3787 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsilatının Hızlandırılması ve Matrah Artırımı Hakkında Kanun

KanunNo: 3787Resmî Gazete: 03.04.1992 / 21191

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

BAZI KAMU
ALACAKLARININ TAHSİLATININ


HIZLANDIRILMASI VE MATRAH ARTIRIMI


HAKKINDA KANUN


 


Kanun
Numarası                    : 3787


Kabul
Tarihi                           : 21/3/1992


Yayımlandığı
Resmî Gazete  : Tarih  : 3/4/1992          Sayı  : 21191


Yayımlandığı
Düstur              : Tertip : 5                      Cilt   : 31             Sayfa  :
49


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Tahsilatın Hızlandırılmasına İlişkin Hükümler


Kesinleşmiş Kamu Alacakları


Madde
1 – Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle (bu tarih dahil) vadesi geldiği
halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan; 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergi, resim ve harçların tamamı ile bu
alacak asıllarına isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının
ayrı ayrı %30'unun 4 eşit taksitte Nisan, Haziran, Ağustos, Ekim 1992 ayları
sonuna kadar tamamen ödenmesi ve ihtilaf yaratılmaması, yaratılmış
ihtilaflardan vazgeçilmesi şartıyla gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi
cezalarının kalan %70'inin tahsilinden vazgeçilir.


Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle asılları kısmen ya da tamamen
ödenmiş bulunan vergi, resim ve harçlara isabet eden geçikme zammı, gecikme
faizi ve vergi cezalarının %30'unun 4 eşit taksitte Nisan, Haziran, Ağustos,
Ekim 1992 ayları sonuna kadar ödenmesi ve ihtilaf yaratılmaması, yaratılmış
ihtilaflardan vazgeçilmesi şartıyla kalan %70'inin tahsilinden vazgeçilir.


Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bir vergi
aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olup Kanunun yürürlüğe girdiği tarih
itibariyle ödenmemiş olan vergi cezalarının %30'unun 4 eşit taksitte Nisan,
Haziran, Ağustos, Ekim 1992 ayları sonuna kadar ödenmesi ve ihtilaf
yaratılmaması, yaratılmış ihtilaflardan vazgeçilmesi şartıyla kalan %70'inin
tahsilinden vazgeçilir.


Birinci
fıkra kapsamına giren alacakların, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesi
uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olanlarından,
ödenmemiş taksit miktarları için mükellefler, dilerlerse bu Kanun hükümlerinden
yararlanabilirler. Bu takdirde tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit
miktarları için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu şekilde ödenen taksit
miktarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için sadece
tecil faizi uygulanır. Kalan taksit miktarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul
edilir. Bu alacaklar hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanır.


Bu
madde kapsamına giren kamu alacakları ile ilgili olarak, tatbik edilen
hacizler, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar
iade edilir.


 


Kesinleşmemiş veya İhtilaflı Kamu
Alacakları


Madde
2 – Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri
veya Danıştay nezdinde ihtilaflı hale getirilmiş ya da dava açma süresi henüz
geçmemiş olan ve ikmalen, resen veya idarece tarh edilmiş bulunan vergi, resim
ve harçların


tamamı
ile bunlara bağlı gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının ayrı ayrı %
30'unun; 4 eşit taksitte Nisan, Haziran, Ağustos, Ekim 1992 ayları sonuna kadar
tamamen ödenmesi ve ihtilaf yaratılmaması, yaratılmış ihtilaflardan
vazgeçilmesi şartıyla gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının kalan %
70'inin tahsilinden vazgeçilir.


Birinci
fıkraya göre ödenecek vergi, resim ve harç asıllarının tespitinde, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarih itibariyle tarhiyatın bulunduğu en son safhadaki miktar
esas alınır. Ancak, en son safhada bozma ya da terkin kararı bulunması halinde,
ödenecek miktar ilk tarhiyata göre tespit edilir.


Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
uzlaşma hükümlerinden yararlanılarak uzlaşma sağlanmış alacaklar 1 inci madde
hükmünden, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle; uzlaşma hükümlerinden
yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya
uzlaşmagünü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış, ancak dava açma süresi
geçmemiş alacaklar bu madde hükmünden yararlanır.


Gecikme
faizleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle tahakkuk etmemiş vergi,
resim ve harç asıllarına ilişkin tarhiyatta, Kanunun yürürlük tarihi itibariyle
hesaplanır.


Bu
madde hükmü ile 1 inci madde hükmü 1.1.1992 tarihinden önceki dönemleri ve
beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannameleri
kapsar.


