Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 Sayılı Kanun Genel Tebliği (seri No: 1)

TebliğNo: 36014Resmî Gazete: 27.11.2020 / 31317

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması








 


BAZI ALACAKLARIN
YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN


7256 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ


(SERİ NO: 1)


 


I- AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR


 


11/11/2020
tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 17/11/2020 tarihli ve 31307
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve bazı alacakların yapılandırılmasına
ilişkin hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.


 


Bu Tebliğ ile 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye
istinaden, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen
amme alacakları, il özel idareleri ile belediyeler ve Yatırım İzleme ve
Koordinasyon Başkanlıklarına (YİKOB)
ait alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına dair usul
ve esaslar belirlenmiştir.


 


A-
TANIMLAR


 


1- Kesinleşmiş Alacak


 


7256 sayılı
Kanunun 1 inci maddesinde, Kanun kapsamına giren alacaklar, alacaklı idareler
ve alacak türleri itibarıyla tanımlanmış ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
kesinleşmiş alacaklar kapsama alınmıştır.


 


Kanun
kapsamında yapılandırılacak alacakların, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu
tarih dâhil) kesinleşmiş olması gerekmektedir. Tebliğin izleyen bölümlerinde
yapılan açıklamalarda kesinleşme tarihinin Kanunun yayımı tarihi dâhil olarak dikkate alınması gerekmektedir.


 


Bir alacağın
kesinleşmesi, alacağın varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı olmaması veya
ihtilaflı hale gelme olasılığının kalmamasıdır.


 


Alacakların
kesinleşmesi, düzenlendikleri veya ilişkili oldukları kanunlardaki hükümler
nedeniyle farklı şekilde gerçekleşebilmektedir.


 


Bazı
alacakların kesinleşme süreçleri;


 


a)
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergiler ve
vergi cezalarının kesinleşmesi;


 


(1)
Beyanname ile beyan edilen vergiler beyan edildiği tarihte (ihtirazi kayıtla
verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin dava konusu yapılması
hâlinde bu vergiler kesinleşmemiş alacak olduğu halde, 7256 sayılı Kanunun 2
nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine istinaden bu durumdaki vergilerin
de Kanun hükmüne göre yapılandırılması mümkün bulunmaktadır.),


 


(2)
İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergiler ile kesilen vergi cezalarına
ilişkin düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin tebliği üzerine,


 


- Süresi
içerisinde dava açılmamış olması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama
aşamalarının son bulması,


 


- Uzlaşma
hükümlerinden yararlanılarak uzlaşılması,


 


hallerinde söz
konusu olacaktır.


 


213 sayılı
Kanunun “Tahakkuk” başlıklı 22 nci maddesinde “Verginin tahakkuku, tarh ve
tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.” hükmü
yer almaktadır. Bu hükme göre, “verginin ödenebilir hale gelmesi” verginin
tahakkuku olarak tanımlanmıştır.


 


“Tahakkuk”
vergi hukukunun bir kavramı olduğu halde, “kesinleşme” yargılama hukukunun
kavramıdır.


 


Vergi
alacağının tahakkuku ile kesinleşmesi genellikle aynı zamanlarda gerçekleşmekle
birlikte farklı olan durumlar da mevcuttur.


 


Örneğin,
ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi ve kesilen cezalar vergi/ceza
ihbarnamesiyle mükelleflere tebliğ edilmekte, mükelleflerce ilk derece
mahkemesi olan vergi mahkemesinde dava konusu yapılabilmekte ve vergi
mahkemesince de bu cezalı tarhiyatların onanması (davanın reddedilmesi) hâlinde
bir üst yargı merciine başvurulabilmektedir.


 


İtiraz/istinaf
incelemesi bölge idare mahkemesinde, temyiz incelemesi Danıştay’da devam eden
vergi ve cezalara ilişkin tarhiyatlar, vergi mahkemesi kararının vergi
dairesine tebliği üzerine tebliğ tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun 112 nci
maddesine göre gecikme faizi hesaplanarak “tahakkuk” ettirildiği halde, bir üst
yargı merciinde yargılamanın devam etmesi nedeniyle bu alacakların “kesinleşmiş
alacak” olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.


 


Dolayısıyla,
7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, ilk derece yargı kararı üzerine
tahakkuk ettiği halde yargılamanın devam etmesi nedeniyle kesinleşmemiş olan
alacaklar Kanun kapsamına girmemektedir.


 


b)
İdari para cezalarının kesinleşmiş alacak olabilmesi için idari yaptırım
kararlarına karşı süresi içerisinde dava açılmaması veya dava açılmış olmakla
birlikte yargılama aşamalarının son bulması gerekmektedir.


 


Ancak,
10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 18/1/1984 tarihli
ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri
Seçimi Hakkında Kanun ve 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa
Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun gereğince verilen idari
para cezaları hakkında dava yolu bulunmadığından, bu idari para cezaları
verildikleri tarih itibarıyla kesinleşmektedir.


 


c)
Ecrimisillerin kesinleşmiş alacak olarak değerlendirilebilmesi için ecrimisil
ihbarnamesi/ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin tebliği üzerine süresi içerisinde
dava açılmamış olması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının
son bulması gerekmektedir.


 


ç)
Yukarıda yer verilen alacakların dışında kalan ancak Kanun kapsamına giren
diğer alacakların kesinleşmiş alacak olarak değerlendirilebilmesi için söz
konusu alacakların varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı olmaması veya ihtilaflı
hale gelme olasılığının kalmaması gerekmektedir.


 


Feragat
yoluyla kesinleşme süreci;


 


6/1/1982
tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda feragat hakkında özel
bir düzenleme yapılmadığı halde anılan Kanunun 31 inci maddesinde, feragat
konusunda 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Ancak, 12/1/2011 tarihli ve 6100
sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesi ile 1086 sayılı Kanun
yürürlükten kaldırılmış ve 6100 sayılı Kanunun 447 nci maddesinde, 1086 sayılı
Kanuna yapılan atıfların 6100 sayılı Kanuna yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.


 


6100 sayılı
Kanunun 307 nci maddesinde feragat, “davacının, talep sonucundan kısmen veya
tamamen vazgeçmesi” şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun, 309 uncu
maddesinde feragat beyanının dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak
yapılabileceği; 311 inci maddesinde ise feragatin, kesin hüküm gibi hukuki
sonuç doğuracağı düzenlenmiştir. Ayrıca, yargılamanın her aşamasında davacının
feragatte bulunması mümkündür. 


 


Buna göre,
açılmış bulunan davadan davacının feragati ile davacı dava dilekçesindeki talep
sonucunun tamamından vazgeçmiş sayılmakta olup, davadan feragat, davacının tek
taraflı bir irade beyanı ile yapılıp tamamlandığından, feragatin geçerliliği
için feragatin davalı tarafından kabul edilmesine gerek bulunmamaktadır.


 


Öte yandan,
dava konusu uyuşmazlığın feragat nedeniyle son bulduğunu tespit etme görevi
mahkemeye aittir. Mahkemenin, davacının beyanının gerçekten feragat olduğunu ve
kanunun öngördüğü şekilde yapıldığını tespit etmesi durumunda, davadan feragat
nedeniyle uyuşmazlığın son bulduğuna karar vermesi gerekmektedir.


 


Yukarıda
açıklandığı gibi feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesi olup, feragat
ile davacı, dava dilekçesinde belirttiği talepten tamamen veya kısmen vazgeçmiş
olmaktadır. Davadan feragat ile davacı, sadece davasından feragat etmiş olmaz,
aynı zamanda o dava ile istemiş olduğu haktan da tamamen vazgeçmiş olacaktır.
Feragat eden davacı artık bu konuda yeniden dava açamayacağı gibi, feragatin
her türlü sonucuna da katlanmak zorunda olup, davadan feragat edilmekle dava
sona ermekte ve kesin hükmün sonuçları doğmaktadır.


 


Bu itibarla,
7256 sayılı Kanun kapsamına tür ve dönem olarak girdiği halde varlığına ilişkin
dava açılmış olan alacaklardan; anılan Kanunun yayımı tarihinden önce davadan
tamamen feragat edilmiş ve feragate ilişkin
mahkeme kararı ile kesinleşerek taraflardan birine tebliğ edilmiş olanlar, 7256
sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da
ödeme süresi henüz geçmemiş alacak olması şartıyla, Kanundan
yararlanabilecektir.


 


Bu durumda,
feragat edilen davaya konu olan ve kapsama giren alacakların tamamı esas
alınarak Kanun hükümlerinin tatbiki gerekecektir.


 


Diğer
taraftan, idari para cezaları için genel usul kanunu olan 30/3/2005 tarihli ve
5326 sayılı Kabahatler Kanununun “Vazgeçme ve kabul” başlıklı 30 uncu
maddesinin birinci fıkrasında “(1) Kanun yoluna başvuran kişi, bu konuda
karar verilinceye kadar başvurusundan vazgeçebilir. Vazgeçme halinde bir daha
aynı konuda başvuruda bulunulamaz.” hükmü yer almaktadır.


 


Buna göre,
Kanun kapsamına giren idari para cezalarından, dava konusu yapılmış olanlar
hakkında, davacıların davalarından vazgeçmeleri hâlinde de “feragate” ilişkin
olarak yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.


 


Öte yandan,
213 sayılı Kanunun “Kanun yolundan vazgeçme” başlıklı 379 uncu maddesinde özel
sonuçları olan feragat usulü düzenlenmiştir. Buna göre, vergi/ceza
ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen
istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu
açık kararlar (Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç) üzerine;
mükellef tarafından geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava
konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine
ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme
dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın bu
vergi ve/veya vergi cezalarının maddede belirtilen oranlarda indirim yapılarak
tahakkuk edeceği, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesince ilgili
yargı merciine gönderileceği ve bu dilekçenin vergi dairesine verildiği tarihin
kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edileceği hükme bağlanmıştır.


 


Buna göre,
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) 213 sayılı Kanunun 379 uncu
maddesi hükmünden yararlanmak üzere kanun yolundan vazgeçme dilekçesini ilgili
vergi dairesine vermiş olanların bu borçları da kesinleşmiş alacak olarak kabul
edilecektir.


 


2- Vergi,
Beyanname ve Yİ-ÜFE Aylık Değişim Oranları
Tanımları


 


Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a),
(c) ve (ç) bentlerinde;


 


- vergi tabirinin, 213 sayılı Kanun kapsamına
giren vergi, resim ve harçları,


 


- beyanname tabirinin, vergi tarhına esas
olan beyanname ve bildirimleri,


 


- Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları tabirinin, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için
belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE)
aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları
endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi
üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/11/2016 tarihinden
itibaren aylık %0,35 oranını (bu Kanunun yayımlandığı ay dâhil),


 


ifade ettiği hükme bağlanmıştır.


 


Bu Tebliğde, vergi, beyanname ve Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları tabirleri, 7256 sayılı
Kanunda tanımlandığı
şekilde kullanılmıştır.


 


 


B- HAZİNE
VE MALİYE BAKANLIĞINA BAĞLI TAHSİL DAİRELERİNCE TAKİP EDİLEN AMME ALACAKLARI


 


7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince
takip edilen amme alacaklarından Kanun kapsamına alınan alacaklar
belirtilmiştir. Bu hükümler çerçevesinde Kanun kapsamına giren alacaklar, tür
ve dönemler itibarıyla aşağıda açıklanmıştır.


 


1-
Alacağın Türü ve Dönemi


 


a) 213
sayılı Vergi Usul Kanunu Açısından


 


(1)
Alacağın türü


 


7256 sayılı Kanunun kapsamına, 213 sayılı Kanun
kapsamına giren vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri,
gecikme zamları gibi fer’i alacaklar girmektedir.


 


(2) Alacağın
dönemleri


 


Kanun kapsamına giren vergiler, vergilendirme
dönemleri itibarıyla aşağıda açıklanmıştır.


 


i) 31/8/2020 tarihinden (bu tarih
dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe kadar
verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları,
gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.


 


Konuya ilişkin açıklamalar aşağıda yer
almaktadır.


 


- Vergilendirme dönemi 15 gün olan
mükellefiyetler  


 


Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname
verme süresinin son günü Ağustos/2020 ayı ve öncesine rastlayan dönemler
kapsama girmekte, dönemin bitim tarihi Ağustos/2020 ayına rastlamakla beraber
beyanname verme süresinin son günü Eylül/2020 ayına sirayet edenler kapsama
girmemektedir.


 


Örneğin, 1-15 Ağustos 2020 vergilendirme dönemine
ait petrol ve doğalgaz ürünlerine ilişkin özel tüketim vergisinin vergilendirme
döneminin bitim tarihi ile beyanname verme süresinin son günü Ağustos/2020
ayına rastladığından kapsama girmekte, 16-31 Ağustos 2020 vergilendirme dönemi
ise dönemin bitim tarihi Ağustos/2020 ayında olmakla birlikte beyanname verme
süresi Eylül/2020 ayına sirayet ettiğinden kapsama girmemektedir.


 


Aynı şekilde, 1-15 Ağustos 2020 tarihleri arasında
noterler tarafından tahsil edilen ve dönemi izleyen 7 nci iş günü mesai saati
bitimine kadar ilgili vergi dairesine yatırılması gereken noter harçları
kapsama girmekte, buna karşılık 16-31
Ağustos 2020 dönemine ilişkin olanlar kapsama girmemektedir.


 


- Vergilendirme dönemi aylık olarak
belirlenen mükellefiyetler


 


Temmuz/2020
vergilendirme dönemi ve önceki dönemler kapsama girmekte, Ağustos/2020 vergilendirme dönemi ise
kapsama girmemektedir.


 


Diğer
taraftan, 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hali ilan
edilmesi nedeniyle 518 No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında mücbir
sebep hâlinde olduğu kabul edilen mükellefler tarafından verilmesi gereken
Mart, Nisan, Mayıs/2020 dönemlerine ilişkin muhtasar (muhtasar ve prim hizmet
beyannameleri dâhil) ve katma değer vergisi beyannamelerinin verilme süresi
27/7/2020 tarihine, ödeme süreleri ise 2020 yılının Ekim, Kasım veya Aralık
aylarına ertelenmiştir.


 


7256 sayılı
Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde “Bu Kanun kapsamına
giren dönemlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla 213 sayılı
Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hali ilan edilmesi nedeniyle
beyanname verme ve ödeme süresi ertelenen vergilerden, ödeme süresinin son günü
2020 yılının Ekim, Kasım veya Aralık ayına tekabül edecek şekilde belirlenenler
hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.


 


Buna göre, tür
ve dönem olarak Kanun kapsamına girmekle birlikte 213 sayılı Kanunun 15 inci
maddesine istinaden 518 No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında mücbir
sebep hâlinde olduğu kabul edilen mükellefler tarafından verilmesi gereken
Mart, Nisan, Mayıs/2020 dönemlerine ilişkin muhtasar (muhtasar ve prim hizmet
beyannameleri dâhil) ve katma değer vergisi beyannamelerine konu vergilerin
Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.


 


-
Vergilendirme dönemi 3 aylık olarak belirlenen mükellefiyetler


 


Vergilendirme
döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Ağustos/2020 ayı ve öncesine rastlayan
dönemler kapsama girmekte, Ağustos/2020 ayından
sonraya rastlayanlar kapsama girmemektedir.


 


Örneğin, 1-2-3/2020 dönemi ve 4-5-6/2020 dönemi (3
aylık) gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi kapsama girmekte,
7-8-9/2020 dönemine (3 aylık) ilişkin gelir (stopaj) vergisi ve katma değer
vergisi kapsama girmemektedir.


 


Ancak,
27/4/2020 tarihine kadar verilmesi gereken 1-2-3/2020 dönemine ilişkin muhtasar
(muhtasar ve prim hizmet beyannameleri dâhil) ve katma değer vergisi
beyannamelerine konu vergiler tür ve dönem olarak Kanun kapsamına girmekle
birlikte, 518 No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında mücbir sebep
hâlinde olduğu kabul edilen mükellefler tarafından bu döneme ilişkin verilmesi
gereken beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin, ödeme sürelerinin son
günü 27/10/2020 tarihi olarak belirlendiğinden, Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü
fıkrasının (b) bendi gereğince yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.


 


- Yıllık
beyanname ile beyan edilen gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyetleri


 


Vergilendirme
dönemi yıllık olan vergilerde, 2019 takvim yılı ve önceki yıllara ilişkin
vergilendirme dönemleri kapsama girmekte, 2020 takvim yılına ilişkin
vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.


 


Özel hesap
dönemine tabi olan mükellefler bakımından, özel hesap döneminin sona erdiği
tarih ve beyanname verme süresinin son günü 31/8/2020 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olanlar kapsama girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise kapsama
girmemektedir.


 


Tasfiye
dönemine ilişkin olarak verilmesi gereken beyannamelerden kanuni beyanname
verme süresi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlar kapsama
girmektedir.


 


- Veraset
ve intikal vergisi mükellefiyetleri


 


Bu vergi türünde, beyanname verme süresinin son
günü 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olan ve 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde
ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar kapsama girmektedir.


 


- Harç mükellefiyetleri


 


2/7/1964
tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlar genel olarak işlem
anında beyanname alınmaksızın tahakkuk ettirilerek tahsil edilmektedir. Bununla
birlikte, harçlar da 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tarhiyata konu
olabilmektedir.


 


492 sayılı
Kanuna göre gayrimenkullerin devir ve iktisap işlemleri nedeniyle ödenmesi
gereken harç tutarı ile ilgili olarak devir ve iktisap tarihinden sonra
tarhiyat yapılabilmektedir. Bu çerçevede, 31/8/2020 tarihinden
önce (bu tarih dâhil) gerçekleştirilen devir ve iktisap işlemleri nedeniyle,
tarh edilip 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunan
harçlar Kanun kapsamına girmektedir.


 


492 sayılı
Kanunun 28 inci maddesi uyarınca tahsili gereken karar ve ilam harçları ile
aynı Kanunun (8) sayılı tarifesi uyarınca tahsil edilen yıllık harçlardan,
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme
süresi henüz geçmemiş bulunanlar kapsama girmektedir.


 


-
Ücretlilerde asgari geçim indirimi


 


Ücretlilerde asgari geçim indirimi nedeniyle ilgililer veya
işverenler adına tarh ve tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve bu vergiye bağlı
cezalar Kanun kapsamındadır. Bu alacaklar için de 31/8/2020 tarihi esas
alınacak, aylık ya da üç aylık vergilendirme dönemleri için yukarıda yapılan
açıklamalar çerçevesinde Kanun kapsamına girip girmediği tespit edilecektir.


 


ii) 2020 yılına ilişkin olarak 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi
cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.


 


2020 yılına
ilişkin olarak 31/8/2020 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce tahakkuk eden
motorlu taşıtlar vergisi, yıllık harçlar gibi alacaklar Kanunun kapsamına
girmektedir.


 


18/2/1963
tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin
altıncı fıkrası gereğince, yıl içinde ilk defa kayıt ve tescil edilen taşıtlara
ilişkin olup, kayıt ve tescilin yapıldığı tarih 31/8/2020 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olanlara ilişkin tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi Kanun
kapsamına girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise girmemektedir.


 


2020 yılına
ilişkin olarak yıllık tahakkuk etmesi gereken motorlu taşıtlar vergisi için
yapılan tarhiyatlardan 31/8/2020 tarihine kadar tahakkuk ederek Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla kesinleşmiş olan ve bu tarih itibarıyla vadesi geldiği halde
ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanlar kapsama
girmektedir. Ancak, 31/8/2020 tarihinden sonra tahakkuk edenler kapsama
girmemektedir.


 


492 sayılı
Kanuna ekli (8) sayılı tarife uyarınca tahsil edilen ve 2020 yılına ilişkin
olarak 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden yıllık harçlar
kapsama girmektedir.


 


iii) 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak
kesilen vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları Kanun kapsamındadır.


 


Vergi aslına bağlı olmayan vergi
cezalarında 31/8/2020 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen ve Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da
ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar kapsamdadır.


 


Örneğin; Temmuz/2020 dönemine ait olup 31/8/2020
tarihi saat 00:00’a kadar elektronik
ortamda verilmesi gereken mal ve hizmet alımlarına ilişkin bildirim formu (Form
Ba) ile mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirim formunun (Form Bs) bu
tarihte verilmemesine ilişkin tespitler en erken bu tarihin bittiği 00:00
saatinden sonra dolayısıyla 1/9/2020 tarihinde yapılabileceğinden, bu
tespitlere ilişkin vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları Kanun kapsamına
girmemektedir. Temmuz/2020 döneminden önceki dönemlere ait söz konusu
bildirimler nedeniyle kesilmesi gereken cezalar ise Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla kesinleşmiş olması şartıyla Kanun kapsamına girmektedir.  


 


Diğer
taraftan, vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarında ise verginin ait
olduğu dönem dikkate alınarak kapsama girip girmediği tespit edilecektir.


 


b) Kapsama
Giren İdari Para Cezaları


 


Kanun kapsamına;


 


- 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi
Hıfzıssıhha Kanununa göre,


 


- 7/11/1996
tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü
Hakkında Kanununa göre,


 


- 10/12/2003
tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı
cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlarca,


 


verilen idari
para cezaları hariç olmak üzere 31/8/2020 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları girmektedir.


 


7256 sayılı
Kanun kapsamına giren idari para cezalarından, 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen ve Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da
ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar Kanuna göre yapılandırılabilecektir.


 


c) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar


 


21/7/1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
kapsamında takip edilen ve 7256
sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı
alt bendi kapsamında olan alacaklardan, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz
geçmemiş olan asli ve fer’i amme alacakları Kanuna göre
yapılandırılabilecektir.


 


Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamına;


 


- Ecrimisiller,


 


- Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) alacakları,


 


- Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları,


 


- Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel
Müdürlüğü tarafından verilen öğrenim ve katkı kredisi alacakları,


 


- Doğrudan
gelir desteği ödemelerinden geri alınması gereken alacaklar,


 


- 28/3/2002
tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi
Hakkında Kanun kapsamındaki alacaklar,


 


- 30/6/1934
tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak
Alınacak Harçlar ve Mahkümlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanuna
göre doğan yiyecek bedelleri,


 


- 4/6/1985
tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı bedelleri,


 


gibi
alacaklardan vergi dairelerine takip için intikal etmiş olanlar girmektedir.


 


6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca
hesaplanan %10 oranındaki zam, 68 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 79 uncu
maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hesaplanan %10 oranındaki tazminatlar asli
alacak olarak dikkate alınmak suretiyle Kanun kapsamında
yapılandırılacaktır. 


 


Ancak, Hazine
ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında
takip edilen adli para cezaları Kanun kapsamına girmemektedir.


 


C- İL ÖZEL İDARELERİNCE
TAKİP EDİLEN AMME ALACAKLARI


 


7256 sayılı
Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince, il özel
idarelerinin, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen, vadesi 31/8/2020
tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş asli
ve fer’i amme alacakları Kanun kapsamına girmektedir.


 


Ç-
BELEDİYELERCE TAKİP EDİLEN ALACAKLAR


 


7256 sayılı
Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri ile
belediyelerin anılan Kanun kapsamına giren alacakları sayılmış olup bu
alacaklar aşağıda belirtilmiştir.


 


1- 213
sayılı Kanun Kapsamına Giren Alacaklar


 


- 31/8/2020
tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere,
beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe
kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi
cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamlarından,


 


- 2020 yılına ilişkin olarak 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi
cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamlarından,


 


7256 sayılı
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde
ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar kapsama girmektedir.


 


Belediyelerin 213 sayılı Kanun kapsamına giren
alacaklarının dönemleri bu Tebliğin (I/B-1-a) bölümünde açıklandığı şekilde
tespit edilecektir.


 


Örneğin, Temmuz/2020 dönemine ait ilan ve reklam
vergisi kapsama girmekte, Ağustos/2020 dönemine ait ilan ve reklam vergisi ise
beyannamenin Eylül/2020 ayında verilmesi gerektiğinden kapsama girmemektedir.
Aynı şekilde, Temmuz/2020 dönemine ait haberleşme vergisi kapsama girmekte,
Ağustos/2020 dönemine ait haberleşme vergisi ise kapsama girmemektedir.


 


7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendinin (1) numaralı alt bendi gereğince, 2020 yılına ilişkin tahakkuk eden emlak vergisi
ile iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre temizlik
vergisinin ikinci taksitleri Kanun kapsamına girmemektedir.


 


Ayrıca, 2020 yılına ilişkin olarak 31/8/2020
tarihinden önce yıllık olarak tahakkuk eden
ve 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 16 ncı
maddesine istinaden belediye meclislerince taksitle ödenmesi uygun görülen ilan
ve reklam vergisi alacaklarından kesinleşmiş olup, Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş
bulunan alacaklar kapsama girmektedir.


 


Diğer taraftan, 2464 sayılı Kanun gereğince
alınan ve 31/8/2020 tarihinden önce tahakkuk eden yol harcamalarına katılma payı, kanalizasyon harcamalarına
katılma payı ve su tesisleri harcamalarına katılma payından oluşan belediye
alacaklarından kesinleşmiş olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi
geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar kapsama girmektedir.


