Gelir Vergisi Genel Tebliği (seri No: 309)

TebliğNo: 34002Resmî Gazete: 03.12.2019 / 30967

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

GELİR VERGİSİ GENEL
TEBLİĞİ


(SERİ NO: 309)


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Amaç, Kapsam ve
Dayanak


Amaç ve kapsam


MADDE 1 – (1) Bu
Tebliğin amacı, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun
113 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.


(2) Bu Tebliğ, şehir içi yolcu
taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden
kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama
sistemleri aracılığıyla elde eden gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin,
söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri vergiye tabi kazançlarının 193
sayılı Kanunun 113 üncü maddesinde düzenlenen Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti
yoluyla tespit edilmesine ilişkin açıklamaları kapsamaktadır.


Dayanak


MADDE 2 – (1) 7186
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle yeniden düzenlenen Gelir Vergisi Kanununun 113
üncü maddesi aşağıdaki gibidir:


''Hasılat Esaslı Kazanç
Tespiti:


Madde 113 – Şehir içi yolcu
taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan
hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde
eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde
ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı
Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı
vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları
katma değer vergisi dâhil tutarın) %10'u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi
kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili
faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim
veya istisna uygulanmaz.


Kazançları birinci fıkra
kapsamında tespit edilenlerin;


a) Bu faaliyetlerine ilişkin
gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde
dikkate alınmaz.


b) Bu kazançları dışındaki beyana
tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.


c) İki yıl geçmedikçe bu usulden
çıkmaları mümkün değildir.


4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası
hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler,
cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde
hükümlerinden yararlanamaz.


Bu madde hükümleri kurumlar
vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.


Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada
yer alan oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni
oranına getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.''


İKİNCİ BÖLÜM


Hasılat Esaslı
Kazanç Tespiti Uygulaması


Uygulamadan yararlanabilecek
mükellefler ve faydalanma şartları


MADDE 3 – (1) Hasılat esaslı
kazanç tespiti uygulamasından, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde
bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik
ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden gelir (kazançları basit usulde
tespit edilenler dâhil) veya kurumlar vergisi mükelleflerinden bu hususta
talepte bulunanlar yararlanabileceklerdir.


(2) Hasılat esaslı
kazanç tespiti uygulamasından faydalanılabilmesi için;


a) Uygulamadan yararlanmak
isteyen mükelleflerin şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunması,


b) Bu faaliyetlerden
kaynaklanan hasılatın tamamının elektronik ücret toplama sistemleri
aracılığıyla elde edilmesi,


c) Gelir veya kurumlar vergisi
yönünden bağlı olunan vergi dairesine uygulamadan yararlanma hususunda yazılı
olarak talepte bulunulması


şarttır. Bu bağlamda, şehir içi yolcu
taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu faaliyetlerinden
kaynaklanan hasılatlarının tamamının elektronik ücret toplama sistemi
aracılığıyla elde edilmemesi durumunda, bu uygulamadan faydalanılamayacağı
tabiidir.


Örnek 1: Bay (A),
özel halk otobüsü ile şehir içi yolcu taşıma faaliyetinde bulunmaktadır. Bay
(A), bu faaliyetinden kaynaklanan hasılatının bir kısmını elektronik
ücret toplama sistemleri aracılığıyla, diğer kısmını ise yolculardan nakden
tahsil etmektedir. Buna göre, şehir içi yolcu taşıma faaliyetinden
kaynaklanan hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi
aracılığı ile elde etmeyen Bay (A)'nın, bu faaliyetine ilişkin olarak hasılat
esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanması mümkün değildir.


Uygulamadan yararlanmaya
ilişkin talepte bulunulması ve bu taleplerin değerlendirilmesi


MADDE 4 – (1) Hasılat esaslı
kazanç tespiti usulüne geçmek isteyen mükelleflerin, gelir veya kurumlar
vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine bir dilekçe ile başvurarak
bu usule geçme hususunda talepte bulunmaları gerekmektedir. Bu mükelleflerin,
başvurularına ilişkin dilekçelerine uygulamadan yararlanma şartlarını
sağladıklarına dair bilgi ve belgeleri eklemeleri gerekmektedir.


