1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu

KanunNo: 1632Resmî Gazete: 15.06.1930 / 1520

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

 


ASKERİ CEZA KANUNU[1][2]


 


Kanun Numarası                         :1632


Kabul Tarihi                                :22/5/1930


Yayımlandığı Resmî Gazete       :Tarih: 15/6/1930 Sayı :
1520


Yayımladığı Düstur                    :Tertip: 3 Cilt:
11 Sayfa : 367


 


 


BİRİNCİ
KISIM


Askeri
suçlar ve kabahatler ve cezalar


 


BİRİNCİ
BAP


Esaslar


Askeri cürüm ve
kabahat:


Madde 1 – Türk Ceza Kanununa göre cürümler ve
cezalar hakkında umumi suretle cari olan esaslar bu kanunda hilafı yazılı
olmadıkça askeri cürümler ve cezalar hakkında da tatbik olunur.


1 - Bu kanunun ölüm,
ağır hapis ve hapis cezalariyle cezalandırdığı suçlar askeri cürümlerdir.


2 - Bu kanunun kısa
hapis cezasiyle cezalandırdığı suçlar askeri kabahatlerdir.


 


Askerlerin askeri
olmayan suçları:


Madde 2 – Askeri şahısların askeri olmayan
suçları için Türk Ceza Kanunu hükümleri tatbik olunur.


 


Askeri şahıslar:[3]


Madde 3 – (Değişik: 22/3/2000 -
4551/1 md.)


Askerî şahıslar;
Mareşalden asteğmene kadar subaylar, astsubaylar, Millî Savunma Bakanlığı ile
Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel, uzman
jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile askerî
öğrencilerdir.


Milli Savunma Bakanlığı
ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan Devlet memurlarının
asker kişi sıfatları, 4.1.1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç
Hizmet Kanununun 115 inci maddesinde belirtilen yükümlülükleri ile sınırlıdır.


 


İhtiyat askeri
şahıslar:


Madde 4 – İhtiyat askeri şahıslar askeri
hizmetlerde bulundukları müddetçe bu kanun hükümlerine tabidirler.


 


Asker kişilerin
yabancı ülkelerde işledikleri askerî suçlar


Madde 5 – (Mülga:
25/10/1963-353/259 md.; Yeniden düzenleme : 22/3/2000-4551/2 md.) Asker kişilerin yabancı ülkelerde
Türk askerî kıt’a, karargâh ve kurumlarında veya diğer resmi görevleri sırasında
veya esir kamplarında işledikleri askerî suçlar, Türkiye’de işlenmiş sayılır.
Bunlar hakkında yabancı ülkede hüküm verilmiş olsa bile, Milli Savunma
Bakanının talebi üzerine Türkiye’de tekrar muhakeme olunurlar. Bu halde, yabancı
ülkede verilip infaz edilen ceza, verilecek cezadan indirilir. Ceza nev’ileri
farklı ise, mahkeme yapılacak indirmeyi tayin eder.


 


Müttefik hükümetlerin
askeri şahıslarına karşı yapılan suçlar:


Madde 6 – Müttefik hükümetlerin askeri
şahısları ile müşterek vazife sırasında bu şahıslara karşı yapılan askeri suçlar
müttefik hükümetler ile mukabele bilmisil mukavelesi varsa Türkiye askeri
şahıslarına yapılmış sayılarak ona göre cezalandırılır.


 


Harb hükümleri ve cari
olacağı hal ve vakitler:


Madde 7 – (Değişik:
15/6/1942-4257/1 md.)


Bu kanunda
"seferberlikte" tabiriyle takyit edilen ceza hükümleri (Harb
hükümleri) dir ve aşağıdaki hal ve vakitlerde caridir:


A) Umumi seferberlik
müddetince askeri şahıslar hakkında;


B) Kısmi seferberlik
ilan olunan mıntıkalarda bunun devamı müddetince askeri şahıslar hakkında;


C) Örfi idare ilan
olunan mıntıkalarda harb hükümleri tatbik olunacağına Cumhurbaşkanınca karar
verildiği takdirde bunun devamı müddetince mezkür mıntıkada bulunanlar hakkında;[4]


D) Fesat ve isyan
halinde veyahut silah kullanılacak askeri bir hareket yapılması halinde kumanda
eden subay tarafından harb hükümleri mer'i olacağı resmen bildirilen askeri
kıtalar hakkında bu hallerin devamı müddetince;


E) Bulundukları mahalde en büyük
rütbeli komutan tarafından harb hükümleri mer'i olacağı kendilerine resmen tebliğ
olunan harb esirleri hakkında.


 


Seferberlik ve tarifi:


Madde 8 – 1 - Sefer tabiri harb halini ihtiva
eden seferberliktir. 


2 - Seferberlik, ordunun
veya bazı kısımlarının seferber olmasını amir olan emirde yazılı ve muayyen
tarihten başlayarak ilgasını mübeyyin neşrolunan emirde yazılan tarihte biten
haldir.


3 - Hazarda Türkiye
Cumhuriyeti hudut ve kara suları dışında yalnız dahi seyrü hareket eden her
harb tayyare ve harb gemisi üssülharekelerinden birine varıncaya kadar bu
kanunun tatbikatında seferber sayılır.


 


Düşman karşısı:


Madde 9 – Seferberlikte düşman ile müsademeyi
intizaren emniyet hizmetleri tatbik ve ifa olunmağa başladığı zamandan itibaren
bu müsademeye memur kıta, gemi, tayyare düşman karşısında sayılır.


 


Silahlı eşkiya:


Madde 10 – Silahlı eşkiya düşman sayılır.


 


Silahlının tarifi:


Madde 11 – Bu kanunun tatbikatında;
"Silahlı" tabirinden maksat hizmetin icabı olan silahı hamili
bulunmak, veya silahının başında olarak bir amirin kumandası ve nezaretiyle
hizmete başlanılmış olmak halidir.


 


Hizmetin tarifi:


Madde 12 – Bu kanunun tatbikatında (Hizmet)
tabirinden maksat gerek malüm ve muayyen olan ve gerek bir amir tarafından
emredilen bir askeri vazifeninmadun tarafından yapılması halidir.


 


Memur, amir ve üstün
tarifi:


Madde 13 – (Değişik:
15/6/1942-4257/1 md.)


1 - Bu kanunun
tatbikatında "memur" tabirinden maksat 12 nci maddede yazılı hizmeti
ifa ile mükellef olandır.


2 - Amir, makam ve
memuriyet itibariyle emretmek salahiyetini haiz kimsedir.


3 - Üst tabiri rütbe ve
kıdem büyüklüğünü gösterir.


4 - Herhangi bir suretle
ciheti askeriyece  göz altına alınan yabancı devlet orduları mensupları
arasında astlık ve üstlük münasebetleri cari değildir. Bunlar arasında astlık
ve üstlük münasebetleri salahiyetli komutanlar tarafından hususi surette
verilen emirle teessüs edebilir.


 


Toplu erbaş ve er
karşısının tarifi:


Madde 14 – Bir fiil toplu erbaş ve er karşısında
yapılmış sayılarak kanunun bu kayıt ile takyit ettiği hükümlerin tatbikı için
amir veya mafevk ile failden veya şeriklerden başka askeri hizmet maksadiyle
toplanmış en az yedi askeri şahsın bulunması şarttır.


 


Nöbetçi, karakol,
devriyenin tarifi:


Madde 15 – 1 - Bu kanunun tatbikatında nöbetçi
hazarda ve seferde emniyet, muhafaza, disiplin, tarassut maksatlariyle silahlı
olarak bir yere konulan ve muayyen bir talimatı bulunan tek veya çift askerdir.


2 - Karakol hazarda ve
seferde aynı maksatlarla konulan ve bir amir emrinde bulunan silahlı bir kısım
askerdir.


3 - Devriye hazarda ve
seferde aynı maksatlarla muayyen bir mıntakada seyyar olarak vazife yapan bir
veya daha ziyade silahlı askerdir.


 


Ordu ve kıtanın
tarifi:


Madde 16 – Bu kanunda yazılı olan
"Ordu" kelimesi kara, deniz ve hava kuvvetlerine; ve kıta kelimesi
subay kumandasında bulunan her birliğe şamildir.


 


İstirdat ve tazminat
nasıl hükmolunur:


Madde 17 – Askeri mahkeme istirdat ve tazminata
Türk Ceza Kanununun koyduğu kaideler mucibince hükmeder.


(Ek:
11/12/1935-2862/1 md.) Adli amirler disiplin cezasile birlikte değeri 25
lirayı geçmiyen şeyler için istirdad ve tazminata da karar verebilirler.


Bu kararlar aleyhine
tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün içinde askeri mahkemede itiraz
olunabilir. İtiraz üzerine duruşma yapılarak hüküm verilir. İtiraz eden,
muhakeme için tayin edilen günde mahkemede bulunmazsa itiraz hakkının düşmesine
mahkemece karar verilir.


İtiraz üzerine mahkemece
verilecek kararlar kat'i olup bunlar aleyhine temyize müracaat olunamaz.[5]


 


Askeri Ceza Kanununda
yazılı cezanın icrası ve disiplin cezalarının tatbiki:


Madde
18 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.)


 


Disiplin cezaları:


Madde 19 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.)


 


İKİNCİ BAP


Cezalar


 


Umumi
hükümler


 


BİRİNCİ
FASIL


Askeri
cezalar


 


Ölüm cezası:


Madde 20 – 1- Ölüm cezası, buna mahküm olan
kimsenin hayatının izale olunmasıdır. Bu ceza askeri şahıslar hakkında askeri
bir cürümden dolayı hükmedilmiş ise mahkumun kurşuna dizilmesi suretiyle infaz
olunur.


2 - Askeri olmayan bir
cürümden dolayı askeri şahıslar ile askeri olmayan şahıslar hakkında askeri
mahkemelerden verilen ölüm hükümleri Türk Ceza Kanununun 12 nci maddesi
mucibince icra olunur. Bu veçhile asılacak ölüm mahkumları cezanın infazı için
o baptaki ilam ve tasdik emri suretleriyle C. Müddeiumumiliğine verilirler.


 


Şahsi hürriyeti tahdit
eden cezalar:


Madde 21 – Bu kanuna göre şahsi hürriyeti tahdit
eden cezalar ağır hapis ve hapis ve kısa hapistir.


 


Ağır hapis ve hapis
cezalarının mahiyeti ve neticeleri:


Madde 22 – Ağır hapis ve hapis cezalarının mahiyeti
ve neticeleri ve icrası Türk Ceza Kanununda yazılı olan kaidelere tabidir.


 


Kısa hapis cezaları :


Madde 23 – (Değişik:
15/6/1942-4257/1 md.)


A) Kısa hapis cezaları
üç türlüdür:


1 - Göz hapsi;


2 - Oda hapsi;


3 - Katıksız hapis.


B) (Değişik : 22/3/2000-4551/3
md.) Subay, astsubay, Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde
görevli Devlet memurları, uzman jandarma ve uzman erbaşlar hakkında:


1 - Dört haftaya kadar
göz hapsi,


2 - Dört haftaya kadar
oda hapsi,


Cezaları verilebilir.


C) Erbaş ve er hakkında:


1 - Dört haftaya kadar
oda hapsi;


2 - Üç haftaya kadar
katıksız hapis cezaları verilebilir.


D) (Değişik :
22/3/2000-4551/3 md.) Askeri öğrenciler hakkında : (Askeri orta ve lise ile
eşidi okullar öğrencileri hariç) dört haftaya kadar oda hapsi cezası
verilebilir.


E) Kısa hapis
cezalarında maaş ve tahsisat tam olarak verilir.


 


Göz ve oda hapsi
cezalarının mahiyeti, neticeleri ve yerine getirilmesi[6]


Madde 24 – (Değişik:
22/3/2000-4551/4 md.)


Subay, astsubay, Milli
Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet memurları, uzman
jandarma ve uzman erbaşlar;


A) Göz hapsi cezalarında:


1 - Resmi daire, kışla, eğitim
alanları ile sair yerlerdeki hizmetlerine devam ederler.


2 - Hizmetin bitiminden sonra hiçbir yere gidemezler. Kışlada veya resmi
odalarda kalırlar.


3 - Hizmete ilişkin
olanlar dışında hiçbir ziyaret kabul edemezler.


B)  Oda hapis
cezalarında :


1 - Mümkün olduğu
takdirde cezayı tek başlarına belirli bir hapis odasında geçirirler.


2 - Emir veremezler.


3 - Genel hizmet
yapamazlar.


Askeri öğrenciler, oda
hapsi cezasını belirli hapis odalarında topluca geçirirler. Hapis odalarının
kapısında bir nöbetçi bulundurulur.


 


Erbaş ve er hakkında
oda ve katıksız hapis cezalarının mahiyeti ve icrası:


Madde 25 – Erbaş ve er :


1 - Oda hapsi cezasını
muayyen hapis odalarında topluca geçirirler.


2 - Katıksız hapis
cezasını hapis odasında tek başına geçirirler.


3 - Hapis odalarının
kapısında bir nöbetçi bulundurulur.


4 - (...)[7]
Onbaşı ve erler ağır askeri hizmetlerde kullanılabilirler.


 


Katıksız hapsin icrası:


Madde 26 – Katıksız hapis, mahkuma bir katı
minder ve gıda olarak yalnız su ve istihkak miktarı ekmek verilmek ve tütün ve
saire verilmemek suretiyle tenfiz olunur. Bu mahrumiyetler hapsin dördüncü
sekizinci on ikinci günleriyle bundan sonra mahkumiyet müddetince her üç günde
bir kaldırılır.


 


Katıksız hapsin
değiştirilmesi:


Madde 27 – Mahkumun sıhhati katıksız hapse
müsait değilse disiplin cezasının bir derece daha hafifi tatbik olunur.


 


Kısa hapis cezalarının
tatbikı şartları:


Madde 28 – 1 - Bu kanunda kısa hapis cezası
gösterilen yerlerde failin rütbesine göre caiz olan kısa hapsin her nev'i
hükmolunabilir.


2 - Bu kanunda kısa
hapis cezasının nevi tasrih edilipte bu nevi cezanın failin rütbesine göre verilmesi gayricaiz olduğu takdirde failin
rütbesine göre caiz olan bir derece hafifi hükmolunur.


 


Fer'i askeri cezalar:[8]


Madde 29 – (Değişik :
22/3/2000-4551/5 md.)


Askeri şahıslar hakkında
hükmolunacak fer’i askeri cezalar şunlardır:


A) Türk Silahlı
Kuvvetlerinden çıkarma.


B) Rütbenin geri
alınması.


C) Askeri öğrencilik hukukunu
kaybettirme.


 


Türk Silahlı Kuvvetlerinden
çıkarma cezası:[9]


Madde 30 – (Değişik:
22/3/2000-4551/6 md.)


Aşağıda yazılı hallerde
subay, astsubay, uzman jandarmalar ve özel kanunlarında bu cezanın uygulanacağı
belirtilen asker kişiler hakkında, askeri mahkemeler veya adliye mahkemelerince
asıl ceza ile birlikte, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilir.
Bu husus mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa dahi, Silahlı Kuvvetlerden
çıkarmayı gerektirir.


A) Taksirli suçlardan
verilen cezalar hariç olmak üzere ölüm, ağır hapis, bir seneden fazla hapis
cezası ile hükümlülük halinde,


B) Devletin şahsiyetine
karşı işlenen suçlarla basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz
kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak
kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım
satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle
hükümlülük halinde.


Taksirli suçlardan
verilen cezalar hariç olmak üzere, askeri mahkemelerce üç aydan fazla hapis
cezası ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilebilir.


 


Türk Silahlı
Kuvvetlerinden çıkarma cezasının niteliği ve sonuçları:[10]


Madde 31 – (Değişik :
22/3/2000-4551/7 md.)


Türk Silahlı
Kuvvetlerinden çıkarma cezasının niteliği, hükümlünün Silahlı Kuvvetlerle
ilişiğinin kesilmesidir. Bu ceza, ayrıca bir hükme gerek kalmaksızın;


A) Askeri rütbe ve
memuriyetlerin kaybedilmesi,


B) Subay, astsubay,
uzman jandarma ve Devlet memuru olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine kabul
edilmeme,


Sonuçlarını doğurur.


 


Askeri öğrencilik
hukukunu kaybettirme cezası, niteliği ve sonuçları[11]


Madde 32 – (Değişik :
22/3/2000-4551/8 md.)


Aşağıda yazılı hallerde
askeri öğrenciler hakkında, askeri mahkemeler veya adliye mahkemelerince; asıl
ceza ile birlikte askeri öğrencilik hukukunu kaybettirme cezası da verilir. Bu
husus mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa dahi, Silahlı Kuvvetlerden çıkarmayı
gerektirir.


A) Taksirli suçlardan
verilen cezalar hariç olmak üzere ölüm, ağır hapis veya üç aydan fazla hapis
cezasına hükümlülük halinde,


B) 30 uncu maddenin
birinci fıkrasının (B) bendinde yazılı hallerde.


Taksirli suçlardan
verilen cezalar hariç olmak üzere, askeri mahkemelerce üç ay veya daha az hapis
cezası ile birlikte askeri öğrencilik hukukunu kaybettirme cezası da
verilebilir.


Bu ceza ayrıca bir hükme
gerek kalmaksızın;


A) Askeri öğrencilik
sıfatının,


B) Muvazzaf askeri
personel yetiştiren askeri okullara girme hakkının,


Kaybedilmesi sonuçlarını
doğurur.


 


İhraç cezasının
mahiyeti ve neticeleri:


Madde 33 – (Mülga :
22/3/2000-4551/38 md.)


 


Asker kişiler hakkında
memuriyetten mahrumiyet cezasının uygulanması:[12]


Madde 34 – (Değişik :
22/3/2000-4551/9 md.)


Subaylar, astsubaylar,
Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet memurları, uzman jandarma ve uzman
erbaşlar hakkında memuriyetten mahrumiyet cezası verildiği takdirde, bu fer’i
cezaya karşılık o kadar süre açığa çıkarılmalarına hükmolunur. Bu süre kıdemden
ve emeklilik süresinden indirilir.


Yükümlü olan erbaş ve
erler hakkında memuriyetten mahrumiyet cezası terhislerinden sonra yerine
getirilir.


Bir seneden fazla
memuriyetten mahrumiyet cezasına hükümlülük halinde, bu Kanunun Türk Silahlı
Kuvvetlerinden çıkarmaya ilişkin hükümleri uygulanır.


Altı aydan fazla
memuriyetten mahrumiyet cezası alan uzman jandarma ve uzman erbaşların Türk
Silahlı Kuvvetleri ile ilişkileri kesilir.


 


Rütbenin geri
alınması cezası, niteliği, sonuçları ve yerine getirilmesi[13]


Madde
35 – (Değişik : 22/3/2000 - 4551/10 md.)


Rütbenin
geri alınması cezası 30 uncu maddede yazılı hallerde erbaşlar hakkında uygulanır.
Bu husus mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa dahi, rütbenin geri alınması
işlemi idarece re’sen uygulanır.


Rütbenin geri alınması cezası,
hükümlünün rütbesinin geri alınarak erliğe indirilmesi, askeri hizmetten doğan ve özel kanunda saklı tutulmayan bütün hakların
kaybı sonuçlarını doğurur.


(İptal
son fıkra: Anayasa Mahkemesinin 25/11/2005 tarihli ve E. : 2000/34,
K. : 2005/91 sayılı Kararı ile.)


 


Rütbenin
geri alınması cezasının mahiyeti ve neticeleri:


Madde
36 – (Mülga : 22/3/2000 - 4551/38 md.)


