Gelir Vergisi Kanununun Yürürlükten Kaldırılmış Hükümleri

Mülga mevzuatNo: 193

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

517








517


 


 


GELİR VERGİSİ
KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN


KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ


 


         
Kanun
Numarası                    
: 193


         
Kabul
Tarihi                           
: 31/12/1960


         
YayımlandığıR.
Gazete            :
Tarihi: 6/1/1961  Sayı : 10700


         
Yayımlandığı
Düstur               
: Tertip : 4   Cilt : 1   Sayfa: 850


 


 


            
1 – 19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin  metinleri.: (Madde numaraları:
3,4,7,8,9,10,11, 12, 13, 18, 19, 21, 23, 34, 37, 40, 46, 47, 52, 53, 54, 55,
56, 57, 58, 59, 64, 65, 67, 68, 69, 70, 73, 74, 81, 82, 85, 86, 87, 88, 89, 90,
92, 93, 94, 96, 103, 105, 109, 110, 111, 112, 114, 117, 118)


            
Madde 3 bent (2) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşebbüslere bağlı
olup işleri dolayısıyle yabancı memleketlerde ikamet eden ve bulundukları
memleketlerde benzeri bir vergiye tabi olmıyan Türk vatandaşları.


            
Madde 4 bent (2) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla ikamet
edenler (Geçici ayrılmalar Türkiye'de ikamet süresini kesmez.)


            
Madde 7 fıkra bir bent (1)–(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür).


            
1.
Ticari kazançlarda: Kazanç sahibinin Türkiye'de bulunması, Türkiye'de
bulunmadığı hallerde Türkiye'de iş yerinin olması veya daimi temsilci
bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilci vasıtasiyle veya bizzat
yapılan işlerden doğması (Bu şartları haiz olsalar dahi iş merkezi Türkiye'de
bulunmıyanlardan merkezleri hesabına ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın
aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın yabancı
memleketlere gönderenlerin bu işlerden doğan kazançları Türkiye'de elde edilmiş
sayılmaz.


            
Türkiye'de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının Türkiye'de olması veya satış
akdinin Türkiye'de inikat eylemesidir. İş merkezinden maksat ise, iş bakımından
muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği merkezdir.);


            
Madde 8 fıkra üç bent (2) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
2.
Giderleri devamlı olarak kısmen veya tamamen temsil edilen tarafından
ödenenler;


            
Madde 9 bent (1, 2 ve 3)–(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Elde, sırtta, başta, el veya ayak ile müteharrik el arabası veya hayvanla
taşımak suretiyle köylerde, mahalle aralarında ve pazarlarda yenilecek,
içilecek, yakılacak, zat ihtiyaçlarında veya evlerde kullanılacak madde ve
malzemeleri perakende olarak satanlarla aynı suretle gazete, mecmua, kitap,
piyango bileti, kartpostal, zarf, mektup kağıdı, çocuk oyuncaklarını perakende
satanlar;





518


 


            
2. Bir işyeri açmaksızın gezici olarak çalışan hallaçlar, kalaycılar,
lehimciler, musluk tamircileri, çilingirler, camcılar, kundura boyacıları,
berberler, nalbantlar, fotoğrafçılar, odun ve kömür kıranlar, çamaşır
yıkayıcıları, hamallar;


            
3. Köylerde gezici olarak her türlü madde, malzeme ve eşyanın perakende satışı
ve küçük sanat işleriyle iştigal edenler (Nüfusu 2 000 den "2 000
dahil"aşağı olan köylerde yukarıda yazılı işleri işyeri açmak suretiyle
yapanlar dabu fıkra hükmünden istifade ederler.);


            
Bent 6 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
6.
Hariçten işçi almamak, muharrik kuvvet kullanmamak kayıt ve şartiyle
oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çorap, halı, kilim, dokuma
mamulleri, örgü dantela, nakış işlerini ve hasır, sepet, süpürge, yapma çiçek,
ip ve urganları dükkan açmaksızın satanlar; (Gelir veya Kurumlar vergilerine
tabi mükelleflere bu gibi işleri ücret mukabilinde yapanlar hariç.);


            
Madde 10 fıkra üç – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aile
reisi beyanına tabi zirai gelirlerde işletme büyüklüğü ve yıllık satıştutarları
aile reisi, eş ve küçük çocuklar için toplu olarak nazara alınır.Ortaklıklarda
da aynı esas caridir. Yarıcılık ortaklık sayılır.


            
Madde 11 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığı zirai kazançlara münhasırdır. Bu muaflıktan faydalananlar,
varsa, diğer kazanç ve iratları üzerinden bu kanunun diğer hükümleri gereğince
vergiye tabi tutulurlar.


            
Diğer ticari, sınai ve mesleki kazançları dolayısiyle gerçek usulde Gelir
Vergisine tabi bulunanlar küçük çiftçi muaflığından faydalanamazlar.


            
Madde 12 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığını tayin bakımından, bir takvim yılı için, nazara alınacak
işletme büyüklüğü ölçüleri şunlardır:


            
1 inci grup: Hububat, afyon, ayçiçeği ziraatinde ekilen arazinin yüzölçümü
toplamı 150 dönümü;


            
2 nci grup: Bakliyat, pamuk, pancar,susam,tütün ve keten ziraatinde ekilen
arazinin yüzölçümü toplamı 60 dönümü;


            
3 üncü grup: Çeltik ve sebze ziraatinde ekilen arazinin yüzölçümü toplamı 30
dönümü;


            
4 üncü grup: Meyva verebilecek hale gelmiş bağ, incir ve fındık ziraatinde
yüzölçümü toplamı 30 dönümü;


            
5 inci grup: Meyva verebilecek hale gelmiş zeytinliklerde 800 ağacı veya
narenciyede 400 ağacı;


            
6 ncı grup: Diğer meyva ve mahsul ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
15 dönümü;


            
7 nci grup: Büyükbaş hayvan sayısı 25 adedi veya küçükbaş hayvan sayısı 100
adedi;


            
Aşmamak.


            
Yukarıda yazılı ziraat gruplarından birkaçının bir arada yapılması halinde her
bir grup için belirtilmiş olan ölçüler ayrı ayrı aşılmadığı takdirde muaflık
devam eder.





519


 


            
Madde 13 fıkra bir – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığından istifade edebilmek için zirai mahsullerin bir takvim yılı
içindeki satış bedelleri tutarının on beş bin lirayı geçmemesi lazımdır.


            
Madde 18 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müellif,
mütercim, heykeltraş, ressam ve bestekarların kitap, resim, heykel ve nota
halindeki eserlerini satmak veya bu eserler üzerinde mevcut haklarınıdevir ve
temlik etmek veya kiralamak suretiyle, bir takvim yılı içinde eldeettikleri
gayrisafi kazanç ve iratların 5.000 lirası Gelir Vergisinden müstesnadır.


            
(Eserlerin neşir, temsil, icra, teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi
karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.)


            
Madde 19 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir
vergilendirme döneminde elde edilen ve toplamı 10 000 liraya kadar olan zirai
safi kazançların 5 000 lirası Gelir Vergisinden müstesnadır.


            
Gelirleri aile reisi tarafından beyan edilecek olanlar için 10 000 liralık had
aile reisi ile eş ve velayet altındaki küçük çocuklara ait zirai safi
kazançların toplamlarına göre hesaplanır. Bu toplam istisna haddini aşmadığı
takdirde aile fertlerinden her biri istisnadan zirai gelirleri
nispetindefaydalanırlar.


            
Ticari veya mesleki kazancı dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olanlar bu istisnadan faydalanmazlar.


            
Madde 21 fıkra bir – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkullerin
ve hakların kiralanmasından elde edilen ve bir takvim yılında toplamı 2.500
lirayı aşmıyan kiralarla bir takvim yılı içinde toplamı10 000 lirayı aşmıyan
kiraların 2.500 lirası Gelir Vergisinden müstesnadır.


            
Madde 23 bent (2 ve 5) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Gelir Vergisinden muaf veya götürü usulde vergiye tabi çiftçilerin ziraat
işlerinde bilfiil çalışan işçilerin ücretleri;


            
5. Mahalle ve köy muhtarları ile köylerin katip, korucu, imam, bekçi ve benzeri
müstahdemlerinin, mahalle ve çarşı bekçilerinin ücretleri;


            
Madde 34 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İndirim
yalnız aile reisi sıfatiyle vergiye tabi tutulan mükellefler hakkında
uygulanır.


            
Madde 37; fıkra iki bent (5 ve 6) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
5. Kendi nam ve hesaplarına menkul kıymet alım, satımı ile iştigal edenlerin bu
faaliyetlerinden;


            
6. Satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin parsellenerek
kısmen veya tamamen satılmasından; elde edilen kazançlar.


            
Madde 40 bent (5) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5.
İşte kullanılan taşıtların giderleri;


            
Madde 46 – (31/12/1960 tarih ve 193 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
47
ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari ve sınai
işlerinden sağladıkları safi kazançlar, Maliye Bakanlığınca tanzim edilecek iş
cetvellerinde belirtilen işe nevilerine göre ve Vergi Usul Kanunundaki esaslar
dairesinde, götürü olarak tesbit olunur.





520


 


         
Aynı işlerde ortak olarak çalışanlar hakkında 47 nci maddede yazılı iş yerleri
gayrisafi iratları ile 48 inci maddede yazılı iş hacmi, toplu olarak, diğer
şartlar, ortakların her biri için ayrı ayrı aranır.


         
Ortaklarından birisi gerçek usule göre Gelir Vergisine tabi bulunan ortaklarda
diğer ortakların sınai ve ticari kazancı da gerçek usule göre tesbit olunur.


         
Adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer bir şahsi işle de iştigal
edenlerin gerçek veya götürü usullerden hangisine göre vergilendirileceğinin
tayininde, şahsi işine ait iş hacmi ve gayrisafi irat ölçüleri, ortaklığın iş
hacmi ve gayrisafi irat ölçülerinden hissesine düşen miktarların da eklenmesi
suretiyle nazara alınır.


         
Ortaklıktan hissesine düşen miktarın tesbitinde, ortaklık mukavelesinde yazılı
hisse nispetleri, böyle bir mukavele yoksa ortak sayısına bölünmek suretiyle
bulunacak miktarlar esastır.


         
Madde 47 fıkra bir bent (3) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


         
3.
Gerçek kazancı veya iradı dolayısiyle yıllık Gelir Vergisi beyannamesi vermek
mecburiyetinde olmamak,


         
Madde 52 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


         
Zirai
faaliyetten doğan kazanç zirai kazançtır.


         
Zirai faaliyet; arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme,
yetiştirme ve ıslah yollariyle veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade
etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin
istihsalini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını,
taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını
ifade eder.


         
Bazı nebat ve hayvan nevilerinde istihsalin doğrudan doğruya arazi üzerinde
yapılmaması zirai faaliyetin mahiyetini değiştirmez.


         
Mahsullerin, değerlendirilmeleri maksadiyle ve zirai istihsale müteferri olarak
işlenmesi de zirai faaliyete girer. Ancak, bu ameliye, aynı teşebbüsünbir
cüzünü teşkil eden bir işletmede vukua geliyorsa, işletmenin sınai bir müessese
ehemmiyet ve genişliğinde olmaması ve faaliyetini, cüz'ünü teşkil ettiği
teşebbüs mahsullerine hasretmesi şarttır.


         
Satışların dükkan ve mağaza açılarak yapılması halinde, mahsullerin dükkan veya
mağazaya gelinceye kadar geçirdikleri safhalar zirai faaliyet sahasın da kalır.
Çiftçiler tarafından doğrudan doğruya zirai faaliyetleri ile ilgilialım satım
işlerinin tedviri için açılan yazıhaneler, faaliyetleri bu mevzua munhasır
kalmak şartiyle, dükkan ve mağaza sayılmaz.


         
Aşım yaptırmak maksadiyle erkek damızlık beslenmesi, çiftçiye ait her
türlüziraat makina ve aletlerinin başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinde
çalıştırılması da zirai faaliyetlerden sayılır.


           
Yukarıda yazılı faaliyetlerin içinde yapıldığı işletmelere zirai işletme,bu
işletmeleri işletenlere, vergiye tabi olsun veya olmasınlar, çiftçi ve bu
faaliyetler neticesinde istihsal olunan maddelere de mahsul denir.


         
Kollektif şirketlerle komandit şirketler, zirai faaliyetle iştigal etseler dahi
çiftçi addedilmiyecekleri gibi ortakların bu şirketlerden aldıkları hisseler de
ticari kazanç sayılır.


 





521


 


            
Madde 53 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
hasılat tutarı 100 000 liradan aşağı olan çiftçilerin kazançları götürü gider
esasına, 100 000 lira veya daha fazla olan çiftçilerin kazançları ise gerçek
kazanç esasına göre tesbit olunur.


            
Bu hükmün tatbikında, ortaklık halindeki işletmelerde ortaklığın satış hasılatı
tutarı nazara alınır.


            
Yeni işe başlıyanların veya muafiyetten mükellefiyete geçenlerin işe
başladıkları veya intikalin husule geldiği yıl içerisindeki kazançları götürü
gider usulüne göre tesbit olunur.


            
Kazançları götürü gider esasına tesbit edilecek çiftçilerden bu usulden
faydalanmak istemediklerini yazı ile vergi dairesine bildirenler, müteakıp
vergilendirme dönemi başından; yeni işe başlıyanlar, işe başlama
tarihindenitibaren gerçek kazanç esasına geçebilirler. Bu şekilde gerçek kazanç
usulünükabul edenler iki yıl geçmedikçe bu usulden dönemezler.


            
Madde 54 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü
gider usulünde zirai kazanç, mükellefin bildireceği hasılattangötürü olarak
hesaplanan gider tutarının indirilmesi suretiyle vergi dairesincetesbit olunur.


            
Götürü gider, Vergi Usul Kanununa göre tayin edilen gider emsallarinin hasılat
tutarına tatbiki suretiyle bulunan miktardır.


            
Zirai faaliyette kullanılan arazi ve binalarla ilgili bulunan aşağıda yazılı
giderler hasılattan ayrıca ve gerçek miktarları üzerinden indirilir:


            
a) Kiralar;


            
b) Ayni mahiyetteki vergi, resim ve harçlar.


            
Madde 55 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gerçek
zirai kazanç, 59 uncu maddedeki hükümler mahfuz kalmak şartiyle, zirai işletme
hesabı esasına göre tesbit edilir.


            
Bu esasa göre zirai kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile
yapılan giderler arasındaki müspet farktır.


            
Madde 56 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tahsil
edilen veya edilecek olan meblağları ihtiva eden hasılat aşağıda yazılı
unsurlardan terekkübeder:


            
1. Bilcümle mahsullerin satış bedelleri;


            
2. Mahsullerin, idrak edilmeden evvel veya idrak edildikten sonra, hasara
uğraması sebebiyle alınan sigorta tazminatları;


            
3. Ziraat makina ve aletlerinin başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinde
çalıştırılması mukabilinde alınan ücretler;


            
4. 57 nci maddede gösterilen iktisadi kıymetlerin satılması halinde, satış
bedelleri.


            
Satılmaksızın mütaakıp yıla devreden mahsul hasılat meyanına ithal edilmez.
Bunlar, nevi ve miktar itibariyle, beyannamede gösterilmekle iktifa olunur.


            
Madde 57 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tediye
edilen veya borçlanılan meblağları ihtiva eden giderler aşağıda yazılı
unsurlardan terekkübeder:





522


 


            
1. Zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan
genelgiderler;


            
2. İşletmede çalıştırılan işçilere, çoban, sığırtmaç ve saireye ödenen
ücretler;


            
3. İşletme için alınan ve işletmeye harcanan borç paraların faizi;


            
4. Ziraat makina ve aletlerinin çalıştırılması ve bakımı için lüzumlu yakıt,
yedek parça ve buna benzer giderler ile istihsalde kullanılan hayvanların
beslenmesi, hastalıklarının tedavisi için yapılan giderler;


            
5. İşletme için satınalınan gübre, tohum, fide ve benzerinin bedelleri,


            
6. İşletme ile ilgili olmak şartiyle sözleşmeye, mahkeme ilamına veya kanun
emrine dayanarak ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar;


            
7. İşletmede kullanılan motorlu taşıtların işletme ve bakım giderleri;


            
8. İşletme ile ilgili olmak şartiyle, ödenen ayni mahiyetteki vergi, resim ve
harçlar;


            
9. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (İşletmede
kullanılan ve değeri 1.000 liraya kadar olan alet ve demirbaşlar amortismana
tabi tutulmıyarak doğrudan doğruya gider kaydolunabilirler.)


            
Götürü gider usulünde yukarıda yazılı giderlerden kabili hesap olmıyanlar
nazara alınmaz.


            
Madde 58 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
41
inci maddede yazılı giderler hasılattan indirilemez.


            
Madde 59 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
hasılatının tutarı 500 000 lirayı geçenler bilanço esasına göre defter tutmaya
mecburdurlar.


            
Çiftçiler, diledikleri takdirde, işletme hesabı veya götürü gider usulleri
yerine bilanço esasına tabi tutulmalarını istiyebilirler.


            
Yazı ile yapılacak talep, mütaakıp vergilendirme dönemi başından, yeni işe
başlıyanlarda ise işe başlama tarihinden itibaren kabul edilir. Talepleri bu
suretle kabul edilenler iki yıl geçmedikçe bilanço esasından dönemezler.


            
Zirai kazancın bilanço esasına göre tesbitinde ticari kazancın bu husustaki
hükümleri uygulanır.


            
Madde 64 bent (4) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
4.
Götürü gider usulünü kabul eden gayrimenkul sermaye iradı sahipleri yanında
çalışanlar;


            
Madde 65 –(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Arızi
veya devamlı her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest
meslek kazancıdır.


            
Serbest meslek faaliyeti, bir iş verene bağlı olmaksızın ve sermayeden ziyade
şahsi mesaiye, ilmi ve mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticarimahiyette
olmıyan işlerin ifasıdır.


            
Tahkim işleri dolayısiyle hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi
komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti
neticesinde doğan kanaçlar serbest meslek kazancı sayılır.





523


 


            
Madde 67 fıkra dört – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Serbest
meslek erbabı, mesleki kazançlarını, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre
tuttukları "Serbest meslek kazanç defteri" üzerinden, serbestmeslek
erbabı olmıyan diğer serbest meslek kazancı sahipleri ise, aynı kanuna göre
muhafazaya mecbur oldukları vesikalara müsteniden tesbit ederler. (69 uncu
madde hükmü mahfuzdur.)


            
Madde 68 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Serbest
meslek kazancının tesbitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir:


            
1. Mesleki faaliyetin icrasına tahsis edilen iş yerinin kirası
(ikametgahlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananların, ikametgahının
tamamı için ödedikleri kira ile sair masrafların yarısı indirilebilir);


            
2. Mesleki faaliyetin elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan
aydınlatma, ısıtma, telefon, kırtasiye, muhabere ve saire gibi mütat ve
müteferrik giderler ve müstahdem ücretleri;


            
3. Mesleki faaliyetin ifasında başkalarına gördürülen hizmetler için ödenen
paralar;


            
4. Alınan meslek kitapları, dergiler, gazeteler gibi neşriyat için yapılan
giderler ve mesleki teşekküllere ödenen aidat;


            
5. Mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri (Seyahat maksadının
gerektirdiği süreye mahsus olmak şartiyle);


            
6. Meslekin ifasına lüzumlu aletlerin, eczaların ve sair maddelerin tedariki
için yapılan giderler;


            
7. Mesleki faaliyette kullanılan tesisat ve demirbaş eşya için Vergi UsulKanunu
hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (Mesleki faaliyette kullanılan vedeğeri
1 000 liraya kadar olan tesisat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmıyarak
doğrudan doğruya gider kaydolunabilir):


            
8. Gayrisafi kazancın % 5 ini geçmemek üzere mesleki teşekküller
tarafındankurulan emekli sandıklarına ödenen aidat;


            
9. Mesleki faaliyet ile ilgili olarak kanun, ilam ve mukaveleye müsteniden
ödenen tazminatlar.Sebebi ne olursa olsun para cezaları ve vergi cezaları gider
olarak indirilemez.


            
Madde 69 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ebeler,
sünnetçiler, sağlık memurları, arzuhalciler ve muakkiplerle gerçek
kazançlarının tesbitinde zorluk bulunmasından dolayı Maliye Bakanlığınca tayin
edilecek olan ve mesleklerinin ifası yüksek tahsili icabettirmiyen benzeri
serbest meslek erbabının safi kazançları götürü olarak tesbit olunur.


            
(Bu madde hükmü borsa, ajan ve acentaları, gümrük komisyoncular, dava
vekilleri, müşavirler ve musiki konseri verenlere şamil değildir).


            
Madde 70 bent (6 ve 7) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
6.
Telif hakları (Bu gibi hakların müellifleri tarafından kiralanmasından doğan
kazançlar, serbest meslek kazancıdır.);


            
1. Gemiler ve gemi payları (Motorlu olup olmamalarına veya tonilatolarına
bakılmaz).





524


 


            
Madde 73 fıkra bir – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kiraya
verilen mal ve hakların kira bedelleri ile emsal kira bedellerinden hangisi
yüksek ise o miktar hasılat kaydolunur. Bedelsiz olarak başkalarının intifasına
bırakılan mal ve hakların emsal kira bedeli, mezkür mal vehakların kirası
addolunur. Binalarda emsal kira bedeli Vergi Usul Kanununa göre taayyün eden
gayrisafi irattır. Arazide, Vergi Usul Kanununa göre taayyün eden kıymetin %
10'udur. Diğer mal ve haklarda emsal kira bedeli, bu mal ve hakların maliyet
bedelinin bu bedel malüm değilse Vergi Usul Kanununun servetlerin değerlenmesi
hakkındaki hükümlerine göre tayin olunan değerlerinin% 10 udur.


            
Madde 74 fıkra bir bent (5 ve 10) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
5. Kiraya verilen mal ve haklar için ödenen vergi, resim ve harçlarla
(Şerefiyeler dahil) kiraya verenler tarafından ödenmiş olmak şartiyle
belediyelereödenen harcamalara iştirak payları;


            
10. İkametgahlarını nakledenlerin kiraladıkları konutların kira bedeli (Bu
kira, sahip oldukları ve evvelce oturdukları konutun gayrisafi iradını aştığı
takdirde, fazlası indirilmez).


            
Fıkra üç – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Elde
ettikleri yıllık gayrisafi irattutarı 10 000 lirayı geçmiyen mükellefler
diledikleri takdirde, kiraya verilen mal ve hakların umumuna şamil olmaküzere,
yukarda zikredilen giderlere karşılık olarak hasılatlarından bina vearazi için
% 40 ını, diğer mal ve haklar için % 20 sini götürü olarak indirebilirler.
Götürü gider usulünü kabul edenler iki yıl geçmedikçe bu usulden vazgeçemezler.


            
Madde 81 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkullerin,
hakların ve menkullerin satışından, iştirak hisselerinin devir ve temlikinden
doğan vergiye tabi kazançlar şunlardır:


            
1. Satınalınan, inşa edilen veya tranpa suretiyle iktisabolunan
gayrimenkullerin, gayrimenkul olarak tescil edilen hakların, gemi ve gemi
paylarının, hastalık ve ikametgah nakli veya işin tasfiyesi gibi sebepler
dışında, alım, inşa veya trampa tarihlerinden başlıyarak dört yıl içinde
satılmaları, trampa veyaistimlak edilmeleri halinde elde edilen ve bir takvim
yılı içinde 10 000 lirayıaşan kazançlar (Kooperatif şirket ortaklarına bu
sıfatları dolayısiyle şirketçe tahsis olunan gayrimenkuller, ortaklar
tarafından tahsis tarihinden satınalınmış sayılır);


            
2. Satınalınan menkul kıymetlerin iktisap tarihinden başlıyarak bir yıliçinde
veya iktisaptan evvel satılmalarından elde edilen ve bir takvim yılındaki
tutarı 2 000 lirayı aşan kazançlar;


            
3. Her ne suretle olursa olsun (imtiyaz, ihtira, telif, işletme, ticaret unvanı
ve alameti farika gibi) edebi, sınai ve ticari haklarla maden arama veişletme
haklarının satışından, devir ve temlikinden elde edilen ve bir takvimyılındaki
tutarı 5 000 lirayı aşan kazançlar (Edebi haklarınmüellifi tarafından
satılmasından doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır);


            
4. Bir işletmenin faaliyetini durdurduktan sonra kısmen veya tamamen
satılmasından, ortaklıklardaki ortaklık haklarının veya hisselerinin devir ve
temlikinden doğan kazançlar.


            
1, 2  ve 3 numaralı bentlerde yazılı satış hadleri aşıldığı takdirde,
kazancın bu hadleri aşan kısmı vergiye tabidir.





525


 


            
Safi kazanç; satış veya devir, temlik ve istimlak bedelinden, maliyet değerleri
ile satış ve devir dolayısiyle yapılan ve satıcının uhdesindekalan giderlerin
indirilmesiyle bulunur.


            
Maliyet değeri tesbit edilemiyen gayrimenkuller için bu değer yerine vergi
değeri ticari kazancı bilanço esasına göre tesbit edilen işletmelerde maliyet
bedeli yerine son bilançoda yazılı değerler esas tutulur.


            
Aşağıda belirtilen şekillerde elde edilen kazançlar, ticari kazanç sayılır ve
bunlara ticari kazanç hakkındaki hükümler uygulanır:


            
1– Faaliyetine devam eden bir işletmenin (Kısmen veya tamamen) veya işletmeye
dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılmasından doğan kazançlar;


            
2. İşletmenin bilançosuna dahil gayrimenkullerin, hakların, işletme ve iştirak hisselerinin
satış, devir ve temliklerinden veya istimlak olunmasından doğan kazançlar.


            
Madde 82 – (31/12/1960 tarih ve 193 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
yazılı kazançlar arızi kazançtır:


            
1. Arizi olarak ticari muamelelerin icrasından veya ticari muamelelere
tavassuttan elde edilen ve her bir muamelede 500 lirayı aşan kazançlar;


            
2. Ticari bir faaliyetin durdurulması için alınan her türlü paralar ve
menfaatler;


            
3. 500 lirayı aşan peştemallıklar ve gayrimenkulün tahliyesi veya kiracılık
hakkının devri için alınan tazminatlar;


            
4. Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla verilen paralar.


            
Arızi kazançların safi miktarı aşağıdaki şekilde tesbit olunur:


            
1. Alım, satım işlerinde: malın satış bedelinden maliyet bedeli ve satış
dolayısiyle yapılan giderler indirilir.


            
2. Tavassut ve diğer ticari hizmet işlerinde: Tavassut veya hizmet karşılığında
alınan paralardan veya menfaat değerlerinden bu iş dolayısiyle yapılan giderler
indirilir;


            
3. Ticari bir faaliyetin durdurulması için alınan paralar ile ayınların ve elde
edilen menfaatlerin değerleri, peştemallıkların tahliye ve devir
tazminatlarının, transfer ücreti ve emsali paraların tutarları, bunların safi
miktarı sayılır;


            
4. Dar mükellefiyete tabi olanların yabancı memleketlere arızi olarak
yaptıkları ulaştırma işlerinden elde ettikleri kazançlar 45 inci maddedeki
esaslara göre tesbit edilir.


            
Madde 85 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükellefler
ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç
ve iratları ( Götürü usulde tesbit edilen kazanç ve ücretlerdahil) için bu
kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname vermeye ve bu kazanç ve
iratları bir araya getirerek yıllık beyannamelerinde toplamaya mecburdurlar.


            
İstisna hadleri içinde kalan kazanç ve iratlar için beyanname verilmez.(En az
geçim indirimi istisnadan madut değildir.)


            
Tacirlerle serbest meslek erbabı, ticari ve mesleki faalilyetlerinden kartemin
etmemiş olsalar bile, yıllık beyanname verirler. Bu hüküm, şirketlerin faaliyet
ve tasfiye devrelerine şamil olmak üzere kollektif şirket ortaklariyle
komanditeler hakkında da uygulanır.





526


 


            
Yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlar:


            
1. Mükellefin bunları Türkiye'de hesaplarına intikal ettirdiği yılda;


            
2. Türkiye'de hesaplara intikal ettirilmemesinin mükellefin iradesi dışındaki
sebeplerden ileri geldiği tevsik olunan hallerde, mükellefin bunlalara tasarruf
edebildiği yılda;


            
Elde edilmiş sayılır.


            
Madde 86 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
yazılı hallerde gelir toplanmaz:


            
a) Tam mükellefiyette, vergiye tabi gelir sadece:


            
1. Ücretlerden;


            
2. Götürü olarak tesbit edilen ticari, zirai veya mesleki kazançlardan veya
bunlarla ücretlerden ibaret ise;


            
b) Dar mükellefiyette, vergiye tabi gelir sadece:


            
1. Ücretlerden;


            
2. Serbest meslek kazancından;


            
3. Menkul sermaye iradından;


            
4. Gayrimenkullerin, hakların, menkul kıymetlerin satışından, ortaklık
hisselerinin devir ve temlikinden elde edilen kazançlardan;


            
5. Arızi kazançlardan veya bunların bir kaçından ibaret ise.


            
Madde 87 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tam
mükellefiyette, yıllık gayrisafi kazanç ve iratlarının toplamı 5 000 lirayı
aşmıyan mükelleflerin, bu kazanç ve iratlarından tevkif yolu ile vergisi
kesilmiş bulunanları beyannameye ithal etmeleri ihtiyaridir.


            
Ücretler ve götürü usulde tesbit olunan kazançlar ile kazanç ve
iratlarınistisna hadleri içinde kalan kısımları 5 000 liralık haddin hesabında
nazara alınmaz.


            
Ticari, zirai veya mesleki kazançlarını yıllık beyanname ile bildirmek
mecburiyetinde olanlar yukarıda yazılı ihtiyari toplama hakkından
faydalanmazlar.


            
Yıllık gelirinin tamamı tevkif suretiyle vergisi kesilmiş ücret ve toplamı 5
000 lirayı aşmıyan menkul sermaye iradından ibaret bulunanlar diledikleri
takdirde bu ücret ve iratlarını yıllık beyanname ile beyan edebilirler.


            
Madde 88 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelirin
(Aile reisi beyanlarında eş ve çocukların geliri dahil) toplanmasında, gelir
kaynaklarının bir kısmında hasıl olan zararlar (81 inci maddenin 1 ve2 numaralı
bentlerinde yazılı muamelelerden doğanlar hariç), diğer kaynakların kazanç ve
iratlarına mahsubedilir.


            
Bu mahsup neticesinde kapatılamıyan zarar kısmı, mütaakıp yılların gelirinden
indirilir. Arka arkaya üç yıl içinde mahsup edilemiyen zarar bakiyesi mütaakıp
yıllara naklolunamaz.


            
Menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında, masraf fazlalığından doğanlar hariç,
sermayede vukua gelen eksilmeler zarar addolunmaz.


            
Madde 89 bent (2) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Kamu menfaatlerine yararlı derneklere makbuz karşılığında yapılan bağış ve
yardımlar (Yıllık gelirin % 5 ini aşmamak şartiyle.)





527


 


            
Madde 90 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
vergisi ile diğer şahsi vergiler ve her ne şekilde olursa olsun vergi cezaları
ve para cezaları Gelir Vergisinin matrahından ve gelir unsurlarından
indirilmez.


            
Madde 92 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her
takvim yılına ait beyanname ertesi yıl başından Mart ayı sonuna kadar:


            
1. Tam mükellefiyette 106 ncı madde gereğince vergiyi tarha yetkili
VergiDairesine;


            
2. Dar mükellefiyette, Türkiye'de vergi muhatabı mevcutsa, onun Türkiye'de
oturduğu yerin, Türkiye'de vergi muhatabı yoksa iş yerinin (İş yerinin birden
fazla ise, vergi muhatabınca tayin edilecek iş yerinin) bulunduğu mahal vergi
dairesine verilir veya taahhütlü olarak posta ile gönderilir.


            
Takvim yılı içinde memleketi terk edenlerin beyannameleri memleketi terke
takaddüm eden 15 gün, ölüm halinde ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde
verilir.


            
Madde 93 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tam
mükellefiyette, aile reisi ile birlikte yaşıyan eşlerin ve velayet altındaki
çocukların yıllık beyanname ile bildirilmesi icabeden belirleri aşağıdaki
esaslara göre, aile reisi tarafından tek beyanname ile bildirilir:


            
1. Eşlerin ve çocukların her birinin geliri beyannamede ayrı gösterilir;


            
2. Geliri olan eşler beyannameyi ayrıca imzalarlar;


            
3. Beyannamede gösterilen bütün gelirler birleştirilmek suretiyle toplam
yapılır ve bu toplam üzerinden vergi aile reisi namına tarh olunur.


            
Eşlerin her biri yalnız kendi gelirine isabet eden vergi kısmından sorumludur.
Verginin eşlere isabet eden kısımları, bunların aile geliri içindekihisseleri
nispetinde hesaplanır.


            
Bu madde hükmünün uygulanmasında, aile reisi eşler için koca, velayet altındaki
küçük çocuklar için baba, baba ölmüş veya velayeti nezedilmişse anadır.


            
Medeni Kanunun cevaz verdiği hallere munhasır olmak üzere, ayrı yaşıyan eşin
geliri hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.


            
Madde 94 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kamu
idare ve müesseseleri, ticaret şirketleri, İktisadi Kamu müesseseleri,
dernekler, tesis ve vakıflar, dernek, tesis ve vakıfların iktisadi işletmeleri,
gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan tüccar, çiftçi ile serbest
meslekerbabı :


            
1. Hizmet erbabına ödenen ücretlerden (İstisnadan faydalanan ücretler hariç) ve
82 nci maddenin 4 numaralı bendine giren ödemelerden;


            
2. 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (İstisnadan
faydalananlar hariç);


            
3. Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısiyle bu işleri icra edenlere yapılan
ödemelerden (18 inci maddede yazılı olanlarla kazançları götürü olarak tesbit
edilen serbest meslek erbabına ve noterlere serbest meslek faaliyetlerinden
dolayı yapılan ödemeler hariç);


            
4. 42 nci madde şümulüne giren işler dolayısiyle bu işleri yapanlara (Kurumlar
dahil) ödenen istihkak bedellerinden;


            
İstihkak sahiplerinin Gelir vergilerine mahsuben (Avans olarak ödenenler dahil)
tevkifat yapmaya mecburdurlar.





528


 


            
Tüccarın ve serbest meslek erbabının yukardaki hükümlere göre yapacakları
tevkifat ticari ve mesleki işlerle ilgili ödemelere munhasırdır.


            
Tevkifi gereken verginin tediyeyi yapan tarafından deruhte edilmesi halinde bu
vergi, bilfiil ödenen miktar ile tediyeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı
üzerinden hesaplanır.


            
Madde 96 – (31/12/1960 tarih 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
yazılı menkul sermaye iratları vergi tevkifatına tabidir:


            
1. Sermaye şirketlerinin ve kooperatif şirketlerin safi kazançları (Kooperatif
şirketlerde, ortakların şirketle yaptıkları muamele nispetinde dağıtılacak
kazanç kısmı hariç);


            
2. Adi komandit şirketlerin safi kazançlarından komanditerlere isabet eden kar
hisseleri;


            
3. Gerçek kişilere ödenen tahvilat faizleri ile 1 numaralı bend dışında kalan
temettüler (22 nci maddenin 1 numaralı bendinin şümulüne girenler hariç);


            
4. Gerçek kişilere ödenen mevkuat faizlerinin istisna haddini aşan kısımları,Bu
maddenin uygulanmasında 1 ve 2 numaralı bentlerde sözü geçen safi kazanç, bu
kanuna ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre tesbit edilen vergiye tabi safi
kazançlardan aşağıda yazılan indirim ve ilaveler yapılmak suretiyle tesbit
olunur:


            
A) İndirimler:


            
a) Şirketlerin ödeyecekleri Kurumlar Vergisi (Kurumlar Vergisine tabi
olmıyanlar indirim yapamazlar);


            
b) Genel menfaatlere yararlı derneklere makbuz karşılığında yapılmış olan
yardımlar (Kurum kazancının tesbitinde bu neviden bir indirim yapılmış ise, bu
miktar hariç);


            
c) Ticaret Kanunu ve özel kanunlarındaki mecburiyete dayanarak ayrılmış olan
ihtiyat akçeleri ve provizyonlar;


            
ç) Ödenmiş olan vergi cezaları;


            
d) Şirketlerin mali bilançolarına göre tahassul edip 5422 sayılı kanunun 14
üncü maddesinin 7 numaralı bendi ile bu kanunun 88 inci maddesinin 2 nci
fıkrası hükümleri muvacehesinde mahsup edilemiyen geçmiş yıllar zararları;


            
e) Vergi tevkifatı yapılmadan evvel ortaklığın safi kazancından
ortaklaradağıtılmış olan kar hisseleri;


            
f) Şirket tarafından bilinmekte ise, Gelir Vergisine tabi olmıyan tüzelkişiliği
haiz ortaklara şirketin safi kazancından isabet eden kar hisseleri;


            
B) İlaveler:


          
a) Kurumlar Vergisinden istisna edilmiş olan menkul kıymet faiz ve temettüleri;


            
b) Kurumlar Vergisinden istisna edilmiş olan iştirak kazançları.


            
Vergi tevkifatı, yukarıda 1 ve 2 numaralı bendlerde yazılı iratlardan, sermaye
şirketleri ile kooperatif şirketlerce Kurumlar Vergisi Beyannamesinin,
adikomandit şirketlerde komanditelerin Gelir Vergisi beyannamelerinin,
verileceği süre içinde, 3 ve 4 numaralı bendlere giren iratlardan da nakten
veya hesabenödenmesi sırasında, tevfikatı yapacak şirketler veya ödeyenler
tarafından kesilir. Bu fıkrada sözü geçen hesaben ödeme, iratları ödeyenleri
istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü muhasebe kayıt ve
muamelelerini ifade eder.





529


 


            
Şirketlerin safi kazançları üzerinden tevkif ve vergi dairesine ödenmiş olan
mebaliğden, Kurumlar Vergisine tabi olmıyan ortakların (Kazancı menkulsermaye
iradından ibaret olan dar mükellefiyete tabi yabancı kurumlar hariç) kar
hisselerine tekabül eden kısmı tevfikatı yapan şirketin talebi üzerine terkin
ve şirkete iade olunur.


            
Madde 103 – (31/12/1960 tarih ve193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisi aşağıdaki nispetlerde alınır:


 


                                                                                                    
Verginin


                                                                                                     
nispeti


                                                  
Gelir
dilimleri                                
%


               
----------------------------------------------------        
----------------


                                    
İlk                  
2 500  Lira
için                     
10


                                    
Sonra gelen     7 500   
"    
"                       
20


                                    
    "      
"       15 000   
"    
"                       
30


                                    
    "      
"       30 000   
"    
"                       
40


                                    
    "      
"       70 000   
"    
"                       
50


                                    
    "      
"     157 500   
"    
"                       
60


                                    
    "      
"     217 500   
"    
"                       
70


            
500 000 lira ve daha fazla matrahlara % 60 nispeti uygulanır.


            
Madde 105 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
94
üncü maddenin 4 numaralı bendine göre yapılacak tevkifatın nispeti % 3,
3numaralı bendine göre % 15, 96 ncı maddeye göre % 20 dir.


            
Madde 109 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisi aşağıda yazılı zamanlarda tarh edilir:


            
1. Beyanname ile bildirilen gelirlerin vergisi, beyannamenin verildiği günde;
beyanname posta ile gönderilmişse, vergiyi tarh edecek daireye geldiği tarihi
takibeden 7 gün içinde;


            
2. Götürü usulde tesbit edilen ücretlerin vergisi, hizmetin ifa olunduğu bütçe
yılının 1 inci ayında; bütçe yılı içinde işe başlıyanların vergileri ise, işe
başlama tarihinden itibaren bir ay zarfında;


            
3. Götürü usulde tesbit edilen ticaret ve serbest meslek kazançlarının vergisi,
ticari ve mesleki faaliyetin icra olunduğu takvim yılından sonra gelen bütçe yılının
1 inci ayında.


            
2 ve 3 numaralı bentlerde yazılı kazanç ve ücret sahipleri, tarh zamanlarında,
vergi karnelerini bağlı oldukları vergi dairelerine ibraz ve vergilerinitarh
ettirmeye mecburdurlar.


            
Madde 110 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Bütçe yılı içinde işe başlıyan götürü ücret sahiplerinin vergi matrahı, yıllık
götürü matrahtan, işe başlama ayı tam sayılmak suretiyle o yılın sonuna
kadarki, aylara isabet eden miktardır.


            
Bütçe yılının birinci yarısı içinde işini bırakan götürü ücret sahiplerinden,
keyfiyeti, yılın ikinci yarısı girmeden haber verenlerin ikinci taksite isabet
eden vergileri, silinir.





530


 


            
2. Takvim yılı içinde işe başlıyan veya işi bırakan götürü ticaret veserbest
meslek kazancı sahiplerinin vergi matrahı, yıllık götürü matrahtan,işe başlama
ve işi bırakma ayları tam sayılmak suretiyle, çalışılan aylara isabet eden
miktardır.


            
Madde 111 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yapılan
vergi incelemelerinde, satışlarının % 50 den fazlası perakende olan ticaret
erbabı ile yaptıkları imalatın % 50 sinden fazlasını perakendeolarak satan
imalatçılar, otel, pansiyon, bar, gazino, lokanta, kahvehane, kır bahçesi, plaj
ve emsali eğlence ve istirahat yerleri işletenlerin ve her nevitaşıma işleriyle
iştigal edenlerin beyannamelerinde gösterdikleri safi kazançları, Vergi Usul
Kanununa göre tesbit edilen ortalama kar hadlerinin, perakendecilerle
imalatçılarda satılan emtianın maliyet bedeline; otel, pansiyon, veduhuliye ile
girilen eğlence yerleri işletenlerde, iş hasılatına; bunlar dışında kalanlarda,
işletme giderlerine, tatbikı neticesinde bulunacak miktarlara nazaran açık bir
şekilde düşük bulunduğu takdirde, beyan edilen bu kazançların yerine takdir
komisyonlarınca tesbit edilecek kazançlar esas tutulur.


            
Komisyonca kazanç takdiri yoluna gidilmesi için,


            
1. Düşüklüğün, mükellef tarafından haklı sebepler ile izah olunamaması;


            
2. Düşüklük sebeplerinin, inceleme ile meydana çıkarılamamış bulunması;


            
Şarttır.


            
Komisyonca takdir olunacak kazançlar, ortalama kar hadlerinin, perakendecilerin
satışlariyle imalatçıların perakende satışları için, satılan emtianınmaliyet
bedeline; otel, pansiyon ve duhuliye ile girilen eğlence ve istirahatyerleri
işletenler için, iş hasılatına; bunlar dışında kalanlar için işletme
giderlerine uygulanması suretiyle elde edilecek miktardan fazla olamaz.


            
İşletme giderleri, eğlence ve istirahat yerlerinin, eğlence ve istirahat
maksatları için açık bulunduğu müddetle yapılmış olup, hasılatın elde
edilmesine matuf bulunan ve umumi masraflarla idare giderleri dışında kalan
giderlerden ibarettir.


            
Taşıma işlerinde işletme giderleri; yakıt, tamir, bakım, yazıhane ve idarehane
giderleri, amortismanlar, hizmetlilere ödenen ücretler ve işletme ile alakalı
vergi, resim, harc ve trafik sigorta primlerinden ibarettir.


            
Madde 112 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai
kazançlar üzerinden vergiye tabi bulunanların beyan ettikleri veya götürü gider
usulüne göre hesaplanmış olan kazançları, Vergi Usul Kanunu hükümleri
mucibince, yapılan ekim ve sayım beyanları nazara alınmak (Bu konuda idarece
bir tahkikat yapılmışsa bu tahkikat neticeleri ayrıca nazara alınır.) Ve aynı
kanunda sözü edilen zirai kazanç ölçüleri esas tutulmak suretiyle hesaplanacak
kazanç miktarlarından açık bir surette düşük bulunduğu takdirde, bukazançlar
yerine takdir komisyonunca tayin olunan kazançlar vergi tarhına esas alınır.


            
Komisyonca kazanç takdiri yoluna gidilebilmesi için:


            
a) Düşüklüğün mükellef tarafından haklı sebeplerle izah olunamaması;


            
b) Düşüklük sebeplerinin inceleme ile meydana çıkarılamamış bulunması;


            
Şarttır.


            
Yukardaki sebepler dolayısiyle komisyonca takdir edilecek kazançlar, mükellefin
beyanından az olamaz.


            
Komisyonlar, takdirlerin icrası sırasında Bakanlar Kurulunun tasdikine iktiran
etmiş cetvellerdeki hadlere istinat etmeye mecburdurlar. Hadisenin arz ettiği
hususiyete binaen, cetvellerde yazılı hadlerden gayri hadlere istinat edilmesi
zarureti hasıl olduğu takdirde, komisyonlar, bu durumun mucip sebeplerini
belirtmeye ve tevsike mecburdurlar.





531


 


            
Madde 114 fıkra iki – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ancak,
dar mükellefiyete tabi olanlarla, beyan edilecek gelirleri gayrimenkul sermaye
iradı, ücret, götürü usulde tesbit edilen ticari, zirai veya mesleki
kazançlardan veya bunların toplamından ibaret olanlar servet beyanına tabi
değildirler.


            
Madde 117 fıkra bir – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
beyanname ve serbest meslek ve ticaret erbabının götürü kazançları üzerinden
tahakkuk ettirilen Gelir Vergisi, biri Mart diğeri Eylül ayında olmak üzere iki
eşit taksitte ödenir.


            
Madde 118 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü
usulde tesbit edilen ücretlerin vergisi:


            
1. Ötedenberi işe devam edenlerde, yıllık verginin yarısı bütçe yılının
birinci, diğer yarısı, 7 nci ayında;


            
2. Bütçe yılının birinci yarısı içinde işe başlıyanlarda, yıllık verginin
yarısı, verginin karneye yazıldığı günde, ikinci yarısı ise, bütçe yılının 7
nci ayında;


            
3. Bütçe yılının ikinci yarısı içinde işe başlıyanlarda, ikinci taksit vergisi,
verginin karneye yazıldığı günde;


            
Ödenir.


            
2 – 27/12/1963 tarih ve 365 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 19, 40, 96, 117)


               
Madde 19 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir
vergilendirme döneminde elde edilen safi zirai kazançların 5 000 lirası Gelir
Vergisinden müstesnadır.


            
Aile reisi beyanlarından bu istisna, ailereisi, eş ve küçük çocuklarının zirai
gelirleri toplamına bir defa olarak tatbik edilir.


            
Ticari veya mesleki kazancı dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olanlar bu istisnadan faydalanmazlar.


            
Madde 40 fıkra bir bent (2) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
2.
Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate
giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (Bu
primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye'de kain sigorta
şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve
yardımsandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartiyle), 28 inci maddede
yazılıgiyim giderleri;


            
Madde 96 bent (2) – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Dağıtılabilir sayılan menkul sermaye iratlarında vergi tevkifatı; Sermaye
şirketleri ile adi komandit ve kazanç dağıtan kooperatif şirketlerin mali
bilançolarına göre tahassül eden safi kazançlarının aşağıdaki (A) ve (B)
bentlerinde yazılı indirim ve ilaveler yapıldıktan sonra kalan
miktarıdağıtılabilir menkul sermaye iradı sayılır ve adi komandit şirketlerde
komanditerlerin Gelir Vergisi, diğer şirketlerde şirketlerin Kurumlar Vergisi
beyannamalerinin verileceği süre içinde bu şirketler tarafından vergi
tevkifatına tabitutulur.


            
Madde 117 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
beyanname ile bildirilen gelirler üzerinden tahakkuk ettirilen Gelir Vergisi,
biri Mart, diğeri Eylül ayında; götürü usulde tesbit edilen ticari kazançlarla
serbest meslek kazançları üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergileri ise,
biri Nisan diğeri Ekim ayında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.





532


 


            
(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.) Maliye Bakanlığı,
gelirlerinin büyük kısmını zirai kazanç teşkil eden mükellefler hakkında, lüzum
görülen hallerde, iki taksitten fazla olmamak üzere, muayyen istihsal
mıntakaları ve ziraat mahsullerine göre, hususi ödeme zamanları tayin edebilir.


            
3 – 26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş
olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 12, 13, 19, 48, 81, 91, 111, 113)


            
Madde 12 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığını tayin bakımından, bir takvim yılı için, nazara alınacak
işletme büyüklüğü ölçüleri şunlardır:


            
1 inci grup: Hububat, afyon ve ayçiçeği ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü
toplamı 500 dönümü;


            
2 nci grup: Bakliyat, çeltik, pamuk, pancar, susam, tütün, kendir ve keten
ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 200 dönümü;


            
3 üncü grup: Bostan ve sebze ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı100
dönümü;


            
4 üncü grup: Meyva verebilecek hale gelmiş bağ, incir ve fındık ziraatinde yüz
ölçümü toplamı 100 dönümü;


            
5 inci grup: Meyva verebilecek hale gelmiş antepfıstığı ve zeytinlikler de 1
200 ağacı, narenciyede 600 ağacı;


            
6 ncı grup: Diğer meyva ve mahsül ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı
80 dönümü (Palamut hariç);


            
7 nci grup: Büyük baş hayvan sayısı 100 adedi veya küçük baş hayvan sayısı 500
adedi (iş hayvanları ile iki yaşındaki büyük baş, bir yaşındaki küçük
başhayvanlar ve kümes hayvanları hariç;


            
Aşmamak.


            
Yukarda yazılı ziraat gruplarından, 7 nci grup hariç ikiden fazlasının bir
arada yapılması halinde, her bir faaliyet grubunda, bu gruplar için yukarıda
belirtilmiş olan ölçülerin üçte ikisi ayrı ayrı aşılmadığı takdirde
muaflıkdevam eder (Ancak her bir faaliyet grubu esas ölçüsünün beşte birinden
az isebu fıkra hükmü uygulanmaz).


            
Yukarda 4, 5 ve 6 ncı gruba giren meyvalı veya meyvasız ağaçlarda meyva ve
mahsül verebilecek hale gelme durumunun başlangıcı Tarım ve Maliye
Bakanlıklarınca müştereken tesbit olunur.


            
Madde 13 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığından istifade edebilmek için zirai mahsullerin bir takvim yılı
içindeki satış bedelleri tutarının 40 000 lirayı geçmemesi şarttır. Buhad,
balıkçılar için 50 000 liradır.


            
(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.) Arazi üzerinde
yapılmıyan zirai faaliyetler ile kara ve su avcılığında ve 12 nci maddede
işletme büyüklüğü ölçüsü gösterilmiyen zirai faaliyetlerde muaflık yalnız satış
tutarı ölçüsünegöre tayin olunur.


            
Madde 19 – (27/12/1963 tarih ve 365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir
vergilendirme döneminde elde edilen safi zirai kazançların 5 000 lirası Gelir
Vergisinden müstesnadır.





533


 


            
Bu istisna, aile reisi beyanlarında aile reisi,eş ve küçük çocukların zirai
gelirleri toplamına, ortaklıklarda ise, ortaklık hasılatına bir defa olarak
tatbik edilir. Şu kadar ki, bu miktar, birden fazla zirai işletmede ortak
olanlarda her ortak için 5 000 lirayı geçemez.


            
Ticari veya mesleki kazancı dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olanlar bu istisnadan faydalanmazlar.


            
Madde 48 fıkra bir bent (1 – 9) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1. Alım, satım işleri ile imal, inşa, tamir ve küçük sanat işlerinde, bir
takvim yılı içinde satınalınan veya ithal edilen emtianın, iptidai maddenin ve
malzemenin mubayaa bedelleri tutarı 40 000 lirayı aşmamak,


            
2. Bir takvim yılı içinde satılan veya ihrac edilen emtianın, iptidai maddenin
ve malzemenin satış bedelleri tutarı 48 000 lirayı aşmamak;


            
3. İptidai madde, yardımcı malzeme ve işçilik müşteriye ait olarak ücretli
durumuna girmeksizin yapılan imalat, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat
işleri karşılığında bir takvim yılı içinde alınan gayrisafi ücret tutarı 8 000
lirayı aşmamak;


            
4. İptidai madde ve malzeme müşteriye, işçilik kendisine ait olarak yapılan
imalat, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat işlerinde yıllık gayrisafi
hasılat tutarı 30 000 lirayı aşmamak;


            
5. Bir ve üç numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde, bir
takvim yılı içinde alınan ücret veya hasılatın altı katı ile mubayaa
bedellerinin yıllık tutarı toplamı 45 000 lirayı aşmamak;


            
6. Bir ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde,
bir takvim yılında sağlanan gayrisafi hasılatın üçte bir fazlasiyle emtia,
iptidai madde ve malzemenin mubayaa bedellerinin tutarı toplamı 40 000 lirayı
aşmamak;


            
7. Üç ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde
alınan gayrisafi ücretlerin tutarlarının dört katı ile sağlanan yıllık
gayrisafi hasılatın toplamı 30 000 lirayı aşmamak;


            
8. Otel, sinema, plaj, dansing ve emsali eğlence ve istirahat yerleri
işletenlerde, bu hizmetler karşılığında bir takvim yılı içinde sağlanan yıllık
gayrisafi hasılat tutarı 8 000 lirayı aşmamak;


            
9. Maden işletmeleri ile taş ve kireç ocaklarında, kum ve çakıl istihsal yerlerinde,
tuğla ve kiremit harmanlarında bir takvim yılı içindeki satışların mecmu bedeli
48 000 lirayı aşmamak;


            
Madde 81 fıkra dört – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Maliyet
değeri tesbit edilemiyen gayrimenkuller için bu değer yerine vergi değeri,
ticari kazancı bilanço esasına göre tesbit edilen işletmelerde maliyet bedeli
yerine son bilançoda yazılı değerler esas tutulur.


            
Madde 91 fıkra üç – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tam
mükellefiyete tabi olanların yıllık beyannamelerinde gösterecekleri gider
bildirimleri şunlardır:


            
1. İkametgah yıllık kirası;


            
2. Sayfiye masrafları (Yol masrafları dahil);


            
3. Hususi otomobil ve sair kara, su ve hava taşıma vasıtaları ve bunların
takribi yıllık giderleri (Bu vasıtalar için ödenen vergi, resim ve harçlar
dahil);





534


 


            
4. Hizmetçi ve mürebbiye sayısı ve bunların takribi yıllık giderleri;


            
5. Çocukları ve diğer kimseler için deruhte edilen tahsil masraflarınınyıllık
tutarı (Kati miktarının tayini mümkün değilse takribi miktarı)


            
Madde 111 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yapılan
vergi incelemelerinde, satışlarının % 50 den fazlası perakende olanticaret
erbabı ile yaptıkları imalatın % 50 sinden fazlasını perakende olaraksatan
imalatçıların, otel, pansiyon, bar, gazino, lokanta, kahvehane, kır bahçesi,
plaj ve emsali eğlence ve istirahat yerleri işletenlerin ve her nevi taşımaişleriyle
iştigal edenlerin gösterdikleri gayrisafi kazançlar; Vergi Usul Kanununa göre
tesbit edilen ortalama kar hadlerinin, perakendecilerle imalatçılar daperakende
satılan emtianın maliyet bedeline, bunlar dışında kalanlarda işletme
giderlerine tatbiki neticesinde bulunacak miktarlara nazaran açık bir
şekildedüşük bulunduğu takdirde, beyan edilen bu kazançların yerine takdir
komisyonlarınca tesbit edilecek kazançlar esas tutulur.


            
Komisyonca kazanç, takdiri yoluna gidilebilmesi için:


            
1. Düşüklüğün, mükellef tarafından haklı sebeplerle izah olunamaması;


            
2. Düşüklük sebeplerinin inceleme ile meydana çıkarılamamış bulunması;


            
Şarttır.


            
Komisyonca takdir olunacak kazançlar, ortalama kar hadlerinin, tüccar ve
imalatçılarınperakende satışları için, perakende satılan emtianın
maliyetbedeline; bunlar dışında kalanlarda işletme giderlerine uygulanması
suretiyleelde edilecek miktarlardan fazla olamaz.


            
Bu maddede sözü edilen işletme giderlerinin nelerden ibaret olduğu Maliye
Bakanlığınca tesbit ve ilan olunur.


            
Yukarıdaki hükümlerde yer alan " Perakende satış" tan maksat; satışı
yapılan madde ve malzemenin, aynen veya işlendikten sonra satışını yapan
kimseler dışındakilere satılmasıdır.


            
Madde 113 – (31/12/196O tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükelleflerin
yıllık gelir beyannamelerinde gösterdikleri gelir ile bildirilen veya vergi
incelemeleri sırasında tesbit olunan 91 inci maddeye göre beyanı mecburi
giderler arasında, açık bir düşüklük bulunduğu takdirde, beyan olunan gelir
yerine, Takdir Komisyonunca takdir olunacak gelir, tarhiyata esas tutulur.


            
Bu madde hükmüne göre işin komisyona sevk edilebilmesi ve komisyonca takdir
yapılabilmesi için,


            
1. Beyanname incelenmesinin Maliye Müfettişi veya Hesap Uzmanı tarafından
yapılması;


            
2. Açığın, servetten yapılan sarfiyatla, borçla veya başka bir kaynaktan
kapatıldığının, mükellef tarafından izah olunamaması;


            
3. Gerçek gelirin, inceleme ile tesbit edilememiş bulunması şarttır.


            
Vergi incelenmesinde; gerçek gelirin, mükellefin beyanından fazla olduğu tesbit
edildiği ahvalde, giderlerle mukayesede, mükellefin beyanı yerine, tesbit
olunan gelir esas tutulur.


            
Komisyonca takdir olunacak gelir, mükellefin bildirdiği veya inceleme ile
tesbit olunan giderden az ve iki katından çok olamaz.





535


 


            
4 – 24/11/1966 tarih ve 784 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri : (Madde numaraları: 29)


            
Madde 29 bent (2) –(31/12/1960 tarih ve 193 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Subay, astsubay ve erlere (Kıta onbaşı ve çavuşları dahil) ve ordu hizmetinde
bulunan sivil makinistlere, uçuş, dalış gibi hizmetleri dolayısiyle verilen
gündelikler, ikramiyeler ve zamlar;


            
5 – 13/7/1967 tarih ve 903 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 89)


            
Madde 89 bent (2) – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel İdareleri ile
belediyelere, köylere ve kamu menfaatlerine yararlı derneklere makbuz
karşılığında yapılan bağış ve yardımlar (Bir takvim yılı içinde yapılan bağışve
yardımların toplamı o yıla ait beyan edilecek gelirin % 5 ini aşarsa fazlası
indirilmez. Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya
yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın mevcutsa mukayyet değeri, bu
değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümleri dairesinde takdir
komisyonlarınca tesbit edilecek değer esas alınır.)


            
6 – 28/7/1967 tarih ve 933 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: Ek 3)


            
Ek Madde 3 fıkra üç – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yatırım
indiriminin nispeti, yukardaki fıkraya göre indirimden istifade edecek yatırım
miktarının % 30 udur. Bu nispet zirai yatırımlar ile bölge kalkınması ile
ilgili yatırımlarda % 40, (Geri kalmış bölgelerde bu nisbet% 50) dir.


            
7 – 28/12/1967 tarih ye 980 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış
veyadeğiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 31, 34, 36, 63,
104)


            
Madde 31 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükelleflerin
günde 5, ayda 150, yılda 1800 lirayı aşmıyan gelirleri vergiye tabi tutulmaz.


            
Mükellef evli ise bu miktara eş için günde 3, ayda 90, yılda 1080 lira,
çocukların her biri için günde 2, ayda 60, yılda 720 lira ilave edilir.


            
(Haftalık ücretlerde yedi gün üzerinden indirim yapılır).


            
Ana ve babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturan ve
GelirVergisine tabi geliri bulunmıyanlar bu maddenin uygulanmasında öz çocuklar
gibi hesaba katılır.


            
Vergiye tabi gelirler yukarda yazılı hadleri aştığı takdirde gelirin bu
kısımları matraha alınmaz.


            
Madde 34 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aile
reisi beyanında indirim, beyan edilen gelire uygulanır.


            
Aile reisi tarafından kendisinin, eşinin veya çocuklarının geliri dolayısiyle
beyanname verilmesine mahal olmadığı ahvalde indirim, vergiye tabi gelirivarsa
aile reisinin bu gelirine, aile reisinin geliri yoksa eşinin vergiye
tabigelirine, eşininde geliri mevcut değilse çocuklardan her hangi birisinin
gelirine uygulanır. İndirimin bu fıkra hükmüne göre, eş veya çocukların
gelirine uygulanması halinde de indirim miktarı; aile reisinin durumuna göre
tayin olunur.





536


 


            
Madde 36 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Muhtelif
yerlerden ücret alan hizmet erbabı için indirim bunlardan yalnızen yüksek olanına
uygulanır. Hizmet erbabının vergi karnesi varsa, indirimin uygulanacağı ücret
bu karneyi muhafaza eden işverenden aldığı ücrettir.


            
En az geçim için indirim, dar mükellefiyete tabi kimselere şamil değildir.


            
Madde 63 bent (1) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Günde 3, ayda 90, yılda 1 080 lira götürü gider;


            
Madde 104 fıkra iki – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi,
bu meblağlardan 31 inci maddede yazılı indirimler yapıldıktan sonra hesaplanır.