(2) Vergi dairelerince bu
başvurular bir ay içerisinde incelenerek, şartları sağlayıp sağlamadıkları ve
taleplerinin kabul edilip edilmediği hususu mükelleflere yazı ile
bildirilecektir.


(3) Talepleri kabul edilen
mükellefler, söz konusu bildirimin kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip
eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne
geçeceklerdir. Aralık ayı içerisinde bu hususta başvuruda bulunan
mükelleflerden şartları sağlayanlar için vergi dairelerince bir sonraki takvim
yılı içerisinde kendilerine yazı ile bildirim yapılanlar, bildirimin yapıldığı
takvim yılının başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti
usulüne geçeceklerdir.


(4) Yeni işe başlayan
mükelleflerden kazançlarını bu usule göre tespit etmek isteyenlerin, işe
başlama bildirimiyle birlikte hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden
faydalanmak istediklerini ayrı bir dilekçe ile belirtmeleri gerekmektedir. Bu
mükellefler, söz konusu taleplerinin kabul edilmesi halinde işe başlama
tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından
yararlanacaklardır.


Örnek 2: Ticari
kazancı basit usulde tespit edilen Bayan (B), özel halk otobüsü ile şehir içi
yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunmakta ve hasılatının tamamını
elektronik ücret toplama sistemi aracılığıyla elde etmektedir. Bayan (B),
hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmek için 3/12/2019 tarihinde
bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne başvuruda bulunmuştur. Vergi
dairesince mükellefin başvurusu incelenerek, şartları taşıdığı tespit edilmiş
ve hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçebileceği 19/12/2019 tarihinde
kendisine bildirilmiştir. Buna göre, mükellef kendisine yapılan bildirim
tarihini takip eden yılın başından, yani 1/1/2020 tarihinden itibaren
bu faaliyetinden elde ettiği kazancını hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne
göre hesaplayacaktır.


Vergiye tabi kazancın
hesaplanması


MADDE 5 – (1) Şehir
içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden
kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama
sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerden başvuruları vergi dairesi tarafından
kabul edilenler, söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi
hasılatlarının %10'unu bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak
beyan edeceklerdir.


Örnek 3: Şehir içi
yolcu taşıma faaliyetine ilişkin kazancı işletme hesabı esasına göre tespit
edilen ve bu faaliyetine ilişkin hasılatının tamamını elektronik ücret toplama
sistemi aracılığı ile elde eden Bay (C), 1/1/2020 tarihinden itibaren
hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. Vergiye tabi başka bir
faaliyeti bulunmayan mükellefin, 2020 takvim yılına ait
gayrisafi hasılatı ve giderleri aşağıdaki gibidir.


 





Gayrisafi Hasılat



Giderler



Kazanç






90.000 TL



70.000 TL



20.000 TL






 


Buna göre Bay (C), 2020 takvim
yılına ilişkin olarak vereceği yıllık gelir vergisi beyannamesinde hasılat esaslı
kazanç tespiti usulüne göre elde ettiği gayrisafi hasılat tutarının %10'u
olarak hesapladığı (90.000 * %10) = 9.000 TL'yi vergiye tabi ticari kazanç
olarak beyan edecektir. Bay (C), 2020 takvim yılında hasılat esaslı
kazanç tespiti usulüne tabi olduğundan, şehir içi yolcu taşıma faaliyetine
ilişkin bu dönemdeki giderlerini ticari kazancının ve gelir vergisi matrahının
tespitinde dikkate alamayacaktır.


(2) Hasılat esaslı kazanç tespiti
usulünden faydalanan mükelleflerden 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı
Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı
vergilendirme usulüne göre vergilendirilenler, hasılat esaslı kazancın
tespitinde bu faaliyetlerine ilişkin hesapladıkları katma değer vergisi dâhil
tutarı gayrisafi hasılat tutarı olarak dikkate alacaklardır.


Örnek 4: Münhasıran
şehir içi yolcu taşıma faaliyeti ile iştigal eden ve bu faaliyetine ilişkin
hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi ile elde eden (A) Ltd.
Şti., bu faaliyetine ilişkin olarak 1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat
esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. Mükellef kurum, Ocak/2020 döneminden
itibaren de Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi
kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre
vergilendirilmekte olup, 2020 takvim yılında bu faaliyetine ilişkin hesapladığı
katma değer vergisi dâhil gayrisafi hasılat tutarı ve giderleri aşağıdaki
gibidir.