 


Umumi
mahkemelerin verdiği cezaların icabettiği askeri fer'i cezaların tatbiki şekli:


Madde
37 – (Mülga : 22/3/2000 - 4551/38 md.)


 


Yeni
baştan askerlik cezası, mahiyeti ve neticeleri:


Madde
38 – (Mülga: 14/6/1989 - 3574/4 md.)


 


Askeri
mahkemelerce verilen tutuklama kararları ile asker kişiler hakkında verilen cezaların
ve tutuklama kararlarının infaz yeri:[14]


Madde 39 – (Mülga:
15/8/2017-KHK-694/203 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/189 md.)


 


İKİNCİ FASIL


Cürme teşebbüs


 


Teşebbüs:


Madde
40 – 1 - Askeri cürümlerde müteşebbisler hakkında Türk Ceza
Kanununun 61, 62, 63 üncü maddeleri hükümleri tatbik olunur.


2
- Bir cürümün cezasiyle beraber askeri fer'i cezalardan birinin hükmedilmesi
lazım veya caiz ise o cürme teşebbüs halinde dahi bu fer'i ceza verilir, veya
verilebilir.


 


ÜÇÜNCÜ FASIL


Cürümde ve kabahatte iştirak


 


İştirak:


Madde
41 – 1- Askeri cürümlerde ve kabahatlerde iştirak halinde, Türk
Ceza Kanununun 64 üncüden 67 nciye kadar olan maddeler hükmü tatbik olunur.


2
- Hizmete mütaallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun
işlenmesinden emir veren mesuldur.


3
- Aşağıdaki hallerde maduna da faili müşterek cezası verilir :


A
: Kendisine verilen emrin hudutlarını aşmış ise,


B
: Amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile
mütaallik olduğu kendisince malum ise.


 


DÖRDÜNCÜ FASIL


Cürümde tekerrür


 


Tekerrür:


Madde
42 – 1 - Bir cürüm işleyenin mükerir sayılması ve bu kanunun o
suretle gösterdiği hükümlerin ve cezaların tatbik edilmesi, suçlunun askeri bir
cürümden dolayı bir Türk askeri mahkemesinde mahkum olarak ceza gördükten sonra
aynı askeri cürmü tekrar yapmasına bağlıdır.


Bu
hüküm evvelce verilen ceza kısmen tenfiz edilmiş veya hususi af yoluyle düşmüş
olsa bile tatbik olunur. Şu kadar ki cezanın tenfizinden veya affından itibaren
yeni cürmün işlendiği tarihe kadar aradan beş sene geçmiş ise bu hükümler
tatbik olunmaz.


2
- Tekerrürün teaddüdünde aynı kaide caizdir.


 


BEŞİNCİ
FASIL


Cürüm ve
cezaların içtimaı


 


Cürüm ve cezaların içtimaı:


Madde 43 – 1 - Bu kanunda yazılı cürümlerle
cezaların içtimaında Türk Ceza Kanununun 68 inciden 80 inciye kadar olan
maddeleri hükmü tatbik olunur.


2 - Bir araya gelen cezalar
aynı neviden kısa hapis cezalarından ibaret ise mecmuuna bir kısa hapis cezası
verilir ve İçtima hali şiddet sebebi sayılır.


3 - Kısa hapis cezaları
aynı neviden değil ise umumi ceza en ağır cezanın azami haddine göre tayin
olunur. Bir gün katıksız hapis iki gün oda hapsine müsavi tutulur.


4 - Müteaddit cürümlerin
cezalarından velevki yalnız biriyle beraber fer'i bir cezanın dahi hüküm
edilmesi lazım veya caiz ise bu fer'i ceza hükmolunur veya hükmolunabilir.


 


ALTINCI
FASIL


Cezaya
ehliyet veren ve bunu kaldıran ve hafifleten sebepler


 


Cezaya ehliyet veren, kaldıran ve
hafifleten sebepler:


Madde 44 – Cezaya ehliyet veren ve bunu kaldıran
veya hafifleten sebeplere dair Türk Ceza Kanununun birinci kitabının dördüncü
babında yazılı hükümler, bu kanunda hilafı yazılı olmadıkça askeri cezalar
hakkında da mer'idir.


 


Din ve vicdana göre
lazım sayılan hareketler cezaya ehliyeti ve tesiri:


Madde 45 – Bir şahsın hareketini vicdanına veya
dinine göre lazım saymış olması, yapmak veya yapmamakla vukua gelen bir cezayı
mucip olmasına mani teşkil etmez.


 


Korku ve ihtiyari
sarhoşluğun cezaya tesiri:


Madde 46 – 1 - Vazife ve hizmette şahsi tehlike
korkusu cezayı hafifletmez.


2 - Disiplin tecavüzünde
ve kabahatlerinde veya hizmet esnasında yapılan suçlarda ihtiyari sarhoşluk
cezayı hafifletemez.


 


YEDİNCİ
FASIL


Cezaların
tecili


 


Erteleme[15]


Madde
47 – (Değişik: 23/6/2016 - 6722/9 md.)


Türk Ceza Kanununun hapis
cezasının ertelenmesine ilişkin hükümleri, askeri suçlar hakkında da uygulanır.


Ancak aşağıdaki hâllerde
hapis cezaları ertelenmez:


A) Sırf askeri suçlardan
dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın üç ay veya daha
fazla süreli hapis cezası olması.


B) Fiilin, disiplini ağır
şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da
birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük
bir zarar meydana getirmesi.


C) Fiilin savaş veya
seferberlikte işlenmesi.


D)
Daha önce sırf askeri bir suçtan dolayı mahkûm olunması.


 


SEKİZİNCİ FASIL


Müşterek hükümler


 


Askeri suçlarda şikayet ve izin:


Madde
48 – (Değişik; 12/5/1941 - 4026/1 md.)


A)
Askeri suçların takibi şikayete bağlı değildir.


B)
Askeri kazaya tabi olupta Türk Ceza Kanunu mucibince takibi Adliye Vekilinin
izinine bağlı suçlar hakkında izin, Milli Müdafaa Vekili tarafından verilir.


 


Askeri
cürümlerde dava ve cezanın nasıl düşeceği:


Madde
49 – (Değişik: 11/12/1935 - 2862/4 md.)


Aşağıdaki
fıkralarda yazılı hükümler mahfuz olmak üzere askeri suçlarda dava ve cezanın düşmesi hususlarında Türk Ceza Kanununun birinci
kitabının 9 uncu babı hükümleri tatbik olunur.


A)
(İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 28/3/2013 tarihli ve E.: 2012/143, K.: 2013/48
sayılı Kararı ile.)


B)
Hıyanet cürümlerile maznun ve mahkum olanlar hakkıda müruru zaman yoktur.


C)
(Ek : 14/6/1989 - 3574/1 md.) Sırf askeri suçlarda Türk Ceza Kanununun
119 uncu maddesi hükümleri uygulanmaz.


 


Cezanın
nasıl arttırılacağı:


Madde
50 – Bu kanunda bir suç için şahsi hürriyeti
tahdit eden bir cezanın arttırılacağı yazılı olan yerlerde mezkür ceza mevzuubahis
cürüm için muayyen olan cezanın iki misline kadar çoğaltılabilir. Şu kadar ki
ceza o cürüm için kanunda yazılı azami haddi geçemez.


 


Cezanın
arttırılması icabeden sebepler:


Madde
51 – Bu kanunda hususi bir hüküm tayin
edilmemiş oldukça aşağıdaki haller her halde cezanın arttırılmasını muciptir.


A)
Madunlarla birlikte bir suçu yapmak veya madunların bir suçuna iştirak etmek;


B)
Suç silahın veya resmi nüfuz ve salahiyetin suistimali suretiyle hizmetin ifası
esnasında yapılmak;


C)
Suç müteaddit şahıslar tarafından toplu olarak veya herkesin gözü önünde
birlikte işlenmek.


 


Memnu
hakların ne suretle geri verileceği ve neticeleri:


Madde
52 – 1 - Türk Ceza Kanunu ile Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanununun memnu hakların geri verilmesi hususundaki hükümleri askeri
şahıslar hakkında da tatbik olunur.


2 - Memnu hakların geri
verilmesine karar verildiği takdirde mahkumiyetle zayi olan bilcümle askeri rütbe,
unvan, memuriyet, nişan ve askeri hizmet esnasında kazanılan tekaütlük ve sair
haklar geri gelmez. Şu kadar ki bu kararı alan tekrar orduya girerse yeni
baştan rütbe, nişan ve madalya ve tekaüt hakkı kazanabilir.


3 - Umumi af ilanından
mahkum bulunan askeri şahsın nişan, rütbe ve madalya ve tekaütlük hakkının geri
verilmesi, ancak Umumi Af Kanununda yazılı olmağa bağlıdır.


 


Şartla salıverilme[16]


Madde 53 – (Değişik :
22/3/2000 - 4551/13 md.)


Askeri mahkemeler tarafından mahkum
edilen askeri şahıslar hakkında şartla salıverilme ve şartla salıverilme
kararının geri alınması hususlarında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 647 sayılı
Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.


Gerek askeri
mahkemelerden ve gerekse adliye mahkemelerinden şartla tahliye kararı alanların
tamamlanacak askeri yükümlülükleri varsa, tahliyelerinde tamamlattırılır.


 


ÜÇÜNCÜ BAP


Cürümler
ve cezaları


 


BİRİNCİ
FASIL


Hiyanet


 


Vatan aleyhindeki cürümler:


Madde 54 – Vatan aleyhinde bir cürüm yapan
askeri şahıslar hakkında Türk Ceza Kanununun 125 inciden 145 inci maddeye kadar
olan maddeleri hükümleri tatbik olunur.


 


Harb hiyaneti:


Madde 55 – (Değişik:
21/8/1940 - 3914/1 md.)


(1) Seferberlikte
veyahut Türkiye Cumhuriyetini tehdit eden yakın bir harb tehlikesi mevcut olduğunu
gösteren fevkalade zamanlarda Türk Ceza Kanununun 129 uncu maddesinin birinci
fıkrasında yazılı cürümleri işleyenler veya işlemeye teşebbüs edenler (Harb
hiyaneti) cürümünden dolayı ölüm cezası ile cezalandırılırlar.


(2) Az vahim hallerde
ölüm cezası yerine müebbet veyahut on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır
hapis cezası verilebilir. Maksat hasıl olursa her halde ölüm cezası verilir.


 


Milli Müdafaaya
hiyanet:


Madde 56 – (Değişik:
8/6/1959 - 7331/1 md.)


(1) Bu maddede
gösterilen fiilleri işliyenler ve bunlara teşebbüs edenler (Milli Müdafaaya
hiyanet) cürmünden dolayı aşağıda yazılı cezalarla cezalandırılırlar.


A) Türk Ceza Kanununun
133 üncü maddesinde ve 136 ncı maddesinin siyasi ve askeri casusluğa dair 3
üncü fıkrasında yazılı cürümleri işliyenlere Türk Ceza Kanununa göre ceza
verilir. Bu cürümleri seferberlikte veyahut Türkiye Cumhuriyetini tehdit eden
yakın bir harb tehlikesi mevcut olduğunu gösteren fevkalade zamanlarda
işliyenler veya işlemiye teşebbüs edenler, 136 ncı maddenin son fıkrasında
suçlunun taksirine müstenit olarak yazılı olan haller hariç olmak üzere, ölüm
cezasiyle cezalandırılır.


B) Doğru olması halinde
askeri veya siyasi bir sır teşkil edecek olan evrak ve vesaikı ve sair
maddeleri Milli Müdafaaya hiyanet maksadiyle sahte olarak vücuda getiren veya
bu suretle vücuda getirilmiş olduğunu bildiği halde bunları aynı maksatla bir
başkasına bildiren veya tevdi edenler hakkında on beş seneden aşağı olmamak
üzere ağır hapis cezası verilir.


Fiil seferberlikte
veyahut Türkiye Cumhuriyetini tehdit eden yakın bir harb tehlikesi mevcut
olduğunu gösteren fevkalade zamanlarda işlenmiş ise failleri ölüm cezası ile
cezalandırılırlar.


C) (A) ve (B)
bentlerinde yazılı cürümlerden birini veya bazılarını işlemek üzere iki veya
daha ziyade kimseler aralarında ittifak ederlerse bunlardan herbiri sekiz
seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Fiil
seferberlikte veyahut Türkiye Cumhuriyetini tehdit eden yakın bir harb
tehlikesi mevcut olduğunu gösteren fevkalade zamanlarda işlenmiş ise failleri
müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.


D) (A) ve (B)
bentlerinde yazılı hiyanet cürümlerini işlemeyi bir kimseden talep veya bu
cürümleri işlemek için hizmetini arz veyahut böyle bir talebi veya arzı kabul
edenler hakkında da bu bentlerde yazılı cezalar aynen verilir. Eğer böyle bir
talep veya arz veya kabul yazılı şekilde vukubulmuşsa, bu yazının fail
tarafından mücerret gönderilmiş olmasiyle cürüm tamam olur.


E) (A) ve (B)
bentlerinde yazılı cürümlerden birini veya bazılarını işlemek üzere bir teşekkül
kuranlar, tanzim ve sevk ve idare edenler üç seneden aşağı olmamak üzere ağır
hapis veya böyle bir teşekküle yalnız iştirak edenler bir seneden üç seneye
kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılırlar.


Fiil seferberlikte
veyahut Türkiye Cumhuriyetini tehdit eden yakın bir harb tehlikesi mevcut
olduğunu gösteren fevkalade zamanlarda işlenmiş ise teşekkülü kuranlar, tanzim
ve sevk ve idare edenler ölüm ve böyle bir teşekküle iştirak edenler müebbet
veya on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasiyle cezalandırılırlar.



F) C, D, E bentlerinde
yazılı hallerde her hangi bir suretle olursa olsun cürmün işlenmesine mani olan
suç ortağı cezadan kurtulur.


G) Türk Ceza Kanununun
127 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında yazılı olan milli menfaatler aleyhine
yabancıdan menfaat veya vait kabul eden vatandaşla bu maksatla para veren veya
menfaat temin veya vadeden yabancılar bu fıkra hükümlerine göre
cezalandırılırlar.


Fiil seferberlikte
veyahut Türkiye Cumhuriyetini tehdit eden yakın bir harb tehlikesini mevcut
olduğunu gösteren fevkalade zamanlarda işlenmiş ise, failleri ölüm cezasiyle
cezalandırılır.


Eğer para veya menfaat,
yazılı bir beyan ile talep veya kabul ve taahhüt edilmiş ise, fail tarafından
bu beyanın mücerret gönderilmiş olması ile fiil tamam olur.


Bu bentte yazılı
cürümler ancak Milli Müdafaa Vekilinin talebi üzerine takip olunur. Talebin
geri alınması caizdir.


2) Az vahim hallerde bu
maddede yazılı ölüm cezaları yerine müebbet ağır hapis veya on beş seneden
aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezası verilir.


 


Milli Müdafaa
aleyhine sair hareketler:


Madde 57 – (Değişik:
21/8/1940-3914/1 md.)


(1) Her kim, bir
müstahkem mevkide, bir harb limanında veyahut diğer bir askeri müessesede ve
askeri sahada, deniz ordusuna ait bir gemide, yahut Devlet karasuları içinde
Devletin bir makamına, bir memura veya bir askere karşı ismi ve şahsı halleri,
sıfatı, mesleki, ikamet mahalli veya tabiiyeti hakkında kasten yanlış malumat
verir veya malumat vermekten çekinirse üç aydan üç seneye kadar hapis ile
cezalandırılır.


Resmen tahdit ve ilan
edilmiş olan emniyet mıntakaları ve ordunun ihtiyaçlarına taalluk eden mevat ve
eşyayı imal ve tamire ve muhafazaya tahsis edilmiş olan sınai müesseseler,
depolar dahi askeri müessese gibi telakki olunur.


(2) Türk Ceza Kanununun
135 inci maddesinde yazılı fiilleri işleyenler bu maddede gösterilen cezalarla
cezalandırılır.


 


Milli mukavemeti
kırmak:


Madde 58 – (Değişik:
21/8/1940-3914/1 md.)


Her kim, Türk Ceza
Kanununun 153, 161 inci maddelerinde yazılı suçlardan birisini ve 155 inci
maddede yazılı halkı askerlikten soğutmak yolunda neşriyatta ve telkinatta
bulunmak ve nutuk irat etmek fiillerini işleyecek olursa milli mukavemeti
kırmak cürmünden dolayı mezkur maddelerde gösterilen cezalarla cezalandırılır.


 


Milli Müdafaa
vasıtalarını tahrip:


Madde 59 – (Değişik:
21/8/1940-3914/1 md.)


(1) Milli Müdafaayı
ihlal kastiyle müdafaaya yarayan vasıtalardan birini veya her hangi bir tesisi
tahrip eden, yok eden, terkeden, kullanılmayacak hale getiren veya kusurlu
olarak imal, teslim veya tesellüm eden veya bunlara her hangi bir suretle zarar
verenler sekiz seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


(2) Milli Müdafaanın
emniyeti için ehemmiyetli olan bir işletmeye muktazi her hangi bir vasıtayı
Milli Müdafaayı ihlal kastiyle kısmen veya tamamen bozarak veya tahrip ederek
veyahut mesaisini ihlal eyleyerek işletmenin faaliyetini tehlikeye düşürenler
veya muattal bir hale koyanlar sekiz seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis
cezasiyle cezalandırılır.


(3) Fiil, seferberlikte
yapılmış veya Devletin harb hazırlıklarını veya harb kudretini veya
kabiliyetini ve askeri hareketlerini tehlikeye koymuş ise 1, 2 numaralı
fıkralarda yazılı curümlerin failleri ölüm cezası ile cezalandırılır.


 


Söz vererek tahliye
olunan harb esirleri:


Madde 60 – 1 - Harb esiri olupta verdiği sözü
tutmayarak Türkiye Cumhuriyeti aleyhine muharip olarak tutulmak ve yahut ecnebi
olupta Türkiye Cumhuriyeti hizmeti askeriyesinde bulunduğu halde Türkiye
aleyhine bir düşman ile beraber olmak hiyanet addolunarak faili ölüme mahkum
olur.


2 - Düşman eline düşen
her Türk askeri düşmana karşı silah tutmamak üzere söz vererek serbestisini
elde ederse bir seneden beş seneye kadar hapsolunur.


 


İKİNCİ
FASIL


Seferberlikte
harb kuvvetlerini tehlikeye düşürmek


 


Seferberliği geciktirenlerin ve ihlal
edenlerin cezası:


Madde 61 – 1 - Her kim kasten seferberliği
geciktirip veya askeri bir hizmet ve vazifeyi ihlal edip bu suretle düşman
teşebbüsatının kolaylaşmasına ve terakkisine ve yahut muharip Türkiye Cumhuriyeti
ve mütteffikleri kıtalarına zarar ve tehlike gelmesine sebep olursa muvakkat
ağır hapis ve yahut üç seneden fazla hapis cezasiyle cezalandırılırlar.


2 - Az vahim hallerde
veya vazife ve hizmeti ihlal kasten vukubulmamış ise, üç seneye kadar
hapsolunur.


