5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu

KanunNo: 5846

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

2393








 


FİKİR VE
SANAT ESERLERİ
KANUNU[1]


 


Kanun Numarası                  : 5846


Kabul Tarihi                         : 5/12/1951


Yayımlandığı Resmî Gazete: Tarih: 13/12/1951   Sayı: 7981


Yayımlandığı Düstur           : Tertip: 3   Cilt: 33   Sayfa: 49


                                              


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Fikir ve Sanat Eserleri


 


Amaç[2]


Madde 1 – (Değişik: 21/2/2001 -4630/1 md.)


Bu
Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu
eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini
yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren
yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve
mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını
düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları
tespit etmektir.


 


Kapsam


Madde 1/A – (Ek: 21/2/2001 - 4630/2 md.)


Bu
Kanun, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri
icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan
fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve
radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını,
bu haklara ilişkin tasarruf esas ve usullerini, yargı yollarını ve yaptırımları
ile Kültür Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluğunu kapsamaktadır.


 


Tanımlar


Madde 1/B – (Ek: 21/2/2001 -4630/2 md.)


Bu
Kanunda geçen tanımlardan;


a)
Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel
sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat
mahsullerini,


b)
Eser sahibi: Eseri meydana getiren (…)[3]
kişiyi,


c)
İşlenme eser: Diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere
nispetle müstakil olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat
mahsullerini,


d)
Derleme eser: Özgün eser üzerindeki haklar saklı kalmak kaydıyla,
ansiklopediler ve antolojiler gibi muhtevası seçme ve düzenlemelerden oluşan ve
bir düşünce yaratıcılığı sonucu olan eseri,


e)
Tespit: Seslerin veya ses temsillerinin veya ses ve görüntülerin
anlaşılabilecek, çoğaltılabilecek veya iletilebilecek şekilde bir araca
kaydedilmesi işlemini,


f)
Fonogram: Sinema eseri gibi görsel-işitsel eserler içindeki ses tespitleri
hariç olmak üzere, bir icrada yer alan seslerin veya diğer seslerin veya ses
temsillerinin tespit edildiği ses taşıyıcısı fiziki ortamı,


g)
Bilgisayar programı: Bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev
yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve
bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmalarını,


h)
Arayüz: Bilgisayarın donanım ve yazılım unsurları arasında karşılıklı etkilenme
ve bağlantıyı oluşturan program bölümlerini,


ı)
Araişlerlik: Bilgisayar program bölümlerinin fonksiyonel olarak birlikte
çalışması ve karşılıklı etkilenmesi ve alışverişi yapılan bilginin karşılıklı
kullanım yeteneğini,


j)
Bağlantılı haklar: Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek
kaydıyla komşu hak sahipleri ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film
yapımcılarının sahip oldukları hakları,


k)
Komşu haklar: Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla
ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan,
anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra
ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile
radyo-televizyon kuruluşlarının sahip oldukları hakları,


l)
(Ek: 3/3/2004-5101/9 md.) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını,


İfade
eder.


 


B) Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri:


I – İlim ve edebiyat eserleri:


Madde 2 – İlim
ve edebiyat eserleri şunlardır:


1.
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile
ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları
ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık
tasarımları,


2.
(Değişik: 1/11/1983 - 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi
eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri


3.
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik
ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler,
krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık
ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne
tasarım ve projeleri.


(Ek: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak
üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce
ve ilkeler eser sayılmazlar.


 


II – Musiki eserleri:


Madde 3 – Musiki
eserleri, her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir.


 


III – Güzel sanat eserleri:


Madde 4 – (Değişik: 7/6/1995 - 4110/2 md.)


Güzel
sanat eserleri, estetik değere sahip olan;


1.
Yağlı ve suluboya tablolar; her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler,
güzel yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden,
taş, ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler, kaligrafi,
serigrafi,


2.
Heykeller, kabartmalar ve oymalar,


3.
Mimarlık eserleri,


4.
El işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile
tekstil, moda tasarımları,


5.
Fotoğrafik eserler ve slaytlar,


6.
Grafik eserler,


7.
Karikatür eserleri,


8.
Her türlü tiplemelerdir.


Krokiler,
resimler, maketler, tasarımlar ve benzeri eserlerin endüstriyel model ve resim
olarak kullanılması, düşünce ve sanat eserleri olmak sıfatlarını etkilemez.


 


IV – Sinema eserleri:


Madde 5 – (Değişik: 21/2/2001 - 4630/3 md.)


Sinema
eserleri, her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük
olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği
materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla
gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler
dizisidir.


 


İşlenmeler ve Derlemeler[4][5]


Madde 6 – Diğer
bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilipte bu esere nispetle müstakil
olmıyan ve aşağıda başlıcaları yazılı fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir:


1.
Tercümeler;


2.
Roman, hikaye, şiir ve tiyatro piyesi gibi eserlerden birinin bu sayılan
nevilerden bir başkasına çevrilmesi;


3.
Musiki, güzel sanatlar, ilim ve edebiyat eserlerinin filim haline sokulması
veya filime alınmaya ve radyo ve televizyon ile yayıma müsait bir şekle
sokulması;


4.
Musiki aranjman ve tertipleri;


5.
Güzel sanat eserlerinin bir şekilden diğer şekillere sokulması;


6.
Bir eser sahibinin bütün veya aynı cinsten olan eserlerinin külliyat haline
konulması;


7.
Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde seçme ve toplama eserler
tertibi;


8.
Henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi araştırma ve çalışma neticesinde
yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi (İlmi bir araştırma ve çalışma mahsulü
olmayan alelade transkripsiyonlarla faksimileler bundan müstesnadır.);


9.
Başkasına ait bir eserin izah veya şerhi yahut kısaltılması.


10.
(Ek: 7/6/1995 - 4110/3 md.) Bir bilgisayar programının uyarlanması,
düzenlenmesi veya herhangi bir değişim yapılması;


11.
(Ek: 7/6/1995 - 4110/3 md.) Belli bir maksada göre ve hususi bir plan
dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve
bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanları (Ancak, burada
sağlanan koruma, veri tabanı içinde bulunan veri ve materyalin korunması için
genişletilemez)


İstifade
edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve İşliyenin
hususiyetini taşıyan işlenmeler, bu kanuna göre eser sayılır.


 


Ç) Alenileşmiş ve yayımlanmış eserler:


Madde 7 – Hak
sahibinin rızasiyle umuma arzedilen bir eser alenileşmiş sayılır.


Bir
eserin aslından çoğaltma ile elde edilen nüshaları hak sahibinin rızasiyle
satışa çıkarılma veya dağıtılma yahut diğer bir şekilde ticaret mevkiine
konulma suretiyle umuma arzedilirse o eser yayımlanmış sayılır.


5680
sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmü mahfuzdur.


 


İKİNCİ BÖLÜM


Eser Sahibi


 


A) Tarif:


I – Genel olarak:


Madde 8 – (Değişik: 21/2/2001 - 4630/5 md.)


Bir
eserin sahibi, onu meydana getirendir.


Bir
işlenmenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak
şartıyla onu işleyendir.


Sinema
eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı,
eserin birlikte sahibidirler. Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema
eserlerinde, animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır.


 


II – Eser sahiplerinin birden fazla oluşu:


Madde 9 – Birden
fazla kimselerin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara ayrılması
mümkünse, bunlardan her biri vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır.


Aksi
kararlaştırılmış olmadıkça, eseri birlikte vücuda getirenlerden her biri bütün
eserin değiştirilmesi veya yayımlanması için diğerlerinin iştirakini
istiyebilir. Diğer taraf muhik bir sebep olmaksızın iştirak etmezse, mahkemece
müsaade verilebilir. Aynı hüküm mali hakların kullanılmasında da uygulanır.


 


III – Eser sahipleri arasındaki birlik:


Madde 10 – Birden
fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil
ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir.


Birliğe
adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte
yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade
mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine
tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir.


Bir
eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait
yardımlar, iştirake esas teşkil etmez.


(Ek: 21/2/2001 - 4630/6 md.) Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser,
ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya
eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi
öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir
araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Sinema eseri ile
ilgili haklar saklıdır.


 


B) Eser sahipliği hakkında karineler:


I – Sahibinin adı belirtilen eserlerde:


Madde 11 – Yayımlanmış
eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak
adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit
oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.


(Değişik: 7/6/1995 - 4110/5 md.) Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen
konferans ve temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o
eserin sahibi sayılır, meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir
kimse eser sahibi sayılsın.


 


II – Sahibinin adı belirtilmiyen eserlerde:


Madde 12 – Yayımlanmış
olan bir eserin sahibi 11 inci maddeye göre belli olmadıkça, yayımlıyan ve o da
belli değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına
kullanabilir.


Bu
salahiyetler, 11 inci maddenin 2 nci fıkrasındaki karine ile eser sahibinin
belli olmadığı hallerde konferansı verene veya temsili icra ettirene aittir.


Bu
maddeye göre salahiyetli kimselerle asıl hak sahipleri arasındaki
münasebetlere, aksi kararlaştırılmamışsa, adi vekalet hükümleri uygulanır.


 


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Fikri Haklar


 


A)  Eser sahibinin hakları:


I – Genel olarak:


Madde 13 – Fikir
ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri bu kanun
dairesinde himaye görür.


Eser
sahibine tanınan hak ve salahiyetler eserin bütününe ve parçalarına şamildir.


(Değişik son fıkra: 3/3/2004-5101/10 md.) Filmlerin ilk tespitini
gerçekleştiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini gerçekleştiren
fonogram yapımcıları, hak ihdas etmek amacı taşımaksızın, sahip oldukları
hakların ihlâl edilmemesi, hak sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı
sağlanması ve malî haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin takip edilmesi
maksadıyla, sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlarının kayıt ve tescilini
yaptırırlar. Aynı maksatla, eser sahiplerinin talebi üzerine, bu Kanun
kapsamında korunan tüm eserlerin kayıt ve tescili yapılabilir, malî haklara
ilişkin yararlanma yetkileri de kayıt altına alınabilir. Beyana müstenit
yapılan bu işlemlerden Bakanlık sorumlu tutulamaz. Ancak, kayıt ve tescil
işlemlerine esas teşkil edecek işlemlerde, mevcut olmadığını bildiği veya
bilmesi icap ettiği veya kendisine ait olmayan malî ve manevî haklara ilişkin
yanlış beyanda bulunanlar, bu Kanunda öngörülen hukukî ve cezaî müeyyidelere
tâbidirler. Bu Kanun kapsamında yapılan tüm kayıt ve tescil işlemlerine ilişkin
ücretler Bakanlık tarafından belirlenir. Kayıt ve tescilin usul ve esasları,
ücretlerinin belirlenmesi ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir
yönetmelikle belirlenir.


 


II – Manevi haklar:


1. Umuma arz salahiyeti:


Madde 14 – Bir
eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını munhasıran
eser sahibi tayin eder.


Bütünü
veya esaslı bir kısmı alenileşmemiş olan, yahut ana hatları her hangi bir
suretle henüz umuma tanıtılmıyan bir eserin muhtevası hakkında ancak o eserin
sahibi malumat verebilir.


(Değişik: 21/2/2001 - 4630/8 md.) Eserin umuma arzedilmesi veya yayımlanma tarzı, sahibinin
şeref ve itibarını zedeleyecek mahiyette ise eser sahibi, başkasına yazılı izin
vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş şeklinin umuma
tanıtılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Menetme yetkisinden sözleşme ile
vazgeçmek hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat hakkı saklıdır.


 


2. Adın belirtilmesi salahiyeti:


Madde 15 – Eseri,
sahibinin adı veya müstear adı ile yahut adsız olarak, umuma arzetme veya
yayımlama hususunda karar vermek salahiyeti munhasıran eser sahibine aittir.


Bir
güzel sanat eserinden çoğaltma ile elde edilen kopyelerle bir işlenmenin aslı
veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alametinin,
kararlaştırılan veya adet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen eserin
bir kopye veya işlenme olduğunun açıkça gösterilmesi şarttır.


Bir
eserin kimin tarafından vücuda getirildiği ihtilaflı ise, yahut her hangi bir
kimse eserin sahibi olduğunu iddia etmekte ise, hakiki sahibi, hakkının
tesbitini mahkemeden istiyebilir.


(Ek: 7/6/1995 - 4110/6 md.) Eser niteliğindeki mimari yapılarda, yazılı istem üzerine
eserin görülen bir yerine eser sahibinin uygun göreceği malzeme ile
silinmeyecek biçimde eser sahibinin adı yazılır.


 


3. Eserde değişiklik yapılmasını menetmek:


Madde 16 – Eser
sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar,
ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz.


Kanunun
veya eser sahibinin müsaadesiyle bir eseri işliyen, umuma arzeden, çoğaltan,
yayımlıyan, temsil eden veya başka bir suretle yayan kimse; işleme, çoğaltma,
temsil veya yayım tekniği icabı zaruri görülen değiştirmeleri eser sahibinin
hususi bir izni olmaksızın da yapabilir.


(Değişik: 21/2/2001 - 4630/9 md.) Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş
olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini
bozan her türlü değiştirilmeleri menedebilir. Menetme yetkisinden bu hususta
sözleşme yapılmış olsa bile vazgeçmek hükümsüzdür.


 


4. Eser sahibinin zilyed ve malike karşı hakları:


Madde 17 – (Değişik birinci fıkra: 21/2/2001 - 4630/10 md.) Eser sahibi, gerekli durumlarda,
aslın maliki ve zilyedinden, koruma şartlarını yerine getirmek kaydıyla, 4 üncü
maddenin 1 inci ve 2 nci bentlerinde sayılan güzel sanat eserlerinin ve 2 nci
maddenin 1 inci bendinde ve 3 üncü maddede sayılıp da yazarlarla bestecilerin
el yazısıyla yazılmış eserlerinin asıllarından geçici bir süre için
yararlanmayı talep etme hakkına sahiptir. Eser sahibinin bu hakkı, bu eserlerin
ticaretini yapanlar tarafından eseri satın alan veya elde eden kişilere
müzayede ve satış kataloğu veya ilgili belgeler ile açıklanır.


(Değişik: 7/6/1995 - 4110/7 md.) Aslın maliki, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme
şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir. Ancak eseri bozamaz ve yok
edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez.


(Ek: 7/6/1995 - 4110/7 md.) Eserin tek ve özgün olması durumunda eser sahibi, kendisine
ait tüm dönemleri kapsayan çalışma ve sergilerde kullanmak amacıyla, koruma
şartlarını yerine getirerek iade edilmek üzere eseri isteyebilir.


 


III. Hakların kullanılması:[6]


a) Genel olarak:


Madde 18 – (Değişik: 21/2/2001 - 4630/11 md.)


Mali
hakları kullanma yetkisi münhasıran eser sahibine aittir.


Aralarındaki
özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve
işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar
bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları
hakkında da bu kural uygulanır.


Bir
eserin yapımcısı veya yayımcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye
göre mali hakları kullanabilir.


 


b) Hakları kullanabilecek kimseler:


Madde 19 – Eser
sahibi 14 ve 15 inci maddelerin birinci fıkralariyle kendisine tanınan
salahiyetlerin kullanılış tarzlarını tesbit etmemişse yahut bu hususu her hangi
bir kimseye bırakmamışsa bu salahiyetlerin ölümünden sonra kullanılması,
vasiyeti tenfiz memuruna; bu tayin edilmemişse sırasiyle sağ kalan eşi ile
çocuklarına ve mansup mirasçılarına, ana - babasına, kardeşlerine aittir.


