4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun

KanunNo: 4081Resmî Gazete: 10.07.1941 / 4856

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

1795








 


ÇİFTÇİ
MALLARININ KORUNMASI


HAKKINDA
KANUN


 


Kanun
Numarası                  : 4081


Kabul
Tarihi                         : 2/7/1941


Yayımlandığı
Resmî Gazete: Tarih: 10/7/1941   Sayı: 4856


Yayımlandığı
Düstur           : Tertip: 3   Cilt: 22   Sayfa: 505


 


                       



Madde
1 – Bu
kanuna göre korunacak çiftçi malları aşağıda yazılıdır:


I
- Ekili, dikili veya kendiliğinden yetişen bütün nebatlarla Orman Kanununun
şumulüne girmeyen ağaçlar ve ağaçlıklar,


II
- Ziraatte kullanılan veya ziraatle alakalı olan her nevi menkul ve gayrimenkul
mallar,


III
- Su arkları, set ve bentlerle hendek, çit, duvar ve emsali manialar, tarla ve
bahçe yolları.


            



Madde
2 – Bu
kanunun hükümleri:


I
- Köy sınırları içinde,


II
- Şehir ve kasaba haricinde olup, belediye hududu içinde veya dışında bulunsun,
zirai mahsulat istihsal edilmekte olan sahalarda tatbik olunur.


            



Madde
3 – Bu
kanunda yazılı işlerden köylere taallük edenleri ihtiyar meclisi, ikinci
maddenin ikinci fıkrasında yazılı sahalara ait olanları koruma meclisi
tarafından ifa olunur. Her kaza ve vilayet merkezinde ayrıca bir murakabe
heyeti de bulunur.


            



Madde
4 – Murakabe
heyetiyle koruma meclisine aza seçilebilmek için belediye meclisine aza intihap
edilebilmek hakkına malik olmak ve aynı zirai sahada ziraatle meşgul bulunmak
şarttır. Şu kadar ki, bunların belde sakini olup olmadıklarına bakılmaz. Köy
Kanununun 30 uncu maddesi bu seçimlerde de caridir.


Koruma
meclisi azaları ticaret ve sanayi ve ziraat odaları bulunan yerlerde bunların
da iştirakiyle toplanan belediye meclisi tarafından gizli reyle ve dört sene
müddetle intihap olunurlar. Her intihapta beşi asli, beşi yedek aza olmak üzere
on kişi seçilir. Asli azalar arasında inhilal vukuunda yedek azadan en fazla
rey alan boşalan yere geçer. Müsavi rey almış olanlar arasında kur'a çekilir.


Koruma
meclisi azaları aralarından gizli reyle bir reis ve bir reis vekili seçerler.


(Ek:
9/1/1952 - 5856/1 md.) Belediye meclislerinin her
yenilenmesinde çiftçi mallarını koruma meclisi üyeleri ile murakabe heyeti
üyeleri yukarki bentte bildirilen usule göre yeniden seçilirler.


            



Madde
5 – Murakabe
heyeti, vilayet merkezinde valinin idare mensupları arasından seçeceği bir
zatın, kazalarda kaymakamın reisliği altında, ziraat ve veteriner müdür veya
memurları ile dördüncü madde hükümleri dairesinde intihap olunan beş azadan
teşekkül eder. Kaymakamın bulunmadığı hallerde heyete ziraat veya veteriner
müdür veya memuru, bunların da, bulunmaması halinde kaymakamın tensip edeceği
aza reislik eder. 


            



Madde
6 – Murakabe
heyeti, koruma ve ihtiyar meclisleri mürettep aza adedinin ekseriyetiyle içtima
ederler.


Kararlar,
mevcudun ekseriyetiyle verilir. Reylerde müsavat halinde reisin bulunduğu taraf
tercih olunur. Reis ve azalar kendilerinin veya Köy Kanununun 30 uncu
maddesinde yazılı hısımlarının alakalı oldukları işlerin müzakeresine iştirak
edemezler. Bu gibi hallerde veya hastalık yahut diğer meşru mazeretler
dolayısiyle aza noksanı yüzünden içtima edemiyen heyet veya meclis yedek
azalarla tamamlanır.