 


3505 Sayılı Kanun Gereğince Asıl Addolunan Gecikme Zammı
ve Gecikme Faizleri


Madde
3 – Bu
Kanundan yararlanılarak ödenecek gecikme zammı ve gecikme zammı ve gecikme
faizlerinin tespitinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun 51 inci maddesinin 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik
üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz. Gecikme zammı ve gecikme faizleri, 1.1.1990,
1.1.1991 ve 1.1.1992 tarihleri itibariyle asıl addolunma işlemi yapılmaksızın
hesaplanır.


Bu
Kanundan yararlanılarak ödenen alacaklara Kanunun yürürlük tarihinden sonraki
aylar için gecikme zammı uygulanmaz.


Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanunun 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 51 inci
maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 10.12.1988 tarihinden sonra vadesi gelen
kamu alacaklarına uygulanan gecikme zammı ile 10.12.1988 tarihinden sonra
tahsil edilebilir hale gelen gecikme faizlerinden asıl addolunarak ödenen
miktarlar, bu Kanuna göre ödenecek miktarlardan mahsup edilir. Ancak, ödenen
miktarların bu Kanuna göre ödenecek miktarlardan fazla olması halinde aradaki
fark mükelleflere iade edilmez.





İKİNCİ BÖLÜM


İnceleme ve Tarhiyat Safhasında Bulunan İşlemler


İnceleme
ve Tarhiyat Safhasında Bulunan Vergi, Resim ve Harçlar


Madde
4 – 1.1.1992
tarihinden önceki dönemlere ve beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar
verilmesi gereken beyannamelere ilişkin olarak Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce başlanıldığı halde, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar
tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine
devam edilir.


Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilecek
vergilerin tamamı ile kesilecek cezaların ve hesaplanacak gecikme faizinin %
10'unun, ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi
halinde, gecikme faizi ve vergi cezalarının % 90'ının tahsilinden vazgeçilir.


Mükelleflerin
bu madde hükümlerinden yararlanabilmeleri için ikinci fıkrada belirtilen süre
ve şekilde ödeme yapmaları ve ihtilaf yaratmamaları şarttır. Bu madde hükmünden
yararlanan mükellefler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu
maddesine göre kamu davası açılmaz ve açılmış bulunan davalar sürdürülmez.


Birinci fıkrada belirtilen dönemlere ilişkin olarak bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tamamlandığı halde bu tarihte ya da bu
tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden Takdir Komisyonu
Kararları ve Vergi İnceleme Raporları ile bu tarihten önce düzenlenen ceza
tutanakları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemleri yapılır. Yapılan tarhiyat


üzerine
ikinci fıkrada öngörülen şekilde belirlenen tutarın, ihtilaf yaratılmaması ve
tarhiyata ilişkin ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde
ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.


Bu
Kanunun 2 nci maddesi ile bu madde hükmünden yararlananlar, 213 sayılı Vergi
Usul Kanununun, uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ve kaçakçılık, ağır kusur,
kusur, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında indirim hükümlerinden
yararlanamazlar.


Bu
madde hükmüne göre incelemeye başlama; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce mükellef nezdinde işe başlama tutanağının alınması, mükellefe davet veya
defter ve belgelerin istenmesi yazısının tebliğ edilmiş olması, matrah tesisine
yönelik tutanak düzenlenmesi ya da defter ve belgelerin incelenmek üzere
denetim elemanına teslim edilmesi hallerini kapsar.


 


Götürü
Usulde Vergilendirilen Mükellefler


Madde
5 – Götürü
usulde vergilendirilen mükelleflerin, 1.1.1992 tarihinden önce tarhedilmesi
gereken vergilerini, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihden itibaren 31 Ekim
1992 tarihine kadar tarhettirmeleri halinde, haklarında bu Kanunun 2 nci
maddesi hükümleri uygulanır.


 


Pişmanlıkla
Beyan


Madde
6 – 1.1.1992
tarihinden önceki dönemlere ve beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar
verilmesi gereken beyannamelere ilişkin olarak 30 Nisan 1992 tarihine kadar,
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371 inci maddesine göre beyan edilen matrahlar
üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergi, resim ve harçların tamamı ile
hesaplanacak pişmanlık zammının ve kesilen usulsüzlük cezasının ayrı ayrı %
10'unun ilk taksidi en geç bu tarihte, kalanı ise Haziran, Ağustos, Ekim 1992
aylarında olmak üzere 4 eşit taksitte ödenmesi halinde pişmanlık zammı ve
usulsüzlük cezasından kalan % 90'ının tahsilinden vazgeçilir.