(Değişik: 21/2/2001-4630/12 md.) Eser sahibinin ölümünden sonra yukarıdaki fıkrada sayılan
kimseler eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan
hakları eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl kendi namlarına
kullanabilirler.


Eser
sahibi veya birinci ve ikinci fıkralara göre salahiyetli olanlar,
salahiyetlerini kullanmazlarsa; eser sahibinden veya halefinden mali bir hak
iktisap eden kimse meşru bir menfaati bulunduğunu ispat şartiyle, eser sahibine
14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları kendi namına
kullanabilir.


Salahiyetli
kimseler birden fazla olup müdahale hususunda birleşemezlerse; mahkeme, eser
sahibinin muhtemel arzusuna en uygun bir şekilde basit yargılama usulü ile
ihtilafı halleder.


(Değişik: 1/11/1983 - 2936/2 md.) 18 inci madde ile yukarıdaki fıkralarda sayılan salahiyetli
kimselerden hiçbiri bulunmaz veya bulunup da salahiyetlerini kullanmazlarsa
yahut ikinci fıkrada belirlenen süreler bitmişse, eser memleketin kültürü
bakımından önemli görüldüğü takdirde, Kültür ve Turizm Bakanlığı 14, 15, 16 ncı
maddelerin üçüncü fıkralarında eser sahibine tanınan hakları kendi namına
kullanabilir.


 


IV - Mali haklar:[7]


1. Genel olarak:


Madde 20 – (Değişik: 1/11/1983 - 2936/3 md.)


Henüz
alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkı
münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser sahibine
münhasıran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunda mali hak olarak
gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan
birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez.


(Mülga ikinci fıkra: 3/3/2004-5101/28 md.)


(Mülga üçüncü fıkra: 3/3/2004-5101/28 md.)


Bir
işlenmenin sahibi, kendisine bu sıfatla tanınan mali hakları, işleme hususunun
serbest olduğu haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette
kullanabilir.


 


2. Çeşitleri:


a) İşleme hakkı:


Madde 21 – Bir
eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine
aittir.


 


b) Çoğaltma hakkı:


Madde 22 – (Değişik: 7/6/1995 - 4110/8 md.)


(Değişik: 21/2/2001 - 4630/13 md.) Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil
veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli
olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.


Eserlerin
aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü
nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü
araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine
ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural,
kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir.


Çoğaltma
hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde,
programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması
fiillerini de kapsar.


 


c) Yayma hakkı:


Madde 23 – (Değişik: 21/2/2001 -4630/14 md.)


Bir
eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, kiralamak, ödünç vermek, satışa
çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı münhasıran eser sahibine aittir.


Eser
sahibinin izniyle yurt dışında çoğaltılmış nüshaların yurt içine getirilmesi ve
bunlardan yayma yoluyla faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Yurt
dışında çoğaltılmış nüshalar her ne surette olursa olsun eser sahibinin ve/veya
eser sahibinin iznini haiz yayma hakkı sahibinin izni olmaksızın ithal
edilemez. Kiralama ve kamuya ödünç verme yetkisi eser sahibinde kalmak
kaydıyla, belirli nüshaların hak sahibinin yayma hakkını kullanması sonucu
mülkiyeti devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı veya dağıtımı
yapıldıktan sonra bunların yeniden satışı eser sahibine tanınan yayma hakkını
ihlal etmez.


Bir
eserin veya çoğaltılmış nüshalarının kiralanması veya ödünç verilmesi şeklinde
yayımı, eser sahibinin çoğaltma hakkına zarar verecek şekilde, eserin yaygın
kopyalanmasına yol açamaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
Kültür Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.


 


ç) Temsil hakkı:


Madde 24 – Bir
eserden, (...)[8]
doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarıyan aletlerle umumi
mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle
faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir.


Temsilin
umuma arzedilmek üzere vukubulduğu mahalden başka bir yere herhangi bir teknik
vasıta ile nakli de eser sahibine aittir.


(Ek: 1/11/1983 - 2936/4 md.) Temsil hakkı; eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması
halinde, yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin
yazılı izni olmadan, diğer gerçek ve tüzelkişilerce kullanılamaz. Ancak, 33
üncü ve 43 üncü maddelerdeki hükümler saklıdır.


 


d) İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim
hakkı:[9]


Madde 25 – (Değişik: 21/2/2001 - 4630/15 md.)


Bir
eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo
gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim
de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla
yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak
başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma
iletilmesi hakkı munhasıran eser sahibine aittir.


Eser
sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz
araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve
gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle
umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahiptir.


Bu
madde ile düzenlenen umuma iletim yoluyla eserlerin dağıtım ve sunumu eser
sahibinin yayma hakkını ihlal etmez.


 


3. Süreler:


a) Genel olarak:


Madde 26 – Eser
sahibine tanınan mali haklar zamanla mukayyettir. 46 ve 47 nci maddelerdeki
haller dışında koruma süresinin bitiminden sonra herkes, eser sahibine tanınan
mali haklardan faydalanabilir.


Bir
eserin aslı veya işlenmeleri için tanınan koruma süreleri birbirine tabi
değildir.


Bu
hüküm 9 uncu maddenin birinci fıkrasındaki eserler hakkında da uygulanır.
Koruma süresi, eserin alenileşmesinden önce cereyana başlamaz.


Forma
veya fasikül halinde yayımlanan eserlerde son forma veya fasikülün yayımlandığı
tarih, eserin aleniyeti tarihi sayılır. Fasıla ile yayımlanan mütaaddit
ciltlerden müteşekkil eserlerin her bir cildi ile bülten, risale, mevkute ve
yıllıklar gibi eserlerde aleniyet tarihi bunlardan her birinin yayımlanma
tarihidir.


Aleniyet
tarihinden başlıyan süreler eserin ilk defa alenileştiği veya dördüncü fıkraya
göre alenileşmiş sayıldığı yıldan sonraki senenin ilk gününden itibaren hesap olunur.


Eser
sahibinin ölümünden itibaren başlıyan sürelerin hesabında, eser sahibinin
öldüğü seneyi takip eden yılın ilk günü başlangıç tarihi sayılır. 10 uncu
maddenin birinci fıkrasında zikredilen hallerde süre, eser sahiplerinden son
sağ kalanının ölüm tarihinden sonra başlar.


 


b) Sürelerin devamı:


Madde 27 – (Değişik: 7/6/1995 - 4110/10 md.)


Koruma
süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder
(Ek cümle: 21/2/2001 - 4630/16 md.) Bu süre, eser sahibinin birden fazla
olması durumunda, hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş
yıl geçmekle son bulur.


Sahibinin
ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70
yıldır.


12
nci maddenin birinci fıkrasındaki hallerde koruma süresi, eserin aleniyet
tarihinden sonra 70 yıldır; meğer ki eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce
adını açıklamış bulunsun,


İlk
eser sahibi tüzelkişi ise, koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70
yıldır.


 


Madde 28 – (Mülga: 21/2/2001-4630/36 md.)


 


Madde 29 – (Mülga: 21/2/2001 - 4630/36 md.)


 


B) Tahditler:


I – Amme intizamı mülahazasiyle:


Madde 30 – Eser
sahibine tanınan haklar, eserin ispatı maksadiyle mahkeme ve diğer resmi
makamlar huzurunda ve alelıtlak zabıta ve ceza işlerinde bir muameleye konu
teşkil etmek üzere kullanılmasına mani değildir.  Fotoğraflar, umumi emniyet
mülahazasiyle veya adli maksatlar için sahibinin rızası alınmaksızın, resmi
makamlar veya bunların emriyle başkaları tarafından her şekilde çoğaltılabilir
ve yayılabilir.


Eserin
her hangi bir suretle ticaret mevkiine konmasını, temsilini veya diğer
şekillerde kullanılmasını meneden yahut müsaade veya kontrole bağlı tutan kamu
hukuku hükümleri mahfuzdur.


 


II – Genel menfaat mülahazasiyle:


1. Mevzuat ve içtihatlar[10]


Madde 31 – Resmen
yayımlanan veya ilan olunan kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik,
tebliğ, genelge ve kazai kararların çoğaltılması, yayılması, işlenmesi veya her
hangi bir suretle bunlardan faydalanma serbesttir.


 


2. Nutuklar:


Madde 32 – Büyük
Millet Meclisinde ve diğer resmi meclis ve kongrelerde, mahkemelerde, umumi
toplantılarda söylenen söz ve nutukların, haber ve malümat verme maksadiyle
çoğaltılması, umumi mahallerde okunması veya radyo vasıtasiyle ve başka suretle
yayımı serbesttir.


Hadisenin
mahiyeti ve vaziyetin icabı gerektirmediği hallerde söz ve nutuk sahiplerinin
adı zikredilmiyebilir.


Bu
söz ve nutukları birinci fıkrada zikredilenden başka bir maksatla çoğaltmak
veya diğer bir suretle yaymak eser sahibine aittir.


 


3. Temsil serbestisi:


Madde 33 – (Değişik: 21/2/2001 - 4630/17 md.)


Yayımlanmış
bir eserin; tüm eğitim ve öğretim kurumlarında, yüzyüze eğitim ve öğretim
maksadıyla doğrudan veya dolaylı kâr amacı gütmeksizin temsili, eser sahibinin
ve eserin adının mutat şekilde açıklanması şartıyla serbesttir.


 


4. Eğitim ve öğretim için seçme ve toplama eserler:


Madde 34 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 - 4110/13 md.) Yayımlanmış musiki, ilim ve edebiyat
eserlerinden ve alenileşmiş güzel sanat eserlerinden, maksadın haklı
göstereceği bir nispet dahilinde iktibaslar yapılmak suretiyle, hal ve
vaziyetinden eğitim ve öğretim gayesine tahsis edildiği anlaşılan seçme ve
toplama eserler vücuda getirilmesi serbesttir. 2 nci maddenin üçüncü bendinde
ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının birinci ve beşinci bentlerinde gösterilen
neviden eserler, ancak seçme ve toplama eserin münderecatını aydınlatmak üzere
iktibas edilebilir. Ancak bu serbestlik,hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı
bir sebep olmadan zarar verir veya eserden normal yararlanma ile çelişir
şekilde kullanılamaz.


Münhasıran
okullara mahsus olarak hazırlanan ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onanan
(okul-radyo) yayımları için de birinci fıkra hükümleri uygulanır.


(Ek: 21/2/2001 - 4630/18 md.) Yayımlanmış musiki, ilim ve edebiyat eserlerinden ve
alenileşmiş güzel sanat eserlerinden, iktibaslar yapılmak suretiyle eğitim ve
öğretim gayesi dışında seçme ve toplama eserler vücuda getirilmesi ancak eser
sahibinin izniyle mümkündür.


Bütün
bu hallerde eser ve eser sahibinin adı mutat şekilde zikredilmek icap eder.


 


5. İktibas serbestisi:


Madde 35 – Bir
eserden aşağıdaki hallerde iktibas yapılması caizdir:


1.
Alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarının müstakil bir ilim ve edebiyat
eserine alınması;


2.
Yayımlanmış bir bestenin en çok tema, motif, pasaj ve fikir nevinden
parçalarının müstakil bir musiki eserine alınması;


3.
Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ve yayımlanmış diğer eserlerin, maksadın
haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve münderacatını aydınlatmak maksadiyle
bir ilim eserine konulması;


4.
Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ilmi konferans veya derslerde, konuyu
aydınlatmak için projeksiyon ve buna benzer vasıtalarla gösterilmesi.


İktibasın
belli olacak şekilde yapılması lazımdır. İlim eserlerinde, iktibas hususunda
kullanılan eserin ve eser sahibinin adından başka bu kısmın alındığı yer
belirtilir.


 


6. Gazete münderecatı:


Madde 36 – Basın Kanununun 15 inci maddesi hükmü
mahfuz kalmak üzere basın veya radyo tarafından umuma yayılmış bulunan günlük
havadisler ve haberler serbestçe iktibas olunabilir.


Gazete
veya dergilerde çıkan içtimai, siyasi veya iktisadi günlük meselelere mütaallik
makale ve fıkraların iktibas hakkı sarahaten mahfuz tutulmamışsa aynen veya
işlenmiş şekilde diğer gazete ve dergiler tarafından alınması ve radyo
vasıtasiyle veya diğer bir suretle yayılması serbesttir. İktibas hakkı mahfuz
tutulsa bile sözü geçen makale ve fıkraların kısaltılarak basın özetleri
şeklinde alınması, radyo vasıtasiyle veya diğer bir suretle yayılması caizdir.


Bütün
bu hallerde, iktibas edilen gazete, dergi ve ajansın ve eğer bunlar da başka
bir kaynaktan alınmışlarsa o kaynağın adı, tarih ve sayısından başka makale
sahiplerinin adı, müstear adı veya alameti zikredilmek icabeder.


 


7. Haber:[11]


Madde 37 – (Değişik: 21/2/2001 - 4630/19 md.)


Haber
mahiyetinde olmak ve bilgilendirme kapsamını aşmamak kaydıyla, günlük
hadiselere bağlı olarak fikir ve sanat eserlerinden bazı parçaların işaret, ses
ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalara alınması mümkündür. Bu şekilde
alınmış parçaların çoğaltılması, yayılması, temsil edilmesi veya radyo ve
televizyon gibi araçlarla yayınlanması serbesttir. Bu serbestlik, hak sahibinin
hukuki menfaatlerine zarar verecek şekilde veya eserden normal yararlanmaya
aykırı biçimde kullanılamaz.


 


III - Hususi menfaat mülahazasiyle:


1. Şahsan kullanma:


Madde 38 – (Değişik: 7/6/1995 - 4110/14 md.)


Bütün
fikir ve sanat eserlerinin, (...)[12]
kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak,
bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar
veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz.


(Mülga: 21/2/2001 - 4630/36 md.)


Sözleşmede
belirleyici hükümlerinin yokluğu durumunda, hata düzeltme de dahil, bilgisayar
programının düşünüldüğü amaca uygun kullanımı için gerekli olduğu durumda,
bilgisayar programının onu hukuki yollardan edinen kişi tarafından çoğaltılması
ve işlenmesi serbesttir.


Bilgisayar
programını yasal yollardan edinen kişinin programı yüklemesi, çalıştırması ve
hataları düzeltmesi sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar programının kullanımı
için gerekli olduğu sürece, bilgisayar programını kullanma hakkına sahip
kişinin bir adet yedekleme kopyası yapması sözleşme ile önlenemez.


Bilgisayar
programının kullanım hakkına sahip kişinin yapmaya hak kazandığı bilgisayar
programının yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi veya
depolanması fiillerini ifa ettiği sırada, bilgisayar programının herhangi bir
ögesi altında yatan düşünce ve ilkeleri belirlemek amacı ile, programın
işleyişini gözlemlemesi, tetkik etmesi ve sınaması serbesttir.


