Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu

Mülga mevzuatNo: 353Resmî Gazete: 26.10.1963 / 11541

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

3759








3759


 


                    ASKERİ MAHKEMELER KURULUŞU VE


                            YARGILAMA
USULÜ KANUNU(1)


 


          Kanun Numarası                  : 353


             Kabul Tarihi                         :
25/10/1963


             Yayımlandığı R. Gazete     :Tarih
:26/10/1963  Sayı: 11541 (Mükerrer)


             Yayımlandığı Düstur           :
Tertip : 5   Cilt : 2   Sayfa : 2123


 


 


                                                                 BİRİNCİ KISIM


                                                                   Genel
Esaslar


                                                               BİRİNCİ
BÖLÜM


             Kuruluş:


             Madde
1 – (Değişik birinci fıkra: 25/7/2016-KHK-668/4 md.; Aynen kabul:
8/11/2016-6755/4 md.) Türk
Milleti adına yargı yetkisini kullanacak askeri mahkemeler, askeri birliklerin
teşkilat yapıları ve bulundukları yerlerin coğrafi durumu ile mahkemelerin iş
yoğunluğu gözönünde tutulmak suretiyle, Kuvvet Komutanlıklarının görüşü
alınarak Milli Savunma Bakanlığınca kurulur ve aynı yolla kaldırılır.


             (Mülga
ikinci fıkra: 25/7/2016-KHK-668/4
md.;Aynen kabul: 8/11/2016-6755/4 md.)


             Bir garnizonda aynı Kuvvetten nezdinde
askeri mahkeme kurulması gereken birden fazla kıta komutanlığı bulunursa
Genelkurmay Başkanlığının uygun göreceği bir kıta komutanlığı nezdinde Milli Savunma Bakanlığınca yeteri kadar askeri
mahkeme kurulması ile yetinilebilir.


             Askeri Ceza Kanununun 55, 56, 57, 58 ve 59
uncu maddeleri ile 148 inci maddesinin (B) fıkrasında yazılı suçları
işliyenlerin yargılanmaları Milli Savunma Bakanlığının önceden tesbit ve Resmi
Gazete ile yayınlayacağı askeri mahkemelerde yapılır.


             Mahkeme kuruluşu:


             Madde 2 – (Değişik:
19/6/2010-6000/1 md.)


Askerî mahkemeler, bu Kanunda aksi yazılı
olmadıkça üç askeri hakimden kurulur.


Askerî mahkeme kurulunda bulunanların en
kıdemlisi, mahkeme başkanlığı görevini yapar.


             Subay üyelerin nitelikleri:


             Madde 3 – (Mülga:
19/6/2010-6000/7 md.)


 


 


 


——————————


(1)  Bu
Kanunda geçen "ilk tahkikat" ibaresi 4/6/1985 tarih ve 3206 sayılı
Kanunun 83 üncü maddesi ile "hazırlık tahkikatı" olarak
değiştirilmiştir.





3760


 


            
Subay üyelerin Seçimi:


            
Madde
4 – (Mülga: 19/6/2010-6000/7 md.)


            
Madde 5 – (Mülga: 19/6/2010-6000/7 md.)


            
Askeri savcılık:


            
Madde
6 – (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)


            
Nezdinde askeri mahkeme kurulan her kıta komutanı veya askeri kurum amirinin
refakatinde bir askeri savcı ile yeteri kadar askeri savcı, yardımcı olarak
bulunur.


            
Aynı komutanlık nezdinde birden fazla askeri mahkeme kurulduğu takdirde bir
askeri savcılık teşkilatı ile yetinilebilir.


            
Kalem kuruluşu:


            
Madde 7 – Askeri mahkemeler ile askeri savcılıklarda birer
kalem teşkilatı kurulur. Her kalem teşkilatında birer başkatip ile yeteri kadar
katip bulunur. Ayrıca lüzum halinde er, erbaş ve astsubaylar veya sıkıyönetim
ve savaş halinde subaylar kalemlerde görevlendirilebilirler.


            
Kalem teşkilatının ve personelinin görev ve sorumlulukları bir yönetmelikle
düzenlenir.


            
Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı ve askeri kurum amiri:


            
Madde
8 – (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)


            
Nezdinde  askeri 
mahkeme  kurulan  kıta komutanı veya askeri kurum amiri bir 
suçun  işlendiğini öğrendiklerinde  refakatlerindeki 
askeri  savcıya  soruşturma açtırır ve yapılmakta olan soruşturma hakkında
askeri savcıdan her zaman bilgi isteyebilirler.


            
Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirlerinin
refakatlerindeki adli müşavirler, bu yetkinin kullanılmasında bu komutan ve
askeri kurum amirlerinin yardımcısıdırlar ve kanun yollarına başvurmada adı
geçen komutan ve askeri kurum amirleri adına ilgili soruşturma ve dava
dosyalarını incelemeye yetkilidirler.


            
Adli müşavirler, aynı zamanda refakatlerinde bulundukları, nezdinde askeri
mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirlerinin hukuk işlerinde de
yardımcısıdırlar.


            
Kıta komutanının ve askeri kurum amirinin kanuni ve şahsi engelleri
yetkilerinin kullanılmasına imkan vermez ise bu yetkiler kanuni vekillerine
geçer.


     (Değişik:
12/6/2003-4893/1 md.) Teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı
veya askerî kurum amiri, subay ve astsubayların işledikleri suçlar dışında,
diğer kişilerin işledikleri suçlara ait suç evrakını, soruşturma yapılması
istemiyle askerî savcılığa göndermek üzere askerî hâkim sınıfından olan adlî
müşavirlere yazılı yetki verebilir. Yetki verilen konularda kıt’a komutanı veya
kurum amirine tanınan kanunî yetkiler adlî müşavirler tarafından kullanılır.





3761


 


İKİNCİ BÖLÜM


                                                      Askeri
Mahkemelerin Görevleri


             Genel
görev:(1)


             Madde
9 – Askeri mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker
kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine (…) yahut
askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara
bakmakla görevlidirler.(1)


             Asker
kişiler:


             Madde
10 – (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)


             Bu
Kanunun uygulanmasında aşağıda yazılı olanlar asker kişi sayılırlar:


             A) (Değişik: 29/6/2006 – 5530/2 md.) Muvazzaf
askerler; subaylar, astsubaylar, askerî öğrenciler, uzman jandarmalar, uzman
erbaşlar, sözleşmeli erbaş ve erler, erbaş ve erler, (2)


             B)
Yedek askerler (Askeri hizmette bulundukları sürece),


             C)
(İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 20/9/2012 tarihli ve E.: 2012/45, K.: 2012/125
sayılı Kararı ile.)


             D)
(İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 27/12/2012 tarihli ve E.: 2012/117, K.:
2012/204 sayılı Kararı ile.)


             E)
Rızası ile Türk Silahlı Kuvvetlerine katılanlar,


             F)
(Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


             Yabancı
asker kişilerin askerî mahkemelerde yargılanmaları:(3)


             Madde 11- (Değişik: 29/6/2006-5530/3
md.)


             Uluslararası
anlaşmalar gereğince yabancı asker kişilerin askerî mahkemede yargılanmalarını
gerektiren suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması Millî Savunma
Bakanının iznine bağlıdır.


             Müşterek
suçlar: (4)


             Madde 12 – (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
20/9/2012 tarihli ve E.: 2011/80, K.: 2012/122 sayılı Kararı ile.) (4)


             Barış
zamanında sivil kişilerin Askerî Ceza Kanununa tâbi  suçlarında yargılama
mercii:(3)


             Madde 13 – (Değişik: 29/6/2006-5530/4 md.)


             Askerî
Ceza Kanununun 55, 56, 57, 58, 59, 61, 63, 64, 75, 79, 80, 81, 93, 94, 95, 114
ve 131 inci maddelerinde yazılı suçlar, askerî mahkemelerin yargı yetkisine
tâbi olmayan sivil kişiler tarafından barış zamanında işlenirse; bu kişilerin
yargılanması, adlî yargı mahkemeleri tarafından, Askerî Ceza Kanunu hükümleri
uygulanmak suretiyle yapılır.


             Savaş
halinde askeri mahkemenin görevi:


             Madde
14 – Askeri mahkemeler Savaş halinde aşağıda yazılı davalara
bakarlar:


             A) 
Asker kişilerin işledikleri suçlara ait bütün davalar,


             B) 
Asker kişilerle müştereken suç işliyen sivil kişilere ait davalar,


___________________


(1) Bu maddenin
birinci fıkrasında yer alan “…veya askeri mahallerde” ibaresi Anayasa
Mahkemesi’nin 15/3/2012 tarihli ve E.: 2011/30, K.: 2012/36 sayılı Kararı ile
iptal edilmiştir.


(2) 10/3/2011 tarihli ve 6191
sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “uzman erbaşlar,”
ibaresinden sonra gelmek üzere “sözleşmeli erbaş ve erler,” ibaresi eklenmiş ve
metne işlenmiştir.


(3) 11 inci maddenin başlığı “Asker
olmayan kişilerin askeri mahkemelerde yargılanmaları:”, 13 üncü maddenin
başlığı “Askeri
mahkemelere ve adliye mahkemelerine tabi iki suç işlenmesi halinde yargılama
önceliği:”
iken, 29/6/2006 tarihli ve 5530 sayılı Kanunun 3  ve 4 üncü maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


(4) Sözkonusu İptal Kararı 1/12/2012
tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.





3762


 


             C)  Muharip Türk Silahlı Kuvvetleri
nezdinde bulunmalarına izin verilmiş olan yabancı askerlerin işledikleri
suçlara ait bütün davalar, (Türkiye Cumhuriyeti Hükümetince özel bir andlaşma
yapılmamış ise),


             D) 
Savaşta esir edilenlerin işledikleri suçlara ait bütün davalar,


             E) 
Adliye mahkemelerinin bulunmadığı savaş bölgelerinde işlenmiş suçlara ait bütün
davalar,


             F) 
Bir hizmet veya sözleşme ve yüklenme veya her hangi bir sebep ve suretle muharip
Türk Silahlı Kuvvetleri nezdinde bulunan veya Türk Silahlı Kuvvetlerini
takibeden kişiler ile Türk Silahlı Kuvvetleri nezdinde bulunmasına izin
verilmiş olan yabancı askerlerin yanlarında bulunan kişiler tarafından işlenen
Askeri Ceza Kanununda yazılı askeri suçlara ait davalar,


             G) (Değişik: 29/6/2006-5530/5 md.) 1632
sayılı Askerî Ceza Kanununun 55, 56, 57, 58, 59, 63, 64, 75, 78, 80, 81, 93,
94, 95, 100, 101, 102, 124, 125 ve 127 nci maddelerinde yazılı suçlara ait
davalar,


             H) (Değişik: 29/6/2006-5530/5 md.) İlan
olunan harekât bölgesinde, birinci derece askerî yasak bölgeler içinde veya
nöbet yerlerinde karakollarda kışla ve karargâhlarda, askerî kurumlarda,
yerleşme ve konaklama amacıyla kullanılan bina ve mahaller içinde askerlere
karşı işlenen 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86, 106,
108, 113, 125 ve 265 inci maddelerinde yazılı suçlara ait davalar,


             I) (Ek: 29/6/2006-5530/5 md.) Nöbet,
devriye, karakol, inzibat, askerî trafik, kolluk veya kurtarma ve yardım görevi
yapan askerlere karşı bu görevleri yaptıkları sırada işlenen (H) bendinde
yazılı suçlara ait davalar.


             General
ve amirallerin yargılanması:


             Madde 15 – General ve amirallerin askeri
mahkemelere tabi suçlarından dolayı yargılanmaları Genelkurmay Başkanlığı
nezdinde kurulan askeri mahkemede yapılır.


Yüce Divanda yargılanacak asker
kişilerle ilgili soruşturma usulü:


Madde 15/A – (Ek: 11/2/2014-6519/ 61
md.)


Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava
Kuvvetleri komutanları ile Jandarma Genel Komutanı, görevleriyle ilgili
suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar.


Bu suçlardan dolayı soruşturma
açılmasına, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları
hakkında Başbakan, Jandarma Genel Komutanı hakkında İçişleri Bakanı karar
verir.


Bu suçlara ilişkin herhangi bir ihbar
veya şikayet aldıklarında veya böyle bir durumu öğrendiklerinde, Genelkurmay
Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları hakkında Başbakan, Jandarma
Genel Komutanı hakkında İçişleri Bakanı, araştırma, gerekiyorsa ön inceleme
yaptırarak soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar verir.
Soruşturma izni verilmiş bulunanlar izin vermeye yetkili merci tarafından
soruşturmanın emniyeti ve sıhhatli olarak devam etmesi amacıyla geçici süre ile
görevden uzaklaştırılabilir. Anılan kararlara karşı ilgililer on gün içinde
Cumhurbaşkanlığına itiraz edebilirler. (İptal son cümle: Anayasa
Mahkemesi’nin 14/1/2015 tarihli ve E.: 2014/89, K.: 2015/3 sayılı Kararı ile.)
(…)





3762-1


 


İsimsiz, imzasız, adressiz yahut takma
adla yapıldığı anlaşılan ya da belli bir olayı ve nedeni içermeyen, delilleri
ve dayanakları gösterilmeyen ihbar ve şikayetler işleme konulmaz.


Araştırma veya ön inceleme, izin vermeye
yetkili merci tarafından bizzat yapılabileceği gibi, görevlendireceği denetim
elemanları eliyle de yaptırılabilir. Bu şekilde görevlendirilen kişiler,
2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin
Yargılanması Hakkında Kanunda ön inceleme ile görevlendirilen kişilere tanınan
yetkilere sahiptir.


Soruşturma izni verilmemesi kararı
hakkında ilgililer tarafından yapılan itirazın Cumhurbaşkanı tarafından kabul
edilmesi veya soruşturma izni verilmesi kararına karşı süresi içinde itiraz
edilmemesi ya da bu itirazın Cumhurbaşkanı tarafından reddedilmesi üzerine,
izin vermeye yetkili merci tarafından soruşturmayı yapmak üzere denetim
elemanlarından üç kişilik bir soruşturma kurulu oluşturulur. Kurul, soruşturma
sırasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Cumhuriyet savcısına tanıdığı
bütün yetkilere sahip olup, soruşturma sırasında hâkim kararı alınması gereken
hususlarda yetkili mahkemelere başvurur.


Kurul, yaptığı soruşturma sonucunu bir
rapor ile tespit ederek izin vermeye yetkili mercie sunar. İzin vermeye yetkili
merci kamu davasının açılmasına gerek görmezse kovuşturma yapılmasına yer
olmadığına karar verir. (İptal son cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 14/1/2015
tarihli ve E.: 2014/89, K.: 2015/3 sayılı Kararı ile.) (…)


İzin vermeye yetkili merci kamu davasının
açılmasına gerek görürse, soruşturma dosyasını Yüce Divan sıfatıyla yargılama
yapmak üzere Anayasa Mahkemesine gönderir.


             İstirdat
ve tazminat davalarında yetki:


             Madde
16 – Suçlardan doğan istirdat ve tazminat davalarına kamu
davaları ile birlikte askeri mahkemelerde bakılır.


             Askeri
savcılar Hazineye ilişkin zararları tesbit ve iddianameye yazarak askeri
mahkemelerde kovuşturmak ve dava etmekle yükümlüdürler.


             Ancak,
askeri mahkemelerde kamu davasının kovuşturulmasına imkan kalmıyarak davanın
adliye mahkemelerinde görülmesi gerektiği hallerde Devlet hakları özel kanuna
göre kovuşturulur.


             Askeri
mahkemelerde yargılamayı gerektiren ilginin kesilmesi:


Madde 17 – (Değişik :
9/10/1996 - 4191/3 md.)


             Askeri
mahkemelerde yargılamayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha önce işlenen
suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak suçun;
askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması (...) (1)
halinde askeri mahkemenin görevi sona erer.


——————————


(1) Bu arada yer
alan; “... ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması” sözcükleri, Anayasa
Mahkemesinin 1/7/1998 tarih ve E.: 1996/74, K.: 1998/45 sayılı kararı ile iptal
edildiği için metinden çıkarılmıştır.