Yurtiçi Satışlar
(KDV Dâhil)



767.000 TL






Satışların
Maliyeti



580.000 TL






 


Buna göre; (A) Ltd. Şti. 2020
hesap dönemine ilişkin olarak vereceği kurumlar vergisi
beyannamesinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre elde ettiği
gayrisafi hasılat tutarının %10'u olarak hesapladığı (767.000 TL * %10) =
76.700 TL'yi vergiye tabi kurum kazancı olarak beyan edecektir.


(3) Şehir içi yolcu taşımacılığı
faaliyetine ilişkin vergiye tabi kazancın hasılat esaslı kazanç
tespiti usulüne göre hesaplanmasında, bu faaliyete ilişkin giderler dikkate
alınmayacak ve bu usule göre tespit edilen kazanca herhangi bir indirim veya
istisna uygulanmayacaktır.


Örnek 5: Şehir içi
yolcu taşıma faaliyeti dolayısıyla adına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti
tesis edilen 28 yaşındaki Bay (Ç), bu faaliyetine 1/4/2020 tarihinde
başlamış olup, vergi dairesine vermiş olduğu işe başlama bildirimi ekinde yer
alan dilekçesinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanmak
istediğini belirtmiştir. Bay (Ç), şehir içi yolcu taşıma faaliyetine
ilişkin hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi
aracılığıyla elde etmektedir. Bay (Ç), 5/7/2020 tarihinde bağlı bulunduğu vergi
dairesine vermiş olduğu dilekçede, 1/7/2020 tarihinden
itibaren konfeksiyon ürünlerinin perakende satışı faaliyetine de
başladığını bildirmiştir. Bay (Ç)'nin 2020 takvim yılında söz konusu
faaliyetlerinden elde ettiği gelirler ile maliyetlerine ilişkin bilgiler
aşağıdaki gibidir.


 





2020 Takvim Yılı



Şehir İçi Yolcu Taşıma Faaliyeti

(1/4/2020 - 31/12/2020)



Konfeksiyon Ürünlerinin Perakende

Satışı (1/7/2020 - 31/12/2020)






Yurtiçi Satışlar



300.000 TL



530.000 TL






Satışların
Maliyeti



260.000 TL



480.000 TL






 


Buna göre Bay (Ç)’nin;


a) 1/4/2020-31/12/2020
tarihleri arasında şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden hasılat esaslı
kazanç tespiti usulüne göre hesaplanan kazancı (300.000 TL*%10) = 30.000
TL'dir.


b) 1/7/2020-31/12/2020 tarihleri
arasında konfeksiyon ürünlerinin perakende satışı faaliyetine ilişkin
kazancı (530.000 TL– 480.000 TL) = 50.000 TL'dir.


Bay (Ç)'nin, 2020 takvim yılına
ilişkin vergiye tabi ticari kazancı toplamı (Konfeksiyon ürünlerinin satışından
elde ettiği kazanç + hasılat esaslı kazanç)=(50.000 TL + 30.000 TL) =
80.000 TL olarak hesaplanacaktır.


Gelir Vergisi Kanununun mükerrer
20 nci maddesinde düzenlenen genç girişimcilerde kazanç istisnasına
ilişkin tüm şartları taşıyan Bay (Ç), 20/8/2020 tarihinde kamuya
yararlı bir derneğe 5.000 TL tutarında nakdi bağış yapmıştır.


Buna göre Bay (Ç),
sadece konfeksiyon ürünlerinin perakende satışından elde ettiği
50.000 TL için Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesinde
düzenlenen genç girişimcilerde kazanç istisnasından yararlanabilecek, şehir içi
yolcu taşımacılığı faaliyetinden hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre
hesaplanan kazancı olan 30.000 TL, söz konusu istisnaya konu edilemeyecektir.
Dolayısıyla Bay (Ç)'nin 2020 yılına ilişkin gelir vergisi matrahının
tespitinde, konfeksiyon ürünlerinin perakende satışından elde ettiği
kazancı genç girişimci kazanç istisnası tutarının altında kaldığından dikkate
alınmayacak, sadece şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden elde ettiği
ticari kazancı dikkate alınacaktır.