Bağımsız
yaratılmış bir bilgisayar programı ile diğer programların ara işlerliğini
gerçekleştirmek üzere gerekli bilgileri elde etmek için, bilgisayar programının
çoğaltılması ve işlenmesi anlamında kod'un çoğaltılmasının ve kod formunun
çevirisinin de zorunlu olduğu durumlarda, bu fiillerin ifası aşağıdaki şartların
karşılanması halinde serbesttir:


1. Bu fiillerin, ruhsat sahibi veya bir bilgisayar
programının kopyasını kullanma hakkı sahibi diğer bir kişi tarafından veya
onların adına bunu yapmaya yetkili kişi tarafından ifa edilmesi,


2.
Araişlerliği gerçekleştirmek için gerekli bilginin, (1) numaralı bentte
belirtilen kişilerin kullanımlarına sunulmaması,


3. Bu fiillerin, araişlerliği gerçekleştirmek için
gereken program parçaları ile sınırlı olması.


Yukarıdaki
fıkra hükümleri, onun uygulanması ile elde edilen bilgilerin;


1.
Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının araişlerliğini gerçekleştirmenin
dışında diğer amaçlar için kullanılmasına,


2.
Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının araişlerliği için gerekli olduğu
durumlar dışında başkalarına verilmesine,


3.
İfade ediliş bakımından esastan benzer bir bilgisayar programının
geliştirilmesi, üretilmesi veya pazarlanması veya fikri hakları ihlal eden
herhangi diğer bir fiil için kullanılmasına,


İzin
vermez.


Altıncı
ve Yedinci fıkra hükümleri, programdan normal yararlanma ile çelişir veya hak
sahibinin meşru yararlarına makul olmayan müdahale eder şekilde kullanılmasına
izin verecek tarzda yorumlanamaz.


 


2. Bestekarlara tanınan haklar:


Madde 39 – (Mülga: 21/2/2001 -4630/36 md.)


 


3. Kopye ve teşhir:


Madde 40 – Umumi
yollar, caddeler ve meydanlara, temelli kalmak üzere konulan güzel sanat
eserlerini; resim, grafik, fotoğraf ve saire ile çoğaltma, yayma, umumi
mahallerde projeksiyonla gösterme, radyo ve benzeri vasıtalarla yayımlama
caizdir. Bu salahiyet mimarlık eserlerinde yalnız dış şekle munhasırdır.


Üzerlerine,
sahibi tarafından sarahaten menedici bir kayıt konulmuş olmadıkça güzel sanat
eserleri, malikleri veya bunların muvafakatiyle başkaları tarafından umumi
mahallerde teşhir edilebilir.


Açık
artırma ile satılacak eserler umuma teşhir olunabilir. Umumi mahallerde teşhir
edilen veya açık artırmaya konulan bir eseri sergi veya artırmayı tertip eden
kimseler tarafından bu maksatlarla çıkarılacak kataloğ, kılavuz veya bunlara
benzer matbualar vasıtasiyle çoğaltma ve yayma caizdir.


Bu
hallerde, aksine yerleşmiş adet yoksa, eser sahibinin adının zikrinden
vazgeçilebilir.


 


4. Umuma açık mahallerde eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların
kullanılması ve/veya iletilmesine ilişkin esaslar:[13]


Madde 41- (Değişik: 3/3/2004-5101/11 md.)


Girişi
ücretli veya ücretsiz umuma açık mahaller; eser, icra, fonogram, yapım ve
yayınların kullanım ve/veya iletimine ilişkin 52 nci maddeye uygun sözleşme
yaparak hak sahiplerinden veya üyesi oldukları meslek birliklerinden izin alır
ve sözleşmelerde yazılı malî hak ödemelerini bu madde hükümlerine göre
yaparlar.


Eser,
icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanan ve/veya ileten umuma açık mahaller;
mahallin bulunduğu bölgenin özelliği, mahallin nitelik ve niceliği, fikrî
mülkiyete konu eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların mahalde sunulan ürün
veya hizmetin ayrılmaz bir parçası ve ürün veya hizmete katkısı olup olmadığı
ve benzeri hususlar dikkate alınmak suretiyle sınıflandırılır veya
sınıflandırma dışı bırakılır.


Faaliyet
gösterdikleri sektörlerde; eser sahipleri ve/veya bağlantılı hak sahipleri
meslek birlikleri, yapılan sınıflandırmaya bağlı olarak eser, icra, fonogram,
yapım ve yayınların kullanımından ve/veya iletiminden kaynaklanan ödemelere
ilişkin tarifeleri tespit ederler. Meslek birlikleri ile umuma açık mahaller
arasındaki sözleşmeler, bu tarife bedelleri veya taraflarca yapılabilecek
müzakereler sonucu belirlenecek bedeller üzerinden yapılır.


Tarifelere
ilişkin sözleşmelerde takvim yılı esas alınır ve bu tarifeler takvim yılı
başından itibaren geçerli olur.


Bu
madde hükümlerinin uygulanmasını teminen:


1.
Meslek birlikleri temsil ettikleri eser, icra, fonogram ve yapımlar ile
üyelerine ilişkin bilgileri, Bakanlığa bildirmek zorundadırlar. Bu bildirimler
her üç ayda bir güncellenir ve Bakanlıkça oluşturulan ortak bir veri tabanı
üzerinden ilgili taraflara açılır.


2.
Eser sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri veya bağlantılı hak
sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri veya aynı sektörlerde faaliyet
gösteren meslek birlikleri, biraraya gelerek protokole bağlamak suretiyle ortak
tarifeler belirleyebilirler. Ortak tarifeler protokole taraf meslek birlikleri
açısından bağlayıcıdır.


Meslek
birlikleri, tarifeler veya ortak tarifeleri her takvim yılının dokuzuncu ayında
kullanıcıları temsil eden ve kanunla kurulmuş kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları ile Bakanlığa bildirirler ve kamuoyuna duyururlar. Umuma açık
mahaller, müzakere ve sözleşme yapılmasına ilişkin verecekleri bağlayıcı
nitelikteki yetki belgeleri ile üye oldukları meslek kuruluşları aracılığıyla
da tarifeleri veya ortak tarifeleri müzakere edebilir ve sözleşme yapabilirler.
Ancak, tarifelerin götürü usulde tespit edilmesi halinde umuma açık mahaller
sadece meslek kuruluşları aracılığı ile müzakere edebilir ve sözleşme yapabilirler.


Onuncu
ayda umuma açık mahaller veya meslek kuruluşları ile meslek birlikleri arasında
tarifeler veya ortak tarifeler üzerinde uzlaşma sağlanamaması ve sözleşme
yapılamaması halinde, en geç bu ayın sonuna kadar, meslek birlikleri ve/veya
meslek kuruluşları tarafından bu tarifelerin Bakanlıkça oluşturulacak
uzlaştırma komisyonunda müzakere edilmesi talep edilebilir.


Uzlaştırma
komisyonu, taraflardan birinin talebi ve Bakanlığın uygun görmesi halinde,
tarifeleri müzakere etmek üzere, Bakanlık tarafından talep tarihinden itibaren
onbeş gün içinde oluşturulur. Komisyon Bakanlıktan bir, Rekabet Kurumundan iki
temsilci ve ilgili meslek birlikleri ile kullanıcıları temsil eden meslek
kuruluşlarının birer temsilcisinden oluşur. Bakanlık temsilcisi aynı zamanda
komisyon başkanıdır. Aynı usulle, komisyon üye sayısı kadar yedek üye seçilir.
Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlık ilgili birimi tarafından yürütülür.


Komisyon,
oluşturulduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde, raporunu hazırlayarak,
Bakanlığa ve taraflara bildirir. Umuma açık mahaller ve meslek birlikleri,
Komisyon raporunun açıklandığı tarihten itibaren onbeş gün içinde, meslek
birliklerinin açıklamış oldukları tarifeleri veya müzakereler neticesinde
mutabakata vardıkları tarifeleri sözleşmeye bağlayabilirler.


Meslek
birliklerince belirlenen tarife veya ortak tarifeler üzerinden sözleşmenin
yapılmaması halinde, taraflar yargı yoluna başvurabilirler. Yargılama
sürecinde, bir önceki yıl sözleşme yapmış olan mahaller, ilgili meslek
birlikleri aksini bildirmedikçe, dava konusu tarifenin 1/4'ünü dava
sonuçlanıncaya kadar her üç ayda bir meslek birlikleri adına açılmış banka
hesabına yatırmak suretiyle eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları
kullanabilir ve/veya iletebilirler. Bir önceki yıl sözleşme yapmamış umuma açık
mahaller ile ilk defa sözleşme yapacak umuma açık mahallerin bu fıkrada
öngörüldüğü şekilde eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanabilmeleri
ve/veya iletebilmeleri ise ilgili meslek birliklerinin iznine bağlıdır. Dava
sonuçlanıncaya kadar bu şekilde ödenen miktar, mahkeme kararıyla tespit edilen
tarife bedelinden mahsup edilir.


Tarifelerin
tespit edilmesinde ve uzlaşmazlıkların hallinde, bu Kanunun 42/A maddesinin
üçüncü fıkrasında yer alan, tarife tespitine ilişkin esaslar dikkate alınır.


Mahallerde
kullanılan ve/veya iletimi yapılan eser, icra, fonogram, yapım ve yayınlar
üzerinde hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişiler, bunların kullanımına
ve/veya iletimine ilişkin ödemelerin yapılmasını (…)[14]
yetki verdikleri meslek birlikleri aracılığı ile talep edebilirler. Sinema
eserleri bakımından bu fıkranın uygulanması zorunlu değildir.


Sınıflandırma,
uzlaştırma komisyonuna başvuru halinde Bakanlıkça alınacak ücretler ve
uzlaştırma komisyonunun çalışması ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer
usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.


 


IV - Hükümete tanınan yetkiler:


1. Meslek birliklerinin kurulması:[15]


Madde 42 – (Değişik: 1/11/1983-2936/7 md.)


(Değişik birinci fıkra: 21/2/2001 - 4630/21 md.) Eser sahipleri ve eser sahiplerinin
hakları ile bağlantılı hak sahipleri, (Ek ibare: 3/3/2004-5101/12 md.) ile
bu Kanunun 52 nci maddesine uygun biçimde düzenlenmiş sözleşmelerle eser veya
hak sahibinden malî hakları kullanma yetkilerini devralarak bu Kanunun 10 uncu
maddesine göre ilim-edebiyat eserleri üzerindeki hakları kullanarak, süreli
olmayan yayınları çoğaltan ve yayanlar (…)[16]
üyelerinin ortak çıkarlarını korumak ve bu Kanun ile tanınmış hakların
idaresini ve takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine
dağıtımını sağlamak üzere, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik ve tip
statülere uygun olarak tespit edilecek alanlarda birden fazla meslek birliği
kurabilirler. Eser sahipleri veya icracı sanatçılar bakımından zorunlu organlarının
asıl üye sayısının dört katı kadar (…)[17];
yapımcılar veya radyo-televizyon kuruluşları bakımından bu organların asıl üye
sayısının iki katı kadar üye olma niteliklerini taşıyan gerçek veya tüzel
kişiler meslek birliği olarak faaliyet gösterebilmek için izin almak üzere
Bakanlığa başvurmak zorundadırlar. Meslek birlikleri bu izni aldıktan sonra
kuruldukları alanda faaliyet gösterirler.


(Değişik: 21/2/2001 - 4630/21 md.) Aynı alanda, başka bir meslek birliğinin kurulabilmesi
için, yukarıda zikredilen kurucu üye sayılarından az olmamak kaydıyla o alanda
kurulmuş en fazla üyesi olan meslek birliğinin üye tam sayısının 1/3’ü kadar
üye olma niteliklerini taşıyan gerçek veya tüzel kişiler faaliyet izni almak
üzere Bakanlığa başvururlar. Bakanlığın bu başvuruyu uygun bularak izin vermesi
halinde faaliyet gösterirler. Her birlik ihtiyaçlar doğrultusunda şubeler
açarak çalışabilir. Aynı alanda kurulmuş en az iki meslek birliği,
Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik ve tip statülerin belirlediği usul ve esaslar
çerçevesinde federasyon kurabilir. Aynı alanda birden fazla federasyon
kurulamaz.


Meslek
birlikleri ve federasyon özel hukuka tabi tüzelkişilerdir. Üyeleri sermaye
koymak, kar ve zarara, hukuki mesuliyete iştirak etmekle yükümlü tutulamazlar.



Meslek
birliklerinin ve federasyonun tip statülerinde genel kurul, yönetim kurulu,
denetleme kurulu, teknik - bilim kurulu ve haysiyet kurulu mecburi organ olarak
düzenlenir. Bu birliklerin ve federasyonun kurulması, kontrolü; denetlenmesi
ile ilk genel kurullarını toplayabilmeleri için gerekli en az üye sayısı, diğer
ihtiyari organları, kurullarının teşekkül tarzı, üye sayısı ve görevleri
üyeliğe girme, çıkma ve çıkarılma şartları, şubelerini kurabilecekleri
bölgelerin tespiti, yurt içi ve yurt dışındaki kamu kurum ve kuruluşları,
gerçek ve özel hukuk tüzelkişileri ile olan ilişkileri, bu ilişkilerdeki hak ve
yetkileri, üyeleriyle olan mali ilişkileri, elde edilen telif ücreti ve
tazminatların dağıtımı ve diğer usul ve esaslara ilişkin hususlar;
Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.[18]


4/10/1983
tarihli ve 2908 sayılı Dernekler Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası,
30, 37, 40, 42, 43, 44, 45, 48, 65, 66, 67, 68, 69, 70 ve 90 ıncı maddeleri, bu
maddeye göre kurulacak meslek birlikleri ve federasyon için de ceza
hükümleriyle birlikte uygulanır.


(Değişik: 21/2/2001 - 4630/21 md.) Eser sahipleri
ile bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunla tanınmış  hakları,  ülke  içinde 
bu  maddeye  göre  kurulan   meslek   birlikleri   dışında;   başka  bir-lik, dernek ve benzeri kuruluşlar
tarafından takip edilemez. Bu maddede geçen üyelik, kurucu üye sayısı ve üye
tam sayısı gibi hususlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulmuş
olan meslek birlikleri için de aranır. Bütün meslek birlikleri Kanunun
yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içerisinde bu maddede getirilen esaslara
uygun hale gelmek mecburiyetindedirler. Bu süre içinde bu şartı yerine
getirmeyen meslek birlikleri altı ay sonunda kendiliğinden dağılmış sayılır.


 


2. Meslek birliklerinin yükümlülükleri ve tarife tespitine ilişkin
esaslar:


Madde 42/A- (Ek: 3/3/2004-5101/13 md.)


Bu
Kanunun 42 nci maddesinde öngörülen amaçlarla hakların idaresini sağlamak üzere
kurulan meslek birlikleri;


1.
Temsil ettikleri eser, icra, fonogram ve yapımlar ile üyelerine ilişkin tüm
bilgileri Bakanlığa bildirmek ve ilgili kişilere açık bu bildirimi her üç ayda
bir güncellemekle,


2.
Üyesi olan hak sahiplerinin faaliyetlerinden kaynaklanan haklarının idaresini
hakkaniyete uygun koşullarda sağlamakla,


3.
Üyelerinin haklarının idaresine ilişkin faaliyetlerinden elde ettikleri
gelirleri, dağıtım plânlarına uygun olarak hak sahiplerine dağıtmakla,


4.
Yazılı talepte bulunan ilgili kişilere, temsil ettikleri eser, icra, fonogram
ve yapımlar ile ilgili bilgileri vermekle,


5.
Sözleşme yapılırken idare ettikleri haklara ilişkin olarak hakkaniyete uygun
davranmakla, kendi maddî ve/veya manevî menfaatleri bakımından gerekli
gördükleri indirim veya ödeme kolaylıklarını sağlamakla,


6.
Sözleşme yapılabilmesi için idaresini sağladıkları haklara ilişkin ücret
tarifelerini süresinde belirlemek ve belirlenen tarifeleri ve bu tarifelerdeki
her türlü değişikliği süresinde duyurmakla,


7.
Hesaplarını yeminli malî müşavirlere onaylatmakla,


Yükümlüdürler.


Yukarıdaki
fıkranın radyo-televizyon kuruluşlarının yayınları bakımından uygulanmasında
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kayıtları esas alınır.


