6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun

KanunNo: 6183

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

 


AMME
ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ


HAKKINDA
KANUN


 


 


Kanun
Numarası                              : 6183


Kabul
Tarihi                                     : 21/7/1953


Yayımlandığı
Resmî Gazete            : Tarih:
28/7/1953          Sayı: 8469


Yayımlandığı
Düstur                       : Tertip: 3     Cilt:
34       Sayfa: 1658


 


 


BİRİNCİ KISIM


Genel Esaslar


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Kanunun şümulü, terimler,
vazifeliler ve salahiyetliler


 


Kanunun şümulü:


Madde
1 – Devlete,
vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik
ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli,
gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten,
haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri
tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları
hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.


Türk
Ceza Kanununun para cezalarının tahsil şekli ve hapse tahvili hakkındaki
hükümleri mahfuzdur.


 


Tahsili,
Tahsili Emval Kanununa atfedilen alacaklar:


Madde
2 –
Muhtelif kanunlarda Tahsili Emval Kanununa göre tahsil edileceği bildirilen her
çeşit alacaklar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur.


 


Kanundaki
terimler:


Madde
3 –
Bu kanundaki amme alacağı terimi:


1
inci ve 2 nci maddeler şümulüne giren alacakları,


Amme
borçlusu veya borçlu terimi:


Amme
alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların
kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu,
kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini,


Alacaklı
amme idaresi terimi:


Devleti,
vilayet hususi idarelerini ve belediyeleri,


Tahsil
dairesi terimi:


Alacaklı
amme idaresinin bu kanunu tatbik etmekle vazifeli dairesini, servisini, memur
veya memurlarını,


Yalnızca
mal olarak geçen terim:


Menkul,
gayrimenkul "gemiler dahil" mallarla, her çeşit hak ve alacakları,


Para
cezaları terimi:


Adli
ve idari para cezalarını,[1]


(Ek: 4/6/2008-5766/1 md.) Tahsil edilemeyen amme alacağı
terimi:


Amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine
göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal
varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine
rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil
edilemeyen amme alacaklarını,


(Ek: 4/6/2008-5766/1 md.) Tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme
alacağı terimi:


Amme borçlusunun haczedilen mal
varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını
karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan
aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması
gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir
aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme
alacaklarını,


Takibat
giderleri terimi:


Cebri
icradan mütevellit muameleler sırasında yapılan zor kullanma, ilan, haciz,
nakil ve muhafaza giderleri gibi her türlü giderleri, ifade eder.


 


Salahiyetliler
ve mesuliyetleri:


Madde
4 –
Amme idarelerinin bu kanunu tatbika salahiyetli memurlarının vazifelerini
teşkilat ve vazife kanunları veya bu konu ile ilgili diğer kanun veya mevzuat,
mesuliyetlerini de; mesuliyeti tesis eden kanunlar tayin eder.[2]


 


Takibata
salahiyetli tahsil dairesi:


Madde
5 – Takibat,
alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılır.


Borçlu
veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesi borçlunun veya
mallarının bulunduğu mahalde yapılacak takipleri o mahaldeki aynı neviden amme
idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptırır.


 


Yardım
mecburiyeti:


Madde
6 – Tahsil
dairelerince bu kanuna göre yapılan tebliğ ve verilen emirleri derhal yapmaya
ve neticesini geciktirmeksizin tahsil dairesine bildirmeye alakadarlar
mecburdurlar.


Makbul
bir özre dayanmadan bu mecburiyeti ifa etmiyenler hakkında Cumhuriyet
Savcılığınca umumi hükümlere göre doğrudan doğruya takibat yapılır.


 


Borçlunun
ölümü:


Madde
7 – Borçlunun
ölümü halinde, mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında da bu kanun hükümleri
tatbik edilir. Borçlunun ölümünden evvel başlamış olan muamelelere devam
olunur. Terekenin bir mahkeme veya iflas dairesi tarafından tasfiyesini
gerektiren haller bu hükmün dışındadır.


Mirasın
tutulan defter mucibince kabulü halinde, mirasçı, deftere kaydedilmemiş olsa
dahi amme alacağından mirastan kendisine düşen miktar ile mesuldür.


Defter
tutma muamelesinin devamı müddetince satış yapılamaz.


 


Tebliğler
ve müddetlerin hesaplanması:


Madde
8 – Hilafına
bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve
tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.


 


İKİNCİ BÖLÜM


Amme alacaklarının korunması


I – Teminat hükümleri


 


Teminat isteme:


Madde
9 – (Değişik birinci fıkra: 26/11/1980 - 2347/1 md.)
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası
kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan hallere temas
eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu
takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre
belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir.[3]


Türkiye'de
ikametgahı bulunmıyan amme borçlusunun durumu amme alacağının tahsilinin tehlikede
olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat istiyebilir.


 


Teminat
ve değerlenmesi:


Madde
10 – Teminat olarak şunlar kabul edilir:


1.
Para,


2. (Değişik: 1/7/2022-7417/24 md.)
Bankalar tarafından verilen süresiz ve şartsız teminat mektupları ile
sigorta şirketleri tarafından verilen süresiz ve şartsız kefalet senetleri,


3. (Değişik: 17/9/2004 – 5234/7
md.) Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri veya
bu senetler yerine düzenlenen belgeler (Nominal bedele faiz dahil edilerek
ihraç edilmiş ise bu işlemlerde anaparaya tekabül eden satış değerleri esas
alınır.),


4.
Hükümetçe belli edilecek Milli esham ve tahvilat "Bu esham ve tahvilat,
teminatın kabul edilmesine en yakın borsa cetvelleri üzerinden % 15 noksaniyle
değerlendirilir.",


5.
(Değişik: 13/6/1963 - 251/1 md.) İlgililer veya ilgililer lehine üçüncü
şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme idaresince haciz varakasına
müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul mallar.


Teminat
sonradan tamamen veya kısmen değerini kaybeder veya borç miktarı artarsa,
teminatın tamamlanması veya yerine başka teminat gösterilmesi istenir.


Borçlu
verdiği teminatı kısmen veya tamamen aynı değerde başkalariyle değiştirebilir.


 


Şahsi
kefalet:


Madde
11 – 10 uncu maddeye göre teminat sağlıyamıyanlar muteber
bir şahsı müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu gösterebilirler.


Şahsi
kefalet tesbit edilecek şartlara uygun olarak noterden tasdikli mukavele ile
tesis olunur.


Şahsi
kefaleti ve gösterilen şahsı kabul edip etmemekte alacaklı tahsil dairesi
muhtardır.


Amme
alacağını ödiyen kefile buna dair bir belge verilir.


 


Teminat
hükmünde olan eşya:


Madde
12 – Bar, otel, han, pansiyon, çalgılı yerler, sinemalar,
oyun ve dans yerleri, birahane, meyhane, genel evler içerisinde bulunan eşya ve
malzeme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 270, 271 inci maddeleri hükümleri
mahfuz kalmak şartiyle bu müesseselerin işletilmesinden doğan amme borçlarına
karşı teminat hükmündedir.


Noterden
tasdikli icar mukavelesinde gayrimenkul sahibinin demirbaşı olarak kayıtlı eşya
ve malzemesi ile otel, han ve pansiyonlardaki misafir ve kiracıların
kendilerine ait eşyaları bu hükümden hariçtir.


Üçüncü şahısların Medeni Kanunun 688 ve Borçlar Kanununun
222 nci maddelerine müsteniden yapacakları istihkak iddiaları mahfuz kalmak
şartiyle, bu yerlerdeki mallar üzerindeki istihkak iddiaları alacaklı amme
idaresinin bu teminat hakkını ihlal etmez.


