Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun Yürürlükten Kaldırılmış Hükümleri

Mülga mevzuatNo: 5846

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

365








365


 


FİKİR VE
SANAT ESERLERİ KANUNUNUN


YÜRÜRLÜKTEN
KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ(1)


 


 


         
Kanun
Numaras                   
: 5846


         
Kabul
Tarihi                         
: 5/12/1951


         
Yayımlandığı R.Gazete          : Tarih:
13/12/1951 Sayı : 7981


         
Yayımlandığı Düstur
             :
Tertip : 3Cilt : 33Sayfa : 49


 


 


            
1 – 1/11/1983 tarih ve 2936 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri : (Madde numaraları : 2,19,20,38,41,42,43,44,46,71,72,73,75,81,82)



            
Madde 2 bent (2) – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2. Her nevi rakıslar, pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri:


            
Madde 19 son fıkra – (5/12/1951 tarihve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
18 inci madde ile yukarki fıkralarda sayılan salahiyetli kimselerden hiçbiri
bulunmaz veya bulunup da salahiyetlerini kullanmazlarsa yahut ikinci fıkrada
tayin edilen süreler bitmişse eser; memleketin kültürü bakımından önemli
görüldüğü takdirde Milli Eğitim Bakanlığı 14,15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü
fıkralarında eser sahibine tanınan hakları kendi namına kullanabilir.


            
Madde 20 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma
hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser sahibine
munhasıran tanınan faydalanma hakkı, bu kanunda mali hak olarak
gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan
birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez.


            
Bir işlenmenin sahibi, kendisine bu sıfatla tanınan mali hakları,işleme
hususunun serbest olduğu haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği
nispette kullanabilir.


            
Madde 38 fıkra bir – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bütün fikir ve sanat eserlerinin yayımlanma veya kar maksadı güdülmeksizin
şahsın kullanmaya mahsus mahdut nüshalara munhasır kalmak şartiyle,
çoğaltılması cazidir. Bundan sinema eserleri müstesnadır.


 


————————


(1)    Bu Kanundaki para cezalarının
uygulanması ile ilgili olarak 10/6/1949 tarih ve 5435 sayılı Kanunu değiştiren
21/1/1983 tarih ve 2790 sayılı Kanun ile 15/8/1957 tarih ve 9682 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 20/5/1957 tarih ve E.1,K.12 sayılı Yargıtay iç.
Bir.Kur.Kararına bakınız.





366


 


            
Madde 41 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Eser sahibinin müsaadesiyle ses nakline yarıyan vasıtalara alınmış olan musiki,
ilim ve edebiyat eserlerinin umumi mahallerde çalınması caizdir. Ancak eser
sahiplerinin,mesleki birlik vasıtasiyle uygun bir bedel talep etmek hakları
mahfuzdur.


            
Madde 42 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Eser sahipleri maddi ve manevi menfaatlerini müşterek bir tarzda kullanmak ve
korumak maksadiyle bu kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde mesleki
birlik vücuda getirmedikleri takdirde; hükümet, bu birliğin kurulmasını sağlar.



            
Üyelerine, sermaye koymak, kar ve zarara ve hukuki mesuliyete iştirak etmek
vecibesi yüklememek şartiyle bu birlik hususi hukuka tabi ve tüzelkişiliği haiz
olur. Birliğin teşkilat ve idare tarzı ile teftiş ve murakabe usullerini
gösteren statüler ilgililerin mütalaası alındıktan sonra Adalet ve Milli Eğitim
Bakanlıklarınca tanzim ve Bakanlar Kurulunca tasdik olunur. İlgililer birliğe
üye olmadıkça bunun sağladığı faydalardan ve statülere göre tahsili birliğe
bırakılan mali haklardan faydalanamazlar.


            
Madde 43 – (5/12/1951 tarih ve5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yayımlanmış bulunan fikir ve sanat eserlerini sahiplerinin müsaadesini
almaksızın radyo ile yaymak hususunda radyo idarelerine Bakanlar Kurulunca bir
kararname ile yetki verilebilir.Bu yetkiye, yayımlanan eserlerin umumi
mahallerde oparlör veya buna benzer teknik vasıtalarla nakledilmesine ruhsat
verme hakkıda dahildir.


            
Bu kararnamede radyo ile yayımlanmış veya yayımlanacak olan eseri işaret, ses veya
resim nakline yarıyan muvakkat vasıtalara almak salahiyeti de radyo idarelerine
verilebilir. Şu kadar ki; bu salahiyetten faydalanan radyo idareleri,eserleri
yalnız kendi cihazlariyle ve münhasıran kendi yayım maksatları için bu
vasıtalara alabilirler.Bu vasıtalar maksada uygun olarak kullanıldıktan sonra
muhafaza edilmek üzere Milli Kütüphaneye devredilir.


            
Bu madde uyarınca yapılacak yayımlar için eser sahiplerine radyo idareleri
tarafından verilecek ücretler Adalet ve Milli Eğitim Bakanlıklarınca birlikte
tesbit ve Bakanlar Kurulu tarafından tasdik edilecek bir tarife üzerinden
ödenir. Ancak 32,34,36,37 ve 39 uncu maddeler gereğince yayımı esasen serbest
olan hususlar için ücret verilmez.


            
Hak sahiplerine yapılması icabeden ödemeler statüsü gereğince onlara dağıtılmak
üzere mesleki birliğe yapılır.


            
Madde 44 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Türkiye'de ses nakline yarıyan aletleri imal eden müesseselere, hak sahiplerine
mesleki birlik vasıtasiyle münasip bir bedel ödemek şartiyle yayımlanmış musiki
eserlerini,sahiplerinin müsaadesi alınmaksızın bu aletlere almak yetkisi bir
kararname ile verilebilir.


            
43 üncü maddenin 3 üncü ve 4 üncü fıkraları bu halde de uygulanır.


            
Madde 46 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çoğaltma ve yayımı sahibi tarafından açıkça menedilmemiş olan ve umumi
kütüphane, müze ve buna benzer sair müesseselerde saklı bulunan henüz yayım
lanmamış eserlerden faydalanma salahiyeti bir kararname ile munhasıran Devlete
veya mesleki birliğe, yahut Devletçe uygun görülecek bir kültür müessesesine
verilebilir.





367


 


            
Kararname :


            
1. Eser sahibinin adını :


            
2. Faydalanma salahiyetinin hangi makam veya müesseseye verildiğini ve bir
zamanla mukayyet olup olmadığını;


            
3. Safi karın kültürel gayelere tahsis edileceğini;


ihtiva
eder.


            
Madde 71 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunun hükümlerine aykırı olarak kasten :


            
1. Eser sahibi veya halefinin rızası olmadan henüz alenileşmemiş bir eseri
umuma arzeden veya yayımlıyan;


            
2. Bir esere veya çoğaltılmış nüshalarına sahip veya halefinin müsaade etmediği
bir ad koyan;


            
3. Başkasının eserini kendi eseri veya kendi eserini başkasının eseri olarak
gösteren veya 15 inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne aykırı hareket eden;


            
4. 32,33,34,35,36,37,39 ve 40 ıncı maddelerdeki hallerde kaynak göstermiyen
veya yanlış yahut kifayetsiz veya aldatıcı kaynak gösteren; kimseler hakkında
500 liradan 5.000 liraya kadar ağır para cezası veya 7 günden üç aya kadar
hapis cezası hükmolunur.


            
Madde 72 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hak sahibinin muvafakatı olmaksızın bu kanuna aykırı olarak kasten :


            
1. Bir eseri her hangi bir şekilde işliyen;


            
2. Bir eseri her hangi bir şekilde çoğaltan;


            
3. Bir eser veya işlenmelerinin kendisi tarafından çoğaltılmış nüshalarını
satan veya satışa veyahut tedavüle arzeden;


            
4. Bir eseri veya işlenmelerini temsil veya teşhir eden yahut umumi yerlerde
gösteren veya radyo yahut buna benzer vasıtalar ile yayan; kimseler hakkında
500 liradan 5.000 liraya kadar ağır para cezası veya 7 günden üç aya kadar
hapis cezası hükmolunur.


            
Madde 73 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kasten :


            
1. Bu kanun hükümlerine aykırı olarak çoğaltıldığını bildiği veya bilmesi
icabettiği bir eserin nüshalarını satışa çıkaran veya bunlardan umumi yerlerde
temsil veya radyo ile yayım maksadı ile yahut kar temini için diğer her hangi
bir suretle faydalanan;


            
2. Bu kanun hükümlerine aykırı olarak satışa çıkarıldığını bildiği veya bilmesi
icabettiği bir eserin nüshalarını başkalarına satan veya bunlardan umumi
yerlerde temsil veya radyo ile yayım maksadiyle veya kar temini için her hangi
bir surette faydalanan;





368


 


            
3. Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf salahiyeti bulunmadığını bildiği
veya bilmesi icabettiği mali hakkı veya ruhsatı başkasına devreden veya veren
yahut rehin eden veyahut her hangi bir tasarrufun konusunu yapan;


            
4. Kendisine sözleşme veya kanunla müsaade edilen miktardan fazla nüsha
çoğaltan veya çoğalttıran;


            
kimseler hakkında 1.000 liradan 10.000 liraya kadar ağır para cezası veya bir
aydan bir yıla kadar hapis cezası hükmolunur.


            
Madde 75 fıkra iki – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tecavüze maruz kalan kimseden başka şikayete selahiyetli olanlar şunlardır.


            
1. 71 inci maddenin birinci fıkrasının 4 üncü bendindeki hallerde 35 inci madde
gereğince kaynak gösterme mükellefiyetine aykırı fiiller bahis konusu ise,
Milli Eğitim Bakanlığı veya tecavüz eden yahut tecavüze maruz kalan kimsenin
mensup olduğu ilim müessesesi;


            
2. 71 inci maddenin birinci fıkrasının 4 üncü bendindeki hallerde 36 ncı madde
gereğince kaynak gösterme mükellefiyetine aykırı fiiller bahis konusu ise,
Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü ve Türk Basınını temsil eden teşekküller.



            
Madde 81 fıkra bir – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İlim, edebiyat veya musiki eserlerinin okunma, çalışma veya temsili; doğrudan
doğruya veya radyo ve buna benzer vasıtalarla yayımından faydalanılarak,
dolayısiyle, işaret, ses ve resim nakline yarıyan aletler üzerine alınırsa
bunlar ancak sanatkarın muvafakatiyle çoğaltılabilir, yayımlanabilir.


            
Madde 82 fıkra iki – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kanunun 81 inci maddesinin 1 inci, 2 nci ve 3 üncü fıkralarında zikredilen
müsaadeyi almadan işaret, resim ve ses nakline yarıyan aletleri çoğaltan ve
yayanlar hakkında 500 liradan 5.000 liraya kadar ağır para cezası veya 7 günden
üç aya kadar hapis cezası hükmolunur.


            
2 – 7/6/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (2,4,8,11,17,22,23,27,28,29,34,38,39,42,43,44,67,68,70,71,72,73,80,81,82)


         
Madde 2 bent (1), (3) – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1. Her hangi bir şekilde dil ile ifade olunan bütün eserler;


            
3. Bedii vasfı bulunmıyan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf
eserleriyle her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler;
coğrafya, topoğrafyaya, mimarlığa ait maketler ve benzerleri.


            
Madde 4 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Güzel sanat eserleri; bedii vasfı haiz olan:


            
1. Yağlı ve sulu boya tablolar, resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel
yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş,
ağaç veya diğer bir madde üzerine çizilen veya tesbit edilen eserler;


            
2. Heykeller, kabartmalar ve oymalar;


            
3. Mimarlık eserleri;


            
4. Elişleri ve küçük sanat eserleri;


            
5. Fotoğraf eserleri;


dir.





368-1


 


            
Güzel sanat eserleriyle 2 nci maddenin 3 üncü bendinde sayılan eserlerin diğer
kanunlara göre sınai model ve resim olarak korunması fikir ve sanat eserleri
olmak sıfatlarına halel getirmez.


            
Madde 8 – (5/12/1951 tarih 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir eserin sahibi, onu vücuda getirendir.


            
Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça;
memur, hizmetli ve işçilerin; işlerini görürken vücuda getirdikleri eserlerin
sahipleri bunları çalıştıran veya tayin edenlerdir. Bu kaide, tüzelkişilerin
uzuvlarına da şamildir.


            
Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça bir
veya birden fazla kimseler, yayımlıyanın tayin ettiği plan dairesinde bir eser
vücuda getirmişlerse bu eserin sahibi yayımlıyandır.


            
Bir sinema eserinin sahibi onu imal ettirendir.


            
Bir işlenmenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartiyle, onu
işliyendir.


            
Madde 11, fıkra iki – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Umumi yerlerde veya radyo vasıtasiyle verilen konferans ve temsillerde, mütat
şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır; meğer ki,
birinci fıkradaki karine yoliyle diğer bir kimse eser sahibi sayılsın.


            
Madde 17, fıkra iki – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aslın maliki, eser sahibinin şeref veya itibarını düşürmemek şartiyle o eser
üzerinde kanun dairesinde dilediği gibi tasarruf edebilir.


            
Madde 22 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir eserden, onun aslını veya işlenmelerini çoğaltmak suretiyle faydalanma
hakkı munhasıran eser sahibine aittir. Bir eserin işaret, ses veya resim
nakline yarıyan plak, filim ve eczalı kağıt gibi mekanik vasıtalara alınması da
çoğaltma sayılır. Aynı kaide kabartma ve delikli kalıplar ve benzerleri
hakkında da caridir.