Tarifelerin
tespit edilmesinde; tarifelerin uluslararası uygulamaların ülkenin ekonomik ve
toplumsal koşullarına uyarlanabilirliği göz önünde bulundurularak makul
seviyede belirlenmesi ile teknolojik alandaki değişimlerin yanı sıra eser,
icra, fonogram, yapım ve yayınların yaratıldığı ve kullanıldığı sektörlerin
yapısını tahrip edici, üretimi ve kullanımı engelleyici ve genel kabul görmüş
uygulamalara zarar verici bir etki yaratılmaması, rekabeti bozucu şartlar
oluşturulmaması, yapılan sınıflandırma, ilgili sektörlerdeki ürün fiyatları ve
bu sektörlerin gayrisafi millî hâsıladaki payı, eser, icra, fonogram, yapım ve
yayınların kullanım ve/veya iletim sıklığı, birim fiyat veya götürü usulü
ödeme, ödeme plânı ve benzeri hususlar esas alınır.


Aynı
alanda ve/veya sektörde faaliyet gösteren birlikler, tarife tespitinde, sözleşme
yapılmasında ve bu Kanunun uygulanması ile ilgili diğer iş ve işlemlerde
birlikte hareket edebilirler.


Ortak
tarife yapılmış olması halinde, aynı alanda faaliyet gösteren meslek
birlikleri, tarifelere esas olmak üzere her takvim yılının başında, alandaki
temsil kabiliyetleri ile temsil ettikleri eser, icra, fonogram, yapım ve
yayınlara ilişkin kullanım oranlarını tespit ederek Bakanlığa bildirmek
zorundadırlar. Bu oranların tespitinde anlaşma sağlanamaması ve/veya bu
oranların Bakanlığa bildirilmemesi halinde, Bakanlıkça oluşturulacak bir
komisyon bu tespiti yapar. Bu tespit yapılıncaya kadar, sözleşme yapmış
kullanıcılar, ödemeleri gereken meblağı, Bakanlığın talebi üzerine mahkemece
belirlenmiş tevdi mahalline yatırırlar. Burada toplanan meblağ, komisyon
çalışma giderleri mahsup edildikten sonra, ilgili meslek birlikleri arasında,
komisyonca tespit edilen orana ya da herhangi bir aşamada, birliklerin
aralarında anlaşmaları halinde, mutabakata vardıkları kullanım oranına göre
paylaştırılır. Komisyon Bakanlık, Rekabet Kurumu ve ilgili meslek birliklerini
temsilen birer kişiden oluşur. Bakanlık temsilcisi aynı zamanda komisyon
başkanıdır. Komisyon kararlarına yargı yolu açık olup, görevli mahkeme ilgili
ihtisas mahkemesidir.


Bu
maddede belirtilen esaslar çerçevesinde yapılması gereken bildirimlere ilişkin
yükümlülüklerini yerine getirmediği belirlenen meslek birliklerinin dağıtıma
ilişkin hesabına Bakanlıkça, mahkemeden yükümlülüklerini yerine getirinceye
kadar tedbir konulması istenebilir.


Meslek
birliğine üye eser veya bağlantılı hak sahiplerinin alenileşmiş veya
yayımlanmış tüm eser, icra, fonogram, yapım ve yayınlarına ilişkin haklarının
takibi meslek birliğine verilecek yetki belgesine göre yapılır. Yetki belgesine
ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.


 


3. Meslek birliklerinin denetimi:


Madde 42/B- (Ek: 3/3/2004-5101/13 md.)


Meslek
birlikleri, idarî ve malî açıdan Bakanlığın denetimine tâbidir. Bakanlık,
meslek birliklerinin bu Kanunla belirlenmiş görev ve yükümlülükleri yerine
getirip getirmediklerini her zaman kendisi denetleyebileceği gibi bu denetimin
bağımsız denetim kuruluşlarına yaptırılmasını meslek birliklerinden de
isteyebilir. Bu kuruluşlarca yapılan denetimlere ilişkin raporların bir örneği
Bakanlığa gönderilir.


Denetimler
sırasında, denetim yapmakla görevlendirilenler tarafından istenecek her türlü
defter, belge ve bilgilerin ibraz edilmesi veya verilmesi, kasa veya veznenin
kontrol ettirilmesi, yönetim yerleri, şubeler ve eklentilerine girme gibi
taleplerin yerine getirilmesi zorunludur.


Meslek
birlikleri tarafından;


1.
Bu Kanunun 42 ve 42/A maddeleri ile bu maddede belirlenen görev ve
yükümlülüklerin yerine getirilmediği,


2.
Sözleşmelere uygun tahsilat veya dağıtımın yapılmadığı ya da yanlış ve haksız
dağıtım yapıldığı,


3.
Tarifelerin bu Kanunun 42/A maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen esaslara
göre düzenlenmediği,


Tespit
edildiği takdirde, bu birlikler Bakanlıkça yazılı olarak bir defa uyarılır,
uyarının tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde kusurun giderilmemesi
halinde, meslek birliği ikinci kez uyarılır.


Yukarıdaki
fıkrada bahsi geçen kusurların ikinci uyarıyı takip eden otuz gün içinde de
giderilmemesi veya yapılan denetimlerde, birlik kayıtlarında ve diğer iş ve
işlemlerinde mevzuata aykırılık tespit edilmesi halinde, Bakanlık en geç üç ay
içinde olağanüstü genel kurul yapmak üzere üyeleri davet eder. Olağanüstü genel
kurul yapılıncaya kadar, birliğin iş ve işlemlerinde suiistimali görülenler
tedbiren işten el çektirilir, Bakanlıkça yerine atama yapılır veya sırası gelen
yedek üye göreve çağrılır.


Bu
Kanunun 42 ve 42/A maddeleri ile bu madde hükümleri, 42 nci madde çerçevesinde
kurulacak federasyonlar için de uygulanır.


 


4. Eser, icra, fonogram ve yapımların yayınlanmasına
ve/veya iletilmesine ilişkin esaslar:[19]


Madde 43 - (Değişik: 3/3/2004-5101/ 14 md.)


Radyo-televizyon
kuruluşları, uydu ve kablolu yayın kuruluşları ile mevcut veya ileride
bulunacak teknik imkânlardan yararlanarak yayın ve/veya iletim yapacak
kuruluşlar, yayınlarında yararlanacakları opera, bale, tiyatro ve benzeri
sahneye konmuş eserlerle ilgili olarak hak sahiplerinden önceden izin almak
zorundadırlar.


Bu
kuruluşlar sahneye konmuş eserler dışında kalan eser, icra, fonogram ve
yapımlar için ilgili alan meslek birlikleri ile 52 nci maddeye uygun sözleşme
yaparak izin almak, söz konusu yayın ve/veya iletimlere ilişkin ödemeleri bu
birliklere yapmak ve kullandıkları eser, icra, fonogram ve yapımlara ilişkin
listeleri bu birliklere bildirmek zorundadırlar.


3984
sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun
çerçevesinde faaliyet gösteren radyo-televizyon kuruluşları Radyo ve Televizyon
Üst Kurulu tarafından, anılan Kanun dışında kalan ve yayın ve/veya iletim yapan
diğer kuruluşlar ise Bakanlık tarafından sınıflandırılır.


Faaliyet
gösterdikleri sektörlerde eser sahipleri ve/veya bağlantılı hak sahipleri
meslek birlikleri, yapılan sınıflandırmaya bağlı olarak eser, icra, fonogram ve
yapımların yayın ve/veya iletiminden kaynaklanan ödemelere ilişkin tarifeleri
tespit ederler. Meslek birlikleri ile kuruluşlar arasındaki sözleşmeler, bu
tarife bedelleri veya taraflarca yapılan müzakereler sonucu belirlenecek
bedeller üzerinden yapılır.


Meslek
birliklerinin temsil ettikleri eser, icra, fonogram ve yapımlar ile üyelerine
ilişkin bildirim zorunluluğu, tarifelerin belirlenmesi, duyurulması, müzakere
edilmesi, sözleşme yapılması, uzlaşmazlıkların halli ve diğer hususlarda bu
Kanunun 41 inci maddesinin dört ilâ onüçüncü fıkraları uygulanır. Ancak yayın
ve/veya iletim yapan kuruluşlar bakımından 41 inci maddenin altıncı fıkrasının
son cümlesinin uygulanması zorunlu değildir.


Ayrıca,
41 inci maddenin 10 uncu fıkrasının uygulanması bakımından, Türkiye Radyo
Televizyon Kurumu, yayınlarında yer verdiği eser, icra, fonogram ve yapımları
her üç ayda bir meslek birliklerince belirlenen yıllık tarifenin 1/4'ünü
yatırmak suretiyle kullanabilir.


 


5. Fikir ve sanat eserlerinin işaretlenmesi:[20]


Madde 44 – (Değişik: 7/6/1995 - 4110/18 md.)


(Değişik birinci fıkra: 3/3/2004-5101/15 md.) Fikrî mülkiyet haklarının korunması
ve etkin bir şekilde takibinin sağlanması amacıyla, sadece süreli yayınlar
basan yerler dışında, fikir ve sanat eserlerinin tespit edilmesi ve
çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten ve/veya bu materyallerin dolum,
çoğaltım ve satışını yapan veya herhangi bir şekilde yayan   ve umuma arz eden
yerler, Bakanlıkça ücret mukabili sertifikalandırılır. Bakanlıkça belirlenen
yerler, Bakanlıkça onaylanmış bir yazılım ile Bakanlıkça belirlenecek
kriterlere uygun bir donanımı bulundurmak, gerekli alt yapıyı oluşturmak ve gerçekleştirdikleri
işlemleri her takvim yılı itibarıyla Bakanlığa bildirmek zorundadır. Bu yerler
ve malî hak sahipleri ayrıca, Bakanlıkça gerekli görülecek işaret ve seri
numaraları ile uluslararası standartlara uygun kodları, taşıyıcı materyaller
üzerinde bulundurmakla müştereken yükümlüdürler.[21]


(Değişik ikinci fıkra: 21/2/2001 - 4630/23 md.) Her türlü boş video kaseti, ses
kaseti, bilgisayar disketi, CD, DVD gibi taşıyıcı materyaller ile, fikir ve
sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazı ticari amaçlı
imal veya ithal eden gerçek ve tüzel kişiler, imalat veya ithalat bedeli
üzerinden yüzde üçü geçmemek üzere Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek
orandaki miktarı keserek, ay içinde topladıkları meblağı, sonraki ayın en geç
yarısına kadar Kültür Bakanlığı adına bir ulusal bankada açılacak özel hesaba
yatırmakla yükümlüdürler. (Ek cümle: 14/7/2004-5217/17 md.) Özel hesapta
toplanan bu tutarların dörtte biri Kültür ve Turizm Bakanlığı Merkez Saymanlığı
hesabına aktarılır ve bütçeye gelir kaydedilir.[22]


(Değişik üçüncü fıkra: 14/7/2004-5217/17 md.) Bu hesapta kalan miktarlar fikrî
mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi ile kültürel ve sanatsal faaliyetlerin
yürütülmesi amacıyla kullanılır. Bu hesapta kalan miktarın dağıtımı ve
kullanımına ilişkin usul ve esaslar Kültür ve Turizm Bakanlığınca çıkarılacak
bir yönetmelikle belirlenir. Yurt içindeki ve yurt dışındaki kültür mirasının
korunmasına yönelik faaliyetler için Bakanlık bütçesine gerekli ödenek konulur.


(Değişik son fıkra: 3/3/2004-5101/15 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usul ve esaslar ile alınacak ücretler Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle
belirlenir.


 


6. Güzel sanat eserlerinin satış bedellerinden pay verilmesi: [23][24]


Madde 45 – (Değişik birinci fıkra: 3/3/2004-5101/16 md.) Mimarî eserler hariç olmak üzere, bu
Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan güzel sanat eserlerinin asılları ile eser
sahibinin kendisinin sınırlı sayıda meydana getirdiği veya eser sahibinin
kontrolünde ve izniyle meydana getirilmiş ve eser sahibi tarafından imzalanmış
veya başka bir şekilde işaretlenmiş olmaları nedeniyle özgün eser olduğu kabul
edilen kopyaları, 2 nci maddenin (1) numaralı bendinde ve 3 üncü maddede
sayılıp da yazarlarla bestecilerin el yazısıyla yazılmış eserlerinin
asıllarından biri, eser sahibi veya mirasçıları tarafından bir defa satıldıktan
sonra, koruma süresi içinde, bir sergide veya açık artırmada yahut bu gibi
eşyayı satan bir mağazada veya başka şekillerde satış konusu olarak el
değiştirdikçe, bu satış bedeli ile bir önceki satış bedeli arasında açık bir
nispetsizlik bulunması halinde, her satışta, satışı gerçekleştiren gerçek veya
tüzel kişi, bedel farkından münasip bir payı eser sahibine, o ölmüşse miras
hükümlerine göre ikinci dereceye kadar (ve bu derece dahil) yasal mirasçılarına
ve eşine, bunlar da yoksa ilgili alan meslek birliğine Cumhurbaşkanı kararıyla
belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde ödemekle yükümlüdür.


Kararda:


1.
Bedel farkının yüzde onunu geçmemek şartiyle farkın nispetine göre tesbit
edilecek bir pay tarifesi;


2.
Bedeli kararda tesbit edilecek miktarı aşmıyan satışların pay vermek borcundan
muaf tutulacağı;


3.
Eser nevileri itibariyle mesleki birliğin hangi kolunun ilgili sayılabileceği;


gösterilir.


Satışın
vukubulduğu müessese sahibi satıcı ile birlikte müteselsilen mesuldür.


Cebri
satış hallerinde pay ancak diğer alacaklar tamamen ödendikten sonra ödenir.


Pay
verme borcunun zamanaşımı, bu borcun doğumunu intaç eden satıştan itibaren beş
yıldır.


 


7. Devletin faydalanma salahiyeti: [25]


Madde 46 – (Değişik: 1/11/1983 - 2936/10 md.)


Çoğaltma
ve yayımı eser sahibi tarafından açıkça men edilmemiş olan ve umumi kütüphane,
müze ve benzeri müesseselerde saklı bulunan henüz yayımlanmamış veya
alenileşmemiş eserler, mali haklarla ilgili koruma süresi dolmuş olmak
şartıyla, bulunduğu kamu kurum ve kuruluşuna ait olur. Bunlardan kamu kurum ve
kuruluşları ile bilimsel vesair amaçla yararlanmak isteyen kişi ve kuruluşların
izin alacakları merci ve bunlardan alınacak ücretlerle bu ücretlerin hangi
kültürel gayelerde sarfedileceği ve diğer hususlar, Cumhurbaşkanınca çıkarılan
yönetmelikle belirlenir.[26]


 


8. Kamuya maletme:25[27]



Madde 47 – (Değişik: 10/9/2014 - 6552/87 md.)


(İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 14/5/2015 tarihli ve E.:
2014/177, K.: 2015/49 sayılı Kararı ile.) Bu hususta karar verilebilmesi için eserin, Türkiye’de veya Türkiye
dışında Türk vatandaşları tarafından vücuda getirilmiş olması gerekir. (4)


Cumhurbaşkanı kararında;


1. Eser ve sahibinin adı,


2. Hakları kullanacak
makam veya müessese,


3. Hak sahiplerine, talep
üzerine ödenecek bedelin nasıl belirleneceği ve bu bedelin hangi kurum
tarafından ödeneceği,


4. Eserden gelir elde
edilmesi hâlinde bu gelirin hangi gayelere tahsis edileceği,


yazılır.