3763


 


            
Bağlı suçlar:


            
Madde 18 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tek hâkimle ve kurulla bakılacak işler:(1)


            
Madde 19 – (Değişik:
19/6/2010-6000/2 md.)


Subay ve astsubayların işledikleri
suçlara ait davalar ile ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlara ait
davalar hariç olmak üzere, üst sınırı beş yıla kadar (beş yıl dahil) hapis
cezaları ve bunlara bağlı adli para cezaları ile bağımsız olarak hükmedilecek
adli para cezalarını ve güvenlik tedbirlerini gerektiren Askeri Ceza Kanununda
ve diğer kanunlarda yazılı suçlara ait davalara ve suç konusu olmayan eşyanın
müsaderesine tek hakim tarafından bakılır.


Kurulla veya tek hakimle bakılacak
işlerin belirlenmesinde, cezayı ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler
gözetilmeksizin, kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde
bulundurulur.


Bir kimse tarafından işlenmiş müteaddit
fiillerin yargılanması görevinin belirlenmesinde, en ağır cezayı gerektiren
fiil esas alınır. Fiilde veya failde bağlantı halinde de kurulla veya tek
hakimle bakılacak işler, birinci fıkra hükmüne göre belirlenir.


Tek hakim tarafından bakılan davalarla
ilgili soruşturmalarda, hakim kararı gerektiren her türlü işleme ait kararlar,
tek hakim tarafından verilir. Bu kararlara karşı itirazları incelemeye en yakın
askeri mahkeme yetkilidir.


İddianamenin kabulünden sonra,
yargılamanın tek hakim tarafından yürütülmesi gerektiği gerekçesi ile
görevsizlik kararı verilemez.


Görülmekte olan davalar nedeniyle tek
hakim ile askeri mahkeme kurulu arasında çıkan görev uyuşmazlıklarını, Askeri
Yargıtay çözümler.


            
Davaların geri bırakılması:


            
Madde 20 – (Değişik: 29/6/2006-5530/7 md.)


            
Er ve erbaşlar ile yedek subayların ve
yedek astsubayların askere girmeden veya silâh altına çağrılmadan önce
işledikleri yukarı haddi iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlara ait
davalarda soruşturma ve kovuşturma işlemleri askerliklerini bitirmelerine kadar
geri bırakılır.(2)


            
Türk Silâhlı Kuvvetlerinden çıkarmayı gerektiren suçlardan sanık yedek subaylar
ve yedek astsubaylar hakkında bu hüküm uygulanmaz.(2)


            
Savaş hâlinde, silâh altında bulunan veya silâh altına çağrılan bütün asker
kişiler aleyhine adliye mahkemelerinin görevine giren suçlardan aşağı haddi beş
yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektirenler hariç olmak üzere, şüpheli veya
sanık bulundukları diğer suçlara ait soruşturma ve kovuşturma işlemleri barışa
veya askerliklerinin bitimine kadar geri bırakılır.


            
Savaş hâlinde, aşağıda yazılı suçlar hariç olmak üzere, askerî mahkemenin
görevine giren asker kişiler hakkındaki suçlara ait soruşturma ve kovuşturma işlemleri,
barışa veya askerliklerinin bitimine kadar geri bırakılır. Ancak teşkilâtında
askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri askerî menfaat ve
zorunluluklar karşısında geri bırakma hükümlerinin uygulanmamasını askerî
savcıdan isteyebilir:


 


––––––––––––––


(1) Bu madde
başlığı "Görev kararı:“ iken 29/6/2006 tarihli ve 5530 sayılı Kanunun 6
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


(2) 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Kanunun 62 nci
maddesiyle birinci fıkraya “yedek subayların” ibaresinden sonra gelmek üzere
“ve yedek astsubayların” ibaresi ve ikinci fıkraya “yedek subaylar” ibaresinden
sonra gelmek üzere “ve yedek astsubaylar” ibaresi eklenmiştir.


 





3764


 


            
A) Aşağı haddi beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar.


            
B) Askerî Ceza Kanununun 3 üncü babının birinci, üçüncü (63 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 76 ve 77 nci maddeleri hariç),
dördüncü, beşinci (82, 83, 84, 95 inci maddeleri hariç), yedinci fasıllarında
yazılı suçlar.


            
C) Askerî Ceza Kanununun 130, 131 ve 137 nci  maddelerinde yazılı suçlar.


            
Geri bırakma süresi içinde zamanaşımı işlemez.


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Askeri Mahkemelerin Yetkisi


 


Genel olarak yetki:


            
Madde 21 – Askeri mahkemelerin yetkisi, nezdinde askeri mahkeme
kurulan kıta komutanı veya eskeri kurum amirinin kadro ve kuruluş itibariyle
emirleri altında bulunan kişiler ile adli bakımdan kendisine bağlanmış birlik
veya askeri kurum mensupları hakkında caridir.


            
(Değişik fıkra: 29/6/2006-5530/8 md.) Asker olmayan kişilerin asker
kişilerle müştereken işledikleri suçlarda yetkili askerî mahkeme, asker kişiler
yönünden yetkili olan askerî mahkemedir.


            
(Ek fıkra: 29/6/2006-5530/8 md.) Savaş halinde, asker olmayan kişilerin
askerî mahkemelerde yargılanmalarını gerektiren suçlarda ise, suçun işlendiği
yere en yakın askerî mahkeme yetkilidir. Suçun işlendiği yer belli değil ise,
yetkili askerî mahkeme 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununda gösterilen usûllere göre belirlenir.


            
(Değişik fıkra: 29/6/2006-5530/8 md.) Savaş hâlinde saklı, yoklama
kaçağı, bakaya ve geç iltihak suretiyle bakaya suçlarından sanık erbaş ve erler
ile sevk edildiği eğitim merkezine zamanında katılmamak suretiyle bakaya suçu
işleyen yedek subay adayları, eğitimlerini takiben verildikleri birlik veya
kurumların tâbi oldukları askerî mahkemede yargılanırlar.


            
(Değişik fıkra: 29/6/2006-5530/8 md.) Savaş hâlinde saklı, yoklama
kaçağı ve bakaya suçlarından sanık yedek subay aday adayları, kayıtlı
bulundukları askerlik şubelerinin tâbi olduğu askerî mahkemede yargılanırlar.


            
Özel yetki:


            
Madde 22 – (Değişik:
29/6/2006-5530/9 md.)


            
Kadro ve kuruluş itibarıyla hangi askerî
mahkemenin yetkisine girdikleri belli olmayan kişiler, suçu işledikleri veya
bölgesinde bulundukları yerdeki askerî birlik veya kurumun bağlı bulunduğu
askerî mahkemenin yetkisine tâbidirler.


            
Yetkili askerî mahkeme birden fazla olduğu takdirde şüpheliyi yakalayan veya
soruşturma yapılmasını daha önce isteyen kıt’a komutanı veya askerî kurum
amirinin teşkilâtında kurulan askerî mahkeme yetkilidir.


            
Geçici görevlendirmede yetki:


            
Madde 23 – (Değişik: 9/10/1996 - 4191/5 md.)


            
Bir askeri birlik veya kurumda geçici olarak görevlendirilen veya harekat
komutasına verilen asker kişiler, bu görevlerinin devamı süresince, geçici
olarak görevlendirildikleri veya harekat komutasına verildikleri askeri birlik
veya kurumun bağlı bulunduğu askeri mahkemenin yetkisine tabidirler.





3764-1


 


            
Yabancı memleketlerde işlenen suçlarda yetki:


            
Madde
24 – Asker
kişiler tarafından yabancı memleketlerde Türk askeri kıtalarında veya diğer
resmi görevler esnasında veya esir karargahlarında işlenen ve Türkiye'de askeri
mahkemede kovuşturulması gereken suçlarda yetki, bundan önceki maddelere göre
tayin edilir. Bununla beraber soruşturmayı istiyen komutan veya askeri kurum
amiri ile askeri savcının veyahut sanığın istemi üzerine Askeri Yargıtay suçun
işlendiği yere daha yakın olan bir askeri mahkemeye yetki verebilir.


            
Savaş hükümlerinin uygulanacağı bölgelerde yetki:


            
Madde 25 – Savaş hükümlerinin uygulanacağı ilan edilen
bölgelerdeki bütün asker kişiler o bölge komutanının nezdindeki askeri
mahkemeye tabi olurlar.


            
Yetki genişletilmesi ve daraltılması:


            
Madde 26 – Askeri mahkemelerin yetkileri, Kuvvet
Komutanlıklarının gösterecekleri ihtiyaç üzerine veya doğrudan doğruya
Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzuma göre Milli Savunma Bakanlığınca
genişletilip daraltılabilir.


            
Birden fazla suçlarda yetki:


            
Madde
27 – (Değişik: 11/8/1983 - 2875/1 md.)


            
Bir kimse birden çok askeri mahkemenin yetkisine giren, birden fazla suçtan
sanık olursa veya bir suçta birkaç sanık bulunur ve bunlar birden fazla askeri
mahkemenin yetkisine tabi olursa; askeri mahkemeler arasındaki uyuşma üzerine
bu davaların hepsine veya bir kısmına bu askeri mahkemelerden birinde
birleştirilerek bakılabilir.


            
Askeri mahkemeler uzlaşamazlar ise nezdinde askeri mahkeme kurulan kıt'a
komutanı veya askeri kurum amiri veya askeri savcılardan birinin istemi üzerine
Askeri Yargıtay tarafından, davalara bakacak askeri mahkeme tayin olunur.





3765


 


            
Birden fazla mahkemeye tâbi şüpheliler hakkında yetki:(1)


            
Madde 28– (Değişik:
29/6/2006-5530/10 md.)


            
Bir suçta birkaç şüpheli bulunur ve
bunlar birden fazla askerî mahkeme yetkisine tâbi olursa ilgili askerî savcılar
hepsi hakkında soruşturmanın hangi askerî savcılık tarafından yapılacağını
kararlaştırırlar. Uzlaşamazlar ise, soruşturmayı yapacak savcılığı Millî
Savunma Bakanlığı tayin eder.


            
Birleştirilerek yapılan soruşturma sonunda şüphelilerin hepsi hakkında dava,
soruşturmayı yapan askerî savcının teşkilâtında bulunduğu askerî mahkemede
açılabilir.


            
Şüphelilerden biri hakkında evvelden dava açılmış ise askerî savcılardan
birinin istemi üzerine Askerî Yargıtay tarafından bütün şüphelilerin davasına
bakacak askerî mahkeme tayin olunur.


            
Davanın nakli:


            
Madde 29 – Soruşturmanın mahallinde yapılması Türk Silahlı
Kuvvetlerinin emniyeti veya askeri disiplinin korunması bakımından mahzurlu
olursa nezdinde askeri mahkeme kurulan komutan veya askeri kurum amirinin
teklifine binaen veya doğrudan doğruya Milli Savunma Bakanlığınca yapılacak
talep üzerine Askeri Yargıtay davanın başka bir yerde bulunan askeri mahkemeye
nakline karar verebilir.


            
Duruşmanın mahallinde yapılması Türk Silahlı Kuvvetlerinin emniyeti veya askeri
disiplinin korunması bakımından mahzurlu görülürse, askeri savcının talep
etmesi şartiyle askeri mahkemenin vereceği karar üzerine Askeri Yargıtayca
davanın başka bir yerde bulunan askeri mahkemeye nakline karar verilebilir.


            
Askeri mahkeme hukuki veya fiili sebeplerden dolayı yargı görevini yapamıyacak
halde bulunursa nezdinde askeri mahkeme kurulan komutan veya askeri kurum
amirinin veya tarafların talebi üzerine Askeri Yargıtay davanın başka bir yerde
bulunan askeri mahkemeye nakline karar verir.


            
Olumlu yetki uyuşmazlığı:


            
Madde 30 – Askeri mahkemeler arasında çıkan olumlu yetki
uyuşmazlıklarını Askeri Yargıtay çözümler.


            
Olumsuz yetki uyuşmazlığı:


            
Madde
31 – Birkaç
askeri mahkeme arasında yetki hususunda olumsuz uyuşmazlık çıkar ve yetkisizlik
kararları aleyhine kanun yollarına başvurma imkanı kalmamış bulunursa Askeri
Yargıtay yetkili mahkemeyi tayin eder.


            
Yetkisizlik iddiası:


            
Madde 32 – (Değişik: 29/6/2006-5530/11 md.)


            
Sanık, sınıf ve rütbe yönünden olmayan
yetkisizlik iddiasını duruşmada sorgusundan önce askerî mahkemeye bildirir.


            
Yetkisizlik iddiası üzerine askerî mahkeme bu iddiayı, sanığın sorgusundan önce
karara bağlar. Bu aşamalardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı
gibi mahkemeler de bu hususta re’sen karar veremez.


 


__________________


(1) Bu madde
başlığı “Birden fazla mahkemeye tabi sanıklar hakkında yetki:” iken, 29/6/2006
tarihli ve 5530 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.


.





3766


 


            
Yetkisi olmayan askerî savcının ve askerî mahkemenin yaptığı soruşturma ve
kovuşturma:(1)


            
Madde 33 – (Değişik: 29/6/2006-5530/11 md.)


            
Yetkisi olmayan askerî savcı ve askerî
mahkeme tarafından yapılan soruşturma ve kovuşturma işlemleri, sadece
yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz.


            
Askeri savcının yetkisi, yetki ve görev uyuşmazlıkları:


            
Madde
34 – (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)


            
Nezdinde askeri
mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin refakatindeki askeri
savcının yetkisi, nezdinde bulunduğu askeri mahkemenin yetkisi ile sınırlıdır.


            
A) Askeri savcılar arasında çıkacak yetki uyuşmazlıkları aralarında halledilir.


            
B) Nezdinde disiplin mahkemesi kurulan kıta komutanları veya askeri kurum
amirleri ile askeri savcılar arasında çıkacak görev uyuşmazlıkları aralarında
halledilir.


            
Her iki halde de uyuşamadıkları takdirde Milli Savunma Bakanlığına başvurulur.


            
Milli Savunma Bakanının gözetim yetkisi:


            
Madde
35 – Askeri
mahkemelerin idari işleri ile askeri savcılıkların bütün işlemleri Milli
Savunma Bakanının gözetimine tabidir.


            
Bu görev Bakanlık Askeri Adalet İşleri Başkanlığı aracılığı ile yürütülür.


            
Bakanlık Askeri Adalet İşleri Başkanlığının
görev ve yetkileri bir yönetmelik ile düzenlenir.


            
Teftiş Kurulu:


            
Madde 36 – (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)


            
Askeri mahkeme kalemleri ile askeri savcılıkları ve kalemlerini adli müşavirlik
hizmetlerini ve askeri ceza ve tutuk evlerini Milli Savunma Bakanı adına teftiş
ve murakabe etmek ve kanunun belirttiği hallerde soruşturma yapmak üzere
müfettiş sıfat ve yetkisini taşıyan bir başkanın yönetimi altında lüzumu kadar
müfettişten kurulu bir askeri adalet teftiş kurulu kurulur. Bu kurulun
kuruluşu, görev, yetki ve hizmetlerini ne şekilde yürüteceği bir yönetmelik ile
düzenlenir.


DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM


Hakimlerin Davaya Bakmaması ve
Reddi


 


            
Hâkimin davaya bakamayacağı hâller ve hâkimin reddi:(1)


            
Madde 37– (Değişik: 29/6/2006-5530/13 md.)


            
Hâkim, Ceza Muhakemesi Kanununda belirtilen
hâllerde ve dava ile ilgili olarak teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a
komutanı veya askerî kurum amiri sıfatı ile istemde bulunmuş veya amir sıfatı
ile vak’a hakkında rapor vermiş ise hâkimlik görevini yapamaz.


            
Savaşta, hâkimin davaya bakamayacağı hâller dışındaki bir sebebe dayanılarak
hâkimin reddi isteminde bulunulamaz.


            
Karara katılamıyan hakim:


            
Madde
38 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Hakimin red sebepleri:


            
Madde 39 – (Mülga:
29/6/2006-5530/62 md.)