            



Madde
7 – Koruma
ve ihtiyar meclislerinin, çiftçi mallarını koruma bakımından, vazife ve
salahiyetleri şunlardır:


I
- Koruma kadro ve bütçesini ve senelik koruma ücreti tarifelerini tesbit ve her
iki hususu murakabe heyetinin tetkik ve tasdikına sevketmek.


II
- Koruculuk için Köy Kanununda yazılı hükümlere göre bekçiliğe ehil
gördüklerini seçerek tayinlerini vali veya kaymakamın tasdikına arzetmek,
bekçilerin adedlerini ve çalışma müddet ve şartlarını tesbit eylemek, vazife
görecekleri mıntakaları ayırmak ve bunlara para veya mal olarak verilecek aylık
veya yıllığı kararlaştırmak ve vazifelerini iyi görmeleri için lüzumlu
tedbirleri almak, hayvanlar için müşterek çoban tutmak,


III
- Suların mezruat ve yollara yapacağı tahribatı önlemek ve su arkları ve
hendeklerle tarla ve bahçe yollarını tamir ettirmek ve bu yüzden doğacak
masrafları bütçe harici olarak alakalılar arasında istifadeleri nispetinde
taksim ve tahsil etmek (Alakalılardan fiilen çalışmak isteyenler
çalışabilirler),


IV
- Suların sivrisinek yetişmesine müsait birikintiler yapmasına mani olmak ve bu
maksat için açılan kanallar ve mecraları ve kurutulmuş olan toprakları muhafaza
etmek,


V
- Elli liraya kadar olan zarar ve ziyan işlerine 26 ncı maddede yazılı hükümler
dairesinde bakmak,


VI
- Ondördüncü maddede gösterilen inzibat cezalarını vermek ve bu kanunda yazılı
diğer vazifeleri görmek.


            



Madde
8 – Murakabe
heyetinin vazife ve salahiyetleri şunlardır:


I
- Koruma kadro ve bütçesini ve senelik koruma bedeli tarifelerini tasdik veya
bunlarda lüzumlu gördüğü tadilleri icra etmek,


II
- Mıntakaları dahilindeki köylerden mali ve zirai durumları bir bekçiden ayrı
olarak korucu tutmağa müsait olmayanlarını tayin etmek,


III
- Koruma ve ihtiyar meclisi kararlarına bu kanun hükümleri dahilinde yapılan
itirazları tetkik etmek,


IV
- Koruma ve ihtiyar meclislerinin bu kanunda gösterilen vazife ve
salahiyetlerini devamlı bir nezaret ve murakabeye tabi tutmak,


V
- Hayvanların sureti muhafaza ve sevki idaresine ve geçeceği yolların tayinine;
tarla, bağ ve bahçe sınırlarının belli edilmesini veya bu yerlerin korunmasını
temin için mahallince yapılması mümkün ve mutat olan manialar konmasına; tarla
yolları, su arkları ve sınır hendeklerinin set ve bentlerin evsaf ve sureti
muhafazalarına mütedair tedbirlerin tesbitine dair koruma ve ihtiyar meclisleri
tarafından yapılan teklifleri tetkik ile karara bağlamak ve bu kanunda
gösterilen diğer işleri görmek,


VI
- İkinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı saha hudutlarını tayin ve tesbit
etmek.


Murakabe
heyeti lüzum gördüğü hallerde bu sahanın hudutlarını değiştirebileceği gibi,
yakınlık ve çiftçilik münasebetleri veya korumada kolaylık gibi mülahazalara
binaen bu kanunun tatbiki bakımından mezkür sahanın bazı parçalarını veya
tamamını en uygun gördüğü köye bağlıyabilir.