Bu
fıkra hükmü Emlak Vergileri hakkında da uygulanır.


 


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Matrah Artırımı


Gelir ve Kurumlar Vergisinde Matrah
Artırımı


Madde 7 – Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri vermiş oldukları
yıllık beyannamelerinde vergiye esas alınan matrahlarını, aşağıda yazılı
yıllara ilişkin asgari nispetlerden az olmamak üzere, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren 30 Nisan 1992 tarihine kadar artırdıkları takdirde;
artırımda bulundukları yıllar için mükelleflerin kendileri hakkında yıllık
gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ile bu yıllara ilişkin olarak daha sonra
başkaca bir tarhiyat yapılmaz.


YILLAR
ARTIRIM NİSPETLERİ


1987
Takvim Yılı İçin %40


1988
Takvim Yılı İçin %35


1989
Takvim Yılı İçin %30


1990
Takvim Yılı İçin %20


Gelir
vergisi mükelleflerinin; artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak
vermiş oldukları Gelir vergisi beyannamelerinde zarar beyan edilmiş, ya da hiç
beyanname verilmemiş olması halinde, vergilendirmeye esas alınacak matrah; 1987
takvim yılı için 1 500 000 liradan, 1988 takvim yılı için 2 500 000 liradan,
1989 takvim yılı için 4 000 000 liradan, 1990 takvim yılı için 6 000 000
liradan, az olamaz.


Kurumlar
vergisi mükelleflerinin; artırımda bulundukları yıla ilişkin olarak daha önce
vermiş oldukları beyannamelerinde zarar beyan etmiş olmaları veya beyanname
vermemiş olmaları halinde, vergilendirmeye esas alınacak matrahlar ile birinci
fıkraya göre artırdıkları matrahlar 1987 takvim yılı için 5 000 000 liradan,
1988 takvim yılı için 8 000 000 liradan, 1989 takvim yılı için 13 000 000
liradan, 1990 takvim yılı için 20 000 000 liradan az olamaz.


Bu
madde hükmüne göre artırılan matrahlar, kurumlar vergisi mükelleflerinde %50,
gelir vergisi mükelleflerinde %40 oranında vergilendirilir ve bu matrahlar
üzerinden ayrıca herhangi bir vergi ya da Savunma Sanayii Destekleme Fonu,
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu, Çıraklık, Mesleki ve Teknik
Eğitimi Geliştirme ve Yaygınlaştırma Fonu alınmaz.


Kurumlar
vergisi mükelleflerini verdikleri yıllık beyannamede, kurum kazancından
indirilen ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (A) fıkrasının 8 ve 15
numaralı bentlerine göre gelir vergisi tevkifatına tabi tutulmuş olan kazanç ve
iratlarının da bulunması halinde; bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen
vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlar
üzerinden tevkif edilen vergilerin istisna ve indirimin ait olduğu yıla ilişkin
olarak, birinci fıkrada belirtilen nispetlerde artırılarak ödenmesi şarttır.


Gelir
Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (A) fıkrasının 8 ve 15 numaralı
bentlerinde yer alan vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratların muhtasar beyanname
ile beyan edilmemiş olması halinde, bu yıllara ilişkin olarak birinci fıkrada
belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için; kurumlar
vergisi mükelleflerinin bu kazanç ve iratlara ait tevkifat matrahlarını, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile 30 Nisan 1992 tarihi arasında beyan
etmeleri ve beyan edilen bu matrahlar için 1987 yılı ile ilgili olarak %14,
1988 yılı ile ilgili olarak %13.5 1989 yılı ile ilgili olarak %13 ve 1990 yılı
ile ilgili olarak %12 nispetinde vergilendirilmeleri şarttır.


Bu
maddenin beşinci ve altıncı fıkralarında yeralan hükümlerinden yararlanarak
artırımda veya beyanda bulunan mükelleflerin, bu yıllara ilişkin olarak vergi
incelemesi ve tarhiyata muhatap olmamaları için, ilgili yıllarda vergiye esas
alınan kurumlar vergisi matrahlarını da üçüncü fıkrada belirtilen miktarlardan
az olmamak üzere birinci fıkrada belirtilen nispetlerde artırmaları şarttır.


Bu maddenin altıncı fıkrası hükmünden yararlanan
mükellefler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun pişmanlık zammı ve
usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümleri uygulanmaz.


Gelir
veya kurumlar vergisi mükelleflerinin bu madde hükmünden yararlanarak beyan
ettikleri matrahları artırmaları halinde, daha önce tevkif yoluyla ödemiş
oldukları vergiler mahsup ve iade edilmez.