            
8 – 27/3/1969 tarih ve 1137 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 7, 22, 96, 105,
107)


            
Madde 7 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Dar
mükellefiyete tabi kimseler bakımından kazanç ve iradın Türkiye'de elde
edildiği aşağıdaki şartlara göre tayin olunur :


            
1. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ticari kazançlarda
:Kazanç sahibinin Türkiye'de iş yerinin olması veya daimi temsilci bulundurması
ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasiyle sağlanması (Bu
şartlarıhaiz olsalar dahi iş merkezi Türkiye'de bulunmıyanlardan, ihraç edilmek
üzereTürkiye'de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de
satmaksızınyabancı memleketlere gönderenlerin bu işlerden doğan kazançları
Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz.


            
Türkiye'de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de
olması veya satış akdinin Türkiye'deinikad eylemesidir. İş merkezinden maksat
ise, iş bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare
edildiğimerkezdir.);


            
2. Zirai kazançlarda : Zirai faaliyetlerin Türkiye'de icra edilmesi;


            
3. Ücretlerde;


            
a) Hizmetin Türkiye'de ifa edilmiş veya edilmekte olması ve Türkiye'de
değerlendirilmesi;


            
b) Türkiye'de kain müesseselerin idare meclisi başkanı ve üyelerine,
denetçilerine, tasfiye memurlarına ait hakkı huzur, aidat ikramiye temettü
hissesive benzerlerinin Türkiye'de değerlendirilmesi;


            
4. Serbest meslek kazançlarında: Serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra
edilmesi ve Türkiye'de değerlendirilmesi;


            
5. Gayrimenkul sermaye iratlarında: Gayrimenkulün Türkiye'de bulunması veya bu
mahiyetteki hakların Türkiye'de kullanılması;


            
6. Menkul sermaye iratlarında: Sermayenin Türkiye'de yatırılmış olması;


            
7. Sair kazanç ve iratlarda: Bu kazanç veya iratları doğuran işin veya
muamelenin Türkiye'de ifa edilmesi ve Türkiye'de değerlendirilmesi;


            
Bu maddenin 3 üncü, 4 üncü ve 7 nci bentlerinde sözü edilen değerlendirmeden
maksat, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa,
Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal
ettirilmesi veya karından ayrılmasıdır.


            
Madde 22 bent (2) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2. Mevduat
ve özel alacaklar karşılığında bir takvim yılında alınan faizlerin 200
lirası  (Muhtelif  müesseselerden  veya bir müessesenin muhtelif
şube veya ajans-





537


 


larından alınan mevduat faizlerinde bu had
her müessese veya her müessesenin muhtelif şube ve ajansları için ayrı ayrı
nazara alınır.)


            
Madde 96 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı dağıtılmış veya dağıtılabilirsayılan menkul
sermaye iratları bu fıkralarda belirtilen esaslar dahilinde vergi tevkifatına
tabidir.


            
1. Dağıtılmış sayılan menkul sermaye iratlarında vergi tevkifatı:


            
a) Tahvilat faizleri ile mevduat faizlerinin istisna haddini aşan kısımları;


            
b) Adi komandit şirketlerde, komanditerlerin kar hisseleri;


            
c) Sermaye şirketleri ile kazanç dağıtan kooperatif şirketlerde, temettü vekar
hisseleri;


            
İstihkak sahibi gerçek kişilere nakden veya hesaben ödendiği anda dağıtılmış ve
istihkak sahipleri bakımından elde edilmiş sayılarak bu sırada ödemeyi yapan
tarafından vergi tevkifatına tabi tutulur.


            
Bu fıkrada sözü edilen hesaben ödeme, iratları ödiyenleri istihkak sahiplerine
karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve muameleleri ifade eder.


            
2. (27/12/1963 tarih ve 365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Dağıtılabilir
sayılanmenkul sermaye iratlarında vergi tevkifatı;


            
Sermaye şirketleri ile adi komandit ve kazanç dağıtan kooperatif şirketlerin
mali bilançolarına göre tahassul eden safi kazançlarının aşağıdaki (A) ve (B)
bendlerinde yazılı indirim ve ilaveler yapıldıktan sonra kalan miktarı
dağıtılabilir menkul sermaye iradı sayılır ve adi komandit şirketlerde
komanditelerinGelir Vergisi, diğer şirketlerde şirketlerin Kurumlar Vergisi
beyannamelerinin verileceği süre içinde bu şirketler tarafından vergi
tevkifatına tabi tutulur


            
 A) Şirketlerin kazancından yapılacak indirimler:


            
a) Gelir Vergisi tevfikatına tabi şirket kazancı dolayısiyle ödenmiş olanveya
henüz ödenmemiş olmakla beraber şirket için borç olarak tahakkuk eden Kurumlar
Vergisi;


            
b) Ticaret Kanunu ve özel kanunlardaki mecburiyete dayanılarak o yıl
kazancından ayrılmış olan her çeşit ihtiyat akçeleri ve provizyonlar;


            
c) Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idareleri
ile belediyelere, köylere ve kamu menfaatlerine yararlı derneklere makbuz
karşılığında yapılan bağış ve yardımlar. (Kurum kazancından bu neviden bir
indirimyapılmışsa bu miktar hariç);


            
d) Ödenmiş olan vergi ve para cezaları ile amme alacaklarının tahsil usulü
hakkındaki kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler;


            
e) Şirketlerin mali bilançolarına göre tahassul edip kurumlar veya Gelir
Vergisi Kanunlarının alakalı hükümleri muvacehesinde fiilen mahsubu yapılmamış
geçmiş yıllar zararları;


            
f) Şirketlerin gerçek kişi olmıyan ortaklarına ait kazanç hisseleri;


            
g) Bu fıkraya (2 numaralı fıkra) göre vergi tevkifatı yapılmazdan evvel şirket
ortaklarına dağıtılmış olup üzerinden Gelir Vergisi kesilmiş bulunankar
hisseleri.


            
B) Şirketlerin kazancına yapılacak ilaveler:


            
a) Gelir ve Kurumlar Vergilerinden istisna edilmiş olan menkul kıymet faiz ve
temettüleri;





538


 


            
b) Kurumlar Vergisinden istisna edilmiş olan iştirak kazançları.


            
Adi komandit şirketlerin dağıtılabilir kazançlarının tesbitinde, (A) ve(B)
bentlerinde gösterilen indirim ve ilavelerin yapılmasından sonra bulunan
miktardan komandite ortakların hissesine isabet eden kar hisseleri
ayrıcadüşülür.


            
2 numaralı fıkraya göre vergi tevkifatına tabi tutulmuş bulunan şirket
kazançlarının sonradan ortaklara dağıtılması halinde, 1 numaralı fıkraya
göreayrıca Gelir Vergisi tevfikatı yapılmaz. Ortaklar, şirketçe kesilmiş olanbu
vergileri, iratların kendilerine intikal ettiği döneme mütaallik yıllık
bayannameleri üzerinden ödeyecekleri Gelir Vergisirden mahsup ederler ve mahsup
fazlası varsa umumi hükümler dairesinde hak sahiplerine iade olunur.


            
2 numaralı fıkranın (f) bendi hilafına gerçek kişi olmıyan ortakların kazanç
hisselerinden bu fıkraya göre Gelir Vergisi kesilmiş olması halinde, kesilen bu
vergiler, istihkak sahibi ortakların yazılı talepleri üzerine Vergi Usul Kanunu
hükümleri dairesinde, terkin ve kendilerine iade olunur.


            
Madde 105 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisi tevkifatının nispeti, 94 üncü maddenin 4 numaralı bendinde sözü edilen
istihkaklarda % 3, aynı maddenin 3 ve 5 numaralı bentlerinde yer alan
ödemelerde % 15, 96 ncı maddede zikrolunan iratlarda % 20 dir.


            
Madde 107 bent (4) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
4.
Dar mükellefiyette, mükellefin Türkiye'de daimi temsilcisi mevcutsa mükellef
hesabına daimi temsilci (Türkiye'de birden fazla daimi temsilcinin mevcudiyeti
halinde, mükellefin tayin edeceği, tarhiyat tarihine kadar böyle birtayin
yapılmamışsa temsilcilerden her hangi birisi)


            
Tarhiyata muhatap tutulurlar.


            
9 – 4/7/1975 tarih ve 1927 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları : 25)


            
Madde 25 bent (7) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
7.
İşten çıkma tazminatı (İşten çıkan veya çıkarılanlara verilen tazminatlardır.
Şu kadarki, bu suretle verilen tazminatın miktarı işten çıkan veya çıkarılanın
12 aylığını aştığı takdirde fazlası ücret olarak vergiye tabi tutulur. Hizmet
ifa edilmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz);


            
10 – 9/11/1976 tarih ve 2026 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri : (Madde numaraları: 13)


            
Madde 13 fıkra bir – (26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığından istifade edebilmek için zirai mahsullerin bir takvim yılı
içindeki satış bedelleri tutarının 30 bin lirayı geçmemesi şarttır. Buhad,
balıkçılar için 40 bin liradır.


            
11 – 17/10/1980 tarih ve 2320 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri : (Madde numaraları: 25)


            
Madde 25 bent (7) – (4/7/1975 tarih ve 1927 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
7.
İşten çıkma tazminatı (İşten çıkan veya çıkarılanlara verilen tazminatlardır.)
Şu kadar ki, bu suretle verilen tazminatın miktarı işten çıkan veya çıkarılanın
(24) aylığını aştığı takdirde fazlası ücret olarak vergiye tabitutulur. Hizmet
ifa edilmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz.





539


 


            
12 – 24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri : (Madde numaraları: 6, 7, 9, 10, 11,
12, 13, 14, 17, M.17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 29, 31, 32, 33, 34, 35,
Ek 2, Ek 3, Ek 4, 40, 42, 44, 45, 46, 47, 48, 53, 54, 55, 56, 57, 59, 61, 62,
68, 69, 70, 73, 74, 75, 76, 77, 80, 81, 82, 85, 86, 87, 88, 89, 94, 96, 99,
101, 102, 103, 104, 105, 108, 109, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117; 121, M.
122)


            
Madde 6 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Türkiye'de
yerleşmiş olmıyan gerçek kişiler, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve
iratlar üzerinden vergilendirilirler. Şu kadar ki, mevduat faizleri ile menkul
kıymet satışından doğan kazançlar Türkiye'de elde edilmiş olsa dahi, bunlar
vergi mevzuuna alınmaz.


            
Madde 7 bent (1) – (27/3/1969 tarih ve 1137 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Ticari kazançlarda: Kazanç sahibinin Türkiye'de işyerinin olması veya daimi
temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasiyle
sağlanması (Bu şartları haiz olsalar dahi iş merkezi Türkiye'de
bulunmıyanlardan, ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları veya imal
ettiklerimalları Türkiye'de satmaksızın yabancı memleketlere gönderenlerin bu
işlerdendoğan kazançları Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz.


            
Türkiye'de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de
olması veya satış akdinin Türkiye'de inikat eylemesidir. İş merkezinden maksat
ise, iş bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği
merkezdir.);


            
Bent 3 alt, bent (b) – (27/3/1969 tarih ve 1137 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
b)
Türkiye'de kain müesseselerin idare meclisi başkanı ve üyelerine, denetçilerine,
tasfiye memurlarına ait hakkı huzur,aidat, ikramiye, temüttü hissesi ve
benzerlerinin Türkiye'de değerlendirilmesi;


            
Madde 9 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticaret
ve sanat erbabından aşağıda yazılı şekil ve suretlerle çalışanlar Gelir
Vergisinden muaftır:


            
1. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Motorlu nakil
vasıtası kullanmamak şartiyle gezici olarak veya bir iş yeri açmaksızın
perakende ticaret ile iştigal edenler (Halı, kilim, battaniye, mensucat,
trikotaj, saat, kıymetli maden ve madeni eşyalar gibi değeri yüksek olan
maddeleri perakende olarak satanlarla giyilecek eşya ve bakkaliye maddelerinin
pazar takibi suretiyle satışını mütat meslek haline getirenler hariç);


            
2. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bir iş yeri
açmaksızın gezici olarak ve doğrudan doğruya müstehlike iş yapan hallac,
kalaycı, lehimci, musluk tamircisi, çilingir, ayakkabı tamircisi, kundura
boyacısı, berber, nalbant, fotoğrafçı, odun ve kömür kırıcısı, çamaşır
yıkayıcısı ve hamallar gibiküçük sanat erbabı (Bu işlerin Gelir ve Kurumlar
Vergisi mükelleflerine devamlılık ve bağlılık teşkil etmiyecek şekilde
yapılması muaflığı kaldırmaz);


            
3. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Köylerde gezici
olarak her türlü sanat ve perakende ticaret işleriyle uğraşanlar ile aynı
yerlerde aynı işleri bir iş yeri açmak suretiyle yapanlardan 47 ve 48 inci
maddelerde yazılı şartları haiz bulunanlar (51 inci madde şümulüne girenler bu
muafiyetten faydalanamazlar.);





540


 


            
4. Nehir, göl ve denizlerde ve su geçitlerinde toplamı 50 rüsum tonilatoya (50
rüsum tonilato dahil) kadar makinasız veya motorsuz taşıma vasıtası işletenler;
hayvanla veya bir aded hayvan arabası ile nakliyecilik yapanlar (Bubentte
yazılı ölçüler, birlikte yaşıyan eşlere velayet altındaki çocuklar hakkında
veya ortaklık halindeki işletmelerde, bu kimselerin veya ortaklığın işlettiği
vasıtalar toplu olarak nazara alınmak suretiyle tesbit edilir.);


            
5. Ziraat işlerinde kullandıkları hayvan, hayvan arabası, motor, traktör gibi
vasıtalar veya sandallarla nakliyeciliği mütat hale getirmeksizin arasıra ücret
karşılığında eşya ve insan taşıyan çiftçiler;


            
6. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Hariçten işçi almamak,
muharrik kuvvet kullanmamak kayıt ve şartı ile oturdukları evlerde imal
ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamulleri, örgü,
dantel, her nev'i nakış işlerini ve her nevi turistik eşya, hasır, sepet,
süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, ip ve urganları dükkan açmaksızın
satanlardan 47 ncimaddenin 1 ve 3 numaralı bentlerinde ve 48 inci maddede
yazılı şartları haiz bulunanlar;


            
Bu bentte yazılı ev sanatlarını munhasıran Tarım Bakanlığınca tesbit edilecek
orman köylerinde yapanlar da 48 inci maddedeki ölçüler iki misli ile
nazaraalınır.


            
7. Yukarıki 1 – 6 No.lu fıkralarda sözü edilen işlere benzerlik gösterdikleri,
Danıştayın muvafık mütalaası üzerine, Maliye Bakanlığınca kabul ve ilanolunan
ticaret ve sanat işleri ile iştigal edenler.


            
Ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine
tabi olanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar.


            
8. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) 60 yaşını doldurmuş olmak
ve 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları haiz bulunmak kaydiyle, küçük sanat
erbabı ile gezici surette faaliyette bulunan perakende ticaret erbabı(51 inci
madde şümulüne girenler bu muafiyetten faydalanamazlar.)


            
Madde 10 fıkra üç – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aile
reisi beyanına tabi zirai gelirlerde işletme büyüklüğü ve yıllık satış
tutarları; aile reisi, eş ve küçük çocuklar için toplu olarak nazara alınır.


            
Madde 11 fıkra iki – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticari
veya mesleki kazançları dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olanlardan zirai faaliyette bulunanlar hakkında 12 ve 13 üncü maddelerde yazılı
muaflık ölçülerinin yarısı nazara alınır.


            
Madde 12 – (26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığını tayin bakımından, bir takvim yılı içinde nazara alınacak
işletme büyüklüğü ölçüleri şunlardır:


            
1 inci grup: Hububat ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 300 dönümü;


            
2 nci grup: Bakliyat, ayçiçeği, afyon, susam, keten ziraatinde ekili arazinin
yüz ölçümü toplamı 220 dönümü;


            
3 üncü grup : Pamuk ziratinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 150 dönümü;


            
4 üncü grup : Pancar, patates, soğan, sarımsak, kavun, karpuz, çeltik, kendir
ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 90 dönümü;


            
5 inci grup : Tütün, çay, sebze ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 50
dönümü (Çayda mahsul verebilecek hale gelmiyenler hariç);





541


 


            
6 ncı grup: Meyva verebilecek hale gelmiş bağ, incir ve fındık ziraatinde yüz
ölçümü toplamı 150 dönümü;


            
7 nci grup: Meyva verebilecek hale gelmiş antep fıstığı ve zeytinliklerde1500
ağacı;


            
8 inci grup: Meyva verebilecek hale gelmiş narenciyede 500 ağacı;


            
9 uncu grup: Diğer meyva ve mahsul ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı
75 dönümü (Meyva ve mahsul verebilecek hale gelmiyenler ile palamut hariç);


            
10 uncu grup: Büyükbaş hayvan sayısı 50 adedi, (İş hayvanları ile iki yaşındaki
büyükbaş hayvanlar hariç);


            
11 inci grup: Küçükbaş hayvan sayısı 250 adedi, (Bir yaşındaki küçükbaş
hayvanlar ile kümes hayvanları hariç);


            
Yukarda yazılı ziraat gruplarının birkaç tanesinin içine giren zirai
faaliyetlerin birarada yapılması halinde, en fazla iki gruba ait işletme
büyüklüklerinin bu gruplar için yukarda yazılı hadlerin yarısını aşmadığı takdirde
muaflık devam eder.


            
Yukarda zikredilen meyveli ve meyvesiz ağaçlarda meyva veya mahsul verebilecek
hale gelme durumu başlangıcı Tarım ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken tesbit
olunur.


            
Madde 13 fıkra bir – (9/11/1976 tarih ve 2026 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığından faydalanabilmek için zirai mahsullerin bir takvimyılı
içindeki satış bedelleri tutarının 60 000 lirayı geçmemesi şarttır. Bu had,
balıkçılar için 75 000 liradır.


            
Madde 14 fıkra bir – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
12
ve 13 üncü maddelerde yazılı hadleri aşan çiftçiler bu durumun husule geldiği
tarihi takibeden takvim yılı başından itibaren küçük çiftçi muaflığını
kaybederler.


               
Madde 17 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İskan
Kanunu hükümlerine göre göçmen ve mülteci sayılanlarla yerleştirilenlerin,
mezkür kanunda Kazanç Vergisi muaflığı için konulan kayıt, şart ve sürelerle
bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratların 6 000 lirası Gelir
Vergisinden müstesnadır.


            
Bu istisnanın menkul sermaye iradı üzerinden alınacak verginin tevkif yoliyle
kesilen kısmına şümulü yoktur.


            
Mükerrer Madde 17 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü
usulde vergiye tabi serbest meslek erbabından 60 yaşını doldurmuş olanlar, bu
kazançlarına münhasır olmak üzere, Gelir Vergisinden muaftırlar.


            
Madde 18 – (19/2/1963 tarih ve 202 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müellif,
mütercim, heykeltraş, ressam ve bestekarların ve bunların kanuni mirasçılarının
kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserlerini satmak veya bu eserler
üzerinde mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle bir
takvim yılı içinde elde ettikleri hasılatın 10 000 lirası (Yabancı
memleketlerde elde edilen hasılatın ayrıca 40 000 lirası) Gelir Vergisinden
müstesnadır.


            
(Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında
alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.)





542


 


            
Madde 19 – (26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
31/12/1960
tarih ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 27/12/1963 tarih ve 365 sayılı
Kanunla değişik 19 uncu maddesinde yazılı istisna hadleri 10 binlirayı aşmıyan
safi kazançlara uygulanmak kaydiyle 2 500 liraya indirilmiştir.


            
Madde 20 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
927
sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre verilen sıcak ve soğuk maden suları
imtiyazının işletilmesinden elde edilen kazançlar ihaleyi takip eden yıldan
başlıyarak beş yıl süre ile, gelir Vergisinden müstesnadır.


            
Madde 21 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkul
sermaye iratlarında, bir takvim yılı içinde elde edilen toplamı 5 000 lirayı
aşmıyan gayrisafi hasılat Gelir Vergisinden müstesnadır. Elde edilen gayrisafi
hasılatın yıllık toplamının 5 000 lirayı aşması halinde tamamıvergiye tabi tutulur.


            
Madde 22 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
yazılı menkul sermaye iratları Gelir Vergisinden müstesnadır:


            
1. Özel kanunları veya Devletle akdedilmiş mukavelelerle her türlü vergidenistisna
edilmiş olan menkul kıymetlerin faiz, temettü ve ikramiyeleri;


            
2. (27/3/1969 tarih ve 1137 Sayılı Kanunun hükmüdür.) Tasarruf mevduatı
karşılığında bir takvim yılında alınan faizlerin 500 lirası (Muhtelif
müesseselerden veya bir müessesenin muhtelif şube veya ajanslarından alınan
mevduat faizlerinde bu had her müessese veya her müesseseninmuhtelif şube ve
ajansları içinayrı ayrı nazara alınır.)


            
Madde 23 – (31/12/1960 tarih ve 193 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıdaki
yazılı ücretler Gelir Vergisinden istisna edilmiştir:


            
1. Dilsiz, meflüç, iki gözü kör, el ve ayaklarının ikisinden veya birinden
mahrum, birini veya ikisini kullanamıyacak derecede el ve ayakları sakat
bulunan hizmet erbabının ücretleri (Sakatlık veya malüllüğü resmi hastanesi
veya mümasil sıhhi teşekkülü bulunan yerlerde ilgili mütehassısın baştabiplikçe
tasdik edilecek raporu ile, resmi hastanesi veya mümasil sıhhi teşekkülü
olmıyanveya ilgili mütehassısı bulunmıyan yerlerde resmi tabip raporu ile
tevsiki şarttır.);


            
2. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Çiftçilerin ziraat
işlerinde bilfiil çalışan işçilerin ücretleri (Şoför, makinist, bekçi, çoban
veamelebaşı ücretleri dahil);


            
3. Toprak altı işletmesi halinde bulunan madenlerde cevher istihsali ve bununla
ilgili diğer bütün işlerde çalışan işçilerin yer altında çalıştıkları zamanlara
ait ücretleri;


            
4. Ticari ve sınai kazançları vergiden muaf bulunanların bu işlerinde
çalıştırılan hizmet erbabının ücretleri;


            
5. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Mahalle ve Köy
muhtarları ile köylerin hatip, korucu, imam, bekçi ve benzeri müstahdemleri,
çiftçimallarını koruma bekçileri ile mahalle ve çarşı bekçilerinin ücretleri;


            
6. Hizmetçilerin ücretleri (Hizmetçiler özel fertler tarafından evlerde,
bahçelerde, apartmanlarda ve ticaret mahalli olmıyan sair yerlerde orta
hizmetçiliği, uşaklık, sütninelik, dadılık, mürebbiyelik, bahçıvanlık,
kapıcılık gibi özel hizmetlerde çalıştırılanlardır.);





543


 


            
7. Sanat okulları ile bu mahiyetteki enstitülerde, ceza ve islah evlerinde,
darülacezelerin atelyelerinde çalışan öğrencilere, hükümlü ve tutuklulara ve
düşkünlere verilen ücretler;


            
8. Hizmet erbabına iş yerinde bedava yemek vermek suretiyle sağlanan menfaatler
(Bu yemeklerin iş veren tarafından hazırlatılması şartiyle);


            
9. Genel olarak maden işletmelerinde ve fabrikalarda çalışan işçilere ve özel
kanunlarına göre barındırılması gereken memurlarla müstahdemlere konut tedariki
ve bunların aydınlatılması, ısıtılması ve suyunun temini suretiylesağlanan
menfaatler;


            
10. Hizmet erbabının toplu olarak iş yerlerine gidip gelmelerini sağlamak
maksadiyle iş verenler tarafından yapılan taşıma giderleri;


            
11. Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz bulunan emekli sandıkları
tarafından ödenen emekli, malüliyet, dul ve yetim aylıkları (Tüzel kişiliği
haiz emekli sandıklarınca ödenen aylıklar, hizmet süresi ve aylık seviyesi aynı
olanDevlet memurlarına ödenen miktardan fazla ise, aradaki fark ücret olarak
vergiye tabi tutulur.) (Genel, katma ve özel bütçelerden ödenen bu nev'i
aylıklar dahil).


            
12. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunla eklenen hükmüdür.) Ticari veya
mesleki kazançları götürü usulde tesbit edilenlerin yanında iş ve sanat
öğrenmek maksadiyle çalışan ve 18 yaşını doldurmamış bulunan hizmet erbabının
bu yerlerden aldıkları ücretleri;


            
13. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunla eklenen hükmüdür.) Ücretleri
götürü usulde tesbit edilen hizmet erbabından 60 yaşını doldurmuş bulunanların
buücretleri;


            
Madde 24 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gider
karşılığı olarak yapılan aşağıda yazılı ödemeler Gelir Vergisinden istisna
edilmiştir.


            
1. Kamu idareleri ve müesseseleri ve 3659 sayılı Kanuna tabi müesseseler ve
kamu menfaatlerine yararlı dernekler tarafından verilen harcırahlar ve kamu
menfaatlerine yararlı dernekler tarafından verilen harcırahlar ve zaruri yol
giderleri (Gündelikler dahil);


            
2. Yukardaki fıkrada sayılanların dışında kalan müesseseler tarafından idare
meclisi başkan ve üyeleri ile denetçilere, tasfiye memurlarına ve hizmet
erbabına verilen gerçek yol giderlerinin tamamı ile yemek ve yatmak giderlerine
karşılık olmak üzere verilen gündelikler (Bu gündelikler aynı aylık
seviyesindeki Devlet memurlarına verilen gündeliklerden fazla ise veya Devletçe
verilen gündeliklerin en yüksek haddini aşarsa, aradaki fark ücret olarak
vergiye tabi tutulur.);


            
3. Kazai veya idari kararlara dayanarak tanıklara ve bilirkişilere verilen
ücretler;


            
4. Özel kanunlarına göre verilen yakıt bedelleri;


            
5. Özel kanunlarla kurulan komisyonların memur olmıyan üyelerine bu görevleri
dolayısiyle yapılan ödemeler.


            
Madde 25 bent (3) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3.
Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz olan emekli, sandıklarınca kendilerine
zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri gereğince
verilen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve
sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenen
tazminatlar 





544


 


(Kamu idare ve müesseseleri ve 3659 sayılı
kanuna tabi müesseler dışında kalan tüzel kişiliği haiz  emekli
sandıkları  tarafından  ödenen  tazminat  ve yardımlar,
hizmet süresi ve aylık seviyesi aynı olan Devlet memurlarına verilen miktardan
fazla ise, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur.);


            
Madde 29 bent (2) – (24/11/1966 tarih ve 784 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Subay, Astsubay ve erlere (Kıta onbaşısı ve çavuşları dahil) ve orduhizmetinde
bulunan sivil makinistlere ve Türk Havayollarında uçuş maksadiyle
görevlendirilenlere uçuş, dalış gibi hizmetleri dolayısiyle verilen
gündelikler, ikramiyeler ve zamlar.


            
Bent (3 ve 4) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3.
Spor müsabakalarına iştirak edenlere verilen ikramiye ve mükafatlar (Sporculara
transfer ücreti veya sair adlarla verilen paralar hariç);


            
4. Spor kulüplerinin kendi mensuplarına gider karşılığı olmak üzere yaptıkları
ödemeler ve maç hakemlerine verilen paralar.


            
Madde 31 – (28/12/1967 tarih ve 980 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükelleflerin
günde 5, ayda 150, yılda 1 800 lirayı aşmıyan gelirleri vergiye tabi tutulmaz.


            
Mükellef evli ise bu miktara eş için günde 3, ayda 90, yılda 1 080lira,
çocukların her biri için günde 2, ayda 60, yılda 720 lira ilave edilir.


            
Gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde özel indirim olarak günde 5, ayda 150,
yılda 1 800 lira yukarki indirim hadlerine ilave edilir.


            
(Haftalık ücretlerde 7 gün üzerinden indirim yapılır.)


            
Ana ve babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturan ve Gelir
Vergisine tabi geliri bulunmıyanlar bu maddenin uygulanmasında öz çocuklar gibi
hesaba katılır.


            
Vergiye tabi gelirler yukarıda yazılı hadleri aştığı takdirde bu hadler için
hesaplanan vergiler mükelleflerin vergilerinden indirilir.


            
Madde 32 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
31
inci maddede yazılı indirim hadlerinin tayininde mükellefin, gelirin elde
edildiği takvim yılı başındaki medeni hali ve aile durumu esastır.


            
Şu kadar ki, takvim yılı içinde bu durumda mükellef lehine husule gelen
değişiklikler ayrıca nazara alınır.


            
En az geçim indiriminin uygulanmasında her ne suretle olursa olsun evlilik bağı
kalkmış olanların gelirlerine, ilk çocuk için eşe ait, diğer çocukların her
biri için 31 inci maddede yazılı çocuklara ait indirim miktarları uygulanır.


            
İkisi de mükellef olan boşanmış eşlerden her biri hakkında yukarki esaslar,
nafakasını sağladıkları çocuk sayısına göre uygulanır.


            
31 inci madde ile bu madde gereğince hesaplanacak indirim miktarı 5 çocuklu
evli mükelleflere ait indirim tutarını geçemez.


            
Madde 33 fıkra bir – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yukarki
maddelerde sözü edilen çocuk tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef
tarafından bakılan (Nafaka verilmek suretiyle bakılanlar dahil) 18 yaşını veya
tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış evlatları (Evlat edinilenler dahil) ifade
eder.





545


 


            
Madde 34 – (28/12/1967 tarih ve 980 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aile
reisi beyanında indirim, beyan edilen gelirin vergisine uygulanır. Beyan edilen
gelirin ücretten ibaret olması halinde indirim hadlerine özel indirim
miktarları uygulanır.


            
Aile reisi tarafından kendisinin, eşinin veya çocuklarının geliri dolayısiyle
beyanname verilmesine mahal olmadığı hallerde indirim vergiye tabi gelirivarsa
aile reisinin bu gelirinin vergisine, aile reisinin geliri yoksa eşine ait
gelirin vergisine, eşinin de geliri mevcut değilse çocuklarından herhangibirine
ait gelirin vergisine uygulanır.


            
Aile reisinin, eşin ve çocukların beyanname verilmesi gerekmiyen geliri
ücretten ibaret ise bu gelirin her birine ayrıca özel indirim uygulanır.


            
İndirimin bu fıkra hükmüne göre eş veya çocuklara ait gelirin vergisine
uygulanması halinde de indirim miktarı, aile reisinin durumuna göre tayin
olunur.


            
Madde 35 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İndirimden
faydalanmak isteyenler, Vergi Usul Kanununun esaslarına görevergi karnesi almak
ve bunu saklamak zorundadırlar.


            
Vergi Usul Kanunu ile karne almaktan muaf tutulmuş olanlardan karne aranmaz.


            
Ek Madde 2 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yatırım
indiriminin uygulanmasında aşağıda yazılı şartlar topluca aranır:


            
1. İndirimin uygulanacağı ticari ve zirai kazanç bilanço esasına göre tesbit
edilmiş olmalıdır;


            
2. Yapılan yatırım, Devlet Planlama Teşkilatının hazırladığı kalkınma
planlarına uygun bulunmalıdır;


            
3. Yatırımlar, istihsali genişletmeye, prodüktiviteyi artırmaya,
ihracatıgeliştirmeye, mahsul ve mamullerin kalitesini ıslaha, kültür seviyesini
yükseltmeye, ilmi ve teknik araştırmalara çalışma güvenliğini sağlamaya,
yabancı turist celbini temine matuf olmak üzere, bina (Personel lojmanları
dışındaki meskenler hariç), makina, tesisat, teçhizat, taşıma vasıtası ve
benzeri yeni aktif değerlerin tedariki ve kuruluşu ile ilgili olmalıdır. Arazi
tedariki veyedek parça temini ile ilgili yatırımlar bu fıkra şümulüne girmez.
Ziraatte kullanılacak kimyevi gübre ve ilaç tedariki bu fıkraya dahildir;


            
4. Yapılan yatırım en az 250 bin lira (Devlet Planlama Teşkilatının hazırladığı
bölge kalkınma planının şümulüne giren yatırımlarla memleket ekonomisi
bakımından ayrı bir önem ve özellik arz ettiği Yüksek Planlama Kurulu
tarafından kabul edilen faaliyet kollarında 125 bin ve genel olarak ziraatteki
yatırımlarda 50 bin lira) olmalıdır;


            
5. Yatırıma ait planlara, projelere ve finansman hesaplarına ve projenin
tahakkuku için derpiş olunan müddete ait hususlar Devlet Planlama Teşkilatının
mütalaası esas alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca tetik ve yukarda sözü
edilen diğer şartların mevcudiyeti tasdik edilmiş bulunmalıdır.


            
Tetkik ve tasdik süresi Devlet Planlama Teşkilatında iki ayı ve Maliye
Bakanlığında bir ayı geçemez.


            
İhtiyaç ve sarfı, mahallin en büyük mal memuru ve ziraat teşkilatı tarafından
tasdik edilmek şartiyle ziraatte kullanılacak kimyevi gübre ve ilaç ile ilgili
yatırımlarda bu bentte sözü edilen mercilere müracaatta lüzum yoktur.





546


 


            
Bu maddenin 3 numaralı bendinde sözü edilen aktif değerlerin yeni olması, bu
değerlerin memleket içinde kullanılmamış bulunmasını ifade eder.


            
Ek Madde 3 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yatırım
indirimi münhasıran öz sermayeden sağlanan veya karşılanan yatırım miktarına
uygulanır. Bu maddenin uygulanmasında öz sermaye Vergi Usul Kanununun 192 nci
maddesinde belirtilen kaynaklardır.


            
Zirai yatırımlarda, kamu idare ve müesseseleri, bankalar, Türk Ticaret Kanununa
veya özel kanunlara göre kurulan kurumlar, teşekküller ve kooperatifler
tarafından çiftçilere verilen krediler, yatırım indirimi ile ilgili hükümlerin
uygulanması bakımından öz sermaye gibi mütalaa edilir.


            
(28/7/1967 tarih ve 933 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yatırım indiriminin
nispeti yukardaki fıkraya göre indirimden istifade edecek yatırım miktarının
azami% 80 inidir. Bölgelere ve iktisadi faaliyet sektörlerine göre uygulanacak
nispetler, bu haddi aşmamak üzere yıllık programlarda belirtilir.


            
Ek Madde 4 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yatırım
indiriminin uygulanmasına, yatırım konusunu teşkil eden değerlerin,işletmenin
aktifine girdiği takvim yılından itibaren başlanır ve indirimden faydalanacak
miktara baliğ oluncaya kadar devam olunur.


            
Her yıl yapılacak indirim, o yıl içinde bilançonun aktifinde yer almış olan
indirimden faydalanacak aktif değerlerin toplamında, öz sermaye ile sağlanan
veya karşılanan kısmına indirim nispetlerinin uygulanması suretiyle bulunur.
Evvelki yıllarda aynı suretle ayrılmış olup o yılların kazançlarından
düşülmemiş bulunan indirim miktarları mevcutsa bunlar da ayrıca nazara alınır.
Bu suretle ayrılmış olan indirimler toplamı, hiçbir şekilde ve surette, genel
yatırım toplamında öz sermaye ile sağlanan veya karşılanan kısmın toplamına
indirim nispetlerinin uygulanması suretiyle bulunacak miktarı aşamaz.


            
Madde 40 bent (5) – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5.
İşte kullanılan taşıtların giderleri; (Bu taşıtların aynı zamanda zativeya
ailevi ihtiyaçlar için de kullanılması halinde giderlerinin yarısı);


            
7. (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (Değeri bin lirayı aşmıyan
peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri bin lirayı aşmıyan alat ve
demirbaşlar amor–tismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir.)


            
Madde 42 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Birden
fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinin kar ve zararı
aşağıda yazılı usullerden birine göre tesbit edilir. Mükellefler işin bitiminde
bu usullerden birini seçmekte serbesttirler. Tercih edilen usul aynı yılda
biten işlerin hepsine şamil olur. Bu takdirde, her iş beyannameye bağlıayrı bir
ek yaprakta gösterilir.


            
1. Kar veya zarar, işin bittiği yıl kati olarak tesbit edilir ve tamamı oyılın
geliri sayılarak, mezkür yıl beyannamesinde gösterilir.


            
2. Kar veya zarar, işin bittiği yıl
kati olarak tesbit edilir ve işin devam ettiği yıllar zarfında, bu işe ait
olmak üzere, yapılan işçilik ve malzeme sarfiyatının tutarları nispetinde o
yıllara dağıtılır ve o yılların kazancı olarak vergilendirilir. Evvelce başka
işler dolayısiyle beyanname verilmiş ise, bu beyannamelerde gösteril-





547


 


miş bulunan kar veya zararlar bu dağıtıma
göre düzeltilir. İkmal veya reddedilecek vergilerin hesabında tevkif yoliyle
ödenmiş olan vergiler ayrıca nazara alınır.


            
Mükellefler her iki halde de her inşaat ve onarma işinin hasılat ve giderlerini
ayrı bir defterde veya tutmakta oldukları defterlerin ayrı sayfalarında
göstermeye ve düzenliyecekleri beyannameleri, işlerin ikmal edildiği takvim
yılını takibeden yılın Mart ayı sonuna kadar vermiye mecburdurlar.


            
Bu madde şümulüne giren işlerde, geçmiş takvim yıllarına ait tarhiyatın
düzeltilmesi ve vergi alacağının doğumu bakımından zamanaşımı işin
neticelendiği tarihi takibeden yıldan başlar.


            
Madde 44 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İnşaat
ve onarma işlerinde:


            
1. Muvakkat ve kati kabul usulüne tabi olan işlerde muvakkat kabulün yapıldığı
yıl;


            
2. Muvakkat ve kati kabul usulüne tabi olmıyan diğer inşaat ve onarma işlerinde
işin fiilen tamamlandığı yıl;


            
bitim tarihi kabul edilir.


            
Muvakkat kabulden sonra, kati kabulü sağlamak maksadiyle yapılan giderler
dağıtım usulüne tabi olmaz; bunlar kati kabulün yapıldığı yıl hesaplarına
intikal ettirilir.


            
Madde 45 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Dar
mükellefiyete tabi olanların Türkiye ile yabancı memleketler arasında,
yaptıkları ulaştırma işlerinde elde ettikleri kazançlar, Kurumlar Vergisine
tabi yabancı ulaştırma kurumlarının kazançlarının tayinine ait esaslara göre
tesbit olunur.


            
Madde 46 – fıkra iki – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)



            
Bu suretle tesbit olunacak safi kazançlar 8 000 lirayı geçemez.


            
Madde 47 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü
usule tabi olmanın genel şartları şunlardır:


            
1. Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (İşinde yardımcı, işçi ve çırak
kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük
gibi zaruri ayrılmalar dolayısiyle geçici olarak bilfiil işinin başında
bulunmamak, bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya
küçükçocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin
başındabulunup bulunmamalarına bakılmaz);


            
2. İş yerlerinin yıllık gayrisafi iratlarının toplamı 180 lirayı aşmamak;


            
3. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ayrıca ticari,
zirai veya mesleki faaliyetleri dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olmamak.


            
2 ve 3 numaralı bent hükümleri, takvim yılı başındaki ve yeniden işe
başlıyanlarda işe başlama tarihindeki duruma göre uygulanır.


            
Gayrisafi iradı belli olmıyan iş yerleri için tadilat komisyonu kararlarının
kesinleşmesine kadar, gayrisafi irad şartı mevcut sayılır.


            
Madde 48 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü
usule tabi olmanın özel şartları şunlardır:


            
Bent (1 – 9) – (26/4/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Alım, satım işleri ile imal, inşa, tamir ve küçük sanat işlerinde, bir takvim
yılı içinde satınalınan veya ithal edilen emtianın, iptidai maddenin ve malzemenin
mubayaa bedelleri tutarı 30 000 lirayı aşmamak,





548


 


            
2. Bir takvim yılı içinde satılan veya ihracedilen emtianın, iptidai maddenin
ve malzemenin satış bedelleri tutarı 36 000 lirayı aşmamak;


            
3. İptidai madde, yardımcı malzeme ve işçilik müşteriye ait olarak ücretli
durumuna girmeksizin yapılan imalat, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat
işleri karşılığında bir takvim yılı içinde alınan gayrisafi ücret tutarı 6 000
lirayı aşmamak;


            
4. İptidai madde ve malzeme müşteriye, işçilik kendisine ait olarak yapılan
imalat, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat işlerinde yıllık gayrisafi
hasılat tutarı 22 500 lirayı aşmamak;


            
5. Bir ve üç numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde, bir
takvim yılı içinde alınan ücret veya hasılatın altı katı ile mübayaa
bedellerinin yıllık tutarı toplamı 33 750 lirayı aşmamak;


            
6. Bir ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde,
bir takvim yılında sağlanan gayrisafi hasılatın üçte bir fazlasiyle emtia,
iptidai madde ve malzemenin mübayaa bedellerinin tutarı toplamı 30 000
lirayıaşmamak;


            
7. Üç ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde
alınan gayrisafi ücretlerin tutarlarının dört katı ile sağlanan yıllık
gayrisafi hasılatın toplamı 22 500 liayı aşmamak;


            
8. Otel, sinema, plaj, dansnig ve emsali eğlence istirahat yerleri
işletenlerde, bu hizmetler karşılığında bir takvim yılı içinde sağlanan yıllık
gayrisafi hasılat tutarı 6 000 lirayı aşmamak;


            
9. Maden işletmeleri ile taş ve kireç ocaklarında, kum ve çakıl istihsal
yerlerinde, tuğla ve kiremit harmanlarında bir takvim yılı içindeki satışların
mecmu bedeli 36 000 lirayı aşmamak;


            
10. Sahibi veya işleticisi sıfatiyle birden fazla motorlu kara nakil vasıtası
veya beşten fazla araba veya su üzerinde müteharrik 18 rüsum tonilatodanfazla
makinalı, 90 rüsum tonilatodan fazla makinasız nakil vasıtası işletmemek (Su
üzerinde müteherrik vasıtaların memzucen işletilmesi halinde, makinalı
olanların rüsum tonilatoları toplamı beş katı ile makinasızların rüsun
tonilatoları toplamı 90 rüsum tonilatoyu aşmamak) ve bir takvim yılı içinde
alınan taşıma ücretleri tutarı 15 000 lirayı aşmamak (Bu bentte yazılı ölçüler,
birlikte yaşıyan eşlerle velayet altındaki çocuklar hakkında veya ortaklık
halindeki işletmelerde, bu kimselerin veya ortaklığın işlettikleri vasıtalar
topluolarak nazara alınır).


            
Taşıma vasıtalarının sahip ve işleticisi durumunda olmaksızın taşıma işi
yapanlar tavassut işi yapmış sayılır.


            
Tekele tabi maddelerle, damga pulu, milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve
bunlar gibi kar hadleri emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tesbit
edilmiş bulunan emtiada, ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, bu
maddenin 1, 2, 5 ve 6 numaralı bentlerinde yazılı alım, satım hadleri Maliye
Bakanlığınca tayin olunur.


            
Madde 53 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
hasılat tutarı 150 000 liradan aşağı olan çiftçilerin kazançları götürü gider
esasına, 150 000 lira veya daha fazla olan çiftçilerin kazançları ise gerçek
kazanç usulüne (İşletme veya bilanço esasına) göre tesbit olunur.





549


 


            
Madde 54 fıkra üç bent (1) – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1.
Vergi Usul Kanununa göre zirai kazanç il komisyonlarınca her bölge için tayin
edilmiş bulunan götürü gider emsallerinin mükellefçe beyan edilen hasılat
tutarına uygulanması veya,


            
Fıkra sekiz – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai
kazanç il komisyonlarınca tesbit olunan götürü gider emsalleri % 70(Dahil)
nispetinden az olamaz.


            
Madde 55 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
hasılat tutarı 150.000 lira (dahil) ile 500.000 lira (dahil) arasında bulunan
çiftçilerin zirai kazançları, zirai işletme hesabı esasına göre tesbit edilir.


            
Bu esasa göre zirai kazanç hesap dönemi içinde para ile tahsil edilen veya
alacak olarak tahakkuk eden hasılat ile, ödenen veya borçlanılan giderler
arasındaki müspet farktır.


            
Yıllık hasılatlarının tutarı arka arkaya iki hesap döneminde 500 000
lirayıaşanlar mütaakıp hesap dönemi başından itibaren kazançlarını bilanço
esasına göre tesbit ederler.


            
Zirai kazançlarını bilanço esasına göre tesbit edenlerden yıllık hasılatlarının
tutarı arka arkaya iki hesap döneminde 500 000 liranın altında kalanlar
mütaakıp hesap dönemi başından itibaren kazançlarını zirai işletme hesabı
esasına göre tesbit edebilirler.


            
Madde 56 fıkra üç ve beş – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)



            
Ziraat
makina ve aletlerinin başka çiftçilerin zirai işlerinde çalıştırılması
karşılığında herhangi bir zati istihlak maddesi alınması halinde, alınan
istihlak maddesinin emsal bedeli hasılat sayılır.


            
Satılmaksızın mütaakıp yıla devredilen mahsulün değeri hasılat meyanına ithal
edilmez. Bunlar, nev'i ve miktar itibariyle beyannamede gösterilmekte iktifa
olunur.


            
Madde 57 bent (6 ve 11) – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
6.
Vergi Usul Kanununa göre ayrılan amortismanlar (İşletmede kullanılan ve değeri
1 000 lirayı aşmıyan makina, alet ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmıyarak
doğrudan doğruya gider kaydolunabilir.);


            
11. Aynı zamanda işletmede de kullanılan özel binek otomobillerine ait
amortismanların, işletme ve tamir giderlerinin yarısı. İşletmede istihsal
edilip de tohum, yem ve sair suretlerle kullanılan zirai mahsullerin emsal
bedelleri masraf yazılır. (Bu giderlerin sene sonunda bir kalemde yazılması
caizdir.)


            
Madde 59 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
hasılatının tutarı 500 000 lirayı geçenler bilanço esasına göre defter tutmaya
mecburdurlar.


            
Madde 61 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ücret,
işverene tabi ve muayyen bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı
verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen
menfaatlerdir.


            
Bu Kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı ödemeler de ücret sayılır:


            
1. 23 üncü maddenin 11 numaralı bendine göre istisna dışında kalan emeklilik,
malüliyeti, dul ve yetim aylıkları;





550


 


            
2. Evvelce yapılmış hizmetler karşılığında verilen para ve ayınlarla sağlanan
menfaatler;


            
3. Milletvekillerine, il genel meclisi ve belediye üyelerine, kurumların idare
meclisi başkan ve üyelerine, denetçilerine, tasfiye memurlarına ve bunlalara
benziyen diğer kimselere bu sıfatları dolayısiyle ve aylık, ödenek, tahsisat,
aidat, huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim, temüttü hissesi gibi muhtelifadlarla
yapılan ödemeler.


            
4. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunla eklenen hükümdür.) Sporculara
transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler.


            
Madde 62 fıkra iki – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
61
inci maddenin 1,2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı ödemeleri yapanlar bu
kanunda yazılı ödevleri yerine getirmek bakımından, işveren hükmündedir.


            
Madde 68 bent (7, 8 ve 10) – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


               
7. Mesleki faaliyette kullanılan tesisat ve demirbaş ve eşya için Vergi
Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (Mesleki faaliyette
kullanılan ve değeri 1000 lirayı aşmıyan tesisat ve demirbaşlar amortismana
tabi tutulmıyarak doğrudan doğruya gider kaydolunabilir.);


            
8. Serbest meslek faaliyetleri dolayısiyle emekli sandıklarına ödenen giriş,
emeklilik aidatı ve yardım pulları bedelleri (İndirilecek emeklilik aidatı,
yıllık gayrisafi kazancın % 5 ini geçemez.);


            
10. Yukarıdaki bentler dışında, kalan, işle ilgili şehir dahili nakil
vasıtaları ücretleri (Özel otomobillerini işlerinde de kullananların yaptıkları
giderlerin yarısı), posta, telgraf, mecmua, gazete, işyeri temizliği, asansörcü
ve odabaşı ücreti gibi müteferrik giderler (Bu bentte yazılı giderlere karşılık
olarak mükellefler diledikleri takdirde 5 000 liradan fazla olmamak üzere
gayrisafi hasılatın % 10 unu götürü olarak gider yazabilirler.)


            
Fıkra iki – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sebebi
ne olursa olsun para cezaları ve vergi cezaları gider olarak indirilemez.


            
Madde 69 parantez içi hüküm – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
(Bu
madde hükmü borsa ajan ve acentalarına, gümrük komüsyoncularına dava
vekillerine, müşavirlere, kurumlar ve tüccarlarla serbest meslek erbabının
ticarive mesleki işlerini takip eden muakkiplere ve musiki konseri verenlere
şamil değildir.)


            
Madde 70 fıkra bir bent (5) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
5.
İmtiyaz, ihtira, işletme hakları ile ticaret unvanı, alameti farika gibi sair
bilümum haklar;


            
Fıkra dört – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vakfın
veya tesisin gelirinden hizmet karşılığı olmıyarak alınan hisselerbu kanunun
tatbikinde gayrimenkul sermaye iradı addedilir.


            
Madde 73 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kiraya
verilen mal ve hakların kira bedelleri emsal kira bedellerinden aşağı olamaz.
Bedelsiz olarak başkalarının intifaına bırakılan mal ve hakların emsal kira
bedeli, bu mal ve hakların kirası addolunur. Binalarda emsal kira bedeli,
yetkili özel mercilerce takdir edilmiş kirası, bu suretle takdir edilmiş kira
mevcut değilse, Vergi Usul Kanununa  göre taayyün eden 
gayrisafi  irattır. Arazide emsal kira bedeli, Vergi





551


 


Usul Kanununa göre taayyün eden vergi
değerinin % 10 dur. Diğer mal ve haklardaemsal kira bedeli, bu mal ve hakların
maliyet bedelinin ve bu bedel malüm değilse, Vergi Usul Kanununun servetlerin
değerlenmesi hakkındaki hükümlerine göretayin olunan değerlerinin % 10'udur.


            
Madde 74 fıkra bir – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Safi
iradın bulunması için gayrisafi hasılattan aşağıda yazılı giderler indirilir:


            
Bent (5 ve 10) – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5.
Kiraya verilen mal ve haklar için ödenen vergi, resim, harc ve şerefiyelerle
kiraya verenler tarafından ödenmiş olmak şartiyle belediyelere ödenen
harcamalara iştirak payları (Bu kanuna göre Gelir Vergisinden mahsubu kabul
edilenbina, buhran, müdafaa ve arazi vergileri gider olarak indirilmez);


            
10. Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kira ile oturdukları
konutların kira bedeli, (Bu kira, kiraya verilen konutun kira bedelini aştığı
takdirde fazlası indirilmez);


            
Fıkra üç – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükellefler
(Hakları kiraya verenler hariç) diledikleri takdirde, yukarıda yazılı giderlere
karşılık olmak üzere hasılatlarından % 20 sini götürü olarak indirebilirler.
Götürü gider usulünü kabul edenler iki yıl geçmedikçe bu usulden dönemezler.


            
Madde 75 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sahibinin
ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında, nakdi sermaye veya para ile
temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısiyle elde ettiği temettü,
faiz, kira ve benzeri iratlar, menkul sermaye iradıdır.


            
Kaynağı ne olursa olsun aşağıda yazılı iratlar, menkul sermaye iradı sayılır;


            
1. Her nevi hisse senetlerinin temettüleri (Müessis ve intifa hisseleri dahil);


            
2. Her nevi tahvilat faizleri (Yıllık ödeme faizle birlikte tahvilin
itfaakçesini de ihtiva ettiği takdirde, itfa akçesine tekabül eden kısım irat
sayılmaz);


            
3. İştirak hisselerinden doğan kazançlar (Limidet şirket ortaklariyle
komanditerlerin kar hisseleri, kooperatif şirketlerin dağıttıkları kazançlar bu
zümreye dahildir. Kooperatif şirketlerin ortakları ile yaptıkları muamelelerden
tahassül eden karların ortaklara, ortaklıkla yaptıkları muameleleri nispetinde
tevzii, kazanç dağıtımı sayılmaz.)


            
4. Her nevi alacak faizleri (Adi, imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla cari
hesap alacaklarından doğan faizdir. Hazine tahvili ve bonoları da dahil olmak
üzere kamu tüzel kişilerince borçlanılan ve senete bağlanmış olan meblağlar
için verilen faizler dahildir):


            
5. Mevduat faizleri (Bankalara, tasarruf sandıklarına, tevdiat kabul eden diğer
müesseselere yatırılan vadeli, vadesiz paralara ödenen faizler);


            
Madde 76 – (31 /12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
yazılı muameleler karşılğında alınan paralar ve iskonto bedelleri de menkul
sermaye iradı hükmündedir:


            
1. Esham ve tahvilatın vadesi gelmemiş kuponlarının satılması;


            
2. İştirak hisselerinin sahibi namına henüz tahakkuk etmemiş olan kar
hisselerinin devir ve temliki;





552


 


            
3. Her türlü senetlerin iskonto edilmesi.


            
Menkul kıymetin kuponlu veya kuponsuz olarak satılması, iştirak hisselerinin
devir ve temliki, menkul kıymetlerle iştirak hisselerinin tamamen veya kısmen
itfa olunması karşılığında alınan paralarla itfa dolayısiyle verilen
ikramiyeler menkul sermaye iradı sayılmaz.


            
Madde 77 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
75
inci maddenin 1 – 5 numaralarında yazılı iratlar, bunları sağlıyan sermaye sahibinin
ticari faaliyetine bağlı bulunduğu takdirde, yalnız ticari kazancın tesbitinde
nazara alınır.


            
Madde 80 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
yazılı olup geçen bölümlerin dışında kalan kazanç ve iratlar bu bölümdeki
hükümlere göre vergiye tabi gelire dahildir.


            
1. Gayrimenkullerin ve hakların, menkul kıymetlerin satışından iştirak
hisselerinin devir ve temlikinden doğan kazançlar;


            
2. Arızi kazançlar.


            
Madde 81 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkullerin, hakların menkul kıymetlerin satışından, iştirak hisselerinin
devir ve temlikinden doğan vergiye tabi kazançlar şunlardır:


            
1. Satın alınan, inşa edilen veya trampa suretiyle iktisap olunan
gayrimenkullerin (Gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde
kullandıkları gayrimenkuller dahil), gayrimenkul olarak tescil edilen hakların,
gemi ve gemi paylarının alım, inşa veya trampa tarihlerinden başlıyarak dört
yıl içinde satılmaları, trampa veya istimlak edilmeleri halinde elde edilen ve
bir takvim yılı içinde 10 000 lirayı aşan kazançlar (Kooperatif şirket
ortaklarına bu sıfatları dolayısiyle şirketçe tahsis olunan gayrimenkuller,
tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.);


            
2. Satın alınan menkul kıymetlerin iktisap tarihinden başlıyarak bir yıl içinde
veya iktisaptan evvel satılmalarından elde edilen ve bir takvim yılındaki
tutarı 2 000 lirayı aşan kazançlar;


            
3. Her ne şekil ve suretle olursa olsun; imtiyaz, ihtira, telif,
işletme,ticaret unvanı ve alameti farika gibi edebi, sınai ve ticari haklarla
maden arama ve işletme haklarının satışından, devir ve temlikinden elde edilen
ve bir takvim yılındaki tutarı 5 000 lirayı aşan kazançlar (Edebi hakların
müellifleri veya bunların kanuni mirasçıları tarafından satılmasından doğan
kazançlar serbest meslek kazancıdır.);


            
4. Ortaklık haklarının veya hisselerinin devir ve temliklerinden,
faaliyetidurdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından doğan
kazançlar.


            
1, 2 ve 3 numaralı bentlerde yazılı hadler aşıldığı takdirde, kazancın bu
hadleri aşan kısmı vergiye tabidir.


            
Safi kazanç, satış, devir, temlik veya istimlak bedelinden maliyet değerleri
ile bu muameleler dolayısiyle yapılan ve satıcının uhdesinde kalan
giderlerinindirilmesiyle bulunur. Zirai istihsalde kullanılan gayrimenkuller
üzerinden amortisman ayrılmışsa bu amortismanların toplamı ayrıca maliyetten
düşülür.


            
(26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.) Maliyet değerinin
mükelleflerce tesbit edilememesi halinde Vergi Usul Kanununda Yazılı takdir
komisyonlarınca tesbit edilecek maliyet değeri, ticari kazancı bilanço esasına
göre tesbit edilen işletmelerde maliyet bedeli yerine son bilançoda yazılı
değerler esas tutulur.


            
Faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından
veya ticari işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerin, hakların,





553


 


işletme ve iştirak hisselerinin satış,
devir ve temliklerinden veya istimlak edilmelerinden doğan kazançlar, ticari
kazanç sayılır ve bunlara ticari kazanç hakkındaki hükümler uygulanır.


            
Madde 82 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
yazılı kazançlar arızi kazançtır:


            
1. Arızi olarak ticari muamelelerin icrasından veya ticari muamelelere
tavassuttan elde edilen kazançların,


            
2. Ticari bir faaliyetin durdurulması için alınan paralar, ayınlar ve sağlanan
her türlü menfaatlerin,


            
3. Peştemallıkların, gayrimenkulün tahliyesi veya kiracılık hakkının devri için
alınan tazminatların, 1 000 lirayı aşan kısımları;


            
4. Arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısiyle tahsil edilen
hasılatın yıllık toplamının 1 000 lirayı aşan kısmı.


            
Arızi kazançların safi miktarı aşağıdaki şekilde tesbit olunur:


            
1. Alım satım işlerinde: Malın satış bedelinden, maliyet bedeli ve satış
dolayısiyle yapılan giderler indirilir;


            
2. Tavassut ve diğer ticari hizmet işlerinde, tavassut veya hizmet karşılığında
alınan paralardan veya sağlanan menfaat değerlerinden bu iş dolayısiyleyapılan
giderler indirilir;


            
3. Ticari faaliyetin durdurulması için alınan paralarla ayınların ve sağlanan
menfaatlerin değerleri, peştemallıkların ve tahliye ve devir tazminatlarının
tutarları, bunların safi miktarı sayılır. (Bu gelirleri elde edenler tarafından
bu münasebetle ödenmiş giderler varsa tevsik edilmek şartiyle bu giderler
nazara alınır.)


            
4. Dar mükellefiyete tabi olanların yabancı memleketlere arızi olarak
yaptıkları ulaştırma işlerinden elde ettikleri kazançlar 45 inci maddedeki
esaslara göre tesbit edilir:


            
5. Serbest meslek faaliyeti dolayısiyle tahsil edilen hasılattan bu
faaliyetdolayısiyle yapılan giderler indirilir.


            
Madde 85 fıkra iki – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İstisna
hadleri içinde kalan kazanç ve iratlar için beyenname verilmez (En az geçim
indirimi istisnadan madut değildir.)


            
Madde 86 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
yazılı hallerde gelir toplanmaz ve yıllık beyanname verilmez:


            
a) Tam mükellefiyette vergiye tabi gelir sadece;


            
1. Ücretlerden;


            
2. Götürü usulde tesbit edilen ticari veya mesleki kazançlardan veya bu
kazançlarla ücretlerden;


            
(Münhasıran götürü gider usulüne göre tesbit edilen zirai kazancı dolayısiyle
yıllık beyanname verenler 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı kazanç ve
ücretlerini bu beyannamede toplamazlar.)


            
b) Dar mükellefiyette vergiye tabi gelir sadece;


            
1. Ücretlerden;


            
2. Serbest meslek kazançlarından;


            
3. Menkul sermaye iratlarından;





554


 


            
4. Gayrimenkullerin ve hakların satışından, ortaklık hisselerinin devir ve
temlikinden elde edilen kazançlardan;


            
5. Arızi kazançlardan;


            
Veya bunların bir kaçından ibaret ise.


            
Madde 87 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tam
mükellefiyette, vergiye tabi yıllık gayrisafi kazanç ve iratlarının toplamı, 10
000 lirayı aşmıyan mükelleflerin bu kazanç ve iratlarından tevkif yoluile
vergisi kesilmiş bulunanları beyannameye ithal etmeleri ihtiyaridir.


            
Ücretler, götürü usulde tesbit olunan ticari ve mesleki kazançlar ile kazanç ve
iratların istisna hadleri içinde kalan kısımları 10 000 liralık haddin
hesabında nazara alınmaz.


            
Ticari, zirai veya mesleki kazançlarını yıllık beyanname ile bildirmek
mecburiyetinde olanlar (Götürü gider usulüne göre tesbit edilen zirai
kazançlarıiçin beyanname verenler hariç) yukarda yazılı ihtiyari toplama
hakkından faydalanamazlar.


            
86 ıncı madde mucibince ücretleri dolayısiyle yıllık beyanname
vermiyecekolanlardan bu ücretlerinin tamamı üzerinden tevkif suretiyle vergi
ödemiş bulunanlar, mezkür ücretleri için yıllık beyanname verebilirler.


            
Geliri telif ve patent haklarının kiralanmasından ibaret olup da, bu gelirin
tamamı üzerinden tevkif suretiyle Gelir Vergisi ödenmiş olan dar mükellefiyete
tabi kimselerin bu gelirleri için yıllık beyanname vermeleri ihtiyaridir.


            
Madde 88 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelirin
(Aile reisi beyanlarında eş ve çocukların geliri dahil) toplanmasında gelir
kaynaklarının bir kısmından hasıl olan zararlar (54 üncü maddeye göre
hesaplanan gider fazlalığından doğanlar dahil, 81 inci maddede yazılı
muamelelerden doğanlar hariç), diğer kaynakların kazanç ve iratlarına
mahsubedilir.


            
Bu mahsup neticesinde kapatılamıyan zarar kısmı, mütaakıp yılların gelirinden
indirilir. Arka arkaya beş yıl içinde mahsubedilemiyen zarar bakiyesi mütaakıp
yıllara naklolunamaz.