 


Müstahkem bir mevkii
veya kendi mevkiini veya kendisini veya bir gemiyi, bir tayyareyi düşmana
teslim eden kumandanların cezası:


Madde 62 – 1 - Aşağıda yazılı olan askeri
şahıslar ölüm cezasiyle cezalandırılır:


A) Müstahkem bir mevkii;
müdafaasına hizmet eden bütün vasıtaları kullanıp bitirmeksizin düşmana teslim
eden mezkür mevkiin kumandanı;


B) Emri altında bulunan
müdafaa vasıtalarını ihmal ile kendisine mevdu mevkii terkeden veya düşmana
teslim eden kumandan;


C) Vazifesinin
kendisinden talep eylediği her şeyi evvelden yapmayarak emri altına tevdi edilen
kıtaatın teslimisilah etmesini intaç edecek surette açık sahrada düşmanla
mukavele yapan kumandan;


D) Askeri bir gemi ve
tayyareyi ve yahut mürettebatını düşmana teslim etmemek için vazifenin
kendisinden talep ettiği her şeyi evvelden yapmayarak düşmana teslim eden gemi
ve tayyare kumandanı;


2 - B. ve C.
fıkralarında yazılı olan cürümlerin failleri az vahim hallerde, beş seneden az
olmamak üzere, muvakkat ve yahut müebbet ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


 


ÜÇÜNCÜ
FASIL


Yoklama
kaçağı, bakaya, saklı, firar


 


Madde 63 – 1 - (Değişik:
31/3/2011-6217/4 md.) Barışta, 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanununun 24 üncü
maddesi uyarınca haklarında verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra söz
konusu Kanunun 23 üncü maddesinde belirtilen mazeretlerden birisi
bulunmaksızın,[17]


a) Yoklama kaçaklarından
birlikte (…)[18]
yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki
son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden,


b) Bakaya kalanlar için,
bakaya kaldıkları tarihten,


c) İhtiyat erattan
çağrılıp da birlikte işleme tabi olduğu kişiler gönderilmiş bulunanlar için, en
son gönderilme tarihinden,


d) Yoklama kaçağı, saklı
veya bakaya olup olmamasına bakılmaksızın askerlik şubesince sevk edildiği kıtasına
katılmayan veya geç katılanlar için, kendilerine tanınan kanuni yol süresinin
bitiminden,


itibaren dört ay içinde
gelenler altı aya kadar, yakalananlar iki aydan altı aya kadar; dört aydan
sonra bir yıl içinde gelenler iki aydan bir yıla kadar, yakalananlar dört aydan
bir yıla kadar; bir yıldan sonra gelenler dört aydan iki yıla kadar,
yakalananlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.


2 - (Değişik:
15/6/1942-4257/1 md.) Seferberlikte birinci fıkrada yazılı olanlarla
ruhsatlılardan sevk gününün bitmesinden itibaren yedi gün içinde gelenler bir
aydan bir seneye, elde edilenler dört aydan iki seneye kadar, yedi günden sonra
üç ay içinde gelenler iki seneden aşağı olmamak üzere elde edilenler üç seneden
aşağı olmamak üzere hapis, üç aydan sonra kendiliğinden gelenler beş seneden az
olmamak üzere ağır hapis, elde edilenler ölüm cezasına mahkum edilirler. Az
vahim hallerde ölüm cezası yerine müebbet veya on seneden aşağı olmamak üzere
ağır hapis cezası verilir ve diğer hallerde gösterilen cezalar yarıya
indirilir.


 


Çağırılıpta gelmiyen yedek subaylar,
yedek astsubaylar ve askeri memurların cezaları:[19]


Madde 64 – (Değişik:
15/6/1942-4257/1 md.)


1 - Hazarda askeri hizmete çağrıldığı
halde 1076 sayılı kanunun 15 inc maddesine tevfikan Milli Müdafaa Vekaletince
emredilen müddet içinde askerlik şubesine gelmiyen yedek subay , yedek astsubay
ve askeri memurlardan bu müddetin bitmesinden sonra on beş gün içinde elde
edilenler bir aydan altı aya kadar, on beş günden sonra üç ay içinde elde
edilenler altı aydan bir seneye kadar hapis ve üç aydan sonra elde edilenler
beş seneye kadar ağır hapis cezasiyle cazalandırılır. Bu müddetler içinde
kendiliğinden gelenlerin cezaları yarıya indirilir.


2 - Seferberlikte
çağrıldığı halde muayyen müddet içinde askerlik şubesine gelmiyen yedek
subaylar, yedek astsubaylar ve askeri memurlardan bu müddetin bitmesinden sonra
yedi gün içinde gelenler üç aydan iki seneye kadar, elde edilenler altı aydan
üç seneye kadar, yedi günden sonra üç ay içinde gelenler iki seneden ve elde
edilenler üç seneden aşağı olmamak üzere hapis, üç aydan sonra gelenler beş
seneden az olmamak üzere ağır hapis, elde edilenler ölüm cezasiyle
cezalandırılırlar.


3 - Askeri hizmet için
yapılan davet üzerine şubeye gelen yedek subay , yedek astsubay ve askeri memurlardan
mahalli müretteplerine hazarda on iki ve sefeberlikte dört gün içinde hareket
etmiyenler veya yol müddeti hariç olarak bu müddetlerin yarısından fazla bir
müddeti yolda geçirerek vazife ve memuriyetlerine iltihak etmiyenler hazarda üç
aya kadar ve seferberlikte üç aydan beş seneye kadar hapsolunurlar. Bu fıkrada
ve 65 inci maddede yazılı müddetler halin icabına göre Milli Müdafaa
Vekilliğince azaltılabilir veya uzatılabilir.


Az vahim hallerde 63
üncü maddenin son fıkrasında yazılı hükümler bu maddede yazılı olan cezalar
hakkında da tatbik olunur.


4 - 1076 sayılı kanunun
13 ve 15 inci madelerinde yazılı haller bu maddenin tatbikında da nazara
alınır.


 


Vazife ve
memuriyetlerine gitmeyenlerin cezaları:


Madde 65 – (Değişik:
25/1/1957-6889/1 md.)


Tayin olunduğu vazife ve memuriyet
emrinin tebliğinden itibaren mazeretsiz hazarda 15 ve seferberlikte 6 gün
içinde hareket etmiyen veya yol müddeti hariç olarak hazarda 7, seferde 3
günden fazla bir müddet yolda geçirerek vazife ve memuriyetlerine iltihak
etmiyen subaylar, askeri memurlarla astsubaylar üç aya kadar ve seferberlikte
üç aydan beş aya kadar hapsolunurlar. Tekerrürü halinde ilk fiil hazarda ise
altı ay ve seferberlikte ise sekiz ay ve her iki fiil seferberlikte ise bir
sene hapsolunurlar.


Yukarda hareket ve
iltihak için tayin olunan müddetlerin bitmesinden itibaren hazarda altı,
seferberlikte üç gün içinde kıtasına iltihak etmiyenler hakkında da 66 ncı
madde hükümleri tatbik olunur.


 


Firar ve cezası:


Madde 66 – (Değişik:
14/6/1989-3574/2 md.)


1) Aşağıda yazılı askeri şahıslar bir
yıldan üç yıla kadar hapsolunur:


a) Kıt'asından veya
görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla
uzaklaşanlar,


b) Kıt'asından veya
görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak
ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde
özürsüz olarak gelmeyenler,


2) Aşağıda yazılı
hallerde hapis cezası iki yıldan aşağı olamaz.


a) Suçlu, silah,
mühimmat ve bunların teçhizat veya nakil vasıtalarından ve hayvanlardan birini
veya ordu hizmetine tahsis edilen herhangi bir şeyi beraberinde götürmüş ise;


b) Suçlu hizmet yaparken
kaçmış ise;


c) Suçlu mükerrir ise;


3) Seferberlikte bu
maddede yazılı mehiller yarıya indirilir.


 


Yabancı memlekete
firar edenlerin cezaları:


Madde 67 – (Değişik :
22/1/2004-5080/1 md.)


Aşağıda yazılı fiilleri işleyen asker
kişiler, yabancı ülkeye kaçmış sayılarak bir seneden beş seneye kadar hapis
cezası ile cezalandırılırlar:


A) (Değişik: 5/6/2017-KHK-691/3
md.; Aynen kabul: 31/1/2018-7069/3 md.) İzinli olduğu durumlar hariç, ülke
sınırları dışında üç günü geçirenler.


B) Ülke sınırları
dışındaki bir askerî birlik veya görev yerinden, deniz veya hava aracından
kaçıp da bu durumda üç günü geçirenler.


C) Ülke sınırları
dışındaki bir askerî birlikten, deniz veya hava aracından herhangi bir nedenle
ayrı düşüp de askerî veya sivil bir Türk resmî makamına veya müttefik devlet
makamlarına özürsüz olarak müracaat etmeksizin üç günü geçirenler.


D) Harp esiri iken
serbest bırakılıp da askerî veya sivil bir Türk resmî makamına veya müttefik devlet
makamlarına teslim olmak üzere harekete geçme imkânı doğduğu halde, özürsüz
olarak hareketsiz kalan ve bu durumda üç günü geçirenler.


Aşağıda yazılı hallerde
üç seneden yedi seneye kadar hapis cezası verilir:


A) Fail beraberinde
silah, mühimmat, savaş araç veya gerecini götürmüş ise.


B) Fail hizmet yaparken
kaçmış ise.


C) Fail mükerrir ise.


Seferberlik ve savaş
halinde, bu maddede yazılı mehil bir güne iner. Bu maddedeki suçu seferberlikte
işleyenlere beş seneden, savaş halinde işleyenlere ise yedi seneden aşağı
olmamak üzere ağır hapis cezası verilir.


 


Mehil içinde
yakalananların cezası[20]


Madde 68 – (Değişik :
22/3/2000-4551/15 md.) 66 ve 67 nci maddelerde yazılı olan süreler içinde yakalananlara iki aydan
altı aya kadar hapis cezası verilir.


Aşağıda yazılı hallerde,
gün unsuru aranmaz ve ceza artırılır.


A) Fail beraberinde
silah, mühimmat, savaş araç ve gerecini götürmüş ise,


B) Fail hizmet yaparken
kaçmış ise.


 


Düşman  tarafında,
düşman kaşısında, mahsur mevkiden kaçanların cezası:


Madde 69 – 1- Düşman tarafına kaçan ölüme mahkum
edilir.


2 - Düşman karşısında
veya mahsur bir mevkiden kaçan müebbet veya muvakkat ağır hapis ile cezalandırılır.
Vahim hallerde ölüm cezası verilebilir.


 


Sözleşerek firar ve
cezası:


Madde 70 – 1- İkiden ziyade askeri şahıslar
önceden kararlaştırarak toplu kaçarlarsa sözleşerek firar sayılır.


2- Suçlular yabancı
memlekete kaçmışlar ise ön ayak olanlar beş seneden yedi seneye kadar; ön ayak
olanlar subay veya askeri memur ise beş seneden on seneye kadar ağır hapis ile
cezalandırılırlar.


3 - Suçlular vatan içine
kaçmışlarsa ön ayak olanlar iki seneden beş seneye kadar, ön ayak olan subay
veya askeri memur ise beş seneden yedi seneye kadar ağır hapis ile
cezalandırılırlar.


4 - Sözleşerek kaçan
diğer suçlular bir seneden üç seneye kadar hapsolunur. Firar yabancı memlekete
ise ceza bir kat arttırılır.


5 - Seferberlikte
sözleşerek firara ön ayak olanlar ölüm cezasiyle cezalandırılırlar, diğer
suçluların cezaları muayyen cezanın yarısı kadar arttırılır.


6 - (Mülga:
14/6/1989-3574/4 md.)


 


Erbaşların
rütbelerinin geri alınması[21]


Madde 71 – (Değişik :
22/3/2000-4551/16 md.) Firar ve izin tecavüzü cürümlerinden hüküm giyen erbaşların rütbelerinin
geri alınmasına da hükmolunur.


 


Firar cezalarının
sonraya bırakılması:


Madde 72 – 1 - (Mülga : 25/10/1963-353/259
md.)


2 - Bunlar
sevkolunurken, yollardan misafirhanelerden, bulundukları kıta ve müesseselerden
tekrar kaçarlarsa evvelce mahkum oldukları ceza iki misline iblağ olunur.


 


Geri gelen kaçakların
cezalarının indirilmesi


Madde 73 – Kaçak, kaçtığından altı hafta,
seferberlikte bir hafta içinde kendiliğinden geri gelirse yukarıki maddelere
göre verilecek cezalar yarısına kadar indirilir. Ölüm cezası yerine müebbet
ağır hapis yahut beş seneden az olmamak üzere ağır hapis cezası verilir.


 


Firara kalkışanları
haber vermiyenlerin cezası:


Madde 74 – Bir firar teşebbüsünü doğru olarak
haber alıpta firarın önü alınabilecek bir zamanda bunu amirine haber vermekte
ihmal eden askeri şahıs, eğer  firar vuku bulmuş ise altı aya kadar ve firar
seferberlikte vuku bulmuş ise iki seneye kadar hapsolunur.[22]


 


Kaçaklara yardım
edenlerin cezaları:


Madde 75 – 1 – (Değişik:
30/4/1945-4726/2 md.) Asker kişileri kaçmağa kışkırtan veya kaçmalarını
veya kaçaklığın devamını kolaylaştıran veya kaçakları, izinsizleri, bakayayı,
yoklama kaçaklarını, saklıları ve çağrılıp ta gelmiyen yedek subaylar ve yedek
astsubaylar ile yedek askeri memurları bilerek özel ve resmi hizmete alanlar
veya gizliyenler veya Devlet, il ve belediyelerle bunların denetimi altındaki
bütün kuruluş ve kurumlarda ve banka ve kamu faydasına çalışan dernek ve
mesleki kuruluşlarda her ne suretle olursa olsun çalıştıranlar ve Hükümetten
yapılacak tebligat üzerine özel işlerinden çıkarmıyanlar barışta üç aydan bir
yıla ve tekerrüründe bir yıldan üç yıla, seferberlikte veya olağanüstü hallerde
altı aydan iki yıla kadar hapis ve bu eylemin seferberlikte veya olağanüstü
hallerde tekerrüründe yedi yıla kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.[23]


2 - Seferberlikte
herhangi bir suretle askeri kuvveti tenkise sebep olacak surette vakıa
gayrimutabık kasten vesika verenler birinci defasında iki seneden beş seneye
kadar ağır hapis ve mükerrirler ölüm cezasiyle cezalandırılırlar.


 


Tutukevi veya
cezaevinden kaçmak veya kaçmaya aracı olmak[24]


Madde 76 – (Değişik :
22/3/2000-4551/17 md.) Askeri tutukevi veya cezaevinden kaçmak veya kaçmaya aracı olmak
suçlarını işleyen asker kişiler hakkında, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitabının
Dördüncü Bab Yedinci Faslında yer alan hükümler uygulanır.


Ancak, askeri ceza ve
tutukevlerinden altı gün veya daha fazla süre ile kaçan asker kişilere verilecek
hapis cezası veya asıl cezaya ilave olunacak hürriyeti bağlayıcı ceza bir
yıldan az olamaz.


 


Göz veya oda hapsi
ceza yerinden kaçmak, infaz şartlarına uymamak, kaçmaya aracı olmak[25]


Madde 77 – (Değişik :
22/3/2000-4551/18 md.) Disiplin mahkemeleri ile disiplin amirleri tarafından verilen göz veya
oda hapsi cezalarının çekildiği yeri terk edenlere veya cezanın diğer infaz
şartlarını yerine getirmeyenlere, bir aydan altı aya kadar hapis cezası
verilir.


Göz veya oda hapsi ceza
yerinden kaçanlara, aracı olanlara veya ihmal yahut kayıtsızlıkları ile
kaçmalarına sebebiyet verenlere de aynı ceza uygulanır.


Göz veya oda hapsini
çekmekte olduğu yeri terk fiili, altı gün veya daha fazla devam etmiş ise,
verilecek hapis cezası bir yıldan az olamaz.


 


Düşman tarafına, yabancı
memlekete kaçanlar hakkında mali ve fer'i cezalar:


Madde 78 – A:1 - Düşman tarafına kaçan veya
seferberlikte mükellef olduğu hizmetten uzak kalmak kastiyle yabancı bir
memlekete sığınanların veya yabancı memlekette kalanların mevcut ve ileride
vücut bulacak menkul ve gayrimenkul bütün mal ve mülklerinin millet namına
zaptına karar verilir. Bu karar verilirken suçlunun hısımları bir müdafi tayin etmek
hakkını haizdirler.


2 - Bu karar maznuna,
mümkün olmadığı halde onun son ikametgahına tebliğ olunur ve askeri mahkeme
kapısına asılır, gazetelerle ilan olunur. Seferberliğin bittiğini bildiren emir
tarihinden üç ay içinde bu tebliğ bir kere daha yapılır.


3 - Zabıt kararının bir
hulasası karar tarihinden sekiz gün içinde tapu idarelerine ve gaiplerin mallarını
idare ile muvazzaf olan makama tebliğ olunur.


4 - Zaptına karar verilen
mal ve mülkler mezkür idareler tarafından satılıncaya kadar mahcuz kalır. Bu
mal ve mülkler satılmazdan evvel maznun gelir veyahut yakalanır da muhakemesi
yapılırsa haciz kaldırılır.


5 - Suçlunun kanunen
infaka mecbur olduğu kimselerin geçinmeleri son ikametgahı sulh hakiminin
emriyle haczolunan mallarından kıymetlerine göre temin olunabilir.


B:1 - Suçlunun füruu,
baba ve anası, kardeşleri yahut karısı sağ ise, ölüme bağlı tasarruf hükümlerine
göre (K. M. 452, 453) bu kimselerin mahfuz hisseleri miktarı kendilerine
verilir ve mütebakisi millet menfaatine satılır. Bu mirasçılardan kimse
bulunmazsa, bütün mallar millet menfaatine satılır.


2 - Suçlunun gelmesine
maddi bir imkansızlığın sebebiyet verdiği resmi tahkikat ile sabit olmaz ise
veya hısımları tarafından ispat edilemez ise (A) fıkrasının 2 rakamında yazılı
olduğu üzere seferberlik bittikten sonra yapılacak son tebliğ tarihinden bir
sene sonunda zabıt katileşir ve zaptolunan mallar satılır.


3 - Zaptolunan mallar
devlet mallarının satılmasına dair kanunlara ve nizamnamelere göre satılır.


4 - Malların satılmasına
ve kıymetlerine karşı itirazlar suçlunun Türkiyede bulunduğu son ikametgahı
veya son bulunduğu mahal mahkemelerine arzolunur.


5 - Suçlunun borçları
mirasçılara terkedilen hisselerden istifa olunur. Mirasçı yoksa bütün malların
dörtte üçü suçlunun borçlarına karşılık teşkil eder.


6 - Mallar satıldıktan
sonra A fıkrasının 2 numarasında yazılı müddetin hitamından evvel suçlunun
ölmüş olduğu anlaşılırsa satılan malların bedeli mirasçılarına verilir.


7 - Zaptolunan mallar
satıldıktan sonra vicahi muhakeme neticesinde suçlu beraet ederse geldiği veya
yakalandığı günden ilerisi için bütün medeni haklarına sahip olur. Geçen zaman
için mallarının zaptedilmesi yüzünden kendisine ve ailesine vakı olan zarar ve
ziyanın tazminini Devletten talep ve iddia edebilir.


C:1 - Şahsi servetini
gizlemek, elinden çıkarmak veya azaltmak kastiyle seferberlikte gerek hayatta
bulunanlar arasında cari olan ve gerek ölüme bağlı bulunan akit ve
tasarruflardan birine dair suçlu tarafından karşılıklı veya karşılıksız
doğrudan doğruya veya bilvasıta yapılan her türlü talep ve müracaatlar ve
muamelelerin muteber olmayacağı zabıt karariyle beraber karar altına alınır.