Gelir
veya kurumlar vergisi mükelleflerinin; matrah artırımında bulunmaları halinde,
önceki yıllara ilişkin zararları, gelecek yıllar karlarından mahsup edilmez.


Gelir
ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında yer alan istisna ve indirimler nedeniyle gelecek
yıllarda matrahdan indirim konusu yapılabilecek tutarlar, bu madde hükmüne göre
artırılan matrahlardan indirilemez.


 


Katma Değer Vergisinde Matrah
Artırımı


Madde
8 – Gelir
veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, 7 nci maddede belirtilen usul ve esaslar
çerçevesinde artırdıkları tutarların %20'sini katma değer vergisi olarak
ödemeyi kabul etmeleri halinde, bu mükellefler nezdinde, sözkonusu vergiyi
ödemeyi kabul ettikleri yıllarla ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi
ve tarhiyat yapılmaz. Şu kadar ki; artırımda bulunulan yıllarla ilgili olarak
kendileri hakkında sonraki dönemlere devreden indirilebilir katma değer
vergileri ve ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden
doğan tecil-terkin, iade veya mahsup işlemleriyle sınırlı olmak üzere, inceleme
hakkı saklıdır.


Bu
madde hükmüne göre ödenen katma değer vergisi, gelir veya kurumlar vergisi
matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak nazara alınmaz,
ödenmesi gereken katma değer vergilerinden indirilmez veya herhangi bir şekilde
mahsup ve iade edilmez.


Katma
değer vergisi uygulaması bakımından; bu maddede belirtilen nispet, adi,
kollektif ve adi komandit şirket ortaklarının her biri için hesaplanan gelir
vergisi matrahları toplamına uygulanır.


 


Matrah Artırımına İlişkin Ortak
Hükümler


Madde
9 – Bu
Kanunun 7 nci ve 8 inci maddeleri hükümlerine göre hesaplanan gelir, kurumlar
ve katma değer vergilerinin Nisan, Haziran, Ağustos, Ekim 1992 ayları sonuna
kadar 4 eşit taksitte ödenmesi şarttır. Bu vergilerin Kanunda belirtilen
şekilde ödenmemesi halinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre gecikme zammıyla birlikte takip ve
tahsiline devam olunur.


Bu
Kanunun 7 nci maddesi hükmüne göre hesaplanarak ödenen vergiler, gelir veya kurumlar
vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği gibi herhangi
bir nedenle indirim, mahsup ve iade konusu yapılmaz.


Defter
ve belgeleri üzerinde daha önce vergi incelemesi yapılmış olan mükellefler,
diledikleri takdirde vergi incelemesi yapılan yıl için de artırımda
bulunabilirler.


Bu Kanuna göre artırılan matrahlar nedeniyle dahili
tevfikat ve geçici vergi hesaplanmaz ve tahsil olunmaz.


Bu
Kanuna göre matrah artırımında bulunulması, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih
itibariyle başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel
teşkil etmez. İnceleme veya takdir sonucu tarhiyata konu matrah farkı tespit
edilmesi halinde, bulunan matrah farkı, bu Kanunun 7 ve 8 inci maddesi hükmü
ile birlikte değerlendirilir.


İdarenin
artırımda bulunulmayan yıllar için vergi inceleme yapma hakkı mahfuzdur.


 


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM


Çeşitli Hükümler


İşyeri Kapatma,
Kaçakçılık ve Kaçakçılığa Teşebbüs Cezalarının Uygulanmayacağı Haller ve
Bununla İlgili Şartlar


Madde
10 – 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;


Mükerrer
354 üncü maddesi uyarınca 1.1.1992 tarihi itibariyle işyeri kapatma cezası
uygulanacak safhaya gelen işyerleri hakkında; bu cezaya karşı ihtilaf
yaratılmaması veya yaratılmış ihtilaftan vazgeçilmesi ve 353 üncü maddenin 4
numaralı bendinde yer alan özel usulsüzlük cezalarının bu Kanunun 1 inci
maddesi hükümlerine göre ödenmesi halinde işyeri kapatma cezası uygulanmaz.


344
ve 358 inci maddelerinde yer alan kaçakçılık ve kaçakçılığa teşebbüs suçlarını
1.1.1992tarihinden önce işleyen ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulmamış olanlar hakkında suç
duyurusunda bulunulmaz, suç duyurusunda bulunulup soruşturma, kovuşturma ile
yargılama safhasında bulunan Kamu davaları ortadan kalkar. Bu hükümden yararlanabilmek
için kaçakçılık ve kaçakçılığa teşebbüs suçlarına ilişkin fiiller nedeniyle
ortaya çıkan vergi ziyaı dolayısıyla yapılmış olan tarhiyata isabet eden vergi
aslının tamamı ile bu vergiye bağlı vergi cezaları, usulsüzlük ve özel
usulsüzlük cezaları, gecikme faizi ve gecikme zamlarının tamamının ödenmiş
olması veya bu Kanun hükümlerinden faydalanılarak bu Kanunda öngörülen süre ve
tutarda tamamen ödenmesi şarttır.