            
Çoğaltma hakkı, güzel sanat eserlerine mütaallik plan ve krokilerin, bunları
yapanlar tarafından icra va tatbikı salahiyetini de ihtiva eder.


            
Madde 23 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir eserden; onun aslından veya işlenmesinden çoğaltma ile elde edilmiş
nüshalarını satışa çıkarmak veya dağıtmak yahut diğer bir şekilde ticaret
mevkiine koymak suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir.


            
Yurt dışında çoğaltılmış nüshaların Türkiye'ye sokulmaları halinde de birinci
fıkra hükmü uygulanır.


            
Hak sahibi muayyen nüshaları, mülkiyeti devrederek ticaret mevkiine koyduktan
sonra, bunların yayımı eser sahibine tanınan yayma hakkını ihlal etmez.


            
Madde 27 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 50 yıl
devam eder.


            
Sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi, ölüm tarihinden
sonra 50 yıldır.


            
12 nci maddenin birinci fıkrasındaki hallerde koruma süresi, eserin aleniyet
tarihinden sonra 50 yıldır; meğer ki eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce
adını açıklamış bulunsun, Eser sahibi bir tüzelkişi ise, koruma süresi aleniyet
tarihinden itibaren 20 yıldır.





368-2


 


            
Madde 28 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İlk defa Türkçeden başka bir dilde yayımlanmış olan bir ilim ve edebiyat eseri
yayımlandığı tarihten itibaren 10 yıl içinde eser sahibi veya onun müsaadesi
ile başka bir kimse tarafından Türkçe tercümesi yapılarak yayımlanmamış ise 10
yılın geçmesiyle bu eserin Türkçeye tercümesi serbesttir.


            
Bu hüküm diğer işlemeler hakkında uygulanmaz.


            
Madde 29 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
El işleri, küçük sanat eserleri, fotoğraf ve sinema eserleri için koruma süresi
aleniyet tarihinden itibaren 20 yıldır.


            
Madde 34 fıkra bir – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yayımlanmış musiki ilim ve edebiyat eserlerinden ve alenileşmiş güzel sanat
eserlerinden, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde iktibaslar
yapılmak suretiyle, hal ve vaziyetinden eğitim ve öğretim gayesine tahsis
edildiği anlaşılan seçme ve toplama eserler vücuda getirilmesi serbesttir. 2
nci maddenin üçüncü bendinde ve 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının birinci ve
beşinci bentlerinde gösterilen neviden eserler, ancak seçme ve toplama eserin
münderecatını aydınlatmak üzere iktibas edilebilir.


            
Madde 38 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik birinci fıkra: 1/11/1983 – 2936/5 md.) Bütün fikir ve sanat
eserlerinin, yayımlanma veya kar amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus
belli sayıda nüshalara münhasır kalmak şartıyla, çoğaltılması mümkündür. Ancak,
ses ve görüntü tekrarına yarayan vasıtalarla alınmış sinema filmleri, video
kasetleri ve benzerleri hakkında bu hüküm uygulanmaz.


            
Musiki, ilim ve edebiyat eserlerinin muayyen ve mahdut nüshalara munhasır
kalmak şartiyle ivaz mukabilinde çoğaltılması da caizdir. Çoğaltmayı iş edinen
bir kimse bunu ancak sipariş üzerine el yazısı veya yazı makinesi ile
yapabilir.


            
Şu kadar ki, güzel sanat eserlerine mütaallik plan ve projelerle krokileri icra
ve tatbik ve mimarlık eserlerini taklit yoliyle inşa, ancak eser sahibinin
müsaadesiyle olur.


            
Herkes birinci ve ikinci fıkralardaki şartlar altında musiki, ilim ve edebiyat
eserlerini işliyebileceği gibi başkasına da işletebilir.


            
Nüshalar üzerinde bir kayıtla menedilmiş olmadıkça yayımlanmış bir eserin ücret
mukabilinde kiralanması caizdir.


            
Madde 39 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Musiki eserlerinin sahibi, yayımlanmış bir edebiyat eserinin ufak parçalarını,
sahibinin müsaadesini almaksızın, besteleriyle birlikte çoğaltmak, yaymak,
umumi mahallerde temsil etmek ve radyo vasıtasiyle yaymak salahiyetini haizdir.


            
Birinci fıkrada sözü geçen güftelerin, konser ve radyo programlarına konularak
parasız dağıtılması ve plakların üstünde veya bunlarla birlikte verilmek üzere
bastırılmış olması hallerinde musiki eserlerinden ayrı olarak çoğaltılıp
yayılması caizdir.


            
Bu imkanlardan faydalanan kimse, edebiyat eserinin ve sahibinin adını mütat
şekilde bildirmeye mecburdur.


            
Madde 42 fıkra bir ve iki – (1/11/1983 tarih ve 2936 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Üyelerinin ortak çıkarlarını korumak ve mevzuatın öngördüğü esas ve usuller
dahilinde mali haklarının takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve dağıtımını
sağlamak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca
onaylanan tip statülere uygun olarak;


            
1. İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği,


            
2. Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği,





368-3


 


            
3. Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği,


            
4. Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği,


            
Adları altında meslek birlikleri kurulur. Aynı alanda birden çok meslek birliği
kurulamaz. Ancak, meslek birliklerinin bölgelerde şube açmaları caizdir.


            
Meslek birlikleri, Kültür ve Turizm Bakanlığının hazırlayacağı ve Bakanlar
Kurulunca onaylanan tip statüye uygun olarak "Fikir ve Sanat Eseri
Sahipleri Meslek Birlikleri Federasyonu" adı altında bir federasyon
kurarlar.


            
Madde 43 – (1/11/1983 tarih ve 2936 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2. Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun yayınlarında fikir ve sanat eserlerinden
faydalanma yetkisi:


            
Madde 43 - Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu; radyo ve televizyonla yapacağı
yayınlarında faydalanacağı Türk veya yabancı uyruklu yazar, besteci ve diğer
eser sahiplerinin tespit şekli ne olursa olsun, umuma arzedilmiş ve koruma
süresi dolmamış bütün eserlerini, eser sahiplerinin, mali hak sahiplerinin ve
meslek birliklerinin iznini almaksızın;


            
1. Sesli ve görüntülü yayınlarda kullanma,


            
2. Radyo ve televizyon program tekniklerinin gerektirdiği ve eserin özünü
bozmayan her türlü işlemlere tabi tutma,


            
3. Uygun bulunacak sanatçı veya sanatçılara icra ettirme,


            
4. Sesli ve görüntülü yayınlarda kullanma ve eğitim ve kültür kurumları ile
yabancı radyo ve televizyon kuruluşlarına gönderilmek üzere her türlü teknik
usullerle tespit ve çoğaltmalarını yapma,


            
5. Programlarında yer verdiği yayınlanmış müzik eserlerini ses nakil ve
tekrarına yarayan aletlere alma,


            
Yetkisine sahiptir. Ancak, sözlü ve sözsüz sahne eserlerinin, Türkiye
Radyo-Televizyon Kurumu tarafından kullanılabilmesi,eser sahibinin iznine
bağlıdır. Bu izin alındığı takdirde, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu bu
maddedeki yetkileri serbestçe kullanır.


            
Yayın tipi ve türü ne olursa olsun yukarıdaki fıkrada öngörülen yetki, eser
sahiplerine, bunlardan mali hakları devir almış olanlara veya meslek
birliklerine, esasları Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle belirlenecek şekilde
ücret ödenmesi kaydıyla Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu tarafından kullanılır.
Bu yetki karşılığında, eser sahiplerine, ilgili meslek birliğinin veya
federasyonun görüşü alınarak Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Yönetim Kurulunun
yapacağı öneri üzerine Bakanlar Kurulunca tespit edilecek tarifeye göre ödeme
yapılır. Ancak, bu Kanunun 32, 34, 36, 37 ve 39 uncu maddeleri gereğince yayımı
esasen serbest olan hususlar için ücret ödenmez.


            
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu, bu yetkiyi başka kişi veya kuruluşlara devir
edemez, her türlü teknik yöntemlerle tespit ve çoğaltma yetkisini, sadece kendi
yayınları için kullanır. Bu yetkinin kullanılması sırasında Türkiye
Radyo-Televizyon Kurumu eser sahiplerinin manevi haklarını korumak ve
gözetmekle yükümlüdür.


            
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu, eğitim ve kültür kuruluşlarına ve yabancı
radyo ve televizyon kuruluşlarına göndereceği tespitlerle ilgili olarak, bu
kuruluşlara gönderilen tespitlerin ticari maksatlarla kullanılamıyacağını
çoğaltılamayacağını ve başka kuruluşlara kullanılmak üzere gönderilemeyeceğini
bildirir.





368-4


 


            
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu her yayın yılı sonunda yayınlarında yer verdiği
ve yurt dışında başka kuruluşlara gönderdiği eserlerin yazar, besteci, güfte
yazarı, mütercim ve işleyenlerinin isimlerini ve bu eserlerin canlı, bant,
plak, film ve benzeri tespit şekillerini, yayım gününü, saatini, süresini ve
tekrarlarını gösterir bir çizelgeyi hak sahipleri veya meslek birlikleri
tarafından incelenmek üzere hazır bulundurmakla yükümlüdür. Yayın çizelgesinin
düzenlenme esasları ve bunun ilgililer tarafından incelenme şartları Türkiye
Radyo-Televizyon Kurumu tarafından tespit edilir.


            
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun bu şekilde yayınladığı eserlerden memleket
tarihi ve kültürü bakımından önemli olanlar, Kültür ve Turizm Bakanlığının
talebi üzerine ve masrafı bu Bakanlık bütçesinden karşılanmak şartıyla
çoğaltılır ve bir nüshası saklanmak üzere Milli Kütüphane Başkanlığına verilir.



            
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu kısa tespitler için eser sahiplerine herhangi
bir ücret ödemez ve bunları yayın çizelgelerinde göstermez. Türkiye
Radyo-Televizyon Kurumunun yayınlarında, eserlerin herhangi bir bölümünün söz
veya müzik programlarını tanıtma, yardımcı dramatik unsur, sinyal, jenerik,
geçiş müziği ve benzeri maksatlarla kullanılması kısa tespit sayılır.


            
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun özel bir program düzenlemesi hali dışında, televizyon
yayınlarında görüntüye giren her türlü güzel sanat eserlerinin yayını
dolayısıyla herhangi bir ücret ödenmez.


            
Radyo ve televizyonda yayınlanmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığıyla birlikte
düzenlenen örgün ve yaygın eğitim yayınları ve yükseköğretim kurumlarıyla
birlikte düzenlenen açık eğitim yayınları için, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu
ile adı geçen diğer kurumlar yararlandıkları eserlerin sahiplerinden izin
almazlar ve ücret ödemezler.


            
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun kısa dalga radyo istasyonlarından yurt 
dışına yapılacak yayınlarda yararlanılan eserler dolayısıyla eser sahiplerine
ücret ödenmez.


            
Yetki belgesi ile meslek birliğine devredilen eserler için ödemeler, hak
sahiplerine dağıtılmak için meslek birliğine, diğer hallerde doğrudan mali hak
sahiplerine yapılır.


            
Madde 44 – (1/11/1983 tarih ve 2936 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mali hak sahipleri ile fikir ve sanat eserlerinin işaret, ses ve resimle
tekrarına yarayan aletleri imal edenler ve basanlar; bu Kanunun öngördüğü
şekilde çoğaltarak satışa çıkarılacak, dağıtılacak veya başka türlü ticaret
mevkiine konacak bir eserin bütün nüshalarında işaret ve seri numarası
bulundurmakla müştereken yükümlüdürler.


            
Her türlü boş video kaset ve ses kasetlerini imal veya ticari amaçla ithal eden
gerçek ve tüzelkişiler, imalat veya ithalat bedeli üzerinden yüzde beşi
geçmemek üzere Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilecek orandaki meblağı
stopaj suretiyle keserek, bir ay içerisinde topladıkları meblağı müteakip ayın
en geç onuncu gününe kadar, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına bir milli bankada
açılacak özel hesaba yatırmakla yükümlüdürler.


            
Kültür ve Turizm Bakanlığı bu hesapta birikecek meblağı, yıl sonunda, bu Kanunda
öngörülen meslek birliklerine eşit olarak paylaştırır.


            
Meslek birlikleri bu yolla almış oldukları parayı, ancak meslek birliğine dahil
üyeleri için sosyal tesisler inşaası, bu tesislerin bakımı ve geliştirilmesi
ile diğer sosyal hizmetlerin görülmesi için kullanabilirler.


           
Fikir ve sanat eserleri nüshalarının şahsi
veya umumi mahallerde temsil edilmek amacıyla kullanımlarına göre üzerlerine
konacak işaret ve seri numaralarına, bunu   
taşımayan    nüshaların    toplattırılmasına,   
çoğaltılan    ve   dağıtılan  nüsha





368-5


 


sayısının kime bildirileceğine ve diğer
hususlara ilişkin usul ve esaslar Kültür ve Turizm Bakanlığınca çıkarılacak
yönetmelikle tespit edilir.


