncü maddelerin hükümleri burada da caridir.


 


Rehin
açığı belgesi:


Madde
152 – (Değişik: 18/2/1965-538/73 md.)


Rehin,
satış istiyenin alacağına derece itibariyle rüçhanı olan diğer rehinli
alacakların tutarından fazla bir bedelle alıcı çıkmamasından dolayı satılamazsa
veya satılıp da tutarı takip olunan alacağa yetmezse, alacaklıya bütün veya
geri kalan alacağı için bir belge verilir.


Alacağı
irat senedinden veya bir taşınmaz mükellefiyetinden doğmıyan alacaklı, bu
suretle tahsil edemediği alacağı için borçlunun sıfatına göre iflas veya haciz
yoluna gidebilir.


Alacaklı,
satış yapılmamışsa artırma gününden, satış yapılması halinde satışın kesinleşmesi
tarihinden itibaren bir sene içinde haciz yolu ile takip talebinde bulunursa
yeniden icra veya ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.


Rehin
açığı belgesi, borç ikrarını mutazammın senet mahiyetindedir.


 


İpotekli
alacakta alacaklının gaip bulunması veya borcu almaktan imtinaı:


Madde
153 – İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın
borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin
meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini
beyan ederse icra dairesi on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ
eder. Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelipte kanunen makbul bir sebep
beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde
borçlu borcunu icra dairesine tamamiyle yatırırsa icra mahkemesi verilen
paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir. Bu
karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli taşınmazın sicilline geçirilir.


Vadesi
gelmeyen borcun ipotek senedi mucibince işlemiş ve işleyecek bütün faizleri ile
birlikte tediyesini deruhde eden borçlu hakkında da yukarıki hüküm cereyan
eder.


(Ek:
29/6/1956-6763/42 md.; Mülga üçüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)


 


Rehnin
paraya çevrilmesine ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:


Madde 153/a – (Ek: 14/1/2011-6103/41 md.)


Taşınır rehninin paraya
çevrilmesine ilişkin hükümler, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına
bakılmaksızın bir gemi üzerindeki hapis hakkı ile gemi alacağının verdiği rehin
hakkının paraya çevrilmesinde de uygulanır.


İpoteğin paraya
çevrilmesine ilişkin hükümler, gemi ipoteğinin paraya çevrilmesine de uygulanır.
Bu hükümlerde geçen “taşınmaz” terimi Türkiye’de veya yurt dışında sicile
kayıtlı olan gemileri; “tapu sicili” terimi gemi sicilini ve “ipotek” terimi
gemi ipoteklerini anlatır. Gemi ipoteklerinin paraya çevrilmesinde, geminin
ihtiyaten haczedildiği veya geminin sicile kayıtlı olduğu yer icra dairesi
yetkilidir.


Taşınır rehninin ve
ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin müşterek hükümler, gemiler üzerindeki
rehin haklarının paraya çevrilmesine de uygulanır; şu kadar ki, bu Kanunun:


1. 150/e maddesinin birinci
fıkrasında öngörülen süre, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına
bakılmaksızın bütün gemiler için üç aydır.


2. 150/h maddesinin
yerine Türk Ticaret Kanununun 1377 nci maddesi uygulanır.


3. 151 inci maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı
olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ
1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir.


4. 153 üncü maddesinin
yerine Türk Ticaret Kanununun 1052 ve 1053 üncü maddeleri uygulanır.


 


ALTINCI BAP


İflas yoliyle takip


 


I
– YETKİ:


İflas takiplerinde yetkili merci:


Madde
154 – (Değişik: 18/2/1965-538/74 md.)


İflas
yoliyle takipte yetkili merci, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki
icra dairesidir.


Merkezleri
yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili merci, Türkiye’deki
şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu
yerdeki icra dairesidir. 


Borçlu
ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o
yerin icra dairesi dahi iflas takibi için yetkili sayılır. Şu kadar ki, iflas
davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun
muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır.


 


II
– İFLAS YOLİYLE ADİ TAKİP:


Ödeme emri ve münderecatı:


Madde
155 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


Borçlu
iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine
yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas
talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek
kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet
içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif
edebileceği ilave olunur.


 


İflas
talebi ve müddeti:


Madde
156 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


Ödeme
emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir
dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir.


Bu
dilekçeye borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini mübeyyin ödeme emri
nüshasının raptedilmesi lazımdır.


Borçlu
ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması
ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret
Mahkemesinden isteyebilir.


İflas
istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer.


 


Talebin
geri alınması ve yenilenmesi:


Madde
157 – İflas talebini geri alan alacaklı bir ay geçmedikçe bu
talebini yenileyemez.


 


Yargılama
usulü:


Madde
158 – (Değişik: 9/11/1988-3494/26 md.)


Alacaklının
iflas takibi kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir.
İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya
müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri
sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.


Mahkeme,
icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek
iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve
intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş
veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra
masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine
depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan
vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu
hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk
oturumda iflasına karar verilir.


 


Muhafaza
tedbirleri:


Madde
159 – (Değişik: 18/2/1965-538/76 md.)


İflas
talebi halinde mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü
bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse,
alacaklının talebi üzerine, mahkeme mutlaka bu tedbirlere karar vermeye
mecburdur. Bu emirler iflas dairesince yerine getirilir.


Mahkeme,
defter tutmadan gayrı bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride haksız
çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğruyabilecekleri
zararları karşılamak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde
yazılı bir teminat alınmasını isteyebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş
veya alacak bir ilama bağlı ise teminat aranmaz. Devlet ve adli yardıma nail
kimseler de teminat göstermek mecburiyetinde değillerdir.


Bu
maddeye göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine
tesir etmez.


 


Masrafların
peşin verilmesi:


Madde
160 – (Değişik: 18/2/1965-538/77 md.)


İflas
isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan
sorumludur.


(Değişik:
9/11/1988-3494/27 md.) Mahkeme, bu masraflar ile iflas kararının
kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini ister.


 


Defter
tutulması:


1 – Usulü:


Madde
161 – İflas talebinde bulunan alacaklı isterse, mahkeme
borçluya ait malların bir defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter iflas
dairesi tarafından tutulur.


Boçlunun
mallarını göstermemesi ve kilitli yerlerini açmaması gibi hallerde 80 ve 81
inci maddeler hükmü tatbik olunur.


 


2
– Neticeleri:


Madde
162 – (Değişik: 6/6/1985-3222/19 md.)


Borçlunun
ve ailesinin idareleri için iflas memurunun bıraktığı mallar müstesna olmak
üzere borçlu, defteri yapılmış olan malları aynen veya istenildiği zamanki
kıymetiyle vermeye mecburdur.


 


3
– Devam müddeti:


Madde
163 – Takipte bulunan bütün alacaklılar razı olurlarsa
yapılan defter iflas memuru tarafından iptal olunur.


Defterin
hükmü mahkemece temdit edilmemişse yapıldığı tarihten dört ay sonra
kendiliğinden ortadan kalkar.


 


Kanun
yollarına başvurma[59]


Madde 164- (Değişik:
2/3/2005-5311/12 md.)


Ticaret mahkemesince verilen
nihaî kararlar, 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınan masraftan karşılanmak
suretiyle mahkemece re’sen taraflara tebliğ olunur.


Bu kararlara karşı tebliğ
tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge
adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz
yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunu hükümlerine göre yapılır.[60]


İflâs kararına karşı
kanun yoluna başvurulması, iflâsın ilânına ve masanın teşkiline mâni değildir.
Yalnız ikinci alacaklılar toplantısı, iflâs kararı kesinleşmedikçe yapılamaz.


Bölge adliye mahkemesince
iflâs kararı kaldırılırsa, borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder.
Şu kadar ki, ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye
veya kaldırmaya yetkilidir.


 


İflas tarihi:


Madde
165 – İflas hükümle açılır ve bu hükümde açılma anı
gösterilir.


(Ek:
9/11/1988-3494/29 md.) İflasa karar verilmesinden sonra
iflas davasından feragat geçersizdir.


 


İflas
kararının tebliği ve ilanı:


Madde 166 – (Değişik:
18/2/1965-538/79 md.)


İflas
kararı, iflas dairesine bildirilir.


(Değişik:
9/11/1988-3494/30 md.) Daire, kararı kendiliğinden ve derhal
tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar
Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına,
Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelenlere bildirir. Daire, ayrıca
kararı, bir internet haber sitesinde veya ilan talep
tarihinde, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı
yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin
bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder.
Tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan
gazetenin yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede
ilan yapılmaz.[61][62][63]


İflasın
kapandığı veya kaldırıldığı da aynı suretle bildirilir ve ilan olunur.


 


III
– KAMBİYO SENETLERİ (ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER SENET) HAKKINDAKİ HUSUSİ
TAKİP USULLERİ:[64]


Takibin kabulü şartları:


Madde
167 – (Değişik: 18/2/1965-538/80 md.)


Alacağı
çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle
temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya
borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir.


Alacaklı,
takip talebinde 58 inci maddedeki hususlardan başka iflasa tabi borçlusu
aleyhine haciz ve iflas yollarından hangisini istediğini bildirmeğe ve takip
talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini
eklemeğe mecburdur.


 


A)
Haciz yolu ile takip:


Ödeme emri:


Madde
168 – (Değişik: 18/2/1965-538/81 md.)


İcra
memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya
senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar
yazılır:


1.
(Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Alacaklının
veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması
lazım gelen kayıtlar,


2.
(Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Borcun ve takip
masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka
hesabına ödenmesi ihtarı,


3.
Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün
içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu,


4.
(Değişik: 9/11/1988-3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo senedindeki
imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir
dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki
imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır
sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan
takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm edileceği ve icra
mahkemesin den itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri
icraya devam olunacağı ihtarı.


5.
(Değişik: 6/6/1985-3222/21 md.) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği
veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını
sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek
icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri
icraya devam olunacağı ihtarı.


6. (Değişik:
17/7/2003-4949/45 md.) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün
içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün
içinde 75 inci maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik
edileceği, mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca
hapisle cezalandırılacağı ihtarı.  


60
ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.


 


a)
Borca itiraz:


Madde
169 – (Değişik: 18/2/1965-538/82 md.)


Borçlu,
168 inci maddenin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir
dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip
muamelelerini durdurmaz.


 


İtirazın
incelenmesi:


Madde
169/a – (Ek: 18/2/1965-538/83 md.)


(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/46 md.)
İcra mahkemesi hâkimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz
gün içinde duruşmaya çağırır. Hâkim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya
itfa veya imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile
ispatı hâlinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hâkimi yetki itirazının
incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir.


(Değişik ikinci fıkra:
17/7/2003-4949/46 md.) İcra mahkemesi
hâkimi, borçlunun itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden
borcun itfa veya imhal edildiği veya senedin metninden zamanaşımına uğradığı
veya borçlunun borçlu olmadığı yahut icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine
varırsa, daha evvel itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin
muvakkaten durdurulmasına karar verebilir.


(Değişik:
9/11/1988-3494/32 md.) Borçlunun ibraz ettiği belge
altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse, icra mahkemesi hakimi, 68/a
maddesindeki usule göre yapacağı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait
olduğuna kanaat getirdiği takdirde, borçlunun itirazının kabulüne karar verir
ve alacaklıyı, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde
onu oranında para cezasina mahküm eder.Alacaklı birinci fıkra gereğince çağrıldığı
duruşmaya gelmediği takdirde icra mahkemesi hakimi alacağın itiraz edilen kısmı
için icranın muvakkaten durdurulmasına karar verir. Bunun üzerine alacaklı en
geç altı ay içinde icra mahkemesi önünde duruşma talep ederek makbuz altındaki
imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmek suretiyle, takibin devamına karar
alabilir. İcra mahkemesi, imzanın alacaklıya ait olmadığına karar verirse
borçluyu, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu
oranında para cezasına mahküm eder.


İcra
hakimi, borçlunun zamanaşımı itirazını alacaklının ibraz ettiği kambiyo
senedindeki tarihe göre varit görür ve alacaklı da zamanaşımının kesildiğini
veya tatil edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemezse,
itirazın kabulüne; aksi halde reddine karar verir.


İtirazın
kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açmak hakkı
mahfuzdur. Alacaklı, genel mahkemede dava açarsa, inkar tazminatı ve para
cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında
verilmiş olan inkar tazminatı ve para cezası kalkar.


(Ek fıkra: 9/11/1988-3494/32
md.) (Değişik
birinci cümle: 17/7/2003-4949/46 md.) Borçlunun itirazının icra mahkemesince
esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan
alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip
muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi hâlinde borçlu, diğer tarafın
isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere
tazminata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa yahut
alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna
kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş
olan tazminat kalkar.[65]


(Değişik
son fıkra: 2/3/2005-5311/13 md.) İtirazın reddi kararına
karşı istinaf yoluna başvurulması, hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Şu kadar
ki, borçlu 33 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra
durur.


 


b)
İmzaya itiraz:


Madde
170 – (Değişik: 9/11/1988-3494/33 md.)


Borçlu,168
inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait
olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz
satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.


İcra
mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi
kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi
halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra
takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.


(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/47 md.)
İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme
sonunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın
kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel
hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır.  İnkâr edilen imzanın
borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu
sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı
olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip   konusu  
alacağın yüzde onu oranında para   cezasına  
mahkûm edilir   ve itiraz reddedilir. Borçlu menfi tespit
veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili
dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde
daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.[66]



(Değişik birinci
cümle: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde,
senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde
alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak
üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder.
Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar
tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar.


 


Borçlunun kambiyo
hukuku bakımından şikayeti:


Madde 170/a – (Ek: 18/2/1965-538/85
md.)


Borçlu,
alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci maddenin
3 üncü bendine göre şikayet yolu ile ileri sürebilir.


İcra
mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde
kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu
vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip
bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal
edebilir.


(Ek:
9/11/1988-3494/34 md.) Her ne suretle olursa olsun, imza inkarı
itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde
hükmü uygulanmaz.


 


Uygulanacak
diğer hükümler:


Madde
170/b – (Ek: 18/2/1965-538/85 md.; Değişik: 17/7/2003-4949/48 md.)


61 inci maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları
ve 62 ilâ 72 nci maddeler bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça, kambiyo
senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkında da uygulanır.


 


B) İFLAS YOLU İLE TAKİP:


Ödeme emri:


Madde
171 – (Değişik: 18/2/1965-538/86 md.)


İcra
memuru, senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya
senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.


Ödeme
emrine şunlar yazılır:


1.
(Değişik: 2/7/2012-6352/36 md.) Alacaklının
veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması
lazım gelen kayıtlar,


2.
(Değişik: 2/7/2012-6352/36 md.) Borcun
ve takip masraflarının beş gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine
ait banka hesabına ödenmesi ihtarı,


3.
Kambiyo senedine ve borca dair her türlü itiraz ve şikayetlerini sebepleriyle
birlikte diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile beş gün
içinde icra dairesine bildirmesi ihtarı,


4.
Beş gün içinde borç ödenmediği, itiraz ve şikayet edilmediği takdirde,
alacaklının ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını talep edebileceği ihtarı.


60
ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.


 


İtiraz
veya şikayet:


Madde
172 – (Değişik: 18/2/1965-538/87 md.)


Ödeme
emrine itiraz veya şikayet etmek istiyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden
itibaren beş gün içinde her türlü itiraz veya şikayetini sebepleri ile birlikte
diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirmeye
mecburdur. Bu dilekçenin bir nüshası derhal alacaklıya tebliğ olunur.


 


İflas
davası:


a) İtiraz veya şikayet olunmaması:


Madde
173 – (Değişik: 18/2/1965-538/88 md.)


Borçlu
beş gün içinde borcu ödemez, itiraz veya şikayette de bulunmazsa, alacaklı, bu
durumu tevsik eden ödeme emri nüshası ile ticaret mahkemesinden borçlunun
iflasına karar verilmesini istiyebilir.


(Ek:
9/11/1988-3494/35 md.) İflas takibi kesinleştiğinde 166 ncı
maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından
itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale veya itiraz ederek
iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin
reddini isteyebilirler.


Mahkeme,
takip dosyasını getirtir ve basit yargılama usulü ile yapacağı inceleme sonunda
borcun ödenmediği, itiraz ve şikayette de bulunmadığını tesbit ederse yedi gün
içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme
veznesine depo edilmesini 158 inci madde uyarınca emreder. Bu emir yerine
getirilmezse borçlunun iflasına karar verilir. Şu kadar ki, borçlu ödeme
emrinde yazılı müddetin geçmesinden sonra borcu ödediğine dair resmi bir belge
ibraz ederse iflas yolu ile takip talebi ve iflas davası düşer.


Borçlu,
ticaret mahkemesine 65 inci maddeye göre gecikmiş itirazda bulunabilir. Mahkeme
mazereti yerinde görürse iflas davasını 174 üncü madde uyarınca karara bağlar.


 


b)
İtiraz veya şikayet olunması:


Madde
174 – (Değişik: 18/2/1965-538/89 md.)


Alacaklı,
borçlunun itiraz ve şikayetinin kaldırılmasını ve iflasına karar verilmesini
ticaret mahkemesinden istiyebilir. Mahkeme 158 inci madde uyarınca iflas
davasını karara bağlar.


 


c)
İstirdat davası:


Madde
175 – (Değişik: 18/2/1965-538/90 md.)


İflas
takibine itiraz etmemesi yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödeyen kimse 72
nci madde uyarınca geri almak hakkını haizdir.


 


d)
Uygulanacak hükümler:


Madde
176 – (Değişik: 18/2/1965-538/91 md.)


156
ncı maddenin son fıkrası ile 157 ila 166 ncı madde hükümleri burada da uygulanır.


 


C)
MÜŞTEREK HÜKÜMLER


Alacaklı ve borçluya verilecek
belgeler:


Madde
176/a – (Ek: 18/2/1965-538/92 md.)


İcra
dairesi 60 ve 64 üncü maddeler gereğince alacaklıya ödeme emrinin bir nüshasını
verir.


Borçluya,
itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.


 


Birden
fazla borçlu bulunması:


Madde
176/b – (Ek: 18/2/1965-538/92 md.)


Bir
çek, poliçe veya emre muharrer senedin takip edilen borçlusu birden ziyade olup
da hepsi iflasa tabi şahıslardan ise, alacaklının bunlar hakkında aynı talepte
(Haciz veya iflas) bulunması lazımdır. Bu halde, borçlu tarafından itiraz
vukuunda talebin mahiyetine göre 169, 169 a. Ve 170  inci veya 174 üncü
maddeler hükümleri uygulanır.


Bir senetle takip edilen borçlular
içinde iflasa tabi olmıyan bir şahıs bulunup da alacaklı iflasa tabi olanlar
aleyhine iflas, tabi olmıyanlar aleyhine haciz yoluna gitmek isterse, bu
yollara mahsus ayrı iki takip talebinde bulunmaya mecburdur. Bu halde takip
taleplerinden birine kambiyo senedinin icra memuru tarafından tasdik edilmiş
bir sureti eklenir. İcra memuru, senedin bu suretine, senedin aslının
kendisinde bulunduğunu yazar.


 


IV. DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS HALLERİ


Evvelce takibe hacet kalmaksızın
iflas:


A – Alacaklının talebi:


Madde
177 – Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet
kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir.


1
– Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle
kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya
bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını
saklarsa;


2
– Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa;


3
– 308 inci maddedeki hal varsa;[67]


4
– İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye’de
bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir
müddette mahkemeye çağırılır.


(Ek:
9/11/1988-3494/36 md.) Bu Kanunun 178 inci maddesinin
ikinci fikrası burada da uygulanır.


 


B
– Borçlunun müracaatiyle:


Madde
178 – (Değişik: 18/2/1965-538/93 md.)


(Değişik:
9/11/1988-3494/37 md.) İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde
bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir. Borçlu, bu
halde bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren
mal beyanını iflas talebine eklemek zorundadır. Bu belge mahkemeye ibraz
edilmedikçe iflasa karar verilemez.


(Ek:
9/11/1988-3494/37 md.) İflas talebi l66 ncı maddenin ikinci
fıkrasındaki usulle ilan edilir. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren
onbeş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebini,
hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını
ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.


İflasa
tabi bir borçlu aleyhine alacaklılardan birinin haciz yolu ile takibi
neticesinde yapılan haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep
olup da kalanı muaccel ve vadesi bir sene içinde hülül edecek diğer borçlarını
ödemeye yetişmiyorsa borçlu derhal aczini bildirerek iflasını istemeye mecburdur.


 


Sermaye
şirketleri ile kooperatiflerin iflâsı:[68]


Madde 179- (Değişik:
28/2/2018-7101/3 md.)


Sermaye şirketleri ile
kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara
bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş
kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları
veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe
hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377
nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler
Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır.


 


Erteleme yargılaması:[69]


Madde 179/a- (Ek: 17/7/2003-4949/50
md.; Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)


 


Erteleme kararı ve
sonuçları:[70]


Madde 179/b- (Ek:
17/7/2003-4949/50 md.; Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)


 


Kanun yolları:


Madde 179/c- (Ek: 15/7/2016-6728/4 md., Mülga:
28/2/2018-7101/65 md.)


 


Reddolunan miraslar:


Madde
180 – Reddolunan mirasların tasfiyesi sekizinci bap hükümlerine
göre ait olduğu mahkemece yapılır. Terekenin resmen tasfiyesine dair Kanunu
Medeni hükümleri mahfuzdur.


 


Usul:


Madde
181 – 159, 160, 164, 165 ve 166 ncı maddeler bu fasıl
hükmüne göre vukua gelen iflaslara da tatbik olunur.


 


V.
İFLASIN KALDIRILMASI


İflasın
kaldırılması:


Madde
182 – Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri
aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında
bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın
kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine
karar verir.


(Değişik
ikinci fıkra: 2/3/2005-5311/14 md.) İflâsın kaldırılmasına,
alacak hakkındaki taleplerin kaydı için muayyen müddetin bitmesinden iflâsın
kapanmasına kadar karar verilir. İflâsın kaldırılması hakkında verilen hükme
karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna
başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden
itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz
incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.[71]


İflasın
kaldırıldığı ilan olunur.


 


Reddolunmuş
bir miras tasfiyesinin durdurulması:


Madde
183 – Bir tereke 180 inci madde mucibince tasfiye halinde
bulunur ve tasfiyenin kapanmasından evvel mirasçılardan biri gelerek mirası
kabul eylediğini bildirirse borçların ödenmesi için mirasçının teminat
göstermesi mukabilinde mahkeme tasfiyeyi durdurur.


 


 


YEDİNCİ BAP


 


İflasın hukuki neticeleri


I – BORÇLUNUN MALLARI HAKKINDA
İFLASIN NETİCELERİ:


 


İflas masası:


Madde
184 – İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün
malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların
ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen
mallar masaya girer.


Müflis
namına gelen mektuplar iflas idaresi tarafından açılır ve sair mevrudelerin de
masaya gönderilmesi posta idaresine bildirilir.


 


Rehinli
mallar ve üretime yönelik yerler:


Madde 185 – Üzerinde rehin
bulunan mallar rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı mahfuz kalmak suretiyle
masaya girer ve iflas idaresi tarafından en yakın ve münasip zamanda paraya çevrilip
muhafaza ve satış masrafları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya hakkı
verilir. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/51 md.) Ancak, rehin sahibi
alacaklı, istediği takdirde iflâstan sonra da masaya karşı rehnin paraya
çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.


Rehinin
kıymeti rehinle temin edilen alacağa kafi gelmiyeceği borsa rayiciyle tahakkuk
eder ve mürtehin rehnin satılmasını istemezse rehin, masadan muvakkaten çıkarılır.


Rehinli
alacak sahibi bu işlere ait muamelelerden dolayı icra mahkemesine şikayet
hakkını haizdir.


(Ek
fıkra: 9/11/1988-3494/38 md.; Değişik fıkra: 28/2/2018-7101/4 md.) 210
uncu maddenin birinci fıkrası uyarınca masa hakkında faydalı olmayacağı anlaşıldığı
için kapatılıp mühürlenen yerlerin, üzerinde rehin bulunmasa dahi, ilk alacaklılar
toplanması tarafından da uygun bulunması hâlinde iflâs idaresince derhâl satışı
yapılır.


(Ek
fıkra: 9/11/1988-3494/38 md.) Bu maddeye göre
yapılacak satışlar, 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir.


 


İhtiyaten
veya icraen haczedilen şeyler:


Madde
186 – (Değişik: 18/2/1965-538/94 md.)


İhtiyaten
haczedilmiş mallarla iflas açıldığı zaman paraya çevrilmemiş mahcuz mallar
masaya girer.


İflasın
açılmasından evvel paraya çevrilmiş bulunan mahcuz malların bedeli, 138 ila 144
üncü maddeler hükümlerine göre haciz koyduran alacaklılara paylaştırılır. Artan
kısım iflas masasına intikal eder.


 


İptal
davasına tabi haklar:


Madde
187 – 201 inci madde ile 277 den 284 üncüye kadar olan
maddeler mucibince iptal davasına mevzu olabilecek bütün şeylerin masaya intikali
için iflas idaresi lazımgelen davaları açar.


 


Bedelinin
tahsili için verilmiş emre veya hamiline muharrer senetler:


Madde
188 – Sırf bedelini tahsil etmek için yahut tayin edilen ilerdeki
bir tediyeye karşılık olarak müflise devredilmiş olan hamiline veya emre
muharrer senetleri devredenler geriye istiyebilir.


 


Başkasına
ait malın satış bedeli:


Madde
189 – Müflis başkasına ait bir malı satıp da iflasın açılmasından
evvel parasını almamış ise mal sahibi, bu mal için yapılan masrafların masaya
tesviyesi mukabilinde alıcıda olan alacağın kendisine temlikini yahut satılan
şeyin bedeli masaya ödenmiş ise bu bedelin kendisine verilmesini istiyebilir.


 


Satıcının
geri alma hakkı:


Madde
190 – Satıldığı ve gönderildiği halde iflasına
hükmolunmazdan evvel müflisin eline geçmiyen mallar için masa tarafından bedeli
verilmiş olmadıkça satıcı istirdat iddiasında bulunabilir.


(Değişik:
29/6/1956-6763/42 md.) Bu mallar iflasın ilanından evvel taşıma
senedi, konişmento, makbuz senedi, varant gibi emtiayı temsil eden bir senetle
iyi niyet sahibi üçüncü bir şahsa satılmış veya rehnedilmiş olurlarsa artık
geri alınamazlar.


 


Müflisin
tasarrufa ehliyetsizliği ve poliçe ödenmesi hükümleri:


Madde
191 – Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar
üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür.


İflas
açılmadan evvel borçlu tarafından imza edilmiş emre muharrer bir senet veya
üzerine keşide olunmuş bir poliçe iflasın ilanından evvel vadesinde müflis
tarafından ödenmiş olursa iflastan haberdar olmıyan ve ödemenin reddi halinde
üçüncü bir şahsa rücu hakkını kullanabilecek vaziyette bulunan hamilden ödenen
meblağ geri alınamaz.


 


Müflise
ödeme:


Madde
192 – İflasın açılmasından sonra müflis hiçbir ödeme kabul
edemez. Müflise ödemede bulunan kimse müflisin alacaklılarına karşı ancak
masaya giren para veya kıymet nispetinde borcundan kurtulur. Bununla beraber
iflasın ilanından evvel müflise ödemede bulunan borçlu iflastan haberi yoksa
borcundan kurtulur.


 


Takibin
durması ve düşmesi:


Madde
193 – (Değişik: 18/2/1965-538/95 md.)


(Değişik:
9/11/1988-3494/39 md.) İflasın açılması, borçlu aleyhinde
haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri
durdurur.


İflas
kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer.


İflasın
tasfiyesi müddetince müflise karşı birinci fıkradaki takiplerden hiçbiri
yapılamaz.


(Ek:
9/11/1988-3494/39 md.) Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla
yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas
masasına karşı devam edilir ve satış bedeli 151 inci maddeye göre rehinli
alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas masasına intikal eder. Şu kadar
ki, takip alacaklısı, iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi
yolu ile takipten vazgeçerek, rehnin 185 inci maddeye göre satılmasını
isteyebilir.


 


Hukuk
davalarının tatili:


Madde
194 – (Değişik birinci fıkra : 9/11/1988-3494/40 md.)
Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk
davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam
olunabilir.Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan
zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka
işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle
ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz.


Dava
durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez.


 


II.
ALACAKLILARIN HAKLARI ÜZERİNE İFLASIN TESİRLERİ


Müflisin borçlarının muacceliyet
kesbetmesi:


Madde
195 – Borçlunun gayri taşınır mallarının rehni suretiyle
temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin
borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip
masrafları anaya zammolunur.


(Değişik:
9/11/1988-3494/41 md.) Müflisin vadesi gelmemiş faizsiz
borçlarından yıllık kanuni faiz hesabıyla iskonto yapılır.