 


II – İhtiyati haciz


 


İhtiyati haciz:


Madde
13 –
İhtiyati haciz aşağıdaki hallerden herhangi birinin mevcudiyeti takdirinde
hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük
memurunun karariyle, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre,
derhal tatbik olunur:


1.
9 uncu madde gereğince teminat istenmesini mucip haller mevcut ise,


2.
Borçlunun belli ikametgahı yoksa,


3.
Borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması
ihtimalleri varsa,


4.
Borçludan teminat gösterilmesi istendiği halde belli müddette teminat veya
kefil göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya gösterdiği kefil kabul
edilmemişse,


5.
Mal bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal bildiriminde bulunmamış
veya noksan bildirimde bulunmuşsa,


6.
Hüküm sadır olmuş bulunsun bulunmasın para cezasını müstelzim fiil dolayısiyle
amme davası açılmış ise,


7.
İptali istenen muamele ve tasarrufun mevzuunu teşkil eden mallar, bu mallar
elden çıkarılmışsa elden çıkaranın diğer malları hakkında uygulanmak üzere, bu
kanunun 27, 29, 30 uncu maddelerinin tatbikını icabettiren haller varsa.


 


İhtiyati
hacizde borçlu tarafından gösterilecek teminat:


Madde
14 – İhtiyaten haczolunan mallar istenildiği zaman para
veya ayın olarak verilmek ve bu hususu temin için malların kıymetleri depo
edilmek yahut tahsil dairesinin bulunduğu mahalde ikametgah sahibi bir
şahıs müteselsil kefil gösterilmek şartiyle borçluya ve mal üçüncü şahıs
yedinde haczolunmuşsa bir taahhüt senedi alınarak kendisine bırakılabilir.


 


İhtiyati
hacze itiraz:


Madde
15 –
Haklarında ihtiyati haciz tatbik olunanlar haczin tatbikı, gıyapta yapılan
hacizlerde haczin tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil
dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde ihtiyati
haciz sebebine itiraz edebilirler.[4]


İtirazın
şekli ve incelenmesi hususunda Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur. Bu
ihtilaflar itiraz komisyonlarınca diğer işlere takdimen incelenir ve karara
bağlanır. İtiraz komisyonlarının bu konuda verecekleri kararlar kesindir.


 


İhtiyati
haczin kaldırılması:


Madde
16 – Borçlu, 10 uncu maddenin 5 inci bendinde yazılı menkul
mallar hariç olmak üzere, mezkür maddeye göre teminat gösterdiği takdirde
ihtiyati haciz, haczi koyan merci tarafından kaldırılır.


III - İhtiyati tahakkuk


 


İhtiyati tahakkuk:[5]


Madde
17 – (Değişik birinci fıkra: 26/11/1980 - 2347/2 md.)
Aşağıdaki hallerden birinin bulunması takdirinde vergi dairesi müdürünün (5345
sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete
geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürünün ve/veya müdürün)
yazılı talebi üzerine defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı, mükellefin henüz
tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerinden Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan
edilecek olanlarla bunların zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi
hususunda yazılı emir verebilir.


Vergi
dairesi müdürü (5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak
kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürü
ve/veya müdür) bu emri derhal tatbik eder:


1.
13 üncü maddenin 1, 2, 3 ve 5 inci bentlerinde yazılı ihtiyati haciz sebeplerinden
birisi mevcut ise,


2.
Mükellef hakkında 110 uncu madde gereğince takibata girişilmişse,


3.
Teşebbüsün muvazaalı olduğu ve hakikatte başkasına aidiyeti hakkında deliller
elde edilmişse.


 


İhtiyati
tahakkukun neticeleri:


Madde
18 –
Hakkında 17 nci madde gereğince muamele yapılan mükellefin mezkür maddede
yazılı vergi, resim ve cezalarından matrahı belli olanlar, itirazlı olsun
olmasın, hesap edilen miktar üzerinden derhal tahakkuk ettirilir.


Geçmiş
yıllara ve cereyan etmekte olan yılın geçen aylarına ait matrahı henüz belli
olmıyan ve 17 nci maddede sayılan vergi, resim ve cezaları geçici olarak ve
harici karinelere göre takdir yolu ile tesbit ettirilen matrahlar üzerinden
hesaplanır. Bu suretle hesap olunan vergi, resim ve bunların zam ve cezaları
derhal tahakkuk ettirilir.


Bu
esasa göre tahakkuk eden vergi ve resimler ve bunların zam ve cezaları
kanunlarına göre ödeme zamanları gelmeden tahsil olunmaz. Ancak bunlar için
derhal ihtiyati haciz tatbik olunur. 17 nci maddenin 3 üncü bendine giren
hallerde ihtiyati haciz muvazaalı teşebbüsten vergi ve resim bakımından
faydalananların malları hakkında tatbik olunur.


Bu
maddedeki geçici takdirler, takdir komisyonları tarafından, talep tarihinden
itibaren azami bir hafta içinde yapılır.


 


İhtiyati
tahakkukun düzeltilmesi:


Madde
19 –
Alacağın hususi kanununa göre tahakkukundan sonra, ihtiyati tahakkukla hususi
kanununa müstenit tahakkuk arasındaki fark, hususi kanununa müstenit tahakkuka
göre düzeltilir. 


Bu
düzeltmenin yapılabilmesi için beyannameye müstenit tarhiyatta verilen
beyannamenin tetkik edilerek kabul edilmiş olması, itirazlı tarhiyatta
kesinleşmenin vukuu, Devlet Şûrasına müracaat edilmiş olan hallerde Devlet
Şûrasından nihai bir kararın çıkmış olması lazımdır.


İhtiyati
tahakkuk mevzuu olan devre beyannamesinin, verildiği tarihten itibaren en geç
iki ay içinde tetkikı mecburidir. Bu müddet içinde tetkik yapılmadığı takdirde,
bu sebeple düzeltme geciktirilmez.


 


İhtiyati
tahakkuka itiraz:


Madde
20 –
Haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz tatbik olunanlar ihtiyati
tahakkuk sebeplerine ve miktarına 15 inci madde gereğince itirazda
bulunabilirler.


 


IV - Diğer korunma hükümleri


 


Amme alacaklarında rüçhan hakkı:


Madde
21 – Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya
çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak
da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten taksim olunur. (Ek
hüküm: 30/3/2006-5479/4 md.) Genel bütçeye gelir kaydedilen vergi, resim,
harç ile vergi cezaları ve bunlara bağlı zam ve faizler için tatbik edilen
hacizlerde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 268 inci maddesinin birinci
fıkrasının son cümlesi hükmü uygulanmaz.


Rehinli
alacaklıların hakları mahfuzdur. (Değişik ikinci cümle: 28/2/2018-7101/47
md.) Gümrük resmi, bina ve arazi vergisi gibi
eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacakları o eşya ve gayrimenkul
bedelinden tahsilinde rehinli alacaklardan sonra gelir.


(Değişik
son fıkra: 30/3/2006-5479/4 md.) Borçlunun iflası, mirasın
reddi ve terekenin resmi tasfiyeye tabi tutulması hallerinde amme alacakları
imtiyazlı alacak olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinin
üçüncü sırasında, bu sıranın önceliğini alan alacaklar da dahil olmak üzere tüm
imtiyazlı alacaklar ile birlikte işleme tabi tutulur.


 


Amme
alacaklarını kesip ödemek mecburiyetinde olanlar:


Madde
22 –
Amme alacağını borçlusundan kesip tahsil dairesine ödemek mecburiyetinde olan
hakiki ve hükmi şahıslar, bu vazifelerini kanunlarında veya bu kanunda belli
edilen zamanlarda yerine getirmedikleri takdirde, ödenmiyen alacak bu hakiki ve
hükmi şahıslardan bu kanun hükümlerine göre tahsil olunur.


 


Amme
alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile işlem yapanların sorumlulukları:


Madde 22/A – (Ek: 4/6/2008-5766/2 md.;
Değişik: 28/11/2017-7061/7 md.)


Maliye Bakanı, aşağıdaki ödeme ve
işlemlerde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun
bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak
sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu
ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme
alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı
tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu
zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.