2 - "A"
fıkrasında gösterilen suçlunun mallarının zaptına karar verilmeden veya verildikten
sonra bu suçlunun bütün mallarının veya bir kısmının kaçırılmasına veya
azaltılmasına doğrudan doğruya ve bilvasıta bilerek yardım eden bütün devlet
memurları, varisler, ticari, ve mali müesseseler, şirketler ve bütün üçüncü
şahıslar bu suretle gizlenen veya kaçırılan mallar kıymetinin iki mislinden az
ve üç mislinden çok olmamak üzere ağır para cezasına mahkum olurlar.


D: Suçlu Kanunu Medeni
mucibince haiz olduğu vesayete mütallik bütün haklarını zayi eder.


E: Bu maddedeki suçlar
hakkında, dava ve ceza müruru zamanı işlemez.


 


DÖRDÜNCÜ
FASIL


Kendini
askerliğe yaramıyacak hale getirmek ve


askerlikten
kurtulmak için hile kullanmak[26]


 


Kendini askerliğe yaramayacak hale
getirenlerin cezası:


Madde 79 – 1 - Kendisini kasten sakatlayan veya her
hangi bir suretle askerliğe yaramayacak bir hale getiren veya kendi rızasiyle
bu hale getirten bir seneden beş seneye kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.


2 - Fiil her nevi askeri
maksatlar için çalışmak kabiliyetini mahvetmiş ise suçlu yedi seneye kadar ağır
hapis ile cezalandırılır.


3 - Fiil seferberlikte
yapılmışsa on seneye kadar ağır hapis, düşman karşısında yapılmışsa yapan ölüm
cezasiyle cezalandırılır.


 


Başkasını askerliğe
yaramayacak hale getirenlerin cezası:


Madde 80 – 79 uncu maddede yazılı fiilleri
bilerek başkasına yapan dahi aynı ceza ile cezalandırılır.


 


Askerlikten kurtulmak
için hile yapanlar:


Madde 81 – (Değişik : 11/12/1935-2862/9
md.)


1 - Askerlik çağına
girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile ismini
değiştirenler, başkasını kendi yerine tabib muayenesine veya askere
gönderenler, başkasının hüviyet cüzdanını veya askeri vesikasını kullananlar, askerlik
işlerinde sahte şehadetname veya evrak kullanan yahut her ne suretle olursa olsun
hile ve desise yapanlarla kıt'aya veya bir müesseseye intisab ettikten sonra
kendisinin yapmağa mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile hile yapanlar on seneye kadar ağır hapis
cezası ile cezalandırılırlar.


2 - (Değişik : 22/3/2000-4551/19
md.) Yukarıdaki fıkrada yazılı cezalar suç ortaklarına da uygulanır. Az
vahim hallerde altı aydan beş seneye kadar hapis cezası verilir.


 


BEŞİNCİ
FASIL


Askeri
itaat ve inkıyadı bozan suçlar


 


Amir veya üstü tehdit[27]


Madde 82 – (Mülga:
16/6/1964-477/47 md. delaletiyle 64 md. ile; Yeniden düzenleme: 22/3/2000-4551/20
md.)


(Mülga birinci fıkra:
31/1/2013-6413/45 md.)


Amir veya üstünü
herhangi bir suretle tehdit edenlere, altı aydan iki seneye kadar hapis cezası
verilir. Fiil toplu asker karşısında veya silahlı iken veya hizmet esnasında
işlendiği takdirde, verilecek hapis cezası bir yıldan az olamaz.


 


Bilerek doğru
söylemeyenlerin cezaları:


Madde 83 – (Mülga: 16/6/1964-477/49
md. delaletiyle 64 md. ile) (22/3/2000-4551/38)


 


Yalan yere şikâyet[28]


Madde
84 – 1. Doğru olmadığını bildiği iddialarla şikayete kalkışan
üç aya kadar hapsolunur.



2. (Mülga:
31/1/2013-6413/45 md.)


 


Amir ve mafevkine
hakaret edenlerin cezaları:


Madde 85 – 1. (Değişik : 22/3/2000-4551/21
md.)


Bir amire veya üste hakaret eden üç
aydan bir seneye kadar hapis cezası ile, hakaret hizmet esnasında yahut hizmete
müteallik bir muameleden dolayı vuku bulursa altı aydan üç seneye kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.


2.
Hakaret bir maddei mahsusa tayini ile vukua gelmiş ise altı aydan beş seneye
kadar hapsolunur.


3. Hakaret umuma teşhir
olunmuş yazı, resim veya sair neşir vasıtalariyle veya resmi makamlara
verilipte üzerine muamele cereyan etmiş evrak ile yapılmış ise bir seneden beş
seneye kadar hapsolunur.


 


İtaatsizlik ve cezası


Madde
86 – (Mülga:16/6/1964-477/48 md. delaletiyle 64 md. ile)
(22/3/2000-4551/38)


 


İtaatsizlikte ısrar edenlerin cezası:


Madde 87 – 1. (Değişik: 22/3/2000-4551/22
md.)


Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan
asker kişiler bir aydan bir seneye kadar, emrin yerine getirilmesini söz veya
fiili ile açıkça reddeden veya emir tekrar edildiği halde emri yerine getirmeyenler,
üç aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.


2.  Yukarıki fıkrada
yazılı suçlar seferberlikte yapılırsa beş ve düşman karşısında yapılırsa on
seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur.


 


Toplu asker karşısında
veya hizmetten savuşmak için veya silahlı iken yapılan itaatsizliğin cezaları:


Madde
88 – (Değişik: 22/3/2000-4551/23 md.)


87 nci maddede yazılı itaatsizlik suçlarını;
toplu asker karşısında yahut silah başı emrine karşı veya silahlı iken veya
hizmetten kısmen veya tamamen sıyrılmak kastı ile yapanlar altı aydan beş
seneye kadar hapis, seferberlikte beş seneye kadar ağır hapis ve düşman
karşısında on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası ile
cezalandırılırlar.


 


Büyük zararlar veren
itaatsizliğin cezaları:


Madde 89 – 1. (Değişik: 22/3/2000-4551/24
md.) Emre itaatsizlik sonucu bir insanın hayatını tehlikeye koyan,
memleketin veya bir askeri birliğin güvenliğini veya savaş hazırlığını veya
eğitimini önemli derecede ihlal eden veya büyük bir zarar meydana getiren yahut
başkasının malına önemli bir zarar veren asker kişiler, bir seneden on seneye
kadar hapis, seferberlikte iki seneden onbeş seneye kadar ağır hapis cezası ile
cezalandırılır.


2. Düşman karşısında
ölüm cezası veyahut on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ile
cezalandırılır.


 


Mukavemet ve cezası


Madde 90 – 1. Bir amiri veya mafevkını zorla ve
tehdit ile hizmet emrini ifadan menetmeğe, yahut hizmete mütaallik bir
muameleyi yapmak veya yapmamak için zorlamağa kalkışan mukavemet cürmünü yapmış
olur. Bu cürmü işleyenler altı aydan on seneye kadar, az vahim hallerde üç
aydan az olmamak üzere hapis, seferberlikte iki seneden, az vahim hallerde altı
aydan aşağı olmamak üzere hapis cezalariyle cezalandırılır.


2. Mukavemet cürmü
amirin muhafazasına memur olan yahut bu maksatla getirilen erbaşa ve ere karşı
yapılırsa yine aynı ceza verilir.


 


Amire ve mafevka
fiilen taarruz edenlerin cezaları


Madde 91 – 1. Amire veya mafevka fiilen taaruz
eden veya fiilen taarruza teşebbüs eden üç seneden, az vahim hallerde altı
aydan aşağı olmamak üzere hapsolunur.


2. Taarruz veya taarruza
teşebbüs silahlı olarak veya bir hizmet esnasında veya toplu asker karşısında
veyahut silah ve tehlikeli bir alet ile yapılmış ise beş seneden, az vahim
hallerde bir seneden aşağı olmamak üzere suçluya hapis cezası verilir.


3. (Değişik:
22/1/2004–5078/1 md.) Taarruz, amirin veya mafevkin vücudunda tahribatı
mucip olmuşsa onbeş seneden az olmamak üzere ağır hapis, eğer ölümü mucip
olmuşsa müebbet ağır hapis, az vahim hâllerde yirmidört seneden otuz seneye
kadar ağır hapis cezası verilir.


4. (Değişik:
22/1/2004–5078/1 md.) Taarruz veya taarruza teşebbüs seferberlikte yapılmışsa
yirmi seneden, az vahim hâllerde onbeş seneden az olmamak üzere ağır hapis,
eylem amir veya mafevkin vücudunda tahribatı mucip olmuşsa müebbet ağır hapis,
ölümü mucip olmuş ise ölüm cezası verilir.


 


Tahrik suretiyle
madunun yaptığı suçlar hakkındaki cezaların nasıl indirileceği:


Madde 92 – 1. Bir amir veya mafevk, askeri nizamlara
ve askerlik kaidelerine mugayir muamelede bulunmak, yahut makam ve mevkiinin
salahiyetini tecavüz etmek suretleriyle madunu tahrik eyler ve madun bu tahrik
sebebiyle 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90 ve 91 inci maddelerde yazılı
suçlardan birini hemen yaparsa, Türk Ceza Kanununun elli birinci maddesine göre
madunun cezası hafifletilir.


2. Birinci fıkradaki
tahriki yapanlar tahrikin nevi ve mahiyetine göre 116, 117 ve 118 inci
maddelerde yazılı cezalarla cezalandırılır.


 


Muharrik ve cezası


Madde 93 – 1. Askeri şahıslardan birini amire
veya mafevka karşı itaatsizliğe mukavemete, fiilen taarruza sevk ve tahrik eden
muharrik sayılır.


2. (Mülga:
31/1/2013-6413/45 md.)


3. Suç teşebbüs
derecesinde kalmışsa muharrik üç aydan iki seneye ve seferberlikte altı aydan
beş seneye kadar hapsolunur. Ceza herhalde müteşebbisin cezasından şiddetli
olmaz.


4. Suç yapılmışsa,
muharrik cürme şerik olur.


 


İsyan muharriki ve
cezası   


Madde 94 – 1. Birden ziyade askeri şahısları hep
birlikte amire veya mafevka itaatsizliğe veya mukavemete veyahut fiilen
taarruza sevk ve tahrik eden isyan muharriki sayılır. Suç yapılmamış veyahut
yapılmağa teşebbüs edilmemişse isyan muharriki beş seneden az olmamak üzere
ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


2. Tahrik sebebiyle,
askeri hizmete ehemmiyetli bir zarar gelmişse isyan muharriki on seneden az
olmamak üzere ağır hapisle cezalandırılır.


3. Seferberlikte isyan
muharriki ölüm cezasiyle cezalandırılır.


 


Hilafı salahiyet
askerlik işleri için toplananlar ve müzakere yapanların cezaları


Madde 95 – (Değişik:
25/5/1972-1590/1 md.)



1. Hakkı ve görevi
olmadığı halde askeri muamelat, teşkilat, harekat, tesisat veya tertibata
müteallik işler hakkında :


a) Müzakere veya
istişare için asker kişileri toplıyan,


b) Birlikte beyanat veya
şikayette bulunmak üzere imza toplıyan,


c) Birlikte beyanat veya
şikayette bulunan,


d) Her ne suretle olursa
olsun gösteri veya tezahüratta bulunan,


Kim olursa olsun altı aydan
üç seneye kadar hapsolunur.


2. (a) fıkrasında yazılı
toplantıya bilerek katılanlar ile (b) fıkrasında yazılı beyanat ve şikayetlere
imza koyanlar altı aya kadar hapsolunur.


3. Kendisine özel bir
mezuniyet verilmediği halde, görevi ve sıfatı icabı muttali olduğu askeri
muamelat, teşkilat, harekat, tesisat veya tertibata müteallik işler hakkında
beyanat veren, yazı yazan veya sair surette açıklamada bulunanlar her kim
olursa olsun, fiili daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde altı aydan üç
seneye kadar hapsolunur.


4. Astlık - üstlük
münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok
etmeye matuf olarak alenen tahkir veya tezyif edici fiil ve harekette
bulunanlar altı aydan üç seneye kadar hapsolunur.


5. Bu maddede yazılı
suçların basın yoliyle işlenmesi halinde ceza artırılarak verilir.


6. Bu maddenin 3 ve 4
üncü fıkralarında yazılı suçlar hakkındaki soruşturma icrası Milli Savunma
Bakanının iznine tabidir.


 


Askerlikten
soğutanların cezaları:


Madde 96 – (Değişik: 31/1/2013-6413/45
md.)


Umuma teşhir olunmuş yazı, resim veya
sair teşhir vasıtalarıyla veyahut seferberlikte sözle arkadaşlarını
hoşnutsuzluğa kışkırtan, üç aydan beş seneye kadar hapsolunur.


 


Fesat ve cezası:


Madde 97 – 1. Birden ziyade askeri şahıslar bir
amire veya mafevka hep birlikte itaatsizlik veya mukavemet veya fiilen taarruz
etmek (M. 86, 90, 91) için ittifak ederlerse fesat sayılır ve ceza, ittifak
edenlerin yapmak için ittifak ettikleri cürme tatbik edilecek kanun maddesine
göre tayin ve ölüm ile müebbet ağır hapisten başka hallerde üç aydan iki seneye
kadar artırılır.


2. İttifak edenler eğer
suçu işlerse ceza ölüm ve müebbet ağır hapisten başka hallerde 50 nci madde
mucibince arttırılır.


 


Fesadı haber
vermeyenlerin cezası


Madde 98 – Fesat hakkında bir suretle haber
alıpta fesada veya fesadın fiile çıkmasına mani olacak kadar vaktiyle malümat
vermekte ihmal eden fesat, fiile çıktığı surette üç seneye kadar hapsolunur.


 


Fesadı haber
verenlerin cezadan kurtulması


Madde 99 – Fesat için ittifak edenlerden biri,
başka suretle malümat almadan fesadın fiile çıkmasına mümanaat mümkün olacak
hal ve zamanda haber verirse, cezadan kurtulur.


 


Askeri isyan ve cezası



Madde 100 – Birden ziyade askeri şahıslar,
gürültü patırdı ile veya alenen toplanarak bir amire veya mafevka itaatsizliğe
veya mukavemet veya fiilen taar-ruza (M. 86, 90, 91) birlikte kalkışırlarsa
"Askeri isyan" sayılır. Toplanmaya iştirakedenlerin her biri beş
seneden ve seferberlikte on seneden az olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezasiyle
cezalandırılır.


 


Askeri isyanda önayak
olanların cezaları


Madde 101 –  1. (Değişik: 22/1/2004-5078/2 md.)
Askerî isyanın (M. 100) reisi veya mürettibi veya ön ayak olanları ile
asilerden amire ve mafevke zorla müessir fiillerde bulunanlar münferiden
yaptıkları suç müebbet ağır hapis cezasını mucip değilse, on seneden az olmamak
üzere muvakkat ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


2. Askeri isyan,
seferberlikte yapılmışsa birinci fıkradaki suçlulara ölüm cezası verilir.


 


Düşman karşısında
askeri isyan suçlularının cezası


Madde 102 – Askeri isyan (M. 100) düşman karşısında
yapılmışsa isyana iştirak edenlerin hepsine ölüm cezası verilir.


 


Askeri isyan ve fesada
iştirak edenlerden nadim olanların cezalarının azaltılması:


Madde 103 – 1. Bir fesada (M. 97) veya askeri
isyana (M.100) iştirak edipte amirlere veya mafevklere zorla müessir fiiller
yapmadan evvel nedametle intizam ve inzıbata dönenler fesat ve isyanın reisi
veya mürettibi veya önayakları değilseler iki seneye kadar hapsolunurlar.


2. Amir veya mafevka
zorla müessir fiiller yapılmaksızın fesat ve isyana iştirak edenlerin hepsi
intizam ve disipline dönerlerse reis veya mürettibi veya önayak olanları bir
seneden beş seneye kadar hapsolunur.


 


Askeri fesat ve
isyana iştirak edenlerden önayak sayılacak diğer askerler


Madde 104 – Askeri fesat (M. 97) ve isyana (M. 100)
iştirak edenlerden şunlar da reis ve müşevvik cezalariyle cezalandırılırlar


A: Amir ve mafevk
tarafından şahsına vakı olan itaat emrine karşı itaatsizlikte söz ile veya
fiilen ısrar eden;


B: Askeri işareti
suistimal ederek veya sair işaretler vererek isyanın vukuunu kolaylaştıran;


C: Asiler arasında en
büyük rütbelisi veya en kıdemlisi olan;


 


Fesat ve isyan
suçlularının cezalarının azaltılması


Madde 105 – 94, 100, 101 ve 104 üncü maddelerde
yazılı suçlar az vahim oldukları halde 94 üncü maddenin birinci fıkrasında ve
100 üncü maddede yazılı cezalar altı ay ve seferberlikte bir sene hapis
cezasına ve 94 üncü maddenin ikinci ve 101 nci maddenin birinci fıkrasında ve
104 üncü maddelerde yazılı olan cezalar bir sene hapis cezasına ve seferberlikte
iki sene hapis cezasına ve 102 nci maddede yazılı ceza az vahim hallerde
müebbeden ağır hapis veyahut beş sene den az olmamak üzere ağır hapis veya
hapis cezalarına indirilebilir.


 


Askeri karakol ve
nöbetçi ve devriyeye taarruz edenlerin cezaları


Madde 106 – (Değişik:
27/6/1932-2034/4 md.)


Askeri karakola,
nöbetçiye ve devriyeye hakaret eden veya bunları dinlemiyen veya bunlara
mukavemette bulunan yahut fiilen taarruz eden bu suçları amire karşı yapmış
sayılır ve öylece cezalandırılır.


 


Bu fasıldaki cezalar
maduna tatbik olunabilmesinin şartı


Madde 107 – Bu fasılda madunlar hakkında tayin
edilen ağır cezaların verilmesi için mafevkın rütbesi ve kıdemi herhangi bir
suretle madunun malümu bulunması şarttır. Madunun mafevkın vaziyetini bilmediği
sabit olursa hakkında tertip olunacak ceza umumi hükümlere tabidir.


 


ALTINCI
FASIL


Makam ve
memuriyet nüfuzunu suiistimal


 


Madununa hizmetle münasebeti olmayan
emirler verenlerin ve mutalebede bulunanların cezası:


Madde
108 – (Mülga: 16/6/1964-477/53 md. delaletiyle 64 md.)


 


Madununa suç yapmak
için emir verenlerin cezası:


Madde 109 – 1. Rütbe veya makam ve memuriyetinin
nüfuz ve salahiyetini suistimal ederek
madununa bir suçun yapılmasını teklif eden, amir veya mafevk iki seneye kadar hapsolunur.



2. Suç yapılır veya
yapılmağa teşebbüs edilirse faili asliye muayyen olan ceza, emir veren hakkında
(M. 50) artırılarak hükmolunur.


 


Madunun
şikayetnamesini saklayan veya geri aldıranların cezası:


Madde 110 – Madunların verdikleri şikayetnameleri
saklayanlar veya tehdit ederek geri aldıranlar beş seneye kadar hapsolunur.


 


Hak edilmemiş veya
müsaade olunmamış disiplin cezası verenlerin cezası:


Madde 111 – Ceza vermek salahiyetini tecavüz
ederek ve bilhassa hak edilmemiş veya müsaade olunmamış bir cezayı kasten verenler
beş seneye kadar hapsolunur.


 


Askeri mahkemeler
üzerinde tesir yapanların cezası


Madde 112 – Memuriyetinin nüfuzunu suistimal ile
askeri mahkemeler üzerinde tesir yapanlar beş seneye kadar hapsolunur.