Cumhurbaşkanı kararında
belirtilen eserin, topluma ulaşması sağlanacak şekilde yayımlanması zorunludur.


 


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM


Sözleşme ve Tasarruflar


 


A) Hayatta vaki tasarruflar:


I – Asli iktisap:


Madde 48 – Eser
sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve
muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak
başkalarına devredebilirler.


Mali
hakları sadece kullanma salahiyeti de diğer bir kimseye bırakılabilir.
(Ruhsat).


Yukardaki
fıkralarda sayılan tasarruf muameleleri henüz vücuda getirilmemiş veya
tamamlanacak olan bir esere taallük etmekte ise batıldır.


 


II – Devren iktisap:


Madde 49 – Eser
sahibi veya mirasçılarından mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma
ruhsatını iktisap etmiş olan bir kimse, ancak bunların yazılı muvafakatiyle bu
hakkı veya kullanma ruhsatını diğer birine devredebilir.


İşleme
hakkının devrinde, devren iktisap eden kimse hakkında da eser sahibi veya
mirasçılarının aynı suretle muvafakatı şarttır.


 


III – Sözleşmeler:


1. Vücuda getirilecek eserler:


Madde 50 – 48
ve 49 uncu maddelerde sayılan tasarruf muamelelerine dair taahhütler, eser
henüz vücuda getirilmeden önce yapılmış olsa dahi muteberdir.


Eser
sahibinin ileride vücuda getireceği eserlerin bütününe veya muayyen bir
nevi'ine taallük eden bu kabil taahhütleri taraflardan her biri, ihbar
tarihinden bir yıl sonra hüküm ifade etmek üzere feshedebilir.


Eser
tamamlanmadan önce, eser sahibi ölür veya tamamlama kabiliyetini zayi eder,
yahut kusuru olmaksızın eserin tamamlanması imkansız hale gelirse zikri geçen
taahhütler kendiliğinden münfesih olur. Diğer tarafın iflas etmesi veya
sözleşme uyarınca devraldığı mali hakları kullanmaktan aciz duruma düşmesi
yahut kusuru olmaksızın kullanmanın imkansız hale gelmesi hallerinde de aynı
hüküm caridir.


 


2. İlerideki faydalanma imkanları:


Madde 51 – İleride
çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine
veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler
batıldır.


İleride
çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma
süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların
devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir.


 


IV – Şekil:


Madde 52 –
Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan
hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.


 


V – Tekeffül:


1. Hakkın mevcut olmaması:


Madde 53 – Mali
bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse, iktisap edene
karşı hakkın mevcudiyetini Borçlar Kanununun 169 ve 171 inci maddeleri hükmünce
zamindir.


Haksız
fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur.


 


2. Salahiyetin mevcut olmaması:


Madde 54 –
Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmıyan kimseden
iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez.


Salahiyeti
olmaksızın mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse;
salahiyeti bulunmadığına diğer tarafın vakıf olduğunu veya vakıf olması
lazımgeldiğini ispat etmedikçe tasarrufun hükümsüz kalmasından doğan zararı
tazminle mükelleftir. Kusur halinde mahkeme; hakkaniyet gerektiriyorsa daha
geniş bir tazminata hükmedebilir.


Haksız
fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur.


 


VI – Yorum kaideleri:


1. Şümul:


Madde 55 – Aksi
kararlaştırılmış olmadıkça mali bir hakkın devri veya bir ruhsatın verilmesi
eserin tercüme veya sair işlenmelerine şamil değildir.


 


2. Ruhsat:


Madde 56 –
Ruhsat; mali hak sahibinin başkalarına da aynı ruhsatı vermesine mani değilse
(basit ruhsat), yalnız bir kimseye mahsus olduğu takdirde (tam ruhsat) tır.


Kanun
veya sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça her ruhsat basit sayılır.


Basit
ruhsatlar hakkında hasılat kirasına, tam ruhsatlar hakkında intifa hakkına dair
hükümler uygulanır.


 


3.Mülkiyetin intikali:


Madde 57 – Asıl
veya çoğaltılmış nüshalar üzerindeki mülkiyet hakkının devri, aksi
kararlaştırılmış olmadıkça, fikri hakların devrini ihtiva etmez.


Bir
güzel sanat eseri üzerinde çoğaltma hakkını haiz olan bir kimseden kalıp ve
sair çoğaltma aletlerinin zilyedliğini iktisap eden kimse, aksi
kararlaştırılmamışsa, çoğaltma hakkını da iktisap etmiş sayılır.


(Mülga: 21/2/2001 - 4630/36 md.)


 


VII – Cayma hakkı:


Madde 58 –
Mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve
eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve
salahiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri
esaslı surette ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir.


Cayma
hakkını kullanmak istiyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için
noter vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın
kullanılması, iktisap eden kimse için imkansız olur veya tarafından reddedilir
yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette
tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur.


Verilen
mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasiyle
yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4
hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz.


İktisap
edenin mali hakkı kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha
ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde iktisap eden, münasip bir tazminat
istiyebilir.


Cayma
hakkından önceden vazgeçme caiz olmadığı gibi bu hakkın dermeyanını iki yıldan
fazla bir süre için meneden takyitler de hükümsüzdür.


 


VIII – Hakkın eser sahibine avdeti:


Madde 59 – Eser
sahibi veya mirasçıları mali bir hakkı muayyen bir gaye zımnında yahut muayyen
bir süre için devretmişlerse gayenin ortadan kalkması veya sürenin geçmesiyle
ilgili hak, sahibine avdet eder. Bu hüküm, başkasına devrine sözleşme ile
müsaade edilmemiş olan mali bir hakkı iktisap eden kimsenin ölümü yahut iflası
halinde cari değildir; meğer ki, işin mahiyeti icabı, hakkın kullanılması,
iktisap edenin şahsına bağlı bulunsun.


Muayyen
bir gaye zımnında veya muayyen bir süre için verilen ruhsatlar birinci fıkrada
sayılan hallerde son bulur.


 


B) Vazgeçme:


Madde 60 –
Eser sahibi yahut mirasçıları, kendilerine kanunen tanınan mali haklardan,
önceden vakı tasarruflarını ihlal etmemek şartiyle, bir resmi senet tanzimi ve
bu hususun Resmi Gazete'de ilanı suretiyle vazgeçebilirler.


Vazgeçme,
ilan tarihinden başlıyarak koruma süresinin bitmesi halindeki hukuki neticeleri
doğurur.


 


C) Haciz ve rehin:


I – Caiz olmıyan haller:


Madde 61 – İcra
ve İflas Kanununun 24 ve 30 uncu maddelerinin hükümleri mahfuz kalmak şartiyle:


1.
Eser sahibinin veya mirasçılardan birinin mülkiyeti altında bulunan henüz
alenileşmemiş bir eserin müsvedde veya asılları;


2.
Sinema eserleri hariç olmak üzere birinci bentte zikredilen eserler üzerindeki
mali haklar;


3. 
Eser sahibinin, mali haklara dair hukuki muamelelerden doğan paradan gayrı
alacakları;


Kanuni
veya akdi bir rehin hakkının, cebri icranın veya hapis hakkının konusu olamaz.


 


II – Caiz olan haller:


Madde 62 –
Aşağıdaki hükümler dairesinde:


1.
Alenileşmiş bir eserin müsveddesi veya aslı;


2.
Yayımlanmış bir eserin çoğaltılmış nüshaları;


3.
Eser sahibinin korunmaya layık olan manevi menfaatlerini ihlal etmemek şartiyle
alenileşmiş bir eser üzerindeki mali hakları;


4.
Eser sahibinin mali haklara dair hukuki muamelelerden doğan para alacakları;


Kanuni
veya akdi bir rehin hakkının, cebri icranın yahut hapis hakkının konusunu
teşkil edebilir.


Birinci
fıkrada sayılan konulara dair rehin sözleşmesinin muteber olması için yazılı
şekilde yapılması lazımdır. Sözleşmede rehin olarak verilenler ayrı ayrı
gösterilmelidir.


Güzel
sanat eserlerine ait kalıplar ve sair çoğaltma vasıtaları, birinci fıkranın
üçüncü bendinde yazılı mali haklar üzerinde cebri icra tatbikı için lüzumlu
görüldüğü nispette zilyed olan kimselerden geçici olarak alınabilir.


Mimarlık
eserleri hariç olmak üzere güzel sanat eserlerinin asılları ve eser sahibine
yahut mirasçılarına ait musiki, ilim ve edebiyat eserlerinin müsveddeleri,
birinci fıkranın üçüncü bendinde yazılı mali haklar üzerinde cebri icra tatbikı
için lüzumlu görüldüğü nispette zilyed olan kimselerden geçici olarak
alınabilir.


 


Ç) Miras:


I – Genel olarak:


Madde 63 – Bu
Kanunun tanıdığı mali haklar miras yolu ile intikal eder.


Mali
haklar üzerinde ölüme bağlı tasarruflar yapılması caizdir.


 


 


II – Müşterek eser sahiplerinden birinin ölümü:


Madde 64 – Eseri
birlikte vücuda getirenlerden biri, eserin tamamlanmasından yahut
alenileşmesinden önce ölürse hissesi, diğerleri arasında taksime uğrar. Bunlar,
ölenin mirasçılarına münasip bir bedel ödemekle mükelleftirler. Miktar üzerinde
uzlaşamazlarsa bunu mahkeme tayin eder.


Eseri
birlikte vücuda getirenlerden biri eserin alenileşmesinden sonra ölürse
diğerleri, ölenin mirasçılariyle birliği devam ettirip ettirmemekte
serbesttirler.


Devama
karar vermeleri halinde, sağ kalan eser sahipleri mirasçılardan birliğe karşı
haklarının kullanılması hususunda bir temsilci tayinini talep edebilirler.


Devama
karar verilmediği takdirde birinci fıkra hükümleri uygulanır.


 


III – Mirasçıların birden fazla oluşu:


Madde 65 – Eser
sahibinin terekesinde bu kanunun tanıdığı mali haklar mevcut olupta Medeni
Kanunun 581 inci maddesi uyarınca bir temsilci tayin edilmişse, temsilci, bu
haklar üzerinde yapacağı muameleler için mirasçıların kararını almaya
mecburdur.


 


BEŞİNCİ BÖLÜM


Hukuk ve Ceza Davaları


 


A) Hukuk davaları:


I – Tecavüzün ref'i davası:


1. Genel olarak:


Madde 66 –
Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün
ref'ini dava edebilir.


Tecavüz,
hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri
tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir.


Tecavüz
edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir.


Mahkeme,
eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup
olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar
olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için
lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir.


(Ek: 7/6/1995 - 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men
davası açabilir.


 


2. Manevi haklara tecavüz halinde:


Madde 67 – Henüz
alenileşmemiş bir eser, sahibinin rızası olmaksızın veya arzusuna aykırı olarak
umuma arzedildiği takdirde tecavüzün ref'i davası, ancak umuma arz keyfiyetinin
çoğaltılmış nüshaların yayımlanması suretiyle vakı olması halinde açılabilir.
Aynı hüküm, esere, sahibinin arzusuna aykırı olarak adının konulduğu hallerde
de caridir.


Eser
üzerinde sahibinin adı hiç konulmamış veya yanlış konulmuş yahut konulan ad
iltibasa meydan verecek mahiyette olupta eser sahibi 15 inci maddede zikredilen
tesbit davasından başka tecavüzün ref'ini talep etmişse, tecavüz eden gerek
aslına, gerek tedavülde bulunan çoğaltılmış nüshalar üzerine eser sahibinin
adını derç etmeye mecburdur. Masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, hükmün en
fazla 3 gazetede ilanı talep edilebilir.


32,
33, 34, 35, 36, 39 ve 40 ıncı maddelerde sayılan hallerde yanlış veya
kifayetsiz kaynak tasrih edilmiş veyahut hiç kaynak gösterilmemişse ikinci
fıkra hükmü uygulanır.


Eser
haksız olarak değiştirilmiş ise hak sahibi aşağıdaki taleplerde bulunabilir:


1.
Eser sahibi, eserin değiştirilmiş şekilde çoğaltılmasının yayım ve temsilinin,
yayım ve temsilinin, radyo ile yayımının menedilmesini ve tecavüz edenin,
tedavülde bulunan çoğaltılmış nüshalardaki değişiklikleri düzeltmesini veya
bunların eski haline getirilmesini talep edebilir. Değişiklik, eserin, gazete,
dergi veya radyo ile yayımı sırasında yapılmışsa eser sahibi, masrafı tecavüz
edene ait olmak üzere, eseri değiştirilmiş şekilde yayımlamış olan bütün
gazete, dergi ve radyo idarelerinden değişikliğin ilan yolu ile düzeltilmesini
talep edebilir.


2.
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/20 md.) Güzel sanat eserlerinde eser sahibi
asıldaki değişikliğin kendisi tarafından yapılmadığını veya eserdeki adının
kaldırılmasını yahut değiştirilmesini talep edebilir. Eski halin iadesi mümkün
ise değişikliğin izalesi ammenin veya malikin menfaatlerini esaslı surette
haleldar etmiyorsa eser sahibi eseri eski hale getirebilir.


 


3. Mali haklara tecavüz halinde:


Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.)


Eseri,
icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni
almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya
hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden,
izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği
bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok
üç kat fazlasını isteyebilir.


İzinsiz
çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların,
çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim
maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini
ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep
edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.


İzinsiz
çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde
bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir.


İkinci ve
üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için
eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır.


Hak
sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında
Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı
dışında uygulanmaz.


Bedel
talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması
halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir.


 


II – Tecavüzün men'i davası:


Madde 69 – Mali
veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi muhtemel
tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Vakı olan tecavüzün devam veya tekrarı
muhtemel görülen hallerde de aynı hüküm caridir.


66
ncı maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının hükümleri burada da
uygulanır.


 


III – Tazminat davası:


Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 - 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi,
uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir.
Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat
şekline de hükmedebilir.


Mali
hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere
mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir.


Birinci
ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin
edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde
uyarınca talep edilen bedel indirilir.


 


B) Ceza davaları:


I – Suçlar:


1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz[28]


Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.)


Bu Kanunda
koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya
bağlantılı hakları ihlal ederek:


1. Bir eseri,
icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın
işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya
görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı
olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya
ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan,
ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da
depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur.


2. Başkasına
ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak
suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para
cezasına hükmolunamaz.


3. Bir
eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar
hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.


4. Hak sahibi
kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya
açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


5. Bir eserle
ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi,
altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


6. Bir eseri,
icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak
çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis
veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.


Bu Kanunun ek
4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak
işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik
sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç
oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


Hukuka aykırı
olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri,
icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi,
kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek
yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim
yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.


 


2. Teknolojik önlemleri etkisiz
kılma:


Madde 72 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:21/12/2021-7346/1 md.)


Bu Kanunda yer alan hakların
korunması amacıyla eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımının
kontrolünü sağlamak üzere erişim kontrolü veya şifreleme gibi koruma yöntemi ya
da çoğaltım kontrol mekanizması uygulamalarıyla sağlanan etkili teknolojik
önlemleri etkisiz kılmaya yönelik;


a) Ürün ve araçları imal veya ithal
eden, dağıtan, satan, kiraya veren veya ticari amaçla elinde bulunduranlar,


b) Ürün ve araçların reklam,
pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunanlar,


altı aydan iki yıla kadar hapis
cezasıyla cezalandırılır.


 


3. Diğer suçlar:


Madde 73 - (Mülga: 23/1/2008-5728/578 md.)