1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı
Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu idarelere
bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerde (mahkeme kararları
ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemeler
dâhil),[6] 


2. 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı
Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurum
ve kuruluşların (meslekî kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç)
mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları
ödemelerde,


3. Kanun (…)[7]
ve diğer mevzuatla nakdi olarak sağlanan Devlet yardımları, teşvikler ve
destekler nedeniyle yapılacak ödemelerde,


4. 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı
Harçlar Kanununa ekli tarifelerde yer alan ticaret sicil harçlarından kayıt ve
tescil harçları, noter harçlarından senet, mukavelename ve kâğıtlardan alınan
harçlar, tapu ve kadastro harçlarından tapu işlemlerine ilişkin alınan harçlar,
gemi ve liman harçları ile (8) sayılı tarifeye konu harçlar (diploma harçları
hariç) ve trafik harçlarına mevzu işlemlerde,


5. 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı
Belediye Gelirleri Kanununda yer alan bina inşaat harcı ve yapı kullanma izin
harcına mevzu işlemlerde.


Bu madde kapsamında zorunluluk
getirilen ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere,
yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Maliye Bakanlığına bağlı
tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra
kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Şu kadar ki bu hükmün uygulanmasında
diğer kamu idarelerinin alacaklarına karşılık kesinti yapılması gereken
hallerde kesinti tutarı garameten taksim olunur.


Takibata selahiyetli tahsil
dairesince, bu madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına
dair belgeyi aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve
kuruluşlara dört bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezası,
ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasına
karşı tebliğ tarihini takip eden otuz gün içinde idare mahkemesinde dava
açılabilir.


 


Tahsil edilen amme alacaklarından
yapılacak reddiyat sebebiyle mahsuplar:


Madde
23 – Tahsil edilip de kanuni sebeplerle reddi icabeden amme
alacakları, istihkak sahiplerinin reddiyatı yapacak olan amme idaresine olan
muaccel borçlarına mahsup edilmek suretiyle reddolunur.


Umumi
bütçeden reddedilen paralar arasında hususi idarelerle belediyelere ait olan
kısımları ret ve mahsup olunduğu senede bu idareler nam ve hesabına ayrılacak
hisselerden Hazinece tevkif ve mahsup olunur.


 


İptal
davası açılması:


Madde
24 –
Amme borçlusunun bu kanunun 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerinde yazılı tasarruf
ve muamelelerinin iptali için umumi mahkemelerde dava açılır ve bu davalara
diğer işlere takdimen umumi hükümlere göre bakılır.


 


İptal
talebinde muhatap:


Madde
25 – İptal borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu
tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle, bunların mirasçılarına ve
suiniyet sahibi diğer üçüncü şahıslara karşı istenir.


 


Hükümsüz
sayılmada zamanaşımı:


Madde
26 – 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü geçen
tasarrufların vukuu tarihinden beş yıl geçtikten sonra mezkür maddelere
istinaden dava açılamaz.


 


İvazsız
tasarrufların hükümsüzlüğü:


Madde
27 – Amme alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya
hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını
bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların
ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme
müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar
hükümsüzdür.


 


Bağışlama
sayılan tasarruflar:


Madde
28 – Yirmi yedinci maddenin tatbikı bakımından aşağıdaki
tasarruflar bağışlama hükmündedir:


1.
(İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 22/6/2023 tarihli ve E.:2022/134;
K.:2023/116 sayılı Kararı ile)


2.
Kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz
olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,


3.
Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat
ve intifa hakkı tesis ettiği akitler.


 


Hükümsüz
sayılan diğer tasarruflar:


Madde
29 – Amme alacağını ödemiyen borçlulardan müddetinde veya
hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını
bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların
ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme
müddetinin başlamasından sonra yaptıkları tasarruflardan aşağıda belirtilenler hükümsüzdür:


1.
Borçlunun teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak
üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler,


2.
Borca karşılık para veya mütat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan
ödemeler,


3.
Vadesi gelmemiş bir borç için yapılan ödemeler.


 


Amme
alacağının tahsiline imkan bırakmamak maksadiyle yapılan tasarruflar:


Madde
30 – Borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği
takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak
maksadiyle borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun
maksadını bilen veya bilmesi lazımgelen kimselerle yapılan bütün muameleler
tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür.


 


Üçüncü
şahısların hakları ve mecburiyetleri:


Madde
31 – 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü edilen tasarruf
ve muamelelerden faydalananlar elde ettiklerini, elden çıkarmışlarsa takdir
edilecek bedelini vermeye bu kanun hükümleri dairesinde vermeye mecburdurlar.
Bunlar karşılık olarak verdikleri şeyden dolayı alacaklı amme idaresinden bir
talepte bulunamazlar.


 


Tasfiye
halinde vazifeliler:


Madde
32 –
Hükmi şahısların tasfiyesinde bunların borçlu bulundukları amme alacaklarını
ödeme ve bu kanun hükümlerinin tatbikıyla ilgili vecibeleri tasfiye
memurlarına, hükmi şahsiyeti olmıyan ortaklıklarla yabancı kurumların
Türkiye'deki şube, ajans ve mümessilliklerinin tasfiyesinde bunların vecibeleri
tasfiyeyi yürütenlere geçer.


 


Tasfiye
halinde mesuliyet:


Madde
33 – Tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler,
tasfiyenin başladığını üç gün içinde ilgili tahsil dairelerine bildirmek
mecburiyetindedirler.


Tasfiye
memurları veya tasfiyeyi yürütenler, amme idarelerinin her türlü alacaklarını
ödemeden veya ödemek üzere ayırmadan önce tasfiye sonucunda elde edileni
dağıtamazlar veya bunlar üzerinde her hangi bir şekilde tasarrufta
bulunamazlar. Aksi halde tahakkuk etmiş ve edecek amme alacaklarından tasfiye
memurları veya tasfiyeyi yürütenler şahsan ve müteselsilen mesul olurlar. Bu
mesuliyet yapılan tasarrufların ifade ettiği para miktarını geçemez.


Bunların
ödedikleri borçlar için amme alacağı ödenmeden kendilerine dağıtım yapılmış
olanlara rücu hakları mahfuzdur.


 


Ortaklığın
feshini isteme:


Madde
34 – Borçluya ait mal bulunmadığı veya amme alacağını
karşılamaya yetmediği yahut borçlu veya ortaklık tarafından bu kanuna göre
teminat gösterilmediği takdirde, borçlunun sermayesi eshama münkasim olmıyan
ortaklıklardaki hisselerinden amme alacağının tahsili için genel hükümler
dairesinde ortaklığın feshi istenebilir.


Sermayesi
eshama münkasim komandit şirketlerinin komandite şeriklerinin borçları için bu
madde hükmü mezkür şirketler hakkında da tatbik olunur.


 


Limited
şirketlerin amme borçları[8][9]


Madde
35 – (Değişik: 22/7/1998 – 4369/ 21 md.)


Limited
şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil
edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan
doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.


(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Ortağın şirketteki sermaye payını
devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme
alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu
tutulur.


(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi
gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu
şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen
sorumlu tutulur.


 


Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu


Mükerrer
Madde 35 – (Ek: 25/5/1995 – 4108/11 md.)


Tüzel
kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği
olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen
veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve
tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu
Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.


Bu
madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında
da uygulanır.


Tüzel
kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin
tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.


Temsilciler,
teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri
tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.


(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/4 md.; İptal
fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 19/3/2015 tarihli ve E.: 2014/144, K.: 2015/29
sayılı Kararı ile.)


(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/4 md.; İptal
fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 19/3/2015 tarihli ve E.: 2014/144, K.: 2015/29
sayılı Kararı ile.)


 


Birleşme, devir, bölünme ve şekil
değiştirme halleri:[10]


Madde
36 – (Değişik : 20/6/2001 -4684/24 md.)