 


Askeri şahısları
mürettep oldukları yerlerden geriye sevkedenlerin cezası:


Madde 113 – 1. Askerlik hizmetine davet edilmiş
olan kimseleri, makbul bir sebep olmaksızın mürettep oldukları mevki ve kıta ve
müessesenin gayrısına sevkeden altı aya kadar hapsolunur.


2. Seferberlikte bu ceza
bir seneden az olmamak üzere arttırılır.


 


Erleri kanuna muhalif
olarak hizmetçiliğe verenlerin cezası


Madde 114 – (Değişik: 25/3/1953-6078/1
md.)


Kanunen emir veya seyis
eri almaya hakkı olmayanlara emir veya seyis eri verenlerle bu emir veya seyis
erini alıp istihdam edenler asker olsun olmasın bir aydan 3 aya kadar
hapsolunur.


Emir veya seyis eri
almak hakkını haiz olanlardan kendi emir veya seyis erini askerlik şeref ve
haysiyetine uymayan şekillerde süfli hizmetlerde çalıştıranlar veyahut bunların
vazifesi dışında kendi sanat, meslek veya şahsi işlerinde çalışmasına müsaade
veya müsamaha edenler bir aydan 6 aya kadar hapsolunur.


Yukardaki haller
haricinde askerleri hizmetçiliğe veya sair suretlerle çalışmaya verenlerle
asker olsun olmasın alan veya çalıştıranlar 2 aydan bir seneye kadar hapsolunur.


 


Memuriyet nüfuzunun
sair suretle kötüye kullanılması[29]


Madde 115 – (Değişik:
22/3/2000-4551/25 md.) Emir vermek yetkisini veya memuriyet nüfuzunu kötüye kullanarak mevzuatın
tayin ettiği ahvalden başka bir suretle herhangi bir gerçek veya tüzel kişi
yahut astı hakkında keyfi bir işlem yapan yahut yapılmasını emreden amir veya
üst, bir aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


Bu işlem, siyasi bir
amaçla yahut kişisel bir çıkar sağlamak için yapılmış veya yapılması emredilmiş
ise, fiil başka bir suç oluşturmadığı takdirde altı aydan aşağı olmamak üzere
hapis cezası verilir.


 


Madununa sövüp sayan
veya fena muamelede bulunanların cezası


Madde 116 – (Mülga:
16/6/1964-477/55 md. delaletiyle 64 md. ile)


 


Maduna müessir fiiller
yapanların cezası


Madde 117 – 1. Madununu kasten itip kakan, döven,
veya sair suretlerle cismen eza verecek veya sıhhatini bozacak hallerde bulunan
veyahut tazip maksadiyle madunun hizmetini lüzumsuz yere güçleştiren veya onun
diğer askerler tarafından tazip edilmesine veya suimuamelde bulunulmasına
müsamaha eden amir veya mafevk iki seneye kadar hapsolunur.


2. (Mülga:
31/1/2013-6413/45 md.)


 


Müessir fiillerle Madununun
vücudunda tahribat yapan veya ölümüne sebep olan mafevka verilecek ceza


Madde 118 – 1. 117 nci maddede yazılan fiiller
madunun vücudunda tahrıbatı mucip olmuş ise amir veya mafevk beş seneye kadar
hapsolunur.


2.Daha ziyade vahim
hallerde amir ve mafevk altı aydan beş seneye kadar hapsolunur.


3. Fiil taammüden
yapılmış ise amir veya mafevk on seneye kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.



4. Fiil ölümü intaç
etmiş ise fail on seneden az olmamak üzere ağır hapis cezasına mahkum olur.


 


Mafevkin cürüm
sayılmıyacak olan fiilleri


Madde 119 – (Değişik: 27/6/1932-2034/5
md.)


1 - Bir madunun fiili
taarruzlarını defetmek yahut mübrem ve müstacel bir zaruret ve tehlike halinde
verdiği emirlere itaat ettirmek için bir mafevk tarafından yapılan müessir
fiiller makam ve memuriyet nufuzunu suistimal telakki edilmez ve suç sayılmaz.


2 - Bu hüküm harbde veya
eşkıya müsademeleri ve isyan yahut askerlik harekatı ve mücrim takıbatı gibi
vazifeler başında mübrem surette elzem bir itaati temin için başka vasıtalar bulunmadığı
takdirde bir subayın madunun ısrar ve mukavemetine karşı silah kullanmaya
mecbur kalması halinde de caridir.


3 - Mafevkin, hizmete ve
askerliğe dair kusur ve hatalardan dolayı madunu tenkit ve muanaze etmesi
hakaret sayılmaz.


 


Bu fasıldaki suçlarda
karakolun vaziyeti


Madde 120 – (Değişik
birinci cümle: 27/6/1932-2034/6 md.) Bu fasılda yazılı olan suçları yapan bir askeri karakol veya
devriye yahut nöbetçi bu suçları yapan mafevk gibi ceza görür.Bu suçlar karakol
amiri olan mafevka karşı yapılmış ise ceza arttırılır. (M. 50) 119 uncu maddenin
hükümleri karakollar hakkında da caridir.


 


Askerliğe ait vesika,
evrak, harita ve şekilleri yakanlar


Madde 121 – Askerliğe ve hesap işlerine dair olan
defterleri ve müsveddeleri, vesikaları, hükümlü evrakı, harita ve şekilleri
fena niyetle tahrip eden, yakan, yok eden veya ettiren on seneye kadar
hapsolunur. Bunları muhafaza imkanı olmayıpta düşman eline geçmesinde düşman
için fayda varsa bu fiiller suç sayılmaz.


 


YEDİNCİ
FASIL


Seferberlikte
insanlar ve mallar aleyhine yapılan cürümler


 


Ganimet almak için uzaklaşan,
ganimet alan ve aldığı şeyi teslim etmeyenler:


Madde 122 – 1. Seferberlikte ganimet almak
kastiyle kıtasından uzaklaşan veyahut ganimet hukukuna tabi bir şeyi ganimet
namiyle kendiliğinden temellük eden üç seneye kadar hapsolunur.


2. Meşru surette aldığı
ve fakat teslim ile mükellef bulunduğu şeyleri teslimden imtina ile temellük
eden dahi aynı ceza ile cezalandırılır.


 


Yağmacılığın tarifi:


Madde 123 – Harbin mucip olduğu dehşet ve
korkudan istifade veya askeri kuvvetini suistimal ederek:


A: Ahaliden birinin
malını haksız olarak zabt veya bir kimseyi malını vermeğe icbar eden;


B: Salahiyeti olmadığı
halde ahaliden para veyahut zorla eşya toplayan veya memur olduğu istimvalin
(tekalifi harbiye) derecesinin kendi menfaatları için aşan yağmacı sayılır.


C: Alınan eşya erzak,
sıhhi levazım, giyecek, ısınılacak gibi şeyler yeme veya nakil vasıtalarına
munhasır kalır ve o andaki zaruri ihtiyaçlarla mütenasip bulunursa bu hareket
yağmacılık sayılmaz.


 


Yağmacılığın cezası:


Madde 124 – Yağmacılık eden her askeri şahıs beş
seneye kadar hapsolunur.


 


Bir kimsenin malını
tahrip veya imha edenlerin cezası:


Madde 125 – 1. Harb zarureti olmaksızın bir kimsenin
mal ve mülkünü kasten tahrip ve imha edenler ve ağaçları kesenler ve mahsulat
ve mezruata hasar iras edenler ve bunlar için emir verenler veya müsamahada
bulunan amir ve mafevkler iki seneye kadar hapsolunur.Ve daha vahim hallerde
yağmacı sayılırlar. (M. 123)


2. Yukarıdaki fiilleri
yapanlarla emir veren veya müsamaha eden amir ve mafevkler hakkında Adliye
mahkemelerinde alakadarlar tarafından tazminat davası açılabilir. Ve bu
fiilleri yapanlarla emir veren veya müsamaha eden amir ve mafevkler icabeden
tazminatla müteselsilen mahkum olur.


 


Zorla, müessir
fiillere birden ziyade şahısların iştirakiyle yağmacılık ve cezası:


Madde 126 – 1.Yağmacılık (M. 123) veya yağmacılıktan
sayılan fiiller (M.125) bir şahsa karşı zorla yapılırsa faili on seneye kadar ağır
hapis cezasiyle cezalandırılır. Eğer bu zorluk cismen tahribatı mucip olursa
faili on seneden az olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezasiyle mücazat olunur.
Fiil ölümü mucip olursa faili ölüme mahkum olur; az vahim hallerde müebbet ağır
hapis cezası verilir.


2. Yukardaki fıkrada
yazılı yağmacılığa birden ziyade şahıslar iştirak eylerse reis ve mürettibi ve
önayak olanları ölüme mahkum olur. Diğerleri birinci fıkra mucibince
cezalandırılır. Bu yağmacılıkta bir şahsa karşı müessir fiillerde bulunmaksızın
iştirak edenlere on seneye kadar ağır hapis cezası verilir.


 


Muharebe meydanlarında
ölülerin ,esirlerin, yaralıların mallarına tecavüz edenler:


Madde
127 – 1. Haksız  olarak  ve  temellük  kastiyle  Türkiye 
Cumhuriyeti  ve  müttefikleri  ordusundan  muharebe  meydanlarında  ölü 
olarak  kalmış  olanların  eşya  ve  paralarını  alan   veyahut   muharebe 
meydanlarında   veya  yürüyüş  esnasında  veya  hastanede  veyahut  nakliyat 
zamanında  bir  hastanın,  bir  yaralının   veya  nezaret ve muhafazası altına verilmiş
olan bir harb esirinin bir şeyini alan veya zorla zapteden veyahut Hilali Ahmer
ve Salibi Ahmer'e mensup sıhhiye müesseselerini yağma ve tahrip eden veya bu
bapta teşvikat ve tahrikat yapan ve emir veren on seneye kadar ağır hapis ile
cezalandırılır. Az vahim hallerde beş seneye kadar hapsolunur.


2. Nakline memur olduğu
yaralıyı bir sebep ve zaruret olmaksızın terkeden veyahut bir yaralıya işkence
eden beş seneye kadar hapsolunur.


3. Yaralıyı soymak
kastiyle işkence eden veya soyarken tekrar yaralayan ölüm cezasiyle
cezalandırılır.


 


Kıtasından geri
kalarak ahaliye taaddi edenler:


Madde 128 – 1. Mensup olduğu kıtaat veya askeri
heyetten geri kalarak ahaliye taaddi eden altı aydan beş seneye kadar
hapsolunur.


2. Bu fiile birden
ziyade şahıslar iştirak ederek ahaliyi tazyik etmiş olurlarsa veyahut fiil
yağmacılk (M. 123 ve 125) şeklini almış olursa müştereklerden her biri on
seneye kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


 


Fiillerin Türk
vatandaşlarına karşı yapılmasının cezası:


Madde 129 – 123, 124, 125, 126 ve 128 inci
maddelerde yazılı olan fiiller Türk vatandaşlarına karşı yapılırsa ceza
arttırılır. (M. 50) Eğer ceza Türk Ceza Kanununda daha şiddetli ise o kanun
hükümleri tatbik olunur.


 


SEKİZİNCİ
FASIL


Mallara
karşı yapılan diğer cürümler


 


Hizmete mahsus eşyayı tahrip ve terk
ve kaybedenler:


Madde 130 – (Değişik:
22/3/2000-4551/26 md.)


Askeri eşyayı kasten terk veya kısmen
yahut tamamen tahrip eden, özürsüz kaybeden veya harabolmasına sebebiyet veren
veya özel menfaati için kullanan asker kişiler, eşyanın değeri, önemi, meydana
gelen hasarın miktarı ve fiilin işleniş şekline göre üç aydan iki seneye kadar
hapis cezası ile cezalandırılırlar.


Suç konusu eşya; silah,
mühimmat, savaş aracı veya gereci ise ceza artırılır.


Kaybedilen, kasten terk
veya kısmen yahut tamamen tahrip edilen veya harabolmasına sebebiyet verilen
eşyanın ödettirilmesine de ayrıca hükmolunur.


 


Eşyayı ve malları
çalan, satan, rehine veren ve alanlar[30]


Madde 131 – (Değişik:
11/12/1935-2862/10 md.)


1 - Askeri bir hizmet yaparken veya
vazifeyi suistimal ederek bir hizmet veya vazifeden ötürü tevdi veya emanet
edilmiş olan para veya kıymeti ne olursa olsun bir eşyayı yahut kendisine tevdi
veya emanet edilmiş olmasa bile her türlü askeri erzak, eşya ve hayvanları çalanlar
veya zimmetine geçirenler, yahut ihtilas edenler veya satanlar, yahut rehine
verenler ve bunları bilerek satın alanlar veya rehin kabul edenler veya gizliyenler
beş seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılırlar.


(Değişik:
22/3/2000-4551/27 md.) Az vahim hallerde, altı aydan üç seneye kadar hapis
cezası hükmolunur.


Çalınan veya rehin
edilen mallar bulunursa geri alınır. Yok edilen eşya, hayvan ve sairenin değerlerinin
ödettirilmesine de hükmolunur.


2 - Yukarıki fıkrada
yazılı fiiller silah, cephane veya her hangi bir müdafaa vasıtasına taallük
ederse ceza arttırılır.


3 - Yukarıki iki fıkrada
yazılı fiiller seferberlikte yapılırsa yapanlar hakkında on seneden aşağı
olmamak üzere ağır hapis, az vahim hallerde iki seneden aşağı olmamak üzere beş
seneye kadar ağır hapis cezası verilir.


 


Üstünün, astının veya
arkadaşının bir şeyini çalanlar[31]


Madde 132 – (Değişik :
22/3/2000-4551/28 md.)


Bir üstünün, arkadaşının veya astının
bir şeyini çalan asker kişiler, altı aydan beş seneye kadar hapis cezası ile
cezalandırılırlar.


 


Bozuk ölçü
kullananlar:


Madde 133 – Bir terazi veya kantar veya herhangi
bir ölçüyü ayarı bozuk olduğunu bilerek askeri bir hizmetin ifasında
kullananlar, iki seneye kadar hapsolunur.


 


DOKUZUNCU
FASIL


Hizmet ve
vazifenin ihlali


 


Hakikata muhalif rapor layiha sair
evrak tanzim ve ita edenler:  


Madde 134 – 1. Hizmete veya tevdi edilen bir
vazifeye mütaallik olarak kasten hakikata muhalif rapor veya takrir veya layiha
ve sair resmi evrak tanzim eden ve veren veyahut bunların hakikata muhalif
olduğunu bilerek mafevklere takdime delalet eden altı aydan üç seneye kadar
hapis ile cezalandırılır.


2. (Mülga : 22/3/2000
- 4551/38 md.)


 


Rüşvet:


Madde 135 – Askeri şahıslardan herhangi biri Türk
Ceza Kanununun 3 üncü babının 3 üncü faslında yazılı suçlardan birini işlerse o
fasıldaki cezalarla cezalandırılır.


 


Dikkatsizlik edenler:


Madde 136 – 1. Her kim askeri karakolun veya
müfrezenin veyahut hususi bir vazife ile mükellef olan bir kısım askerin
kumandanı veya subaylarından veyahut nöbetçi iken kasten veya tekasülünden :


A: Kendisini verilen
vazifeyi yapmayacak hale korsa;


B: Nöbet mahallini
terkederse yahut verilen sair talimata mugayir hareket ederse;


C: Her iki halde de bir
mazarratı mucip olursa on dört günden az olmamak üzere katıksız hapis veya iki seneye
kadar hapis ile cezalandırılır.[32]


2. Yukarıki fıkrada
yazılı suç seferberlikte yapılmışsa suçlu altı aydan az olmamak üzere hapis,
düşman karşısında ölüm, az vahim hallerde bir seneden az olmamak üzere muvakkat
veya müebbet ağır hapis ile cezalandırılır.


3. 2 nci fıkrada yazılı
suç dolayısiyle ehemmiyetli bir zarar tehlikesi zuhura gelmişse üç aydan aşağı
olmamak üzere hapis, bu tehlike düşman karşısında olduğu takdirde suçluya bir
seneden az olmamak üzere ağır hapis cezası verilir.


 


Tekasül dolayısiyle
esliha ve harb malzemesinden bir şeyin hasara uğramasına sebep olanlar:


Madde 137 – Vazife veya hizmette tekasül
dolayısiyle bir gemi veya tayyarenin veya esliha ve harb malzemesinden birinin
mühimce hasara uğramasına sebep olan (…)[33]
üç seneye kadar hapsolunur.


 


Askeri mahkeme işine
sekte verenler:


Madde 138 – Askeri mahkemelerin vazifelerini ve
muamelelerini makbul sebeb olmaksızın geciktiren altı aya kadar hapsolunur.


 


Suç yapılmasına göz
yumanlar:


Madde 139 – Bir askeri karakolun veya bir müfrezenin
veya hususi bir vazife ile mükellef olan bir kısım askerin kumandanı iken
veyahut subaylarından veya nöbetçi iken mani olabileceği ve vazifeten men'e
mecbur bulunduğu bir suçun yapılmasına göz yumarsa fiili kendisi yapmış gibi
ceza görür.


 


Mahsup ve mevkufları
firar ettirenler:


Madde 140 – Bir mevkuf veya mahpusu muhafaza ve
nezarete memur olupta kasten kaçıran veya firarını kolaylaştıran veyahut amiri
tarafından emrolunduğu veya vazifeten mecbur bulunduğu halde bir diğerini
tevkif ve hapsetmiyen Türk Ceza Kanununun 301, 302, 303, 304,305, 306 ve 307
nci maddeleri mucibince ceza görür.


 


Erzak tağşiş edenler:


Madde 141 – Askeri tayınattan olan her nevi
zehair ve erzakı tağşiş veya tebdil eden veya ettiren veya bu suretle tağşiş
veya tebdil olunmuş zehair ve erzakı bilerek tevzi eden veya ettiren üç seneye
kadar hapsolunur.


 


Bozuk erzaktan tayınat
verenler:


Madde 142 – Askeri tayınatı çürümüş bozulmuş
zahire ve erzaktan veren veya verdiren iki seneye kadar hapsolunur.


 


Şartnameye aykırı mal
ve hizmet kabul etmek[34]


Madde 143 – (Değişik:
22/3/2000-4551/29 md.) Sözleşmeye bağlanmış yiyecek, giyecek, teçhizat veya diğer mal ve
hizmetler ile her nevi imalat ve inşaatı, sözleşmeye ilişkin şartname ve
numulerine uymadıkları halde kabul eden veya ettirenler üç yıldan az olmamak
üzere hapis cezası ile cezalandırılırlar.


Fiil ceza kanunlarına
göre daha ağır bir suç teşkil ediyorsa, ceza o kanuna göre tayin edilir.


Kabul edilen veya ettirilen
eşya; silah, mühimmat, savaş aracı veya gereci ise veya suç seferberlik veya
savaş halinde işlenmişse ceza artırılır.


 


Umumi surette ihmal ve
tekasül:


Madde 144 – Kendisine tevdi edilen askeri bir
işin ifasında bu kanunda yazılı hallerden başka Türk Ceza Kanunu mucibince
cezayı mucip ihmal ve tekasül gösteren ve vazifesini suiistimal eden o kanun
mucibince cezalandırılır. (T.C.K.B: F:4)


 


ONUNCU
FASIL


Askeri
disiplini bozan sair fiiller


 


Madununa
nezarete ihmal edenler, madunun suçları hakkında takibatta bulunmayanlar:


Madde
145 – (…)[35]
 veya bu fiiller hakkında kasten kanuni takibatta bulunmayan mafevk
kısa hapis ile veya altı aya kadar hapis ile cezalandırılır.