 


Faiz:


Madde
196 – (Değişik: 9/11/1988-3494/42 md.)


İflasın
açılması ile birlikte, iflas masasına giren alacaklarda faiz işlemeye devam
eder.


Rehinle
temin edilmemiş alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır.


Ancak,
bu maddeye göre alacaklılara tahakkuk edecek faiz ödemeleri, 195 inci maddeye
göre hesaplanan ana paralar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılır.


 


Şarta
muallak alacaklar:


Madde
197 – Alacaklı talikı bir şarta veya gayri muayyen bir
vadeye muallak bulunan alacağını da kaydettirebilir. Fakat hissesini şartın
tahakkukunda veya vadenin hulülünde alır.


Kaydı
hayatla irat mukavelenamesinden doğan iddialarda Borçlar Kanununun 509 uncu
maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü caridir.


 


Mevzuu
para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi:


Madde
198 – Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette
para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına
deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat
gösterir.


Borçlar
Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur.


 


Tamam
olmuş satışların ifası:


Madde
199 – İflasın açılmasından evvel borçluya bir mal satıp
teslim eden satıcı fesih ve geri almak hakkını açıkça muhafaza etmiş olsa bile,
akti feshedemez ve sattığını geri alamaz.


 


Takas:


Madde
200 – Alacaklı alacağını müflisin kendinde olan alacağı ile
takas edebilir. Aşağıdaki hallerde takas yapılamaz.


1
– Müflisin borçlusu iflas açıldıktan sonra müflisin alacaklısı olursa;


2
– Müflisin alacaklısı iflas açıldıktan sonra müflisin veya masanın borçlusu
olursa;


3
– Alacaklının alacağı hamile muharer bir senede müstenit ise.


(Değişik:
29/6/1956-6763/42 md.) Anonim, limited ve kooperatif
şirketlerin iflasları halinde esas mukavele gereğince verilmesi lazımgelen
hisse senedi bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımları veya konması taahhüt
edilen ve fakat konmamış olan sermayeler bu şirketlerin borçlariyle takas
edilemez.


 


Takasa
itiraz:


Madde
201 – Müflisin borçlusu iflasın açılmasından evvel
alacaklısının aciz halinde bulunduğunu bilerek masanın zararına kendisine veya
üçüncü bir şahsa takas suretiyle bir menfaat temin etmek için müflise karşı bir
alacak ihdas ederse bu takasa mahkemede itiraz olunabilir.


 


Müflisin
kefil olduğu borçlar:


Madde
202 – Müflisin kefil olduğu borçlar vadeleri gelmese bile
masaya zimmet olarak kaydolunur.


Masa
ödediği para nispetinde asıl ve müşterek borçluların alacaklıları yerine geçer
(Borçlar Kanunu 496.) Asıl borçlunun veya müşterek borçlulardan birinin iflası
halinde 203 ve 204 üncü maddeler tatbik olunur.


 


Müşterek
borçluların bir zamanda iflası:


Madde
203 – Bir borcu birlikte taahhüt edenlerin iflas muameleleri
bir zamana tesadüf ederse alacaklı alacağının tamamını müflislerin her birinin
masasından istiyebilir.


Toplanan
hisseler alacak yekünundan fazla ise bu fazla müşterek borçlusuna karşı
mükellef olduğu hisseden ziyade ödemede bulunmuş olan masalara intikal eder.


Ödedikleri
hisselerin mecmuu alacak miktarını geçmedikçe masaların yekdiğerine rücu
hakları yoktur.


 


Müflisle
birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi:


Madde
204 – Alacaklı müflisle birlikte borçlu olandan alacağının bir
kısmını almış ise müşterek borçlunun müflise rücu hakkı olsun olmasın borcun tamamı
masaya kaydolunur.


İflas
masasına kaydolunmak hakkı alacaklının ve müşterek borçlunundur.


Alacaklı
masaca yapılan taksimde alacağının tamamına düşen hisseden alacağını tamamlıyacak
kadarını alır; geriye kalan paradan müşterek borçluya, rücu hakkı olduğu
miktara düşen hisse verilir. Artan para da masaya kalır.


 


Kollektif
şirketin ve gayrimahdut mesuliyetli şeriklerin iflası:


Madde
205 – Bir kollektif şirket ile şeriklerden birisinin iflas muameleleri
bir zamana tesadüf ederse şirketin alacaklıları bütün alacaklarını şerikin de
masasına kaydettirirler; ancak şirket masasından alamadıkları miktarı müflis
şerikin masasından istiyebilirler. Bu miktarın mütaaddit şerikler tarafından
ödenmesi halinde 203 ve 204 üncü maddeler tatbik olunur. Şirket iflas etmeksizin
şeriklerden birisi iflas ederse şirketin alacaklıları alacaklarının tamamıyle
masaya kabul olunurlar. Müflis şerikin masası 202 nci maddede yazılı olduğu
gibi şirket alacaklıları yerine geçer.


 


Adi
ve rehinli alacakların sırası:


Madde
206 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


(Değişik
birinci fıkra: 28/2/2018-7101/5 md.) Alacakları
rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük
resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan
alınması lazım gelen resim ve vergi, rehinli alacaklardan sonra gelir.


Bir
alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup
edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile
temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım
gelen tenasübe riayet edilir.


Alacakları
taşınmaz rehniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz
ve eklentisine şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehnine müteallik hükümlerine
göre tayin olunur. (Ek cümle: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga cümle:
14/1/2011-6103/41 md.) (…)


(Değişik
dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Teminatlı olup da rehinle
karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış
tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur:


Birinci sıra:


A) İşçilerin, iş
ilişkisine dayanan ve  iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk
etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile  iflâs nedeniyle iş
ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,


B)
İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması
veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış
bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,


C) İflâsın açılmasından
önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile
hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.


İkinci sıra:


Velâyet ve vesayet
nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle
doğmuş olan tüm alacakları;


Ancak bu alacaklar, 
iflâs, vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip
eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya
takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.  


Üçüncü sıra:


Özel
kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar. 


Dördüncü sıra:


İmtiyazlı olmayan diğer
bütün alacaklar.


(Ek fıkra:
17/7/2003-4949/52 md.) Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler
hesaba katılmaz:


1. İflâsın açılmasından
önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi.


2. İflâsın ertelenmesi
süresi.


3. Alacak hakkında
açılmış olan davanın devam ettiği süre.


4. Terekenin iflâs
hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar
geçen süre.


(Ek fıkra: 14/1/2011-6103/41
md.) Gemilerin
paraya çevrilmesi hâlinde yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı
olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389
ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir.


 


Sıralar arasındaki
münasebet:


Madde
207 – Her sıranın alacaklıları aralarında müsavi hakka
maliktirler.


Bir
sıra evvelki alacaklılar alacaklarını tamamen almadıkça sonra gelen sıradakiler
bir şey alamazlar.


 


SEKİZİNCİ BAP


İflasın tasfiyesi


 


I – MASANIN TEŞKİLİ:


Defter tanzimi:


Madde
208 – İflasın açılması kendisine tebliğ olunur olunmaz iflas
dairesi müflisin mallarının defterini tutmağa başlar ve muhafazaları için
lazımgelen tedbirleri alır.


Başka
bir kaza dahilinde bulunan mallar hakkında bu muamele ora iflas dairesi
vesatatiyle yapılır.


(Ek:
9/11/1988-3494/43 md.) İflas dairesi iflas kararının
kendisine tebliğinden itibaren en geç iki ay içinde tasfiyenin adi veya basit
şekilde yapılacağına karar vermek zorundadır.[72]


 


Müflisin
vazifeleri:


Madde
209 – Müflis defter tutulurken bulunarak mallarını iflas
dairesine göstermeğe ve emrine hazır bulundurmağa mecburdur.


Müflisi
hazır bulundurmak mümkün olmazsa bu mecburiyet onunla bir arada yaşamış
kimselerin reşit olanlarına düşer.


İflas
dairesi bu mecburiyet kandilerine teveccüh eden kimselere kanunun hükmünü ihtar
eder.


 


Teminat
tedbirleri:


Madde
210 – (Değişik birinci fıkra: 28/2/2018-7101/7 md.) İflâs
dairesi; müflisin mağazalarını, eşya depolarını, fabrikalarını,
imalathanelerini ve üretime yönelik sair yerlerini, perakende satış dükkânlarını
ve buna mümasil yerlerini, masa hakkında faydalı olacağı anlaşılırsa ilk alacaklılar
toplanmasına kadar kontrolü altında idare eder; aksi takdirde bu yerleri
kapatıp mühürler.


(Mülga
ikinci fıkra: 28/2/2018-7101/7 md.)


Daire,
paraları, kıymetli evrakı, ticari ve ev idaresine ait defterleri ve sair her
hangi ehemmiyeti haiz evrakı muhafaza altına alır.


Başka
malları defter tutuluncıya kadar mühürler. Daire lüzum görürse defter
tutulduktan sonra tekrar mühürler.


Daire
müflisin kullandığı yerler haricinde bulunan eşyayı da muhafaza altına alır.


 


Haczi
caiz olmıyan eşya hakkında:


Madde
211 – Daire 82 nci maddede sayılan malları deftere
kaydetmekle beraber müflisin elinde bırakır.


 


Üçüncü
şahıslara ait mallar:


Madde
212 – Üçüncü şahısların mülkü olarak gösterilen yahut bunlar
tarafından mülkiyeti iddia olunan mallar, bu cihetler de şerh verilerek deftere
kaydolunur.


 


Taşınmazlar 
üzerinde üçüncü şahısların hakları:


Madde
213 – Müflisin taşınmazları üzerinde sicilden anlaşılan
üçüncü şahıslara ait haklar re’sen deftere işaret olunur.


 


Kıymet
takdiri:


Madde
214 – Deftere geçirilen her malın kıymeti takdir olunur.


 


Defterin
müflis tarafından tanınması:


Madde
215 – Daire doğruluğu ve noksansızlığı hakkında beyanda
bulunmak üzere tutulan defteri müflise gösterir.


Müflisin
cevabı deftere yazılır ve kendisine imza ettirilir.


 


Müflisin
mükellefiyetleri:


Madde
216 – Kendisine ayrıca müsaade edilmiyen müflis tasfiyenin
devamı müddetince iflas idaresinin emri altında bulunmakla mükelleftir ve
icabında zabıta kuvvetleriyle getirilir. İflas idaresi müflise hususiyle emri
altında tuttukça münasip miktarda muavenette bulunabilir.


 


Tasfiyenin
tatili:


Madde
217 – Masaya ait hiç bir mal bulunmazsa iflas dairesi
tasfiyenin tatiline karar verir ve ilan eder. Bu ilanda alacaklılar tarafından
otuz gün içinde iflasa mütaallik muamelelerin tatbikına devam edilmesi
istenilerek masrafı peşin verilmediği takdirde iflasın kapatılacağı yazılır.


 


II.
ALACAKLILARI DAVET


Basit tasfiye:


Madde
218 – İflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin
tasfiye masraflarını koruyamıyacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü tatbik
olunur.


Bu
takdirde iflas dairesi, alacaklıları yirmi günden az ve iki aydan çok olmamak
üzere tayin edilecek müddet içinde alacaklarını ve iddialarını bildirmeğe
ilanla davet eder. Bu müddet içinde alacaklılardan biri masrafları peşin vermek
suretiyle tasfiyenin adi şekilde yapılmasını isteyebilir.


Basit
tasfiyede iflas dairesi alacaklıların menfaatlerine muvafık surette malları
paraya çevirir ve başka merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve
sıralarını tayin ederek bedellerini dağıtır.


Tasfiyenin
kapandığı ilan olunur.


 


Adi
tasfiye ve iflasın açılmasının ilanı:


Madde
219 – (Değişik birinci fıkra : 9/11/1988-3494/44 md.)
Tasfiye adi şekilde yapılacak ise, iflas dairesi 208 inci maddeye göre vereceği
karar tarihinden itibaren en geç on gün içerisinde keyfiyeti 166 ncı maddenin
ikinci fıkrasındaki usulle ilan eder. Bu maddedeki sürelerin hesabında son ilan
tarihi esas alınır.


İlanda:


1
– Müflisin hüviyeti, yerleşim yeri ve iflasın açıldığı tarih;


2
– Alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara alacaklarını ve
istihkaklarını ilandan bir ay içinde kaydettirmeleri ve delillerinin (senetler
ve defterler hulasaları v.s.) asıl veya musaddak suretlerini tevdi eylemeleri,
(pek uzak yerlerde veya yabancı memleketlerde ikamet eden alacaklılar için
müddet uzatılabilir.)


3
– Hilafına haraket cezai mes’uliyeti müstelzim olmak üzere müflisin
borçlularının aynı müddet içinde kendilerini ve borçlarını bildirmeleri;


4
– Müflisin mallarını her ne sıfatla olursa olsun ellerinde bulunduranların o
mallar üzerindeki hakları mahfuz kalmak şartiyle bunları aynı müddet içinde
daire emrine tevdi etmeleri ve etmezlerse makbul mazeretleri bulunmadıkça cezai
mes’uliyete uğrayacakları ve rüçhan haklarından mahrum kalacakları;


5
– İlandan nihayet on gün içinde toplanmak üzere alacaklıların ilk içtimaa
gelmeleri ve müflis ile müşterek borçlu olanlar ve kefillerinin ve borcu tekeffül
eden sair kimselerin toplanmada bulunmağa hakları olduğu yazılır.


 


Reddedilen
miraslarda alacaklıları davet:


Madde
220 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


Reddedilen
bir mirasın tasfiyesi lazım geldikte miras hükümleri mucibince evvelce
alacaklılar davet edilmiş ise yukarıdaki maddeye göre kayıt müddeti on güne indirilir.
Evvelce alacaklarını kayıt ettirenler için yeniden müracaata lüzum yoktur.


 


III.
MASANIN İDARESİ


İlk alacaklılar toplanması:


Madde 221 – (Değişik:
6/6/1985-3222/25 md.)


(Değişik:
9/11/1988-3494/45 md.) İlk alacaklılar toplantısına iflas
müdürü veya yardımcılarından biri başkanlık eder. Müdür, alacaklı oldukları
tercihan ellerinde noter veya ipotek senedi gibi resmi senetle yahut 68/b ve
150/ı maddelerinde belirtilen belgelerle sabit olan kişilerden bir veya iki
alacaklı veya mümesilleriyle birlikte bir büro teşkil eder.


Kendileri
veya mümessilleri bulunan alacaklılar, malum alacaklar tutarının en az dörtte
birini temsil etmesi halinde toplantı nisabı hasıl olur. Toplantıda bulunanlar
beş kişiden az ise bunların, alacak tutarının yarısına sahip olması şarttır.


Kararlar,
alacak tutarı ekseriyeti ile alınır.


Reylerin
muteber olup olmayacağı hakkındaki ihtilafı büro halleder. Büronun işlemlerine
karşı ilgililer toplantı tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine
şikayette bulunabilirler. Şikayet sebebinin yerinde görülmesi ancak karar
ekseriyetinin bozulması halinde nazara alınır. Aksi takdirde şikayet red
olunur.


 


Toplantı
veya karar nisabının oluşmaması:[73]


Madde 222- (Değişik: 17/7/2003-3939/53 md.)


Alacaklılar toplanması mümkün olmazsa veya karar
nisabı oluşmazsa durum tespit olunur. Bu hâlde daire, ikinci alacaklılar
toplanmasına kadar masayı idare eder ve tasfiyeye başlar.


 


İflas idaresi ve iflas dairesinin vazifeleri:


Madde
223 – (Değişik: 6/6/1985-3222/26 md.)


İflas
idaresi üç kişiden oluşur. Toplanan alacaklıların yapacağı seçimde, bu sayının
iki katı, bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip kişi aday gösterilir. Bu
adaylardan dört adedi alacak tutarına göre ekseriyeti teşkil edenlerce, iki
adedi ise alacaklılar sayısı itibariyle ekseriyeti teşkil edenlerce seçilir ve
icra mahkemesine bildirilir. İcra mahkemesi, iflas idaresini teşkil edecek üç
kişiden ikisini alacak ekseriyetine sahip olanların gösterdiği dört aday,
birini ise alacaklı ekseriyetinin gösterdiği iki aday arasından seçer.


Tasfiye,
iflas dairesince, yukarıdaki fıkraya göre teşkil edilen iflas idaresine havale
olunur.


(Değişik üçüncü fıkra:
17/7/2003-4949/54 md.) İflâs idaresi toplantıları, idare memurlarının veya herhangi bir
alacaklının gündem belirlemek suretiyle yapacağı talep üzerine iflâs dairesi
müdürünün toplantı gününden en az yedi gün önce göndereceği çağrı üzerine
yapılır. İflâs idaresi, kararlarını çoğunlukla alır; ancak toplantıya her üç iflâs
idare memurunun da katılmaması hâlinde iflâs dairesi müdürü iflâs idaresinin
görevini yüklenir ve iflâs idaresi adına tek başına karar alır. Toplantıya
iflâs idaresi memurlarından birinin veya ikisinin iştiraki hâlinde iflâs
dairesi müdürü de bu toplantıya katılır. Karar alınamaması hâlinde iflâs
dairesi müdürünün oyu doğrultusunda işlem yapılır. İflâs masasına alacaklı
olarak müracaat eden alacaklılar, tebligata elverişli adres göstermek ve Adalet
Bakanlığınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için
avans vermek suretiyle iflâs idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini
isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflâs idare
memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden itibaren
işlemeye başlar.


İflas
idaresine, Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve iki yılda bir yenilenen ücret tarifesine
göre ücret ödenir.


İflas
idaresi iflas dairesinin murakabesi altındadır. Bu halde iflas dairesi
aşağıdaki görevleri yerine getirir:


1.
Alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görmediği
bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının
kabulüne dair olan kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine yedi gün
içinde icra mahkemesine müracaatla itiraz etmek.


2.
İflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarını
icra mahkemesinin tasdikine arz etmek.


(Ek fıkra:9/6/2021-7327/1
md.) İflâs
idare memurları, bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan iflâs
idare memurları listesinden seçilir. Bu şekilde seçilen iflâs idare memurlarından
birinin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir, birinin ise
hukukçu olması zorunludur. Listeye kayıt için, Adalet Bakanlığı tarafından izin
verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması şarttır. Listede
görevlendirilecek memurun bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme
yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Bir iflâs idare memuru, eş
zamanlı olarak beşten fazla dosyada görev alamaz. İflâs idare memurlarının
nitelikleri, denetimi, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf
tutulacaklar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Adalet
Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikte belirlenir.


 


Toplanmada verilen
kararlar:


Madde
224 – (Değişik birinci fıkra: 28/2/2018-7101/8 md.) Alacaklılar
toplanması, bilhassa müflisin sanat veya ticaretinin devamı, fabrikaları,
imalathaneleri ve üretime yönelik sair yerleriyle mağazalarının, eşya
depolarının, perakende satış dükkânlarının faaliyetlerine devam edip etmemesi,
muallak davalar ve pazarlıkla satışlar hakkında müstacel kararlar verebilir.


Müflis
bir konkordato teklif ederse alacaklılar tasfiyeyi tatil edebilirler.


 


Kararlar
aleyhine müracaat:


Madde
225 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


Alacaklılar
toplanmasının kararlarından dolayı her alacaklı tarafından yedi gün içinde icra
mahkemesine şikayet olunabilir. İcra mahkemesi iflas Dairesinin mütalaasını
aldıktan ve icabında şikayet edeni ve dinlenmelerini istiyen alacaklıları da
dinledikten sonra kısa bir zamanda kararını verir.


 


İflas
idaresinin vazifesi:


Madde
226 – Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare
masanın menfaatlerini  gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir.


(Değişik:
6/6/1985-3222/27 md.) İdare, ikimilyar liraya kadar olan
alacaklardan doğrudan doğruya, daha ziyade alacaklardan alacaklılar
toplanmasının vereceği yetkiyle sulh olabilir ve tahkim yapabilir.[74]


 


İflas
idaresinin vazife ve mes’uliyeti:


Madde
227 – (Değişik: 6/6/1985-3222/28 md.)


8
inci maddenin bir ve ikinci fıkraları ve 9,11,16 ve 359 uncu maddelerin icra
dairelerine ait hükümleri iflas idaresi hakkında da uygulanır. (Ek cümle:
28/2/2018-7101/9 md.) İflâs idaresi, iflâs
masasına kabul edilen alacaklılara, talepleri hâlinde iflâs tasfiyesinin seyri
ile müteakip işlemlerin planı ve takvimi hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.


(Ek
ikinci fıkra: 9/11/1988-3494/46 md.; Mülga: 2/3/2005-5311/28 md.)


İcra
mahkemesi, iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisine sahip olup gerektiğinde
iflas idaresini teşkil edenlerin görevine son verebilir. İcra mahkemesi,
görevine son verilen veya istifa edenin yerine, önceki adaylar arasından 223
üncü maddedeki esaslar dairesinde yenisini seçer.


İflas
idaresini teşkil edenler kusurlarından ileri gelen zarardan sorumludurlar. Bu
davalara adliye mahkemelerinde bakılır.


İflas
idaresini teşkil edenler Türk Ceza Kanununun uygulanmasında memur sayılırlar.


 


Üçüncü
şahısların istihkak iddiaları:


Madde
228 – (Değişik: 18/2/1965-538/96 md.)


Üçüncü
şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulan eşyanın kendilerine verilip
verilmiyeceğini iflas idaresi kararlaştırır.


İflas
idaresi; istihkak iddiasını reddederse, üçüncü şahsa icra mahkemesinde istihkak
davası açması için yedi günlük bir mühlet tayin ve tebliğ eder. Bu mühleti geçiren
üçüncü şahıs, masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.


İstihkak
davasına, genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır.


İcra
mahkemesi, icabında istihkak davacısından masanın muhtemel zararına karşı
teminat istiyebilir.


 


Masa
alacaklarının tahsili, müstacel satış:


Madde
229 – İflas idaresi, masanın vadesi gelmiş alacaklarını
tahsil ve lüzumunda takip veya dava eder.


Kıymeti
düşecek yahut muhafazası masraflı olacak şeyler geciktirilmeksizin satılır.
Borsa veya piyasada fiyatı bulunan esham ve eşya derhal paraya çevrilebilir.
Sair mallar ancak ikinci alacaklılar toplanmasından sonra satılır.


Üzerinde
rehin hakkı bulunan mallar 185 inci madde hükmüne tabidir.


 


IV.
ALACAKLARIN TAHKİKİ VE SIRALARIN TAYİNİ


İddia edilen alacakların tetkiki:


Madde 230 – İdare, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin
olunan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi
bulundurmak mümkünse her iddia hakkında ne diyeceğini sorar ve icabına göre
kabul veya ret kararı verir.


 


Tapu sicilline yazılı alacaklar:


Madde
231 – Tapu siciline yazılı olan alacaklar; kayıt için
müracaat edilmemiş olsa bile işliyen faizle kabul olunurlar.


 


Alacaklılar
sıra cetvelinin müddet ve şekli:


Madde
232 – (Değişik: 28/2/2018-7101/10 md.)


Alacakların
kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflâs idaresinin seçilmesinden
itibaren en geç iki ay içinde iflâs idaresi tarafından 206 ncı ve 207 nci
maddelerde yazılı hükümlere göre alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel
yapılır ve iflâs dairesine bırakılır. Zorunlu hâllerde iki ayın hitamından önce
iflâs idaresinin icra mahkemesine başvurması hâlinde icra mahkemesi bir defaya
mahsus olmak üzere bu süreyi en çok iki ay daha uzatabilir. Süresi içinde sıra
cetvelinin verilmemesi hâlinde iflâs dairesinin durumu icra mahkemesine intikal
ettirmesi üzerine iflâs idaresi üyelerinin vazifesine son verilir ve sebketmiş
hizmetleri için kendilerine bir ücret tahakkuk ettirilmez. Mahkeme ayrıca bu
üyelerin bir yıldan az olmamak ve üç yılı geçmemek kaydıyla herhangi bir iflâs
idaresinde görev almalarını yasaklayabilir, bu karar kesindir.


 


Reddedilen
alacaklar:


Madde
233 – (Değişik:  9/11/1988-3494/48 md.)


Sıra
cetvelinde kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ile birlikte gösterilir.
Ancak, iflas idaresi ipotekle temin edilmiş alacakla ilgili olarak bunu doğuran
sebep veya ipotek limiti miktarı bakımından red kararı vermeyip, kabul
etmediğini ikinci alacaklılar toplantısına bildirir. İpoteğin iptali veya
miktarının tenzili iddiasını takip hakkı, isteyen alacaklıya 245 inci madde
hükmü çerçevesinde devrolunur.


 


Alacaklılar
sıra cetveli, ilan ve ihbar:


Madde
234 – (Değişik birinci fıkra: 6/6/1985-3222/29 md.)
İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166 ncı
maddenin 2 nci fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder.


İddialarının
tamamı veya bir kısmı reddedilen yahut iddia ettikleri sıraya kabul edilmiyen
alacaklılara doğrudan doğruya haber verilir.


 


Sıra
cetveline itiraz ve neticeleri:


Madde
235 – (Değişik: 18/2/1965-538/97 md.)


(Değişik:
9/11/1988-3494/49 md.) Sıra cetveline itiraz edenler,
cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki
ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası
hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci
alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği
konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen
onbeş gün zarfında karar verir.[75]


İtiraz
eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava
masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen
sıraya itiraz  ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.


Bir
alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse
dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde
itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre
dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.


Ancak,
itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise
şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur.


 


Geç
kalan müracaatlar:


Madde
236 – Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın
kapanmasına kadar kabul olunur.


Geç
kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin
vermeğe cebrolunabilir.


Müracaattan
evvel kararlaştırılmış paylaşmıya alacaklının iştirak hakkı yoktur.


İflas
idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilan
ile alacaklılara bildirir.


235
inci madde hükmü burada da caridir.


 


V.
MASANIN TASFİYESİ


İkinci alacaklılar toplanması:


Madde
237 – (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988-3494/50 md.)
İflas idaresi, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232 nci maddedeki
sürenin bitiminde alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen
alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış alacaklılardan 235 inci
maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanları da ikinci toplantıya ilanla
davet eder.


İlan,
en az yirmi gün evvel yapılır ve ilanın birer nüshası alacaklılara gönderilir.


Konkordato
teklifi hakkında müzakere cereyan edecekse davette bu cihet de bildirilmelidir.


Toplanmıya
iflas memuru veya yardımcısı reislik eder. 221 inci maddenin 2 ve 3 üncü
fıkraları burada da caridir.


 


İkinci
alacaklılar toplanmasının yetkisi:


Madde
238 – İflas idaresi tasfiyenin cereyanı şekline ve alacaklarla
borçların vaziyetine dair alacaklılar toplanmasına mufassal bir rapor verir.


Alacaklılar
toplanması iflas idaresini vazifelerinde bırakmak isterse bu hususta ve masanın
menfaati için zaruri gördüğü diğer hususlarda icap eden kararları verir.


 


Toplantı
ve karar nisabının oluşmaması:[76]


Madde
239- (Değişik: 17/7/2003-4949/56 md.)


Alacaklıların
toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit olunur. Bu
halde iflâs idaresi tasfiye kapanıncaya kadar işe devam eder.


 


Yeniden
alacaklılar toplanması:


Madde
240 – (Değişik: 6/6/1985-3222/30 md.)


Alacaklıların ekseriyeti ister yahut
iflas idaresi lüzumuna kani olursa yeniden alacaklılar toplanması için davet
yapılabilir. Yeniden alacaklılar toplantısının gündemindeki konular hakkında
alacaklıların oyu, kendilerinin bilinen adreslerine taahhütlü bir mektupla
yazılacak davet üzerine ve imzası noterlikçe tasdikli cevap yazısı ile elde
edilebilir.


Nisap
hakkında 221 inci madde hükümleri uygulanır.


 


Malların
paraya çevrilmesi usulü:


Madde
241 – Masaya ait mallar iflas idaresi marifetiyle açık artırma
yahut alacaklılar karar verirlerse pazarlık suretiyle satılır.


Üzerlerinde
rehin hakkı bulunan eşya ancak rehin sahibi alacaklıların da muvafakati halinde
pazarlık suretiyle satılabilir.


(Ek
üçüncü fıkra: 28/2/2018-7101/12 md.) (Değişik üçüncü fıkra:9/6/2021-7327/2 md.)
Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da
bir bütün hâlinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan
mal ve haklar ile bu mal ve hakları bünyesinde bulunduran işletmeler bir bütün
olarak satılır. Satışta işletmenin devamlılığı ve ekonomiye olan katkısı gözetilir.
Bu hâlde taşınmazın paraya çevrilmesi hükümleri uygulanır. Bir bütün olarak
satış gerçekleşmezse mal ve haklar ayrı ayrı satılır. Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikte
düzenlenir.


 


Artırmanın
ilanı:


Madde
242 – (Değişik birinci fıkra:24/11/2021-7343/30 md.) Artırma
ilanı ve hazırlık tedbirleri 126 ncı madde hükmü uyarınca yapılır.