 


II – Fail:


Madde 74 – (Mülga: 23/1/2008-5728/578 md.)


 


II- Soruşturma ve kovuşturma[29]


Madde 75 – (Değişik: 23/1/2008-5728/140 md.)


71 ve 72 nci
maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete
bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin
veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair
delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin
şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi hâlinde
kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.


Bu Kanunda
yer alan soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla başta
Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere
ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî hak
sahibi kişiler şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan
haberdar edilirler.


Şikâyet
üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin
gerekli işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı ayrıca, gerek görmesi hâlinde,
hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla
sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir. Ancak, bu karar
yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından yirmidört saat
içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır.


 


C) Çeşitli hükümler:


I – Görev ve ispat:[30]


Madde 76 – (Değişik: 23/1/2008-5728/141 md.)


(Değişik
birinci fıkra: 22/12/2016-6769/189 md.) Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan
dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme,
Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen
mahkemelerdir.


Bu Kanun
kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu
hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde,
korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları
kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair
belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların
listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin
sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta
olduğuna karine teşkil eder.


 


II – İhtiyati tedbirler ve gümrüklerde geçici olarak el koyma:[31]


Madde 77 – (Değişik: 23/1/2008-5728/142 md.)


Esaslı bir
zararın veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için veya diğer
her hangi bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar
kuvvetle muhtemel görülürse hukuk mahkemesi, bu Kanunla tanınmış olan hakları
ihlal veya tehdide maruz kalanların ya da meslek birliklerinin talebi üzerine,
davanın açılmasından önce veya sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya
yapılmamasını, işin yapıldığı yerin kapatılmasını veya açılmasını
emredebileceği gibi, bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale
yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu
ile muhafaza altına alınmasına karar verebilir. Kararda, emre muhalefetin İcra
ve İflas Kanununun 343 üncü maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı açıklanır.


Haklara
tecavüz oluşturulması ihtimali hâlinde yaptırım gerektiren nüshaların ithalat
veya ihracatı sırasında, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57 nci maddesi hükümleri
uygulanır.


Bu nüshalara
gümrük idareleri tarafından el konulmasına ilişkin işlemler Gümrük
Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre yürütülür.


 


III – Hükmün ilanı:


Madde 78 – 67
nci maddenin ikinci fıkrasında yazılı halden maada, haklı olan taraf, muhik bir
sebep veya menfaati varsa, masrafı diğer tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş
olan kararın gazete veya buna benzer vasıtalarla tamamen veya hulasa olarak
ilan edilmesini talep etmek hakkını haizdir.


İlanın
şekil ve muhtevası kararda tesbit edilir.


İlan
hakkı, hükmün kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde kullanılmazsa düşer.


 


IV – Zabıt, müsadere ve imha:


Madde 79 – (Mülga: 23/1/2008-5728/578 md.)


 


ALTINCI BÖLÜM


Çeşitli Hükümler


 


A)  Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar ve tecavüzün önlenmesi:[32]


I – Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar:32


Madde 80 – (Değişik: 21/2/2001 - 4630/32 md.)


Eser
sahibinin hakları ile bağlantılı haklar şunlardır:


1.
Eser sahibinin haklarına komşu haklar:


Eser
sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin
izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen,
çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya
sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon
kuruluşlarının aşağıda belirtilen komşu hakları vardır.


A)
İcracı sanatçılar aşağıda belirtilen haklara sahiptir:


(1)
İcracı sanatçılar, mali haklardan bağımsız olarak ve bu hakları devretmelerinden
sonra dahi, tespit edilmiş icraları ile ilgili olarak uygulama şartlarının
gerektirdiği durumlar hariç, icralarının sahibi olarak tanıtılmalarını ve
icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde tahrif edilmesi ve
bozulmasının önlenmesini talep etme hakkına sahiptirler.


(2)
Bir eseri, sahibinin izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçı, bu
icranın tespit edilmesine, bu tespitin çoğaltılmasına, satılmasına,
dağıtılmasına, kiralanmasına ve ödünç verilmesine, işaret, ses ve/veya görüntü
nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline
izin verme veya yasaklama hususunda münhasıran hak sahibidir.


(3)
İcracı sanatçı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla
dağıtılmamış tespit edilmiş icralarının, aslı veya çoğaltılmış nüshalarının
satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme veya
yasaklama hakkına sahiptir.


(4)
İcracı sanatçı, tespit edilmiş icrasının veya çoğaltılmış nüshalarının telli
veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtımına veya
sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını
sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına
sahiptir. Umuma iletim yoluyla, icraların dağıtım ve sunulması icracı sanatçının
yayma hakkını ihlal etmez.


(5)
İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme ile
yapımcıya devredebilirler.


(6)
İcranın, bir orkestra, koro veya tiyatro grubu tarafından gerçekleştirilmesi
halinde, orkestra veya koroda yalnız şefin, tiyatro grubunda ise yalnız yönetmenin
izni yeterlidir.


(7)
Bir müteşebbisin girişimi ile ve bir sözleşmeye dayanılarak gerçekleştirilen
icralar için müteşebbisin de izninin alınması gereklidir.


B)
Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları
eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini
devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara sahiptir.


(1)
Eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya
dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya
ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran
fonogram yapımcısına aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya
görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin
verme hususunda münhasıran hak sahibidir.


(2)
Fonogram yapımcısı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla
dağıtılmamış tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla
veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına
sahiptir.


(3)
Fonogram yapımcısı, icraların tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı
veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin
seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma
iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla
tespitlerin dağıtım ve sunulması yapımcının yayma hakkını ihlal etmez.


C)
(Değişik: 3/3/2004-5101/23 md.) Radyo-televizyon kuruluşları bu Kanunda
öngörülen yükümlülüklerini yerine getirirler. Radyo-televizyon kuruluşları,
gerçekleştirdikleri yayınlar üzerinde;


(1)
Yayınlarının tespit edilmesine, diğer yayın kuruluşlarınca eş zamanlı
iletimine, gecikmeli iletimine, yeniden iletimine, uydu veya kablo ile
dağıtımına izin verme veya yasaklama,


(2)
Özel kullanımlar hariç olmak üzere, yayınlarının herhangi bir teknik veya
yöntemle, doğrudan veya dolaylı bir şekilde çoğaltılmasına ve dağıtımına izin
verme veya yasaklama,


(3)
Yayınlarının umuma açık mahallerde iletiminin sağlanmasına izin verme veya
yasaklama,


(4)
Tespit edilmiş yayınlarının, gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda
yayınlarına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin verme,


(5)
Haberleşme uyduları üzerindeki veya kendilerine yöneltilmiş olan yayın
sinyallerinin diğer bir yayın kuruluşu veya kablo operatörü veya diğer üçüncü
kişiler tarafından umuma iletilmesi ve şifreli yayınlarının çözülmesine ilişkin
izin verme veya yasaklama,


Hususlarında
münhasıran hak sahibidirler.


2.
Filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcısı, eser sahibinden ve
icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda
belirtilen haklara sahiptir.


(1)
Eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya
dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya
ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran film
yapımcısına aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü
nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme
hususunda münhasıran hak sahibidir.


(2)
Film yapımcısı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla
dağıtılmamış film tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış
yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama
hakkına sahiptir.


(3)
Film yapımcısı, film tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya
diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin
seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma
iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla
tespitlerin dağıtım ve sunulması yapımcının yayma hakkını ihlal etmez.


Fonogramlara
tespit edilmiş icraların ve filmlerin, her ne suretle olursa olsun umuma
iletilmesi halinde, bunları kullananlar, eser sahiplerinin yanısıra, icracı
sanatçılara ve yapımcılara veya ilgili alan meslek birliklerine de bu
kullanımlara ilişkin uygun bir bedeli ödemekle yükümlüdürler.


Bir
sinema eserinde, olağan şekilde adı bulunan gerçek veya tüzel kişi aksine bir
kanıt bulunmadıkça filmin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcı olarak kabul
edilir.


Sinema
eserlerinin birlikte sahipleri filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıya
mali haklarını devrettikten sonra, sözleşmelerinde aksine veya özel bir hüküm
bulunmadığı takdirde filmin dublajına veya alt yazı yazılmasına itiraz
edemezler.


Müzik
eseri sahibi, filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcı ile yaptığı
sözleşmedeki hükümler saklı olmak kaydıyla eserini yayımlama ve icra hakkını muhafaza
eder.


Komşu
hak sahipleri ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların
verdikleri izinlerin yazılı olması zorunludur.


Aşağıda
belirtilen hallerde komşu hak sahibi ile film yapımcısının yazılı izni gerekli
değildir:


1.
Fikir ve sanat eserlerinin kamu düzeni, eğitim-öğretim, bilimsel araştırma veya
haber amacıyla ve kazanç amacı güdülmeksizin icra edilmesi ve kamuya arzı.


2.
Fikir ve sanat eserleri ile radyo-televizyon programlarının yayınlanma ve kâr
amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması.


3.
Radyo-televizyon kuruluşlarının kendi olanaklarıyla kendi yayınları için
yaptıkları kısa süreli geçici tespitler.


4.
Bu Kanunun 30 uncu, 32 nci, 34 üncü, 35 inci, 43 üncü, 46 ncı ve 47 nci
maddelerinde belirtilen haller.


Bu
uygulama, hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep dışında zarar
veremez veya eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz.


Eser
sahiplerinin hakları ile bağlantılı haklara sahip olanlar da eser sahipleri
gibi Tecavüzün Ref’i, Tecavüzün Men’i ve Tazminat Davası haklarından
faydalanırlar.


(Değişik son fıkra: 3/3/2004-5101/23 md.; Mülga onuncu fıkra:
23/1/2008-5728/578 md.)


 


II – Haklara tecavüzün önlenmesi:[33]


Madde 81- (Değişik: 23/1/2008-5728/143 md.)


Musiki ve
sinema eserlerinin çoğaltılmış nüshaları ile süreli olmayan yayınlara bandrol
yapıştırılması zorunludur. Ayrıca, kolay kopyalanmaya müsait diğer eserlerin
çoğaltılmış nüshalarına da eser veya hak sahibinin talebi üzerine bandrol
yapıştırılması zorunludur. Bandroller, Bakanlıkça bastırılır ve satılır. Bakanlıkça
belirlenen satış fiyatı üzerinden meslek birlikleri aracılığı ile de bandrol
satışı yapılabilir.


Bandrol
alınabilmesi için, bandrol talebinde bulunanın yasal hak sahibi olduğunu beyan
eden bir taahhütnameyi doldurması zorunludur. Bakanlıkça tespit edilen diğer
evrak ve belgelerle birlikte başvuru yapılır. Bakanlık, bu başvuru üzerine
başka bir işleme gerek kalmaksızın on iş günü içinde bandrol vermek
mecburiyetindedir. Beyana müstenit yapılan bu işlemlerden Bakanlık sorumlu
tutulamaz.


Bandrol
yapıştırılması zorunlu nüshaların tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin
materyalleri üreten veya bu materyallerin dolum ve çoğaltımını yapan yerler, bu
maddede belirtilen taahhütnamenin bir kopyasını almak, saklamak ve istendiğinde
yetkili makamlara ibraz etmekle yükümlüdür.


Bandrol
yükümlülüğüne aykırı ya da bandrolsüz olarak bir eseri çoğaltıp satışa arz
eden, satan, dağıtan veya ticarî amaçla satın alan ya da kabul eden kişi bir
yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.


Bakanlık ile
mülkî idare amirleri bandrollenmesi zorunlu olan nüshaların ve süreli olmayan
yayınların, bandrollü olup olmadıklarını her zaman denetleyebilir. Gerekli
görüldüğünde, mülkî idare amirleri re’sen veya Bakanlığın talebi ile bu
denetimi gerçekleştirmek üzere illerde denetim komisyonu oluşturabilir. İhtiyaç
hâlinde, bu komisyonlarda Bakanlık ve ilgili alan meslek birlikleri
temsilcileri de görev alabilirler.


Bu denetimler
sırasında bu Kanunda koruma altına alınan hakların ihlal edildiğinin tespiti
hâlinde 75 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca işlem yapılır.


Bu Kanun
kapsamında korunan, yasal olarak çoğaltılmış, bandrollü nüshaların da yol,
meydan, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde satışı yasaktır. Bu
yasağa aykırı hareket edenler, Kabahatler Kanununun 38 inci maddesinin birinci
fıkrasına göre cezalandırılır.


Bu maddede
belirtilen hususların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından
çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.


Sahte bandrol
üreten, satışa arz eden, satan, dağıtan, satın alan, kabul eden veya kullanan
kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla
cezalandırılır.


Bir eserle
ilgili olarak usulüne uygun biçimde temin edilmiş bandrolleri başka bir eser
üzerinde tatbik eden kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne
kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.


Yetkisi
olmadığı hâlde, hileli davranışlarla bandrol temin eden kişi bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.


Yetkisi
olmayan kişilere bandrol temin eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.


(İptal
onüçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 12/6/2020 tarihli ve E.:2019/74;
K.:2020/29 sayılı Kararı ile)


Bu Kanunda
tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde,
ilgili tüzel kişi hakkında Türk Ceza Kanununun tüzel kişilere özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.


 


III. Eser sahibinin hakları ile bağlantılı hakların kapsamı ve süresi:[34]


Madde 82 – (Değişik: 7/6/1995 - 4110/28 md.)


Bu
Kanunun icracı sanatçılarla ilgili hükümleri;


1.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan,


2.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmamakla birlikte; icraları, Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde gerçekleştirilen, bu Kanun hükümlerinin uygulandığı ses taşıyıcılarına
dahil edilen ve bir ses taşıyıcısına tespit edilmemiş ancak bu Kanun
hükümlerinin uygulandığı (Değişik: 21/2/2001 - 4630/34 md.) Fonogramlara
veya ilk film tespitlerine dahil edilen ve (Değişik ibare: 21/2/2001
-4630/34 md.) bir fonograma veya bir filme tespit edilmemiş ancak bu Kanun
hükümlerinin uygulandığı radyo-televizyon yayınlarıyla yayınlanan,


İcracı
sanatçılara uygulanır.


Bu
Kanunun (Değişik ibare: 21/2/2001 -4630/34 md.) fonogramlar ve
ilk film despitleri ile ilgili hükümleri;


1.
Yapımcıları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan veya,


2.
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan,


(Değişik ibare:
21/2/2001 -4630/34 md.) fonogramlara ve filmlere uygulanır.


Bu
Kanunun radyo-televizyon yayınlarıyla ilgili hükümleri;


1.
Merkezleri Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde olan veya,


2.
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki yansıtıcı ile yayınlanan,


Radyo-televizyon
programlarına uygulanır.


Bu
Kanunun (Değişik ibare: 21/2/2001 -4630/34 md.) bağlantılı
haklarla ilgili hükümleri, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu bir uluslararası
andlaşma hükümlerine göre korunan icracı sanatçılara, yapımcılara ve
radyo-televizyon kuruluşlarına da uygulanır.


(Değişik: 21/2/2001
-4630/34 md.) İcracı sanatçıların hakları, icranın tesbitinin yapıldığı
tarihten başlayarak, yetmiş yıl devam eder. İcra tespit edilmemiş ise bu süre,
icranın ilk aleniyet kazanmasıyla başlar.


(Değişik: 21/2/2001
-4630/34 md.) Yapımcıların hakları, ilt tespitin yapıldığı tarihten
başlayarak yetmiş yıl devam eder.