I,
III ve V sayılı bentlerde yazılı muamelelerin bir ay zarfında
neticelendirilmesi mecburidir.Koruma bedeli tarifelerinin tetkikatında (15)
inci maddeye tevfikan yapılan itirazlar da nazara alınır.


İhtiyar
veya koruma meclisleri veya bunlardan biri ile diğeri arasında tekevvün eden
ihtilafları, her ikisinin tabi bulunduğu murakabe heyeti, ayrı ayrı murakabe
heyetine tabi iseler bunlardan en yakın olanı kati olarak hal ve fasleder.


            



Madde
9 – Murakabe
heyeti ile koruma ihtiyar meclisleri azalarına bu kanuna tevfikan yapılacak
hizmet ve muamelelerden dolayı koruma sandığından hiç bir ücret ve masraf
verilemez.


Uzak
mesafeler için nakil vasıtası ücretiyle ehlivukufun zaruri masrafları koruma
sandığından verilir. Bu masraflar zarar yapandan alınarak sandığa iade olunur.
Şikayetçinin iddiası sabit olmazsa yapılan masraflar kendisine ödettirilir.


            



Madde
10 – (Değişik: 23/1/2008-5728/109 md.)


Bu Kanunda
yazılı istisnalar ile idarî para cezaları dışında koruma veya ihtiyar
meclislerinin bu Kanun hükümlerine göre verecekleri kararlar aleyhine
alakalılar tarafından kararın kendilerine tebliği tarihinden itibaren on gün
zarfında murakabe heyetine müracaat ve itiraz olunabilir. Murakabe heyetinin
verdiği;


a) İdarî para
cezasına ilişkin kararlarına karşı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre,


b) Diğer
kararlarına karşı bu Kanun hükümlerine göre,


kanun yoluna
başvurulabilir.


            



Madde
11 – Murakabe heyetiyle koruma ve ihtiyar meclislerinin
muamelat ve mesaisi vali veya onun tavzif edeceği kimseler tarafından devamlı
surette teftiş edilir.


Bu
teftiş doğrudan doğruya Ziraat veya Dahiliye Vekaletlerince tensib edilen
memurlar vasıtasiyle de yaptırılabilir. Bundan başka valiler bu kanunun iyi
işlemesini murakabe ve kanunun tatbikatındaki hataların ıslahını murakabe
heyetinden talep ederler.


            



Madde
12 – Bekçilerin vazifeleri şunlardır:


I
- Çiftçi mallarını korumak,


II
- Çiftçi mallarına zarar iras edildiği hallerde 24 üncü maddede gösterilen
muameleleri ve bu kanunda yazılı diğer vazifeleri ifa etmek.


            



Madde
13 – Bekçilerin bu kanunda yazılı vazifelerden gayri
işlerde istihdamları veya kısa bir zaman için dahi olsa kendi mıntakaları
haricine gönderilmeleri yasaktır.


Bunlar
ancak umumi emniyet ve asayişin ve su baskını, zelzele ve yangın gibi umumi
afetlerin zaruri kıldığı fevkalade ahvalde bağlı bulundukları yerin en büyük
mülkiye amirinin veya muhtarın izniyle kendi mıntakaları veya yukarıda
gösterilen vazifeleri haricinde muvakkat olarak istihdam edilebilirler.


Şu
kadar ki mali ve zirai durumları bir bekçiden ayrı olarak köy korucusu tutmağa
kudreti olmadığı murakabe heyetince yapılan tetkikat neticesinde tahakkuk eden
köylerde köy korucularına ait vazifeler bu bekçiye gördürülür. 


            


Madde 14 – Bekçilere Köy Kanununun 80 ve 81 inci maddelerine tevfikan
verilecek cezalardan başka üç günden az ve on beşgünden çok olmamak üzere ücret
kesmek ve işten çıkarmak disiplin cezaları da tatbik olunabilir.[1]


Cezanın
tayininde Köy Kanununda yazılı tertibe riayet mecburiyeti yoktur.