353 üncü maddesinin 1 ve 2 numaralı bent hükümlerine göre
1.1.1992 tarihinden önce yapılmış tespitler için kesilen ve kesilecek olan özel
usulsüzlük cezalarının; ihtilaf yaratılmaması


veya
yaratılmış ihtilaftan vazgeçilmesi ve bu Kanun hükümlerinden yararlanılarak
ödenmesi halinde bu cezalara dayanak olan tespitler, işyeri kapatma ve kaçakçılığa
teşebbüs cezalarının uygulanmasında dikkate alınmaz.


 


Ödeme
Kaydedici Cihazların Süresi İçinde Alınmaması


Madde
11 – 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme
Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanuna göre 31.12.1990
tarihine kadar mecburiyeti başladığı halde ödeme kaydedici cihazları süresinde
almayan mükellefler hakkında; en geç bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip
eden ayın sonuna kadar bu cihazları almaları, ihtilaf yaratmamaları, yaratılmış
ihtilaflardan vazgeçmeleri şartıyla haklarında Cumhuriyet Savcılıklarına suç
duyurusunda bulunulmaz, soruşturma, kovuşturma ile yargılama safhasında bulunan
Kamu davaları ortadan kalkar.


 


Ecrimisil
Alacaklarına İlişkin Gecikme Zammında ve Çeşitli Cezalarda İndirim


Madde
12 – 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi ile
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsili
öngörülen ecrimisillerden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ödeme
süresi geçtiği halde ödenmemiş bulunanlarının tamamı ile bunlara bağlı gecikme
zamlarının % 30'unun ihtilaf yaratılmaması, yaratılmış ihtilaflardan
vazgeçilmesi ve Nisan, Haziran, Ağustos, Ekim 1992 ayları sonuna kadar 4 eşit
taksitte ödenmesi halinde gecikme zamlarından kalan % 70'inin tahsilinden vazgeçilir.


Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ödenmesi gerektiği halde ödenmemiş
bulunan ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamına
giren ve miktarı 200 000 lirayı aşmayan trafik para cezaları ile miktarı 100
000 lirayı aşmayan diğer para cezalarının (1615 sayılı Kanun uyarınca tahsili
gereken para cezaları hariç) tahsilinden vazgeçilir.


Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle tahsil edilebilir hale geldiği halde
ödenmemiş bulunan 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı
Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında
Kanuna göre doğan yiyecek bedelleri ile 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum
Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen
alacakların ferileri ile birlikte miktarı 100 000 lirayı aşmayanların
tahsilinden vazgeçilir.


Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesine istinaden Türkiye Cumhuriyeti Ziraat
Bankası ve postaneler adına uygulanan gecikme zamları ile ilgili kuruluşların
sorumluları adına hesaplanan % 10 nispetindeki cezaların tahsilinden
vazgeçilir.


6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58 inci maddesine göre
ödeme emirlerine yapılan itirazlar nedeni ile haksız çıkanlardan tahsili
gereken % 10 nispetindeki zammın, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle
ödenmemiş olması halinde, bu zammın % 30'unun 4 eşit taksitle Nisan, Haziran,
Ağustos, Ekim 1992 ayları sonuna kadar ödenmesi ve ihtilaf yaratılmaması,
yaratılmış ihtilaflardan vazgeçilmesi şartıyla kalan % 70'inin tahsilinden
vazgeçilir.


 


Vergi
Borcu Nedeniyle Düzenlenen Karşılıksız Çeklere İlişkin Cezalar


Madde 13 – Bu
Kanunun 1 inci maddesi kapsamına giren alacaklar ile ilgili olarak kanunun
yürürlük tarihinden önce haklarında 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi
ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca Cumhuriyet Savcılıklarına
suç duyurusunda bulunulmuş olan mükelleflerin, suç duyurusuna konu olan
borçlarını, daha önce yada bu Kanun hükümlerine göre ödemiş olmaları ve ayrıca
3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde yer alan % 10 tazminatın, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ödenmemiş olması halinde ise bunun % 30'unun
bu Kanunun 1 inci maddesinde öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla
haklarındaki soruşturma, kovuşturma ile yargılama safhasında bulunan kamu
davaları ortadan kalkar. Bu takdirde tazminatın % 70' inin tahsilinden
vazgeçilir.