            
Madde 67, fıkra dört,bent (2) – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
2. Güzel sanat eserlerinde, eser sahibi asıldaki değişikliğin kendisi
tarafından yapılmadığının tanıtılmasını veya eserdeki adının kaldırılmasını
yahut değiştirilmesini talep edebilir. Eski halin iadesi mümkün ise ve
değişikliğin izalesi ammenin veya malikin menfaatlerini esaslı surette haleldar
etmiyorsa eser sahibi eseri eski hale getirebilir. Bu hüküm mimarlık eserleri
hakkında cari değildir.


            
Madde 68 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Eser, hak sahibinin müsaadesi olmadan tercüme edilmiş veya diğer bir suretle
işlenmiş yahut radyo ile yayımlanmış veya temsil edilmiş ise muvafakati
alınmamış eser sahibi rızasının alınması halinde talep edebileceği mütat
bedelin en çok % 50 fazlasını istiyebilir.


            
Bir eserin müsaadesiz çoğaltılan nüshaları henüz satışa çıkarılmamışsa sahibi:


            
Çoğaltılmış nüshaların ve çoğaltılmaya yarıyan kalıpların imhasını veya,


            
Maliyet fiyatını aşmamak şartiyle çoğaltılmış nüshaların ve çoğaltılmaya
yarıyan kalıpların münasip bir bedel mukabilinde kendisine verilmesini, yahut,


            
Sözleşme yapılması halinde talep edebileceği mütat bedelin en çok % 50
fazlasını istiyebilir.


            
Müsaadesiz çoğaltılan bir eserin nüshaları satışa çıkarılmış ise veya satış
keyfiyeti haksız bir tecavüz teşkil ediyorsa, sahibi tecavüz edenin elinde
bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkrada yazılı şıklardan birini seçebilir.


            
Çoğaltılmış nüshalar tecavüz edenin elinden çıkmış ise bir sözleşmenin
mevcudiyeti halinde talep edebileceği mütat bedelin en çok % 50 fazlasını
istiyebilir.


            
Eser sahibinin talebi, sözleşmeden doğmuş sayılır ve kusur bulunmadığı takdirde
haksız harekette bulunan kimsenin bundan sağlıyabileceği istifade hududunu
aşamaz.


            
Bedel talebinde bulunan kimse tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış
olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve salahiyetleri dermeyan edebilir.


            
Madde 70 fıkra bir – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Manevi hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa zarar ve
ziyan; kusur ve tecavüzün ağırlığı icabettirdiği takdirde, ayrıca manevi zarar
adı ile bir paranın verilmesini dava edebilir. Mahkeme bu para yerine veya buna
ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir.


            
Madde 71 son cümle – (1/11/1983 tarih ve 2936 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kimseler hakkında bir aydan üç aya kadar hapis ve 30.000 liradan aşağı olmamak
üzere ağır para cezasına hükmolunur.


            
Madde 72 son cümle – (1/11/1983 tarih ve 2936 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kimseler hakkında bir aydan üç aya kadar hapis ve 30.000 liradan aşağı olmamak
üzere ağır para cezasına hükmolunur.


            
Madde 73 son cümle – (1/11/1983 tarih ve 2936 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kimseler hakkında bir aydan üç yıla kadar hapis ve 50.000 liradan aşağı olmamak
üzere ağır para cezasına hükmolunur.





368-6


 


            
Madde 80 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A) Sanatkarların korunması:


            
I – Sinema eserlerinde:


            
Madde 80 – Ticari maksatlarla imal edilen sinema eserlerinde baş rol alanlar,
senaryo sahibi, besteci, rejisör, operatör, koro veya orkestra şefi, solistler,
filmi imal eden kimselerden filim ve reklamlarda adlarının zikredilmesini
istiyebilirler.


            
Birinci fıkrada sayılan kimseler sinema eserlerinin umuma arzı veya radyo yahut
buna benzer vasıtalarla yayımı sırasında yapılan reklam ve ilanlarda da sinema
veya radyo işletmelerinden adlarının zikredilmesini istiyebilirler.


            
Madde 81 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
II – İşaret, resim ve ses tekrarına yarayan aletlerde:


            
Madde 81 – (Değişik birinci fıkra: 1/11/1983 – 2936/15 md.) İlim,
edebiyat veya musiki eserlerinin, çalınma veya temsili; doğrudan doğruya veya
radyo veya televizyon veya buna benzer vasıtalarla yayımından faydalanılarak,
işaret, ses ve resim tekrarına yarayan aletler üzerine alınırsa bunlar ancak
sanatkarın yazılı izni ile çoğaltılabilir, yayımlanabilir.


            
Temsil, bir orkestra, koro veya tiyatro trupu tarafından icra edilirse, yalnız
şefin müsaadesi kafidir.


            
Sanatkar veya trup; okuma, icra veya temsil için bir müteşebbis tarafından
tutulmuş ise müteşebbisin de muvafakati alınmak lazımdır.


            
30, 33, 37, 38 ve 41 inci maddelerdeki hallerde müsaadeye lüzum yoktur.


            
Münferit sanatkarlar, koro ve orkestralarda şef veya solistler, tiyatro
truplarından şeflik eden veya baş rol alan aktörler, işaret, resim ve ses
nakline yarıyan vasıtalarda adlarının zikredilmesini istiyebilirler.


            
Madde 82 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
III – Müşterek hükümler:


            
Madde 82 – Yukarıki maddelere göre adlarının zikredilmesini istemeye
salahiyetli olanlar, 66, 69 ve 70 inci maddelerde yazılı haklardan
faydalanabilirler.


            
(Değişik: 1/11/1983 – 2936/16 md.) Kanunun 81 inci maddesinin birinci,
ikinci ve üçüncü fıkralarında zikredilen yazılı izni almadan, işaret, resim ve
ses tekrarına yarayan aletleri çoğaltan veya yayanlar hakkında bir aydan üç aya
kadar hapis ve 30.000 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasına
hükmolunur.


            
80 ve 81 inci maddelerde sayılan hallerde de 66 ncı madde ile 67 nci maddenin
birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları; 68, 69 ve 70 inci maddelerle 73 üncü
maddenin birinci fıkrasının birinci ve ikinci bentleri ve 75, 76, 77, 78 ve 79
uncu madde hükümleri uygulanır.


            
3 – 21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla değiştirilmiş veya
yürürlükten kaldırılmış olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 1, 5, 8,
14, 16, 17, 18, 19, 22, 23, 25, 28, 29, 33, 37, 38, 39, 41, 42, 43, 44, 47, 57,
68, 71, 72, 73, 75, 76, 77, 80, 81, 82, Ek Madde 2.)


            
Madde
1 – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A) Tarif:


            
Madde 1 – Bu Kanuna göre eser; sahibinin hususiyetini taşıyan
ve aşağıdaki hükümler uyarınca ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya
sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulüdür.





368-7


 


            
Madde 5 – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sinema eserleri şunlardır:


            
1. Sinema filimleri;


            
2. Öğretici ve teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filimler;


            
3. Her nevi ilmi, teknik veya bedii mahiyette projeksiyon diyapozitifleri.


            
Yukarıda zikredilen eserler filim veya camdan başka bir madde üzerine tespit
edilmiş olsa da projeksiyonla gösterildiği takdirde sinema eserleri grubuna
girer.


            
Sırf beste, nutuk, konferans ve saireyi nakle yarayan filimler sinema eseri
sayılmaz.


            
Madde 8 – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir eserin sahibi,
onu meydana getirendir.


            
Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça,
memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserlerin
mali hak sahipleri bunları çalıştıran veya tayin edenlerdir. Tüzel kişilerin
uzuvları hakkında da bu kural uygulanır.


            
Bir işlenmenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla, onu
işleyendir.


            
Bir eserin yapımcısı veya yayımlayıcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı
sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir.


            
Sinematografik eserlerde; yönetmen, özgün müzik bestecisi ve senaryo yazarı,
eserin birlikte sahibidirler. Eserin birlikte sahipleri, mali hakları,
yapacakları bir sözleşmeyle ve uygun bir bedel karşılığında yapımcıya
devredebilirler.


            
Sinematografik eserin birlikte sahipleri mali haklarını devrettikten sonra,
aksine ya da özel bir hüküm bulunmadığı takdirde yapımcı tarafından eserin
çoğaltımına, dağıtımına, kamuya arzına, kablolu iletimine, televizyon ya da
başka araçlarla yayınına, alt yazı yazılmasına ya da dublajına itiraz
edemezler.


            
Madde 14 fıkra son – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Eserin umuma arzedilmesi veya yayımlanma tarzı, sahibinin şeref ve itibarını
düşürecek mahiyette ise eser sahibi, başkasına salahiyet vermiş olsa bile
eserin gerek aslının ve gerek işlenmiş şeklinin umuma tanıtılmasını veya
yayımlanmasını menedebilir. Bu haktan sözleşme ile vazgeçme hükümsüzdür. Diğer
tarafın tazminat hakkı mahfuzdur.


            
Madde 16 fıkra son – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak izin vermiş olsa bile şeref veya
itibarını yahut eserinin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü
değiştirmelere muhafelet hakkını muhafaza eder. Bu haktan sözleşme ile
vazgeçmeş hükümsüzdür.


            
Madde 17 fıkra bir – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çoğaltma veya işleme hakkının sahibi bu hakların kullanılması için gerekli olan
nispette eserden faydalanmayı, aslın zilyedinden talep edebilir. Şu kadar ki,
hak sahibi eserin kendisine tevdiini isteyemez.


            
Madde 18 – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mali hakların devamı süresi bitmiş olsa da, eser sahibi gerçek kişi ise
yaşadığı ve tüzelkişi ise devam ettiği müddetçe 14, 15 ve 16 ncı maddeler
gereğince haiz olduğu hakları kullanabilir. Mümeyyi bulunan küçükler ve
kısıtlılar bu hakları kullanmada kanuni temsilcilerinin rızasına muhtaç
değildirler.





368-8


 


            
Madde 19 fıkra iki – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Eser sahibinin ölümünden sonra yukarıki fıkrada sayılan kimseler eser sahibine
14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları, mali hakların
devamı süresince ve herhalde eser sahibinin ölümünden itibaren 50 yıl içinde
kendi namlarına kullanabilirler.


            
Madde 22 fıkra bir – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Bir eserin aslını veya işlenmelerini kısmen ya da tamamen çoğaltma hakkı,
münhasıran eser sahibine aittir.


            
Madde 23 – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir eseri, onun aslından veya işlenmesinden çoğaltma ile elde edilmiş
nüshalarını dağıtmak, kiralamak veya satışa çıkarmak ya da herhangi bir biçimde
ticaret konusu yapmak ve bu yoldan faydalanma hakkı yalnızca eser sahibinindir.
Yurt dışında çoğaltılmış kopyaların yurt içine getirilmesi durumunda, eseri
yayma ve faydalanma hakkı eser sahibinindir. Kendi izni olmadan yapılan
nüshaların ithalini yasaklama hakkı münhasıran eser sahibine aittir.


            
Belirli nüshaların hak sahibinin yayma hakkını kullanması sonucu mülkiyeti
devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı ya da dağıtımı yapıldıktan sonra
bunların yeniden satışı yada kiralanması biçiminde yayımı, kiralama ve kamuya
ödünç verme hakkı saklı kalmak şartıyla, eser sahibine tanınan yayma hakkını
ihlal etmez.


            
Madde 25 – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir eserden, onun
asıl veya işlenmelerini radyo veya buna benzeyen ve işaret, ses yahut resim
nakline yarayan diğer teknik tesislerle yaymak; böylece yayılan eserleri diğer
bir radyo teşekkülünden naklen alarak ister telli, ister telsiz olsun tekrar
yaymak veya oparlör yahut buna benzeyen ve işaret, ses yahut resim nakline
yarayan diğer teknik tesislerle umumi mahallerde temsil etmek suretiyle
faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.


            
Madde 28 ve 29 – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun
hükümleridir.)


            
c) Türkçeye
tercüme hususunda koruma süresi:


            
Madde
28 – (Değişik : 7/6/1995 - 4110/11 md.)


            
İlk defa
Türkçe’den başka bir dilde yayımlanmış olan bir ilim ve edebiyat eseri,
yayımlandığı tarihten itibaren 70 yıl içinde eser sahibi veya onun izniyle bir
başka kişi tarafından Türkçe çevirisi yapılarak yayımlanmamış ise, 70 yılın
geçmesi ile Türkçe’ye çevrilebilir.


            
ç) El işleri, küçük sanat eserleri, fotoğraf ve sinema eserlerinde süre:


            
Madde
29 – (Değişik: 7/6/1995 - 4110/12 md.)


            
El işleri, küçük
sanat eserleri, fotoğraf ve sinema eserleri için koruma süresi, aleniyet
tarihinden itibaren 70 yıldır.


            
Madde 33 – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yayımlanmış bir
eserin; umumi mahallerde, münhasıran eğitim ve öğretim maksadıyla veya intifa
kasdı olmaksızın meccanen temsili serbesttir.


            
Aynı kaide safi gelirleri tamamen hayır gayelerine tahsis edilen müsamereler
hakkında da uygulanır.


            
Bununla beraber eser sahibinin ve eserin adını mütat şekilde zikretmek icap
eder.


            
Madde 37 – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Röportaj mahiyetinde olmak üzere; günlük hadiselere bağlı olarak fikir ve sanat
eserlerinden bazı parçaların işaret, ses veya resim nakline yarayan vasıtalara
alınması caizdir. Bu şekilde alınmış parçaların çoğaltılması, yayılması, temsil
edilmesi veya radyo ile yayınlanması serbesttir.