            
Menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında, gider fazlalığından doğanlar hariç,
sermayede vukua gelen eksilmeler zarar addolunmaz.


            
Madde 89 bent (1) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, sakatlık, hastalık,
analık, doğum, tahsil gibi şahıs sigortalarının primleri (Her sigortalı için
yılda 200 lirayı aşmamak, gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olmak,
beyannameye alınmış ücretler varsa bunların safi miktarlarının hesaplanması
sırasında ayrıca indirilmemiş bulunmak şartlariyle; eşlerin ve çocukların kendi
gelirleri için ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait sigorta primleri
aile reisi gelirinden indirilmez.)


            
Dar mükellefiyete tabi olanlar sigorta primi indirimi yapamazlar.


            
Madde 94 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kamu
idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret
şirketleri, dernekler, tesis ve vakıflar, dernek tesis ve vakıfların iktisadi
işletmeleri, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest
meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına
göre tesbit eden çiftçiler:


            
1. Hizmet erbabına ödenen ücretlerden (İstisnadan faydalanan ücretler hariç);





555


 


            
2. 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (İstisnadan
faydalananlar hariç);


            
3. Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısiyle bu işleri icra edenlere yapılan
ödemelerden (18 inci ve 69 uncu maddelerde yazılı olanlara ve noterlereserbest
meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç);


            
4. 42 nci madde şümulüne giren işler dolayısiyle bu işleri yapanlara (Kurumlar
dahil) ödenen istihkak bedellerinden;


            
5. Dar mükellefiyete tabi olanlara, telif ve patent haklarının satışı veya
kiralanması dolayısiyle yapılan ödemelerden;


            
İstihkak sahiplerinin Gelir Vergisine mahsuben (Avans olarak ödenenler dahil)
tevkifat yapmaya mecburdurlar.


            
Tüccar, serbest meslek erbabı ve çifçilerin yukardaki hükümlere göre
yapacakları tevkifat, ticari, meslek ve zirai işleri ile ilgili ödemelerine
münhasırdır.


            
Tevkifi gereken verginin tediye yapan tarafından deruhde edilmesi halinde bu
vergi, bilfiil ödenen miktar ile tediyeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı
üzerinden hesaplanır.


            
Madde 96 – (27/3/1969 tarih ve 1137 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu
maddenin 1 ve 2 numaralı fıkralarında gösterilen menkul sermaye iratları ile
dağıtılmıyan kurum kazançları Gelir Vergisi tevkifatına tabidir.


            
1. Menkul sermaye iratlarında:


            
Aşağıdaki bendlerde gösterilen menkul sermaye iratları gerçek kişilere nakden
veya hesaben ödendiği anda, ödemeyi yapanlar tarafından vergi tevkifatına tabi
tutulur:


            
a) Tahvilat faizleri ile mevduat faizlerinin istisna haddini aşan kısımları;


            
b) Adi komandit şirketlerde komanditerlerin kar payları;


            
c) Sermaye şirketleri ile kazanç dağıtan kooperatif şirketlerde kar payları.


            
Türkiye'de işyeri veya daimi temsilcisi bulunmıyan ve kurumlar dışında kalan
tüzel kişilerin mevduat faizleri hariç olmak üzere yukarda gösterilen menkul
sermaye iratları da bu fıkraya göre vergi tevkifatına tabidir.


            
Bu fıkrada geçen hesaben ödeme tabiri, bu iratları ödeyenleri istihkak
sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren kayıt ve muameleleri ifade eder.


            
2. Dağıtılmıyan kurum kazançlarında:


            
Sermaye şirketleri ile kazanç dağıtan kooperatif şirketlerin Kurumlar Vergisine
matrah olan kurum kazancından ödenmiş veya ödenmesi gereken Kurumlar Vergisi
çıkarıldıktan ve aşağıdaki indirim ve ilaveler yapıldıktan sonra kalan miktar
dağıtılmıyan kurum kazancıdır.


            
Dağıtılmıyan kurum kazancı, bu şirketlerce Kurumlar Vergisi beyannamesinin
verileceği süre içinde vergi tevkifatına tabi tutulur.


            
A) İndirimler:


            
a) Ticaret Kanunu ve özel kanunlardaki mecburiyete dayanılarak o yıl
kazancından ayrılmış olan her çeşit ihtiyat akçeleri ve provizyonlar;


            
b) Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idareleri ve
belediyeler ile köylere, kamu menfaatlerine yararlı derneklere ve Türk Kanunu
Medenisine göre kurulan vakıflara makbuz karşılığında yapılan bağış ve
yardımlar.( Kurum kazancından bu neviden bir indirim yapılmışsa bu miktar
hariç);


            
c) Ödenmiş olan vergi ve para cezaları ile Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkındaki
Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler;





556


 


            
d) Şirketlerin mali bilançolarına göre tahassül edip Kurumlar veya Gelir
Vergisi Kanunlarının alakalı hükümleri muvacehesinde fiilen mahsubu yapılamamış
geçmiş yıllar zararları;


            
e) Şirketlerin 1 numaralı fıkraya göre vergi tevkifatına tabi tutarak nakden
veya hesaben ödedikleri kar payları ile Kurumlar vergisi Kanununun 24 üncü
madsine göre Kurumlar Vergisi tevkifatına tabi tutulmuş kar payları;


            
f) Şirketlerin tam mükellefiyete tabi kurum olan ortaklarına nakden veya
hesaben ödedikleri kar payları.


            
B) İlaveler:


            
a) Gelir ve Kurumlar vergilerinden istisna edilmiş bulunan menkul sermaye
iratları;


            
b) Kurumlar Vergisinden istisna edilmiş olan iştirak kazançları;


            
2 numaralı fıkraya göre vergi tevkifatına tabi tutulmuş bulunan dağıtılmıyan
kazançların sonradan tam mükellefiyete tabi ortaklara nakden veya hesben
ödenmesi halinde, bunların gerçek kişilere ait olan kısmından ayrıca vergi
tevkifatı yapılmaz; tüzel kişilere ait kar paylarından aynı fıkraya istinaden
evvelce tevkif edilmiş olan vergiler, mahsup hükümleri dairesinde tevkifatı
yapan kurumaret ve iade olunur.


            
2 numaralı fıkraya göre dağıtılmayan kazançlar üzerinden tevkif edilmiş bulunan
vergiler, istihkak sahibi tüzel kişiler veya bunların ortakları tarafından
mahsup olunamaz.


            
1 numaralı fıkra hükmüne göre kesilmiş olan vergiler, istihkak sahibi gerçek
kişilerin bu iratların kendilerine intikal ettiği döneme ilişkin yıllık
beyannameler üzerinden ödenmesi gereken Gelir Vergisinden mahsup edilir; bu
mahsup sonucunda kalan kısım, umumi hükümler dairesinde hak sahiplerine iade
olunur.


            
Dar mükellefiyette, gerçek kişilerle TÜrkiye'de işyeri veya daimi temsilcisi
bulunmıyan ve kurumlar dışında kalan tüzel kişilerin kar paylarından, bu
maddenin 1 numaralı fıkrasının (c) bendine dayanılarak tevkif olunacak vergiden
bunların sermaye paylarına tekabül eden dağıtılmıyan kazanç kısmı üzerinden
tevkifedilmiş bulunan vergi, tevkifatı yapan kurum tarafından mahsup olunur.


            
Madde 99 bent (d) alt bent (1) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1.
İstihkak sahibinin adı ve soyadı ile iş adresi;


            
Madde 101 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Dar
mükellefiyete tabi mükelleflerden yıllık beyanname vermeye mecbur olmıyanlar:


            
1. Gayrimenkullerin satışından trampa veya istimlak edilmesinden elde ettikleri
kazançlarını, gayrimenkulün bulunduğu;


            
2. Gayrimenkul sermaye mahiyetinde olan hakların satışından trampa
edilmesinden, devir ve temlikinden elde ettikleri kazançlarını, satışın, devir
ve temlikin Türkiye'de yapıldığı;


            
3. Bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından, ortaklıklardaki ortaklık
haklarının veya hisselerinin devir ve temlikinden elde ettikleri kazançlarla
ticari bir faaliyetin durdurulması karşılığında veya gayrimenkulün tahliyesi
veya kiracılık hakkının devri için aldıkları paralar, menfaatleri ve
peştemallıkları, işletmenin bulunduğu;


            
4. Arızi olarak ticari işlerin icrasından elde ettikleri kazançlarını, ticari
işin yapıldığı;





557


 


            
5. Serbest meslek faaliyetinden doğan ve vergisi tevkif suretiyle alınmamış
kazançlarını serbest meslek işinin yapıldığı;


            
6. Vergisi tevkif suretiyle alınmamış menkul sermaye iratlarını,
ödemeninyapıldığı; Yerin vergi dairesine bir münferit beyanname ile bildirmeye
mecburdurlar.


            
1, 2, 3, 4 ve 6 numaralı bentlerde yazılı kazanç ve iratlara ait
beyannamelerin, bu kazanç ve iratların iktisap olunduğu; 5 numaralı bente
yazılı kazanca ait beyannamenin ise, serbest meslek işinin sona erdiği,
tarihten itibaren 15 gün içinde, ilgili vergi dairesine verilmesi mecburidir.


            
(19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunla eklenen hükümdür.) Geliri, telif
ve patent haklarının satışından ibaret olan ve tamamı üzerinden tevkif
suretiyle Gelir Vergisi ödemiş bulunan dar mükellefiyete tabi kimselerin bu
gelirleri için münferit beyanname vermeleri ihtiyaridir.


            
Madde 102 fıkra bir bent (1) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1.
Mükellefin adı ve soyadı, varsa unvanı ile adresi;


            
Madde 103 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisi aşağıdaki nispetlerde alınır:


                                                                                                             
Vergi


                                                   
Gelir dilimleri                               
nispeti %


              
-------------------------------------------------------     
--------------


                                
  
İlk                     
2 500  lira
için                          
10


                                 
Sonra gelen         2 500   
"   
"                             
15


                                  
    "      
"            5
000    "   
"                             
20


                                  
    "      
"          15 000 
  "   
"                             
25


                                  
    "      
"          30 000 
  "   
"                             
35


                                  
    "      
"          60 000 
  "   
"                             
45


                                  
    "      
"        150 000   
"   
"                             
55


                                  
    "      
"        225 000   
"   
"                             
60


                                  
    "      
"        225 000   
"   
"                             
65


                                  
    "      
"        285 000   
"   
"                             
68


            
1 000 000 lira ve daha fazla matrahlara % 60 nisbeti uygulanır.


            
Madde 104 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
vergisinin hesaplanmasında bağlı cetvellerde yazılı gelir kademeleri ile
bunların hizasında yazılı ortalama meblağlar esas tutulur.


            
(28/12/1967 tarih ve 980 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vergi, bu
meblağlardan 31 inci maddede yazılı indirim hadleri için hesaplanan vergiler
indirildikten sonra bulunur.


            
A) Gelirlerini yıllık ve münferit beyanname ile bildirmeye mecbur olan
mükelleflerin vergileri (1) numaralı cetvele;


            
B) Ücretlerden ve ücret sayılan ödemelerden alınacak vergiler:


            
1. Aylıklar için (2) numaralı cetvele;


            
2. Haftalıklar için (3) numaralı cetvele;


            
3. Gündelikler için (4) numaralı cetvele;


            
Göre hesaplanır.


            
Muhtelif ücret ödemelerinde; vergi cetvelleri her ödeme ayrı ayrı gözönünde
tutularak uygulanır.





558


 


            
Yıllık olarak ödenen ücretlerin vergileri (1) numaralı cetvele göre hesaplanır.


            
Yıllık verginin hesaplanmasında 50 kuruşa kadar olan matrah ve vergi kesirleri
atılır, 50 kuruş ve daha fazla olan kesirler liraya çıkarılır.


            
Aylık vergilerin hesaplanmasında, 50 kuruşa kadar olan matrah kesirleri ile 5
kuruştan aşağı olan vergi kesirleri nazara alınmaz, 50 kuruş ve daha fazla olan
matrah kesirleri liraya çıkarılır.


            
Haftalık ve gündelik vergilerin hesaplanmasında, 50 santimden aşağı olan matrah
ve vergi kesirleri atılır. 50 santim ve daha fazla olan kesirler kuruşa
çıkarılır.


            
Gündelik, haftalık, aylık ve yıllık ücret; ücretin günlük, haftalık, aylık veya
yıllık bir devre için hesaplanarak ödenmesini ifade eder.


            
Saat veya parça başına veya sair esaslara göre hesaplanmakla beraber bir günlük
devre için yapılan ücret ödemeleri gündelik, haftalık devre için yapılan ücret
ödemeleri haftalık, aylık devreler için yapılan ücret ödemeleri aylıksayılır.


            
Aydan veya haftadan küçük devreler için yapılan ücret ödemeleri gündelik ücret
sayılır ve bu suretle yapılan ödemeler, ödemelerin taallük ettiği gün sayısına
bölünerek gündelik ödeme bulunur.


            
Yukarıda belirtilen şekiller dışında ve devreler tayin edilmeksizin yapılan
bilümum ücret ödemeleri yıllık ödemede sayılır.


            
(26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunla eklenen hükmüdür.) Bu madde
hükmünün uygulanmasında, muhtelif ücret ödemesi, ayrı ayrı işverenler
tarafından yapılanödemelerle aynı işveren tarafından başka başka hizmetler
karşılığında yapılan ödemeleri ifade eder.


            
(26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunla eklenen hükümdür.) Aynı işveren
tarafından, her ne nam olursa olsun, başka başka hizmetlerin karşılığını teşkil
etmeksizin yapılan ödemeler, muhtelif ücret ödemesi sayılmaz.


            
(20/6/1973 tarih ve 1743 sayılı Kanunla eklenen hükümlerdir.)


            
Kanunlarına
ve bunlara dayanılarak çıkarılan tüzük, kararname ve yönetmeliklere uygun
bulunmak kaydıyle, fazla çalışma karşılığı yapılan ödemeler muhtelif ücret
ödemesi sayılır.


            
Muhtelif ücret ödemelerinde uygulanacak Gelir Vergisi nispeti % 25 ten aşağı
olamaz. İstihkak sahipleri, bu ödemelerin asıl ücretleriyle birleştirilerek
vergilendirilmesini isteyebilir.


            
Madde 105 – (27/3/1969 tarih ve 1137 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisi tevkifatının nispetleri:


            
A) 94 üncü maddenin 4 numaralı bendinde yazılı ödemelerde % 2;


            
B) 96 ncı maddenin 2 numaralı fıkrasında yazılı dağıtılmıyan kazançlarda % 20;


            
C) İstihkak sahibinin tam mükellefiyete tabi olması halinde;


            
a) 94 üncü maddenin 3 numaralı bendinde yazılı berbest meslek işleri
dolayısiyle yapılan ödemelerde % 15;


            
b) 96 ncı maddeye giren menkul sermaye iratlarında % 20;


            
D) İstihkak sahibinin dar mükellefiyete tabi olması halinde:


            
a) 96 ncı maddenin 1 numaralı fıkrasına giren menkul sermaye iratlarında % 35;


            
b) 94 üncü maddenin 3 numaralı bendinde yazılı serbest meslek işleri
dolayısiyle yapılan ödemelerde % 20;


            
c) 94 üncü maddenin 5 numaralı bendinde yazılı ödemelerde % 20 dir.





559


 


            
Madde 108 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisinde vergilendirme dönemi geçmiş takvim yılıdır. Şu kadar ki:


            
1. Mükellefiyetin takvim yılı içinde kalkması halinde, vergilendirme dönemi,
takvim yılı başından mükellefiyetin kalkması tarihine kadar geçen süreye
inhisar eder;


            
2. Götürü usulde tesbit olunan ücretlerde vergilendirme dönemi, hizmetin ifa
olunduğu bütçe yılıdır. Götürü ücretlerini yıllık beyannameye ithal
mecburiyetinde olanlar mezkür ücretlerini, bütçe yılının bittiği takvim yılının
gelirimeyanında bildirirler.


            
3. Tevkif yoliyle ödenen vergilerde, istihkak sahipleri ayrıca yıllık beyanname
vermeye mecbur değillerse tevkifatın ilgili bulunduğu dönemler vergilendirme
dönemi sayılır ve kesilen veya kesilmesi icabeden vergiler yıllık
vergininyerine geçer;


            
4. Münferit beyanname ile bildirilmesi gereken kazançların
vergilendirilmesinde, vergilendirme dönemi yerine kazancın iktisap tarihi esas
tutulur.


            
Madde 109 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisi;


            
1. Beyanname verilmesi icabeden hallerde, beyannamenin verildiği
günde;beyanname posta ile gönderilmişse, vergiyi tarh edecek daireye geldiği
tarihi takibeden yedi gün içinde;


            
2. Götürü usulde tesbit edilen ücretlerde, hizmetin ifa olunduğu bütçe yılının
ikinci ayında, bütçe yılı içinde işe başlanması halinde, işe başlama tarihinden
itibaren bir ay içinde;


            
3. Götürü usulde tesbit edilen ticaret ve serbest meslek kazançlarında, ticari
ve mesleki faaliyetin icra olunduğu takvim yılından sonra gelen bütçe yılının
ikinci ayında,


            
Tarh edilir.


            
2 ve 3 numaralı bentlerde yazılı kazanç ve ücret sahiplerinden bu
bentlerdebelirtilen tarh zamanlarının hitamından evvel memleketi terk edenlerin
vergileri memleketi terke tekaddüm eden 15 gün içinde tarh olunur.


            
2 ve 3 numaralı bentlerde yazılı kazanç ve ücret sahipleri, tarh zamanlarında,
vergi karnelerini bağlı oldukları vergi dairelerine ibraz ederek, vergilerini
tarh ettirmeye mecburdurlar.


            
Madde 111 – (26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kısmen
veya tamamen perakende satış yapan ticaret erbabı ile imalatçıların;otel,
pansiyon, bar, gazino, lokanta, kahvehane, kır bahçesi, plaj ve emsali eğlence
ve istirahat yeri işletenlerin ve her nevi taşıma işleriyle iştigaledenlerin
gösterdikleri gayrisafi kazançlar; Vergi Usul Kanununa göre tesbit edilen
ortalama kar hadlerinin, ticaret erbabı ile imalatçılarda perakende satılan
emtianın maliyet bedeline, bunlar dışında kalanlar da işletme giderlerine
uygulanması sonucunda bulunacak miktarlara göre düşük bulunduğu ve düşüklük
sebepleri izah olunmadığı takdirde, beyan edilen gayrisafi kazançlar yerine,
bulunan bu miktarlar vergi matrahına esas tutulur.


            
Mükellefler düşüklük sebeplerini beyannameleri ile birlikte yazılı olarak izah
edebilirler. Beyannameleri ile birlikte yazılı izahatta bulunmıyanlar,
beyannamelerini verdikleri tarihten itibaren altı ay zarfında ve 15 günden az
olmamak üzere tayin edilecek süre içinde, izaha davet olunurlar. Süresi içinde
cevap verilmediği takdirde, düşüklük sebepleri izah edilmemiş sayılır.





560


 


            
Mükelleflerin verecekleri izahat ve vesikalar; müstakil vergi dairesi olan
yerlerde ilgili vergi dairesi müdürü, olmıyan yerlerde mahallin en büyük
malmemuru, bunların mazeretleri halinde tevkil edecekleri zatın başkanlığında
vergi dairesinin ilgili vergi memurundan ve mahalli ticaret odalarınca, olmıyan
yerlerde belediyelerce üç yıl için seçilmiş bir üyeden kurulu komisyon tarafından
incelenir.


            
Mükellef izahatı kısmen veya tamamen kabul edilmediği takdirde, kabul edilmiyen
kısım vergi tarhına esas olur.


            
Mükelleflerin beyanlarına göre vergi tarh edildikten sonra, yukardaki fıkraya
dayanılarak hesaplanacak gayrisafi kazançlardan doğan ve miktarı 1000 liradan
yukarı olan matrah farkları üzerinden ayrıca cezasız olarak ikmalen vergi tarh
olunur.


            
Bu maddede sözü edilen işletme giderlerinin nelerden ibaret olduğu Maliye
Bakanlığınca tesbit ve ilan olunur.


            
Yukardaki hükümlerde yer alan "Perakende satış" tan maksat; satışı
yapılan madde ve malzemenin aynen veya işlendikten sonra satışını yapan
kimseler dışındakilere satılmasıdır.


            
Madde 112 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai
kazançlarını, gerçek usullere veya 54 üncü maddenin 2 numaralı bendine göre
tesbit edenlerin beyan ettikleri hasılat ve giderleri, mezkür, kazançlarını 54
üncü maddenin 1 numaralı bendine göre tesbit edenlerin beyan ettikleri
hasılatları; Vergi Usul Kanunu hükümleri mucibince yapılan ekim ve sayım
beyanları (Bu konuda idarece bir inceleme yapılmışsa ayrıca bu inceleme
neticeleri) nazara alınarak aynı kanunda sözü edilen zirai kazanç ölçüleri esas
tutulmak suretiylehesaplanacak hasılat veya giderlere nazaran açık bir surette
farklı bulunduğu takdirde bu hasılat ve giderler yerine takdir komisyonlarınca
tayin olunan miktarlar vergi tarhına esas alınır.


            
Komisyonca kazanç takdiri yoluna gidilebilmesi için;


            
1. Düşüklüğün mükellef tarafından haklı sebeplerle izah olunamaması,


            
2. Düşüklük sebeplerinin inceleme ile meydana çıkarılmamış bulunması,


            
şarttır.


            
Bu maddeye göre takdir komisyonunca takdir edilecek hasılat veya
giderlermükellefin beyanından az olamaz.


               
Komisyonlar takdirlerin icrası sırasında yürürlükte bulunan zirai kazanç
ölçülerine istinat etmeye mecburdurlar. Hadisenin arz ettiği hususiyete
binaen,cetvellerde yazılı hadlerden gayri hadlere ve bu meyanda Devlet
istatistiklerine istinat edilmesi zarureti hasıl olduğu takdirde, komisyonlar
kararlarında bu durumun mucip sebeplerini belirtmeye ve tevsike mecburdurlar.


            
Madde 113 fıkra bir – (26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükelleflerce
yıllık beyannamede gösterilen veya vergi incelemeleri sırasında tesbit olunan
gelir, mükelleflerce bildirilen veya vergi incelemeleri sırasında maddi
delillere istinaden tesbit olunan 91 inci maddeye göre beyanı mecburi giderlerden
düşük bulunduğu ve düşüklük miktarı 1000 lirayı aştığı takdirde,aşan miktarın
tamamı, beyannamenin ilgili bulunduğu dönem içinde elde edilmiş ve vergisi
ödenmemiş gelir sayılır ve bu miktar üzerinden ikmalen cezasız vergi tarh
olunur.


            
Madde 114 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
beyanname vermek mecburiyetinde bulunan gerçek kişiler, her yıl verecekleri
gelir beyannamelerinde 116 ncı maddede yazılı servet unsurlarını bildirmeye
mecburdurlar.





561


 


            
(19/2/1960 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ancak; dar
mükellefiyete tabi olanlarla, beyan edilecek gelirleri; ücretten, götürü usulde
tesbit edilenticari ve mesleki kazançlardan, götürü gider usulüne göre tesbit
olunan ziraikazançlardan, gayrimenkul sermaye iratlarından, mevduat
faizlerinden ve yıllık gayrisafi tutarı 5000 lirayı aşmıyan mevduat faizleri
dışında kalan menkul sermaye iradından, sair kazanç ve iratlardan veya bunların
bir kaçından veya hepsinden ibaret olanlar servet beyanına tabi değildirler.


            
Madde 115 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu
bölüm hükümlerine göre bildirilen veya maddi delillere dayanılarak tesbit
edilen servetin mecmu değeri, bir evvelki yıl beyannamesinde gösterilen veya
maddi delillere dayanılarak tesbit edilen servetin değerinden fazla olduğu ve
bu fazlalık, iki beyanname arasındaki süre içinde beyan olunan (İkmalen veya
re'sen matrah tesbitleri yapılmışsa bu tesbitler ayrıca nazara alınır) gelir
toplamını aştığı takdirde, aşan miktar, gelir beyannamesinin taallük ettiği
devre içinde elde edilmiş ve Gelir Vergisi Ödenmemiş gelir sayılır.


            
Bu suretle tesbit olunan gelir üzerinden taallük ettiği yıl için ikmalen vergi
tarh edilir.


            
Bu hükme göre ikmalen tarhiyat yapılabilmesi için:


            
1. Servetteki artışın, Gelir Vergisine tabi gelir unsurlarının dışındaki
kaynaklardan tevellüt ettiğinin mükelleflerce izah ve ispat edilememiş olması,


            
2. Servet beyanlarının Maliye Müfettişleri veya Hesap Uzmanlarınca incelenmiş
bulunması,


            
Şarttır.


            
Bu madde gereğince yapılacak tarhiyat dolayısiyle mükellefler adına kaçakçılık
cezası kesilmez.


            
(19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunla eklenen hükümdür.) Mükelleflerce
yapılmış servet beyanları, ilk defa servet beyannamesi vermeye mecbur oldukları
yıldan evvelki devrelerle ilgili hiçbir muameleye mesnet teşkil etmez.


            
Madde 116 II/9 Numaralı bendinden sonra gelen fıkra – (31/12/1960 tarih ve 193
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
II
numaralı fıkranın 5, 6, 8 ve 9 numaralı bentlerde yazılı servet unsurlarından
her bende dahil olanların toplamı ayrı ayrı 5000 lirayı aşmadığı takdirdebeyanı
ihtiyaridir.


            
Madde 117 – (27/12/1963 tarin ve 365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen Gelir Vergisi Mart,
Temmuz ve Kasım aylarında olmak üzere 3 eşit taksitte; götürüusulde tesbit
edilen ticari kazançlarla serbest meslek kazançları üzerinden tahakkuk
ettirilen Gelir Vergileri ise, Nisan ve Ekim aylarında olmak üzere ikieşit
taksitte ödenir.


            
Maliye Bakanlığı, gelirlerinin büyük bir kısmını zirai kazanç teşkil eden
mükellefler hakkında lüzum görülen hallerde, üç taksitten fazla olmamak üzere,
belli üretim bölgeleri ve ziraat ürünlerine göre özel ödeme zamanları
tayinedebilir.


            
Madde 121 fıkra iki – (31/12/1963 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahsubu
yapılan miktar Gelir Vergisinden fazla olduğu takdirde aradaki fark vergi
dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir
yıl içinde müracaatı üzerine kendisine ret ve iade olunur. Bir yıl içinde
müracaat etmiyen mükelleflerin bu farktan doğan alacakları düşer.





562


 


            
Mükerrer Madde 122 – (19/12/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gerçek
kişilerin sahip oldukları bina ve arazi için ödedikleri Bina, Buhran, Müdafaa
ve Arazi vergileri, aşağıdaki esaslara göre, bunların Gelir Vergisine mahsup
edilir:


            
1. Bu vergiler Gelir Vergisinin bina veya arazi iradına isabet eden kısmından
indirilir. İndirilecek miktar bu kısımdan fazla ise, aradaki fark nazara
alınmaz.


            
2. İndirilecek vergiler hangi yılda ödenmiş ise, mahsup da o yılın
geliriüzerinden hesaplanacak olan Gelir Vergisinden yapılır.


            
3. Gelir Vergisinin bina veya arazi iradına isabet eden kısmı, bunların gelire
olan nisbeti üzerinden hesaplanır.


            
4. Bina Vergisinden geçici muafiyete tabi olan binaların hesaplanacak vergileri
aynen ödenmiş vergiler gibi Gelir Vergisinden indirilir.


            
13 – 1/5/1981 tarih ve 2454 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 2, 10, 11, 12, 13,
31, 35, 47, 53, 54, 105, M. 117, Geçici 7)


            
Madde 2 fıkra üç – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunla eklenen
hükümdür.)


            
Bu
maddede sayılan kazanç ve iratları elde edenler, 35 inci maddede belirtilen
esaslar çerçevesinde vergi karnesi almak ve istenildiğinde ibraz etmekle
mükelleftirler.


            
Madde 10 fıkra üç – (24/12/1980 tarin ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığının tayini yönünden miras ortaklığı ve yarıcılık ortaklık sayılır.


            
Madde 11 fıkra iki – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticari
veya mesleki kazançları dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olanlardan zirai faliyette bulunanlar ile bir biçerdövere veya benzeri mahiyetteki
bir motorlu araca veya 25 beygir gücünden fazla bir yahut toplam güçleri bu
haddi aşan fazla traktöre sahip olan çiftçiler küçük çiftçi muaflığından
faydalanamazlar.


            
Madde 12 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığını tayin bakımından bir takvim yılı içinde nazara alınacak
işletme büyüklüğü ölçüleri şunlardır.


            
1 nci grup: Hububat ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 160 dönüm;


            
2 nci grup: Bakliyat afyon, susam, keten, kendir ziraatinde ekili arazinin
yüzölçümü toplamı 75 dönüm;


            
3 ncü grup: Ayçiçeği ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 60 dönüm;


            
4 ncü grup: Pamuk ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 25 dönüm;


            
5 nci grup: Çeltik ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 25 dönüm;


            
6 ncı grup: Pancar ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 30 dönüm;


            
7 nci grup: Patates, soğan, sarmısak ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
20 dönüm;


            
8 nci grup: Çay ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 15 dönüm (mahsul
verebilecek hale gelmeyenler hariç);


            
9 ncu grup: Tütün ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 40 dönüm;


            
10 ncu grup: Sebze ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 30 dönüm;


            
11 nci grup: Sera ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 1 dönüm;


            
12 nci grup: Kavun ve karpuz ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 25
dönüm;





563


 


            
13 ncü grup: Meyve verebilecek hale gelmiş fındık ziraatinde ekili arazinin
yüzölçümü toplamı 50 dönüm;


            
14 ncü grup: Meyve verebilecek hale gelmiş bağ ve incir ziraatinde ekili
arazinin yüzölçümü toplamı 50 dönüm;


            
15 nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş antep fıstığında 500 ağaç;


            
16 ncı grup: Meyve verebilecek hale gelmiş zeytinliklerde 500 ağaç;


            
17 nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş narenciyede 400 ağaç;


            
18 nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş elmada 400 ağaç;


            
19 ncu grup: Muz ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 2 dönüm;


            
20 nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş kaysıda 600 ağaç;


            
21 nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş armut, kiraz, vişne, şeftalide 400
ağaç;


            
22 nci grup: Diğer meyve ve ürün ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 40
dönüm (Meyve ve ürün verebilecek hale gelmeyenler ile palamut hariç);


            
23 ncü grup: Büyükbaş hayvan sayısı 40 adet (iş hayvanları ile iki yaşından
küçük, büyükbaş hayvanlar hariç);


            
24 ncü grup: Küçükbaş hayvan sayısı 200 adet (Bir yaşından küçük, küçükbaş
hayvanlar ile kümes hayvanları hariç);


            
Bakanlar Kurulu , Zirai Kazançlar Merkez Komisyonunun teklifi üzerine,
buölçüleri gerekli gördüğü bölgeler için bir yıl uygulanmış olmak kaydıyla
arazi ve ürün türlerine göre % 25 oranını aşmamak üzere artırmak veya azaltmak
suretiyle yeniden tespite yetkilidir. Bu şekilde tespit olunan ölçüler, Resmi
Gazete'de yayımlandığı tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren
yürürlüğe girer.


            
Yukarıda yazılı ziraat gruplarının birkaç tanesinin içine giren zirai
faaliyetlerin bir arada yapılması halinde, en fazla iki gruba ait işletme
büyüklükleri, bu gruplar için tespit olunan hadlerin yarısını aşmadığı takdirde
muaflıkdevam eder.


            
Yukarıda zikredilen, meyveli ve meyvesiz ağaçlarda meyve ve ürün verebilecek
hale gelme durumu başlangıcı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca
müştereken tespit olunur.


            
Madde 13 fıkra bir – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığından faydalanabilmek için zirai mahsullerin bir takvim yılı
içindeki satış bedelleri tutarının 250.000 lirayı geçmemesi şarttır.


            
Madde 31 fıkra bir bent (3) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
3.
Sakatlık indirimi: Çalışma gücünün asgari % 70'ini kaybetmiş bulunan hizmet
erbabı birinci derece sakat, asgari % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı
ise ikinci derece sakat sayılır ve aşağıda belirtilen sakatlık indiriminden
faydalanırlar.


            
Sakatlık indirimi aile reisi için tespit edilen özel indirim tutarının;


            
– Birinci derece sakatlar için bir buçuk katı,


            
– İkinci derece sakatlar için yarısıdır.


            
Sakatlık derecelerine göre tespit edilecek indirimler, genel ve özel indirim
toplamına eklenerek hizmet erbabının ücretinden indirilir.


            
Sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller
Maliye, Sağlık ve Sosyal Yardım ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarınca bu konuda
müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile tespit edilir.





564


 


            
Madde 35 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A)
İndirimden faydalanmak isteyenler Vergi Usul Kanunu esaslarına göre vergi
karnesi almak zorundadırlar.


               
B) Bu Kanunun 2 nci maddesinde sayılan kazanç ve iratları elde edenler (İstisna
veya muafiyetlerden faydalananlar dahil) işyerlerinin bağlı olduğu, işyerleri
bulunmayanlar ikametgahlarının bağlı olduğu vergi dairesinden karne almak ve
Gelir Vergisi yönünden durumlarını ve bu durumda meydana gelen değişiklikleri
karnelerine yazdırmak zorundadırlar.


            
Bu bentte yazılı vergi karnesinin ihtiva edeceği hususlar ve karne almaya
ilişkin şekil ve esaslar Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir
yönetmelikle belirlenir. Yönetmelik esaslarına uymayanlar hakkında Vergi Usul
Kanununa ekli "Usulsüzlük cezalarına ait cetvel" in mükellef grupları
sütunun 6 ncı sırasında yazılı birinci derece usulsüzlük cezası uygulanır.


            
Madde 47 fıkra bir bent (2) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
2.
İşyerlerinin Emlak Vergisi tarhına esas olan vergi değerleri toplamı 200.000
lirayı, vergi değeri bilinmeyen hallerde yıllık kira bedeli toplamı 12.000
lirayı aşmamak (yıllık kira bedelinin emsaline nazaran, düşük bulunması halinde
emsal kira bedeli esas alınır).


            
Madde 53 fıkra bir – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
hasılat tutarı 1.000.000 liradar aşağı olan çiftçilerin kazançları götürü gider
esasına1.000.000 lira veya daha fazla olan çiftçilerin kazançları ise gerçek
kazanç usulüne (zirai işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına)
göre tespit olunur.


            
Madde 54 fıkra üç bent (1) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1.
Vergi Usul Kanununa göre hasılatın elde edildiği yılda geçerli olmak üzere
tayin edilmiş bulunan götürü gider emsallerinin mükellefçe beyan edilen hasılat
tutarına uygulanması veya,


            
Madde 105 bent (6) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
6.
94 ncü maddenin 8 numaralı bendinde yazılı kazanç ve iratlardan % 331/3, bu
kazanç ve iratların dar mükelleflere dağıtılması halinde % 60;


            
Mükerrer Madde 117 fıkra bir – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Gerçek
usulde Gelir Vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek
erbabından:


            
Geçici Madde 7 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunla eklenen hükmüdür.)



            
213
sayılı Vergi Usul Kanununun 46 ncı maddesinde yer alan, zirai kazançlarda
götürü gider emsal nispetleri yeniden tespit edilinceye kadar (1980 takvim yılı
zirai hasılatı da dahil olmak üzere) bütün zirai mahsuller için % 70 götürü
gider nispeti uygulanır.


            
14 – 31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 7, 18, 21, 23, 24,
34, 35, 45, 46, 47, 48, 54, 75, 77, M. 80, 86, 87, 88, 94, 97, 99, 103, 105,
111, 114, 115, M. 117, Geçici 10, 11, 12, 15)


            
Madde 7 fıkra bir bent (1) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1.
Ticari Kazançlarda: Kazanç sahibinin Türkiye'de işyerinin olması veya, daimi
temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasiyle
sağlanması;





565


 


            
Madde 18 – (24/12/1980 tarih ve 2361 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müellif,
mütercim, heykeltraş ressam, bestekar ve mucitlerin ve bunların kanuni
mirasçılarının kitap,resim,heykel ve nota halindeki eserleri ile fakülte,
akademi ve yüksekokullarca yayınlanan bilimsel mahiyetteki makalelerini ve
ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerinde mevcut haklarını devir ve
temliketmek veya kiralamak suretiyle bir takvim yılı içinde elde ettikleri
hasılatın 200.000 lirası (Yabancı memleketlerde elde edilen hasılatın ayrıca
400.000 lirası) Gelir Vergisinden müstesnadır.


            
(Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi
istisnaya dahildir.)


            
Yukarıda yazılı kazançların arızi olarak elde edilmesi istisna hükmünün
uygulanmasına engel teşkil etmez.


            
Madde 21 fıkra bir – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)



            
Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen
ve toplamı 120.000 lirayı aşmayan gayri safi hasılatın 40.000 lirası Gelir
Vergisinden müstesnadır. Elde edilen gayri safi hasılatın 120.000 lirayı aşması
halinde tamamı vergiye tabi tutulur.


            
Madde 23 bent (9) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
9.
Genel olarak maden işletmelerinde ve fabrikalarda çalışan işçilere ve özel
kanunlarına göre barındırılması gereken memurlarla müstahdemlere konut tedariki
ve bunların aydınlatılması, ısıtılması, ve suyunun temini suretiyle sağlanan
menfaatler;


            
Madde 24 bent (1 ve 3) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)



            
1.
Harcırah Kanunu hükümleri uyarınca yapılan ödemeler;


            
3. Kazai veya idari kararlara dayanılarak tanıklara verilen ücretler;


            
Madde 34 fıkra üç – (24/12/1980 tarih ve 2361 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aile
reisinin, eşinin ve çocukların beyanname verilmesi gerekmeyen gelirleri
ücretten itibaren ise, bu gelirin her birine ayrıca 31 nci maddedeki esaslar
dairesinde özel indirim ve sakatlık indirimi uygulanır.


            
Madde 35 bent (B) fıkra iki – (1/5/1981 tarih ve 2454 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Bu
bentte yazılı vergi karnesininihtiva edeceği hususlar ile karne almayailişkin
şekil ve esaslar Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.



            
Madde 45– (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Dar
mükellefiyete tabi gerçek kişilerin aşağıdaki kazançları Kurumlar Vergisi
Kanununun 18, 19 ve mükerrer 19 ncu maddeleri hükümlerine göre tayin ve tespit
edilir.


            
1. Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yaptıkları ulaştırma işlerinden elde
ettikleri kazançlar,


            
2. Türkiye'de satın aldıkları, imal, istihsal veya istihraç ettikleri malları
Türkiye'de satmaksızın yabancı memleketlere gönderenlerin bu işlerinden doğan
kazançlar.


            
Madde 46 fıkra üç – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Birinci
dereceye giren mükellefler için bu miktar 225.000 liradır. Belediye teşkilatı
bulunmayan köylerdeki götürü mükellefler için bu miktarlar 1/3 oranında
uygulanır.





566


 


            
Fıkra
beş ve yedi – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükümleridir.)


            
Aynı
işte ortak olarak çalışanlar hakkında 47 nci maddede yazılı iş yerleri
gayrisafi iratları ile 48 inci maddede yazılı iş hacmi ölçüleri toplu olarak,
diğer şartlar, ortakların her biri için, ayrı ayrı aranır.


            
Adi ortaklıklarda ortakların götürü kazanç hissesi ortaklığın girdiği sınıf ve
dereceye göre bulunan kazanca her ortak için % 30 nispetinde bir zam
yapıldıktan sonra bulunan miktar, ortaklık mukavelesinde yazılı hisse
nispetlerine, böyle bir mukavele mevcut değilse eşit olarak ortak sayısına
bölünmek suretiyle tesbit olunur.


            
Madde 47 fıkra bir bent (2) – (1/5/1981 tarih ve 2454 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
2.
İşyerlerinin emlak vergisi tarhına esas olan vergi değerleri toplamı 350.000
lirayı, vergi değeri bilinmeyen hallerde yıllık kira bedeli toplamı 24.000
lirayı aşmamak (yıllık kira bedelinin emsaline nazaran düşük bulunması halinde
emsal kira bedeli esas alınır.)


            
Madde 48 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü
usule tabi olmanın özel şartları şunlardır:


            
1. Alım satım işleri imal, inşa, tamir ve küçük sanat işlerinde bir takvim yılı
içinde satın alınan veya ithal edilen emtianın, iptidai maddenin ve malzemenin
mübayaa bedelleri tutarı 450.000 lirayı aşmamak;


            
2. Bir takvim yılı içinde satılan veya ihraç edilen emtianın, iptidai maddenin
ve malzemenin satış bedelleri tutarı 540.000 lirayı aşmamak;


            
3. İptidai madde, yardımcı malzeme ve işçilik müşteriye ait olarak ücretli
durumuna girmeksizin yapılan imalat, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat
işleri karşılığında bir takvim yılı içinde alınan gayrisafi ücret tutarı 90.000
lirayı aşmamak;


            
4. İptidai madde ve malzeme müşteriye, işçilik kendisine ait olarak yapılan
imalat, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat işlerinde yıllık gayri safi
hasılat tutarı 340.000 lirayı aşmamak;


            
5. Bir ve üç numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde, bir
takvim yılı içinde alınan ücret veya hasılatın altı katı ile mübayaa
bedellerinin yıllık toplamı 510 000 lirayı aşmamak;


            
6. Bir ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde,
bir takvim yılında sağlanan gayri safi hasılatın üçte bir fazlasıyla
emtia,iptidai madde ve malzemenin mübayaa bedellerinin tutarı toplamı 450.000
lirayı aşmamak;


            
7. Üç ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde
alınan gayri safi ücretlerin tutarlarının dörtkatı ile sağlanan yıllık gayri
safi hasılatın toplamı 340.000 lirayı aşmamak;


            
8. Otel, sinema, plaj, dansing ve emsali eğlence ve istirahat yerleri
işletenlerde, bu hizmetler karşılığında bir takvim yılı içinde sağlanan yıllık
gayrisafi hasılat tutarı 90.000 lirayı aşmamak;


            
9. Sahibi veya işleticisi sıfatıyla birden fazla motorlu kara nakil vasıtası
veya beşten fazla hayvan arabası veya su üzerinde hareket eden 18 rüsum
tonilatodan fazla makineli, 90 rüsum tonilatodan fazla makinesiz nakil vasıtası
işletmemek (Su üzerinde hareket eden  makineli ve makinesiz araçların
birlikte işletilmesi halinde, makineli olanların rüsum tonilatoları toplamının
beş  katı ilemakinesizlerin rüsum tonilatoları toplamı 90 rüsum
tonilatoyu  aşmamak)  ve  bir  takvim  yılı 
içinde  alınan  taşıma  ücretleri  tutarı  
300.000   lirayı  aşmamak (Nakil 
vasıtalarının    sahip    ve  
işleticisi   durumunda   olmaksızın  
taşıma   işi   yapanlar   tavassut  işi





567


 


yapmış sayılır. Yukarıda yazılı ölçüler
aile reisi beyanına tabi olan kimselerle ortaklık halindeki işletmelerde bu
kimselerin veya ortaklığın işlettikleri vasıtalar bakımından topluca dikkate
alınır.)


            
Tekele tabi maddelerle, damga pulu, milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve
bunlar gibi kar hadleri emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tespit
edilmiş bulunan emtiada, ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, bu
maddenin 1, 2, 5 ve 6 numaralı bentlerinde yazılı alım satım hadleri Maliye
Bakanlığınca tayin olunur.


            
Madde 54 fıkra 3 bent (1) – (1/5/1981 tarih ve 2454 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1.
Hasılata büyük ve küçükbaş hayvanlar (kümes hayvanları dahil) ile kara ve su
avcılığı için % 80, diğer zirai ürünler için % 70 götürü gider emsalinin
uygulanması veya,


            
Fıkra 7 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yukarıki
1 numaralı bentte sözü edilen götürü gider emsalinin tesbitinde, 57 nci maddede
gösterilen giderlerden normal, devamlı ve hesabı kabil olanlar (Aynı maddenin 8
numaralı fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerinde yazılı giderler hariç) nazarı
itibara alınır.


            
Madde 75 bent (1) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Her nevi hisse senetlerinin kar payları (kurucu hisse senetleri ve diğer intifa
hisse senetlerine verilen kar payları ve pay sahiplerine hazırlık dönemi için
faiz olarak veya başka adlarda yapılan her türlü ödemeler dahil);


            
Madde 77 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tam
mükellefiyete tabi kurumlarca ödenen Kurumlar Vergisinin yarısı, bu kurumlardan
kar payı alan:


            
1. Tam mükellefiyete tabi gerçek kişilerin,


            
2. Özel kanunlarla kurulmuş müesseselerden kendi kanunlarına göre Gelir ve
Kurumlar Vergisinden muaf tutulanların,


            
3. Kollektif ve adi komandit şirketlerin,


            
4. Eshamlı komandit şirketlerin komandite ortaklarının,


            
Vergi alacağını teşkil eder.


            
Vergi alacağı kurumlarca yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentlerde yazılı gerçek ve
tüzelkişilere dağıtılan kar payları ile eshamlı komandit şirketlere dağıtılan
kar paylarından bu şirketlerin komandite ortaklarına isabet eden kısmının
yarısı olarak hesap ve kabul edilir.


            
Mükerrer Madde 80 fıkra bir bent (2, 3 ve 4) – (24/12/1980 tarih ve 2361
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Her ne şekilde olursa olsun edinilen menkul kıymetlerin (Kurucu hisse
senetleriyle diğer her türlü intifa senetleri dahil) edinme tarihinden önce
veya sonra elden çıkarılmasından sağlanan ve bir takvim yılındaki tutarı 50.000
lirayı aşan kazançlar,


            
3. 70 nci maddenin birinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yazılı hakların
(ihtira beratları hariç) elden çıkarılmasından doğan kazançların 50.000 lirayı
aşan kısmı,


            
4. Telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların
kanuni mirascıları dışında kalan kimseler tarafından elden çıkarılmasından
doğan kazançların 50.000 lirayı aşan kısmı,





568


 


            
Madde 86 bent (a) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
a)
Tam mükellefiyete vergiye tabi gelir:


            
1. Tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş bulunan ve gayrisafi tutarları
toplamı iki milyon lirayı aşmayan ücretten, menkul ve gayrimenkul sermaye
iratlarından;


            
2. Götürü usulde tespit edilen ticari veya mesleki kazançlardan veya gayri safi
tutarları toplamı iki milyon lirayı aşmamak şartıyla, bunlarla 1 numaralı
bentte sayılanlardan;


            
Madde 87 fıkra bir – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tam
mükellefiyette, verngiye tabi yıllık gayri safi kazanç ve iratlarının toplamı
iki milyon lirayı aşmayan mükelleflerin bu kazanç ve iratlarındanvergisi tevkif
yoluyla kesilmiş bulunan ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile
götürü usulde vergilendirilmiş bulunan ticari ve mesleki kazançlarını
beyannameye ithal etmeleri ihtiyaridir. Gelir unsurlarının istisna
hadleriiçinde kalan kısımları iki milyon liralık haddin hesabında nazara
alınmaz.


            
Madde 88 fıkra iki – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu
mahsup neticesinde kapatılamayan zarar kısmı, müteakip yılların gelirinden
indirilir. Arka arkaya üç yıl içinde mahsup edilemeyen zarar bakiyesi müteakip
yıllara naklonulamaz.


            
Madde 94 fıkra bir ve bent (7, 8 ve 12) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
Kamu
idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret
şirketleri, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri,
gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı,
zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit
edençiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (Avans olarak ödenenler
dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin Gelir
Vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar:


            
7. Dar mükellefiyete tabi gerçek kişilerle, Türkiye'de işyeri veya daimi
temsilcisi bulunmayan ve kurumlar dışında kalan tüzelkişilere ödenen kar
payları ile 75 nci maddenin 2 nci fıkrasının 4 numaralı bendinde yazılı menkul
sermaye iratlarından;


            
8. Dağıtılsın veya dağıtılmasın kurumların, yabancı memleketlerde elde
ettikleri kazançlar ile Türkiye'de elde ettikleri iştirak kazançları dışında
kalan ve kurumlar vergisinden muaf veya müstesna kazanç ve iratlarından


            
12. Zirai kazanç ölçülerini tespit eden kararnamelerde yer alan zirai ürünlerin
alış bedeli üzerinden.


            
Madde 97 fıkra iki ve üç – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
94
üncü maddede yazılı ödemelerden ve 96 ncı maddede yazılı iratlardan yapılan
vergi tevkifatı, vergi kesenin kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterilir.


            
96 ncı maddede yazılı mevduat faizlerinden yapılan vergi tevkifatı takvim
yılının sonunda, mevduat hesabı yıl içinde kapatılmışsa, hesabın kapatıldığı
tarihte vergi kesenin kayıt ve hesaplarında gösterilir.


            
Madde 99 fıkra iki – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
96
ncı maddede yazılı karlar ve iratlar ve bunlardan yapılan vergi tevkifatı nev'i
itibariyle icmalen ayrı bir muhtasar beyannameye alınır.





569


 


            
Madde 103 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisine tabi gelirler:


            
  1.000.000 liraya
kadar                                                                                        
% 40


            
  3.000.000 liranın 1.000.000 lirası için 400.000 lira;
fazlası                              
% 45


            
  5.000.000 liranın 3.000.000 lirası için 1.300.000 lira;
fazlası                           
% 50


            
10.000.000 liranın 5.000.000 lirası için 2.300.000 lira;
fazlası                           
% 60


            
15.000.000 liranın 10.000.000 lirası için 5.300.000 lira;
fazlası                         
% 70


            
25.000.000 liranın 15.000.000 lirası için 8.800.000 lira;
fazlası                         
% 75


            
25.000.000 liradan fazlasının 25.000.000 lirası için 16.300.000 lira;
fazlası     % 66


            
Nispetinde vergilendirilir.


            
Madde 105 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisi tevkifatında aşağıdaki nipetler uygulanır.


            
1. 94 ncü maddenin; 3 numaralı bendinde yazılı ödemelerden, tam mükellefiyete
tabi olanlara yapılanlarda % 15, dar mükellefiyete tabi olanlara yapılanlarda %
30;


            
2. 94 ncü maddenin 4 numaralı bendinde yazılı ödemelerden % 5;


            
3. 94 ncü maddenin 5 numaralı bendinde yazılı ödemelerden % 35;


            
4. 94 ncü maddenin 6 numaralı bendinde yazılı ödemelerden % 25;


            
5. 94 ncü maddenin 7 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratları ve
ödemelerden % 20;


            
6. (1/5/1981 tarih ve 2454 sayılı Kanunun hükmüdür.) 94 ncü maddenin 8
numaralı bendinde yazılı kazanç ve iratlardan % 20, (bu tevkifat söz konusu
kazanç ve iratların nakden veya hesaben ödenmesi halinde % 33 1/3'e, dar
mükelleflere nakden veya hesaben ödenmesi halinde ise % 60'a tamamlanır.);


            
7. 94 ncü maddenin 9, 10 ve 11 numaralı bentlerinde yazılı ödemelerden % 25,(Bu
bentte yazılı nispeti % 30'a kadar çıkarmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.)


            
8. 94 ncü maddenin 12 numaralı bendinde yazılı ödemelerden % 5;


            
9. 94 ncü maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde yazılı ücretler ve ücret sayılan
ödemelerde vergi tevkifatı 103 ve 104 ncü maddeler hükümlerine göre yapılır.


            
Yukarıdaki bentlerde yazılı vergi tevkifatının yapılmasında 96 ncı madde hükmü
gözönünde tutulur.


            
Ücret dışında kalan ödeme, hasılat ve iratlar üzerinden vergi tevkifatı
yapılırken lira kesirleri nazara alınmaz.


            
Madde 111 bent (B) – (24/12/1980 Tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
B)
Otel, motel, tatilköyü, pansiyon, bar,
pavyon, dansing, gazino, lokanta, kahvehane, kırbahçesi, plaj, hamam, kuaför
salonu, erkek berberi, güzellik salonları, tamirhaneler ve emsali hizmet
işletmeleri sahiplerinin ve her nevi taşıma işleriyle uğraşanların
gösterdikleri gayri safi hasılat aşağıda açıklanan esaslara göre tespit edilen
yıllık asgari gayri safi hasılata göre düşük bulunduğu takdirde beyan olunan
gayri safi hasılat yerine bu suretle tespit edilecek gayri safi hasılat vergi
tarhına esas tutulur. Yapılacak tarhiyat sırasında aşağıda açıklanan
esaslara  göre  tespit  edilen  gayri  safi 
hasılattan  mükelleflerce   tevsik  
edilen   giderler  (Her  nevi  işletme 
giderleri  ile  genel  giderler)  indirilir.  Şu 
kadar  ki,  bu suretle bulunacak





570


 


safi kazanç Mükelleflerce tevsik edilen
giderler toplamının % 20'sinden düşükolduğu ve bu durum mükelleflerce haklı
sebeplerle izah edilemediği takdirde vergi tarhına esas alınacak miktar
giderler toplamının % 20'sidir.


            
Yukarıda sözü edilen yıllık asgari gayri safi hasılat; iş nevilerine ve
işletmelerin özelliklerine göre asgari 2, azami 5 derece üzerinden, her
derecede 3 kademe halinde Vergi Usul Kanununun 72 nci maddesinde yazılı Takdir
Komisyonları tarafından her takvim yılı için müteakip yılın sonuna kadar tespit
olunur. Mükelleflerin bu şekilde tespit edilen derece ve kademelerden hangisine
gireceği Maliye Bakanlığınca belirlenecek esaslara göre tayin olunur.


            
Madde 114 fıkra iki – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ancak,
dar mükellefiyete tabi olanlarla beyan edilecek gelirleri ücretten, götürü
usulde tespit edilen ticari veya mesleki kazançlardan, götürü gider usulüne
göre tespit olunan zirai kazançlardan, sair kazanç ve iratlardan, gayri safi
tutarı, 120.000 lirayı aşmayan gayrimenkul sermaye iradından, bunların bir
kaçından veya hepsinden ibaret olanlar servet beyanına tabi değildir.


            
Madde 115 fıkra üç bent (2) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
2.
Servet beyanlarının Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları ile Maliye Müfettiş ve
Hesap Uzman Muavinleri tarafından incelenmiş bulunması,


            
Mükerrer Madde 117 fıkra bir – (1/5/1981 tarih ve 2454 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Gerçek
usulde Gelir Vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek
erbabından (18 nci maddede yazılı olanlarla Noterlik görevini ifa ile mükellef
olanlar hariç):


            
(24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükümleridir.)


            
5
nci dereceye girenler 50.000,


            
4 ncü dereceye girenler 100.000,


            
3 ncü dereceye girenler 200.000,


            
2 nci dereceye girenler 400.000,


            
1 nci dereceye girenler 600.000 lirayı; cari takvim yılı kazancının Gelir
Vergisinden mahsup edilmek üzere ve bir önceki yılın Gelir Vergisi ile
normaltaksit süreleri içinde üç eşit taksitte ödemek zorundadırlar.


            
Takvim yılı içinde işe başlayanların, peşin ödeme mükellefiyetleri, işe başlama
tarihinden bir tam yıl geçtikten sonra başlar. Bunların müteakip yıllar için
peşin ödeme mükellefiyetleri, bu madde esaslarına göre ve diğer mükellefler
gibidir.


            
Mükelleflerin yukarıda yazılı derecelerden hangisine girecekleri, işyerinin
bulunduğu mahallin özelliği, ekonomik ve sosyal yapısı, benzeri iş kollarında
kamu sektöründe çalışanların ödedikleri vergiler ile benzeri hususlar
dikkatealınarak Vergi Usul Kanununun mükerrer 86 ncı maddesinde gösterilen özel
komisyonların da görüşleri alınarak, Maliye Bakanlığınca hazırlanacak ve
Bakanlar Kurulunca onaylanıp yürürlüğe girecek bir yönetmelikle belirtilir.


            
Özel Komisyonlar, bu amaçla gerekli gördükleri takdirde meslek kuruluşlarından
bilgi alabilir veya bu kuruluşların temsilcilerini dinleyebilirler.


            
İl ve ilçe özel komisyonlarının bu yönetmeliğe göre tespit edecekleri
derecelere yapılacak itirazlar Merkez Özel Komisyonu tarafından incelenerek
karara bağlanır.





571


 


            
Mükelleflerin bu madde uyarınca peşin olarak ödeyecekleri vergiler, ilgili
takvim yılına ait beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisine mahsup edilir.
Mahsubu yapılan miktar Gelir Vergisinden fazla olduğu takdirde aradaki
farkvergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden
itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine ret ve iade olunur.


            
Bu madde kapsamına giren mükelleflerin yukarıda yazılı derecelerden hangisine
girecekleri her yılın Mart ayı başına kadar tespit olunur.


            
Geçici Madde 10 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunla eklenen
hükümdür.)


            
Gelir
Vergisi Kanununun bu Kanunla değiştirilen 111 nci maddesinin (B) fıkrası, bu
fıkra kapsamına giren ticaret erbabının 1980 takvim yılı kazançlarına da
uygulanır.


            
Geçici Madde 11 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunla eklenen
hükümdür.)


            
Aynı
Kanunun 88 nci maddesinin ikinci fıkrasında zararların mahsubu için yer alan üç
yıllık süre, 1/1/1981 tarihinden evvelki tarihlerde tespit edilen ve mahsup
edilemeyen zararlar için beş yıl olarak uygulanır.


            
Geçici Madde 12 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunla eklenen
hükümdür.)


            
Gelir
Vergisi Kanununun, bu Kanunla değiştirilen 103 ncü maddesindeki vergi
nispetleri, anılan maddedeki esaslar dahilinde, 1/1/1982 tarihinden başlayarak
beş yıl içinde her yıl için % 1 indirilir.


            
Geçici Madde 15 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunla eklenen
hükümdür.)


            
Gelir
Vergisi Kanununun bu Kanunla değiştirilen 35 nci maddesinin (B) bendinde sözü
geçen Yönetmelik Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanarak en geç1/1/1982
tarihine kadar yürürlüğe konulur.


            
15 – 21/1/1982 tarih ve 2588 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: M.80, M.81)


          
Mükerrer Madde 80  fıkra  bir bent  (1)  – 
(24/12/1980  tarih ve  2361 sayılı Kanunun hükmüdür.) 


            
1.
İktisap şekli ne olursa olsun (İvazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 nci
maddenin birinci fıkrasının 1, 2, 4 ve 7 numaralı bentlerinde yazılı mal ve
hakların, iktisap tarihlerinden başlayarak dört yıl içinde elden
çıkarılmasından doğan kazançlar) Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları
dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkuller, tahsis tarihinde ortak tarafından
satın alınmış sayılır),


            
Bu bent kapsamına giren kazançların 125.000 lirası vergiden müstesnadır. Şu
kadar ki iktisap tarihinden itibaren bir yıl içinde elden çıkarılmasından doğan
kazançlara bu istisna uygulanmaz. (Binaların elden çıkarılmasında bu istisna
her tam yıl için ayrı ayrı uygulanır),


            
Mükerrer Madde 81 fıkra iki bent (1) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Bina ve arazide iktisap bedeli Emlak Alım Vergisine esas olan değere, yapılan
giderlerle ödenen aynı vergi, resim ve harçların eklenmesi suretiyle
hesaplanır.





572


 


            
16 – 31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 18, 21, 24, 31, 40,
68, M.80, M.81, 86, 87, 94, 96, 98, 105, 111, 117, M.117, 119, M.123 Geçici 12)


            
Madde 18 fıkra bir – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müellif,
mütercim, heykeltraş, ressam, bestekar ve mucitlerin ve bunların kanuni
mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, röportaj, karikatür, film,radyo ve
televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, radyo ve
televizyonda yayınlamak veya kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserleri
ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerinde mevcut haklarını devir ve
temliketmek veya kiralamak suretiyle bir takvim yılı içinde elde ettikleri
hasılatın 200.000,– lirası (Yabancı memleketlerde elde edilen hasılatın ayrıca
400.000,– lirası) gelir vergisinden müstesnadır.


            
Madde 21 fıkra bir – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Binaların
mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın
40.000 lirası Gelir Vergisinden müstesnadır.


            
Madde 24 bent (2) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Özel İndirim: Gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde günde (150), ayda meclisi
başkanı ve üyeleri ile denetçilerine, tasfiye memurlarına ve hizmet erbabına
(Harcırah Kanununa tabi olsun olmasın her türlü sözleşmeli personel dahil)
verilen gerçek yol giderlerinin tamamı ile yemek ve yatmak giderlerinin
karşılık verilen gündelikler (Bu gündelikler aynı aylık seviyesindeki Devlet
memurlarına verilen gündeliklerden fazla ise veya Devletçe verilen
gündeliklerin en yüksek haddini aşarsa, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi
tutulur. Fiili yemek ve yatmak giderleri karşılığı yapılan ödemeler de
mukayesede esas alınacak gündeliğin tespitinde nazara alınır.);


            
Madde 31 fıkra bir bent (2) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
2.
Özel indirim: Gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde günde (150), ayda (4.500),
yılda (54.000) lira ayrıca indirilir, (Karı–kocanın ücretli olarak çalışması
halinde genel indirimden istifade etmeyen eşin gerçek ücretinden yapılacak özel
indirim günde (75), ayda (2.250), yılda (27.000) liradır.)