 


2- 6183
sayılı Kanun Kapsamına Giren Alacaklar


 


Belediyelerin
bu Tebliğin (I/Ç-1) bölümünde açıklanan alacaklarının yanı sıra, 6183 sayılı
Kanun kapsamında takip edilen, vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce olan ve 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş asli ve fer’i amme
alacakları da Kanun kapsamındadır.


 


3-
Belediyelerin Ücret Alacakları


 


7256 sayılı
Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt
bendinde, 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili gereken, vadesi
31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş ücret alacakları ile
bunlara bağlı fer’i alacaklar da Kanun kapsamına alınmıştır.


 


Örneğin,
mükellefin talebi üzerine inşaat sahasında meydana gelen yıkım artığı
malzemenin belediyece kaldırılması ve taşınması hizmetine ilişkin belediyelere
2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden ödenmesi
gereken ücretin vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce ise Kanun
kapsamına girmekte, bu tarihten sonra ise girmemektedir.


 


4-
Belediyelerin Su, Atık Su ve Katı Atık Ücreti Alacakları


 


7256 sayılı
Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (3) numaralı alt
bendi ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki
belediyelerin, su abonelerinden; vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte,
ödenmemiş olan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı
fer’i alacakları (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil)
Kanun kapsamındadır.


 


Örneğin, su
kullanım dönemi 15 Temmuz 2020 ila 15 Ağustos 2020 olan su alacağının faturada
yer alan son ödeme tarihi Ağustos/2020 ayı içerisine rastladığı takdirde Kanun kapsamına
girmekte, Eylül/2020 ayına rastladığı takdirde Kanun kapsamına girmemektedir.


 


5-
Büyükşehir Belediyelerinin Katı Atık Ücreti Alacakları


 


7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendi ile büyükşehir belediyelerinin,
9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre, vadesi
31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte,
ödenmemiş olan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları
(sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamındadır.


 


6-
Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Su ve Atık Su
Alacakları


 


7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendinde, 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve
Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin
alacaklarına yönelik düzenleme yapılmış ve bu idarelerin, vadesi 31/8/2020
tarihinden (bu tarih dâhil) önce olup, Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş
bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları (sözleşmelerde düzenlenen her türlü
ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamındadır.


 


 


D-
YİKOB’LARCA TAKİP EDİLEN ALACAKLAR


 


7256 sayılı
Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, YİKOB’ların vadesi
31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde, bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş
bulunmakla birlikte, ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip
edilen asli ve fer’i alacakları Kanun kapsamına alınmıştır.


 


II- ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR


 


7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde, Kanun kapsamına
giren alacakların ne şekilde yapılandırılacağı düzenlenmiştir.


 


Kanun kapsamında alacakların yapılandırılarak
ödenebilmesi için bu alacakların;


 


- Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen tür ve dönemden
kaynaklı bir alacak olması,


 


- “kesinleşmiş alacak” olması,


 


- Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği
halde ödenmemiş ya da ödeme süresi
henüz geçmemiş olması (Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç), (d),
(e) ve (f) bendinde vadesi 31/8/2020 tarihi ve öncesi olarak belirlenen
alacaklar için bu tarih ve öncesinin esas alınması),


 


şarttır.


 


Buna göre, bir alacağın 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılarak
ödenebilmesi için bu üç şartın bir arada bulunması gerekmektedir.


 


A- BAŞVURU
SÜRESİ VE ŞEKLİ


 


7256 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında, ilgili maddelerde yer alan özel
hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanundan yararlanmak isteyen borçluların
31/12/2020 tarihi sonuna kadar ilgili
idareye başvuruda bulunması şartı getirilmiştir.


 


Buna göre, Hazine ve Maliye
Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere, büyükşehir belediyelerine, YİKOB’lara, büyükşehir
belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine bağlı tahsil dairelerine olan ve bu
Kanun kapsamına giren borçlarını yapılandırarak ödemek isteyen borçluların,
31 Aralık 2020 tarihine (bu tarih dâhil) kadar
borçlu bulundukları tahsil dairelerine yazılı olarak başvurmaları
gerekmektedir.


 


Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine olan
borçları için Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlular, Gelir İdaresi
Başkanlığının internet adresi (www.gib.gov.tr) ya da
e-devlet (www.turkiye.gov.tr) üzerinden başvuruda bulunabilecekleri gibi bağlı
bulundukları vergi dairesine doğrudan veya posta yoluyla da
başvurabileceklerdir.


 


Ayrıca,
borçlular motorlu taşıtlar vergisi ve/veya taşıtla ilişkili idari para cezaları
için bulundukları ildeki/ilçedeki motorlu taşıtlar vergisini tahsile yetkili
vergi dairelerine de başvuru yapabileceklerdir. Bu takdirde, ödeme planları
mükelleflerin bağlı oldukları vergi daireleri tarafından tanzim edilecek ve
mükelleflere ödeme planları müracaat ettikleri vergi dairesinde imza
karşılığında elden, gerekli şartların bulunması koşuluyla (www.gib.gov.tr) internet adresi üzerinden doğrudan
verilebilecektir.


 


Bu Tebliğ ekinde yer alan başvuru
dilekçeleri (Ek:2/A, 2/B, 2/C, 2/D), Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı
vergi dairelerine ödenecek kesinleşmiş alacaklar için Kanundan yararlanmak
isteyen borçlularca kullanılmak üzere düzenlenmiş olup alacaklı diğer
idarelerce örneğe uygun başvuru dilekçelerinin hazırlanarak borçluların
kullanımına sunulması icap etmektedir.  


 


Borçluların birden fazla vergi dairesine
olan borçları için Kanundan yararlanma talebinde bulunmaları hâlinde, her bir
vergi dairesine ayrı ayrı başvurmaları gerekmektedir.


 


213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda
yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları
ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları
tutarlar dikkate alınarak ilgili vergi dairesine yazılı başvuru yapmak
suretiyle 7256 sayılı Kanun
hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Dolayısıyla bu kişilerin Gelir İdaresi Başkanlığının
internet adresi ve e-devlet üzerinden başvurmaları mümkün bulunmamaktadır.


 


Borçlular, Kanun kapsamına giren toplam borçları
için Kanundan yararlanabilecekleri gibi talep ettikleri dönem ve türler
açısından da Kanundan yararlanabileceklerdir. Ancak, motorlu taşıtlar vergisi
mükelleflerinin, her bir taşıt itibarıyla hesaplanacak toplam borç tutarı için
başvuruda bulunmaları zorunludur.


 


7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin altıncı
fıkrasında yer alan hüküm gereğince,
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
yargı kararı ile kesinleştiği halde
Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza
İhbarnamesinin mükellefe tebliğ edilmemiş olması nedeniyle ödeme süresi
oluşmamış alacaklar için Kanundan yararlanmak isteyen mükellefler, başvuru
dilekçesinde bu hususu ayrıca belirteceklerdir.


 


Diğer
taraftan, 6183 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında vergi dairelerince
Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri (gümrük müdürlükleri) adına niyabeten
takip edilen alacaklar için vergi dairelerine başvurulması mümkün bulunmayıp,
bu yöndeki taleplerin ilgili idareye yapılması gerekmektedir.


 


7256 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, Kanun hükümlerinden
yararlanmanın şartlarından birisi de dava açılmaması, açılmış davalardan
vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması olduğundan, bu Kanundan
yararlanmak üzere başvuran borçluların, takip ve tahsilat işlemlerinden dolayı
açtıkları davalardan da (ihtirazi kayıtla verilen beyannameye konu alacaklar
için Kanundan yararlanmak isteyenlerin alacağa ilişkin olarak açmış oldukları
davalar dâhil) vazgeçmeleri gerekmektedir.


 


Öte yandan,
elektronik ortamda Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunan borçluların,
yararlanmak istedikleri borçlarıyla ilgili davalar bulunması hâlinde ilgili
vergi dairesine ayrıca yazılı olarak da başvurmaları şarttır.


 


 


 


 


B- ALACAK
TUTARININ TESPİTİ


 


7256 sayılı
Kanunun 2 nci maddesinde, Kanun kapsamında yapılandırılarak ödenecek tutarın
tespitinde uygulanacak esaslar belirlenmiş ve alacak asılları üzerinden
hesaplanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarının alacak
asılları ile birlikte ödenmesi kuralı getirilmiştir.


 


Kanun
kapsamında, yapılandırılarak ödenecek alacakların tespitinde aşağıda yapılan
açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.


 


1- Yİ-ÜFE
Tutarının Hesaplanması


 


Yİ-ÜFE tutarı,
Kanunun yayımı tarihine kadar (bu tarih hariç) fer’i alacaklar için esas alınan
hesaplama yöntemleri kullanılarak tespit edilecektir.


 


Yİ-ÜFE
tutarının hesaplanmasında, 213 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme faizi ve
6183 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme zammının hesaplama yöntemi ve
hesaplama süreleri değiştirilmeyecek, sadece aylık gecikme faizi/gecikme zammı
oranı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılacaktır.


 


Yİ-ÜFE tutarı,
gecikme faizi veya gecikme zammı dışında Kanun kapsamına giren diğer fer’i
alacaklar yerine de hesaplanabilmektedir. Bu durumda da ilgili fer’i alacağın
hesaplama yöntemi kullanılarak ödenecek Yİ-ÜFE tutarı bulunacaktır.


 


Ayrıca, Yİ-ÜFE
tutarı, 31/10/2016 tarihine kadar (bu tarih dâhil) Türkiye İstatistik Kurumunun
her ay için belirlediği aylık değişim oranları, 1/11/2016 tarihinden itibaren
Kanunun yayımlandığı Kasım 2020 ayı dâhil geçen süreye her ay için aylık %0,35
oranı esas alınmak suretiyle hesaplanacaktır.


 


Yİ-ÜFE
hesaplamalarında ilk aya ilişkin esas alınacak Yİ-ÜFE aylık değişim oranı,
alacağın vadesinin rastladığı ay için açıklanmış olan orandır. Alacağın vade
tarihinin ayın son günü olması hâlinde de hesaplamalarda başlangıç oranı olarak
kullanılacak Yİ-ÜFE aylık değişim oranı, vade tarihinin rastladığı ay için
belirlenmiş oran olacaktır.


 


Türkiye
İstatistik Kurumunca, Ocak/1980 ayından Ekim/2016 ayına ait açıklanan Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları ile 1/11/2016 tarihinden itibaren esas alınacak aylık
oran ekli tabloda (Ek:1) yer almaktadır. Yİ-ÜFE tutarlarının tespitinde
kullanılacak olan Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının eksi değer çıkması durumunda
bu oranlar da hesaplamada eksi değer olarak dikkate alınacaktır. Hesaplamaya
konu döneme ilişkin olarak Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının toplamı eksi değer
olduğu takdirde alacak asılları üzerinden hesaplanan fer’iler yerine alınması
gereken Yİ-ÜFE tutarı sıfır kabul edilecektir.


 


Örnek 1- 26/10/2015
vadeli bir verginin Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olması hâlinde
bu vergiye %98,0214 oranında hesaplanması
gereken gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları toplamı aşağıdaki
şekilde hesaplanacaktır.


 


 


 


 


Yİ-ÜFE
Oranı ve Hesaplanacak Süre







SÜRE



ESAS ALINACAK
ORAN (%)






27/10/2015 - 26/11/2015 için



Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı



-0,20






27/11/2015 - 26/12/2015 için



Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı



-1,42






27/12/2015 - 26/1/2016 için



Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı



-0,33






27/1/2016 - 26/2/2016 için



Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,55






27/2/2016 - 26/3/2016 için



Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı



-0,20






27/3/2016 - 26/4/2016 için



Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,40






27/4/2016 - 26/5/2016 için



Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,52






27/5/2016 - 26/6/2016 için



Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı



1,48






27/6/2016 - 26/7/2016 için



Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,41






27/7/2016 - 26/8/2016 için



Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,21






27/8/2016 - 26/9/2016 için



Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,08






27/9/2016 - 26/10/2016 için



Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,29






27/10/2016 - 26/11/2016 için



Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,84






27/11/2016 - 26/12/2016 için



Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/12/2016 - 26/1/2017 için



Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/1/2017 - 26/2/2017 için



Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/2/2017 -26/3/2017 için



Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/3/2017 - 26/4/2017 için



Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/4/2017 - 26/5/2017 için



Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/5/2017 -26/6/2017 için



Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/6/2017 - 26/7/2017 için



Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/7/2017 - 26/8/2017 için



Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/8/2017 - 26/9/2017 için



Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/9/2017 - 26/10/2017 için



Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/10/2017 - 26/11/2017 için



Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/11/2017 - 26/12/2017 için



Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/12/2017 - 26/1/2018 için



Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/1/2018 - 26/2/2018 için



Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/2/2018 - 26/3/2018 için



Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/3/2018 - 26/4/2018 için



Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/4/2018 - 26/5/2018 için



Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/5/2018 - 26/6/2018 için



Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/6/2018 - 26/7/2018 için



Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/7/2018 - 26/8/2018 için



Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/8/2018 - 26/9/2018 için



Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/9/2018 - 26/10/2018 için



Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/10/2018 - 26/11/2018 için



Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/11/2018 - 26/12/2018 için



Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/12/2018 - 26/1/2019 için



Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/1/2019 - 26/2/2019 için



Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/2/2019 - 26/3/2019 için



Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/3/2019 - 26/4/2019 için



Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/4/2019 - 26/5/2019 için



Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/5/2019 - 26/6/2019 için



Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/6/2019 - 26/7/2019 için



Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/7/2019 - 26/8/2019 için



Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/8/2019 - 26/9/2019 için



Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/9/2019 - 26/10/2019 için



Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/10/2019 - 26/11/2019 için



Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/11/2019 - 26/12/2019 için



Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/12/2019 - 26/1/2020 için



Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/1/2020 - 26/2/2020 için



Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/2/2020 - 26/3/2020 için



Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/3/2020 - 26/4/2020 için



Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/4/2020 - 26/5/2020 için



Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/5/2020 - 26/6/2020 için



Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/6/2020 - 26/7/2020 için



Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/7/2020 - 26/8/2020 için



Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/8/2020 - 26/9/2020 için



Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/9/2020 - 26/10/2020 için



Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






27/10/2020 - 16/11/2020 için



Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı (21 gün)

[(0,35/100)/30x100]x21



0,2457






 TOPLAM
Yİ-ÜFE ORANI



19,3257









*Gecikme zammının ay
kesrine isabet eden günleri için Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, ilgili ay
 Yİ-ÜFE aylık değişim oranı 30’a bölünmek suretiyle (Yİ-ÜFE aylık değişim
oranı/100/30=) bulunacak günlük oran kullanılacaktır. Bulunacak rakamın
virgülden sonraki 6 hanesi hesaplamalarda kullanılacak olup, 7 nci ve devam
eden hanelerde bir sayı bulunması hâlinde 6 ncı hane bir üst sayıya
tamamlanacak ve bulunan rakam 100 sayısı ile çarpılmak suretiyle günlük Yİ-ÜFE
oranı bulunacaktır. Bulunan günlük oran geçen gün sayısı ile çarpılarak ay
kesrine isabet eden toplam Yİ-ÜFE oranı bulunacaktır.


 


Toplam Yİ-ÜFE aylık değişim oranı ile vergi aslı çarpılmak suretiyle
gecikme zammı yerine ödenmesi gereken Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.


 


Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak Kanun hükmüne göre yapılandırılan
alacak tutarı bulunacaktır.


 


Örnek 2- 30/4/2019 vadeli bir verginin Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla ödenmemiş olması hâlinde bu vergiye %34,3544 oranında hesaplanması
gereken gecikme zammı yerine toplam Yİ-ÜFE oranı aşağıdaki şekilde
hesaplanacaktır.


 


Yİ-ÜFE
Oranı ve Hesaplanacak Süre







SÜRE



ESAS ALINACAK
ORAN (%)






1/5/2019 - 31/5/2019 için



Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/6/2019 - 30/6/2019 için



Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/7/2019 - 31/7/2019 için



Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/8/2019 - 31/8/2019 için



Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/9/2019 - 30/9/2019 için



Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/10/2019 - 31/10/2019 için



Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/11/2019 - 30/11/2019 için



Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/12/2019 - 31/12/2019 için



Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/1/2020 - 31/1/2020 için



Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/2/2020 - 29/2/2020 için



Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/3/2020 - 31/3/2020 için



Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/4/2020 - 30/4/2020 için



Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/5/2020 - 31/5/2020 için



Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/6/2020 - 30/6/2020 için



Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/7/2020 - 31/7/2020 için



Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/8/2020 - 31/8/2020 için



Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/9/2020 - 30/9/2020 için



Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/10/2020 - 31/10/2020 için



Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı



0,35






1/11/2020 - 16/11/2020 için



Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı (16
gün)

[(0,35/100)/30x100]x16



0,1872






TOPLAM
Yİ-ÜFE ORANI



6,4872









 


Toplam Yİ-ÜFE
aylık değişim oranı ile vergi aslı çarpılmak suretiyle gecikme zammı yerine
ödenmesi gereken Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.


 


Bu tutar,
vergi aslı ile toplanarak Kanun hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı
bulunacaktır.


 


Yİ-ÜFE
Tutarının Hesaplanmasında Esas Alınacak Diğer Hususlar;


 


Gecikme
zammının günlük olarak hesaplanması gerektiği hallerde, bu sürelere uygulanması
gereken Yİ-ÜFE aylık değişim oranı da Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel
Tebliğinde yapılan düzenlemeler çerçevesinde günlük olarak bulunacaktır.


 


6183 sayılı
Kanunun 51 inci maddesinde yer alan asgari gecikme zammı tutarı, gecikme zammı
yerine alınacak Yİ-ÜFE tutarı için de uygulanacaktır.


 


6183 sayılı
Kanunun 52 nci maddesine göre gecikme zammı tatbik süresini durduran iflas ve
aciz halleri söz konusu ise gecikme zammı uygulanmayan süreye Yİ-ÜFE aylık
değişim oranı da uygulanmayacak, bu hallerin varlığı Yİ-ÜFE uygulanan süreyi de
durduracaktır.


 


6183 sayılı
Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca, belediye sınırları dışındaki köylerde
tahsildarlar tarafından tahsil edilen ve tahsildarın ilk uğradığı zaman ödeme
yapılmadığı takdirde %10 oranında uygulanan gecikme zammı yerine, tahsildarın
ilk uğradığı aydaki Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanacaktır.


 


2- Kanunun
Yayımı Tarihi İtibarıyla Kesinleşmiş ve Vadesi Geldiği Halde Ödenmemiş Vergiler


 


Kanunun
2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına, Kanunun kapsadığı
dönemlere ilişkin olan ve Kanunun yayımlandığı
17/11/2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, bu tarihe kadar
(bu tarih dâhil) vadesi geldiği halde ödenmemiş vergiler girmektedir.


 


Kanun
kapsamında ödenecek alacak tutarının tespiti için vergi asıllarına;


 


- vade
tarihinden, Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı yerine,


 


- daha önce
hesaplanmış gecikme faizi olması hâlinde, bu faizin hesaplandığı süre dikkate
alınarak, gecikme faizi yerine,


 


Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.


 


Yİ-ÜFE tutarı,
vergi aslı ile toplanarak Kanuna göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.


 


Yapılandırılan
alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi
aslına ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi aslına bağlı vergi cezaları
ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Örnek 3- 26/11/2018
vadeli 9.300,00 TL katma değer vergisi süresinde ödenmemiştir. Bu Kanunun
yayımı tarihine kadar 4.186,99 TL gecikme zammı hesaplanmıştır. Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla toplam borç tutarı 13.486,99 TL’dir.


 


Bu Kanundan
yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, vergi aslına uygulanan gecikme
zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.


 


Buna göre,
gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine
uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı ve Yİ-ÜFE tutarı aşağıdaki şekilde olacaktır.


 







Gecikme Zammı
Hesaplanan Süre



Alacak
Aslı Tutarı

(TL)



Toplam Gecikme
Zammı Oranı



Gecikme Zammı
Tutarı

(TL)



Toplam Yİ-ÜFE
Oranı



Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)






27/11/2018 -
16/11/2020



9.300,00



%45,0214



4.186,99



%8,2957



771,50









 


Buna göre, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı
aşağıdaki gibi olacaktır.


 







Ödenecek Tutar











 






Katma Değer Vergisi



:



9.300,00
TL







Yİ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına
Uygulanan Gecikme Zammı Yerine)



:



771,50
TL



 






TOPLAM



:



10.071,50
TL







 



 



 



 






Tahsilinden Vazgeçilen
Alacaklar














Vergi Aslına Uygulanan Gecikme
Zammı



:



     
4.186,99 TL

















 


Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 10.071,50 TL tutarın
Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 4.186,99 TL
tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Örnek 4- 2017 vergilendirme dönemine ilişkin olarak 26/3/2018
tarihine kadar (bu tarih dâhil) elektronik ortamda verilmesi gereken yıllık
gelir vergisi beyannamesi verilmemiştir. Yapılan inceleme sonucunda, 2017
dönemi için 90.000,00 TL gelir vergisi tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı
cezası ile 1.600,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği tespit
edilmiştir. Vergi/ceza ihbarnamesi 19/6/2019 tarihinde mükellefe tebliğ
edilmiştir. İnceleme sonucu yapılan bu tarhiyat 19/7/2019 tarihinde tahakkuk
etmiş ve Kanunun yayımı tarihine kadar herhangi bir ödemede bulunulmamıştır. Bu
tarhiyata göre tahakkuk eden vergi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası,
gecikme faizi ve gecikme zamları şu şekildedir.


 







Gelir Vergisi



:



90.000,00
TL






Vergi Ziyaı Cezası



:



90.000,00
TL






Özel Usulsüzlük Cezası



:



1.600,00
TL






Gecikme Faizi



:



21.240,00
TL






Vergi Aslına Uygulanan Gecikme
Zammı



:



24.205,68
TL






Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan
Gecikme Zammı



:



24.205,68
TL






TOPLAM



:



251.251,36
TL









 


Bu Kanundan
yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, ödenecek tutar ile tahsilinden
vazgeçilen alacak tutarları aşağıdaki gibi olacaktır.


 


Vergi aslına
bağlı olmaksızın kesilmiş olan ve Kanun kapsamına giren vergi cezalarının
Kanundan yararlanılarak ödenmek istenmesi hâlinde, Kanunun 2 nci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi gereğince bu cezaların %50’sinin ödenmesi
durumunda, cezanın geri kalan %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir. Vergi
aslına uygulanan gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları kullanılarak, Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.


 


Buna göre,
örnek olayda gecikme faizinin hesaplandığı süre, gecikme faizi tutarı, bu
sürelere ilişkin toplam Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları aşağıda
gösterilmiştir.


 











Gecikme
Faizi Hesaplanan Süre



Alacak
Aslı Tutarı

(TL)



Toplam
Gecikme Faizi Oranı



Gecikme
Faizi Tutarı (TL)



Toplam
Yİ-ÜFE Oranı



Yİ-ÜFE
Tutarı

(TL)






I.
Taksit



1/4/2018
- 19/7/2019



45.000,00



%26,40



11.880,00



%5,25



2.362,50






II.
Taksit



1/8/2018
- 19/7/2019



45.000,00



%20,80



9.360,00



%3,85



1.732,50






TOPLAM







90.000,00







21.240,00







4.095,00









 


Gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı
yerine uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarı aşağıdaki
şekildedir.


 







Gecikme
Zammı Hesaplanan Süre



Alacak
Aslı

Tutarı

(TL)



Toplam
Gecikme Zammı Oranı



Gecikme
Zammı Tutarı

(TL)



Toplam
Yİ-ÜFE Oranı



Yİ-ÜFE
Tutarı

(TL)






20/8/2019
- 16/11/2020



90.000,00

(Gelir V.)



%26,8952



24.205,68



%5,2276



4.704,84






20/8/2019
- 16/11/2020



90.000,00

(Vergi Ziyaı Cezası)



%26,8952



24.205,68



-----



-----









 







Ödenecek Tutar



 



 






Gelir Vergisi



:



90.000,00
TL






Özel Usulsüzlük Cezası
(1.600,00 x %50=)



:



800,00
TL






Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi
Yerine)



:



4.095,00
TL






Yİ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına
Uygulanan Gecikme Zammı Yerine)



:



4.704,84
TL






TOPLAM



:



99.599,84
TL









 







Tahsilinden Vazgeçilen
Alacaklar




 






Vergi Ziyaı Cezası



:



90.000,00
TL






Özel Usulsüzlük Cezası
(1.600,00 x %50=)



:



800,00
TL






Gecikme Faizi



:



21.240,00
TL






Vergi Aslına Uygulanan Gecikme
Zammı



:



24.205,68
TL






Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan
Gecikme Zammı



:



24.205,68
TL






TOPLAM



:



160.451,36
TL









 


Yukarıda
belirtilen şekilde hesaplanan toplam 99.599,84 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve
şekilde ödenmesi durumunda, toplam 160.451,36 TL tutarındaki alacağın
tahsilinden vazgeçilecektir.
(Örnekte mali tatile ilişkin hükümler dikkate alınmamıştır.)