Bu
Kanunun tatbiki bakımından;


a)
İki veya daha ziyade hükmî şahsın birleşmesi halinde yeni kurulan hükmî şahıs,


b)
Devir halinde devir alan hükmî şahıs,


c)
Bölünme halinde bölünen hükmî şahsın varlıklarını devralan hükmî şahıslar,


d)
Şekil değiştirme halinde yeni hükmî şahıs,


Birleşen,
devir alınan, bölünen veya eski şekildeki hükmi şahıs ve şahısların yerine
geçer.


 


Yurt
dışı çıkış tahdidi:


Madde 36 /A – (Ek: 4/6/2008-5766/5 md.; Mülga:
13/2/2011-6111/165 md.)


 


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Ödeme


 


Ödeme zamanı ve önce ödeme:


Madde
37 –
Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir.


Hususi
kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince
belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir.


Bu
ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür.


Amme
borçlusu isterse borcunu belli zamanlardan önce ödiyebilir.


 


Taksitlerin
zamanında ödenmemesi:


Madde
38 – (Mülga: 22/7/1998 – 4369/82 md.)


 


Ödeme
yeri:


Madde
39 – Hususi kanunlarında ödeme yeri gösterilmemiş amme
alacakları, borçlunun ikametgahının bulunduğu yer tahsil dairesine ödenir.


Hususi 
kanunlarında  ödeme  yeri  gösterilmiş  olsun 
olmasın  borçlunun  alacaklı  tahsil dairesindeki 
hesabı  bildirmek  şartiyle diğer tahsil dairelerine de ödeme
yapılabilir. Bu fıkra gereğince yapılacak ödemeler tahsildarlara yapılamaz.[11]


 


Ödeme
şekli, makbuz:


Madde
40 – Ödeme, alacaklı tahsil dairesinin salahiyetli ve mesul
memurları tarafından verilecek makbuz karşılığı yapılır.


(Ek fıkra: 25/12/2003-5035/3 md.) Maliye Bakanlığı, ödemenin özel ödeme
şekilleri kullanılmak suretiyle yapılması zorunluluğunu getirmeye yetkilidir.
Bu yetki; tahsil daireleri, amme alacağının türü, ödeme zamanı ve bulunduğu
safhalar itibarıyla topluca veya ayrı ayrı kullanılabilir.


Makbuz
karşılığı yapılmıyan ödemelerle salahiyetli ve mesul memurlardan başkalarına
yapılan ödemeler amme alacağına mahsup edilemez.


Amme
alacaklarının tahsilinde kullanılan makbuzların şeklini ilgili amme idareleri
tayin eder.


Borçlular
makbuzlarını amme alacağının tahsil zamanaşımı müddeti sonuna kadar saklamaya
ve salahiyetli memurlarca istendiğinde göstermeye mecburdurlar.


Makbuzun
borçluya posta ile gönderilmesi gerektiği hallerde posta masrafı alacaklı amme
idaresine aittir.


Hususi
kanunlarındaki makbuz verilmesinden başka şekillerde yapılan tahsilata ait
hükümler mahfuzdur.


 


Hususi
ödeme şekilleri:[12]


Madde
41 – Maliye Vekaletinin tayin edeceği yerlerde, nevileri
mezkür Vekaletçe tesbit edilecek amme alacakları, bu Vekaletçe isimleri
belirtilecek bankalar delaletiyle veya postaneler vasıta kılınmak suretiyle
ödenebilir.


Maliye
Vekaleti bu madde gereğince ödeme yapılmasını ihtiyar ettiği takdirde,
ödemenin:


1.
Çizgili çek kullanılmak suretiyle,


2.
Mükellef hesabından aynı bankadaki ilgili vergi dairesi veya Merkez Bankası
hesabına münakale suretiyle,


3.
Vergi dairelerinin veya Merkez Bankasının hesabı bulunan bankalara bu daireler
hesabına ödeme suretiyle,


4.
Postaneler vasıta kılınmak suretiyle,


5. (Ek: 30/7/2003-4962/2 md.) Banka
kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle,


yapılmasını
düzenlemeye salahiyetlidir.


(Ek:
31/1/1984 - 2975/1 md.; Değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.) Bankalarca
tahsil edilen veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı
karşılığı olarak ödenmesi gereken paraların T.C. Merkez Bankasına aktarılması
süresi, tahsil edildikleri tarihten itibaren azami 7, kredi kartı ile yapılan
ödemelerde, işlem tarihini takip eden günden itibaren azami 20, postaneler
vasıta kılınmak suretiyle yapılan ödemelerde, yapılan ödemelerin ilgili vergi
dairelerine intikal ettirilme süresi, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren
azami 10 gündür.


(Ek: 31/1/1984 - 2975/1 md.; Değişik:
30/7/2003-4962/2 md.) Maliye Bakanlığı bu süreyi aşmamak üzere alacak türleri ve/veya bankalar
itibarıyla farklı süreler tayin etmeye yetkilidir.


(Ek:
31/1/1984 - 2975/1 md.; Değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.)
Bankalarca tahsil edilen veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar
kullanımı karşılığı olarak ödenmesi gereken paralar süresinde T.C. Merkez
Bankasına aktarılmadığı, postaneler vasıtasıyla yapılan ödemeler süresinde
vergi dairelerine intikal ettirilmediği takdirde, sözkonusu amme alacağı,
tahsilatı yapan bu kuruluşlardan gecikme zammı tatbik edilmek suretiyle tahsil
edilir.


(Ek:
31/1/1984 - 2975/1 md.; değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.)
Tahsilatı yapan veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımından
dolayı ödeme yapması gereken banka şube müdürleri, tahsil edilen paraların
belirlenen sürelerde T.C. Merkez Bankasına aktarılmasından, postane veya posta
çek merkezi müdürleri ise postane vasıta kılınarak yapılan ödemelerin
belirlenen sürelerde ilgili vergi dairelerine intikal ettirilmesinden
sorumludurlar.[13]


(Ek:
31/1/1984 - 2975/1 md.; Değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.; İptal: Anayasa
Mahkemesinin 23/3/2004 tarihli ve E. 2001/119 , K. 2004/37 sayılı Kararı ile.)


(Ek:
30/7/2003-4962/2 md.) Bankalar amme alacaklarının kredi
kartı, banka kartı ve benzeri kartlar ile ödenmesi sırasında amme borçlusundan
komisyon alabilirler. Maliye Bakanlığı, kredi kartı, banka kartı ve benzeri
kartlar kullanılmak suretiyle yapılacak ödemelerde komisyon ödenmemesi için
amme alacağının vade tarihinden (bu tarih dahil) azami 20 gün öncesine kadar
belirlenecek bir sürede ödeme yapılması şartını getirmeye, ödemelerin;
komisyonsuz veya komisyon karşılığı yapılma şekillerinden birini veya her
ikisini birlikte kullandırmaya yetkilidir.[14]


 


Çekle
veya münakale emri ile ödemeye ait hususi hükümler:


Madde
42 – Çizgili çekle yapılan ödemeler Ticaret Kanunu
hükümlerine tabidir, ancak:


1.
Amme alacağının ödenmesi için düzenlenen çek ilgili vergi dairesi adına, emre
muharrer olmadığı kaydı ile ve bir banka üzerine çekilir. Alacağın teşhisine
yaramak ve Ticaret Kanununa aykırı olmamak üzere çek üzerine dercedilecek
malümatı tesbit etmeye Maliye Vekaleti salahiyetlidir.


2.
Çek veya münakale emrinin veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar ile
yapılan ödemenin herhangi bir sebeple tediye edilmemesi halinde amme
alacaklısının borçluya karşı rücu hakkı mahfuzdur.[15]


2
numaralı fıkra gereğince muamele yapıldığı takdirde çek veya münakale emrinin
kabul edilmemesi keyfiyeti tevsik ve bu durum münakale istiyene, keşideciye
veya bunların temsilcilerine tebliğ edilerek kabul edilmiyen çek iade olunur.


 


Çeklerde
tanzim tarihi:


Madde
43 – (Değişik: 31/1/1984 - 2975/2 md.)