Radyo-televizyon
kuruluşlarının hakları, programın ilk yayınlandığı tarihten başlayarak 70 yıl
devam eder.


 


B) Haksız rekabet:


I – Ad ve alametler:


Madde 83 – Bir
eserin ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri, iltibasa meydan
verebilecek surette diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında
kullanılamaz.


1
inci fıkra hükmü umumen kullanılan ve ayırt edici bir vasfı bulunmıyan ad,
alamet ve dış şekiller hakkında uygulanmaz.


Bu
maddenin uygulanması kanunun 1 inci, 2 nci ve 3 üncü bölümlerindeki şartların
tahakkukuna bağlı değildir.


Basın
Kanununun 14 üncü maddesinin mevkute adları hakkındaki hükmü mahfuzdur.


Tecavüz
eden tacir olmasa bile, birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında
haksız rekabete mütaallik hükümler uygulanır.


 


II – İşaret, resim ve ses:


Madde 84 – Bir
işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden
veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin,
resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak
suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir.


Tevacüz
eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında
haksız rekabete mütaallik hükümler uygulanır.


Eser
mahiyetinde olmıyan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen
resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır.


 


C) Mektuplar:


Madde 85 – Eser
mahiyetinde olmasa bile, mektup, hatıra ve buna benzer yazılar yazanların ve
bunlar ölmüş ise 19 uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı kimselerin
muvafakati olmadan yayınlanamaz. Meğer ki, yazanın ölümünden itibaren on yıl
geçmiş bulunsun.


Mektuplar
birinci fıkradaki şartlardan başka muhatap veya muhatap ölmüş ise 19 uncu
maddenin birinci fıkrasında yazılı kimselerin muvafakati olmadan yayımlanamaz;
meğer ki, muhatabın ölümünden itibaren 10 yıl geçmiş bulunsun.


(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/144 md.) Yukarıdaki hükümlere
aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ve Türk Ceza
Kanununun 132, 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri uygulanır.


(Değişik
dördüncü fıkra: 23/1/2008-5728/144 md.)Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın
caiz olduğu hâllerde de 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 24 üncü maddesi hükmü
saklıdır.


 


D) Resim ve portreler:


I – Genel olarak:


Madde 86 – Eser
mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen
ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan
tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma
arzedilemez.


Birinci
fıkradaki muvafakatin alınması:


1.
Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynıyan kimselerin resimleri;


2.
Tasvir edilen kimselerin iştirak ettiği geçit resmi veya resmi tören yahut
genel toplantıları gösteren resimler;


3.
Günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve filim haberleri; için şart
değildir.


(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.)  Birinci
fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi
ile koşulları varsa, Türk Ceza Kanununun 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri
hükümleri uygulanır.


(Değişik
dördüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.)Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın
caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır.


 


II – İstisnalar:


Madde 87 – Aksi
kararlaştırılmamış ise, bir kimsenin sipariş üzerine yapılan resim veya
portresinden, sipariş veren veya tasvir edilen ve yahut bunların mirasçıları
fotoğraf aldırtabilir.


Bu
hüküm baskı usulü ile yapılan portre ve resimler hakkında cari değildir. Şu
kadar ki, bu suretle vücuda getirilen resim ve portrelerin birinci fıkrada
sayılanlar için tedariki mümkün olmaz veya nispeten büyük güçlüğü mucip olursa
bunların da fotoğrafları aldırılabilir.


 


E) Kanunlar ihtilafı:


Madde 88 – (Mülga: 27/11/2007-5718/64 md.)


Ek Madde 1 – (1/11/1983 - 2936 sayılı  Kanunun 18 inci maddesi hükmü olup
ek maddeye çevrilerek teselsül için numaralandırılmıştır.)


Bu
Kanuna göre çıkarılacak yönetmelikler Resmi Gazetede yayımlanır.[35]


 


Ek Madde 2 – (Ek: 7/6/1995 - 4110/29 md.; Değişik: 21/2/2001 -4630/35
md.)


Bu
Kanunla sağlanan koruma, bu madde ile getirilen değişikliğin yürürlüğe girdiği
sırada;


1.
T.C. vatandaşı eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak
sahipleri tarafından üretilmiş Türkiye’de mevcut bütün eserlere, tespit edilmiş
icralara ve fonogramlara.


2.
Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve anlaşmalara taraf diğer
ülkelerde üretilmiş ve bu ülkelerde koruma süresi dolmadığı için kamuya mal
olmamış yabancı eserlere, tespit edilmiş icralara ve fonogramlara.


Uygulanır.


Birinci
fıkranın uygulanması sonucu koruma kapsamına alınan eserlerin, tespit edilmiş
icraların ve fonogramların yasal kopyalarının mülkiyetini elinde bulunduran
kişiler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden altı aylık sürenin
sonuna kadar yazılı bir izne gerek kalmaksızın bu kopyaları satabilir veya
elden çıkarabilir.


Bununla
birlikte, eserler, tespit edilmiş icralar ve fonogramlara ilişkin olmak üzere
bu Kanun çerçevesinde eser sahipleri ve diğer hak sahiplerine sağlanan hakların
kullanılması eser veya bağlantılı hak sahiplerinin iznine tabidir.


Bu
Kanunun sinema eseri sahipliği ile ilgili hükümleri, 4110 sayılı Kanunun
yürürlüğe girdiği 12/6/1995 tarihinden sonra yapımına başlanan sinema
eserlerine uygulanır.[36]


 


Ek Madde 3 – (Ek:7/6/1995 - 4110/30 md.)


Komşu
Haklara ilişkin uygulamalar hakkındaki esaslar, Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren 6 ay içerisinde çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.


 


Ek Madde 4 – (Ek: 21/2/2001 - 4630/37 md.)


Eser
ve eser sahibi ile eser üzerindeki haklardan herhangi birinin sahibi veya
eserin kullanımına ilişkin süreler ve şartlar ile ilgili olarak eser nüshaları
üzerinde bulunan veya eserin topluma sunulması sırasında görülen bilgiler ve bu
bilgileri temsil eden sayılar veya kodlar yetkisiz olarak ortadan kaldırılamaz
ve değiştirilemez. Bilgileri ve bilgileri temsil eden sayıları ve kodları
yetkisiz olarak değiştirilen veya ortadan kaldırılan eserlerin asılları veya
kopyaları dağıtılamaz, dağıtılmak üzere ithal edilemez, yayınlanamaz veya
topluma iletilemez.


Yukarıdaki
fıkra hükümleri fonogramlar ve fonogramlarda tespit edilmiş icralar bakımından
da uygulanır.


(Değişik üçüncü fıkra: 3/3/2004-5101/25 md.) Dijital iletim de dahil olmak üzere
işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik
sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu
Kanunda tanınmış haklarının ihlâli halinde, hak sahiplerinin başvuruları
üzerine ihlâle konu eserler içerikten çıkarılır. Bunun için hakları haleldar
olan gerçek veya tüzel kişi öncelikle bilgi içerik sağlayıcısına başvurarak üç
gün içinde ihlâlin durdurulmasını ister. İhlâlin devamı halinde bu defa,
Cumhuriyet savcısına yapılan başvuru üzerine, üç gün içinde servis sağlayıcıdan
ihlâle devam eden bilgi içerik sağlayıcısına verilen hizmetin durdurulması
istenir. İhlâlin durdurulması halinde bilgi içerik sağlayıcısına yeniden servis
sağlanır. Servis sağlayıcılar, bilgi içerik sağlayıcılarının isimlerini
gösterir listeyi her ayın ilk iş günü Bakanlığa bildirir. Servis sağlayıcılar
ile bilgi içerik sağlayıcıları, Bakanlıkça istendiği takdirde her türlü bilgi
ve belgeyi vermekle yükümlüdür. Bu maddede belirtilen hususların uygulanmasına
ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle
belirlenir.


(Mülga dördüncü fıkra: 23/1/2008-5728/578 md.)


 


Ek Madde 5 – (Ek: 21/2/2001 - 4630/38 md.; Mülga:
22/2/2012-6279/13 md.)


 


Ek Madde 6 – (Ek: 21/2/2001 - 4630/39 md.)


Bu
Kanunda geçen “Kültür ve Turizm” ibareleri “Kültür” olarak değiştirilmiştir.


 


Ek Madde 7- (Ek: 3/3/2004-5101/26 md.; Değişik: 14/7/2004-5217/17 md.)


Bu
Kanunun;


a)
13 üncü maddesi uyarınca alınacak kayıt ve tescil ücretleri,


b)
41 inci maddesi uyarınca alınacak uzlaştırma komisyonu başvuru ücretleri,


c)
81 inci maddesi uyarınca tahsil edilecek bandrol ücretleri,


Kültür
ve Turizm Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırılır ve bütçeye
gelir kaydedilir. Bandrol yaptırılması için gerekli ödenek Bakanlık bütçesine
konulur.


41
inci madde uyarınca kurulacak komisyonlarda görev yapan komisyon üyelerine,
yılda on toplantı gününden fazla olmamak üzere her toplantı günü için (2000)
gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar
üzerinden toplantı ücreti Bakanlık bütçesinden ödenir.


 


Ek Madde 8- (Ek: 3/3/2004-5101/26 md.)


Bir
veri tabanının içeriğinin oluşturulmasına, doğrulanmasına veya sunumuna nitelik
ve nicelik açısından esaslı bir nispet dahilinde yatırım yapan veri tabanı
yapımcısı, ayrıca, veri tabanının içeriğinin önemli bir kısmının veya
tamamının;


a)
Herhangi bir araç ile herhangi bir şekilde sürekli veya geçici olarak başka bir
ortama aktarılması,


b)
Herhangi bir yolla dağıtılması, satılması, kiralanması veya topluma iletilmesi,


Hususlarında
bu Kanunda sayılan istisnalar ile kamu güvenliği, idarî ve yargı işlemlerinin
gerektirdiği istisnalar dışında izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir.


Veri
tabanı yapımcısına sağlanan koruma aleniyet tarihinden itibaren onbeş yıldır.


Veri
tabanının içeriğinde esaslı bir değişiklik meydana getiren ve yeni bir yatırım
gerektiren, nitelik ve nicelik açısından yapılan her türlü ekleme, çıkarma veya
değişiklik sonucu bu yeni yatırımdan doğan veri tabanı kendi koruma koşullarına
hak kazanır.


Bu
maddede tanınmış hakları ihlâl edenler hakkında bu Kanunun 72 nci maddesinin
(3) numaralı bendi hükümleri uygulanır.


 


Ek Madde 9- (Ek: 3/3/2004-5101/26 md.)


Bakanlıkça,
fikrî mülkiyet haklarının takibi ve korunmasını sağlamak amacıyla ve soruşturma
ve kovuşturmalarda kullanılmak üzere, bu Kanunda bahsi geçen meslek birlikleri,
umuma açık mahaller, radyo-televizyon kuruluşları ile fikir ve sanat
eserlerinin tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten
ve/veya bu materyallerin dolum, çoğaltım ve satışını yapan veya herhangi bir
şekilde yayan yerlerin dahil olduğu ortak bir veri tabanı oluşturulur.


Gerekli
teknik alt yapı ve donanım, erişim, kullanım, yetkilendirme, veri tabanının
oluşturulmasına ilişkin diğer tüm hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir
yönetmelikle belirlenir.


 


Ek Madde 10- (Ek: 3/3/2004-5101/26 md.; Değişik: 23/1/2008-5728/146 md.)


Aşağıda
belirtilen hâllerde idarî para cezası uygulanır:


1. (İptal
birinci cümle: Anayasa
Mahkemesi’ nin 3/7/2014 tarihli ve E:2014/62, K:2014/125 sayılı Kararı ile.) İlgili tüzel kişi hakkında verilecek idarî
para cezasının üst sınırı ellibin Türk Lirasıdır.


2. (Mülga:
22/2/2012-6279/13 md.)


Bu madde
hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın yüzde
ellisi Kültür ve Turizm Bakanlığının hesabına aktarılır.


 


Ek Madde 11- (Ek:
3/3/2004-5101/26 md.)


Ders
kitapları dahil, alenileşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim ve edebiyat eserlerinin
engelliler için üretilmiş bir nüshası yoksa hiçbir ticarî amaç güdülmeksizin
bir engellinin kullanımı için kendisi veya üçüncü bir kişi tek nüsha olarak ya
da engellilere yönelik hizmet veren eğitim kurumu, vakıf veya dernek gibi
kuruluşlar tarafından ihtiyaç kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri
formatlarda çoğaltılması veya ödünç verilmesi bu Kanunda öngörülen izinler
alınmadan gerçekleştirilebilir. Bu nüshalar hiçbir şekilde satılamaz, ticarete
konu edilemez ve amacı dışında kullanılamaz ve kullandırılamaz. Ayrıca bu
nüshalar üzerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulması ve
çoğaltım amacının belirtilmesi zorunludur.


 


İkramiye


Ek Madde 12 – (28/12/2006-5571/3 md.)


Bu
Kanunun 81 inci maddesine aykırı olarak çoğaltılan nüsha ve yayınların
yakalanması halinde, bu Kanun hükümleri ve ilgili diğer mevzuat hükümleri
çerçevesinde suça konu olan materyalleri yakalama işlemine fiilen katılan,
önleme, izleme ve soruşturmakla görevli olan denetim komisyonu başkan ve
üyelerinden kamu görevlisi olanlara ikramiye ödenir.


Bir
denetim faaliyeti çerçevesinde yapılan el koymalar neticesinde denetim
komisyonu başkan ve üyelerine verilebilecek ikramiyenin toplam tutarı, ellibin
gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı
geçemez. İkramiye tutarı ilgililere eşit olarak paylaştırılır. Bir kişiye
ödenecek ikramiyenin yıllık toplam tutarı kırkbin gösterge rakamının memur
aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçemez.


Ödenecek
ikramiyenin yüzde ellisi, nüsha ve yayınlar sahipsiz yakalanmışsa mahkemesince
verilecek olan müsadere kararını, sahipli yakalanmış ise kamu davası
açılmasını, kalan yüzde ellisi ise müsadereye veya mahkûmiyete ilişkin hükmün
kesinleşmesini takip eden bir ay içinde Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden
ödenir.


Bu
Kanunun 81 inci maddesinin yedinci fıkrası ile satış yapılması yasaklanmış olan
yerlerde satılan yasal nüshalara el konulması halinde ikramiye ödenmez.


Bu
maddeye göre ödenecek ikramiyelerden herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.


Denetim
komisyonlarının oluşumu ve çalışma esasları ile ödenecek ikramiyenin hesabında
el konulan materyalin niteliği ve miktarı dikkate alınarak belirlenecek
göstergeler ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar
İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlık
tarafından çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.


 


F) Geçici hükümler:


I – İntikal hükümleri:


1. Genel olarak:


Geçici Madde 1 – Aşağıdaki maddelerde aksi tayin edilmemiş ise bu kanun hükümleri,
yürürlükten önce ilk defa memleket içinde umuma arz yahut sicile kayıt edilmiş
eserlere de uygulanır. Eser veya mahsulün 8 Mayıs 1326 tarihli Hakkı Telif
Kanunu hükümlerine dahil olup olmaması durumu değiştirmez.


Bu
Kanunun yürürlüğe girmesinden önce alenileşmiş eserlere mütaallik koruma
süreleri bu kanuna göre hesap edilir.


Mevzuat
ve sözleşmelerde kullanılan hakkı telif, telif hakları, edebi mülkiyet, güzel
sanatlar mülkiyeti ve buna benzer tabirlerden bu kanunun benzer hallerde
tanıdığı hak ve salahiyetler anlaşılır.