 


3- Kanunun
Yayımı Tarihi İtibarıyla Kesinleşmiş ve Ödeme Süresi Henüz Geçmemiş Vergiler


 


7256 sayılı
Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Kanunun yayımlandığı
17/11/2020 tarihi itibarıyla kesinleştiği halde ödeme süresi henüz
geçmemiş bulunan alacaklar için de Kanun hükmünden yararlanılabileceği
belirtilmiştir.


 


Buna göre,
muhtelif şekillerde kesinleşen ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi
henüz geçmemiş olan alacaklar hakkında, aşağıda açıklanan hususlar ve bu
Tebliğin önceki bölümlerinde yer alan açıklamalar dikkate alınarak işlem tesis
edilecektir.


 


a) 213
sayılı Kanunun Uzlaşma Hükümlerine Göre Kesinleşen Alacaklar


 


7256 sayılı
Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) 213 sayılı
Kanunun gerek uzlaşma gerekse tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden
yararlanılarak uzlaşma sağlanmış ancak ödeme süresi henüz geçmemiş borcu olan
mükellefler, uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi ve ceza tutarları ile
hesaplanan gecikme faizleri dikkate alınarak Kanun hükümlerinden
yararlanabileceklerdir.


 


Örnek 5- 26/10/2019 tarihinde verilmesi gereken
katma değer vergisi beyannamesi süresinde verilmemiştir. Mükellefin defter ve
belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu adına 80.000,00 TL katma değer
vergisi tarh edilerek bir kat vergi ziyaı cezası ile 1.900,00 TL özel
usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Buna ilişkin
vergi/ceza ihbarnamesi 15/9/2020 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir.


 


Mükellef,
8/10/2020 tarihinde uzlaşma talebinde bulunmuş, 19/10/2020 tarihi uzlaşma günü
olarak verilmiş ve aynı gün varılan uzlaşma sonucuna göre, vergi dairesince
aşağıda yazılı tutarlar tahakkuk ettirilmiştir.


 







Katma Değer Vergisi



:



60.000,00 TL






Vergi Ziyaı Cezası



:



30.000,00 TL






Özel Usulsüzlük Cezası



:



1.900,00 TL






Gecikme Faizi



:



11.280,00 TL






TOPLAM



:



103.180,00 TL









 


Mükellefin Kanundan
yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
uzlaşma sonucu tahakkuk eden alacakların henüz ödeme süresi geçmemiş (vade
tarihi: 19/11/2020) olduğundan, Kanunun 2 nci maddesi hükmüne göre ödenecek
tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki şekilde olacaktır.


 







Gecikme Faizi
Hesaplanan Süre



Alacak Aslı
Tutarı

(TL)



Toplam Gecikme
Faizi Oranı



Gecikme Faizi
Tutarı

(TL)



Toplam Yİ-ÜFE
Oranı



Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)






27/10/2019
-19/10/2020



60.000,00



%18,80



11.280,00



%3,85



2.310,00









 







Ödenecek Tutar








Katma Değer Vergisi



:



60.000,00 TL






Özel Usulsüzlük Cezası (1.900,00 x %50=)



:



950,00 TL






Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine)



:



2.310,00 TL






TOPLAM



:



63.260,00 TL









 







Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar








Vergi Ziyaı Cezası



:



30.000,00 TL






Özel Usulsüzlük Cezası (1.900,00 x %50=)



:



950,00 TL






Gecikme Faizi



:



11.280,00 TL






TOPLAM



:



42.230,00 TL









 


Yukarıda
belirtilen şekilde hesaplanan toplam 63.260,00 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve
şekilde ödenmesi durumunda, toplam 42.230,00 TL tutarındaki alacağın
tahsilinden vazgeçilecektir.


 


b) 213
sayılı Kanunun 376 ncı Maddesinden Yararlanılarak Ödenecek Alacaklar


 


213 sayılı
Kanun uyarınca kesilmiş olan vergi cezaları için anılan Kanunun 376 ncı maddesi
hükmü uyarınca indirim talebinde bulunulan ancak, 7256 sayılı Kanunun
yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmiş, dolayısıyla
kesinleştiği halde ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar için indirimli
ceza tutarları dikkate alınarak Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.


 


Bu safhada
bulunan alacaklar için, 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesine göre indirimli
olarak tahakkuk ettirilen cezanın vergi aslına bağlı olmayan bir ceza ya da
iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezası olması durumunda ödenecek ceza
tutarının 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
hükmüne göre indirilmiş tutar üzerinden hesaplanmasına dikkat edilecektir.


 


Örnek 6-
10/9/2020 tarihinde Bakanlığımız özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen
durmayan aracın sahibi adına 1.300,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmiş ve
vergi/ceza ihbarnamesi 23/9/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mükellef söz
konusu vergi cezası için 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesi hükmünden
yararlanmak üzere dava açma süresinin son günü olan 23/10/2020 tarihinde vergi
dairesine müracaat etmiştir. Vergi dairesince mükellefin talebi üzerine cezanın
yarısı indirilerek, kalan 650,00 TL özel usulsüzlük cezası tahakkuk ettirilmiş
ve mükellefe cezayı 23/11/2020 tarihine kadar ödemesi gerektiği bildirilmiştir.


 


Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olan bu alacağa ilişkin
Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, 213 sayılı Kanunun
376 ncı maddesi çerçevesinde hesaplanan 650,00 TL özel usulsüzlük cezası, Kanun
hükümlerine göre %50 oranında indirilerek tahsil edilecektir. Söz konusu
cezanın %50’sine isabet eden (650,00 x %50=)325,00 TL’nin Kanunda öngörülen
süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, özel usulsüzlük cezasından kalan 325,00
TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.


 


c) 213
sayılı Kanunun 371 inci Maddesinde Yer Alan Pişmanlık Hükümlerine Göre Beyan
Edilen Matrahlar Üzerinden Tahakkuk Eden Alacaklar


 


7256 sayılı
Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla (Danıştay Dördüncü
Dairesinin 25/5/2022 tarihli ve E.:2021/375; K.:2022/3271 sayılı kararı ile
iptal ibare: Danıştay VDDK’nın 26/4/2023 tarihli E.:2022/1465, K.:2023/421 sayılı
Onama kararı ile mezkûr karar kesinleşmiştir.) pişmanlık hükümlerine
göre tahakkuk eden ve 15 günlük ödeme süresi henüz geçmemiş olan alacaklar için
Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir. Bu takdirde, pişmanlık zammı yerine
Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE
tutarı hesaplanacaktır.


 


Ancak, 7256
sayılı Kanun hükümlerine göre ödeme yapılmamış olması hâlinde pişmanlık
hükümlerinin ihlal edilmiş sayılacağı tabiidir. Dolayısıyla, kısmen pişmanlık
ihlali olamayacağından borçlular ödedikleri tutar kadar Kanun hükmünden
yararlanamayacaktır.


 


213 sayılı
Kanunun pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla 371 inci maddede öngörülen 15 günlük ödeme süresinde ödenmemiş olan
vergiler için pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş olacak ve vergi asılları ile
bunlara hesaplanan gecikme faizi/gecikme zammı Kanun kapsamında
yapılandırılacaktır.


 


Örnek 7- Ocak/2020
vergilendirme dönemine ilişkin elektronik ortamda verilmesi gereken gelir
(stopaj) vergisi beyannamesi 10/11/2020 tarihinde pişmanlıkla verilmiş, bunun
üzerine 9.400,00 TL vergi tahakkuk etmiş ve alacağın vadesi 25/11/2020 tarihi
olarak oluşmuştur. Ayrıca, beyannamenin süresinde verilmemesi nedeniyle
2.300,00 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilerek aynı gün mükellefe
tebliğ edilmiştir.


 


Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olan bu alacağa ilişkin
Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, Kanun hükmüne göre
ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki gibi
olacaktır.


 





Pişmanlık Zammı Hesaplanan Süre*



Alacak Aslı Tutarı

(TL)



Pişmanlık

Zammı

Oranı



Pişmanlık

Zammı Tutarı

(TL)



Yİ-ÜFE

Hesaplanacak

Süre



Toplam Yİ-ÜFE Oranı



Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)






27/2/2020-

16/11/2020



9.400,00



%14,40



1.353,60



27/2/2020-

16/11/2020



%3,15



296,10






* Pişmanlık zammının hesabında Kanunun yayımı tarihi
esas alınmıştır.


 


 





Ödenecek
Tutar








Gelir
(Stopaj) Vergisi



:



9.400,00 TL






Damga
Vergisi



:



58,80 TL






Yİ-ÜFE
Tutarı (Pişmanlık Zammı Yerine)



:



296,10 TL






TOPLAM



:



9.754,90 TL






 





Tahsilinden
Vazgeçilen Alacaklar



 







Pişmanlık
Zammı (Gelir (Stopaj) Vergisi için)



    
:



1.353,60 TL






Yukarıda
belirtilen 9.754,90 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde,
1.353,60 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Mükellefe
kesilmiş olan 2.300,00 TL tutarındaki özel usulsüzlük cezasına ilişkin
vergi/ceza ihbarnamesinin 10/11/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olması ve Kanunun
yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla 30 günlük dava açma süresinin
geçmemiş olması nedeniyle (bu alacak kesinleşmemiş olduğundan) bu ceza için
Kanun hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.


 


Mükellefçe,
yapılandırılan tutarın tamamının Kanun hükümlerine göre ödenmemesi hâlinde,
pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayılacak ve Kanun hükmünden
yararlanılamayacaktır.


 


ç) 213
sayılı Kanunun 379 uncu Maddesinden Yararlanılarak Ödenecek Alacaklar


 


213 sayılı
Kanunun “Kanun yolundan vazgeçme” başlıklı 379 uncu maddesinde “Vergi/ceza
ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen
istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu
açık kararlarda (Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç);


 


1.
Kaldırılan vergi tutarının %60'ı, tasdik edilen vergi tutarının tamamı ile
tasdik edilen vergi tutarına ilişkin vergi ziyaı cezasının %75'i,


 


2. Bağlı
olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359 uncu maddede yazılı fiillere
iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel
usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının %25'i ve tasdik edilen tutarının
%75'i,


 


mükellef
için geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi
ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin
dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme
dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın
tahakkuk eder.


 


Bu şekilde
tahakkuk eden tutarlar tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu
maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80'inin,
hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi şartıyla,
vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılır. Şu kadar ki, tasdik
edilerek tahakkuk eden vergi tutarında indirim yapılmaz. İndirim hükmünden
yararlanılabilmesi için dava konusu yapılan ve bu maddeye göre tahakkuk eden
vergi ve/veya vergi cezaları ile gecikme faizlerinin birlikte bu fıkra
kapsamında ödenmesi şarttır…” hükmü yer almaktadır.


 


Bu itibarla,
213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesi hükmünden yararlanmak üzere Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) davadan tamamen feragat edilerek anılan
maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarından, Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz
geçmemiş olanlar için Kanundan yararlanılabilecektir.


 


213 sayılı
Kanunun 379 uncu maddesine göre tahakkuk eden ve tahakkuk tarihinden itibaren
bir aylık ödeme süresi 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih
dâhil) geçmemiş olan alacakların bu Kanuna göre yapılandırılarak ödenmesi
hâlinde, 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen
indirimler ayrıca uygulanır.


 


Ancak, 7256
sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılan bu alacağın tamamının Kanunda
öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde 213 sayılı Kanunun 379 uncu
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirim hükümlerinden yararlanılamayacağı
tabiidir.


 


Örnek 8- Mükellef hakkında Mart/2019 dönemine ilişkin katma
değer vergisine yönelik yapılan vergi incelemesi sonucu düzenlenen rapor
uyarınca 120.000,00 TL katma değer vergisi tarh edilmiş, 120.000,00 TL vergi
ziyaı cezası kesilmiş ve buna ilişkin vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiştir.
Mükellef bu ihbarnameye karşı süresinde vergi mahkemesi nezdinde dava açmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda vergi mahkemesi tarafından istinaf yolu açık olmak
üzere verginin 40.000,00 TL ve bu vergiye bağlı vergi ziyaı cezasının 40.000,00
TL tutarındaki kısımlarının tasdik edilmesi, vergi ve cezanın kalan
kısımlarının ise kaldırılması yönünde karar verilmiştir.


 


Mükellef, 213
sayılı Kanunun 379 uncu maddesi hükmünden yararlanmak için 20/10/2020 tarihinde
vergi dairesine kanuni süresi içerisinde başvurmuştur.


 


Anılan madde
hükmüne göre;


 


- 40.000,00 TL
vergi tasdik edildiği için bu tutarın tamamı,


 


- 80.000,00 TL
vergi kaldırıldığı için bu tutarın %60’ı olan (80.000,00 x %60=)48.000,00 TL,


 


- 40.000,00 TL
vergi ziyaı cezası tasdik edildiği için bu tutarın %75’i olan (40.000,00 x
%75=)30.000,00 TL,


 


- 88.000,00 TL
vergi aslı üzerinden hesaplanan 28.424,00 TL gecikme faizi,


 


olmak üzere
toplamda 146.424,00 TL tahakkuk etmiştir.


 


Mükellef kanun
yolundan vazgeçme dilekçesini 20/10/2020 tarihinde verdiğinden bu alacakların
bir aylık ödeme süresi Kanunun yayımı tarihi itibarıyla devam etmektedir (vade
tarihi 20/11/2020).


 


Mükellefin bu
alacakları, bir aylık ödeme süresi içinde (20/11/2020 tarihine kadar) 213
sayılı Kanunun 379 uncu maddesi kapsamında ödemesi hâlinde ödenecek
tutarlar aşağıdaki gibi olacaktır.


 


 


Ödenecek
tutar;


 


- tasdik
edilen verginin tamamı (40.000,00 TL) ile kaldırılan verginin tahakkuk eden
kısmının %80’inin [(48.000,00 x %80=)38.400,00 TL’nin] toplamı olan 78.400,00
TL,


 


- 78.400,00 TL
vergi üzerinden hesaplanacak gecikme faizi tutarı olan 25.323,20 TL,


 


- tahakkuk
eden ceza tutarının %80’i olan (30.000,00 x %80=)24.000,00 TL,


 


olmak üzere
toplam 127.723,20 TL’dir.


 


213 sayılı Kanunun
379 uncu maddesine istinaden tahakkuk edecek vergi ve vergi cezası için 7256
sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, bu alacakların
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olması nedeniyle
213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirimler
uygulanmak suretiyle bulunacak tutarlar dikkate alınarak 7256 sayılı Kanun
kapsamında yapılandırılacak alacak tutarı belirlenecektir.


 


Bu durumda,
Kanun kapsamında ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı
aşağıdaki gibi olacaktır.


 







Gecikme
Faizi Hesaplanan Süre



Alacak
Aslı Tutarı

(TL)



Toplam
Gecikme Faizi Oranı



Gecikme
Faizi Tutarı

(TL)



Toplam
Yİ-ÜFE Oranı



Yİ-ÜFE
Tutarı

(TL)






27/4/2019-20/10/2020



78.400,00



%32,30



25.323,20



%5,95



4.664,80









 





Ödenecek Tutar








Katma Değer Vergisi



:



78.400,00
TL






Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi
Yerine)



:



4.664,80
TL






TOPLAM



:



83.064,80
TL






 





Tahsilinden Vazgeçilen
Alacaklar








Vergi Ziyaı Cezası



:



24.000,00
TL






Gecikme Faizi



:



25.323,20
TL






TOPLAM



:



49.323,20
TL






Yukarıda
belirtilen şekilde hesaplanan toplam 83.064,80 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve
şekilde ödenmesi durumunda, 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan indirim hükmü kapsamında 18.700,80 TL (9.600,00 TL vergi
aslı ile bu asla ilişkin hesaplanan 3.100,80 TL gecikme faizi ve 6.000,00 TL
vergi ziyaı cezası) ile 7256 sayılı Kanun kapsamında 49.323,20 TL olmak üzere
toplam 68.024,00 TL alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Ancak, 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılan bu
alacağın tamamının Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan indirim hükümlerinden yararlanılamayacağı tabiidir.


 


Kanunun
yayımı tarihinden sonra 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesi hükmünden
faydalanmak için vergi dairesine dilekçe verilmesi durumunda, bu madde
kapsamında verilecek tahakkuklar Kanunun yayımı tarihinden sonra kesinleşmiş
olacağından, bu alacakların 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün
bulunmamaktadır.


 


4- Kanunun
Yayımı Tarihinden Önce Asılları Kısmen ya da Tamamen Ödenmiş Olan Vergiler


 


7256 sayılı
Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce asılları kısmen ya da tamamen
ödenmiş olan alacaklar Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
hükmüne göre yapılandırılacaktır.


 


Buna göre,
Kanunun yayımı tarihinden önce asılları kısmen ya da tamamen ödenmiş olan
vergilerle ilgili olarak aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.


 


a)
Asılları Kısmen Ödenmiş Olan Vergiler


 


Asılları
kısmen ödenmiş olan vergilerin ödenmemiş kısmına,


 


- vade
tarihinden Kanunun yayımı tarihine kadar hesaplanacak gecikme zammı yerine,


 


- daha önce
hesaplanmış gecikme faizi olması hâlinde, gecikme faizinin hesaplandığı süre
dikkate alınarak gecikme faizi yerine,


 


Yİ-ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.


 


Bu tutar,
ödenmemiş vergi aslı ile toplanarak Kanuna göre yapılandırılan alacak tutarı
bulunacaktır.


 


Yapılandırılan
alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi
aslına uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslına bağlı cezalar ile
bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Asılları
kısmen ödenmiş vergilerin, ödenmiş kısmına isabet eden gecikme zammı ve gecikme
faizinin ödenmemiş olması hâlinde ise aşağıdaki (b) bölümünde yer alan
açıklamalara göre işlem yapılacaktır.


 


b) Asılları
Tamamen Ödenmiş Vergilere İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zammı


 


7256 sayılı
Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce asılları tamamen ödenmiş vergiler
üzerinden hesaplanmış gecikme zammı ve gecikme faizleri;


 


- verginin
vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı
yerine,


 


- vergiye
gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,


 


Yİ-ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.


 


Yİ-ÜFE
tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına
uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslına bağlı cezalar ile bu
cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Diğer
taraftan, Kanunun yayımı tarihinden önce vergi aslının, vergi aslına uygulanan
gecikme zammının, gecikme faizinin ve vergi cezalarının ödenmiş olması, başka
bir ifadeyle, ödenmemiş kısmın sadece vergi cezasına uygulanan gecikme
zammından ibaret olması hâlinde, herhangi bir şart aranmaksızın vergi
cezalarına uygulanan gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.


 


c) Asılları
Tamamen Ödenmiş Vergilere İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zamlarından, Kanunun
Yayımı Tarihinden Önce Kısmen Tahsil Edilenler


 


Asılları tamamen ödenmiş vergilere ilişkin gecikme
faizi ve gecikme zamlarından, Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen tahsilat
yapılmışsa,


 


- verginin vade tarihinden ödendiği tarihe kadar
geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,


 


- vergiye
gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak gecikme faizi yerine,


 


Yİ-ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.


           



Ödenmiş
gecikme faizi/gecikme zammı tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından fazla
olması hâlinde herhangi bir tahsilat yapılmayacak, kalan gecikme faizi/gecikme
zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Bununla birlikte, tahsil edilmiş gecikme
faizi ve gecikme zammından red ve iade yapılmayacaktır.


 


Ödenmiş
gecikme faizi/gecikme zammı tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından az olması
hâlinde ise ödenecek tutar, Yİ-ÜFE tutarından ödenmiş olan gecikme
faizi/gecikme zammı çıkartılmak suretiyle tespit edilecektir. Bu şekilde
belirlenen tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, kalan
gecikme faizi/gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Örnek 9- Nisan,
Mayıs, Haziran/2018 vergilendirme dönemine ilişkin 12.300,00 TL geçici vergi
tahakkuk etmiştir. Ancak, mükellef 17/8/2018 vadeli geçici vergi borcunu
ödememiştir. Söz konusu vergi borcu mükellefin yıllık gelir vergisi
beyannamesini, beyanname verme süresi içinde vermesi nedeniyle, 1/3/2019 tarihi
itibarıyla terkin edilmiş ve 1.500,65 TL gecikme zammı hesaplanmıştır.


 


Mükellefin
gecikme zammı borcuna karşılık vergi dairesince 8/5/2019 tarihinde 150,00 TL
tahsilat yapılmıştır.


 


Mükellefin,
Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunması hâlinde geçici verginin vade
tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme
zammı tutarı yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.


 


Bu durumda
uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı %2,2404’tür.


 


Toplam Yİ-ÜFE
tutarı ise (12.300,00 x %2,2404=)275,57 TL olacaktır.


 


Mükellefin
gecikme zammına karşılık hiç ödeme yapmamış olması hâlinde, Kanun hükmünden
yararlanmak için ödemesi gereken tutar 275,57 TL’dir.


 


Ancak,
mükelleften Kanunun yayımı tarihinden önce gecikme zammına karşılık 150,00 TL
tahsilat yapıldığından, Kanuna göre ödemesi gereken Yİ-ÜFE tutarından, daha
önce ödenen gecikme zammı tutarı çıkarılarak tahsili gereken Yİ-ÜFE tutarı
bulunacaktır.


 


Buna göre,
ödenecek Yİ-ÜFE tutarı; (275,57 - 150,00=)125,57 TL’dir.


 


Mükellefin bu
tutarı Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemesi hâlinde gecikme zammından
kalan (1.500,65 - 150,00=)1.350,65 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.


 


5- Sadece
Vergi Aslına Bağlı Vergi Cezası ve Buna İlişkin Gecikme Zammından İbaret
Borçlar


 


7256 sayılı
Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla ödenmemiş borcun sadece vergi
aslına bağlı kesilen cezalardan olması durumunda bu Tebliğin (II/F-14)
bölümünde belirtilen açıklamalara göre işlem yapılacaktır.


 


6- Bir
Vergi Aslına Bağlı Olmaksızın Kesilmiş Olan Vergi Cezaları


 


7256 sayılı
Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 31/8/2020
tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilmiş
olan vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları (I. ve
II. derece usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları), Kanunun
yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geldiği halde
ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olması hâlinde, anılan bent
kapsamında yapılandırılabilecektir.


 


Bu durumda,
vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarının %50’sinin Kanunda belirtilen süre
ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin tahsilinden
vazgeçilecektir.


 


Kanunun
yayımı tarihinden önce bu cezalara karşılık kısmi ödeme yapılmış olması hâlinde
ödenmemiş kısım için bu Kanundan yararlanılacaktır.


 


Örnek 10- Mükellefe,
yaptığı satışa ilişkin fatura vermemesinden dolayı 290,00 TL özel usulsüzlük
cezası kesilmiş ve vergi/ceza ihbarnamesi 19/3/2019 tarihinde tebliğ
edilmiştir. Kesilen ceza itirazsız kesinleşmiştir.


 


Mükellefin,
Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunması hâlinde 290,00 TL özel usulsüzlük
cezasının %50’sine isabet eden (290,00 x %50=)145,00 TL ödemesi gerekecektir. Söz
konusu tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde kalan 145,00
TL özel usulsüzlük cezasının tahsilinden vazgeçilecektir.


 


7- İştirak
Nedeniyle Kesilen Vergi Ziyaı Cezaları


 


7256 sayılı
Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iştirak nedeniyle kesilen, Kanunun
yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geldiği halde
ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş vergi
cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla, cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme
zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Kanunun yayımı
tarihinden önce bu cezalardan kısmen tahsilat yapılmış ise kalan tutar
üzerinden Kanundan yararlanılabilecektir.


 


8- İhtirazi
Kayıtla Beyan Edilen Vergiler


 


7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasının
(a) bendinde, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler
üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında, maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir.


 


Buna göre, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ihtirazi kayıtla beyan edilmiş ancak ödenmemiş vergiler dava konusu yapılıp yapılmadığına
bakılmaksızın Kanun kapsamında yapılandırılacaktır. Bu takdirde, ihtilafa
ilişkin yargı mercilerince verilmiş kararlar dikkate alınmadan mükelleflerin
beyanı üzerine tahakkuk eden tutar esas alınarak Kanun hükmünden
yararlanılacaktır.


 


Ayrıca, alacağa ilişkin açılmış olan davalardan
vazgeçilmesi gerektiği tabiidir.


 


9- Geçici Vergiler


 


7256 sayılı Kanun kapsamına,
vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü
Ağustos/2020 ayı ve öncesine rastlayan dönemler girdiğinden, 2020 takvim yılına
ilişkin gelir ve kurumlar vergisine mahsuben ödenmesi gereken, Ocak, Şubat
Mart/2020 ve Nisan, Mayıs, Haziran/2020 vergilendirme dönemine ait geçici
vergiler Kanun kapsamına girmekte, Temmuz, Ağustos, Eylül/2020 vergilendirme dönemine
ait geçici vergiler ise Kanun kapsamına girmemektedir.