            
Madde 40 bent (6) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
6.
İşletme ile ilgili olmak şartiyle: Bina, arazi, gider, istihlak vergileri,
damga ve belediye resimleri, harçlar ve kaydiyeler gibi aynı vergi, resim ve
harçlar; Madde 68 fıkra bir bent (2) – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
2. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen aydınlatma,
ısıtma, telefon, kırtasiye giderleri, müstahdem ücretleri, işyeri ile ilgili
ayni vergi, resim ve harçlar;


            
Mükerrer Madde 80 fıkra bir bent (2) – (1/5/1981 tarih ve 2574 sayılı
Kanununun hükmüdür.)


            
2.
Her ne şekilde olursa olsun edinilen menkul kıymetlerin (Kurucu hisse senetleriyle
diğer her türlü intifa senetleri dahil) edinme tarihinden önce veya sonra elden
çıkarılmasından sağlanan ve bir takvim yılındaki tutarı 100.000 lirayı aşan
kazançlar,


            
Mükerrer Madde 81 fıkra iki bent (3) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
3.
Menkul kıymetlerin iktisap tarihinden sonra elden çıkarılması halinde, iktisap
tarihinden elden  çıkarma tarihine kadar geçen ilk tam  yıldan
sonraki her





573


 


tam yıl için, istisna düşüldükten sonra
kalan safi kazancın % 40'ı ayrıca indirilir.Yapılacak indirim istisna
düşüldükten sonra kalan safi kazancın % 80'ini geçemez. İktisap tarihinden
elden çıkarma tarihine kadar geçen sürenin hesabında yıl kesirleri nazara
alınmaz. Elden çıkarılan menkul kıymetlerin iktisap tarihleri mükelleflerce
tevsik edilemediği takdirde bu menkul kıymetler iktisap edildikleri yıl içinde
elden çıkarılmış sayılırlar.


            
Madde 86 fıkra bir bent (a) – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
a)
Tam mükellefiyette vergiye tabi gelir:


            
1. Tamamı tevkif yolu ile vergilendirilmiş bulunan ve gayri safi tutarları
toplamı üç milyon lirayı aşmayan ücretler, menkul (mevduat ve tahvilat
faizleriile faizsiz olarak verilen krediler karşılığında alınan kar payları üç
milyonliralık haddin hesabında nazara alınmaz.) ve gayrimenkul sermaye
iratlarından;


            
2. Götürü usulde tespit edilen ticari ve mesleki kazançlarla ücretten veya
gayri safi tutarları toplamı üç milyon lirayı aşmamak şartıyla bunlarla 1 numaralı
bentte sayılanlardan;


            
Madde 87 fıkra bir – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tam
mükelleffiyette, vergiye tabi yıllık gayri safi kazanç ve iratlarının toplamı
üç milyon lirayı aşmayan mükelleflerin bu kazanç ve iratlardan vergisi tevkif
yoluyla kesilmiş bulunan ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarıile
götürü usulde vergilendirilmiş bulunan ticari ve mesleki kazançları ile
ücretlerini beyannameye ithal etmeleri ihtiyaridir. Gelir unsurlarının istisna
hadleri içinde kalan kısımları üç milyon liralık haddin hesabında nazara
alınmaz.


            
Fıkra iki ve üç – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticari,
zirai (götürü gider usulüne göre tespit edilen zirai kazançları için beyanname
verenler hariç) veya mesleki kazançlarını yıllık beyanname ile bildirmek
mecburiyetinde olanlar yukarıda yazılı ihtiyari toplama hakkından
faydalanamazlar.


            
Geliri telif ve patent haklarının kiralanmasından ibaret olup da bu gelirin
tamamı üzerinden tevkif suretiyle gelir vergisi ödemiş olan dar mükellefiyete
tabi kimselerin bu gelirleri için yıllık beyanname vermeleri ihtiyaridir.


            
(31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunla eklenen hükümdür.) Yukarıda yer
alan şartlarla sınırlı olmaksızın vergisi tevkif suretiyle alınmış mevduat
vetahvilat faizleri ile faizsiz olarak verilen kredilere karşılık alınan kar
paylarının beyanı ihtiyaridir.


            
Madde 94 bent (8) – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
8.
Dağıtılsın veya dağıtılmasın kurumların, yabancı memleketlerde elde ettikleri
kazançlar ile Türkiye'de elde ettikleri iştirak kazançları dışında kalan ve
kurumlar vergisinden muaf veya müstesna kazanç ve iratlarından (KurumlarVergisi
Kanununun 8 nci maddesinin 12 numaralı bendine göre vergiden müstesna tutulan
kazançlar üzerinden yapılacak tevkifat sırasında bu kazanç tutarlarına isabet
eden giderler tevkifat matrahından indirilir.)


            
Bent (9) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
9.
Tahvilat faizlerinden;


            
Madde 96 fıkra bir – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi
tevkifatı 94 ncü madde kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan ödemelere
uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç
ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumunda





574


 


gösteren her türlü kayıt ve işlemleri veya
bu istihkakları ödeyenlerin hesaplarına gider kaydedilmesini ifade eder.


            
Madde 98 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
94
ve 96 ncı maddeler gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar, biray
içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile
bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20 nci günü akşamına kadar,
ödeme veya tahakkukun yaptığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine
bildirmeyemecburdurlar. Mevduat faizlerinden kesilecek vergilerin bildirilmesi
için bu süre bir ay uzatılır.


            
Aynı belediye hudutları içinde muhtelif yerlerde yapılan ödemlerin ve
tahakkukların ve bunlara ait vergilerin bir merkezden bildirilmesi caizdir.


            
Çalıştırdıkları hizmet erbabının sayısı ona kadar olan iş verenler, 94 üncü
maddeye göre yapacakları bilcümle tevkifatla ilgili muhtasar beyannamelerini,
bağlı oldukları vergi dairesine evvelden bildirmek şartiyle her ay yerine üç
ayda bir verebilirler.


            
Madde 105 fıkra bir bent (7) – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
7.
94 üncü maddenin 9, 10 ve 11 numaralı bentlerinde yazılı ödemelerden % 25;


            
Fıkra üç – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bakanlar
Kurulu, Vergi tarifesindeki değişikliklere paralel olarak, bu maddede yeralan
tevkifat nispetlerinin herbirinden ayrı ayrı % 50 yi aşmayacaknispetlerde
indirim yapmaya yetkilidir.


            
Madde 111 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A)
Kısmen veya tamamen perakende satış yapan ticaret erbabı ile imalatçıların
gösterdikleri gayri safi kazançlar, Vergi Usul Kanununa göre tespit olunan
ortalama kar hadlerinin perakende satılan emtianın maliyet bedeline
uygulanmasısonucunda bulunacak miktarlara göre düşük bulunduğu ve düşüklük
sebepleri izah olunamadığı takdirde beyan edilen gayri safi kazançlar yerine bu
suretle bulunan miktarlar ikmalen vergi tarhına esas tutulur.


            
B) (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.) Otel, motel,
tatilköyü, pansiyon, bar, pavyon, dansing, gazino, lokanta, kahvehane,
kırbahçesi, plaj, hamam, kuaför salonu, erkek berberi, güzellik salonları,
tamirhaneler ve emsali hizmet işletmeleri sahiplerinden ve her nevi taşıma
işiyle uğraşanlardan, Maliye Bakanlığınca uygun görülen işkolları veya meslek
gruplarında faaliyet gösteren mükelleflerin gösterdikleri gayri safi hasılat,
aşağıda açıklanan esaslara göre tespit edilen yıllık gayri safi hasılata göre
düşük bulunduğu takdirde, beyan olunan gayri safi hasılat yerine bu suretle
tespit edilecek gayri safi hasılat vergi tarhına esas tutulur. Yapılacak
tarhiyat sırasında aşağıda açıklanan esaslara göre tespit edilen gayri safi
hasılattan mükelleflerce tevsik edilen giderler (her nevi işletme giderleri ile
genel giderler) indirilir. Şu kadar ki, bu suretle bulunacak safi kazanç
mükelleflerce tevsik edilen gider toplamının % 20'sinden düşük olduğu takdirde
vergi tarhına esas alınacak miktar, giderler toplamının % 20'sidir. Ancak bu
bent hükmüne göre tarhiyat yapılabilmesi için tespit edilen farklılık nedeniyle
mükelleften izahat istenilmesi ve mükellefin süresi içinde izahat vermemiş
olması veya verdiği izahatın yeterli görülmemesi şarttır.


            
Yukarıda sözü edilen yıllık asgari gayri safi hasılat; iş nevilerine ve
işletmelerin özelliklerine göre 5 derece üzerinden, her derece 5 kademe halinde





575


 


Vergi Usul Kanununun 72 nci maddesinde
yazılı takdir komisyonları tarafından her takvim yılı için müteakip yılın
sonuna kadar tespit olunur. Mükelleflerinbu şekilde tespit edilen derece ve
kademelerden hangisine gireceği Maliye Bakanlığınca belirlenecek esaslara göre
tayin olunur.


            
(24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu maddeye göre
tarhiyat yapılabilmesi için tespit olunacak farkın 10.000 lirayı aşması
gerekir.


            
Madde 117 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen Gelir Vergisi,
mart, temmuz ve kasım aylarında; götürü usulde tespit edilen ticari kazançlar
ile serbest meslek kazançları üzerinden tahakkuk ettirilen Gelir Vergisi ise
nisan, ağustos ve aralık aylarında olmak üzere üç eşit taksitte ödenir. Ancak
götürü usulde tespit edilen ticari ve serbest meslek kazanç sahiplerinden
takvim yılı içinde işe başlayanlar, diledikleri takdirde, münhasıran işe
başladıkları yıla ait olarak ödemeleri gereken Gelir Vergisini bir sonraki
Yılın Gelir Vergisi taksitleriyle birlikte ve üç eşit taksitte ödeyebilirler.


            
Maliye Bakanlığı, gelirlerinin büyük kısmını zirai kazanç, teşkil eden
mükellefler hakkında, lüzum görülen hallerde, iki taksitten fazla olmamak
üzere, muayyen istihsal mıntakaları ve ziraat mahsullerine göre, hususi ödeme
zamanları tayin edebilir.


            
(1/5/1981 tarih ve 2454 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu madde ve mükerrer
117 nci madde uyarınca ödenmesi gereken Gelir Vergisi taksitlerini Kanuni
süresinin ilk haftası içinde ödeyen mükelleflerde ödenmesi gereken verginin%
1'i, ikinci haftasında ödeyen mükelleflerde ise % 0,5'i nisbetinde indirim
yapılır. Bu indirim, vadesinden önceki taksit süresi içinde ödenen Gelir
Vergisi taksitleri hakkında da % 2 nispetinde uygulanır.


            
Mükerrer Madde 117 – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gerçek
usulde Gelir Vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı;
bir önceki vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyanname üzerinden
hesaplanan mahsuplardan önceki Gelir Vergisinin ticari veya mesleki kazanca
isabet eden kısmının yüzde otuzunu beyannamede göstermek suretiyle vecari vergilendirme
döneminin Gelir Vergisine mahsup edilmek üzere, bir öncekidönemin Gelir Vergisi
ile birlikte normal taksit süreleri içinde üç eşit tak–sitte peşin vergi olarak
öderler. Şu kadar ki, bu suretle peşin olarak ödenecekmiktar ticari kazanç
sahipleri için 30.000 liradan, serbest meslek erbabı için 50.000 liradan az ve
üçmilyon liradan çok olamaz.


            
18 ve 42 nci madde kapsamına giren kazançlarla noterlik görevini ifa ile
mükellef olanların ve ev pansiyonculuğu ile iştigal edenlerin bu işlerden
sağladıkları kazançlar peşin verginin hesabında nazara alınmaz.


            
Peşin ödemede aile reisi beyanı esas alınır.


            
Takvim yılı içinde işe başlayan ticari ve mesleki kazanç sahiplerinin
peşinvergileri asgari peşin verginin işe başlanılan ay hariç tutulmak suretiyle
hesaplanan ve çalışılan aylara isabet eden miktarıdır. Takvim yılı içinde işi
bırakanların peşin vergileri ise, beyanname üzerinden yüzde otuz esasına göre
hesaplanan peşin verginin işin bırakıldığı ay tam sayılmak suretiyle
hesaplananve çalışılan aylara isabet eden miktardır.





576


 


            
Mükelleflerin yukarıda belirtilen esaslara göre peşin ödeme beyanında
bulunmamaları halinde, vergi dairesi tarafından hesaplanan peşin vergi
kendilerine bildirilir. Mükelleflerin beyanname vermemeleri halinde ise, geçmiş
takvimyılında ödenen peşin vergiden az olmamak üzere asgari peşin verginin iki
katıvergi dairesi tarafından mükelleflere tebliğ edilir. Bu şekilde tarh ve
tahakkuk ettirilen peşin vergiye ayrıca ceza uygulanmaz.


            
Peşin vergiye yapılacak itirazlar tahakkuk ve tahsili durdurmaz.


            
Cari vergilendirme dönemi içinde elde edilen ticari ve mesleki kazanç üzerinden
tevkif edilmiş bulunan Gelir Vergisi (42 nci maddede belirtilen kazançlardan
yapılan tevkifatlar hariç) belgelendirilmek şartiyle peşin vergiye mahsup
edilir. Bu şekilde peşin ödenecek vergiye bu yolla mahsup edilen vergi,
beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisine ayrıca mahsup edilmez.


            
Mükelleflerin bu madde uyarınca peşin olarak ödedikleri vergiler, ilgili takvim
yılına ait beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisine mahsup edilir.
Mahsubu yapılan miktarın hesaplanan Gelir Vergisinden fazla olması halinde,
aradaki fark müteakip döneme ilişkin olarak ödenmesi gereken peşin vergiye
mahsup edilir. Bu iki mahsuba rağmen arta kalan kısım var ise, bu meblağ vergi
dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir
yıl içinde müracaatı üzerine kendisine ret ve iade olunur.


            
Peşin ödemeye ilişkin diğer her türlü esas ve usuller Maliye Bakanlığı
tarafından tespit edilir.


            
Madde 119 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


               
Vergi tevkifatının yatırılması:


            
94 ve 96 ncı maddeler gereğince yapılan vergi tevkifatı, vergi kesenler
tarafından beyanname verecekleri süre içinde bağlı bulundukları vergi dairesine
yatırılır.


            
Mükerrer Madde 123 – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 13, 18, 46, 47, 48 ve 53 ncü maddelerinde yer
alan maktu hadleri ve miktarları % 100'e kadar artırmaya Bakanlar Kurulu
yetkilidir.


            
Geçici Madde 12 bent (B) – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
B)
1983 takvim yılına ait Gelir Vergisine tabi gelirler;


            
  1.000.000 liraya
kadar                                                                                            
% 35


            
  3.000.000 liranın 1.000.000 lirası için 350.000 lira;
fazlası                                  
% 40


            
  5.000.000 liranın 3.000.000 lirası için 1.150.000 lira;
fazlası                               
% 48


            
10.000.000 liranın 5.000.000 lirası için 2.110.000 lira;
fazlası                               
% 58


            
15.000.000 liranın 10.000.000 lirası için 5.010.000 lira;
fazlası                             
% 63


            
25.000.000 liranın 15.000.000 lirası için 8.410.000 lira;
fazlası                             
% 73


            
25.000.000 liradan fazlasının 25.000.000 lirası için 15.710.000 lira;
fazlası         % 65


            
17 – 4/1/1984 tarih ve 2970 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 105)


            
Madde 105 fıkra üç – (13/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bakanlar
Kurulu bu maddede yer alan tevkifat nispetlerinin her birini ayrı ayrı yarısına
kadar indirmeye veya yukarıdaki nispetleri aşmayacak surette yeniden tespit
etmeye yetkilidir.





577


 


            
18 – 18/4/1984 tarih ve 2995 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 91, 113, 114, 115,
116, M.116)


            
Madde 91 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
beyanname, mükellefin kimliğine, şahsi ve medeni durumuna, gelir ve giderlerine
ve 42–44 üncü 114 üncü maddelere göre yapılacak bildirimlere ait malümatı ve bu
kanunun uygulanması bakımından lüzumlu sair malümatı ihtiva eder.


            
Yukarıda yazılı esaslar dahilinde, yıllık beyannamelerin şekil, muhteva ve
ekleri Maliye Bakanlığınca tertip ve tanzim olunur. Mükellefler beyanlarını bu
beyanname ile yapmaya veya bu beyannamelerde yazılı bilgilere mütenazır olarak
bildirmeye mecburdurlar.


            
(26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.) Tam mükellefiyete tabi
olanların (Geliri, götürü gider usulüne göre tesbit edilen zirai kazançlarla
sair kazanç ve iratlardan ibaret olanlar, 87 nci madde gereğince ihtiyari toplamahakkından
faydalanan menkul ve gayrimenkul sermaye iradı sahipleri ve ücret erbabı hariç)
yıllık beyannamelerinde gösterecekleri gider bildirimleri şunlardır:


            
1. İşyeri dışında kalan yerler için ödenen kiralar,


            
2. Sayfiye giderleri (Yol giderleri dahil),


            
3. Özel otomobil vesair kara, su ve hava taşıtları ve bunların takribi
giderleri (Bunlar için ödenen vergi, resim ve harçlar dahil),


            
4. Hizmetçi, mürebbiye, şoför ve bahçıvan gibi özel hizmetlerde çalıştırılanların
sayısı ve bunların takribi giderleri,


            
5. Öğrenim giderleri (Kati miktarı bilinmiyorsa takribi miktarı),


            
6. Geçim, ısıtma, aydınlatma, telefon giderleri ile dernek ve kulüplere ödenen
aidatların gerçek miktarları, gerçek miktarları bilinmiyorsa takribi miktarları
(İşletmede istihsal olunan zirai mahsullerden teşebbüs sahibi ile eşi ve
velayet altındaki çocukları tarafından istihlak edilenler hariç),


            
(26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunla eklenen hükümdür.)


            
Yukarıki
bendlerde yazılı giderler, eş ve çocuklarla diğer kimseler için yapılan
giderler de dahilolmak üzere bir takvim yılı içinde yapılan giderlerdir.


            
Ticari kazançlarını bilanço esasına göre tesbit eden mükellefler, beyannamelerine
bilanço, kar ve zarar cetveli bağlamaya ve emtia üzerine iş yapan ticaret
erbabı bu hesapların muvazenelerini gösterir malümatı beyannamelerine
dercetmeye veya ayrı bir cetvel halinde beyannamelerini raptetmeye
mecburdurlar.


            
Beyannamelerine dahil kazanç ve iratları üzerinden tevkif suretiyle vergi
ödemiş olanlar, vergi kesenlerin ad ve soyadlarını ve varsa ticaret unvanlarını
ve kendilerince malüm ise adreslerini, kesilen vergilerin miktarlarını
gösterirbir cetveli beyannamelerine bağlarlar.


            
Adi ve kollektif şirket ortakları ile komandit şirketlerde komanditeler
beyannamelerine şirketin bilançosunu, kar ve zarar cetvelini veya işletme
hesabı hulasasını bağlarlar ve şirket mukavelesine göre sermayelerini, şirket
karındaki hisselerini beyannamelerinde ayrıca gösterirler.


            
Madde 113 fıkra bir – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükelleflerce
yıllık beyannamede gösterilen veya vergi incelemeleri sırasında tespit olunan
gelir, mükelleflerce  ildirilen  veya  vergi  incelemeleri
sırasında





578


 


tespit olunan 91 nci maddeye göre beyanı
mecburi giderlerin toplamından düşük bulunduğu ve düşüklük miktarı 10.000
lirayı aştığı takdirde, 10.000 lirayı aşankısmı; beyannamenin ilgili bulunduğu
dönem içinde elde edilmiş ve vergisi ödenmemiş gelir sayılır ve bu miktar
üzerinden ikmalen vergi tarh olunur.


            
Fıkra iki ve üç – (26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Şu
kadar ki, incelemede noksan görülen ve kesin miktarı maddi delillere göre
tesbit edilemiyen gider unsurlarının miktarı Takdir Komisyonunca tayin olunur.


            
Bu hükme göre tarhiyat yapılabilmesi için beyannamede gösterilen giderlerin
incelenmesi ve giderlerdeki fazlalığın servetten yapılan harcama ile, borçla
veya başka bir kaynaktan karşılandığının mükellef tarafından inceleme
sırasındaizah olunamaması şarttır.


            
Madde 114 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yıllık
beyanname vermek mecburiyetinde bulunan gerçek kişiler, her yıl verecekleri
gelir beyannamelerinde 116 ncı maddede yazılı servet unsurlarını bildirmeye
mecburdurlar.


            
(31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ancak, dar
mükellefiyete tabi olanlarla beyan edilecek gelirleri ücretten, götürü usulde
tespit edilenticari ve mesleki kazançlardan; götürü gider usulüne göre tespit
olunan zirai kazançlardan, gayrimenkul sermaye iratlarından, sair kazanç ve
iratlardan, bunların bir kaçından veya hepsinden ibaret olanlar servet beyanına
tabi değildir.


            
Şu kadar ki, servet beyanlarını incelemeye yetkili olanlar, vergi incelemeleri
sırasında lüzum gördükleri takdirde, bu maddeye göre servet beyanında bulunmak
zorunda olmayanlardan da geçmiş iki yıla ilişkin olarak servet beyanında
bulunmalarını isteyebilirler. Yazılı olarak yapılan talebe rağmen servet
beyanında bulunmayanlar hakkında Vergi Usul Kanununun 358 ve 360 ncı maddeleri
hükümleri uygulanır.


            
Madde 115 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu
bölüm hükümlerine göre bildirilen veya maddi delillere dayanılarak tespit
edilen servetin toplam değeri, bir evvelki yıl beyannamesinde gösterilen
veyamaddi delillere dayanılarak tespit edilen servetin değerinden fazla olduğu
ve bu fazlalık, iki beyanname arasındaki süre içinde beyan olunan (ikmalen veya
resen matrah tespitleri yapılmışsa bu tespitler ayrıca nazara alınır.) gelir
toplamını aştığı takdirde aşan miktar, gelir beyannamesinin taalluk ettiği
devre içindeelde edilmiş ve Gelir Vergisi ödenmemiş gelir sayılır.


            
Bu suretle tespit olunan gelir üzerinden taalluk ettiği yıl için ikmalen vergi
tarh edilir.


            
Bu hükme göre ikmalen tarhiyat yapılabilmesi için:


            
1. Servetteki artışın, Gelir Vergisine tabi gelir unsurlarının dışındaki
kaynaklardan tevellüt ettiğinin mükelleflerce izah ve ispat edilememiş olması,


            
2. (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.) Servet
beyanlarının Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları, Maliye Müfettiş ve Hesap
Uzman Muavinleri ile Gelirler Kontrolörleri tarafından incelenmiş bulunması,


            
Şarttır.


            
Bu madde gereğince yapılacak tarhiyat dolayısiyle mükellefler adına kaçakçılık
cezası kesilmez.





579


 


            
Mükelleflerce yapılmış servet beyanları, ilk defa servet beyannamesi vermeye
mecbur oldukları yıldan evvelki devrelerle ilgili hiçbir muameleye mesnet
teşkil etmez.


            
Madde 116 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Servet
beyanında aşağıda yazılı servet unsurları gösterilir:


            
I – Ticari, sınai, zirai ve mesleki işlere tahsis edilen sermaye ile ortaklık
ve iştirak hisseleri:


            
1. Ticari, sınai, zirai ve mesleki işlere ve işletmelere dahil bilümum
kıymetlerin (Alacaklar ve borçlar dahil) cins ve nevileri ile mukayyet
değerleri;


            
2. Ortaklık ve iştirak hisseleri (İştirak edilen müesseseler ile herbirindeki
hisse miktarı ve mukayyet değerleri, hisse nakitten gayri kıymetlerden terekküp
ediyorsa miktarları ile birlikte cins ve nevileri.)


            
II – I numaralı fıkra şümulü dışında kalan:


            
1. Gayrimenkul mallarla gayrimenkul olarak tescil edilen haklar (Cinsi,
bulunduğu ve kayıtlı olduğu mahal, sicil veya bina vergisi hesap numarası,
hisse miktarları, maliyet bedelleri, alım, inşa, tescil ve intikal tarihleri);


            
2. Esham ve tahvilat (Cinsi, nev'i, miktarı, herbirinin satınalma bedelleri,
satınalma tarihleri);


            
3. Mevduat kabul eden müesseselerdeki para mevcudu (Bulunduğu müesseseler
itibariyle);


            
4. Mevduat dışındaki para mevcudu (Yerli veya yabancı);


            
5. Sikke veya külçe halindeki altın ve diğer kıymetli madenler mevcudu (Cinsi,
nevi ve miktarları veya sikletleri ile satınalınma bedelleri, satınalma veya
intikal tarihleri);


            
6. Mücevherat (Cinsi, nev'i, miktarı, satınalma bedelleri, satınalma
veyaintikal tarihleri);


            
7. Kara, deniz ve hava taşıma vasıtaları (Cinsi, nev'i, miktarı, satınalma
bedelleri, satınalma veya intikal tarihleri);


            
8. Alacaklar (Miktarı, borçluların adı, soyadı ve adresleriyle alacakların
senetli veya senetsiz oldukları);


            
9. Borçlar (Miktarı, alacaklıların adı, soyadı ve adresleriyle borçların
senetli veya senetsiz oldukları).


            
(24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.) II numaralı fıkranın
5 ve 6 numaralı bentlerinde yazılı servet unsurlarından her bende dahil
olanların toplamı ayrı ayrı 50.000 lirayı aşmadığı takdirde beyanı ihtiyaridir.


            
Servet unsurlarının değer veya bedelleri mevcut değilse veya bilinmemekte ise
gerçek bedel veya değerleri yerine bunların mükelleflerce tahmin olunan
değerleri yazılabileceği gibi, mükellefler Vergi Usul Kanununun 267 nci
maddesinegöre bedel takdirini de istiyebilirler.


            
Yapılan vergi incelemelerinde mükelleflerin tahmininin hatalı olduğu tesbit
edilirse, tesbit olunan bedel esas alınmakla beraber bu tahmin hatasından
dolayı mükellefler adına ceza kesilmez.


            
Aile topluluğuna dahil eş ve çocukların servetleri beyannamede ayrı ayrı
gösterilir.





580


 


            
Servet beyannamesinde yukarıda yazılı mal ve kıymetlerden bu beyannamenin
taallük ettiği devrenin son gününde Türkiye içinde ve dışında mevcut
bulunanları gösterilir.


            
Servet beyannamelerinin şekli ve servet unsurları dışında kalan başkaca ne gibi
bilgileri ihtiva edeceği Maliye Bakanlığınca tayin ve tesbit olunur.


            
Mükerrer Madde 116 fıkra dokuz – (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Vergi
incelemeleri ile saptanan matrah farkları üzerinden veya 111, 112, mükerrer
112, 113 ve 115 inci maddelere göre yapılacak tarhiyat, tarhiyata konu olacak
farkların bu maddeye göre hesaplanan geliri veya bu gelire isabet edenvergiyi
aşan kısmına inhisar eder. Şu kadar ki, bu maddenin veya 113 ve 115 inci
maddenin uygulanmasında (Vergi incelemeleriyle beyanı zorunlu giderlerin
dahayüksek olduğunun belirlenmesi durumu hariç) mükelleflerce 91 inci madde
uyarınca beyan edilen ve hayat standardı göstergeleri arasında yer alan
unsurlara ilişkin gider tutarları, bu maddede belirtilen tutarlara göre düşük
ise maddedeki tutarlar; yüksek ise beyan edilen tutarlar esas alınır.


            
19 – 4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş
olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 18, 22, 23, 24, 31, 32, 33, 34,
E2, E4, 38, 40, 46, 51, 57, 61,63, 70, 73, 75, 77, M 80, M 81, 85, 86, 87, 89,
93, 94, 103, 105, M.112, M.116, M.122, M.123)


            
Madde 18 fıkra bir – (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müellif,
mütercim, heykeltraş, ressam, bestekar ve mucitlerin ve bunların kanuni
mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, röportaj, karikatür, film, radyo ve
televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, radyo ve
televizyonda yayınlamak veya kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserleri
ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerinde mevcut haklarını devir ve
temlik etmek veya kiralamak suretiyle bir takvim yılı içinde elde ettikleri
hasılatın 300.000 lirası (Yabancı memleketlerde elde edilen hasılatın ayrıca
600.000 lirası) Gelir Vergisinden müstesnadır.


            
Fıkra iki – üç – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Eserlerin
neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında
alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.


            
Yukarıda yazılı kazançların arızi olarak elde edilmesi istisna hükmünün
uygulanmasına engel teşkil etmez.


            
Madde 22 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Özel
kanunlarla veya Devletin, kanunların verdiği yetkiye dayanarak aktettiği
mukavelelerle her türlü vergiden istisna edilmiş olan menkul kıymetlerin faiz,
kar payı ve ikramiyeleri ile döviz tevdiat hesapları için ödenen faizler Gelir
Vergisinden müstesnadır.


            
Madde 23 bent (9) – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
9.
Genel olarak maden işletmelerinde ve fabrikalarda çalışan işçilere ve özel
kanunlarına göre barındırılması gereken memurlarla müstahdemlere konuttedariki
ve bunların aydınlatılması, ısıtılması ve suyunun temini suretiyle sağlanan
menfaatler ile mülkiyeti işverene ait olup vergi değerleri iki milyon lirayı
aşmayan gayrimenkullerin hizmet erbabına konut olarak tahsisi suretiyle
sağlanan menfaatler.





581


 


            
Madde 24 bent (3) – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3.
Kazai veya idari kararlara dayanarak tanıklara ve bilirkişilere verilen
ücretleri.


            
Madde 31 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tam
mükellefiyete tabi gerçek kişiler aşağıda yazılı indirimlerden yararlanırlar.


            
1. Genel indirim: Mükelleflerin günde (20), ayda (600), yılda (7.200) lirayı
aşmayan gelirleri vergiye tabi tutulmaz. Mükellef evli ise, bu miktara eş için
günde (15), ayda (450), yılda (5.400) lira, çocukların her biri için günde
(5),ayda (150), yılda (1.800) lira ilave edilir.


            
2. (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun hükmüdür.) Özel indirim:
Gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde günde (150), ayda (4.500) yılda (54.000)
liraayrıca indirilir.


            
(4/1/1981 tarih ve 2970 sayılı Kanunla eklenen hükümdür.) Bakanlar
Kurulu, özel indirim tutarlarını on katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu
yetki, kalkınma planı ve yıllık programlarda özel önem taşıdığı belirtilen
sektörler ile kalkınmada öncelikli bölgelerde fiilen çalışanların ücretleri
için farklı özel indirim tutarları tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir.


            
3. (1/5/1981 tarih ve 2454 sayılı Kanunun hükmüdür.) Sakatlık İndirimi:
Çalışma gücünün asgari % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece
sakat, asgari % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat,
asgari % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır
ve aşağıda belirtilen sakatlık indiriminden faydalanırlar.


            
Sakatlık indirimi aile reisi için tespit edilen özel indirim tutarının;


            
– Birinci derece sakatlar için dört katı,


            
– İkinci derece sakatlar için iki katı,


            
– Üçüncü derece sakatlar için bir katıdır.


            
Sakatlık derecelerine göre tespit edilecek indirimler, genel ve özel indirim
toplamına eklenerek hizmet erbabının ücretinden indirilir.


            
Sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller
Maliye, Sağlık ve Sosyal Yardım ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarınca bu konuda
müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile tespit edilir.


            
Madde 32 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
31 nci maddede yazılı genel indirim hadlerinin tayininde mükellefin, gelirin
elde edildiği takvim yılı başındaki medeni hali ve aile durumu esastır.


            
Şu kadar ki, takvim yılı içinde bu durumda mükellef lehine husule gelen
değişiklikler ayrıca nazara alınır.


            
Genel indirimin uygulanmasında her ne suretle olursa olsun, evlilik bağı
kalkmış olanların gelirlerine, ilk çocuk için eşe, diğer çocukların herbiri
için 31 nci maddede yazılı çocuklara ait indirim miktarları uygulanır.


            
31 nci madde ile bu madde gereğince hesaplanacak genel indirim 3 çocuklu evli
mükelleflere ait indirim miktarlarını geçemez.





582


 


            
Madde 33 fıkra bir – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yukarıdaki
maddelerde sözü edilen çocuk tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef
tarafından bakılan (nafaka verilmek suretiyle bakılanlar dahil) 18 yaşını veya
tahsilde olup, 25 yaşını doldurmamış evlatları (evlat edinilenlerile ana ve
babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturan ve gelirvergisine
tabi bulunmayanlar dahil) ifade eder.


            
Fıkra üç ve dört – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Nafakanın
ana ve babaya müştereken tahmil edilmesi halinde, çocuk, bunlardan hangisinin
velayeti altında ise onun indirim haddinin tayininde nazara alınır.


            
Daimi malüliyete düçar olduğu resmi bir hastanenin heyeti sıhhiyesi raporiyle
tevsik olunan muhtaç evlatlar hakkında yaş haddine bakılmaz.


            
Madde 34 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aile
reisi beyanlarında indirim, beyan edilen gelire uygulanır.


            
Aile reisi tarafından kendisinin, eşinin veya çocuklarının geliri dolayısıyla
beyanname verilmesine mahal olmadığı hallerde indirim; vergiye tabi gelirivarsa
aile reisinin bu gelirine, aile reisinin geliri yoksa, eşine ait gelire, eşinin
de geliri mevcut değilse çocuklarından herhangi birine ait gelire uygulanır.


            
(31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.) Aile reisinin,
eşinin ve çocuklarının her birinin gerçek usulde vergiye tabi ücret gelirine
ayrıca 31 nci maddede yer alan özel indirim ve varsa sakatlık indirimi
uygulanır.


            
İndirimin bu fıkra hükmüne göre eş veya çocuklara ait gelire uygulanması
halinde de indirim miktarı aile reisinin durumuna göre tayin olunur.


 


SEKİZİNCİ
BÖLÜM


            
Ek Madde 2 fıkra bir bent (4, 5 ve 6) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
4.
Yapılan yatırım en az 20.000.000 lira (Devlet Planlama Teşkilatının hazırladığı
bölge kalkınma planının şümulüne giren yatırımlarla memleket ekonomisi
bakımından ayrı bir önem ve özellik arz ettiği Yüksek Planlama Kurulu tarafından
kabul edilen faaliyet kollarında 10.000.000 ve genel olarak
ziraattekiyatırımlarda 4.000.000 lira) olmalıdır.


            
5. Yatırıma başlamadan önce Devlet Planlama Teşkilatına başvurularak lüzumlu
bilgi ve belgelerin tevdi edilmiş ve yukarıda belirtilen şartların mevcudiyeti
tasdik edilmiş bulunmalıdır.


            
Araştırma, plan ve proje masrafları ile arazi temini için yapılan giderler
hariç olmak üzere, yatırımla ilgili her türlü harcamalar yatırıma başlandığını
gösterir.


            
6. Yatırım, tasdik edilmiş bulunan şartlar ve süreler dahilinde yapılmış
olmalıdır.


            
Tasdik edilen şartlarda husule gelecek değişikliklerin ve sürelerde vuku
bulacak gecikmelerin, vukuundan itibaren 1 ay içinde Devlet Planlama
Teşkilatına bildirilmesi ve onayının alınması şarttır. Devlet Planlama
Teşkilatı, iktisadi veya teknik zaruretlerle veya mücbir sebeplerden ileri
gelen değişiklik ve gecikmeleri kabul edebilir.





583


 


            
Müracaatın zamanında yapılmaması veya değişiklik ve gecikmelerin kabul
edilmemesi halinde, evvelce yapılan tasdik hükümsüz addolunur. Tasdik edilen
şartlarda ve sürelerde bir defadan fazla değişiklik veya gecikme vukua gelmesi
halinde, yukarıdaki bentlerde belirtilen usul ve esaslara uyularak yeniden
yatırım indirimi belgesi alınması mecburidir.


            
Ek Madde 4 fıkra iki ve üç – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Her
yatırım için faydalanılacak indirim tutarı, o yatırım içerisinde yer alan
indirimden yararlanabilecek aktif değerlerin kıymetleri toplamına,
yatırımindirimi belgesinde yazılı olan indirim nispetinin uygulanması suretiyle
hesaplanır.


            
Birden fazla yatırım indirimi belgesi almış mükelleflerin safi kazancının
kıfayetsizliği sebebiyle önceki yıllarda tamamen uygulanmamış olan eski
yatırımlarla ilgili müdevver indirim tutarlarının mevcut bulunması halinde,
evvela bu indirimler uygulanır, ondan sonra yeni yatırımlara müteallik
indirimlerin uygulanmasına başlanır.


            
Madde 38 fıkra üç – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticari
bilançoya dahil olup iratları vergiden müstesna bulunan menkul kıymetlerin
iratları ticari kazançtan indirilir.


            
Madde 40 bent (5) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5.
İşletmeye dahil olup sadece işte kullanılan taşıtların amortismanları ile
giderlerinin tamamı;


            
Madde 46 fıkra iki – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu
suretle tespit olunacak safi kazançlar 225 bin lirayı geçemez. Şu kadar ki,
tespit olunacak safi kazanç,


            
– Beşinci dereceye giren mükellefler için 50.000


            
– Dördüncü dereceye giren mükellefler için 75.000


            
– Üçüncü dereceye giren mükellefler için 100.000


            
– İkinci dereceye giren mükellefler için 150.000 liradan az olamaz.


            
Birinci dereceye giren mükellefler için bu miktar 225.000 liradır. Belediye
teşkilatı bulunmayan köylerdeki götürü mükellefler için bu miktarlar 1/3
oranında uygulanır.


            
Fıkra üç – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Birinci
dereceye giren mükellefler için bu miktar 225.000 liradır. Münhasıran belediye
teşkilatı bulunmayan köylerde işyeri bulunan ve faaliyet icra edengötürü
mükellefler için bu miktarlar 1/3 oranında uygulanır.


            
Madde 51 bent (8) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
8.
Tavassut işi yapanlar.


            
Madde 57 bent (11) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


               
11. İşletmeye dahil olup sadece işte kullanılan taşıtların
amortismanlarıile giderlerinin tamamı.


            
Madde 61 fıkra üç bent (5) (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
5.
Bilirkişilere, eksperlere, spor hakemlerine ve her türlü yarışma jürisi
üyelerine ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler;


            
Madde 63 fıkra bir bent (3) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
3.
Emekli aidatı ve sosyal sigorta primi
kesilmiyen hallerde, ücretin % 5' ini geçmemek şartiyle, hayat, ölüm, kaza,
hastalık, sakatlık ve işsizlik gibi şahıs sigor-





584


 


taları için hizmet erbabı tarafından
doğrudan doğruya veya vasıta ile ödenen primler (Sigortanın Türkiye'de kain
veya Türkiye'de temsil edilen bir şirket nezdinde akdedilmiş olması şartiyle.)


            
Madde 70 fıkra bir bent (5) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
5.
Arama, işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları ihtira beratı, alametifarika,
marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan ilesinema ve
televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, sanayi ve ticaret ve bilim
alanlarında elde edilmiş bir tecrübeye ait bilgilerle gizli bir formül veyabir
imalat usulü üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı gibi haklar (Bu
hakların kullanılması için gerekli malzeme ve teçhizat bedelleri de gayrimenkul
sermaye iradı sayılır);


            
Bent (8) – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunla eklenen hükümdür.)


            
8. Motorlu nakil ve cer vasıtaları ile her türlü motorlu araç, makina ve
tesisat.


            
Fıkra iki ve üç – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yukarıda
yazılı mallar ve haklar ticari veya zirai bir işletmenin bilançosuna dahil
bulunduğu takdirde bunların iratları ticari ve zirai kazancın tesbitine
müteallik hükümlere göre hesaplanır.


            
Tüccarlara ait olsa dahi, bilançoya dahil bulunmayan gayrimenkullerle haklar
hakkında bu bölümdeki hükümler uygulanır.


            
Madde 73 fıkra bir – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kiraya
verilen mal ve hakların kira bedelleri emsal kira bedelinden düşükolamaz.
Bedelsiz olarak başkalarının intifaına bırakılan mal ve hakların emsal kira
bedeli, bu mal ve hakların kirası sayılır. Bina ve arazide emsal kira bedeli,
yetkili özel mercilerce takdir edilmiş kirası, bu suretle takdir edilmiş kira
mevcut değilse, Vergi Usul Kanununa göre belirlenen vergi değerinin % 7'sidir.
Diğer mal ve haklarda emsal kira bedeli, bu mal ve hakların maliyet bedelinin,
bu bedel bilinmiyorsa, Vergi Usul Kanununun servetlerin değerlenmesihakkındaki
hükümlerine göre belli edilen değerlerinin % 10'udur.


            
Fıkra iki bent (2) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Gayrimenkullerin mal sahiplerinin usul veya füruunun ikametine tahsis edilmesi
(Usul veya fürudan her birinin ikametine birden fazla konut tahsisedilmişse bu
konutların yalnız birisi hakkında emsal kira bedeli hesaplanmaz);


            
Madde 75 fıkra iki bent (2, 4, 5, 6, 11 ve 12) – (24/12/1980 tarih ve 2361
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
İştirak hisselerinden doğan kazançlar (Limited şirket ortaklarının ve
komanditerlerin kar payları ile kooperatiflerin dağıttıkları kazançlar bu
zümreye dahildir. Kooperatiflerin ortakları ile yaptıkları muamelelerden doğan
karların ortaklara, kooperatifle yaptıkları muameleler nispetinde tevzii,
kazanç dağıtımı sayılmaz).


            
Adi komandit şirketlerde komanditerlerin kar payları, şirket karının ilişkin
bulunduğu takvim yılında elde edilmiş sayılır.


            
4. Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yıllık veya özel beyanname veren dar
mükellefiyete tabi kurumların ticari bilançolarına göre doğan kardan Kurumlar
Vergisi düşüldükten sonra kalan kısım;





585


 


            
5. Her nevi tahvil faizleri (yıllık ödeme faizle birlikte tahvilin itfa
bedelini de ihtiva ettiği takdirde tahvilin itfa edilen kısmı irat sayılmaz.);


            
6. Her nevi alacak faizleri (adi, imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarlacari
hesap alacaklarından doğan faizler. Hazine tahvili ve bonoları da dahil olmak
üzere kamu tüzelkişilerince borçlanılan ve senede bağlanmış olan meblağlar için
verilen faizler dahil);


            
11. 77 nci maddede yazılı vergi alacağı;


            
12. Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları.


            
Madde 77 – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tam
mükellefiyete tabi kurumlarca ödenen Kurumlar Vergisinin yarısı bu kurumlardan
kar payı alan:


            
1. Tam mükellefiyete tabi gerçek kişilerin,


            
2. Gelir ve Kurumlar Vergisinden muaf tutulanların,


            
3. Kollektif ve adi komandit şirketlerin,


            
4. Eshamlı komandit şirketlerin komandite ortaklarının.


            
Vergi alacağını teşkil eder.


            
Vergi alacağı kurumlarca yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentlerdeyazılı gerçek ve
tüzel kişilere dağıtılan kar payları ile eshamlı komandit şirketlere dağıtılan
kar paylarından bu şirketlerin komandite ortaklarına isabet eden kısmının 1/3'ü
olarak hesap ve kabul edilir.


            
Mükerrer Madde 80 fıkra bir bent (2) – (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Her ne şekilde olursa olsun iktisap edilen menkul kıymetlerin (kurucu hisse
senetleriyle diğer her türlü intifa senetleri dahil) iktisap tarihindenitibaren
bir yıl içinde veya iktisaptan evvel elden çıkarılmasından sağlanan kazançların
bir takvim yılındaki tutarının 100.000 lirayı aşan kısmı,


            
Mükerrer Madde 81 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunla eklenen
hükmüdür.)


            
Değer
artışında safi kazanç, elden çıkarılan mal ve hakların iktisap bedeli ile,
elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para iletemsil
edilebilen her türlü menfaatlerin tutarı arasındaki müspet farktır. Hasılatın
ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme
ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur.


            
Bu maddenin uygulanmasında mal ve hakların iktisap bedeli, bunların iktisapedilmesi
için yapılan her türlü ödemelerin giderlerin ve ödenen vergi, resim veharçların
toplamını ifade eder. Şu kadar ki;


            
2. Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasında iktisap bedelinin tevsik edilememesi
halinde Vergi Usul Kanununun 266 ncı maddesinde yazılı itibari değer iktisap
bedeli olarak alınır. İvazsız olarak iktisap edilen menkul kıymetlerin elden
çıkarılmasında iktisap bedeli Veraset ve İntikal Vergisine esas olan matraha
buiktisap dolayısiyle ödenen vergilerin eklenmesiyle bulunan miktardır.


            
4. (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ticari kazancı
bilanço esasına göre tespit edilen işletmelerde iktisap bedeli yerine son
bilançoda yazılı değerler esas tutulur.


            
Madde 85 fıkra iki – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İstisna
hadleri içinde kalan kazanç ve iratlar için beyanname verilmez (31 nci
maddedeki indirimler istisnadan madut değildir.)





586


 


            
Madde 86 bent (a) alt bent (1 ve 2) – (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
1. Ücretlerden (Birden fazla işverenden ücret alan ve ücretlerinin yıllık
gayrisafi tutarları toplamı üç milyon lirayı aşan hizmet erbabının ücretleri
hariç);


            
2. Tamamı tevkif yolu ile vergilendirilmiş bulunan ve gayrisafi tutarları
toplamı üç milyon lirayı aşmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarından.


            
Madde 87 fıkra bir ve iki – (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Tam
mükellefiyette, vergiye tabi yıllık gayrisafi kazanç ve iratlarının toplamı üç
milyon lirayı aşmayan mükelleflerin bu kazanç ve iratlarından vergisi tevkif
yoluyla kesilmiş bulunan ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarıile
götürü usulde vergilendirilmiş bulunan ticari, mesleki kazançlarını ve
ücretlerini beyannameye ithal etmeleri ihtiyaridir.


            
Ücretler (Birden fazla işverenden ücret alan ve ücretlerinin yıllık gayrisafi
tutarları toplamı üç milyon lirayı aşan hizmet erbabının ücretleri hariç),
götürü usulde tespit olunan ticari vemesleki kazançlar ile kazanç ve iratların
istisna hadleri içinde kalan kısımları üç milyon liralık haddin hesabında
nazara alınmaz.


            
Madde 89 bent (1) – (31/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, sakatlık, hastalık,
analık, doğum, tahsil gibi şahıs sigortalarının primleri (Her sigortalı için
yılda 3.000 lirayı aşmamak, gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olmak,
beyannameye alınmış ücretler varsa bunların safi miktarlarının hesaplanması
sırasında ayrıca indirilmemiş bulunmak şartlariyle; eşlerin ve çocukların kendi
gelirleri için ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait sigorta primleri
aile reisi gelirinden indirilmez.)


            
Dar mükellefiyete tabi olanlar sigorta primi indirimi yapamazlar.


            
2. (13/7/1967 tarih ve 903 sayılı Kanunun hükmüdür.) Genel bütçeye dahil
dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idareleri ile belediyelere,
köylereve kamu menfaatlerine yararlı derneklere ve Türk Kanunu Medenisi
gereğince kurulan vakıflara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar.
(Bir takvim yılı içinde yapılan bağış ve yardımların toplamı o yıla ait beyan
edilecek gelirin % 5'ini aşarsa fazlası indirilmez. Bağış ve yardımın nakden yapılmaması
halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın mevcutsa
mukayyet değeri bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümleri dairesinde
takdir komisyonlarınca tespit edilecek değer esas alınır.)


            
Madde 93 fıkra beş – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çocukluk
hali, bu kanunun 33 üncü maddesi hükmüne göre tayin olunur.


            
Madde 94 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Fıkra bir – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.) Kamu İdare ve
müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri,
dernekler, vakıflar dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, menkul kıymetler
yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret
veserbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı
esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans
olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak
sahiplerinin Gelir Vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.





587


 


            
1. Hizmet erbabına ödenen ücretlerden (İstisnadan faydalanan ücretler hariç);


            
2. 61 nci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (İstisnaden faydalananlar
hariç);


            
3. Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyle bu işleri icra edenlere yapılan
ödemelerden (18 nci ve 69 ncu maddelerde yazılı olanlara ve noterlere serbest
meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç);


            
4. 42 nci madde şümulüne giren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara (Kurumlar
dahil) ödenen istihkak bedellerinden;


            
5. Dar mükellefiyete tabi olanlara, telif ve patent haklarının satışı
dolayısıyla yapılan ödemelerden;


            
6. 70 nci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan
ödemelerden;


            
7. (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.) Dar mükellefiyete
tabi gerçek kişilerle, Türkiye'de işyeri veya daimi temsilcisi bulunmayan ve
kurumlar dışında kalan tüzelkişilere ödenen kar payları ile dağıtılsın
veyadağıtılmasın 75 nci maddenin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinde yazılı
menkul sermaye iratlarından;


            
8. (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun hükmüdür.) Dağıtılsın veya
dağıtılmasın (Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 3 numaralı bendinde
yazılı kazançların dağıtılmaması hali hariç) kurumların yabancı memleketlerde
elde ettikleri kazançlar ile Türkiye'de elde ettikleri iştirak kazançları
dışında kalan ve Kurumlar Vergisinden muaf veya müstesna kazanç ve iratlarından
(KurumlarVergisi Kanununun 8 inci maddesinin 12 numaralı bendine göre vergiden
müstesna tutulan kazançlar üzerinden yapılacak tevkifat sırasında bu kazanç
tutarına isabet eden giderler tevkifat matrahından indirilir);


            
9. (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun hükmüdür.) Tahvilat faizlerinden
(Tam mükellef kurumlara ödenenler dahil);


            
10. Mevduat faizlerinden;


            
11. Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar paylarından;


            
12. (13/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.) Çiftçilerden
satınalınan zirai mahsullerin alış bedeli üzerinden;


            
Tüccar, serbest meslek erbabı ve çiftçilerin yukarıdaki hükümlere göre
yapacakları tevkifat ticari, mesleki ve zirai işleriyle ilgili ödemelerine
münhasırdır.


            
Madde 103 – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisine tabi gelirler;


            
  1.000.000 liraya
kadar                                                                                            
% 25


            
  3.000.000 liranın 1.000.000 lirası için 250.000 lira;
fazlası                                  
% 30


            
  5.000.000 liranın 3.000.000 lirası için 850.000 lira;
fazlası                                  
% 38


            
10.000.000 liranın 5.000.000 lirası için 1.610.000 lira;
fazlası                               
% 48


            
15.000.000 liranın 10.000.000 lirası için 4.010.000 lira;
fazlası                             
% 58


            
25.000.000 liranın 15.000.000 lirası için 6.910.000 lira;
fazlası                             
% 63


            
25.000.000 liradan fazlasının 25.000.000 lirasıiçin 13.210.000 lira;
fazlası          % 55


            
Nispetinde vergilendirilir.


            
Madde 105 – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisi tevkifatında aşağıdaki nispetler uygulanır.


            
1. 94 üncü maddenin 3 numaralı bendinde yazılı ödemelerden; tam mükellefiyete
tabi olanlara yapılanlarda % 15, dar mükellefiyete tabi olanlara yapılanlarda %
30;





588


 


            
2. 94 üncü maddenin 4 numaralı bendinde yazılı
ödemelerden                  
%   5;


            
3. 94 üncü maddenin 5 numaralı bendinde yazılı
ödemelerden                  
% 35;


            
4. 94 üncü maddenin 6 numaralı bendinde yazılı
ödemelerden                  
% 25;


            
5. 94 üncü maddenin 7 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratları ve
ödemelerden % 20;


            
6. 94 üncü maddenin 8 numaralı bendinde yazılı kazanç ve iratlardan % 20 (bu
tevkifat söz konusu kazanç ve iratların nakden veya hesaben ödenmesi halinde %
33 1/3'e, dar mükelleflere nakden veya hesaben ödenmesi halinde ise % 60'a
tamamlanır.


            
7. (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun hükmüdür.) 94 üncü maddenin;



            
a) 9 numaralı bendinde yazılı ödemelerden,


            
aa) Nama yazılı tahvil faizlerinden % 40,


            
bb) Diğerlerinden % 40


            
b) 10 numaralı bendinde yazılı ödemelerden,


            
aa) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden % 40,


            
bb) Diğerlerinden % 40,


            
c) 11 numaralı bendinde yazılı ödemelerden % 40,


            
8. 94 üncü maddenin 12 numaralı bendinde yazılı büyük ve küçükbaş hayvanlar
(kümes hayvanları dahil) ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı
mahsulleri için yapılan ödemelerden % 2; diğer zirai mahsuller için yapılan
ödemelerden % 5;


            
9. 94 üncü maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde yazılı ücretler ve ücret
sayılan ödemelerde vergi tevkifatı 103 ve 104 üncü maddeler hükümlerine göre
yapılır.


            
Yukarıdaki bentlerde yazılı vergi tevkifatının yapılmasında 96 ncı madde hükmü
gözönünde tutulur.


            
(4/1/1984 tarih ve 2970 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bakanlar Kurulu, bu
maddede yer alan tevkifat nispetlerinin her birini ayrı ayrı sıfıra kadar
indirmeye veya yukarıdaki nispetleri aşmayacak surette yeniden tespit etmeye
yetkilidir.


            
Ücret dışında kalan ödeme, hasılat ve iratlar üzerinden vergi tevkifatı
yapılırken lira kesirleri nazara alınmaz.


            
Mükerrer Madde 112 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunla eklenen
hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisine tabi çiftçilerin verecekleri yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinde
gösterdikleri zirai kazançlar üzerinden hesaplanan yıllık Gelir Vergileri
(Yıllık beyannamelerde çeşitli kaynaklardan kazanç ve irat gösterilmesi halinde
yıllık verginin zirai kazanca isabet eden kısmı) aşağıda yazılı birimleregöre
bulunan miktarlardan az olamaz. Az olduğu takdirde bu miktarlara yükseltilir.
Ancak çiftçilerin 94 üncü maddenin 12 numaralı  bendi  uyarınca 
tevkif  yoluyla  öd-dikleri verginin bu maddeye göre hesaplanacak
asgari zirai vergiden yüksekolması halinde tevkif yoluyla ödenen miktar asgari
zirai vergi addolunur.


            
1 nci grup: Hububat ziraatinde ekili arazinin:


            
Her bir dönümü için dönümünden 100 lira,


            
2 nci grup: Bakliyat, afyon, susam, keten, kendir ziraatinde ekili arazinin:


            
Her bir dönümü için dönümünden 200 lira,


            
3 ncü grup: Ayçiçeği ziraatinde ekili arazinin:


            
Her bir dönümü için dönümünden 250 lira,


            
4 ncü grup: Pamuk ziraatindeki ekili arazinin:





589


 


            
Her bir dönümü için dönümünden 550 lira,


            
5 nci grup: Çeltik ziraatinde ekili arazinin:


            
Her bir dönümü için dönümünden 550 lira,


            
6 ncı grup: Pancar ziraatinde ekili arazinin:


            
Her bir dönümü için dönümünden 400 lira,


            
7 nci grup: Patates, soğan, sarmısak ziraatinde ekili arazinin:


            
Her bir dönümü için dönümünden 500 lira,


            
8 nci grup: Çay ziraatinde ekili arazinin (Çayda ürün verebilecek hale
gelmeyenler hariç):


            
Her bir dönümü için dönümünden 1.000 lira,


            
9 ncu grup: Tütün ziraatinde ekili arazinin:


            
Her bir dönümü için dönümünden 400 lira,


            
10 ncu grup: Sebze ziraatinde ekili arazinin:


            
Her bir dönümü için dönümünden 750 lira,


            
11 nci grup: Sera ziraatinde ekili arazinin:


            
Her bir dönümü için dönümünden 10.000 lira,


            
12 nci grup: Kavun ve Karpuz ziraatinde ekili arazinin:


            
Her bir dönüm için dönümünden 700 lira,


            
13 ncü grup: Meyve verebilecek hale gelmiş fındık ziraatinde:


            
Her bir dönümü için dönümünden 900 lira,


            
14 ncü grup: Meyve verebilecek hale gelmiş bağ, incir ziraatinde:


            
Her bir dönümü için dönümünden 900 lira,


            
15 nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş antepfıstığı ziraatinde:


            
Her bir ağaç için ağacından100 lira,


            
16 ncı grup: Meyve verebilecek hale gelmiş zeytinliklerde:


            
Her bir ağaç için ağacından 40 lira,


            
17 nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş narenciyede:


            
Her bir ağaç için ağacından 60 lira,


            
18 nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş elmada:


            
Her bir ağaç için ağacından 60 lira,


            
19 ncu grup: Muz ziraatinde ekili arazinin:


            
Her bir dönümü için dönümünden 7.000 lira,


            
20 nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş kaysıda:


            
Her bir ağaç için ağacından 40 lira,


            
21 nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş şeftali, armut, kiraz, vişnede:


            
Her bir ağaç için ağacından 50 lira,


            
22 nci grup: Diğer meyve ve ürün ziraatinde ekili arazinin (Meyve ve ürün
verebilecek hale gelmeyenler ve palamut hariç):


            
Her bir dönümü için dönümünden 600 lira,


            
23 ncü grup: Büyükbaş hayvanlarda (İş hayvanları ile iki yaşından küçük
büyükbaş hayvanlar hariç):


            
Her bir büyükbaş hayvan için hayvan başına 200 lira,


            
24 ncü grup: Küçükbaş hayvanlarda (Bir yaşından küçük küçükbaş hayvanlarla
kümes hayvanları hariç):


            
Her bir küçübaş hayvan için hayvan başına 30 lira,


            
Yangın, yer sarsıntısı yer kayması, su baskını, kuraklık, don, muzır hayvanve
haşaret istilası, dolu ve kasırga, hayvanlarda salgın hastalıklar, mantar
vevirüs hastalıkları ve bunlara benzer afetler yüzünden mahsul ve hayvanların
en az üçte





590


 


birinin
kaybedilmesi halinde mükellefin o sene için tahakkuk etmiş asgari vergisinin
tamamı terkin olunur.


            
Hasarın varlığı ve zarar derecesi, mahalli idare heyetleri tarafından yapılacak
tahkikatla tespit olunur.


            
Ortaklıklarda asgari vergi, işletme sahibi ortaklardan hisseleri nispetinde
alınır.


            
Mükerrer Madde 116 fıkra bir ve Hayat Standardı Göstergeleri ve fıkra üç ve
dört – (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunla eklenen hükümdür.)


            
Gerçek usulde Gelir Vergisine tabi ticari, zirai ve mesleki kazanç sahiplerinin
beyan ettikleri gelir (Zarar beyan edilmesi hali dahil); 120.000 liraya (Zirai
kazanç sahipleri ile ikinci sınıf tacirler için 90.000 liraya) aşağıda
belirtilen hayat standardı göstergelerine göre belirlenen ilavelerin
yapılmasından sonra bulunacak tutardan düşük olduğu takdirde, bu şekilde tespit
olunan tutardan 31 inci maddedeki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktar
vergi tarhına esas alınır.


                           Hayat
Standardı
Göstergeleri                                                            
  İlave Edilecek Tutar


----------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------                                                                                                                                          



1.
Mükellefin kendisine, eşine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilere
ait özel binek otomobillerinin her biri için (İşletmelerinde kayıtlı olanlar
dahil);


a)
Silindir hacmi 1600 (dahil) cc'ye kadar
olanlarda                                                    
60.000 Lira


b)
Silindir hacmi 1601 (dahil) cc'den 1900 cc'ye kadar
olanlarda                                
90.000 Lira


c)
Silindir hacmi 1901 (dahil) cc'den fazla olanlarda
                                                
180.000 Lira


2.
Mükellefin kendisi, eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler
tarafından bizzat kullanılan birden fazla binalardan (Bağımsız bölümler,
katlar, sayfiye ve dinlenme evleri dahil);


a)
Mülkiyeti yukarıda sayılan kişilere ait olanların her biri
için                     
Yıllık emsal kira


                                                                                                                        
bedelinin yarısı


b)
Kiralanmış olanlardan (tatil amacı ile gidilen otel, motel ve benzerle-


ri
dahil) her biri
için                                                                                                     
60.000 Lira


3.
Mükellefin kendisine, eşine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu diğer
kişilere ait (İşletmeye kayıtlı olanlar dahil) her bir;


a)
Hava taşıtı, yat, kotra, sürat teknesi
için                                                              
600.000 Lira


b)
On beygir gücü üstünde motorlu diğer özel tekneler
için                                     
120.000 Lira


4.
Özel hizmetlerde devamlı ve ücret karşılığı çalıştırılan;


a)
Şoför,mürebbiye, aşçı, hizmetçi, bahçivan ve benzerlerinin her biri
için              
120.000 Lira


b)
Kaptan, pilot ve benzerlerinin her biri
için                                                           
600.000 Lira


5.
Yarış atı yetiştirenlerde her bir yarış atı için (taylar
dahil)                                   
120.000 Lira


6.
Turistik amaçlı yurt dışı seyahatlerde, seyahate katılan mükellefin kendisi
eşi,çocukları vebakmakla yükümlü olduğudiğer kişilerden her bi-


rinin
her seyahati
için                                                                                                
180.000 Lira


            
Yukarıda yer alan tutarlar asgari hadlerdir. Bu tutarların beş katı ise,
uygulanacak azami hadleri teşkil eder.


            
Bakanlar Kurulu, bu maddede belirtilen tutarları, azami hadleri aşmamak
şartıyla, her yıl için % 25'ine kadar artırmaya yetkilidir. Bu artırımda, bir
önceki yıl uygulanan tutarlar esas alınır.





591


 


            
Mükerrer Madde 122 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
75
nci madde gereğince menkul sermaye iradı sayılan 77 nci maddedeki vergi
alacağı, aşağıdaki esaslara göre Gelir Vergisine mahsup veya sahiplerine
iadeolunur:


            
1. 77 nci maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde yazılı gerçek
kişilerin vergi alacağı, yıllık beyanname ile bildirilmek kaydiyle beyanname
üzerinden hesaplanan Gelir Vergisine mahsup edilir.