İpotek
alacaklısına ilandan bir nüsha verilir ve kendisine tahmin edilen bedel
bildirilir.


 


Artırma
ve İhale:


Madde
243 – İflas idaresi tarafından artırma ile satılacak taşınır
ve taşınmaz malların ihalesi 115 ve 129 uncu maddelerin 185 inci maddeye
muhalif olmıyan hükümlerine göre yapılır.


Taşınır
satışlarında 242 nci madde hükmü tatbik olunur.[77]


 


Artırma
suretiyle satışın şartları:


Madde
244 – (Değişik: 18/2/1965-538/98 md.)


111/b,
117,
118, 124, 125, 130, 131, (…)78 134 ve 135 inci maddeler burada da
uygulanır. İcra dairesine ait vazifeler iflas idaresi tarafından görülür.[78]


 


Münazaalı
hakların talep eden alacaklılara temliki:


Madde
245 – Alacaklıların masa tarafından neticelendirilmesine
lüzum görmedikleri bir iddianın takibi hakkı istiyen alacaklıya devrolunur.
Hasıl olan neticeden masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir
ve artanı masaya yatırılır.


 


Aile
yurtları:


Madde
246 – Aile yurtları hakkındaki Kanunu Medeni hükümleri
mahfuzdur.


 


VI.
PARALARIN PAYLAŞTlRlLMASl


Pay cetveli ve son hesap:


Madde
247 – Satılan malların bedeli tahsil edilip alacaklıların
sıra cetveli katileşince iflas idaresi paraların pay cetvelini ve son hesabını
yapar.


 


İflas
masrafları ve masanın borçları:


Madde
248 – İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar
önce çıkarılır. Rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi
masrafları çıkarılır.


 


Pay
cetvelinin iflas dairesine bırakılması:


Madde
249 – Pay cetveli ve son hesap iflas dairesine bırakılır ve
orada on gün kalır.


İflas
idaresince bırakılma keyfiyeti ve payının miktarı her alacaklıya bildirilir.


 


Dağıtma:


Madde 250– (Değişik:
17/7/2003-4949/57 md.)


Dağıtıma yukarıdaki
maddede yazılı bırakılma müddeti bittikten  sonra başlanır. Şikâyet vaki
olmuşsa, dağıtım bu şikâyet üzerine verilecek kararın dağıtıma etkili
olabileceği oranda ertelenebilir. 144 üncü madde hükümleri burada da uygulanır.
Tâlikî bir şarta veya belirli olmayan bir vadeye bağlı alacaklar için ayrılan
paylar hakkında 9 uncu madde hükümleri uygulanır.


 


Borç ödemeden aciz
vesikası:


Madde
251 – (Değişik: 18/2/1965-538/99 md.)


İdare,
paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış olan her alacaklıya ödenmemiş
miktar için aciz vesikası verir. Vesikada müflisin alacağı kabul veya
reddettiği yazılır. Kabul halinde vesika 68 inci maddenin 1 inci fıkrasında
yazılı senet mahiyetinde olur.


(Değişik birinci cümle:
17/7/2003-4949/58 md.) 196 ncı madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, aciz vesikası 143 üncü maddede
yazılı olan hukukî sonuçları doğurur. Fakat, müflis yeni mal iktisap etmedikçe
hakkında yeniden takip talebinde bulunulamaz. Müflis, bu yeni takip üzerine
kendisine gönderilen ödeme emrine yeni mal iktisap etmediği yolunda itiraz
ederse, ihtilaf icra mahkemesinde genel hükümler ve basit yargılama usulüne
göre karara bağlanır. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/58 md.) Müflise yeni mal
iktisap etmediği itirazında bulunma imkânını sağlamak niyetiyle üçüncü kişinin
hak sahibi kılındığı ama müflisin fiilen tasarruf ettiği mallar, üçüncü kişi bu
durumu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, yeni mal sayılır.


 


Muvakkat dağıtmalar:


Madde 252
– İtiraz müddetinin bitmesinden sonra muvakkat dağıtmalar
yapılabilir.


İtiraz
üzerine mahkemece henüz intaç edilmemiş bulunan ihtilaflı alacaklar için pay
ayrılıp 250 nci madde hükmü dairesinde muhafaza edilir.


 


Kaydettirilmemiş
alacaklar:


Madde
253 – Evvelce kaydedilmemesinden dolayı tasfiyeye girmemiş
olan alacaklara aciz vesikası verilen alacaklar hakkındaki hükümler tatbik
olunur.


 


VII.
İFLASIN KAPANMASl


Nihai rapor ve kapanma kararı:


Madde
254 – Paralar dağıtıldıktan sonra idare iflasa hükmeden
mahkemeye son bir rapor verir.


Mahkeme
iflasın idaresinde hata ve noksan görürse icra mahkemesine bundan haber verir.


Mahkeme,
tasfiyenin bittiğini anladıktan sonra kapanma kararı verir.


(Ek fıkra: 2/3/2005-5311/15
md.) İflâsın
kapanması hakkında verilen hükme karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta
içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ
tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve
temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.[79]


İflas
dairesi kapanmayı ilan eder.


 


İflas
kapandıktan sonra:


Madde
255 – İflas kapandıktan sonra tasfiyeden hariç kalmış bir
mal bulunduğu haber alınırsa iflas dairesi o mala vaziyed edip sattıktan sonra
başka bir merasime hacet kalmaksızın bedelini eksik alan alacaklılara
sıralarına göre dağıtılır.


Evvelce
bankaya yatırılmış olupta tasarrufu kabil bir hale gelen paralar hakkında da
hüküm böyledir.


Şüpheli
bir hak mevzuubahis oldukta iflas dairesi alacaklılara keyfiyeti ilan eder
yahut mektupla bildirir ve 245 inci madde mucibince muamele yapılır.


 


İflasın
tasfiyesi müddeti:


Madde
256 – İflas açıldıktan altı ay içinde tasfiye edilmek
lazımdır. Bu müddet içinde tasfiye muamelesi bitmediği takdirde alacaklılar toplanıp
basit tasfiye usulünün tatbikına karar verebilir. Bu karar da ekseriyeti
meblağiyenin husulü şarttır. Böyle bir karar verilmemişse tetkik icra mahkemesi
icabına göre müddeti uzatır.


 


DOKUZUNCU BAP


İhtiyati haciz


 


İhtiyati haciz şartları:[80]


Madde
257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para
borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve
taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.


Vadesi
gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:


1
– Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;


2
– Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa
veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının
haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;


Bu
suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet
kesbeder.


(Ek
fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) (Ek
fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)


 


İhtiyati
haciz kararı:


Madde
258 – İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme
tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında
mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.


Mahkeme
iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.


(Ek fıkra:17/7/2003-4949/60 md.) (Değişik üçüncü
fıkra:22/7/2020-7251/50 md.) İhtiyati haciz talebinin
reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna
başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da
istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle
inceler ve verdiği karar kesindir.


 


İhtiyati hacizde teminat:


Madde
259 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


İhtiyati
haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü
şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.


Ancak
alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.


Alacak
ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup
olmadığını takdir eder.


Tazminat
davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür.


 


İhtiyati
haciz kararının muhtevası:


Madde
260 – (Değişik: 18/2/1965-538/100 md.)


İhtiyati
haciz kararında :


1.
Alacaklının ve icabında mümessilinin ve borçlunun adı, soyadı ve yerleşim yeri,


2.
Haczin ne gibi belgelere müsteniden ve ne miktar alacak için konulduğu,


3.
Haciz konulmasının sebebi,


4.
Haczolunacak şeyler,


5.
Alacaklının zararın tazminiyle mükellef olduğu ve gösterilen teminatın nelerden
ibaret bulunduğu,


Yazılır.


 


İhtiyati
haciz kararının icrası:


Madde
261 – (Değişik: 18/2/1965-538/101 md.)


Alacaklı,
ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren
mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur.
Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.


İhtiyati
haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle
yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir.


(Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/61 md.)
İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı
olduğu icra mahkemesine yapılır.


 


Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği:


Madde
262 – (Değişik: 18/2/1965-538/102 md.)


Haczi
icra eden memur bir tutanak düzenler. Bunda haczolunan şeyler ve kıymetleri gösterilir
ve derhal icra dairesine verilir.


İcra
dairesi, ihtiyati haciz tutanağının birer suretini üç gün içinde haciz
sırasında hazır bulunmıyan alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ
eder.


 


Borçlu
tarafından gösterilecek teminat:


Madde
263 – (Değişik: 18/2/1965-538/103 md.)


Haczolunan
mallar istenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu hususu temin için
malların kıymetleri depo edilmek veya icra memuru tarafından kabul edilecek
esham ve tahvilat veya taşınır ve taşınmaz rehin veya muteber bir banka
kefaleti gösterilmek şartiyle borçluya ve mal üçüncü şahıs elinde haczolunmuşsa
bir taahhüt senedi alınarak bu şahsa bırakılabilir. İstenilecek teminat her
halde borç ve masraf tutarını geçemez.


 


İhtiyati
haczi tamamlıyan merasim:


Madde
264 – (Değişik: 18/2/1965-538/104 md.)


Dava
açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan
alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine
tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas)
bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.


İcra
takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ
olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden
itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra
mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim
veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır.


(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/62 md.)
İhtiyatî haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya
alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek
hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde
bulunmaya mecburdur.


Alacaklı
bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya
takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden
kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa
ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere
bildirilir.


Borçlu
müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin
olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden
icrai hacze inkılabeder.


 


İhtiyati
haciz kararına itiraz ve temyiz:[81]


Madde
265 – (Değişik: 18/2/1965-538/105 md.)


(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.)
Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin
yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi
hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde
mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.


(Ek ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.)
Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten
itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata
itiraz edebilir.


Mahkeme,
gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.


İtiraz
eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme,
itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit
görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da
gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.


(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.; Değişik:2/3/2005-5311/17
md.) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar
kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.


 


İhtiyati haczin kaldırılması:


Madde
266 – (Değişik: 18/2/1965-538/106 md.)


Borçlu,
para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek
veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile
ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan
sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.


 


İhtiyati
hacizde iflas yolu ile takip:


Madde
267 – (Değişik: 18/2/1965-538/107 md.)


Alacaklı,
iflasa tabi borçlusu aleyhine 264 üncü maddenin, birinci fıkrası gereğince iflas
yolu ile takipte bulunmuş veya iflas yolu ile takipte bulunduktan sonra borçlunun
mallarını ihtiyaten haczettirmiş ise, aşağıdaki hükümler tatbik olunur.


Borçlu
ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı,
tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak
itirazın kaldırılmasiyle beraber borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye
mecburdur.


Borçlu
ödeme emrine itiraz etmezse, bu durum hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı,
tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak
borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur.


264
üncü maddenin 4 üncü fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.


 


İcrai
hacizlere iştirak:


Madde
268 – (Değişik: 18/2/1965-538/108 md.)


(Değişik birinci
fıkra: 17/7/2003-4949/64 md.) 261 inci maddeye göre ihtiyaten haczedilen mallar, ihtiyatî
haciz kesin hacze dönüşmeden önce diğer bir alacaklı tarafından bu Kanuna veya
diğer kanunlara göre haczedilirse, ihtiyatî haciz sahibi alacaklı, bu hacze 100
üncü maddedeki şartlar dairesinde kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder.
Rehinden önce ihtiyatî veya icrai haciz bulunması hâlinde âmme alacağı dahil
hiçbir haciz rehinden önceki hacze iştirak edemez. 


İhtiyati
haciz masrafları satış tutarından alınır.


İhtiyati
haciz diğer rüçhan hakkını vermez.


 


ONUNCU BAP


Kiralar hakkında hususi hükümler ve
kiralanan taşınmazların tahliyesi


 


Adi kira ve  hasılat kiraları
için ödeme emri ve itiraz müddeti:


Madde
269 – (Değişik: 18/2/1965-538/109 md.)


Takip
adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse
ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve
kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden
çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.


Bu
tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde
hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında,
kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak
reddetmezse,akdi kabul etmiş sayılır.


İtiraz
takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın
kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra
yoliyle takip yapamaz.


Borçlar
Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdi
feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür.


 


İtiraz
etmemenin sonuçları:


Madde
269/a – (Ek: 18/2/1965-538/110 md.; Değişik: 17/7/2003-4949/65 md.)


Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu
da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde
alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir.


 


İtiraz ve kaldırılması usulü:


Madde 269/b – (Ek: 18/2/1965-538/110
md.)


Borçlu
itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı
reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tastik
edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa icra mahkemesinden itırazın
kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın
tahliyesini istiyebilir.


Borçlunun
akde ve şartlarına dair mukabil iddia ve def’ilerini aynı kuvvet ve mahiyette
belgelerle tevsik etmesi lazımdır.


Akdi
reddeden borçlu bu itiraz sebebiyle bağlıdır. İtirazın varit olmadığı tahakkuk
ettikten sonra ödeme, takas veya sair bir def’ide bulunamaz.


Takip
yukarda yazılı belgelere istinat etmemesi sebebiyle alacaklı umumi hükümler
dairesinde dava açmaya mecbur kalırsa ihtarlı ödeme emri, Borçlar Kanununun 260
ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtar yerine geçer.


(Değişik:
9/11/1988-3494/51 md.) Kira sözleşmesindeki imzanın
inkarından dolayı alacaklı umumi mahkemede dava açmaya mecbur kalır ve lehine
karar alırsa, borçlu ayrıca yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para cezasına
mahküm edilir.


 


Kira
akdi dışındaki itirazlar ve tahliye:


Madde
269/c – (Ek:18/2/1965-538/110 md.)


Borçlu
akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemiyeceğini
bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebeplerini ve isteğini
noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından
ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların
yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat
etmeğe mecburdur.


Senet
veya makbuzun alacaklı tarafından inkarı halinde 68 inci madde hükmü kıyasen
uygulanır.


İcra
mahkemesinin tahliyeye mütedair kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez.
Ancak tahliye için, kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren
ongün geçmesi lazımdır. Borçlu tahliye kararı hakkında 36 ncı madde hükmünden
faydalanabilir.


 


Kıyasen
uygulanacak maddeler:


Madde
269/d – (Ek: 18/2/1965-538/110 md.)


62,
63, 65, 66, 68, 70 ve 72 nci maddeler hükümleri kıyas yolu ile burada da
uygulanır.


 


Hapis
hakkı için defter yapılması:


Madde
270 – Kiralıyan evvelce yapılması lazımgelen icrai takibi
yapmadan haiz olduğu hapis hakkının muvakkaten muhafazası için icra dairesinin
yardımını isteyebilir.


(B.K.
267, 269, 281).


Teahhurunda
tehlike varsa zabıtanın yahut nahiye müdürünün de yardımı istenebilir.


İcra
dairesi üzerlerinde hapis hakkı bulunan eşyanın bir defterini yapar ve
rehinleri paraya çevirme yoliyle takip talebinde bulunması için kiralıyana on
beş günü geçmemek üzere münasip bir mühlet verir.


 


Kaçırılan
eşyayı takip hakkı:


Madde
271 – (Değişik: 18/2/1965-538/111 md.)


Gizlice
veya cebirle götürülmüş eşya, götürülmelerinden on gün içinde icra dairesinin
emri ile ve zabıta kuvvetiyle geri alınabilir. İyi niyet sahibi üçüncü
şahısların hakları saklıdır.


İhtilaf
halinde mahkeme basit yargılama usulü ile meseleyi halleder ve karara bağlar.


 


Mukavelename
ile kiralanan taşınmazların tahliyesi:


1 – Tahliye emri ve münderecatı:


Madde
272 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


Mukavelename
ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra
dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir.


Bunun
üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on  beş
gün içinde tahliye ve teslimini emreder.


Tahliye
emrinde:


Kiralayanın
ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve yerleşim yerleri ve
mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı
varsa yedi gün içinde daireye müracaatla beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya
kendiliğinden tahliye etmezse zorla çıkarılacağı yazılır.


 


2
– Tahliye ve teslim:


Madde
273 – Müddeti içinde itiraz olunmaz veya itiraz kaldırılırsa
kiralanan taşınmaz müddetin hitamında zorla tahliye ve kiralıyana teslim
olunur. Ancak tahliye emrindeki müddetin geçmesi lazımdır.


Tahliye
edilecek yerde kiralıyana ait olmıyan eşya bulunursa 26 ncı maddenin hükmü
kıyas yoliyle tatbik olunur.


 


İtiraz:


1 – Müddet ve şekli:


Madde
274 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


İtiraz
etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün
içinde dilekçe ile veya şifahen icra dairesine bildirir.


Bu
suretle yapılan itiraz tahliye takibini durdurur.


63,
64 ve 65 inci maddeler hükmü tahliye takiplerinde de caridir.


 


2
– İtirazın kaldırılması:


Madde
275 – (Değişik: 18/2/1965-538/112 md.)


İtiraz
vukuunda kiralıyan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.


Tahliye
talebi noterlikçe res’en tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar
olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına
dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır.


Aksi
takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur.


İtirazın
kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi
reddolunduktan sonra kiracının veya kiralıyanın umumi hükümlere göre mahkemeye
müracaat hakları saklıdır.


(Değişik:
9/11/1988-3494/52 md.) Mahkemede açılan davada icra takibi
sırasında inkar olunan imzanın kendisine ait olduğu anlaşılan kiracı veya
kiralayan yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahküm edilir.


 


Kiralanan
taşınmazda üçüncü şahıs bulunursa:


Madde
276 – (Değişik: 18/2/1965-538/113 md.)


Tahliyesi
istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna dair
resmi bir vesika gösteremezse derhal tahliye olunur.


Şu
kadar ki, bu şahıs resmi bir vesika gösterememekle beraber daireye ibraz olunan
mukavele tarihinden evvelki bir zamandan beri orayı işgal etmekte bulunduğunu
beyan eder ve bu beyanı icra memuru tarafından mahallinde yapılacak tahkikatla
teeyyüt ederse memur, tahliyeyi tehirle üç gün içinde keyfiyeti icra
mahkemesine bildirir.


İcra
mahkemesi, tarafları dinliyerek icabına göre tahliyeyi emreder veya taraflardan
birinin yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumuna karar verir. Bu müddet
içinde mahkemeye müracaat edilirse, davanın neticesine göre hareket olunur. 36
ncı madde hükümleri burada da uygulanır. Dava etmiyen taraf iddiasından
vazgeçmiş sayılır.


Borçlunun
nesep ve sebepten usul ve füruu, karı veya kocası, ikinci dereceye kadar kan ve
sıhri hısımları ve iş ortakları ile borçluya tebaan mecurda oturdukları
anlaşılan diğer şahıslar, bu madde hükmünün tatbikında üçüncü şahıs
sayılmazlar.


 


ONBİRİNCİ BAP


İptal davası


 


İptal davası ve davacılar:


Madde
277 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)


İptal
davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların
butlanına hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler:


1
– Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı,


2
– İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında
yazılı hallerde alacaklıların kendileri.


 


İvazsız
tasarrufların butlanı:


Madde
278 – (Değişik:24/12/2025-7571/2 md.)


Alışılmış hediyeler dışında, geçici
veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz
tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde
yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.


Aşağıdaki tasarruflar bağışlama sayılır:


a) Gerçek değerine uygun olarak
ivazlı olduğu ispatlanmadıkça altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan
hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi ve
üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık, ortak konutta
yaşayan kişiler arasında yapılan tasarruflar.


b) Aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin
yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre borçlunun ivaz
olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler.


c) Uygun bir karşılığın sağlandığı ispatlanmadıkça,
borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi ya
da intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler yahut ölünceye kadar bakma
sözleşmeleri.


 


Acizden
dolayı butlan:


Madde
279 – Aşağıdaki tasarruflar borcunu ödemiyen bir borçlu
tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebile acizden yahut iflasın açılmasından
evvelki bir sene içinde yapılmışsa yine batıldır:


1
– Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna
olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler;


2
– Para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler;


3
– Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler.


4.
(Ek : 9/11/1988-3494/54 md.) Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için
tapuya verilen şerhler.


Bu
tasarruflardan istifade eden kimse borçlunun hal ve vaziyetini bilmediğini
ispat eylerse iptal davası dinlenmez.


 


Zarar
verme kastından dolayı iptal[82]


Madde
280 – (Değişik: 18/2/1965-538/115 md.)


(Değişik birinci
fıkra: 17/7/2003-4949/66 md.) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına
zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî
durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya
bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu
kadar ki, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine
haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.


(Mülga
ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)


(Değişik:
9/11/1988-3494/55 md.) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya
kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri
hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan
durumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279  uncu
maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir.


Ticari
işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir
kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini
sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve
borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine,
ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç
ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin
bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle;
bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde
münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.


 


İptal
davalarında yargılama usulü:


Madde
281 – (Değişik: 18/2/1965-538/116 md.)


Mahkeme,
iptal davalarını basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlar ve bu davalara
mütaallik ihtilafları hal ve şartları gözönünde tutarak serbestçe takdir ve
halleder.


Hakim,
iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi
üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece
takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, davanın elden çıkarılmış mallar yerine
kaim olan kıymete taalluku halinde, teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı
verilemez.


Davalılardan
herhangi biri davacının alacağını ödediği takdirde, dava reddolunur. Bu halde
hakim, duruma göre herbirini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir
ettiği surette taksim eder.


 


İptal
davasında davalı:


Madde
282 – (Değişik: 18/2/1965-538/117 md.)


İcra
ve iflas Kanununun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki
muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile
bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü
şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü
şahısların haklarını ihlal etmez.


 


İadenin
şümulü:


Madde 283 – (Değişik:
18/2/1965-538/118 md.)


Davacı,
iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde
cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu
taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o
taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir.


İptal
davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere
taallük ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (Davacının
alacağından fazla olmamak üzere) mahküm edilir.


İptal
davası üzerine üçüncü şahıs da, mamelekinde hasıl olacak eksikliğin borçludan
tahsilini aynı davada istiyebilir. Bu talep, iptal davasının tefrik edilerek
daha önce hükme bağlanmasına mani değildir.


İptal
davasını kaybeden üçüncü şahıs, karşılık olarak şeyi veya bedelini borçludan
veya iflas masasından geri istiyebilir.


Batıl
bir tasarruf neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren alacaklı eski
haklarını muhafaza eder.


Kendisine
bağış yapılan iyi niyetli ise yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı geri
vermeye mecburdur.


 


Hak
düşürücü müddet:


Madde
284 – (Değişik: 18/2/1965-538/119 md.)


İptal
davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle
düşer.


 


ONİKİNCİ BAP


Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin


Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması[83][84]


 


I. ADÎ KONKORDATO[85]


Konkordato talebi:


Madde
285 – (Değişik: 28/2/2018-7101/13 md.)


Borçlarını, vadesi geldiği
hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi
bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını
ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep
edebilir.


İflâs talebinde
bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında
konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.


Yetkili ve görevli
mahkeme; iflâsa tabi olan borçlu için 154 üncü maddenin birinci veya ikinci
fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki
asliye ticaret mahkemesidir.


Konkordato
talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede
belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Bu durumda 12/1/2011
tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü ve 115 inci
maddeleri kıyasen uygulanır.


 


Konkordato
talebine eklenecek belgeler:[86]


Madde 286- (Değişik: 28/2/2018-7101/14 md.)



Borçlu, konkordato
talebine aşağıdaki belgeleri ekler.


a) Borçlunun borçlarını
hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından
hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut
mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve
alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı
veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını
gösteren konkordato ön projesi.


b) Borçlunun
malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur
kişilerden ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir
tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de
aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari
defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile  elektronik ortamda
oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî
durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran
varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları
vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.


c) Alacaklıları, alacak
miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.


d) Konkordato ön
projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar
ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı
karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.


e) (Değişik:6/12/2018-7155/13
md.) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca
yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim
Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön
projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren
denetim raporu ile dayanakları.


(Mülga fıkra:6/12/2018-7155/13
md.)


Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser
tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır.


(Ek
fıkra:6/12/2018-7155/13 md.) Birinci fıkranın (e) bendi kapsamında düzenlenecek raporlar
ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, denetim kuruluşlarının
faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu
raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar
hakkında 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları
Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri
uygulanır.


(Ek fıkra:6/12/2018-7155/13 md.) Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe
konulan yönetmelikle belirlenir.


 


Geçici mühlet:[87]


MADDE 287- (Değişik: 28/2/2018-7101/15 md.)



Konkordato talebi üzerine
mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu
tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci
fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için
gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.


Konkordato işlemlerinin
başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı
maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde
ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda
anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından
karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde
geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de
reddine karar verilir. 


Mahkeme, geçici mühlet
kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının
yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı
sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de
görevlendirilebilir. (Ek cümle:6/12/2018-7155/14 md.) Üç komiser
görevlendirilmesi durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde
faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları
Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir. 290
ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır.


Geçici mühlet üç aydır.
Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı
talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu
talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi
beş ayı geçemez.


291 inci ve 292 nci
maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.


Geçici mühlet talebinin
kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve
tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.


 


Geçici mühletin
sonuçları, ilânı ve bildirimi:[88]


Madde 288- (Değişik:
28/2/2018-7101/16 md.)


Geçici mühlet, kesin
mühletin sonuçlarını doğurur.


Mahkemece geçici mühlet
kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında
ilân olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi
dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye
Katılım Bankaları Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına,
taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen
yerlere bildirilir. İlanda ayrıca alacaklıların, ilândan itibaren yedi günlük
kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini
gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve
bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri
belirtilir.


Geçici
mühletin uzatılmasına ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin
reddine ilişkin kararlar da ikinci fıkra uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere
bildirilir.


 


Kesin
mühlet:[89]


Madde 289- (Değişik:
28/2/2018-7101/17 md.)


Mahkeme, kesin mühlet
hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir.


Kesin mühlet hakkında bir
karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden
alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu
sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur.
Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde
ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.


Konkordatonun başarıya
ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin
mühlet verilir. Bu kararla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirme yapılmasını
gerektiren bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin
görevine devam etmesine karar verir ve dosyayı komisere tevdi eder.


Mahkemece, kesin mühlet
kararıyla beraber veya kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda yedi
alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak
kaydıyla ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Bu durumda alacakları,
hukuki nitelik itibarıyla birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ve varsa
rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil
edilir. Alacaklılar kurulu oluşturulurken komiserin de görüşü alınır. Alacaklılar
kurulu her ay en az bir kere toplanır ve hazır bulunanların oy çokluğuyla karar
alır. Komiser bu toplantıda hazır bulunarak alınan kararları toplantıya
katılanların imzasını almak suretiyle tutanağa bağlar. Alacaklı sayısı, alacak
miktarı ve alacakların çeşitliliği dikkate alınarak alacaklılar kurulunun
zorunlu olarak oluşturulacağı hâller ile alacaklılar kuruluna ilişkin diğer
hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikte gösterilir.


Güçlük arz eden özel
durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve
talebi üzerine mahkemece altı aya kadar uzatılabilir. Borçlu da bu fıkra
uyarınca uzatma talebinde bulunabilir; bu takdirde komiserin de görüşü alınır.
Her iki hâlde de uzatma talebi kesin mühletin sonra ermesinden önce yapılır ve
uzatma kararı vermeden önce, varsa alacaklılar kurulunun da görüşü alınır.


Kesin mühlet verilmesine,
kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin
reddine ilişkin kararlar, 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere
bildirilir.


 


Konkordato komiseri ve
alacaklılar kurulu ile bunların görevleri:[90]


Madde 290- (Değişik:
28/2/2018-7101/18 md.)


Dosyayı teslim alan
komiser kesin mühlet içinde, konkordatonun tasdikine yönelik işlemleri
tamamlayarak dosyayı raporuyla birlikte mahkemeye iade eder.


Komiserin görevleri
şunlardır:


a) Konkordato projesinin tamamlanmasına
katkıda bulunmak.


b) Borçlunun
faaliyetlerine nezaret etmek.


c) Bu kanunda verilen
görevleri yapmak.


d) Mahkemenin istediği
konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak.


e) Alacaklılar kurulunu
konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek.


f) Talepte bulunan diğer
alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî durumu hakkında bilgi
vermek.


g) Mahkeme tarafından
verilen diğer görevleri yerine getirmek.


8 inci, 10 uncu, 11 inci,
16 ncı, 21 inci ve 359 uncu maddeler hükümleri kıyas yoluyla komiserler
hakkında da uygulanır.


Komiserin konkordatoya
ilişkin işlemleri ile ilgili şikayetler, asliye ticaret mahkemesi tarafından kesin
olarak karara bağlanır.