__________________


(1) 33 üncü
maddenin başlığı “Yetkisi olmıyan askeri mahkemenin ve askeri savcının yaptığı
soruşturma:“ 37 nci maddenin başlığı "Hakimin davaya bakamıyacağı
haller:” iken,
29/6/2006 tarihli ve 5530 sayılı Kanunun 12 ve 13 üncü maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





3767


            



            
Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı hakim ret isteminin
zamanı:


            
Madde
40 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Hakimin reddi isteminin usulü:


            
Madde
41 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Red isteminin ispatı:


            
Madde
42 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Red istemi üzerine verilecek karar:


            
Madde
43 – Hakimin
reddi istemi hakkında mensup olduğu askeri mahkemece karar verilir. Ancak
reddolunan hakimin müzakereye katılamamasından askeri mahkeme kurulamaz ise
yalnız bu hususta karar verilmesi için başka bir hakimle yeni bir kurul
kurulur. Bu yolla'da mahkemenin kurulması mümkün olmazsa en yakın askeri
mahkemeden bir hakim istenir.


            
(Mülga ikinci fıkra: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Bir hakim, reddini gerektiren sebepleri bildirir yahut bazı haller bir hakimin
davaya bakamıyacağı şüphesini doğurursa, bu hususta bir istem olmasa bile
Askeri Yargıtay kendiliğinden de karar verebilir.


            
(Mülga dört ve beşinci fıkralar: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Red istemi üzerine verilecek kararlar ve kanun yolu:


            
Madde 44 – Hakimin reddinin kabulüne dair olan kararlar
kesindir. Reddin kabul edilmemesi ile ilgili kararlar ile red isteminin esassız
veya red sebebinin aksi sabit olduğuna dair kararlar aleyhine ancak hükümle
birlikte temyiz yoluna başvurulabilir.


            
Reddi istenilen hakimin yapabileceği muameleler:


            
Madde
44/a – (Ek: 21/1/1981 -  2376/2 md.; Mülga: 29/6/2006-5530/62
md.)


            
Red isteminin geri çevrilmesi:


            
Madde
44/b – (Ek: 21/1/1981 - 2376/2 md.; Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tutanak katiplerinin reddi: (1)


            
Madde 45 – (Değişik: 19/6/2010-6000/3 md.)


Bu Bölümde yazılı hükümler, askeri mahkemede bulunan
tutanak katipleri hakkında da uygulanır.


            
Askerî savcıların reddi ve çekinmesi: (2)


            
Madde 46 – (Değişik: 29/6/2006-5530/14 md.)


            
Askerî savcılar reddedilemez. Ancak, hâkimin davaya bakamayacağı hâllerden veya
hâkimin ret sebeplerinden biri bulunursa davadan çekinirler.


 


BEŞİNCİ BÖLÜM


Kararlar, Tefhim ve Tebliğ


 


            
Kararların nasıl verileceği:


            
Madde
47 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Kararların tefhim ve tebliği:


            
Madde
48 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


 


___________________


(1) Bu madde
başlığı “Subay üye ve tutanak katiplerinin reddi:” iken, 19/6/2010 tarihli ve
6000 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


(2) Bu madde
başlığı “Askeri savcıların reddi:” iken, 29/6/2006 tarihli ve 5530 sayılı
Kanunun 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


 





3768


 


            
Tebligat ve yazışma usûlü:(1)


            
Madde 49 – (Değişik: 29/6/2006-5530/15 md.)


            
Mahkeme kıdemli hâkimi veya hâkim, her
türlü tebligatı, tüm gerçek  veya özel hukuk tüzel kişileri veya kamu kurum
ve kuruluşları ile ilgili yazışmaları yapar.


            
İnfaz edilecek kararlar, askerî savcılığa verilir.


            
Askerî Yargıtayda tebliğ veya yerine getirilecek kararlar, Askerî Yargıtay
Başsavcısına verilir. Başsavcı, tebliğ veya yerine getirme için gerekli
tedbirleri alır.


            
Gerekçe zorunluğu:


            
Madde
50 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tebliğ:


            
Madde
51 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tebliğ usulleri:


            
Madde 52 – (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)


            
Asker kişilere yapılacak tebliğler üst makam aracılığı ile ve ilgiliden
alınacak bir belge karşılığı yapılır. Bu belgede tebliğ ve tebellüğ edenin
imzaları ile tebliğin yer ve zamanının gösterilmesi lazımdır.


            
Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirine
gösterilecek evrak kendisine gönderilir. Bu gösterilme bir mehil başlangıcı
olursa, gösterilen evrakın konusu ile yer ve zamanını belirten bir belge
imzalanır.


            
Asker kişilerden başkasına yapılması gereken tebliğler, bir alındı karşılığında
asker kişiler tarafından yapılabilir.


            
Tebligat Kanunu hükümleri askeri mahkemelerde de uygulanır.


            
(Değişik: 11/8/1983 - 2875/2 md.) Savaş halinde tebligat; işin
ivediliğine göre basın veya radyo vasıtası ile yapılabilir.


 


ALTINCI
BÖLÜM


Mehiller ve Eski Hale Getirme


            
Mehiller:


            
Madde 53 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Eski hale getirme:


            
Madde
54 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Eski hale getirme dilekçesi:


            
Madde
55 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Eski hale getirmenin mercii ve karar:


            
Madde 56 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Eski hale getirme isteminin kabulü ve reddi:


            
Madde
57 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Eski hale getirme isteminin karara etkisi:


            
Madde 58 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


 


____________________


(1) Bu madde
başlığı " Askeri savcıya verilmesi gereken kararlarla bunların yerine
getirilmesi:" iken, 29/6/2006 tarihli ve 5530 sayılı Kanunun 15 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





3769


 


YEDİNCİ
BÖLÜM


Tanıklar


            
Tanıkların getirilmesi:


            
Madde 59 – (Değişik: 29/6/2006-5530/16 md.)


            
Asker kişi olan tanıklar, bağlı
bulundukları birlik komutanı veya askerî kurum amirlerinin emri ile
getirilirler.


            
Tutuklu ve ivedi işler ile savaş hâlinde tanıklar zorla getirilebilirler.


            
Hazırlık soruşturmasında yemin:


            
Madde 60 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tanıklar hakkında uygulanacak usul hükümleri:


            
Madde 61 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


 


SEKİZİNCİ
BÖLÜM


Bilirkişi, Keşif ve Otopsi


            
Bilirkişi:


            
Madde 62 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Askerî mahallerde keşif:(1)


            
Madde 63 – (Değişik: 29/6/2006-5530/17 md.)


            
Askerî mahallerde yapılacak keşiflerde
o yerdeki askerî birlik komutanı veya askerî kurum amiri haberdar edilir.


            
Otopsi:


            
Madde 64 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Bilirkişi, keşif ve otopside uygulanacak hükümler:


            
Madde 65 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


 


DOKUZUNCU
BÖLÜM


Arama ve Zapt


               
Aramaya ve zapta karar verme yetkisi ve buna itiraz:


               
Madde 66 –  (Değişik: 22/1/2004-5078/ 5 md.) Aramaya ve zapta karar verme yetkisi; millî güvenlik,
kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın
korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri
veya birkaçına bağlı olarak, askerî mahkemeye aittir.


Yukarıda belirtilen sebeplere bağlı
olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde askerî savcılar, teşkilâtında
askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amirleri ve bunların
verecekleri yazılı emir üzerine diğer askerî makamlar da arama ve zapt işlemi
yapabilirler. Arama ve zapt işlemleri, yirmidört saat içinde yetkili askerî
mahkemenin onayına sunulur. Askerî mahkeme, kararını arama ve zapt işleminden
itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, zapt kendiliğinden kalkar.


Askerî mahallerde yapılacak arama ve
zapttan o yerdeki askerî birlik komutanı veya kurum amiri haberdar edilir.


Askerî mahkemenin onayına sunulmayan
arama ve zapt işlemleri hakkında, aleyhine arama ve zapt işlemi yapılan kimse,
askerî mahkemeden her zaman bu hususta bir karar verilmesini isteyebilir.


Yukarıdaki fıkralara göre verilecek
kararlara karşı yedi gün içinde en yakın askerî mahkemeye itiraz edilebilir.


___________________


(1)
Bu madde başlığı "Keşif:" iken, 29/6/2006 tarihli ve 5530 sayılı
Kanunun 17 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





3770


 


            
Arama esnasında bulunan diğer şeyler:


            
Madde 67 – Arama esnasında soruşturulan olay ile ilgili olmıyan ve fakat
kovuşturmayı gerektiren diğer bir eylemin bulunduğunu gösteren maddeler de
zaptedilir. Bunlar nezdinde askeri mahkeme bulunan kıta komutanı veya askeri
kurum amirine veyahut yetkili Cumhuriyet savcısına evrakı ile birlikte
gönderilir.


            
Bu takdirde 95 inci madde hükmü uygulanır.


            
Arama ve zaptta uygulanacak hükümler:


            
Madde 68 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


ONUNCU
BÖLÜM


Tutuklama, Yakalama ve Salıverme


            
Tutuklama kararı: (1)


            
Madde 69– (Değişik: 29/6/2006-5530/18 md.)


            
Tutuklama kararı; soruşturma evresinde
askerî savcının veya teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya
askerî kurum amirinin istemi üzerine, kovuşturma evresinde ise askerî savcının
istemi ile veya re’sen askerî mahkeme tarafından verilir. 


            
Teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri
şüphelinin tutuklanmasını istediği takdirde bu istemini gerekçesi ile birlikte
askerî savcıya bildirir. Askerî savcı, bu istemi yetkili askerî mahkemeye
intikal ettirmekle yükümlüdür.


            
Tutuklama isteme yetkisi:


            
Madde 70 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tutuklama nedenleri: (1)


            
Madde 71– (Değişik:
29/6/2006-5530/19 md.)


            
Kuvvetli suç şüphesinin varlığını
gösteren olguların bulunması durumunda Ceza Muhakemesi Kanununda belirtilen
tutuklama nedenlerinden birinin varlığı hâlinde veya askerî disiplinin
korunması amacıyla şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir.


            
Sırf askerî suçlarda, kanunda öngörülen cezanın üst sınırı bir yıldan az olsa
dahi tutuklama kararı verilebilir.


            
Tutuklunun sorguya çekilmesi:


            
Madde 72 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Şüpheli veya sanığın tutuklanmasından kimlere haber verileceği:(1)


            
Madde 73– (Değişik: 29/6/2006-5530/20 md.)


            
Şüpheli veya sanığın tutuklanmasından;
yakınları, teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum
amiri ile şüpheli veya sanığın mensup olduğu askerî birlik komutanı veya askerî
kurum amiri derhâl haberdar edilir.


            
Tutuklama kararı ile ret kararına itiraz:


            
Madde 74 – (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)


            
Tutuklama kararına karşı şüpheli, sanık, askeri savcı ve nezdinde askeri
mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri,(1)


___________________


(1) 69 uncu maddenin
başlığı "Tutuklama kararı ve müzekkeresi:", 71 nci  madde
başlığı "Sanığın tutuklanmasını gerektiren haller:", 73 üncü maddenin
başlığı " Sanığın tutuklanmasından kimlere haber verileceği:“ iken,
29/6/2006 tarihli ve 5530 sayılı Kanunun 18, 19 ve 20 nci maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiş olup, yine aynı Kanunun 21 inci maddesi ile de
74 üncü maddede yer alan “Tutuklama kararına karşı sanık,“ ibaresi ise
“Tutuklama kararına karşı şüpheli sanık,“ olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.





3771


 


            
Tutuklama isteminin reddine dair karara karşı askeri savcı ile nezdinde askeri
mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri,


            
Yedi gün içinde itiraz edebilirler.


            
Yukarıdaki fıkralarda yazılı itirazlar, tutuklama istemini inceliyen askeri
mahkemeye en yakın askeri mahkemeye yapılır. Bu mahkemenin verdiği karar
kesindir.


            
(Değişik son fıkra: 29/6/2006-5530/21 md.)Ancak, itirazı inceleyen
mahkeme, şüpheli veya sanığın tutuklanmasına karar verdiği takdirde; şüpheli
veya sanık, itirazda bulunan teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı
veya askerî kurum amirinin teşkilâtındaki askerî mahkeme hariç, en yakın askerî
mahkemeye yukarıdaki süre içinde itiraz edebilir. Bu mahkemenin verdiği karar
kesindir.


            
Tutukluluk halinin incelenmesi:


            
Madde 75 – (Değişik: 29/6/2006-5530/22 md.)


            
Soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde
bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk
hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, askerî savcının istemi
üzerine tutuklama kararını veren askerî mahkeme tarafından 71 inci madde
hükümleri göz önünde bulundurularak karar verilir. Bu karar şüpheliye tebliğ
olunur.


            
Tutukluluk hâlinin incelenmesi, yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde
şüpheli tarafından da istenebilir.


            
İnceleme tarihinde askerî mahkemenin vereceği karara karşı, teşkilâtında askerî
mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri, askerî savcı ve şüpheli
üç gün içinde bu mahkemeye en yakın askerî mahkemede itiraz edebilir. İtirazı
inceleyen askerî mahkemenin vereceği karar kesindir.


            
Askerî mahkeme; tutuklu bulunan sanığın duruşmasında, tutukluluk hâlinin
devamının gerekip gerekmeyeceğini, her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde
davanın açılmasından hükmün kesinleşmesine kadar askerî savcı veya sanığın
istemi üzerine veya re’sen inceleyerek karara bağlar.


            
Tutuklunun konacağı yer ve hakkında yapılacak işlem:


            
Madde 76 – (Değişik: 15/1/1985 - 3150/1 md.)


            
Tutuklanan kimse mümkün olduğu kadar hükümlülerden ayrı bir yere konur ve ayrı
bir odada bulundurulur.


            
Tutuklu hakkında ancak, tutuklama ile gözetilen gayeyi ve tutukevinin düzenini
sağlayacak kadar kayıtlamada bulunulur. Tutuklu tutukevinin düzen ve emniyetini
bozmamak ve tutuklanmasındaki gaye ile uygun olmak şartıyla servet ve durumuna
göre kendisi masraf ederek istirahat veya meşgalesini düzenleyebilir. Bu hükme
uymak şartıyla okuma ve yazmaktan mahrum bırakılamaz.


            
Tutuklu, tutukevinde ciddi bir tehlike teşkil ettiği veya diğer tutukluların
emniyeti için gerekli görüldüğü veya intihara veya kaçmaya kalkıştığı veya bu
yolda hazırlıkta bulunduğu takdirde sağlığına zarar vermeyecek tedbirler
alınabilir.


            
Askeri tutukevinin kanun, yönetmelik ve emirlerle tespit edilmiş düzenini bozan
tutuklular hakkında, askeri cezaevindeki hükümlülere uygulanan tedbir ve
disiplin cezaları ile bunların neticelerine dair hükümler tatbik olunur.


            
Tutuklu, duruşmaya bağlı olmayarak çıkarılır.


            
Tutuklama müzekkeresinin geri alınması veya hükmünün sona ermesi:


            
Madde 77 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Askeri savcının sanığı salıvermesi:


            
Madde 78 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)





3772


 


             Yakalama:


             Madde 79 – (Değişik: 29/6/2006-5530/23
md.)


             Aşağıda belirtilen hallerde, asker kişi herkes
tarafından geçici olarak yakalanabilir:


             a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.


             b) Suçüstü bir fiilden dolayı; izlenen
kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme
olanağının bulunmaması.


             Tutuklama kararı veya yakalama emri
düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde; askerî
savcıya derhal başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, amiri, üstü, askerî
karakol, nöbetçi, devriye, askerî inzibat ve kolluk görevlisi asker kişiyi
yakalama yetkisine sahiptir.


             Birinci fıkra hükmü, resmî elbiseli subay,
astsubay ve askerî öğrenciler hakkında ancak ağır ceza mahkemesinin görevine
giren suçlarda uygulanabilir.


             Yakalanan kimsenin sorguya çekilmesi ve
gözaltı:(1)


             Madde 80– (Değişik: 29/6/2006-5530/24 md.)


             Yakalanan
kişi serbest bırakılmaz ise hemen en yakın askerî inzibat karakoluna veya
askerî makama teslim olunur veya yetkili askerî inzibat gelinceye kadar olay
yerinde tutulur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/8 md.) Suçun Türk Ceza
Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci
Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan olması durumunda, yakalanan kişi
Cumhuriyet savcısının talimatı ile adli kolluk görevlilerine teslim edilir.