            
2. 77 nci maddenin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde yazılı kuruluşların
vergi alacağı, bunların kar paylarını aldıkları tarihten itibaren 1 yıliçinde
müracaatları üzerine kendilerine ret ve iade olunur.


            
3. 77 nci maddenin birinci fıkrasının 3 numaralı bendinde yazılı kollektif ve
adi komandit şirketlerin vergi alacakları bunların kar paylarını aldıkları tarihten
itibaren 1 yıl içinde müracaatları üzerine kendilerine ret veiade olunur.
Mezkür şirketler bu vergi alacaklarını geri aldıkları yıl hasılat kaydetmeye
mecburdurlar.


            
4. 77 nci maddenin birinci fıkrasının 4 numaralı bendinde yazılı eshamlı
komandit şirketlerin komandite ortaklarının vergi alacağı anılan şirketlerin
kar paylarını aldıkları tarihten itibaren 1 yıl içinde müracaatları üzerine,
bunların vasıtası ile kendilerine ret ve iade olunur. Komandite ortaklar bu
vergi alacaklarını şirkete iadenin yapıldığı yıla ait beyannamelerine ithal
ederler.


            
Yukarıdaki 1 numaralı bende göre mahsubu yapılan vergi alacağı miktarı, gelir
vergisinden fazla olduğu takdirde aradaki fark, 121 nci maddenin ikincifıkrası
hükmü dairesinde mükellefe red ve iade olunur. 2, 3 ve 4 numaralı bentlere göre
ret ve iade olunacak vergi alacakları için mezkür bentlerde yazılı sürelerde
gerekli müracaatı yapmayanlarla, müracaatları üzerine vergi dairesince
kendilerine tebligatta bulunulduğu tarihten itibaren 1 yıl içinde vergi
alacaklarını geri almak için yazılı şekilde başvurmayanların hakları düşer.


            
Mükerrer Madde 123 – (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
13,
17, 18, 21, 46, 47, 48 ve 53 üncü maddelerde yer alan maktu hadlerin ve
miktarların her birini ayrı ayrı veya toplu olarak üç misline kadar artırmaya
Bakanlar Kurulu yetkilidir.


          
20 – 12/6/1987 tarih ve 3380 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 13, Ek 3)


            
Madde 13 fıkra bir – (1/5/1981 tarih ve 2454 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığından faydalanabilmek için zirai mahsullerin bir takvim yılı
içindeki satış bedelleri tutarının 500.000 lirayı geçmemesi şarttır. (1)


            
Yatırım indiriminin konusu ve nispeti başlıklı Ek Madde 3 fıkra üç –
(24/12/1980 tarih ve 2361 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yurt
dışında kullanılmış olsa dahi Devlet Planlama Teşkilatınca uygun görülen deniz
(yüzer havuzlar dahil) ve hava araçlarının ithali halinde, bu aktif kıymetler
yatırım indirimi uygulaması bakımından yeni addolunur.


——————————


(1)   
Bu fıkrada yazılı 500.000 liralık had, 30/12/1983 tarih ve 18267 sayılıResmi
Gazete'de yayımlanan 23/11/1983 tarih ve 83/7518 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile 1.500.000 liraya; 10/12/1986 tarih ve 19307 Sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 1/12/1986 tarih ve 86/11239 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1986
yılı içinde 2.000.000 liraya, 1987 ve müteakip yıllar için 2.500.000 liraya
yükseltilmiştir.





592


 


            
21 – 24/3/1988 tarih ve 3418 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları : 51)


            
Madde 51 – bend (8) – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tavassut
işi yapanlar (PTT Acentaları ile dayıbaşılar hariç) (1)


            
22 – 3.12.1988 tarih ve 3505 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 94. 98. Mük. 116)


            
Madde 94 bent (B) – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
B)
Dahili tevkifat:


            
Gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari, zirai ve mesleki kazanç sahipleri
ile adi ortaklıklar, kollektif şirketler ve adi komandit şirketler aşağıda
belirtilen esaslara göre dahili tevkifat yaparak vergi dairesine öderler.


            
Dahili tevkifatın tarh, tahakkuk ve ödenmesi ile dahili tevkifata ilişkin diğer
hususlar hakkında dahili tevkifatın tarhına esas alınan tutarların ilgili
bulundukları kanun hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, adi ortaklıklar, kollektif
şirketler ve adi komandit şirketlerce yapılan dahili tevfikat, hisseleri
oranında ortakları (adi komandit şirketlerde komanditer ortaklar dahil)
tarafından yapılmış sayılır. Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca eshamlı komandit
şirketlerce yapılan dahili tevkifatın komandite ortağın kar payı oranında
hesaplanan tutarı, komandite ortağın dahili tevkifatı addolunur.


            
Dahili tevfikat yapmakla mükellef tutulanların yapacakları dahili tevkifat;


            
a) Katma değer vergisine tabi olanların adlarına tarh ve tahakkuk ettirilen
katma değer vergisinin;


            
1/1/1986 – 31/3/1986 dönemi için % 20'si,


            
1/4/1986 – 30/6/1986 dönemi için % 30'u,


            
1/7/1986 – 30/9/1986 dönemi için % 40'ı,


            
1/10/1986 tarihinden (bu tarih dahil) sonraki dönemler için % 50'si,


            
b) Banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olanların adlarına, tarh ve
tahakkuk ettirilen banka ve sigorta muameleleri vergisinin;


            
1/1/1986 – 31/3/1986 dönemi için % 20'si,


            
1/4/1986 – 30/6/1986 dönemi için % 30'u,


            
1/7/1986 – 30/9/1986 dönemi için % 40'ı,


            
1/10/1986 tarihinden (Bu tarih dahil) sonraki dönemler için % 50'si,


            
c) Katma değer vergisine özel matrah şekilleri ile tabi tutulan mallarla temel
gıda maddelerinin satışını yapan mükelleflerin sözkonusu malların alış ve satış
bedelleri arasındaki farkın;


            
1/1/1986 – 31/3/1986dönemi için % 2'si,


            
1/4/1986 – 30/6/1986dönemi için % 3'ü,


            
1/7/1986 – 30/9/1986dönemi için % 4'ü.


            
1/10/1986 tarihinden (Bu tarih dahil) sonraki dönemler için % 5'i,


            
d) Diğerlerinde, yapılan teslimler karşılığı alınan bedelin;


            
1/1/1986 – 31/3/1986 dönemi için % 05'i,


            
1/4/1986 – 30/6/1986 dönemi için % 1'i,


            
1/7/1986 – 30/9/1986 dönemi için % 1,5'i,


            
1/10/1986 tarihinden (Bu tarih dahil) sonraki dönemler için % 2'si oranında
yapılır.


——————————


(1)    Bu bend için
4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesine bakınız.





592-1


 


            
Bakanlar Kurulu, yukarıda yeralan oranları gelir unsurları ve faaliyet türleri
itibariyle farklılaştırmaya veya sıfıra kadar indirmeye yetkilidir (1).


            
Madde
98 fıkra üç – (31/12/1981 tarih ve 2772 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çalıştırdıkları
hizmet erbabının sayısı yirmi ve daha az olan işverenler, 94 üncü maddeye göre
yapacakları bilcümle tevkifatla ilgili muhtasar beyannamelerini, bağlı
oldukları vergi dairesine evvelden bildirmek şartıyla her ay yerine Şubat,
Mayıs, Ağustos ve Kasım aylarının 20 nci günü akşamına kadar verebilirler.


            
Mük. Madde 116 fıkra yedi – (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Mükellefler
kendilerine, eşlerine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü oldukları diğer kişilere
ait olup, yıllık beyannamede toplanması zorunlu olmayan vergiye tabi gelirleri
bulunduğunu belgelendirdikleri takdirde bu esasa göre yapılan tarhiyat Vergi
Usul Kanununun düzeltme hükümleri çerçevesinde düzeltilir.


            
23 – 14.6.1989 tarih ve 3571 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numarası: 94)


            
Madde 94 fıkra (A), bent (9)'un birinci paragrafında yer alan parantez içi
hüküm– (4/12/1985 –3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(2499
sayılı Kanuna göre kurulan menkul kıymet yatırım fonları dışındaki tam mükellef
kurumlara ödenenler dahil).


            
24 – Anayasa Mahkemesi'nin 7/11/1989 tarih ve E.: 1989/6, K.: 1989/42 sayılı
Kararıyla iptal edilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: Mükerrer
Madde 120, Geçici Madde 32.)


            
Mükerrer Madde 120 fıkra dört – (3/12/1988 tarih ve 3505 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Yeni
işe başlayan mükelleflerde, bir önceki yıl gelirleri için uygulanan ve
mükellefin durumuna uyan hayat standardı temel gösterge tutarı üzerinden hesaplanan
gelir vergisinin, ikinci fıkrada yer alan oranla çarpılması suretiyle bulunan
tutarın 1/12'si, müteakip yılın Mart ayına kadar olan ay sayısı (işe başlanılan
ay hariç) ile çarpılmak suretiyle geçici vergi hesaplanır. Bu tutar, işe
başlanılan ayı takip eden ayın 20'sine kadar, vergi dairesince tahakkuk fişi
ile tahakkuk ettirilir; ilk taksidi aynı süre içinde, diğer taksitleri ise her
ayın 20 nci günü akşamına kadar eşit taksitler halinde ödenir.


            
Geçici Madde 32 – (3/12/1988 tarih ve 3505 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1/1/1988
– 31/12/1997 tarihleri arasında, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116 ncı
maddesinin birinci fıkrasında yer alan temel gösterge ve hayat standardı
göstergeleri dört kat artırılmak suretiyle dikkate alınır. Aynı maddenin
birinci (Eki tablonun hayat standardı göstergeleri ile ilgili bölümde yer alan
hükümlerhariç), ikinci, üçüncü, dördüncü ve yedinci fıkraları yerine ise
aşağıdaki hükümler uygulanır.


——————————


(1)           
Bu fıkrada yeralan
vergi tevkifatı nisbetleri Bakanlar Kurulunun 20.12.1985tarih ve 85/10175
sayılı kararı ile tesbit edilmiş ve metne işlenmiştir. Diğer taraftan
31.12.1987 tarih ve 19681 mükerrer, 19.2.1988 tarih ve 19730, 20.2.1988 tarih
ve 19731 sayılı Resmi Gazete'lerde yayımlanan sırayla; 87/12467, 88/12567,
88/12645 sayılı Kararnamelerle 85/10175 sayılı Kararnamede değişiklikler
yapılmıştır.





592-2


 


            
Gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek
erbabının zarar beyanı da dahil olmak üzere, bu faaliyetlerinin her biri ile
ilgili olarak beyan ettikleri kazançları, bu madde ile artırılan temel
göstergetutarlarına, hayat standardı göstergelerine göre belirlenen ilavelerin
yapılması suretiyle bulunacak tutardan düşük olduğu takdirde; bu esasa göre
belirlenen tutar, vergi tarhına esas gelirin hesaplanmasında ilgili kazanç
tutarı olarak dikkate alınır. Ancak temel göstergeler yukarıda belirtilen her
kazanç için ayrıayrı, hayat standardı göstergeleri bir defa (aile reisi
beyanları dahil) uygulanır.


            
Yıl içinde işe başlayan ve işi bırakan mükellefler için faaliyette bulunulan
süreler gözönünde tutulur. Yıl içinde işe başlayan mükelleflerde temel gösterge
tutarlarının yarısı dikkate alınır.


            
Bakanlar Kurulu, bu maddede yeniden tespit edilen temel gösterge tutarları ile
hayat standardı gösterge tutarlarını yarısına kadar indirmeye veya on katına
kadar artırmaya, kazanç ve faaliyet konuları ile birinci ve ikinci derecede
kalkınmada öncelikli yörelerde farklı miktarlar tespit etmeye yetkilidir. (1)


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


——————————


(1)   
Bakanlar Kurulunun 28/12/1988 gün ve 88/13642 sayılı Kararıyla, bu maddedeki
hayat standardı temel gösterge ve hayat standardı gösterge tutarları 1988 ve
müteakip yıl gelirlerine uygulanmak üzere yeniden tespit edilmiştir.





593


 


            
Hayat standardı esasının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Maliye ve
Gümrük Bakanlığınca tesbit edilir.


            
25 – 15/12/1990 tarih ve 3689 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 46, 49, 103,
Mükerrer 123).


            
Madde 46 fıkra iki – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu
suretle tespit olunacak safi kazançlar 450 bin (2.250.000) lirayı geçemez. Şu
kadar ki tespit olunacak safi kazanç,


            
– Beşinci dereceye giren mükellefler için 100.000 (500.000)


            
– Dördüncü dereceye giren mükellefler için 150.000 (750.000)


            
– Üçüncü dereceye giren mükellefler için 200.000 (1.000.000)


            
– İkinci dereceye giren mükellefler için 300.000 (1.500.000) liradan az
olamaz.(1)


            
Fıkra üç – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Birinci
dereceye giren mükellefler için bu miktar 450.000 (2.250.000) liradır.
Münhasıran belediye teşkilatı bulunmayan köylerde işyeri bulunan ve faaliyet
icra eden götürü mükellefler için bu miktarlar 1/3 oranında uygulanır. (1)


            
Madde 49 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Özel
şartları gösterilmiyen işlerle uğraşanların götürü usulden faydalanıp
faydalanamıyacakları 47 nci maddede yazılı genel şartlara göre tayin olunur.


            
Madde 103 fıkra bir ve iki – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Gelir
vergisine tabi gelirler;


            
3.000.000 liraya kadar


            
(8.000.000 liraya
kadar)                                                                                           
% 25


            
6.000.000 liranın 3.000.000 lirası için, 750.000 lira, fazlası


            
(16.000.000 liranın 8.000.000 lirası için, 2.000.000 lira,
fazlası)                            
% 30


            
12.000.000 liranın 6.000.000 lirası için, 1.650.000 lira, fazlası


            
(32.000.000 liranın 16.000.000 lirası için, 4.400.000 lira,
fazlası)                          
% 35


            
24.000.000 liranın 12.000.000 lirası için, 3.750.000 lira, fazlası


            
(64.000.000 liranın 32.000.000 lirası için, 10.000.000 lira, fazlası)                        
% 40


            
48.000.000 liranın 24.000.000 lirası için, 8.550.000 lira, fazlası


            
(128.000.000 liranın 64.000.000 lirası için, 22.800.000 lira,
fazlası)                      
% 45


            
48.000.000 liradan fazlasının 48.000.000 lirası için, l9.350.000 lira, fazlası


            
(128.000.000 liradan fazlasının 128.000.000 lirası için, 51.600.000
lira,fazlası)   % 50


            
nispetinde vergilendirilir.


            
Yukarıda, yer alan gelir dilimlerinin hizasındaki vergi nispetini topluca yüzde
on indirmeye veya yukarıdaki nispetlere yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir
(2).


——————————


(1)   
İkinci ve Üçüncü fıkralarda yer alan safi kazanç tutarları, 4/12/1985 tarih ve
3239 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle bir kat arttırılmış ve metne
işlenmiştir. Bu kanunla getirilmiş olan miktar aynen bırakılmış;
27/12/1989tarih ve 89/14913 sayılı Kararname ile 1/1/1990 tarihinden geçerli
olmak üzere tesbit edilen miktarlar ise metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir.
Kalkınmada öncelikli yörelerde uygulanacak özel indirim tutarları için 89/14913
sayılı Kararnameye, daha önce kararname ile yapılan değişiklik için ise bu
Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne
bakınız.


(2)   
Bu maddeye kanunla getirilmiş olan miktarlar aynen bırakılmış; 27/12/1989 tarih
ve 89/14913 sayılı Kararname ile 1/1/1990 tarihinden geçerli olaraktesbit
edilen miktarlar ise metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir.





594


 


            
Mükerrer Madde 123 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu
Kanunun;


            
a) 13, 17, 21, 24 (3 numaralı bendi), ek 2 (4 numaralı bendi), 46, 47, 48, 53
ve 68 (10 numaralı bendi) inci maddelerinde yer alan maktu hadlerin ve
miktarların herbirini ayrı ayrı veya toplu olarak her defasında Kanunda yazılı
had ve miktarlardan fazla olmamak üzere on katına,


            
b) 103 üncü maddesinde yer alan gelir dilimleri tutarlarını 86 ve 87 inci
maddelerinde belirtilen hadlerle birlikte üç katına,


            
Kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.


            
(Ek: 3/12/1988 – 3505/16 md.) 46 ncı maddede yer alan safi kazanç
tutarlarının tespiti ile ilgili yetki Bakanlar Kurulunca, birinci ve ikinci
derecede kalkınmada öncelikli yörelerde farklı miktarlar tespit edilmek
suretiyle de kullanılabilir.


            
26 – 25/6/1992 tarih ve 3824 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları : 31, Mükerrer 39,
75, 94 geçici 28.)


            
Madde 31 fıkra bir bent (1) altbent – (4/12/1985 tarih ve 3229 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
Bakanlar
Kurulu, özel indirim tutarlarını 15 katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu
yetki, kalkınma planı ve yıllık programlarda özel önem taşıdığı belirtilen
sektörler ile kalkınmada öncelikli bölgelerde fiilen çalışanların ücretleri
için farklı özel indirim tutarları tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir.


            
Mükerrer Madde 39 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticari
işlemeye dahil olup iratları vergiden müstesna bulunan menkul kıymetlerin
iratları, kurumlardan elde edilen Kurumlar Vergisine tabi tutulmuş veya
üzerinden vergi tevkifatı yapılmış kar payları ile Hazine bonosu ve Devlet
tahvil faizleri ticari kazançtan indirilir.


            
Madde 75 fıkra iki bent 5 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Her
nevi tahvil faizleri ve hazine bonosu faizleri ile gelir ortaklığı
senetlerinden sağlanan gelirler (ödeme, bu menkul kıymetlerin gelirleriyle
birlikte tahvil, hazine bonosu ve gelir ortaklığı senedinin itfa bedelini de
ihtiva ettiği takdirde, tahvil ile hazine bonosu ve gelir ortaklığı
senedininitfa edilen kısmı irat sayılmaz.);


            
Madde 94 fıkra (A) bent 9 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
75
inci maddenin 5 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından (Değişik
: 14/6/1989 – 3571/9 md.) (Tam mükellef kurumlara ödenenler dahil),


            
a) Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizlerinden, 0 (sıfır),


            
b) Gelir ortaklığı senetlerinden sağlanan gelirlerden, 0 (sıfır),


            
c) Nama yazılı tahvil faizlerinden, (% 10),


            
d) Hamiline yazılı tahvil faizlerinden, (% 10),


            
e) Diğerlerinden, (% 10),


            
Madde 94 fıkra (A) bent 5 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Bakanlar
Kurulu bu maddede yer alan tevkifat nispetini, her bir bentte yer alan ödemeler
için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmak suretiyle
yeniden tesbit etmeye yetkilidir. Bu yetki, tam ve dar mükellefler için farklı
oranlar tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir.





594-1


 


            
Geçici Madde 28 fıkra b – (19/6/1987 tarih ve 3393 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Toplu
Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca çıkarılan ve Gelir Vergisi
Kanununun 75 inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden
sağlanan gelirler (dövize, altına veya bir başka değere endeksli menkul
kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışı gelirleri dahil) 31/12/1993
tarihine kadar Gelir Vergisi Kanununun 3239 sayılı Kanunla değişik 94 üncü
maddesinin (A) fıkrasının 9 numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca tevkifata
tabi tutulur. Bu gelirler 31/12/1993 tarihine kadar Gelir VergisiKanununun
mükerrer 39 uncu maddesine göre, ilgili yıl ticari kazancıdan indirilir.


            
27 – 12/11/1991 tarih ve E.1991/7, K.1991/43 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararıyla
iptal edilmiş hükümlerin metinleri (Madde Numarası: Geçici 35 inci madde)


            
Geçici Madde 35, fıkra 3 – (15/12/1990 tarih ve 3689 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Mükellefler,
kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait gelir vergisine tabi gelirleri
(hamiline yazılı mevduatlardan ve menkul kıymetlerden elde edilen gelirler
hariç) bulunduğunu belgelendirdikleri takdirde,temel gösterge tutarlarına
isabet eden kısmı hariç olmak üzere, bu esasa göre yapılan tarhiyat,Vergi
UsulKanununun düzeltme hükümleri çerçevesinde düzeltilir. Şu kadar ki
mükellefler, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre kurulanlar dahil
olmak üzere, kanunla kurulu sosyal güvenlik kurumlarından kendilerine ait
emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı aldıklarını belgelendirdikleri
takdirde,hayat standardı esasına göre yapılan tarhiyatın temel gösterge
tutarının emekli, maluliyet,dul ve yetim aylığı tutarına isabet eden kısmı
düzeltilir.


            
28 – 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 9, Mükerrer Madde
20, 24, Ek Madde 1, 2, 3, Mükerrer Madde 39, 46, 48, 50, 51, 64, 69, 75, 85,
86, 87, 94, 103, Mükerrer Madde 123, Geçici Madde 19, 23, 35, 37.)


            
Madde 9, son fıkra – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir
işyeri açmaksızın münhasıran gezici olarak milli piyango bileti satanlar,
yukarıdaki şartlarla sınırlı olmaksızın gelir vergisinden muaftır. Bu
muaflığın, 94 üncü madde uyarınca tevkif suretiyle ödenen vergiye şümulü
yoktur.


            
Mükerrer Madde 20 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Okul,
kreş ve spor tesisleri ile 50 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 35 yatak)
kapasitesinden az olmamak üzere,yurt ve sağlık tesislerinin (huzurevleri dahil)
işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili bakanlığın görüşü alınmak
suretiyle Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar dahilinde
5 yıl süreyle Gelir Vergisinden müstesna tutulurlar. İstisna, kuruluşların
faaliyete geçtiği tarihten itibaren başlar.


            
Bu kuruluşların kalkınmada öncelikli yörelerde kurulması halinde bunlardan elde
edilecek kazançlar yukarıdaki şartlar dahilinde 10 yıl süreyle gelir
vergisinden müstesna tutulur.


            
Madde 24 bent (3) – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3.
Kazai veya idari kararlara dayanılarak tanıklara,bilir kişilere ve resmi
arabuluculara bu sıfatları dolayısıyla ödenen ve yıllık tutarı 360.000
(1.000.000) liraya aşmayan ücretler. (1)


            
Ek Madde 1 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) (2)


——————————


(1)   
Bu bentte yeralan Kanunla getirilen miktar aynen bırakılmış, 22/12/1992 tarih
ve 92/3892 sayılı Kararname ile 1993 yılı gelirlerine uygulanmak üzere tespit
edilen miktar, metne siyah puntolarla işlenmiştir. Daha önceki değişiklikler
için,bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
CETVELİ"ne bakınız.


(2)   
Altı ek maddeyi kapsayan bu bölüm 19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesi ile eklenmiştir.





594-2


 


            
Ticari veya zirai kazançları üzerinden vergiye tabi mükelleflerin (Adi,
kolektif ve adi komandit şirketler dahil) yaptıkları yatırımlar, bu bölümde
yazılı kayıt ve şartlar dahilinde, ilgili kazançlarından indirilir.


            
Ek Madde 2 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yatırım
indiriminin uygulanmasında aşağıdaki yazılı şartlar topluca aranır.


            
1. İndirimin uygulanacağı ticari ve zirai kazanç bilanço esasına göre tespit
edilmiş olmalıdır.


            
2. Yapılan yatırım,Devlet Planlama Teşkilatının hazırladığı kalkınma planlarına
uygun bulunmalıdır.


            
3. Yatırımlar,istihsali genişletmeye, prodüktiviteyi artırmaya, ihracatı
geliştirmeye, mahsul ve mamullerin kalitesini ıslaha, enerji tasarrufunu
sağlamaya kültür seviyesini yükseltmeye,ilmi ve teknik araştırmaları
geliştirmeye, çalışma güvenliği veya yabancı turist celbini temine matuf
olmalıdır.


            
4. Yapılan yatırım en az 40 000 000 (1.000.000.000) lira (Devlet Planlama
Teşkilatının hazırladığı bölge kalkınma planının şümulüne giren yatırımlarla
memleket ekonomisi bakımından ayrı bir önem ve özellik arz ettiği Yüksek
Planlama Kurulu tarafından kabul edilen faaliyet kollarında 20 000 000
(250.000.000) ve genel olarak ziraatteki yatırımlarda 4 000 000 (100.000.000)
lira) olmalıdır. (1)


            
5. (Değişik: 4/12/1985 – 3239/46 md.) Yatırıma başlamadan önce Devlet
Planlama Teşkilatına başvurularak gerekli bilgi ve belgelerin tevdi edilmiş ve
yukarıda belirtilen şartların mevcudiyeti tasdik edilerek.Yatırım Teşvik ve
Yatırım İndirimi Belgesi verilmiş olmalıdır. Araştırma, plan ve proje
masrafları ile arazi temini için yapılan giderlerhariç olmak üzere, yatırımla
ilgili her türlü harcamalar yatırıma başlandığını gösterir.


            
6. (Değişik: 4/12/1985 – 3239/46 md.) Yatırım, tasdik edilmiş bulunan
şartlar ve süreler dahilinde yapılmış olmalıdır.


            
Tasdik edilen şartlarda meydana gelecek değişikliklerin ve sürelerde
doğabilecek gecikmelerin vukuundan itibaren bir ay içinde Devlet Planlama
Teşkilatına bildirilmesi ve onayının alınması şarttır. Devlet Planlama
Teşkilatı, iktisadi veya teknik zaruretlerle veya mücbir sebeplerden ileri
gelen değişiklik ve gecikmeleri kabul edebilir.


            
Müracaatın zamanında yapılmaması veya değişiklik ve gecikmelerin kabul
edilmemesi halinde evvelce yapılan tasdik hükümsüz addolunur.


            
(Ek: 4/12/1985 – 3239/46 md.) Devlet Planlama Teşkilatı, yukarıdaki
şartlar çerçevesinde vereceği Yatırım Teşvik ve Yatırım İndirimi Belgesinin bir
örneğini Maliye ve Gümrük Bakanlığına gönderir. Yatırım Teşvik ve Yatırım
İndirimi Belgesindeki vize ve iptaller de ayrıca bildirilir.


            
(Ek: 4/12/1985 – 3239/46 md.) Yatırım indiriminden yararlanma şartları
ve uygulama esasları ile diğer hususlar Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile Devlet
Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca müştereken belirlenir.


            
Ek Madde 3 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yatırım
indirimine, kaynağı ne olursa olsun ek 2 nci maddede yazılı şartları haiz
bulunan yatırımlarla ilgili harcamalardan; bina, makine, tesisat,araç ve
benzeri amortismana tabi aktif değerlerin yeni olanlarının maliyet bedelleri
esas teşkil eder.


            
Aktif değerlerin yeni olmasından maksat,bunların yurt içinde veya dışında daha
önce hiçbir şekilde kullanılmamış bulunmasıdır.


 


——————————


(1)   
Bu bende 3239 sayılı Kanunla getirilmiş olan miktarlar aynen bırakılmış,
15/12/1990 tarih ve 3689 sayılı Kanunla gelen Geçici 36 ncı maddesi ile tespit
edilen miktarlar metne siyah punto ile işlenmiştir.





594-3


 


            
(Değişik: 12/6/1987 – 3380/3 md.) Yurt dışında kullanılmış olsa dahi
Devlet Planlama Teşkilatınca uygun görülen makine ve tesislerin ithali halinde,
bu aktif kıymetler yatırım indirimi uygulaması bakımından yeni addolunur.


            
Personel lojmanları inşası ve tefrişi, arazi veya arsa tedariki, yedek parça
temini,esas proje dışında münferit tesisat, makine, araç mübayaası için
yapılanharcamalara indirim uygulanmaz. İnşa edilmiş olarak veya inşa halinde
satın alınan binaların satın alma bedeli üzerinden yatırım indirimi yapılmaz.


            
Yatırım indiriminin nispeti yukarıdaki fıkraya göre indirimden istifade edecek
yatırım miktarının %30'udur.Bu nispet, zirai yatırımlar ile bölge kalkınması
ile ilgili yatırımlarda %40 kalkınmada öncelikli bölgelerde yapılan
yatırımlarda ise %60 dır.


            
(Ek: 4/1/1984–2970/2 md.) Bakanlar Kurulu, kalkınmada öncelikli
bölgelerde yapılan yatırımlar için indirim nispetini %100'e kadar artırmaya
veya yukarıdaki nispetten aşağı olmamak üzere yeniden tespit etmeye yetkilidir.


               
Mükerrer Madde 39 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticari
faaliyete bağlı olarak elde edilen aşağıda yazılı gelirler ticari kazançtan
indirilir:


            
1. Geliri vergiden müstesna bulunan menkul kıymetlerin iratları,


            
2. Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri,


            
3. Kurumlardan elde edilen ve Türkiye'de kurumlar vergisine veya 94 üncü
maddenin (a) fıkrasının 8 ve 15 numaralı bentlerine göre vergi tevkifatına
tabitutulmuş kar payları,


            
4. Yatırım fonları katılma belgelerine ve yatırım ortaklıkları hisse
senetlerine ödenen kar payları,


            
5. Toplu Konut İdaresi ile Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan, Gelir Vergisi
Kanununun 75 inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul
kıymetlerdensağlanan iratlar.


            
Madde 46 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) (1) (2)


            
47
ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari vesınai
işlerinden sağladıkları safi kazançlar, Maliye Bakanlığınca tanzim edilecek
cetvellerde belirtilen iş nevilerine göre ve Vergi Usul Kanunundaki
esaslardairesinde, götürü olarak tesbit olunur.


            
(Değişik: 15/12/1990–3689/3 md.) Bu suretle tespit olunacak safi kazanç;



            
– 5 inci dereceye giren mükellefler için asgari ücretin yıllık brüt tutarının %
15'inden,


            
– 4 üncü dereceye giren mükellefler için asgari ücretin yıllık brüt tutarının %
25 inden,


            
– 3 üncü dereceye giren mükellefler için asgari ücretin yıllık brüt tutarının %
30'undan,


            
– 2 nci dereceye giren mükellefler için asgari ücretin yıllık brüt tutarının %
45'inden,


            
Az olamaz.


            
(Değişik: 15/12/1990–3689/3 md.) Birinci dereceye giren mükellefler için
bu miktar, asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 70'idir.


            
(Ek: 15/12/1990–3689/3 md.) Yukarıdaki fıkralarda yer alan safi kazanç
tutarlarının tespitinde, takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde
çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt
tutarı esas alınır.


            
Mükellefin Vergi Usul Kanununa göre tesbit edilmiş olan derecelerden hangisine
gireceği Maliye Bakanlığınca tesbit olunacak esaslar dahilinde vergi dairesi
tarafından tayin edilir.


            
(Değişik: 31/12/1981–2574/9 md.) Aynı işte ortak olarak çalışanlar
hakkında 47 nci maddede yazılı Emlak Vergisi tarhına esas olan vergi değerleri
toplamı (vergi değeri bilinmeyen hallerde yıllık kira bedeli toplamı) ile 48
nci maddede yazılı iş hacmi ölçüleri toplu olarak, diğer şartlar ortakların
herbiri için ayrı ayrı aranır.


            
Ortaklarından birisi gerçek usule göre Gelir Vergisine tabi bulunan ortaklıklarda
diğer ortakların ticari kazancı da gerçek usulde tesbit olunur.


——————————


(1)   
Bu madde ile ilgili olarak kalkınmada öncelikli yörelerde uygulanacak özel
indirim tutarları için 89/14913 sayılı Kararnameye, daha önce kararname ile
yapılan değişiklik için ise bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE
YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.


(2)   
Bu maddenin uygulamasında 28/1/1993 tarih ve 21479 sayılı R.G.'de yayımlanan
170 no'lu Genel Tebliğe,önceki değişiklikler için de bu Kanunun sonundaki
"ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.





594-4


 


            
(Değişik: 31/12/1981–2574/9 md.) Adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı
zamanda diğer şahsi bir işle de iştigal edenlerin gerçek veya götürü
usullerdenhangisine göre vergilendirileceği, 47 nci maddenin 2 numaralı bendi
ile 48 nci maddede yer alan ölçülerden şahsi işine ait olanlara ortaklıklardan
hissesine düşen miktarların eklenmesi suretiyle tespit olunur. Şahsi işin
mevcut olmamasıhalinde bu ölçülerden muhtelif ortaklıklardaki hisselerin
toplanması ile iktifa olunur.


            
Adi ortaklıklarda ortakların götürü kazanç hissesi, ortaklığın girdiği sınıf ve
dereceye göre bulunan kazanca her ortak için % 30 nispetinde bir zam
yapıldıktan sonra bulunan miktar, ortaklık mukavelesinde yazılı hisse
nispetlerine,böyle bir mukavele mevcut değilse eşit olarak ortak sayısına
bölünmek suretiyle tesbit olunur.(1)


            
(Ek fıkralar: 15/12/1990–3689/3 md.)


            
Bu maddeye göre tespit edilen safi kazanç tutarları;


            
– Kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde faaliyette bulunan
mükellefler için %50, kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerde faaliyette
bulunan mükellefler için % 40, öncelikli normal yörelerde faaliyette bulunan
mükellefler için % 25 oranında,


            
– Münhasıran belediye teşkilatı bulunmayan köylerde (belediyelerin mücavir alan
sınırları hariç) işyeri bulunan ve faaliyet gösteren mükellefler için ayrıca
2/3 oranında,


            
İndirilerek uygulanır.


            
İkinci ve üçüncü fıkralarda yazılı esaslara göre tespit edilen safi kazanç
tutarlarının, asgari ücrete bağlı olarak artması halinde; yeni takdirler
yapılıncaya kadar, takdir komisyonlarınca tespit edilen her bir dereceye ait
götürüticaret ve serbest meslek kazançlarına, asgari ücretteki artış
oranlarında ilave yapılır.


            
Götürü safi kazanç tutarlarının hesaplanmasında, 10 000 liraya kadar olan
tutarlar dikkate alınmaz.


            
Madde 48, fıkra iki–(15/12/1990 tarih ve 3689 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sanayi
kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için geçerli olan asgari ücret
tutarının takvim yılı içinde artırılması halinde, yıllık alış,satış ve hasılat
hadleri,bu ücretteki artış oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu surette
tespit edilen yıllık alış, satış ve hasılat hadlerini takvim yılı sonu
itibariyle aşmayan ve götürü usule tabi olmanın diğer şartlarını taşıyan
mükelleflerin, bu usulde vergilendirilmelerine devam olunur.


            
Madde 50 –(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü
usule tabi olmanın şartlarından her hangi birini takvim yılı içinde
kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde
vergilendirilirler.


            
Götürülük şartlarını haiz olanlardan, bu usulden faydalanmak istemediklerini
yazı ile bildirenler, taleplerini takibeden takvim yılı başından; yeni işe
başlıyanlar, işe başlama tarihinden itibaren; gerçek usulde teklif olunurlar


            
 Götürülük şartlarını kaybetmek suretiyle veya kendi talepleri üzerine
gerçek usulde teklif edilecek olanlar, aynı işe devam ettikleri müddetçe bu
usulden dönemezler.


            
Madde 51, bent (4) – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
4.
Gelir ve Kurumlar Vergisine tabi inşaat,onarım ve ulaştırma mütaahhitlerine
karşı derece derece tahadüdatta bulunanlar,


            
Madde 51, bent (12) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
12.
Maliye Bakanlığınca teklif edilen ve Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan iş grupları
veya sektörler itibariyle gerçek usulde vergilendirilmesi gerekli görülenler. (2)



——————————


(1)   
4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesine bakınız.


(2)   
Bu bentte sözü edilen, gerçek usulde vergilendirilmesi gerekli görülenlerle
ilgili olarak, 25/10/1982 tarih ve 8/5521 sayılı ve 30/1/1992 tarih ve 92/2683
sayılı Kararnamelere bakınız. (R.G.: 28/11/1982– 17882 ve12/2/1992–21140.)





594-5


 


            
Madde 64, fıkra bir – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
yazılı hizmet erbabının safi ücretleri, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre
götürü olarak tespit edilir.


            
Madde 69, son fıkra – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Safi
kazançları götürü usulde tespit ve vergilendirilmesinde 46 ncı maddede
belirtilen (47 ve 48 ncı maddelere yapılan atıflar hariç) usul ve esaslar
uygulanır.


            
Madde 75, bent (4) – (4/12/1985 tarih ve3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
4.
Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yıllık beyanname veren dar mükellefiyete tabi
kurumların ticari bilançolarına göre doğan kardan, yabancı ulaştırma kurumları
ile özel beyanname veren dar mükellefiyete tabi kurumların, Kurumlar Vergisine
matrah olan kurum kazancından Kurumlar Vergisi düşüldükten sonra kalan kısım;


            
Madde 85,fıkra iki –(4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İstisna
hadleri içinde kalan kazanç ve iratlar (31 inci maddedeki indirimler istisnadan
madut değildir.) ile 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 1, 2 (adikomandit
şirketlerde komanditerlerin kar payları hariç), 3, 5, 7, 12 nci bentlerinde
yazılı iratlar için beyanname verilmez. Diğer gelirler nedeniyle beyanname
verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye ithal edilmez.


            
Madde 86 – (24/12/1980 tarih ve2361sayılı Kanunun hükmüdür.) (1)


            
Aşağıda
yazılı hallerde gelir toplanmaz ve yıllık beyanname verilmez.


            
a) (Değişik : 31/12/1982 – 2772/8 md.) Tam mükellefiyette vergiye tabi
gelir sadece;


            
1. (Değişik : 4/12/1985 – 3239/61 md.) Ücretlerden (Birden fazla
işverenden ücret alan ve ücretlerinin yıllık gayri safi tutarları toplamı dokuz
milyon (96.000.000) lirayı aşan hizmet erbabının ücretleri hariç);


            
Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenen tiyatrolarda, radyo ve televizyon
yapımlarında çalışan bu tiyatro sanatçılarına, münhasıran bu işyerlerindeki
çalışmaları karşılığında ödenen ücretler ile sporculara ödenen transfer
ücretleri ve tam mükellefiyete tabi kişilerin yanında çalışan gemi adamlarına,
münhasıran uluslararası sularda geçen hizmetleri karşılığında ödenen ücretler,
dokuz milyon liralık haddin hesabında nazara alınmaz.


            
2. (Değişik: 4/12/1985 – 3239/61 md.) Tamamı tevkif yolu ile
vergilendirilmiş bulunan ve gayri safi tutarları toplamı dokuz milyon lirayı
aşmayan gayrimenkul sermaye iratlarından; 3. Götürü usulde tespit edilen ticari
ve mesleki kazançlardan veya bu kazançlarla 1 ve 2 numaralı bentlerde
sayılanlardan;


            
b) Dar mükellefiyette vergiye tabi gelir sadece;


            
1.
Ücretlerden;


            
2. Serbest meslek kazançlarından;


            
3. Menkul sermaye iratlarından;


            
4. Değer artışı kazançlarından;


            
5. Arızi kazançlardan;


            
veya bunların bir kaçından ibaret ise


——————————


(1)   
Bu maddede Kanunla getirilmiş olan miktarlar aynen bırakılmış, 22/12/1992 tarih
ve 92/3892 sayılı Kararname ile 1993 ve müteakip takvim yıllarına ait gelirlere
uygulanmak üzere tespit edilen miktarlar metne siyah puntolarla işlenmiştir.
Daha önceki değişiklikler için,bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE
YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.





594-6


 


            
Madde 87,fıkra bir iki ve son – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Tam
mükellefiyette,vergiye tabi yıllık gayri safi kazanç ve iratlarının toplamı
dokuz milyon lirayı aşmayan mükelleflerin bu kazanç ve iratlarından vergisi
tevkif yoluyla kesilmiş bulunan ücret ve gayrimenkul sermaye iratları ile
götürü usulde vergilendirilmiş bulunan ticari, mesleki kazançlarını ve
ücretlerini beyannameye ithal etmeleri ihtiyaridir.


            
Ücretler (birden fazla işverenden ücret alan ve ücretlerinin yıllık gayrisafi
tutarları toplamı dokuz milyon lirayı aşan hizmet erbabının ücretleri hariç),
götürü usulde tespit olunan ticari ve mesleki kazançlar,kazanç ve iratların
istisna hadleri içinde kalan kısımları ile 75 inci maddenin ikinci fıkrasının
1, 2 (adi komandit şirketlerde komanditerlerin kar payları hariç), 3, 5, 7, 12
nci bentlerinde yazılı iratlar dokuz milyon liralık haddin hesabında nazara
alınmaz. (1)


            
Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenen tiyatrolarda radyo ve televizyon
yapımlarında çalışan bu tiyatro sanatçılarına,münhasıran bu işyerlerindeki
çalışmaları karşılığı ödenen vergisi tevkif suretiyle alınmış ücretler ile
sporculara ödenen vergisi tevkif suretiyle alınmış transfer ücretleri ve tam
mükellefiyete tabi kişilerin yanında çalışan gemi adamlarına münhasıran
uluslararasısularda geçen hizmetleri karşılığında ödenen vergisi tevkif
suretiyle alınmış ücretlerin beyanı yukarıda yazılı şartlarla sınırlı
olmaksızın ihtiyaridir.


            
Madde 94 – ( 4/12/1985 tarih ve3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A)
Kazanç, ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında vergi tevkifatı; (2)


               
Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret
şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi
işletmeleri, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur
olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veyazirai
işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan
ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıklarısırada,
istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.
(3)


            
1. Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret
sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar ile 2 numaralı bentte sayılanlar
hariç) 103 ve 104 üncü maddelere göre,


            
2. a) Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenen tiyatrolarda, radyo ve
televizyon yapımlarında çalışan bu tiyatro sanatçılarına münhasıran bu
işyerlerindeki çalışmaları karşılığı yapılan ücret ödemelerinden, (% 10),


            
b) Sporculara transfer ücreti olarak yapılan ödemelerden,(% 15),


            
c) Tam mükellefiyete tabi kişilerin yanında çalışan gemi adamlarına münhasıran
uluslararası sularda geçen hizmetleri karşılığı yapılan ücret ödemelerinden (%
10),


            
3. Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan
ödemelerden (69 uncu maddede yazılı olanlara ve noterlere serbest meslek
faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç),


——————————


(1)   
Bu maddede Kanunla getirilmiş olan miktarlar aynen bırakılmış,22/12/1992 tarih
ve 92/3892 sayılı Kararname ile 1993 ve müteakip takvim yıllarına
aitgelirlerine uygulanmak üzere tespit edilen miktarlar ise metne siyah
puntolarla işlenmiştir. Daha önceki değişiklikler için bu Kanunun sonundaki
"ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.


(2)   
Bu maddede yer alan 17/11/1992 tarih ve 92/3802 sayılı Kararname ile tespit
edilen vergi tevkifatı oranları metne siyah punto ile işlenmiştir.(Ayrıntılı
bilgi ve uygulanma tarihleri için Bkz. R.G. 31/12/1992 – 21452) oranlarda daha
önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE
YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.


(3)   
Bu fıkrada yeralan "...menkul kıymetler yatırım fonu yönetenler..."
ifadesi, 25/6/1992 tarih ve 3824 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle
"...yatırım fonu yönetenler..." şeklinde değiştirilmiş olup, metne
işlenmiştir.





594-7


 


            
a) 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan
ödemelerden, (% 10),


            
b) Diğerlerinden, ( % 20),


            
4. 42 nci madde kapsamına giren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara (kurumlar
dahil) ödenen istihkak bedellerinden,(% 5),


            
5. Dar mükellefiyete tabi olanlara, telif ve patent haklarının satışı
dolayısıyla yapılan ödemelerden, (% 25),


            
6. a) 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan
ödemelerden, (%20),


            
b) Vakıflar (Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınanlar hariç) ve derneklere
ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında, bunlara yapılan
kiraödemelerinden, (% 15),


            
c) (Ek:14/6/1989 – 3571/9 md.) Kooperatiflere ait gayrimenkullerin
kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden, (% 20),


            
7. Dar mükellefiyete tabi gerçek kişilerle, Türkiye'de işyeri veya daimi
temsilcisi bulunmayan ve kurumlar dışında kalan tüzelkişilere ödenen kar
payları ile dağıtılsın veya dağıtılmasın 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 4
numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından, ("0" sıfır)


            
8. Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 11 ve 16 numaralı bentlerinde
yazılı kurumlara, kurumlar vergisinden muaf veya müstesna tutulan kazançlar
üzerinden sermayeye iştirak nispetinde hesaplanan kar payları hariç olmaküzere,
dağıtılsın veya dağıtılmasın kurumlar vergisine tabi kurumların KurumlarVergisi
Kanununun 8 inci maddesinin 2, 3, 11 ve 16 numaralı bentleri dışında kalan
kurumlar vergisinden muaf veya müstesna kazanç ve iratlarından (Kurumlar Vergisi
Kanununun 8 inci maddesinin 12 numaralı bendine göre vergiden müstesna tutulan
kazançlar üzerinden yapılacak tevkifat sırasında bu kazanç tutarınaisabet eden
giderler tevkifat matrahından indirilir).


            
9. (Değişik: 25/6/1992 – 3824/6 md.) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının
5 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından (Tam mükellef kurumlara
ödenenler dahil);


            
a) Devlet tahvili faizlerinden, ("0" sıfır)


            
b) Hazine bonosu faizlerinden, ("0" sıfır)


            
c) Toplu Konut İdaresi ile Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan menkul
kıymetlere sağlanan gelirlerden, ("0" sıfır)


            
d) Nama yazılı tahvil faizlerinden,(% 10)


            
e) Hamiline yazılı tahvil faizlerinden, (% 10)


            
f) Diğerlerinden. (% 10)


            
10. Mevduat faizlerinden; (Ek:14/6/1989 – 3571/9 md.) (Tam mükellef
kurumlara ödenenler dahil),


            
a) Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler ile özel finans kurumlarınca
döviz katılma hesaplarına ödenen kar paylarından, (% 10),


            
b) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden, (% 10),


            
c) Sırdaş hesaplara yürütülen faizlerden, (% 10),


            
d) Diğerlerinden, (% 10),


            
11. Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar
ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve özel finans kurumlarınca kar
ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar paylarından, (Ek:14/6/1989
– 3571/ 9 md.) (Tam mükellef kurumlara ödenenler dahil), (% 10)





594-8


 


            
12. Bir işyeri açmaksızın münhasıran gezici olarak milli piyango bileti
satanlara ödenen komisyon bedeli üzerinden, (% 25),


            
13. Çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller için yapılan ödemelerden;


            
a) Hayvanlar ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı mahsulleri için(%
2).


            
b) Diğer zirai mahsuller için, (% 4).


            
14. (Ek: 24/3/1988 – 3418/26 md.) PTT acenteliği yapanlara, bu
faaliyetleri nedeniyle ödenen komisyon bedeli üzerinden, (% 25)


            
15. (Ek: 3/12/1988 – 3505/13 md.) Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 39
uncu maddesine göre ticari kazançtan (kurumlar dahil) indirilen gelirler
arasında yer alan;


            
a) Hazine bonosu faizlerinden, (% 15)


            
b) Devlet tahvili faizlerinden, (% 10)


            
c) Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca çıkarılan ve Gelir
Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul
kıymetlerden sağlanan iratlardan, (% 10)


            
d) (Ek: 25/6/1992–3824/6 md.) Yatırım fonları ve yatırım
ortaklıklarından sağlanan;


            
(i) Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 12 numaralı bendinin (a) alt
bendinde yazılı olan menkul kıymetler yatırım fonları ile yatırım
ortaklıklarının katılma belgeleri veya hisse senetlerinden elde edilen kar
paylarından,(% 10)


            
(ii) (i) alt bendi dışında kalan menkul kıymetler yatırım fonları ile menkul
kıymetler yatırım ortaklıklarının katılma belgeleri veya hisse senetlerinden
elde edilen kar paylarından, (% 35)


            
(iii) Risk sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının katılma belgeleri
veya hisse senetlerinden elde edilen kar paylarından, (% 10)


            
(iv) Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının katılma belgeleri veya
hisse senetlerinden elde edilen kar paylarından, (% 10)


            
% 25 vergi tevkifatı yapılır.


            
Tüccar, serbest meslek erbabı ve çiftçilerin yukarıdaki hükümlere göre
yapacakları tevkifat; ticari, mesleki ve zirai işleriyle ilgili ödemelerine
münhasırdır.


            
Yukarıdaki bentlerde yazılı vergi tevkifatının yapılmasında 96 ncı madde hükmü
gözönünde tutulur.


            
Bu maddenin 8 numaralı bendine göre üzerinden vergi tevkifatı yapılan kurum
kazancından kar payı alanlara, tevkif suretiyle alınan vergi ret ve iade
olunmaz.


            
(Değişik: 25/6/1992–3824/6 md.) Bakanlar Kurulu, bu maddede yer alan
tevkifat nispetini, herbir ödeme ve gelir için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye
veya bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkilidir. Bu
yetki;


            
– Tam ve dar mükellefler ile gerçek ve tüzelkişiler itibariyle,


            
– 8 numaralı bent kapsamına giren kurumlar vergisinden muaf veya müstesna
kazanç ve iratların her biri için iş ve mükellef grupları, sektörler ve faaliyet
konuları, kazancın elde edildiği ülkeler ve menkul kıymet gelirlerinde menkul
kıymetin türlerine göre,


            
– 9, 10 ve 11 numaralı bentlerde yer alan kazanç ve iratlardan, mevduat veya
menkul kıymetin vadesi ve menkul kıymetlerin türlerine göre,


            
Farklı oranlar tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir.


            
(Ek : 5/11/1986–3319/1 md.) Bakanlar Kurulu bu maddede yer alan tevkifat
nisbetini kara, deniz ve hava ulaştırması işiyle iştigal eden dar mükellefler
için, ülkeler itibariyle ve karşılıklı olmak şartıyla ayrı ayrı veya topluca
sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar arttırmak suretiyle yeniden tespit
etmeye yetkilidir.





594-9


 


            
(Ek : 3/12/1988–3505/13 md.) Bakanlar Kurulu, 15 numaralı bent hükmüne
göre yapılacak vergi tevkifatı ile ilgili olarak; bankalar, özel finans
kurumları,sigorta şirketleri ve diğer mükellefler için farklı oranlar tespit
etmeye yetkilidir. Bu yetki, dövize, altına veya başka bir değere endeksli
menkul kıymet gelirleri için farklı oranlar tespit edilmek suretiyle de
kullanılabilir.


            
B) (Mülga: 3/12/1988–3505/34 md.) Cari vergilendirme dönemi içinde elde
edilen ticari zirai ve mesleki kazançüzerinden bu maddenin (A) fıkrası uyarınca
tevkif edilmiş bulunan gelir vergisiödendiği belgelendirilmek kaydıyla ödenmesi
gereken dahili tevkifattan mahsup edilir.


            
Mükelleflerin bu madde uyarınca dahili tevkifata ait ödemelerinin toplamı cari
takvim yılına ait yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir
vergisine mahsup edilir. Mahsubu yapılan miktarın hesaplanan gelir vergisinden
fazla olması halinde aradaki fark müteakip dönemlere ilişkin olarak yapılması
gereken dahili tevkifata ait ödemeye mahsup edilir.


            
Maliye ve Gümrük Bakanlığı bu fıkra hükmünün uygulanmasına ait usul ve esasları
tespit etmeye yetkilidir. Vergi tevkifatı yapılırken lira kesirleri nazara
alınmaz.


            
Madde 103, fıkra bir (15/12/1990 tarih ve 3689 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir Vergisine
tabi gelirler; (1)


            
12,000,000 liraya
kadar                                                                                              
% 25


            
(32,000,000)


 


            
24,000,000 liranın          
12,000,000 lirası
için,            3,000,000
lira, fazlası           % 30


            
(64,000,000)                   
(32,000,000)                         
(8,000,000)


 


            
48,000,000 liranın          
24,000,000 lirası
için,           
6,600,000 lira,
fazlası           % 35


            
(128,000,000)                 
(64,000,000)                         
(17,600,000)


 


            
96,000,000 liranın          
48,000,000 lirası
için,           
15,000,000 lira, fazlası         % 40


            
(256,000,000)                 
(128,000,000)                       
(40,000,000)


 


            
192,000,000 liranın         96,000,000
lirası için,           
34,200,000 lira, fazlası         % 45


            
(512,000,000)                 
(256,000,000)                       
(91,200,000)


 


            
192,000,000 (512,000,000) liradan fazlasının 192,000,000 (512,000,000) lirası
için, 77,400,000 (206,400,000) lira fazlası % 50


            
Nispetinde vergilendirilir.


            
Mükerrer
Madde 123 – (15/12/1990 tarih ve 3689 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Bu Kanunun; 13, 17, 21, 24 (3 numaralı bendi), ek 2 (4 numaralı bendi), 47, 53,
68 (10 numaralı bendi), mükerrer 80 (2, 3 ve 4 numaralı bentleri), 111 ve 112
nci maddelerinde yer alan maktu had ve miktarların her birini ayrı ayrı veya
topluca 5 katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.


            
2. Bakanlar Kurulu, 1 inci fıkrada yazılı yetkilerini kullanmadığı takdirde,
her bir takvim yılında uygulanacak bu maktu had ve miktarlar, önceki yılda
uygulanan maktu had ve miktarlara bu yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu
uyarıncabelirlenen yeniden değerleme oranında artış yapılmak suretiyle tesbit
edilir.


——————————


(1)   
Bu maddede Kanunla getirilmiş olan miktarlar aynen bırakılmış, 22/12/1992 tarih
ve 92/3892 sayılı Kararname ile 1993 ve müteakip takvim yılları gelirlerine
uygulanacak tarifler metne siyah puntularla işlenmiştir; Bu maddedekioranlarda
Kararnameler ile yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki
"KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.





594-10


 


            
3. Bu Kanunun,103 üncü ve geçici 37 nci maddelerinde yer alan gelir dilimleri
tutarlarını,86 ve 87 nci maddelerinde belirtilen hadlerle birlikte 3 katına
kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.


            
4. Bu maddeye göre,maktu had ve miktarların tespitinde 10 000 liraya kadar
tutarlar nazara alınmaz.


            
Geçici Madde 19 – (1/5/1981 tarih ve 2454 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gerçek
usulde vergiye tabi çiftçilerin ziraat işlerinde bilfiil çalışan işçilerin
(şoför ve makinist hariç) ücretleri vergi karnesi uygulamasının başlayacağı
1/1/1982 tarihine kadar Gelir Vergisinden müstesnadır.


            
Geçici Madde 23, ikinci cümle – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Şu
kadar ki, bu Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 11 inci madde
hükmü uyarınca Kurumlar Vergisinden müstesna tutulan kazançların dağıtımı
halinde, bu kazançlar üzerinden % 25 oranında Gelir Vergisi tevkifatı yapılır.


            
Geçici Madde 35, fıkra (2) bent f – (15/12/1990 tarih ve 3689 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
f) Götürü usulden gerçek usule geçen mükellefler de dahil olmak üzere, yeni işe
başlayan mükelleflerde temel gösterge tutarı,işe başlanılan yılda mükellefin
faaliyette bulunduğu yörede uygulanan temel gösterge tutarının yarısı olarak
dikkate alınır. Bu tutar,mükellefin faaliyette bulunduğu yörede uygulanan 1
incidereceye ait götürü safi kazanç tutarından daha düşük olamaz.


            
Geçici
Madde 37 – (15/12/1990 tarih ve 3689 sayılı Kanunun hükmüdür.) (1)


            
1) 1/1/1991 – 31/12/2000 tarihleri arasında,münhasıran kalkınmada öncelikli
yörelerde sürekli olarak fiilen çalışan ve ücret gelirinin tamamını bu
yörelerde elde eden hizmet erbabının ücretleri için aşağıdaki vergi tarifeleri
uygulanır.


            
2) Kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde çalışan hizmet erbabının
ücretleri;


            
48.000.000 liraya kadar % 20,


            
(128.000.000)


            
48.000.000 liradan fazlasının    48.000.000 lirası
için    9.600.000 lira,
fazlası          % 30,


            
(128.000.000)                           
(128.000.000)              
(25.600.000)


            
Nispetinde vergilendirilir.


            
3) Kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerde çalışan hizmet erbabının
ücretleri;


            
12.000.000 liraya kadar olan % 20,


            
(32.000.000)


            
24.000.000
liranın                    
12.000.000lirası için     2.400.000 lira,
fazlası          % 25,


            
(64.000.000)                             
(32.000.000)                
(6.400.000)


            
48.000.000
liranın                    
24.000.000lirası için     5.400.000 lira,
fazlası          % 30,


            
(128.000.000)                           
(64.000.000)                
(14.400.000)


            
96.000.000
liranın                    
48.000.000 lirası için    12.600.000 lira,
fazlası        % 35,


            
(256.000.000)                           
(128.000.000)              
(33.600.000)


            
96.000.000 liradan fazlasının    96.000.000 lirası
için    29.400.000 lira,
fazlası        % 40,


            
(256.000.000)                           
(256.000.000)              
(78.400.000)


            
Nispetinde vergilendirilir.


            
4)
Kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde çalışan hizmet erbabının aynı
zamanda veya biribirini takip eden vergilendirme dönemlerinde, kalkınmada
ikinci derecede öncelikli yörelerde de çalışması halinde,bu hizmet erbabının
ücretlerine,bu maddenin 3 numaralı fıkrasında yer alan vergi tarifesi
uygulanır.


——————————


(1)   
Bu maddede Kanunla getirilmiş olan miktarlar aynen bırakılmış, 22/12/1992 tarih
ve 92/3892 sayılı Kararname ile 1993 ve müteakip takvim yılı ücretlerinde
uygulanmak üzere tespit edilen miktarlar ise metne siyah
puntolarlaişlenmiştir.Daha önceki değişiklikler için bu Kanunun sonundaki
"ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLER CETVELİ"ne bakınız.





594-11


 


            
5) 1 numaralı fıkra kapsamına giren hizmet erbabından, ücretlerini verdikleri
yıllık beyannamede toplamak zorunda olanlar hakkında,Gelir Vergisi Kanununun
103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesi uygulanır.


            
Şu kadar ki,kalkınmada öncelikli yörelerdeki yıllık beyanname ile beyan etmek
zorunda olduğu geliri,münhasıran ücretten ibaret olan hizmet
erbabının;eldeettiği ücret geliri için bu maddede yazılı vergi tarifesi
uygulanır.


            
29 – 24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numarası: 40)


            
Madde 40, bent 5 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5.İşletmeye
dahil olup işte kullanılan taşıtların giderleri (bu taşıtların aynı zamanda
zati veya ailevi ihtiyaçlar için de kullanılması halinde giderlerinin yarısı).


            
30 – 25/5/1995 tarih ve 4108 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 23, Ek Madde 2, 3,
Madde 38, 46, 51, 75, 94, 111, 119, Mükerrer madde 123 Geçici madde 39)


            
Madde 23 bent (8) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
8.
Hizmet erbabına işyerinde veya müştemilatında bedava yemek vermek suretiyle
sağlanan menfaatler (Bu amaçla da olsa hizmet erbabına nakit ve ayın olarak
yapılan ödemeler vergiye tabi tutulur);


            
Ek Madde 2 fıkra bir bent (4) – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
4.
Yatırıma,başlamadan önce Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığına başvurularak
gerekli bilgi ve belgelerin tevdi edilmiş ve yukarıda belirtilen şartların
mevcudiyeti tasdik edilerek,Yatırım Teşvik Belgesi verilmiş olmalıdır.


            
Araştırma, plan ve proje masrafları ile arazi temini için yapılan giderler
hariç olmak üzere,yatırımla ilgili her türlü harcamalar yatırıma başlandığını
gösterir.


            
Ek Madde 3 – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yatırım
indirimine, kaynağı ne olursa olsun, ek 2 nci maddede yazılı şartları haiz
bulunan yatırımlarla ilgili harcamalardan; bina(sadece turizm işletmeleri
için), makine, tesisat, araç (sadece işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili
olanlar) ve benzeri amortismana tabi aktif değerlerin yeni olanlarının maliyet
bedelleri esas teşkil eder.


            
Aktif değerlerin yeni olmasından maksat, bunların yurt içinde veya dışında daha
önce hiçbir şekilde kullanılmamış bulunmasıdır.Yurt dışında kullanılmış olsa
dahi Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca uygun görülen makina ve tesislerin
ithali halinde, bu aktif kıymetler yatırım indirimi uygulaması bakımından yeni
addolunur.


            
Arazi veya arsa tedariki, yedek parça temini, esas proje dışında münferit
makina, tesisat, araç mübayaası için yapılan harcamalara indirim uygulanmaz.
Turizm işletmelerinde inşa edilmiş olarak veya inşa halinde satın alınan
binaların satın alma bedeli üzerinden yatırım indirimi yapılmaz.


            
Petrol Kanununa göre yürütülen arama ve sondaj faaliyetleri için yapılan
veaktifleştirilen harcamalardan,ilgili bakanlığın görüşü alınmak suretiyle,
MaliyeBakanlığınca belirlenenler,yatırım indirimi uygulaması bakımından yatırım
harcaması sayılır.


            
Maliye Bakanlığı, yukarıda yer alan harcamalardan hangilerinin yatırım
indirimine konu olacağını belirlemeye yetkilidir.


            
Yatırım indiriminin nispeti,yatırım miktarının % 20'sidir. Bakanlar Kurulubu
oranı, kalkınmada öncelikli yöreler ile kalkınma planı ve yıllık programlarda
özel önem taşıdığı belirtilen sektörlerde yapılan yatırımlar için % 70
oranınakadar artırmaya veya kanuni orandan az olmamak üzere yeniden tespit
etmeye yetkilidir.