 


Ödenmeyen Motorlu Taşıtlar Vergileri


Madde
14 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 1991
yılı Motorlu Taşıtlar Vergisi ikinci taksitini vadesinde taşıt pulu esasına
göre ödemeyen mükelleflerin bu taksitin tamamı ile gecikme zamlarının % 30' unu
30 Nisan 1992 tarihine kadar ödemeleri halinde gecikme zamlarının kalan %
70'inin tahsilinden vazgeçilir.


1992
yılına ilişkin Motorlu Taşıtlar Vergisi hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.


 


Belli
Miktarın Altındaki Alacakların Terkini


Madde
15 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle vadesi
geldiği halde ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun kapsamına giren, miktarı 50 000 lirayı aşmayan alacakların
tahsilinden vazgeçilir.


50
000 liralık sınırın tespitinde her bir alacağın türü, dönemi, asılları ve
ferileri ayrı ayrı dikkate alınır.





Süresinde
Ödenmeyen Taksitler


Madde
16 – Bu Kanunun 19 uncu maddesi hükmü hariç olmak üzere, bu
Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerden ilk üçünün hiç ödenmemesi ya da eksik
ödenmiş olması halinde, ödenmemiş olan tutarların 31 Ekim 1992 tarihi sonuna
kadar; hiç ödenmeyen ya da eksik ödenen kısmın son taksite ait olması halinde
ise bu tutarın 30 Kasım 1992 tarihi sonuna kadar ödenmeyen kısım ile birlikte
her ay için ayrı ayrı % 10 fazlası ile ödenmesi şartıyla bu Kanundan
yararlanılır.


Bu
Kanun kapsamına giren alacakların yukarıda belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş
olması halinde mükellefler ödedikleri tutar kadar bu Kanun hükümlerinden
yararlanırlar. Bu takdirde, yapılan ödemelerdeki borç aslı ile gecikme zammı,
gecikme faizi ve vergi cezalarının hesabında toplam borç tutarındaki asıl ile
gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları arasındaki oran esas alınır.


 


Ödenecek
Gecikme Zammı, Gecikme Faizi ve Vergi Cezalarının Alacak Aslını Geçemeyeceği


Madde
17 – (İptal: Anayasa Mahkemesinin 24/6/1993 tarihli ve E: 1992/29, K: 1993/23
sayılı Kararı ile)


 


Çiftçilerin
Taksitleri


Madde
18 – Yıllık gelir vergilerini 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 117 nci maddesinin Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye
dayanılarak belirlenen Ekim, Kasım ve Aralık aylarında ödeyen çiftçiler, bu
Kanun hükümlerine göre ödeyecekleri tutarları (Bu Kanunun 19 uncu maddesi hükmü
hariç) Ekim, Kasım ve Aralık 1992 aylarında olmak üzere 3 eşit taksitte
öderler.


Bu
şekilde ödeme yapan mükellefler hakkında bu Kanunun 16 ncı maddesinin birinci
fıkrası hükmü uygulanmaz.


Taksitlerden
ilk ikisinin hiç ödenmemesi ya da eksik ödenmiş olması halinde ödenmemiş
tutarlarının 31 Aralık 1992 tarihi sonuna kadar her ay için ayrı ayrı % 10
fazlası ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanundan yararlanılır.


 


BEŞİNCİ BÖLÜM


Gümrük Vergi ve Cezaları


Madde
19 – 1. a) 1615 sayılı Gümrük Kanununun 3 üncü maddesi
uyarınca bu Kanunun yürürlük tarihine kadar vergi ödeme mükellefiyeti başlamış
bulunan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden
önce muaccel hale geldiği halde tamamen veya kısmen ödenmemiş olanların aslının
tamamının ve bu asla bağlı olarak aynı Kanunun 146 ve 149 uncu maddeleri
uyarınca kesilmiş ve muaccel hale gelmiş para cezası ve gecikme zammının %
30'unun bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 2 ay içinde ödenmiş olması
kaydıyla % 70'inin tahsilinden vazgeçilir.


Yukarıda
sözü edilen gümrük vergilerine bağlı para cezaları hakkında, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce 1615 sayılı Gümrük Kanununda belirtilen idari
itiraz mercilerine itiraz edilmesi veya Yargı Organlarında dava açılması
nedeniyle, ihtilaflı bulunanlar için ihtilaftan vazgeçilmesi ve yukarıda
belirtilen esaslar çerçevesinde ödeme yapılması halinde yukarıdaki fıkra hükümleri
uygulanır. Ancak, bu fıkraya göre ödenecek para cezalarının tespitinde, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ihtilafın bulunduğu en son safhada
belirlenmiş miktar esas alınır. En son safhada bozma kararı ya da terkin kararı
bulunması halinde, ödenecek miktar ilk aşamada istenen miktardır.