Çekler
tahsil dairesine, postaya veya bankaya verildiği tarihle veya en çok bir gün
evvelki tarihle tanzim edilmiş olmalıdır. Daha eski tarihli çekler kabul
edilmez.


 


Hususi
ödeme şekillerinde ödeme tarihi:


Madde 44 – (Değişik birinci fıkra:
25/5/1995 - 4108/12 md.) 41 inci maddeye göre yapılan ödemelerde çekin tahsil dairesine veya
bankaya verildiği, paranın bankaya veya postaneye yatırıldığı, banka kartı,
kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan ödemelerde işlemin kartla yapıldığı,
münakale emri üzerine paranın tahsil dairesi hesabına geçtiği gün ödeme
yapılmış sayılır.[16]


42
nci maddenin 2 numaralı fıkrası hükmü mahfuzdur.


 


Vergi
cüzdanları:


Madde
45 – (Değişik: 31/1/1984 - 2975/4 md.)


Vergi,
resim gibi belli bir amme alacağı ile devamlı surette mükellef tutulanlar adına
tahakkuk ettirilen amme alacakları ile bunlardan yapılan tahsilatı göstermek
üzere vergi cüzdanları düzenlenir.


Vergi
cüzdanlarının fiyatını, ihtiva edeceği bilgileri, cüzdan almaya dair şekil ve
esasları, hangi vergiler hakkında uygulanacağını, kimlere verileceğini ve
uygulama zamanını tespitte Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir. Diğer amme
idareleri, alacaklarının mahiyetine uygun olarak bu cüzdanların şeklinde ve
kullanılış tarzında değişiklik yapabilirler.


Vergi
cüzdanı mükelleflere bedeli karşılığında verilir.


Vergi
cüzdanlarındaki her türlü bilgiler tahsil daireleri tarafından, tahsile dair
kayıtlar ise tahsil daireleri, postaneler veya bankalar tarafından yazılır,
imzalanır ve mühürlenir.


Tahsil
daireleri, bankalar ve postaneler tarafından vergi cüzdanlarına yapılan
kayıtlar damga vergisinden muaftır.


 


Ödemenin
ispatı:


Madde
46 – (Değişik birinci fıkra: 31/1/1984 - 2975/5 md.) Amme
alacağının ödendiği, selahiyetli ve mesul memurlar tarafından verilen makbuzlar
ile tahsil daireleri, bankalar veya postaneler tarafından vergi cüzdanlarına
yazılarak, imzalanıp mühürlenen tahsile ait kayıtlarla ispat olunabilir.


42
nci maddenin 2 numaralı fıkrası hükmü mahfuzdur.


 


Ödemenin
mahsup edileceği alacaklar:


Madde
47 – (Değişik: 22/7/1998 - 4369/22 md.)


Amme 
alacağına  karşılık  rızaen  yapılan  ödemeler 
sırasıyla;  ödeme  süresi  başlamış  henüz 
vadesi  geçmemiş,  içinde  bulunulan  takvim  yılı 
sonunda  zaman  aşımına  uğrayacak,  aynı 
tarihte  zaman  aşımına uğrayacak alacaklarda  her  birine
orantılı  olarak,  vadesi önce gelen ve teminatsız veya az teminatlı
olana mahsup edilir. Ödemenin, alacak aslı ile fer'ilerinin tamamını karşılamaması
halinde mahsup alacağın asıl ve fer'ilerine orantılı olarak yapılır. 


Amme
alacağına karşılık cebren tahsil olunan paralar; önce parayı tahsil eden
dairenin, artarsa aynı amme idaresinin takibe iştirak etmiş olan diğer alacaklı
tahsil dairelerinin takip konusu alacak aslı ve fer'ilerine orantılı olarak
mahsup edilir.


 


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM


Tecil, tehir, gecikme zammı


 


Tecil:


Madde
48 – (Değişik birinci fıkra: 30/5/1985 - 3209/1 md.)
Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların
paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından
yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme
idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere
ve faiz alınarak tecil olunabilir.[17]


(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.) Şu kadar ki, amme borçlusunun
alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı ellibin (ikiyüzellibin)
Yeni Türk Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz.
Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu
teminat tutarı ellibin (ikiyüzellibin) Yeni Türk Lirasını aşan kısmın
yarısıdır. Cumhurbaşkanı; bu tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar
indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri
itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkilidir.[18]
[19]


(Ek
fıkra: 31/1/1984 - 2975/6 md.) Borcunun tecilini talep
eden ancak, talepleri uygun görülmeyerek reddedilen borçlular söz konusu
borçlarını reddin tebliği tarihinden itibaren idarece 30 güne kadar
verilebilecek ödeme süresi içinde ödedikleri takdirde bu amme alacağı ödendiği
tarihe kadar faiz alınmak suretiyle tecil olunur.


Tecil
salahiyetini kullanacak ve bu salahiyeti devredecek olanlar, Devlete ait amme
alacaklarında ilgili vekiller, vilayet hususi idarelerine ait amme
alacaklarında valiler, belediyelere ait amme alacaklarında belediye
reisleridir.


(Değişik fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.) Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri
tutarınca teminat yerine geçer. Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak
daha önce tatbik edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler,
yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir.
Ancak, mahcuz malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat
tutarından fazla olması halinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun
olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal
değerinin altına inmediği müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan
teminat ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan
tecilli borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda,
yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır.


(Değişik fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.) Tecil salahiyetini kullanacak ve bu
salahiyeti devredecek olan makamlar; tecil edilecek amme alacaklarını tür ve
tutar olarak belirlemeye, amme borçlusunun faaliyetine devam edip etmediğini
esas alarak tecil edilecek alacakları tespit etmeye, tecilde taksit zamanlarını
ve diğer şartları tayin etmeye ayrıca 213 sayılı Kanuna göre Maliye
Bakanlığınca ilan edilen mücbir sebep hali kapsamındaki amme borçlularının,
mücbir sebep halinin sona erdiği tarihe kadar ödemeleri gereken amme borçları
ile mücbir sebep nedeniyle ödeme süreleri ertelenen amme borçlarını faiz
alınmaksızın veya yürürlükteki faiz oranından daha düşük faiz oranıyla tecil
etmeye yetkilidir.[20][21]


Tecil
şartlarına riayet edilmemesi, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların
tamamlanmaması veya yerlerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme
alacağı muaccel olur. (Ek: 25/5/1995-4108/13 md.) Tecil edilen amme
alacağının gecikme zammı tatbik edilmeyen alacaklardan olması halinde,
ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmez.


 


Vergiye
uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili:


Madde 48/A- (Ek: 18/5/2017-7020/7 md.)


Devlete ait olup Maliye Bakanlığına
bağlı tahsil dairelerince takip edilen ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren
vergi, resim, harç ve cezalar ile bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve gecikme
zammının vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların
paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından
yazı ile istenmiş olmak ve aşağıdaki şartları taşımak koşuluyla vadesi bir yılı
geçmemiş alacaklar, Maliye Bakanınca 36 ayı geçmemek üzere faiz ve teminat
alınarak tecil olunabilir.


Madde hükmünden yararlanacak
borçlunun;


1. Başvuru tarihi itibarıyla en az 3
yıl süreyle; ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri nedeniyle yıllık gelir
veya kurumlar vergisi mükellefi olması,


2. Başvuru tarihinden geriye doğru 3
yıla ait vergi beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş olması (Kanuni
süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra
düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali
sayılmaz.),


3. Bu madde kapsamına giren ve
başvuru tarihi itibarıyla vadesi 1 yılı geçmemiş borcunun borç ödemede
hüsnüniyet sahibi olmasına rağmen ödenememiş olması,


şarttır. Şu kadar ki, bu madde ile 48
inci maddeye göre tecil edilen veya özel kanunlara göre ödeme planına bağlanan
borcun bulunması madde hükmünden yararlanılmasına engel teşkil etmez.


Bu madde kapsamında tecil edilen
alacaklara, 48 inci maddeye göre belirlenen oranda faiz tatbik edilir. 