             Yakalanan kişi ve olay hakkında askerî
savcı ve Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek emri doğrultusunda işlem
yapılır. Kişinin yakalandığı bir yakınına veya belirlediği bir kişiye
gecikmeksizin haber verilir.


             Yakalanan kişi askerî savcı veya
Cumhuriyet savcısı tarafından bırakılmazsa soruşturmanın tamamlanması için
gözaltına alınmasına karar verilir.


             Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın
askerî mahkeme veya sulh hâkimine gönderilmesi için zorunlu süre hariç yakalama
anından itibaren yirmidört saati geçemez. Yakalama yerine en yakın askerî mahkeme veya sulh hâkimine gönderilme için zorunlu
süre oniki saatten fazla olamaz.


             Toplu olarak işlenen suçlarda, suçun
niteliği, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu
nedeniyle; askerî savcı veya Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her
defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak
emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl
tebliğ edilir.


             Yakalama işlemine, gözaltına alma ve
gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin askerî savcı veya Cumhuriyet savcısının
yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafi veya kanunî temsilcisi, eşi ya da
birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak
için askerî mahkemeye veya sulh ceza hâkimine başvurabilir. Askerî mahkeme veya
sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört
saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya
gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru
reddedilir. 


             Dördüncü ve beşinci fıkralarda yazılı
süreler içinde şüpheli, sorguya çekilmek üzere  askerî mahkeme önüne
çıkarılır; askerî mahkeme önüne çıkarılma imkânı olmaması halinde, en yakın
sulh hâkimine gönderilir. Bu süreler geçtikten sonra mahkeme veya hâkim kararı
olmaksızın hürriyetinden yoksun kılınamaz.


             Askerî mahkeme veya sulh hâkimi, yakalanma
veya gözaltına almayı gerektiren bir hal görmez veya bu sebepler ortadan
kalkmış bulunursa gözaltına alınan kişinin serbest bırakılmasını emreder.


 


——————————


(1) Bu madde
başlığı "Yakalanan kimsenin sorguya çekilmesi:" iken, 29/6/2006
tarihli ve 5530 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.





3773


 


ONBİRİNCİ
BÖLÜM


                                                           
İfade Alma ve Sorgu (1)


            
Şüpheli veya sanığın getirilmesi: (2)


            
Madde 81– (Değişik: 29/6/2006-5530/25 md.)


            
Asker kişiler, ifadelerinin alınması
veya sorguları için bağlı bulundukları askerî birlik komutanının veya askerî
kurum amirinin emri ile getirilirler.


            
Tutuklu olanlar muhafaza altında gönderilir.


            
Savaş hâlinde asker olmayan şüpheli ve sanıklar davetiye çıkarılmadan zorla
getirtilebilirler.


            
Asker olmayan kişilerin getirilmesi: (1)


            
Madde 82 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Sorgunun usulü:


            
Madde 83 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Geçici olarak işten el çektirme:


            
Madde 84 – (Değişik birinci fıkra: 29/6/2006-5530/26 md.) Askerî savcı,
asker kişi olan bir şüphelinin yapılan soruşturma dolayısıyla geçici olarak
işten el çektirilmesini gerekli görürse, bu hususta karar verilmesini
teşkilâtında askerî mahkeme kurulan yetkili kıt’a komutanı veya askerî kurum
amirinden ister. Kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri bu hususta en geç üç
gün içinde kararını verir ve sonucunu askerî savcıya
bildirir.   


            
Bu işlem açığa çıkarma değildir.


ONİKİNCİ
BÖLÜM


Savunma


            



            
Müdafi sayısının sınırlanması:(2)


            
Madde 85– (Değişik: 29/6/2006-5530/27 md.)


            
Savaş hâlinde müdafilerin sayısı
sınırlanabilir.


            
Müdafiler:


            
Madde 86 – Müdafi, avukatlık veya dava vekilliği etmeye kanunen yetkili
olan kimselerden tutulur.


            
Askeri mahkemenin bulunduğu yerde avukatlık veya dava vekilliği etmeye kanunen
yetkili kimse yoksa, hukuk fakültesini bitirmiş subaylar (Askeri hakim ve
askeri savcı ile yardımcıları hariç) ve bunlar da yoksa diğer subaylar müdafi
tutulabilirler.


            
Subaylar, savunmayı kabul etmeleri için en yakın amirinin iznini almak
zorundadırlar. Askeri mahkemelerin doğrudan doğruya tutacağı müdafiler, askeri
mahkemenin bulunduğu yerde olan veya askeri mahkemeye en yakın bulunan barolar
ile haberleşilerek seçilir. Bunlar hizmetten kaçınamazlar.


            
Askeri mahkemece müdafi tutulması:


            
Madde 87 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Müdafiin görevini yapmaması halinde uygulanacak işlem:


            
Madde  88 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


———————


(1) 
Bölüm başlığ ile 82 nci maddenin başlığı, 9/10/1996 tarih ve 4191 Sayılı Kanun
ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


(2) 81
inci maddenin başlığı "Asker kişilerin getirilmesi”, 85 inci maddenin
başlığı “Sanığın kendisine müdafi tutması:“  iken, 29/6/2006 tarihli ve
5530 sayılı Kanunun 25 ve 27 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.





3774


 


             Müşterek
savunma:


             Madde 89 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62
md.)


             Müdafiin evrakı incelemesi:


             Madde 90 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62
md.)


             Tutuklunun müdafii ile görüşmesi:


             Madde 91 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62
md.)


             Müdafi ücreti:


             Madde 92 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62
md.)


 


İKİNCİ KISIM


                                                                 Yargılama
Usulü


                                                               BİRİNCİ
BÖLÜM


                                                      Kamu
Davasının Hazırlanması


             İhbar ve Şikayetler:(1)


Madde 93 – (Değişik: 22/5/2012-6318/28
md.)


Asker kişilerden başkası tarafından
yapılacak sözlü veya yazılı ihbar ve şikayetler, Ceza Muhakemesi Kanunu
hükümleri uyarınca yetkili makamlara veya şüphelinin amiri olan askeri makama
yapılır. Asker kişiler tarafından yapılacak sözlü ve yazılı ihbar ve şikayetler
ise silsile yolu ile şüphelinin amiri olan askeri makama yapılır.


Cumhuriyet savcılıklarına veya zabıta
makam ve memurlarına yapılacak askeri yargıya tabi suç ihbar ve şikayetleri
yetkili askeri savcılığa gönderilir. Kıt’a komutanı veya askeri kurum amiri
maiyetinden birinin, ihbar veya şikayet yoluyla ya da doğrudan öğrendiği askeri
yargıya tabi suçları hakkındaki evrakı adli yönden bağlı bulunduğu komutanlığa
gönderir.


Cumhuriyet savcıları, zabıta makam ve
memurları ve askeri amirler askeri savcının işe el koymasına kadar eylemin
sübut vasıtalarının ve delillerinin kaybolmasını önleyecek tedbirleri alırlar.


Asker kişiler hakkında yapılacak ihbar ve
şikayetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması, ihbar veya şikayetlerde kişi
veya olay belirtilmesi, iddiaların ciddi bulgu ve belgelere dayanması, ihbar
veya şikayet dilekçesinde dilekçe sahibinin doğru ad, soyad ve imzası ile iş
veya ikametgah adresinin bulunması zorunludur.


Dördüncü fıkradaki şartları taşımayan
ihbar ve şikayetler işleme konulmaz ve durum, ihbar veya şikayette bulunana
bildirilir. Ancak iddiaların, sıhhati şüpheye mahal vermeyecek belgelerle
ortaya konulmuş olması halinde ad, soyad ve imza ile iş veya ikametgah
adresinin doğruluğu şartı aranmaz.


İhbarcı veya şikayetçinin kimlik
bilgileri gizli tutulur.


             Şüpheli ölüm ihbarları:


             Madde 94 – Asker kişilerden birinin
ölümünün tabii sebeplerden ileri gelmediği şüphesini verecek belirtiler olur,
yahut kimliği bilinemiyen bir asker kişinin ölüsü bulunursa asker ve sivil
zabıta memurları ve köy muhtarları durumu, Cumhuriyet savcılarına ihbar etmekle
beraber en yakın askeri makama da bildirmekle yükümlüdürler.


             Ölünün gömülmesi, ancak askeri savcının
veya askeri makamın veya zorunluk halinde Cumhuriyet savcısının veya sulh
hakiminin yazılı iznine bağlıdır.


             Bir suç işlendiğinin ögrenilmesi ve ilk
tedbirler:


             Madde 95 – (Değişik: 29/6/2006-5530/29
md.)


             Cumhuriyet
savcılıklarına veya zabıta makam ve memurlarına yapılacak askerî yargıya tâbi
suç ihbar ve şikâyetleri şüphelinin amiri olan makama gönderilir.


             Askerî birlik komutanı veya askerî kurum
amiri maiyetinden birinin kendisine ihbar veya şikâyet olunan veyahut diğer
suretle öğrendiği, askerî mahkemelerin görev alanına giren suçları hakkında
şüphelinin kimliğini, isnat olunan suçu ve bu suçun delillerini gösterir bir
vak’a raporu düzenler ve adlî yönden bağlı bulunduğu askerî mahkemenin
teşkilâtında kurulduğu kıt’a komutanı veya askerî kurum amirine gönderir.


             Teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a
komutanı veya askerî kurum amiri, suç evrakını inceledikten sonra askerî
savcıya gönderir ve şüphelinin tutuklanmasını isterse bu husustaki istemini de
bildirir.


             Ağır ceza mahkemesinin görevine giren
suçlar veya gecikmesinde sakınca umulan hallerde askerî savcılar derhal
soruşturmaya başlarlar. Zorunluluk halinde bu soruşturma bir disiplin subayı
tarafından da yapılabilir. Bu hallerde durum derhal yetkili askerî mahkemenin
teşkilâtında kurulduğu komutan veya askerî kurum amirine bildirilir.


———————


(1)  Bu maddenin
başlığı “Suçların ihbarı” iken 22/5/2012 tarihli ve 6318 sayılı Kanunun 28 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





3775


 


            
Cumhuriyet savcıları, zabıta makam ve memurları ve askerî amirler askerî
savcının işe el koymasına kadar eylemin sübut vasıtalarının ve delillerinin
kaybolmasını önleyecek, gecikmesinde sakınca umulan tedbirleri alırlar.


            
Soruşturma: (1)


            
Madde 96 – (Değişik birinci fıkra: 29/6/2006-5530/30 md.) Askerî savcı
95 inci maddede yazılı usûl ve yollarla bir suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez,
kamu davasının açılmasına lüzum olup olmadığına karar verilmek üzere bir
soruşturma yapar.


            
Basit işlerde disiplin amirinin veya disiplin subayının yaptığı soruşturma ile
yetinilebilir.


            
(Değişik üçüncü fıkra: 29/6/2006-5530/30 md.) Şüpheli
suçunu itiraf etse bile, öz vak’anın soruşturulması gerekir.


            
(Değişik dördüncü fıkra: 29/6/2006-5530/30 md.) Askerî savcı, maddî
gerçeğin araştırılması ve adil yargılamanın yapılabilmesi için, kolluk
görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri
toplayarak muhafaza altına almak ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.


            
Savaş halinde bu soruşturma mümkün olduğu kadar çabuklaştırılır.


            
Askeri savcıların yetkisi:


            
Madde 97 – (Değişik: 29/6/2006-5530/31 md.)


            
Askerî savcı, gerek doğrudan doğruya
ve gerekse askerî, adlî veya diğer kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü
araştırmayı yapabilir; bütün kamu görevlilerinden ve özel kuruluşlardan soruşturmaya
ilişkin her türlü bilgiyi isteyebilir.


            
Askerî savcılar; diğer askerî savcılar ile Cumhuriyet savcılarını istinabe
edebilirler.


            
Askerî, adlî ve diğer kolluk görevlileri, askerî savcının soruşturmaya ilişkin
bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür. Bu emirler yazılı;
acele hâllerde sözlü olarak verilir. Sözlü emir, en kısa sürede yazılı olarak
da bildirilir.


            
Diğer kamu görevlileri de, yürütülmekte olan soruşturma kapsamında ihtiyaç
duyulan bilgi ve belgeleri, talep eden askerî savcıya vakit geçirmeksizin temin
etmekle yükümlüdür.


            
Askeri savcının soruşturma istemi:


            
Madde 98 – Askeri savcılar, ancak hakim tarafından yapılabilecek olan
bir soruşturma işlemine lüzum görürlerse, bu istemlerini nezdinde bulundukları
askeri mahkemeye veya işlemin cereyan edeceği yerdeki askeri mahkemeye, yoksa
sulh hakimine bildirirler.


            
Bu makamlar, işin gereğine göre istenen işlemin yapılmasının mümkün bulunup
bulunmadığını incelerler.


            
Tutanak ve düzenlenmesi:


            
Madde 99 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Keşif, muayene, tanık ve bilirkişi işlerinde bulunacaklar:


            
Madde 100 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Sanığın hazır bulunmayacağı hal:


            
Madde 101 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Komutan veya askeri kurum amirinin soruşturmada yetkisi:


            
Madde 102 – Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri
kurum amiri soruşturma safhası hakkında, askeri savcıdan bilgi istiyebilir.


 


____________________


(1) Bu madde
başlığı “Hazırlık soruşturması:” iken, 29/6/2006 tarihli ve 5530 sayılı Kanunun
30 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





3776


 


            
Askeri savcının kendiliğinden yapacağı soruşturma işleri:


            
Madde 103 – (Değişik birinci fıkra: 29/6/2006-5530/32 md.) Soruşturma
sırasında bu soruşturmanın başka bir kişiyi veya suçu kapsayacak şekilde
genişletilmesi gerekirse, askerî savcı ivedi hâllerde bu soruşturmayı
kendiliğinden yapar.


            
Bu halde 95 inci maddenin 4 üncü fıkrası hükmü uygulanır


            
Askeri hakimler ve savcılar hakkında soruşturma:


            
Madde 104 – Askeri hakimler ile askeri savcılar veya yardımcıları hakkında
özel kanuna göre soruşturma yapılır.


            
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı:


            
Madde 105 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Askeri  savcının soruşturmanın geçici olarak tatiline karar vermesi:


            
Madde 106 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz: (1)


            
Madde 107– (Değişik:
29/6/2006-5530/33 md.)


            
Askerî savcı tarafından verilen
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, teşkilâtında askerî mahkeme kurulan
kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri ile şüpheli ve suçtan zarar görene
bildirilir.


            
Bu karara karşı teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî
kurum amiri ya da suçtan zarar gören, kararın kendilerine tebliğinden itibaren
onbeş gün içinde kararı veren askerî savcının teşkilâtında olduğu askerî
mahkemeye yer itibarıyla en yakın askerî mahkemede itiraz edebilirler. En yakın
askerî mahkemenin tayininde kararsızlık olursa, bu husus Millî Savunma
Bakanlığınca giderilir. İtiraz isteminde kamu davasının açılmasını haklı
gösterecek olaylar ve deliller gösterilir.


            
İtirazın incelenmesi ve soruşturmanın genişletilmesi:


            
Madde 108 – (Değişik birinci fıkra: 29/6/2006-5530/34 md.) İtiraz
üzerine askerî savcının o zamana kadar yaptığı soruşturmayı içine alan dosya,
itirazı inceleyecek olan askerî mahkemeye gönderilir.


            
(Değişik ikinci fıkra: 29/6/2006-5530/34 md.) Askerî mahkeme, süre tayin
ederek bir diyeceği varsa bildirmesi için itiraz istemini şüpheliye tebliğ
edebilir


            
Askeri mahkeme kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine lüzum
görürse gereken soruşturmayı yetkili askeri savcıya yaptırabilir.


            
İtirazın reddi:


            
Madde 109 – İtiraz süresi içinde yapılmamış veya sebep gösterilmemişse
veyahut kamu davasının açılması için yeter sebepler bulunmazsa askeri mahkeme
itirazı reddeder.


            
(Değişik ikinci fıkra: 29/6/2006-5530/35 md.) Ret kararı suçtan zarar
görene; eğer itiraz, teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya
askerî kurum amiri tarafından yapılmış ise bu makama tebliğ olunur ve ayrıca
askerî savcıya ve şüpheliye bildirilir.