368-9


 


            
Alenileşmiş ilim ve edebiyat eserlerinden bazı parçaların röportaj çerçevesini
aşmamak şartıyla radyo vasıtasıyla yayınlanması caizdir.


            
Madde 38 fıkra iki – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Herkes birinci
fıkra hükmü çerçevesinde musiki, ilim ve edebiyat eserlerini işleyebileceği
gibi başkasına da işletebilir.


            
Madde 39 – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir edebiyat
eseri, ancak eser sahibinin yazılı izniyle müzik eserinde kullanılabilir.


            
Herhangi bir müzik eserinde kullanılan her türden güfte, libretto ve benzeri
eserler bestelendiğinde, ortak eser kayıt, tescil ve ticari dolaşıma konulmadan
önce bu izin her aşamada belgelendirilir ve hak sahipleri ile diğer ilgililer
tarafından denetlenir.


            
Güftelerin, konser ve radyo-televizyon programlarına konularak parasız
dağıtılması ve ses taşıyıcılarının üstünde veya bunlarla brlikte verilmek üzere
bastırılması mümkündür. Bu imkanlardan yararlanan kimse, edebiyat eserinin ve
eser sahibinin adını belirtmek zorundadır.


            
Madde 41 – (1/11/1983 tarihli ve 2936 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Eser sahibinin
izniyle, ses, görüntü veya ses ve görüntü tekrarına yarayan vasıtalara alınmış
bu umumi mahallerde temsil edilmek üzere özel işaretlenmiş olan musiki, ilim ve
edebiyat eserlerinin umumi mahallerde çalınması veya gösterilmesi suretiyle
temsili mümkündür. Ancak,  özel olarak işaretlenmemiş plak, video kaset ve
ses kasetlerinden eser sahibinin veya yetkili kıldığı hallerde meslek
birliğinin uygun bir bedeli tazminat olarak isteme hakları saklıdır.


            
Bu tazminat miktarının tespiti, takibi, eser sahibi ile meslek birliği arasında
paylaştırılmasına ilişkin usul ve esaslar; Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu ile
meslek birliğinin görüşü alındıktan sonra, Kültür ve Turizm Bakanlığınca
hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.


            
Madde 42 fıkra bir ve iki – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı
Kanunun hükümleridir.)


            
(Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 - 4110/16 md.) Eser sahipleri ve komşu hak
sahipleri,  üyelerinin ortak çıkarlarını korumak ve mevzuatın öngördüğü
esas ve usuller içinde bu Kanun ile tanınmış haklarının takibini, alınacak
ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak üzere, Kültür
Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca onaylanan tüzük ve tip statülere
uygun olarak meslek birlikleri kurabilirler. Alan tespiti tüzük ile belirlenir.
Aynı alanda birden fazla meslek birliği kurulabilir. Her birlik ihtiyaçlar
doğrultusunda şubeler açarak çalışabilir.


            
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/16 md.) Meslek birlikleri, Kültür Bakanlığınca
hazırlanarak Bakanlar Kurulunca onaylanan tip statüye uygun olarak, bir üst
kuruluş kurabilirler.


            
Madde 42 fıkra son – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Türk uyruklu eser
sahiplerinin mali hakları, ülke içinde bu maddeye göre kurulan meslek
birlikleri dışında; başka birlik, dernek ve benzeri kuruluşlar tarafından takip
edilemez.


            
Madde 43 – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Radyo-Televizyon
Yayınlarında Telif Hakkı (1)


            
Madde
43 – (Değişik: 7/6/1995 - 4110/17 md.)


            
Radyo-Televizyon
yayınlarında kullanılan fikir ve sanat eserlerine telif hakkı ödenir.


            
Her tür yayınlarda; tanıtım amacıyla kullanılan eserin tümü üzerindeki hakları
zedelemeyecek düzeydeki kısa tespitler için eser sahiplerinden izin alınmaz ve
herhangi bir ücret ödenmez.


            
Eserlerin herhangi bir bölümünün söz veya müzik programlarını tanıtma, yardımcı
dramatik unsur, sinyal, jenerik, geçiş müziği ve benzeri maksatlarla
kullanılması kısa tespit sayılır.


——————————


(1)   
Bu madde başlığı 7/6/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ile
değiştirilmiştir.





368-10


 


            
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun kısa dalga radyo istasyonlarından yurt
dışına yapılacak yayınlarda yararlanılan eserler dolayısıyla eser sahiplerine
ücret ödenmez.


            
Madde 44 fıkra iki ve üç – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
Her türlü boş
video kaseti, ses kaseti, kompakt disk, bilgisayar disketi imal veya ticari
amaçla ithal eden gerçek ve tüzel kişiler, imalat veya ithalat bedeli üzerinden
yüzde beşi geçmemek üzere Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek orandaki
miktarı keserek, bir ay içinde topladıkları meblağı, sonraki ayın engeç yarısına
kadar Kültür Bakanlığı adına bir ulusal bankada açılacak özel hesaba yatırmakla
yükümlüdürler.


            
Bakanlık, bu hesapta toplanan miktarın 3/4’ünü, meslek birliklerinin temsil
ettikleri hak sahiplerine dağıtılmak üzere meslek birlikleri arasında
paylaştırır. Meslek birlikleri bu parayı, Bakanlığın onaylayacağı dağıtım
planlarına göre hak sahiplerine dağıtır. Bakanlık bu planları onaylarken,
meslek birliklerince temsil edilen eserlerin özel kopyalama miktarını gözönüne
alır. Bakanlık, bu miktarın geri kalan 1/4’ünü, kültürel ve sosyal amaçlarla ve
fikri haklara tecavüzün önlenmesi için kullanır.


            
Madde 47 fıkra iki – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Bu hususta karar
verilebilmesi için eserin Türkiye’de veya Türk vatandaşları tarafından Türkiye
dışında yayımlanmış olması ve aynı zamanda eser nüshalarının iki yıldan beri
tükenmiş bulunması ve hak sahibinin münasip bir süre içerisinde bunun yenisini
yayımlayacağının da ihtimal dışında görülmüş olması lazımdır.


            
Madde 57 fıkra son – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Bir sinema
eserinin çoğaltılmış nüshaları üzerinde mülkiyet iktisap eden kimse, aksi
kararlaştırılmamışsa, temsil hakkını da iktisap etmiş sayılır.


            
Madde 68 fıkra bir – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Eser, hak
sahibinin izni olmadan çevrilmiş, sözleşme dışı veya sözleşmede belirtilen
sayıdan fazla basılmış, diğer bir biçimde işlenmiş ya da radyo ve televizyon ile
temsil edilmişse; izni alınmamış eser rayiç bedel itibariyle, uğradığı zararın
en çok üç katını isteyebilir.


            
Madde 71 fıkra son – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Kişiler hakkında
üç aydan bir yıla kadar hapis ve 300 milyon liradan 600 milyon liraya kadar
ağır para cezasına hükmolunur.


            
Madde 72 fıkra bir bend (4) – (1(11(1983 tarihli ve 2936 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
4. Bir eseri veya
işlenmelerini temsil veya teşhir eden yahut umumi yerlerde gösteren veya radyo
yahut buna benzer vasıtalar ile yayan.


            
Madde 72 fıkra bir bend (5) ve (6) ve son fıkra – (7/6/1995 tarihli ve 4110
sayılı Kanunun hükümleridir.)


            
5. (Ek:
7/6/1995 - 4110/24 md.) Bir eseri veya işlenmelerini kiralayan,


            
6. (Ek: 7/6/1995 - 4110/24 md.) Eser sahibinin izni olmadan yapılan
nüshaları ithal eden,


            
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/24 md.) Kişiler hakkında üç aydan bir yıla
kadar hapis ve 300 milyon liradan 600 milyon liraya kadar ağır para cezasına
hükmolunur.


            
Madde 73 bend (4) – (1/11/1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
4. Kendisine
sözleşme veya Kanunla müsaade edilen miktardan fazla nüsha çoğaltan veya
çoğalttıran;


            
Madde 73 fıkra son – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun hükmüdür)


            
Kişiler hakkında
üç aydan üç yıla kadar hapis ve 300 milyon liradan 600 milyon liraya kadar ağır
para cezasına hükmolunur.





368-11


 


            
Madde 75 – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
71, 72 ve 73 üncü
maddelerde sayılan  suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.


            
(Değişik: 1/11/1983 -2936/14 md.) Tecavüze maruz kalan kimseden başka
şikayete sahaliyetli olanlar şunlardır:


            
1. 71 inci maddenin dört numaralı bendinde belirtilen hallerde 35 inci madde
gereğince kaynak gösterme mükellefiyetine aykırı fiiller söz konusu ise, Milli
Eğitim ve Kültür ve Turizm Bakanlıkları veya tecavüz eden yahut tecavüze maruz
kalan kimsenin mensup olduğu meslek birliği,


            
2. 71 inci maddenin dört numaralı bendinde belirtilen hallerde 36 ncı madde
gereğince kaynak gösterme mükellefiyetine aykırı fiiller söz konusu ise, Kültür
ve Turizm Bakanlığı ile Basın-Yayın Genel Müdürlüğü ve Türk basınını temsil
eden kurumlar.


            
Ceza davasının, fiilin icrasından itibaren bir yıl içinde açılması gerekir.


            
Bu Kanunun şümulüne giren suçlara müteallik işler Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanununun 423 üncü maddesine giren acele işlerdendir.


            
Madde 76 fıkra bir – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun tanzim
ettiği hukuki münasebetlerden doğan davalarda, dava olunan şeyin miktarına ve
kanunda gösterilen cezanın derecesine bakılmaksızın görevli merci asliye
mahkemesidir.


            
Madde 77 – (5/12/1951 tarihli ve 5486 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Esaslı bir zararın
veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için yahut diğer herhangi
bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar da kuvvetle
muhtemel görülürse, mahkeme, bu kanunla tanınmış olan hakları ihlal veya
tehdide maruz kalan kimsenin talebi üzerine, davanın açılmasından önce veya
sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını emredebileceği gibi
bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale yarayan kalıp ve buna
benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu ile geçici olarak
zaptına karar verebilir. Kararda emre muhalefetin İcra ve İflas Kanununun 343
üncü maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı tasrih edilir.


            
Madde 80 – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A) Komşu
Haklar ve Tecavüzün Önlenmesi: (1)


            
I – Eser
sahibinin haklarına komşu haklar;


            
Madde 80 – (Değişik: 7/6/1995 - 4110/26 md.)


            
Eser sahibinin
maddi-manevi haklarına halel getirmemek şartıyla, fikir ve sanat eserlerini
özgün bir biçimde icra eden, yorumlayan,  icracı sanatçılarla bir icracı
ya da sesleri ilk defa tespit eden ses taşıyıcısı yapımcıları ve
radyo-televizyon kuruluşlarının, eser sahibinin haklarına komşu hakları vardır.


            
Bir icracı sanatçının icrasını tespit etme, bu tespiti çoğaltma, kiralama,
icranın telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da temsili suretiyle
faydalanma hakkı münhasıran icracı sanatçıya aittir ve icracı sanatçının yazılı
izni gereklidir. İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında
sözleşmeyle yapımcıya devredebilirler.


            
Temsil, bir orkestra, koro veya tiyatro grubu tarafından icra edilirse, yalnız
şefin izni yeterlidir.


——————————


(1)   
Bu bölüm alt başlığı ile madde başlığı 7/6/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanunun 26
ncı madesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





368-12


 


            
Sanatkar veya grup; okuma, icra veya temsil için bir müteşebbis tarafından
tutulmuş ise, müteşebbisin de izninin alınması gereklidir.


            
Bir kaydın doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak çoğaltılması, kiralanması,
telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da kamuya açık yerlerde temsili
suretiyle o kayıttan faydalanma hakkı münhasıran yapımcıya aittir ve yapımcının
yazılı izni gereklidir.


            
Radyo-televizyon kuruluşlarının yazılı izni olmaksızın, hiçbir kişi veya
kuruluş, yapılan yayınların bütününü veya bir kısmını çoğaltamaz, telli-telsiz
her türlü araçla tekrar yayınlayamaz, girişi ücrete tabi yerlerde gösteremez.


            
Aşağıda belirtilen hallerde komşu hak  sahibinin yazılı izni gerekli
değildir.


            
1. Fikir ve sanat eserlerinin kamu düzeni, eğitim-öğretim, bilimsel araştırma
veya röportaj amacıyla ve kazanç amacı güdülmeksizin icra edilmesi ve kamuya
arzı,


            
2. Fikir ve sanat eserleriyle radyo-televizyon programlarının yayınlanma ve kar
amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması,


            
3. Radyo-televizyon kuruluşlarının kendi olanaklarıyla kendi yayınları için
yaptıkları geçici tespitler,


            
4. Bu Kanunun 30 uncu, 32 nci, 34 üncü, 35 inci, 43 üncü, 46 ncı ve 47 nci
maddelerinde belirtilen haller.


            
Ancak bu uygulama, hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan
zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz.


            
Sanatçılar, koro ve orkestralarda şef ve solistler, tiyatro gruplarında şeflik
eden veya başrol alan aktörler işaret, resim ve ses nakline yarayan vasıtalarda
adlarının belirtilmesini isteyebilirler.


            
Komşu hak sahipleri de eser sahipleri gibi, tecavüzün ref’i, tecavüzün men’i ve
tazminat davası haklarından faydalanabilirler.