Hasılat esaslı kazanç tespiti
usulüne göre şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden hesaplanan kazanca
herhangi bir indirim veya istisna uygulanamayacağından ve Bay
(Ç)'nin konfeksiyon ürünlerinin perakende satışından elde ettiği
kazancının tamamı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesinde
düzenlenen genç girişimcilerde kazanç istisnasına konu edildiğinden, beyana
tabi başkaca geliri bulunmayan Bay (Ç)'nin, kamuya yararlı derneğe yapmış
olduğu nakdi bağışı beyanname üzerinde indirim konusu yapması mümkün değildir.


(4) Hasılat esaslı
kazanç tespiti usulüne geçen mükelleflerin şehir içi yolcu taşımacılığı
faaliyetleri yanında vergiye tabi başkaca faaliyetlerinin veya kazanç ya da
iratlarının bulunması halinde, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetlerine ilişkin
gider veya maliyetlerini, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde
dikkate almaları mümkün değildir. Bu mükellefler, diğer faaliyetlerinden dolayı
elde ettikleri kazanç veya iratları nedeniyle 193 sayılı Kanunun 113 üncü
maddesi hükmünden de faydalanamayacaklardır.


(5) Şehir içi yolcu taşımacılığı
faaliyeti ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde müşterek
genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan maliyetlerin
toplam maliyetler içindeki oranı dikkate alınarak dağıtılacaktır. Bu dağıtım
sonucunda müşterek genel giderlerden şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine
düşen pay, diğer faaliyetlere ilişkin vergiye tabi kazancın ve gelir ya da
kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmayacaktır.


Örnek 6: (B)
A.Ş., şehir içi yolcu taşıma faaliyetinin yanında otel işletmeciliği
faaliyetinde de bulunmaktadır. Şehir içi yolcu taşıma faaliyeti kapsamında
hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi ile elde eden (B)
A.Ş., 1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne
geçmiştir. (B) A.Ş.'nin 2020 yılında söz konusu faaliyetlerine ilişkin
bilgiler aşağıdaki gibidir.


 





Şehir içi yolcu taşıma faaliyeti



Yurtiçi Satışlar



500.000 TL






Satışların
Maliyeti



420.000 TL






Otel işletmeciliği faaliyeti



Yurtiçi Satışlar



750.000 TL






Satışların
Maliyeti



580.000 TL






Müşterek genel
giderler



50.000 TL






 


(B) A.Ş., şehir içi yolcu
taşımacılığı faaliyeti ile bu kapsama girmeyen işleri birlikte yaptığı için
şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine ilişkin gider veya maliyetini ve
müşterek giderlerden şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine düşen payı
vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate almayacak ve
hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre tespit edilen kazanca herhangi bir
indirim veya istisna uygulamayacaktır.


Buna göre; (B) A.Ş.'nin;


a) 2020 yılında otel
işletmeciliği faaliyetine ilişkin;


- hasılat toplamı
750.000 TL,


- müşterek genel giderlerden otel
işletmeciliği faaliyetine düşen pay tutarı, [50.000 TL * (580.000 TL / (420.000
TL + 580.000 TL))]= 29.000 TL dâhil maliyet toplamı, (580.000 TL + 29.000 TL) =
609.000 TL ve


b) 2020 yılında şehir içi yolcu
taşımacılığı faaliyetinden hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre
hesaplanan kazancı (500.000 TL * %10) = 50.000 TL’dir.


(B) A.Ş.'nin, 2020 hesap dönemine
ilişkin kurum kazancı (hasılat toplamı– maliyet toplamı) + hasılat esaslı
kazanç = [(750.000 TL– 609.000 TL) + 50.000 TL] = 191.000 TL olarak
hesaplanacaktır.


Müşterek genel giderlerden şehir
içi yolcu taşımacılığı faaliyetine düşen [50.000 TL * (420.000 TL / (420.000 TL
+ 580.000 TL))] = 21.000 TL pay tutarının kurum kazancının ve kurumlar vergisi
matrahının tespitinde dikkate alınması mümkün değildir.