594-12


 


               
Bakanlar Kurulunca tespit edilen yeni oranlar, Bakanlar Kurulu Kararının Resmi
Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren yapılan harcamalara uygulanır.


               
Madde 38 son fıkra – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkullerin
ve menkul kıymetlerin alım-satımı ile devamlı olarak uğraşanlar hariç olmak
üzere,bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin iktisap tarihinden
itibaren en az iki tam yıl süre ile aktiflerinde yer alan gayri menkul ve
iştirak hisselerinin elden çıkarılmasında maliyet bedeli,bunların iktisap
edildiği ve elden çıkarıldığı yıllar hariç olmak üzere her takvim yılı için
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında
artırılarak kazancın tespitinde dikkate alınır.


            
Madde 46 fıkra iki 5 ve 4 üncü dereceye ait hükümler (26/12/1993 tarih ve
3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            

5 inci dereceye giren mükellefler için % 15'i,


            
– 4 üncü dereceye giren mükellefler için % 30'u,


            
Madde 51 bent (4) – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her
türlü taahhüt işleri yapanlar ile bu kişilere derece derece taahhütte
bulunanlar,


            
Madde 75 fıkra iki bent (4) parantez içi hükmü – (26/12/1993 tarih ve 3946
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Kurumlar
Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 1 ve 6 numaralı bentlerine göre kurumlar
vergisinden müstesna tutulan kazançlar ile yatırım indirimi tutarı hariç)


            
Madde 94 fıkra bir bent (10), (11), (13) – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
10.
Bir işyeri açmaksızın münhasıran gezici olarak milli piyango bileti satanlara
yapılan komisyon, prim ve benzeri ödemelerden,


            
11. Çiftçilerden satın alınan zirai mahsüller için yapılan ödemelerden;


            
a) Hayvanlar ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı mahsülleri için,


            
b) Diğer zirai mahsuller için,


            
13. Götürü usule tabi olan ticaret ve serbest meslek erbabına,esnaf
muaflığından yararlananlara ve diğer kişilere mal ve hizmet alımları için gider
pusulası karşılığında yapılan ödemelerden,


            
Madde 94 fıkra beş alt bent dört,beş – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            

11 numaralı bent gereğince zirai mahsul bedelleri üzerinden yapılacak vergi
tevkifatında, zirai mahsulün ticaret borsalarında tescil ettirilerek satılıp
satılmadığına veya destekleme kapsamında alım yapan kurumlar ile diğerlerine
göre,


            
– 13 numaralı bentte yer alan ödemelerde ödeme yapılan kişilerin mükellef olup
olmadıklarına veya ödemenin konusunun emtia veya hizmet alımı emtia vehizmet
alımının birlikte olmasına göre,


            
Madde 111 – (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kısmen
veya tamamen perakende satış yapan ticaret erbabı ile imalatçıların
gösterdikleri gayrisafi kazançlar, Vergi Usul Kanununa göre tespit olunan
ortalama kar hadlerinin parakende satılan emtianın maliyet bedeline uygulanması
suretiyle bulunacak miktarlara göre düşük olduğu takdirde, beyan edilen
gayrisafi kazançlar yerine, bu suretle bulunan miktarlar ikmalen vergi tarhına
esas alınır. Perakende satıştan maksat;satışı yapılan madde veya malzemenin
aynen veya işlen– dikten sonra satışını yapan kimseler dışındakilere
satılmasıdır.





594-13


 


            
Otel, motel, tatilköyü, pansiyon, bar, pavyon, dansing, gazino, lokanta
kahvehane, kırbahçesi, plaj hamam, kuaför salonu, erkek berberi, güzellik
salonları, tamirhaneler ve emsali hizmet işletmeleri sahiplerinin ve her nevi
taşıma işiyle uğraşanların gösterdikleri gayrisafi hasılat,inceleme
elemanlarınca yıl içinde yapılantespitler esas alınarak hesaplanacak asgari
gayrisafi hasılata göre düşük olduğu takdirde, beyan olunan gayrisafi hasılat
yerine, bu suretle tespit edilecek asgari gayrisafi hasılat vergi tarhına esas
tutulur. Şu kadar ki,bu suretle bulunacak safi kazanç, mükelleflerce tevsik
edilen mutad giderler toplamının % 20'sinden düşük olduğu takdirde, vergi
tarhına esas alınacak miktar, bu giderler toplamının% 20'sidir.


            
Bu maddeye göre tarhiyat yapılabilmesi için tespit olunacak farkın 300.000
(1.000.000) lirayı aşması ve tespit edilen bu farklılık nedeniyle mükelleften
izahat taleb edilmesine rağmen,mükellefin süresi içinde izahat vermemiş olması
veya verdiği izahattın yeterli görülmemesi şarttır.(1)


            
Madde 119 – (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
94
ve 96 ncı maddeler gereğince yapılan vergi tevkifatı,vergi kesenler tarafından
beyanname verecekleri süre içinde bağlı bulundukları vergi dairesine
yatırılır.Ancak,94 üncü maddenin 8 numaralı bendinde yazılı kazanç ve iratların
dağıtılmaması halinde yapılacak vergi tevkifatı;biri beyanname verme süresinde
diğerleri Kurumlar Vergisinin ikinci ve üçüncü taksitleriyle birlikte olmak
üzere üç eşit taksitte ödenir.


            
Mükerrer Madde 123 fıkra (4) – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
4. Bu Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesinin, her bir takvim
yılında uygulanacak gelir dilimleri,önceki yılda uygulanan gelir dilimi
tutarlarına bu yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen
yeniden değerleme oranında artış yapılmak suretiyle tespit edilir. Bu gelir
dilimlerine karşılık gelen vergi oranlarını, her bir dilim için ayrı ayrı veya
topluca 10 puana kadar artırmaya veya indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.


            
Geçici madde 39 fıkra (4) – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
4)
Gerçek usulde tespit edilen ticari kazancı olan eşin, bu kazançlarının safi
tutarı ve ücretlerinin brüt tutarının yıllık toplamı, 16 yaşından büyük sanayi
kesiminde çalışan işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının 4
katını aşmaması şartıyla, bu kazanç ve ücretlerin aile reisi beyanına dahil
edilmesi ihtiyaridir.


            
Bu fıkra hükümleri, 1994–1999 takvim yılı gelirlerine uygulanır. Bu fıkranın
uygulanmasında, asgari ücretin takvim yılı sonunda geçerli olan tutarı esasalınır.


            
31 – 21/1/1998 tarih ve 4325 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları:Geçici md.35.)


            
Geçici Madde 35 fıkra 2 bent (f) – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İlk
defa işe başlayan mükelleflerde işe başlanılan yılda, götürülük şartlarını haiz
olanlardan kendi isteği ile götürü usulden gerçek usule geçen mükelleflerde
ise, gerçek usulde vergilendirmeye başlandığı yıldan itibaren üç yıl süre ile
faaliyette bulunulan yörede uygulanan temel gösterge tutarının yarısı
uygulanır.


——————————


(1)   
Bu maddede yeralan miktarlar 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile 1/1/1993
tarihi itibariyle geçerli olan hadlere yükseltilmiş 8/12/1994 tarih ve 94/6300
sayılı Kararname ile 1995 yılı gelirlerine uygulanmak üzere tespit edilen
miktarlar ise metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce
Kararname ile yapılan değişiklik için bu Kanunun sonundaki"KARARNAMELER
İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne bakınız.





594-14


 


            
32 – 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 10, 11, 12, 13, 14,
17, 21, 23, 25, 53, 54, 60, 74, 85, 86, 87, 92, 93, 94, 107, 112, Mük. 112,
117, Ek Madde 4)


            
Madde 10 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
Çiftçi Gelir Vergisinden muaftır.


            
Çiftçilerin bu vergi karşısında küçük çiftçi olup olmadıkları 12 nci ve 13 üncü
maddelerde yazılı işletme büyüklüğüne ve yıllık satış tutarı esaslarına göre
tayin olunur. Bu şartlardan her hangi birini haiz bulunmıyanlar küçük çiftçi
muaflığından faydalanamazlar.


            
(Değişik : 19/2/1963–202/6 md.) Aile reisi beyanına tabi zirai
gelirlerde işletme büyüklüğü ve yıllık satış tutarları; aile reisi, eş ve küçük
çocuklar için toplu olarak nazara alınır.


            
(Değişik : 19/2/1963–202/6 md.) Ortaklıklarda küçük çiftçi muaflığı,
ortaklığın işletme büyüklüğü ve yıllık satış tutarı ölçülerine göre tayin
edilir. Ortaklığın birden fazla işletmeye taallük etmesi veya işletmelerin ayrı
ayrı mahallerde bulunması durumu değiştirmez.


            
(Değişik : 19/2/1963–202/6 md.) 52 nci maddede yazılı tek işletmelerde
işletme birden fazla ortaklıklara ait olsa bile muaflık ölçüleri bu
ortaklıklara aitişletme büyüklüğü ve yıllık satış tutarları toplanmak suretiyle
nazara alınır.


            
(Değişik : 19/2/1963–202/6 md.) Her biri 12 ve 13 üncü maddelerde yazılı
ölçülerin altında kalan birden fazla zirai işletmede ayrı ayrı şahıslarla
ortaklığı bulunanların işletme büyüklüğü ve satış ölçülerinin tesbitinde
ortaklık payları toplamı nazara alınır.


            
(Değişik : 19/2/1963–202/6 md.) Gerek şahsi işletmesi gerek dahil
bulunduğu ortaklıklar müstakillen muaflıktan faydalandığı halde, kendisine ait
işletmeninve ortaklıklardaki paylarının toplamı muaflık ölçülerini aşan
çiftçiler muaflıktan faydalanamazlar. Payları toplamı muaflık ölçülerini
aşmıyan diğer ortakların muaflıkları devam eder.


            
(Değişik : 1/5/1981–2454/2 md.) Yarıcılık ortaklık sayılır.


            
Madde 11 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Küçük
çiftçi muaflığı zirai kazançlara münhasırdır. Bu muaflıktan faydalananlar,
diğer kazanç ve iratları üzerinden bu kanun hükümleri gereğince vergiyetabi
tutulurlar.


            
(Değişik : 1/5/1981–2454/3 md.) Ticari veya mesleki kazançları
dolayısıyla gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olanlardan zirai faaliyette
bulunanlar ilebir biçerdövere veya benzeri mahiyetteki bir motorlu araca veya
birden fazla traktöre sahip olan çiftçiler küçük çiftçi muaflığından
faydalanamazlar.


            
(Ek : 24/12/1980–2361/6 md.) Küçük çiftçi muaflığının, bu Kanunun 94 ncü
maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.


            
Madde 12 – (1/5/1981 tarih ve 2454 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Küçük
çiftçi muaflığını tayin bakımından bir takvim yılı içinde nazara alınacak
işletme büyüklüğü ölçüleri şunlardır: (1)


            
1 inci Grup: Hububat ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 310 (610)
dönüm;


            
2 nci Grup: Bakliyat, afyon, susam, keten, kendir ziraatinde ekili arazinin
yüzölçümü toplamı 140 (210) dönüm;


            
3 üncü Grup: Ayçiçeği ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 130 (500)
dönüm;


            
4 üncü Grup: Pamuk ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 50(200) dönüm;


——————————


(1)   
Bu maddede kanunla getirilmiş olan, miktarlar aynen bırakılmış; 14/7/1987tarih
ve 87/11986 sayılı Kararname ile 1/1/1987 tarihinden geçerli olmak üzere tesbit
edilen miktarlar ise metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir.


 





594-15


 


            
5 inci Grup: Çeltik ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 40 (115) dönüm;


            
6 ncı Grup: Pancar ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 50 (150) dönüm;


            
7 nci Grup: Patates, soğan, sarmısak ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü
toplamı 40 (125) dönüm;


            
8 inci Grup: Çay ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 20 (20) dönüm (Mahsul
verebilecek hale gelmeyenler hariç);


            
9 uncu Grup: Tütün ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 50 (200) dönüm;


            
10 uncu Grup: Sebze ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 40 (150) dönüm;


            
11 inci Grup: Sera ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 1,5 (5) dönüm;


            
12 nci Grup: Kavun ve karpuz ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı50
(135) dönüm;


            
13 üncü Grup: Meyve verebilecek hale gelmiş fındık ziraatinde ekili arazinin
yüzölçümü toplamı 60 (220) dönüm;


               
14 üncü Grup: Meyve verebilecek hale gelmiş bağ ve incir ziraatinde ekili
arazinin yüzölçümü toplamı 80 (170) dönüm;


            
15 inci Grup: Meyve verebilecek hale gelmiş antep fıstığında 750 (750) ağaç;


            
16 ncı Grup: Meyve verebilecek hale gelmiş zeytinliklerde 1 200 (1200) ağaç;


            
17 nci Grup: Meyve verebilecek hale gelmiş narenciyede 475 (475) ağaç;


            
18 inci Grup: Meyve verebilecek hale gelmiş elmada 700 (700) ağaç;


            
19 uncu Grup: Muz ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 3 (3) dönüm;


            
20 nci Grup: Meyve verebilecek hale gelmiş kayısıda 750 (750) ağaç;


            
21 inci Grup: Meyve verebilecek hale gelmiş armut, kiraz, vişne, şeftalide 700
(700) ağaç;


            
22 nci Grup: Diğer meyve ve ürün ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 50
(50) dönüm (Meyve ve ürün verebilecek hale gelmeyenler ile palamut hariç);


            
23 üncü Grup: Büyükbaş hayvan sayısı 50 (80) adet (İş hayvanları ile iki
yaşından küçük büyükbaş hayvanlar hariç);


            
24 üncü Grup: Küçükbaş hayvan sayısı 250 (315) adet (Bir yaşından küçük
küçükbaş hayvanlar ile kümes hayvanları hariç).


            
Bakanlar Kurulu, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonunun teklifi üzerine, bu
ölçüleri gerekli gördüğü bölgeler için bir yıl uygulanmış olmak kaydıyla arazi
ve ürün türlerine göre on katını aşmamak üzere artırmak ve azaltmak
suretiyleyeniden tespite yetkilidir. Bu şekilde tespit olunan ölçüler, Resmi Gazete'deyayımlandığı
tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren yürürlüğe girer. (1)


            
Yukarıda yazılı ziraat gruplarının birkaç tanesinin içine giren zirai
faaliyetlerin bir arada yapılması halinde, en fazla iki gruba ait işletme
büyüklükleri, bu gruplar için tespit olunan hadlerin yarısını aşmadığı takdirde
muaflık devam eder.


            
Yukarıda zikredilen, meyveli ve meyvesiz ağaçlarda meyve ve ürün
verebilecekhale gelme durumu başlangıcı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Maliye
Bakanlığınca müştereken tesbit olunur.


——————————


(1)   
Bu fıkradaki "% 25 oranını" ibaresi, 19/6/1987 tarih ve 3393 sayılı
Kanunun 10 uncu maddesiyle "on katını" şeklinde değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.





594-16


 


            
Madde 13 – (12/6/1987 tarih ve 3380 sayılı ve 26/6/1964 tarih ve 484 sayılı
Kanunların hükümleridir.)


            
(Değişik birinci fıkra: 12/6/1987–3380/2 md.) Küçük çiftçi muaflığından
faydalanabilmek için zirai mahsullerin bir takvim yılı içindeki satış bedelleri
tutarının 60.000.000 (864.000.000) lirayı geçmemesi şarttır. (1)


            
(Değişik: 26/6/1964–484/2 md.) Arazi üzerinde yapılmıyan zirai
faaliyetler ile kara ve su avcılığında ve 12 nci maddede işletme büyüklüğü
ölçüsü gösterilmiyen zirai faaliyetlerde muaflık yalnız yıllık satış tutarı
ölçüsüne göre tayin olunur.


            
Madde 14 –(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı ve 24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı
Kanunların hükümleridir.)


            
(Değişik birinci fıkra: 24/12/1980–2361/9 md.) 12 veya 13 ncü
maddelerde yazılı hadleri aşan çiftçiler bu durumun meydana geldiği takvim yılı
başından itibaren küçük çiftçi muaflığını kaybederler.


            
Bu suretle mükellefiyete girenler muafiyet şartlarının kalktığı tarihten
itibaren keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye ve mükellefiyetle ilgili
ödevlerini Vergi Usul Kanunundaki esaslara göre yerine getirmeye mecburdurlar.


            
Mükellef durumunda iken muaflık şartlarını iktisabedenler mütaakıp
vergilendirme dönemi başından itibaren küçük çiftçi muaflığından faydalanırlar.



            
Madde 17 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İskan
Kanunu hükümlerine göre göçmen ve mülteci sayılanlarla yerleştirilenlerin,
mezkür Kanununda kazanç vergisi muaflığı için konulan kayıt,şart ve sürelerle
bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratların 2.800.000
(31.100.000) lirası Gelir Vergisinden müstesnadır.


            
Bu istisnanın menkul sermaye iradı üzerinden alınacak verginin tevkif yolu ile
kesilen kısmına şümulü yoktur.


            
Madde 21 fıkra bir – (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Binaların
mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın
3.600.000 (41.400.000) lirası Gelir Vergisinden müstesnadır. (1)


            
Madde 23 bent 2,4,11 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Gelir Vergisinden muaf veya götürü gider usulünde vergiye tabi çiftçilerin
ziraat işlerinde bilfiil çalışan işçilerin ücretleri (Bekçi ve çoban ücretleri
dahil);


            
4. Ticari ve sınai kazançları vergiden muaf bulunanların bu işlerinde
çalıştırılan hizmet erbabının ücretleri;


            
11. Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz bulunan emekli sandıkları
tarafından ödenen emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları (Tüzelkişiliği haiz
muhtelif emekli sandıkları tarafından ödenen aylıklar toplamı; hizmet süresi ve
aylık seviyesi aynı olan Devlet memurlarına ödenen miktarlardan fazla ise,
aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur.) (Genel, katma ve özel
bütçelerdenödenen bu nevi aylıklar dahil.);


——————————


(1)   
Bu maddede yeralan miktar;26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile1/1/1993
tarihi itibariyle geçerli olan hadlere yükseltilmiş, 31/12/1996 tarih ve 22864
sayılı R.G.'de yayımlanan 200 no'lu Genel Tebliğ ile 1996 yılı hasılatına
uygulanmak üzere tesbit edilen miktar ise metne parantez içinde siyah punto ile
işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklik için bu Kanunun
sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"nebakınız.





594-17


 


            
Madde 25 bent 3 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kanunla
kurulan veya tüzelkişiliği haiz olan emekli sandıklarınca kendilerine zat
aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri gereğince
verilen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve
sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenentazminatlar
(Kamu idare ve müesseseleri ile kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumları
dışında kalan tüzelkişiliği haiz emekli sandıkları tarafından ödenen tazminat
ve yardımlar, hizmet süresi ve aylık seviyesi aynı olan Devlet memurlarına
verilen miktardan fazla ise, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur. Bu
mukayesede gerek muhtelif emekli sandıklarından,gerek aynı emekli sandığından
muhtelif zamanlarda alınan ikramiye ve tazminatlar topluca dikkate alınır.)


            
Ek Madde 1 – (26/12/ 1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Dar
mükellefiyete tabi olanlar dahil, ticari veya zirai kazançları üzerinden
vergiye tabi mükelleflerin (adi ortaklıklar, kollektif ve adi komandit
şirketler ile kurumlar vergisi mükellefleri dahil) yaptıkları yatırımlar, bu
bölümde yazılı kayıt ve şartlar dahilinde, ilgili kazançlarından indirilir.


            
Ek Madde 2 , fıkra bir bent (3) – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
3.
Yapılan yatırım; ticari ve sinai yatırımlar için en az 3 000 000 000 lira,
zirai yatırımlar için en az 500 000 000 (5.000 000 000) lira olmalıdır.


            
Ek Madde 3, fıkra beş – (25/5/1995 tarih ve 4108 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yatırım
indirim nispeti, yatırım miktarının % 30'udur. Bakanlar Kurulu bu oranı,
kalkınmada öncelikli yöreler ile kalkınma planı ve yıllık programlardaözel önem
taşıdığı belirtilen sektörlerde yapılan yatırımlar için % 100 oranına kadar
artırmaya veya kanuni orandan az olmamak üzere yeniden tespit etmeye
yetkilidir.


            
Ek Madde 4 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yatırım
indiriminin uygulanmasına, yatırım konusunu teşkil eden aktif değerlere ilişkin
harcamaların yapıldığı takvim yılından itibaren başlanır ve indirimden
faydalanacak miktara ulaşıncaya kadar devam olunur. (Ek: 25/5/1995–4108/17
md.) İlgili yıl kazancından indirilemeyen yatırım indirimi tutarı, izleyen
ilk üç yılda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen
yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır. (Teşvik Belgesiz
yatırımlar bu maddedeki yeniden değerleme hükümlerinden faydalanamaz.)


            
Her yatırım için faydanılacak indirim tutarı, o yatırım içerisinde yer alan
indirimden yararlanabilecek aktif değerlerin kıymetleri toplamına,
"Yatırım Teşvik ve Yatırım İndirimi Belgesinde" yazılı olan indirim
nispetinin uygulanması suretiyle hesaplanır.


            
Birden fazla "Yatırım Teşvik ve Yatırım İndirimi Belgesi" almış
mükelleflerin safi kazancının kifayetsizliği sebebiyle önceki yıllarda tamamen
uygulanmamış olan eski yatırımlarla ilgili müdevver indirim tutarlarının mevcut
bulunması halinde, evvela bu indirimler uygulanır, ondan sonra yeni yatırımlara
müteallik indirimlerin uygulanmasına başlanır. (1)


            
Madde 40, fıkra (5) parantez içi hüküm – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
(Nakliyecilikte
kullanılanlar hariç olmak üzere, binek otomobillerinin ve zati ve ailevi
ihtiyaçlar için de kullanılan diğer taşıtların giderlerinin yarısı),


            
Madde 40, fıkra (7) parantez içi hüküm – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
(Nakliyecilikte
kullanılanlar hariç olmak üzere, binek otomobillerinin ve zati ve ailevi
ihtiyaçlar için de kullanılan diğer taşıtların amortismanlarının yarısı),


——————————


(1)   
Bu ek maddenin, 2 ve 3 üncü fıkralarında yeralan "Yatırım Teşvik ve
Yatırım İndirimi Belgesi" İbareleri, 4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı
Kanunun 46 ncı maddesiyle getirilmiş olup metne işlenmiştir.





594-18


 


            
Götürü usulde ticari kazancın tesbiti: (1)


            
Madde 46 – 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari vesınai
işlerinden sağladıkları safi kazançlar, Maliye Bakanlığınca tanzim edilecek
cetvellerde belirtilen iş nevilerine göre götürü olarak tesbit olunur.


            
Bu suretle tespit olunacak safi kazanç asgari ücretin yıllık brüt tutarının;


            
– (5 ve 4 üncü dereceler Mülga: 25/5/1995–4108/40 md.)


            
– 3 üncü dereceye giren mükellefler için % 50'si,


            
– 2 nci dereceye giren mükellefler için % 90'ı,


            
– 1 nci dereceye giren mükellefler için % 140'ı dır. Bakanlar Kurulu,bu
oranları iki katına kadar artırmaya veya kanuni oranlarına kadar indirmeye
yetkilidir. Bu yetki, iş grupları, sektörler, il ve ilçeler büyükşehir belediyeleri
dahil olmak üzere il ve ilçelerin belediye sınırları (mücavir alanlar dahil)
belediyelerin nüfusları yöreler itibariyle veya sabit bir iş yerinde faaliyet
yapılıp yapılmadığına göre topluca veya ayrı ayrı kullanılabilir.


            
Bakanlar Kurulu ayrıca, bu maddeye göre tespit edilen safi kazanç tutarlarını,


            
– Kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde faaliyette bulunan
mükellefler için % 50'ye,kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerde
faaliyette bulunan mükellefler için % 40'a kadar indirmeye,


            
– Münhasıran belediye teşkilatı bulunmayan köylerde (belediyelerin mücaviralan
sınırları hariç) işyeri bulunan ve faaliyet gösteren mükellefler için % 70'e
kadar indirmeye,


            
Yetkilidir. (1)


            
Birinci fıkrada yazılı safi kazanç tutarları, mükelleflerin götürü matrahları
addolunur.


            
Götürü safi kazanç tutarlarının tespitinde, takvim yılı başında geçerli olanve
sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin
yıllık brüt tutarı esas alınır.Asgari ücrette artış yapılmayan yıllarda, takvim
yılı başında geçerli olan safi kazanç tutarları,o yıla ilişkin olarak Vergi
Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak,ertesi
takvim yılında uygulanacak götürü safi kazanç tutarları hesaplanır.


            
Safi kazanç tutarlarının hasaplanmasında 100.000 liraya kadar olan tutarlar
dikkate alınmaz.


            
Aynı işte ortak olarak çalışanlar hakkında 47 nci maddede yazılı Emlak Vergisi
tarhına esas olan vergi değerleri toplamı (vergi değeri bilinmeyen hallerde
yıllık kira bedeli, her ikisinin de belli olmaması halinde, takdir
komisyonlarınca takdir edilecek kira bedeli toplamı) ve 48 nci maddede yazılı
iş hacmi ölçüleritoplu olarak, diğer şartlar ortakların herbiri için ayrı ayrı
aranır.


            
Ortaklarından birisi gerçek usule göre Gelir Vergisine tabi bulunan
ortaklıklarda diğer ortakların ticari kazancı da gerçek usulde tesbit olunur.


            
Adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer şahsi bir işle de iştigal
edenlerin gerçek veya götürü usullerden hangisine göre vergilendirileceği, 47
nci maddenin 2 numaralı bendi ile 48 nci maddede yer alan ölçülerden şahsiişine
ait olanlara ortaklıklardan hissesine düşen miktarların eklenmesi suretiyle
tespit olunur. Şahsi işin mevcut olmaması halinde bu ölçülerden muhtelif
ortaklıklardaki hisselerin toplanması ile yetinilir.


            
Adi ortaklıklarda ortakların götürü kazanç hissesi, ortaklığın girdiği sınıf ve
dereceye göre bulunan kazanca her ortak için % 50 nispetinde bir zam
yapıldıktan sonra bulunan miktar, ortaklık mukavelesinde yazılı hisse
nispetlerine, böyle bir mukavele mevcut değilse eşit olarak ortak sayısına
bölünmek suretiyletespit olunur.


 


——————————


(1) Bu maddede
yeralan götürü safi kazanç tutarlarının hesaplanmasına esas oranlar, 1/1/1998
tarihinden geçerli olmak üzere 3/4/1998 tarih ve 98/10885sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile tespit edilmiştir. (Bkz.R.G.: 16/4/1998– 23315) 1998 yılı
vergilendirme dönemi gelir vergisi tarhiyatında dikkate alınacak olan dereceler
karşılığı safi kazanç tutarları için 16/12/1997 tarih ve 23202 Mükerrer sayılı
R.G.'de yayımlanan 204 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'ne, daha önceki
değişiklikler için de Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.





594-19


 


Mükelleflerin birinci fıkrada yazılı derecelerden hangisine
gireceği,vergi dairesi tarafından tayin edilir. Ancak, vergi dairesi ilgili
meslek kuruluşunun görüşünü isteyebilir.


            
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tayin ve tespite Maliye
Bakanlığı yetkilidir.


            
Madde 47, fıkra bir bend (2) – 31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
2.
(Değişik: 31/12/1981–2574/10 md.) İşyerlerinin Emlak Vergisi tarhına
esas olan vergi değerleri toplamı 12.000.000 (120.000.000) lirayı, vergi değeri
bilinmeyen hallerde yıllık kira bedeli toplamı 1.800.000 (18.000.000) lirayı
aşmamak(Yıllık kira bedelinin emsaline nazaran düşük bulunması halinde emsal
kira bedeli esas alınır.) (1)


            
Madde 48 – (31/12/1981 tarih ve 2574 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü
usule tabi olmanın özel şartları şunlardır: (2)


            
1. Alım satım işleri ile imal, inşa, tamir ve küçük sanat işlerinde bir takvim
yılı içinde satın alınan veya ithal edilen emtianın, iptidai maddenin ve
malzemenin mübayaa bedelleri tutarı 180.600.000 lirayı aşmamak;


            
2. Bir takvim yılı içinde satılan veya ihraç edilen emtianın, iptidai maddenin
ve malzemenin satış bedelleri tutarı 240.600.000 lirayı aşmamak;


            
3. İptidai madde yardımcı malzeme ve işçilik müşteriye ait olarak ücretliduruma
girmeksizin yapılan imalat, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat
işlerikarşılığında bir takvim yılı içinde alınan gayri safi ücret tutarı
59.600.000lirayı aşmamak;


            
4. İptidai madde ve malzeme müşteriye, işçilik kendisine ait olarak yapılan
imalat, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat işlerinde yıllık gayri safi
hasılat tutarı 180.600.000 lirayı aşmamak;


            
5. Bir ve üç numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde, bir
takvim yılı içinde alınan ücret veya hasılatın altı katı ile mübayaa
bedellerinin yıllık toplamı 240.600.000 lirayı aşmamak;


            
6. Bir ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halindebir
takvim yılında sağlanan gayri safi hasılatın üçte bir fazlasıyla emtia, iptidai
madde ve malzemenin mübayaa bedellerinin tutarı toplamı 180.600.000 lirayı
aşmamak;


            
7. Üç ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde
alınan gayri safi ücretlerin tutarlarının dört katı ile sağlanan yıllık
gayrisafi hasılatın toplamı 180.600.000 lirayı aşmamak;


            
8. Otel, sinema, plaj, dansing ve emsali eğlence ve istirahat yerleri
işletenlerde, bu hizmetler karşılığında bir takvim yılı içinde sağlanan yıllık
gayri safi hasılat tutarı 59.600.000 lirayı aşmamak;


——————————


(1)   
Bu fıkrada yeralan miktarlar 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile 1/1/1993
tarihi itibariyle geçerli olan hadlere yükseltilmiş 9/12/1997 tarih ve 97/10351
sayılı Kararname ile 31/12/1997 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen
miktarlar ise metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir.Daha önce
Kararname ile yapılan değişiklik için Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE
YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.


(2)   
Bu maddenin birinci fıkrası 1–9 numaralı bentlerinde yer alan yıllık alış,
satış ve hasılat hadleri 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun 10 uncu
maddesi ile 31/12/1993 tarihi itibariyle uygulanan tutarları üzerinden bir kat
artırılmış ve metne işlenmiştir. Bu miktarlar 30/12/1993 tarih ve 93/5142
sayılı Kararname ile mücavir alan sınırları dahil olmak üzere, büyükşehir
içinde faaliyette bulunan mükellefler için % 50 oranında artırılmıştır. (R.G.:
31/12/1993–21805 Mük.) Daha sonra bu hadler: 12/1/1995tarih ve 95/6430 sayılı
Kararname ile büyükşehir belediyesi olan illerin,büyükşehir belediye sınırları
içinde (mücavir alan sınırları dahil) faaliyette bulunan mükellefler dışında
kalan mükellefler için uygulanmak üzere% 100 oranında artırılmıştır. (Bkz.
R.G.: 1/4/1995–22245). Bu hadlerin 1998 takvim yılındaki uygulaması için
16/12/1997 tarihli ve 23202 Mükkerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maliye
Bakanlığı'nın 204 seri numaralı tebliğine, daha önce yapılan değişiklikler
içinde Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
CETVELİ"ne bakınız.





594-20


 


            
9. Sahibi veya işletici sıfatıyla birden fazla motorlu kara nakil vasıtası ve
beşten fazla hayvan arabası veya su üzerinde hareket eden 18 rüsum tonilatodan
fazla makineli, 90 rüsum tonilatodan fazla makinesiz nakil vasıtası işletmemek
(Su üzerinde hareket eden makineli ve makinesiz araçların birlikte işletilmesi
halinde, makineli olanların rüsum tonilatoları toplamının beş katı ile
makinesizlerin rüsum tonilatoları toplamı 90 rüsum tonilatoyu aşmamak) ve bir
takvim yılı içinde alınan taşıma ücretleri tutarı 120.200.000 lirayı aşmamak
(Nakil vasıtalarının sahip ve işleticisi durumunda olmaksızın taşıma işi
yapanlar tavassut işi yapmış sayılır.Yukarıda yazılı ölçüler aile reisi
beyanına tabi olankimselerle ortaklık halindeki işletmelerde bu kimselerin veya
ortaklığın işlettikleri vasıtalar bakımından topluca dikkate alınır.)


            
10. (Ek:15/12/1990 – 3689/4 md.) 1–9 numaralı bentler kapsamına girmeyen
işleri yapanlardan; hizmet işletmelerinde 8 numaralı bentte, diğerlerinde ise 1
ve 2 numaralı bentlerde yer alan hadleri aşmamak.


            
Tekele tabi maddelerle, damga pulu, milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve
bunlar gibi kar hadleri emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak
tespitedilmiş bulunan emtiada, ilgili bakanlıkların mütaalası alınmak
suretiyle, bu maddenin 1, 2, 5, ve 6 numaralı bentlerinde yazılı alım satım
hadleri Maliye Bakanlığınca tayin olunur. (1)


            
(Ek:15/12/1990–3689/4 md.: Değişik:26/12/1993 – 3946/10 md.) Yıllık
alış, satış ve hasılat hadleri; sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük
işçileriçin geçerli olan asgari ücret tutarının takvim yılı içinde artırılması
halindebu ücretteki artış oranında,asgari ücretin artırılmadığı yıllarda ise
Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında
artırılmak suretiyle tespit edilir. Bu surette tespit edilen yıllık alış, satış
ve hasılat tutarları, ertesi takvim yılında uygulanır. Şu kadar ki, götürü safi
kazanç tutarlarının tespitine ilişkin 46 ncı maddede yazılı oranların Bakanlar
Kurulunca artırılması halinde, safi kazanç tutarları artırılan mükellefler için
bu maddede yazılı yıllık alış,satış ve hasılat tutarlarını da bir katına kadar
artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.


            
(Ek:15/12/1990–3689/4 md.) Bu maddeye göre alış, satış ve hasılat
hadlerinin tespitinde, 100 000 liraya kadar olan tutarlar nazara alınmaz.


            
Madde 50 – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü
usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler,
ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Şu kadar
ki, 48 inci maddede yazılı yıllık alış,satış ve hasılat hadlerinin bir katını
aşanlar bu hadleri aştıkları tarihten itibaren gerçek usulde
vergilendirilirler.


            
Götürülük şartlarını haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini
yazı ile bildirenler, taleplerini takip eden ay başından veya taleplerini
izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden
itibaren gerçek usulde vergilendirilirler.


            
Herhangi bir şekilde gerçek usulde vergilendirilecek olanlar ve gerçek usulde
vergilendirilen mükellefler, bir daha hiçbir şekilde götürü usule dönemezler.
Bu kişilerin aynı türden iş yapan eş ve çocukları da bu faaliyetleri nedeniyle
götürü usulden yararlanamazlar.


            
Madde 53 – (1/5/1981 tarih ve 2454 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai kazancın tesbit şekilleri:


            
Madde 53 – (Değişik: 1/5/1981–2454/9 md.)


            
Yıllık
hasılatları tutarı yüzyirmi milyon (1 milyar 728 milyon) liradan aşağı olan
çiftçilerin kazançları götürü gider esasına, yüzyirmi milyon lira (1 milyar 728
milyon) veya daha fazla olan çiftçilerin kazançları ise gerçek kazanç usulüne
(zirai işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına)göre tespit
olunur. (2)


——————————


(1)   
Fıkrada sözü edilen emtia ile ilgili alım satım hadleri için, 16/12/1997 tarih
ve 23202 Mükerrer sayılı R.G.'de yayımlanan 204 no.lu G.V.GenelTebliğine,
önceki değişiklikler için ise Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE
YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.


(2)   
Bu fıkrada yeralan miktarlar 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile 1/1/1993
tarihi itibariyle geçerli olan hadlere yükseltilmiş 31/12/1996 tarih ve 22864
sayılı R.G.'de yayımlanan 200 no'lu Genel Tebliğ ile 1996 takvim yılı
gelirlerine uygulanacak hasılat tutarları metne parantez içinde siyah punto ile
işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklik içinbu Kanunun
sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİNE"ne
bakınız.





594-21


 


            
(Değişik fıkralar: 19/2/1963 – 202/22 md.) Bu hükmün tatbikınde, aile reisi
ile birlikte yaşıyan eş ve velayet altındaki çocuklara ait işletmeler ile
ortaklık halindeki işletmelerde, satış hasılatı tutarı toplu olarak nazara
alınır.


            
Yeni işe başlayanların veya muafiyetten mükellefiyete geçenlerin işe başladıkları
veya mükellefiyete geçtikleri yıl içerisindeki kazançları götürü gider usulüne
göre tesbit olunur.


            
Kazançları götürü gider usulune göre tesbit edilecek çiftçiler, yazılı olarak
vergi dairesine bildirmek şartiyle müteakkıp vergilendirme dönemi başından;
yeni işe başlıyanlar, işe başlama tarihinden itibaren gerçek kazanç usulüne
geçebilirler. Bu şekilde gerçek kazanç usulünü kabul edenler iki yıl geçmedikçe
bu usulden dönemezler.


            
(Ek:4/12/1985–3239/51 md.) Şu kadar ki; satış hasılatlarının tamamı
üzerinden tevkif suretiyle Gelir Vergisi alınmış olan çiftçiler, yıllık satış
hasılatları tutarına bakılmaksızın diledikleri takdirde götürü gider usulüne
geçebilirler.


            
Madde 54 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü
gider usulü:


            
Madde 54 – (Değişik: 19/2/1963–202/23 md.)


            
Götürü
gider usulünde safi zirai kazanç, mükellefin beyan edeceği hasılattan götürü
olarak hesaplanan gider tutarının indirilmesi suretiyle vergi dairesince tesbit
olunur.


            
Götürü gider usulünde hasılat, 56 ncı maddede yazılı (Bu madddenin 4 ve 5
numaralı bentlerinde yazılı olanlar hariç) unsurlardan terekküp eder.


            
Bu usulde götürü gider:


            
1. (Değişik: 31/12/1981–2574/12 md.) Vergi Usul Kanununun 45 inci
maddesinde yer alan götürü gider emsallerinin mükellefçe beyan edilen hasılata
uygulanması veya,


            
2. Mükellefçe, beyan olunan hasılatın elde edilmesi için yapıldığı bildirilen
ve 57 nci maddede sayılan (Bu maddenin 10 numaralı bendinde yazılı olanlar
hariç) gerçek giderlerin toplanması,


            
Suretiyle tesbit olunur.


            
Mükellefler bu usullerden herhangi birisinin kendilerine uygulanmasını seçmekte
serbest olup bu seçimi yıllık beyannamelerinde belirtirler. Şu kadarki,yıllık
beyannamelerin verilmesinden sonra mükellefler seçtikleri usulden o yıl için
dönemezler.


            
Yıllık beyannamede götürü gider usullerinden hangisinin seçildiği
belirtilmediği takdirde mükellef birinci usulü seçmiş sayılır.


            
Götürü giderlerin yukarıki 1 numaralı bende göre tesbiti halinde; tevsik
edilmek ve beyannamede gösterilmek şartiyle, zirai faaliyette kullanılan arazi
ve binalarla ilgili kiralar, ayni vergi, resim ve harclarla işletme için
alınanve işletmeye harcanan borç paraların faizleri hasılattan ayrıca ve gerçek
miktarları üzerinden indirilir.


            
(Yedinci fıkra mülga: 1/5/1981–2454/10 md.)


            
(Sekizinci fıkra mülga: 24/12/1980–2361/38 md.)


            
(Ek: 24/12/1980–2361/38 md.) Gerçek kazanç usulünden götürü gider
usulüne geçen çiftçilerin önceki yıllardan devreden ürünlerinin satış
hasılatına götürü gider uygulanmaz. Bir evvelki yıldan devreden ürünlerin
maliyet bedelleri ve satıldığı yıl yapılan gerçek giderler, tevsik edilmek ve
beyannamede gösterilmek şartıyla bu ürünlere isabet eden satış hasılatından
indirilir ve busuretle bulunan safi kazanç matraha eklenir.


            
Madde 60 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü
gider usulüne tabi olanlardan hasılatlarının tutarı 53 üncü maddedeki muayyen
haddi aşanlar mütaakkıp vergilendirme dönemi başından itibaren gerçek kazanç
esasına tabi tutulurlar.


            
Gerçek kazanç esasına tabi olanlardan hasılatlarının tutarı aynı haddin dununda
kalanlar müteakkıp vergilendirme dönemi başından itibaren götürü gider usulüne
tabi tutulurlar. (53 üncü maddenin son fıkrası hükmü mahfuzdur.)


          
Madde 64, son fıkra–(26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her
bir dereceye ait götürü ücret, 46 ncı maddede dereceler karşılığı gösterilen
Safi Kazancı % 50 sidir.





594-22


 


            
Madde
68 fıkra bir bend (10) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
10. Yukarıdaki bentler dışında kalan, işle ilgili şehir dahili nakil vasatıları
ücretleri ile posta, telgraf ve odabaşı ücreti gibi müteferrik giderler (bu
bentte yazılı giderlere karşılık olmak üzere mükellefler diledikleri takdirde
300.000 (3.400.000) liradan fazla olmamak kaydıyla gayri safihasılatlarının %
10'unu götürü olarak gider yazabilirler.) (1)


            
Madde 69 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) (2)


            
Ebeler, sünnetçiler, sağlık memurları, arzuhalciler ve gerçek kazançlarının
tesbitinde zorluk bulunmasından dolayı Maliye Bakanlığınca tayin edilecekolan
ve mesleklerine ifası yüksek tahsili icap ettirmiyen benzeri serbest meslek
erbabının safi kazançları götürü olarak tesbit olunur.


               
(Değişik : 24/12/1980 – 2361/48 md.) Bu madde hükmü borsa ajan ve
acentalarına, gümrük komisyoncularına, dava vekillerine, müşavirlere, diş
protezcilerine, kurumlar ve tüccarlarla serbest meslek erbabının ticari ve
mesleki işlerini takip eden muakkiplere ve konser veren müzik sanatçılarına şamil
değildir.


            
(Ek: 24/12/1980 – 2361/48 md.; Değişik: 26/12/1993 – 3946/15 md.) Safi
kazançların götürü usulde tespit ve vergilendirilmesinde, 46 ve 47 nci maddeler
ile 48 inci maddenin 8 numaralı bendi ve 50 nci madde ve 51 inci maddenin 12
numaralı bendi hükümleri uygulanır.


            
Madde 74 fıkra bir bent 4 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
4.
Kiraya verilen mal ve haklar dolayısiyle yapılan ve bunlara sarf olunan
borçların faizleri;


            
Madde 75 fıkra iki bent (4) ve (5) – (Değişik hükümler.)


            
4.
(Değişik: 26/12/1993 – 3946/16 md.) Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca
yıllık veya özel beyanname veren kurumların, indirim ve istisnalar.
(Değişik:25/5/1995 – 4108/22 md.) (Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin
1 ve 6numaralı bentlerine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar
hariç) düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi
düşüldükten sonra kalan kısım;


            
5. (Değişik: 25/6/1992 – 3824/4 md.) Her nevi tahvil faizleri ve hazine
bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan
menkul kıymetlerden sağlanan gelirler (Ödeme, menkul kıymetlerin
gelirleriylebirlikte menkul kıymetlerin itfa bedelini de ihtiva ettiği takdirde,
menkul kıymetlerin itfa bedelini de ihva ettiği takdirde, menkul kıymetlerin
itfa edilen kısmı irat sayılmaz. Ancak, döviz cinsinden yahut dövize, altına
veya başka bir değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer
artışları irat sayılır.)


           
Mükerrer Madde 75 son fıkra–(26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Yatırım
fonlarının katılma belgeleri ile yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden
elde edilen kar payları için vergi alacağı hesaplanmaz.


            
Madde 80 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
yazılı olup geçen bölümlerin dışında kalan kazanç ve iratlar bu bölümdeki
hükümlere göre vergiye tabi gelire dahildir:


            
1. Değer artışı kazançları;


            
2. Arızi kazançlar.


——————————


(1) Bu bentte
yeralan miktar, 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile1/1/1993 tarihi
itibariyle geçerli olan hadlere yükseltilmiş, 31/12/1996 tarih ve 22864 sayılı
R.G.'de yayımlanan 200 No'lu Genel Tebliğ ile1996 takvim yılına ait kazançların
tespitinde dikkate alınmak üzere belirlenen miktar metne parantez içinde siyah
punto ile işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklik için Kanunun
sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"NE BAKINIZ.


(2)   
Bu maddenin uygulanmasında 16/12/1997 tarih ve 23202 mükerrer sayılı R.G.'de
yayımlanan 204 no'lu tebliğe bakınız





594-23


 


            
Mükerrer Madde 80 – (Ek: 24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı
kazançlarıdır. (1)


            
1. (Mülga: 21/1/1982–2588/18 – C md.)


            
2.
(Değişik: 4/12/1985–3239/58 md.) Borsada kayıtlı olanlar ve ivazsız
olarak iktisap edilenler hariç, menkul kıymetlerin iktisap tarihinden
başlayarak bir yıl içinde veya iktisaptan evvel elden çıkarılmasından sağlanan
kazançların bir takvim yılındaki tutarının 500.000 (5.500.000) lirayı aşan
kısmı,


            
3. (Değişik: 31/12/1981–2574/15 md.) 70 inci maddenin birinci fıkrasının
5 numaralı bendinde yazılı hakların (ihtira beratları hariç) elden
çıkarılmasından doğan kazançların 500.000 (5.500.000) lirayı aşan kısmı,


            
4. (Değişik: 31/12/1981–2574/15 md.) Telif haklarının ve ihtira
beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanuni mirasçıları dışında
kalan kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançların 500.000
(5.500.000) lirayı aşan kısmı,


            
5. Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar,



            
6. Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden
çıkarılmasından doğan kazançlar.


            
7. (Ek: 4/12/1985–3239/58 md.) İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız
olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının 1, 2, 4 ve
7 numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai
istihsaldekullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden
başlayarak dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin
ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkuller, tahsis
tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.) (2)


            
Bu maddede geçen "elden çıkarma" deyimi, yukarıda yazılı mal ve
hakların satılması, bir ivaz karşlığında devir ve temliki, trampa edilmesi,
takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye
olarak konulmasını ifade eder.


            
Faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından
veya ticari işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerle birinci
fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar ticari
kazançsayılır ve bunlara ticari kazanç hakkındaki hükümler uygulanır.


            
Madde 81 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda
yazılı hallerde değer artışı kazancı hesaplanmaz ve vergilendirilmez:


            
1. Ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanuni mirasçılar tarafından
işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil
iktisadi kıymetlerin kayıtlı değerleriyle (bilanço esasına göre defter
tutuluyorsa bilançonun aktif ve pasifiyle bütün halinde) aynen devir alınması;


            
2. Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun
bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devralan
şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip
veya


 


 


 


——————————


(1)   
Bu maddede yeralan miktar;26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile1/1/1993
tarihi itibariyle geçerli olan hadlere yükseltilmiş, 31/12/1996 tarih ve 22864
sayılı R.G.'de yayımlanan 200 no'lu Genel Tebliğ ile 1996 yılı hasılatına
uygulanmak üzere tesbit edilen miktar ise metne parantez içinde siyah punto ile
işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklik için Kanunun sonundaki
"KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.


(2)   
Bu bentte yeralan "bir yıl " ifadesi, 25/6/1992 tarih ve 3824 sayılı
Kanunun 5 inci maddesiyle "dört yıl" olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.





594-24


 


sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna
göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması (Bu ortaklık payını
temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.);


            
3. Kollektif ve adi komandit şirketlerin bu maddenin 2 numaralı bendinde yazılı
şartlar dahilinde nev'i değiştirerek sermaye şirketi haline dönüşmesi
(Kollektif ve adi komandit şirketlerin şekil değiştirerek anonim şirket haline
dönüşmesi halinde şekil değiştiren kollektif ve adi komandit şirketlerin
ortaklarının anonim şirketteki ortaklık paylarını gösteren hisse senetlerinin
nama yazılı olması şarttır.).


            
Mükerrer Madde 81 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Değer
artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla
sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden
çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla
yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların
indirilmesi suretiyle bulunur. Hasılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan
kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme ile ilgili hükümlerine göre
tayin ve tespit olunur.


            
Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde maliyet bedeli
yerine; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, takdir komisyonlarınca tespit
edilecek bedel, kazancı bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen
işletmelerde ise son bilançoda veya envanter kayıtlarında gösterilen değer esas
alınır.


            
İşletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması
halinde, iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli yerine, amortismanlar düşüldükten
sonra kalan net değeri esas alınır.


            
Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasında, iktisap bedelinin tevsik edilememesi
halinde, Vergi Usul Kanununun 266 ncı maddesinde yazılı itibari değer iktisap
bedeli olarak kabul edilir.


            
(Ek : 24/3/1988 – 3418/25 md.) : Dar mükelleflerin (kurumlar dahil),
yabancı sermaye mevzuatına göre ilgili mercilerden izin almak suretiyle,
Türkiye'ye bizzat getirdikleri nakdi veya ayni sermaye karşılığında iktisap
ettikleri menkul kıymetler ile iştirak hisselerini elden çıkarmalarından doğan
değer artışı kazançlarının hesabında, kur farkından doğan kazançlar dikkate
alınmaz. Şu kadarki, bu mükelleflerin Türkiye'de elde ettikleri kazançların,
münhasıran bu menkul kıymet veya iştirak hisseleri dolayısıyla elde edilen
menkul sermaye iratlarından ve bu kıymet veya hisselerin elden çıkarılmasından
doğan değer artışı kazançlarından ibaret olması şarttır. Bu mükelleflerin,
Türkiye'de menkul kıymet alım satımıyla devamlı olarak uğraşmaları halinde, kur
farkından doğan kazançlar da ticari kazancın hesabında dikkate alınır.


            
(Ek : 24/3/1988 – 3418/25 md.) : Kur farkından doğan kazançların
hesabında, menkul kıymet veya iştirak hisselerinin iktisabına tahsis edilen
yabancı sermayenin, bu kıymet veya hisselerin iktisap tarihindeki T.C. Merkez
Bankası döviz alış kuruna göre hesaplanan Türk Lirası karşılığı ile bu kıymet
veya hisselerin elden çıkarılması tarihindeki aynı miktar yabancı sermayenin
T.C. Merkez Bankası döviz alış kuruna göre hesaplanan Türk Lirası karşılığı
arasındaki fark esas alınır.


            
(Ek : 26/12/1993 – 3946/18 md.) Bu kanunun mükerrer 80 inci maddesinin
birinci fıkrasının 7 numaralı bendinde belirtilen değer artış kazancının
hesabında iktisap bedeli, gayrimenkul ve bu nitelikteki hakların iktisap
edildiği ve elden çıkarıldığı takvim yılları hariç olmak üzere, her takvim yılı
için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında
artırılarak tespit edilir.


            
Madde 82 – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.) (1)


            
Vergiye tabi arızi kazançlar şunlardır:


            
1. Arızi olarak ticari muamelelerin icrasından veya bu nitelikte muamelelere
tavassuttan elde edilen kazançlar;


——————————


(1)   
Bu maddede Kanunla getirilmiş olan miktar aynen bırakılmış, 8/12/1994tarih ve
94/6300 sayılı Kararname ile 1995 takvim yılı kazançlarına uygulanmak üzere
tespit edilen miktar metne parantez içinde siyah puntolarla işlenmiştir. Daha
önceki değişiklikler için Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.





594-25


 


            
2. Ticari veya zirai bir işletmenin faaliyetiyle serbest meslek faaliyetinin
durdurulması veya terk edilmesi, henüz başlamamış olan böyle bir faaliyete hiç
girişilmemesi, ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında
elde edilen hasılat;


            
3. Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karşılığında alınan
tazminatlar ile peştemallıklar (kiracıya ait tesisat ve malların tahliyeve
devri sırasında kiralayana veya yeni kiracıya devrinden doğan kazançlar dahil);


            
4. Arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısiyle tahsil edilen
hasılat;


            
5. Gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleriyle ilgili
olarak sonradan elde ettikleri kazançlar (zarar yazılan değersiz
alacaklarla,karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili dahil);


            
6.Dar mükellefiyete tabi olanların 45 inci maddede yazılı işleri arızi olarak
yapmalarından elde ettikleri kazançlar.


            
Yukarıda yazılı kazançlardan 1 – 4 numaralı bentlerde yazılı olanların (henüz
başlamamış olan ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi ile
ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen
kazançlar hariç) 10 000 (100.000) lirayı aşan kısmı, diğerlerinde tamamıvergiye
tabidir.


            
Bu maddede geçen hasılat deyimi, alınan para ve ayınlarla diğer suretlerle elde
edilen ve para ile temsil edilebilen menfaatleri ifade eder.


            
Arızi kazançların safi miktarı aşağıdaki şekilde tespit olunur.


            
1. Bu maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde yazılı işlerde satış
bedelinden, maliyet bedeli ve satış dolayısiyle yapılan giderler indirilir;


            
2. Bu maddenin birinci fıkrasının 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentlerinde yazılı
işlerde,elde edilen hasılattan tevsik edilmek kaydiyle yapılan giderler
indirilir;


            
3. Bu maddenin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinde yazılı işlerde, 45 inci
madde hükümleri uygulanır.


            
Madde 85 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) (1)


            
Mükellefler,
ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde eldeettikleri kazanç
ve iratları (Götürü usulde tesbit edilen kazanç ve ücretler dahil) için bu
kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname vermeye ve bu kazanç ve
iratları yıllık beyannamelerinde toplamaya mecburdurlar.


            
(Değişik : 26/12/1993 – 3946/19 md.) İstisna hadleri içinde kalan kazanç
ve iratlar için yıllık beyanname verilmez.


            
Tacirlerle çiftçiler ve serbest meslek erbabı ticari, zirai ve mesleki
faaliyetlerinden kazanç temin etmemiş olsalar bile, yıllık beyanname verirler.
Bu hüküm şirketlerin faaliyet ve tasfiye devrelerine şamil olmak üzere
kollektif şirket ortakları ile komanditeler hakkında da uygulanır.


            
Yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlar:


            
1. Mükellefin bunları Türkiye'de hesaplarına intikal ettirdiği yılda;


            
2. Türkiye'de hesaplara intikal ettirilmemesinin mükellefin iradesi dışındaki
sebeplerden ileri geldiği tevsik olunan hallerde; mükellefin bunlara tasarruf
edebildiği yılda;


            
Elde edilmiş sayılır.


            
Madde 86 – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.) (2)


            
Aşağıda yazılı hallerde gelir toplanmaz ve yıllık beyanname verilmez.


1.              
Yabancı
memleketlerde elde edilenler hariç olmak üzere, tam mükellefiyette vergiye tabi
gelir sadece;


 


——————————


(1)     
    Bu
maddenin uygulanmasında 10/3/1991 tarih ve 20810 sayılı R.G.'de yayımlanan 166
no'lu tebliğe


             
bakınız.


(2)           
Bu maddede Kanunla
getirilmiş olan miktarlar aynen bırakılmış, 9/12/1997 tarih ve 97/10351 sayılı


            
Kararname ile 1998 ve müteakip takvim yıllarına ait gelirlere uygulanmak üzere
tespit edilen hadler


            
 metne parantez içindesiyah puntolarla işlenmiştir.





594-26


 


            
a) Tevkif süretiyle vergilendirilmiş ücretlerden (birden fazla işverenden ücret
alan ve ücretlerinin yıllık gayri safi tutarları toplamı 225 milyon
(2.250.000.000) lirayı aşan hizmet erbabının ücretleri hariç),


            
b) Tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş bulunan ve gayri safi tutarları
toplamı 225 milyon (2.250.000.000) lirayı aşmayan arızı serbest meslek
kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ve vergi alacağı dahil olmak
üzere kurumlardan elde edilen kar paylarından,


            
c) Götürü usulde vergilendirilen ücretler, ticari ve mesleki kazançlardan,


            
d) Yukarıda sayılan kazanç ve iratların bir kaçı veya tamamından ibaret ise.


            
2. Dar mükellefiyette vergiye tabi gelir sadece;


            
a) Tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler, serbest meslek
kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile kurumlardan elde edilen
kar paylarından,


            
b) Değer artışı kazançları veya arızı kazançlardan,


            
c) Yukarıda sayılan kazanç ve iratların bir kaçı veya tamamından ibaret ise,


            
Madde 87 – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı, 31/12/1982 tarih ve 2772
sayılı, 4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunların hükümleridir.)


            
(Değişik birinci fıkra: 26/12/1993 – 3946/21 md.) Tam
mükellefiyette, vergiye tabi yıllık gayri safi kazanç ve iratlarının toplamı
225 milyon (2.250.000.000) lirayı aşmayan mükelleflerin, bu kazanç ve
iratlarından vergisi tevkif yoluyla kesilmiş bulunan ücretler, arızi serbest
meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları, vergi alacağı dahil
olmak üzerekurumlardan elde edilen kar payları, götürü usulde vergilendirilmiş
bulunan ticari, mesleki kazançlar ve ücretlerini beyannameye ithal etmeleri
ihtiyaridir.


            
(Değişik: 26/12/1993–3946/21 md.) Ücretler (birden fazla işverenden
ücret alan ve ücretlerinin yıllık gayri safi tutarları toplamı 225 milyon
(2.250.000.000) lirayı aşan hizmet erbabının ücretleri hariç), götürü usulde
tespit olunan ticari ve mesleki kazançlar, kazanç ve iratların istisna hadleri
içinde kalan kısımları 225 milyon (2.250.000.000) liralık haddin hesabında
nazara alınmaz.


            
(Değişik: 31/12/1982 – 2772/9 md.) Ticari, zirai (götürü gider usulüne
göre tespit edilen zirai kazançları için beyanname verenler hariç) veya mesleki
kazançlarını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar yukarıda
yazılı ihtiyari toplama hakkından faydalanmazlar.


            
(Değişik: 31/12/1982 – 2772/9 md.) Geliri telif ve patent haklarının
kiralanmasından ibaret olup da, bu gelirin tamamı üzerinden tevkif suretiyle
gelir vergisi ödemiş olan dar mükellefiyete tabi kimselerin bu gelirleri için
yıllık beyanname vermeleri ihtiyaridir.


            
(Ek: 4/12/1985–3239/62 md.; Mülga : 26/12/1993–3946/38 md.)


            
Madde 89 fıkra bir bend (2) – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
2.
Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idareleri ile
belediyelere, köylere ve kamu menfaatlerine yararlı derneklere ve TürkKanunu
Medenisi gereğince kurulan vakıflara makbuz karşılığında yapılan bağış ve
yardımlar. (Bir takvim yılı içinde yapılan bağış ve yardımların toplamı o yıla
ait beyan edilecek gelirin % 5'ini aşarsa fazlası indirilmez.)


            
Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine,
belediyeler veya köylere bağışlanan okul, cami, kreş ve spor tesisleri ile 50
yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 35 yatak) kapasitesinden az olmamak üzere
yurt, huzurevi ve sağlık tesislerinin inşası dolayısıyla yapılan harcamalar
veya bu tesislerin inşaası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış
veyardımlar ile mevcut tesislerin, faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için
yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımlar. Bilimsel araştırma
vegeliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlara yapılan her türlü
bağış ve yardımlar. (Şu kadar ki, bu fıkrada geçen bağış ve yardımların
miktarıile bu bağış ve yardımların yapılacağı yerler ve tahsis edileceği
kuruluşlar Bakanlar Kurulunca çıkartılacak bir yönetmelikle belirlenir.)





594-27


 


            
Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu
teşkil eden mal veya hakkın mevcutsa mukayyet değeri, bu değer mevcut değilse
Vergi Usul Kanunu hükümleri dairesinde Takdir Komisyonunca tespit edilecek
değer esas alınır.


            
Mükelleflerin, yılı içinde yaptıkları kendi araştırma ve geliştirme harcamaları
tutarını geçmemek üzere ilgili dönemde ödemeleri gereken yıllık gelir
vergisinin % 20'sinin kanuni süresinde tahsilinden vazgeçilerek, bu orana
isabet eden vergi üç yıl süre ile faizsiz olarak ertelenebilir. Ertelenen bu
vergi üç yıl içinde gelir vergisinin ödenme taksitleri ile birlikte eşit
taksitler halinde ödenir.


            
Bu uygulamanın usul ve esasları Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tayin ve tespit
olunur.


            
Madde 92 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir
takvim yılına ait beyanname ertesi yılın Mart ayı içinde:


            
1. Tam mükellefiyette, vergiyi tarha yetkili vergi dairesine;


            
2. Dar mükellefiyette, Türkiye'de vergi muhatabı mevcutsa, onun Türkiye'de
oturduğu yerin, Türkiye'de vergi muhatabı yoksa iş yerinin (İş yeri birden
fazla ise, bu iş yerlerinden herhangi birisinin) bulunduğu mahal vergi
dairesineverilir veya taahhütlü olarak posta ile gönderilir.


            
Madde 93 – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tam
mükellefiyette, eşlerin ve velayet altındaki çocukların yıllık beyanname ile
bildirilmesi icabeden gelirleri (Medeni Kanunun cevaz verdiği hallere munhasır
olmak üzere ayrı yaşıyan eşlerin gelirleri hariç) aşağıdaki esaslaragöre aile
reisi tarafından tek beyanname ile bildirilir.