         
Bu maddede belirtilen yazılı izni almadan bir komşu hak sahibinin haklarına
tecavüz edenler hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis, 300 milyon liradan 600
milyon liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.


            
Madde 81 – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
II – Fikri
haklara tecavüzün önlenmesi: (1)


            
Madde
81 – (Değişik: 7/6/1995 - 4110/27 md.)


            
Bir eserin
çoğaltılabilmesi için basımevi, yapımevi veya dolum tesisine, eser sahibi veya
hak sahibi olunduğunun noter tasdikli ve 52 nci maddeye uygun sözleşme veya
yetki belgesi ile kanıtlanması gerekir. Eseri çoğaltanlar Maliye Bakanlığından,
tasdikli sipariş fişi ve irsaliyesi doldurmak ve bunları fatura ile göstermek
zorundadırlar.


            
Süreli olmayan yayınlara, Kültür Bakanlığından alınacak bandrolün
yapıştırılması zorunludur. Bandrol alabilmek için birinci fıkrada sayılan
belgelerin ibrazı gerekir. Bu ibraz üzerine, başka bir işleme gerek olmaksızın
onbeş gün içinde bandrol verilir. Belge alınmasıyla ilgili esas ve usuller,
Kültür Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.


            
Fikir ve sanat eserleri sahiplerinin ve hak sahiplerinin mali veya komşu haklarının
hak sahibi dışındaki kişiler tarafından izinsiz olarak kullanılması halinde,
eser ve mali hak sahiplerinin ya da yetkili Meslek Birliğinin başvurması
üzerine, tecavüzün gerçekleştiği veya sonuçlarının


——————————


(1)   
Bu madde başlığı 7/6/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





368-13


 


meydana
geldiği yerin Cumhuriyet Başsavcılığı; yetkili yargıçtan, usulsüz çoğaltılmış
ya da temsil edilmiş eser nüshalarının toplatılmasını ve bu konuda kullanılan teknik
araçların mühürlenmesini talep edebilir.


            
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Başsavcısı, üç gün içinde
yetkili yargıcın onayına sunulmak üzere toplatma ve mühürleme kararını resen
verebilir.


            
Hak sahipleri haklarını kanıtlayan belgelerle birlikte, suçun dava zamanaşımı
süresi içinde kalmak koşulu ile tecavüzü ve faili öğrendikleri tarihten
itibaren altı ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunabilirler. Bu
suçla ilgili olarak 3005 sayılı Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu hükümleri
uygulanır.


            
Bu maddede belirtilen yazılı izinleri ve bandrolü almadan işaret, resim ve ses
tekrarına yaralan alet veya yöntemlerle eserleri çoğaltan veya yayanlar
hakkında, üç aydan bir yıla kadar hapis ve 300 milyon liradan 600 milyon liraya
kadar ağır para cezasına hükmolunur.


            
Madde 82 fıkra beş ve altı – (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı
Kanunun hükümleridir.)


            
İcracı
sanatçıların hakları, icranın tespitinin ilk yayınlandığı tarihten başlayarak,
70 yıl devam eder. İcra yayınlanmamışsa bu süre, icranın ilk aleniyet
kazanmasıyla başlar.


            
Yapımcıların hakları, ses taşıyıcılarının ilk yayınlandığı tarihten başlayarak
70 yıl devam eder.


            
Ek Madde 2 – (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanundaki
koruma süreleri komşu haklar, sinema eserleri, bilgisayar programları ve veri
tabanları bakımından, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra alenileşen
eserlere, işlenmelere ve mahsullere uygulanır. Bu Kanunun sinema eseri
sahipliği ile ilgili hükümleri, bu Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra
yapımına başlanan sinema eserlerine uygulanır.


            
4 – 3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunla değiştirilmiş veya
yürürlükten kaldırılmış olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 13, 20,
41,  43, 44, 45, 71, 72, 73, 75,  77, 80, 81, Ek Madde 4 ve 5.)


            
Madde 13 son fıkra- (21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sinema ve müzik
eseri sahipleri ve yapımcılar, hak ihdas etmek amacı taşımaksızın, sahip
oldukları mali ve manevi hakların ihlal edilmemesi, sahipliklerinin
belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanması ve mali haklara ilişkin yararlanma
yetkilerinin takip edilmesi maksadıyla eserlerin kayıt ve tescilini
yaptırırlar. Aynı maksatla, diğer eser gruplarında da eser sahibinin talebi
üzerine, eserler ve mali haklara ilişkin yararlanma yetkileri kayıt altına
alınabilir. Kayıt ve tescil usul ve esasları Kültür Bakanlığınca çıkarılacak
yönetmelikle belirlenir.


            
Madde 20  fıkra iki ve üç– (1/11/1983 tarihli ve 2936 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Eser sahibinin meslek birliğine üye olması halinde, yazılı yetki belgesinde
belirttiği eseri ve ona ilişkin mali haklarının takibi, teklif ücretlerinin
tahsili, bu ücretlerin ve eserin dağıtımı meslek birliği tarafından yapılır.


            
Yetki belgesiyle ilgili esas ve usuller, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından
hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.


            
4. İşaret, ses ve/veya görüntü taşıyıcılarının umuma açık yerlerde
kullanılması: (1)


            
Madde 41 – (21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Fikir ve sanat eserlerinin kaydedildiği işaret, ses ve/veya görüntü
taşıyıcılarının, girişi ücretli veya ücretsiz ve ticari amaç güden umuma açık
yerlerde kullanılmak üzere bandrollenmesi zorunludur.


            
Bandroller, kullanıcı ile eser sahipleri veya ilgili eser sahipleri meslek
birliği arasında temsil izni veren sözleşme yapıldıktan ve bandrol bedeli
ödendikten sonra Kültür Bakanlığı veya ilgili meslek birliklerince verilir.


            
İşaret, ses ve/veya görüntü taşıyıcılarının, umumi mahallerde kullanıma ilişkin
bandrolleri taşımaması, mali haklara tecavüz durumunu oluşturur.


——————————


(1) Bu madde başlığı; “4. Plak, video kasetleri ve ses
kasetlerinin umumi mahallerde kullanılması” şeklinde iken 21/2/2001 tarihli ve
4630 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





368-14


 


            
2. Radyo-televizyon gibi araçlarla yayınlanan ve/veya iletilen fikir ve
sanat eserlerine ilişkin ödemeler (1)


            
Madde 43 – (21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Radyo ve
televizyon kuruluşları, yayınlarında yararlanacakları sahneye konmuş eserlerle
ilgili olarak, eser sahiplerinden önceden izin almak zorundadır.


            
Radyo-televizyon kuruluşları ile uydu ve kablolu yayın kuruluşları ve mevcut
veya ileride bulunacak teknik imkanlardan yararlanarak yayın ve/veya iletim
yapan kuruluşlar yayınlarında kullandıkları sahne eserleri dışında kalan fikir
ve sanat eserleri için, eser sahipleri ve/veya eser sahipleri ile bağlantılı
hak sahipleri veya üye oldukları meslek birlikleri ile 52 nci maddeye uygun
toplu bir sözleşme yaparak izin almak ve bu kullanımlara ilişkin ödemeleri eser
ve/veya bağlantılı hak sahiplerine veya üye oldukları meslek birliğine yapmak
zorundadır.


            
Eserlerin kullanımına ilişkin usul ve esaslar, Radyo ve Televizyon ÜstKurulu
ile ilgili meslek birliklerinin görüşü alınmak suretiyle Kültür Bakanlığınca
hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.


            
Madde 44 fıkra bir ve son– (7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mali hak sahipleri ile fikir ve sanat eserlerinin işaret, ses ve resimle
tekrarına yarayan aletleri imal edenler ve basanlar; bu Kanunun öngördüğü
şekilde çoğaltarak satışa çıkarılacak, dağıtılacak veya başka türlü ticaret
mevkiine konacak bir eserin bütün nüshalarında işaret ve seri numarası
bulundurmakla müştereken yükümlüdürler.


            
Fikir ve sanat eserleri nüshalarının şahsi veya umumi mahallerde temsil edilmek
amacıyla kullanımlarına göre üzerlerine konacak işaret ve seri numaralarına,
bunu taşımayan nüshaların toplattırılmasına, çoğaltılan ve dağıtılan nüsha
sayısının kime bildirileceğine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar
Kültür Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.


            
Madde 45 fıkra bir– (5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
4 üncü maddenin 1 inci ve 2 nci bendinde sayılan güzel sanat eserlerinin
asıllariyle 2 nci maddenin 1 inci bendinde ve 3 üncü maddede sayılıpta
yazarlarla bestecilerin el yazısiyle yazılmış eserlerinin asıllarından biri
eser sahibi veya mirasçıları tarafından bir defa satıldıktan sonra eser, koruma
süresi içinde bir sergide veya açık artırmada yahut bu gibi eşyayı satan bir
mağazada satış konusu olarak elden ele geçtikçe bu satış bedeli ile bir önceki
satış bedeli arasında açık bir nispetsizlik bulunması halinde satıcıya her
defasında, bedel farkından münasip bir payı eser sahibine, bu ölmüşse miras
hükümlerine göre üçüncü dereceye kadar (Bu derece hariç) kanuni mirasçılarına
ve eşine, bunlar da yoksa mesleki birliğe vermek borcu bir kararname ile
yükletilebilir.


            
Madde 71 (5) numaralı bentten sonra gelen paragraf- (21/2/2001 tarihli ve 4630
sayılı Kanunun hükmüdür.


            
Kişiler hakkında dört yıldan altı yıla kadar hapis ve elli milyar liradan
yüzelli milyar liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.


            
Madde 72 – (1/11/1983 tarihli ve 2936 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hak sahibinin yazılı izni olmaksızın, bu Kanuna aykırı olarak kasten:


            
1. Bir eseri herhangi bir şekilde işleyen,


            
2. Bir eseri herhangi bir şekilde çoğaltan,


            
3. Bir eser veya işlenmelerinin kendi tarafından çoğaltılmış nüshalarını satan
veya satışa veyahut tedavüle arz eden,


            
4. (Değişik: 21/2/2001 - 4630/26 md.) Bir eseri temsil eden veya topluma
açık yerlerde gösteren, bu gösterimi düzenleyen veya dijital iletim de dahil
olmak üzere her nevi işaret, ses ve/veya görüntü iletimine yarayan araçlarla
yayan veya yayımına aracılık eden,


            
5. (Değişik: 21/2/2001 - 4630/27 md.) Bir eseri kiralayan veya kamuya
ödünç veren,


            
6. (Değişik: 21/2/2001 - 4630/27 md.) Yapılan nüshaları yasal veya yasal
olmayan yollardan ülkeye sokan ve her ne şekilde olursa olsun ticaret konusu
yapan ve kullanan,   


            
(Değişik: 21/2/2001 - 4630/26 md.) Kişiler hakkında dört yıldan altı
yıla kadar hapis ve elli milyar liradan yüzelli milyar liraya kadar ağır para
cezasına hükmolunur.


            
Madde 73 – (1/11/1983 tarihli ve 2936 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kasten:


            
1. Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak çoğaltıldığını bildiği veya bilmesi
icabettiği bir eserin nüshalarını satışa çıkaran veya bunlardan umumi yerlerde
temsil veya radyo ile yayım maksadı ile yahut kar temini için diğer herhangi
bir suretle faydalanan;


____________________


(1)    Bu madde başlığı; “Radyo-Televizyon
Yayınlarında Telif Hakkı” iken 21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





368-15


 


            
2. Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak satışa çıkarıldığını bildiğini veya
bilmesi icap ettiği bir eserin nüshalarını başkalarına satan veya bunlardan
umumi yerlerde temsil veya radyo ile yayım maksadıyla veya kar temini için
herhangi bir surette faydalanan;


            
3. Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf salahiyeti bulunmadığını bildiği
veya bilmesi icabettiği mali hakkı veya ruhsatı başkasına devreden veya veren
yahut rehin eden veyahut herhangi bir tasarrufun konusunu yapan;


            
4. (Mülga: 21/2/2001 - 4630/36 md.)


            
5. (Ek: 7/6/1995 - 4110/25 md.) Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak
çoğaltıldığını bildiği veya bilmesi icap ettiği bir eserin nüshalarını ticari
amaçla elinde bulunduran,


            
6. (Ek: 7/6/1995 - 4110/25 md.) Yegane amacı bir bilgisayar programını
korumak için uygulanan bir teknik aygıtın geçersiz kılınmasına veya izinsiz
ortadan kaldırılmasına yarayan herhangi bir teknik aracı ticari amaç için
elinde bulunduran veya dağıtan,


            
(Değişik: 21/2/2001 - 4630/28 md.) Kişiler hakkında iki yıldan dört yıla
kadar hapis ve on milyar liradan elli milyar liraya kadar ağır para cezasına
hükmolunur.


            
Madde 75 fıkra bir ve üç – (21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
71, 72 ve 73 üncü maddelerde sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete
bağlıdır.


            
Eser sahiplerinin, eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahiplerinin
veya diğer hak sahiplerinin haklarının ihlali halinde, şikayete salahiyeti
olanların başvurması üzerine, tecavüzün gerçekleştiği veya sonuçlarının meydana
geldiği yerin Cumhuriyet Başsavcılığı, yetkili mahkemeden usulsüz çoğaltımın
gerçekleştirildiği yerin kapatılmasını, burada bulunan nüsha veya yayınlara el
konulmasını ve bu konuda kullanılan teknik araçların mühürlenmesini talep
edebilir.