            
İtiraz reddedildikten sonra kamu davası ancak yeni olaylara ve yeni delillere
dayanılarak açılabilir.


 


___________________


(1) Bu madde
başlığı “Askeri savcının kararına itiraz:” iken, 29/6/2006 tarihli ve 5530
sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





3777


 


            
İtirazın kabulü:


            
Maddde 110 – (Değişik birinci fıkra: 29/6/2006-5530/36 md.) Askerî
mahkeme, itirazın yerinde ve haklı olduğuna kanaat getirirse, şüpheli hakkında
kamu davası açılmasının gerekli olduğuna karar verir ve evrakı yetkili askerî
savcıya gönderir.


            
Bu karar üzerine askeri savcı soruşturma yapmaksızın iddianame ile kamu
davasını açar.


            
Milli Savunma Bakanının askeri savcıya emir vermesi:


            
Madde 111 –  (Değişik birinci fıkra: 29/6/2006-5530/37 md.) Askerî
savcı tarafından verilip süresi içinde itiraz edilmeyen veya itiraz edilip de
süresi içinde itiraz edilmediğinden veya sebep gösterilmediğinden hakkındaki
itiraz reddolunmuş bulunan kovuşturmaya yer olmadığı kararı üzerine, Millî
Savunma Bakanı soruşturmaya devam edilmesi veya kamu davası açılması
hususlarında askerî savcıya emir verebilir.


            
Kamu davasının açılması hususunda verilecek emir üzerine askeri savcı,
soruşturma yapmaksızın iddianame ile kamu davasını açar.


            
Dosyanın yetkili makama gönderilmesi:


            
Madde 112  – Askeri savcı, işin nezdinde bulunduğu askeri
mahkemenin görev ve yetkisi dışında olduğunu
görürse dosyanın yetkili veya görevli makama gönderilmesine karar verir.


            
(Değişik ikinci fıkra: 29/6/2006-5530/38 md.) Bu karara karşı şüpheli ve
suçtan zarar gören ile teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya
askerî kurum amiri onbeş gün içinde itiraz edebilir. 


            
(Değişik üçüncü fıkra: 29/6/2006-5530/38 md.) Bu itiraz hakkında 107,
108 ve 109 uncu madde hükümleri uygulanır. İtirazın kabul edilmesi halinde,
askerî savcı, soruşturmanın sonucuna göre karar verir.


            
Yeni bir suçtan dolayı soruşturmanın tatili ve yeniden başlanabilmesi:


            
Madde 113 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Kamu davasının açılması:


            
Madde 114  –  (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
İddianamenin iadesi kararına itiraz:(1)


            
Madde 115– (Değişik: 29/6/2006-5530/39 md.)


            
Askerî savcı, iddianamenin iadesi kararına
karşı yedi gün içinde en yakın askerî mahkemeye itiraz edebilir.


 


İKİNCİ
BÖLÜM


Duruşma Hazırlığı


 


            
Duruşma gününün belirlenmesi ve duruşma hazırlığı: (2)


            
Madde 116 – (Değişik: 19/6/2010-6000/4 md.)


Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra
duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırıp,
diğer duruşma hazırlıklarını yerine getirir. 


Ağır ceza mahkemesinin görevine giren
suçlara, genel ahlaka karşı suçlara ve Askeri Ceza Kanununun 30 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (B) bendinde yazılı suçlara ait davalar ile tutuklu veya
açıklı işlerin davaları, önce görülür.


            
Çağrı - tebliğ ve sübut araçları:


            
Madde 117 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
İddianamenin sanığa tebliği:


            
Madde 118 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tutuklu olan ve olmıyan sanıkların çağrılması:


            
Madde 119 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tebliğ ile duruşma günü arasındaki süre:


            
Madde 120- (Mülga:
29/6/2006-5530/62 md.)


_____________________


(1) Bu madde
başlığı "iddianame:" iken, 29/6/2006 tarihli ve 5530 sayılı Kanunun
39 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


(2) 
Bu madde başlığı “Duruşma gününün ve subay üyenin tesbiti:” iken, 19/6/2010
tarihli ve 6000 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.





3778


 


            
Müdafiinin çağrılması:


            
Madde 121 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Sanığın savunma delillerinin toplanması istemi:


            
Madde 122 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Sanığın tanık ve bilirkişiyi doğrudan doğruya çağırtması veya birlikte
getirmesi:


            
Madde 123 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Kıdemli hakimin delil toplaması:


            
Madde 124 – Askeri mahkeme kıdemli askeri hakimi de kendiliğinden tanık
ve bilirkişilerin çağırılmasına ve başkaca sübut delillerinin toplanmasına
karar verebilir.


            
Çağırılan tanık ve bilirkişilerin sanığa ve askeri savcıya bildirilmesi:


            
Madde 125 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Naip veya istinabe yolu ile dinlenilme:


            
Madde 126 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi, yeniden keşif ve
muayene, iddianamenin geri alınması:


            
Madde 127 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


 


ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM


Duruşma Usulü


 


            
Duruşma:


            
Madde 128 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Birden çok askeri savcı, müdafi ve tutanak katibinin duruşmaya katılması:


            
Madde 129 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tehir ve talik istemi ve kararlar:


            
Madde 130 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tehir süresi ve duruşmanın tekrarı:


            
Madde 131 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Askeri mahkemenin vereceği tutukluluk kararı:


            
Madde 132 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Sanığın gelmemesi:


            
Madde 133 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Duruşma sırasında sanığın savuşması:


            
Madde 134 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Sanık gelmese de duruşma yapılabilecek haller:


            
Madde 135 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Sanığın duruşmadan vareste tutulması:


            
Madde 136 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


 





3779


 


            
Davaların birleştirilmesi ve ayrılması:


            
Madde 137 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Duruşmanın açıklığı:


            
Madde 138 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Açıklığın kaldırılması hakkındaki duruşmanın kapalılığı:


            
Madde 139 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Kapalılık sebeplerinin açıklanmaması için uyarma:


            
Madde 140 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Sanığın astı olanların duruşmada bulunmaması:


            
Madde 141 – Duruşmada asker kişilerden, sanığın astı olanlar dinleyici
olarak bulunamazlar. Sanıklar birden çok ise en büyüğünün rütbe ve kıdemi esas
alınır.


            
Suçtan zarar gören asker kişi, rütbesi ne olursa olsun, duruşmada hazır
bulunabilir. Ancak, askeri mahkeme disiplin sebeplerinden dolayı bu kimseyi de
duruşma salonundan çıkarabilir.


            
Yayım yasağı:


            
Madde 142 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Duruşmanın inzibati:


            
Madde 143 – (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)


            
Duruşmanın inzibatını sağlamak askeri mahkeme başkanına aittir.


            
(Mülga iki, üç, dört ve beşinci fıkralar: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Savaş halinde :


            
Duruşmanın inzibatını bozan sanık ve müdafileri, o günkü duruşmanın tamamına
çıkmamak üzere askeri mahkeme başkanı salondan çıkartır. Birden ziyade
duruşmadan çıkarılan sanık ve müdafiler bir daha aynı dava ile ilgili
duruşmalara katılamazlar.


            
Yukarda yazılı hallerde salondan çıkarılan sanık ve müdafiler, mahkemenin tayin
edeceği süre içinde yazılı savunma verebilirler.





3780


 


            
Duruşmanın yönetimi:


            
Madde 144 – Duruşmayı askeri mahkeme kurulundaki en kıdemli askeri hakim
yönetir. Bu hakimin görevini yapmasına kanuni engeller çıkarsa kendisinden
sonra gelen askeri hakimler kıdemlerine göre bu görevi yaparlar.


            
Duruşmada ilgili olanlardan biri, duruşmanın yönetimine ilişkin kıdemli askeri
hakim tarafından alınan bir tedbirin yerinde olmadığını ileri sürerse, askeri
mahkeme bu konuda karar verir.


            
Tanık ve bilirkişilere soru sorulması:


            
Madde 145 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Duruşmanın başlaması:


            
Madde 146 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Delillerin ikamesi:


            
Madde 147 –  (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Delillerden vazgeçilmesi ve delillerin reddi:


            
Madde 148 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Delil ve vakıanın geç iradedilmesi:


            
Madde 149 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Sorguda sanığın dışarı çıkarılabilmesi:


            
Madde 150 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tanıkların ve bilirkişilerin mahkemeden uzaklaşmaları:


            
Madde 151 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Duruşma sırasında okunacak sübut sebepleri:


            
Madde 152 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Delilin bir tanık olması:


            
Madde 153 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tutanağın okunması ile yetinme:


            
Madde 154 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tanık ve bilirkişinin evvelki ifadelerinin okunması:


            
Madde 155 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Sanığın eski ifadesinin okunması:


            
Madde 156 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
İfadelerin okunduğunun tutanağa geçirilmesi:


            
Madde 157 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Raporların ve diğer evrakın okunması:


            
Madde 158 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Delillere karşı ne diyeceğinin sanıktan sorulması:


            
Madde 159 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Askeri savcı, davaya katılan, davacı ve sanığın iddia ve savunması:


            
Madde 160 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tercüman bulundurulacak haller:


            
Madde 161 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Duruşmanın bitmesi ve hüküm:


            
Madde 162 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)





3781


 


            
Delillerin değerlendirilmesi:


            
Madde 163 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Hukuk mahkemelerini ilgilendiren konularda yapılacak işlem:


            
Madde 164 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Hükmün konusu ve eylemin değerlendirilmesi:


            
Madde 165 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Suçun mahiyet ve niteliğinde değişme:


            
Madde 166 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Duruşmada sanığın yeni bir suçunun meydana çıkması:


            
Madde 167 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Kararların görüşülmesi ve oyların toplanması:


            
Madde 168 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Oylamaya katılma zorunluğu:


            
Madde 169 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Hüküm ve kararlarda gerekli oy sayısı:


            
Madde 170 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Oy sırası:


            
Madde 171 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Görüşmeye katılacak olanlar:


            
Madde 172 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar:


            
Madde 173 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Hükmün ne suretle tefhim olunacağı:


            
Madde 174 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilmiyen haller:


            
Madde 175 – Askeri mahkemece, davanın yetkili olmıyan bir askeri savcı
tarafından açılmış olması veya sanığa aynı eylemden dolayı disiplin amirlerince
ceza verilmiş bulunması sebepleriyle yetkisizlik veya görevsizlik kararı
veremez.


            
Görevsizlik ve yetkisizlik kararı:


            
Madde 176 – Duruşma sırasında sanığın veya suçun askeri yargıya tabi
olmadığı anlaşılırsa askeri mahkeme görevsizlik karari verir.


            
Sanığın rütbesi veya sınıfı uygun değilse yetkisizlik kararı verilir.


            
Bu kararlar temyiz olunabilirler ve iddianamenin bütün sonuçlarını meydana
getirerek aynı şartlara tabi olurlar.


            
Duruşma tutanağı ve kapsayacağı hususlar:


            
Madde 177 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tutanağa yazılacak diğer noktalar:


            
Madde 178 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Tutanağın ispat kuvveti:


            
Madde 179 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Hüküm fıkrası:


            
Madde 180 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


 


 





3782


 


DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM


Gaiplerin Yargılanmaları


            
Gaibin tanımı:


            
Madde 181 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Gaip hakkında duruşma açılması:


            
Madde 182 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
İlan yolu ile yapılacak tebliğ:


            
Madde 183 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Sanık adına duruşmaya kabul edilecek kimseler:


            
Madde 184 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Sanık adına kanun yollarına başvurma:


            
Madde 185 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Belirli malların haczi:


            
Madde 186 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Genel haciz:


            
Madde 187 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Gaip hakkında duruşma:


            
Madde 188 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Soruşturma işlerinde gaibe haber verilip verilmiyeceği:


            
Madde 189 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Gaibe ihtar:


            
Madde 190 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Gaip hakkındaki delillerin toplanması:


            
Madde 191 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Gaip hakkında haciz kararı ve ilanı ve askerlikten tard:


            
Madde 192 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Haczedilen mallar üzerinde sanığın tasarrufu:


            
Madde 193 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Haczin kaldırılması:


            
Madde 194 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


 


ÜÇÜNCÜ 
KISIM


Kanun Yolları


BİRİNCİ
BÖLÜM


Genel Esaslar


            
Kanun yolları:


            
Madde 195 – Kanun yolları itiraz ve temyizden ibarettir.


            
Kanun yollarına başvurma:


            
Madde 196 – (Değişik: 29/6/2006-5530/40 md.)


            
Kanun yolları, askerî savcı, şüpheli,
sanık ve katılan, katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan
sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar ile teşkilâtında
askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı ve askerî kurum amirine açıktır.


            
Askerî savcı ile teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî
kurum amiri şüpheli veya sanık lehine de kanun yollarına başvurabilir.





3783


 


            
Kanun yollarına başvurma mercii:


            
Madde 197 – Kanun yollarına başvurma, bundan feragat veya vazgeçme
hakkındaki istemlerde merci, taarruz edilen kararı veren veya bu karara
aracılık eden askeri savcılık ve eğer taarruz bir mahkeme kararına karşı ise, o
mahkemedir.


            
Kanun yoluna başvurma dilekçe ile olur.


            
Ancak, askeri mahkeme veya askeri savcılık tutanak katibine bu hususta bir
tutanak düzenlenmesi için yapılacak bir beyan ile de olabilir. Bu tutanak
askeri savcı veya kıdemli askeri hakim tarafından onaylanır.


            
Asker kişiler tarafından en yakın askeri birlik komutanına veya askeri kurum
amirine bir beyanda bulunmak suretiyle de kanun yoluna başvurulabilir. Bu
hususta bir tutanak düzenlenir. Kanuni
mehillere uyulmuş olmak için tutanağın bu mehiller içinde düzenlenmiş olması
gereklidir.   


            
Tutuklu olanların kanun yollarına başvurma usulü:


            
Madde 198 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Kanun yolunun tayininde yanılma:


            
Madde 199 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Askeri savcı ve kıta komutanı veya askeri kurum amirinin kanun yoluna
başvurması:


            
Madde 200 – Askeri savcı ile nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta
komutanı veya askeri kurum amiri tarafından aleyhine kanun yoluna başvurulan
karar veya hüküm, sanığın lehine bozulabileceği gibi değiştirme de yapılabilir.


            
Başvurma hakkından vazgeçilmesi ve etkisi:


            
Madde 201 – Kanun yollarına başvurma hakkından veya yapılmış bir
başvurmadan vazgeçilmesi, bu başvurma için belirli olan mehilin sona ermesinden
önce de geçerlidir.


            
Şu kadar ki, askeri savcı ile nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı
veya askeri kurum amiri tarafından sanık lehine yapılmış olan başvurma onun
rızası olmaksızın geri alınamaz.


            
Müdafiin yapılmış bir başvurmadan vazgeçmesi, ancak ayrıca özel bir
vekaletnameye sahip bulunmasına bağlıdır.


            
(Mülga dördüncü fıkra: 29/6/2006-5530/62 md.)


 


İKİNCİ
BÖLÜM


İtiraz


            
İtiraz olunabilecek kararlar ve itiraz merci:(1)


            
Madde 202 – İtiraz, bu kanunda açıkça gösterilen hallerde kararlara veya
askeri mahkeme kararlarına karşı yapılabilir.


            
(Ek fıkra: 29/6/2006-5530/41 md.) Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan
hallerde yapılacak itirazları en yakın askerî mahkeme inceler.


            
Yürütmenin durdurulması:


            
Madde 203 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


___________________


(1)
Bu madde başlığı "itiraz olunabilecek kararlar:" iken, 29/6/2006
tarihli ve 5530 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.





3784


 


            
İtirazın karşı tarafa bildirilmesi ve soruşturma yapılması:


            
Madde 204 – İtirazı inceliyecek merci, yazı ile cevap verebilmesi için,
itirazı karşı tarafa bildirebilir.


            
Bu merci gerekli gördüğü soruşturmayı yaptırabilir veya kendisi yapabilir.


            
İtiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir.


            
İtirazın incelenmesi Askeri Yargıtay'a ait ise ilk önce Başsavcının mütalaası
alınır.