Amme borçlusunun alacaklı tahsil
daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı beşyüz bin Türk lirasını
(bu tutar dâhil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranmaz. Bu tutarın üzerindeki
amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı beşyüz bin
Türk lirasını aşan kısmın %25’idir.


Cumhurbaşkanı;[22]


1. Teminatsız tecil tutarını;
yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye, zorunlu teminat
oranını %50’ye kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, yeniden kanuni orana
getirmeye,


2. Borçlunun çok zor durum hâlinin
tespitinde kullanılmak üzere varlıklar, yükümlülükler ve nakit akımlarını esas
alan mali göstergeler ile mali durumu tespite yarayan diğer ölçütlere dayalı
kriterleri belirlemeye, belirlenen kriterler çerçevesinde çok zor durum hâlini
derecelendirmeye ve bu dereceleri dikkate alarak;


a) Tecil süresini 60 aya kadar
uzatmaya,


b) Farklı faiz oranları belirlemeye,


3. Tecil edilecek gecikme zammını,
Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği Yurt İçi Üretici Fiyat
Endeksinin (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplatmaya,


4. Madde hükmünü, alacaklı diğer amme
idarelerini, alacak türlerini ve uyumlu borçlu kapsamına girebilecek borçlu
kriterlerini belirleyerek uygulatmaya (Devlete ait olup Maliye Bakanlığına
bağlı olanlar dışındaki tahsil dairelerince takip edilen alacaklar dâhil),


yetkilidir. Bu fıkranın (4) numaralı
bendindeki yetkinin kullanılması hâlinde bu madde ile Maliye Bakanına tanınan
yetkiler 48 inci maddede tanımlanan alacaklı amme idarelerinin tecile yetkili
makamları tarafından kullanılır.


Maliye Bakanı;


1. Tecil edilecek amme alacağını tür
ve tutar olarak belirlemeye,


2. Tecilde taksit zamanlarını,
ödemelerin başlayacağı ayı, tecil talep tarihini takip eden aydan başlamak
üzere 12 ayı geçmeyecek şekilde belirlemeye, ödeme dönemlerini, azami altı ayda
bir yapılacak şekilde düzenlemeye,


3. Tecilde diğer şartları
belirlemeye,


yetkilidir.


Maliye Bakanı, tecil yetkisini,
sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla oluşturulacak tecil
komisyonlarına devredebilir. Komisyonların teşkili ile çalışma usul ve esasları
Maliye Bakanınca belirlenir.


Tecil şartlarına riayet edilmemesi
nedeniyle muaccel olan amme alacağının tecili, talep edilmesi hâlinde en fazla
iki defa geçerli sayılabilir.


Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri
tutarınca teminat yerine geçer. Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak
daha önce tatbik edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler,
yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir.
Ancak, mahcuz malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat
tutarından fazla olması hâlinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun
olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal
değerinin altına inmediği müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan
teminat ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan
tecilli borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda,
yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır. 


Tecil edilen amme alacağının
ikimilyon Türk lirasını (bu tutar dâhil) aşmaması, mahcuz malın 10 uncu
maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan mal olması ve bu
Kanuna göre belirlenmiş değerinin %50’sinden aşağı olmamak üzere satış
bedelinin %50’sinin tahsil dairesine ödenmesi şartıyla mahcuz malın satışına
izin verilir. Bu takdirde, kalan tecilli borç tutarı için zorunlu teminat
tutarını karşılayacak mahcuz mal ve/veya teminat bulunması şartıyla satılan mal
üzerindeki haciz kaldırılır. Bu hüküm ikimilyon Türk lirasını aşan tecilli borçlarda,
değeri ikimilyon Türk lirasına kadar olan mahcuz mallar için uygulanır.


Tecil şartlarına riayet edilmemesi
hâlinde tecil talep tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe bu madde
hükümlerinden, sekizinci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yararlanılamaz.


Bu madde kapsamında tecil edilen amme
alacakları hakkında 48 inci maddenin yedinci fıkrası hükümleri uygulanır ve
tecil edilen gecikme zammının (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanmış olması hâlinde gecikme zammı hesabı 51 inci maddeye göre
düzeltilir.


Muhtelif
kanunlarda vergi borcu bulunmadığına ilişkin şartları içeren hükümler
çerçevesinde 48 inci maddeye yapılan atıflar bu maddeye de yapılmış sayılır.


 


İcranın
kaza mercilerince tehiri:


Madde
49 –
İdarece tecil edilmiş bir amme alacağı hakkında kaza mercilerince icranın
tehiri kararı verilmişse: Kaza mercilerinin tehir müddeti tecil müddetinden az
olduğu takdirde; tecil olunan alacak icranın tehiri müddetinin sonundan tecil
müddeti sonuna kadar olan müddet içinde ve kaza mercilerinin tehiri dolayısiyle
zamanında ödenmemiş borç miktariyle birlikte yeniden taksite bağlanarak alınır.
Kaza mercilerinin tehir müddeti tecil müddetinden çok ise; evvelce yapılan
tecil hükümsüzdür.


Takibatın
kaza mercilerince tehiri kanuni tecil müddetini aştığı takdirde tecil müddeti
uzatılmaz.[23]


 


Ölüm
halinde takibin geri bırakılması:


Madde
50 – Karısı yahut kocası, kan ve sıhriyet itibariyle usul
veya furuundan birisi ölen borçlu hakkındaki takip ölüm günü ile beraber üç gün
için geri bırakılır.


Borçlunun
ölümü halinde terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün için
takip geri bırakılır. Üç günün bitiminde terekenin borçları için takibata devam
olunur.


Mirasçılar,
mirası kabul veya ret etmemişlerse bu hususta Medeni Kanundaki muayyen
müddetler geçinceye kadar takip geri bırakılır.


 


Gecikme
Zammı, Nispet ve Hesabı:


Madde 51- (Değişik: 25/12/2003-5035/4
md.)


Amme alacağının ödeme müddeti içinde
ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı %4 (%3,7)[24]
oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı
günlük olarak hesap edilir.


Gecikme zammı birmilyon liradan az
olamaz.


Gecikme
zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı cezalarında bu
madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza
mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır.
Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik
edilmez.


Cumhurbaşkanı, gecikme zammı
oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna
kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki
katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibarıyla farklı
olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık,
altı aylık veya yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir.[25]


 


Gecikme zammında tatbik müddeti ve
diğer hükümler:


Madde
52 – (Değişik: 31/1/1984 - 2975/8 md.)


Gecikme
zammının tatbik müddeti, amme alacağının tecilinde tecilin yapıldığı, iflas
halinde iflasın açıldığı, aciz halinde bu durumun sabit olduğu güne kadar olan
müddettir.


Gecikme
zammının önceden borçluya bildirilmesi gerekmez.


Aslın
ödenmiş olması gecikme zammının takip ve tahsiline mani değildir.


 


Köylerde
gecikme zammı:


Madde
53 – (Değişik birinci fıkra: 26/11/1980 - 2347/5 md.)
Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler hariç olmak üzere belediye
sınırları dışındaki köylerde tahsildarlar tarafından tahsil olunan amme
alacakları ödeme süresi içinde ödenmediği takdirde bunlar için yalnız % 10
gecikme zammı uygulanır.


Ödeme
müddeti geçmiş olmasına rağmen tahsildarların gidemediği köylerdeki borçlulara
bu zam, tahsildarın ilk uğradığı zaman içinde borçlarını ödemedikleri takdirde
tatbik olunur.


 


İKİNCİ KISIM


Amme alacağının cebren tahsili


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Cebren tahsil ve takip esasları


 


Cebren tahsil ve şekilleri:


Madde
54 –
Ödeme müddeti içinde ödenmiyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil
olunur. Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbikı suretiyle
yapılır:


1.
Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi
yahut kefilin takibi,


2.
Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya
çevrilmesi,


3.
Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi.