            
Madde 77 fıkra iki– (21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Eser üzerindeki haklara tecavüz oluşturması ihtimali halinde yaptırım
gerektiren nüshaların ithalat veya ihracatı sırasında, 4458 sayılı Gümrük
Kanununun 57 nci maddesi hükümleri uygulanır.


            
Madde 80 birinci fıkra (1) numaralı bendinin (C) alt bendi, son fıkra–
(21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
C) Radyo-televizyon kuruluşları yayınlarının tespit edilmesine, bu tespitlerin
çoğaltılmasına, telli-telsiz her türlü araçla yeniden yayınlanmasına ve girişi
ücrete tabi yerlerde gösterilmesine izin vermek veya yasaklamak haklarına
sahiptir.


            
Bağlantılı hak sahiplerinin haklarına tecavüz edenler hakkında iki yıldan dört
yıla kadar hapis ve on milyar liradan elli milyar liraya kadar ağır para cezasına
hükmolunur.


            
Madde 81 – (21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Musiki ve sinema eserlerinin çoğaltılmış nüshaları ile süreli olmayan yayınlara
bandrol yapıştırılması zorunludur. Ayrıca, kolay kopyalanmaya müsait diğer
eserlerin çoğaltılmış nüshalarına da eser veya hak sahibinin talebi üzerine
bandrol yapıştırılması zorunludur.


            
Bandroller, Kültür Bakanlığınca bastırılır ve satılır. Bakanlık, meslek
birlikleri aracılığı ile de bandrol satışı yapabilir. Bandrol gelirleri,
Bakanlık adına ulusal bir bankada açılacak hesaba yatırılır. Gelirler, fikri
mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi ile yurt içindeki ve yurt dışındaki kültür
varlıklarının korunmasına ve devam ettirilmesine yönelik faaliyetlerde kullanılır.


            
Bir esere bandrol alınabilmesi için, bandrol talebinde bulunanın yasal hak
sahibi olduğunu gösterir bir taahhütnameyi doldurması zorunludur. Kültür
Bakanlığınca tespit edilen diğer evrak ve belgelerle birlikte başvuru yapılır.
Bakanlık, bu başvuru üzerine, başka bir işleme gerek kalmaksızın on iş günü
içinde bandrol vermek mecburiyetindedir.





368-16


 


            
Bandrol temini ve kullanımına ilişkin ihlal halleri şunlardır:


            
1. Bu Kanuna göre bandrol alınması gereken bir eserin, bandrol alınmaksızın
çoğaltılması, satılması, dağıtılması, kiralanması, ödünç verilmesi, umuma arz
edilmesi veya herhangi bir biçimde ticaret konusu yapılması veya kullanılması
veya bir başka şekilde fayda sağlanması,


            
2. Sahte bandrol imal edilmesi, sahte bandrolün eser nüshaları üzerine
koyulması, sahte bandrolden her ne şekilde olursa olsun ticari menfaat
sağlanması.


            
3. Bu Kanun ve ilgili mevzuata göre bandrol alma hakkı olmadığı halde, sahte
evrak veya dokümanlarla veya herhangi bir biçimde Kültür Bakanlığı veya
yetkilendirdiği kuruluşların yanıltılarak bandrol alınması.


            
4. Eser sahibinin izni olmaksızın çoğaltılan nüshalar üstüne bandrol
yapıştırılması veya bu nüshalardan ticari menfaat elde edilmesi veya eser sahibinin
haklarını ihlal edici şekilde bu nüshaların bedelsiz yayılması.


            
5. Münhasıran bir eser için verilen bandrolün başka bir eser için kullanılması.


            
6. Bu Kanuna ve ilgili mevzuata uygun alınmış bandrollerin eser nüshalarına belirlenen
şekilde yapıştırılmadan, nüshaların bedelli ve bedelsiz yayılması ve bir başka
şekilde faydalanılması.


            
Mülki idare amirleri tarafından, İçişleri, Maliye ve Kültür Bakanlıkları ile
eser sahipleri ve/veya eser sahipleri ile bağlantılı hak sahipleri meslek
birlikleri temsilcilerinden illerde oluşturulacak bir Komisyon, ikinci fıkrada
bahsi geçen ve bandrollenmesi zorunlu olan eserlerin bandrollü olup
olmadıklarını her zaman denetleyebilir. Bu maddede belirtilen ihlal hallerinde,
eser sahiplerinin, bağlantılı hak sahiplerinin veya diğer hak sahiplerinin
komisyona başvurması üzerine veya komisyonun re’sen talebi ile zabıta harekete
geçerek, bu nüshaları, yayınları ve çoğaltmaya yarayan her türlü aracı ve diğer
delilleri toplayarak, taşınmaz olanlarını emanet altına aldıktan sonra,
toplanan delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu ile birlikte sevk
eder. Cumhuriyet Başsavcılığı üç gün içinde yetkili mahkemeden usulsüz
çoğaltımın gerçekleştirildiği yerin kapatılmasını, burada bulunan nüsha veya
yayınlara el konulmasını ve bu konuda kullanılan teknik araçların
mühürlenmesini ve satışını talep eder.


            
Bu maddede belirtilen hususların uygulanmasına ve Komisyonun kurulmasına
ilişkin usul ve esaslar Kültür Bakanlığı tarafından bu Kanunun yayımı
tarihinden itibaren altı ay içinde çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.


            
Bu maddede belirtilen ihlal hallerinden birini kasden işleyenler hakkında, dört
yıldan altı yıla kadar hapis ve elli milyar liradan yüzelli milyar liraya kadar
ağır para cezasına hükmolunur.


            
Ek Madde 4 fıkra üç ve dört– (21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
Bu maddede
belirtilen hususların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kültür Bakanlığı
tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.


            
Birinci fıkrada bahsi geçen fiilleri kasten ve yetkisiz olarak işleyenler
hakkında bu Kanunun 73 üncü maddesinin son fıkra hükümleri uygulanır.


            
Ek Madde 5 dört, beş, altı ve yedinci fıkralar– (21/2/2001 tarihli
ve 4630 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu madde hükmüne aykırı olarak, derlenmesi gereken eserleri süresi içinde
vermeyenler beş milyar lira para cezası ile cezalandırırlar. Bu maddede
öngörülen para cezaları gerekçesi belirtilmek suretiyle Kültür Bakanlığı İl
Kültür Müdürünce verilir.


            
Para cezasının, tutanağın tebliği tarihinden itibaren on gün içinde ödenmesi
gerekir. On gün içinde ödenmeyen cezalar iki katına çıkar ve ödeme süresi on
gün daha uzar, bu süre içinde de ödenmeyen cezalar üç katına çıkar. Cezanın
ödenmiş olması, çoğaltılan eser nüshalarının verilmesine ilişkin yükümlülüğü
ortadan kaldırmaz.


            
Para cezaları ilgililere usulüne göre tebliğ edilir. Bu para cezalarına karşı
tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine itiraz
edilebilir. İtiraz üzerine işlemler durmaz. Mahkemenin itiraz üzerine verdiği
kararlar kesindir. İtiraz, zorunlu görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme
yapılarak ve kısa sürede sonuçlandırılır. Bu maddeye göre verilen para cezaları
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca
tahsil edilir.      


            
Tahsil olunan meblağ tahsilatı takip eden ayın sonuna kadar bu Kanunun değişik
44 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki özel hesaba aktarılır.


 





368-17


 


            
5 – 14/7/2004 tarihli ve 5217 sayılı Kanunla değiştirilmiş veya
yürürlükten kaldırılmış olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 44, Ek Madde
7.)


           
Madde 44 fıkra üç- (21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunun hükmüdür.)


           
Bakanlık bu hesapta toplanan miktarı fikri mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi ile yurt içindeki ve yurt
dışındaki kültür mirasının korunmasına ve devam ettirilmesine yönelik
faaliyetlerde kullanır. Bu miktarın dağıtım ve kullanımına ilişkin usul ve
esaslar Kültür Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.


           
Ek Madde 7- (3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunun hükmüdür.)


           
Fikrî mülkiyet sisteminin
güçlendirilmesi, bu alanda faaliyet gösteren sektörlerin desteklenmesi ile
kültürel faaliyetlerde kullanılmak üzere bu Kanunun;


           
a) 13 üncü maddesi uyarınca alınacak kayıt ve tescil ücretleri,


           
b) 41 inci maddesi uyarınca alınacak uzlaştırma komisyonu başvuru ücretleri,


           
c) 81 inci maddesi uyarınca tahsil edilecek bandrol ücretleri,


           
Bakanlığın Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırılır. Yatırılan bu tutarlar
bir yandan bütçeye özel gelir yazılır, diğer yandan Maliye Bakanlığınca aynı
amaçlarla kullanılmak üzere Bakanlık bütçesinde mevcut tertiplere ödenek veya
yeni açılacak tertiplere özel ödenek olarak kaydedilir. Özel ödeneklerin
kullanılmayan tutarları, ertesi yıl bütçesine devren gelir ve ödenek kaydetmeye
Maliye Bakanı yetkilidir. Özel ödenek kaydedilen tutardan, 41 inci madde
uyarınca kurulacak komisyonlarda görev yapan komisyon üyelerine, yılda on
toplantı gününden fazla olmamak üzere her toplantı günü için (2000) gösterge
rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden
toplantı ücreti ödenir.


            
(a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen ve özel ödenek kaydedilen gelirlerin
kullanım usul ve esasları Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça
çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.


6 – 27/11/2007 tarihli ve 5718
sayılı Kanunla değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmış olan hükümlerin
metinleri. (Madde numarası: 88.)


Madde 88 – (5/12/1951-5846 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


Bu Kanun hükümleri:


1. Eser sahibinin vatandaşlığı
gözetilmeksizin Türkiye'de ilk defa umuma arzedilen ve Türkiye'de bulunupta
henüz umuma arzedilmemiş olan bütün eserlerle Türkiye'de bulunan bütün mektup
ve resimlere;


2. Türk vatandaşlarının henüz umuma
arzedilmemiş yahut ilk defa Türkiye dışında umuma arzedilmiş bütün eserlerine;


3. Türkiye Cumhuriyetinin bağlı bulunduğu
milletlerarası bir andlaşmada uygun hükümler bulunmak şartiyle yabancıların
henüz umuma arzedilmemiş veya ilk defa Türkiye dışında umuma arzedilmiş bütün
eserlerine;


uygulanır.


Eser  sahibinin 
mensup  bulunduğu  devletin;  Türk  eser 
sahiplerinin  haklarını  kafi  derecede  koruması 
veya  milletlerarası  bir  andlaşmanın  yabancı 
eser  sahiplerine  taallük   eden  
hususlarda   istisna   ve  
tahditlere    cevaz    vermesi 
  hallerinde   Bakanlar Kurulunca bu maddenin birinci ve
üçüncü bentleri hükümlerinden istisnalar yapılması kararlaştırılabilir.





368-18


 


7 – 23/1/2008 tarihli ve 5728
sayılı Kanunla değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmış olan hükümlerin
metinleri. (Madde numaraları: 68,71,72,73,74,75,76,77,79,80,81,85,86,Ek
Madde4,5.)


Madde 68 – (7/6/1995  tarihli
ve  4110 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik birinci fıkra: 21/2/2001 - 4630/25 md.) Eser, eser sahibinin
izni olmadan çevrilmiş, sözleşme dışı veya sözleşmede belirtilen sayıdan fazla
basılmış, diğer biçimde işlenmiş veya radyo-televizyon gibi araçlarla
yayınlanmış veya temsil edilmiş ise; izni alınmamış eser sahibi, sözleşme
yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel
itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Bu bedelin
tespitinde öncelikle ilgili meslek birliklerinin görüşü esas alınır.


            
Bir eserden izinsiz çoğaltma yolu ile yarar sağlanıyorsa ve çoğaltılan
kopyaları satışa çıkarılmamışsa, eser sahibi; çoğaltılmış kopyaların,
çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya maliyet
fiyatını aşmamak üzere çoğaltılmış kopyaların ve çoğaltmaya yarayan film, kalıp
ve benzeri gereçlerin uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da
sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep
edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltma yoluna giden kişinin yasal sorumluluğunu
ortadan kaldırmaz.


            
Bir eserin izinsiz çoğaltılan kopyaları satışa çıkarılmışsa veya satış haksız
bir tecavüz oluşturuyorsa, eser sahibi tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar
hakkında ikinci fıkrada yazılı şıklardan birini seçebilir.


            
Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış
olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir.


1. Manevi haklara tecavüz:


            
Madde 71 – (1/11/1983  tarihli ve  2936 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun hükümlerine aykırı olarak kasten:


            
1. Alenileşmiş olsun veya olmasın, eser sahibi veya halefinin yazılı izni
olmadan bir eseri umuma arz eden veya yayımlayan,


            
2. Sahip veya halefinin yazılı izni olmadan, bir esere veya çoğaltılmış
nüshalarına ad koyan,


            
3. Başkasının eserini kendi eseri veya kendisinin eserini başkasının eseri
olarak gösteren veya 15 inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne aykırı hareket
eden,


            
4. 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı maddelerdeki hallerde kaynak
göstermeyen veya yanlış yahut kifayetsiz veya aldatıcı kaynak gösteren,


            
5. (Ek: 21/2/2001 - 4630/26 md.) Eser sahibinin yazılı izni olmaksızın
bir eseri değiştiren,


            
(Değişik: 3/3/2004-5101/17 md.) Kişiler hakkında, iki yıldan dört yıla
kadar hapis veya ellimilyar liradan yüzellimilyar liraya kadar ağır para
cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden hükmolunur.