            
İtiraz yerinde görülürse bunu inceliyen merci, aynı zamanda itiraz konusu olan
mesele hakkında da kararını verir. İtiraz üzerine verilecek kararlar kesindir.


 


ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM


Temyiz


 


            
Temyiz edilebilen veya edilemiyen hükümler:


            
Madde 205- (Değişik: 29/6/2006-5530/42 md.)


            
Askerî mahkemelerce verilen hükümler temyiz edilebilir.


            
Onbeş yıl ve daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümler kendiliğinden temyize
tâbidir.


            
Ancak;


            
A) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan
beraat hükümlerine,


            
B) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere,


            
karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Bu hükümler hakkında 243 üncü madde
hükümlerine göre Askerî Yargıtaya başvurulabilir.


            
Hükümden önceki kararların temyizi:


            
Madde 206 – Hükümden önce verilip hükme esas alınan kararlar da hükümle
beraber temyiz olunabilir.


            
Temyiz sebepleri:


            
Madde 207 – (Değişik birinci fıkra: 29/6/2006-5530/43 md.) Temyiz, kural
olarak hükmün hukuka aykırılığı sebebine dayanır.


            
(Değişik ikinci fıkra: 29/6/2006-5530/43 md.) Bir hukuk kuralının
uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.


            
(Değişik birinci cümle: 29/6/2006-5530/43 md.) Temyiz dilekçesi veya
beyanında gösterilmiş olmasa da aşağıda yazılı hâllerde hukuka kesin aykırılık
varsayılır:


A)
Askeri mahkemenin kanuna uygun olarak kurulmamış olması,


            
B) Kanunen davaya bakamıyacak bir hakimin hükme katılması,


            
C) Tarafsızlığını şüpheye düşürecek bir sebepten dolayı hakkında red istemi
olup da bu istem kabul olunduğu halde hakimin hükme katılması yahut bu istemin
kanuna aykırı olarak reddolunması suretiyle hakimin hükme katılmasının
sağlanması,


            
D) Askeri mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendisini görevli veya
sınıf veya rütbe yönünden yetkili görmesi,


            
E) Askeri savcı veyahut kanunen bulunması gerekli diğer bir kişinin yokluğunda
duruşma yapılması,


            
F) Sözlü duruşma sonucu olarak verilen hükümde duruşmanın açıklığı kuralına
uyulmamış olması,


            
G) Hükmün gerekçeden yoksun olması,


            
H) Hüküm için önemli olan noktalarda mahkeme kararı ile savunma hakkının
kısıtlanmış olması.





3785


 


            
I) (Ek: 29/6/2006-5530/43 md.) Hükmün
hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması.


            
Sanık lehine olan kurullara aykırılık:


            
Madde 208 – Sanığın lehine olan hukuki kurallara aykırılık sanığın
aleyhine hükmün bozulması için askeri savcıya ve nezdinde askeri mahkeme
kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirine bir hak vermez.


            
Temyiz isteminin süresi ve şartları:


            
Madde 209 – Temyiz istemi karar veya hükmün tefhiminden, tefhim sanığın
yokluğunda yapılmış ise tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde olur.


            
Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri için
temyiz süresi hükmün gerekçesiyle birlikte tebliği tarihinden başlıyarak bir
haftadır.


            
Eski hale getirme süresi içinde temyiz süresinin işlemesi:


            
Madde 210 – Sanığın yokluğunda aleyhine verilen hükümlerde eski hale
getirme isteminin süresi içinde temyiz süresi de işler.


            
Sanık eski hale getirme isteminde bulunur ise bu istemin reddi ihtimalinin
gözönüne alınarak süresi içinde dilekçe vermek veya tutanak katibine bir beyan
yapmakla temyiz isteminde bulunmalıdır. Asker kişiler hakkında 197 nci madde
hükümleri burada da uygulanır.


            
Bu halde temyize ilişkin olan işler eski hale getirme istemi hakkında karar
verilinceye kadar geri bırakılır.


            
Eski hale getirme isteminde bulunmaksızın temyiz yoluna gidilmiş ise bu istem,
eski hale getirme istemi hakkından vazgeçilmiş olduğunu gösterir.


            
Temyiz layihası ve içinde bulunması gereken hususlar:


            
Madde 211 – Temyiz eden taraf hükmün hangi yönden ve neden dolayı
bozulmasını istemekte, kural olarak temyiz dilekçesinde veya beyanında veyahut
layihasında gösterir. Temyiz için dayanılan sebeplerde yargılama usulü ile
ilişkin bir kurala mı yoksa kanuni diğer hükümlere mi aykırılık bulunmasından
dolayı başvurulduğu gösterilir. Birinci halde kanuna aykırı olan hususlar
açıklanır.


            
İsteme bağlı temyiz lâyihası ve tebliği:(1)


            
Madde 212– (Değişik: 29/6/2006-5530/44 md.)  


            
Temyiz dilekçesinde veya beyanında
temyiz sebepleri gösterilmemiş ise, temyiz dilekçesi için belirli olan sürenin
bitmesinden veyahut hükmün gerekçesi henüz tebliğ edilmemiş ise, tebliğinden
itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan mahkemeye bu sebepleri kapsayan
bir lâyiha da verilebilir.


            
Teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri veya
askerî savcı, temyiz yoluna başvurma nedenlerini sanığın leh ve aleyhine
olduğunu belirtmek suretiyle gerekçeleri ile birlikte yazılı isteminde açıkça
gösterir. Bu istem ilgililere tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden
itibaren yedi gün içinde bu husustaki cevaplarını bildirebilirler.


            
Temyiz incelenmesi:


            
Madde 213 – Temyiz layihasının verilmemesi veyahut temyiz dilekçesinde
veya beyanında temyiz sebeplerinin gösterilmemesi temyiz incelemesi yapılmasına
engel değildir.


            
Temyiz isteminin hükmü veren askeri mahkemece reddi:


            
Madde
214 – (Değişik birinci fıkra: 9/10/1996 - 4191/22 md.) Temyiz istemi,
kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilmeyecek bir hüküm
temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan
askeri mahkeme bir karar ile temyiz istemini reddeder.


_________________


(1) Bu madde başlığı "İsteme
bağlı temyiz layihası:" iken, 29/6/2006 tarihli ve 5530 sayılı Kanunun 44
üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





3786


 


            
Temyiz eden taraf bu red kararının kendisine tebliğinden başlıyarak bir hafta
içinde Askeri Yargıtay'dan bu hususta bir karar verilmesini istiyebilir. Bu
takdirde dosya Askeri Yargıtay'a gönderilir. Şu kadar ki, bu sebepten dolayı
hükmün yerine getirilmesi geri bırakılmaz.


            
Temyiz dilekçesinin veya beyanının etkisi:


            
Madde 215 – Süresi içinde verilen temyiz dilekçesi veya beyanı hükmün
kesinleşmesini önler.


            
Hüküm, temyiz eden tarafa gerekçesi ile tebliğ edilmemiş ise, temyiz olunduğunu
mahkemenin öğrenmesinden itibaren bir hafta içinde tebliğ edilir.


            
Temyiz evrakının yollanması:


            
Madde 216 – (Değişik: 29/6/2006-5530/45 md.)


            
Temyiz dilekçesini ve beyanını ve
varsa lâyihasını ve kendiliğinden temyize tâbi hükümleri, askerî savcı
dosyaları ile beraber Askerî Yargıtay Başsavcılığına gönderir.


            
Askerî Yargıtay Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname, hükmü temyiz etmeleri
veya temyiz etmeseler dahi aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi
hâlinde sanık veya müdafi ile katılan veya vekillerine tebliğ olunur. İlgili
taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir. Askerî
Yargıtay Başsavcılığı tebliğname ile dosyayı Askerî Yargıtay Başkanlığına
gönderir.


            
İkinci fıkra uyarınca yapılacak tebligatlar, ilgililerin dava dosyasından
belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur. Ceza Muhakemesi Kanununun
262 ve 263 üncü madde hükümleri saklıdır.


            
Temyiz isteminin kabulü ve reddi:


            
Madde 217 – (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)


            
(Değişik birinci fıkra: 9/10/1996 - 4191/23 md.) Askeri Yargıtay, temyiz isteminin
süresi içinde yapılmadığını veya hükmün temyiz edilemez olduğunu veya temyiz
edenin buna hakkı olmadığını görürse, temyiz istemini reddeder.


            
Askeri Yargıtay, gösterilen temyiz sebeplerini kabule değer görmezse reddine
karar verir.                



            
(Mülga üçüncü ve dördüncü fıkralar: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Savaş halinde; Askeri Yargıtay, dosyanın Askeri Yargıtay Başkanlığına
intikalini müteakip en geç iki ay içinde karara bağlar.


            
Duruşmalı inceleme:(1)


            
Madde 218 – (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)


            
(Değişik birinci fıkra: 29/6/2006-5530/46 md.) On yıl veya daha fazla
hapis cezasına ilişkin hükümlerde Askerî Yargıtay incelemesini, sanığın veya
katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine veya re’sen duruşmalı olarak
yapar. İncelemenin duruşmalı yapılması, bir yıldan fazla hapis cezasına ilişkin
hükümlerde Askerî Yargıtayın lüzum görmesine bağlıdır. Duruşma gününden sanığa,
katılana, müdafi ve vekile haber verilir. Sanık duruşmada hazır bulunabileceği
gibi vekâletnameye sahip bir veya birkaç müdafi ile kendisini temsil
ettirebilir. Şu kadar ki; 85 inci madde hükmü saklıdır.


            
Sanık tutuklu ise duruşmada bulunmasını isteyemez.


 


 


 


____________________


(1) Bu madde
başlığı " Ağır cezalı işlerde duruşma:" iken, 29/6/2006 tarihli ve
5530 sayılı Kanunun 46 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





3787


 


            
Duruşma usulü:


            
Madde 219 – (Değişik birinci fıkra: 11/8/1983 - 2875/12 md.) Askeri
Yargıtayda duruşma, sözcü üye veya tetkik hakimi tarafından işin açıklanmasıyla
başlar. Raporun duruşmadan önce düzenlenmesi ve imzalanarak dosyaya konulması
gerekir.


            
(Değişik ikinci fıkra: 29/6/2006-5530/47 md.) Raporun, açıklanmasından
sonra, Askerî Yargıtay Başsavcısı, sanık, müdafi, katılan ve vekili iddia ve
savunmalarını açıklar. Bunlar arasında temyizi istemiş olan taraf önce
dinlenir. Son söz sanığındır.


            
(Mülga üçüncü ve dördüncü fıkralar: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Askeri Yargıtay'ca hükmün bozulması ve esasa hükmedilecek haller:


            
Madde 220 – Askeri Yargıtay hükmü bozmuş ise, işi yeniden inceleyip
sonuçlandırmak üzere dava dosyasını hükmü bozulan askeri mahkemeye gönderir.
Askeri Yargıtay, askeri mahkemenin usulsüz olarak kendisini görevli veya
yetkili görmesinden dolayı hükmü bozmuş ise aynı zamanda bu işe ait dava
dosyasını görevli veya yetkili mahkemeye gönderir. Görev ve yetki hususundaki
kararlarına karşı, askeri mahkemelerin direnme hakları yoktur.


            
Askeri Yargıtay, kanunun hükme esas olarak tesbit edilen vakalara
uygulanmasında yanlışlık yapılmasından dolayı hükmü bozmuş ise aşağıda yazılı
hallerde bizzat davanın esasına hükmeder:


            
A) (Değişik: 29/6/2006-5530/48 md.) Vâkıanın daha ziyade aydınlatılması
gerekli olmaksızın yalnız beraate veya alt ve üst sınırı olmayan sabit bir
cezaya hükmolunması gerekirse,


            
B) Askeri Yargıtay Başsavcılığının iddiasına uygun olarak kanunda yazılı
cezanın en aşağı haddini uygulamayı uygun görürse,


            
C) Ceza kovuşturmasını düşüren sebeplerden biri var ise,


            
D) Artırma ve indirme sonunda ceza süresini veya miktarını tayinde maddi
yanılma olmuş ise,


            
E) Açıkça tesbit edilmiş olan suçlunun doğum ve suç tarihlerine göre ceza
tayininde gereken indirme yapılmamış veya yanlış indirme yapılmış ise,


            
F) (Değişik: 29/6/2006-5530/48 md.) Suçun hukukî niteliğinin tayinine ve
ceza uygulamasına bir etkisi bulunmamak kaydıyla, dosyadaki bilgi ve belgelerin
dışında hiçbir araştırma yapılmasına ve takdire gerek duyulmayacak şekilde
tespiti mümkün olan, suçun tarihinde hata yapılmışsa,


            
G) Cezanın tayininde cezayı artırıcı veya azaltıcı kanuni sebeplerin
uygulanmasında gözetilmesi gerekli sıraya uyulmamış ise,


            
H) Kanunun madde numarası yanlış yazılmış ise,


            
İ) (Değişik: 9/10/1996 - 4191/24 md.) Harçlar Kanununa ilişkin
hükümlerin uygulanmasında veya avukatlık ücret tarifesi uyarınca mahkemelerce
hükmedilecek vekalet ücretlerinin tespitinde hata yapılmış ise,


            
J) (Ek: 9/10/1996 - 4191/24 md.) Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun,
suçun cezasını azaltmış ve mahkemece suçluya ceza tayininde artırma sebebi
kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiil suç olmaktan çıkarılmış ise,
birinci halde daha az bir cezaya hükmolunması ve ikinci halde de hiçbir ceza
hükmolunmaması gerekirse.





3788


 


            
Askeri Yargıtay'ca hükmün bozulması:


            
Madde 221 – (Değişik: 29/6/2006-5530/49 md.)


            
Askerî Yargıtay, temyiz edilen hükmü, hükmü
etkileyecek nitelikteki hukuka aykırılıklar nedeniyle bozar.


            
Hükmün bozulmasına neden olan hukuka aykırılık, bu hükme esas olarak saptanan
işlemlerden kaynaklanmış ise, bunlar da aynı zamanda bozulur.


            
207 nci madde hükümleri saklıdır.


            
Askeri Yargıtay'ca incelemelerin konusu:


            
Madde 222 – (Değişik: 29/6/2006-5530/50 md.)


            
Askerî Yargıtay
temyiz dilekçe, beyan ve lâyihasında ve tebliğnamede ileri sürülen hususları ve
bunlar dışında hükmün esasına dokunacak derecede hukuka aykırı hâllerin bulunup
bulunmadığını inceler.


            
Duruşmasız yapılan incelemeler:


            
Madde 223 – Duruşma istenilmemiş veya kendiliğinden buna lüzum görülmemiş
ise, Askeri Yargıtay, tebliğname ve evrak üzerinde inceleme yapar.


            
İtiraz:


            
Madde 224 – Askeri Yargıtay Başsavcısı, daire kararlarına karşı kararın
kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde Askeri Yargıtay Daireler
Kuruluna itiraz adebilir.


            
Kararın düzeltilmesi:


            
Madde 225 – Askeri Yargıtay Dairelerinin veya Daireler Kurulunun
kararlarına karşı Askeri Yargıtay Başsavcısı doğrudan doğruya hükmün veya
kararın özüne etkili ve temyiz dilekçe, beyan ve layihasında veya tebliğnamede
yazılan bir hususun veya bunlar dışında esas hükme etkili olan noksan ve
yanlışların temyiz incelenmesinde gözönüne alınmıyarak dokunulmadan geçilmiş
olması hallerinde karar düzeltilmesi isteminde bulunabilir.


            
Bu istem üzerine temyiz incelemesi, kararı vermiş olan Daire veya Daireler
Kurulu tarafından yapılır.


            
(Değişik: 11/8/1983 - 2875/13 md.) Askeri savcılar kendiliklerinden veya
ilgililerin başvurmaları üzerine Askeri Yargıtay Başsavcısının bu hususta
dikkatini çekerler  ve dosyadaki ilgili temyiz dilekçe ve layihalarını
yollarlar. Askeri Yargıtay Başsavcısının, tetkik için gerekli gördüğü belgeler
de askeri savcılar tarafından ayrıca yollanır.


            
Askeri Yargıtay Başsavcısı bu başvurmayı, düzeltmeyi gerektirir derecede
görmezse, başvurma hükmün yerine getirilmesinin geri bırakılmasına sebep olmaz.
Aksi takdirde yerine getirilmenin geri bırakılmasını derhal yerine bildirir.