            
1. Eşlerin ve çocukların her birinin geliri beyannamede ayrı gösterilir.


            
2. Geliri olan eşler beyannameyi ayrıca imzalarlar.


            
3. Beyannamede gösterilen bütün gelirler birleştirilmek suretiyle toplam
yapılır ve bu toplam üzerinden vergi aile reisi namına tarh olunur.


            
Eşlerin her biri yalnız kendi gelirine isabet eden vergi kısmından veyabunlara
tekabül eden cezalardan sorumludur.Verginin eşlere isabet eden kısımları,
bunların aile geliri içindeki hisseleri nispetinde hesaplanır.


            
Anonim ve limited şirketlerden alınan kar hisseleri ile komanditerlerin
komandit şirketlerden aldıkları kar hisseleri hariç olmak üzere, eşlerin
veçocukların aşağıda yazılı iratları hakkında yukarıki hükümler uygulanmaz:


            
1. Karı koca arasında mal ayrılığı usulünün cari bulunması halinde, karının,
evlenmeden evvel mevcut veya evlilik esnasında miras veya vasiyet yoliyle
iktisap ettiği mallardan dolayı sağladığı menkul ve gayrimenkul sermaye
iratları (Evlenmeden evvel kocadan veya kocasının yardımı ile başkalarından
iktisapedilen mal ve hakların iratları hariç);


            
2. Çocukların üçüncü bir şahıstan miras veya vasiyet yoliyle iktisap ettikleri
mallardan dolayı sağladıkları menkul ve gayrimenkul sermaye iratları;


            
3. Karı ve çocukların 1/1/1947 tarihinden evvel iktisap ettikleri mallardan
dolayı sağladıkları menkul ve gayrimenkul sermaye iratları.


            
Bu madde hükmünün uygulanmasında; aile reisi, eşler için koca, çocuklariçin
baba, baba ölmüş veya velayeti nez'edilmişse anadır.


            
(Değişik: 4/12/1985 – 3239/64 md.) Çocuk tabiri, mükellefle birlikte
oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilmek suretiyle bakılanlar
dahil)18 yaşını doldurmamış evlatları ifade eder.





594-28


 


            
Madde
94 fıkra bir bend (6) alt bend (b) – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
b)
Dağıtılsın veya dağıtılmasın 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 4 numaralı
bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından (Yatırım fonları ve ortaklıklarıhariç);


            
i) Halka açık anonim şirketlerde,


            
ii) Diğerlerinde,


            
Fıkra bir bend (7) alt bend (c) – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
c)
Toplu Konut İdaresi İle Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan menkul kıymetlere
sağlanan gelirlerden,


            
Fıkra bir bend (10) – (25/5/1995 tarih ve 4108 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Başbayiler
hariç olmak üzere Milli Piyango İdaresince çıkartılan biletleri satanlar ile
diğer kişilerce çıkartılan bu nitelikteki biletleri satanlara yapılan komisyon,
prim ve benzeri ödemelerden, (1)


            
Madde 94 fıkra bir 7, 8, 9, 14 numaralı bentlerin parantez içi hükümleri
(26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(tam
mükellef kurumlara ödenenler dahil);


            
(bankalar dışında kalan tam mükellef kurumlara ödenenler dahil);


            
(tam mükellef kurumlara ödenenler dahil);


            
(Bankalar dışında kalan tam mükellef kurumlara ödenenler dahil),


            
(Fıkra bir bent (2) parantez içi hüküm.


            
(69 uncu maddede yazılı olanlara ve noterlere serbest meslek faaliyetlerinden
dolayı yapılan ödemeler hariç);


            
Fıkra bir bent (13) parantez içi hükmü.


            
Götürü usule tabi olan ticaret ve serbest meslek erbabı ile esnaf muaflığından


            
Madde 101 – fıkra bir – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Dar
mükellefiyete tabi mükelleflerden yıllık beyanname vermeye mecbur olmayanlar:
(1)


            
1) Mükerrer 80 inci maddenin 1 numaralı bendi ile 82 nci maddenin 3 numaralı
bendinde sayılan kazançlarını; gayrimenkulün bulunduğu,


            
2) Mükerrer 80 inci maddenin 2, 3 ve 4 numaralı bentlerinde sayılan
kazançlarını; mal ve hakların Türkiye'de elden çıkarıldığı,


            
3) Mükerrer 80 inci maddenin 5 ve 6 numaralı bentlerinde sayılan kazançlarla
ticari veya zirai bir işletmenin faaliyetinin durdurulması veya terkedilmesi
karşılığında elde ettikleri hasılatları; işletmenin bulunduğu,


            
4) 82 nci maddenin 1, 4 ve 6 numaralı bentlerinde sayılan kazançlarla serbest
meslek faaliyetinin durdurulması veya terkedilmesi karşılığında elde edilen
hasılatları ve vergisi tevkif suretiyle alınmamış serbest meslek kazançlarını;
faaliyetin ifa edildiği veya yolcu veya yükün taşıta alındığı,


            
5) 82 nci maddenin 5 numaralı bendinde sayılan kazançlarla ticari, zirai veya
mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi veya ihale, artırma ve eksiltmelere
iştirak edilmemesi karşılığında elde ettikleri hasılatları ve vergisi tevkif
suretiyle alınmamış menkul sermaye iratlarını ödemenin Türkiye'de yapıldığı,


            
Yerin vergi dairesine münferit beyanname ile bildirmeye mecburdurlar.


——————————


(1)   
12/8/1998 tarih ve 98/11601 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile (R.G.:
6/9/1998–23455);


       
a)  Baş bayiler hariç, Milli Piyango İdaresince çıkarılan biletleri
satanlarile diğer kişilerce bu nitelikli biletleri satanlara yapılan Komisyon
prim ve benzeri ödemelerden % 20,


       
b)  4077 sayılı Kanuna göre gerçek ve tüzel kişilerin mallarını iş akti
ile bağlı olmaksızın bunlar adına kapı kapı dolaşarak tüketiciye satanlara
bufaaliyetleriyle ilgili olarak yapılan komisyon, prim ve benzeri ödemelerden %
20 vergi tevkifatının yapılacağı 29.7.1998 tarihinden geçerli olmaküzere hüküm
altına alınmıştır.





594-29


 


            
Madde 103 – fıkra bir – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir Vergisin
etabi gelirler; (1)


            
75.000.000 liraya kadar ............................................................
% 25


            
(750.000.000)


            
150.000.000 liranın 75.000.000 lirası için, 18.750.000 lira, fazlası % 30


            
(1.500.000.000)           
(750.000.000)                    
(187.500.000)


            
300.000.000 liranın 150.000.000 lirası için, 41.250.000 lira, fazlası % 35


            
(3.000.000.000)           
(1.500.000.000)                 
(412.500.000)


            
600.000.000 liranın 300.000.000 lirası için, 93.750.000 lira, fazlası % 40


            
(6.000.000.000)           
(3.000.000.000)                 
(937.500.000)


            
1.200.000.000 liranın 600.000.000 lirası için, 213.750.000 lira, fazlası % 45


            
(12.000.000.000)         
(6.000.000.000)                 
(2.137.500.000)


            
2.400.000.000 liranın 1.200.000.000 lirası için, 483.750.000 lira, fazlası % 50


            
(24.000.000.000)         
(12.000.000.000)               
(4.837.500.000)


            
2.400.000.000 liradan fazlasının 2.400.000.000 lirası için, 1.083.750.000 lira,
fazlası % 55


            
(24.000.000.000)         
(24.000.000.000)               
(10.837.500.000)


            
Nispetinde vergilendirilir.


            
Madde 107 fıkra bir bent 2 – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Aile reisi beyanlarında, gelir sahibi eş ve çocuklar hesabına aile reisi;


            
Madde 108 fıkra bir, bent (2) ve (3) (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
2. Götürü usulde tespit olunan ticari kazançlar ile serbest meslek
kazançlarında vergilendirme dönemi, faaliyetin icra olunduğu takvim yılıdır;


            
3. Götürü usulde tespit olunan ücretlerde vergilendirme dönemi, hizmetin ifa
olunduğu bütçe yılıdır. Götürü ücretlerini yıllık beyannameye ithal
mecburiyetinde olanlar mezkür ücretlerini,bütçe yılının bittiği takvim yılının
geliri meyanında bildirirler;


            
Madde 109 fıkra bir, bend (3) – (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
3.
Götürü usulde tespit edilen ticari kazançlar ile serbest meslek kazançlarında,
faaliyetin icra olunduğu takvim yılının Nisan ayında,takvim yılı içinde işe
başlanılması halinde, işe başlama tarihinden itibaren bir ay içinde.


            
Madde 110 fıkra (2) – (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Takvim yılı içinde işe başlıyan veya işi bırakan götürü ticaret ve serbest
meslek kazancı sahiplerinin vergi matrahı,yıllık götürü matrahtan işe
başlanılan ay hariç tutulmak ve işin bırakıldığı ay tam sayılmak suretiyle,
çalışılan aylara isabet eden miktardır.


            
Madde
112– (24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai
kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit edenlerin
beyan ettikleri hasılat ve giderler ile götürü gider usulüne göre tespit
edenlerin beyan ettikleri hasılat, Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan ekim ve
sayım beyanları (Bu konuda idarece bir inceleme yapılmışsa ayrıca bu inceleme
sonuçları) Dikkate alınarak, aynı Kanunda sözü edilen zirai kazanç
ölçüleri   esas  tutulmak suretiyle hesaplanacak hasılat veya
giderlere göre 300.000 (3.400.000) liradan fazla bir farklılık gösterdiği ve bu
farklılık mükellef tarafından haklı sebeplerle izah


——————————


(1) Bu maddeye
Kanunla getirilmiş olan miktarlar aynen bırakılmış, 9/12/1997 tarih ve 97/10351
sayılı Kararname ile 1998 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere tespit
edilen miktarlar ise metne parantez içinde siyah puntolar ile işlenmiştir. Daha
önce Kararnameler ile yapılan değişiklikler içinde Kanunun sonundaki
"KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.





594-30


 


edilemediği takdirde, bu hasılat ve
giderler yerine vergi incelemesi sırasında zirai kazanç ölçülerine göre tespit
edilen hasılat ve giderler ikmalen vergi tarhına esas alınır.


            
Birinci fıkra uyarınca yapılacak tarhiyatta, hasılatın elde edildiği yıl için
tespit edilmiş zirai kazanç ölçüleri esas alınır. (1)


            
Mükerrer Madde 112 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çiftçilerin
bu Kanunun 94 üncü maddesine göre zirai mahsullerinin satış hasılatı üzerinden
tevkif yoluyla ödedikleri vergi asgari zirai vergi addolunur.


            
Ortaklıklarda tevkif suretiyle alının vergi, ortaklara hisseleri nispetinde
paylaştırılır.


            
Mükerrer Madde 116 – (Ek:31/12/1982–2772 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gerçek
usulde Gelir Vergisine tabi ticari,zirai ve mesleki kazanç sahiplerinin beyan
ettikleri gelir (Zarar beyan edilmesi hali dahil); 800.000 liraya (Zirai kazanç
sahipleri ile ikinci sınıf tacirler için 450.000 liraya)aşağıda belirtilen
hayat standardı göstergelerine göre belirlenen ilavelerin yapılmasından sonra
bulunacak tutardan düşük olduğu takdirde,bu şekilde tespit olunan tutardan 31
inci maddedeki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktar vergi tarhına esas
alınır. (Ek:4/12/1985 – 3239/68 md.) Şu kadar ki;ticari,zirai ve mesleki
kazanç sahiplerinin bu faaliyetleri dolayısıyla hayat standardı esasına göre
vergi tarhına esas alınacak geliri, yukarıda yazılı tutarlardan aşağı olamaz.


                                 
Hayat Standardı Göstergeleri                                        
İlave Edilecek Tutar


 --------------------------------------------------------------------------------------  
---------------------------                                                                                                         
                                   


1.  Mükellefin kendisine,
eşine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilere ait özel binek
otomobillerinin her biri için (İşletmelerinde kayıtlı olanlar dahil);


a)  Silindir hacmi 1600
(dahil) cc'ye kadar
olanlarda            
120.000 lira


b) 
Silindir hacmi 1601 (dahil) cc'den 1900 cc'ye kadar
olanlarda                          
180.000 lira


c) 
Silindir hacmi 1901 (dahil) cc'den fazla
olanlarda                                             
360.000 lira


2.  Mükellefin kendisi, eşi,
cocukları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer


kişiler tarafından bizzat
kullanılan birden fazla binalardan (Bağımsız bölümler,


katlar, sayfiye vedinlenme evleri
dahil):


a) 
Mülkiyeti yukarıda sayılan kişilere ait olanların her biri
için                        
Yıllık emsal kira


                                                                                                                            
bedelinin yarısı


b)  Kiralanmış olanlardan
(tatil amacı ile gidilen otel, motel ve benzer-


     leri
dahil) her biri
için                                                                                     
120.000 lira


3.  Mükellefin kendisine,
eşine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu


diğer kişilere ait (İşletmeye
kayıtlı olanlar dahil) her bir


a) 
Hava taşıtı, yat kotra, sürat teknesi
için                                                         
1.200.000 lira


b) 
On beygir gücü üstünde motorlu diğer özel tekneler
için                                  
240.000 lira


4.  Özel hizmetlerde devamlı
ve ücret karşılığı çalıştırılan:


a) 
Şoför, mürebbiye, aşçı, hizmetçi bahçivan ve benzerlerinin her biri


    
için                                                                                                                    
240.000 lira


——————————


(1)   
a – Bu maddede yeralan miktarlar 4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunla
yükseltilmiş ve metne işlenmiştir.


       
b – Bu maddenin uygulamasında bu Kanunun Geçici 35 inci maddesi ile 31/12/1996
tarih ve 22864 sayılı R.G.'de yayımlanan 200 no'luGenel Tebliğe, daha önceki
değişiklikler için de Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.





594-31


 


Hayat
Standardı Göstergeleri İlave Edilecek Tutar


-------------------------------------------------------------------------------------     
--------------------------                                                                                                                                             



b)
Kaptan, pilot ve benzerlerinin her biri
için                                                      
1.200.000 lira


5. 
Yarış atı yetiştirenlerde her bir yarış atı için (taylar
dahil)                               
240.000 lira


6. 
Turistik amaçlı yurt dışı seyahatlerde, seyahate katılan mükellefin kendisi,


eşi,
çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerden


her
birinin her seyati
için                                                                                       
360.000 lira


            
(Değişik: 4/12/1985–3239/68 md.) Yukarıda yer alan tutarlar asgari
hadlerdir. Bu tutarların on katı ise, uygulanacak azami hadleri teşkil eder.


            
(Değişik: 4/12/1985–3239/68 md.) Bakanlar Kurulu, bu maddede belirtilen
tutarları, azami hadleri aşmamak şartıyla, herbirini ayrı ayrı veya topluca her
yıl artırmaya yetkilidir. Bu yetki kazanç ve faaliyet konuları itibariylede
kullanılabilir.


            
Yıl içinde işe başlayan veya işi bırakan mükellefler için faaliyette bulunulan
süreler göz önünde tutulur.


            
Bu madde birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde
işin devam ettiği yıllar ve bu yıllar için geçerli olan gösterge tutarları göz
önüne alınarak topluca uygulanır.


            
Bu maddeye göre yapılacak tarhiyata itiraz, tahakkuk eden verginin tahsilini
durdurmaz. Ancak, Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar öncelikle ele
alınır ve dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde
karara bağlanır.


            
(Yedinci fıkra Mülga: 3/12/1988–3505/34 md.)


            
88
inci maddeye göre yapılacak zarar mahsubu ile 89 uncu maddeye göreyapılacak
indirimler yalnızca bu madde gereğince tespit edilecek geliri aşan gelir kısmı
için mümkündür.


            
(Değişik: 18/4/1984–2995/2 md.) Vergi incelemeleri ile tespit edilen
matrah farkları üzerinden veya 111, 112, mükerrer 112 nci maddelere göre
yapılacak tarhiyat, tarhiyata konu olacak farkların bu maddeye göre hesaplanan
geliri veya bu gelire isabet eden vergiyi aşan kısmına inhisar eder.


            
Madde 117 başlık ve fıkra bir – (31/12/1982 tarih ve 2772 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Yıllık
beyana tabi gelirlerle götürü tespit olunan ticari ve mesleki kazançlar
üzerinden tahakkuk eden vergilerde ödeme:Yıllık beyanname ile bildirilen gelir
üzerinden tahhakuk ettirilen Gelir Vergisi Mart, Haziran ve Eylül
aylarında;götürü usulde tespit edilen ticari kazançlar ile serbest meslek
kazançları üzerinden tahakkuk ettirilen Gelir Vergisi ise Nisan, Ağustos ve
Kasım aylarında olmak üzere üç eşit taksitte ödenir. Ancak, kazançları götürü
usulde tespit edilen ticari ve mesleki kazanç sahiplerindentakvim yılı içinde
işe başlayanlar,o yıla ait Gelir Vergisini bir sonraki yılınGelir Vergisi
taksitleriyle birlikte ve üç eşit taksitte ödeyebilirler.


            
Mükerrer Madde 120 – ( 3/12/1988tarih ve 3505 sayılı Kanunun hükmüdür.) (1)


            
Gerçek
usulde gelir vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek
erbabı,cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere,
geçici vergi öderler.


            
Geçici vergi tutarı, içinde bulunulan yılda verilen yıllık beyanname üzerinden
hesaplanan gelir vergisinin, ticari ve mesleki kazanca (Bu Kanunun 42 nci
maddesi kapsamına giren kazançları elde edenlerin ve noterlik görevini ifa ile
mükellef olanların bu işlerden sağladıkları kazançlar hariç)  
isabet  eden  kısmının  %  50  sidir.  Bu 
oranı, %  100'e  kadar  artırmaya  veya % 25'e kadar 
indirmeye   Bakanlar   Kurulu   yetkilidir. 
Geçici  vergi, yıllık  gelir  vergisi  beyanna-


——————————


(1)   
Bu maddede geçici oranı 30/12/1993 tarih ve 93/5243 sayılı Kararname ile kanuni
had olan % 50 olarak tespit edilmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için
Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne
bakınız.





594-32


 


mesi ile  beyan edilir ve  ıllık
gelir vergisi ile birlikte tarh ve tahakkuk ettirilir. Geçici verginin ilk
taksidi yıllık beyannamenin verildiği Mart ayında, diğer taksitleri ise her
ayın 20 nci günü akşamına kadar olmak üzere 12 eşit taksitle ödenir.


            
(Ek:26/12/1993 – 3946/24 md.) Kurumlar da dahil olmak üzere, mükellefler
dilerlerse, ilgili hesap döneminde üçer aylık bilanço ve gelir tablosuna göre
hesaplanan kazançlarının % 25'ini geçici vergi olarak öderler.Bu usulde
hesaplanan geçici vergi,üçer aylık dönemleri takip eden ayın 20 nci günü
akşamına kadar gelir veya kurumlar vergisi bakımından bağlı olunan vergi
dairesine beyan edilir ve aynı süre içinde ödenir. Bu usulü seçen mükellefler
hakkında ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu usulü seçen mükellefler iki yıl
geçmeden bu usulden dönemezler.


            
(Ek:26/12/1993 – 3946/24 md.) Yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş
dönemlere ait geçici verginin eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik
beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici vergi tarh edilir. Ancak,
yıllık beyanname verme süresi geçtikten sonra geçici verginin aslı aranmaz,bu
vergiye gecikme faizi ve ceza uygulanır.


            
Bir önceki takvim yılında tahakkuk eden geçici vergi,yıllık beyanname üzerinden
hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir. Mahsup edilemeyen tutar, içinde
bulunulan yıla ilişkin olarak ödenecek geçici vergiye,artan kısmı diğer vergi
borçlarına mahsup edilir. Bu mahsuplara rağmen kalan geçici vergi tutarı,
mükellefin o yıl sonuna kadar yazılı olarak talep etmesi halinde kendisine red
ve iade edilir.


            
(Dördüncü fıkra iptal: Ana.Mah.'nin 7/11/1989 tarih ve E.1989/6, K.1989/42
sayılı Kararıyla)


            
İşin
bırakılması halinde,işin bırakıldığı ayı takip eden aylara ilişkin geçici vergi
taksitleri ödenmez.Geçici verginin yıllık tutarı ile işin bırakıldığı aya kadar
(bu ay dahil) olan tutarı arasındaki fark, vergi dairesince terkin edilir.


            
Cari vergilendirme dönemine ilişkin ödenmemiş geçici verginin; aynı dönemde
ticari ve mesleki kazançlar üzerinden tevkif yolu ile ödenen gelir vergisi (42
nci maddede belirtilen kazançlardan yapılan tevkifat hariç) kadarlık kısmı,
terkin edilir. Terkin işleminin yapılabilmesi için tevkif yoluyla ödenen
verginin belgelendirilmesi şarttır.


            
Geçici vergiye yapılacak itirazlar, geçici verginin tahsilini durdurmaz.


            
Geçici vergiye ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından
tespit edilir.


            
Mükerrer Madde 121fıkra (A) – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
A)
Götürü usule tabi ticaret ve serbest meslek erbabına bu faaliyetleri ile ilgili
olarak yapılan ödemelerden 94 üncü madde uyarınca tevkif edilen vergiler, bu
mükelleflerin ertesi takvim yılına götürü usulde tespit edilen kazançları
üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir.


            
Tevkif yoluyla kesilen verginin, götürü usulde tespit edilen kazançlar
üzerinden hesaplanan vergiden fazla olması veya mükellefin işini terk etmesi
halinde,bu tutar mükellefe iade edilmez.


            
Mükerrer Madde 123 – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Bu Kanunun; 13, 17, 21, 47, 53, 68, Mükerrer 80 111 ve 112 nci maddelerinde yer
alan maktu had ve tutarlar, 1.1.1993 tarihi itibariyle geçerli olan had ve
tutarlarına yükseltilmiştir.


            
2. Bu Kanunun 13, 17, 21, 23/8, ek 2, 47, 53, 68, mükerrer 80, 82, 86, 87, 111
ve 112 nci maddelerinde yer alan maktu had ve tutarların her birini ayrı ayrı
veya topluca 10 katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. (1)


            
3. Bakanlar Kurulu, 47, 86 ve 87 nci maddelerde yazılı hadler hariç olmaküzere,
2 nci fıkrada yazılı yetkilerini kullanmadığı takdirde, her bir takvimyılında
uygulanacak maktu had ve tutarlar, önceki yılda uygulanan maktu had ve
tutarlara bu yıla ilişkin olarak Vergi Usul ve Kanunu uyarınca belirlenen
yeniden değerleme oranında artış yapılmak suretiyle tespit edilir.


——————————


(1)   
Bu fıkraya "...21..." ifadesinden sonra gelmek üzere 25/5/1995 tarih
ve 4108 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile "...23/8..." ifadesi
eklenmiş ve metne işlenmiştir.





594-33


 


            
4.(Değişik: 25/5/1995–4108/26 md.) Bu Kanunun 103 üncü maddesinde yer
alan vergi tarifesinin ilk gelir dilimi tutarını 10 katına kadar artırmaya ve
tarifenin diğer gelir dilimlerini de ilk dilim tutarının katları şeklinde
belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu yetki kullanılmadığı takdirde,
tarifenin ilk dilim tutarı hakkında bu maddenin 3 numaralı fıkrası uygulanır ve
tarifenin diğer gelir dilimlerinin tutarları ilk dilimin katları şeklinde
yeniden düzenlenir. Vergi tarifesinin gelir dilimlerine karşılık gelen vergi
oranlarını, her bir dilim için ayrı ayrı veya topluca 10 puana kadar artırmaya
veya indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.


            
5. Bu maddeye göre, maktu had ve tutarların tespitinde 100 000 liraya, 103 üncü
maddede yer alan gelir dilimleri tutarlarının tespitinde ise10 000 000 liraya
kadar olan tutarlar nazara alınmaz.


            
Geçici Madde 27 – (19/6/1987 tarih ve 3393 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Menkul
kıymet sahiplerinin, menkul kıymet alım satımına yetkili olan bankalar ve aracı
kurumlar (borsa komisyoncuları dahil) vasıtasıyla menkul kıymetlerini elden
çıkarmak suretiyle sağladıkları kazançlar, (Ek: 26/12/1993 – 3946/27 md.
Gelir Vergisi Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde
yer alan menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar hariç)
31/12/1999 tarihine kadar gelir vergisinden müstesnadır. Kendi nam ve
hesaplarına menkul kıymet alım satımıyla devamlı olarak uğraşanların bu
faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar,istisna kapsamında değildir. (1)


            
(Ek: 25/6/1992–3824 md.) Türkiye'de veya yabancı memlekette kurulmuş bir
ticari işletmeye dahil menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan
kazançlar istisna kapsamında değildir.


            
(Ek: 26/12/1993–3946/27 md.) Menkul kıymetler yatırım fonları ve
ortaklıkları, risk sermayesi yatırım fonları ve ortaklıkları ve gayrimenkul
yatırım fonları ve ortaklıklarından sağlanan kar payları hakkında da yukarıdaki
fıkralar hükümleri uygulanır.


            
Geçici Madde 39 fıkra (5) – (26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
5)
Yıllık beyanname ile beyanı gereken ve Gelir Vergisi Kanununun 75
incimaddesinin ikinci fıkrasının 5, 6, 7, 12 ve 14 numaralı bentlerinde yazılı
menkul sermaye iratlarının aşağıda belirtilen indirim oranının uygulanması
suretiylebulunacak kısmı, 31.12.1999 tarihine kadar gelir vergisinden
müstesnadır. Bu istisna, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci
fıkrasının 5 numaralıbendinde yazılı menkul kıymetlerin alım–satımından doğan
kazançlar hakkında da uygulanır; Ancak, döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen
faiz ve kar payları hakkında uygulanmaz. Bu istisnanın,ticari işletmelere dahil
bu tür gelirlere şumulü yoktur.


            
İndirim oranı,Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için tespit edilmiş olan
yeniden değerleme oranının son oniki aylık dönemde 1 yıl vadeli Devlet tahvili
için uygulanan ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle Maliye Bakanlığınca
bulunur.


            
Bu istisnanın, tevkif yoluyla kesilen vergiye şumulü yoktur.


            
Geçici Madde 40 – (4/5/1994 tarih ve 3986 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sporculara
transfer ücreti olarak yapılan ödemeler, 1.5.1994–31.12.2000 tarihleri arasında
gelir vergisinden müstesnadır. Bu ücretler üzerinden %15 oranında gelir vergisi
tevkifatı yapılır. Bu istisnanın tevkif yoluyla ödenen gelir vergisine şümulü
yoktur.


            
Bakanlar Kurulu %15 oranını, %25 oranına kadar artırmaya veya kanuni oranına
kadar indirmeye yetkilidir.


            
Geçici Madde 41 – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisi Kanununun mükerrer 81 inci maddesine 3946 sayılı Kanunla eklenen son
fıkra hükmü, 1.1.1993 tarihinden itibaren iktisap edilen mal ve hakların elden
çıkarılmasından doğan kazançlar hakkında uygulanır. Bu tarihtenönce iktisap
edilen mal ve haklara Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 incimaddesinin 3824
sayılı Kanunla değişmeden önceki hükümleri uygulanır.


——————————


(1)   
Bu fıkrada yer alan "31/12/1993" ifadesi 25/6/1992 tarih ve 3824
sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile "31/12/1999" olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.





594-34


 


            
33 – 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 9, 18, 51, 86.)


            
Madde 9 fıkra üç – (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticari,
zirai veya mesleki kazancı dolayısı ile gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olanlar ile yukarıda sayılan işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine
devamlılık ve bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından
faydalanamazlar.


            
Madde 9 fıkra dört (birinci cümleden sonra gelen hükümler) (22/7/1998 tarih
ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Belediyelerce
esnaf muaflığı belgesi bir takvim yılı için verilir. Esnaf muaflığı belgesinin
şekil ve muhtevasını tayin ve tespite ve uygulamaya ilişkin usulleri
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.


            
Madde 51 bent (11) – (3/12/1988 tarih ve 3505 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ödeme
kaydedici cihazları kullanan mükellefler


            
Madde 86 fıkra bir bent (1) alt bent (a) ve (b) – (27/7/1998 tarih ve 4369
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
a)
Tek işverenden alınan tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretlerden;


            
b) Birden fazla işverenden alınan, tevkif suretiyle vergilendirilmiş ve yıllık
gayrisafi tutarları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin birinci veikinci
gelir dilimleri toplamının yarısını aşmayan ücretlerden;


            
Madde 18, fıkra bir – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekar ve mucitlerin ve
bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma
ve incelemeleri, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve
televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini, gazete, dergi, radyo, televizyon
ve videoda yayınlanmak veya kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile
ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve
temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden
müstesnadır.


            
34 – 23/11/2000 tarih ve 4605 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 94)


            
Madde
94 fıkra bir bent (6) alt bent (b/ii) – (22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
ii)
Dağıtılsın dağıtılmasın kurumlar vergisine tabi kurumların, Kurumlar Vergisi
Kanununun 8 inci maddesinin 1 numaralı bendi dışında kalan kurumlar vergisinden
müstesna kazanç ve iratlarından,


            
35 – 20/6/2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunla değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 58)


            
Madde 38 fıkra üç – (25/5/1995 tarihli ve 4108 sayılı
Kanunun hükmüdür.) Mükelleflerin iktisap tarihinden itibaren en az iki tam
yıl süreyle işletmelerinde kayıtlı bulunun gayrimenkul, iştirak hisseleri ve
amortismana tabi diğer iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları halinde, bu
iktisadi kıymetlerin   maliyet   bedeli  
bunların  iktisap  edildiği  ve  elden 
çıkarıldıkları  yıllar  hariç  olmak





594-35


 


üzere her takvim yılı için Vergi Usul
Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak
kazancın tespitinde dikkate alınabilir. Bu hüküm 39 uncu madde gereğince
işletme hesabı esasına göre ticari kazancın tespitinde de uygulanır. Bilanço
esasında defter tutan mükellefler tarafından artırılan maliyet bedeline tekabül
eden kazançlar, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir. Bu fon,
sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya
işletmeden çekildiği takdirde, o yılın kazancına dahil edilerek vergiye tabi
tutulur. Sözkonusu iktisadi kıymetlerin alım satımı ile devamı olarak
uğraşanlar, alım satımını yaptıkları iktisadi kıymetler için bu hükümden
yararlanamazlar. Şu kadar ki, inşaat yapımına tahsis edilen arsa ve arazilere
ilişkin olarak inşaatın bitim tarihine kadar geçen süre için bu fıkra hükmüne
göre maliyet bedeli artırımı yapılabilir. Ancak, inşaatın tamamlanmasından önce
satışı yapılan gayrimenkuller için maliyet artırımı satışın yapıldığı tarihe
kadar uygulanır. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.


            
36 – 28/6/2001 tarihli ve 4697 sayılı Kanunla değiştirilmiş veya
yürürlükten kaldırılmış hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 23, 25, 63,
86, 89)


            
Madde
23 bend 11 – (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
11.
Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz bulunan emekli sandıkları ile on yıl
süre ile prim veya aidat ödenmiş olmak kaydıyla Türkiye’de kain ve merkezi
Türkiye’de bulunan sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından ödenen
emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları (Tüzel kişiliği haiz muhtelif emekli
sandıkları ile sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından ödenen
aylıklar toplamı, en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından
fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur.) (Genel, katma ve
özel bütçelerden ödenen bu nevi aylıklar dahil);


            
Madde 25 bend 3 – (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3.
Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz olan emekli sandıklarınca kendilerine
zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri gereğince
verilen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve
sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimleine toptan ödenen tazminatlar
ile on yıl süre ile prim veya aidat ödenmiş olmak kaydıyla Türkiye’de kain ve
merkezi Türkiye’de bulunan sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından
iade olunan mevduat veya toptan yapılan ödeme tutarı (Kamu idare ve
müesseseleri ile kanunla kurulan  sosyal  güvenlik 
kurumları  ışında  kalan  tüzel  kişiliği haiz emekli
sandıkları ile sigorta


şirketleri ve yardım sandıkları tarafından
ödenen tazminat, yardım ve toptan yapılan ödemeler en yüksek Devlet memuruna
ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye
tabi tutulur. Bu mukayesede gerekli muhtelif emekli sandıkları ile sigorta
şirketleri ve yardım sandıklarından muhtelif zamanlarda alınan ikramiye,
tazminat ve toptan yapılan ödemeler topluca dikkate alınır.);





594-36


 


            
Madde
63 bend 2 – (31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Emekli aidatı veya sosyal sigorta primleri (Emekli Sandığının veya Sosyal
Sigorta Kurumunun Türkiye’de olması şartiyle);


            
Madde 63 bend 3 – (4/12/1985 tarihli ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3.
Mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık,
sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigortaları için hizmet
erbabı tarafından ödenen primler (Sigortanın Türkiye’de kain ve merkezi
Türkiye’de bulunan bir sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması ve sigorta
priminin ödendiği ayda elde edilen ücret üzerinden, kanunla kurulu sosyal
güvenlik kurumlarına hizmet erbabı hissesi olarak hesaplanan prim veya aidatın
aylık tutarını aşmaması şartıyle),


            
Madde 86 fıkra bir bend 1 alt bend (c) – (31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
c)
Tevkif yoluyla vergilendirilmiş bulunan ve gayrisafi tutarları toplamı 103 üncü
maddede yazılı tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamının yarısını
aşmayan nenkul sermaye iratlarından ve vergi alacağı dahil kurumlardan elde
edilen kâr paylarından;


            
Madde 89 bend 1 – (4/12/1985 tarihli ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Beyan edilen gelirin % 5’ini ve her bir kişi için asgari ücretin yıllık
tutarını aşmamak şartıyla mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait
hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık  doğum ve tahsil gibi şahıs
sigortalarının primleri (Sigortanın Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de
bulunan bir sigorta şirketi nezdinde aktedilmiş ve gelirin elde edildiği yılda
ödenmiş olmak, beyannameye alınmış ücretler varsa bunların safi miktarlarının
hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunmak şartıyla; eşlerin ve
çocukların kendi gelirleri için ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait
sigorta primleri aile reisi gelirinden indirilmez.)


            
Dar mükellefiyete tabi olanlar sigorta primi indirimi yapamazlar.


            
37 – 12/6/2002 tarihli ve 4761 sayılı Kanunla değiştirilmiş veya
yürürlükten kaldırılmış hükümlerin metinleri. (Madde numarası:75)


            
Madde 75 ikinci fıkra  (7) numaralı bent parantez içi hüküm – (31/12/1960
tarihli ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Bankalara, bankerlere, tasarruf sandıklarına, tevdiat kabul eden diğer
müesseselere yatırılan vadeli, vadesiz paralara ödenen faizler ile bunlar
dışında kalan kişi ve kuruluşlardan devamlı olarak para toplama işi ile
uğraşanların her ne şekil ve ad altında olursa olsun toplanan paralara
sağladıkları gelirler ve menfaatler de mevduat faizi sayılır.);


 





594-37


 


            
38 – 7/1/2003 tarihli ve 4783 sayılı Kanunla değiştirilmiş veya
yürürlükten kaldırılmış hükümlerin metinleri. (Madde numarası:,1, 2, 80, 81,
82, Mükerrer 81)


            
Madde 1 – (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gerçek kişilerin gelirleri (Gelir Vergisi) ne tabidir.


            
Gelir,bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği, tasarruf veya
harcamasına kaynak teşkil eden her türlü kazanç ve iratların safi tutarıdır.


            
Gelirin unsurları:


            
Madde 2 – (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır:


            
1. Ticari kazançlar;


            
2. Zirai kazançlar;


            
3. Ücretler;


            
4. Serbest meslek kazançları;


            
5. Gayrimenkul sermaye iratları;


            
6. Menkul sermaye iratları;


            
7. Kaynağı ne olursa olsun diğer her türlü kazanç ve iratlar.


            
Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, yukarıda yazılı kazanç ve iratlar gelirin
tesbitinde gerçek ve safi miktarları ile nazara alınır.


            
Madde 80 – (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 2 nci maddesinin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı gelir unsurları ile
ilişkilendirilemeyen gelirler, kaynağı ne olursa olsun diğer kazanç ve irat
olarak bu bölümde yer alan hükümlere göre vergilendirilir.


            
Vergiden muaf esnafın bu faaliyetinden elde ettiği gelirin, alış ve gider
belgelerinde yer alan tutarın iki katını; kazançları gerçek usulde
vergilendirilmeyen çiftçilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri gelirin
aldıkları müstahsil makbuzlarında yer alan satış tutarları toplamını aşan kısmı
da diğer kazanç ve irat sayılır.


            
Bu madde hükmüne göre vergilendirme yapabilmek için bir takvim yılı içinde elde
edilen diğer kazanç ve iratlar kapsamındaki gelirin, 103 üncü maddede yazılı
tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamının yarısını aşması şarttır.


            
Bu madde kapsamındaki kazanç ve iratların elde edildiği yılın tespit
edilememesi veya mükellef tarafından ispat edilememesi halinde, harcamanın
yapıldığı veya tasarrufun varlığının tespit edildiği yıldan bir önceki yılın
geliri sayılır.


            
Madde 81 – (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıdaki yazılı hallerde diğer kazanç ve iratlar vergilendirilmez:


            
1. Ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanuni mirasçılar tarafından
işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil
iktisadi kıymetlerin kayıtlı değerleriyle (Bilanço esasına göre defter
tutuluyorsa bilançonun aktif ve pasifiyle bütün halinde) aynen devir alınması;


            
2. Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun
bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devralan
şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip
veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi
tutarında ortaklık payı alması (Bu ortaklık payını temsil eden hisse
senetlerinin nama yazılı olması şarttır.);


            
3. Kollektif ve adi komandit şirketlerin bu maddenin 2 numaralı bendinde yazılı
şartlar dahilinde nevi değiştirerek sermaye şirketi haline dönüşmesi (Kollektif
ve adi komandit şirketlerin şekil değiştirerek anonim şirket haline dönüşmesi
halinde şekil değiştiren kollektif ve adi komandit şirketlerin nama yazılı
olması şarttır.);


            
4. Veraset yoluyla veya ivazsız olarak meydane gelen intikaller;


            
5. İktisap şekli ne olursa olsun, hisse senetleri ve portföyünün en az % 51'i
Türkiye'de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan menkul
kıymetler yatırım fonlarının katılma belgelerinin, iktisap tarihinden
başlayarak bir yıldan fazla süre ile elde tutulduktan sonra elden çıkarılması.


            
Diğer kazanç ve iratların matrahı


            
Madde 82 – (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)





594-38


 


            
1) Mal ve hakların elden çıkarılmasından elde edilen diğer kazanç ve iratların
safi tutarı, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve
para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan
mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve
satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi
suretiyle bulunur. Hasılatın ayın ve menfaat olarak sağlanması halinde bunların
rayiç değerleri esas alınır.


            
Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde maliyet bedeli;
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre takdir komisyonlarınca takdir edilir.
Faaliyeti durdurulan bir iktisadi işletmenin kısmen veya tamamen elden
çıkarılmasında, elden çıkarılan iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli olarak
kazancı bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen işletmelerde son
bilançoda veya envanter kayıtlarında gösterilen değer esas alınır. İktisadi
kıymetlerin amortismana tabi olması halinde, iktisadi kıymetlerin maliyet
bedeli yerine amortismanlar düşüldükten sonra kalan net değeri esas alınır.


            
Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasıda, iktisap bedelinin tevsik edilememesi
halinde, iktisap tarihindeki rayiç bedel iktisap bedeli olarak kabul edilir.
Aynı yıl içinde birden fazla menkul kıymet alınıp satılması halinde, bunların
kazancı birlikte hesaplanır. Alım satımın birinden doğan zarar, diğerinin
karından mahsup edilir.


            
Dar mükelleflerin (kurumlar dahil), yabancı sermaye mevzuatına göre ilgili
mercilerden izin almak suretiyle, Türkiye'ye bizzat getirdikleri nakdi veya
ayni sermaye karşılığında iktisap ettikleri menkul kıymetler ile iştirak
hisselerini elden çıkarmalarından doğan kazançların hesabında, kur farkından
doğan kazançlar dikkate alınmaz. Şu kadar ki, bu mükelleflerin Türkiye'de elde
ettikleri kazançların, münhasıran bu menkul kıymet veya iştirak hisseleri
dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratlarından ve bu kıymet ve hisselerin
elden çıkarılmasından doğan kazançlardan ibaret olması şarttır. Bu mükelleflerin,
Türkiye'de menkul kıymet alım-satımı ile devamlı olarak uğraşmaları halinde,
kur farkından doğan kazançlar da ticari kazancın hesabında dikkate alınır.


            
Kur farkından doğan kazançların hesabında, menkul kıymet veya iştirak
hisselerinin iktisabına tahsis edilen yabancı sermayenin bu kıymet ve
hisselerin iktisap tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuruna göre
hesaplanan Türk Lirası karşılığı ile bu kıymet ve hisselerin elden çıkarılması
tarihindeki aynı miktar yabancı sermayenin T.C. Merkez Bankası döviz alış
kuruna göre hesaplanan Türk Lirası karşılığı arasındaki fark esas alınır.


            
Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve
hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce
belirlenen toplan esya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit
edilir.


            
Menkul kıymetlerin elden çıkarılması halinde kazanç, yıl içinde elde edilen
toplam gelirden, bu Kanunun 76 ncı maddesinde belirtilen indirim oranının
uygulanması suretiyle bulunacak kısmın düşülmesi suretiyle hesaplanabilir. Bu
durumda iktisap bedeli endekslenmez.


            
Bu maddede geçen "elden çıkarma" deyimi, mal ve hakların satılması,
bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası,
kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak
konulması ve mal ve haklar üzerindeki tasarruf edebilme hakkının herhangi bir
şekilde devredilmesini ifade eder.


            
Yukarıda belirtilen haller dışında elde edilen diğer kazanç ve iratların safi
tutarı, elde edilen hasılat veya satış bedelinden, tevsik edilmek kaydıyla
yapılan gider veya maliyet unsurlarının indirilmesi suretiyle bulunur.


            
2) Bu Kanunun 2 nci maddesinin 1-6 bentleri veya bu maddenin 1 numaralı
bendinde belirtilen gelirlerle ilişkilendirilmeyen ve harcandığı veya tasarruf
edildiği tespit edilen tutarlar safi irat olarak kabul edilir. Tasarrufun
varlığının bir mal veya hak iktisabı olarak tesbiti halinde, bu mal veya hakkın
maliyet bedeli (maliyet bedeli bilinmiyorsa iktisap tarihindeki rayiç bedeli),
mal veya hakkın iktisap tarihi bilinmiyorsa bir önceki yılın son günündeki
rayiç bedeli vergiye tabi matrah kabul edilir.


            
3) Dar mükellefiyete tabi olanların 45 inci maddede yazılı işleri arızi olarak
yapmalarından elde ettikleri kazançlar hakkında söz konusu madde hükümleri
uygulanır.


 





594-39


 


            
39 – 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunla değiştirilmiş veya
yürürlükten kaldırılmış hükümlerin metinleri. (Madde numaraları:  Mükerrer
21, Madde 23,31, Ek Madde 1, 2, 3, 4, 5, 6, 63,66,75, Mükerrer 75, Mükerrer
80,86,92, 94, 103,117, 119, Mükerrer 120, Mükerrer 121, Mükerrer 123 )


            
Mükerrer Madde 21 – (Ek : 28/6/2001 tarihli ve 4697 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Bireysel
emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat,
maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin
%25’i, Türkiye’e kain ve merkezi Türkiye’de bulunan diğer sigorta
şirketlerinden on yıl süreyle prim ödeyenler ile vefat, maluliyet veya tasfiye
gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin % 10’u ve tek primli
yıllık gelir sigortalarından yapılan ödemeler gelir vergisinden müstesnadır.


            
İstisna edilen tutar üzerinden 94 üncü maddenin birinci fıkrasının (15)
numaralı bendine göre tevkifat yapılmaz.


            
Madde 23 fıkra bir (14) numaralı bent – (4/12/1985 tarihli ve 3239 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
14. Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tabi
işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde
ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler.


            
İndirim hadleri:


            
Madde 31 – (4/12/1985 tarihli ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde aşağıdaki indirimler uygulanır.


            
1. Özel indirim : Günde 200 (1.500.000) ayda 6.000 (45.000.000)
yılda 72.000 (540.000.000) liradır.(1)


            
(Değişik: 25/6/1992 - 3824/2 md.) Bakanlar Kurulu, özel indirim
tutarlarını, sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan
asgari ücret tutarına kadar artırmaya yetkilidir. Bu yetki, sürekli olarak
fiilen, kalkınmada birinci ve ikinci derecede öncelikli yörelerde çalışanlar
ile bu yörelerdeki il ve ilçelerde çalışanlar ve kalkınmada birinci ve ikinci
derecede öncelikli yöreler veya diğer yörelerde çalışan asgari ücretlilere
farklı özel indirim tutarları tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir.(2)


            
2. Sakatlık indirimi: Çalışma gücünün asgari % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet
erbabı birinci derecede sakat, asgari % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı
ikinci derece sakat, asgari % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü
derece sakat sayılır ve aşağıda belirtilen sakatlık indiriminden faydalanırlar.


Sakatlık indirimi özel indirim tutarının;


            
– Birinci derece sakatlar için sekiz katı,


            
– İkinci derece sakatlar için dört katı,


            
– Üçüncü derece sakatlar için iki katıdır.


            
– Sakatlık derecelerine göre tespit edilecek indirimler, özel indirime
eklenerek hizmet erbabının ücretinden indirilir.


            
Sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller
Maliye ve Gümrük, Sağlık ve Sosyal Yardım ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile tespit
edilir.


–––––––––––––


(1) Metne siyah puntolarla
işlenen miktarlar,1/1/2003 yılı takvim gelirlerine uygulanmak üzere yürürlüğe
konulan 24/12/2002 tarihli ve 2002/5000 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının
hükmüdür.


(2)  Bakanlar
Kurulunun 24/12/2002 tarih ve 2002/5000 sayılı Kararı ile; Adıyaman, Batman,
Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak,
Tunceli ve Van illerinde 2003 yılında uygulanmak üzere günde (2.100.000), ayda
(63.000.000), yılda (756.000.000) lira olarak yeniden tespit edilmiştir.





594-40 


            



           
Aile reisinin, eşinin ve çocuklarının herbirinin gerçek usulde tespit edilen
ücret gelirine bu maddede yer alan özel indirim ve sakatlık indirimi uygulanır.


SEKİZİNCİ
BÖLÜM


Yatırım İndirimi


            
Yatırım indiriminin mahiyeti:


            
Ek Madde 1 – (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Dar mükellefiyete tabi olanlar dahil, ticari veya zirai kazançları üzerinden
vergiye tabi mükelleflerin (adi ortaklıklar, kollektif ve adi komandit
şirketler ile kurumlar vergisi mükellefleri dahil),  yatırım 
indiriminden   faydalanması    kabul   
edilmiş   bulunan   yatırımları   kapsamında


yaptıkları ve müteakip vergilendirme
döneminde yapmayı öngördükleri yatırım harcamaları bu bölümde yazılı şartlar
dahilinde ilgili kazançlarından indirilir.


            
Yatırım Teşvik Belgesi aranmaksızın yapılan yatırımlarda yatırım indirimi,
harcamanın yapıldığı yıl kazancından başlayarak uygulanır.


            
Yatırım indiriminin şartları:


            
Ek Madde 2 – (26/12/1993 tarihli ve 3946/7 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yatırım indiriminin uygulanmasında aşağıda yazılı şartlar topluca aranır:


            
1. İndirimin uygulanacağı ticari ve zirai kazanç bilanço esasına göre tespit
edilmiş olmalıdır.


            
2. Yatırımlar,kalkınma planları ve yıllık programlarda belirtilenlerden Maliye
Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken seçilen sektörler veya
konularda yapılmalıdır.


            
3. (Değişik: 22/7/1998 - 4369/30 md.) Yapılan yatırım ticari ve sınai
yatırımlar için en az elli milyar (280.000.0000.000) lira, zirai
yatırımlar için en az on milyar (57.000.000.000) lira olmalıdır.
Kalkınmada öncelikli yörelerde bu tutarların yarısı dikkate alınır.


            
4. (Değişik: 25/5/1995 - 4108/17 md.) Yatırıma,başlamadan önce Hazine
Müsteşarlığına başvurularak gerekli bilgi ve belgelerin tevdi edilmiş ve yukarıda
belirtilen şartların mevcudiyeti tasdik edilerek, Yatırım Teşvik Belgesi
verilmiş olmalıdır. Şu kadar ki, Yatırım Teşvik Belgesi aranmaksızın yatırım
indirimi uygulanacak yatırım türü veya miktarlarını (bu fıkranın 3 numaralı
bendinde yer alan miktarları aşmamak ve bu miktarların yarısından aşağı olmamak
üzere) yöreler veya sektörler itibariyle ayrı ayrı belirlemeye ve bu hükmün
uygulamasına ilişkin usul ve esasları tespite Maliye Bakanlığı ile Hazine
Müsteşarlığı müştereken yetkilidir.


            
Araştırma,plan ve proje masrafları ile arazi temini için yapılan giderler hariç
olmak üzere, yatırımla ilgili her türlü harcamalar yatırıma başlandığını
gösterir.


            
5. Yatırım,tasdik edilmiş bulunan şartlar ve süreler dahilinde yapılmış
olmalıdır.


            
Tasdik edilen şartlarda meydana gelecek değişikliklerin ve sürelerde
doğabilecek gecikmelerin vukuundan itibaren üç ay içinde Hazine Müsteşarlığına
bildirilmesi ve onayının alınması şarttır.


            
Müracaatın zamanında yapılmaması veya değişikliklerin kabul edilmemesi
halinde,evvelce yapılan tasdik hükümsüz addolunur ve yatırım indiriminden
yararlanma hakkı ortadan kalkar.


            
Hazine Müsteşarlığı yukarıdaki şartlar çerçevesinde vereceği Yatırım Teşvik
Belgesinin bir örneğini Maliye Bakanlığına gönderir.Belgedeki vize ve iptaller
de ayrıca bildirilir.


            
Yatırım indiriminden yararlanma şartları ve uygulama esasları ile diğer
hususlar Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığınca müştereken belirlenir.


            
Yatırım indiriminin konusu ve nispeti:


            
Ek Madde 3 – (25/5/1995 tarihli ve 4108 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yatırım indirimine, kaynağı ne olursa olsun, ek 2 nci maddede yazılı şartları
haiz bulunan yatırımlarla ilgili harcamalardan; bina,makina,araç (sadece
işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olanlar) ve benzeri amortismana tabi
aktif değerlerin yeni olanlarının maliyet bedelleri esas teşkil eder.


 





594-41


 


            
Aktif değerlerin yeni olmasından maksat, bunların yurt içinde veya dışında daha
önce hiçbir şekilde kullanılmamış bulunmasıdır.Yurt dışında kullanılmış olsa
dahi Hazine Müsteşarlığınca uygun görülen makina ve tesislerin ithali halinde,
bu aktif kıymetler yatırım indirimi uygulaması bakımından yeni addolunur.


            
Personel Lojmanları inşası (kalkınmada öncelikli yörelerde yapılanlar hariç) ve
tefrişi, arazi veya arsa tedariki, yedek parça temini, esas proje dışında
münferit tesisat, makina, araç mübayaası için yapılan harcamalara yatırım
indirimi uygulanmaz. İnşa edilmiş olarak veya inşa halinde satın alınan
binaların satın alma bedeli üzerinden yatırım indirimi yapılmaz.


            
Petrol Kanununa göre yürütülen arama ve sondaj faaliyetleri için yapılan ve
aktifleştirilen harcamalardan, ilgili bakanlığın görüşü alınmak suretiyle,
Maliye Bakanlığınca belirlenenler,yatırım indirimi uygulaması bakımından
yatırım harcaması sayılır.


            
Beşinci fıkra (Değişik: 22/7/1998 - 4369/30 md.) Yatırım indirimi oranı,
yatırım tutarının % 40'ıdır. Bakanlar Kurulu bu oranı kalkınma planı ve yıllık
programlarda özel önem taşıdığı belirtilen sektörlerde yapılan yatırımlar için
% 100'e, 250 milyon ABD Doları karşığı Türk Lirasını aşan sınai yatırımlarda
%200'e kadar artırmaya veya kanuni orandan az olmamak üzere yeniden tespit
etmeye yetkilidir. Bu oran, organize sanayi bölgelerinde ve kalkınmada
öncelikli yörelerde % 100 olarak uygulanır.


            
Bakanlar Kurulunca tespit edilen yeni oranlar, Bakanlar Kurulu Kararının Resmi
Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren yapılan harcamalara uygulanır.


            
Yatırım indiriminin başlangıcı ve uygulama süresi:


            
Ek Madde 4 – (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yatırım indiriminin uygulanmasına, yatırım teşvik belgesinin alındığı tarihte
beyanname verme süresi geçmemiş hesap döneminden itibaren başlanır ve
indirimden yararlanılacak miktara ulaşıncaya kadar devam olunur.


            
Yapılan yatırım harcamalarının ilgili yıl kazancından indirilemeyen kısmı,
izleyen yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen
yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır. (Teşvik belgesiz
yatırımlar bu maddedeki yeniden değerleme hükümlerinden yararlanamaz).


            
Her yatırım için faydalanılacak indirim tutarı o yatırım içerisinde yer alan
indirimden yararlanabilecek aktif kıymetlerin değerleri toplamına, Yatırım
Teşvik Belgesinde yer alan indirim oranının uygulanması suretiyle hesaplanır.


            
Birden fazla Yatırım Teşvik Belgesi almış mükelleflerin safi kazancının
yetersizliği nediniyle yararlanılamayan indirim tutarının bulunması halinde,
öncelikle önceki yıllarda tamamen uygulanmamış olan eski yatırımlarla ilgili
devreden indirimler, daha sonra yeni yatırımlara ilişkin indirimler, önceki
dönemlerde yapılan ve indirilemeyen tutarın bulunmaması halinde ise bir yıl
sonra yapılacak yatırımlarla ilgili indirimler uygulanır.


            
Teşvik belgeli yatırımlarda, yapılması öngörülen ve önceki hesap dönemi
kazancına ilişkin olarak yatırım indirimine konu edilen yatırım harcamalarının
öngörülen tutarın yüzde onunu geçen bir oranda düşük olması halinde, eksik
yapılan yatırım harcaması dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine
göre belirlenen tecil faizi ile birlikte cezasız tahsil olunur.





594-42


 


            
Yatırım indirimine mevzu aktif değerlerin satış ve devri:


            
Ek Madde 5 – (31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yatırım indirimine mevzu aktif değerlerin satış veya devri halinde aşağıdaki
şekilde muamele yapılır:


            
a) Satan veya devreden yönünden:


            
Komple tesislerde yatırım tamamlandıktan, diğerlerinde istimal ve istihsale
başlandıktan sonra yatırıma mevzu aktif değerlerin topluca satış veya devri
halinde satıcı yönünden bir muamele uygulanmaz.


            
Komple tesislerde yatırım tamamlanmadan, diğerlerinde istimal ve istihsale
başlanmadan yatırıma mevzu aktif değerlerin topluca satış veya devri halinde, yatırım
indirimi dolayısiyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş olan vergiler tahakkuk
ettirilerek tahsil olunur.


            
b) Satın veya devir alan yönünden:


            
Yatırım indiriminden kısmen faydalanmış veya hiç faydalanmamış aktif değerleri
kısmen veya tamamen satın veya devir alan kimse (Yatırım indiriminden
faydalanma şartları mevcut olmak kaydiyle) işbu indirimden faydalanır. Daha
önce indirimden hiç faydalanılmamış olması halinde, faydalanılacak miktar,
satan veya devir edene tanınan yatırım indiriminin miktarına ve satın ve devir
alanın faydalanabileceği indirim nisbetlerine göre hesaplanır.Bahis konusu
aktif değerler için daha önce yatırım indiriminden istifade edilmiş se, satın
veya devir alan, aynı değer üzerinden hesaplanacak bakiye indirim kısmından
faydalanır. Ancak bu bakiye kısım, bahis konusu aktif değerler için daha önce
istifade edilmiş indirimlerin satın veya devir alanın istifade edebileceği
nispete göre hesaplanacak indirimden tenzili suretiyle bulunacak miktarı
aşamaz.


            
c) Şartların ihlali halinde yapılacak muamele:


            
Yatırım indirimine mevzu aktif değerlerin (Yatırımın hangi safhasında olursa
olsun) yatırımla güdülen gaye dışında parça parça satılması veya ek 2 nci
maddedeki şartlardan herhangi birinin ihlali halinde, yatırım indirimi
dolayısiyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler yönünden vergi ziyaı hadis
olmuş sayılır.


            
Bu maddeye göre zamanında alınamıyan vergiler ile vergi cezalarında
zamanaşımı,verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun husule
geldiği tarihi takibeden yılın başından itibaren başlar.


            
Muhasebe usulü:


            
Ek Madde 6 – (31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükellefler muhasebelerini, yatırım indiriminden istifade ettikleri miktarların
seneler itibariyle takibini temin edecek tarzda tanzim ederler.


            
Her yıl istifade edilen yatırım indirimi miktarı yıllık beyannamelerde ayrıca
gösterilir.


Madde 63
fıkra  bir 5 numaralı bent-(26/12/1993 tarihli ve 3946
sayılı    Kanunun hükmüdür.)


5.Mükellefin
kendisi, eşi ve çocukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda, giyim ve kira
harcamalarının yıllık toplam tutarının 1/3'ü.


Şu kadar ki
indirim konusu harcamaların Türkiye’de yapılması, gelir veya kurumlar vergisi
mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzelkişilerden alınacak belgelerle tevsik
edilmesi ve bu belgelerin işverene verilmesi şarttır.Bu suretle hesaplanan
indirim tutarı, harcamanın yapıldığı yıla ait ücretin yıllık vergi matrahının %
35’ini geçemez.Bu indirim de dikkate alınmak suretiyle hesaplanan vergi ile
mükellefin o yıl içinde tevkif suretiyle ödediği vergi tutarı arasındaki fark,
ücretlinin ertesi yılda ödeyeceği gelir vergisinden mahsup edilir veya
işverenler aracılığı ile kendisine nakden iade edilir.Bakanlar Kurulu bu bentte
yeralan % 35 nispetini sıfıra kadar indirmeye kanuni oranına kadar arttırmaya
veya harcama konuları, harcama ve ücret tutarları itibariyle farklı oranlar
tespit etmeye yetkilidir. (1)


Ücretlilerin
harcama belgelerinin işverene ibrazı, beyanı ve verginin iadesine ilişkin
süreleri tespit etmeye, iadeyi nakden  veya mahsuben yaptırmaya, bu
uygulamanın  usul ve esaslarını tayin ve tespite  Maliye Bakanlığı
yetkilidir.


–––––––––––


(1)   
1.4.1994 tarih ve 94/5371 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla;ücretlilerin
eğitim,sağlık,gıda,giyim ve kira harcamalarına ilişkin özel gider indirimi 1994
yılına ait ücret gelirlerinin vergi matrahına uygulanmak üzere % 23 olarak
tespit edilmiştir.(Bkz.R.G.:5.4.1994-21896)


 





594-43


 


            
   Madde 66 fıkra bir 4 numaralı bent-(22/7/1998 tarihli ve 4369
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
  4.Dava vekilleri, müşavirler, diş protezcileri, kurumlar ve tüccarlarla
serbest meslek erbabının ticari ve mesleki işlerini takip edenler ve konser
veren müzik sanatçıları;


            
Madde 75 fıkra iki (4) numaralı bend- (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
4. Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yıllık veya özel beyanname veren dar
mükellef kurumların, indirim ve istisnalar (Kurumlar Vergisi Kanununun 8
inci maddesinin 1 numaralı bendinde yazılı kazançlar hariç) düşülmeden önceki
kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi ve fon payı düşüldükten sonra
kalan kısım,


            
Madde 75 fıkra iki (13) numaralı bent- (26/12/1993 tarihli ve 3946 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
13.
Mükerrer 75 inci maddede yazılı vergi alacağı.


            
Mükerrer Madde 75 – (26/12/1993 tarihli ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tam mükellefiyete tabi kurumlarca;


            
1. Tam mükellefiyete tabi gerçek kişilere dağıtılan kar paylarının,


            
2. Adi ortaklıklara, kollektif ve adi komandit şirketlere dağıtılan kar
paylarının,


            
3. Eshamlı komandit şirketlere dağıtılan kar paylarından bu şirketlerin
komandite ortaklıklarına isabet eden kısmın,


            
1/5'i, bunların vergi alacağını teşkil eder. (1) (2)


            
(Son fıkra Mülga: 22/7/1998 - 4369/82 md.)


            
Mükerrer Madde 80 fıkra bir (1) numaralı bend- (7/1/2003 tarihli ve 4783 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


               
1. İvazsız olarak iktisap edilenler ile üç ay süreyle elde tutulan ve
Türkiye’de kurulu menkul kıymet borsalarında işlem gören hisse senetleri hariç,
menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar.


            
Beyanname verilmeyen haller:


            
Madde 86 – (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda yazılı hallerde yıllık beyanname verilmez:


            
1. Tam mükellefiyette vergiye tabi gelir (yabancı memleketlerde elde edilenler
hariç) sadece:


            
a) (Değişik: 11/8/1999 - 4444/1 md.) Tevkif suretiyle vergilendirilmiş
ücretlerden,


            
b) (Mülga: 11/8/1999 - 4444/1 md.)


            
c) (Değişik : 28/6/2001 - 4697/6 md.) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının
(15) numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratları ile tevkif yoluyla
vergilendirilmiş bulunan ve gayrisafi tutarları toplamı 103 üncü maddede yazılı
tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamının yarısını aşmayan menkul
sermaye iratlarından ve vergi alacağı dahil kurumlardan elde edilen kâr
paylarından;


            
d) Tevkif yoluyla vergilendirilmiş bulunan ve gayrisafi tutarları toplamı 103
üncü maddede yazılı tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamının
yarısını aşmayan gayrimenkul sermaye iratlarından;


            
e) Gerçek usulde vergilendirilmeyen zirai kazançlardan;


            
f) Kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısımlarından;


            
g) Yukarıda sayılan kazanç ve iratların bir kaçı veya tamamından;


            
İbaret ise.