(Değişik fıkra:6/12/2018-7155/15
md.) Komiserler, bilirkişilik
bölge kurulları tarafından oluşturulan komiser listesinden seçilir. Listeye
kayıt için Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan alınacak
eğitimin tamamlanmış olması zorunludur. Ayrıca, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve
Denetim Standartları Kurumu, komiser olarak görevlendirilebilecek,
yetkilendirilmiş bağımsız denetçileri liste hâlinde bilirkişilik bölge
kurullarına bildirir. Listede görevlendirilecek komiser bulunmaması hâlinde
liste dışından görevlendirme yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Bir
kişi eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak
görev yapamaz. Komiserin sorumlulukları hakkında 227 nci maddenin dördüncü ve
beşinci fıkrası hükümleri uygulanır.


(Değişik fıkra:6/12/2018-7155/15
md.) Konkordato
komiserinin nitelikleri, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf tutulacaklar
ile komiserliğe ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan
yönetmelikle belirlenir.


Alacaklılar kurulu,
komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde bulunabilir ve
kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir. Alacaklılar kurulu
komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini
gerekçeli bir raporla isteyebilir. Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve
komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir.


 


Borçlunun malî durumunun
düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması:[91]


Madde 291- (Değişik:
28/2/2018-7101/19 md.)


Konkordato talebi ile
amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin
komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen,
kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir. Bu
karar, 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.


Mahkeme, bu madde
kapsamında kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve varsa
konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder;
diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.


 


Kesin mühlet içinde
konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması:[92]


Madde 292- (Değişik:
28/2/2018-7101/20 md.)


İflâsa tabi borçlu
bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların
gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti
kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar
verir:


a) Borçlunun malvarlığının
korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.


b) Konkordatonun başarıya
ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.


c) Borçlu, 297 nci
maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun
alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.[93]


d) Borca batık olduğu
anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat
ederse.


İflâsa tabi olmayan
borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin
mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu
üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen
karar verir.


Mahkeme, bu madde uyarınca
karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve
alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli
görürse davet eder.


 


Kanun yolları:[94]


Madde 293- (Değişik:
28/2/2018-7101/21 md.)


Kesin mühlet talebinin
kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı
kanun yoluna başvurulamaz.


Kesin mühlet talebinin
değerlendirilmesi sonucunda, hakkında iflâs kararı verilmeyen borçlunun konkordato
talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı
bu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir.
Bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir. Bölge adliye mahkemesi tarafından
ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mühlet kararı verildiği hâllerde
dosya, komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere müteakip işlemlerin
yürütülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilir.[95]


Mahkemenin
veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun
iflâsına da karar verdiği hâllerde 164 üncü madde hükmü uygulanır.


 


Kesin
mühletin alacaklılar bakımından sonuçları:[96]


Madde 294- (Değişik:
28/2/2018-7101/22 md.)


Mühlet içinde borçlu
aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip
yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz
kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak
düşüren müddetler işlemez.


206 ncı maddenin birinci sırasında
yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.


Tasdik edilen konkordato
projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren
rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.


Takas bu Kanunun 200 ve
201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin
ilânı tarihi esas alınır.


Hacizli mallar hakkında
niteliğine uygun düştüğü ölçüde 186 ncı madde hükmü uygulanır.


Konkordato mühletinin
verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve
devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir
hükümsüzdür.


Konusu
para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına
çevrilerek komisere bildirilir. Şu kadar ki borçlu, komiserin onayıyla taahhüdün
aynen ifasını üstlenmekte serbesttir.


 


Kesin
mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları:[97]


Madde
295- (Değişik: 28/2/2018-7101/23 md.)


Mühlet sırasında rehinle
temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir
veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza
tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.


(Ek fıkra:9/6/2021-7327/3
md.) Şu
kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması
öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci
maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış
gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.


 


Kesin mühletin
sözleşmeler bakımından sonuçları:[98]


Madde 296- (Değişik:
28/2/2018-7101/24 md.)


Sözleşmenin karşı
tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın,
borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin devamı
esastır. Bu sözleşmelerde
yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık
teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle
getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda
uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun
konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. (Ek cümle:9/6/2021-7327/4
md.) Bu
fıkra kapsamında geçici ve kesin mühlet süresince devam eden sözleşmeler
nedeniyle borçlanılan edimler karşılıklı olarak ifa edilir.[99]


Borçlu, tarafı olduğu ve
konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkilerini, komiserin
uygun görüşü ve mahkemenin izniyle
herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi
gereken tazminat, konkordato projesine tabi olur. Hizmet sözleşmelerinin
feshine ilişkin özel hükümler saklıdır.[100]



 


Kesin mühletin borçlu
bakımından sonuçları:[101]


Madde 297- (Değişik:
28/2/2018-7101/25 md.)


Borçlu, komiserin nezareti
altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken veya mühlet
içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına
veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar
verebilir.


(Değişik ikinci
fıkra:9/6/2021-7327/5 md.) Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren
rehin tesis edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz; taşınmazını,
işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin
devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez. Aksi hâlde yapılan işlemler
hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin görüşü (…)[102] almak zorundadır.


Borçlu bu hükme yahut
komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme, borçlunun malları üzerindeki
tasarruf yetkisini kaldırabilir veya 292 nci madde çerçevesinde karar verir.


Birinci ve üçüncü fıkra
kapsamında alınan kararlar 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili
yerlere bildirilir.


 


Defter tutulması ve
rehinli malların kıymetinin takdiri:[103]


Madde 298- (Değişik:
28/2/2018-7101/26 md.)


Komiser, görevlendirilmesini
müteakip borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve malların kıymetlerini takdir
eder. Borçlunun başka yerlerde malları varsa bu muamele o yer icra dairesi marifetiyle
yaptırılabilir.


Komiser rehinli malların
kıymetinin takdirine ilişkin kararını alacaklıların incelemesine hazır
bulundurur; kıymet takdiri kararı alacaklılar toplantısından önce yazılı olarak
rehinli alacaklılara ve borçluya bildirilir.


İlgililer, yedi gün
içinde ve masrafını önceden vermek kaydıyla, mahkemeden rehinli malların
kıymetini yeniden takdir etmesini isteyebilirler. Eğer yeni kıymet takdiri bir
alacaklı tarafından istenmiş ve takdir edilen kıymet, kayda değer bir şekilde
değişmişse alacaklı borçludan masraflarının ödenmesini talep edebilir.


Rehinli taşınmaz malların
bu madde kapsamındaki kıymet takdiri, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye
Piyasası Kanunu uyarınca gayrimenkul değerleme uzmanlığı lisansı ile
yetkilendirilen kişilere yaptırılabilir.


 


Rehinli taşınır veya
taşınmazın paraya çevrilmesinin ertelenmesi:


Madde 298/a- (Ek:
17/7/2003-4949/78 md.; Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)


 


Alacaklıları alacaklarını
bildirmeye davet:[104]


Madde 299- (Değişik:
28/2/2018-7101/27 md.)


Alacaklılar, komiser
tarafından 288 inci madde uyarınca yapılacak ilânla, ilân tarihinden itibaren
onbeş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca, ilânın birer
sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlânda,
alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato
projesinin müzakerelerine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır.


 


Alacaklar hakkında
borçlunun beyana daveti:


Madde
300- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/28 md.)


Komiser, borçluyu iddia olunan
alacaklar hakkında açıklamada bulunmaya davet eder. Komiser, alacakların varit
olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde gerekli
incelemelerde bulunarak bunların neticesini 302 nci madde gereğince vereceği raporda
belirtir.


 


Alacaklılar
toplantısına davet:


Madde
301- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/29 md.)


Konkordato projesinin
hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra komiser,
288 inci madde uyarınca yapacağı yeni bir ilânla alacaklıları, konkordato
projesini müzakere etmek üzere toplanmaya davet eder. Toplantı günü ilândan en
az on beş gün sonra olmak zorundadır. İlanda alacaklıların, toplantıdan önceki yedi
gün içinde belgeleri inceleyebilecekleri de bildirilir. Ayrıca, ilânın birer
sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir.


 


Alacaklılar toplantısı
ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk:


Madde 302- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/30 md.)


Komiser alacaklılar
toplantısına başkanlık eder ve borçlunun durumu hakkında bir rapor verir.


Borçlu gerekli
açıklamaları yapmak üzere toplantıda hazır bulunmaya mecburdur.


Konkordato projesi;


a) Kaydedilmiş olan alacaklıların
ve alacakların yarısını veya


b) Kaydedilmiş olan
alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini,


aşan bir çoğunluk tarafından
imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.


Oylamada sadece
konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206 ncı maddenin
birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve
çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası,
babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz.


Rehinle temin edilmiş
olan alacaklar, 298 inci madde uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız
kaldıkları kısım için hesaba katılırlar.


Çekişmeli veya
geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların
hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu
kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır.


Konkordato projesinin
müzakereleri sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını
içerecek şekilde derhâl imza olunur. Toplantının bitimini takip eden yedi gün
içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur.


Komiser,
iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya
ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve
tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder.


 


Borçtan
birlikte sorumlu olanlara karşı haklar:


Madde 303- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/31 md.)


Konkordatoya muvafakat
etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını
muhafaza eder.


Konkordatoya muvafakat
eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme
mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on
gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanır.


Alacaklı
müracaat hakkına halel gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere
konkordato müzakerelerine katılma yetkisini verebilir ve onların kararını kabul
taahhüdünde bulunabilir.


 


Konkordatonun
mahkemede incelenmesi:


Madde 304- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.)


Komiserin gerekçeli raporunu
ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya
başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin
mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan
duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz
sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla
duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.


Konkordato
hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği
anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak,
karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre
altı aydan fazla olamaz.


 


Konkordatonun
tasdiki şartları:


Madde 305- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/33 md.)


302 nci madde uyarınca
yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen
konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:


a) Adi konkordatoda
teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek
muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle
konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi
tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde
edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.


b) Teklif edilen tutarın
borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun
beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate
alınacağını da takdir eder).


c) Konkordato projesinin
302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.


d) 206 ncı maddenin
birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak
ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının,
alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci
maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).


e) Konkordatonun tasdikinin
gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara
ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik
kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.


Mahkeme konkordato projesini
yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin
yapılmasını isteyebilir.


 


Konkordatonun tasdiki
kararı, kapsamı ve ilânı:


Madde 306- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/34 md.)


Konkordatonun tasdiki
kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun
borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilir.


Kararda, tasdik edilen
konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve
tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilebilir. Bu takdirde
kayyım, borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme
kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını
veren mahkemeye rapor verir; alacaklılar bu raporu inceleyebilirler.


Tasdik
kararı mahkemece, 288 inci madde uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere
bildirilir.


 


Rehinli
malların muhafaza ve satışı ile finansal kiralama konusu malların iadesinin
ertelenmesi:


Madde 307- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/35 md.)


Borçlunun talebi üzerine,
tasdik kararında rehinli malın muhafaza altına alınması ve satışı, karardan
itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir.


a) Rehinle temin edilen
alacak konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır.


b) Rehinle temin edilen
alacağın konkordato talep tarihine kadar ödenmemiş faizi bulunmamalıdır.


c) Borçlu rehinli malın,
işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve paraya çevrilmesi durumunda
ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş olmalıdır.


Rehinli malın muhafazası
ve paraya çevrilmesinin ertelenmesi hâlinde satış isteme süresi işlemez.


Borçlunun talebi üzerine,
tasdik kararında finansal kiralama konusu malların iadesi, karardan itibaren
bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir.


a) Borçlu finansal
kiralama sözleşmesinin aynen ifasını 294 üncü maddenin yedinci fıkrası uyarınca
üstlenmiş olmalıdır.


b) Finansal kiralamadan
doğan kira alacağı konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır.


c) Ödenmemiş kira borcu,
üç aylık tutarı aşmamalıdır.


d) Bu erteleme nedeniyle finansal
kiralama konusu malın değer kaybından kaynaklanabilecek zarar, teminat altına
alınmış olmalıdır.


e) Borçlu finansal
kiralama konusu malın işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve iade edilmesi
durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş
olmalıdır.


Birinci ve üçüncü fıkrada
belirtilen alacaklılar yazılı görüşlerini konkordatonun tasdikine ilişkin
duruşmadan önce sunmaya davet edilirler; bu alacaklılar ayrıca tasdik
duruşmasına çağırılırlar.


Borçlu, rehinli veya
finansal kiralama konusu malı rızasıyla devreder, iflâs eder veya ölürse,
erteleme kendiliğinden hükümsüz hâle gelir.


Konkordatoyu tasdik eden
mahkeme, ilgili alacaklının talebi üzerine ve borçluyu da davet ederek
aşağıdaki hâllerden birinin varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi kaydıyla
erteleme kararını kaldırır.


a) Borçlu ertelemeyi
yanlış bilgiler vermek suretiyle elde etmişse.


b) Borçlunun serveti ve
gelirleri artmış ve borçlu, ekonomik varlığını tehlikeye sokmadan borcu
ödeyebilecek hâle gelmişse.


c) Rehinli malın paraya çevrilmesi
veya finansal kiralama konusu malın iadesi, borçlunun ekonomik varlığını artık tehlikeye
sokmayacaksa.


 


Konkordatonun tasdik
edilmemesi ve borçlunun iflâsı: 


Madde
308- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/36 md.)


Konkordato
tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar
288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun
iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin
mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir.


(Ek
fıkra:9/6/2021-7327/6 md.) Konkordato süreci iflâsla
sonuçlandığı takdirde, iflâs kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi
tasfiye usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler
tarafından yerine getirilmesine karar verir. Bu hâlde iflâs idaresine ait görev
ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır.


 


Kanun
yolları:


Madde 308/a- (Ek:
28/2/2018-7101/37 md.)


Konkordato hakkında
verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın
tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından
itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi
kararına karşı iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz
incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.[105]


 


Çekişmeli alacaklar
hakkında dava:


Madde 308/b- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)


Alacakları itiraza uğramış
olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava
açabilirler.


Tasdik kararını veren
mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın,
kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir
bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan
alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan
pay borçluya iade edilir.


 


Konkordatonun
hükümleri:


Madde 308/c- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)


Konkordato, tasdik kararıyla
bağlayıcı hâle gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik
kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu
takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla
konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder.


Bağlayıcı hâle gelen
konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet
içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir.


206 ncı maddenin birinci
sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini
karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme
alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz.


(Değişik birinci
cümle:9/6/2021-7327/7 md.) Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak
üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi
konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde mühlet
sırasında dahi icra takibine konu edilebilir ve 206 ncı madde kapsamında
rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir;
malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta 248 inci
madde kapsamında masa borcu sayılır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden
borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de
geçerlidir.


 


Konkordatonun
sonuçlanmayan takiplere etkisi:


Madde 308/ç- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)


Konkordatonun taraflar
için bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde
konulan ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür.


Birinci fıkra hükmü,
308/c maddesinin üçüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar için konulan hacizler
hakkında uygulanmaz.


 


Konkordato haricinde
yapılan vaatler:


Madde 308/d- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)


Borçlu tarafından
alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan
vaatler hükümsüzdür.


 


Konkordatonun kısmen
feshi:


Madde 308/e- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)


Kendisine karşı
konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca
kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden
mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.


Fesih talebi üzerine
verilecek hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna
başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden
itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.[106]


 


Konkordatonun tamamen
feshi:


Madde 308/f- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)


Her alacaklı, kötü niyetle
sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir.



Konkordatonun tamamen
feshi kararı kesinleştiğinde durum 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve
ilgili yerlere bildirilir.


308 inci madde hükmü bu
hâlde de uygulanır.


 


Konkordatoda harç,
vergi istisnaları ve teşvik belgeleri:


Madde 308/g- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)


Tasdik edilen konkordato
projesi kapsamında;


a) Yapılacak işlemler,
492 sayılı Harçlar Kanununa tabi harçlardan; bu işlemler nedeniyle düzenlenecek
kâğıtlar, damga vergisinden,


b) Alacaklılar tarafından
her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar, 6802 sayılı Gider
Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,


c) Borçluya kullandırılacak
krediler, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonundan,


istisna edilmiştir.


Bu istisna hükümleri
konkordato projesinde belirtilen işlemler bakımından borçlu ile proje
kapsamındaki alacaklılara özgü olarak uygulanır. Üçüncü kişiler bu istisna
hükümlerinden yararlanamaz. 


Konkordato projesine
göre borçları yeni bir itfa plânına bağlanan borçlulara ait olan teşvik belgelerinin
süreleri ile ihracat taahhüt süreleri, geçici mühlet kararının verildiği
tarihten konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar işlemez.


 


II. REHİNLİ ALACAKLILARLA
MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI[107]


Rehinli alacaklılarla
müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri:


Madde 308/h- (Ek:
28/2/2018-7101/38 md.)


Adi konkordatoda borçlu,
ön projede belirtmek suretiyle, alacaklı lehine rehin tesis edilmiş borçlarının
yapılandırılmasını bu madde uyarınca talep eder.


Komiser, kesin mühlet içinde
uygun göreceği zamanda bütün rehinli alacaklıları borçlunun anapara indirimi,
faiz indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme tekliflerini müzakere etmek üzere
tebligat çıkartarak davet eder.


Müzakerede ve müzakereyi
takip eden yedi günlük iltihak süresi içinde rehinli alacaklıların, alacak
miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşma hasıl olursa,
komiser, imzalanan anlaşmaları tutanağa bağlar ve rehinli alacaklılarla anlaşma
yapıldığını 302 nci madde uyarınca mahkemeye tevdi edeceği gerekçeli raporuna
ayrı ve bağımsız bir başlık altında işler.


Borçlunun tekliflerinin
alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul edilmesi hâlinde,
borçlu ile anlaşamayan rehinli alacaklı, konkordato talep tarihinden itibaren,
taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı
uygulanmak suretiyle, diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun
vadelisine tabi olur. Bu husus ve anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılara
borçlu tarafından yapılacak ödemelere ilişkin plan komiser tarafından tutanağa
geçirilir ve komiserin 302 nci madde uyarınca mahkemeye tevdi edeceği gerekçeli
rapora da işlenir.


Rehinli alacaklılarla bir
anlaşmaya varılamamışsa, bu husus da komiserin gerekçeli raporuna işlenir.


Mahkeme, rehinli alacaklılarla
yapılan anlaşmaları üçte iki oranına ulaşılıp ulaşılmadığı ve anlaşmaya
varılamayan rehinli alacaklılar varsa bunlara uygulanacak ödeme planının bu
maddede öngörülen şartlara uyup uymadığı bakımından kontrol ettikten sonra
anlaşmaları ve ödeme planını, 305 inci ve 306 ncı maddeler uyarınca vereceği
karara dahil eder.


302 nci madde uyarınca
yapılacak alacaklılar toplantısı borçlunun konkordato projesini kabul etmezse, bu
madde uyarınca anlaşma yapmış olan rehinli alacaklıların borçluyla akdetmiş bulundukları
anlaşmalar ve anlaşma yapmamış olan rehinli alacaklılar için hazırlanmış olan
ödeme planı geçerli hâle gelmez.


Yapılan anlaşmaya uygun
olarak kendisine karşı ifada bulunulmayan her rehinli alacaklı tasdik kararını
veren mahkemeye başvurarak o rehinli alacağa ilişkin anlaşmayı feshettirebilir.
Ancak bu fesih sonucunda üçüncü fıkrada belirtilen üçte iki oranının altına
düşüldüğü takdirde, borçlunun teklifini kabul etmeyip ödeme planına tabi
tutulan rehinli alacaklılar bu planla bağlı olmaktan çıkar, borçlu ile anlaşmış
olan rehinli alacaklılar ise anlaşmayı sona erdirebilir.


Bu madde münhasıran adi
konkordatoda borçlunun, alacaklı lehine rehin tesis edilmiş borçlarının yapılandırılması
teklifinde bulunması hâlinde uygulanır. 285 ilâ 309/l maddeleri, açıkça
belirtilmedikçe rehinli alacaklılar hakkında uygulanmaz.


 


III. İFLÂSTAN SONRA KONKORDATO[108][109]


Şartları ve hükümleri:


Madde
309 – (Değişik: 28/2/2018-7101/39 md.)


İflâsına hükmedilmiş olan
bir borçlu konkordato talep ederse veya bu borçlunun alacaklılarından biri
konkordato işlemlerinin başlatılmasını isterse, iflâs idaresi, görüşüyle
beraber ikinci alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere edilmek üzere
alacaklılara bu talebi bildirir.


302 ilâ 307 nci maddeler
ile 308/a ilâ 308/g maddeleri burada da uygulanır. Komisere ait görevler iflâs
idaresi tarafından yapılır.


Konkordato talebinin
alacaklılar tarafından kabul edildiği toplantının yapıldığı tarihten, konkordatonun
mahkemece tasdik edildiği tarihe kadar geçen sürede müflisin mallarının paraya
çevrilmesi durur. Bu süre altı ayı geçemez.


Konkordato hakkında
verilen karar iflâs idaresine bildirilir.


Konkordatonun tasdiki
kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın
kaldırılmasını ister.


İflâstan
sonra konkordato iflâs tasfiyesi içinde ancak bir defa istenebilir.


 


IV.
MALVARLIĞININ TERKİ SURETİYLE KONKORDATO[110][111]


Genel olarak:


Madde 309/a- (Ek:
17/7/2003-4949/84 md.)


Malvarlığının terki
suretiyle konkordato ile alacaklılara, borçlunun malvarlığı üzerinde tasarruf
etmek veya bu malların tamamını ya da bir kısmını üçüncü kişiye devretmek yetkisi
verilir.


Alacaklılar haklarını
konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar kurulu aracılığıyla kullanırlar.
Konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar kurulu konkordato talebi hakkında
karar veren alacaklılar tarafından seçilir. Konkordato tasfiye memuru asliye
ticaret mahkemesinin seçime ilişkin kararı onaylamasından sonra göreve başlar.
Konkordato komiseri de tasfiye memuru olabilir.[112]


 


Zorunlu içeriği:


Madde 309/b-  (Ek: 17/7/2003-4949/84
md.)


Malvarlığının terki
suretiyle konkordato aşağıdaki hususları içerir:


1- Alacaklıların malların
tasfiyesi ya da üçüncü kişiye devri suretiyle karşılanamayan alacaklarından
feragat edip etmedikleri, feragat etmiyorlarsa borçlunun sorumluluğunun ne
olduğu.


2- Konkordato tasfiye
memurları ile alacaklılar kurulu üyelerinin belirlenmesi ve bunların yetkileri.


3- Kanun tarafından
belirlenmemişse, malların tasfiye usulü ve eğer mallar üçüncü kişiye
devredilecekse, bu devrin şekli ve teminatlandırılması.


4- (Değişik:
28/2/2018-7101/41 md.) Alacaklılara yönelik ilânların ve ilgili yerlere
bildirimlerin 288 inci madde uyarınca yapılacağı.


Konkordato kapsamı
dışında kalan mallar varsa bunlar açıkça belirtilir.


 


Tasdikin sonuçları:


Madde 309/c- (Ek:
17/7/2003-4949/84 md.)


Malvarlığının terki
suretiyle konkordatonun tasdikine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren,
borçlu malları üzerinde tasarruf edemez ve bu mallar hakkında tasarruf
yetkisine sahip kişilerin imza yetkisi sona erer.


Borçlu ticaret siciline
kayıtlı ise ticaret unvanına “konkordato tasfiyesi hâlinde” sözcükleri eklenir.
Konkordato masası, konkordato kapsamına girmeyen borçlardan dolayı bu unvan
altında takip edilir.


Konkordato tasfiye
memurları konkordato masasının muhafazası ve paraya çevrilmesi veya lüzumu
hâlinde malların devri için gerekli bütün işlemleri yerine getirir.


Konkordato
tasfiye memurları mahkemelerde konkordato masasını temsil eder. 228 inci madde
kıyas yoluyla uygulanır.


 


Konkordato
tasfiye memurlarının hukukî durumu:


Madde 309/ç- (Ek:
17/7/2003-4949/84 md.)


Konkordato tasfiye
memurları alacaklılar kurulunun nezaret ve denetimine tâbidir. Konkordato
tasfiye memurlarının malvarlığının paraya çevrilmesine ilişkin kararlarına
karşı öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde alacaklılar kurulu nezdinde
itiraz edilebilir ve bu kurulun kararlarına karşı da şikâyet yoluna
başvurulabilir.


8, 9, 10, 11, 21 ve 359
uncu maddeler konkordato tasfiye memurlarının işlemlerinde de kıyas yoluyla
uygulanır.


 


Paylaştırmaya katılacak
alacaklıların belirlenmesi:


Madde 309/d- 
(Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)


Tasfiyeden elde edilen
hasılatın paylaşımına katılacak olan alacaklıları ve sıralarını belirlemek
üzere konkordato tasfiye memurları, alacaklılara yeni bir davet yapmaya gerek
kalmaksızın, sadece ticarî defterlere ve yapılan alacak kayıtlarına dayanarak
bir sıra cetveli hazırlar ve bu sıra cetvelini alacaklıların incelemesine hazır
tutar.


230 ilâ 236 ncı maddeler
kıyas yoluyla uygulanır.


 


Paraya çevirme:


Madde 309/e- (Ek:
17/7/2003-4949/84 md.)


Konkordato masasını
oluşturan malvarlığı ayrı ayrı veya bir bütün hâlinde paraya çevrilir. Paraya
çevirme, eğer bir alacak söz konusu ise bu alacağın tahsili veya talep hakkının
satılması, diğer mallar için pazarlık veya açık artırma yoluyla gerçekleştirilir.


Paraya çevirmenin usulü
ve zamanı konkordato tasfiye memurlarının teklifi üzerine alacaklılar kurulunca
kararlaştırılır.


 


Rehinli taşınmazlar:


Madde 309/f- 
(Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)


Malların üçüncü kişiye
devredildiği hâller dışında, rehinli taşınmazların konkordato tasfiye memurları
tarafından pazarlık suretiyle satışı ancak, rehinli taşınmazın satış bedelinden
alacağını tahsil edemeyen rehinli alacaklıların muvafakatıyla mümkündür. Aksi
takdirde, söz konusu taşınmazlar ancak açık artırma yoluyla paraya
çevrilebilir. Taşınmaz üzerindeki irtifaklar, taşınmaz yükleri, ipotekler ve
şerh edilmiş kişisel hakların varlığı ve sırası, sıra cetveline göre
belirlenir.


 


Taşınır rehinleri:


Madde 309/g- 
(Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)


Alacağı taşınır rehniyle
temin edilmiş olan alacaklılar rehinli taşınırları konkordato tasfiye memurlarına
tevdi etmek zorunda değildirler. Konkordatoda başka bir süre öngörülmedikçe,
rehinli alacaklılar rehinli taşınırı uygun gördükleri zamanda, rehnin paraya
çevrilmesi yoluyla veya rehin sözleşmesinde yetki verilmişse pazarlık yoluyla
ya da borsada satmak suretiyle paraya çevirebilirler.


Ancak, rehnin paraya
çevrilmesi konkordato masasının yararına ise, konkordato tasfiye memurları
rehinli alacaklıya rehinli malı altı ay içinde paraya çevirmesi için yetki
verebilir. Konkordato tasfiye memurları rehinli alacaklıya, aynı zamanda
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 289 uncu maddesinde öngörülen
cezayı da hatırlatarak, bu süre içinde paraya çevirme işlemini gerçekleştirmediği
takdirde rehinli malı kendilerine teslim etmesini, haklı bir sebep olmaksızın
teslim etmezse rüçhan hakkından mahrum kalacağını ihtar eder.[113]


 


Tahsili güç ve ihtilaflı
hakların alacaklılara devri:


Madde 309/ğ- 
(Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)


Alacaklılar kurulu,
konkordato tasfiye memurlarının teklifi üzerine ihtilaflı veya tahsili güç bir
alacaktan, özellikle bir iptal davasından, borçlunun organlarına veya
çalışanlarına karşı sorumluluk davasından vazgeçerse, alacaklıları yazıyla veya
ilân yoluyla haberdar eder ve 245 inci maddeye uygun olarak bu iddiaların
takibi hakkını devretmeyi teklif eder.


 


Paraların
paylaştırılması:


Madde 309/h - 
(Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)


Konkordato tasfiye
memurları, geçici de olsa her dağıtımdan önce, bir pay cetveli düzenler ve
payının miktarını her alacaklıya bildirir; konkordato tasfiye memurları
pay cetvelini on gün süreyle iflâs dairesinde alacaklıların incelemesine
hazır tutar. Pay cetveline karşı şikâyet yoluna başvurulabilir.


Konkordato tasfiye
memurları, pay cetveli ile birlikte masrafları da içeren son hesabı iflâs
dairesine tevdi ederler.


 


Rehin açığı:


Madde 309/ı- 
(Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)


Geçici pay cetvelinin
tevdii sırasında rehni paraya çevrilmiş bulunan rehinli alacaklılar, alacaklarının
açık kalan kısmı için geçici dağıtıma katılırlar. Açık kalan kısım konkordato
tasfiye memurları tarafından belirlenir ve bu karara karşı şikâyet yoluna
gidilebilir.