 


Ödeme
emri: (1)


Madde
55 – Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde
borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri”
ile tebliğ olunur.(1)


Ödeme
emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği,
müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren
tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere
hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis
ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki
vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik
edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.


Belediye
hududu dışındaki köylerde bulunan borçlulara ödeme emirleri muhtarlıkça tebliğ
olunur. Ödeme emirlerinin muhtarlığa tevdii tarihinden itibaren 15 gün içinde
tebligat yapılmadığı takdirde ödeme emirleri tebliğ edilmemiş olan borçluların
isimleri ödeme emri hüküm ve mahiyetindeki bir "ödeme cetveline"
alınarak borçlular borçlarını ödemeye ve mal bildiriminde bulunmaya
çağırılırlar. Ödeme cetveli köy ihtiyar kurulu kapısına bir örneği de köyde
herkesin görebileceği umumi bir mahalle 10 gün müddetle asılmak suretiyle
tebliğ olunur ve cetvelin asıldığı köy muhtarlığınca münadi vasıtasiyle ilan
olunur. Cetvel asılırken ve indirilirken keyfiyet muhtarlıkça zabıt varakasiyle
tesbit edilir. Cebren tahsil ve takip ödeme emrinin tebliği veya ödeme
cetvelinin indirilmesi tarihinde başlamış olur.


Borcunu
vadesinde ödemiyenlere ait malları elinde bulunduran üçüncü şahıslardan bu
malları 15 gün içinde bildirmeleri istenir.


 


Teminatlı
alacaklarda takip:


Madde
56 – Karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı
vadesinde ödenmediği takdirde, borcun 15 gün içinde ödenmesi, aksi halde
teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerle cebren tahsile devam
olunacağı borçluya bildirilir. 15 gün içinde borç ödenmediği takdirde teminat
bu kanun hükümlerine göre paraya çevrilerek amme alacağı tahsil edilir.[26]


 


Kefil
ve yabancı şahıs veya kurumlar mümessillerini takip:


Madde
57 –
Kefil ve yabancı şahıs veya kurumların mümessilleri bu kanun hükümlerine göre
ve aynen asıl borçluların tabi tutuldukları usullerle takip olunur.


 


Ödeme
emrine itiraz:


Madde
58 –
Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen
ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün
içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz
komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz
incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.[27]


Borcun
bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi
lazımdır, aksi halde itiraz edilmemiş sayılır.


(Mülga
üçüncü fıkra: 28/1/2010-5951/1 md.)


İtiraz
komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak mecburiyetindedir.


(İptal
fıkra: Anayasa Mahkemesinin 21/4/2022 tarihli ve E.: 2021/119, K.: 2022/48
sayılı Kararı ile.)


İtiraz
komisyonlarının bu konudaki kararları kesindir.


Borcun
tamamına bu madde gereğince vakı itirazların tamamen veya kısmen reddi halinde,
borçlu ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde mal
bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir.[28]


Borcun
bir kısmına karşı bu madde gereğince vakı itirazlar mal bildiriminde bulunma
müddetini uzatamaz.


 


Mal
bildirimi:


Madde
59 –
Mal bildirimi, borçlunun gerek kendisinde, gerekse üçüncü şahıslar elinde
bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın, nevini,
mahiyetini, vasfını, değerini ve her türlü gelirlerini veya haczi kabil mal
veya geliri bulunmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna
nazaran borcunu ne suretle ödiyebileceğini yazı ile veya sözle tahsil dairesine
bildirmesidir.


(Değişik:
26/11/1980 - 2347/6 md.) Köylerde mal bildirimi, Maliye
Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler dışında kalan amme borçları için
köy muhtarlığına da yapılabilir.


Sözle
bildirim halinde kayfiyet bir zabıtla tesbit edilir. Her iki halde bildirimin yapıldığına
dair amme borçlusuna pulsuz makbuz verilir.


 


Mal
bildiriminde bulunmıyanlar:[29]


Madde
60 – (Değişik: 13/6/1963 - 251/2 md.)


Kendisine
ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 15 günlük müddet içinde borcunu ödemediği ve
mal bildiriminde de bulunmadığı takdirde mal bildiriminde bulununcaya kadar bir
defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik olunur.


Hapisle
tazyik kararı, ödeme emrinin tebliğini ve 15 günlük müddetin bitmesini mütaakıp
tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine icra tetkik mercii hakimi tarafından
verilir.


Bu
kararlar Cumhuriyet Savcılığınca derhal infaz olunur.


İcra
tetkik mercii hakimi tarafından verilen hapsen tazyik kararları her türlü harc
ve resimden muaftır.


 


Mal
edinme ve mal artmaları:


Madde
61 – Mal bildiriminde, malı olmadığını gösteren veyahut
borca yetecek kadar mal göstermemiş olan borçlu, sonradan edindiği malları ve
gelirindeki artmaları, edinme ve artma tarihinden başlıyarak 15 gün içinde
tahsil dairesine bildirmeye mecburdur.


 


Haciz:


Madde
62 – Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil
dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları
ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı
tahsil dairesince haczolunur.


(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/12 md.) Maliye Bakanlığı amme alacaklarının
takibinde haczolunacak malların tespiti amacıyla yapılacak mal varlığı
araştırmasının şekli, alanı ve kapsamı ile araştırma yapılacak amme
alacaklarının türü ve tutarını belirlemeye yetkilidir. Bu yetki alacaklı amme
idaresi itibarıyla da kullanılabilir.


Borçlu
tarafından başkasının olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz
veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.


Ancak
haczolunan gayrimenkul artırmaya çıkarılmadan, borçlu, borcun itfasına yetecek
menkul mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse gayrimenkul üzerinde
haciz baki kalmak üzere gösterilen menkul veya alacak da haczolunur.


Şu
kadar ki, bu suretle mahcuz kalan gayrimenkulün idare ve işletmesine ve hasılat
ve menfaatlerine tahsil dairesi müdahale etmez.


Tahsil
dairesi alacaklı amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu kadar
telif etmekle mükelleftir.


 


Diğer
hakların paraya çevrilmesi:


Madde
63 – Tahsil dairesi, borçlunun haklarını tasfiye bakımından
onun haiz olduğu bütün salahiyetleri kullanarak bir intifa hakkı veya taksim
edilmemiş bir miras veya iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi
malların paraya çevrilebilir hale gelmesini genel hükümler dairesinde sağlar.
Bu suretle paraya çevrilebilir hale gelen mallar hakkında da bu kanun hükümleri
tatbik olunur.


 


Haciz
varakası:


Madde
64 – (Değişik birinci fıkra: 25/5/1995 - 4108/14 md.) Haciz
muameleleri, tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin,
mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen
haciz varakalarına dayanılarak yapılır.


Bu
varakaların şekli ve ihtiva edeceği bilgiler Maliye Vekaletince belirtilir.


 


Köylerde
haciz:


Madde
65 – Köylerde ve Köy Kanunu tatbik edilen bucaklarda menkul
mal haczi haciz varakası üzerine köy ihtiyar kurullarınca yapılır.


(Değişik:
26/11/1980 - 2347/7 md.) Bu yerlerde gerek görülen hallerde
Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler için muhtarın veya ihtiyar
kurulu üyelerinden birinin huzuriyle tahsil dairesine menkul mal haczi
yaptırmaya o mahallin en büyük mal memuru yetkilidir.


 


Borçlu
elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları:


Madde
66 – Borçlu, elinde bulunan bir malı üçüncü şahsın mülkü
veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde
mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, haczi yapan memur bunu haciz
zaptına geçirir. Keyfiyet, iddia borçlu tarafından yapılmışsa üçüncü şahsa,
üçüncü şahıs tarafından yapılmışsa borçluya bildirilir.


Tahsil
dairesi, haciz zaptını aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde iddiayı
reddetmediği takdirde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. Üçüncü şahıs,
tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmediği takdirde istihkak
iddiası dinlenmez.