 


Ayrıca, özel hesap dönemi tayin
edilen mükelleflere ilişkin geçici vergilerde ise geçici vergi dönemi ve
beyanname verme süresi 31/8/2020 tarihi ve bu tarihten önce olanlardan Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da
ödeme süresi geçmemiş olanlar Kanun kapsamına girmektedir. Geçici verginin
mahsup edileceği özel hesap dönemine ilişkin mahsup tarihinden önce Kanun
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, bu borçların yapılandırılması
mümkün bulunmaktadır.


 


Geçici vergilerin yıllık gelir ve
kurumlar vergisinden mahsup edilebilmesi için mahsup tarihi itibarıyla ödenmiş
olması gerekmektedir. 7256 sayılı Kanuna göre geçici vergilerin yapılandırılmış
olması bu vergilerin ödendiği anlamına gelmeyecektir.


 


Bu nedenle, yıllık gelir ve kurumlar
vergisi beyannamesinde Kanun kapsamında yapılandırılmış ancak ödenmemiş geçici
vergi asıllarının yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilmesi mümkün
olmayacaktır. Ancak, yapılandırılmış ve yıllık gelir veya kurumlar vergisi
beyannamesinin verilmesinden önce ödenmiş olan geçici vergilerin, yıllık gelir
veya kurumlar vergisinden mahsup edileceği, ödenmemiş geçici vergi asıllarının
ise terkin edileceği tabiidir.


 


 


10- Motorlu
Taşıtlar Vergisine İlişkin Yapılacak İşlemler


 


7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin dördüncü
fıkrasıyla, Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ve bu
vergiye bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait
olduğu taşıt için, Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla, 197
sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmadan, taksit ödeme
süresi sonuna kadar fenni muayene yaptırılmasına ve uçuşa elverişli belgesi
verilmesine imkân sağlanmaktadır.


 


Ancak, taşıtın satış ve devri hâlinde
taksitlendirilen borcun tamamının ödenmesi şartının aranılacağı tabiidir.


 


11- 5736 sayılı Kanuna Göre Uzlaşılmış Alacaklar


 


7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendi ile 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Bazı Kamu
Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanunun 1 ve 2 nci maddeleri
gereğince ödenmesi gerektiği halde Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan
tutarların Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılabileceği hüküm altına
alınmıştır.


 


5736 sayılı
Kanun kapsamında taksitlendirilen alacaklardan Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş olanlar, Kanunun 2 nci maddesine göre yapılandırılacak ve ödenecek
tutarın tespitinde, alacak asıllarına 5736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin
altıncı fıkrası gereğince ödemede gecikilen her ay ve kesri için aylık olarak
uygulanması gereken;


 


- %5 zammın
yerine ilgili aylara ait Yİ-ÜFE aylık değişim oranları,


 


- 5736 sayılı
Kanunda öngörülen ve taksitlere %5 zammın uygulandığı süreden sonra gecikilen
süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanması gereken
gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları,


 


esas alınarak
Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. 


 


7256 sayılı
Kanuna göre, 5736 sayılı Kanunun 1 ve 2 nci maddeleri uyarınca ödenecek
taksitlere ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden itibaren her ay ve
kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanan faiz için herhangi bir
Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmayacaktır. Binde iki oranında hesaplanan tutar, Kanunun
2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince, Kanun kapsamında
yapılandırılan borcun Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla terkin
edilecektir.


 


Diğer
taraftan, 5736 sayılı Kanunun 1 inci maddesi kapsamında uzlaşılarak tahakkuk
ettirilen ve taksitler hâlinde vadelendirilen alacak tutarı içerisinde yer alan
vergi aslı ve gecikme faizi Kanun kapsamında yapılandırılacak ve varsa vergi
cezaları hakkında da 7256 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.


 


12- Kanun
Kapsamındaki İdari Para Cezaları


 


7256 sayılı
Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen ve
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup vadesi geldiği halde
ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin
(2) numaralı alt bendi kapsamında olan idari para cezalarının yapılandırma
usulü belirlenmiştir.


 


Buna göre,
Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün olan idari para cezalarından,
31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilmiş olan ve bu Kanunun
yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup vadesi geldiği halde
ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanların asıllarının
tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme
alacakları yerine, Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan
ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer’ilerin tamamının tahsilinden
vazgeçilecektir.


 


Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün olan
idari para cezalarından;


 


- 2918 sayılı Kanuna göre verilen ve süresinde
ödenmeyen idari para cezalarına, vade tarihinden ödendiği tarihe kadar,


 


- 4925 sayılı Kanuna göre verilen ve süresinde
ödenmemiş olan idari para cezalarından, anılan Kanunda değişiklik yapan 5728
sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8/2/2008 tarihinden önce (bu tarih hariç)
verilmiş olanlara vade tarihinden 8/2/2008 tarihine kadar (bu tarih hariç),


 


geçen her ay ve kesri için aylık %5 oranında faiz
hesaplanması ve hesaplanan faiz tutarının da cezanın iki katını geçmemesi
gerekmektedir.


 


7256 sayılı Kanun kapsamında trafik ve karayolu
taşıma idari para cezalarının yapılandırılmasında aylık %5 oranında
hesaplanacak faiz yerine Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Ancak, hesaplanan Yİ-ÜFE
tutarı da ilgili Kanun gereğince idari para cezasının iki katını
geçemeyecektir.


 


2918 sayılı
Kanunun 31/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5228 sayılı Kanunla değişmeden
önceki 115 inci maddesi hükmüne göre, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren on
gün içerisinde ödenmeyen trafik idari para cezaları iki katına çıkarak ödeme
süresi on gün daha uzamakta ve bu süre içerisinde de ödenmeyen trafik idari
para cezaları üç katına çıkmaktaydı. 5228 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce
verildiği halde Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan trafik idari para
cezalarının yapılandırılmasında herhangi bir fer’i alacak bulunmadığından, bu
alacak üzerinden Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmayacak ve yapılandırmada üç katına
çıkmış tutar esas alınacaktır. Aynı şekilde 4925 sayılı Kanunun 5228 sayılı
Kanunla değişmeden önceki 29 uncu maddesi hükmüne göre üç katına çıkmış
karayolu taşıma idari para cezaları için de üç katına çıkan tutar üzerinden
Kanundan yararlanılabilecektir.


 


7256 sayılı
Kanun kapsamına giren idari para cezalarına ilişkin tutanakların ilgili vergi
dairelerine intikal etmemiş olması hâlinde, borçlular vergi dairelerine idari
yaptırım karar tutanaklarını ibraz ederek başvuruda bulunabilecek ve bu
başvurular üzerine söz konusu idari para cezaları Kanun kapsamında
yapılandırılacaktır.


 


Örnek 11-
10/5/2020 vadeli 1.228,00 TL tutarlı trafik
idari para cezasının, Kanundan yararlanılmak suretiyle ödenmesi durumunda
ödenmesi gereken alacak tutarı ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı şu
şekilde olacaktır.


 





Faiz Hesaplanan
Süre



İdari Para
Cezası Tutarı (TL)



Faiz Oranı



Faiz Tutarı (TL)



Toplam

Yİ-ÜFE Oranı



Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)






11/5/2020-16/11/2020



1.228,00



%35



429,80



%2,45



30,09






 





Ödenecek
Tutar






İdari
Para Cezası Aslı



:



1.228,00 TL






Yİ-ÜFE
Tutarı (Faiz Yerine)



:



30,09 TL






TOPLAM     




:



1.258,09 TL






 





Tahsilinden
Vazgeçilen Alacak






Faiz



:



429,80 TL






 


Yukarıda
belirtilen şekilde hesaplanan toplam 1.258,09 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve
şekilde ödenmesi durumunda, toplam 429,80 TL tutarındaki faizin tahsilinden
vazgeçilecektir.


 


13- 6183
sayılı Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar


 


7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç)
bendinde, vergiler ile Kanun kapsamına giren idari
para cezaları dışında kalan ve bu Tebliğin (I/B-1-c) bölümünde belirtilen amme
alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.


 


Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamında olan ve
Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi
itibarıyla kesinleşmiş olup vadesi geldiği halde
ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan asli alacakların ödenmemiş kısmının tamamı ile bu
alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme
alacakları yerine Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi
şartıyla bu alacaklara uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Kanunun yayımı
tarihinden önce ödenmemiş olan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması
hâlinde ise fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla Kanun
hükmünden yararlanılacak ve faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Söz konusu bent kapsamına giren alacak
asıllarının Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması
hâlinde yapılandırılacak tutar bu Tebliğin (II/B-4) bölümüne göre tespit
edilecektir. 


 


Bu bölümde yer verilen alacaklara yönelik olarak Kanundan
yararlanılmak istenildiği takdirde dava açılmaması, dava açılmış olması hâlinde
davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır.


 


Örnek 12- Yurtdışından
10 ay vadeli ihracatın finansmanı için 3/3/2017 tarihinde kredi kullanan
mükelleften teşvik mevzuatı gereğince kaynak kullanımını destekleme fonu
kesintisi yapılmamıştır.


 


İhracat
taahhüdünü süresi içinde kapatan mükellefin taahhüt kapatılmasında kullanılan
gümrük beyannamelerinin gerçeğe uygun olmadığının anlaşılması üzerine ilgili
banka tarafından 27.000,00 TL kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi
takip ve tahsil edilmek üzere mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine 21/5/2018
tarihinde bildirilmiştir. Vergi dairesince yapılan tebliğ üzerine vadesi 12/7/2018
tarihi olan kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi ile kredi kullanım
tarihinden vade tarihine kadar hesaplanan cezai faiz için Kanunun yayımı
tarihine kadar herhangi bir ödemede bulunulmamıştır.


 


Mükellefin,
Kanundan yararlanmak üzere bağlı olduğu vergi dairesine başvurması hâlinde,
kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi aslına;


 


- kredi
kullanım (3/3/2017) tarihinden vade tarihine kadar geçen süre için hesaplanan
cezai faiz yerine,


 


- vade
tarihinden Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihine kadar geçen süre için
hesaplanan gecikme zammı yerine,


 


Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.


 


Buna göre,
kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi ile cezai faiz ve gecikme zammı
yerine uygulanacak Yİ-ÜFE tutarları aşağıdaki şekilde olacaktır.


 







Cezai
Faizin Hesaplandığı Süre



KKDF
Tutarı (TL)



Cezai
Faiz (TL)



Toplam

Yİ-ÜFE
Oranı



Yİ-ÜFE
Tutarı

(TL)






3/3/2017 -
11/7/2018



27.000,00



6.604,27



%5,7053



1.540,43






Örnek olayın meydana geldiği dönemde yıllık cezai
faiz oranı; 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine
İlişkin Kanunun 1 inci maddesinde yer alan kanuni faiz oranlarının 2 katıdır.
Hesaplamalarda, kredi kullanım tarihinden alacağın vade tarihine kadar
yürürlükte olan kanuni faiz oranlarının 2 katı esas alınarak geçen gün
sayıları üzerinden basit faiz hesaplama metodu kullanılmaktadır. 3/3/2017
tarihinden 11/7/2018 tarihine kadar geçen süre için faiz tutarı [27.000,00 x
496 x (9 x 2)] / 36500 = 6.604,27 TL’dir.









 







Gecikme
Zammının Hesaplandığı Süre



KKDF
Tutarı

(TL)



Toplam
Gecikme Zammı Oranı



Gecikme
Zammı Tutarı

(TL)



Toplam

Yİ-ÜFE
Oranı



Yİ-ÜFE
Tutarı

(TL)






13/7/2018-16/11/2020



27.000,00



%52,5136



14.178,67



%9,8468



2.658,64









 


Ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı:


 







Ödenecek
Tutar








Kaynak Kullanımını Destekleme
Fonu Kesintisi



:



27.000,00 TL






Yİ-ÜFE
Tutarı (Cezai Faiz Yerine)



:



1.540,43
TL






Yİ-ÜFE
Tutarı (Gecikme Zammı Yerine)



:



2.658,64
TL






TOPLAM



:



31.199,07 TL









 







Tahsilinden
Vazgeçilen Alacaklar








Cezai Faiz



:



6.604,27 TL






Gecikme Zammı



:



14.178,67 TL






TOPLAM



:



20.782,94
TL









 


Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 31.199,07 TL
tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 20.782,94
TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.


 


14- Tecilli
Alacaklar


 


7256 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinde “a) 6183 sayılı
Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun olarak
ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep etmeleri
hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilirler. Bu takdirde tecil şartlarına
uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu
şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen
süre için sadece ilgili kanunda öngörülen faiz uygulanır. Kalan taksit
tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar hakkında bu
Kanun hükümleri uygulanır.”
hükmü yer almaktadır.


 


Bu hüküm
uyarınca, Kanun
kapsamına giren alacakların, Kanunun yayımı tarihinden önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil
edilmiş ve tecil şartlarına uygun ödeniyor olması hâlinde borçlular, Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi geçmemiş olan taksit tutarları için Kanun
hükümlerinden yararlanabileceklerdir.


 


Bu takdirde, tecil
şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli
sayılacaktır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme
tarihi arasında geçen süre için ilgili kanunun öngördüğü faiz uygulanmış ve tahsil
edilmiş olduğundan, ödenmiş kısım ile ilgili herhangi bir işlem
yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiş
alacak kabul edilerek Kanunun 2 nci maddesi hükümleri uygulanacaktır.


 


İlgili kanunlara göre tecil
edilmesine rağmen alacağın varlığına ilişkin mahkemelerde ihtilafın devam
ediyor olması, dolayısıyla alacağın kesinleşmemiş bulunması durumunda bu
alacağın Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün olmayacaktır.


 


Ayrıca,
Kanunun 3 üncü maddesinin onbeşinci fıkrasında, bu Kanunun yayımı tarihinden
önce tahsil edilmiş olan tutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrasının (a)
bendi kapsamında olan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer
kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve
iadesinin yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.


 


Bu nedenle,
Kanun hükümlerinden yararlanılarak ödenmek istenmesi hâlinde, Kanunun
yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce taksit tutarları ile birlikte ödenen
tecil faizleri red ve iade edilmeyecektir.


 


Bu durumdaki
alacaklar için Kanundan yararlanılmak istenilmesi hâlinde ödenmemiş alacak
aslına uygulanmış olan fer’i alacaklar yerine, vade tarihinden Kanunun yayımı
tarihine kadar Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Alacak aslı ile Yİ-ÜFE tutarı
toplanarak yapılandırılan alacak tutarının Kanunda öngörülen süre ve şekilde
ödenmesi hâlinde alacak asıllarıyla ilgili fer’i alacaklar ile asla bağlı vergi
cezaları ve bu cezalara ilişkin gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir.


 


6183 sayılı
Kanunun 48 inci maddesi ile diğer kanunlar gereğince tecil edilen alacağın
gecikme zammı, gecikme faizi ve/veya vergi cezasından ibaret olması hâlinde, bu
Tebliğin (II/B-4 ila 6) bölümlerinde yapılan açıklamalar çerçevesinde ödenecek
Yİ-ÜFE tutarı tespit edilerek Kanun hükmünden yararlanılacaktır. Bu takdirde de
Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş tecil faizlerinin red ve iadesi
yapılmayacaktır.


 


Örnek 13- Mükellef tarafından
26/9/2019 tarihinde ödenmesi gereken 70.000,00 TL gelir (stopaj) vergisi
zamanında ödenmemiştir. 7/5/2020 tarihinde vergi dairesine başvurularak toplam
borç için tecil talebinde bulunulmuştur.


 


Vergi dairesi mükellefin
gecikme zammı dâhil 79.683,80 TL borcu olduğunu tespit etmiş ve bu tutarın, ilk
taksit Mayıs/2020 ayından başlamak ve 14 ayda 14 eşit taksitte ödenmek üzere
tecilini uygun görmüştür.


 


Aylık Taksit Tutarı:
79.683,80 / 14 = 5.691,70 TL’dir.


 


Mükellef ilk altı taksitini
zamanında ödemiş, 27/11/2020 tarihinde
Kanundan yararlanmak için bağlı olduğu vergi dairesine başvuruda bulunmuştur. İlk
altı taksit ile birlikte toplam 1.434,78 TL tecil faizi ödenmiştir.


 


Bu örnekte, vergi dairesi
öncelikle kalan borç tutarından ne kadarının vergi aslı, ne kadarının da
gecikme zammı olduğunu tespit edecektir. Örnek olayda;


 







Ödenen Borç Tutarı



=



Aylık Taksit Tutarı x Ay Sayısı







=



5.691,70 x 6







=



34.150,20
TL









 


Ödenen tutardan vergi aslına
isabet eden tutar, aşağıdaki formüle göre tespit edilecektir.


 







Vergi
aslına isabet eden tutar



=



Ödenen
Tutar x Vergi Aslı Tutarı

          
Toplam Borç Tutarı






Vergi
aslına isabet eden tutar



=



34.150,20 x 70.000,00

79.683,80



=



30.000,00 TL’dir.






Kalan
vergi aslı tutarı



=



70.000,00 - 30.000,00



=



40.000,00 TL’dir.









 


Bu durumda, tecil şartlarına uygun olarak
ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılacaktır. Kalan 8
taksit tutarının toplamı 45.533,60 TL olup, bunun 40.000,00 TL’si vergi aslı,
5.533,60 TL’si gecikme zammıdır. Vergi aslından kalan tutara, gecikme zammı
yerine vade tarihinden Kanunun yayımı tarihine kadar hesaplanacak 1.918,28
TL Yİ-ÜFE tutarı ile vergi aslı toplanarak ödenecek
toplam tutar bulunacaktır.


 


Kanun hükmüne göre ödenmesi
gereken vergi aslı ve Yİ-ÜFE tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde
ödenmesi hâlinde 40.000,00 TL vergi aslına Kanunun yayımı tarihine kadar
hesaplanan 9.608,56 TL gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Bununla
birlikte, tecil kapsamında ilk altı taksit tutarı ile birlikte Kanunun yayımı
tarihinden önce tahsil edilen 1.434,78 TL tecil faizi red ve iade
edilmeyecektir.


 


15- Bazı Kanunlara Göre Yapılandırılmış Olan ve Kanunun Yayımı Tarihi
İtibarıyla Ödemeleri Devam Eden Alacaklar


 


a) 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (b)
bendinde “b) 11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Kanuna göre yapılandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
anılan Kanun kapsamında ödemeleri devam eden alacaklar açısından, borçlular
talep etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilir. Bu takdirde, 7143
sayılı Kanun kapsamında ödenen taksitler için yapılandırma hükümleri geçerli
sayılır, bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi
arasında geçen süre için anılan Kanuna göre tercih edilen taksit süresine uygun
katsayı uygulanır, kalan taksit tutarlarına konu alacaklar vadesinde ödenmemiş
alacak kabul edilerek bu Kanunun ilgili hükümlerine göre yapılandırılır ve
ödenmemiş taksitlere ilişkin kalan katsayı tutarlarının tahsilinden
vazgeçilir.” hükmüne yer verilmiştir.


 


Bu hükme göre,
7143 sayılı Kanunun 2, 3 ve 4 üncü maddeleri kapsamında yapılandırılan ve 7256
sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla 7143 sayılı Kanun
kapsamında ödemeleri devam eden taksitlendirmelerde kalan taksit tutarlarına
konu borçların 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmakta
olup, bu takdirde kalan taksit tutarlarına konu borçlar vadesinde ödenmemiş
kabul edilecek ve borçlular ödedikleri tutarlar kadar 7143 sayılı Kanun
hükümlerinden yararlanacaklardır.


 


Borçlular,
7143 sayılı Kanunun her bir maddesi kapsamında oluşturulan yapılandırma
dosyasına konu borçları için ayrı ayrı 7256 sayılı Kanundan yararlanma
başvurusunda bulunabilecekleri gibi 7143 sayılı Kanunun her bir maddesi
itibarıyla yapılandırılan tüm borçları için de başvuruda bulunabileceklerdir.


 


Kanunun 3 üncü
maddesinin dokuzuncu fıkrasının (b) bendi hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların bu Tebliğ ekinde yer alan başvuru dilekçeleri ile başvuruda
bulunmaları ve ayrıca (Ek: LİSTE II)’yi doldurarak başvuru dilekçelerine
eklemeleri gerekmektedir.


 


Bu durumda,
7143 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak ödenen taksit tutarları için bu
Kanun hükümleri geçerli sayılacaktır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına
anılan Kanuna göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı hesaplanmış ve
tahsil edilmiş olduğundan, ödenmiş kısım ile ilgili herhangi bir işlem
yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiş
alacak kabul edilerek 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılacak ve
7143 sayılı Kanun kapsamında ödenmemiş taksitlere ilişkin olarak anılan Kanun
kapsamında hesaplanmış olan katsayı tutarlarının tahsilinden vazgeçilecektir.
7143 sayılı Kanun kapsamında 7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020
tarihinden önce taksit tutarları ile birlikte ödenen katsayı tutarları ise red
ve iade edilmeyecektir.


 


Diğer
taraftan, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacakların kalan taksit
tutarları için 7256 sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvuru yapılması
hâlinde, 7256 sayılı Kanuna göre ödenecek tutarlar farklılaşabilecektir.


 


Örneğin, 7256
sayılı Kanundan yararlanılarak ödenmesi talep edilen borcun 7143 sayılı Kanunun
3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmünden yararlanılarak
yapılandırılmış olması hâlinde, ödenen tutar kadar 7143 sayılı Kanun
hükümlerinden yararlanılacak, anılan bent kapsamında terkine konu edilmemiş
olan vergi asılları da ödenmemiş olan taksitler içinde yer alan vergi asılları
ile birlikte 7256 sayılı Kanuna göre yapılandırılacaktır. Bu durumda,
borçluların 7256 sayılı Kanuna göre daha fazla tutarda vergi aslı ödemeleri
gerekebilecektir.


 


Ayrıca, 213
sayılı Kanunun “Pişmanlık ve ıslah” başlıklı 371 inci maddesi kapsamında
pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için borcun tamamının ödenmesi
gerekmekte olup, kısmen ödeme yapılması hâlinde pişmanlık hükümleri ihlal
olmaktadır. Bu kural 7143 sayılı Kanun kapsamında pişmanlıkla beyan edilerek
yapılandırılan alacaklar için de geçerlidir.


 


7143 sayılı
Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılan veya 4 üncü maddesinin onuncu
fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında beyan edilerek
yapılandırılan ve 7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla
ödemeleri devam eden alacaklar için 7256 sayılı Kanundan yararlanılmak
istenilmesi hâlinde, pişmanlık hükümlerinden kısmen yararlanılması mümkün
olmadığından, pişmanlık hükümlerinden yararlanılmayacak ve yapılan ödemeler
ödeme tarihleri itibarıyla mahsup edildikten sonra kalan tutar vadesinde
ödenmemiş alacak kabul edilerek 7256 sayılı Kanun kapsamında
yapılandırılabilecektir.


 


Örnek 14- 26/10/2016
vadeli 430.000,00 TL katma değer vergisi süresinde ödenmemiştir. 7143 sayılı
Kanunun yayım tarihi olan 18/5/2018 tarihine kadar 112.577,01 TL gecikme zammı
hesaplanmış olup toplam borç tutarı 542.577,01 TL’dir.


 


Söz konusu
borca ilişkin olarak 7143 sayılı Kanunun 2 nci maddesinden yararlanmak üzere
başvuruda bulunan mükellef, borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.


 


Buna göre,
katma değer vergisinin vade tarihinden 7143 sayılı Kanunun yayımlandığı
18/5/2018 tarihine kadar geçen süre için hesaplanan 112.577,01 TL gecikme zammı
yerine, 30.253,51 TL Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmıştır. 7143 sayılı Kanun kapsamında
yapılandırılan alacak tutarı 460.253,51 TL’dir.


 


Mükellef söz
konusu borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 460.253,51 TL alacak
tutarı 18 taksit için belirlenen (1,15) katsayısı ile çarpılmıştır.


 


Bu şekilde
hesaplanan tutar, 18’e bölünmek suretiyle taksit tutarı bulunmuştur.


 


18 eşit taksit
için taksitlendirmeye esas tutar:  460.253,5 x 1,15 = 529.291,54 TL,


Taksit tutarı:
                                                   529.291,54
/ 18 =   29.405,09 TL’dir.


 


7143 sayılı
Kanuna göre yapılandırılan ve 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödemeleri devam eden söz konusu borca ilişkin olarak mükellef 7256 sayılı
Kanundan yararlanmak üzere başvuru yapmış ve borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi
talep etmiştir.


 


Bu durumda,
mükellefin kalan taksit tutarlarına konu alacakları vadesinde ödenmemiş alacak
kabul edilerek 7256 sayılı Kanuna göre yapılandırılacaktır.


 


7143 sayılı Kanun
hükümlerine göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı hesaplanarak
ödenen taksit tutarları için bu Kanun hükümleri geçerli sayılacağından, bu
şekilde ödenmiş taksit tutarları ile ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır.
Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiş alacak kabul
edilerek 7256
sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.


 


7256 sayılı
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla mükellef 7143 sayılı Kanun kapsamında ilk 13
taksitini süresinde ödemiştir.


 


Mükellefin
kalan taksit tutarları için 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümlerinden yararlanacağı tutar
bulunurken 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borcun katsayı hariç
kısmı dikkate alınacaktır.