 


Başkasının
yaralanmasına ve ölmesine sebep olanlar:


Madde 146 – Silahları ve cephanesi hakkında
dikkatsizlik ve nizamlara ve emirlere talimatlara riayetsizlik dolayısıyla
başkasının yaralanmasına veya ölmesine sebep olanlar hakkında Türk Ceza
Kanununun 455 ve 459 uncu maddelerine göre ceza verilir.


 


İzinsiz evlenenler:


Madde 147 – (Değişik:
22/12/1934-2632/2 md., Mülga: 11/12/1935-2862/14 md.; Yeniden Yürürlük:
29/1/1936-2908/1 md.)
İzin alması icap eden askeri şahıslardan izinsiz evlenenler bir seneye kadar
hapsolunurlar.


Evlenmeleri kanuna göre
yasak olan askeri şahıslardan evlenenler üç aydan bir seneye kadar hapsolunurlar.


 


Siyasi faaliyetlerde
bulunanlar[36]


Madde 148 – (Değişik:
22/3/2000-4551/30 md.)


Askeri şahıslardan;


A) Siyasi bir partiye
üye olmak için müracaat eden veya herhangi bir suretle siyasi partilere
girenler,


B) Siyasi amaçla
toplantı yapan veya aynı amaçla siyasi gösterilere katılanlar,


C) Siyasi amaçla nutuk
söyleyen, demeç veren, yazı yazan veya telkinde bulunanlar,


D) Siyasi toplantılara
resmi veya sivil kıyafetle katılanlar,


E) Herhangi bir sebeple
yalnız veya toplu olarak siyasi mahiyette beyanname hazırlayan, hazırlanmış
beyannameyi imzalayan, imzalatan veya yayın organlarına ulaştıran veya
dağıtanlar,


Fiil daha ağır bir
cezayı gerektirmediği takdirde, bir aydan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılırlar.


Bu cürünler, seferberlikte
işlenirse ceza iki misli olarak hükmolunur.


 


Uyuşturucu veya
uyarıcı maddelere ilişkin suçlar:[37]


Madde
149 – (Mülga: 16/6/1964-477/60 md. delaletiyle 64 md. İle; 22/3/2000-4551/38
md.; Yeniden düzenleme: 23/6/2016-6722/10 md.)


Kıta, karargâh veya askeri
kurumlarda ya da görev esnasında veya görev yerlerinde;


A) Uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve alenen özendirme,


B) Kullanmak için
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak,


suçlarını işleyen askeri
şahıslar hakkında, Türk Ceza Kanununun bu suçlara ilişkin hükümleri uygulanır.


 


ON BİRİNCİ
FASIL


Askerlik
haysiyetine ve şerefine dokunan suçlar ve cezaları


 


Şeref ve haysiyete dokunan fiiller ve
cezaları:


Madde 150 – (Mülga:
31/1/2013-6413/45 md.)


 


Kumar oynayanlar:


Madde 151 – (Mülga:
31/1/2013-6413/45 md.)


 


Irza ve iffete tecavüz
edenler:


Madde 152 – (Mülga :
22/3/2000-4551/38 md.)


 


İffetsiz bir kimse
ile evlenen veya böyle bir kimse ile yaşayanlar[38]


Madde 153 – (Değişik: 22/3/2000-4551/31
md.)


İffetsizliği anlaşılmış olan bir
kimse ile bilerek evlenen veya evlilik bağını devam ettirmekte veya böyle bir
kimseyi yanında bulundurmakta veya karı koca gibi herhangi bir kimse ile
nikahsız olarak devamlı surette yaşamakta ısrar eden asker kişiler hakkında
Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezasına, erbaşlar hakkında rütbenin geri
alınmasına hükmolunur.


Bir kimseyle gayri tabii
mukarenette bulunan yahut bu fiili kendisine rızasıyla yaptıran asker kişiler
hakkında, fiilleri başka bir suç oluştursa bile, ayrıca Türk Silahlı
Kuvvetlerinden çıkarma cezası, erbaşlar için rütbenin geri alınması cezası
verilir.


 


Talebelik hukukunun
zıyaını mucip haller:


Madde 154 – (Mülga :
22/3/2000-4551/38 md.)


 


DÖRDÜNCÜ
BAP


Yalnız
harb zamanında askeri kanunlara tabi şahıslar hakkındaki hükümler


 


Orduya mensup olmayanlar hakkında bu
kanunun tatbikı:


Madde 155 – Türkiye Cumhuriyetine karşı vukubulan
bir harbde herhangi bir hizmet veya mukavele ve taahhüt ve her hangi bir sebep
ve suretle muharip Türk ordusu nezdinde bulunan veya orduyu takip eden şahıslar
hakkında bu kanun hükümleri ve bilhassa harb hükümleri cari olur.


 


Bir kıtanın hizmetinde
bulananların mukavelelerinin dahi askeri mahkemelerce feshi:


Madde 156 – Muharip askeri bir kıtaya hizmet veya
mukavele ile münasebeti olanların mahkum oldukları cezalarla birlikte bu hizmet
ve mukavelenin feshine de askeri mahkemelerce hükmolunabilir.


 


Muharip orduda bulunan
yabancı subaylara bu kanunun tatbikı:


Madde 157 – Muharip Türk ordusu nezdinde
bulunmalarına müsaade edilmiş olan yabancı subaylar Türkiye Cumhuriyeti
Hükümetince hususi mukarrerat yapılmamışsa Türk subayları hakkındaki hükümlere tabidirler.
Bu subayların refakatlerinde bulunan şahıslar hakkında 155 inci madde hükmü
tatbik olunur.


 


Harb esirleri hakkında
bu kanunun tatbikı:


Madde 158 – (Değişik:
15/6/1942-4257/1 md.)


1- Harb esirleri bir suç işlerlerse
rütbelerine göre bu kanun mucibince cezalandırılırlar.


2 - Harb esirleri
arasında astlık ve üstlük münasebetleri esaret hali başladıktan sonra cari
değildir. Bunlar arasında astlık ve üstlük münasebetleri salahiyetli komutanlar
tarafından verilen emirle teessüs edebilir.


 


Muharebe meydanında
hiyanet ve muhariplerin mallarına tecavüz edenler hakkında bu kanunun tatbikı:


Madde 159 – Türkiye Cumhuriyetine karşı ilan
edilmiş olan bir harbde gerek bir Türk gerek bir yabancı 55, 56 ve 127 nci
maddelerde beyan edilen suçları yaparsa bu maddelerde yazılı cezalarla
cezalandırılırlar.


 


Harekat mıntakasında
askere tecavüz edenler:


Madde 160 – İlan olunan harekat mıntakasından
asker ve jandarma subay ve erbaşına ve erine karşı 91 inci maddenin 3 ve 4
numaralı fıkralarında yazılı suçları yapan şahıslar hakkında o maddedeki
cezalar tatbik olunur.


 


Yabancı memlekette
Türkiye askerlerine, memurlarına makamlarına karşı cürüm işleyenler:


Madde
161 – Türkiye Cumhuriyeti askerleri tarafından işgal edilen bir
yabancı memlekete gerek Türk, gerek bir yabancı Türkiye kıtaatı askeriyesinden
birine veya bunlara mensup olanlara veyahut Türkiye Hükümetinin nasbettiği
memurları ile makamlarına karşı Türkiye kanunları ve nizamnamelerinin cezayı
mucip gördüğü bir fiili yaparsa bu fiil Türkiye Cumhuriyeti topraklarında
yapılmış sayılır.


 


İKİNCi
KISIM


Disiplin
cezaları


 


BİRİNCİ
BAP


Disiplin
cezalarının şümulü


 


Disiplin tecavüzü ve kabahat:


Madde 162 – (Mülga:
31/1/2013-6413/45 md.)


 


Disiplin cezalarının
verilmesi:


Madde 163 – (Mülga:
31/1/2013-6413/45 md.)


 


Disiplin cezasiyle
cezalandırılanlar:


Madde 164 –  (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.)


 


İKİNCİ BAP


Disiplin
cezaları


 


I -
DİSİPLİN CEZALARININ NEVİLERİ


 


Disiplin cezalarının nevileri:


Madde 165 – (Mülga:
31/1/2013-6413/45 md.)


 


Disiplin cezalarının
nasıl verileceği:


Madde 166 –  (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.)


 


Cezaların içtima hali:


Madde 167 –  (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.)


 


II - CEZA
VERMEK SALAHİYETİ


A - Umumi
surette


 


Disiplin cezası vermeğe salahiyetli
amirler:


Madde 168 – (Mülga:
31/1/2013-6413/45 md.)


 


Disiplinin temini için
tevkif salahiyeti:


Madde 169 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


Ceza
vermek salahiyeti olan en yakın amir ile daha yüksek amirlerin ceza vereceği haller:



Madde 170 – (Mülga:
31/1/2013-6413/45 md.)


 


Disiplin amirlerinin
ceza salahiyeti:


Madde 171 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


Disiplin amirlerine
vekalet edenler


Madde 172 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


ÜÇÜNCÜ BAP


Askeri
adli hakim, memurların disiplin cezaları


 


Askeri adli hakim ve memurlara
verilecek cezalar:


Madde 173 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


DÖRDÜNCÜ
BAP


Orduyu
takip edenlerle harb esirlerine verilecek disiplin cezaları


 


Disiplin cezalarının tatbikı sureti:


Madde 174 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


BEŞİNCİ
BAP


Disiplin
cezalarının verilmesi ve infazı


I -
CEZANIN VERİLMESİ


 


Failin müdafaa hakkı:


Madde 175 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


Cezanın şiddetli
verileceği haller:


Madde 176 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


Mevkufiyetin cezaya
mahsubu


Madde 177 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


Mafevka arzedilecek
cezalar:


Madde 178 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


Disiplin cezalarında
müruru zaman:


Madde 179 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


İnfaz edilmiş disiplin
cezalarının mahkemece mahsubu:


Madde 180 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


Cezanın katileşmesi:


Madde 181 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


II -
CEZANIN İNFAZI


 


Cezanın vakti infazı zamanı:


Madde 182 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


Cezanın infazı sureti:


Madde 183 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


Yüksek disiplin
amirlerinin cezaları değiştirme salahiyeti:


Madde 184 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


Uyarı, aylık
kesilmesi, izinsizlik ve sıra harici hizmet cezalarının infazı[39]


Madde 185 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


Disiplin cezasının
müruruzamanı:


Madde 186 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)





Cezalının ayrılması
halinde yapılacak muamele:


Madde 187 – (Mülga: 31/1/2013-6413/45
md.)


 


ALTINCI
BAP


Disiplin
cezalarından şikayet


 


Şikayet:


Madde 188 – (Değişik:
22/12/1934-2632/6 md.; Mülga: 11/12/1935-2862/14 md.; Yeniden yürürlük: 29/1/1936-2908/1
md.; Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.)


 


Şikayetin kabulü veya
reddi:


Madde 189 – (Değişik:
22/12/1934-2632/7 md.; Mülga: 11/12/1935-2862/4 md.; Yeniden yürürlük:
29/1/1936-2908/1 md.; Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.)


 


YEDİNCİ
BAP[40]


Amir
tarafından cezanın değiştirilmesi veya kaldırılması hakkında müracaatlar


 


Cezanın kaldırılması ve
değiştirilmesi:


Madde 190 – (Değişik:
22/12/1934-2632/8 md.; Mülga: 11/12/1935-2862/14 md.; Yeniden Yürürlük:
29/1/1936-2908/1 md.; Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.)


 


SEKİZİNCİ
BAP[41]


Disiplin
cezalarına nezaret


 


Cezanın kaldırılacağı ve
değiştirileceği haller:


Madde 191 – (Değişik:
22/12/1934-2632/9 md.; Mülga: 11/12/1935-2862/14 md.; Yeniden Yürürlük:
29/1/1936-2908/1 md.; Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.)


 


Son maddeler:


Madde 192 – (Değişik:
11/12/1935-2862/13 md.)


Askeri Ceza Kanununun
75, 79 uncu maddelerile 78 inci maddesinin C fıkrasının iki numarasında ve askeri
eşyayı satın almak, rehin olarak kabul etmek ve gizlemek fiillerine dair 131
inci maddede yazılı suçlar askeri mahkemelere tabi olmıyan siviller tarafından
yapılırsa umumi mahkemeler bu kanun hükümlerini tatbik ederler.


 


İlga edilen kanunlar:


Madde 193 – 1286 tarihli Askeri Ceza Kanunu ile
ilave ve zeyilleri ve muaddel maddeleri ve mensubini askeriyenin siyasetle meni
iştigali hakkındaki 25 Eylül 1328 ve Askeri Ceza Kanununun 169 uncu maddesi
makamına kaim olan 16 Teşrinievvel 1328 ve seferde tekalifi harbiye ve vesaiti
nakliye komisyonlarına ve efradı cedidenin sevkine memur olanlar hakkındaki 21
Ağustos 1330 ve mafevk tarafından maduna yapılacak bazı ef'alin cürüm addolunmayacağına
dair olan 30 Teşrinievvel 1330 ve 1286 tarihli Askeri Ceza Kanununun 101, 102,
103, 104 üncü maddesine matuf olan 3 Mart 1331 ve esrarı askeriye ve hiyaneti
harbiye hakkındaki 16 Teşrinievvel 1330 ve seferde tart cezasının sureti
tatbikına dair olan 25 Şubat 1330 tarihli kanunlarla zeyilleri ve sair
kanunların bu kanuna muhalif olan hükümleri mülgadır.


 


Ek Madde 1 –
(20/5/1933-2183 sayılı ek kanunun 1 inci maddesi hükmü olup, ek madde haline
getirilmiştir.)


  Aşağıda yazılı fiilleri
ilk defa yapan subaylarla askeri memurlar ve astsubaylara iki aydan altı aya
kadar hapis cezası verilir:


Tekerrürü halinde
evvelce verilmiş olan ceza bir kat arttırılmakla beraber zabitlerle askeri
memurlar hakkında (ihraç) astsubaylar hakkında (rütbenin geri alınması)
cezaları da birlikte hükmolunur.


A) Ticaret yapmak veya
yaptırmak,


B) Ticari ve sınai
müesseselerde vazife kabul etmek.


 


Ek Madde 2 –
(20/5/1933-2183 sayılı ek kanunun 2. maddesi hükmü olup, ek madde haline
getirilmiştir.)


Aşağıda yazılı fiilleri
ilk defa yapan yedek subay hakkında iki aydan altı aya ve astsubaylarla erler
hakkında on beş günden üç aya kadar hapis cezası verilir.


Tekerrürü halinde
cezaları bir kat arttırılmakla beraber astsubaylar hakkında (rütbenin geri
alınması) cezası da birlikte hükmolunur.


A) Fiili hizmeti
askerilerini ifa esnasında bizzat ticaret veya sanatla iştigal etmek,


B) Ticari ve sınai
müesseselerde vazife kabul etmek.


Ancak tebdili hava veya
resmi mezuniyet suretiyle kıta ve müesseselerden ayrılanların askerlik kıyafetinden
ayrılmak şartiyle kendi iş ve sanatlariyle iştigalleri caizdir.


 


Ek Madde 3 –
(20/5/1933-2183 sayılı ek kanunun 3. maddesi hükmü olup, ek madde haline
getirilmiştir.)


Askeri
doktorların bizzat hususi hastane açmaları memnudur. Hilafında hareket, birinci
madde mucibince cezayı müstelzimdir. (Mülga üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-650/37
md.; İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.:
2012/108 sayılı Kararı ile.)[42][43]


 


Ek
Madde 4 – (3/8/1942-4277 sayılı ek kanunun 1. maddesi hükmü olup, ek madde
olarak numarası teselsül ettirilmiştir.)


A)
Fevkalade halin, seferberliğin veya harb halinin devamı müddetince askeri bir
hizmet yaparken Milli Müdafaa vasıtalarına veya askeri ihtiyaçlara taallük eden
taahhüt, imal, inşa, alım, satım, teslim, tesellüm, nakil, muhafaza veya tevzi
yahut celp, sevk ve muayene gibi işlerde zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet veya
hırsızlık suçlarından birini işliyenler on seneden aşağı olmamak üzere ağır
hapis veya müebbet ağır hapis cezasiyle birlikte beş yüz liradan aşağı olmamak
üzere ağır para cezasiyle cezalandırılırlar. Şu kadar ki para cezası hiçbir
halde temin olunan menfaatin iki mislinden az olamaz.


B) (Değişik:
22/1/2004-5078/3 md.) Seferberlikte veya harp hâlinin devamı müddetince
vahim hâllerde ölüm cezası hükmolunur.


C)
Bu maddede yazılı suçlardan husule gelen veya husulü kasdolunan zarar hafif ise
(A) fıkrasına göre hükmedilmesi lazımgelen muvakkat ağır hapis ve para cezası
yarıya, pek az ise üçte bire indirilir.


 


Ek
Madde 5 – (3/8/1942-4277 sayılı ek kanunun 2. maddesi hükmü olup, ek madde
olarak numarası teselsül ettirilmiştir.)


Fevkalade
halin, seferberliğin veya harb halinin devamı müddetince Milli Müdafaa vasıtalarına
veya askeri ihtiyaçlara taallük eden işlerde hususi kanunlara göre kendilerine
tevdi edilen vazifeleri yaparken bu kanunda yazılı suçları işliyen askeri olmıyan
şahıslar hakkında da umumi mahkemelerce birinci maddede yazılı cezalar tatbik
olunur.


 


Ek
Madde 6 – (25/5/1972-1590/2 md. ile gelen ek 1 inci md. hükmü olup madde numarası
teselsül ettirilmiştir.)


Birinci
askeri yasak bölgeler içinde veya nöbet yerlerinde, karakollarda, kışlalarda,
karargahlarda, askeri kurumlarda, yerleşme veya konaklama amaciyle kullanılan
bina veya mahaller içinde; askerlere fiilen taarruzda bulunanlar, sövenler veya
hakaret edenler veyahut askerlik görevlerine ilişkin işleri yapmaya veya
yapmamaya zorlamak için şiddet veya tehdide başvuranlar Türk Ceza Kanununun bu
fiillere ilişkin l88, l90, l91, 254, 255, 256, 257, 258, 260, 266, 267,268,
269, 271, 272 ve 273 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılırlar.


Nöbetçi,
devriye, karakol, inzibat, askeri trafik, kolluk veya kurtarma ve yardım görevi
yapan askerlere karşı bu görevleri yaptıkları sırada yukarıdaki fıkrada yazılı
suçları işliyenler aynı kanun maddeleri ile cezalandırılırlar.


Umumi
emniyet ve asayişi korumaya ilişkin önleyici ve adli zabıta görevlerini ifa
ettikleri sırada jandarma subay, astsubay, erbaş ve erlerine karşı işlenen suçlarda
yukardaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.


 


Ek
Madde 7 – (Ek : 22/3/2000-4551/37 md.)


Bu
Kanunda ve diğer kanunlarda geçen;


A)
“Başgedikli”, “Gedikli” ve “Küçük Zabit” ibareleri “Astsubay”,


B)
“Toplu Efrat” ibaresi “Toplu Asker”, “Efrat” ibaresi sadece “Erbaş ve Er”,
“Nefer” ibaresi “Er”.


C)
“Tard, ihraç ve rütbenin geri alınması” fer’i cezaları (erbaşlar için öngörülen
rütbenin geri alınması fer’i cezası hariç), “Türk Silahlı Kuvvetlerinden
çıkarma” fer’i cezası,


Olarak
değiştirilmiştir.


 


Ek
Madde 8 – (Ek: 31/3/2005-5329/1 md.; Değişik: 23/6/2016-6722/11 md.)