Geçici pay cetvelinin tevdii
sırasında rehin paraya çevrilmemişse, rehinli alacaklı komiser tarafından açık
kalacağı öngörülmüş olan miktar için dağıtıma katılır. Rehnin paraya çevrilmesinden
elde edilen bedelin öngörülen miktarın altında kaldığını ispatlayan rehinli
alacaklı, buna tekabül eden ödemelere hak kazanır.


Rehnin paraya
çevrilmesinden elde edilen bedel ile o zamana kadar yapılan geçici ödemeler
toplamı alacak tutarını aşarsa, rehinli alacaklı fazlayı iade etmek zorundadır.


 


Tevdi:


Madde 309/i- 
(Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)


Konkordato tasfiye
memurları tarafından belirlenen sürede hak sahipleri tarafından tahsil
edilmeyen paylar 9 uncu madde hükümlerine göre bankaya yatırılır.


Beş yıl içinde hak
sahipleri tarafından tahsil edilmeyen paylar iflâs dairesi tarafından dağıtılır;
255 inci madde kıyas yoluyla uygulanır.


 


Faaliyet raporu:


Madde 309/j-  (Ek:
17/7/2003-4949/84 md.)


Tasfiye sona erince
konkordato tasfiye memurları bir nihaî rapor düzenler. Bu nihaî rapor
alacaklılar kurulunun onayına sunulur. Kurul onayladığı nihaî raporu tasdik
makamı olan ticaret mahkemesine gönderir ve tasdik makamı da alacaklıların
incelemesine hazır tutar.


Tasfiyenin bir yıldan
uzun sürmesi hâlinde konkordato tasfiye memurları, her yıl en geç Aralık ayı
sonuna kadar, tasfiye edilen malvarlığının ve henüz paraya çevrilmemiş malların
durumunu belirten bir cetvel ve faaliyetleri hakkında bir rapor düzenleyip
alacaklılar kuruluna tevdi eder. Bu cetvel ve rapor, takip eden yılın Şubat ayı
sonuna kadar alacaklıların incelemesine hazır bulundurulmak üzere alacaklılar
kurulu aracılığıyla tasdik makamına sunulur.


 


Hukukî işlemlerin iptali:


Madde 309/k- 
(Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)


Borçlu tarafından
konkordatonun tasdikinden önce yapılmış hukukî işlemler 277 ilâ 284 üncü
maddelere göre iptale tâbidir.


(Değişik ikinci fıkra:
28/2/2018-7101/43 md.) Geçici konkordato mühletinin verildiği tarih, iptal davası açma
sürelerinin hesaplanmasında haczin veya iflâsın açılmasının yerini tutar.


Konkordato masasına
yöneltilen taleplerin tasarrufun iptali yoluyla kısmen veya tamamen reddini
sağlamak mümkün ise konkordato tasfiye memurları, def’î yoluyla iptal talebinde
bulunmaya yetkili ve yükümlüdürler.


 


Uygulanacak ortak hükümler:


Madde 309/l- 
(Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)


Niteliğine aykırı
düşmedikçe 285 ilâ 308/g maddeleri malvarlığının terki suretiyle konkordatoda
da uygulanır.[114]


 


V. SERMAYE ŞİRKETLERİ
VE KOOPERATİFLERİN UZLAŞMA YOLUYLA YENİDEN YAPILANDIRILMASI[115][116]


Uzlaşma yoluyla
yeniden yapılandırma:


Madde 309/m- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)


Muaccel para borçlarını
ödeyemeyecek durumda olan veya mevcut ve alacakları borçlarını karşılamaya
yetmeyen ya da  bu hallerden birine düşme tehlikesiyle karşı karşıya
kalması kuvvetle muhtemel olan bir sermaye şirketi veya kooperatif, önceden
müzakere edilmiş ve projeden etkilenen alacaklılar tarafından  gerekli
çoğunluk sağlanarak  kabul edilmiş olan yeniden yapılandırma projesi ile
birlikte, muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine, uzlaşma
yoluyla yeniden yapılandırma için başvurabilir.


309/m ilâ 309/ü maddelerinde
geçen “projeden etkilenen alacaklılar” terimi, yeniden yapılandırma projesi ile
alacakları, hakları veya menfaatleri yeniden yapılandırılacak alacaklıları
ifade eder. 


“Gerekli çoğunluk”
terimi, projeden etkilenip oylamaya katılan alacaklıların sayı itibarıyla en az
yarısını aşan ve oy kullanan alacaklıların alacaklarının en az üçte ikisini
oluşturan ve projenin kabulü için gerekli olan çoğunluğu ifade eder. Projenin
birden fazla alacaklı sınıfı içermesi hâlinde, her alacaklı sınıfının kendi
içinde projeyi gerekli çoğunluk ile kabul etmiş olması gerekir.


 


Yeniden yapılandırma projesi:


Madde 309/n- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)


Asliye ticaret
mahkemesine sunulacak yeniden yapılandırma projesi, aşağıdaki hususları içerir:



1- Projeden etkilenen
alacaklıların tâbi olacağı koşullar ve benzer alacaklara sahip olan alacaklılar
arasında eşitliğin ne şekilde sağlanacağı.


2- Projenin, borçlunun
taraf olduğu sözleşmelere etkisi.


3- Projenin, borçlunun
malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisine etkisi.


4- Borçların yeniden
yapılandırılması için gerekli görülüyorsa, borçlunun kredi gibi finansman kaynaklarına
başvurup başvurmayacağı.


5- Borçlunun işletmesinin
kısmen ya da tamamen devri, diğer bir şirket veya şirketlerle birleşmesi,
sermaye yapısının veya ana sözleşmesinin değiştirilmesi, borçlu işletmenin
yönetiminde yer alacak kişilerin belirlenmesi, borçların vadelerinin
uzatılması, faiz oranlarının değiştirilmesi, menkul kıymet ihracı gibi projenin
uygulanabilirliğini sağlayabilecek yöntemler.


6- Tasdik kararından sonra projenin uygulanmasının kim
tarafından ve nasıl denetleneceği.


7- Projeyi reddeden
alacaklının alacağının, bu alacaklı projede kendi sınıfı için öngörülen haktan
daha azını açıkça kabul etmediği sürece, nitelik itibarıyla benzerlik gösteren
alacaklarla eşit muameleye tâbi olacağı.


Hukukî nitelikleri büyük
ölçüde birbirine benzer olan alacakların aynı sınıfta yer almaları şartıyla,
proje, alacaklıları birden fazla sınıf içerisinde gruplandırabilir.


 


Başvuruya eklenecek
belgeler:


Madde 309/o-  (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)


Başvuruya eklenecek
belgeler şunlardır:


1- Yeniden yapılandırma projesi.


2- Borçlunun malî
durumunu gösterir belgeler, ayrıntılı bilanço, defterlerinin vaziyetini
bildiren bir cetvel, gelir tablosu ve borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer
bilgi ve belgeler.


3- Projenin, borçluyu
yeniden ödeme kabiliyetine kavuşturarak muaccel borçlarını ödeme plânına göre
ödeyebilecek ve nakit akışını gerçekleştirecek duruma getireceğini gösteren
belgeler.


4- Projeden etkilenen ve
etkilenmeyen alacaklılar ile bunların alacaklarının listesi.


5-
Başvuru öncesi müzakere sürecini tanımlayan ve projeden etkilenen alacaklıların
proje hakkında karar vermelerine olanak sağlayan yeterli bilgilendirmenin
iadeli taahhütlü mektup ya da noter ihbarnamesi gibi uygun araçlarla yerine
getirildiğini gösteren delilleri de içeren açıklamalar.


6- Projeden etkilenip de
onay veren alacaklıların, bu beyanlarını içeren, imzası ve tarihi noterlikçe
onaylı tutanaklar.


7- Projeye göre
alacaklıların eline geçecek miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların
eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren belge.


8- Sayı ve meblağ
itibarıyla çoğunluk koşulunun gerçekleştiğini gösteren cetvel.


9- Borçlunun ödeme
kabiliyetine kavuşabileceğini ve projede yer alan koşullara uymasının mümkün
olduğunu gösteren ve gerekli nitelikleri haiz bir bağımsız denetim kuruluşu
tarafından hazırlanmış bulunan finansal analiz raporları ile dayanakları.


 


Başvuru üzerine ve ara
dönemde mahkemece yapılacak işlem ve alınacak tedbirler:


Madde 309/ö- 4(Ek:
12/2/2004-5092/8 md.)


Mahkeme, başvurudan
itibaren otuz gün içinde gerçekleşecek olan duruşmanın gününü belirler;
başvuruyu, 288 inci maddede öngörülen usule göre ilânen duyurur ve projeden
etkilenip adresi bilinen tüm alacaklılara tebliğ eder. Yapılacak olan ilân ve
tebligatta, başvurunun kapsam ve sonuçları, başvuru dosyasının hangi tarihten
itibaren nerede görülebileceği ve itirazların da ileri sürülebileceği
duruşmanın günü ve saati gösterilir.


Mahkeme, ayrıca, borçlunun
veya alacaklılardan birinin talebi üzerine, başvuru hakkında verilecek nihai
kararın verilmesine kadar geçecek olan dönem için borçlunun malvarlığını
korumaya yönelik ve borçlunun faaliyetleri bakımından gerekli gördüğü
tedbirleri derhal alır. Bu durumda mahkeme, tespit edilen duruşma gününü
beklemeksizin ayrıca bir duruşma günü tayin edebilir, alacaklılar ve borçlu
tarafından seçilmiş, atanmasından projenin tasdikine veya reddine ilişkin
kararın verilmesine kadar borçlunun faaliyetlerinin sevk ve idaresini bizzat
üstlenecek ya da bu faaliyetleri denetleyecek olan ve lazım gelen bilgi ve
tecrübeye sahip ve gerekli nitelikleri haiz bir veya birkaç ara dönem denetçisi
tayin edebilir. Alacaklılar ve borçlunun ara dönem denetçisi seçmedikleri ya da
herhangi bir denetçi üzerinde anlaşmaya varamadıkları, ancak şartların ara
dönem denetçisi atanmasını gerekli kıldığı hallerde mahkeme, niteliği ve
yetkileri yönetmelikle belirlenecek olan bir veya birkaç ara dönem denetçisini
re’sen atayabilir.


Mahkeme, projeden
etkilenen alacaklıların borçluya karşı başlattıkları takiplerin ve bu takiplerle
ilgili olan davaların, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanuna göre yapılan takipleri ve davaları da kapsayacak şekilde durdurulmasına,
yeni icra takibi yapılmasının etkilenen alacaklılar için yasaklanmasına,
ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına ara dönem için
karar verebilir. Bu durumda, bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve
hak düşüren süreler işlemez.


Ara dönemde borçlu,
işletmenin devamı için zorunluysa veya malvarlığının kıymetinin korunması ya da
artırılması için gerekli görülmesi hâlinde, kredi gibi finansman araçlarına
başvurabilir. Bir finansman kaynağının kullanılabilmesi için teminat verilmesi
gerekiyorsa, bu teminat öncelikle borçlunun daha önce üzerinde rehin tesis
edilmemiş taşınır veya taşınmaz malları üzerinde sağlanır.


Finansman kaynağı terimi,
borçluya hammadde gibi işletmenin faaliyet gösterebilmesi için gerekli mal ve
hizmetleri sağlayanları da kapsar.


 


Başvurunun mahkemece
incelenmesi ve kanun yolları:


Madde 309/p- (Ek: 12/2/2004-5092/8
md.)


Tasdik duruşmasında
mahkeme, ara dönem denetçisini, borçlu işletmenin yetkililerini ve duruşmada
hazır bulunan alacaklıları dinler. Mahkeme, borçlunun yeniden yapılandırmaya
iyiniyetle başvurduğunu, 309/m ilâ 309/o maddelerindeki şartların yerine
geldiğini ve projeyi reddetmiş olan her alacaklının projeyle eline geçecek
miktarın en az iflâs tasfiyesi sonunda eline geçecek miktara eşit olduğunu
tespit ettiği takdirde, en geç otuz gün içinde başvurunun tasdikine, aksi halde
reddine karar verir.


Mahkeme, tasdik kararı
ile birlikte, borçlu ile alacaklıların bu konudaki  görüşlerini de dikkate
alarak, yetkileri sadece projenin yerine getirilmesine ilişkin esasları denetleyip
alacaklılara durumu düzenli olarak rapor etmekten ibaret olan bir veya birkaç
proje denetçisi tayin edebilir. Borçlu ve alacaklılar, denetçi seçmedikleri ya
da herhangi bir denetçi üzerinde anlaşmaya varamadıkları takdirde, mahkeme,
nitelikleri ve görev alanı yönetmelikle belirlenecek olan bir denetçiyi re’sen
atayabilir. 


(Değişik üçüncü
fıkra:2/3/2024-7499/2 md.) Tasdik veya ret kararına karşı borçlu ve tasdik duruşması sırasında
itirazda bulunmuş olan alacaklılar; tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde
istinaf yoluna, istinaf incelemesi üzerine verilen karara karşı da tebliğ
tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurabilir.


Tarafların itirazı ile
istinaf ve temyiz maktu harca tâbidir.[117]


 


Kararın sonuçları:


Madde 309/r- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)


Yeniden yapılandırma
projesi, tüm hüküm ve sonuçlarını, başvurunun tasdikine ilişkin kararın
verildiği andan itibaren doğurmaya başlar. Projenin koşulları, projeden
etkilenen alacaklılarla yapılmış olan tüm sözleşme hükümlerinden önce gelir.


Kararın temyiz incelemesi
sonunda Yargıtayca bozulması üzerine, projenin tasdik kararının icrası kendiliğinden
durur. Bozma kararına kadar yapılan işlemler geçerliliğini muhafaza eder. 


Projeden etkilenip
etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu sözleşmelerde projenin
tadiline veya feshine yol açabilecek veyahut borçlunun yeniden yapılandırma
yoluna başvurmasının temerrüt hali oluşturacağına ya da akde aykırılık teşkil
edeceğine ilişkin hükümler bulunması hâlinde, bu hükümler borçlunun yeniden
yapılandırma yoluna başvurması durumunda uygulanmaz.


Başvurunun tasdiki
talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının verilmesi hâlinde, mahkemece
verilmiş tedbirler kalkar, durmuş olan dava ve takiplere devam edilir.


 


Uzlaşma yoluyla
yeniden yapılandırmanın feshi:


Madde 309/s- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)


Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin
uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında, 308/e maddesi ile 308/f maddesinin
birinci fıkrası kıyasen uygulanır. Yeniden yapılandırmanın tamamen feshine
karar verilir ve bu karar kesinleşirse, durum mahkemece 288 inci maddede
öngörülen usule göre ilânen duyurulur. İlândan itibaren on gün içinde,
projeden etkilenen alacaklılar tasdik kararını vermiş olan mahkemeden borçlunun
derhal iflâsına karar verilmesini isteyebilirler.[118]


 


Uzlaşma yoluyla
yeniden yapılandırma projesinin tadili:


Madde 309/ş- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)


Projenin bir kısmının
ihlâli hâlinde, bu ihlâl sadece bazı alacaklıları etkiliyorsa, hakları ihlâl
edilen bu alacaklıların borçlu ile projenin tadili konusunda anlaşmaya varmaları
durumunda, tadil edilmiş proje mahkemenin tasdikine sunulur. Projenin devamı
için bu tadilatın yapılması zorunlu ise ve tadil edilmiş proje hakları ihlâl
edilmiş olan alacaklıları projeden etkilenen diğer alacaklılardan daha uygun
bir duruma getirmiyorsa, mahkeme tadil edilmiş projeyi tasdik eder. Yeniden
yapılandırma projesinin tasdikine ilişkin usul projenin tadili hakkında da
uygulanır.


 


Uzlaşma yoluyla
yeniden yapılandırma projesinin ihlâli ve muhtelif hükümler:


Madde 309/t- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)


Borçlunun projeden doğan
yükümlülüklerini tamamen veya kısmen zamanında yerine getirmemesi hâlinde durum
proje denetçisi, borçlu veya projeden etkilenen alacaklılar tarafından projeyi
tasdik etmiş olan mahkemeye bildirilir. Aynı hak, projenin tasdikinden önce
borçluya teminat mukabili veya teminatsız olarak kredi gibi finansman kaynağı
yaratıp bundan kaynaklanan alacağını kısmen veya tamamen elde edemeyen alacaklı
için de söz konusudur. Bu bildirim üzerine mahkeme, borçlunun malvarlığının
korunabilmesi için, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruflarını önleyici
tedbirler de dahil olmak üzere,  gerekli muhafaza tedbirlerini alır 
ve bir duruşma günü tayin ederek 288 inci maddede öngörülen usule göre ilânen
duyurur. Mahkeme, projeden etkilenen veya etkilenmeyen alacaklıların vakî
itirazlarını inceledikten sonra, borçlunun yükümlülüklerini kısmen veya tamamen
yerine getirmediğini, projenin uygulanmayıp tadilinin de söz konusu olmadığını
veya finansman alacaklısının alacağını tamamen ya da kısmen elde edemediğini
tespit edince derhal borçlunun iflâsına hükmeder.


Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin
uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasına, bankalar ve sigorta şirketleri
borçlu sıfatı ile başvuramazlar.


Ara dönem denetçisi ve
proje denetçisi hakkında 334/a madde hükümleri uygulanır.


 


Harç, vergi istisnaları
ve teşvik belgeleri:


Madde 309/u- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)


Tasdik edilen proje
kapsamındaki;


1- Yapılacak işlemler ve
düzenlenecek kâğıtlar, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga
vergisi ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan,


2- Alacaklılar tarafından
her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar, 6802 sayılı Gider
Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,


3- Borçluya kullandırılan
ve kullandırılacak krediler, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonundan,


4- Diğer benzeri
işlemler, kâğıtlar ve krediler vergi, resim, harç ve fon yükümlülüklerinden
(4306 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi gereken Eğitime Katkı Payı hariç),


İstisna edilmiştir.


İstisna, alacaklıların
tasdik edilen proje kapsamında edindikleri varlıkları elden çıkardıkları
hallerde de uygulanır.


Tasdik edilen proje
hükümleri uyarınca tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise
vazgeçilen alacak olarak dikkate alınır.


Tasdik edilen proje
hükümleri uyarınca uygulamaya konulan işlemlerin gerçekleşmemesi hâlinde dahi,
bu madde uyarınca uygulanmış istisnalar geri alınmaz.


Uzlaşma yoluyla yeniden
yapılandırma projesine göre borçları yeni bir itfa plânına bağlanan borçlular tarafından
alınmış olan teşvik belgelerinin süreleri ile ihracat taahhüt süreleri,
projeler ile belirlenen süreler kadar uzatılmış sayılır.


Sermaye şirketleri ve
kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasının uygulanması
sırasında aranacak noter onaylı belgelere ilişkin noter harcı maktu olarak
alınır.


 


Yönetmelik:


Madde 309/ü- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)


Bu Kanunun yayımı
tarihinden itibaren iki ay içinde Adalet Bakanlığınca sermaye şirketleri ve
kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasının uygulanmasına
ilişkin yönetmelik yürürlüğe konulur.


 


ON ÜÇÜNCÜ BAP


Taksiratlı ve hileli iflas


 


I
– TAKSİRATLI İFLAS


Taksiratlı iflas halleri:


Madde 310 – Aşağıdaki hallerden biri kendisinde bulunan müflis
taksiratlı sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:


1
– Ziyanları için makul sebepler gösteremezse;


2
– Evinin masrafları hadden fazla ise;


3
– Kumar yahut mücerret baht oyunlarında ve borsa muamelelerinde külliyetli para
sarfetmişse;


4
– Borcunun, mevcudu ile alacağından çok olduğunu bildiği halde bu vaziyetinden
haberleri olmıyan kimselerden ehemmiyetli miktarda veresiye mal satın yahut
borç para almış ise;


5 – (Değişik: 29/6/1956-6763/42 md.) Ticaret Kanununun
66 ncı maddesinin birinci fıkrasının 1 ila 3 üncü bentlerinde sayılan defterleri
hiç veya kanunun emrettiği şekilde tutmamış ise;


6
– Mevcudu ile alacağından çok fazla mebaliğ için senetler imza etmiş ise;


7
– (Değişik: 18/2/1965-538/128 md.) İflas takibi sırasında mahkeme, iflas
idaresi veya iflas dairesi tarafından çağrıldığı halde makbul bir mazeret
olmaksızın gelmemiş ise;


8
– İşlerini terkederek kaçmış ise;


9
– Evvelki bir konkordato şartlarını ifa etmeden yeniden iflasına hükmolunmuş
ise;


10
– 178 inci maddenin son fıkrası hükmüne riayet etmeyipte bir sene içinde iflası
vuku bulmuşsa.


 


II
– HİLELİ İFLAS


Hileli iflas halleri:


Madde
311 – (Değişik: 18/2/1965-538/129 md.)


İflasından
evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kasdiyle ve hususiyle aşağıdaki
suretlerle hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır ve Türk Ceza
Kanununa göre cezalandırılır:


1.
Alacaklıların müşterek rehini makamında olan mallarını tamamen veya kısmen
kaçırır, gizler veya tahrip ederse;


2.
Alacaklıların zararına olarak hakikata aykırı makbuzlar verir veya yazı ile
borç ikrar ederse;


3.
Muvazaalı satışlar, muameleler yahut bağışlamalar yaparsa;


4.
Evlenme mukavelesinde hakikaten getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanır
ve karı da bu mukaveleyi kocasının alacaklılarına karşı istimale kalkışırsa;


5.
Hakikata aykırı borç ikrar etmek yahut muvazaalı muameleler ve mukaveleler
yapmak suretiyle alacaklılarını zarara sokarsa;


6.
Borcu mevcudu ile alacağından ziyade olduğunu bildiği halde ehemmiyetli kıymeti
haiz ticari mallarını yahut fabrikasının mahsullerini hem satış gününün
piyasasından, hem de malolduğu veya satınalındığı kıymetten pek aşağı bir
fiyatla satmak suretiyle mevcudunu israf ederse;


7.
Konkordato mukavelesi haricinde alacaklıya hususi menfaatler temin ederse;


8.
Hakikate aykırı muhasebe ve sahte bilançolarla aktifini hakikatte olduğundan
fazla veya noksan gösterirse.


(Değişik:
6/6/1985-3222/38 md.) Bir numaralı bentte yazılı malların
kıymetine göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi tatbik olunur.


Bir
numaralı bentte yazılı suçları yapanlar müflisin evi halkından kimseler ise müflis
gibi cezalandırılırlar.


Türk
Ceza Kanununun iştirak hükümleri dışında kalsa dahi, müflisin aktifini azaltmak
maksadiyle ona ait taşınır ve taşınmaz malları kısmen veya tamamen saklıyan
veya kaçıran ve muvaza ile temellük eden veya bu hususlarda yataklık veya
tavassut eden veya iflas masasına müracaat ile kısmen veya tamamen asılsız
alacaklarını kaydettiren veya müflisin tediye kabiliyetini azaltmak maksadiyle
kendi adına veya müstear adla ticari faaliyetlere girişen kimseler hakkında
dahi aynı cezalar uygulanır.


 


ON DÖRDÜNCÜ BAP


İtibarın yerine gelmesi


 


İtibarın yerine gelmesi:


A – Hileli müflis:


Madde
312 – Hileli müflis itibarının yerine gelmesini Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanununun memnu hakların iadesine dair faslındaki hükümlere
göre elde edebilir. Ancak mezkür fasılda yazılı şartların ifasından başka
dilekçesine, masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacakları tamamen itfa
edildiğine dair makbuzlarını veya sair vesikalarını raptetmesi lazımdır.


 


B
– Taksiratlı müflis:


Madde
313 – Taksiratlı müflis infazı lazımgelen cezasını çektikten
veya kanuni sebeplerle ceza düştükten sonra iflas kararını veren mahkemeye
arzuhal ile müracaat ederek itibarının yerine gelmesini talep
edebilir. İstida masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını gösteren
iflas dairesinden alınmış bir defterle bu borçların tamamen itfa edildiğine
dair makbuzlar veya sair ispat edici evrak ile tevsik edilir.


 


C
– Adi müflis:


Madde
314 – Adi müflis masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların
alacaklarını itfa ettiğine dair makbuz veya vesikaları göstererek iflasa karar
veren mahkemeden itibarının yerine gelmesini isteyebilir.


 


İlan:


Madde
315 – Yukarki maddelere göre talebin kabulü üzerine verilen
hüküm, Resmi Gazete ile ilan olunur.


 


Ölümden
sonra itibarın yerine gelmesi:


Madde
316 – Hileli veya taksiratlı yahut adi müflisin itibarının
yerine gelmesine ölümünden sonra mirasçılarından birinin talebiyle de
hükmolunabilir.


 


ON BEŞİNCİ
BAP


Fevkalade hallerde mühlet ve tatil


 


I
– FEVKALADE MÜHLET


Bu babın tatbiki şartları:[119]


Madde
317 – Fevkalade hallerde hususile devamlı iktisadi buhranlarda
Cumhurbaşkanı 318 den 329 uncuya kadar olan maddeler hükümlerinin muayyen
bir müddet için bu hallerden müteessir olan mıntaka borçlularına tatbik
edilmesine karar verebilir.


 


Fevkalade
mühletin kabulü, borçlunun dilekçesi:


Madde
318 – Cumhurbaşkanınca bu suretle tayin edilen mıntakalarda
317 nci maddede gösterilen haller sebebiyle kusuru olmaksızın taahhütlerini ifa
edemiyen borçlu mühletin hitamında borçlarını tamamen tediye edebileceğini ahval
ümit ettiriyorsa icra mahkemesinden nihayet altı ayı geçmemek üzere fevkalade
bir mühlet istiyebilir.[120]


Borçlu
dilekçesine mali vaziyetini gösteren vesikaları, alacaklıların listesini
raptetmeğe ve icra mahkemesi tarafından talep olunan bütün malümatı vermeğe ve
kendisinden istenebilecek evrakın hepsini göstermeğe mecburdur. Borçlu iflas
yoliyle takibe tabi ise dilekçesine fazla olarak bilanço ve defterlerini de
rapteder.


(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/85 md.) Dilekçenin
verilmesinden sonra icra mahkemesi, 326 ncı maddede öngörülen alacaklar hariç,
tedbir yoluyla derdest takipleri durdurabilir. İcra mahkemesi, takiplerin
durdurulması süresinin fevkalâde mühletten indirilip indirilmeyeceğini ve
indirilecekse ne ölçüde indirileceğini belirler.


 


İcra mahkemesince yapılacak tetkikler:


Madde
319 – İcra mahkemesi lüzum gördüğü tahkikleri de yaptıktan
sonra mühlet talebi ilk bakışta esassız gibi görünmezse bir gün tayin ve o gün
için ilan tarikiyle bütün alacaklıları davet ve icabında ehli hibreye de
müracaat eyler.


Alacaklılar
tayin olunan günden evvel dosyayı tetkik edebilirler; alacaklıların mühlet
talebine karşı tahriri itirazlarını dermeyan etmek yetkileri de vardır.


İcra
mahkemesi kısa bir müddette kararını verir; mühlet vermekle beraber borçluyu bir
veya mütaaddit taksitlerle ödemeğe de mecbur edebilir.


 


İstinaf
yoluna başvurma[121]


Madde 320- (Değişik:
2/3/2005-5311/20 md.)


Karar hakkında tebliğ
tarihinden itibaren iki hafta içinde borçlu ile alacaklılardan her biri istinaf
yoluna başvurabilir.[122]


İcra mahkemesi tarafından
verilmiş olan fevkalâde mühletin hükmü, bölge adliye mahkemesinin kesin kararına
kadar geçerlidir.


 


Defter tanzimi,
komiser:


Madde
321 – İcra mahkemesi, mühlet kararını vermezden evvel veya
verirken defter tutulmasını emreder ve alacaklıların haklarını korumak
maksadiyle diğer bütün tedbirleri alır.


İcra
mahkemesi mühlet vermekle beraber borçlunun muamelelerine nezaret etmek üzere
bir komiser tayin edebilir.


 


Kararın
tebliği:


Madde
322 – Mühlet kararı katileşince icra dairesine tebliğ ve
hemen ilan olunur.


 


Neticeler,
takipler ve müddetler:


Madde 323 – (Değişik:
17/7/2003-4949/86 md.)


Mühlet
içinde borçluya karşı takip yapılabilir ve bu takiplere hacze veya depo emrine
kadar devam edilebilir. Haczedilen ücretler mühlet sırasında da tahsil edilir;
mühlet sırasında veya mühletten önce başlatılmış bir takip çerçevesinde aynî
teminat kapsamına girdiği takdirde kiralar için de aynı kural geçerlidir. Buna
mukabil, rehnin paraya çevrilmesi talebi, haciz veya depo emri mühletin verilmesinden
önce vuku bulmuş olsa bile, satış yapılamaz veya iflâsa karar
verilemez.