 


Buna göre,
7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan toplam alacak tutarı 460.253,51 TL
olup, bu tutara karşılık 13 taksit içerisinde ödenen tutar [(460.253,51 / 18=)
25.569,64 x 13=]332.405,32 TL’dir.


 


Yapılan ödeme tutarı
kadar 7143 sayılı Kanundan yararlanılacaktır. Ödeme tutarından vergi aslına
isabet eden tutar;


 





Vergi
aslına isabet eden tutar



=



Vergi Aslı x Ödediği Taksit
Tutarları Toplamı (Katsayı Tutarı Hariç)






(Vergi
Aslı + Yİ-ÜFE Tutarı)






 


formülü ile
bulunacaktır. Buna göre;


 





Vergi aslına
isabet eden tutar



=



430.000,00
x 332.405,32



=



310.555,56 TL’dir.






            
460.253,51






 


Bu durumda, mükellefin 7256 sayılı Kanunun kapsamında yapılandırmaya
konu borcu 430.000,00 - 310.555,56 = 119.444,44 TL olacaktır.


 


Kalan taksit
tutarları içinde yer alan 119.444,44 TL alacak aslına vade tarihinden 7256 sayılı Kanunun yayımı
tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE tutarı
hesaplanacaktır. Buna göre, gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı
tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı ve Yİ-ÜFE tutarı
aşağıdaki şekilde olacaktır.


 





Gecikme
Zammı Hesaplanan Süre



Alacak
Aslı Tutarı

(TL)



Toplam
Gecikme Zammı Oranı



Gecikme
Zammı Tutarı

(TL)



Toplam
Yİ-ÜFE Oranı



Yİ-ÜFE
Tutarı

(TL)






27/10/2016-16/11/2020



119.444,44



%81,2214



97.014,45



%17,5357



20.945,42






 


Bu durumda, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı
aşağıdaki gibi olacaktır.


 


 


 





Ödenecek
Tutar



 



 






Katma Değer
Vergisi



:



119.444,44
TL






Yİ-ÜFE Tutarı
(Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı Yerine)



:



20.945,42
TL






TOPLAM



:



140.389,86
TL






 





Tahsilinden
Vazgeçilen Alacaklar



 



 






Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı



:



97.014,45
TL






 


Yukarıda
belirtilen şekilde hesaplanan toplam 140.389,86 TL tutarın 7256 sayılı Kanunda
öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 97.014,45 TL tutarındaki
alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Mükellefin,
7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçlarından kalan 5 taksitin
toplam tutarı, katsayı tutarı hariç (25.569,64 x 5=)127.848,20 TL iken 7256
sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan ve katsayı hariç ödenmesi gereken tutar
140.389,86 TL’dir.


 


Ancak,
mükellef 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan tutarı peşin ödediği
takdirde Yİ-ÜFE tutarından %90 indirim yapılacağından ödenmesi gereken tutar
[20.945,42 - (20.945,42 x %90) + 119.444,44=]121.538,98 TL’ye inecektir.



 


Mükellef, 18
taksitle ödeme seçeneğini tercih ettiğinden, yapılandırılan borcu bu seçeneğe
uygun katsayı ile çarpılacak ve ödenecek tutar (140.389,86 x 1,15=)161.448,34
TL olacaktır.


 


Bu durumda
mükellefin her iki kanun ile kendisine sunulan imkânı değerlendirerek karar
vermesi gerekmektedir.


 


Örnek 15-
Mükellefin defter ve belgelerinin Mayıs/2016 vergilendirme dönemi katma değer
vergisi yönünden incelenmesi sonucunda, mükellef adına 220.000,00 TL katma
değer vergisi tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği
tespit edilmiştir.


 


Bu tarhiyata
ilişkin vergi/ceza ihbarnamesinin 3/4/2017 tarihinde mükellefe tebliğ edildiği,
yapılan tarhiyata süresinde vergi mahkemesi nezdinde dava açıldığı, vergi
mahkemesince davanın kabul edilerek tarhiyatın terkinine karar verildiği,
3/3/2018 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına intikal eden karara karşı istinaf
yoluna gidildiği ve 7143 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce istinaf talebine
ilişkin bölge idare mahkemesince herhangi bir kararın verilmediği kabul
edildiğinde, mükellefin 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanmak için
başvurusu üzerine yapılandırılan alacak tutarı aşağıdaki şekilde
hesaplanmıştır.


 


7143 sayılı
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla verilmiş en son karar tarhiyatın terkinine
ilişkin olduğundan ödenecek vergi aslı ilk tarhiyata esas olan vergi aslının
%20’si ve 7143 sayılı Kanun hükmü gereği bu tutara tahakkuk ve vade tarihleri
esas alınarak gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE tutarı
hesaplanmıştır. Yapılandırılan bu alacak tutarının, 7143 sayılı Kanunda
öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, verginin %80’i ile gecikme zammı ve
gecikme faizi ile vergi ziyaı cezası ve bu cezaya uygulanan gecikme zammının
tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Buna göre,
7143 sayılı Kanuna istinaden gecikme faizinin hesaplandığı süre, gecikme faizi
tutarı, bu sürelere ilişkin toplam Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları aşağıda
gösterilmiştir.


 







Gecikme Faizi
Hesaplanan Süre



Alacak Tutarı

(TL)



Toplam Gecikme
Faizi Oranı



Gecikme Faizi
Tutarı

(TL)



Tahsili Gereken
Alacak Aslı

(TL)



Toplam

Yİ-ÜFE Oranı



Gecikme Faizi
Yerine Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)






27/6/2016-3/5/2017



220.000,00



%14



30.800,00



44.000,00



%3,58



1.575,20









 


Gecikme
zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine
hesaplanan Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları ise aşağıdaki şekildedir.


 







Gecikme Zammı
Hesaplanan Süre



Alacak Tutarı

(TL)



Toplam Gecikme Zammı
Oranı



Gecikme Zammı
Tutarı

(TL)



Tahsili Gereken
Alacak Aslı (TL)



Toplam Yİ-ÜFE
Oranı



Gecikme Zammı
Yerine Yİ-ÜFE Tutarı (TL)






4/6/2017-17/5/2018



220.000,00

(KDV)



%16,0538



35.318,36



44.000,00



%4,0138



1.766,07






4/6/2017-17/5/2018



220.000,00

(Vergi Ziyaı
Cezası)



%16,0538



35.318,36



-----



------



------









 







7143
Sayılı Kanun Kapsamında Ödenecek Tutar






Katma Değer
Vergisi



:



44.000,00 TL






Yİ-ÜFE Tutarı
(Gecikme Faizi Yerine)



:



1.575,20 TL






Yİ-ÜFE Tutarı
(Gecikme Zammı Yerine)



:



1.766,07 TL






TOPLAM



:



47.341,27 TL









 


Mükellef söz
konusu borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 47.341,27 TL alacak
tutarı 18 taksit için belirlenen (1,15) katsayısı ile çarpılmıştır.


 


Bu şekilde
hesaplanan tutar, 18’e bölünmek suretiyle taksit tutarı bulunmuştur.


 


18 eşit taksit
için taksitlendirmeye esas tutar: 47.341,27 x 1,15 = 54.442,46 TL,


Taksit
tutarı:                        
                            54.442,46
/ 18 =   3.024,58 TL’dir.


 


7143 sayılı
Kanuna göre yapılandırılan ve 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödemeleri devam eden söz konusu borca ilişkin olarak mükellef 7256 sayılı
Kanundan yararlanmak üzere başvuru yapmış ve borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi
talep etmiştir.


 


Bu durumda,
mükellefin kalan taksit tutarlarına konu alacakları vadesinde ödenmemiş alacak
kabul edilerek 7256 sayılı Kanuna göre yapılandırılacaktır.


 


7143 sayılı Kanun
hükümlerine göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı hesaplanarak
ödenen taksit tutarları için bu Kanun hükümleri geçerli sayılacak ve 7143
sayılı Kanun hükümlerinden yapılan ödemeler nispetinde yararlanılacaktır.


 


Bu durumda, ödenen taksit
tutarlarına isabet eden vergi asılları terkin edilecek, ödenmemiş taksit
tutarları nedeniyle terkin edilemeyen vergi aslı ile ödenmemiş taksit tutarları
içinde yer alan vergi asılları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek 7256
sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılacaktır.


 


7256 sayılı
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla mükellef 7143 sayılı Kanun kapsamında ilk 13
taksitini süresinde ödemiştir.


 


Mükellefin kalan
taksit tutarları için 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümlerinden yararlanacağı tutar
bulunurken 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borcun katsayı hariç
kısmı dikkate alınacaktır.


 


Buna göre,
7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan toplam alacak tutarı 47.341,27 TL
olup, bu tutara karşılık 13 taksit içerisinde ödenen tutar [(47.341,27 /
18=)2.630,07 x 13=]34.190,91 TL’dir.


 


Yapılan ödeme tutarı
kadar 7143 sayılı Kanundan yararlanılacaktır. Ödeme tutarından vergi aslına
isabet eden tutar;


 





Vergi aslına isabet
eden tutar



=



Vergi Aslı x Ödediği Taksit Tutarları Toplamı (Katsayı
Tutarı Hariç)






(Vergi Aslı +
Yİ-ÜFE Tutarı)






 


formülü ile
bulunacaktır. Buna göre;


 





Vergi aslına isabet eden tutar



=



44.000,00 x 34.190,91



=



31.777,77 TL’dir.






            
47.341,27






 


Bu durumda
mükellefin, 7143 sayılı Kanundan yararlanarak ödediği vergi aslı tutarı
31.777,77 TL olup, 7143 sayılı Kanununda ödediği tutar kadar yararlanacağından
7143 sayılı Kanun kapsamında ödenmeyen (44.000,00-31.777,77=)12.222,23 TL tutar
için 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde
belirlenen hükümlerden faydalanamayacaktır.


 


Buna göre,
7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılacak vergi aslı tutarı:


 





=



Alacak Aslı (İlk
Tarhiyata Konu Vergi) x 7143 S. K. Kapsamında Ödenmeyen Alacak Aslı                7143
S. K. Kapsamında Yapılandırılan Alacak Aslı






formülü ile
bulunacaktır.


 


Buna göre,
mükellefin 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandıracağı vergi aslı tutarı;


 





=



220.000,00 x 12.222,23

         44.000,00






 



 






=



             
61.111,15 TL olacaktır.






 


Bu durumda,
mükellefin 7256 sayılı Kanunun kapsamında yapılandırmaya konu borcu olan
61.111,15 TL alacak
aslı için gecikme faizinin hesaplandığı süre, gecikme faizi tutarı, bu
sürelere ilişkin toplam Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları aşağıda
gösterilmiştir.


 


 







Gecikme Faizi Hesaplanan Süre



Alacak Tutarı

(TL)



Toplam Gecikme Faizi Oranı



Gecikme Faizi Tutarı

(TL)



Toplam

Yİ-ÜFE Oranı



Gecikme Faizi Yerine Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)






27/6/2016-3/5/2017



61.111,15



%14



8.555,56



%3,58



2.187,78









 


Mükellefin
7256 sayılı Kanunun kapsamında yapılandırmaya konu borcu olan 61.111,15 TL alacak aslı için gecikme
zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine
hesaplanan Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları ise aşağıdaki şekilde olacaktır.


 







Gecikme Zammı Hesaplanan Süre



Alacak Tutarı

(TL)



Toplam Gecikme Zammı Oranı



Gecikme Zammı Tutarı

(TL)



Toplam Yİ-ÜFE Oranı



Gecikme Zammı Yerine Yİ-ÜFE Tutarı (TL)






4/6/2017-16/11/2020



61.111,15

(KDV)



%70,5942



43.140,93



%14,5021



8.862,40






4/6/2017-16/11/2020



61.111,15

 (Vergi Ziyaı Cezası)



%70,5942



43.140,93



------



------









 







7256 Sayılı Kanun Kapsamında Ödenecek Tutar






Katma Değer Vergisi



:



61.111,15 TL






Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine)



:



2.187,78 TL






Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Zammı Yerine)



:



8.862,40 TL






TOPLAM



:



72.161,33 TL









 







7256 Sayılı Kanun Kapsamında Tahsilinden Vazgeçilen
Alacaklar






Gecikme Faizi



:



                       
8.555,56 TL






Vergi Ziyaı Cezası



:



                      
61.111,15 TL






Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı



:



                      
43.140,93 TL






Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan Gecikme Zammı



:



                      
43.140,93 TL






TOPLAM



:



  155.948,57
TL









 


Yukarıda
belirtilen şekilde hesaplanan toplam 72.161,33 TL tutarın 7256 sayılı Kanunda
öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 155.948,57 TL tutarındaki
alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Mükellefin,
7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçlarından kalan 5 taksitin
toplam tutarı, katsayı tutarı hariç (2.630,07 x 5=)13.150,35 TL iken 7256
sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan ve katsayı hariç ödenmesi gereken tutar
72.161,33 TL olacaktır.


 


Ancak,
mükellef 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan tutarı peşin ödediği
takdirde Yİ-ÜFE tutarından %90 indirim yapılacağından ödenmesi gereken tutar
[11.050,18- (11.050,18x %90) + 61.111,15=]62.216,17 TL olacaktır.


 


Mükellef, 18
taksitle ödeme seçeneğini tercih ettiğinden, yapılandırılan borcu bu seçeneğe
uygun katsayı ile çarpılacak ve ödenecek tutar (72.161,33 x 1,15=)82.985,53 TL
olarak bulunacaktır.


 


Bu durumda
mükellefin 7143 sayılı Kanunun ve 7256 sayılı Kanunun getirmiş olduğu imkânları
değerlendirerek tercihini belirlemesi gerekmektedir.


 


b)
7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi gereğince bu
Kanun hükümlerinin, 5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi, 10/7/2004
tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi
kapsamında uzlaşılan alacaklar ile 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu
ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun geçici 2 nci maddesinin
birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan alacaklar hakkında uygulanmayacağı
hükme bağlandığından, anılan Kanunlar uyarınca uzlaşma ya da yapılandırma
hükümlerinden yararlanan kuruluşların bu borçları Kanun kapsamında
yapılandırılmayacaktır.


 


Ayrıca,
Kanunun 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince;


 


- 3/8/2016
tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin
Kanun,


 


- 18/5/2017
tarihli ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı
Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun,


 


hükümlerine
göre yapılandırılan ve 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla taksit
ödemeleri devam eden alacaklar ile,


 


- 6736 sayılı
Kanuna göre tahakkuk eden alacakların (matrah ve vergi artırımı ile işletme
kayıtlarının düzeltilmesinden kaynaklanan vergiler),


 


7256 sayılı
Kanun kapsamında yapılandırılması
mümkün bulunmamaktadır.


 


16- Kanunun Yayımı Tarihi İtibarıyla Yargı
Kararına Göre Kesinleştiği Halde Ödeme Süresi Belirlenmemiş Alacaklar


 


7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasında, bu
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
yargı kararı ile kesinleştiği halde
mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce
bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu
alacakların da bu Kanun hükümlerinden yararlandırılacağı, bu hüküm kapsamına
giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmayacağı ve alacakların vade tarihi
olarak Kanunun yayımı tarihinin kabul edileceği, bu kapsamda yapılandırılan
tutarların Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde de vade
tarihinde değişiklik yapılmayacağı hükme bağlanmıştır.


 


Bu hükme göre, Kanunun kapsadığı dönemlerle
ilgili olup, tarhiyata ilişkin mahkemelerce verilerek taraflardan birine
tebliğ edilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil)
kesinleşen yargı kararına istinaden vergi dairelerince mükellefe ödemeye yönelik tebligatın (Vergi Mahkemesi/Bölge
İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi) yapılmaması
nedeniyle borcun vadesinin belirlenmediği alacaklar için bu Kanunda öngörülen
süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla Kanundan yararlanılabilecektir.


 


Bu durumda, borçlunun başvuru dilekçesinde bu
fıkra kapsamına giren borçları için Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini
belirtmesi şartıyla, bu alacaklar için ayrıca vergi dairesince mükellefe Vergi
Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi
tebliğ edilmeyecek ve alacakların vade tarihi Kanunun yayımı tarihi kabul
edilecektir.


 


Fıkra kapsamındaki alacakların yalnızca vergi
aslı veya vergi aslı ile birlikte asla bağlı vergi cezası olması durumunda, verginin
tamamı ile bu tutar üzerinden gecikme faizi yerine Yİ-ÜFE tutarı
hesaplanacaktır. Alacak aslı ile Yİ-ÜFE tutarı toplanarak yapılandırılan alacak
tutarının Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla alacak
asıllarıyla ilgili gecikme faizi ile asla bağlı cezaların tahsilinden
vazgeçilecektir.


 


Fıkra kapsamındaki alacağın yalnızca asla bağlı
vergi cezası olması ve vergi aslının Kanunun yayımı
tarihinden önce ödenmiş olması durumunda, herhangi bir başvuruya bağlı olmaksızın bu cezaların tamamının
tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Fıkra kapsamındaki alacağın yalnızca asla bağlı
olmayan vergi cezası olması durumunda, bu vergi cezalarının (I. ve II.
derece usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları) %50’sinin Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin
tahsilinden vazgeçilecektir.


 


7256 sayılı Kanunun yayımı tarihinden sonra bu fıkra
kapsamına giren alacaklara yönelik başvuru süresi içerisinde yapılmış ödemelere
ilişkin tebligatlar hakkında da başvurulması şartıyla bu fıkra hükmü
uygulanacak ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayım tarihi kabul
edilecektir.


 


Diğer
taraftan, Kanunun yayımı tarihinden önce fıkra kapsamına giren alacaklara
karşılık kısmi ödeme yapılmış olması hâlinde ödenmemiş kısım için Kanun
hükümlerinden yararlanılabilecektir. Ancak, fıkra kapsamına giren alacakların
Kanunun yayımı tarihinden önce tamamının ödenmiş olması hâlinde bu Kanun
hükümlerinden yararlanılamayacağı tabiidir.


 


Ayrıca, bu fıkra hükmünden yararlanılması
durumunda, fıkra kapsamına giren alacaklar için tebligat yapılmayacağı gibi
alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımı tarihi kabul edileceğinden, Kanun
hükümlerinin ihlal edilmesi hâlinde söz konusu alacaklar için Vergi
Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi
tebliğ edilmeksizin ve Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi vade tarihi kabul edilmek suretiyle takip
ve tahsil işlemlerine devam edilecektir.


 


Ancak, borçlu tarafından bu fıkra hükmünden
yararlanmak için başvuruda bulunulmaması durumunda vergi dairesince alacağa
yönelik Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza
İhbarnamesinin tebliğ edileceği tabiidir.


 


17-
Belediyelerin Ücret, Su, Atık Su ve Katı Atık
Alacakları, Büyükşehir Belediyelerinin Katı Atık Ücreti Alacakları ile Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon
İdarelerinin Su ve Atık Su Alacakları


 


7256 sayılı
Kanunun 2 nci maddesinin yedinci, sekizinci ve dokuzuncu fıkraları gereğince
yapılandırılacak ücret, su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından, vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı fer’iler (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç)
bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı
fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve
fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil)
tahsilinden vazgeçilecektir.


 


Söz konusu
alacakların yapılandırılmasına ilişkin olarak bu Tebliğin (II/B-13) bölümünde
yapılan açıklamaların dikkate alınması
gerekmektedir.


 


18- YİKOB’larca Takip Edilen Alacaklar


 


7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin onuncu fıkrası gereğince,
YİKOB’ların vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde, bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu
tarih dâhil) kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş olan ve 6183 sayılı
Kanun kapsamında takip edilen alacak asılları ile buna bağlı fer’i alacakları
hakkında anılan maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre
yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri
çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı fer’i alacakların tahsilinden
vazgeçilecektir.


 


Söz konusu
alacakların yapılandırılmasına ilişkin olarak bu Tebliğin (II/B-13) bölümünde
yapılan açıklamaların dikkate alınması
gerekmektedir.


 


C- ÖDEME
SÜRESİ VE ŞEKLİ


 


1- Ödeme Süresi


 


7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci
fıkrasında “(1) Bu Kanunun ilgili maddelerindeki başvuru ve
ödeme süresine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden
yararlanmak isteyen borçluların;


 


a)
31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda
bulunmaları,


 


b) Hazine
ve Maliye Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere
ve YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini
31/1/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı
tahsil dairelerine ödenecek tutarların ise ilk taksitini 28/2/2021 tarihine
kadar (bu tarih dâhil), diğer taksitlerini ise bu tarihleri takip eden ikişer
aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri,


 


şarttır.” hükmü yer almaktadır.


 


Bu hüküm
çerçevesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığına,
il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine borçlu
olanların Kanunun 2 nci maddesi hükmünden yararlanmak istemeleri hâlinde, 31
Aralık 2020 tarihine (bu tarih dâhil) kadar borçlu bulundukları tahsil
dairelerine başvurmaları gerekmektedir. Kanun kapsamında yapılandırılan
borçların ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ya da ikişer aylık
dönemler hâlinde azami onsekiz eşit taksitte ödenmesi mümkün olup ilk taksit
ödeme süresi 1 Şubat 2021 (31 Ocak 2021 tarihi Pazar gününe
rastladığından) tarihi mesai saati bitiminde sona ermektedir.


 


Kanunun 3 üncü maddesi hükmü ile azami taksit
süresi 18 eşit taksit olarak belirlenmiş olmakla birlikte 6, 9 ve 12 eşit
taksitte ödeme seçenekleri de bulunmaktadır.


 


Kanuna göre ödenecek taksitlerin
ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması hâlinde süre, tatili
izleyen ilk iş günü mesai saati sonuna kadar uzayacaktır.


 


2- Ödeme ve
Katsayı Uygulaması


 


7256 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesiyle, Kanun hükümlerine göre yapılandırılan alacak
tutarının peşin veya taksitle ödenmesi imkânı getirilmiş ve taksitli ödeme
seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde katsayı uygulanacağı öngörülmüştür.


 


a) Peşin
veya İlk İki Taksit Ödeme Süresi İçinde
Yapılan Ödemeler ve İndirim


 


Kanunun 3
üncü maddesinin üçüncü fıkrasında “(3) Bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan
tutarlar peşin veya taksitler hâlinde ödenebilir.


 


a)
Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak
ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve,


 


1) Fer’i
alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarların %90’ının tahsilinden vazgeçilir.


 


2) 1 inci
maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamında olan
ve bu Kanun kapsamında yapılandırılan idari para cezalarından %25 indirim
yapılır.


 


3)
Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması
hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutardan (2 nci maddenin ondördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar
hariç) %50 indirim yapılır.


 


b)
Hesaplanan tutarların tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi
hâlinde katsayı uygulanmaz ve,


 


1) Fer’i alacaklar
yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarlar
üzerinden %50 indirim yapılır.


 


2) 1 inci
maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamında olan
ve bu Kanun kapsamında yapılandırılan idari para cezalarından %12,5 indirim
yapılır.


 


3)
Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması
hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutardan (2 nci maddenin ondördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar
hariç) %25 indirim yapılır.


 


c)
Hesaplanan tutarların taksitle ödenmek istenmesi hâlinde, ilgili maddelerde yer
alan hükümler saklı kalmak şartıyla borçluların başvuru sırasında altı, dokuz,
on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri
şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz…”
hükmü yer almaktadır.


 


Bu hüküm uyarınca yapılandırılan tutarların ilk
taksit ödeme süresi içinde peşin olarak veya ilk iki taksit ödeme süresi içinde
ödenmesi hâlinde yapılandırılan
alacaklardan indirim yapılacaktır.


 


i) Peşin Ödemede İndirim


 


Borçlular
Kanun kapsamında yapılandırdıkları borçlarını, ilk taksit ödeme süresi içinde
ödemek üzere peşin ödeme seçeneğini tercih edebilirler.


 


Kanun kapsamında
yapılandırılan tutarların tamamının ilk
taksit ödeme süresi içinde peşin olarak ödenmesi hâlinde;


 


- Bu tutarlara
katsayı uygulanmayacaktır.


 


- Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların %90’ının tahsilinden
vazgeçilecektir.


 


- Yapılandırılan alacağın Kanunun 1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamındaki
idari para cezalarından olması hâlinde bu alacaktan ayrıca %25 indirim yapılacaktır.


 


- Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın
sadece fer’i alacaktan ibaret olması
hâlinde, fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutardan %50 indirim yapılacaktır.


 


Söz konusu ödemenin defaten yapılması zorunlu
olmayıp, ilk taksit ödeme süresi içinde farklı zamanlarda borcun tamamının
ödenmesi hâlinde de bu hükümden yararlanılacaktır.


 


Ayrıca, yapılandırılan tutarların taksitle ödenme
seçeneği tercih edilmesine rağmen ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak
tamamının ödenmesi durumunda da bu hükümlerden yararlanılabilecektir.