Yukarıda
belirtilen esaslara göre ödenen gümrük vergilerine bağlı para cezalarından bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte itiraz süresi geçmemiş olanlar ile bu
tarihten sonra tebliğ edilecekler için ihtilaf yaratılmaması ve tebliğ
tarihinden itibaren 2 ay içinde % 30'unun ödenmesi şartıyla % 70'inin
tahsilinden vazgeçilir.


b)
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 1615 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine aykırı
olarak işlenmiş fiiller nedeniyle aynı Kanunun 147, 148, 151, 152, 153, 154,
155, 156 ve 157 nci maddeleri uyarınca kesilen para cezalarından bu Kanunun
yürürlük tarihinden önce muaccel hale geldiği halde ödenmemiş olanların bu
Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 1 ay içinde % 30'unun ödenmesi kaydıyla %
70'inin tahsilinden vazgeçilir.


2.
a) 1615 sayılı Gümrük Kanununun 3 üncü maddesi uyarınca bu Kanunun yürürlük
tarihine kadar vergi ödeme mükellefiyeti başlamış bulunan eşyaya ilişkin gümrük
vergilerinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar 1615 sayılı Gümrük
Kanununda belirtilen idari itiraz mercileri veya İdari Yargı Organları nezdinde
ihtilaflı hale getirilmiş bulunanların, aslının tamamının ve bu asla bağlı
olarak aynı Kanunun 146 ve 149 uncu maddeleri uyarınca kesilecek para cezaları
ile uygulanacak gecikme zamlarının % 30'unun bu Kanunun yürürlük tarihinden
itibaren 2 ay içinde ihtilaftan vazgeçilmek kaydıyla ödenmesi halinde % 70'inin
tahsilinden vazgeçilir.


Yukarıdaki
fıkraya göre ödenecek vergi ve resim asıllarının tespitinde bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarih itibariyle ihtilafın bulunduğu en son safhada belirlenmiş olan
miktar esas alınır. Ancak en son safhada bozma kararı ya da terkin kararı
bulunması halinde, ödenecek miktar ilk aşamada istenen miktardır.


Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar mükellefine tebliğ edilen ek tahakkuk
konusu gümrük vergilerinin ihtilaflı hale getirilmemesi kaydıyla, bu vergi ve
resimler ile bu asla bağlı cezalar hakkında da yukarıdaki fıkrada yer alan
hükümler uygulanır.


b) Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 1615 sayılı Gümrük
Kanunu hükümlerine aykırı olarak işlenmiş fiiller nedeniyle aynı Kanunun 147,
148, 151, 152, 153, 154, 155, 156 ve 157 nci maddeleri uyarınca kesilen para
cezalarından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ihtilaflı bulunanlar ile bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte itiraz süresi geçmemiş olanların ihtilaftan
vazgeçilmek veya ihtilaf yaratılmamak ve % 30'u bu Kanunun yürürlük tarihinden
itibaren 1 ay içinde ödenmek kaydıyla % 70'inin tahsilinden vazgeçilir. Bu
hükme göre ödenecek para cezasının tespitinde ihtilafın bulunduğu en son
safhada belirlenmiş miktar esas alınır.


3.
a) 1615 sayılı Gümrük Kanununun 3 üncü maddesi uyarınca bu Kanunun yürürlük
tarihine kadar vergi ödeme mükellefiyeti başlamış bulunan eşyaya ilişkin gümrük
vergilerinden, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra tebliğ edilenlerin
tamamının ihtilaf yaratılmaksızın ödeme süresi içinde ve bu vergilere bağlı
olarak aynı Kanunun 146 ve 149 uncu maddeleri uyarınca kesilecek para
cezalarının %30'unun da aynı sürede ödenmesi kaydıyla %70'inin tahsilinden
vazgeçilir.


b)
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 1615 sayılı Gümrük Kanununa aykırı olarak
işlenmiş fiiller nedeniyle aynı Kanunun 147, 148, 151, 152, 153, 154, 155, 156
ve 157 nci maddeleri uyarınca bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra
tebliğ edilen para cezalarının %30'unun tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde
ödenmesi kaydıyla %70'inin tahsilinden vazgeçilir.