Bu
Kanunun yürürlüğe girmesinden önce eser üzerindeki haklar veya bunların
kullanılışı tamamen veya kısmen başka birine bırakılmışsa bu kanunla eser
sahibine tanınan yeni ve daha geniş hak ve salahiyetler de devredilmiş
sayılmaz. Aynı hüküm koruma süresinin eskisine nispetle daha uzun olması haline
veya eski kanunun korunmadığı eser ve mahsullere de uygulanır.


 


2. Müktesep hakların korunması:


Geçici Madde 2 – Eski kanundaki süreler daha uzunsa bu kanunun yayımlanmasından önce
yayımlanan eserler hakkında o süreler cereyan eder.


Bu
Kanunun yayımlanmasından önce bir eserin haklı olarak yapılan bir tercüme veya
işlenmesi yayımlanmış ise tercüme eden veya işliyenin eski kanun hükümlerine
göre iktisap ettiği hak ve salahiyetlere halel gelmez.


Eski kanun  hükümlerine  göre caiz olupta bu kanunla
menedilen bir tercümenin yayımlanmasına,  bu  kanunun  yürürlüğe  girmesi
tarihinden evvel başlanılmış bulunursa, yayımlanma tamamlanabilir. Şu kadar ki, bu
yayımlanma müddeti bir seneyi geçemez. Aynı hüküm umumi mahallerde temsil
edilmek üzere bu nevi temsil müesseselerine teslim edilen tercüme eserler
hakkında da tatbik edilir.


Eski
kanun hükümlerine göre caiz olupta bu kanunla menedilen bir çoğaltmaya, bu
kanunun yayımlanması tarihinde başlanılmış bulunursa çoğaltılma tamamlanabilir
ve çoğaltılmış nüshalar yayımlanabilir.


Bu
Kanunun yürürlüğe girmesi zamanında mevcut olupta eski kanun hükümlerine göre
çoğaltılması caiz olan nüshaların yayımlanmasına devam edilebilir. Aynı hüküm,
işaret, resim ve ses nakline yarıyan aletlerle güzel sanat eserlerinin
çoğaltılmasına yarıyan kalıp ve buna benzer vasıtalar hakkında da uygulanır.


Yukarki
fıkranın tanıdığı salahiyeti kullanmak istiyen kimse kanunun yürürlüğe
girmesinden itibaren 6 ay içinde bu nüsha ve aletleri salahiyetli makama
bildirerek mühürletmeye mecburdur. Gerekirse teferruat bir yönetmelikle tayin
olunabilir.


 


Geçici Madde 3 – (Ek: 1/11/1983 - 2936/17 md.)


Meslek birliklerinin ve federasyonunun, ilk genel kurul
toplantılarını yapmaları için tüzükte öngörülen üye sayısını tamamlayıp,
seçimleri yapılıncaya kadar mecburi organların başkan ve üyeleri Kültür ve
Turizm Bakanlığının önerisi üzerine, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir.


 


Geçici Madde 4 – (Ek: 1/11/1983 - 2936/17 md.)


5846
sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 43 üncü maddesine göre çıkarılmış olan
15/3/1980 tarih ve 8/423 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesi ve bu kararnameye
göre çıkarılacak ücret tarifesi, 15/3/1980 tarihinden geçerli olmak üzere
31/12/1985 tarihine kadar uygulanır.


Bakanlar
Kurulu Kararnamesine göre çıkarılacak ücret tarifesi gereğince, yetki
belgesiyle meslek birliğine devredilen eserler için ödemeler, hak sahiplerine
dağıtılmak üzere ilgili meslek birliğine; diğer hallerde doğrudan mali hak
sahiplerine yapılır. Bu ödemeler Türkiye Radyo - Televizyon Kurumunca en geç
31/12/1985 tarihine kadar yerine getirilir.


Meslek
birliği, Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu tarafından verilen bordro üzerinden
kendi hissesini mahsup ederek, bakiyesini kendisine yapılan ödemeyi takip eden
iki yıl içinde üyesi olan hak sahiplerine öder.


İki
yıl içinde üyelerce talep olunmayan ücretler, 44 üncü maddeye göre Kültür ve
Turizm Bakanlığı adına bir milli bankada açılacak özel hesaba yatırılır.


 


Geçici Madde 5 – (Ek:7/6/1995 - 4110/31 md.)


Bu
Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olan meslek birlikleri, tip
statülerin yayımından itibaren bir yıl içinde Kültür Bakanlığının gözetiminde,
Kanunun ilgili hükümleri ve tip statü ilkeleri doğrultusunda yeni meslek
birliklerine dönüştürülürler ve bu süre içinde yapacakları genel kurul
toplantısı ile yeni organlarını oluştururlar.


Birinci
fıkra hükümlerine uymayan meslek birlikleri, birinci yılın sonunda
kendiliğinden dağılmış sayılır.


 


Geçici Madde 6- (Ek: 3/3/2004-5101/27 md.)


Bu
Kanunun 41 ve 43 üncü maddelerinde tarifelerin belirlenmesi ve sözleşmelerin
yapılmasına ilişkin öngörülen usul, bu maddelerde yer alan süreler beklenmeksizin
Kanunun yayımı tarihinden itibaren carî yıl esas alınmak suretiyle uygulanır.


Bu
Kanunun yayımı tarihinden önce meslek birlikleri ile umuma açık mahaller ve
yayın kuruluşları arasında imzalanmış bulunan yayın sözleşmeleri, bütün
hükümleri ile bu sözleşmelerde belirtilen sürelerin sonuna kadar geçerlidir.


Bu
Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç bir ay içerisinde bu Kanunun 41
ve 43 üncü maddelerinde öngörülen sınıflandırma yapılır. Bu sınıflandırmaya
bağlı olarak tarifelerin meslek birlikleri tarafından en geç bir ay içerisinde
ilk defa ilân edilmesinden veya duyurulmasından itibaren altı ay içinde izin
almak ve sözleşme yapmak üzere meslek birliklerine müracaat eden mahaller
ve/veya yayın kuruluşları üçer aylık dönemler için meslek birlikleri
tarifesinin 1/4'ünü ödeyerek eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları
kullanmaya ve/veya iletimini yapmaya en fazla altı ay süreyle devam
edebilirler. Bu fıkra hükümleri bu Kanunun 41 ve 43 üncü maddelerinde öngörülen
usulün uygulanmasına engel teşkil etmez.


 


Geçici Madde 7-
(Ek: 3/3/2004-5101/27 md.)


Bu
Kanunun yayımı tarihinden önce, illerde oluşturulmuş olan denetim
komisyonlarından, 81 inci madde hükümleri çerçevesinde faaliyetlerini
sürdürmesine gerek görülmeyenlerin her türlü araç, gereç ve malzemeleri il
kültür ve turizm müdürlüklerine devredilir.


 


Geçici Madde 8- (Ek: 3/3/2004-5101/27 md.)


Bu
Kanunla değiştirilen maddelerde öngörülen yönetmelikler, bu Kanunun yayımı
tarihinden itibaren altı ay içinde hazırlanılarak yürürlüğe konulur. Ek 9 uncu
maddede öngörülen veri tabanı bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl
içinde oluşturulur.


 


II – Kaldırılan hükümler:


Madde 89 – 8
Mayıs 1326 tarihli Hakkı Telif Kanuniyle diğer kanunların bu kanuna aykırı
hükümleri kaldırılmıştır.


 


G) Son hükümler:


I – Kanunun yürürlüğe girmesi:


Madde 90 – Bu
Kanunun 42 ve 43 üncü maddeleri hükümleri kanunun yayımı tarihinden itibaren,
diğer hükümleri 1 Ocak 1952 tarihinde yürürlüğe girer.


 


II – Kanunun yürütülmesine memur makam:


Madde 91 – Bu
Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


 


 


 


5846  SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN


MEVZUATIN
VEYA ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL


EDİLEN
HÜKÜMLERİN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ


GÖSTERİR
LİSTE


 


 








Değiştiren Kanunun/KHK’nin/ İptal Eden Anayasa
Mahkemesi Kararının Numarası



 

5846 sayılı Kanunun değişen veya iptal edilen
maddeleri



 

Yürürlüğe Giriş

Tarihi

 







2936







5/11/1983






4110







12/6/1995






4630



––



3/3/2001






5101



44 üncü madde birinci ve son fıkra ve Ek 10 uncu
maddenin (2) numaralı bendinde yer alan “44 üncü madde gereğince alınması
zorunlu sertifikaları almaksızın faaliyet gösteren” ibaresi

1/B, 13, 41, 42, 42/A, 42/B, 43, 45, 71, 72, 73, 74, 75,
77, 80 ve 81 inci maddeler ile Ek Madde 4, 7, 8, 9,10 ve 11, Geçici Maddeler
6, 7 ve 8



12/3/2004 tarihinden 6 ay sonra

 

 

 

 

 

 

12/3/2004






5217



44, Ek Madde 7



1/1/2005






5571



44 ve Ek Madde 12



13/1/2007






5718



88



12/12/2007






5728



68,71,72,73,74,75,76,77,79,80,81,85,86,Ek Madde 4 ve 10



8/2/2008






6279



Ek Madde 5, Ek Madde 10



29/2/2012






6552



47



11/9/2014






Ana. Mah. 3/7/2014 tarihli ve E:2014/62, K:2014/125
sayılı Kararı



Ek Madde 10



12/12/2014 tarihinden itibaren altı ay sonra

(12/6/2015)






Anayasa Mahkemesi’nin 14/5/2015 tarihli ve E.: 2014/177,
K.: 2015/49 sayılı Kararı



47



11/6/2015 tarihinden başlayarak bir yıl sonra
(11/6/2016)






6769



76



10/1/2017






KHK/700



31, 42, 44, 45, 46, 47, Ek Madde
1



24/6/2018 tarihinde birlikte
yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda
Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte (9/7/2018)






Anayasa Mahkemesinin 12/6/2020
tarihli ve E.:2019/74; K.:2020/29 sayılı Kararı



81



17/7/2020






7346



72



25/12/2021









 











[1]
Bu Kanunda geçen; “Kültür ve
Turizm” ibareleri 21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu Kanuna eklenen ek
6 ncı madde gereğince; “Kültür” olarak değiştirilmiştir.







[2]
21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu
maddenin başlığı “Tarif” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[3]
3/3/2004 tarihli ve 5101
sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle bu bentte yer alan “gerçek“ ibaresi madde 
metninden çıkarılmıştır.


 







[4]
21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu
maddenin başlığı “İşlenmeler” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[5]
21/2/2001 tarihli ve 4630
sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasının (11) numaralı
bendine “ortaya çıkan” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve bir araç ile
okunabilir veya diğer biçimdeki” ibaresi ve aynı maddenin ikinci fıkrasının
başına “İstifade edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla
oluşturulan ve” ibaresi eklenmiştir.


 







[6]
21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu
madde başlığı “5. Hakların kullanılması” iken metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[7]
21/2/2001 tarih ve 4630 sayılı Kanunun 11.
maddesi ile bu Üst başlığın numarası (III) iken, IV olarak teselsül
ettirilmiştir.







[8]
21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu
fıkrada yer alan “onun asıl veya işlenmelerini” ibaresi yürürlükten kaldırılmış
ve metinden çıkarılmıştır.







[9]
21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu
madde başlığı “Radyo ile yayın hakkı” iken metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[10]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 24
üncü maddesiyle, bu maddede
yer alan “tüzük” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” şeklinde
değiştirilmiştir.







[11]
21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu
madde başlığı “Roportaj” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[12]
21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu
fıkrada yer alan; “yayımlanma veya” ibaresi metinden çıkarılmıştır.







[13]
3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunun 11
inci maddesiyle bu madde başlığı “4. İşaret, ses ve/veya görüntü
taşıyıcılarının umuma açık yerlerde kullanılması:” iken, metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.







[14]
Anayasa Mahkemesi’nin 24/3/2010 tarihli ve
E.: 2007/33, K.:2010/48 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “ancak” ibaresi iptal
edilmiştir.







[15]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 24
üncü maddesiyle, bu maddenin
birinci fıkrasında yer alan “Kültür Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar
Kurulunca onaylanan tüzük” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik”
şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “Bakanlıkça hazırlanan tüzük” ibaresi
“Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik” şeklinde değiştirilmiştir.







[16]
3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunun 12
nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “ile bu Kanunun 52 nci maddesine uygun
biçimde düzenlenmiş sözleşmelerle eser veya hak sahibinden malî hakları
kullanma yetkilerini devralarak bu Kanunun 10 uncu maddesine göre ilim-edebiyat
eserleri üzerindeki hakları kullanarak, süreli olmayan yayınları çoğaltan ve
yayanlar” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.







[17]
3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunun 12
nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “gerçek kişiler” ibaresi madde metninden
çıkartılmıştır.







[18]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 24
üncü maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “ilgili kuruluşların görüşleri alındıktan sonra Kültür ve Turizm
Bakanlığınca hazırlanacak tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan
yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.







[19]
3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunun 14
üncü maddesiyle bu madde başlığı “2. Radyo-televizyon gibi araçlarla yayınlanan
ve/veya iletilen fikir ve sanat eserlerine ilişkin ödemeler” iken, metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[20]
3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunun 14
üncü maddesiyle bu madde başlığının numarası yeniden teselsül ettirilmiştir.







[21]
28/12/2006 tarihli ve 5571 sayılı Kanunun 2
nci maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “amacıyla,” ibaresinden
sonra gelmek üzere “sadece süreli yayınlar basan yerler dışında,” ibaresi
eklenmiştir.







[22]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 24
üncü maddesiyle, bu fıkrada
yer alan ““Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[23]
3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunun 14
üncü maddesiyle bu madde başlığının numarası yeniden teselsül ettirilmiştir.







[24]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 24
üncü maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir kararname ile”
ibaresi “Cumhurbaşkanı kararıyla” ve ikinci fıkrasında yer alan “Kararnamede”
ibaresi “Kararda” şeklinde ve aynı fıkranın (2) numaralı bendinde yer alan
“kararnamede” ibaresi “kararda” şeklinde değiştirilmiştir.







[25]
3/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Kanunun 14
üncü maddesiyle bu madde başlıklarının numaraları teselsül ettirilmiştir.







[26]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 24
üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ilgili kuruluşların görüşü alındıktan
sonra Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak tüzükle” ibaresi
“Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.







[27]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 24
üncü maddesiyle, bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibareleri “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[28]
23/1/2008 tarihli ve 5728
sayılı Kanunun 138 inci  maddesiyle bu madde başlığı “1. Manevi haklara
tecavüz:” iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


 







[29]
23/1/2008 tarihli ve 5728
sayılı Kanunun 140 ıncı maddesiyle bu madde başlığı “III – Kovuşturma ve
tekerrür:” iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[30]
21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu
madde başlığı “I-Görev” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[31]
21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu
Kanun başlığı, “ihtiyati tedbirler” iken metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[32]
21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu
madde başlıkları; “A) Komşu hakları ve tecavüzün önlenmesi” ve “I-Eser
sahibinin haklarına komşu haklar” iken metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[33]
21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu
madde başlığı, “fikri haklara tecavüzün önlenmesi” iken, metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.







[34]
21/2/2001 tarih ve 4630 sayılı Kanunla bu
madde başlığı değiştirilmiştir.







[35]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 24
üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzük ve yönetmelikler 6 ay içinde
hazırlanır ve” ibaresi “yönetmelikler” şeklinde değiştirilmiştir.







[36]
Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2011 tarihli ve
E.: 2010/73, K.: 2011/176 sayılı Kararı ile bu fıkra “diyalog yazarı ve animatörler” yönünden
iptal edilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?