2. Mali haklara tecavüz:


Madde 72- (3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
 Bu Kanuna aykırı olarak kasten;


            
1. Aralarında mevcut bir sözleşme olmasına rağmen bu sözleşme hükümlerine
aykırı olarak bir eser veya işlenmelerinin kendi tarafından çoğaltılmış
nüshalarını satan veya dağıtan kişiler hakkında, üç aydan iki yıla kadar hapis
veya onmilyar liradan ellimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya zararın
ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden,


 





368-19


 


            
2. Hak sahibinin izni olmaksızın bir eseri ve çoğaltılmış nüshalarını, bu
Kanunun 81 inci maddesinin yedinci fıkrasında sayılan yerlerde satan kişiler
hakkında üç aydan iki yıla kadar hapis veya beşmilyar liradan ellimilyar liraya
kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine
birden,


            
3. Hak sahibinin izni olmaksızın;


            
a) Bir eseri herhangi bir şekilde işleyen,


            
b) Bir eseri herhangi bir şekilde çoğaltan,


            
c) Bir eseri herhangi bir şekilde yayan,


            
d) Bir eserin nüshalarını yasal veya yasal olmayan yollardan ülkeye sokan ve
her ne şekilde olursa olsun ticaret konusu yapan,


            
e) Bir eseri topluma açık yerlerde gösteren veya temsil eden, bu gösterimi
düzenleyen veya dijital iletim de dahil olmak üzere her nevi işaret, ses
ve/veya görüntü iletimine yarayan araçlarla yayan veya yayımına aracılık eden,


               
Kişiler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis veya ellimilyar liradan
yüzellimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate
alınarak her ikisine birden hükmolunur.


Madde 73 - (3/3/2003
tarihli ve 5101 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
 Bu Kanunun 71, 72, 80 ve 81 inci
maddelerinde belirtilen suçlar dışında kalan diğer suçlar hakkında aşağıdaki
hükümler uygulanır:


             
1. Kasten;


            
a) Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak çoğaltıldığını bildiği veya bilmesi icap ettiği
bir eserin nüshalarını ticarî amaçla elinde bulunduran,


            
b) Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf selahiyeti bulunmadığını bildiği
veya bilmesi icap ettiği malî hakkı veya ruhsatı başkasına devreden veya veren
yahut rehneden veyahut herhangi bir tasarrufun konusu yapan,


            
c) Yegâne amacı bir bilgisayar programını korumak için uygulanan bir teknik
aygıtın geçersiz kılınmasına veya izinsiz ortadan kaldırılmasına yarayan
herhangi bir teknik aracı, ticarî amaç için elinde bulunduran veya dağıtan,


            
Kişiler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis veya ellimilyar liradan
yüzellimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate
alınarak her ikisine birden,


            
2. Kasten; bu Kanunun hükümlerine uygun olarak çoğaltılmış ve yayılmış eser
nüshalarının, yapımların ve fonogramların, çoğaltma ve yayma hakkı sahiplerinin
ayırt edici unvan, marka ve künye bilgileriyle birlikte tıpkı basım ve yapım
yoluyla, işaret, yazı, ses, hareketli veya hareketsiz görüntü ya da veri
tekrarına yarayan alet veya yöntemlerle çoğaltan veya bu şekilde çoğaltılmış
nüshaları yayan, kişiler hakkında üç yıldan altı yıla kadar hapis veya
yirmimilyar liradan ikiyüzmilyar liraya kadar ağır para cezasına veya zararın
ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden,


            
Hükmolunur.





368-20


 


Madde 74 – (5/12/1951 tarihli ve
5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


71, 72, 73 ve 80 inci maddelerde
sayılan suçlar, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi
veya müstahdemleri tarafından işlenmiş ise, suçun işlenmesine mani olmıyan
işletme sahibi veya müdürü yahut her hangi bir nam ve sıfatla olursa olsun
işletmeyi fiilen idare eden kimse de fail gibi cezalandırılır. Cezayi mucip
fiil işletme sahibi veya müdürü yahut işletmeyi fiilen idare eden kimse
tarafından emredilmiş ise bunlar fail gibi; temsilci veya müstahdem ise,
yardımcı gibi cezalandırılır.(1)


            
Temsil edilmesinin kanuna aykırılığını bildiği bir eserin umuma gösterilmesi
için karşılıklı veya karşılıksız olarak bir mahalli tahsis eden veya böyle bir
eserin temsilinde vazife veya rol alan kimse, yardımcı olarak cezalandırılır.


            
Bir tüzelkişinin işleri çevrilirken 71, 72, 73 ve 80 inci maddelerde sayılan
suçlardan biri işlenirse; masraf ve para cezasından tüzelkişi diğer suçlularla
birlikte müteselsilen mesuldür.(1)


            
Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve 67 nci maddelerinin hükümleri mahfuzdur.


III –
Kovuşturma ve tekerrür: (2)


            
Madde 75 – (21/2/2001  tarihli ve  4630 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
(Değişik birinci fıkra: 3/3/2004-5101/21 md.) 71, 72, 73 ve 80 inci
maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma şikâyete bağlıdır. Şikâyet
üzerine hak sahiplerinin haklarını kanıtlayan belge ve/veya nüshaları
Cumhuriyet savcılığına sunmaları halinde kamu davası açılır. Altı ay içinde bu
belge ve/veya nüshaların sunulmaması halinde takipsizlik kararı verilir, bu
Kanunun 76 ncı madde hükümleri saklıdır. Bu madde hükümlerinin uygulanmasında
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 344 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (8) numaralı bendi uygulanmaz.


            
Hakları tecavüze uğrayan kimseden başka şikayete salahiyetli olanlar şunlardır:


            
1. 71 inci maddenin dört numaralı bendinde
belirtilen hallerde 35 inci madde gereğince kaynak gösterme mükellefiyetine
aykırı fiiller söz konusu ise, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlıkları.


            
2. 71 inci maddenin dört numaralı bendinde belirtilen hallerde 36 ncı madde
gereğince kaynak gösterme mükellefiyetine aykırı filler söz konusu ise, Kültür
Bakanlığı ile Basın-Yayın Genel Müdürlüğü ve Türk Basınını temsil eden
kurumlar.


            
3. 19 uncu maddenin son fıkrası çerçevesinde 14 ve 16 ncı maddelerin üçüncü
fıkralarında belirtilen hallerde Kültür Bakanlığı.


            
4. Faaliyet gösterdikleri alanlarda meslek birlikleri.


            
(Değişik üçüncü fıkra: 3/3/2004-5101/21 md.) Eser sahiplerinin, eser
sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahiplerinin veya diğer hak
sahiplerinin haklarının ihlâli halinde, şikâyete selahiyeti olanların
başvurması üzerine, tecavüzün gerçekleştiği veya sonuçlarının meydana geldiği
yerin Cumhuriyet savcısı, yetkili mahkemeden usulsüz çoğaltılmış nüsha veya
yayınlara el konulmasını, bunların imha edilmesini, bu konuda kullanılan teknik
araçların mühürlenmesini, satışını ve usulsüz çoğaltımın gerçekleştirildiği
yerin kapatılmasını talep edebilir.


––––––––––––––


(1) Bu fıkralarda
yer alan “ve 73 üncü“ ibareleri, 3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunun 20 nci
maddesiyle “73 ve 80 inci“ olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2)
       Bu madde başlığı “III-Kovuşturma” iken
21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.





368-21


 


(Ek fıkra:
3/3/2004-5101/21 md.) Nüsha ve süreli
olmayan yayınların el konulduğu tarihten itibaren onbeş gün içerisinde, eser
veya hak sahipleri tarafından yetkili mahkemeye herhangi bir şikâyet veya
başvuruda bulunulmaz ise Cumhuriyet savcısının talebi üzerine yetkili mahkeme,
davaya esas olacak sayıda nüshanın muhafaza edilerek, diğerlerinin imhasına
veya bunların hammadde olarak yeniden kullanımlarına dair imkânların olması
halinde, mevcut halleriyle veya bir daha kullanılmayacak derecede vasıfları
bozulmak suretiyle, hammadde olarak satışına karar verir. Belirtilen süre içinde
eser veya hak sahipleri tarafından bir şikâyet veya başvuru yapılması halinde
bu Kanunun 68 inci maddesi hükümleri uygulanır. El konulan nüsha ve süreli
olmayan yayınların imhasına, bunların hammadde olarak yeniden kullanımlarına ve
hammadde olarak satışına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir
yönetmelikle belirlenir.


            
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı üç
gün içinde yetkili mahkemeye sunulmak üzere el koyma ve mühürleme kararını
re’sen verebilir.


            
Hak sahipleri, haklarını kanıtlayan belgelerle birlikte, suçun dava zamanaşımı
süresi içinde kalmak koşuluyla tecavüzü ve faili öğrendikleri tarihten itibaren
altı ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığına başvurabilirler. Bu suç ile ilgili
olarak, 3005 sayılı Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanununun 1 inci maddesinin
(A) bendindeki mahal ve 4 üncü maddesindeki yazılı zaman kaydına bakılmaksızın,
aynı Kanundaki muhakeme usulü uygulanır.


            
Bu Kanunda yazılı suçlardan dolayı hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı
olan kişi, iki yıl içinde aynı suçu bir defa daha işler ise yeni suçtan dolayı
verilecek ceza bir kat artırılır. (Ek cümleler: 3/3/2004-5101/21 md.) Tekerrür
üzerine verilen hapis cezası ertelenemez ve para cezasına veya tedbire
çevrilemez. Bu Kanunda belirtilen suçlara, unsurlarını taşıması halinde 4422
sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununun ilgili hükümleri
uygulanır.


            
Madde 76 – (5/12/1951  tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


(Değişik birinci fıkra: 21/2/2001 -
4630/30 md.) Bu
Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun
miktarına ve Kanunda gösterilen cezanın derecesine bakılmaksızın, görevli
mahkeme Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleridir. İhtisas
mahkemeleri kurulup yargılama faaliyetlerine başlayıncaya kadar, asliye hukuk
ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak
görevlendireceği ve bu mahkemelerin yargı çevreleri Adalet Bakanlığının teklifi
üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.


            
Şahsi dava açılmışsa Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 358 inci maddesi
uygulanır. Ceza davasiyle birlikte şahsi hak da talep edilmişse beraet halinde,
bu cihetlerin halli için evrak hukuk mahkemesine re'sen havale olunur.


            
(Ek: 21/2/2001 - 4630/30 md.) Bu Kanun kapsamında açılacak davalarda
mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya
yeter miktar delil sunması halinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar,
icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve
yetkileri aldıklarına dair belgeleri ve/veya tüm yararlanılan eser, fonogram,
icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge
ve/veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların
haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder.





368-22


 


Madde 77 – (21/2/2001  tarihli
ve  4630 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Esaslı bir zararın
veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için veya diğer her hangi
bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar kuvvetle
muhtemel görülürse mahkeme, bu Kanunla tanınmış olan hakları ihlal veya tehdide
maruz kalanların veya şikayete salahiyetli olanların talebi üzerine, davanın
açılmasından önce veya sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya
yapılmamasını, işin yapıldığı yerin kapatılmasını veya açılmasını
emredebileceği gibi, bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale
yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu
ile geçici olarak zaptına karar verebilir. Kararda emre muhalefetin İcra ve
İflas Kanununun 343 üncü maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı tasrih
edilir.


            
(Değişik ikinci fıkra: 3/3/2004-5101/22 md.)Haklara tecavüz oluşturulması
ihtimali halinde yaptırım gerektiren nüshaların ithalat veya ihracatı
sırasında, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57 nci maddesi ile 4926 sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.


            
Bu nüshalara gümrük idareleri tarafından el konulmasına ilişkin işlemler Gümrük
Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre yürütülür.


Madde 79 – (5/12/1951 tarihli ve
5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Bu Kanun hükümlerine göre imali
veya yayımı cezayi mucip olan çoğaltılmış nüshalarla bunları çoğaltmaya yarıyan
kalıp ve buna benzer vasıtaların zabıt, müsadere ve imhasında Ceza Kanununun 36
ncı maddesi hükümleriyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 392, 393 ve 394 üncü
maddeleri uygulanır.


Madde 80 – fıkra on-
(3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bağlantılı hak sahiplerinin haklarını ihlâl edenler
hakkında;


            
a) Bir icra, fonogram veya yapımın izinsiz çoğaltılmış nüshalarının bu Kanunun
81 inci maddesinin yedinci fıkrasında sayılan yerlerde satışı ile ilgili
ihlâllerde üç aydan iki yıla kadar hapis veya beşmilyar liradan ellimilyar
liraya kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her
ikisine birden,


           
b) Bu madde ile belirlenen diğer hakların ihlâlinde iki yıldan dört yıla kadar
hapis veya ellimilyar liradan yüzellimilyar liraya kadar ağır para cezasına
veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden,


            
Hükmolunur.


Madde 81- (3/3/2004
tarihli ve 5101 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Musiki ve sinema eserlerinin
çoğaltılmış nüshaları ile süreli olmayan yayınlara bandrol yapıştırılması
zorunludur. Ayrıca, kolay kopyalanmaya müsait diğer eserlerin çoğaltılmış
nüshalarına da eser veya hak sahibinin talebi üzerine bandrol yapıştırılması
zorunludur. Bandroller, Bakanlıkça bastırılır ve satılır. Bakanlıkça belirlenen
satış fiyatı üzerinden meslek birlikleri aracılığı ile de bandrol satışı
yapılabilir.