Verilen
ceza derhal infaz olunur. Bunlardan yalnız işten çıkarma kararına karşı
murakabe heyetine itiraz olunabilir. İşten çıkarılan bekçi bir sene geçmeden
yeniden vazifeye alınamaz.


            



Madde
15 – Koruma tarifeleri her sene koruma ve ihtiyar
meclisleri tarafından mahallin örf ve adeti ile iktisadi vaziyetine ve taallük
ettiği arazinin verimine, mahsulün nevine veya hayvan cinsine göre tanzim
olunur.


Bu
tarifeler murakabe heyetine gönderilmekle beraber aynı zamanda köy veya
kasabanın münasip mahallerine de talik olunur. Alakadarlar talikten itibaren on
gün zarfında koruma veya ihtiyar meclisleri vasıtasiyle veya doğrudan doğruya
murakabe heyetine itiraz edebilirler. Tarifeler murakabe heyetinin tasdikiyle
katileşir.


Koruma
bedelleri her mahallin istihsal vaziyetlerine göre tesbit olunacak en müsait
zamanda ve Tahsili Emval Kanununa göre tahsil olunur. Ancak Tahsilat
Komisyonunun vazifeleri koruma ve ihtiyar meclisleri, tahsildarın gördüğü işler
koruma heyeti reisinin veya muhtarın tensip edeceği kimse tarafından ifa
olunur.


Koruma
tarifesi bir senelik bekçi ücretlerinden başka peşin olarak ödenecek zarar ve
ziyanlarla masraf karşılığı olarak bekçi ücretlerine yüzde 30 u geçmemek üzere
yapılacak bir ilaveyi karşılayabilecek şekilde tanzim olunur.


            



Madde
16 – Köy sınırları veya ikinci maddenin ikinci fıkrasında
yazılı saha içindeki ekilmiş arazi ile bağ, bahçe veya ağaçlıklara fiilen
tasarruf etmekte olanlardan ve gelip geçici olmayan ve kendi hayvanlarını idare
edecek kadar şahsına ait veya icarla merası bulunmayan sürü sahiplerinden 15
inci maddede gösterilen tarifede yazılı senelik koruma parası veya bunun
mukabili olan mahsul veya mal alınır. Koruma parasına tabi olanların bunun
miktarı hakkında kendilerine veya ikametgahlarına yapılacak tebliğden itibaren
on gün zarfında murakabe heyetine itiraz hakları vardır.


            



Madde
17 – (Mülga: 23/1/2008-5728/578 md.)


            



Madde
18 – Her koruma ve ihtiyar meclisi nezdinde 16 ve 17 nci
maddelerde yazılı gelirlerden bir koruma sandığı teşkil olunur. Bekçi
ücretlerinden başka zarar ve ziyan mukabili olarak tahsil edilmiş olan miktar,
peşin olarak ödenen zararlar dolayısiyle tükendiği veya zararın ödenmesine kafi
gelmediği takdirde sandık mevcudu tarifede yazılı esaslar dairesinde
mükelleflerden yapılacak tahsilatla tamamlanır. Bu suretle yapılacak tahsilatta
zarar ve ziyan karşılığı olarak 15 inci maddenin son fıkrasına göre tesbit
edilmiş olan nisbet daima muhafaza olunur.


            



Madde
19 – 8 inci maddenin ikinci fıkrasında yazılı köylerde köy
bütçesindeki korucu ücreti koruma sandığına yatırılır. Bu kanunun tatbikı
dolayısiyle hasıl olacak vaziyete göre köy korucularının adedi ihtiyaç
nisbetinde azaltılabilir. Bu suretle azaltılan koruculara ait ücret köy
bütçesinden koruma sandığına devrolunur.