106, 150/e, 156, 206,
278, 279 ve 280 inci maddelerde öngörülen süreler mühlet süresince uzatılır.
Aynı kural, aynî teminatlarda, taşınmaz rehni ile temin edilmiş alacakların faizleri
için de geçerlidir.


 


Borçlunun tasarruf
hakları:


A – Umumiyetle:


Madde
324 – Borçlu işlerine devam edebilir. Ancak mühletin
devamınca alacaklıların kanuni menfaatlerine dokunacak yahut alacaklılardan bir
kısmını diğerlerinin zararına olarak tercih suretiyle yapılacak muameleler
memnudur.


 


B
– Yetkili makam tarafından alınan hususi tedbirler hakkında:


Madde
325 – İcra mahkemesi fevkalade mühleti verirken komiserin,
yoksa bizzat icra mahkemesinin muvafakati olmaksızın borçlunun taşınmazlarını
temlik yahut bunlar üzerinde ayni haklar tesis, rehinler ihdas, ivazsız
tasarruflar icra etmiyeceğine ve fevkalade mühletten evvel doğmuş borçlara
karşı ödemeler yapamıyacağına ve kefalet edemiyeceğine ve ederse hükümsüz
olacağına karar verebilir.


Ancak
206 ncı maddede mezkür ikinci ve üçüncü sıradaki borçların ödenmesi ve 319 uncu
maddenin üçüncü fıkrasında bahsolunan taksitlerin tediyesi için muvafakat
almağa lüzum yoktur.


Fevkalade
mühlet kararında yukardaki kayıtlar bulunursa bunlar da ilana yazılır ve
fevkalade mühlet tapu siciline temlik hakkının tahdidi suretiyle geçirilir.


 


Fevkalade
mühlete tabi olmıyan alacaklar:


Madde 326 – (Değişik
birinci fıkra: 17/7/2003-4949/87 md.) Mühlet, beşyüzmilyon liradan aşağı alacaklara ve 206 ncı maddenin
birinci sırasındaki alacaklara uygulanmaz.


Bu alacaklar, borçlu iflas yoliyle
takibe tabi bulunmuş olsa bile fevkalade mühlet esnasında ancak haciz yoliyle
yahut rehinin paraya çevrilmesi suretiyle takip olunabilir.


 


Uzatma:[123]


Madde
327 – 317 nci madde hükümlerine göre tayin olunan müddet
içinde borçlunun dilekçesi üzerine icra mahkemesi tarafından verilen fevkalade
mühlet; bunu icap ettiren sebepler borçlunun kusuru olmaksızın devam ediyorsa
nihayet dört ay uzatılabilir.


Borçlu
dilekçesine alacaklıların mütemmim bir listesini ve eğer iflas yoliyle takibe
tabi ise mütemmim bir bilanço raptetmeğe mecburdur.


İcra
mahkemesi alacaklıların itirazlarını yazı ile bildirmeleri için bir müddet
tayin ederek uzatma talebini ilanla tebliğ eder.


Bir
komiser tayin edilmiş ise o da rapor vermeğe davet olunur.


Müddet
bittikten sonra icra mahkemesi kararını verir ve bu karar aynı şartlara göre
ilan olunur. Fevkalade mühlette olduğu gibi bu karar hakkında da istinaf yoluna
başvurulabilir.


Bölge
adliye mahkemesi bu halde dosya üzerine kararını verir.


 


Refi:


Madde
328 – İcra mahkemesi aşağıdaki hallerde alacaklılardan
birinin veya komiserin talebi üzerine mühletin kalkmasına karar verebilir:


1
– Borçlu tayin olunan taksitleri vaktinde ödemezse;


2
– Borçlu komiserin talimatı hilafına hareket eder ve alacakların kanuni menfaatlerini
ihlal yahut bazılarını diğerlerinin zararına olarak iltizam eylerse;


3
– Borçlunun icra mahkemesine verdiği malümatın hakikata muhalif olduğunu yahut borçlunun
bütün taahütlerini ifaya muktedir bulunduğunu alacaklılardan biri ispat ederse.


Borçlu
dinlenmeğe yahut itirazlarını yazı ile bildirmeğe davet olunur. İcra mahkemesi
icabı halinde mütemmim malümat elde ettikten sonra dosya üzerine kararını
verir. Müracaat vukuunda bölge adliye mahkemesi de aynı veçhile hareket eder. Refi
kararı mühlet kararının tabi olduğu şartlar dairesinde ilan olunur.[124]


Refi
kararı ikinci ve üçüncü numaralara göre verilmiş ise borçluya konkordato
mühleti veya yeni bir fevkalade mühlet verilemez.


 


Fevkalade
mühlet içinde kondordato ve yeniden mühlet verilmemesi:


Madde
329 – Fevkalade mühletin devamı esnasında konkordato talep
etmek arzusunda bulunan borçlu vesikalarını ve komiserin mütalaanamesiyle
birlikte kondordato projesini mühletin bitmesinden evvel vermeğe mecburdur.


Fevkalade
müddetin bitmesinden sonra başlıyan altı ay içinde konkordato mühleti
verilemiyeceği gibi yeniden fevkalade mühlet de verilemez.


 


İflâsın
ertelenmesi ile ilişki:


Madde 329/a- (Ek:
17/7/2003-4949/88 md.; Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)


 


II – FEVKALADE
HALLERDE TATİL


İcra takiplerinin durdurulması halleri:[125]


Madde
330 – Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde
Cumhurbaşkanı karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler
lehine muayyen bir müddet için icra takipleri durdurulabilir.


 


ON ALTINCI BAP


 


I.
Cezai hükümler


Alacaklısını zarara sokmak kasdiyle
mevcudunu eksilten borçluların cezası:


Madde 331- (Değişik: 31/5/2005-5358/1 md.)


Haciz yolu ile takip
talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını
zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden
çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut
gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan
borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi
aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan
üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.


İflas takibinden veya
doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden önce birinci fıkradaki
fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu fiiller başka bir suç oluştursa dahi bu
hükümler uygulanır.


Konkordato mühleti veya
iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti
talebi veya iflasın ertelenmesi süresinden sonra birinci fıkradaki fiilleri
işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.


Taşınmaz rehni kapsamında
bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarılması
halinde, eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.


Bu suçlar alacaklının
şikâyeti üzerine takip olunur.


 


Aczine kendi fiiliyle
sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştıran borçlunun
cezası:


Madde 332 – (Değişik: 31/5/2005-5358/2 md.)


Haciz yolu ile takip talebinden
sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu, adet üzere tecviz edilemiyecek
bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak yahut
cüretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut
işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiili ile sebebiyet verir
yahut vaziyetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı
ağırlaştırırsa, aleyhine aciz belgesi istihsal edildiği veya alacaklı alacağını
istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, onbeş günden altı aya kadar hapis
cezasiyle cezalandırılır.


Konkordato mühleti talebinden
önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu
hükümler uygulanır.


Bu suç alacaklının
şikâyeti üzerine takip olunur. Borçluyu fazla borç altına girmeye veya talih
oyunu ile spekülasyonlarda bulunmaya sevk etmiş yahut ağır faiz almak suretiyle
zaafından istifade etmiş olan alacaklıların şikâyet hakkı yoktur.


 


İflas ve konkordato
işlerinde hususi menfaat temin edenlerin cezası:


Madde 333 – (Değişik: 31/5/2005-5358/3 md.)


Her kim iflas bürosu veya
idaresinin yahut bir alacaklının veya alacaklılar toplanmasındaki mümessilinin
reyini yahut konkordatoya muvafakatini kazanmak için ona hususi bir menfaat
temin veya vaat ederse altı aydan iki seneye kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


Menfaat temin eden
alacaklı yahut mümessili de aynı ceza ile cezalandırılır.


Suçun iflas bürosu veya
idaresi üyesi tarafından işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır.


 


Ticari işletmede
yöneticinin sorumluluğu:


Madde 333/a- (Ek: 17/7/2003-4949/90 md.; Değişik:
31/5/2005-5358/4 md.)


Ticaret şirketlerinde
hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak
kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları
zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması
hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.


Birinci fıkradaki suç
taksirle işlendiği takdirde, alacaklının şikâyeti üzerine, fail hakkında
zararın ağırlığına göre ikibin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.


 


Konkordatoda veya
sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden
yapılandırılmasında yetkili kimseleri hataya düşüren ya da konkordato veya
uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma koşullarına uymayan borçlunun cezası:[126]


Madde 334- (Değişik: 31/5/2005-5358/5 md.)


Konkordato mühleti elde
etmek veya konkordato veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma
yoluyla yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek için hileli tutum ve
davranışlarıyla malî durumu hakkında alacaklıları, komiseri, ara dönem
denetçisini veya yetkili memuru hataya düşürmek veya konkordato projesine ya da
sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması
projesine uymamak yoluyla kasten zarara sebebiyet veren borçlu, ilgilinin
şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Konkordato komiserinin
sorumluluğu:


Madde 334/a- (Ek:
17/7/2003-4949/92 md.; Mülga: 31/5/2005-5358/23 md.)


 


Kiracının
cezalandırılacağı haller:


Madde
335 – Üzerlerinde kiralayanın hapis hakkı tanınmış ve 270
inci madde mucibince defteri yapılmış eşyayı kaçıran veya gizleyen borçlu ile
tahliyesi emrolunan yeri kiralayana zarar vermek maksadiyle işgal ettiren şahıs
Türk Ceza Kanununun (276) ncı maddesine göre cezalandırılır.


 


Müflisin
mallarını vermeyenler hakkındaki cezalar:


Madde 336 – (Değişik: 31/5/2005-5358/6 md.)


Müflisin
mallarını ellerinde bulunduran veya müflise borçlu olan üçüncü şahıslar,
iflasın açıldığına dair ilana muttali oldukları tarihten itibaren bir ay içinde
makbul bir mazeret olmaksızın o malları iflas idaresi emrine vermezler veya
borçlarını bildirmezlerse, doksan güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.


 


Kendisine
teslim edilen malları vermeyenler hakkındaki cezalar:


Madde 336/a- (Ek:
17/7/2003-4949/93 md.; Mülga: 31/5/2005-5358/23 md.)


 


Yükümlülüklerin yerine
getirilmemesi:[127]


Madde 337 – (Değişik: 31/5/2005-5358/7 md.)


(İptal birinci fıkra:
Anayasa Mahkemesi’nin 28/2/2008 tarihli ve  E.: 2006/71, K.: 2008/69
sayılı Kararı ile.)


162, 209 ve 216 ncı
maddeler hükümlerine muhalefet edenler hakkında da iflas idaresinin vereceği
müzekkere üzerine, aynı ceza verilir. Bu maddelerde belirtilen yükümlülüklerin
yerine getirilmesi hâlinde, verilen ceza düşer.


 


Ticareti terk
edenlerin cezası:


Madde 337/a – (Ek: 18/2/1965-538/133 md.; Değişik:
31/5/2005-5358/8 md.)


44 üncü maddeye göre mal
beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer
almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen
veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar
gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


Birinci fıkradaki
fiillerin işlenmesinden alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza
verilmez.


Borçlunun iflası halinde,
birinci fıkradaki durum ayrıca taksiratlı iflas hali sayılır.


 


Hakikata muhalif
beyanda bulunanların cezası:


Madde
338 – (Değişik: 31/5/2005-5358/9 md.)


Bu Kanuna göre istenen beyanı,
hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


Hakkında aciz vesikası
alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü, aciz vesikası
hamili alacaklının alacağının aciz vesikasına bağlanmasından en geç beş sene
içinde müracaatı üzerine sabit olursa, asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden
icra mahkemesinin dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını icra
mahkemesi kararının kesinleşmesinden  itibaren en geç bir ay içinde ve
aciz vesikasındaki borcun ödenmesine kadar her ay icra dairesine yatırmaya mecburdur.
Bu mükellefiyeti yerine getirmeyen borçlu hakkında bir yıla kadar tazyik
hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun
tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı
öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine
yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi bir
yılı geçemez.


Borçlunun nafaka borçluları
dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi, asgari ücretin üstünde eline geçen para
ve menfaatlerin icra mahkemesi kararı ile belirlenecek kısmını, icra veznesine
yatırmak mükellefiyetini ortadan kaldırmaz.


İkinci fıkradaki hükmün
tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili alacaklı talep etmiş ise, bunlar
talep tarihi sırasıyla öncelik hakkını haizdir.


 


Beyandan sonra mal ve
kazançta olan tezayüdü bildirmeyen borçlunun cezası:


Madde
339 – (Değişik: 31/5/2005-5358/10 md.)


Sonradan
kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu Kanun mucibince bildirmeye mecbur
olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra dairesine
taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse ve bu mal veya kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcut olduğu
takdirde, on gün; mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul
bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa, bir aya kadar disiplin hapsi ile
cezalandırılır.


Bu cezalara alacaklının şikâyeti
üzerine karar verilir. Kişi, icra takibine konu olan borcu tamamen ödediği
takdirde, bu ceza düşer.


 


Borçlunun ödeme
şartını ihlali halinde ceza:


Madde
340 – (Değişik: 31/5/2005-5358/11 md.)


111
inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde
kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden
borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar
verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o
tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye
edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar
verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.


 


Çocuk
teslimi emrine muhalefetin cezası:


Madde
341 – (Değişik: 31/5/2005-5358/12 md.) (Mülga:24/11/2021-7343/32 md.)


 


İcra
dairesince teslim edilen taşınmaz veya gemiye tekrar girenlerin cezası:


Madde
342 – (Değişik: 31/5/2005-5358/13 md.)


İcra
dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim edilen bir taşınmaza veya
gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu, 5237 sayılı Türk
Ceza Kanununun 290 ıncı maddesi mucibince umumi hükümler dairesinde
cezalandırılır.


 


30
ve 31 inci maddeler hükmüne muhalefet edenlerin cezası:


Madde
343 – (Değişik: 31/5/2005-5358/14 md.)


Yalnız
kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapılmaması
yahut bir irtifak hakkının tesisi veya kaldırılması hakkındaki ilâm hükümlerine
makbul mazerete müstenit olmayarak muhalefet eden borçluların, lehine hüküm
verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.
Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilâmın gereği yerine getirilirse, borçlu
tahliye edilir.


 


Nafakaya
ilişkin kararlara uymayanların cezası:[128]


Madde
344 – (Değişik: 31/5/2005-5358/15 md.)


Nafakaya ilişkin
kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine,
üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra
kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.


Borçlunun, nafakanın
kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri
sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu
davanın sonuna bırakılabilir.


 


Hükmi şahısların
muamelelerinde kimlerin ceza göreceği:


Madde
345 – Bu kanunda yazılı suçlar, hükmi bir şahsın idare veya
muamelelerini ifa sırasında işlenmiş ise ceza o hükmi şahsın müdürlerinden,
mümessil ve vekillerinden, tasfiye memurlarından, idare meclisi reis ve
azasından veya murakıp ve müfettişlerinden fiili yapmış olan hakkında
hükmolunur


(İkinci
fıkra mülga: 29/6/1956-6763/42 md.)


 


Sermaye
şirketlerinin iflasını istemek mecburiyetinde olanların cezası:


Madde
345/a – (Ek: 18/2/1965-538/137 md.; Değişik: 31/5/2005-5358/16 md.)


İdare
ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları, 179 uncu maddeye
göre şirketin mevcudunun borçlarını karşılamadığını bildirerek şirketin
iflasını istemezlerse, alacaklılardan birinin şikâyeti üzerine, on günden üç
aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Artırmadan
çekilme:


Madde
345/b – (Ek: 9/11/1988-3494/59 md.; Değişik: 31/5/2005-5358/17 md.)


Bu Kanuna göre yapılan
ihalelerde kendisine veya başkasına vaat olunan veya sağlanan yarar
karşılığında artırmadan çekilen veya artırmaya katılmayan kimseye bir yıla kadar
hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.


Aracılara da aynı ceza verilir.


 


Görev ve birleştirilme
yasağı:[129]


Madde
346 – (Değişik: 31/5/2005-5358/18 md.)


Bu Kanun hükümlerine göre
disiplin veya tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir.


İcra mahkemesinin
görevine giren bu işler, diğer mahkemelerde görülen ceza davaları ile
birleştirilemez.


Bu Bapta yer alan
suçlarla ilgili davalara, icra mahkemesinde bakılır.


 


Şikayet süresi:


Madde
347 – (Değişik: 31/5/2005-5358/19 md.)


Bu
Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten
itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle
düşer.


 


Yetki:


Madde
348 – (Değişik: 31/5/2005-5358/20 md.)


Bu
Bapta yer alan fiillerden dolayı yetkili icra mahkemesi, icra takibinin
yapıldığı yerdeki mahkemedir.


 


Yargılama 
usulü:


Madde
349 – Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır.
Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün
tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit
gösterilmişse o da celbolunur.


İki
taraf tayin olunan gün ve saatte icra mahkemesinin huzuruna gelmeğe veya vekil
göndermeğe mecburdurlar.


İcabında
icra mahkemesi, tarafların bizzat hazır bulunmasını emredebilir.


Maznun
başka yerde ikamet ediyorsa istinabe yoliyle sorguya çekilir.


Maznun,
şikayeti alan veya istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gelmez veya
müdafi göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle
getirilir. Bu suretle de bulundurulamazsa muhakeme gıyabında görülür.


Şikayetçi
muayyen zamanda gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkı düşer.


Gelmeyen
şahitlere yapılacak muamele ile borçlunun gıyabında verilen karara karşı eski
hale getirme talebi hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı hükümler
tatbik olunur.


 


Duruşma:


Madde
350 – İcra mahkemesi iki tarafı ve delillerini dinler ve
gerek tarafların gerek şahitlerin ifadelerini duruşma tutanağına geçirir.


Cumhuriyet
Savcısı hazır bulundurulmaz.


 


Tahkikat:


Madde
351 – Şikayetçi dilekçe veya beyanında gösterilmiş olduğu
delillerle bağlıdır.


Maznun
müdafası için tahkikatın tevsiini ancak bir kere istiyebilir.


 


Karar:


Madde
352 – İcra mahkemesi iki tarafın ifadelerini ve bütün
delillerini ve iddia ve müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde
kararını verir ve hulasasını Cumhuriyet Savcısına bildirir.


(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/99 md.) Takibi
şikâyete bağlı suçlarda dava ve cezanın 354 üncü maddede yazılı sebeplerle
düşeceği kararda belirtilir.


 


Ceza kararnamesi:


Madde 352/a- (Ek: 17/7/2003-4949/100
md.; Mülga: 31/5/2005-5358/23 md.)


 


Madde 352/b – (Ek: 6/6/1985-3222/44
md.; Mülga: 31/5/2005-5358/23 md.)


 


İtiraz:[130]


Madde
353 – (Değişik: 31/5/2005-5358/21 md.)


(Değişik birinci fıkra:
31/3/2011-6217/5 md.) İcra mahkemesinin verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara
karşı, (…)131 tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Mahkeme
itirazı incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin
bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire
için birinci daireye, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde
asliye ceza mahkemesine, icra mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi hâkiminin
aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine gönderir. İtiraz
incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.[131]


İcra mahkemesinin bu
Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 4.12.2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun kanun yollarına ilişkin
hükümleri uygulanır.


 


Davanın ve cezanın
düşmesi ile ceza verilemeyecek hâller[132]


Madde
354 – Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete
bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava
ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer.


(Mülga
ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)


(Ek
fıkra: 31/5/2005-5358/22 md.) İcra mahkemesinin bu Bap
hükümlerine göre verdiği tazyik veya disiplin hapsine ilişkin karar,
kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.


(Ek fıkra:
31/3/2011-6217/6 md.) Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret
Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari
ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve
tazyik hapsi uygulanmaz.


 


 


ONYEDİNCİ BAP


Hususi hükümler


 


Maaş ve ücretlerin kesilmesinde
usul:


Madde
355 – Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan
borçlu memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra
dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve
borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve borç
bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif
edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar.


Memurun
maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş almağı mucip olacak
surette vukubulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği takdirde bu
keyfiyeti de malmemuru veya daire amiri yahut hususi müesseselerin kanuni
muhatapları derhal icra dairesine bildirmeğe ve ikinci halde haciz muamelesinden
o şube veya amirini haberdar etmeğe mecburdur.


 


Yukarıdaki
maddeye riayet etmeyenler hakkında hükümler:


Madde
356 – Yukardaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların
kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm
alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından
alınır.


Bunların
borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır.


Yukarki
madde hükümlerine riayet etmiyen her hangi bir memur veya amir hakkında
istenecek malümatın icra dairesine hemen verilmesi bunların mensup olduğu
dairenin vazifesidir.


 


Cumhuriyet
savcılığınca takip:


Madde
357 – İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri
derhal yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe
alakadarlar mecburdur. Makbul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapmıyanlar
hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet kalmaksızın Cumhuriyet
Savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılır.


 


Üçüncü
şahsa bırakılan mallar:


Madde
358 – Üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan
malları icra dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile
mükelleftir.


Bu
suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı
telef veya ziyaını ispat edemiyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka
evvelce tesbit edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince re’sen
tazmin ettirilir.


Bu
kıymetleri tazmin ile mükellef olanlar, icra dairesinin bu baptaki talep ve
kararına karşı icra mahkemesine, 16 ncı maddede tayin edilen müddet içinde
şikayette bulunabilirler.


 


İcra
dairelerinin muhabereleri:


Madde
359 – İcra memurları yaptıkları muameleden dolayı her daire
ve makam ile doğrudan doğruya muhabere edebilirler.


 


Haczedilen
malların istinabe suretiyle satışı:


Madde
360 – Haczedilen mallar başka bir yerde bulunduğu takdirde
satış, istinabe suretiyle yapılır. Artırma ve ihaleye mütedair ihtilaflar
istinabe olunan icra dairesinin tabi bulunduğu icra mahkemesince hallolunur.


 


Fazla
verilen paranın geri alınması:


Madde
361 – İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak
alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap
neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden
geri alınır.


 


Emanetler
hakkında zamanaşımı:


Madde
362 – İcra veznesine tevdi yahut dairece tahsil olunan para
veya icra muamelesi sebebiyle hıfzedilmekte olan eşya tevdi veya tahsil yahut
hıfız tarihinden itibaren on seneye kadar alakadarları tarafından müracaat
olunmazsa talep hakkı Hazine lehine düşer.


 


Özel
okullar ile özel öğrenci yurt ve benzeri kurumların taşınır ve taşınmaz
mallarının haczi:


MADDE
362/a – (Ek: 9/5/2018-7141/1 md.)


8/2/2007
tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet
gösteren okullar ile 24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci
Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun kapsamında faaliyet gösteren
özel öğrenci barınma hizmetleri veren yurt ve benzeri kurumların taşınır ve
taşınmaz malları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna
göre yapılan takipler hariç olmak üzere içinde bulunulan eğitim ve öğretim yılı
sonunda haczedilir.[133]


 


KANUN YOLLARINA BAŞVURMA VE SON MADDELER[134]


 


İstinaf yoluna başvurma ve
incelenmesi


Madde 363- (Değişik: 2/3/2005-5311/24
md.)


İcra mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icra
dairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti, 103 üncü maddenin uygulanma
biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemin
değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli, kıymet takdirine
ilişkin şikâyet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın miktarı, 
satışın  durdurulması,  satış  ilânının  iptali, süresinde
satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma
biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması, icra mahkemesinin iflâs idaresinin
işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara karşı, iflâs idare
memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre
icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, ait
olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının yedi bin Türk lirasını
geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvuru süresi (…)135 tebliğ
tarihinden itibaren iki haftadır. [135][136]


İcra mahkemesi kararları
aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötüniyetle istinaf yoluna başvurulduğu
anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü uygulanır.


Kesin bir karara karşı
kötüniyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü
uygulanır.


İstinaf yoluna başvuru
satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. İcranın devamı için gereken evrak
alıkonularak bunların birer örneği bölge adliye mahkemesine gönderilecek
dosyaya konulur.


 


Temyiz yoluna başvurma
ve incelenmesi[137]


Madde 364- (Değişik:
2/3/2005-5311/25 md.)


Bölge adliye mahkemesi
hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri elli sekiz bin sekiz yüz Türk
lirasını geçen nihaî kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.[138]


(Değişik cümle:2/3/2024-7499/3
md.) Birinci fıkrada
belirtilen kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz
yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Muhakemeleri
Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bu durumda da 363 üncü maddenin ikinci ve üçüncü
fıkra hükümleri uygulanır.


Temyiz yoluna başvurma,
satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz.


 


İstinaf dilekçesinin
reddi[139]


Madde
365 – (Değişik: 2/3/2005-5311/26 md.)


İstinaf yoluna başvurma,
yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak
bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine
yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir.


İstinaf yoluna başvuran
kişi ret kararını kabul etmezse, istinaf dilekçesi diğer tarafa tebliğ
edildikten sonra, karar sureti ve verilirse cevap dilekçesiyle birlikte yetkili
bölge adliye mahkemesine gönderilir. Şu kadar ki bu hâlde satış dahil hiçbir
icra işlemi durmaz.


Bölge adliye mahkemesi,
birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri
çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar.


 


Bölge adliye mahkemesi
ve Yargıtay kararları[140]


Madde 366- (Değişik:
2/3/2005-5311/27 md.)


İstinaf ve temyiz
incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre yapılır ve onbeş gün içinde
karara bağlanır.


İlgili ister ve ücretini
verir veya gönderirse karar özeti en seri vasıtalarla mahalline bildirilir.


Yargıtayın icra ve iflâs
işlerine bakan hukuk dairesinin kararlarına karşı genel hükümlere göre direnme
kararı verilebilir. Direnme kararları, Hukuk Genel Kurulunda acele işlerden
sayılır.


Yargıtayın bozma kararı veya
bölge adliye mahkemesinin kaldırma, düzelterek veya yeniden esas hakkında
vereceği kararları üzerine icra ve iflâs işlerinde 40 ıncı madde hükmü kıyas
yoluyla uygulanır.


 


Borçlunun mevcudu
hakkında malümat vermek mecburiyeti:


Madde
367 – İcra veya İflas dairelerinin borçlunun mevcuduna dair
istiyeceği bütün malümatı hakiki ve hükmi her şahıs derhal vermeğe ve talep
halinde mevcudu bu dairelere teslime mecburdur.


 


İlga
edilen kanunlar:


Madde
368 – Noter Kanununun 69 ve 71 inci maddeleri ve icarı akar
nizamnamesiyle buna müzeyyel kanunun mecur tahliyesine ve 49 uncu madde ile
kabul edilen hususlardan gayrı hususi kanun ve nizamların rehinin paraya
çevrilmesine mütaallik hükümleri ile 1424 numaralı İcra ve İflas Kanunu ve
mezkür kanunun 342 nci maddesiyle ilga edilmiş olan kanun ve hükümler ve 1425
numaralı kanun mülgadır.


 


Ek
Madde 1- (Ek: 17/7/2003-4949/102 md.)


Bu Kanunun 119, 226, 326, 363 ve 364 üncü maddelerindeki
parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda
uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit
ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu
şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate
alınmaz.[141][142]


(Değişik ikinci fıkra:24/12/2025-7571/3
md.) 363 ve 364 üncü
maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında şikâyet başvurusunun yapıldığı
veya davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.


(Ek fıkra:7/11/2024-7531/2
md.) (Mülga üçüncü fıkra:4/6/2025-7550/1 md.)


 


Ek Madde 2- (Ek:
6/2/2014-6518/2 md.)


Türkiye Cumhuriyeti adına
16/11/2001 tarihinde Cape Town’da imzalanan ve 10/3/2011 tarihli ve 6192 sayılı
Kanunla onaylanması uygun bulunan “Taşınır Donanım Üzerindeki Uluslararası
Teminatlar Hakkında Sözleşme” ve “Taşınır Donanım Üzerindeki Uluslararası
Teminatlar Hakkında Sözleşmeye İlişkin Hava Aracı Donanımına Özgü Konulara Dair
Protokol” çerçevesinde, “Taşınır Donanım Üzerindeki Uluslararası Teminatlar
Hakkında Sözleşme”nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
haklarını kullanan güvence lehtarı ve 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında haklarını kullanan şartlı satıcı veya kiralayan, herhangi bir
yargı kararı aranmaksızın, hak sahibi olduğunu gösteren ve Sivil Havacılık
Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenecek tescil belgesiyle Ankara İcra Dairesine
başvurarak, tercih ettiği hakkın yerine getirilmesini talep edebilir.


Talep üzerine icra müdürü
tarafından başkaca herhangi bir araştırma yapılmaksızın, hak sahibi lehine
üzerinde güvence tesis edilen nesnenin zilyetliği veya kontrolünün devrine
ilişkin karar verilir ve karar borçluya tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren
üç iş günü içinde borçlu taraf, bu emri yerine getirmezse icra müdürü,
Sözleşme’nin anılan 8 inci ve 10 uncu maddeleri çerçevesinde gereğini yerine
getirmesi için almış olduğu kararı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne gönderir.