Askeri mahkemeler ve adli
yargı mahkemeleri tarafından verilen kısa süreli hapis cezaları; 16/6/1927
tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu hükümlerine
göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler
hakkında Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen
seçenek yaptırımlara, diğer askeri şahıslar hakkında ise aynı fıkranın (a), (b)
ve (d) bentlerinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Ancak
aşağıdaki hâllerde kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlara çevrilemez:


A) Sırf askeri suçlardan
dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın dört ay veya daha
fazla süreli hapis cezası olması.


B) Fiilin, disiplini ağır
şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da
birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük
bir zarar meydana getirmesi.


C) Fiilin savaş veya
seferberlikte işlenmesi.


1076
sayılı Kanun hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile
yükümlü erbaş ve erler hakkında verilen kısa süreli hapis cezasına seçenek
yaptırımların yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılır.


(Ek fıkra:
24/11/2016-6763/2 md.) Sırf askerî suçlar ile hapis cezasının üst sınırı üç ayı geçen
askerî suçlar hakkında, önödeme hükümleri uygulanmaz.


 


Ek Madde 9 – (Ek:
31/3/2005-5329/1 md.)


Bu
Kanunda alt sınırı belirtilmeyen ağır hapis cezalarının alt sınırları "bir
sene" olarak uygulanır.


 


Ek Madde 10 – (Ek:
26/2/2008-5739/1 md.)


Bu Kanunda ve diğer
ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya kadar, 26/9/2004 tarihli ve
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemeler
bakımından bu Kanunun ek 8 ve 9 uncu maddeleri ile 16/6/1964 tarihli ve 477
sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve
Cezaları Hakkında Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin
uygulanmasına devam olunur.


(İptal: Anayasa
Mahkemesi’nin 17/1/2013 tarihli ve E.: 2012/80, K.: 2013/16 sayılı Kararı ile.)


 


Askerî
suçlar ile sırf askerî suçlar:


Ek Madde 11 –  (Ek:24/6/2021-7329/1 md.)


Bu Kanunda düzenlenen suçlar ile
asker kişilerin askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri
suçlar, askerî suçtur.


Bu Kanunda
düzenlenen ve asker kişiler tarafından işlenen 60 ıncı, 62 nci,
65 inci, 66 ncı, 67 nci, 68 inci, 70 inci, 79 uncu, 81 inci, 82 nci, 85 inci, 87 nci,
88 inci, 89 uncu, 90 ıncı, 91 inci, 97 nci,
98 inci, 100 üncü, 101 inci, 102 nci ve
136 ncı maddelerinde düzenlenen suçlar,
sırf askerî suçtur.


 


Amir-maiyet veya üst-ast
ilişkisi:


Ek Madde 12 – (Ek:24/6/2021-7329/2 md.)


Askerlik hizmet ve görevlerine
ilişkin hâller dışında, asker kişilerden nişanlıların, evlilik bağı kalmasa bile
eşlerin, kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoy ile üçüncü derece
dâhil hısımların veya evlâtlık bağı olanların birbirlerine karşı işledikleri
suçlar bakımından amir-maiyet ve üst-ast ilişkisi dikkate alınmaz.


Yükümlü erbaş ve erler arasında ast,
üst veya amir ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet ve
görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır.


 


Yakalama ve tutuklama:


Ek Madde 13 – (Ek:24/6/2021-7329/3 md.)


Aşağıda belirtilen hâllerde, asker
kişi herkes tarafından geçici olarak yakalanabilir:


a) Kişiye suçu işlerken
rastlanması.


b) Suçüstü bir fiilden dolayı;
izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme
olanağının bulunmaması.


Tutuklama kararı veya yakalama emri
düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet
savcısına derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, amiri, üstü, askerî
karakol, nöbetçi, devriye, askerî inzibat ve kolluk görevlisi asker kişiyi
yakalama yetkisine sahiptir.


Yakalanan kişi ve olay hakkında
Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek emri doğrultusunda işlem yapılır.
Cumhuriyet savcısı, yakalanan kişiyi serbest bırakmaz ise en yakın askerî
inzibat karakoluna veya askerî makama ya da adli kolluk görevlilerine teslim
edilmesine karar verir. Suçun Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım
altındaki Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar
ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan olması durumunda, yakalanan kişi Cumhuriyet
savcısının talimatı ile adli kolluk görevlilerine teslim edilir.


Asker kişilerin gözaltına alınması
veya tutuklanması durumunda derhâl kıta komutanı veya askerî kurum amirine de
haber verilir.


 


Soruşturma ve kovuşturma:


Ek Madde 14 – (Ek:24/6/2021-7329/4 md.)


Askerî suçlarla ilgili olarak
aşağıdaki hükümler uygulanır:


a)  Subay
ve astsubayların şüpheli sıfatıyla ifadesi bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından
alınır.


b) Askerî amirler Cumhuriyet
savcısının işe el koymasına kadar delillerin kaybolmasını önleyecek tedbirleri
alır.


c) Ülke sınırları dışında işlenen
suçlar bakımından Cumhuriyet savcısı, adli kolluk görevlileri tarafından
yapılacak işlemlerin Millî Savunma Bakanlığınca yurt dışında görevlendirilen
hukuk sınıfı subaylar tarafından yapılmasını isteyebilir.


d) Kuvvetli suç şüphesinin
varlığını gösteren somut delillerin bulunması ve sırf askerî suç nedeniyle
askerî disiplinin ağır şekilde ihlal edilmesi hâlinde de asker kişi hakkında
tutuklama kararı verilebilir.


e) Sırf askerî suçlarda, tutuklama
yasağına ilişkin hükümler uygulanmaz.


Asker kişilerin işlediği askerî suçlarla
ilgili olarak kabul edilen iddianamenin bir örneğini mahkeme, kovuşturmaya yer
olmadığına karar verilmesi durumunda ise kararın bir örneğini savcılık
soruşturma iznini veren komutanlığa veya askerî kurum amirliğine gönderir.


Askerî birlik komutanı veya askerî
kurum amiri, emir komutasındaki asker kişilerin, ifadelerinin alınması veya
sorgularının yapılması için hazır bulundurulmasını sağlar.


 


Soruşturma izni ve izin vermeye
yetkili merciler:


Ek Madde 15 – (Ek:24/6/2021-7329/5 md.)


Asker kişilerin işledikleri askerî
suçların soruşturulması izne tabidir. Ancak, ağır ceza mahkemesinin görevine
giren suçüstü hâllerinde soruşturma genel hükümlere göre yürütülür.


Soruşturma izni, asgari tugay
komutanı veya eşidi askerî kurum amiri
(Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında eşidi)
olmak üzere, asker kişinin görev yaptığı birlik komutanı veya askerî kurum
amiri, bu kişilerin yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat verilir.
Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Milli Savunma Üniversitesi
hariç, Millî Savunma Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı ve ilgili
kurum ve kuruluşlarda görev yapan asker kişiler hakkında soruşturma izni Millî
Savunma Bakanı tarafından verilir. General ve amiraller hakkındaki soruşturma
izni ise görev yeri dikkate alınarak ilgisine göre Genelkurmay Başkanının veya
ilgili Kuvvet Komutanının teklifi üzerine ya da resen Millî Savunma Bakanı
tarafından verilir.


Bir askerî birlik veya askerî kurumda
geçici olarak görevlendirilen veya harekât komutasına verilen asker kişiler
hakkında soruşturma izni, bu görevlerinin devamı süresince, geçici olarak
görevlendirildikleri veya harekât komutasına verildikleri askerî birlik veya
askerî kurumun bağlı bulunduğu soruşturma izni vermeye yetkili birlik komutanı
veya askerî kurum amiri tarafından verilir.


Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça,
bir askerî birlik veya askerî kurum dışında görevlendirilen asker kişiler
hakkında soruşturma izni, bu görevlerinin devamı süresince, Millî Savunma
Bakanı tarafından verilir.


Uluslararası anlaşmalar gereğince
yabancı asker kişilerin askerî suçları hakkında soruşturma izni Millî Savunma
Bakanı tarafından verilir. Bunlar hakkında altıncı ve yedinci fıkra hükümleri
uygulanmaz.


Millî Savunma Bakanı, general ve
amiraller hariç subay veya astsubaylara ilişkin soruşturma izni verme
yetkisini, Personel Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu bakan yardımcısına
devredebilir.


Subay ve astsubaylar hariç diğer
kişilerin işledikleri askerî suçlara ilişkin soruşturma izni verme yetkisi, bu
izni vermeye yetkili komutan veya askerî kurum amiri tarafından teşkilatında
bulunan hukuk sınıfından olan ya da 27/7/1967 tarihli
ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun geçici 45 inci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca atanmış olan hukuk hizmetleri başkanı
veya birim amirine, Millî Savunma Bakanı tarafından merkezde Hukuk Hizmetleri
Genel Müdürü veya yardımcısına, taşrada ve bağlı kurum ve kuruluşlarda ise
asgari alay eşidi kurum amirine
devredilebilir.


İzin vermeye yetkili merci, ihbar
veya şikâyetin işleme konulması hâlinde bir ön inceleme başlatır, ön incelemeyi
bizzat yapabileceği gibi, izin vermeye asıl yetkili merciin emrinde olan ve
hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki asker kişilerden birine de
yaptırabilir. İzin vermeye yetkili merci, emrinde olan ve hakkında inceleme
yapılanın üstü konumundaki en az üç asker kişiden oluşan bir heyet de
görevlendirebilir. İzin vermeye yetkili merciin zorunlu gördüğü hâllerde, heyette
yer alanların çoğunluğunun, hakkında inceleme yapılanın rütbe veya
kıdemce eşidi veya üstü konumunda, heyet
başkanının ise hakkında inceleme yapılanın üstü konumunda olması gerekir.


(Ek dokuzuncu fıkra:30/6/2022-7415/1
md.) Firar ve izin tecavüzü gibi hakkında
ön inceleme yapılanın bulunamaması nedeniyle ifade almayı imkânsız hâle getiren
zorunlu hâllerde, ilgilinin ifadesi alınmaz.


Yetkili merci, soruşturma izni
konusundaki kararını suçun işlenildiğinin öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dâhil
en geç otuz gün içinde verir. Bu süre, zorunlu hâllerde on beş günü geçmemek
üzere bir defa uzatılabilir. Yetkili merci, belirtilen süreler içinde
soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi konusunda karar verir ve kararını
Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında inceleme yapılana ve varsa şikayetçiye bildirir. Bu kararlara karşı on gün içinde itiraz
edilebilir. Sırf askerî suçlara ilişkin verilen soruşturma iznine itiraz
edilmesi, soruşturma işlemlerini engellemez. İtiraz,  general ve
amiraller için Danıştay Birinci Dairesine, diğer asker kişiler için ise yetkili
merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesine yapılır. İtirazlar,
öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar
kesindir.


General ve amiraller hakkındaki
soruşturma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcıvekili tarafından
yapılır. Hâkim kararı gerektiren işlemlere dair Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının talepleri ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara
yapılan itirazlar hakkında, soruşturma konusu suçların en ağırına bakmakla
görevli Yargıtay ceza dairesini numara itibarıyla izleyen ceza dairesi başkanı
tarafından karar verilir. Suçun son numaralı ceza dairesinin görevine girmesi
hâlinde talebi ve itirazı inceleme yetkisi Birinci Ceza Dairesi Başkanına
aittir. Hâkim kararı gerektiren işlemlerde Başkanın verdiği kararlara karşı
yapılan itirazı numara itibarıyla izleyen ceza dairesi başkanı inceler. Son
numaralı daire başkanının kararı, Birinci Ceza Dairesi Başkanı tarafından
incelenir. İddianame hazırlanması hâlinde kovuşturma Yargıtay ilgili ceza
dairesince yapılır.


19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması,
Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin
birinci fıkrasında yer alan suçları işleyen asker kişiler hakkında soruşturma
ve kovuşturma genel hükümlere göre yapılır.


Bu maddede hüküm bulunmayan
hâllerde 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı
Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri
uygulanır.


 


Yüce Divanda yargılanacak asker kişilerle
ilgili soruşturma usulü:


Ek Madde 16 – (Ek:24/6/2021-7329/6 md.)


Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz
ve Hava Kuvvetleri Komutanlarının işlediği askerî suçların soruşturulması izne
tabidir. Ancak, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde
soruşturma genel hükümlere göre yürütülür.


Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz
ve Hava Kuvvetleri Komutanları hakkında askerî suçlardan dolayı soruşturma
yapılması Cumhurbaşkanının iznine bağlıdır.


İzin vermeye yetkili merci, ihbar
veya şikâyetin işleme konulması hâlinde bir ön inceleme yaptırır.


Yetkili merci, soruşturma izni
konusundaki kararını suçun işlenildiğinin öğrenilmesinden itibaren ön inceleme
dâhil en geç otuz gün içinde verir. Bu süre, zorunlu hâllerde on beş günü
geçmemek üzere bir defa uzatılabilir. Yetkili merci, belirtilen süreler içinde
soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi konusunda karar verir ve kararını
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hakkında inceleme yapılana ve varsa şikayetçiye bildirir. Bu kararlara karşı on gün içinde
Danıştay Birinci Dairesine itiraz edilebilir. İtirazlar, öncelikle incelenir ve
en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar kesindir.


Soruşturma Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı tarafından yapılır. Hâkim kararı gerektiren işlemlere dair Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının talepleri ile kovuşturmaya yer olmadığına dair
kararlara yapılan itirazlar hakkında, soruşturma konusu suçların en ağırına
bakmakla görevli Yargıtay ceza dairesini numara itibarıyla izleyen ceza dairesi
başkanı tarafından karar verilir. Suçun son numaralı ceza dairesinin görevine
girmesi hâlinde talebi ve itirazı inceleme yetkisi Birinci Ceza Dairesi
Başkanına aittir. Hâkim kararı gerektiren işlemlerde Başkanın verdiği kararlara
karşı yapılan itirazı numara itibarıyla izleyen ceza dairesi başkanı inceler.
Son numaralı daire başkanının kararı, Birinci Ceza Dairesi Başkanı tarafından
incelenir. İddianame düzenlenmesi hâlinde kovuşturma, Yüce Divan sıfatıyla
Anayasa Mahkemesinde yapılır.


3628 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin birinci fıkrasında sayılan suçlar
bakımından da bu madde hükümleri uygulanır.


Bu maddede hüküm bulunmayan
hâllerde 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.


 


Hükmün açıklanmasının geri
bırakılması:


Ek Madde 17 – (Ek:24/6/2021-7329/7 md.)


4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller
hariç askerî suç ve cezalar hakkında da uygulanır:


A) Sırf askerî bir suçtan dolayı
altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi.


B) Fiilin, disiplini ağır şekilde
ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin
muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar
meydana getirmesi.


C) Fiilin savaş veya seferberlikte
işlenmesi.


 


Uygulanacak hükümler:


Ek Madde 18 – (Ek:24/6/2021-7329/8 md.)


Askerî suçların soruşturması ve kovuşturmasına
ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 5271 sayılı Kanun hükümleri
uygulanır.


 


Mahkemelerin görev ve yetkisi:


Ek Madde 19 – (Ek:24/6/2021-7329/9 md.)


Askerî suçlara ilişkin dava ve
işler, suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan asliye ve ağır
ceza mahkemelerinde ya da askerî birlik ve personel yoğunluğunun gerektirmesi
hâlinde Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca
belirlenen ilçelerde kurulu bulunan asliye veya ağır ceza mahkemelerinde görülür.
İlçede görülmesine karar verildiği takdirde ilçenin yargı çevresi de aynı
usulle belirlenir. Bu suçlara ilişkin dava ve işler, acele işlerden sayılır ve
bunlarla ilgili davalar adli tatilde de görülür.


Birinci fıkra
uyarınca belirlenen mahkemelerin görev alanına giren suçlara ilişkin davalarla;


a) Diğer mahkemelerin görev alanına
giren suçlara ilişkin davaların aralarındaki bağlantı nedeniyle birlikte yürütülmesinin
zorunlu olduğu hâllerde davalar, birinci fıkra uyarınca belirlenen
mahkemelerde,


b) Türk Ceza Kanununun İkinci
Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde
tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlara ilişkin
davaların aralarındaki bağlantı nedeniyle birlikte yürütülmesinin zorunlu
olduğu hâllerde davalar, bu bentte belirtilen suçlara bakmakla görevli
mahkemelerde,


birleştirilir.


Asker kişiler tarafından ülke
sınırları dışında işlenen askerî suçlara ait dava ve işlere bakmaya birinci
fıkra kapsamındaki Ankara mahkemeleri yetkilidir. Yurt dışında bulunan askerî
mahallerde yapılacak önleme aramasına karar vermeye de bu yer sulh ceza
hâkimliği yetkilidir.


Bu Kanunun 65 inci, 66 ncı, 67 nci, 68 inci ve 70
inci maddelerinde düzenlenen suçlara ilişkin dava ve işlerde yetkili mahkeme,
şüpheli veya sanığın mensubu olduğu askerî birlik veya askerî kurumun bulunduğu
yerde birinci fıkra uyarınca belirlenen il ve ilçe mahkemeleridir.


Askerî suçlara ilişkin
soruşturmalar, suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan Cumhuriyet
başsavcılığınca ya da birinci fıkra uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulunca
belirlenen ilçe Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülür. Bu başsavcılıklarda
askerî suçlar bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı
görevlendirilir. İl veya birinci fıkra uyarınca belirlenen ilçe Cumhuriyet
savcısı, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısından soruşturmanın kısmen veya
tamamen yapılmasını isteyebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde suçun
işlendiği yer Cumhuriyet savcısı zorunlu olan delilleri toplar ve gerekmesi hâlinde
alınacak kararlar bakımından bulunduğu yer sulh ceza hâkimliğinden talepte
bulunur.


 


Atıflar:


Ek Madde 20 – (Ek:24/6/2021-7329/10 md.)


Kanunlarda geçen;


A) Askerî Yargıtay, Yargıtayı,


B) Askerî Yargıtay Başsavcılığı,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını,


C) Askerî Yargıtay Başsavcısı,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısını,


D) Askerî Yargıtay Başkanı, Askerî
Yargıtay daire başkanları ve Askerî Yargıtay üyeleri sırasıyla, Yargıtay
Birinci Başkanını, Yargıtay daire başkanlarını ve Yargıtay üyelerini,


E) Askerî mahkeme, bu Kanun
uyarınca belirlenen asliye ceza mahkemesini, ağır ceza mahkemesinin görev
alanına giren suçlar bakımından ağır ceza mahkemesini,


F) Askerî hâkim, hâkim veya sulh
ceza hâkimini,


G) Askerî savcılık, Cumhuriyet
başsavcılığını,


H) Askerî savcı, ilgisine göre
Cumhuriyet başsavcısını veya Cumhuriyet savcısını,


I) Yardımcı askerî savcı ve askerî
savcı yardımcısı, Cumhuriyet savcısını,


J) Askerî adalet müfettişi,
ilgisine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulu müfettişlerini veya adalet
müfettişlerini,


ifade eder.


 


Ek Madde 21- (Ek:12/6/2024-7517/2 md.)


Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve
Hava Kuvvetleri Komutanları ile general ve amiraller hakkında bu Kanunun ek 15
inci ve ek 16 ncı maddeleri kapsamında yürütülen işlemlerde soruşturma izni
vermeye, soruşturma ve kovuşturma yapmaya yetkili mercilerin tayininde
ilgililerin son rütbeleri ve görevleri esas alınır.


 


Geçici Madde 1 – (1632 sayılı Kanunun kendi numarasız
muvakkat maddesi olup teselsül için numaralandırılmıştır.)