            



Madde
20 – Mezruat arasında başıboş yakalanıp da on beş gün
içinde sahipleri tarafından alınmayan hayvanlar koruma ve ihtiyar meclisi
tarafından münasip görülecek bir pazar yerinde müzayede ile satılır ve keyfiyet
bir zabıt ile tesbit olunur. Müzayedede 2490 sayılı kanun hükümleri tatbik
olunmaz. Sahibi malüm olmayan hayvanlar için her yerin örf ve adetine göre ilan
yapılır. 


Bu
hayvanlar için sarfedilen iaşe ve muhafaza masraflariyle yapılacak diğer
masraflar satış bedelinden tenzil olunduktan sonra bakıyesi bir sene müddetle
emaneten saklanır. Satış bedeli bu müddet içinde müracaat edilip alınmadığı
takdirde koruma sandığına irat kaydolunur.


            



Madde
21 – Koruma sandığındaki paraların sarfedilebileceği yerler
şunlardır:


I
- Bekçilerin ücretleri,


II
- 29 uncu maddeye göre ödenecek zararlar,


III
-Her mahallin hususiyet ve ihtiyaçlarına göre koruma ve ihtiyar meclisleri
tarafından bu kanunun tesbit ettiği hizmetlerin ifası için yapılacak zaruri
masraflar. Bu masrafların senelik yekünu hiç bir halde bekçi ücretleri
yekünunun yüzde onunu tecavüz edemez.


            



Madde
22 – Korunma sandığının mevcudu Devlet malı hükmündedir.
Korunma gelirleri ve korunma sandığındaki paraya haciz konamaz. Korunma sandığı
gelirinin cibayet ve sandık mevcudunun sarf sureti ve her sene sonunda
hesabların nasıl kapatılacağı Ziraat Vekaletince tesbit olunur.


            



Madde
23 – (Değişik: 23/1/2008-5728/111 md.)


Bu Kanun ile
vazifedar olanların vazifeleri dolayısıyla işledikleri suçlarla ilgili olarak
Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ilişkin hükümleri tatbik olunur.


Bu gibilerin
ifa ettikleri vazifeden dolayı kendilerine karşı görevleriyle bağlantılı olarak
işlenen suçlar kamu görevlileri aleyhine işlenmiş sayılır.


            



Madde
24 – Birinci maddede yazılı çiftçi mallarına bir zarar
vukuunda bekçiler fiilin devamına mani olacak tedbirleri almakla beraber husule
gelen zararın tesbitine yarayacak delilleri toplayarak keyfiyeti koruma veya
ihtiyar meclisine bildirmek mecburiyetindedirler. İmkan bulunan hallerde bir
zabıt varakası da tutulur.


            



Madde
25 – Korunma veya ihtiyar meclisinin seçeceği vukuf ehli
fiili haber veren bekçi ile birlikte en geç yirmi dört saat zarfında vaka
mahalline giderek zararın miktarını ve hangi şartlar altında yapıldığını tahmin
ve tesbit ve bunu bir zabıt varakasiyle tevsik eder. Mühim işlerde vukuf
heyetine koruma veya ihtiyar meclisi azasından bir veya bir kaçı katılır.


Tutulacak
zabıt varakaları ve işe mütaallik evrak derhal koruma veya ihtiyar meclisine
tevdi olunur.


Zarar
ve ziyanın tesbitine taallük eden tetkikler Köy Kanunu hükümlerine göre
yapılır.


            



Madde
26 – Birinci maddede yazılı çiftçi mallarına iras edilen ve
miktarı elli lirayı geçmiyen zararların tazminine mütaallik işleri koruma ve
ihtiyar meclisleri Köy Kanunundaki usule göre tetkik ve hallederek bir karara
bağlar.


Tazminat
talebinin reddine ve yirmi liraya kadar olan kararlara karşı beş gün içinde
sulh hakimine itiraz edilebilir. Şu kadar ki, zararı yapan tarafından vukubulan
itirazlarda tazminine karar verilen paranın koruma sandığına aynı müddet içinde
depo edilmesi şarttır. Bu fıkraya taallük eden işlerde mahkeme, tetkikatını
evrak üzerinde icra ve itiraz olunan kararı tadil veya tasdik suretiyle işi bir
hafta içinde intaç eder. Maddi hata vukuu veya sahtelik iddiası halinde
mahkeme, lüzum görürse duruşma yapabilir.