4.
Bu Kanun hükümleri;


a)
1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ve Teşvik Mevzuatı
hükümlerine aykırı hareket edilmesi sebebiyle ortaya çıkan vergi, resim, para
cezaları ve gecikme zamları;


b)
1615 sayılı Gümrük Kanununun 118 ve 119 uncu maddeleri hükümlerinin bu Kanunun
yürürlük tarihinden sonra ihlal edilmesi sebebiyle Gümrük Kanununun 149 uncu maddesi
uyarınca kesilecek para cezaları;


Hakkında
uygulanmaz.


 


ALTINCI BÖLÜM


Son Hükümler


İade
Edilmeyecek Alacaklar


Madde
20 – Bu Kanun kapsamında yapılan ödemeler her ne suretle
olursa olsun red, iade ve mahsup edilmez.


Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan ödemeler ile 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tahsil
edilen tecil faizlerinin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesi
yapılamaz.


 


Usul
ve Esaslar


Madde
21 – Bu Kanunun uygulamasına ait usul ve esaslar Maliye ve
Gümrük Bakanlığınca belirlenir.


 


Madde
22 – (İptal: Anayasa Mahkemesinin 24/6/1993 tarihli ve E: 1992/29, K. 1993/23
sayılı kararı ile)


 


Geçici
Maddeler


Geçici
Madde 1 – Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü
merkez ve taşra teşkilatında çalıştırılan personele (Gelir İdaresini Geliştirme
Fonu Yönetmeliği gereğince fonun kullanılmasına ilişkin hizmetlerde doğrudan
görevlendirilen personel dahil), karşılığı 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3418
sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile eklenen ek 13 üncü maddeye göre kurulan Gelir
İdaresini Geliştirme Fonu'ndan ödenmek üzere, 5 yıl süre ile Gelirler Genel
Müdürlüğü merkez teşkilatında 80, İstanbul İlinde 70, Büyükşehir Belediyesi
bulunan diğer illerde 60, nüfusu 100 000'in üstünde olan il ve ilçelerde 50,
bunun altında olan il ve ilçelerde de 40 saate kadar aylık fazla çalışma
yaptırılabilir.


Fazla
çalışmaların normal mesai günlerinde ve daire içinde yaptırılması halinde fazla
çalışma saati karşılığı olarak; (10) gösterge rakamının Devlet memurları aylık
katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak ücret ödenir. Bu ücret; tatil günlerinde
daire içinde yapılan çalışmalara katılan personele 2 kat, normal mesai
günlerinde ancak mesai saatleri haricinde yapılan daire dışı çalışmalara katılan
personele 3 kat, tatil günlerinde daire dışında yapılan çalışmalara katılan
personele ise, 4 kat olarak ödenir.


Normal
mesai gün ve saatleri dahilinde yukarıda illere ve nüfus büyüklüklerine göre
belirlenen saatlerle sınırlı olmak kaydıyla ayrıca yapılacak yaygın ve yoğun
vergi denetimi çalışmalarına (vergi dairesi dışında) katılan personele, bu
çalışmaları karşılığında saat başına verilecek ücret, bir saatlik fazla çalışma
için belirlenen ücretin yarısıdır.


Şehirlerarası
yollarda yapılacak vergi denetimlerine, İl Defterdarları tarafından; adedi,
çalışma mahal ve saatleri belirlenmek suretiyle, yardımcı olmak üzere
görevlendirilen güvenlik görevlilerine de bu esaslar dahilinde fazla çalışma
ücreti ödenir.


 


Geçici
Madde 2 – 433 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 2 nci
maddesinin (a) bendi hükmüne göre madde kapsamındaki personele yapılan
ödemelere; 1615 sayılı Gümrük Kanununun 165 inci maddesinde gerekli değişiklik
yapılıncaya ve 449 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Gelir İdaresini
Geliştirme Fonundan yapılacak ek ödemelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ek
13 üncü maddesinin 4 numaralı bendine göre tespitine kadar 15.6.1991 tarihinde
yürürlükte olan kanuni dayanakları gereğince ve bunlara göre belirlenmiş esas
ve usuller uyarınca, bu tarihteki oranların tamamı üzerinden devam olunur.


 


Geçici
Madde 3 – Bu Kanunun Geçici 1 ve Geçici 2 nci maddeleri uyarınca
yapılacak ödemeler, Gelir Vergisine tabi tutulmaz.


 


Yürürlük


Madde
23 – Bu Kanunun Geçici 1, Geçici 2 ve Geçici 3 üncü
maddeleri hükümleri 1.2.1992 tarihinde, diğer hükümleri yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.


 


Yürütme


Madde
24 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?