Bu kanunun makabline şümulü :


Bu kanun ile konulan cezalar bundan
evvelki kanunlarda yazılı olan cezalardan daha hafif olduğu surette bu kanunun
meriyete konulduğu tarihte hükmedilmemiş olan suçlarla eski kanuna göre
hükmedilip henüz infaz edilmemiş veya infaz edilmekte bulunmuş olan hükümler
hakkında da tatbik olunur.


 


Geçici Madde 2 – (Ek:
22/1/2004-5078/4 md.)


Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce 91 inci maddenin (4) numaralı fıkrası kapsamına giren
suçlardan dolayı haklarında idam cezası verilen hükümlülerin dosyalarından;


a) Henüz Askerî Yargıtaya
gönderilmemiş olan veya Askerî Yargıtay Başsavcılığında bulunan yahut Türkiye
Büyük Millet Meclisine gönderilmiş olanlar, hükmü veren askerî mahkemece
duruşma açılarak,


b) Askerî Yargıtayda
bulunanlar, ilgili dairesince ele alınarak,


Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren üç ay içinde karara bağlanır.


Askerî Yargıtay
Başsavcılığında ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunan dosyalar,
gelişlerindeki usule uygun olarak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir ay içinde, hükmü veren askerî mahkemeye geri gönderilir.


 


Geçici Madde 3 – (Ek:24/6/2021-7329/11
md.)


Bu Kanun uyarınca askerî suçlara
bakmak amacıyla il ve ilçelerde belirlenecek mahkemeler, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren bir ay içinde belirlenir. Belirleme tarihi itibarıyla
kovuşturma evresine geçilmiş askerî suçlara ilişkin dava dosyaları, belirlenen
bu mahkemelere devredilmez, kesinleşinceye kadar açıldıkları mahkemelerde
görülmeye devam olunur.


Mülga;


a) 27/6/1972 tarihli
ve 1600 sayılı Askerî Yargıtay Kanununa tabi Askerî Yargıtay Başkanı,
Başsavcısı, İkinci Başkanı, daire başkanları ve üyelerinin görevleri sırasında
işledikleri şahsi suçları ile görev suçlarının soruşturulması ve
kovuşturulmasında Yargıtay Birinci Başkanı, Yargıtay daire başkanları ve
üyeleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının,


b) 4/7/1972 tarihli
ve 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununa tabi Askerî Yüksek İdare
Mahkemesi Başkanı, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısı, daire başkanları
ve üyelerinin görevleri sırasında işledikleri şahsi suçları ile görev
suçlarının soruşturulması ve kovuşturulmasında
Danıştay Başkanı, Danıştay daire başkanları ve üyeleri ile Danıştay
Başsavcısının,


c) 26/10/1963 tarihli
ve 357 sayılı Askerî Hâkimler Kanununa tabi askerî hâkimlerin görevleri
sırasında işledikleri şahsi suçları ile Millî Savunma Bakanı tarafından
soruşturma yapılmasına izin verilmesi hâlinde görev suçlarının soruşturulması
ve kovuşturulmasında 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar
Kanununda yer alan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının,


yargılanmasına ilişkin hükümler uygulanır. Bu fıkra hükümleri (a) ve
(b) bentlerinde yer alanların görevleri sırasındaki eylemleri nedeniyle
yapılacak disiplin soruşturma veya kovuşturmaları bakımından da uygulanır. (c)
bendinde yer alanların görevleri sırasındaki eylemleri nedeniyle yapılacak
disiplin soruşturma veya kovuşturmaları bakımından ise 926 sayılı Kanunun
geçici 45 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirlenen disiplin
hükümleri uygulanır.


10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve
Yetkileri Kanununun geçici 5 inci maddesi ile 9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı
Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun geçici 9 uncu maddesi kapsamında Millî
Savunma Bakanlığı tarafından Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığı emrine görevlendirilen erbaş ve erler ile askerlik yükümlüleri, bu
görevlendirme süresince asker kişi sayılırlar ve bu Kanuna tabi olmaya devam
ederler. Bu kişilerin Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığında görevli rütbelilere karşı işledikleri askerî suçlar asker
kişilere karşı işlenmiş sayılır. Soruşturma izni, Jandarma Genel Komutanlığında
asgari alay komutanı veya eşidi kurum
amiri, Sahil Güvenlik Komutanlığında ise asgari grup komutanı veya eşidi kurum amiri olmak üzere, asker kişinin fiilen
görev yaptığı birlik komutanı veya kurum amiri, bu kişilerin yokluklarında ise
vekilleri tarafından bizzat verilir.


 


Kanunun mer'iyeti tarihi :


Madde 194 – Bu kanun neşri tarihinden dört ay
sonra muteberdir.


 


Madde 195 – Bu kanunun hükümlerini icraya İcra
Vekilleri Heyeti memurdur.


 


22/5/1930
Tarihli Ve 1632 Sayılı Ana Kanuna İşlenemeyen Hükümler





1. 9/7/1982
tarihli ve 2693 sayılı Kanunun geçici maddesi:


Geçici Madde -– 16/5/1982
tarihi dahil olmak üzere bu tarihten sonra, bu Kanunun yayımı tarihine kadar
feri cezaları infaz edilmiş olanların idari işlemleri geri alınır.


 


2. 14/6/1989
tarihli ve 3574 sayılı Kanunun geçici maddesi:


Geçici Madde – Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilmiş olan yeni baştan askerlik
cezaları yerine getirilmez. Yerine getirilmiş olan yeni baştan askerlik
cezaları hükümsüz sayılarak askerlik süreleri yeniden hesaplanır. Muvazzaflık
süresini doldurmuş olanlar derhal terhis edilirler.


Ancak terhise müstehak
olunan tarihten sonra işlenmiş bulunan suçlardan dolayı takibat yapılır,
verilmiş olan cezalar çektirilir.


 


3. 22/3/2000
tarihli ve 4551 sayılı Kanunun 38 inci maddesi:


Madde 38 – 1632 sayılı Kanunda yer alan
katıksız hapis cezası ve bu cezanın uygulanmasına ilişkin hükümlerle aynı
Kanunun 33, 36, 37, 83, 86, 149, 152, 154 üncü maddeleri ile 25 inci maddesinin
(4) numaralı bendinin ilk cümlesi ve 134 üncü maddenin (2) numaralı fıkrası 
yürürlükten kaldırılmıştır.


 


1632 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
VEYA


ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ


YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR
TABLO


 








Değiştiren Kanunun / KHK’nin
veya İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası



1632 sayılı Kanunun
değişen veya iptal edilen maddeleri



Yürürlüğe Giriş Tarihi







2034



76, 77, 82, 106, 119, 120,
131, 154



4/7/1932






2183



Ek Madde 1, Ek Madde 2, Ek
Madde 3



25/5/1933






2632



66, 67, 147, 150, 153, 188,
189, 190, 191



27/12/1934






2862



17, 30, 39, 49, Üçüncü Bab
Üçüncü Fasıl Başlığı, 63,64, 65, 66, Üçüncü Bab Dördüncü Fasıl Başlığı, 81,
131, 153, 173, 192



18/12/1935






2908[44]




-



5/2/1936






3514



39, 154



14/7/1938






3719



47, 148



14/7/1939






3823



47, 148



18/5/1940






3914



55, 56, 57, 58, 59



27/8/1940






4026



48



15/5/1941






4257



7, 13, 23, 24, 63, 64,
158, 164, 174



20/6/1942






4277



Ek Madde 4, Ek Madde 5



8/8/1942






4542



35, 153



17/4/1944






4726



63, 75



8/5/1945






6078



114



1/4/1953






6781



150



14/7/1956






6866



34, 35



24/12/1956






6889



65



2/2/1957






7331



56



15/6/1959






353



5, 72



Bu kanuna göre kurulacak askeri
mahkeme lerin fiilen göreve başladıkları
tarihte






477[45]



82,  83, 86,  108, 116,
130, 145, 149 uncu maddeler ile 154 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi



Disiplin mahkemelerinin kurulup
fiilen göreve başladıkları tarihte






1590



95, Ek Madde 6



4/6/1972






1656



148



12/2/1973






2693



32, 35



13/7/1982






3574



29, 38, 49, 66, 67, 70



17/6/1989






3970



63



19/5/1994 tarihinden
itibaren üç ay sonra






4551[46]



3, 5, 23, 24, 25, 29, 30,
31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39, 47, 53, 67, 68, 71, 76, 77, 81, 82, 83, 85,
86, 87, 88, 89, 115, 130, 131, 132, 134, 143, 148, 149, 152, 153, 154, 165,
166, 171, 172, 185, Ek Madde 7



26/3/2000 tarihinden
itibaren 2 ay sonra






5078



91,101, Ek 4, Geçici Madde
2



29/1/2004






5080



67



29/1/2004






5329



Ek Madde 8, Ek Madde 9



1/6/2005






5739



Ek  Madde 10



1/3/2008






6191



3, 39, Ek Madde 8



22/3/2011






6217



63



14/4/2011






KHK/650



Ek Madde 3



26/8/2011






6318



63



3/6/2012






6413



18,19, 82, 84, 93, 96,
117, 137, 150, 151, 162 ila 191



16/2/2013






Anayasa Mahkemesinin
18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113, K.: 2012/108 sayılı Kararı



Ek Madde 3



1/1/2013 tarihinden başlayarak
altı ay sonra

(1/7/2013)






Anayasa Mahkemesinin
28/3/2013 tarihli ve E.: 2012/143, K.: 2013/48 sayılı Kararı



49



10/10/2013






6722



47, 149, Ek Madde 8



14/7/2016






Anayasa Mahkemesinin
14/7/2016 tarihli ve E: 2016/11, K: 2016/132 sayılı Kararı



67



23/9/2016 tarihinden
başlayarak dokuz ay sonra

(23/6/2017)






6763



39, Ek Madde 8



2/12/2016






KHK/691



67



22/6/2017






KHK/694



39



25/8/2017






7069



67



8/3/2018






7078



39



8/3/2018






KHK/698



7



24/6/2018
tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı
seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte






7179



64, 75



26/6/2019






7281



63



5/3/2021






7329



Ek Madde 11, Ek Madde 12,
Ek Madde 13, Ek Madde 14, Ek Madde 15, Ek Madde 16, Ek Madde 17, Ek Madde 18,
Ek Madde 19, Ek Madde 20, Geçici Madde 3



30/6/2021






7415



Ek Madde 15



13/7/2022






7517



Ek Madde 21



28/6/2024









 











[1]
a - Bu Kanunda geçen "erat" tabiri 4/1/1961 tarih ve 211 sayılı
Kanunun 118. maddesi ile "erbaş ve er" olarak değiştirilmiştir.


b -  Bu
Kanundaki Adli amirlik müessesesinin görev ve yetkileri,25/10/1963 tarih ve 353
sayılı Kanunun 259. maddesi gereğince askeri mahkemeler kurulmuş olduğundan,
adı geçen Kanunun geçici 1. maddesi ile sona ermiştir.


c -  Bu
Kanundaki, 16/6/1964 tarih ve 477 sayılı Kanunun cezalandırdığı suçlara ait hükümler,
adı geçen Kanunun 64. maddesi ile ilga edilmiş olduğundan ilgili maddelerdeki
açıklamalarda; ilga edilmiş olan maddedeki suçun 16/6/1964 tarih ve 477 sayılı
Kanunun hangi maddesi ile cezalandırılmış olduğu da belirtilmiştir.


d -  26/10/1963
tarih ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun 41.maddesinde ".....diğer
kanunların bu kanuna aykırı hükümleri, bu kanunun kapsadığı kişiler hakkında
uygulanmaz" denilmektedir.


e -  Bu
Kanunda geçen "ihtiyat zabit ve ihtiyat askeri memurlar" ibareleri
29/11/1983 tarih ve 2962 sayılı Kanunun 2. maddesi ile "yedek subay ve
yedek askeri memurlar" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


f -   Bu
Kanunda geçen "uzman çavuş" tabiri, 18/3/1986 tarih ve 3269 sayılı
Kanunun 21. maddesi ile "uzman erbaş" olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.


g -  Bu
Kanunda ve diğer Kanunlarda geçen;


A)         “Başgedikli”,
“Gedikli” ve “Küçük Zabit” ibareleri “Astsubay”,


B)         “Toplu
Efrad” ibaresi “Toplu Asker”, “Efrat” ibaresi sadece “Erbaş ve Er”, “Nefer”
ibaresi “Er”,


C)        “Tard,
ihraç ve rütbenin geri alınması” fer’i cezaları (erbaşlar için öngörülen rütbenin
geri alınması fer’i cezası hariç) “Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma” fer’i
cezası olarak,


22/3/2000
tarih ve 4551 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle eklenen “Ek Madde 7”
ile değiştirilmiştir.







[2]
22/3/2000 tarihli ve 4551 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle, bu Kanunda yer alan
katıksız hapis cezası ve bu cezanın uygulanmasına ilişkin hükümler yürürlükten
kaldırılmıştır.







[3]
10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle, bu maddenin
birinci fıkrasında yer alan “uzman jandarma ve uzman erbaşlar” ibaresi “uzman
jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er” şeklinde değiştirilmiştir.







[4]
2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı KHK’nin 5 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “İcra Vekilleri Heyetince” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde
değiştirilmiştir.







[5]
Adli amirlik müessesesi hakkında bu Kanunun ilk sayfasındaki dipnota bakınız.







[6]
Bu maddenin başlığı 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[7]
“Küçük Zabitler hizmetten mahrumdurlar” şeklindeki ilk cümle; 22/3/2000 tarih
ve 4551 sayılı Kanunun 38. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.







[8]
Bu maddenin başlığı 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[9]
Bu maddenin başlığı 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle
metne işlendiği şekliyle değiştirilmiştir.







[10]
Bu maddenin başlığı 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[11]
Bu maddenin başlığı 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[12]
Bu maddenin başlığı, 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[13]
Bu maddenin başlığı 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[14]
Bu maddenin başlığı 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[15]
Bu maddenin başlığı 23/6/2016 tarihli ve 6722 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[16]
Bu madde başlığı 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[17]
18/2/2021 tarihli ve 7281 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “1111
sayılı Askerlik Kanununun 89 uncu maddesi” ibaresi “25/6/2019 tarihli ve 7179
sayılı Askeralma Kanununun 24 üncü maddesi” şeklinde ve “kabul edilecek bir
özrü olmadan,” ibaresi “söz konusu Kanunun 23 üncü maddesinde belirtilen
mazeretlerden birisi bulunmaksızın,” şeklinde değiştirilmiştir.







[18]
22/5/2012 tarihli ve 6318 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu bentte yer alan
“son” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[19]
25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Kanunun 62 nci maddesiyle 64 üncü maddesinin
başlığında ve ikinci fıkrasında yer alan “yedek subaylarla” ibareleri “yedek
subaylar, yedek astsubaylar ve” şeklinde değiştirilmiş, birinci ve üçüncü
fıkralarına “yedek subay” ibarelerinden sonra gelmek üzere “, yedek astsubay”
ibaresi eklenmiştir.







[20]
Bu madde başlığı 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[21]
Bu madde başlığı 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunun 16 ıncı maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[22]
16/6/1964 tarih ve 477 sayılı Kanunun 64.maddesinde; Askeri Ceza Kanunu'nun bu
Kanunun cezalandırdığı suçlara ait hükümlerinin yürürlükten kaldırılmış olduğu
hükme başlanmış; aynı kanunun 51. maddesinde bir firar teşebbüsünü doğru olarak
haber almasına rağmen önlenebilecek bir zaman içerisinde amirine haber vermeme
fiili cezalandırılmış ise de, bu maddede zikredilen firarın seferberlikte vuku
bulmuş olması fiili anılan 51. madde kapsamı dışında kaldığından madde metni
aynen alınmıştır.







[23]
25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Kanunun 62 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “yedek
subaylarla” ibaresi “yedek subaylar ve yedek astsubaylar ile” şeklinde
değiştirilmiştir.







[24]
Bu madde başlığı 22/3/2000 tarihli ve 4551 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ile
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[25]
Bu madde başlığı 22/3/2000 tarihli ve 4551 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[26]
Fasıl başlığı, 11/12/1935 tarih ve 2862 sayılı Kanunun 8. maddesi ile
değiştirilmiştir.







[27]
Bu madde başlığı, “Amire ve mafevka hürmet etmeyenlerin cezaları” iken,
22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunla “Amir veya üste saygısızlık ve
tehdit”şeklinde, daha sonra 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Kanunun 45 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[28]
Bu madde başlığı, “Yalan yere veya usulsüz şikayet
edenlerin cezaları:” iken, 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Kanunun 45 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[29]
Bu madde başlığı, “Sair hallerde memuriyetin nüfuzunu suistimal edenlerin cezası”
iken 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[30]
Maddenin matlabındaki "Askeri" kelimesi 27/6/1932 tarih ve 2034
sayılı Kanunun 7. maddesi ile kaldırılmıştır.







[31]
Bu madde başlığı, “Mafevkının, arkadaşının, madununun bir şeyini çalanlar”
iken, 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[32]
Her ne kadar 16/6/1964 tarih ve 477 sayılı Kanunun 56. maddesi ile aynı fiil
cezalandırılmış ise de, öngörülen ceza miktarı hizmetin aksamamış veya maddi
bir zarar doğmamış olması keyfiyetine göre düzenlenmiş olduğundan metin
muhafaza edilmiştir.







[33]
31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Kanunun 45 inci maddesiyle, bu maddede yer alan
“kısa hapis veya” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[34]
Bu madde başlığı, “Mükavelename hilâfında eşya ve taahhüdat kabul edenler” iken
22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[35]
Bu maddenin “Maduna nezaret vazifesinde ihmal ve tekasül eden, madunun
suçlarını haber vermeyen” kısmı; 16/6/1964 tarihli ve 477 sayılı Disiplin
Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında
Kanunun 54 üncü maddesiyle disiplin suçu haline dönüştürülmüş ve  sözkonusu
Kanunun 64 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.







[36]
Bu madde başlığı, 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunla metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.







[37]
Bu maddenin başlığı 23/6/2016 tarihli ve 6722 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle
metne işlendiği şekilde yeniden düzenlenmiştir.







[38]
Bu madde başlığı, “İffetsiz bir kadınla evlenen veya böyle bir kadını tutanlar”
iken 22/3/2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[39]
Bu madde başlığı “Tevbih ve izinsizlik ve hapis cezalarının infazı sureti” iken
22/3/2000 tarihli ve 4551 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[40]
Bu başlık, 22/12/1934 tarih ve 2632 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile
gelmiştir.







[41]
Bu başlık, 22/12/1934 tarih ve 2632 sayılı Kanunun 9
uncu maddesi ile gelmiştir.


 







[42]
Bu maddede sözü edilen birinci madde ile bu kanunun ek birinci maddesi
kastedilmektedir.







[43]
Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı
Kararı ile bu fıkranın üçüncü cümlesini mülga eden hüküm iptal edilmiş olup
iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 1/1/2013 tarihinden
başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.







[44]
2862 sayılı Kanunla ilga edilen ve Askeri Ceza Kanununun bazı maddelerini
değiştiren 22/12/1934 tarih ve 2632 sayılı Kanunun 5 inci maddesinden başka
diğer maddeleri hükümlerinin mer'iyetinin iadesine dair Kanundur.







[45]
1632 sayılı Kanunun 477 sayılı Kanunun cezalandırdığı suçlara ait hükümleri
yürürlükten kaldırılmıştır.







[46]
1632 sayılı Kanunun katıksız hapis cezası ve bu cezanın uygulanmasına ilişkin
hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?