Yirmi
liradan yukarı olan tazmin kararlarına karşı alakalılar, yukarıki fıkrada
yazılı depo şartı olmaksızın beş gün içinde sulh hakimine itiraz edebilir. Bu
fıkraya göre yapılan itirazların tetkiki umumi hükümlere göre yapılır. 


İtirazlar
mahkemeye veya koruma ve ihtiyar meclislerine de yapılabilir.


Meclisler
itiraz evrakını derhal salahiyetli mahkemeye gönderir ve muterize bedava bir
ilmühaber verir.


Koruma
ve ihtiyar meclislerinin itiraz olunmıyan kararları ile sulh hakimlerinin
itiraz üzerine verecekleri kararlar kati olup bunlar aleyhine hiç bir kanun
yoluna baş vurulmaz.


            



Madde
27 – Yukarıdaki maddede yazılı zarar tazminine taallük eden
işlere bakılması alakalıların talep ve şikayetine bağlı değildir.


Zarar
görenin feragatı tahkikatı durdurmaz ve karar altına alınan meblağ tahsil
edilerek sandığa irat kaydolunur.


Şu
kadar ki koruma veya ihtiyar meclisinin tasvip edeceği tazminat alakalıya
ödendiği takdirde tahkikata devam edilmez.


            



Madde
28 – Koruma ve ihtiyar meclisince verilen kararlardan 20
liraya kadar olanları Köy Kanununun 66 ncı maddesinde yazılı usule tevfikan
icra olunur. Şu kadar ki paranın ödenmesi için yapılan ihbarın müddeti 8
gündür.


İdare
amirleri bu husustaki salahiyetlerini koruma veya ihtiyar meclisleri
vasıtasiyle kullanabilirler.


            



Madde
29 – Zararın faili malüm olmadığı hallerde koruma veya
ihtiyar meclislerince tesbit olunan zararın dörtte üçü koruma sandığından zarar
görene ödenir. Bilahare fail taayyün ederse zararın tamamı kendisine ödettirilir
ve sandığın tediye etmiş olduğu mebaliğin mahsusu yapılarak geri kalan zarar
görene verilir.


Sandıktan
peşin ödenen miktar hiç bir halde 20 lirayı geçemez. Zararın herhangi bir
maksatla mal sahibi tarafından yapıldığı tahakkuk ederse sandıktan ödenmiş olan
paranın iki misli masrafiyle beraber koruma veya ihtiyar meclisi karariyle
kendisinden tahsil olunarak sandığa irat kaydolunur.


            



Madde
30 – Zararı husule getiren hayvanlardan zarar mahallinde
görülenler bekçiler tarafından yakalanarak zarar ödeninceye kadar muhafaza
edilir.


Bu
suretle yakalanan hayvanlar koruma ve ihtiyar meclislerinin karar ve icra
hususunda haiz oldukları salahiyet mahfuz kalmak şartiyle tazmin edilecek
zararlara karşı teminat hükmündedir.


Şu
kadar ki hayvan sahibi koruma veya ihtiyar meclislerinin ikinci fıkra hükümleri
dahilinde takdir edeceği miktarı aynen veya nakten teminat olarak yatırır veya
bu heyetlerin kabul edeceği bir müteselsil kefil gösterirse hayvanları geri
alabilir.


            



Madde
31 – (Değişik: 23/1/2008-5728/112 md.)


Murakabe
heyetlerinin 8 inci maddenin (V) numaralı bendine göre ittihaz edecekleri
tedbirlere aykırı harekette bulunanlara, koruma veya ihtiyar meclislerince elli
Türk Lirasından ikiyüzelli Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.