Mükellefin hasılat esaslı
kazanç tespiti usulüne göre hesaplanan kazancına herhangi bir indirim ve
istisna uygulanmayacak ve bu tutar kurumlar vergisi matrahının tespitinde kurum
kazancından beyanname üzerinde indirilebilecek tutarların hesabında da dikkate
alınmayacaktır.


(6) Hasılat esaslı kazanç
tespiti usulüne geçen ve şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetleri yanında
vergiye tabi başkaca faaliyetleri de bulunan mükelleflerce, söz konusu uygulama
kapsamında bulunan ve bulunmayan faaliyetlerine ilişkin hasılat, maliyet ve
gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, uygulama kapsamındaki
faaliyete ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle
ilişkilendirilmemesi ve kayıtlarının da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması
gerekmektedir.


Uygulamadan çıkış


MADDE 6 – (1) Şehir
içi yolcu taşımacılığı faaliyetine ilişkin kazançları hasılat esaslı
kazanç tespiti usulüne göre hesaplanan mükellefler, bu usule geçtikleri
tarihten itibaren iki yıl geçmeden bu usulden çıkamayacaklardır.


(2) Bu usulden çıkmak isteyen
mükellefler, iki yıllık sürenin tamamlanması kaydıyla, gelir veya kurumlar
vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine verecekleri dilekçelerine
istinaden, takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç
tespiti usulünden çıkabileceklerdir.


Örnek 7: Şehir içi
yolcu taşıma faaliyetine ilişkin hasılatının tamamını elektronik ücret toplama
sistemi aracılığı ile elde eden Bay (D), 1/1/2020 tarihi itibariyle
hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. Buna göre; Bay
(D) 1/1/2022 tarihinden önce söz konusu usulden çıkamayacaktır.


Bay
(D), 15/7/2022 tarihinde bağlı bulunduğu vergi dairesine verdiği
dilekçede takip eden yılın başından itibaren bu usulden çıkmak istediğini
belirtmiştir. Buna göre Bay (D), 1/1/2023 tarihinden itibaren vergiye
tabi kazancının tespitinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulünü
uygulamayacaktır.


Uygulamaya ilişkin şartların
kaybedilmesi


MADDE 7 – (1) Hasılat
esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanan mükellefler hakkında, bu
uygulamadan yararlandıkları dönemlerle sınırlı olmak üzere, 4/1/1961 tarihli
ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci
fıkraları uyarınca bir takvim yılı içerisinde iki kez ceza kesilmesi halinde,
bu mükellefler cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılı boyunca bu
uygulamadan yararlanamazlar. Söz konusu mükellefler anılan fıkralar uyarınca
ikinci cezanın kesildiği takvim yılının başından
itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından çıkarlar.


Örnek 8: Şehir içi
yolcu taşıma faaliyeti ile iştigal eden ve hasılatının tamamını elektronik
ücret toplama sistemi ile elde eden (C) Ltd. Şti., 1/1/2020 tarihinden
itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. (C)
Ltd. Şti.'ye bağlı bulunduğu vergi dairesi
tarafından 25/10/2019, 2/1/2020 ve 5/2/2020 tarihlerinde 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası
kesilmiştir. Buna göre, uygulamadan yararlanılmaya başlanılan takvim yılından
önce kesilen söz konusu ceza, (C) Ltd. Şti.'nin bu uygulamadan
yararlanmasına engel teşkil etmeyecektir.


Öte yandan, (C) Ltd. Şti.
hakkında hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne
geçtiği 1/1/2020 tarihinden sonra, bir takvim yılı içerisinde Vergi
Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci veya ikinci fıkraları uyarınca iki
kez özel usulsüzlük cezası kesilmesi nedeniyle mükellef kurum, 1/1/2020
tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından
faydalanamayacak olup, cezaların kesildiği yılı takip eden iki takvim yılı
boyunca da bu uygulamadan yararlanamayacaktır.


(2) Hasılat esaslı
kazanç tespiti uygulamasından yararlanan mükelleflerin bu faaliyete ilişkin
hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde
etmemeleri halinde, bu mükellefler söz konusu durumların gerçekleştiği yılın
başından itibaren bu uygulamadan çıkarlar.


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Son Hükümler


Yürürlük


MADDE 8 – (1) Bu
Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


Yürütme


MADDE 9 – (1) Bu
Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.


 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?