Bandrol alınabilmesi için,
bandrol talebinde bulunanın yasal hak sahibi olduğunu beyan eden bir
taahhütnameyi doldurması zorunludur. Bakanlıkça tespit edilen diğer evrak ve
belgelerle birlikte başvuru yapılır. Bakanlık, bu başvuru üzerine başka bir
işleme gerek kalmaksızın on iş günü içinde bandrol vermek mecburiyetindedir.
Beyana müstenit yapılan bu işlemlerden Bakanlık sorumlu tutulamaz.





368-23


 


Bandrol yapıştırılması
zorunlu nüshaların tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin materyalleri
üreten ve/veya bu materyallerin dolum ve çoğaltımını yapan yerler, bu maddede
belirtilen taahhütnamenin bir kopyasını almak, saklamak ve istendiğinde yetkili
makamlara ibraz etmekle yükümlüdür.


            
Bakanlık ile mülkî idare amirleri bandrollenmesi zorunlu olan nüshaların ve
süreli olmayan yayınların, bandrollü olup olmadıklarını her zaman
denetleyebilir. Gerekli görüldüğünde, mülkî idare amirleri re'sen veya
Bakanlığın talebi ile bu denetimi gerçekleştirmek üzere illerde denetim
komisyonu oluşturabilir. İhtiyaç halinde; bu komisyonlarda Bakanlık ve ilgili
alan meslek birlikleri temsilcileri de görev alabilirler. Bu maddede belirtilen
ihlâllerde, genel kolluk ve zabıta; re'sen ve/veya hak sahipleri, komisyon,
meslek birlikleri, Bakanlık veya ilgili diğer kanunlarla kendisine yetki ve
görev verilmiş olanların ihbarı üzerine harekete geçerek, usulsüz ve izinsiz
olarak çoğaltılmış ve yayılmış nüsha ve yayınlar ile bunları çoğaltmaya yarayan
her türlü aracı ve diğer delilleri toplayarak, taşınmaz olanlarını emanet
altına aldıktan sonra, toplanan delilleri Cumhuriyet savcısına suç duyurusu ile
birlikte sevk eder.


         
Cumhuriyet savcısı üç gün içinde yetkili
mahkemeden usulsüz çoğaltılmış nüsha veya yayınlara el konulmasını, imhasını,
bu konuda kullanılan teknik araçların mühürlenmesini ve satışını ve usulsüz
çoğaltımın gerçekleştirildiği yerin kapatılmasını talep eder.


            
Nüsha ve yayınların el konulduğu tarihten itibaren onbeş gün içerisinde, eser
veya hak sahipleri tarafından yetkili mahkemeye herhangi bir şikâyet veya
başvuruda bulunulmaz ise, Cumhuriyet savcısının talebi üzerine yetkili mahkeme,
davaya esas olacak sayıda nüshanın muhafaza edilerek, diğerlerinin imhasına
veya bunların hammadde olarak yeniden kullanımlarına dair imkânların olması
halinde, mevcut halleriyle veya bir daha kullanılmayacak derecede vasıfları
bozulmak suretiyle, hammadde olarak satışına karar verir. Belirtilen süre
içinde eser veya hak sahipleri tarafından bir şikâyet veya başvuru yapılması
halinde bu Kanunun 68 inci madde hükümleri uygulanır.


            
Bu Kanun kapsamında korunan, yasal olarak çoğaltılmış, bandrollü nüshaların da
yol, meydan, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde satışı
yasaktır. Bu nüshalara da genel kolluk veya zabıta gördüğü yerde el koymak ve
topladığı nüsha ve yayınları yetkili mercilere göndermek zorundadır. Bu şekilde
toplanan nüsha ve yayınların, satış veya diğer yollarla değerlendirilme şekli
ilgili alan meslek birliklerinin de görüşlerini almak suretiyle Bakanlıkça
belirlenir.


            
Bu maddede belirtilen hususların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık
tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.


            
Bu madde hükümlerine aykırı olarak kasten,


            
1. Bu Kanuna göre bandrol alınması gereken eser, icra ve yapımların tespit
edildiği kaset, CD, VCD ve DVD gibi taşıyıcı materyaller ile süreli olmayan
yayınları;


            
a) Bu maddenin yedinci fıkrasında sayılan yerlerde, bandrol almaksızın satanlar
hakkında, üç aydan iki yıla kadar hapis veya beşmilyar liradan ellimilyar
liraya kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her
ikisine birden,


            
b) Bandrol almaksızın çoğaltan ve yayan veya eser sahibinin ve bağlantılı hak
sahibinin haklarını ihlâl edecek şekilde bedelsiz yayan, bu Kanuna ve ilgili
mevzuata uygun alınmış bandrolleri mevzuatta belirlenen şekilde yapıştırmadan
bedelli ve bedelsiz yayan kişiler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis
veya ellimilyar liradan yüzellimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya
zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden,





368-24


 


            
2. Bu Kanun ve ilgili mevzuata göre bandrol alma hakkı olmadığı halde, sahte
evrak veya dokümanlarla veya herhangi bir biçimde Bakanlık veya yetkilendirdiği
kuruluşları yanıltarak bandrol alan, münhasıran bandrol alınması gereken eser,
icra ve yapımların tespit edildiği kaset, CD, VCD ve DVD gibi taşıyıcı
materyaller ile süreli olmayan yayınlar için verilen bandrolleri amacı dışında
kullanan kişiler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis veya yirmimilyar
liradan ikiyüzmilyar liraya kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı
dikkate alınarak her ikisine birden,


            
3. Sahte bandrol imal eden, kullanan ve/veya sahte bandrolden her ne şekilde
olursa olsun ticarî menfaat sağlayan kişiler hakkında, üç yıldan altı yıla
kadar hapis veya ellimilyar liradan ikiyüzellimilyar liraya kadar ağır para
cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden,


            
Hükmolunur.


            
Yukarıdaki fıkrada sayılan ve yaptırım gerektiren fiillerden birini kasten
işleyenler hakkında; 3005 sayılı Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu, 1 inci
maddesinin (A) bendindeki mahal ve 4 üncü maddesindeki yazılı zaman kaydına
bakılmaksızın uygulanır ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 344
üncü maddesinin (8) numaralı bendindeki şart aranmaksızın kamu davası açılır.


Madde 85 fıkra üç ve dört- (5/12/1951 tarihli ve 5846
sayılı Kanunun hükmüdür.) Yukardaki hükümlere aykırı hareket edenler
hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ve Ceza Kanununun 197 ve 199 uncu
maddeleri hükümleri uygulanır.


Birinci ve ikinci fıkra
hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hallerde de Medeni Kanunun 24 üncü maddesi
hükmü mahfuzdur.


Madde 86 – fıkra üç ve dört-
(5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.) Birinci fıkra hükmüne aykırı
hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ile Türk Ceza
Kanununun 197 ve 199 uncu maddeleri hükümleri uygulanır.


            
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hallerde de Medeni
Kanunun 24 üncü maddesinin hükmü mahfuzdur.


Ek Madde 4-fıkra dört-
(3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunun hükmüdür.) Birinci fıkrada bahsi geçen fiilleri kasten ve yetkisiz
olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi
içerik sağlayıcılar hakkında bu Kanunun 72 nci maddesinin (2) numaralı bendi
hükümleri uygulanır.


Ek Madde 10- (3/3/2004 tarihli
ve 5101 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Aşağıda belirtilen hallerde
idarî para cezası uygulanır:


1. Bu Kanun kapsamında
korunan, yasal olarak çoğaltılmış, bandrollü nüshaların yol, meydan, pazar,
kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde satışını yapanlar hakkında üçmilyar
lira.


            
2. 44 üncü madde gereğince alınması zorunlu sertifikaları almaksızın faaliyet
gösteren, 81 inci maddede belirtilen taahhütnamenin bir kopyasını almaksızın,
bandrol alınması zorunlu fikir ve sanat eserlerini çoğaltan kişiler hakkında
küçük işletmeler için onmilyar lira, orta büyüklükteki işletmeler için
otuzmilyar lira, büyük işletmeler için yüzmilyar lira.





368-25


 


             3. Ek
5 inci madde hükümlerine aykırı olarak derlenmesi gereken eserleri süresi
içinde vermeyen kişiler hakkında beşmilyar lira.


             Bu maddede öngörülen para cezaları
gerekçesi belirtilmek suretiyle mülkî idare amirlerince verilir.


             Para cezasının, tutanağın tebliği
tarihinden itibaren on gün içinde ödenmesi gerekir. On gün içinde ödenmeyen
cezalar iki katına çıkar ve ödeme süresi on gün daha uzar, bu süre içinde de
ödenmeyen cezalar üç katına çıkar. Cezanın ödenmiş olması, yükümlülükleri
ortadan kaldırmaz. Bu maddeye göre verilen para cezaları 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsil edilir.


             Para cezaları ilgililere usulüne göre
tebliğ edilir. Bu para cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün
içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine işlemler
durmaz. Mahkemenin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir. İtiraz, zorunlu
görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak ve kısa sürede
sonuçlandırılır.


8 – 22/2/2012 tarihli ve
6279 sayılı Kanunla değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmış olan hükümlerin
metinleri. (Madde numaraları: Ek Madde 5, Ek Madde 10.)


             Ek
Madde 5 – (21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu Kanun kapsamında korunan
çoğaltılmış fikir ve sanat eserleri kültür mirasının korunması ve devam
ettirilmesi amacıyla Kültür Bakanlığı tarafından derlenir.


             Fikir
ve sanat eserlerini çoğaltan eser veya hak sahibi gerçek veya tüzel kişilerin,
çoğaltılan eser nüshalarından çoğaltımından itibaren bir ay içinde en az beş
nüshayı derlenmek üzere vermeleri zorunludur.


Derlenecek
eserler, bu eserleri verecekler ve sorumlulukları, derleme işlemlerini
yürütecek birimler, derlenecek nüshaların sayısı, verileceği kuruluşlar,
derlemeyle ilgili diğer işlemlere ilişkin usul ve esaslar Kültür Bakanlığı
tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.


             (Mülga
dördüncü fıkra: 3/3/2004-5101/28 md.)


             (Mülga
beşinci fıkra: 3/3/2004-5101/28 md.)


             (Mülga
altıncı fıkra: 3/3/2004-5101/28 md.)


             (Mülga
yedinci fıkra: 3/3/2004-5101/28 md.)


             Ek Madde 10- bent - 2
(23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun hükmüdür.) 2. Ek 5 inci madde hükümlerine aykırı
olarak derlenmesi gereken eserleri süresi içinde vermeyen kişi Kültür ve Turizm
Bakanlığının telif haklarının korunmasıyla ilgili biriminin amiri tarafından
bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır.



9 – 10/9/2014 tarihli ve
6552 sayılı Kanunla değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmış olan hükümlerin
metinleri. (Madde numarası: 47.)


            
8. Kamuya maletme:


            
Madde 47 – (5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Bir kararname ile memleket kültürü için
önemi haiz görülen bir eser üzerindeki mali haklardan faydalanma salahiyeti,
hak sahiplerine münasip bir bedel ödenmesi suretiyle koruma süresinin
bitiminden önce kamuya maledilebilir.





368-26


 


            
(Değişik: 21/2/2001 -4630/24 md.) Bu hususta karar verilebilmesi için
eserin Türkiye'de veya Türkiye dışında Türk vatandaşları tarafından vücuda
getirilmiş olması ve aynı zamanda yayımlanmış eser nüshalarının iki yıldan beri
tükenmiş bulunması ve hak sahibinin uygun bir süre içinde eserin yeni bir
baskısını yapmayacağının tespit edilmesi gerekir.


            
Bu kararnamede:


            
1. Eser ve sahibinin adı;


            
2. Müktesep hakları ihlal edilen kimselere ödenecek bedel;


            
3. Mali hakları kullanacak makam veya müessese;


            
4. Verilen bedelin itfasından sonra elde edilecek safi karın hangi kültürel
gayelere tahsis edileceği;


            
yazılır.


10 – Anayasa Mahkemesi’nin
14/5/2015 tarihli ve E.: 2014/177, K.: 2015/49 sayılı Kararı ile yürürlükten
kaldırılmış olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 47.)


             Madde 47 –
birinci paragraf- birinci cümle- (10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun
hükmüdür.) Bakanlar
Kurulu kararı ile memleket kültürü için önemi haiz görülen eserler üzerindeki haklar,
hak sahiplerinin münasip bir bedel talep etme hakları saklı kalmak kaydıyla,
eser sahibinin ölümünden sonra, koruma süresinin bitiminden önce, kamuya mal
edilebilir.


11 – 22/12/2016
tarihli ve 6769 sayılı Kanunla değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmış olan
hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 76.)


             Madde
76 –birinci fıkra- (23/1/2008  tarihli ve 5728 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu Kanunun
düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktarına ve
Kanunda gösterilen cezaya bakılmaksızın, görevli mahkeme Adalet Bakanlığı
tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleridir. İhtisas mahkemeleri kurulup
yargılama faaliyetlerine başlayıncaya kadar, asliye hukuk ve asliye ceza
mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği ve bu
mahkemelerin yargı çevreleri Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.


 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?