Bu madde gereğince İcra
Dairesince yapılan işlemler nedeniyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun hükümlerine
göre 10.000 Türk Lirası maktu harç dışında herhangi bir vergi, resim ve harç
alınmaz. Harç ve giderler, talep edene aittir.


İcra Dairesince, Sözleşme
ve Protokol çerçevesinde yapılacak iş ve işlemler ile takibe ilişkin esas ve
usuller Adalet Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.


 


Ek Madde
3- (Ek: 3/11/2016-6754/19 md.)


Bu Kanun
uyarınca görevlendirilecek bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları
tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bunlar hakkında Bilirkişilik
Kanunu ve ilgili diğer kanun hükümleri uygulanır.


 


Geçici Madde 1 – (2004
sayılı Kanunun kendi numarasız geçici maddesi olup teselsül için numaralandırılmıştır.)


1
– Cezai hükümlerin şümul dairesi Türk Ceza Kanununun ikinci maddesi hükümlerine
tabidir.


2
– Bu kanunun mer’i olmasından evvel konulmuş haciz veya rehinin paraya
çevrilmesi hakkında yapılmış taleplere, bu kanunun hükümleri tatbik olunmaz.


3
– İlamların icrası hakkındaki ikinci babın hükümleri bu kanunun mer’iyetinden
evvel icraya tevdi edilmiş olan ilamlara da şamildir.


4
– 4 Eylül 1929 tarihinden evvel taşınmazlara konulmuş olan ihtiyati veya icrai
hacizler üzerine 4 Eylül 1932 tarihine kadar hiç bir muamele ve takip
yapılmamışsa bu hacizler kendiliğinden kalkar.


Takip
ve muamelesi derdest olupta henüz intaç olunmıyanlar mezkür tarihten sonra bu
kanun hükmüne tabi olur.


5
– 4 Eylül 1929 tarihinden evvel verilen iflas kararlarına mütaallik tasfiyeler
4 Eylül 1932 tarihine kadar intaç edilmemişse dosyaları iflas dairelerine tevdi
olunur. Dairelerce bu kanunun sekizinci babı hükümlerine tevfikan tasfiyeye devam
olunur.


6
– 13 Eylül 1331 ve 15 Nisan 1339 tarihli kanunlarla emvali milliye meyanına
giren ebniyeden ari araziden 1341 senesi Muvazenei Umumiye Kanununun 6 ve 23
üncü maddelerine tevfikan alınagelmekte olan Hazine alacakları hakkındaki
hükümler bakidir.


7
– Bu kanunun neşrinden evvel icra veznesine tevdi yahut dairece tahsil edilmiş
olan paranın ve icra muamelesi sebebiyle hıfzedilmekte olan eşyanın tevdi veya
tahsil yahut hıfız tarihinden on sene geçmiş olsa bile bu kanunun meriyete girmesinden
itibaren üç sene geçmedikçe sahiplerinin talep hakkı düşmez.


 


Geçici
Madde 2 – (Ek: 9/11/1988-3494/62 md.)


Bu
Kanun ile diğer kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde yer alan icra memuru
unvanı “icra müdürü”, icra memur yardımcısı unvanı “icra müdür yardımcısı”, iflas
memuru unvanı “iflas müdürü” olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik sebebiyle
ilgililerin yeniden atanmaları gerekmez. Bunlar, yeni unvanları yan ödeme
kararnamelerinde yer alıncaya kadar eski unvanları üzerinden yan ödeme almaya
devam ederler.


 


Geçici
Madde 3- (Ek: 17/7/2003-4949/105 md.)


2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununda yer alan “icra
reisi”, “icra hâkim yardımcısı” ve “icra hâkimliği” ibareleri “icra tetkik
mercii hâkimi”; “ikametgâh”, “menkul”, “gayrimenkul” ve “teferruat” ibareleri
sırasıyla “yerleşim yeri”, “taşınır”, “taşınmaz” ve “eklenti” olarak değiştirilmiştir.


 


Geçici Madde 4- (Ek: 17/7/2003-4949/105 md.)


Adalet Bakanlığı veya
Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve
garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda, Adalet Bakanlığınca çıkartılan
ilgili yönetmelik ve ücret tarifelerinin uygulanmasına devam olunur.


 


Geçici Madde 5- (Ek: 17/7/2003-4949/105
md.) Bu Kanun ile
değiştirilen 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun;


1- 4, 13, 26 ve 250 nci maddeleri
ile  88 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında  değişiklik
yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay sonra,


2- 14 üncü maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay sonra,


3- 18 inci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak
şikâyetler hakkında,


4- 24, 79, 85, 92 ve 94
üncü maddeleri ile 88 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında değişiklik
yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak hacizlerde,


5- 25/b maddesi, Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra ilâm hükmünün zorla icra edileceği çocuk
teslimlerinde ve çocukla şahsi münasebet tesislerinde,


6- 30 uncu maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ilâm hükmünü
ortadan kaldıracak borçlu eylemlerinde,


7- 32 nci maddesinde değişiklik
yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra gönderilecek icra emirlerinde,


8- 44 üncü maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilecek mal
beyanlarında,


9- 58 ve 269/a maddelerinde
değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak
takiplerde,


10- 62, 67, 68/a ve
170  inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak itirazlarda,


11- 63 üncü maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak itirazın
kaldırılması duruşmalarında,


12- 68 inci maddesinin
son fıkrasının ilk cümlesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak itirazın kaldırılması taleplerine,


13- (Değişik:
12/2/2004-5092/10 md.) 68/b maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra gönderilen hesap özetleri ve ihtarnamelerde,


14- 89 uncu maddesinin
üçüncü fıkrasında değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte eski
düzenlemeye göre ikinci ihbarnamenin henüz gönderilmemiş ya da gönderilmiş
ama  menfi tespit davası açma süresinin dolmamış bulunduğu hacizlerde;
beşinci fıkrasında değişiklik yapan hükmü, eski düzenlemeye göre ikinci haciz
ihbarnamesi gönderilmiş ve menfi tespit davası açma süresi sona ermişse
açılacak davalarda, 


15- 91 inci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra vuku bulacak el
değiştirmelerde,


16- 111 inci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılan sözleşmelerde
de,[143]


17- 114, 115, 116, 126 ve
129 uncu maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra yapılacak ve ilan metni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Basın-İlan
Kurumuna henüz gönderilmemiş bulunan satışlarda,


18- 118, 119, 130 ve 133
üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra yapılacak satışlarda,


19- 128 ve 128/a
maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
yapılan kıymet takdirlerinde,


20- 134 üncü maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan ihalenin
feshi taleplerinde,


21- 142/a maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen sıra
cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest bir şikâyet ve/veya
itiraza konu teşkil etmiş olan sıra cetvellerinde,


22- 143 üncü maddenin
birinci fıkrasında değişiklik yapan hükmü ve 143 üncü maddeye bu Kanunla
eklenen yedinci fıkra, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay sonra,
143 üncü maddesinin altıncı fıkrasında değişiklik yapan hükmü, Kanunun
yürürlüğe girmesinden itibaren,


23- 148/a maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra akdedilecek ipotek
sözleşmelerinin tapu siciline tescilinde,


24- 150/b ve 150/ı
maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra başlatılacak
rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde,


25- 166 ncı maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilen iflâs kararlarında,


26- 168 ve 170/b maddelerinde
değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra başlatılan
kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takiplerde,


27- 169/a maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest itiraz
yargılamalarında,


28- 179 uncu maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak iflâsın
ertelenmesi taleplerinde,


29- 179/a ve 179/b
maddeleri, Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest iflâsın ertelenmesi
taleplerinde,


30- 185 inci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanun yürürlüğe girdiği sırada devam eden iflâs tasfiyelerinde,



31- 206 ncı maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenecek sıra
cetvellerinde,


32- 222 nci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk
alacaklılar toplanmalarında,


33- 223 üncü maddesinde
değişiklik yapan hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak iflâs
idaresi toplantılarında,


34- 226 ncı maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak sulh ve
tahkimlerde,


35- 250 nci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen pay
cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest bir şikâyete konu
teşkil etmiş olan pay cetvellerinde,


36- 251 inci maddenin
ikinci fıkrasının birinci cümlesinde değişiklik yapan hükmü, yollama yaptığı
143 üncü maddenin  birinci fıkrası ve yedinci fıkrası bakımından Kanunun yürürlüğe
girmesinden itibaren altı ay sonra, yollama yaptığı 143 üncü maddenin altıncı
fıkrası bakımından Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren; 251 inci maddenin
ikinci fıkrasına eklenen dördüncü cümlesi  ise Kanunun yürürlüğe
girmesinden itibaren,


37- 257, 258, 261, 264,
265 ve 268  inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ihtiyatî haciz taleplerinde,


38- 280 inci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış ve derdest olan
iptal davalarında da,[144]


39- 285, 286, 287, 288,
289, 290, 291, 292, 296, 297, 298, 300, 301, 302, 303 ve 309 uncu maddelerinde
değişiklik yapan hükümleri ile bu Kanunla getirilen 298/a ve 309/a ilâ 309/l
maddeleri hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak konkordato
taleplerinde,


40- 318, 323 ve 326 ncı
maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile 329/a maddesi hükmü, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak fevkalâde mühlet taleplerinde,


Uygulanır.


 


Geçici Madde 6- (Ek:
12/2/2004-5092/11 md.)


Bu Kanunda yer alan “icra
tetkik mercii”, “tetkik mercii” ve “mercii” ibareleri “icra mahkemesi”; “icra
mercii hâkimi” ve “mercii hâkimi” ibareleri “icra hâkimi” olarak
değiştirilmiştir. Çeşitli mevzuatta icra tetkik mercii ve hâkimine yapılmış bulunan
atıflar icra mahkemesi ve hâkimine yapılmış sayılır.


 


Geçici Madde 7- (Ek:
2/3/2005-5311/29 md.)


Bölge adliye
mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece
Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca göreve başlama tarihinden önce
verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar İcra ve İflâs Kanununun bu
Kanunla yapılan değişiklikten önceki temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin
hükümleri uygulanır.


 


Geçici Madde 8- (Ek:
21/2/2007-5582/6 md.)



Bu Kanunun 128 inci maddesinin
üçüncü fıkrası ile 128/a maddesinin ikinci fıkrasının yürürlüğe girmesini
izleyen üçüncü yılın sonuna kadar 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A
maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar
ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının
takibinde, taşınmaz için kıymet takdiri veya bilirkişi incelemesi, Sermaye
Piyasası Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının ® bendi uyarınca
gayrimenkul değerleme faaliyeti konusunda yetki verilmiş kişi veya kurumların
yanı sıra diğer uzman bilirkişiler marifetiyle de yapılabilir.


 


Geçici Madde 9- (Ek:
2/7/2012-6352/38 md.)[145]


9 uncu maddenin ikinci
fıkrası gereği ödeme yapılabilmesi için ilgilisi tarafından, anılan maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde banka hesap numarasının
bildirilmesi gerekir.


 


Geçici Madde 10- (Ek:
2/7/2012-6352/38 md.)


Bu Kanunun ilgili
hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip işlemleri
hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir.


 


Geçici Madde 11- (Ek:
2/7/2012-6352/38 md.)[146]


Adalet Bakanlığı, 88 inci
maddenin beşinci fıkrası gereğince hukuki ve teknik her türlü altyapıyı anılan
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlar. Lisanslı
yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerdeki mevcut depo ve garajlarda
muhafaza işlemlerine, mevcut yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam
olunur.


Mevcut depo ve garajlarda
muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların, anılan
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde teslim alınması için
icra müdürü tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.


İlgilisine tebligat
yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay içinde, 88 inci
maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.


Ancak, satış yapılamazsa
Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilecek icra müdürünün başkanlığında
kaymakamlık, belediye, ilgili yer baro başkanlığı ve ticaret odası tarafından
bildirilecek birer kişinin katılımıyla oluşturulacak değer tespit komisyonu
tarafından tespit edilecek değer üzerinden, yedieminin alacağına mahsup için
malın mülkiyeti yediemine devredilebilir; komisyon, ekonomik bir değerinin
kalmadığına karar verirse mal bir tutanakla imha edilir.


Satılan veya mülkiyeti
devredilen malın bedelinden, muhafaza ve diğer giderler mahsup edildikten sonra
varsa artan miktar talep halinde ilgilisine ödenir.


 


Geçici Madde 12- (Ek:
15/7/2016-6728/6 md.)


Bu maddeyi ihdas eden
Kanunla değiştirilen hükümler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra
yapılan iflasın ertelenmesi talepleri hakkında uygulanır.


Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce verilmiş iflasın ertelenmesi kararına dayanılarak yapılan
uzatma talebi hakkında verilecek karar da iflasın ertelenmesi talebi hakkında
verilmiş karara ilişkin kanun yoluna tabidir.


Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihte derdest olan dosyalarda kayyım olarak atanan kişiler, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde, adli yargı ilk
derece mahkemesi adalet komisyonu başkanlıklarına bildirilir. Üçten fazla dosyada
görevi devam eden kayyımlara yeni görev verilmez.


 


Geçici Madde 13- (Ek: 15/8/2017-KHK-694/9 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/9 md.)


İdari yargının görev
alanına giren konularda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce
başlatılmış ilamsız icra takipleri hakkında, talep üzerine icra müdürünce 42
nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca dosya üzerinden düşme kararı verilir ve
karar alacaklıya resen tebliğ edilir. Alacaklı, düşme kararının tebliğinden itibaren
yedi gün içinde şikayet yoluna başvurabilir. Düşme kararının kesinleşmesinden
itibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde dava açılabilir. Düşme talebinin
reddine veya düşme kararı hakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin karar kesinleşmeden
takibe devam edilemez.


Birinci fıkra
kapsamındaki ilamsız icra takipleri hakkında açılmış itirazın iptali veya
itirazın kaldırılması davalarında talep üzerine, karar verilmesine yer
olmadığına karar verilir. Tarafların yaptığı takip ve yargılama giderleri ile
vekalet ücreti üzerlerinde bırakılır. Bu kararın kesinleşmesi üzerine takip
dosyası icra müdürlüğüne iade edilir ve takip hakkında birinci fıkra uyarınca
işlem yapılır.


 


Geçici Madde 14- (Ek:
28/2/2018-7101/46 md.)


Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihte görülmekte olan iflâsın ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında
talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunur.


Hakimler ve Savcılar
Kurulu, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile
Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci
maddesinin beşinci fıkrasındaki belirleme yetkisi kapsamında iflâs ve
konkordato konusunda uzman asliye ticaret mahkemesini, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren iki hafta içinde belirler.


 


Geçici Madde 15- (Ek:6/12/2018-7155/17 md.)


Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihte görülmekte olan konkordato talepleri hakkında talep tarihinde
yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunur.


290 ıncı maddenin beşinci
fıkrası uyarınca komiser listesi oluşturuluncaya kadar listeden görevlendirme
usulü dikkate alınmaksızın komiser görevlendirilir. Bir kişinin eş zamanlı
olarak beşten fazla dosyada komiser olarak görev alma yasağının takibi amacıyla,
görevlendirilen geçici komiser ve komiserler mahkemenin bağlı bulunduğu bölge
adliye mahkemesi bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.


 


Geçici Madde 16 – (Ek:20/2/2019-7165/3 md.)


2/12/2016 tarihinden bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen nihai kararlar bakımından 364
üncü maddenin birinci fıkrasında düzenlenen temyiz yoluna başvurma sınırı, kırk
bin Türk lirası olarak uygulanır.


 


Geçici
Madde 17-
(Ek:9/6/2021-7327/8
md.)


223 üncü
maddenin altıncı fıkrası uyarınca iflâs idare memurları listesi oluşturuluncaya
kadar listeden görevlendirme usulü dikkate alınmaksızın iflâs idare memuru
görevlendirilir. Bir kişinin eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada memur
olarak görev alma yasağının takibi amacıyla, görevlendirilen iflâs idare
memurları, icra mahkemesinin bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesi
bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.


 


Geçici
Madde 18-
(Ek:24/11/2021-7343/33
md.)


111/b
maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik ile 106 ncı madde uyarınca
çıkarılması gereken tarife, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren altı ay içinde çıkarılır.


87, 88, 106, 110, 111/b,
114, 115, 118, 124, 126, 127, 129, 130, 133, 242 ve 244 üncü maddeler ile 134
üncü maddenin dokuz ve onuncu fıkralarında bu maddeyi ihdas eden Kanunla
yapılan değişikliklerin uygulanmasına Adalet Bakanlığınca belirlenen il veya
ilçelerde, 111/b maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren başlanır ve bu değişiklikler en geç bir yılın sonunda
ülke genelinde uygulanır. Değişikliklerin hangi il veya ilçede ne zaman uygulanacağı
Adalet Bakanlığının resmi internet sitesinde duyurulur. Bu değişikliklerin
uygulanmasında aşağıdaki esaslar dikkate alınır:


1. Uygulamaya geçilen il
ve ilçelerde, geçiş tarihinden sonra haczedilen mallar hakkında, bu maddeyi
ihdas eden Kanunla değiştirilen 87, 106 ve 110 uncu madde hükümleri uygulanır.
Geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında ise değişikliklerden önceki
hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunur.


2. Uygulamaya geçilen il
ve ilçelerde, geçiş tarihinden sonra ilanı yapılacak açık artırmalar hakkında,
bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 88, 114, 115, 118, 124, 126, 127,
129 ve 130 uncu maddeler, 134 üncü maddenin dokuz ve onuncu fıkraları ile ihdas
edilen 111/b maddesi uygulanır. Geçiş tarihinden önce ilanı yapılmış açık
artırmalar hakkında ise değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen
hükümlerin uygulanmasına devam olunur.


3. Uygulamaya geçilen il
ve ilçelerde, taşınır rehninin veya ipoteğin paraya çevrilmesi, iflas tasfiyesi
ve ortaklığın giderilmesine ilişkin satışlar bakımından, geçiş tarihinden sonra
ilanı yapılacak açık artırmalar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla
değiştirilen ve ihdas edilen hükümler uygulanır. Geçiş tarihinden önce ilanı
yapılmış açık artırmalar hakkında ise değişikliklerden önceki hükümler ile ilga
edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunur.


4. Geçiş tarihinden önce
yapılan ilan üzerine ihalesi gerçekleştirilemeyen ve yeniden satışı talep
edilen açık artırmalar hakkında da bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen
ve ihdas edilen hükümler uygulanır.


106 ncı madde
uyarınca çıkarılacak tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep
edilmiş olmasına agmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının
yatırılmadığı hâllerde bu tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl
içinde tarifede belirlenen giderlerin yatırılması zorunludur. Bu süre içinde
giderler peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır.


134 üncü
maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri
ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak,
ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte
olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu
incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına
ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay
değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.


 


Geçici
Madde 19-
(Ek:28/3/2023-7445/5 md.)


Bu maddeyi
ihdas eden Kanunla, Kanuna eklenen 79/a maddesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce verilen konutta haciz yapılmasına ilişkin kararlar hakkında uygulanmaz.
Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen konutta haciz kararları
hakkında, bu değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.


Bu maddeyi
ihdas eden Kanunla, Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (3)
numaralı bendi ile ikinci fıkrasında yapılan değişiklikler, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce haczedilmiş eşyalar hakkında uygulanmaz. Bu
değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce haczedilen eşyalar hakkında, bu
değişikliklerden önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.


 


Geçici
Madde 20-
(Ek:28/3/2023-7445/6 md.) (İptal:Anayasa Mahkemesinin 27/3/2025
Tarihli ve E: 2024/205, K: 2025/88 Sayılı Kararı ile)


 


Meriyet zamanı:


Madde 369 – Bu kanunun meriyeti 4 Eylül 1932 tarihinden başlar.


 


Kanunu icraya memur olanlar:


Madde 370 – Bu kanunun hükümlerini icraya İcra
Vekilleri Heyeti memurdur.


 


 


 


 


9/6/1932 TARİHLİ VE 2004 SAYILI İCRA VE İFLAS KANUNUNA



İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER


1 – 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun geçici
maddeleri:


Geçici
Madde 1 – Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte takip hangi
safhada ise bu safhanın tamamlanmasına kadar eski kanun hükümleri uygulanır.


Geçici
Madde 2 – Alacaklının talebi ve ödeme emrinin tanzimi ile itiraz
ve itirazın kaldırılması birinci safhayı; haciz ve haczi tamamlıyan muameleler ikinci
safhayı; paraya çevirme son safhayı teşkil eder.


İflas
yolu ile yapılan takiplerde iflas kararının kesinleşmesine kadar geçen devre
birinci safha; mütaakıp devre ikinci safha sayılır.


Geçici
Madde 3 – Konkordato mühletinin bu kanunun yürürlüğe girmesinden
önce verilmesi halinde kanunun eski 285 inci maddesinin son fıkrası hükmü
uygulanır.


Geçici
Madde 4 – İstihkak davaları haczin icrası tarihinde; iptal
davaları da iptali istenen muamelelerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan kanun
hükümlerine tabidir.


Geçici
Madde 5 – 72 nci madde hükümleri bu kanun yürürlüğe girdikten
sonra haciz ve rehnin paraya çevrilmesi yoliyle yapılmış bütün takipler
hakkında uygulanır.


Geçici
Madde 6 – Adalet Bakanlığı 14 üncü maddenin ikinci fıkrasında
sözü geçen Resmi Kararlar Dergisinin en geç bu kanunun yayınlanmasını takip
eden bir sene içinde çıkarılmasını sağlar.


2 – 6/6/1985 tarihli ve 3222 sayılı Kanunun geçici
maddesi:


Geçici
Madde – İcra ve İflas Kanununun bu Kanunla değiştirilen hükümleri
Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki olay ve işlemler hakkında da uygulanır.


Şu
kadar ki, bu Kanunun, icra ve İflas Kanununun;


a)
59, 62, 162 ve 168 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun
yürürlüğünden sonra yapılacak takipler hakkında,


b)
68 ve 68 a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılacak itirazlar hakkında,


c)
78 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak
taksit sözleşmeleri hakkında,


d)
79 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılacak şikayetler hakkında,


e)
116, 129 ve 133 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun
yürürlüğünden sonra vuku bulacak satış, talepleri üzerine yapılacak satışlar
hakkında,


f)
135 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra
kesinleşen satışlar hakkında,


g)
221 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılacak alacaklılar toplantısı hakkında,


h)
223 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılacak iflas idare memuru seçimleri ile tahakkuk ettirilecek ücretler hakkında,


ı)
166, 219, 234, 240, 288, 292, 296 ve 300 üncü maddelerinde değişiklik yapan
hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak ilanlar hakkında,


j)
302 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra verilecek
kararlar hakkında,


k)
337, 338, 340, 341 ve 343 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile bu
Kanunla getirilen 352 a maddesi hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra işlenecek
suçlar hakkında,


l)
363 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra verilecek
kararlara karşı yapılacak temyiz talepleri hakkında,


Uygulanır.


3 – 9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun geçici
maddesi:


Geçici
Madde – Bu Kanunun, İcra ve İflas Kanununun 195 ve 196 ncı
maddelerindeki değişiklik yapan faize dair hükümleri, bu Kanunun yürürlük
tarihinden itibaren uygulanır.


Ayrıca;


a)
67, 68, 68/a ve 169/a maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden
sonra yapılan itiraz ve şikayetler hakkında,


b)
69, 72, 89, 97, 158, 160, 164, 165, 173, 177, 178, 269/b, 275 ve 345/b maddelerini
değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra açılan davalarda,


c)
83/c, 85, 91 ve 103 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden
sonra yapılan haciz işlemleri hakkında,


d)
150/d ve 170/a maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden önce
yapılan takipler hakkında,


e)
116, 118, 124, 126, 129, 133 ve 134 üncü maddelerini değiştiren hükümleri,
Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan satışlar hakkında,


f)
221 inci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan ilk alacaklılar
toplantısında,


g)
287 nci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan
konkordato talepleri hakkında,


h)
227, 288 ve 363 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlük
tarihinden sonra verilen kararlara karşı yapılan temyiz talepleri hakkında,


i)
111 inci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden önce yapılan taksit
sözleşmeleri hakkında,


j)
168 ve 170 inci maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılan takipleri hakkında,


k)
193 ve 194 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra
açılan iflaslar hakkında,


l)
208, 219, 232, 233, 235 ve 237 nci maddelerini değiştiren hükümleri, bu Kanunun
yürürlüğünden önce açılan iflaslar hakkında,


m)
278, 279 ve 280 inci maddelerini değiştiren hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılan tasarruf ve şerhler hakkında, 


n)
127, 128, 150/g ve 166 ncı maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden
sonraki olay ve işlemler hakkında,


o)
68/b ve 150/ı maddelerini değiştiren hükümleri, 2 Mayıs 1985 tarihinden sonra
yapılan takipler hakkında,


Uygulanır.


4 – 8/6/2000 tarihli ve 4578 sayılı Kanunun geçici
maddesi:


Geçici
Madde 1 – 2004 sayılı Kanunun bu Kanunla değiştirilen hükmü,
Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılacak dava ve işlerde uygulanır. 


5 – 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 104 üncü
maddesi:


Madde 104- 2004 sayılı Kanunun 309/a ilâ 309/l
maddelerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca çıkarılacak
yönetmelikte gösterilir.