            
2. Dar mükellefiyette vergiye tabi gelir sadece:


            
a) Tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler, serbest meslek kazançları,
menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile kurumlardan elde edilen kar
paylarından;


            
b) Diğer kazanç ve iratlardan;


            
c) Yukarıda sayılan kazanç ve iratların birkaçı veya tamamından;


            
İbaret ise.


–––––––––––––––––––––


(1) 
Bu fıkrada yeralan "...1/3'ü..." ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369
sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle "1/5'i" olarak değiştirilmiş ve bu
değişikliğin 1/1/2000 tarihinden sonra elde edilen kar paylarına uygulanacağı
aynı Kanunun 86/h maddesi ile hüküm altına alınmıştır.


(2) 
Bu maddede yer alan vergi alacağı oranının, menkul kıymet yatırım fonları
katılma belgeleri kar payları için, 1/5 olarak uygulanacağı; 29/6/1999 tarih ve
4393 sayılı "1999 Mali Yılı Bütçe Kanunu"nun 69/f-(2) maddesiyle
hüküm altına alınmıştır.





594-44


 


            
Diğer
gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de 1 ve 2 numaralı bentlerde
belirtilen gelirler beyannameye ithal edilmez.


            
Madde 92  fıkra bir - (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir
takvim yılına ait beyanname:


            
1. Gelirin sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olması halinde izleleyen
yılın ocak ayı içinde,


            
2. Gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olması
halinde izleyen yılın şubat ayı içinde,


            
3. Diğer hallerde izleyen yılın mart ayı içinde,


            
Tam mükellefiyette vergiyi tarha yetkili vergi dairesine, dar mükellefiyette
Türkiye'de vergi muhatabı mevcutsa onun Türkiye'de oturduğu yerin, Türkiye'de
vergi muhatabı yoksa işyerinin (işyeri birden fazla ise bu işyerinden herhangi
birisinin) bulunduğu yer vergi dairesine verilir veya taahhütlü olarak posta
ile gönderilir.


            
Madde 94 fıkra bir (6) numaralı bendinin (b) alt bendi ile dördüncü fıkra-
(26/12/1993 tarihli ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
b) (Değişik: 22/7/1998-4369/48 md.) (i) Kurumlar vergisinden istisna
kazançlara isabet eden kısım düşüldükten sonra, 75 inci maddenin ikinci
fıkrasının 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından (Karın
sermayeye ilavesi kar dağıtımı sayılmaz.) (kurumlar ile gelir ve kurumlar
vergisi, mükellefi olmayanlara ve muaf olanlara ödenenler dahil),


            
l) Halka açık anonim şirketlerde,


            
2) Diğerlerinde,


            
ii) (Değişik : 23/11/2000 - 4605/4 md.) Kurumlar Vergisi Kanununun 8
inci maddesinin (1) numaralı bendinde yer alan iştirak kazançları istisnasından
yararlanan kazançlar hariç, yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançlar
dahil olmak üzere; dağıtılsın dağıtılmasın, kurumlar vergisine tabi kurumların,
kurumlar vergisinden müstesna kazanç ve iratlarından (İstisna uygulamasının
zarar doğurması halinde bu zarara isabet eden tevkifat, istisnadan kaynaklanan
zararın indirildiği dönemde yapılır. Tevkifat uygulamasında mahsup edilen zarar
tutarının öncelikle istisna uygulamasından kaynaklandığı kabul edilir.),


               
iii) Dağıtılsın dağıtılmasın Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci
fıkrasının 4 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından indirim ve
istisnalar düşüldükten sonra kalan kısmından,


            
Bu alt bendin (i) ve (ii) alt bentleri uyarınca yapılan tevkifat, beyanname
üzerinden hesaplanan gelir vergisine mahsup edilemez.


            
Bu maddenin 6 numaralı bendinin (a) ve (b) alt bentlerine göre üzerinde
vergi tevkifatı yapılan kurum kazancından kar payı alanlara, tevkif suretiyle
alınan vergi red ve iade olunmaz.


            
Esas tarife:


            
Madde 103 – (31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.) (Değişik
birinci fıkra: 22/7/1998 - 4369/50 md.) Gelir Vergisine tabi gelirler;


  
  2.000.000.000 liraya
kadar                                                           
   
           
  % 15


   
(5.000.000.000  liraya kadar)                                                                                     



  
5.000.000.000 liranın   2.000.000.000 lirası
için      300.000.000 lira
fazlası     % 20


  
(12..000.000.000 liranın   5.000.000.000 lirası
için      750.000.000 lira fazlası)


  
10.000.000.000 liranın   5.000.000.000 lirası
için      900.000.000 lira fazlası   % 25


  
(24.000.000.000 liranın   12.000.000.000 lirası için    2.150.000.000 lira
fazlası)


  
25.000.000.000 liranın 10.000.000.000 lirası için   2.150.000.000
lira fazlası   % 30


  
(60.000.000.000 liranın 24.000.000.000 lirası için   5.150.000.000 lira
fazlası)


  
50.000.000.000 liranın 25.000.000.000 lirası için   06.650.000.000
lira fazlası % 35


  
(120.000.000.000 liranın 60.000.000.000 lirası için   15.950.000.000 lira
fazlası)





594-45


 


  
50.000.000.000 liranın 50.000.000.000
lirası için 15.400.000.000 lira fazlası  


 
(120.000.000.000 liradan fazlasının 120.000.000.000 lirası için
36.950.000.000 lira, fazlası) % 40


         
   Oranında vergilendirilir.


            
(İkinci fıkra mülga: 15/12/1990 - 3689/5 md.)


            
(Ek: 5/11/1986 - 3319/2 md.) Bakanlar Kurulu, kara, deniz ve hava
ulaştırması işiyle iştigal eden ve 45 inci maddeye göre vergilendirilen dar
mükellefler için, ülkeler itibariyle ve karşılıklı olmak şartıyla, bu maddede
yer alan gelir dilimlerinin hizasındaki vergi nispetlerini ayrı ayrı veya topluca
sıfıra kadar indirmeye veya bu maddede yer alan vergi nispetlerinin bir katını
geçmemek üzere yeni bir tarife tespit etmeye ve vergilendirmenin usul ve
esaslarını belirlemeye yetkilidir.


            
 117 nci madde- (31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
( Değişik birinci fıkra: 22/7/1998 – 4369/51 md.)


            
1 - Ocak ayı içerisinde verilmesi gereken beyanname ile bildirilen gelir
üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi ocak, nisan, temmuz aylarında;


            
2 - Şubat ayı içerisinde verilmesi gereken beyanname ile bildirilen gelir
üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi şubat, mayıs, ağustos aylarında;


            
3 - Mart ayı içerisinde verilmesi gereken beyanname ile bildirilen gelir
üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi mart, haziran, eyyül aylarında;


            
Olmak üzere üç eşit taksitte ödenir.


            
(Değişik: 24/12/1980 - 2361/82 md.) Maliye Bakanlığı,gelirlerin büyük
bir kısmını zirai kazanç teşkil eden mükellefler hakkında lüzum görülen
hallerde,üç taksitten fazla olmamak üzere,belli üretim bölgeleri ve ziraat
ürünlerine göre, özel ödeme zamanları tayin edebilir.


            
(Son fıkra mülga: 31/12/1982 - 2772/20 md.)


            
Madde 119 ikinci cümle-(25/5/1995 tarihli ve 4108 sayılı Kanunun hükmüdür.)Ancak, 94 üncü maddenin birinci
fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendinde yazılı menkul sermaye
iratlarının dağıtılmaması halinde yapılacak vergi tevkifatı; biri beyanname
verme süresinde, diğerleri kurumlar vergisinin ikinci ve üçüncü taksitlerinin
ödeme süreleri içinde olmak üzere üç eşit taksitte ödenir.


            
Mükerrer Madde 120 fıkra bir son cümle– (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
Geçici vergi matrahının hesabında, yıllık beyannamede kazancın yetersiz olması
nedeniyle indirilemeyen tutar hariç, harcama yapılmadıkça yatırım indirimi
uygulanmaz.


            
Götürü mükelleflerdeki vergi tevkifatı ile vergi alacağının mahsubu:


            
Mükerrer Madde 121 – ( 26/12/1993 tarihli ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A) (Mülga: 22/7/1998 - 4369/82 md.)


            
B) 75 inci madde gereğince menkul sermaye iradı sayılan mükerrer 75 inci
maddedeki vergi alacağı, aşağıdaki esaslara göre gelir vergisine mahsup edilir.


            
1. Mükerrer 75 inci maddenin 1 numaralı bendinde yazılı gerçek kişilerin vergi
alacağı,yıllık beyanname ile bildirilmek kaydıyla beyanname üzerinden
hesaplanan gelir vergisine mahsup edilir.


          
2. Mükerrer 75 inci maddenin 2 numaralı bendinde yazılı adi ortaklıklar,
kollektif ve adi komandit şirketlerin vergi alacağı, kar paylarının alındığı
yıl, ortaklık ve şirketlerce hasılat olarak kaydedilir. Bu vergi
alacağı,ortaklarca verilecek yıllık gelir vergisi beyannamelerinde hisseleri
oranında mahsup edilir.





594-46


 


            
3. Mükerrer 75 inci maddede yazılı eshamlı komandit şirketlerin komandite
ortaklarının vergi alacağı, anılan şirketlerin kar paylarını aldıkları yıl
komandite ortaklar tarafından hisseleri oranında elde edilmiş ticari kazanç
olarak kabul edilir ve verecekleri gelir beyannamelerinde mahsup edilir.


            
Bu fıkraya göre yapılan mahsup sonucu kalan vergi alacağı tutarı, hiçbir
şekilde iade edilmez ve mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilmez.


            
C) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları, tayin ve tespite Maliye
Bakanlığı yetkilidir.


            
Mükerrer Madde 123 – (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1. Bu Kanunun Mükerrer 111 inci maddesinde yer alan maktu had ve tutarlar,
1/1/1998 tarihi itibariyle geçerli olan had ve tutarlarına yükseltilmiştir.


            
2. Bu Kanunun 21, 23/8, Ek 2,47 ve 48 inci maddelerinde yer alan maktu had ve
tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine
göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu
şekilde hesaplananmaktu had ve tutarların yüzde beşini aşmayan kesirler dikkate
alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu surette tespit edilen had ve tutarları yarısına
kadar artırmaya veya indirmeye yetkilidir.


            
3. Bu Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesinin gelir dilim
tutarları hakkında, bu maddenin 2 numaralı fıkrası uygulanır vergi tarifesinin
gelir dilimlerine karşılık gelen kanuni vergi oranlarını, her bir dilim için
ayrı ayrı veya topluca beş puana kadar indirmeye veya kanuni hadlerine kadar
yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir


            
40 – 16/1/2003 tarihli ve E.:2001/36, K.:2003/3 sayılı Anayasa
Mahkemesince iptal edilen hükmün metni. (Madde numarası:58)


            
Madde 58 (2) sayılı fıkranın (k) bendi- (23/11/2000 tarihli ve 4605 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
Ticari ve mesleki kazanç sahiplerinin tedavi maksadıyla yapacağı yurt dışı
seyahatler ile bir defaya mahsus olmak üzere yapılan hac seyahatleri için hayat
standardı ilave göstergeleri uygulanmaz.


            
Şu kadar ki, tedavi maksadıyla yapılan seyahatlerin ilgili sağlık kurullarından
alınacak raporlarda tevsik edilmesi şarttır.


            
41–17/12/2003 tarihli ve 5024 sayılı Kanunla değiştirilmiş veya yürürlükten
kaldırılmış hükümlerin metinleri. (Madde numaraları:  19, 38, 41, 43, 57 )


               
Madde 19 fıkra (2) ve (3) – (9/4/2003
tarihli ve 4842 sayılı Kanunun hükmüdür.)


               
2. Yatırım indirimi istisnası tutarının hesaplanmasında amortismana tâbi
iktisadî kıymetin maliyet bedeli esas alınır.


               
3. Yatırım indirimi istisnası uygulamasına, istisnaya konu iktisadî kıymete
ilişkin harcamaların yapıldığı yılda başlanır ve indirilecek tutara
ulaşılıncaya kadar devam olunur.


               
Yatırım harcamalarının yapıldığı yıla ilişkin vergi matrahının tespitinde,
kazancın yetersiz olması nedeniyle dikkate alınamayan istisna tutarı, izleyen
yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen yeniden
değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.


               
Madde 38 fıkra dört (20/6/2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun hükmüdür.)


               
Mükelleflerin
iktisap tarihinden itibaren en az iki tam yıl süreyle işletmelerinde kayıtlı
bulunan gayrimenkul, iştirak hisseleri ve amortismana tabi diğer iktisadi
kıymetleri elden çıkarmaları halinde, bu iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli
bunların elden çıkarıldıkları ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik
Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında
artırılarak kazancın tespitinde dikkate alınabilir. Rüçhan hakkı kullanılmak
suretiyle edinilen iştirak hisseleri ile iştirak edilen kurumun ihtiyat
akçeleri,  banka provizyonları ve Vergi Usul Kanununa göre ayrılan yeniden
değerleme fonlarının sermayeye ilavesi dolayısıyla bedelsiz alınan iştirak
hisselerinin en az iki yıl öncesinde iştirak edilen şirketlere ait olması
halinde, rüçhan





594-47


 


hakkı kullanılmak suretiyle edinilen veya
alınan bu iştirak hisseleri iki yıl önce iktisap edilmiş sayılır. Rüçhan hakkı
kullanılmak suretiyle veya bedelsiz olarak edinilen hisseler için maliyet
bedeli artırımı, bu hisselerin itibari değeri üzerinden bunların edinilmesine
yol açan sermaye artırımının tescili tarihinden itibaren uygulanır. Bu hüküm 39
uncu madde gereğince işletme hesabı esasına göre ticari kazancın tespitinde de
uygulanır. Bilanço esasında defter tutarı mükellefler tarafından artırılan
maliyet bedeline tekabül eden kazançlar, bilançonun pasifinde özel bir fon
hesabında gösterilir. Bu fon, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle
başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, o yılın
kazancına dahil edilerek vergiye tabi tutulur. Söz konusu iktisadi kıymetlerin
alım satımı ile devamlı olarak uğraşanlar, alım satımını yaptıkları iktisadi
kıymetler için bu hükümden yararlanamaz. Şu kadar ki, inşaat yapımına tahsis
edilen arsa ve arazilere ilişkin olarak inşaatın bitim tarihine kadar geçen
süre için bu fıkra hükmüne göre maliyet bedeli artırımı yapılabilir. Ancak,
inşaatın tamamlanmasından önce satışı yapılan gayrimenkuller için maliye
artırımı satışın yapıldığı tarihe kadar uygulanır. Bu fıkra hükmünün
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.


               
Madde 38 fıkra beş: (9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun hükmüdür.)


               
Sürekli olarak işlenmiş altın alım-satımı ve imali ile iştigal eden
mükellefler, altın satış tarihindeki İstanbul Altın Borsasında oluşan has altın
değeri ile satılan mamulün has altın maliyet bedeli arasında oluşan farkı,
maliyet bedeline ilave ederler. Söz konusu fark, bilançonun pasifinde özel bir
fon hesabında izlenir. Bu fon, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle
başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, o yılın
kazancına dahil edilerek vergiye tâbi tutulur. Bu mükelleflerin kullandıkları
yabancı kaynaklara ait gider ve maliyet unsurlarının sadece ilgili dönemde
ayrılan fonu aşan kısmı gider kabul edilir.


               
Madde 41 fıkra bir bent (8)- (24/6/1994 tarihli ve 4008 sayılı Kanun
hükmüdür.)


               
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, dönem sonu stoklarını son giren ilk çıkar
yöntemine göre değerleyen veya amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden
değerlemeye tabi tutanların, işletmede kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin
faiz, komisyon, vade farkı, kar payı, kur farkı ve benzeri adlar altında
yaptıkları giderler ve maliyet unsurları toplamına (yatırımın maliyetine
eklenenler hariç) aşağıdaki indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak
kısmın % 25'i


            
İndirim oranı, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için tespit edilmiş
olan yeniden değerleme oranının, ilgili kuruluşlardan alınan bilgilere göre
Maliye Bakanlığınca o yıl için hesaplanan ortalama ticari kredi faizi oranına
bölünmesi suretiyle bulunur.


            
Sanayi siciline kayıtlı imalatçıların imalat faaliyetlerinde kullandıkları
yabancı kaynaklara ait gider ve maliyet unsurlarına bu bent hükmü uygulanmaz.


               
Bu bendin birinci paragrafında yer alan % 25 oranını,% 100'e kadar artırmaya
Bakanlar Kurulu;bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirtmeye ise
Maliye Bakanlığı yetkilidir.


               
Madde 43 fıkra bir bent (1) ve (2)–(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanun hükmüdür.)


               
1. Yıl içinde birden fazla inşaat ve onarma işinin birlikte yapılması halinde,
her yıla ait müşterek genel giderler tahsil olunan istihkak bedellerinin
birbirine olan nispeti dahilinde;


               
2. Yıl içinde tek veya birden fazla inşaat ve onarma işinin bu madde şümulüne
girmeyen işlerle birlikte yapılması halinde, her yıla ait müşterek genel
giderler tahsil olunan istihkak bedelleriyle diğer işlere ait satış veya
hasılat tutarlarının birbirine olan nispeti dahilinde;


               
Madde 57 son fıkra: (25/5/1995 tarihli ve 4108 sayılı Kanunun hükmüdür.)


               
Yetişmesi
uzun zaman alan ve kesilip satılmak üzere yetiştirilen ağaçların bu maddede
yazılı giderlerinden, Vergi Usul Kanununun 283 üncü maddesi uyarınca aktifleştirilen
kısmı, ağaçların satıldığı yıl hariç olmak üzere her takvim yılı için Vergi
Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak
kazancın tespitinde dikkate alınır.


            
42–25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunla değiştirilmiş veya yürürlükten
kaldırılmış hükümlerin metinleri. (Madde numaraları:  68, 94 )


            
Madde 68 – (19/2/1963 tarihli ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Serbest meslek kazancının tesbitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan
indirilir:


            
1. Mesleki faaliyetin icrasına tahsis edilen işyeri kirası (İkametgahlarının
bir kısmını işyeri olarak kullananlar, ikametgahın tamamı için ödedikleri kira
ile ısıtma ve aydınlatma gibi sair masrafların yarısını indirebilirler. İşyeri
kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgahı kendi mülkü olup bunun
bir kısmını işyeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider
yazabilirler);





594-48


 


            
2. (Değişik: 31/12/1982 - 2772/6 md.) Mesleki kazancın elde edilmesi ve
idame ettirilmesi için ödenen aydınlatma, ısıtma, telefon, kırtasiye giderleri,
müstahdem ücretleri, meslek, ilan ve reklam vergileri ile işyeriyle ilgili ayni
vergi, resim ve harçlar;


            
3. Mesleki faaliyetin ifasında başkalarına gördürülen hizmetler için ödenen
paralar;


            
4. Alınan meslek kitapları ve meslek dergileri için ödenen bedeller ve mesleki
teşekküllere ödenen aidat;


            
5. Mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri (Seyahat maksadının
gerektirdiği süre ile sınırlı olmak şartiyle);


            
6. Meslekin ifasına lüzumlu aletlerin, eczaların ve sair maddelerin tedariki
için yapılan giderler;


            
7. (Değişik: 24/12/1980 - 2361/47 md.) Mesleki faaliyette kullanılan
tesisat ve demirbaş eşya için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan
amortismanlar (Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde
mezkür kanunun 328 inci maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil);


            
8. (Değişik: 24/12/1980 - 2361/47 md.) Serbest meslek faaliyetleri
dolayısıyla emekli sandıklarına ödenen giriş ve emeklilik aidatları;


            
9. Mesleki faaliyetle ilgili olarak kanun, ilam ve mukavelenameye göre ödenen
tazminatlar;


            
10. (Değişik: 22/7/1998 - 4369/37 md.) İşle ilgili olarak şehir içi
ulaşım, posta, telgraf ve odabaşı ücretleri gibi müteferrik giderler ile
envantere dahil olan binek otomobillerinin giderleri ve Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre ayrılan amortismanları.


            
(Değişik: 24/12/1980 - 2361/47 md.) Her türlü para cezaları ve vergi
cezaları ile serbest meslek erbabının suçlarından doğan tazminatlar gider
olarak indirilemez.


            
Madde 94 fıkra bir (6) numaralı bendinin (c) alt bendi-(22/7/1998 tarihli ve
4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vakıflar
ve derneklerin (kanunla kurulan dernek ve vakıflar ile sendikalar, meslek
odaları ve bunların üst kuruluşları, borsalar ve siyasi partiler
hariç,)iktisadi işletmelerinden elde edilenler dışında kalan ve tevkifata tabi
tutulmamış olan her türlü gelirlerinden (dernek ve vakıflara kuruluşları
sırasında tahsis edilen sermaye, üyelerine emeklilik aylık ve ikramiyesi vermek
üzere çalışan vakıfların aidat gelirleri hariç, sıfır oranda tevkitafata tabi
tutulmuş gelirleri ile bağış ve yardımlar dahil);


            
i) Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu menfaatlerine
yararlı sayılan dernekler için (Bu bent gereğince yapılan tevkifat binde birden
fazla olamaz.)


            
ii) Diğer vakıf ve dernekler için (Bu bent gereğince yapılan tevkifat yüzde
birden fazla olamaz.),


            
43 – 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış
veya değiştirilmiş hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 89.)


            
Sigorta primi, teberru ve diğer indirimler : (1)


            
Madde 89 – (31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükellefler yıllık beyanname ile bildirecekleri gelirlerden aşağıdaki
indirimleri yapabilirler:


            
(Değişik Bentler: 4/12/1985 - 3239/63 md.):


            
1. (Değişik : 28/6/2001 - 4697/7 md.) Beyan edilen gelirin % 10’unu
(bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta primleri için, beyan edilen
gelirin % 5’ini) ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla, mükellefin
şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık,
analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile bireysel emeklilik
sistemine ödenen katkı payları (Sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin
Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta veya emeklilik
şirketi nezdinde akdedilmiş olması, prim ve katkı tutarlarının gelirin elde
edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi
tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla;
eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait prim ve
katkı payları kendi gelirlerinden indirilir.),


            
Bakanlar Kurulu bu bentte yer alan % 10 oranını % 20 oranına kadar (bireysel
emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için % 10 oranına kadar)
artırmaya ve belirtilen haddi asgari ücretin yıllık tutarının iki katını
geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.


______________________________


(1) 
Madde başlığı, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir.





594-49


 


            
2. (Değişik: 22/7/1998 - 4369/46 md.) Genel bütçeye dahil dairelere,
katma bütçeli idarelere, il özel idareleri ve belediyelere, köylere ve kamu
menfaatine yararlı derneklere, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan
vakıflara ve bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve
kuruluşlara, müzelere, sinema, tiyatro, opera, bale, klasik müzik, klasik Türk
müziği ve plastik sanatlar alanındaki üretim ve etkinlikler ile bu alanlarda
kurulacak özel araştırma, eğitim ve uygulama merkezlerine, Kültür Bakanlığınca
da desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen uluslararası sanatsal
organizasyonlara özel ve tüzel kişiler tarafından makbuz karşılığında yapılan
bağış ve yardımlar (Bir takvim yılı içinde yapılan bağış ve yardımların toplamı
o yıla ait beyan edilecek gelirin % 5' ini, kalkınmada öncelikli yöreler için %
10'unu aşarsa fazlası indirilmez).


            
(Ek alt bent: 9/4/2003-4842/10 md.) Yukarıda sayılan kamu idare ve
müesseselerine bağışlanan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada
öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu
inşaası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşaası için bu
kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin
faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış
ve yardımların tamamı yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden indirilir.(2)


            
(Ek alt bent: 25/12/2003-5035/14 md.) Vakıflar Genel Müdürlüğünün
idaresinde ve denetiminde bulunan mazbut vakıflar ile belediyeler dahil diğer
kamu kurum ve kuruluşları adına kayıtlı olan, Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kurulu nezdinde eski eser tescilli abide eserlerin; bakımı, onarımı,
restore edilmesi ve yaşatılması amacıyla abide eserin kayıtlı olduğu kurum ve
kuruluşlara yapılan bağış ve yardımların tamamı yıllık beyanname ile bildirilen
gelirden indirilir.


            
(Ek alt bent: 25/12/2003-5035/14 md.) Fakirlere yardım amacıyla gıda
bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca
belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda maddelerinin maliyet
bedelinin tamamı, yıllık beyanname ile bildirilen gelirden indirilir.


            
Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu
teşkil eden mal veya hakkın varsa mukayyet değeri, yoksa Vergi Usul Kanunu
hükümleri dairesinde takdir komisyonunca tespit edilecek değer esas alınır.


            
Mükelleflerin, yılı içinde yaptıkları kendi
araştırma ve geliştirme harcamaları tutarını geçmemek üzere ilgili dönemde
ödemeleri gereken yıllık gelir vergisinin % 20'sinin kanuni süresinde
tahsilinden vazgeçilerek, bu orana isabet eden vergi üç yıl süre ile faizsiz
olarak ertelenebilir. Ertelenen bu vergi üç yıl içinde gelir vergisinin ödenme
taksitleri ile birlikte eşit taksitler halinde ödenir.


            
Bu uygulamanın esas ve usulleri Maliye Bakanlığınca tayin ve tespit olunur.


            
3. (Ek: 22/7/1998 - 4369/46 md.) Mesleki faaliyet icra eden veya basit
usulde vergilendirilenlerden tüccar ve ücretli durumuna girmeksizin yapılan
imalat, tamirat ve küçük sanat işleriyle uğraşan özürlülerin gelir vergisi
matrahına esas kazançlarına, bu Kanunun 31 inci maddesinde yer alan esaslara
göre hesaplanan yıllık indirim uygulanır. Bu indirim, bakmakla yükümlü olduğu
özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı ve ücret geliri elde edenler için de
uygulanır. İndirim, hizmet erbabının tevkifat matrahına uygulanır.(3)



            
4. (Ek bent: 9/4/2003-4842/10 md.) Beyan edilen gelirin % 5'ini aşmaması,
Türkiye'de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan
gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla,
mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve
sağlık harcamaları (mükerrer 121 inci madde çerçevesinde eğitim ve sağlık
harcamaları nedeniyle vergi indiriminden yararlanan ücretliler, aynı
harcamalarını bu hükümden yararlanarak matrahlarından indiremezler).


            
5. (Ek bent: 4/3/2004-5105/4 md.) 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel
Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 17.6.1992 tarihli ve 3813
sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; amatör spor dalları için tamamı,
profesyonel spor dalları için % 50'si.


 


 


 


——————————


 (2) 
Bu  alt bentte geçen “okul” ibaresi, 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı
Kanunun 17 nci maddesiyle, “okul, sağlık tesisi” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.


(3)
  Bu bendde yer alan " bu Kanunun 31 inci
maddesinin 2 numaralı bendinde" ibaresi, 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı
Kanunun 36 ncı maddesiyle, "bu Kanunun 31 inci maddesinde" olarak
1/1/2004 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





594-50


 


            
44 – 30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanunla yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 76, 80,103,104.)


            
Madde 76 fıkra iki - 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
75
inci maddenin ikinci fıkrasının 5, 6, 7, 12 ve 14 numaralı bentlerinde yer alan
menkul sermaye iratlarına (döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen faiz ve kar
payları, dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile
döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) aşağıda
belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısım, bu iratların
beyanı sırasında indirim olarak dikkate alınır. Bu hükmün tevkif yoluyla
kesilen vergiye şümulü yoktur. Bu indirim, menkul kıymetler yatırım fonları ve
ortaklıkları, risk sermayesi yatırım fonları ve ortaklıkları ve gayrimenkul
yatırım fonları ve ortaklıklarından sağlanan kar payları hakkında da uygulanır.
Ticari işletmelere dahil bu tür gelirler hakkında indirim uygulanmaz. İndirim
oranı, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için tespit edilmiş olan
yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu
ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle Maliye
Bakanlığınca tespit edilir.


            
Mükerer madde 80  fıkra bir bent (1) – (9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı
Kanunn hükmüdür.)


            
1.İvazsız olarak iktisap edilenler, Türkiye'de kurulu menkul kıymet
borsalarında işlem gören ve üç aydan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri
ile tam mükellef kurumlara ait olan ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan
hisse senetleri hariç, menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan
kazançlar (Üç aylık süreyi bir yıla kadar çıkartmaya veya tekrar kanunî süreye
kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.).


            
 Mükerer madde 80  fıkra üç – (7/1/2003 tarihli ve 4783 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının on milyar liralık kısmı
gelir vergisinden müstesnadır. (1)


            
 Madde 103 fıkra bir – ( 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Gelir vergisine tâbi gelirler;


            
5.000.000.000 liraya kadar %20


            
12.000.000.000 liranın 5.000.000.000 lirası için 1.000.000.000 lira, fazlası
%25


            
24.000.000.000 liranın 12.000.000.000 lirası için 2.750.000.000 lira, fazlası
%30


            
60.000.000.000 liranın 24.000.000.000 lirası için 6.350.000.000 lira, fazlası
%35


            
120.000.000.000 liranın 60.000.000.000 lirası için 18.950.000.000 lira, fazlası
%40


            
120.000.000.000 liradan fazlasının 120.000.000.000 lirası için 42.950.000.000
lira, fazlası %45


            
Oranında
vergilendirilir.


            
Madde 104 fıkra son – (24/12/1980 tarihli ve 2361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Verginin hesaplanmasında matrahın ve verginin lira kesirleri nazara alınmaz.


____________________


 (1)  
Bu fıkrada  yer alan değer artışı tutarı, 2005 takvim yılı gelirlerine
uygulanmak üzere 20/12/2004 tarihli ve 2004/8295 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararının Eki Kararın 7 nci maddesiyle 13.000 Yeni Türk Lirası olarak tespit
edilmiştir.


(2) Bu fıkrada yer
alan miktarlar 2004 takvim yılı için; 30/12/2003 tarihli ve 25332 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 10/12/2003  tarihli ve 2003/6578 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir.Daha önce yapılan
değişiklikler için, Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.


     
6.000.000.000 liraya kadar % 20


     
14.000.000.000 liranın 6.000.000.000 lirası için 1.200.000.000 lira, fazlası %
25


     
28.000.000.000 liranın 14.000.000.000 lirası için 3.200.000.000 lira, fazlası %
30


     
70.000.000.000 liranın 28.000.000.000 lirası için 7.400.000.000 lira, fazlası %
35


     
140.000.000.000 liranın 70.000.000.000 lirası için 22.100.000.000 lira, fazlası
% 40


     
140.000.000.000 liradan fazlasının 140.000.000.000 lirası için 50.100.000.000
lira, fazlası % 45





594-51


 


            
45 – 22/12/2005
tarihli ve 5436 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş
hükümlerin metinleri. (Madde numarası:
Geçici Madde 67)


            
Geçici Madde 67 (1) numaralı fıkra ikinci paragraf- (30/12/2004 tarihli ve 5281
sayılı Kanunun hükmüdür.)


Aynı menkul kıymet ve diğer sermaye
piyasası aracından değişik tarihlerde alımlar yapıldıktan sonra bunların bir
kısmının elden çıkarılması halinde, ilk giren ilk çıkar yöntemi kullanılmak
suretiyle, tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacak alış bedeli
belirlenir. Bir menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının alımından önce
elden çıkarılması halinde, elden çıkarılma tarihinden sonra yapılan ilk alım
işlemi esas alınarak üzerinden tevkifat yapılacak tutar tespit edilir. Alış ve
satış işlemleri dolayısıyla ödenen komisyonlar ile Banka ve Sigorta Muameleleri
Vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınır.


            
4) numaralı Fıkra - 75 inci maddenin ikinci fıkrasının  (7), (12)
ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratlarından ödemeyi
yapanlarca % 15 oranında vergi tevkifatı yapılır. Bu iratlar üzerinden 94 üncü
madde veya Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi kapsamında ayrıca
tevkifat yapılmaz.


            
13) numaralı Fıkra- Türkiye’de kurulu
vadeli işlem ve opsiyon borsalarında yapılan işlemlerden 2006 yılında elde
edilen kazançlar için (1) numaralı fıkrada belirtilen tevkifat oranı sıfır
olarak uygulanır.


            
17) numaralı Fıkra- Bu madde
hükümlerinin uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.


            
46 – 30/3/2006 tarihli ve 5479 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış
veya değiştirilmiş hükümlerin metinleri. (Madde numaraları 19, 103.)


            
Madde 19- (
9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun hükmüdür.) (1)


            
1. Dar mükellefiyete tâbi olanlar
dahil, ticarî veya ziraî kazançları bilanço esasına göre tespit edilen vergiye
tâbi mükellefler (adi ortaklıklar, kollektif ve adi komandit şirketler ile
kurumlar vergisi mükellefleri dahil) faaliyetlerinde kullanmak üzere satın
aldıkları veya imal ettikleri amortismana tâbi iktisadî kıymetlerin maliyet
bedellerinin % 40'ını vergi matrahlarının tespitinde ilgili kazançlarından
yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yaparlar.


            
Petrol Kanunu ve Maden Kanununa göre yürütülen arama ve sondaj faaliyetleri
için yapılan ve aktifleştirilen harcamalar yatırım indirimi istisnası
uygulamasından yararlanır.


            
2. (Değişik: 17/12/2003-5024/6 md.) Yatırım indirimi istisnası
uygulamasına, istisnaya konu iktisadî kıymete ilişkin harcamaların yapıldığı
yılda başlanır ve indirilecek tutara ulaşılıncaya kadar devam olunur.


            
Yatırım harcamalarının yapıldığı yıla ilişkin vergi matrahının tespitinde,
kazancın yetersiz olması nedeniyle dikkate alınamayan istisna tutarı, izleyen
dönemlerde, bu dönemlerde Devlet İstatistik Enstitüsü Toptan Eşya Fiyatları
Genel Endeksinde meydana gelen artış oranında artırılarak dikkate alınır.


            
3. (Değişik: 17/12/2003-5024/6 md.) Enflasyon düzeltmesi uygulanan
dönemlerde, yatırım indirimi istisnası tutarının hesaplanmasında amortismana
tâbi iktisadî kıymetin aktife alındığı hesap dönemi sonundaki düzeltilmiş
değeri esas alınır.


            
Ancak iktisadî kıymetin aktife alındığı hesap döneminden önceki hesap
dönemlerinde gerçekleşen harcamalar, gerçekleştirildikleri dönem sonundaki
düzeltilmiş değerleri ile dikkate alınır. İzleyen dönemlerde enflasyon
düzeltmesi nedeniyle bu harcamalardan kaynaklanan farklar üzerinden yatırım
indirimi istisnası hesaplanmaz.


            
4. Aşağıda belirtilen iktisadî kıymetler ile ilgili olarak yatırım indirimi
hesaplanmaz.


–––––––––––––––––––


(1)   Bu
maddede yer alan ticari ve zirai kazançlarda yatırım indirimi istisnasına
ilişkin asgari tutar, 2005 takvim yılında uygulanmak üzere 10.000 Yeni Türk
Lirası olarak, 20/12/2004 tarihli ve 2004/8295 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının
Eki Kararın 1 inci maddesiyle tespit edilmiştir.


 


 





594-52


 


            
- Bedeli 5 milyar liradan az olan iktisadî kıymetler (iktisadî ve teknik
bakımdan bütünlük arz eden iktisadî kıymetler haddin aşılıp aşılmadığının
tespitinde bir bütün olarak dikkate alınır.).(1)


            
- Yurt içinde veya dışında daha önce kullanılmış olan iktisadî kıymetler (yüzer
havuzlar ile oniki yaşından küçük gemiler hariç).


            
- Gayri maddi haklar ile ekonomik ömrü 5 yıldan daha kısa olan özel maliyet
bedelleri (yatırım indiriminden yararlanan iktisadî kıymetlerin
kullanılabilmesi için gerekli olan bilgisayar programları hariç).(2)



            
- Mal ve hizmet üretimi ile doğrudan ilgili olmayan; alet, edevat, mefruşat ve
büro demirbaşları.


            
- Bedelsiz olarak iktisap edilen iktisadî kıymetler.


            
- Satın alma suretiyle iktisap edilen veya inşa edilen binalar (mal ve hizmet
üretim yeri olarak kullanılmak üzere inşa edilenler hariç).


            
- Arazi veya arsalar.


            
- Binek otomobili ve benzeri kara taşıtları,
yat, kotra, tekne ve benzeri motorlu deniz araçları ile uçak ve helikopter gibi
hava taşıtları (işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olanlar hariç).


            
- Yurt dışındaki yatırımlarda kullanılmak üzere alınan iktisadî kıymetler.


            
5. Yatırım indirimi istisnasına konu iktisadî kıymetleri aktife alındıkları
tarihten itibaren iki yıl içinde elden çıkaran mükellefler, bu iktisadî
kıymetlerle ilgili olarak yatırım indirimi istisnası uygulama haklarını
kaybederler. Bu durumda daha önce yararlanılan yatırım indirimi istisnası için
herhangi bir işlem yapılmaz.


            
6. Mükellefler kayıtlarını, hesaplanan ve yararlanılan yatırım indirimi
istisnası tutarlarının yıllar itibariyle takibini yapacak şekilde tutarlar.


            
7. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.


            
Madde 103 – ( 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik birinci fıkra: 30/12/2004-5281/29 md.) Gelir vergisine tâbi
gelirler;


            
6.600 Yeni Türk Lirasına
kadar                                                                              
% 20


            
15.000 Yeni Türk Lirasının 6.600 lirası için 1.320 lira,
fazlası                              
% 25


            
30.000 Yeni Türk Lirasının 15.000 lirası için 3.420 lira,
fazlası                            
% 30


            
78.000 Yeni Türk Lirasının 30.000 lirası için 7.920 lira,
fazlası                            
% 35


            
78.000 Yeni Türk Lirasından fazlasının 78.000 lirası için 24.720 lira,
fazlası        % 40


            
Oranında vergilendirilir.


            
Ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde, yukarıdaki tarifede yer alan vergi
oranları beş puan indirilmek suretiyle uygulanır.


 


–––––––––––––––––––––––––––––


 


 


(1)  Bu tutar
2004 takvim yılı için Bakanlar Kurulunun 10/12/2003 tarihli 2003/6578 sayılı
Kararı ile 6.000. 000.000 TL.olarak tespit edilmiştir.


(2) 
Bu bentde yer alan “Gayri maddî haklar“ ibaresi, 16/7/2004 tarihli ve 5228
sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle “Gayri maddi haklar ile ekonomik ömrü 5
yıldan daha kısa olan özel maliyet bedelleri” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.


 





 594-53


 


            
47 – 27/6/2006 tarihli ve 5527 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış
veya değiştirilmiş hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: Geçici Madde 67.)


 


                  
Geçici Madde 67 Fıkra bir paragraf
altı- (30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanunun hükmüdür.) Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan menkul kıymetler
yatırım fonlarının (borsa yatırım fonları hariç) katılma belgelerinin ilgili
olduğu fona iadesi, menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin
alım satımı, Hazine tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerin
alım satımı, itfası sırasında elde edilen getirileri ile bunların dönemsel
getirilerinin tahsilinde, tam mükellef kurumlara ait olup, İstanbul Menkul
Kıymetler Borsasında işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse
senetlerinin elden çıkarılmasında ve hisse senetleri kâr paylarının hisse
sahipleri adına tahsilinde bu fıkra hükümleri uygulanmaz. (Ek hüküm:
22/12/2005-5436/14 md.) Tam mükellef kurumlara ait olup, İstanbul Menkul
Kıymetler Borsasında işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse
senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler için, Gelir Vergisi
Kanununun Mükerrer 80 inci madde hükümleri uygulanmaz. (1)


            
48- 21/2/2007 tarihli ve 5582 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş hükümlerin
metinleri. (Madde numaraları: 75 ve 94.)


            
Madde 75 fıkra iki bent 1. ( 31/12/1981  tarihli ve  2574
sayılı Kanunun hükmüdür.) Her nevi hisse senetlerinin kar payları (kurucu
hisse senetleri ve diğer intifa hisse senetlerine verilen kar payları ve pay
sahiplerine hazırlık dönemi için faiz olarak veya başka adlarla yapılan her
türlü ödemeler ile Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları
katılma belgelerine ödenen kar payları dahil); (2)


            
Madde 75 fıkra iki bent 5. ( 22/7/1998  tarihli
ve  4369 sayılı Kanunun hükmüdür.) Her nevi tahvil faizleri ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut
İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul
kıymetlerden sağlanan gelirler (Döviz cinsinden yahut dövize, altına veya başka
bir değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışları
irat sayılmaz);


            
49 – 28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış
veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 9, 99, Mükerrer
Madde 121.)


 


               
Madde 9 fıkra bir bent (6)- (31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.) Hariçten işçi almamak, muharrik kuvvet kullanmamak kayıt ve
şartı ile oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı,
kilim, dokuma mamulleri örgü, dantel, her nevi nakış işlerini ve her nevi
turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, ip ve
urganları dükkan açmaksızın satanlardan 47 nci maddenin 1 ve 3 numaralı
bentlerinde yazılı şartları haiz bulunanlar;


            



––––––––––––––––––––


(1) 22/12/2005
tarihli ve 5436 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle bu parağrafta  yer alan
"tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan" ibaresi, "tam
mükellef kurumlara ait olup, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören
ve bir yıldan" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2)    Bu fıkrada yer alan
"Menkul Kıymetler Yatırım Fonları" ifadesi, 25/6/1992 tarih ve 3824 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesi ile "Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım
fonları" şeklinde değiştirilmiş olup, metne işlenmiştir.





594-54


 


            
Madde 99 – (31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Muhtasar beyannamede
aşağıdaki malümatın gösterilmesi lazımdır:


            
a) Tevkifat yapanın adı ve soyadı veya unvanı ile adresi;


            
b) Muhtasar beyannamenin ilgili bulunduğu ay veya aylar;


            
c) Aylık ücret bordrolarının icmali:


            
1. Hizmet erbabının sayısı;


            
2. Hizmet erbabına verilen ücretler tutarı;


            
3. Ücretlerden yapılan vergi tevkifatının tutarı (Üç aylık muhtasar
beyannamelerde her aya ait bordronun icmali ayrı gösterilir);


            
d) Vergi tevkifatına tabi diğer ödemeler:


            
1. (Değişik: 24/12/1980 - 2361/67 md.) İstihkak sahibinin adı ve soyadı
ile iş adresi, varsa bağlı bulunduğu vergi dairesi ve mükellef hesap numarası;


            
2. Ödemenin nev'i;


            
3. Ödemenin miktarı;


            
4. Ödemeden yapılan vergi tevkifatı;


            
e) Muhtasar beyannamenin tanzim tarihi ve yetkili imza.


               
(Değişik: 31/12/1981 - 2574/22 md.) Tevkifata tabi menkul sermaye
iratları ile bunlardan yapılan vergi tevkifatı nev'i itibariyle icmalen ayrı
bir muhtasar beyannameye alınır.


            
Mükerrer Madde 121- (9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gerçek
ücretlerin vergilendirilmesinde, mükellefin kendisi, eşi ve çocukları ile
ilgili eğitim, sağlık, gıda, giyim ve ikamet edilen konuta ait kira
harcamalarının yıllık toplam tutarının;


            
- 3 milyar liraya kadar % 8'i ,


- 6 milyar liranın
3 milyar lirası için % 8'i, aşan kısmı için % 6'sı,


            
- 6 milyar liradan fazlasının, 6 milyar lirası için % 7'si, aşan kısmı için %
4'ü,


            
Ücretlinin ertesi yılda ödeyeceği gelir vergisinden mahsup edilir veya
işverenler aracılığı ile kendisine nakden iade edilir.


            
Şu kadar ki; harcamaların Türkiye'de yapılması, gelir veya kurumlar vergisi
mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınan belgelerle tevsik
edilmesi ve bu belgelerin işverene verilmesi şarttır. Mahsup hakkı kazanılan
tutarın hesaplanmasında dikkate alınan harcama tutarı, vergi matrahının
toplamını geçemez.


            
Ücretlilerin harcama belgelerinin işverene ibrazı, beyanı ve verginin mahsup
veya iadesine ilişkin süreleri tespit etmeye, iadeyi nakden veya mahsuben
yaptırmaya, (…)ve uygulamanın usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.


            
50 – Anayasa
Mahkemesi’nin 15/10/2009 tarihli ve E.: 2006/119, K.: 2009/145 sayılı Kararı
ile iptal edilmiş olan  hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 67.)


Madde 67 – fıkra (1) – paragraf bir -
son cümle -(27/6/2006 tarihli ve 5527 sayılı Kanunun hükmüdür.) Dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar için bu oran % 0
olarak uygulanır. (1)


––––––––


(1) 27/6/2006 tarihli ve 5527 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle eklenen bu cümle, Anayasa Mahkemesi’nin 15/10/2009 tarihli ve E.:
2006/119, K.: 2009/145 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, Kararın Resmi
Gazete’de yayımlandığı 8/1/2010 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe
girmesi hüküm altına alınmıştır.


 





594-55


 


             51 – 23/7/2010 tarihli ve 6009
sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.
(Madde numarası: 103.)


             Madde 103 – (30/3/2006 tarihli ve  5479
sayılı Kanunun hükmüdür.) (1)(2)


             Gelir
vergisine tabi gelirler;


             7.000 (8.800 TL) YTL’ye kadar   %
15


             18.000 (22.000 TL) YTL’nin 7.000 (8.800
TL) YTL’si için 1.050 (1.320 TL)  YTL, fazlası              % 20


             40.000 (50.000 TL) YTL’nin 18.000(22.000
TL) YTL’si için 3.250 (3.960 TL)YTL, fazlası             % 27


             40.000 (50.000
TL) YTL’den fazlasının 40.000(50.000 TL) YTL’si için 9.190 (11.520
TL) YTL,         fazlası   % 35


             oranında vergilendirilir.


             52 – 31/5/2012 tarihli ve 6322
sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.
(Madde numaraları: 9, 46, 94.)


Madde 9 – birinci fıkra – 8 numaralı
bent - (31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.) 8. Yukarıdaki 1 - 7 numaralı bentlerde sözü edilen
işlere benzerlik gösterdikleri, Danıştay'ın muvafık mütalaası üzerine, Maliye
Bakanlığınca, kabul ve ilan olunan ticaret ve sanat işleri ile iştigal edenler.
(3)


             Madde 46 – altıncı fıkra - (22/7/1998 tarihli
ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.) Basit
usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler,
ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit
usulün şartlarına haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı
ile bildirenler, bu talepleri doğrultusunda takip eden ay başından veya izleyen
takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren
gerçek usulde vergilendirilirler. Herhangi bir şekilde gerçek usulde
vergilendirilecek olanlar ve gerçek usulde vergilendirilen mükellefler, bir
daha hiç bir şekilde basit usule dönemezler. Bu kişilerin aynı türden iş yapan
eş ve çocukları da bu faaliyetleri nedeniyle basit usulden yararlanamazlar.


             Madde 94 – birinci fıkra – 10 numaralı
bent – (a) alt bendi - (22/7/1998  tarihli ve  4369 sayılı Kanunun
hükmüdür.) a) Baş bayiler hariç olmak üzere Milli Piyango İdaresince
çıkarılan biletleri satanlar ile diğer kişilerce çıkartılan bu nitelikteki
biletleri satanlara yapılan komisyon, prim ve benzeri ödemelerden,


–––––––––––––


(1) Bu maddede
Kanunla getirilen miktarlar aynen bırakılmış olup, 1/1/2010 tarihinden itibaren
uygulanacak olan 29/12/2009 tarihli ve 27447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Maliye Bakanlığının 273 Seri No.’lu Tebliği ile getirilen miktarlar parantez
içerisinde  siyah puntoyla işlenmiştir.


(2) Anayasa
Mahkemesi’nin 15/10/2009 tarihli ve E.: 2006/95, K.: 2009/144 sayılı Kararı
ile, bu maddede yer  alan “40.000 YTL’den fazlasının
40.000 YTL’si için 9190 YTL,” ifadesinden sonra gelen “… fazlası % 35 oranında
…” ibaresi, “ücret gelirleri” yönünden iptal edilmiş olup, Kararın Resmi
Gazete’de yayımlandığı 8/1/2010 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe
girmesi hüküm altına alınmıştır.


(3) 4/6/2008
tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle 1/7/2008 tarihinden geçerli
olmak üzere ; (6) numaralı bentten sonra gelmek üzere (7) numaralı  bent
eklenmiş ve sonraki bentte yer alan "1-6 numaralı" ibaresi "1-7
numaralı" şeklinde değiştirilerek bent numarası buna göre teselsül
ettirilmiştir.


 





594-56


 


             53 – 13/6/2012 tarihli ve 6327
sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.
(Madde numaraları: 22, 75, 94.)


             Madde 22 –  (1) numaralı fıkra - (9/4/2003 tarihli ve 4842
sayılı Kanunun hükmüdür.) 1. Bireysel
emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat,
malûliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin %
25'i, Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan diğer sigorta
şirketlerinden on yıl süreyle prim ödeyenler ile vefat, malûliyet veya tasfiye
gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin % 10'u ve tek primli
yıllık gelir sigortalarından yapılan ödemelerin tamamı gelir vergisinden
müstesnadır.


             İstisna edilen tutar üzerinden 94 üncü
maddenin birinci fıkrasının (15) numaralı bendine göre tevkifat yapılmaz.


             Madde
75 – ikinci fıkra – 15 numaralı bent -  (28/6/2001 tarihli ve  4697
sayılı Kanunun hükmüdür.) 15. Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları,
yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından;


             a)
On yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden ayrılanlara yapılan
ödemeler,


             b)On
yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte bireysel emeklilik sisteminden
emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlar ile diğer sandık ve sigortalardan on yıl
süreyle prim veya aidat ödeyenlere ve vefat, maluliyet veya tasfiye gibi
zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler,


             c)Bireysel
emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat,
maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler.


             Madde
94 – birinci fıkra – 15 numaralı bent – c alt bendi - (28/6/2001 tarihli
ve  4697 sayılı Kanunun hükmüdür.) c) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının
(15) numaralı bendinin (c) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından


                54- 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı
Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.
(Madde numarası: 89.)


Madde 89-birinci fıkra- 10 numaralı
bent- (22/12/2005 tarihli ve 5436 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bakanlar Kurulunca yardım kararı alınan doğal afetler
dolayısıyla Başbakanlık aracılığıyla makbuz mukabili yapılan aynî veya nakdî
bağışların tamamı.


55- 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı
Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.
(Madde numarası: 22, 23, 89.)


Madde 22 – (1) numaralı fıkra –
(13/6/2012 tarihli ve 6327 sayılı Kanunun hükmüdür.) Tek primli yıllık gelir sigortalarından
yapılan ödemelerin tamamı gelir vergisinden müstesnadır.


Madde 23 – birinci fıkra (14) numaralı
bent – (30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun hükmüdür.) Kanunî ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar
mükellefiyete tâbi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin
Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler;






594-57


 


Madde 89 – birinci fıkra- (9) numaralı
bent- (16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun hükmüdür.) Mükelleflerin, işletmeleri bünyesinde
gerçekleştirdikleri münhasıran yeni teknoloji ve bilgi arayışına yönelik
araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının % 100’ü oranında hesaplanacak
“Ar-Ge indirimi. (1)


56- 21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı
Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.
(Madde numarası: 25.)


Madde 25-
birinci fıkra -7 numaralı bent - (17/10/1980 tarihli ve 2320 sayılı Kanunun
hükmüdür.) 1475 ve 854 sayılı kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem
tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının
hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen
ücretler tazminat sayılmaz.)


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


_____________


(1) 28/2/2008
tarihli ve 5746 sayılı Kanunun 5 inci  maddesiyle; bu bentte yer alan
"araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının % 40’ı oranında"
ibaresi "araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının %100’ü
oranında" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





596


 


193 Sayılı Kanunun Çeşitli Maddelerindeki
Oran ve Miktarlarda


KARARNAMELER İLE
YAPILAN


DEĞİŞİKLİKLER
CETVELİ


        
Değişiklik
Yapan                          
Yayımlandığı


            
Kararnamenin                           
Resmi Gazete'nin


     
Tarihi           
Numarası           
Tarihi                  
Numarası              
Değişiklik Gören Madde


--------------    
--------------    ------------    
------------------- -------------------------------


 
20/12/1983         
83/7511       
26/12/1983      
18263                        
18, 21


 
23/12/1983         
83/7518       
30/12/1983      
18267                        
13, 53


 
20/12/1985       
85/10172       
26/12/1985      
18970                        
47, 48


 
20/12/1985       
85/10175       
26/12/1985      
18970                        
94


   
1/12/1986       
86/11239       
10/12/1986      
19307                        
13


 
12/12/1986       
86/11307       
23/12/1986      
19320                        
46, 47, 48


 
21/12/1986       
86/10380         
22/2/1986      
19027                        
94


   
25/3/1986       
86/10415           
7/3/1986      
19040                        
94


   
9/12/1986       
86/11306       
23/12/1986      
19320                        
Mükerrer 116


 
23/12/1986       
86/11330       
31/12/1986      
19328                        
45, 75, 94


   
12/3/1987        87/11565         
14/3/1987      
19400                        
94


   
27/4/1987       
87/11812           
6/6/1987      
19479                        
75,94


   
14/7/1987       
87/11987         
27/8/1987      
19557                        
94


 
16/12/1987       
87/12338       
28/12/1987      
19678                        
45, 75, 94


 
30/12/1987       
87/12467       
31/12/1987       19681
Mükerrer          31, 46 48, 86,
87, 94, 103,  Mükerrer 116


 
30/12/1987       
87/12478         
19/1/1988       19699                        
94


   
22/1/1988       
88/12567         
19/2/1988      
19730                        
94


   
19/2/1988       
88/12645         
20/2/1988      
19731                        
94


   
25/5/1988       
88/12966           
9/5/1988      
19837                        
75, 94


 
28/12/1988       
88/13642       
30/12/1988      
20035                        
21, 31, 46, 48, 53, 68/10, 86, 87, 103, Mükerrer 116, Geçici 32


 
28/12/1988       
88/13644       
30/12/1988      
20035                        
94


   
25/3/1989       
89/13876         
25/3/1989      
20119                        
Mükerrer 120


   
16/6/1989       
89/14258         
25/7/1989      
20232                        
13, 53


   
21/7/1989        89/14365
         19/8/1989      
20257                        
94


 
27/12/1989       
89/14913       
30/12/1989      
20388                        
17, 21, 31, 46, 48, 68/10, 86, 87, 103, Mükerrer 120


 
27/12/1989       
89/14919       
30/12/1989      
20388                        
94


 
15/12/1990              
3689       
20/12/1990      
20731                        
13, 17, 21, 24, Ek 2, 47, 53, 68/10, Mük. 80, 86, 87, 103, 111, 112.


   
12/8/1991         
91/2074         
16/8/1991      
20962                        
94.


   
2/10/1991         
91/2345       
31/10/1991      
21037                        
17


 
26/12/1991         
91/2569       
31/12/1991      
21098                        
13, 21, 24/3, 31, 47/2, 53, 68/10,  Mükerrer 80, 86, 87, 103, 111, 112 ve
Geçici 37


 
26/12/1991         
91/2564       
31/12/1991       21098
Mük.               
94


   
30/1/1992         
92/2682         
12/2/1992      
21140                        
94


   
20/5/1992         
92/3078         
28/5/1992      
21241                        
94, 103


 
22/12/1992         
92/3892       
31/12/1992      
21452                        
13, 17, 21, 24/3, 31, 47/2, 53, 68/10, Mükerrer 80, 86, 87, 103, 111, 112 ve
Geçici 37


         
Tebliğ                
165           
6/3/1991      
20806                        
Geçici 35.


                 
"                
168         
15/3/1992      
21172                        
48, Geçici 35.


                 
"                
170         
28/1/1993      
21479                        
48, Geçici 35.





597


 


193 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN
MEVZUATIN


YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ
TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE


 


 
Kanun                                                                                                                        
Yürürlüğe


    
No.                              
Farklı tarihte yürürlüğe giren
maddeler                     
giriş tarihi


---------------          
--------------------------------------------------------------                 
-------------------


        
35                                                          
–                                                             
28/2/1962


        
39                                                          
–                                                                
6/3/1962


      
202                                                          
–                                                              
28/2/1963


      
365            Md.
1                                                                                                       
1/1/1964


                        
Md.
4                                                                                                       
1/3/1964


                        
Diğer
hükümleri                                                                                   
31/12/1963


      
484                                                          
–                                                                
8/7/1964


      
642                                                          
–                                                                
1/1/1965


      
784                                                          
–                                                            
30/11/1966


      
876                                                          
–                                                              
13/6/1967


      
890            Md.
1                                                                                                       
1/1/1967


                        
Md.
2                                                                                                       
1/1/1966


      
903            Md. 4,
5                                                                                                   
1/3/1968


                        
Diğer
maddeleri                                                                                      
24/7/1967


      
933                                                          
–                                                              
11/8/1967


      
980                                                          
–                                                                
1/1/1968


    
1132                                                          
–                                                                
1/1/1969


    
1137                                                          
–                                                              
31/3/1969


    
1631                                                          
–                                                                
1/1/1972


    
1743                                                          
–                                                                
1/7/1973


    
1927            Md.
1                                                                                                       
1/2/1974


                        
Diğer
maddeleri                                                                                      
12/7/1975


    
1981                                                          
–                                                                
1/1/1975


    
2026                                                          
–                                                                
1/1/1976


    
2320            Md. 1,
2                                                                                                 
12/9/1980


                        
Diğer
maddeleri                                                                                    
23/10/1980


    
2361                                                          
–                                                                
1/1/1981


    
2454            Md.
13                                                                                                     
5/5/1981


                        
Md. 6 ve Geçici Madde
19                                                                      
1/6/1981


                        
Diğer
hükümleri                                                                                       
1/1/1981


    
2574            Md. 6,
9, 12, 16, 19, 21, 22, 25,
30                                                         
1/1/1981


                                                                                                                            
tarihinden geçerli


                                   
                                                                                  olmak
üzere 5/1/1982





598


 


Kanun                                                                                                                      
Yürürlüğe


    
No.                        
Farklı tarihte yürürlüğe giren
maddeler                        
giriş tarihi


---------------  
------------------------------------------------------------      
--------------------


                        
Md.5,
14                                                                                   
1/1/1981 tarihinden


                        
(Gelir Vergisi Kanununun 24/1 ve 77/2'deki
değişiklik-            
geçerli olmak üzere


                        
leri.)                                                                                                           
5/1/1982


                        
Md. 14 ile yapılan diğer
değişiklikler                                                        
1/1/1983


    
2588            Md. 1,
2, 4, 5, 6, 7, 8, 14,
16                         
Bölge idare ve vergi mahkemelerinin


                                                                                                                  
göreve başladıkları tarihte


                        
Md. 9, 10, 11, 12, 15, 17,
18                                                   
Emlak vergisi,1980


                                                                                               
Genel beyan dönemini izleyen ilk


                                      
                                                        genel
beyan döneminin rastladığı


                                                                                                                    
bütçe yılının başında


                        
Md. 3,
13                                                                                                   
1/3/1982


                        
Diğer
maddeleri                                                                                        
27/1/1982


    
2772                                                        
–                                                   
1/1/1983 tarihinden


                                                                                                         
geçerli olmak üzere 31/12/1982


    
2970                                                        
–                                                                    
1/1/1984


    
2995                                                        
–                                                                  
27/4/1984


3239                 
1. Bu kanunun birinci
bölümünün araziye ait, asgari ölçüde birim değer tesbiti için


                      
yeniden kurulan TAKDİR KOMİSYON'ları ve arazi ile ilgili diğer hükümleri ve


       
               yoklamadan
maksat ve yoklama memurlarına ilişkin
hükümleri.         11/12/1985


                        
Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tesbiti için yeniden kurulan Takdir


                         
Komisyonları ile ilgili
hükümleri.                                                      
       1/3/1986


                        
2. Bu kanunun beşinci bölümünün, 96. maddesiyle


                        
492 sayılı kanunun 8 sayılı tarifesine
eklenen telsiz              
7/10/1983 tarihinden


                        
harçlarına ait hükümleri (Yıllık Harçlara ait
hükümleri              
geçerli olmak üzere


                        
hariç)                                                                                                      
11/12/1985


                        
3. Bu kanunun 107, 115, 119, 126, 132, 133, 134,
135            1/1/1986
tarihinden


                        
ve geçici 2, 3, ve 4.
maddeleri.                                                   
geçerli olmak üzere


                                                                                                                                        
11/12/1985


                        
5. Bu kanunun diğer
hükümleri.                                                                 
1/1/1986


85/10172


sayılı
Bak.


Kur.
Kar.                                                     
–                                                                
31/12/1985


85/10175


sayılı
Bak.


Kur.
Kar.                                                     
–                                                                    
1/1/1986


    
3393            11 ve 12
nci maddeleri                                                                               
1/1/1987


                        
Diğer
maddeleri                                                                                        
30/6/1987


 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?