 


Diğer taraftan, peşin ödeme seçeneği tercih
edilmek suretiyle yapılandırılan alacakların tamamının ilk taksit ödeme süresi
içinde ödenmemesi hâlinde Kanunun 3
üncü maddesinin altıncı fıkrası hükmüne göre ilk taksit ödeme süresini izleyen
ayın sonuna kadar geç ödeme zammıyla birlikte ödeme yapılarak Kanun
hükümlerinden yararlanılabilecektir.


 


Bu durumda, geç ödeme zammıyla birlikte yapılan
ödeme, ilk iki taksit ödeme süresi içinde yapılmış olduğundan, bu ödemelere 3
üncü maddenin üçüncü fıkrasının (b)
bendi hükmüne göre indirim uygulanacaktır.


 


Örnek 16- 7256 sayılı Kanundan yararlanmak için vergi dairesine
başvuruda bulunan mükellef, peşin ödeme seçeneğini tercih etmiştir.


 


Kanun kapsamında yapılandırılacak alacak aslı tutarı 129.500,00 TL,
fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan
tutar 27.250,00 TL olmak üzere toplam 156.750,00 TL olarak hesaplanmıştır.


 


Mükellef, yapılandırılan borç tutarını peşin ödeme seçeneği ile ödemeyi
tercih ettiğinden, ayrıca bir katsayı hesaplanmamıştır.


 


Mükellef tarafından, yapılandırılan borcun ilk taksit ödeme süresi
içinde ödenmesi nedeniyle fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanan tutardan %90 oranında indirim yapılacaktır. Bu
durumda, mükellef Yİ-ÜFE tutarı olarak [27.250,00 - (27.250,00 x %90)=]2.725,00
TL, toplamda (129.500,00 + 2.725,00=)132.225,00 TL ödeme yapmak suretiyle Kanun
hükümlerinden yararlanacaktır.


 


Ancak,
yapılandırılan borcun mükellef tarafından 1 Şubat 2021 tarihine (bu tarih
dâhil) kadar ödenmeyip, hesaplanacak geç ödeme zammı (2.508,00 TL) ile birlikte
15 Şubat 2021 tarihinde ödenmesi durumunda Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanan tutardan %50 oranında indirim yapılacaktır. Bu durumda,
mükellef Yİ-ÜFE tutarı olarak [27.250,00 - (27.250,00 x %50)=]13.625,00 TL ödeyecektir.


 


Örnek 17- 16 numaralı örnekte yer alan mükellef Kanun
kapsamındaki borçlarını 9 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.


 


Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 9 eşit
taksitte ödemeyi talep ettiğinden 156.750,00 TL alacak tutarı (1,083) katsayısı ile çarpılacaktır.


 


Bu şekilde bulunan tutar, 9’a bölünmek suretiyle
taksit tutarı bulunacaktır.


 


9 eşit taksit için yapılandırmaya esas tutar:
   156.750,00 x 1,083 = 169.760,25 TL


Taksit
tutarı:                             
                            69.760,25
/ 9 =   18.862,25 TL’dir.


 


Taksitlendirmeye esas olan
169.760,25 TL’nin (169.760,25 - 156.750,00 =)13.010,25 TL’si toplam katsayı
tutarıdır.


 


Ocak/2021 ayında mükellef
vergi dairesine başvurarak taksit tutarlarını defaten ödemek istediğini
bildirmiştir. Bu durumda;


 





Ödenecek Tutar



 



 






Vergi Aslı



:



129.500,00 TL






Yİ-ÜFE
Tutarının %10’u [27.250,00 - (27.250,00 x %
90)]           



:



    2.725,00 TL






TOPLAM



:



132.225,00
TL’dir.






 


Mükellef tarafından, yapılandırılan borcun ilk taksit
ödeme süresi içinde ödenmesi nedeniyle ayrıca bir katsayı hesaplanmayacak ve
fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan
tutardan %90 oranında indirim yapılacaktır.


 


Buna göre, mükellef tarafından yapılandırılan borcun ilk taksit ödeme
süresi içinde ödenmesi hâlinde 13.010,25 TL katsayı tutarı ile 24.525,00 TL
Yİ-ÜFE tutarı olmak üzere toplam 37.535,25 TL daha az ödeme yapılacaktır.


 


Örnek 18-
Mükellef 24/8/2019 vadeli 488,00 TL trafik idari
para cezası borcunu Kanun kapsamında yapılandırmak için vergi dairesine
başvurarak, borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.


 


 





Faiz Hesaplanan
Süre



İdari Para
Cezası Tutarı (TL)



Faiz Oranı



Faiz Tutarı (TL)



Toplam Yİ-ÜFE
Oranı



Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)






25/8/2019-16/11/2020



488,00



%75



366,00



%5,25



25,62






 


Vergi dairesi
yapılandırılan alacak tutarını 488,00 TL idari para cezası aslı ve 25,62 TL
Yİ-ÜFE tutarı olmak üzere 513,62 TL olarak hesaplamıştır.


 


Mükellef,
yapılandırılan alacak tutarını 18 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden,
513,62 TL alacak tutarı (1,15) katsayısı ile çarpılacaktır.


 


Bu şekilde bulunan tutar, 18’e
bölünmek suretiyle taksit tutarı hesaplanacaktır.


 


18 eşit taksit için yapılandırmaya
esas tutar:     
            513,62
x 1,15 = 590,66 TL


Taksit tutarı:
                                                                       590,66
/ 18 =   32,81 TL’dir.


 


Taksitlendirmeye
esas olan 590,66 TL’nin (590,66 – 513,62=)77,04 TL’si toplam katsayı tutarıdır.


 


Ocak/2021
ayında mükellef vergi dairesine başvurarak taksit tutarlarını defaten ödemek
istediğini bildirmiştir. Bu durumda, idari para cezası aslı olan 488,00 TL’den
%25 oranında, Yİ-ÜFE tutarından %90 oranında indirim yapılacaktır.


 





Ödenecek Tutar



 



 






İdari Para Cezası Aslı [488,00
- (488,00 x %25)]



:



366,00 TL






Yİ-ÜFE Tutarı [25,62 - (25,62 x
%90)]



:



2,56 TL






TOPLAM



:



368,56 TL






 


Buna göre,
mükellef tarafından Ocak/2021 ayında 368,56 TL ödenmesi durumunda herhangi bir
katsayı hesaplanmayacak, 366,00 TL faiz ile idari para cezası aslının %25’i
olan 122,00 TL ve Yİ-ÜFE tutarının %90’ı olan 23,06 TL olmak üzere toplam
511,06 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.


 


ii) İlk İki Taksit Ödeme Süresi İçinde Yapılan
Ödemede İndirim


 


Borçlular
Kanun kapsamında yapılandırdıkları borçlarını, taksitler hâlinde ödemek üzere
taksitli ödeme seçeneğini tercih edebilirler. Kanunun 3
üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde hesaplanan tutarların
tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde indirim
uygulamasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.


 


Buna göre,
taksitle ödeme seçeneği tercih edilerek, yapılandırılan alacağa ilişkin ilk
taksitin süresinde ve tam olarak ödenmiş olması şartıyla, kalan taksitlerin
tamamının ikinci taksit ödeme süresi içinde ödenmesi
hâlinde;


 


- Bu tutarlara
katsayı uygulanmayacaktır.


 


- Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların %50’sinin tahsilinden
vazgeçilecektir.


 


- Yapılandırılan alacağın Kanunun 1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2)
numaralı alt bendi kapsamındaki idari para cezalarından olması hâlinde bu alacaktan ayrıca %12,5 indirim yapılacaktır.


 


- Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın
sadece fer’i alacaktan ibaret olması
hâlinde, fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutardan %25 indirim yapılacaktır.


 


Bu kapsamda, ilk taksit içinde ödenen Yİ-ÜFE
tutarının %50’si, katsayı tutarı ve varsa idari para cezasının %12,5’i ile
yapılandırılan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması durumunda Yİ-ÜFE
tutarının %25’inin red ve iade edileceği tabiidir.


 


Örnek 19- Kanundan yararlanmak için vergi dairesine başvuruda
bulunan mükellef, borcunu 12 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.


 


Vergi dairesi, yapılandırılan alacak tutarını 300.000,00 TL vergi aslı
ve 60.000,00 TL Yİ-ÜFE olmak üzere 360.000,00 TL olarak hesaplamıştır.


 


Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 12 eşit taksitte ödemeyi talep
ettiğinden, 360.000,00 TL alacak tutarı (1,105) katsayısı ile çarpılacaktır.


 





Bu şekilde bulunan tutar, 12’ye bölünmek suretiyle taksit tutarı
hesaplanacaktır.

 






12 eşit taksit için yapılandırmaya esas tutar:
 360.000,00 x 1,105 = 397.800,00 TL






Taksit
tutarı:                        
                             397.800,00
/ 12 =   33.150,00 TL’dir.

 






Taksitlendirmeye
esas olan 397.800,00 TL’nin (397.800,00 - 360.000,00=)37.800,00 TL’si toplam
katsayı tutarıdır.

 






Mükellef,
Ocak/2021 ayında ödemesi gereken taksit tutarı olan 33.150,00 TL’yi süresinde
ödemiştir.






 


17/2/2021 tarihinde mükellef vergi dairesine
başvurarak kalan taksit tutarlarının tamamını defaten ödemek istediğini
bildirmiştir.


 


Başvuru sırasında 12 eşit taksitte ödeme seçeneği
tercih edilmiş olmakla birlikte, daha sonra ikinci taksit ödeme süresi içinde,
borcun tamamı ödenmek istendiğinde, ödenecek tutar aşağıdaki şekilde
bulunacaktır.


 





Yapılan
ödemeden vergi aslına isabet eden tutar



=



(Vergi
Aslı) X (Yapılan Ödeme Tutarı)

(Vergi
Aslı + Yİ-ÜFE Tutarı)






 


formülü ile bulunacaktır. Buna göre;


 





Vergi aslına
isabet eden tutar



=



300.000,00
x 33.150,00

360.000,00



=



27.625,00 TL






 





Yİ-ÜFE’ye
isabet eden tutar



=



(33.150,00 -
27.625,00)



=



5.525,00
TL’dir.






 


 





Ödenecek Tutar



 



 






Vergi Aslı
(300.000,00 - 27.625,00=)



:



272.375,00
TL






Yİ-ÜFE Tutarı
[(60.000,00 x %50) - 5.525,00=]



:



24.475,00
TL






TOPLAM



:



296.850,00
TL






 


Mükellef tarafından, yapılandırılan borcun Şubat/2021
ayında ödenmesi nedeniyle ayrıca bir katsayı hesaplanmayacak ve fer’i alacaklar
yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutardan %50
oranında indirim yapılacaktır.


 


Buna göre, mükellef tarafından yapılandırılan borcun Şubat/2021 ayında
ödenmesi hâlinde 37.800,00 TL katsayı tutarı ve 30.000,00 TL Yİ-ÜFE tutarı
olmak üzere toplam 67.800,00 TL daha az ödeme yapılacaktır.


 


Örnek 20-
Mükellef 28/5/2018 vadeli 915,00 TL trafik idari para cezası borcunu Kanun
kapsamında yapılandırmak için vergi dairesine başvurarak, borcunu 6 eşit
taksitte ödemeyi talep etmiştir.


 







Faiz Hesaplanan
Süre



İdari Para
Cezası Tutarı (TL)



Faiz Oranı



Faiz Tutarı (TL)



Toplam Yİ-ÜFE
Oranı



Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)






29/5/2018-16/11/2020



915,00



%150



1.372,50



%10,50



96,08









 


Vergi dairesi
yapılandırılan alacak tutarını 915,00 TL idari para cezası aslı ve 96,08 TL
Yİ-ÜFE olmak üzere 1.011,08 TL olarak hesaplamıştır.


 


Mükellef,
yapılandırılan alacak tutarını 6 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden,
1.011,08 TL alacak tutarı (1,045) katsayısı ile çarpılacaktır.


 


Bu şekilde bulunan tutar, 6’ya
bölünmek suretiyle taksit tutarı hesaplanacaktır.


 


6 eşit taksit için yapılandırmaya
esas tutar:
           1.011,08 x
1,045 = 1.056,58 TL


Taksit tutarı:
                                                                   1.056,58
/ 6 =    176,10 TL’dir.


 


Taksitlendirmeye
esas olan 1.056,58 TL’nin (1.056,58 - 1.011,08=)45,50 TL’si toplam katsayı
tutarıdır.


 


Mükellef,
Ocak/2021 ayında ödemesi gereken taksit tutarı olan 176,10 TL’yi süresinde
ödemiştir. Mart/2021 ayında mükellef vergi dairesine başvurarak kalan taksit
tutarlarını defaten ödemek istediğini bildirmiştir.


 


Başvuru
sırasında 6 eşit taksitte ödeme seçeneği tercih edilmiş olmakla birlikte, daha
sonra ikinci taksit ödeme süresi içinde, borcun tamamı ödenmek istendiğinde,
ödenecek tutar aşağıdaki şekilde bulunacaktır.


 





Yapılan ödemeden İPC aslına isabet eden tutar



=



(İPC Aslı) x
(Yapılan Ödeme Tutarı)

(İPC Aslı + Yİ-ÜFE
Tutarı)






 


formülü ile bulunacaktır.


 


Buna göre;


 





İPC aslına
isabet eden tutar



=



915,00 x 176,10

1.011,08



=



159,37 TL






 


İPC tutarından yapılacak %12,5 indirim   = [915,00
- (915,00 x %12,5)] 114,38


                                         
                         =
915,00 - 114,38


Ödenmesi gereken
İPC                           
  = 800,62 TL’dir.


 





Ödenecek Tutar



 



 






İPC Aslı (800,62 - 159,37=)



:



641,25 TL






Yİ-ÜFE Tutarı [(96,08 x %50) - 16,73=]



:



31,31 TL






TOPLAM



:



672,56 TL






 


Buna göre,
mükellef tarafından Mart/2021 ayında 672,56 TL ödenmesi durumunda herhangi bir
katsayı hesaplanmayacak, 1.372,50 TL faiz ile idari para cezası aslının %12,5’i
olan 114,38 TL ve Yİ-ÜFE tutarının %50’si olan 48,04 TL olmak üzere toplam
1.534,92 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.


 


b)
Taksitli Ödeme ve Katsayı Uygulaması


 


7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü
fıkrasının (ç) bendinde “ç) Hesaplanan tutarların taksitle
yapılacak ödemelerinde ilgili maddelere göre belirlenen tutar;


 


1) Altı
eşit taksit için (1,045),


 


2) Dokuz
eşit taksit için (1,083),


 


3) On iki
eşit taksit için (1,105),


 


4) On
sekiz eşit taksit için (1,15),


 


katsayısı
ile çarpılır ve bulunan tutar, taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık
dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden
yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine
uygun ödeme planı verilir. Ancak, tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme
yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilir.” hükmü
yer almaktadır.


 


Bu hükme göre,
Kanun kapsamında yapılandırılmış olan alacakların taksitli ödenme seçeneği
tercih edilerek taksitler hâlinde ödenmek istenmesi durumunda, bu tutarlara
ayrıca katsayı uygulanması gerekmektedir.


 


i)
Borçlular tarafından, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla
başvuru sırasında; 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme seçeneklerinden biri
tercih edilecektir. Borçlu tarafından taksit sayısına ilişkin bir tercihte
bulunulmaması hâlinde, idarece Kanunda öngörülen en uzun taksit sayısı olan 18
taksite ilişkin ödeme planı verilecektir.


 


7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü
fıkrasında yer alan açık hüküm sebebiyle borçlular tercih ettikleri taksit
süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapamayacaktır.


 


ii)
Taksitle yapılacak ödemeler için Kanunun öngördüğü ilgili katsayı,
yapılandırılan alacak tutarı ile çarpılacak ve bulunacak tutar borçlu
tarafından seçilen taksit sayısına bölünerek ikişer aylık dönemler hâlinde
ödenecek taksit tutarı bulunacaktır.


 


Örneğin; borçlu tarafından Kanun kapsamında
yapılandırılan alacağın 6 eşit taksitte ödenmesi yönünde tercih kullanıldığı
takdirde yapılandırılan alacak tutarı 6 eşit taksit için öngörülen (1,045)
katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar taksit sayısı olan 6 sayısına
bölünecektir. Aynı şekilde borçlunun 18 eşit taksiti seçmesi hâlinde ise
taksitle ödenecek alacak tutarı (1,15) katsayısı kullanılarak tespit
edilecektir.


 


iii) 7256 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendi ile borçlulara seçtikleri taksit
süresinden daha kısa sürede ödeme yapma imkânı verilmekte ve daha kısa sürede
yapılan ödemelerde madde hükmüne göre hesaplanan katsayının düzeltilmesi
öngörülmektedir.


 


Örneğin; borçlu tarafından Kanun kapsamında
yapılandırılan alacak tutarının 18 eşit taksitte ödenmesi yönünde tercih
kullanıldığı halde borcun 6 eşit
taksit için öngörülen sürede tamamen ödenmesi hâlinde, (1,15) katsayısı esas
alınarak hesaplanan tutar, 6 eşit taksit için öngörülen (1,045) katsayısına
göre düzeltilecektir.


 


Kanunda genel olarak 6, 9, 12 ve 18 eşit taksit
süresi olmak üzere dört ayrı taksit süresi ve bu süreler için dört farklı
katsayı belirlenmiştir. Erken yapılan ödemeler nedeniyle katsayı düzeltmesinin
yapılabilmesi için borçlu tarafından seçilen taksit süresine uygulanacak
katsayı ile alacağın tamamının ödendiği tarihin denk geldiği taksit süresi için
belirlenmiş katsayının birbirinden farklı olması gerekmektedir.


 


Örnek 21-
Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere vergi dairesine başvuruda bulunan
mükellef borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.


 


Vergi dairesi Kanun kapsamında yapılandırılacak alacak tutarını
110.000,00 TL olarak hesaplamıştır.


 


Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 18 eşit taksitte ödemeyi talep
ettiğinden, 110.000,00 TL alacak tutarı (1,15) katsayısı ile çarpılacaktır.


 


Bu şekilde bulunan tutar, 18’e bölünmek suretiyle taksit tutarı
hesaplanacaktır.


 


18 eşit taksit için yapılandırmaya esas tutar:  110.000,00
x 1,15 = 126.500,00 TL


Taksit
tutarı:                                
                   126.500,00
/ 18 =     7.027,78 TL’dir.


 


Taksitlendirmeye esas olan 126.500,00 TL’nin
(126.500,00-110.000,00=)16.500,00 TL’si toplam katsayı tutarıdır.


 


Mükellef, Ocak/2021, Mart/2021, Mayıs/2021 ve
Temmuz/2021 aylarında ödemesi gereken taksit tutarları toplamı olan (7.027,78 x
4=)28.111,12 TL’yi süresinde ödemiştir.


 


Eylül/2021 ayında mükellef vergi dairesine başvurarak
kalan taksit tutarlarının tamamını defaten ödemek istediğini bildirmiştir.


 


Başvuru sırasında 18 eşit taksitte ödeme seçeneği
tercih edilmiş olmakla birlikte, daha sonra 6 eşit taksit ödeme seçeneğinin
ödeme süresi içinde, borcun tamamı ödenmek istendiğinden, öncelikle
yapılandırılan alacak tutarına (1.15) katsayısı yerine 6 eşit taksit için
öngörülmüş olan (1,045) katsayısı uygulanarak taksitle ödenecek alacak
tutarının yeniden hesaplanması gerekmektedir.


 


Yapılan hesaplamaya göre, (1,045) katsayısı esas
alınarak ödenmesi gereken tutardan daha önce ödenen taksit tutarları
çıkartılacak ve tahsil edilmesi gereken tutar bulunacaktır.


 





6 eşit taksit için yapılandırmaya esas tutar:   
    110.000,00 x 1,045 = 114.950,00 TL






Ödenen toplam taksit
tutarı:                      
                    7.027,78
x 4 =   28.111,12 TL






Tahsil edilecek toplam tutar:
                      114.950,00
- 28.111,12  =   86.838,88 TL






 


Bu durumda, mükellefin Kanun kapsamında
yapılandırılan 110.000,00 TL borcu için (114.950,00 - 110.000,00=)4.950,00 TL
katsayı tutarı tahsil edilecektir.


 


Yapılacak erken ödeme mükellefe (16.500,00 - 4.950,00=)11.550,00 TL
daha az ödeme imkânı sağlayacaktır.


 


Örnek 22- Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere vergi dairesine
başvuruda bulunan mükellef, borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.


 


Vergi dairesi Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarını 38.000,00
TL olarak hesaplamıştır.


 


Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 18 eşit taksitte ödemeyi talep
ettiğinden, 38.000,00 TL alacak tutarı (1,15) katsayısı ile çarpılacaktır.


 


Bu şekilde bulunan tutar, 18’e bölünmek suretiyle taksit tutarı
hesaplanacaktır.


 





18 eşit taksit için taksitlendirmeye esas
tutar:      38.000,00 x 1,15 = 43.700,00 TL






Taksit tutarı:
                                                            43.700,00
/ 18 =   2.427,78 TL’dir.






 


Taksitlendirmeye esas olan 43.700,00 TL’nin (43.700,00 -
38.000,00=)5.700,00 TL’si toplam katsayı tutarıdır.


 


Mükellef, ilk 12 taksiti süresinde ödemiştir. Bu sürede yapılan toplam
tahsilat (2.427,78 x 12=)29.133,36 TL’dir.


 


Aralık/2022 ayında mükellef vergi dairesine başvurarak kalan taksit
tutarlarını defaten ödemek istediğini bildirmiştir.


 


Mükellef tarafından borcun tamamı 18 eşit taksit için öngörülmüş ödeme
süresi (Ocak/2021 ila Kasım/2023) içinde erken ödenmiş olmakla birlikte,
ödemenin yapıldığı Aralık/2022 ayı Kanunda belirlenen ve farklı katsayı
uygulanmasını gerektiren 12 eşit taksit için öngörülmüş süreden (Ocak/2021 ila
Kasım/2022) sonraya rastlamaktadır.


 


Kanunda 12 eşit taksit ila 18 eşit taksit arasındaki süreler için
farklı bir katsayı belirlenmemiştir. Bu nedenle, mükellefçe yapılan ödemeye 18
eşit taksit için belirlenmiş katsayı dışında bir katsayı uygulanması imkânı
bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Aralık/2022 ayında mükellefin kalan altı taksit
tutarını defaten ödemesi hâlinde herhangi bir katsayı düzeltmesi
yapılmayacaktır.


 


c) 7256
sayılı Kanun kapsamında ödenecek tutarlar, vergi dairelerine, anlaşmalı
bankalara, PTT şubelerine ödenebileceği gibi, anlaşmalı bankaların banka kartı
ve kredi kartı kullanılmak suretiyle de ödenebilecektir.


 


3- Kredi kartı ile ödeme


 


7256 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında “(4) Hazine ve Maliye
Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine bu Kanun
kapsamında ödenecek olan alacakların 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre
kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi uygun görüldüğü takdirde, ödemeye
aracılık yapan bankalarca, kart kullanıcılarına kredi kartı işlemine konu borç
tutarının, taksitler hâlinde yansıtılması ve taksit ödeme aylarında hesaplarına
borç kaydedilmesi koşuluyla, bu ödemeler için ödeme tarihi olarak kredi
kartının kullanıldığı gün esas alınır ve borçluya tahsilatın yapıldığını
gösteren makbuz verilir. Bu şekilde tahsil edilen tutarların bankalarca Hazine
veya Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına aktarılmasına ilişkin 6183 sayılı
Kanunun 41 inci maddesinde belirlenen süre, taksit aylarının son gününü izleyen
günden itibaren hesaplanır. Bu fıkra hükmüne göre taksitlerin kredi kartı
kullanılmak suretiyle ödenmesi, katsayı uygulanmasına engel teşkil etmez.” hükmü yer almaktadır.


 


Bu hüküm,
7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarının kredi kartı
kullanılmak suretiyle de ödenmesine imkân vermektedir. Madde hükmüne göre kredi
kartı kullanılarak ödeme yapılabilmesi için aracılık yapan bankalarla anlaşma
yapılması gerekmektedir.


 


Bu Tebliğin
yayımı tarihi itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine
ödenecek alacakların tahsilatı amacıyla ödemeye aracılık yapacak bankalarla
gerekli anlaşma sağlanmış olup, kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılacak
ödemeler Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesi (www.gib.gov.tr) üzerinden yapılabilecektir. Ancak, bankaların
uygulama geliştirmeleri hâlinde, internet siteleri veya şubeleri üzerinden de
kredi kartıyla tahsilat işlemleri yapılması mümkündür.


 


Kredi kartı
ile yapılacak ödemeler, tüm taksitlerin veya bir ya da birden fazla taksitin
defaten ödenmesi ya da bir veya birden fazla taksitin ilgili taksit aylarına
yansıtılmak suretiyle ödenmesi şeklinde yapılabilecektir.


 


Borçluların
kredi kartına taksit şeklinde ödeme yapmak istemeleri hâlinde, 7256 sayılı
Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarı banka tarafından borçlunun
hesaplarına Kanunun öngördüğü taksit aylarında yansıtılacaktır. Bununla
birlikte, borçlu tarafından yapılan ödeme tutarını gösterir alındı, kredi kartı
ile ödeme işleminin yapıldığı tarih itibarıyla verilecek ve borç ödenmiş kabul
edilecektir.