            
Kararın düzeltilmesi istemi reddedilirse, bir daha aynı sebeplerle karar
düzeltilmesi isteminde bulunulamaz.


            
Hükmün bozulmasının diğer sanıklara etkisi:


            
Madde 226 – (Değişik: 29/6/2006-5530/51 md.)


            
Hüküm, sanık
lehine bozulmuş ise ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer
sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde
bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar.


            
Davaya yeniden bakacak askeri mahkemenin yetkisi:


            
Madde 227 – Askeri Yargıtay Dairelerince verilen bozma kararlarına
askeri mahkemelerin, direnme hakları vardır.


            
Ancak, direnme üzerine Askeri Yargıtay Daireler Kurulunca verilen kararlara
uymak zorunludur.





3789


 


            
(Değişik üçüncü fıkra: 29/6/2006-5530/52 md.) Hüküm, yalnız sanık
tarafından veya onun lehine askerî savcı veya teşkilâtında askerî mahkeme
kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri veya 196 ncı maddede gösterilen
kimselerce temyiz edilmiş ise, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle
belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.


            
(Değişik dördüncü fıkra: 29/6/2006-5530/52 md.) Sanık, müdafi, katılan
ve vekilinin dosyada bulunan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya
davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı
beyanları saptanmamış olsa da, duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında
bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan
daha ağır ise,  sanığın her hâlde dinlenilmesi gerekir.


 


                                                            
DÖRDÜNCÜ KISIM


                                  
Yargılamanın Yenilenmesi ve Kanun Yararına Bozma(1)


            
Hükümlünün lehine yargılamanın yenilenmesi sebepleri:


            
Madde 228 – Kesinleşen bir hüküm ile sonuçlanmış olan bir dava, aşağıda
yazılı hallerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi ile tekrar
görülür.


            
A) Duruşmada kullanılan ve hükme etkisi olan bir belgenin sahteliği
anlaşılırsa,


            
B) Yemin verilerek dinlenilmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü
etkiliyecek şekilde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçeğe aykırı
tanıklık ettiği veya bilgiler verdiği anlaşılırsa,


            
C) Hükümlünün kendisi tarafından sebebiyet verilmiş olan kusur dışında hükme
katılmış olan hakimlerden biri aleyhine ceza kovuşturmasını ve kanuni bir ceza
ile hükümlülüğü gerektirecek nitelikte olarak görevini yapmada kusur etmiş ise,



            
D) Ceza hükmü, hukuk mahkemelerinin bir hükmüne dayanmış olup da bu hüküm
kesinleşmiş olan başka bir hüküm ile bozulmuşsa,


            
E) Yeni vakalar veya yeni deliller ileri sürülüp de bunlar yalnız başına veya
daha önce iradedilen delillerle birlikte göz önünde tutuldukları takdirde
hükümlünün beraetini veya daha hafif cezayı gerektiren kanun hükmünün
uygulanması ile hükümlülüğü gerektirebilecek nitelikte olursa.


            
F) (Ek: 29/6/2006-5530/53 md.) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana
Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle
verildiği ve hükmün bu aykırılığa dayandığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin
kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olursa.


            
(Ek ikinci fıkra: 29/6/2006-5530/53 md.) Birinci fıkranın (F) bendinde
belirtilen hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının
kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.


            
Yargılamanın yenilenmesine engel olmıyan haller:


            
Madde 229 – Hükmün yerine getirilmiş olması veya hükümlünün ölümü
veyahut hükümlüyü Askeri Ceza Kanununa tabi kılan durumun son bulması
yargılamanın yenilenmesi istemine engel olamaz.


            
Ölüm halinde, ölenin eşi, usul ve füruu, erkek ve kız kardeşleri yargılamanın
yenilenmesi isteminde bulunabilirler.


            
Aleyhe yargılamanın yenilenmesi:


            
Madde 230 – Kesinleşmiş bir hüküm ile sonuçlanan bir dava aşağıda yazılı
hallerde sanık veya hükümlü aleyhine olarak yargılamanın yenilenmesi yolu ile
tekrar görülür:


_________________


(1) Dördüncü kısım
başlığı “Yargılamanın yenilenmesi ve yazılı emir” iken, 29/6/2006 tarihli ve
5530 sayılı Kanunun 53 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.





3790


 


            
A) Duruşmada hükümlünün lehine kullanılan  ve hükme etkisi olan bir
belgenin sahteliği anlaşılırsa,


            
B) Yemin verilerek dinlenilmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü
etkiliyecek şekilde sanık veya hükümlü lehine kasıt veya ihmal ile gerçeğe
aykırı tanıklık ettiği veya bilgiler verdiği anlaşılır ise,


            
C) Hükme katılmış olan hakimlerden biri aleyhine ceza kovuşturmasını ve kanuni
bir ceza ile hükümlülüğü gerektirecek nitelikte görevini yapmada kusur etmiş
ise,


            
D) Sanık beraet ettikten sonra cezayı gerektiren eylem hakkında güvenilir bir
ikrarda bulunmuş ise,


            
Yargılamanın yenilenemiyeceği hal:


            
Madde 231 – Kanunun aynı maddesinde yazılı hususların sınırı içinde
olmak üzere cezanın değiştirilmesi amacı ile yargılama yenilenemez.


            
Yargılamanın yenilenmesi şartları:


            
Madde 232 – Yargılamanın yenilenmesi hakkında istem, cezayı gerektiren
bir eylemin varlığı iddiasına dayanıyorsa, bu istem ancak suçun işlendiğine
dair kesinleşmiş bir hüküm verilmiş olduğu yahut delillerin yokluğundan başka
sebepler yüzünden soruşturma veya kovuşturmasının yapılması veya devamı mümkün
olmadığı takdirde kabul edilir.


            
(Ek fıkra: 29/6/2006-5530/54 md Bu madde, 228 inci maddenin
birinci fıkrasının (E) bendinde yazılı hâlde uygulanmaz.


            
Yenilenme istemi hakkında uygulanacak hükümler


            
Madde 233 – Kanun yollarına başvurma hakkındaki genel hükümler
yargılamanın yenilenmesi istemi hakkında da uygulanır.


            
Yenilenme isteminin neleri kapsıyacağı ve nasıl yapılacağı:


            
Madde 234 – Yargılamanın yenilenmesi istemi, bu istemin kanuni sebepleri
ile sübut delillerini kapsar.


            
Hükümlü veya 229 uncu maddenin ikinci fıkrasında gösterilen kimseler
yargılamanın yenilenmesi istemini bir dilekçe ile veya 197 nci madde
hükümlerine göre yapabilirler.


            
Yargılamanın yenilenmesi istemini inceliyecek mahkeme:


            
Madde 235 – İstemin kabule değer olup olmadığına Askeri Yargıtay karar
verir.


            
Bu husustaki karar Askeri Yargıtay Başsavcılığının tebliğnamesi üzerine duruşma
yapılmaksızın verilir.


            
Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmün yerine getirilmesini geri bıraktırmaz.
Askeri Yargıtay, yerine getirilmenin geri bırakılmasına karar verebilir.


            
Yenilenme isteminin kabul olunmaması veya kabulü:


            
Madde 236 – Yargılamanın yenilenmesi istemi, kanunda yazılı şekilde
ileri sürülmemiş, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek kanuni hiçbir sebep
gösterilmemiş veyahut bunu doğruluyabilecek sübut delilleri beyan olunmamış
ise, bu istem, kabule değer olmaması noktasından reddedilir.


            
Aksi takdirde yargılamanın yenilenmesi istemi, bir diyeceği varsa bildirmek
üzere, bir mehil tayin edilerek karşı tarafa tebliğ olunur.


            
Delillerin toplanması:


            
Madde 237 – Askeri Yargıtay, yargılamanın yenilenmesi istemini esas
olarak kabule değer gördükten sonra gerekirse delillerin toplanmasını askeri
savcıdan ister veya bir naibe veyahut istinabe olunan hakime gönderir.
Dinlenecek tanıklara ve bilirkişilere yemin verilip verilmemesini Askeri
Yargıtay takdir eder.





3791


 


            
Delillerin toplanması sırasında ilgililerin hazır bulunmalarına ilişkin
konularda hazırlık soruşturmasındaki hükümler uygulanır. Delillerin toplanması
bittikten sonra Askeri Yargıtay, Başsavcıdan ve sanıktan tayin edilecek mehil
içinde, mütalaa ve düşüncelerini bildirmelerini ister.


            
İstemin reddi veya kabulü:


            
Madde 238 – Askeri Yargıtayın soruşturması sonucunda yargılamanın
yenilenmesi isteminde yazılan iddialar yeter derecede gerçekleşmez ise veyahut
işin durumuna göre 228 ve 230 uncu maddenin (A) ve (B) bendlerinde yazılı
hallerin önceki hükme hiçbir etkisi olmadığı anlaşılırsa yargılamanın
yenilenmesi istemi esassız olması noktasından reddedilir.


            
Aksi takdirde, Askeri Yargıtay yargılamanın yenilenmesine ve yeniden duruşmanın
açılmasına karar verir ve duruşmanın hangi askeri mahkemede yapılacağını
gösterir.


            
Duruşma yapılmaksızın yargılamanın yenilenmesi:


            
Madde 239 – Hükümlü ölmüş ise, Askeri Yargıtay yeniden duruşma yapmaksızın
ve fakat gerektiğinde lüzumlu delilleri topladıktan sonra hükümlünün beraetine
veyahut yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verir.


            
Beraet kararı ile beraber önceki hükmün hükümsüz bulunduğuna da karar verilir.


            
Başka hallerde de Askeri Yargıtay yeter delil varsa yine, duruşma yapmaksızın
hükümlünün beraetine karar verir. Şu kadar ki, kovuşturma kamu davasının
açılması suretiyle olmuş ise bu karar Askeri Yargıtay Başsavcısının uygun
mütalaası ile verilebilir.


            
Yeniden yapılacak duruşma ve hüküm:


            
Madde 240 – Yeniden yapılacak duruşma sonucunda, askeri mahkeme ya
önceki hükmü doğru görerek onaylar veya bu hükmü hükümsüz kılarak yenibaştan
hüküm verir. Yargılamanın yenilenmesi istemi yalnız hükümlü tarafından olur
veya hükümlü lehine olmak üzere askeri savcı veya 229 uncu maddenin ikinci
fıkrasında gösterilen kimseler tarafından yapılır ise, yeniden verilecek hüküm
önceki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.


            
Haksız çıkacak olandan alınacak para cezası:


            
Madde 241 – (Mülga:
29/6/2006-5530/62 md.)


            
Hükümsüz kılınan hükmün ilanı:


            
Madde 242 – Yargılamanın yenilenmesini istiyen kimse dilerse önceki
hükmün hükümsüz kılındığı, Resmi Gazete ile ilan olunur.


            
Askeri mahkeme uygun görürse başka gazeteler ile de ilan olunabilir.


            
Kanun yararına bozma:(1)


            
Madde 243– (Değişik: 29/6/2006-5530/55 md.)


            
Askerî mahkemelerden verilen ve Askerî
Yargıtayda incelenmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerde hukuka aykırılık
bulunduğunu öğrenen Millî Savunma Bakanı, o karar veya hüküm hakkında kanun
yararına bozma yoluna gidebilir. Bu takdirde o karar veya hükmün Askerî
Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Askerî Yargıtay
Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.


            
Askerî Yargıtay Başsavcısı tebliğnamesine yalnız bu sebepleri yazar ve dosyayı
Askerî Yargıtay Başkanlığına verir.


            
Askerî Yargıtay, ileri sürülen bu sebepleri yerinde görürse kararı veya hükmü
bozar.


____________________


(1) Bu madde
başlığı “Yazılı emir ile bozma:” iken, 29/6/2006 tarihli ve 5530 sayılı Kanunun
55 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.     





3792


 


            
Bozma nedenleri;


            
A) Ceza Muhakemesi Kanununun 223 üncü maddesinde tanımlanan ve davanın esasını
çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli
inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.


            
B) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma
hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usûl işlemlerine ilişkin ise,
kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre
gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha
ağır olamaz.


            
C) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte
sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.


            
D) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına,
daha hafif bir cezanın verilmesini
gerektiriyorsa bu hafif cezaya Askerî Yargıtay doğrudan hükmeder.


            
Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.


            
Kanun yararına bozma yetkisi, dördüncü fıkranın (D) bendindeki hâllere özgü
olmak üzere ve kanun yararına olarak re’sen Askerî Yargıtay Başsavcısı
tarafından da kullanılabilir.


            
Millî Savunma Bakanı tarafından kanun yararına bozma başvurusunda
bulunulduğunda, bu yetki artık Askerî Yargıtay Başsavcısı tarafından
kullanılamaz.


 


BEŞİNCİ
KISIM


Cezaların Yerine Getirilmesi ve
Yargılama Giderleri


BİRİNCİ
BÖLÜM


Cezaların Yerine Getirilmesi ile
İlgili Hükümler


            



            
Ceza ve güvenlik tedbirlerinin ne zaman,
nasıl ve kimin tarafından yerine getirileceği:(1)


            
Madde 244 – (Değişik birinci fıkra: 29/6/2006-5530/56 md.) Askerî mahkemelerce verilen ceza
hükümleri, kesinleşmedikçe yerine getirilmez. Bu Kanunda ve  Askerî Ceza
Kanununda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde cezalar ve güvenlik
tedbirlerinin yerine getirilmesinde, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.


            
Askeri mahkemelerden verilen hükümlerin aslına uygun olduğu ve yerine
getirilmesi gerektiği askeri mahkeme kıdemli askeri hakimi tarafından, hükmün
altına işaret edilmek suretiyle onaylanır.


            
(Mülga üçüncü fıkra: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Hükümlerin yerine getirilmesi davayı açan askeri savcılar tarafından
kovuşturulur.


            
(Değişik: 15/1/1985-3150/2 md.) Subaylar hakkındaki hükümler, askeri
savcının talebi üzerine teşkilatında askeri mahkeme kurulu kıt'a komutanı veya
askeri kurum amiri tarafından yerine getirilir.


            
Asker kişi olmıyanlara ait hükümler yerine getirilmek üzere Cumhuriyet
savcılıklarına gönderilir.


 


 


 


 


___________________


(1) Bu madde başlığı "Cezanın ne
vakit ve kimin tarafından yerine getirileceği:" iken, 29/6/2006 tarihli ve
5530 sayılı Kanunun 56 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





3793


 


            (Ek fıkra: 15/1/1985 - 3150/2 md.;
Değişik son fıkra: 19/6/2010-6000/5 md.) Cezaların askeri ceza ve tutukevlerinde ne suretle
infaz edileceği Milli Savunma Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikte
gösterilir. Askeri ceza ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular
hakkında uygulanacak disiplin cezaları ve tedbirleri ile kısıtlayıcı önlemler
de 5275 sayılı Kanun hükümlerine tabidir. Uyarma haricindeki disiplin cezaları,
subay ve astsubaylar hakkında askeri mahkeme kurulu, diğer hükümlü ve
tutuklular hakkında askeri mahkemenin bir üyesi tarafından verilir. Ancak acil
hallerde askeri savcılar veya askeri ceza ve tutukevi müdürü tarafından
verilecek disiplin cezaları uygulamaya konulur ve derhal askeri mahkemenin
onayına sunulur. Bu cezaların askeri mahkemenin onayına sunulması infazlarını
durdurmaz. Hücreye koyma cezasının infazına askeri mahkemenin onayı ile
başlanır. Onaya sunulan disiplin cezası ile ilgili olarak olayın özelliğine göre
infazın durdurulmasına karar verilebilir. Bu disiplin cezası ve onay kararları
duruşma açılmak, hükümlü veya tutuklunun savunması alınmak ve sübut delilleri
toplanıp değerlendirilmek suretiyle verilir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını,
hazır bulunmak ve istemi halinde vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla
avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. Disiplin cezası ve
onay kararlarına karşı teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya
askeri kurum amiri, askeri savcı, tutuklu veya hükümlü ve varsa müdafileri yedi
gün içinde itiraz edebilir. İtiraz en yakın askeri mahkemede incelenir.