Sahip
bulunduğu hayvanları mahallî adetlere aykırı olarak başıboş bırakan kişiye,
koruma veya ihtiyar meclisi tarafından, başıboş bırakılan her bir hayvanla
ilgili olarak on Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ancak her defasında
verilecek ceza ikiyüz Türk Lirasından fazla olamaz.


Bu Kanun
hükümleri uyarınca verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın
tamamı koruma sandığına irat kaydolunur.


            



Madde
32 – Bekçiler silahlıdırlar. Silah ve cephaneleri Devlet
tarafından temin edilir. Kıyafet ve silahlarının cinsi Dahiliye Vekaleti
tarafından tayin olunur.


           


Madde
33 – Bekçiler, Köy Kanununun 77 nci maddesinde yazılı
hallerde silah kullanmağa salahiyetlidirler.


           


Madde
34 – (Değişik birinci fıkra: 19/4/2018-7139/1
md.) Bu kanun kapsamındaki koruma hizmetleri,
hizmet alanların isteğine bağlı olarak alınır. Kamu kuruluşları ile gerçek veya
tüzel kişilere ait tarımsal işletmelerin kendi koruma tedbirlerini almaları
durumunda, bu işletmelerden koruma ücreti alınmaz ve bu işletmelere koruma
sandığından herhangi bir tazminat ödenmez.


(Mülga
ikinci fıkra: 16/3/2011-6213/1 md.)


Hususi
bekçiler bu kanundaki bekçilere verilen salahiyeti haiz değildirler.


           


Madde
35 – Bu kanun hükümlerine tevfikan yapılacak müracaat ve
her türlü tetkik ve muamelelerden hiç bir resim ve harç alınmaz.


           


Madde
36 – 20 Temmuz 1330 tarihli Kır Bekçileri Kanununun bu
kanuna uymayan hükümleriyle Köy Kanununun 54 ve 55 inci maddeleri ilga
edilmiştir.


           


Madde
37 – Bu kanun neşri tarihinden muteberdir.


           


Madde
38 – Bu kanun hükümlerini icraya Adliye, Dahiliye, Maliye
ve Ziraat Vekilleri memurdur.


 


 


4081 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER


 


 


1- 16/3/2011 tarihli ve 6213 sayılı
Kanunun geçici maddesi:


Geçici Madde 1 – 4081 sayılı Çiftçi Mallarının
Korunması Hakkında Kanuna göre Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlıklarının koruma
faaliyetlerinden kaynaklanan alacaklarından, 31/12/2010 tarihi itibarıyla
vadesi geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
olanların asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer’iler yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü ayın sonuna kadar borçlu bulunulan Çiftçi
Mallarını Koruma Başkanlıklarına başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken
tutarın, ilk taksit bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dokuzuncu aydan
başlamak üzere ve ertesi yıl ilk taksidin tekabül ettiği ayda toplam iki eşit
taksitte ödenmesi şartıyla bu alacakların ödenen kısmına isabet eden fer’ilerin
tahsilinden vazgeçilir.


Bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar
için, borçlunun bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması
halinde, sürdürülen davalar sonlandırılır, icra ve takip işlemleri durdurulur.
Bu takdirde, borçluların mahkeme masraflarını, icra masraflarını ve vekâlet
ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır.


 


 


4081 SAYILI
KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA


ANAYASA
MAHKEMESİ İPTAL KARARLARININ


YÜRÜRLÜĞE
GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR LİSTE


 







Değiştiren Kanunun/KHK’nin veya İptal Eden Anayasa
Mahkemesi Kararının Numarası



4081 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen
Maddeleri



Yürürlüğe Giriş Tarihi






5856







16/1/1952






5728



10, 14, 17, 23, 31



8/2/2008






6213



34, İşlenemeyen Hüküm



29/3/2011






7139



34



28/4/2018









 











[1]
23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun 110
uncu maddesiyle, bu maddede bulunan “çıkarmak” ibaresinden sonra gelmek üzere
“disiplin” ibaresi eklenmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?