 


Kanunun 3
üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, kredi kartı kullanılmak ve
borçlunun bankadaki kredi hesaplarına taksit aylarında borç olarak yansıtılmak
suretiyle yapılan ödemeler, ilgili taksit ayının son
gününü izleyen günden itibaren 6183 sayılı
Kanunun 41 inci maddesinde belirlenen sürede Hazine hesaplarına aktarılacaktır.


 


Örneğin, borçlu tarafından Kanun kapsamında
taksitlendirilmiş alacağın ilk iki taksit tutarının kredi kartı ile aynı gün
ödendiği varsayıldığında, banka tarafından taksitler ilgili taksit ayları olan
Ocak/2021 ve Mart/2021 aylarında borçlunun hesap ekstrelerine
yansıtılacak ve bu suretle yapılan tahsilat tutarları taksit aylarının son
gününü izleyen 20 gün içerisinde Hazine hesaplarına aktarılacaktır.


 


Kredi kartıyla yapılan taksitli ödemenin Kanunun öngördüğü
taksitli ödeme şekli olduğu dikkate alındığında, bu şekilde yapılan ödemelerde
de katsayı uygulanacaktır.


 


4- Mahsuben ödeme


 


7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında, Kanun hükümlerinden yararlanarak borçlarını yapılandıran
mükelleflerin vergi dairelerinden olan alacaklarıyla yapılandırılan borçlarını
ne şekilde ödeyebilecekleri hususu düzenlenmiştir.


 


Madde hükmüne göre, Hazine ve Maliye
Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına
uygulanmak üzere, Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunan ve
ödenecek tutarları ilgili vergi mevzuatı gereği iade alacağından kendi
borçlarına mahsuben ödemek isteyen borçluların, bu taleplerinin yerine
getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili mevzuatın
öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz etmeleri şarttır.


 


Belgelere ek olarak mahsuben iadenin
gerçekleştirilebilmesi için teminat, yeminli mali müşavir raporu veya
vergi inceleme raporu da aranan durumlarda, bunların da aynı süre içinde vergi
dairesine intikal etmiş olması gerekmektedir.


 


Bu takdirde, ilgili mevzuatın
borçlunun mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek
tutara mahsup işlemleri yapılacaktır. Mahsup talebine konu tutardan daha az
tutarda mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen
taksit tutarının bir ay içerisinde ödenmesi hususunda borçluya bildirimde
bulunulması gerekmektedir.


 


Eksik ödenen taksit tutarının,
ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri
için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı
oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte bir aylık ödeme süresi
içerisinde ödenmesi hâlinde eksik ödenen tutar için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş
sayılmayacaktır. 


 


Mükelleflerin bu hükümden yararlanmaları için
başvurularını bu Tebliğe ekli (Ek:2/E) dilekçe ile yapmaları
gerekmektedir.


 


Diğer taraftan, mükellefin mahsup talebi üzerine
mahsup işlemleri yapıldıktan sonra, fazla veya yersiz mahsup yapıldığının
tespiti hâlinde, haksız alınan iade tutarı için vergi mevzuatı gereği gerekli
tarhiyatın yapılacağı tabiidir. Bu durumda, Kanun kapsamında mahsup yoluyla
yapılmış olan tahsilatlar için herhangi bir düzeltme işlemi yapılmayacaktır.


 


 


 


 


 


 


Ç- KANUN
HÜKMÜNDEN YARARLANMANIN DİĞER ŞARTLARI


 


1- Dava Açılmaması, Açılmış Davalardan Vazgeçilmesi


 


7256 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinin onüçüncü fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların Kanunda belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış
davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına
başvurmamalarının şart olduğu hükme bağlanmıştır.


 


Kanun
kapsamına, alacağın varlığı hususunda ihtilaf olan alacaklar girmemekte olup,
münhasıran kesinleşmiş alacaklar girdiğinden, bu Kanundan yararlanmak isteyen
borçluların kesinleşmiş alacaklara ilişkin dava açmamaları, açılmış davalardan
vazgeçmeleri (ihtirazi kayıtla verilen beyannameye konu alacaklar için Kanundan
yararlanmak isteyenlerin alacağa ilişkin olarak açmış oldukları davalar dâhil)
ve kanun yollarına başvurmamaları gerekmektedir. Bu nedenle, Kanun hükmünden
yararlanmak isteyen borçluların bu yöndeki iradelerini başvuruları sırasında
yazılı olarak belirtmeleri şarttır.


 


Tüzel kişiler
ya da tüzel kişiliği haiz olmayan teşekküller tarafından açılan davalardan
vazgeçme yetkisi, bunların kanuni temsilcilerinde bulunduğundan, Kanundan
yararlanma başvuruları bunların kanuni temsilcileri tarafından yapılacaktır.
Aynı şekilde, iflas idaresi tarafından açılan ya da ihtilafı devam ettirilen
davalardan da iflas idaresince vazgeçilmesi gerekecektir. Kanuni temsilcilerin
bu başvuruları sırasında dilekçelerine temsilci sıfatlarını gösteren belgeyi
eklemeleri icap etmektedir.


 


Kanunun 3
üncü maddesinin onüçüncü fıkrasının (b) bendi hükmü gereğince, davadan vazgeçme
dilekçeleri ilgili tahsil dairelerine verilecek ve bu dilekçelerin tahsil
dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak
dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilecektir. Bu nedenle, tahsil
dairelerince alınan dilekçenin bir örneğinin derhal davanın bulunduğu yargı
merciine gönderilmesi gerekmektedir.


 


Kanundan yararlanmak için elektronik ortamda başvuruda
bulunan borçluların, devam eden ihtilaflardan vazgeçtiklerini gösterir ıslak
imzalı dilekçelerini başvuru süresi içerisinde ilgili tahsil dairesine
vermeleri gerekmektedir.


 


Diğer
taraftan, mükelleflerce Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan
vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilafların sürdürülmeyeceği tabiidir.


 


2- Kanunun Yayımı Tarihinden Sonra Tebliğ Edilen
Yargı Kararları İle Yargılama Giderleri


 


7256 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinin onüçüncü fıkrasının (c) bendi gereğince, Kanun hükümlerinden
yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların
bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar
tarihine bakılmaksızın Kanunun yayımı
tarihinden sonra
tebliğ edilen yargı kararları uyarınca işlem yapılmayacaktır.


 


Ayrıca, Kanunun 3
üncü maddesinin onüçüncü fıkrasının (ç) bendine göre, Kanun hükümlerinden yararlanılmak
üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlarla hükmedilmiş yargılama giderleri ve avukatlık
ücreti ile fer’ilerinin bulunması hâlinde bu tutarlar karşılıklı olarak talep
edilmeyecek, bu alacaklar için icra takibi yapılamayacak ve vazgeçme
tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri
alınmayacaktır.


D-
TAKSİTLERİN SÜRESİNDE ÖDENMEMESİ HALİNDE YAPILACAK İŞLEMLER


 


7256 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinde, Kanuna göre yapılandırılan alacakların taksitlerinin
süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, Kanun hükümlerinden
yararlanabilme koşullarına yönelik düzenlemeler yer almaktadır.


 


1-
Süresinde Ödenmeyen Taksitler


 


7256 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı
fıkrasında “(6) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin
ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir
takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik
ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti
(peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın
sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci
maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı
ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki
taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen
diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında
ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun
hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı
idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.”
hükmü yer almaktadır.


 


Bu hükme göre, Kanun kapsamında ödenmesi gereken
taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmek koşuluyla, kalan
taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi
veya eksik ödenmesi hâlinde, Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacak ve
ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının borçlunun başvuru sırasında
tercih ettiği taksitlendirme süresinin son taksitini izleyen ayın sonuna kadar,
gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre
belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte
ödenmesi şartıyla Kanun hükümlerinden yararlanılacaktır.


 


Dolayısıyla, Kanun kapsamında ödenmesi gereken
taksitlerden;


 


- İlk ikisinin süresinde ödenmemesi veya eksik
ödenmesi,


 


- Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin
süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,


 


- Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen
taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar
da ödenmemesi,


 


hâlinde Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı
kaybedilecektir.


 


Bu durumda, Kanun kapsamında ödenmesi
gereken taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi Kanundan
yararlanma hakkının devamı için zorunlu olduğundan, taksitli ödeme seçeneğini
tercih eden borçluların Ocak/2021 ve
Mart/2021 taksitlerini süresinde ve tam olarak
ödemeleri gerekmektedir. Bu hüküm, alacaklı idareler açısından
taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacaktır.


 


Ayrıca, Kanunun 3 üncü maddesinin onyedinci fıkrası gereğince,
aynı maddenin onaltıncı fıkrası hükmüne göre 213
sayılı Kanun kapsamında ilan edilen mücbir sebep halleri ile ilgili olarak 7256
sayılı Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin ödeme süresinin
uzatılması hâlinde, bu taksitler için süresinde ve tam olarak ödenme şartı
aranılmayacaktır. Bununla birlikte,
süresinde ödenmeyen taksitler hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı
tabiidir.


 


7256 sayılı Kanun
hükümlerine göre borçlarını yapılandıran belediyeler ve bunlara bağlı
kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi
gereken taksit tutarlarının, 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel
İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi
Hakkında Kanuna göre belediyelerin genel bütçe vergi
gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından tahsil edilmesi
gerekmekle birlikte, 5779 sayılı Kanuna göre yapılacak kesintilerin
Cumhurbaşkanınca durdurulması hâlinde, aylık taksitlerin ödeme süreleri kesinti
yapılmayan aylar için de durdurulacağından taksit ödemeleri yönünden bu Kanun
hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır.


 


2- İhlal
Nedeni Olmayan Eksik Ödemeler


 


7256 sayılı Kanunun
3 üncü maddesinin yedinci fıkrasında “(7) Bu Kanuna göre
ödenecek taksit tutarının %10’unu aşmamak şartıyla 10 Türk lirasına (bu tutar
dâhil) kadar yapılmış eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş
sayılmaz.” hükmü yer almaktadır.


 


Bu hükme göre, Kanun kapsamında ödenecek
taksitlere yönelik yapılan ödemelerde 10,00 TL’ye kadar eksik ödemeler ihlal
sebebi sayılmayacaktır.


 


Bununla birlikte, taksit tutarının %10’u 10,00
TL’nin altında ise yüzde %10 tutarına isabet eden tutar kadar eksik ödeme hali
ihlal sebebi sayılmamıştır. Ancak, bu tutarları aşan eksik ödemelerin ihlal
sebebi olarak değerlendirileceği tabiidir.


 


Örneğin, Kanun kapsamında 6 eşit
taksit seçeneği tercih edilmek suretiyle yapılandırılan alacağa ilişkin taksit
tutarı 80,00 TL olmasına rağmen bankaya 71,00 TL olarak ödeme yapılmıştır.
Eksik ödenen tutar, 10,00 TL’yi aşmamakla birlikte, taksit tutarının %10’u olan
(80,00 x %10=)8,00 TL, eksik ödenen tutar olan 9,00 TL’den az olduğundan söz
konusu eksik ödeme ihlal sebebi sayılacaktır.


 


3- İhlal Hâlinde Kanun Hükümlerinden Yararlanma


 


7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci
fıkrasında, Kanun kapsamına giren alacakların aynı maddenin altıncı fıkrasında
belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde, borçluların ödedikleri
tutar kadar Kanun hükümlerinden yararlanacağı düzenlenmiştir.


 


Buna göre, Kanun kapsamında taksitlendirilen
alacakların Kanunda öngörülen süre ve şekilde tamamen ödenmemesi hâlinde, bu
Tebliğin (II/B-3-c) bölümünde yer alan açıklamalar saklı kalmak kaydıyla
borçlular yaptıkları ödemeler nispetinde Kanun hükümlerinden
yararlandırılacaktır.


 


Örnek 23- Mükellef, Kanun kapsamında olan kesinleşmiş borçları
için Kanundan yararlanma talebinde bulunmuştur.


 


Mükellefin Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kapsama giren borçları
aşağıdaki şekildedir:


 





2017 takvim yılı gelir vergisi



:



12.000,00 TL






Gelir
vergisine ilişkin gecikme zammı



:



6.474,52
TL






26/7/2018
vadeli gelir (stopaj) vergisi



:



7.000,00
TL






Gelir (stopaj) vergisine
ilişkin gecikme zammı



:



3.627,50 TL






TOPLAM



:



 29.102,02 TL






 


Vergi asıllarına vade tarihleri ile Kanunun yayımı tarihine kadar
gecikme zammı yerine hesaplanacak toplam Yİ-ÜFE oranı ve tutarları aşağıdaki
gibidir:


 





Gelir
Vergisi I. Taksit Tutarı İçin



:



       
6.000,00 x %11,0372



=



662,23
TL






Gelir
Vergisi II. Taksit Tutarı İçin



:



       
6.000,00 x %9,6372



=



578,23
TL






Gelir
(stopaj) Vergisi İçin



:



       
7.000,00 x %9,6957



=



678,70
TL






TOPLAM
(Yİ-ÜFE)



:



 



 



1.919,16
TL






KATSAYISIZ GENEL TOPLAM



:



(19.000,00
+ 1.919,16=)20.919,16 TL






 


Mükellef, vergi asılları ile hesaplanan Yİ-ÜFE tutarları toplamını
madde kapsamında 12 eşit taksitte ödemeyi tercih etmiştir.


 





Ödenecek
Taksit Tutarları



=



[(Vergi Asılları + Toplam Yİ-ÜFE Tutarı) x 1.105]
/ 12






 



=



[(19.000,00 + 1.919,16) x 1.105 ] / 12






 



=



1.926,31 TL






 


Mükellef, 9 taksiti süresinde ödemiş ancak, sonraki taksitler için
herhangi bir ödeme yapmamıştır.


 


Bu durumda, mükellefin yaptığı ödemeler, vadesi önce gelen borçlardan
başlanarak her bir dönem itibarıyla mahsup edilecektir. Yapılan ödemeler
belirtilen şekilde mahsup edildikten sonra alacağın tamamen tahsil edilemediği
dönemlerde Kanun hükmü ihlal edilmiş sayılacaktır. Bu takdirde, kısmi ödeme
olan döneme ilişkin vergiler için yapılmış ödemeler kadar Kanun hükmünden
yararlanılacaktır.


 


Mükellefin Kanun hükmünden yararlanacağı tutar hesaplanırken,
yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.


 


Buna göre, Kanun kapsamında yapılandırılan toplam alacak tutarı
20.919,16 TL olup bu tutara karşılık 9 taksit içerisinde ödenen tutar
[(20.919,16 / 12=) 1.743,26 x 9=]15.689,34 TL’dir.


 


Mükellefin vadesi önce gelen borcu yıllık gelir vergisinin birinci
taksiti ve gelir (stopaj) vergisi olduğundan, 15.689,34 TL yapılan ödeme
tutarı, ilk önce bu vergiler ile bunlara isabet eden Yİ-ÜFE tutarı toplamına
[(6.000,00 + 662,23) + (7.000,00 + 678,70)=]14.340,93 TL mahsup edilecektir. Bu
şekilde yapılan mahsup sonucunda mükellef, 31/3/2018 vadeli gelir vergisinin
birinci taksiti ve 26/7/2018 vadeli gelir (stopaj) vergisi ve bu vergilere
ilişkin gecikme zammı için Kanundan yararlanmış olacaktır.


 


Mahsuptan sonra kalan (15.689,34 - 14.340,93 =)1.348,41 TL tutar,
31/7/2018 vadeli gelir vergisinin ikinci taksiti ve bu vergiye ilişkin Yİ-ÜFE
tutarı toplamı olan 6.578,23 TL’yi karşılayamadığından bu dönem borcu için
Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılacaktır.


 


Bu durumda, yapılan ödeme tutarı kadar Kanundan yararlanılacaktır.
Ödeme tutarından vergi aslına isabet eden tutar;


 





Vergi aslına
isabet eden tutar



=



(Vergi
Aslı) x (Yapılan Ödemeden Kalan Tutar)






(Vergi Aslı +
Yİ-ÜFE Tutarı)






 


formülü ile
bulunacaktır.


 


Buna göre;


 







Vergi aslına
isabet eden tutar



=



6.000,00
x 1.348,41



=



1.229,88
TL’dir.






6.578,23









 


Bu tutar, Kanun hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak
bulunan (1.229,88 x %9,6372=)118,53 TL ile birlikte (1.229,88 +
118,53=)1.348,41 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammına mahsup edileceğinden,
gelir vergisinin ikinci taksitinin kalan (6.000,00 - 1.229,88=)4.770,12 TL’si
vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil
edilecektir.


 


Örnek 24- Nisan, Mayıs, Haziran/2019 geçici vergilendirme
dönemine ilişkin 560.000,00 TL kurum geçici vergi tahakkuk etmiştir. Ancak,
mükellef 17/8/2019 vadeli kurum geçici vergi borcunu ödememiştir. Söz konusu
geçici vergi, mükellefin kurumlar vergisi beyannamesini süresi içinde vermesi
nedeniyle, 1/4/2020 tarihinde terkin edilmiş ve 84.005,60 TL gecikme zammı
hesaplanmıştır.


 


Mükellefin, 7256 sayılı Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunması
hâlinde kurum geçici vergisinin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar
geçen süre için hesaplanan gecikme zammı tutarı yerine Yİ-ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.


 


Bu durumda uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı %2,6255’dir.


 


Toplam Yİ-ÜFE tutarı ise (560.000,00 x %2,6255=)14.702,80 TL olacaktır.


 


Mükellefin söz konusu tutarı 9 eşit taksitte ödemek istemesi durumunda
Kanun kapsamında toplam ödenecek tutar (14.702,80 x 1,083=)15.923,13 TL olarak
bulunacaktır. Dolayısıyla, bir taksit tutarı (15.923,13 / 9=)1.769,24 TL
olacaktır.


 


Mükellefin Kanun kapsamında ilk 5 taksitini süresinde ödediği, diğer
taksitlerini ise ödemediği varsayıldığında, mükellef ödediği tutar kadar Kanun
hükmünden yararlanabilecektir.


 


Bu durumda mükellefin Kanun hükmünden yararlanacağı tutar bulunurken
yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.


 







Toplam Gecikme Zammı Tutarı
x Ödediği Taksit Tutarları Toplamı (Katsayı Tutarı Hariç)






Hesaplanan Yİ-ÜFE
Tutarı









  







=



84.005,60 x 8.168,20



=



46.669,65 TL






14.702,80









 


formülü
kullanılacak ve hesaplanan 46.669,65 TL gecikme zammının tahsilinden
vazgeçilecektir.


 


Kalan (84.005,60 - 46.669,65=)37.335,95 TL gecikme zammının ise takip
ve tahsiline devam edilecektir.


 


Örnek 25- Bu Tebliğin 4 numaralı örneğinde yer alan mükellefin
Kanuna göre belirlenen tutarı 18 taksitte ödemek istediğini, ancak 7 taksiti
süresinde ödediğini, kalan 11 taksiti ödemediğini varsaydığımızda, bu
mükellefin Kanun kapsamında yararlanacağı tutar şu şekilde hesaplanacaktır.


 


Mükellefin, 7256 sayılı Kanuna göre yapılandırılan borç toplamı
[(90.800,00 + 8.799,84) x 1,15=]114.539,82 TL olup (114.539,82 / 18=)6.363,32
TL bir taksitte ödenecek tutardır. Buna göre, mükellef 7 taksitte toplam
(6.363,32 x 7=)44.543,24 TL ödeme yapmıştır.


 


Ancak, mükellefin Kanun hükmünden yararlanacağı tutar bulunurken
yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.


 


Buna göre, katsayı hariç olmak üzere yapılandırılan alacağa yönelik
olarak taksitler içinde ödenmiş olan tutar, katsayının tatbik edildiği tutarın
taksit sayısına bölünmesi ve ödenen taksit sayısı ile çarpılması sonucunda
bulunacaktır.


 


Taksitler içinde katsayı hariç ödenen tutar [(99.599,84 / 18=)5.533,32
x 7=]38.733,24 TL’dir.


 


Mükellefin Kanundan yararlanacağı tutarın yapılandırılan borçlarına
mahsubunda Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılan açıklamaların
dikkate alınması gerekmektedir.


 


Mükellefin, Kanun gereğince vergi aslından yararlanacağı tutarın “A”
olduğu varsayılmıştır.


 





A



=



Alacak Aslı (Vergi) x Ödenen
Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)

              
Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)






 





A



=



90.000,00 x 38.733,24






                     
99.599,84






 



 



 






A



=



                     
34.999,97 TL olarak hesaplanacaktır.






 


Bu tutar, Kanun hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak
bulunan (34.999,97 x %5,2276=)1.829,66 TL ile birlikte (34.999,97 +
1.829,66=)36.829,63 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammına mahsup
edileceğinden, yıllık gelir vergisinin kalan (90.000,00 - 34.999,97=)55.000,03
TL’si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil
edilecektir.


 


Diğer taraftan, 90.000,00 TL vergi aslı için hesaplanan gecikme faizi
yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak hesaplanan 4.095,00 TL Yİ-ÜFE
tutarına karşılık kısmi ödeme nedeniyle mahsup edilecek tutar ile takip
edilecek gecikme faizi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.


 


Yıllık gelir vergisi kanuni süresinde beyan edildiğinde iki eşit
taksitte ödenmektedir. Kanuni süresinden sonra tahakkuk ettirilen yıllık gelir
vergisi için gecikme faizi, taksitlerin kanuni ödeme süreleri dikkate alınarak
hesaplanmaktadır. Bu çerçevede örnek olayda gecikme faizi ve gecikme faizi
yerine tahsil edilecek Yİ-ÜFE tutarının hesabında da yıllık gelir vergisi
taksitlerinin kanuni ödeme süreleri esas alınmıştır.


 


Mükellefin, Kanun gereğince gecikme faizinden yararlanacağı tutar
(F=F1+F2);


 


F1=
Yıllık Gelir Vergisi 1. Taksit Tutarına İsabet Eden Gecikme Faizinin Kanundan
Yararlanacağı Tutar: (34.999,97 / 2=)17.499,99 x %5,25= 918,75 TL’dir.


 


F2=
Yıllık Gelir Vergisi 2. Taksit Tutarına İsabet Eden Gecikme Faizinin Kanundan
Yararlanacağı Tutar: (34.999,97 / 2=)17.499,98 x %3,85= 673,75 TL’dir.


 


F=
918,75 + 673,75=1.592,50 TL olacaktır.


 


Mükelleften, 21.240,00 TL gecikme faizi yerine hesaplanmış olan
4.095,00 TL tutarında Yİ-ÜFE’ye karşılık 1.592,50 TL tahsil edildiği
dikkate alındığında, bu tahsilata isabet eden gecikme faizi tutarı;


 





F



=



Gecikme Faizi x
Ödenen Yİ-ÜFE (Gecikme Faizi Yerine)






Hesaplanan Yİ-ÜFE
(Katsayı Tutarı Hariç)






 





F



=



21.240,00 x
1.592,50






4.095,00






 



 



 






F



= 8.260,00 TL olarak hesaplanacaktır.






 


(21.240,00 - 8.260,00=)12.980,00 TL gecikme faizinin takibine devam
edilmesi gerekmektedir.


 


Mükellefin, Kanun gereğince vergi ziyaı cezasından yararlanacağı tutarın
“C” olduğu varsayılmıştır.


 





C



=



Alacak Aslı
(Vergi Ziyaı Cezası) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)






Toplam Taksit
Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)












C



=



90.000,00 x
38.733,24







99.599,84







 



 



 



 






C



=



34.999,97 TL olarak
hesaplanacaktır.



 






 


Bu tutar, Kanun hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak
bulunan (34.999,97 x %5,2276=)1.829,66 TL ile birlikte (34.999,97 +
1.829,66=)36.829,63 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammının tahsilinden
vazgeçilecektir. Vergi ziyaı cezasından kalan (90.000,00 - 34.999,97=)55.000,03
TL’si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil
edilecektir.


 


Mükellefin, Kanun gereğince özel usulsüzlük cezasından yararlanacağı
tutarın “U” olduğu varsayılmıştır.


 





U



=



Alacak Aslı (Özel Usulsüzlük Cezası ) x Ödenen Taksit
Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)






Toplam Taksit
Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)












U



=



800,00 x 38.733,24







99.599,84







 



 



 



 






U



=



311,11 TL
olarak hesaplanacaktır.



 






 


Yapılandırılan 800,00 TL özel usulsüzlük cezasına karşılık 311,11 TL
ödeyen mükellefin Kanundan ödediği tutar kadar yararlandırılmasında
yapılandırma öncesi tutarın da dikkate alınması gerektiğinden, yapılandırma
öncesi 1.600,00 TL tutarındaki özel usulsüzlük cezasına karşılık Kanundan yararlanılacak
tutar (Y) aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.