            
Ölüm cezasının tehiri sebebi ve yerine getirilme usulü:


            
Madde 245 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Diğer cezaların yerine getirilmesinde geri bırakma:


            
Madde 246 – Yoklama kaçağı, bakaya ve saklı suçlarından dolayı hükümlü
olanların cezaları aynı dönemde askere çağırılanlar kadar hizmet ettikten sonra
yerine getirilir.


            
(Mülga ikinci ve üçüncü fıkralar: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Askeri Ceza Kanununun 64, 65, 66, 67, 68, 69 ve 70 inci maddelerinde yazılı
suçları işliyen erbaş ve erler hakkında cezaların yerine getirilmesi, nezdinde
askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin teklifi
üzerine, aynı dönemde askere çağırılanlar kadar hizmet gördükten sonraya
bırakılabilir.


            
Cezasını çekmeye gelmiyen veya kaçacağından
şüphe edilen hükümlüye yapılacak işlem:


            
Madde 247 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


 


                                                                  
Savaş Halinde


 


            
Hükümlerin temyizi ve yerine getirilmesi:


            
Madde 248 – (Değişik birinci fıkra: 29/6/2006-5530/57 md.) Savaşta,
askerî mahkemelerden verilen hükümler temyiz olunamaz. Onbeş yıl ve daha fazla hapis cezası içeren
hükümler, teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum
amiri tarafından temyiz edilebilir.


            
Bu takdirde sanık ve varsa müdafii ile askeri savcıya da bir hafta içinde
temyiz sebeplerini bildirmeleri için müsaade olunur.


            
197 ve 198 inci maddeler hükümleri bu halde de uygulanır.


            
(Mülga dört, beş, altı ve yedinci fıkralar: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Savaş halinde yerine getirmenin tehiri:


            
Madde 249 – (Değişik birinci fıkra: 29/6/2006-5530/58 md.) Savaş
hâlinde, askerî mahkemelerden verilen ve Türk Silâhlı Kuvvetlerinden çıkarmayı,
rütbenin geri alınmasını veya askerî öğrencilik hakkının kaybedilmesini
kapsayan veya gerektiren cezalar hariç olmak üzere, diğer hapis cezalarının
yerine getirilmesi, teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya
askerî kurum amirinin istemi üzerine Türk Silâhlı Kuvvetleri Komutanı veya onun
yetki verdiği diğer komutanlar tarafından savaşın sonuna kadar geriye
bırakılabilir.


            
Bu geri bırakma süresi içinde zamanaşımı işlemez.


            
Savaş halinin bitiminde yapılacak işlem:


            
Madde 250 – Savaş halinin bitmesinde 248 ve 249 uncu madde hükümleri
uygulanmaz.


            
Henüz bitmemiş olan işlemler hakkında barış hükümleri uygulanır.


 





3794


 


            
Önce hüküm verilmiş ve fakat kanunen yetkili merciler tarafından hükmün aslına
uygun olduğu ve yerine getirmenin gerektiği onaylanmamış ise bu takdirde
keyfiyet sanık ve varsa müdafiine ve askeri savcıya tebliğ edilir.


            
Bu tebliğ gününden başlıyarak kanuni mehil içinde sanık ve varsa müdafii ile
askeri savcı ve nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum
amiri temyiz yoluna gidebilirler.


            
Tutukluluk ve hastalık sürelerinin cezadan indirilmesi:


            
Madde 251 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Değişik hükümlerdeki cezaların toplanması:


            
Madde 252 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Hükümlerin açıklanması:


            
Madde 253 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


            
Cezaların yerine getirilmesi sırasında alınması gereken kararlar ve bu
kararlara itiraz:(1)


            
Madde 254– (Değişik: 29/6/2006-5530/59 md.)


            
Cezaların yerine getirilmesi sırasında, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen
şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hâller nedeniyle geçirilmiş süreler
ile hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesine, değişik hükümlerdeki
cezaların toplanmasına ve mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek
cezanın hesabında duraksamaya ilişkin bir karar alınması gerekirse, hükmü veren
askerî mahkemeden karar istenir. Bu kararlar duruşma yapılmaksızın verilir.


            
Karar verilmeden önce askerî savcı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak
bildirmeleri istenebilir.


            
Hükmü veren askerî mahkeme kaldırılmış ise ona en yakın askerî mahkeme karar
verir.


            
Yukarıdaki fıkralar uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez.
Ancak, mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına
karar verebilir.


            
Bu kararların askerî mahkemelerden verilmesi hallerinde, askerî savcı ve
teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri ile
hükümlü ve varsa müdafi bir hafta içinde itiraz edebilirler.


            
İtiraz üzerine Askerî Yargıtay karar verir.


            
Mali hükümlerin yerine getirilmesi:


            
Madde 255 – Askeri mahkemelerin haciz, istirdat ve tazminata dair hükümleri
maliye dairelerine bildirlerek kamu alacaklarının alınmasına dair olan 6183
sayılı kanuna göre yerine getirilir.


            
(Değişik ikinci fıkra: 29/6/2006-5530/60 md.) Asker kişiler hakkında verilen adlî para cezasına dair
hükümler askerî savcılarca yerine getirilir.


            
(Değişik üçüncü fıkra: 29/6/2006-5530/60 md.) Asker kişi olmayanlar
hakkında verilen adlî para cezasına dair hükümler Cumhuriyet savcılarınca genel
hükümlere göre yerine getirilir.


                                                               
İKİNCİ BÖLÜM


                                                              
Yargılama Giderleri


            
Yargılama giderleri:


            
Madde 256 – Askeri mahkemelerde görülecek davaların ve askeri makamlar
aracılığı ile uygulanacak cezaların giderleri, Milli Savunma Bakanlığı
bütçesinden ödenir.


__________________


(1) Bu madde
başlığı "Yerine getirme:" iken, 29/6/2006 tarihli ve 5530 sayılı
Kanunun 59 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





3795


 


ALTINCI
KISIM


Katılma Yolu ile Dava, Şahsi Dava
ve Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi


             Katılma yolu ile dava
ve şahsi dava:


             Madde
257 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


             Yasaklanmış
hakların geri verilmesi:


             Madde
258 – (Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


 


YEDİNCİ
KISIM


Son Hükümler


Kaldırılan ve
değiştirilen kanunlar:


             Madde
259 – 22 Mayıs 1930 tarihli ve 1631 sayılı Askeri Muhakeme Usulü Kanunu ile
ek ve tadilleri ve 10 Haziran 1930 tarihli ve 1706 sayılı Jandarma Kanununun 17
nci maddesinin birinci fıkrasındaki  "Şu kadar ki bunların muhakemesinde
bir jandarma subayı aza olarak bulunur" hükmü ve Askeri ceza Kanununun 5
inci maddesiyle 72 nci maddesinin birinci fıkrası bu kanuna göre kurulacak
askeri mahkemelerin fiilen göreve başladıkları tarihten itibaren yürürlükten
kaldırılmıştır.


             Ek
Madde 1 – (Ek: 21/1/1981 - 2376/8 md.; Değişik: 29/6/2006-5530/61 md.)


             Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan
hâllerde Ceza Muhakemesi Kanununun (…)(1), değerlendirme raporu
yetkisine ilişkin 166 ve istinafa ilişkin
272 ilâ 285 inci maddeleri hükümleri hariç olmak üzere diğer hükümleri
askerî yargıda da uygulanır. (Ek cümleler: 3/11/2016-6754/20 md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları
tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bunlar hakkında Bilirkişilik
Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. Ancak yurt
dışında kurulan askerî mahkemeler ve savcılıklar tarafından yapılan bilirkişi
seçim ve görevlendirmelerinde, Bilirkişilik Kanununun 10 uncu maddesi ile
listeye ilişkin hükümleri uygulanmaz.
(1)


             Bu Kanunun uygulanmasında, atıf yapılan
hükümlerde yer alan, Adalet Bakanı, Millî Savunma Bakanını; Yargıtay, Askerî
Yargıtayı; mahkeme, askerî mahkemeyi; hâkim ve sulh ceza hâkimi, askerî hâkimi;
mahkeme başkanı, duruşma hâkimini; Cumhuriyet Başsavcılığı, askerî savcılığı;
Cumhuriyet savcısı, askerî savcıyı ifade eder.


             Ek
Madde 2 - (Ek: 9/10/1996 - 4191/26 md.; Mülga: 29/6/2006-5530/62 md.)


             Ek
Madde 3  – (Ek: 9/10/1996 - 4191/26 md.)


             Bu
Kanunda ve askeri yargı ile ilgili diğer kanunlarda yazılı "başkatip"
ünvanı "yazı işleri müdürü", "nezdinde" kelimesi ise
"teşkilatında" olarak değiştirilmiştir. Ünvan değişikliği sebebiyle
ilgililerin yeniden atanmaları gerekmez.


 


 


 


––––––––––––––


(1) Bu fıkrada yer
alan “…adlî kontrole ilişkin 109 ilâ…” ibaresi, 28/12/2013 tarihli ve 28865
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 22/5/2013 tarihli ve
E.: 2012/149, K.: 2013/63 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.





3796


 


Hükmün açıklanmasının geri
bırakılması:


Ek Madde 4- (Ek: 23/6/2016 - 6722/14
md.)


5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller
hariç askeri suç ve cezalar hakkında da uygulanır:


A) Sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay
veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi.


B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal
etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe
hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana
getirmesi.


C) Fiilin savaş veya seferberlikte
işlenmesi.


             Geçici hükümler:


             Geçici
Madde 1 – Bu mahkemelerin kurulması ile mevcut adli amirliklerin ve askeri
mahkemelerin görev ve yetkileri kendiliğinden sona erer.


             Geçici
Madde 2 – Bu kanuna göre kurulan askeri mahkemeler fiilen göreve başladıkları
tarihte nezdinde askeri mahkeme kurulmıyan adli amirlikler ile askeri
mahkemelerde bulunan dava dosyalarından:


             Disiplin
mahkemelerinin görevi içine girenler nezdinde disiplin mahkemesi kurulan kıta
komutanı veya askeri kurum amirine,


             Askeri
Yargıtay Dairesinin görevi içine girenler, Askeri Yargıtay Başsavcısına,


             Askeri
mahkemenin görevi içinde kalanlar nezdinde askeri mahkeme kurulan yetkili kıta
komutanı veya askeri kurum amirine;


             Görevsizlik
kararı ile gönderilir.


             Duruşma
safhasında olan dosyalar için yeniden iddianame düzenlenmeden, dava dosyası
görevli mahkemeye verilir.


             Nezdinde askeri mahkeme kurulan
kıta komutanı veya askeri kurum amiri ile askeri mahkemece de yukardaki fıkra
hükümleri uygulanır.


             Ek
Geçici Madde 1 – (Ek: 21/1/1981 - 2376/9 md.)


             Bu
Kanunun birinci maddesiyle, Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü
Kanununun 1 nci maddesinde yapılan değişiklikten önce kurulmuş olan tümen
askeri mahkemelerinin, kaldırılmadıkça kuruluşları aynen devam eder.


             Ek
Geçici Madde 2  – (Ek: 21/1/1981 - 2376/9 md.)


             Bu
Kanunun 8 nci maddesiyle, Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü
Kanununa eklenen Ek 1 nci Madde hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce açılmış kamu davaları hakkında da uygulanır.


             Ek
Geçici Madde 3 – (Ek: 16/10/1981 - 2538/2 md.)


             Bu
Kanunun değiştirilen 2 nci maddesinin mahkeme kuruluşuna ilişkin hükümleri
duruşması halen devam etmekte olan davalar hakkında da uygulanır.


             Ek
Geçici Madde 4 – (Ek: 9/10/1996 - 4191/27 md.)


             Bu
Kanunun yürürlüğe girmesinden önce başlamış bulunan soruşturmalar hakkında, 353
sayılı Kanunun 23 üncü maddesi gereğince yetkisizlik kararı verilemez.





3797


 


             Ek
Geçici Madde 5 – (Ek: 9/10/1996 - 4191/27 md.)


             Bu
Kanunun 25 inci maddesiyle değiştirilen 353 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi
hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış kamu davaları
hakkında da uygulanır.


             Ek Geçici Madde 6- (Ek:
29/6/2006-5530/63 md.)


             353
sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun, bu Kanun ile
değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümlerinin, yürürlüğe konulmasına ve
uygulanmasına ilişkin, bu Kanunun yürürlüğe giriş tarihi esas alınarak
23/5/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama
Şekli Hakkında Kanunda belirtilen esaslar uygulanır.


             Bu Kanun hükümleri, yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren kesin hükme bağlanmış olanlar hariç, bütün soruşturma ve
kovuşturmalarda uygulanır.


             Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce, askerî mahkemelerce karar verilmiş ve henüz kesinleşmemiş olan dava
dosyalarından görevli yargı yeri değişenler hakkında, askerî savcının yazılı
görüşü alınmak suretiyle, mahkemesince duruşma yapılmaksızın görevsizlik kararı verilir. Bu karara karşı, teşkilâtında
askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri, askerî
savcı, sanık ve varsa müdafi bir hafta içinde itiraz edebilir. İtirazlar en
yakın askerî mahkemede incelenir. Bu dosyalardan temyiz ve itiraz edilmek
suretiyle Askerî Yargıtay Başsavcılığında ve Askerî Yargıtayda inceleme
aşamasında olan dosyalar mahkemesine iade edilir.


             Ek Geçici Madde 7- (Ek:
19/6/2010-6000/6 md.)


Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce kurulla bakılmakta olan davalarda, davanın tek hakim
tarafından yürütülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilemez.


Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce kurulla verilerek kesinleşmiş kararlar hakkında, bu
maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra da yine kurulla
karar verilir.


             Madde
260 – Bu kanunun
kuruluşa dair hükümleri ile geçici birinci maddesi yayımı tarihinde; usule dair
ve diğer hükümleri ise bu kanuna göre kurulacak askeri mahkemelerin fiilen
göreve başladıkları tarihte yürürlüğe girer.


             Madde
261 – Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.





3799-3811


 


353 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN


MEVZUATIN VEYA ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL


 EDİLEN HÜKÜMLERİN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ


GÖSTERİR LİSTE


 







Değiştiren Kanunun/
İptal Eden Anayasa Mahkemesinin Kararının  Numarası



 

353 sayılı Kanunun
değişen veya iptal edilen maddeleri



 

Yürürlüğe Giriş 

Tarihi






1596







21/6/1972






2376







23/1/1981






2538







18/10/1981






2875







13/8/1983






3034







9/7/1984






3150







22/1/1985






4191







13/10/1996






4893







17/6/2003






4963







7/8/2003






5078



66, 72, 73, 80, 163



29/1/2004






5530







5/10/2006






    6000



2, 3, 4, 5, 19, 45, 116, 244,
Ek Geçici Madde 7



30/6/2010






    6191



10



22/3/2011






6318



93



3/6/2012






Anayasa
Mahkemesi’nin 27/12/2012 tarihli ve E.: 2012/117, K.: 2012/204 sayılı Kararı



10 uncu maddenin birinci
fıkrasının (D) bendi



 

 

 

6/3/2013









           


                  
                                                    





3812


 







Değiştiren Kanunun/
İptal Eden Anayasa Mahkemesinin Kararının  Numarası



 

353 sayılı Kanunun
değişen veya iptal edilen maddeleri



 

Yürürlüğe Giriş 

Tarihi






Anayasa
Mahkemesi’nin 20/9/2012 tarihli ve E.: 2011/80, K.: 2012/122 sayılı Kararı



12



 

 

1/12/2012
tarihinden başlayarak altı ay sonra

(1/5/2013)

 






Anayasa Mahkemesi’nin
22/5/2013 tarihli ve E.: 2012/149, K.: 2013/63 sayılı Kararı



Ek Madde 1



 

 

28/12/2013






6519



15/A



22/2/2014






Anayasa

Mahkemesi’nin  14/1/2015 tarihli ve E.: 2014/89, K.:
2015/3 sayılı Kararı



15/A



 

 

24/6/2015






6722



Ek Madde 4



14/7/2016






KHK/668



1



27/7/2016






6754



Ek Madde 1



24/11/2016






6755



1



24/11/2016






6763



80



2/12/2016






7179



20



26/6/2019









 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?