 





2004 SAYILI
KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA


ANAYASA
MAHKEMESİ KARARLARININ


YÜRÜRLÜĞE
GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR TABLO


 








Değiştiren Kanunun/KHK’nin veya İptal Eden Anayasa
Mahkemesi Kararının Numarası



2004 sayılı Kanunun değişen veya iptal edilen
maddeleri



Yürürlüğe Giriş

Tarihi







2228



45, 82



31/5/1933






3890



4, 13, 15, 18, 21, 24, 25, 26, 31, 33, 36, 50, 60,
62, 64, 67, 68, 71, 76, 78, 80, 82, 83, 85, 89, 94, 97, 99, 101, 106, 109,
115, 116, 126, 129, 130, 133, 142, 143, 148, 149, 155, 156, 158, 170, 172,
206, 220, 223, 225, 228, 235, 259, 262, 264, 265, 269, 272, 274, 277, 278,
281, 288, 299, 301, 302, 337, 344, 346, 353, 363, 366



9/9/1940






6763



23, 24, 26, 27, 29, 28, 31, 94, 97, 45, 136, 144,
153, 154, 168, 179, 190, 200, 206, 257, 285, 288, 310, 345



1/1/1957






51



76



1/6/1962






538



1, 5, 6, 8, 9, 10, 10/a, 12, 13, 13/a, 14, 18, 19,
21, 24, 25/a, 32, 33, 33/a, 36, 38, 43, 44, 49, 51, 54, 54/a, 55, 56, 57, 58,
60, 61, 62, 63, 65, 66, 67, 68, 68/a, 69, 70, 71, 72, 73, 80, 82, 83/a, 83/b,
86, 89, 91, 92, 94, 96, 97, 97/a, 101, 114, 118, 119, 124, 126, 133, 134,
138, 145, 146, 147, 148, 149, 149/a, 149/b, 150, 150/a, 150/b, 150/c, 150/d,
150/e, 150/f, 150/g, 150/h, 152, 154, 158, 159, 160, 164, 166, Altıncı Bap
III. Bölüm Başlığı, 167, 168, 169, 169/a, 170, 170/a, 170/b, 171, 172, 173,
174, 175, 176, 176/a, 176/b, 178, 186, 193, 228, 235, 244, 251, 260, 261,
262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 269/a, 269/b, 269/c, 269/d, 271, 275,
276, 278, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 289, 292, 293, 298, 300, 301,
310, 311, 331, 332, 337/ 337/a, 340, 343, 344, 345/a, 347, 353, 363, 365, 366



6/6/1965






1045



83



28/3/1968






2494



363



18/8/1981






3222



5, 6, 13, 14, 59, 62, 68, 68/a, 75, 78, 79, 88, 108,
109, 116, 119, 129, 133, 135, 150/b, 162, 166, 168, 178, 206, 219, 221, 223,
226, 227, 234, 240, 288, 290, 292, 296, 300, 302, 309, 311, 337, 338, 340,
341, 343, 352/a, 363, 635



15/7/1985






3494



67, 68, 68/a, 68/b, 69, 72, 83/c, 85, 89, 91, 97,
103, 111, 116, 118, 124, 126, 127, 128, 129, 133, 134, 150/d, 150/g, 150/ı, 158,
160, 164, 165, 166, 168, 169/a, 170, 170/a, 173, 177, 178, 185, 193, 194, 195,
196, 208, 219, 221, 227, 232, 233, 235, 237, 269/b, 275, 278, 279, 280, 287,
288, 331, 345/b, 363, Geçici Madde 2



25/11/1988






4301



9



9/8/1997






4358



58



4/4/1998






4578



363



13/6/2000






4949



4, 13, 14, 18, 23, 24, 25/b, 26, 30, 32, 44, 58, 62,
63, 67, 68, 68/a, 68/b, 79, 85, 88, 89, 91, 92, 94, 111, 114, 115, 116, 118,
119, 126, 128, 128/a, 129, 130, 133, 134, 142, 142/a, 143, 148/a, 150/b, 150/ı,
166, 168, 169/a, 170, 170/b, 179, 179/a, 179/b, 185, 206, 222, 223, 226, 239,
250, 251, 257, 258, 261, 264, 265, 268, 269/a, 280, 285, 286, 287, 288, 289,
290, 291, 292, 296, 297, 298, 298/a, 300, 301, 302, 303, 309, 309/a, 309/b,
309/c, 309/ç, 309/d, 309/e, 309/f, 309/g, 309/ğ, 309/h, 309/ı, 309/i, 309/j,
309/k, 309/l, 318, 323, 326, 329/a, 331, 333/a, 334, 334/a, 336/a, 337, 338,
341, 344, 345/b, 352/a, 352/b, 354, 363, Ek Madde 1, Geçici Madde 3,

Geçici Madde 4, Geçici Madde 5



30/7/2003[147]






5092



114, 128/a, 166, 179/b, 288, 302, 309/b, 309/m-309/ü,

Geçici Madde 5, Geçici Madde 6



21/2/2004






5219



88



21/7/2004






5311[148]



10/a, 24, 32, 33, 36, 38, 40,69, 97, 149/a, 150/a,
164, 169/a, 182, 227, 254, 258, 265, 299, 307, 320, 327, 328, 353, 363,364,
365, 366, Geçici Madde 7



1/4/2005






5358



331, 332, 333, 333/a, 334, 334/a, 336, 336/a, 337,
337/a, 338, 339, 340, 341, 342, 343, 344, 345/a, 345/b, 346, 347, 348, 352/a,
352/b, 353, 354



1/6/2005






5582



45, 128, 128/a, 134, 149/a, Geçici Madde 8



6/3/2007






6217



353, 354



14/4/2011






6103



23, 24, 26, 27, 28, 29, 31, 31/a, 91, 92, 97, 136,
144, 144/a, 153, 153/a,179/a, 206, 257, 288



1/7/2012






6352



1, 8, 13/a, 18, 32, 42, 67, 68, 68/a, 69, 72, 82, 89
uncu maddedeki ibare değişikliği, 97, 99, 110, 169/a, 170, Geçici Madde
10



5/7/2012






8/a, 9, 12,58, 60, 88, 89/7, 106, 112, 114, 115,
116,118, 124, 126, 127, 129, 150/e, 168, 171, 243, Geçici Madde 9, Geçici
Madde 11



5/1/2013






6518



Ek Madde 2



19/2/2014






6728



179, 179/a, 179/b, 179/c, 287, Geçici Madde 12



9/8/2016






6754



Ek Madde 3



24/11/2016






6763



363, 364



2/12/2016






KHK/694



42, Geçici Madde 13



25/8/2017






7078



42, Geçici Madde 13



8/3/2018






7101



128, 177, 179, 179/a, 179/b, 179/c, 185, 206, 208,
210, 224, 227, 232, 235, 241, 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 293,
294, 295, 296, 297, 298, 298/a, 299, 300, 301, 302, 303, 304, 305, 306, 307,
308, 308/a, 308/b, 308/c, 308/ç, 308/d, 308/e, 308/f, 308/g, 308/h, Onikinci
Bap II., III., IV. Ve V. Bölüm Başlıkları, 309, 309/a, 309/b, 309/g, 309/k,
309/l, 309/s, 329/a, Geçici Madde 14



15/3/2018






7141



362/a



18/5/2018






KHK/698



14, 317, 318, 330



24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük
Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının
andiçerek göreve başladığı tarihte






7155



8/a, 78, 89, 286, 287, 290, 292, Geçici Madde 15



8/a maddesinde yapılan değişiklik 1/1/2019
tarihinde, diğer maddeleri

19/12/2018






7165



364, Ek Madde 1, Geçici Madde 16



28/2/2019






7251



8/a, 78, 258



28/7/2020






7327



223, 241, 295, 296, 297, 308, 308/c, Geçici Madde 17



19/6/2021






7343



1, 3/A, 4, 13, 25, 25/A, 25/B, 36, 87, 88, 97/A,
106, 110, 111, 111/A, 111/B, 114, 115, 118, 124, 126, 127, 128/A, 129, 130,
133, 134, 135, 142/A, 242, 244, 341, Geçici Madde 18



30/11/2021






Anayasa Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve
E.:2019/59; K.:2020/61 sayılı Kararı



362/A



1/12/2021






Anayasa Mahkemesinin 16/12/2021 tarihli ve
E.:2021/52; K.:2021/97 sayılı Kararı



278



Yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra

(22/12/2022)






Anayasa Mahkemesi’nin 26/1/2022 tarihli ve E.:
2021/9, K.: 2022/4 sayılı Kararı ile.



278



Yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra

(12/1/2023)






7418



25,28



1/4/2023






7445



79/a, 82, 85, 88, 88/a, Geçici Madde 19, Geçici
Madde 20



5/4/2023






7499



19, 164, 182, 254,293, 308/a, 308/e, 309/p, 320,
353, 363, 364,



1/6/2024






Anayasa Mahkemesinin 4/4/2024 Tarihli ve E: 2024/10,
K: 2024/97 Sayılı Kararı



297



6/6/2024






Anayasa Mahkemesinin 9/5/2024 Tarihli ve E:
2023/200, K: 2024/103 Sayılı Kararı



278



Yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra

(22/7/2025)






7531



111/b, Ek Madde 1



14/11/2024






Anayasa Mahkemesinin 27/3/2025 Tarihli ve E: 2024/205,
K: 2025/88 Sayılı Kararı



Geçici Madde 20



4/6/2025






7550



Ek Madde 1



4/6/2025






Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve
E.:2022/6; K.:2024/225 sayılı Kararı



111/b



Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak
dokuz ay sonra

(24/12/2025)






7571



134, 278, Ek Madde 1



25/12/2025









 


 











[1] 18/2/1965
tarihli ve 538 sayılı Kanunun 143 üncü maddesi gereğince, bu kanunda yazılı olan
aşağıdaki terimler, karşılarında gösterildiği şekilde değiştirilmiştir.


Cumhuriyet
Müddeiumumisi            : Cumhuriyet Savcısı


İstida                                                     :
Dilekçe


İtirazın
ref'i (Ref'i itiraz)   : İtirazın kaldırılması


Kaza
Dairesi                                       : Yargı çevresi


Muavin                                 :
Yardımcı


Muhakeme
usulü                 : Yargılama usulü


Müruru
zaman                     : Zamanaşımı


Salahiyet                                              :
Yetki


Temyiz
Mahkemesi                             : Yargıtay


Zabıt
(Varakası)                  : Tutanak







[2]
12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu Kanunda yer
alan "icra tetkik mercii", "tetkik mercii" ve "mercii"
ibareleri "icra mahkemesi"; "icra mercii hâkimi" ve "mercii
hâkimi" ibareleri "icra hâkimi" olarak değiştirilmiştir.







[3] Bu
madde başlığı “İcra daireleri ve memurları:” iken, 2/7/2012 tarihli ve 6352
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


 







[4]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlığının” ibaresi “Bakanlığı veya Bakanlığın” şeklinde
değiştirilmiştir.







[5]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkranın son cümlesine “itirazları inceler,” ibaresinden sonra gelmek üzere
“icra daireleri başkanlığı kurulmayan yerlerde” ibaresi eklenmiştir.







[6]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 106 ncı maddesiyle, bu maddenin
5/1/2013 tarihinde yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.







[7]
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkranın
birinci cümlesinde yer alan “veya sorgulanmasını talep edebilir” ibaresi madde
metninden çıkarılmıştır.







[8]
Bu madde başlığı “Para ve değerli eşyanın tevdii:” iken, 2/7/2012 tarihli ve
6352 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[9]
Bu madde başlığı “İcra hakimi ve yardımcılarının reddi:” iken, 2/3/2005 tarihli
ve 5311 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[10]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesine “esaslara göre” ibaresinden sonra gelmek üzere
“icra daireleri başkanlığının, bu başkanlığın kurulmadığı yerlerde” ibaresi
eklenmiştir.







[11]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“, diğer örneğinin ise en geç o ayın sonunda Adalet Bakanlığına gönderilmesi” ibaresi
madde metninden çıkarılmıştır.







[12]
Bu madde başlığı “Tüzük, yönetmelik ve yargıtay kararları:” iken 2/7/2018 tarihli
ve 698 sayılı KHK’nin 8 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan “tüzükle”
ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[13]
2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle “icra mahkemesinden”
ibaresinden sonra gelmek üzere “veya istinaf” ibaresi eklenmiştir.







[14]
Bu fıkrada yer alan “takip tarihindeki” ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949
sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle “haczin yapıldığı tarihteki” olarak
değiştirilmiştir.







[15]
Bu madde başlığı “Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu ve gemi sicil
dairelerine tebliği:” iken, 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[16]
Bu madde başlığı, “Bir işin yapılmasına dair olan ilamlar:” iken, 17/7/2003 tarihli
ve 4949 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[17]
Bu madde başlığı “İrtifak haklariyle gemi üzerindeki intifa haklarına mütedair
ilamlar:” iken, 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[18]
Bu maddede yer alan “hapis ile tazyik olunacağı ve “ibaresi, 17/7/2003 tarihli
ve 4949 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle “hapis ile tazyik olunacağı, mal
beyanında bulunmaz veya” olarak değiştirilmiştir.







[19]
Bu maddenin ikinci cümlesinde yer alan “temyiz yahut” ibaresi, 2/3/2005 tarihli
ve 5311 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle “istinaf veya temyiz yahut” olarak
değiştirilmiştir.







[20]
2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“temyiz süresi” ibareleri, “istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi”; “temyiz
yoluna gidebilir.” İbaresi “istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir.” şeklinde
değiştirilmiştir.







[21]
Bu madde başlığı “İcranın geri bırakılması için verilecek mühlet:” iken, 2/3/2005
tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[22]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan” ibaresi “takibin
yapıldığı yer icra mahkemesinden” şeklinde değiştirilmiştir.







[23]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu fıkranın ikinci cümlesine “verilmeyeceğine” ibaresinden sonra gelmek üzere “bozma
sonrası esası inceleyecek” ibaresi eklenmiştir.







[24]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesine “başvurunun” ibaresinden sonra gelmek üzere “kesin
olarak” ibaresi eklenmiştir.







[25]
Bu maddede yer alan “noter senetleri ve” ibaresi, 2/3/2005 tarihli ve 5311
sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle “noter sanetleri, istinaf ve” şeklinde
değiştirilmiştir.







[26]
17/7/2003 tarihli  ve 4949 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle 67 nci
maddenin üst başlığı “6– İtirazın iptali:” iken, “6-İtirazın hükümden
düşürülmesi:”; başlığı “a) Mahkemeye başvurmak suretiyle:” iken, “a) İtirazın
iptali:”; 68 inci maddenin başlığı “b) İtirazın kesin olarak kaldırılması
suretiyle:” iken “ b) İtirazın kesin olarak kaldırılması:” olarak değiştirilmiştir.








[27]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.







[28]
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle 68 inci maddenin
başlığı “b) İtirazın kesin olarak kaldırılması suretiyle:” iken “ b) İtirazın
kesin olarak kaldırılması:” olarak değiştirilmiştir.







[29]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde kırktan” ibaresi “yüzde yirmiden” şeklinde değiştirilmiştir.







[30]
Bu madde başlığı “c) İtirazın muvakkaten kaldırılması suretiyle:” iken, 17/7/2003
tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 17 inci maddesiyle “c) İtirazın geçici olarak
kaldırılması:” olarak değiştirilmiştir.







[31]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde kırktan” ibaresi “yüzde yirmiden” şeklinde değiştirilmiştir.







[32]
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle; ikinci fıkrada yer
alan “aldığı” ibaresi, “gönderilen” olarak değiştirilmiş; üçüncü fıkraya “hesap
özetleri ile” ibaresinden sonra gelmek üzere “ihtarnameler ve” ibaresi eklenmiştir.








[33]
Bu fıkrada yer alan “kararı temyiz eden” ibaresi, 2/3/2005 tarihli ve 5311
sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle “karara karşı istinaf yoluna başvuran”
şeklinde değiştirilmiştir.







[34]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.







[35]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle, 72 nci maddenin
dördüncü fıkrasında yer alan “yüzde kırktan” ibaresi “yüzde yirmiden” ve
beşinci fıkrasında yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden”
olarak değiştirilmiştir.







[36]
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 2  nci maddesiyle bu bentte yer
alan “bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla
kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri” ibaresi
“bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev
eşyası” şeklinde değiştirilmiştir.







[37]
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 2  nci maddesiyle bu fıkrasında
yer alan  “3,” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.







[38]
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan ““haczolunur.” ibaresi
“haczolunur; ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz.” şeklinde
değiştirilmiştir.







[39]
Bu fıkrada geçen “”yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıslar”
ibaresi  ile “yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahısları”
ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle eklenmiştir.








[40]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.







[41]
14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu maddenin
birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “tapuya ve mahcuz gemi ise
kayıtlı bulunduğu daireye” ibaresi “tapu siciline” olarak; ikinci fıkrasında
yer alan “yukarda adı geçen dairelere” ibaresi “tapu siciline” olarak
değiştirilmiştir.







[42]
14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer
alan “Kiralanan yer veya sicile kayıtlı gemilerdeki” ibaresi “Kiralanan
taşınmaz veya gemilerdeki” olarak değiştirilmiştir.







[43]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.







[44]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli
gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.







[45] 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “binde birinden ve her hâlde yüz
Türk lirasından” ibaresi “binde beşinden ve her hâlde bin Türk lirasından” şeklinde
değiştirilmiştir.







[46] Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve
E.:2022/6; K.:2024/225 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “...ile ihale
alıcılarının hak ve menfaatlerine...” ibaresi iptal edilmiştir.







[47]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“bir ay” ibaresi “iki ay” şeklinde değiştirilmiştir.







[48]
13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle bu maddenin, ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Elektronik
satış portalında” ibaresi “Elektronik
satış portalı ve Basın İlân Kurumu
İlan Portalında” şeklinde değiştirilmiş ve
mevcut dördüncü fıkrasının birinci cümlesine “Gazete” ibaresinden sonra gelmek üzere
“veya internet haber sitesi” ibaresi eklenmiştir.







[49]
Bu madde başlığı “İhalenin yapılması ve geri bırakılması:” iken, 2/7/2012 tarihli
ve 6352 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[50]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu maddede yer alan
“iki ay” ibaresi “üç ay” şeklinde değiştirilmiştir.







[51]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle bu madde başlığı
“1 – Şartnamenin açık bulundurulması:” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[52]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “elektronik ortamda” ibaresi “elektronik satış portalında”
şeklinde değiştirilmiştir.







[53]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “kararı verir” ibaresi “kararı verir ve masrafını gider avansından
karşılamak suretiyle dosyayı resen yetkili icra mahkemesine gönderir” şeklinde
değiştirilmiştir.







[54]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 27 nci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “ikinci fıkrada” ibaresi
“beşinci fıkrada” şeklinde değiştirilmiştir.







[55] 24/11/2021
tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkraya “kararı
verir” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve masrafını gider avansından karşılamak
suretiyle dosyayı resen görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderir” ibaresi
eklenmiştir.


 







[56]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “ihaleden” ibaresi “ihalenin yapıldığına ilişkin
kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten” şeklinde
değiştirilmiştir.







[57]
Bu madde başlığı “Gemiler hakkında:” iken, 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı
Kanunun 41 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[58]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “Sıra cetveline karşı 142 nci madde uyarınca şikâyet veya
itiraz yapılmışsa,” ibaresi “Sıra cetvelinin düzenlenmesi üzerine” şeklinde
değiştirilmiş ve fıkraya “bankanın kesin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve
süresiz” ibaresi eklenmiştir.







[59]
Bu madde başlığı “Yargıtaya müracaat:” iken, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı
Kanunun 12 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[60]
2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle
bu fıkrada yer alan “on gün” ibareleri “iki hafta” şeklinde değiştirilmiştir.







[61]
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle, bu fıkranın ikinci
cümlesinde yer alan “kararı,” kelimesinden sonra “karar tarihinde,” ibaresi
eklenmiş; ikinci ve üçüncü cümlesinde yer alan “trajı” kelimeleri “tirajı” olarak
değiştirilmiştir.







[62]
12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu fıkranın ikinci
cümlesinde yer alan “yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden” ibaresi,
“tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan
gazetelerden”; üçüncü cümlesinde geçen “en yüksek” ibaresi ise, “ellibinin (50.000)
üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan” olarak değiştirilmiştir.







[63]
13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “karar” ibaresi “bir
internet haber sitesinde veya ilan talep” şeklinde değiştirilmiştir.







[64]
III üncü fasıl başlığı 18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun 80 inci maddesi
ile değiştirilmiştir.







[65]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle, bu fıkranın birinci
cümlesinde yer alan “yüzde kırktan” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.







[66]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.







[67]
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu bentte yer alan “301 inci” ibaresi “308 inci” şeklinde değiştirilmiştir.







[68]
Bu madde başlığı; “Anonim, limited, kooperatif şirketlerinin iflası:” iken,
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle “Sermaye şirketleri
ile kooperatiflerin iflâsı:” şeklinde, daha sonra 15/7/2016 tarihli ve 6728
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle “Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflası
ve iflasın ertelenmesi:” şeklinde, daha sonra 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[69]
Bu madde başlığı “Erteleme tedbirleri:” iken, 15/7/2016 tarihli ve 6728
sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[70]
Bu madde başlığı “Erteleme kararının etkileri:” iken, 15/7/2016 tarihli ve 6728
sayılı Kanunun 3 üncüi maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[71]
2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “on gün” ibareleri “iki hafta” şeklinde
değiştirilmiştir.







[72]
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “üç” ibaresi “iki” şeklinde değiştirilmiştir.







[73]
Bu madde başlığı “İlk alacaklılar toplanması mümkün olmazlarsa:” iken, 17/7/2003
tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 53 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[74]
Bu fıkrada yer alan “ikiyüzbin” ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı
Kanunun 55 inci maddesiyle “ikimilyar” olarak değiştirilmiş







[75]
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan
“297 nci maddenin son fıkrasına” ibaresi “302 nci maddenin altıncı fıkrasına”
şeklinde değiştirilmiştir.







[76]
Bu madde başlığı “Toplanma mümkün olmazsa:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949
sayılı Kanunun 56 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[77]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “116
ve 242 nci maddeler” ibaresi “242 nci madde” şeklinde değiştirilmiştir.







[78]
24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkraya “117” ibaresinden önce gelmek üzere “111/b,” ibaresi eklenmiş ve fıkrada
yer alan “133,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[79]
2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer
alan “on gün” ibareleri “iki hafta” şeklinde değiştirilmiştir.







[80]
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle madde başlığı “İhtiyatî
haciz:” iken “İhtiyatî haciz şartları”; birinci fıkrasında yer alan “borcun”
ibaresi, “para borcunun”; ikinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “kaçarsa”
ibaresi “kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli
işlemlerde bulunursa;” olarak değiştirilmiş metne işlenmiştir.







[81]
Bu madde başlığı “İhtiyati haciz kararına itiraz “iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949
sayılı Kanunun 63 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[82] Bu madde başlığı “Diğer butlan halleri:” iken,
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 66 ncı maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.







[83]
Onikinci Babın başlığı, “Konkordato” iken, 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun
8 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[84]
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap
Birinci Bölümden sonra gelmek üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE
BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI” başlığıyla İkinci Bölüm eklenmiş, diğer bölümler
buna göre teselsül ettirilmiştir.







[85]
Bu üst başlık 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle eklenmiştir.







[86]
Bu maddenin “Konkordato talebinin nazara alınması şartları:” olan başlığı,
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[87]
Bu maddenin “Mühlet:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 15
inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[88]
Bu maddenin “Mühletin ilanı:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun
16 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[89]
Bu maddenin “Mühletin alacaklılar bakımından sonuçları:” olan başlığı, 28/2/2018
tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[90]
Bu maddenin “Mühletin borçlu bakımından sonuçları:” olan başlığı, 28/2/2018
tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[91]
Bu maddenin “Defter tutulması ve rehinli malların kıymetinin
takdiri:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 19 uncu
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[92]
Bu maddenin “Alacaklıları davet ve alacakların bildirilmesi:”
olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[93]
6/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle bu bentte yer alan “uymazsa” ibaresinden sonra gelmek üzere
“ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa”
ibaresi eklenmiştir.







[94]
Bu maddenin “Alacaklılar hakkında borçlunun
beyana daveti:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101
sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[95]
2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle
bu fıkrada yer alan “on gün” ibaresi “iki hafta” şeklinde değiştirilmiştir.







[96]
Bu maddenin “Alacaklıların toplanması:” olan başlığı,
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.







[97]
Bu maddenin “Müşterek borçlulara karşı haklar:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli
ve 7101 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[98]
Bu maddenin “Konkordatonun mahkemede incelenmesi:” olan başlığı, 28/2/2018
tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[99]
9/6/2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkraya “arz eden” ibaresinden sonra gelmek üzere “sözleşmelerin devamı esastır.
Bu” ibaresi eklenmiştir.







[100]
9/6/2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesine “engelleyen” ibaresinden sonra gelmek üzere “aşırı
külfetli” ibaresi eklenmiş ve cümlede yer alan “onayıyla” ibaresi “izniyle”
şeklinde değiştirilmiştir.







[101]
Bu maddenin “Konkordatonun kabulü için lazımgelen ekseriyet:” olan başlığı,
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.







[102]
Anayasa Mahkemesinin 4/4/2024 Tarihli ve E: 2024/10, K:
2024/97 Sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…ile
alacaklılar kurulunun…” ve “…muvafakatini…” ibareleri iptal edilmiştir.







[103]
Bu maddenin “Konkordatonun tasdiki” olan başlığı,
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[104]
Bu maddenin “Kanun yollarına başvurma:” olan başlığı,
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.







[105]
2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle
bu fıkrada yer alan “on gün” ibareleri “iki hafta” şeklinde değiştirilmiştir.







[106]
2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle
bu fıkrada yer alan “on gün” ibareleri “iki hafta” şeklinde değiştirilmiştir.







[107]
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap
Birinci Bölümden sonra gelmek üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN
YAPILANDIRILMASI” başlığıyla İkinci Bölüm eklenmiş, diğer bölümler buna göre
teselsül ettirilmiştir.







[108]
Bu maddenin başlığı “İflâstan sonra konkordato” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949
sayılı Kanunun 83 üncü maddesiyle, “Şartları ve hükümleri” şeklinde değiştirilmiş,
üst başlık olarak “II. İFLÂSTAN SONRA KONKORDATO” ibaresi eklenmiştir.







[109]
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle
Onikinci Bap Birinci Bölümden sonra gelmek üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA
MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI” başlığıyla İkinci Bölüm eklenmiş, diğer
bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.







[110]
Bu üst başlık altında 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 83 üncü
maddesiyle eklenen 309/a ila 309/l maddelerinin uygulanmasına ilişkin usul ve
esaslar 104 üncü madde gereğince Adalet Bakanlınca çıkarılacak Yönetmelikte
gösterilir.







[111]
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap Birinci
Bölümden sonra gelmek üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN
YAPILANDIRILMASI” başlığıyla İkinci Bölüm eklenmiş, diğer bölümler buna göre
teselsül ettirilmiştir.







[112]
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan
“icra” ibaresi “asliye ticaret” şeklinde değiştirilmiştir.







[113]
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan
“336/a” ibaresi “26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 289 uncu”
şeklinde değiştirilmiştir.







[114]
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan
“308 inci maddeler” ibaresi “308/g maddeleri,” şeklinde değiştirilmiştir.







[115]
Bu üst başlık, 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle eklenmiştir.







[116]
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap
Birinci Bölümden sonra gelmek üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE
BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI” başlığıyla İkinci Bölüm eklenmiş, diğer bölümler
buna göre teselsül ettirilmiştir.







[117]
2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle bu fıkraya “itirazı” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile istinaf” ibaresi
eklenmiştir.







[118]
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 45 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan
“307 nci madde ile 308 inci maddenin” ibaresi “308/e maddesi ile 308/f
maddesinin” şeklinde değiştirilmiştir.







[119]
2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı KHK’nin 8 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “İcra Vekilleri Heyeti” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde
değiştirilmiştir.







[120]
2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı KHK’nin 8 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “İcra Vekilleri Heyetince” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.







[121]
Bu madde başlığı “Temyize müracaat:” iken, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı
Kanunun 20 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[122]
2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle
bu fıkrada yer alan “on gün” ibaresi “iki hafta” şeklinde değiştirilmiştir.







[123]
2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle 327 inci maddenin
beşinci fıkrasının ikinci cümlesinde geçen “temyize müracaat olunabilir.”
İbaresi, “istinaf yoluna başvurulabilir.”; altıncı fıkrasında geçen “Temyiz”
ibaresi, “Bölge adliye mahkemesi” şeklinde değiştirilmiştir.  







[124]
2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle bu fıkranın üçüncü
cümlesinde geçen “temyiz de” ibaresi, “bölge adliye mahkemesi de” şeklinde değiştirilmiştir.







[125]
2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı KHK’nin 8 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “İcra Vekilleri Heyetinin” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[126]
Bu madde başlığı “Konkordatoda yetkili kimseleri hataya düşüren veya konkordato
koşullarına uymayan borçlunun cezası:” iken, 12/2/2004 tarihli ve 5092 
sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[127]
Bu madde başlığı “Mal beyanı için gelmiyenlerin ve beyanda bulunmıyanların ve
istenen malı teslim etmiyenlerin cezası:” iken, 31/5/2005 tarihli ve 5358
sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[128]
344 üncü maddenin başlığı “Nafaka hükmüne uymuyanların cezası:” iken, 17/7/2003
tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 97 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[129]
Bu madde başlığı “Davaların birleştirilmemesi:” iken, 31/5/2005 tarihli ve 5358
sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle metne işlindiği şekilde değiştirilmiştir.







[130]
Bu madde başlığı “İstinaf yoluna başvurma” iken, 31/5/2005 tarihli ve 5358
sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[131]
2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle
bu fıkrada yer alan “tefhim veya” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve “yedi
gün” ibaresi “iki hafta” şeklinde değiştirilmiştir.







[132]
Bu  madde başlığı “Davanın ve cezanın düşmesi :” iken, 31/3/2011 tarihli
ve 6217 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[133]
Anayasa Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve E.:2019/59; K.:2020/61 sayılı Kararı
ile bu maddenin “8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel
Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okullar …taşınır ve taşınmaz
malları,… içinde bulunulan eğitim ve öğretim yılı sonunda haczedilir.” bölümü
“8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında
faaliyet gösteren” yönünden iptal edilmiştir.







[134]
2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle, 362 inci maddeden
sonra gelen bölüm başlığı “SON MADDELER”, 363 üncü maddenin başlığı “Temyizi
kabil kararlar, kötü niyetle temyiz halinde yapılacak işlem:” iken, metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[135]
2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle
bu fıkrada yer alan “tefhim veya” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve “on
gündür.” ibaresi “iki haftadır.” şeklinde değiştirilmiştir.







[136]
24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer
alan “bin lirayı” ibaresi “yedi bin Türk lirasını”
şeklinde değiştirilmiştir.







[137]
Bu madde başlığı “Temyiz:“ iken, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25
inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[138]
24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu maddenin birinci
fıkrasında yer alan “onbin lirayı” ibaresi “kırk bin
Türk lirasını” şeklinde değiştirilmiş daha sonra 20/2/2019 tarihli ve
7165 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu ibare“elli sekiz bin sekiz yüz”
şeklinde değiştirilmiştir.







[139]
2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle bu maddenin başlığı
“Tetkik merciinin temyiz talebini reddetmesi:” iken, metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[140]
2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle bu maddenin
başlığı “Yargıtay kararları:” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[141] 20/2/2019 tarihli ve 7165 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle bu fıkrada yer alan 326 ve 363 üncü” ibaresi “326, 363 ve 364 üncü”
şeklinde, “onmilyon lirayı” ibaresi “on Türk lirasını” şeklinde değiştirilmiştir.







[142] 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiştir.







[143]
12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bendde
“sözleşmelerde” ibaresinden sonra gelmek üzere “de” ibaresi eklenmiştir.







[144]
12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte “davalarında”
ibaresinden sonra gelmek üzere “da” ibaresi eklenmiştir.







[145]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 106 ncı
maddesiyle, bu maddenin 5/1/2013 tarihinde yürürlüğe girmesi hüküm altına
alınmıştır.







[146]
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 106 ncı maddesiyle,
bu maddenin 5/1/2013 tarihinde yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.







[147]
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin farklı
tarihte yürürlüğe girmesi hususunda Geçici Madde 5’e bakınız.







[148]
Bu Kanunun yürürlük tarihi 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1
inci maddesiyle “1 Haziran 2005” şeklinde değiştirilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?