 





Y



=



Yapılandırma
Öncesi Alacak Aslı x Özel Usulsüzlük Cezasına Karşılık Ödenen Tutar






Yapılandırılmış
Tutar












Y



=



1.600,00 x
311,11







800,00







 



 



 



 






Y



=



622,22 TL olarak
hesaplanacaktır.



 






 


Borçludan özel usulsüzlük cezası olarak (1.600,00 - 622,22=)977,78 TL
tutar takip edilecektir.


 


Yapılan tahsilatlardan bakiye 5.810,00 TL ise katsayı tutarı
olup bu tutarla ilgili herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır.


 


4- İhlal Hâlinde Alacakların Takibi


 


7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında “(8) Bu
Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen
ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun
hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda
öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve
vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu
Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini
koruyarak kaldığı yerden devam eder.” hükmü yer almaktadır.


 


Bu hükme göre, Kanun kapsamında yapılandırıldığı
halde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların, yapılandırma
öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat
kapsamında yapılacak ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip
işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edecektir.


 


Dolayısıyla,
alacakların Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle yapılandırılması bu alacakların
niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda
öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve
vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri
yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edilecektir.


 


Diğer taraftan, alacağın ödenmesinden
sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183
sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri
nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi
amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de
Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam
edilmesi gerekmektedir.


 


E-
TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLEN ALACAKLAR


 


7256 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasında, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip
edilmekte olan belli tutarın altındaki alacakların tahsilinden vazgeçilmesine
yönelik hükümlere yer verilmiştir.


 


Anılan fıkra kapsamına;


 


- Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan,


 


- Vadesi 31/12/2014 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce olan,


 


- Her bir alacak türü ve dönemi itibarıyla aslı
100,00 TL’yi aşmayan (tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer’iler dâhil),


 


- Aslı ödenmiş fer’i alacaklardan tutarı 200,00
TL’yi aşmayan,


 


- Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş
olan,


 


alacaklar girmektedir.


 


Buna göre, vergiler, vergi cezaları, kaynak
kullanımını destekleme fonu alacakları, ecrimisil, adli para cezaları, idari
para cezaları, öğrenim ve katkı kredisi alacakları, yiyecek bedelleri gibi 6183
sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan tüm amme alacakları bu fıkra
kapsamında terkin edilecektir.


 


Diğer taraftan, alacağın gelir kaydedileceği
bütçe ayrımı yapılmaksızın Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan alacakların
tamamı, fıkrada belirtilen diğer şartlara sahip olmaları hâlinde, terkin
edilecektir.


 


Öte yandan, fıkrada aranan diğer şartların
yanında alacak aslının 100,00 TL’yi aşmaması hâlinde bu alacak aslı ile
tutarına bakılmaksızın bu asla tatbik edilen fer’ilerin tamamı terkin
edilecektir. Ayrıca, alacak aslı ödenmiş olan fer’i alacaklardan tutarı 200,00
TL’yi aşmayan alacak tutarları da terkin edilecektir.


 


Örneğin; 2013 takvim yılının 3 üncü geçici vergi
dönemine ilişkin beyanname, süresinde verilmiş olmasına rağmen vergi
ödenmemiştir. 2013 takvim yılına ilişkin yıllık beyanname Mart 2014 ayında
süresinde verilmiştir. Ödenmeyen geçici vergi, yıllık beyanname verilmesi nedeniyle
terkin edildiğinden, geçici verginin vade tarihinden terkin edildiği tarihe
kadar geçen süre için hesaplanan 183,00 TL tutarındaki gecikme zammının tahsil
edilmesi gerekmektedir. Ancak, söz konusu gecikme zammının aslı bulunmadığından
ve 200,00 TL’yi aşmadığından bu fıkra kapsamında tahsilinden vazgeçilecektir.


 


F- DİĞER HUSUSLAR


 


1-
Tüzel kişiler ya da tüzel kişiliği haiz olmayan teşekküller için Kanun
hükümlerinden yararlanma başvuruları bunların kanuni temsilcileri tarafından
yapılacaktır.


 


2-
7256 sayılı Kanun hükümlerinden, 213
sayılı Kanun ile 6183 sayılı Kanunda yer alan sorumluluk düzenlemeleri
nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi
amme borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutar dikkate alınarak yararlanabileceklerdir.


 


1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Müşavirlik Kanunu uyarınca mükellefle
birlikte borcun ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumluluğu
bulunanların da bu Kanun hükmünden yararlanmaları mümkündür.


 


Asıl amme borçlusu ile birlikte borcun
ödenmesinden birden fazla kişinin sorumlu olması hâlinde bu kişilerce Kanun
hükümlerinden farklı taksit seçenekleri seçilmek suretiyle yararlanılması
mümkün bulunmaktadır.


 


3-
Adi ve kollektif şirketlerde ortak olanlar şirketin borçlarının tamamı
üzerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından, bu ortaklar da
sorumlu oldukları bu borçlar için Kanun hükmünden yararlanabileceklerdir.


 


4-
7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020
tarihi itibarıyla haklarında 9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre iflasın açılmasına
karar verilen gerçek ve tüzel kişilerin Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri
için iflas işlemlerini yürüten iflas idaresinin ilgili vergi dairesine yazılı
olarak müracaat etmesi zorunludur. Ancak, iflas idaresi tarafından verilen
yetki belgesine istinaden müracaatta bulunulabilmesi mümkündür.


 


Bununla
birlikte, iflas hâlindeki tüzel kişiliklerin ortaklarının ve kanuni
temsilcilerinin 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun uyarınca sorumlu
oldukları borçlar için Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri mümkün
bulunmaktadır.


 


Ancak, iflas hâlinde bulunan mükelleflerden
aranılan kamu alacaklarına ilişkin olarak Kanundan yararlanmak için başvuru
süresi içerisinde herhangi bir başvuruda bulunulmaması ve/veya bu alacakların
31/12/2020 tarihinden sonra iflas masasına kaydedilmiş olması hâlinde,
alacaklar Kanunun kapsadığı dönemlere ait olsa dahi Kanun hükümlerinden
yararlanılamayacaktır.


 


2004 sayılı Kanun kapsamında haklarında iflas ertelemesi kararı bulunan
şirketler ve kooperatifler 7256 sayılı Kanuna göre yapacakları başvurularını
haklarında verilmiş mahkeme kararı dikkate alınarak temsile yetkili kişiler
vasıtasıyla yapacaklardır.


 


Aynı şekilde, 2004 sayılı Kanun kapsamında konkordato kararı verilmiş
ve kayyım atanmış borçlular da, 7256 sayılı Kanuna göre yapacakları
başvurularını haklarında verilmiş mahkeme kararı dikkate alınarak temsile
yetkili kişiler vasıtasıyla yapacaklardır.


 


5- 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce, vergi mevzuatında
yer alan düzenlemeler nedeniyle mahsuben iade talebi bulunan mükellefler
diledikleri takdirde mahsup talep ettikleri borçları için Kanun hükümlerinden
yararlanabilecektir. Bu takdirde, mahsuben iade talebinden vazgeçtiklerini
bağlı bulundukları vergi dairesine, birden fazla vergi dairesine mahsup talepli
borçları olması hâlinde, her birine ayrı ayrı Kanundan yararlanmak için
belirlenen başvuru süresi içinde ekte bir örneği yer alan (Ek:2/F)
dilekçeyle bildirmeleri gerekmektedir.


 


Mükellefin kendi borcu dışında, ilgili mevzuat uyarınca üçüncü
şahısların borçlarına mahsup talebi olması hâlinde ise mahsup talebinden
vazgeçebilmesi için borcuna mahsup istenen üçüncü şahsın da bu konuya yönelik
irade beyanı aranılacaktır. Bu takdirde, mükellefin üçüncü şahıs lehine yaptığı
mahsup talebi hükümsüz kalacaktır. Lehine mahsup talep edilen üçüncü şahsın ise
mükellefin irade beyanı olmadan Kanundan yararlanmak üzere başvuruda
bulunabileceği tabiidir.


 


Bununla birlikte, mahsup talebinden vazgeçen mükelleflerin, mahsup
talebine konu iade alacaklarını Kanun kapsamındaki taksitlerine Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükmüne
göre veya Kanun kapsamında yapılandırılmayan vergi borçlarına ilgili mevzuat
uyarınca mahsubunu talep etmeleri mümkündür. Bu durumda, mahsuba esas alınacak
tarih, Kanunun yayımı tarihinden sonra yaptıkları başvuru tarihi dikkate
alınarak belirlenecektir.


 


Diğer
taraftan, ilgili vergi mevzuatından doğan iade alacağının vergi borcuna
mahsubunu talep eden ve vergi borcunu Kanuna göre ödemek üzere bu mahsup
talebinden vazgeçen mükelleflere iade alacaklarının, mahsubundan vazgeçilen
borcun söz konusu Kanun kapsamında yapılandırılmasından sonra hesaplanan taksit
tutarları toplamını aşan kısmı, ilgili mevzuat hükümleri ve 6183 sayılı Kanunun
23 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanunun 88 inci maddesinin onaltıncı fıkrası göz önünde
bulundurularak nakden iade edilebilecektir.


 


6-
Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, Kanunun 3 üncü maddesinde
öngörülen katsayı uygulaması hariç olmak üzere Kanunun yayımı tarihinden
sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi herhangi bir
fer’i alacak tatbik edilmeyecektir.


 


7- 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onikinci fıkrasında,
Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak tatbik edilen hacizlerin yapılan
ödemeler nispetinde kaldırılacağı ve buna isabet eden teminatların iade
edileceği hükme bağlanmıştır.


 


Buna göre, Kanun kapsamındaki borçlarını ödemek üzere başvuran ve
borçlarına karşılık ödemede bulunan mükelleflerin mal varlığına tatbik edilen
hacizler, bu malların bölünebilir nitelikte olması ve haczin devam edeceği
malların, ödenmemiş taksitlerin yapılandırma öncesi tutarını karşılayacak
değerde olması şartıyla ödemeler nispetinde kaldırılacaktır.


 


Bu hüküm çerçevesinde, borçları Kanun hükmüne göre taksitlendirilen
mükelleflerin teminat değişikliği talepleri de değerlendirilebilecektir.


 


Diğer
taraftan, bu Kanun kapsamında
yapılandırılan borçlar muaccel olmaktan çıktığından, bu borçlarla ilgili olarak
6183 sayılı Kanun kapsamında takip işlemi yapılmamaktadır. Ancak, Kanunun 3
üncü maddesinin onikinci fıkrası hükmüne
göre, bu Kanun kapsamında ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere
konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre
alacaklı tahsil dairesince satılabilecektir. Satış sonucunda elde edilecek
tutarın, ilgili mevzuata göre öncelikli alacakların mahsubundan sonra
yapılandırmaya konu borçlara mahsup edilmesi icap etmektedir.


 


Aynı fıkra gereğince, borçlu tarafından hacizli
malların satılmasının talep edilmiş olması, alacaklı tahsil dairesince söz
konusu malların satışa çıkarılamaması ya da satışa çıkarıldığı halde satılamaması durumunda, borçluya Kanun
kapsamında ödenmesi gereken taksitleri süresinde ödememe hakkı vermemektedir.
 


 


8-
Borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılan ödemelerin kredi kartı
kullanılmak suretiyle yapılması durumunda borç kredi kartı ile ödeme işleminin
gerçekleştiği anda ödenmiş olacağından, bu şekilde yapılmış olan ödemeler
yönünden de varsa ödenen alacaklara ilişkin tatbik edilmiş hacizler ödeme
nispetinde kaldırılacak ve alınmış teminatlar iade edilecektir.


 


Kredi kartıyla
son taksiti de içerecek şekilde ödeme yapılması hâlinde, kredi kartıyla yapılan
ödemelerin ilişkin olduğu motorlu taşıtların satış ve devrine ait ilişik kesme
belgesi verilebilecektir.


 


9- 7256 sayılı Kanuna göre başvuruda bulunan ve borçları Kanuna
göre taksitlendirilen mükellefler tarafından, borcu olup olmadığına dair yazı
istenilmesi hâlinde Kanun hükümleri ihlal edilmediği sürece bu borçları için
vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair yazı verilecektir.


 


10- 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında,
tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı ve alkollü içkilerin üreticileri
ve ithalatçılarının, 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin (6)
numaralı bendinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetki kapsamında
kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiket ve işaretleri kullanmalarına izin
verilebilmesi için bu Kanun kapsamında yapılandırılan ve vadesi 1/3/2016
tarihinden sonra gelen 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi
Kanununun III sayılı Listesinin (A) ve (B) Cetvellerinde yer alan ürünlere
ilişkin özel tüketim vergisi ve bu vergiye ait beyannameden doğan damga vergisi
ile bu vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı
tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın
tamamının ödenmesinin şart olduğu hükme bağlanmıştır.


 


Buna göre, bu Kanun kapsamında yapılandırılan ve vadesi 1/3/2016
tarihinden sonra gelen 4760 sayılı Kanunun III sayılı Listesinin (A) ve (B)
Cetvellerinde yer alan ürünlere ilişkin özel tüketim vergisi ve bu vergiye ait
beyannameden doğan damga vergisi ile bu vergilere bağlı gecikme faizi ve
gecikme zammı yerine 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın tamamı ödenmediği müddetçe,
tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı ve alkollü içkilerin üreticileri
ve ithalatçılarının 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin (6) numaralı
bendinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetki kapsamında kullanılma
zorunluluğu getirilen özel etiket ve işaretleri kullanmalarına izin
verilmeyecektir.


 


11-
7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde, il özel
idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile Gençlik ve
Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına
tescil edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor
kulüplerine, Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarlarını ikişer aylık
dönemler hâlinde azami 36 eşit taksitte ödenmesi imkânı verilmiştir.


 


Spor
kulüplerinin bu imkândan yararlanabilmeleri için başvuru sırasında Gençlik ve
Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına
tescil edilmiş spor kulübü olduklarını belirten belgeyi ibraz etmeleri
gerekmektedir. Bu kulüplerin dernek veya şirket şeklinde örgütlenmiş olması
Kanun ile verilen imkândan yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir. Spor
kulüplerinden aranılan amme alacaklarıyla ilgili olarak ikincil sorumluluğu
bulunan kişiler de bu hükümden yararlanabilecektir.


 


7256 sayılı Kanun hükmüne göre bu kuruluşların kendilerine verilen
imkânı kullanarak ödeme yapmak istemeleri hâlinde, yapılandırılan alacak
tutarına; yirmidört eşit taksit için (1,194), otuz eşit taksit için (1,238),
otuzaltı eşit taksit için (1,318) katsayısı uygulanacaktır. Katsayı uygulaması
bu Tebliğin (II/C-2) bölümüne göre yapılacaktır.


 


Diğer
taraftan, il özel idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz
kuruluşlar dışında il özel idarelerine ait tüzel kişiler ise Kanunun tanıdığı
azami 36 eşit taksit imkânından
yararlanamayacaklardır.


 


12-
7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ile
belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların bu Kanun
kapsamında yapılandırdıkları borçlarına ilişkin taksit tutarları, belediyelerin
genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından,
5779 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 oranı dikkate
alınmaksızın aylık dönemler hâlinde azami yüz yirmi eşit taksitte tahsil edilecektir.
Bu kapsamda, kesinti tutarı her hal ve takdirde bu idareler adına genel bütçe
vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan payların aylık tutarının
%50’sini aşamayacaktır.


 


7256 sayılı
Kanun hükmüne göre bu kuruluşların kendilerine verilen imkânı kullanarak ödeme
yapmak istemeleri hâlinde, yapılandırılan alacak tutarına;


 


- altı eşit
taksit için (1,032),


- dokuz eşit
taksit için (1,053),


- oniki eşit
taksit için (1,064),


- onsekiz eşit
taksit için (1,086), 


- yirmidört
eşit taksit için (1,109),


- otuzaltı
eşit taksit için (1,19),


- kırksekiz
eşit taksit için (1,247),


- altmış eşit
taksit için (1,304),


- yetmişiki
eşit taksit için (1,361),


- yüzyirmi
eşit taksit için (1,640)


 


katsayısı
uygulanmak suretiyle bulunan tutar, taksit sayısına bölünerek ödenecek taksit
tutarları aylık dönemler hâlinde kesinti yoluyla tahsil edilecektir.


 


5779 sayılı
Kanuna göre yapılacak kesintilerin Cumhurbaşkanınca durdurulması hâlinde,
yapılandırılan borçlara ilişkin aylık taksitlerin ödeme süreleri kesinti
yapılmayan aylar için durdurulacak ve ödenmeyen taksitler tercih edilen taksit
ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı
uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle tahsil
edilecektir. Bu kapsamdaki taksitlerin süresinde ödenmemiş olması ihlal nedeni
sayılmayacaktır.


 


Öte yandan, bu
idarelerin taksit tutarlarının, genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı
üzerinden aktarılacak tutarlardan daha yüksek olması hâlinde, eksik tutarların
taksit ödeme süresini takip eden ay sonuna kadar borçlu tarafından ödenmesi
durumunda, bu tutarlara geç ödeme zammı hesaplanmayacaktır. Bu suretle ödeme
yapılmaması hâlinde eksik ödenen tutarlara geç ödeme zammı hesaplanacağı
tabiidir.


 


Bu bent kapsamında kesinti yoluyla tahsil
edilecek olan taksitlerin, bent hükmünde belirtildiği şekilde bir takvim
yılında ikiden fazla süresinde ödenmemesi hâlinde Kanundan yararlanma hakkı
kaybedilecektir.


 


Ayrıca,
belediyelerin Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde
belirtilen peşin ödemede indirimden yararlanabilmesi için yapılandırılan
tutarın tamamını 1 Şubat 2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar, aynı fıkranın
(b) bendinde belirtilen indirimlerden yararlanılabilmesi için yapılandırılan
tutarın tamamını 31 Mart 2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar bu Tebliğin
(II/C-2-a) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde ödemeleri gerekmektedir.


 


13- 7256 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak için açılmış davalardan
vazgeçilmesi şart olduğundan, borçlular tarafından Kanundan yararlanmak için
yapılan başvurular üzerine tahsilat işlemlerinden dolayı açılmış davalar sulh
yoluyla sonuçlanacaktır. Bu nedenle, 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesi
uyarınca alacağın takibi için düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılmış
olan davalara konu alacaklar için Kanun hükmünden yararlanmak üzere başvuruda
bulunulması hâlinde, ödeme emrine karşı açılmış davalardan da vazgeçildiğinden,
6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince %10 oranındaki haksız çıkma zammı
talep edilmeyecektir.


 


14- 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrasında
“(14) Bu Kanun kapsamındaki alacaklara ilişkin ilgili mevzuatta yer alan
özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri
işlemez.” hükmü yer almaktadır.


 


Bu hüküm, 7256 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunda
yer alan ceza kesme zamanaşımı sürelerinin işlememesini de sağlamaktadır.


 


Kanunun yayımı tarihinden önce pişmanlık talebi
ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile
kendiliğinden verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergiler kesinleştiği
halde bu vergilere bağlı olarak kesilmesi gereken vergi ziyaı cezaları Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla farklı safhalarda bulunabilmekte olup, Kanun
kapsamında yapılandırılan ya da bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olan
vergilere ilişkin vergi ziyaı cezalarına yönelik aşağıdaki şekilde işlem
yapılması gerekmektedir.


 


a) Vergi aslının bu Kanuna göre yapılandırılması
durumunda, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vergi ziyaı cezasının bulunduğu
hukuki aşama dikkate alınarak işlem tesis edilecektir. Buna göre, Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla;


 


(1) Vergi ziyaı cezasının kesilmediği veya
vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edilmediği hallerde vergi aslına ilişkin
taksit ödemeleri devam ettiği müddetçe vergi ziyaı cezası kesilmeyecek ve
vergi/ceza ihbarnameleri tebliğ edilmeyecektir. Vergi aslının bu Kanuna göre
tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ziyaı cezalarının kesilmesinden ve tebliğinden
vazgeçilecektir. 7256 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi durumunda ise
Kanunun 3 üncü maddesinin on dördüncü fıkrasına göre işlemeyen ceza kesme
zamanaşımı süresi dikkate alınarak gerekli işlemler tesis edilecektir.


 


(2) Vergi ziyaı cezası kesilerek vergi/ceza ihbarnamesinin
tebliğ edildiği hallerde vergi ziyaı cezası için;


 


i) Uzlaşma talep edilmiş ve uzlaşma talebinden
vazgeçilmemiş ise Kanunun yayımı tarihinden sonra uzlaşma sağlanmış olsa dahi,
vergi aslının tam ödenmesine müteakip cezanın tahsilinden vazgeçilmesi, Kanunun
yayımı tarihinden sonra tahsil edilen bir tutarın bulunması hâlinde red ve iade edilmesi,


 


ii) Ceza indirimi talep edilmiş ve indirim
talebinden vazgeçilmemiş ise, Kanunun yayımı tarihinden sonra vergi ziyaı
cezasına karşılık ödeme yapılmış olması hâlinde vergi aslının bu Kanuna göre tam olarak ödenmiş olması şartıyla, vergi
ziyaı cezasının tahsilinden vazgeçilerek tahsil edilen tutarın red ve iade
edilmesi,


 


iii) Dava açılmış ve ihtilaftan vazgeçilmemiş
ise, vergi aslının bu Kanuna göre tamamen ödenmesi şartıyla, ödemenin tam
yapıldığı tarihten sonra yargı kararları uyarınca işlem yapılmaması ve idarece
de ihtilafın sürdürülmemesi, Kanunun yayımı tarihinden sonra tahsil edilen bir
tutarın bulunması hâlinde red ve
iade edilmesi,


 


gerekmektedir.


 


b) Vergi aslının Kanunun yayımı tarihinden önce
tamamen ödenmiş olması hâlinde,
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vergi ziyaı cezalarının;


 


(1) Kesilmemiş olması durumunda kesilmesinden,
kesildiği halde vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmemiş olması durumunda tebliğ
edilmesinden,


 


(2) Kesilerek vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ
edildiği hallerde; uzlaşma talep edilmişse uzlaşma talebinden, ceza indirimi
talep edilmişse indirim talebinden, vazgeçildiği kabul edilerek söz konusu
vergi ziyaı cezalarının tahsilinden,


 


(3) Davaya konu (ihbarnamenin ve/veya takip
işlemlerinin) olması durumunda borçlunun müracaat etmesi ve ihtilafından
vazgeçmesi şartına bağlı olarak bu cezaların ve bunlara ilişkin gecikme
zamlarının tamamının tahsilinden,


 


(4) Kesinleştiği (Kanunun yayımı tarihinden sonra
kesinleşenler dâhil) halde takibe ilişkin ihtilafın bulunmaması koşuluyla vergi
dairesi tarafından re’sen, bu cezaların ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının
tamamının tahsilinden,


 


vazgeçilecektir.


 


15- 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara ilişkin
zamanaşımı süreleri 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının
onbirinci bendi hükmü dikkate alınarak tayin edilecektir.


 


 


16- 7256 sayılı Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık;


 


- Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar,


 


- Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar,


 


- Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen
faizler,


 


red ve iade edilmeyecektir.


 


17- Bu
Kanun hükümlerine göre başvuruların e-devlet
(www.turkiye.gov.tr) veya Gelir İdaresi Başkanlığının (www.gib.gov.tr)
internet adresi üzerinden yapılması hâlinde, başvuru tarihi elektronik ortamda
başvurunun yapıldığı tarih olacaktır.


 


Diğer taraftan, yazılı olarak yapılan başvuruların
taahhütlü posta veya APS ile gönderilmesi hâlinde postaya verildiği tarih, adi
posta ile gönderilmesi hâlinde ise tahsil dairesinin kayıtlarına intikal ettiği
tarih başvuru tarihi olarak dikkate alınacaktır.


 


18- 2918 sayılı
Kanunun 48 inci maddesinin onüçüncü fıkrasında, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı
maddelerin etkisi altında araç kullandığı tespit edilen sürücülerin geri alınan
sürücü belgesinin iade edilebilmesi için ilgili kişi hakkında trafik
kurallarına aykırılık dolayısıyla verilmiş olan idari para cezalarının
tamamının tahsil edilmiş olmasının şart olduğu hükme bağlanmıştır.


 


Buna göre, 7256 sayılı Kanun kapsamında borçlarını yapılandıran
borçlulara, 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin onüçüncü fıkrasına göre
trafik idari para cezası borcu bulunmadığına dair yazının verilebilmesi için bu
borçların tamamının ödenmiş olması gerekmektedir.


 


19- Bu
Tebliğin ekleri, çoğaltılmak suretiyle kullanılabilir.


 


20- 7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin üçüncü
fıkrasında, diğer bazı alacakların da Kanun kapsamında yapılandırılacağı hüküm
altına alınmış olup, Kanunun 4 üncü maddesinde Kanun kapsamında
yapılandırılarak ödenecek alacaklar, alacaklı idareler de belirtilmek suretiyle
bu Tebliğe ekli tabloda (Ek:3) gösterilmiştir.


 


Tebliğ olunur.


 


 


Eki
için
tıklayınız.            



 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?