İstihkak
iddiası tahsil dairesince kabul edilmez veya borçlu tarafından istihkak
iddiasına itiraz edilirse, 7 gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumu tahsil
dairesince üçüncü şahsa bildirilir. Müddetinde dava açılmadığı takdirde
istihkak iddiasından vazgeçilmiş sayılır.


 


Üçüncü
şahıs elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları:


Madde
67 – Haczedilen mal borçlunun elinde olmayıp da;  mal
üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs elinde ise
keyfiyet, haczi yapan memur tarafından haciz zaptına geçirilir. Malın borçluya
ait olduğu iddiasında bulunan tahsil dairesi keyfiyeti alacaklı amme idaresine
bildirir. Alacaklı amme idaresi bildirme tarihinden itibaren 15 gün içinde dava
açmadığı takdirde istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.


Borçlu
ile birlikte ikamet etmekte olan şahıslar tarafından istihkak iddiasında
bulunulduğu takdirde mal borçlunun elinde sayılır.


 


İstihkak
iddiaları ile ilgili diğer hükümler:


Madde
68 – İstihkak davalarına bakmaya haczi yapan tahsil
dairesinin bulunduğu mahal mahkemesi salahiyetlidir. İstihkak davaları diğer
işlere takdimen görülür.


Davacı
takibin tehirini istediği takdirde kendisinde mevcut delillerin mahiyetine göre
ve muhtemel zarara karşı kafi teminat alınmak suretiyle takibin tehirine
mahkemece karar verilebilir.


İstihkak
davası üzerine takibin tehirine karar verilir ve neticede dava reddolunursa,
dava mevzuunu teşkil eden mahcuz malın değerinin % 10 u tutarında tazminat
hükmolunur.


 


Amme
idareleri arasında hacze iştirak:


Madde
69 – Her amme idaresi, diğer bir amme idaresi tarafından
yapılan hacizlere, amme alacağı bu haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş olmak
şartiyle, haczedilen mallardan herhangi biri paraya çevrilinceye kadar iştirak
edebilir.


Hacze
iştirak halinde, hacizli malın bedelinden ilk önce haczi yapan dairenin alacağı
tahsil olunur. Artanı hacze iştirak tarihi sırası ile alacaklarına mahsup
edilmek üzere, hacze iştirak eden dairelere ödenir.


 


Haczedilemiyecek
mallar:


Madde
70 – Aşağıda gösterilen mallar haczedilemez:


1.
(Değişik: 4/5/1994 - 3986/16 md.) 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet
teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı
ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere
Devlet malları ile hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar.


2.
Borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası ile, borçlu ve
ailesine gerekli olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,


3.
Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,


4.
Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan arazi ve
çift hayvanları ve taşıtları ve diğer teferruat ve tarım aletleri; çiftçi
değilse sanat ve mesleği için gerekli olan alet ve edevatı ve kitapları;
arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük taşıt sahiplerinin ancak geçimlerini
sağlıyan taşıt vasıtaları,


5.
Borçlu veya ailesinin geçimleri için gerekli ise, borçlunun tercih edeceği bir
süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık
yem ve yataklıkları,


6.
Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ile;


a)
Borçlu çiftçi ise ayrıca gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu,


b)
Borçlu bağ, bahçe veya meyva ve sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin
geçimleri için zaruri olan bağ, bahçe ve bu işler için gerekli bulunan alat ve
edevatı, malzemesi ve fide ve tohumluğu,


c)
Geçimi hayvan yetiştirmeye munhasır olan borçlunun kendisinin ve ailesinin
geçimleri için zaruri olan miktarda hayvan ile bu hayvanların üç aylık yem ve
yataklıkları,


7.
Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emekli
aylıkları ile, bu kabil kimselerin dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar ve
ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış ikramiyeleri,


8.
Bir yardım sandığı veya derneği tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi
hallerde bağlanan aylıklar,


9.
Vücut ve sağlık üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak zarar görenin
kendisi veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi gereken
paralar,


10.
Askerlik malüllerine, şehit yetimlerine verilen harb malüllüğü zammı ile, 1485
sayılı kanun gereğince verilen tekel beyiyeleri,


11.
Borçlunun haline münasip evi "ancak evin değeri fazla ise bedelinden
haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere
haczedilerek satılabilir",


12.
(Değişik: 26/11/1980 - 2347/8 md.) Harcırah Kanununa göre yapılan
ödemeler,


13.
(Ek: 26/11/1980-2347/8 md.) 2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanan
aylıklar.


 


Kısmen
haczedilebilen gelirler:


Madde
71 – (Değişik: 26/11/1980 - 2347/9 md.)


Aylıklar,
ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan
nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından
bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların
üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.


Asgari
ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.


 


Yetişmemiş
mahsullerin haczi:


Madde
72 – Yetişmemiş her nevi toprak ve ağaç mahsulleri,
yetişmeleri zamanından geriye doğru iki ay içinde haczolunabilir. Bu suretle
haczedilmiş olan mahsullerin borçlu tarafından başkasına devri, haczi yapan
tahsil dairesine karşı hükümsüz olup takibatın devamına engel olmaz.


Bu
hüküm alacağı gayrimenkul rehni ile sağlanmış olan alacaklının, mütemmim cüz'ü
olarak gayrimenkulün yetişmemiş mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakkı
kaldırmaz. Şu kadar ki, alacaklı rehnin paraya çevrilmesi için mahsullerin
yetişmesinden önce takip isteğinde bulunmuş olmalıdır.


 


Haczin
neticeleri:


Madde
73 – Borçlu, alacaklı amme idaresinin muvafakatini
almaksızın hacizli mallarda tasarrufta bulunamaz. Haczi koyan tahsil dairesi
buna aykırı hareketin cezayi mucip olduğunu borçluya ihtar eder.


Haczedilmiş
olan mal üzerinde üçüncü şahsın zilyedlik hükümlerine istinaden hüsnüniyetle
elde ettiği haklar mahfuzdur.


Hüsnüniyet
kaidelerine aykırı olarak hacizli mal üzerinde üçüncü şahsın elde ettiği
hakların, alacaklının haczi ile o mala taallük eden haklarını ihlal ettiği
nispette butlanına mahkemece hükmolunur.


 


Paraya
çevirme:


Madde
74 –elde
edilen her türlü mallar satılarak paraya çevrilir.


Satıştan
elde edilen bedelden, takip masrafları ve takip edilen amme alacağı düşüldükten
sonra geriye kalan kısım borçlunun ödeme zamanı gelmiş veya muacceliyet
kesbetmiş borçlarına mahsup edilir ve artanı, hacze iştirak etmiş başka daire
yoksa borçluya verilir, hacze iştirak etmiş başka daire varsa, artan kısımdan
evvela bu dairelerin alacakları ayrıldıktan sonra,
bakıyesi     borçluya verilir.


Satıştan
elde edilecek bedelin amme alacağından önce ödenmesi gereken borçlarla, takip
giderlerini geçmiyeceği kesin olarak biliniyorsa, hacizli malın satışını tahsil
dairesi tehir edebilir. Şu kadar ki, alacağı amme idaresi alacağından önce
gelenlerin takip hakları mahfuzdur.


 


Bazı
hallerde haczin kaldırılması


Madde 74/A - (Ek:21/3/2018-7103/2
md.)[30]


Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerince haczedilen mal üzerindeki hacizler aşağıdaki şartların sağlanması
halinde kaldırılır.


1. Mahcuz malın bu Kanunun 10 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan mallardan olması.


2. Mahcuz mala biçilen değer ile %10
fazlasının, ilk sırada haciz tatbik eden tahsil dairesine ödenmesi (Şu kadar
ki, madde kapsamında ödenecek tutar, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerine olan ödeme zamanı gelmiş, tecil edilmiş veya muacceliyet kesbetmiş
borçların toplamından fazla olamaz.).


3. Mahcuz mala ilişkin takip
masraflarının ayrıca ödenmesi.


4. Hacze karşı dava açılmaması veya
açılmış davalardan vazgeçilmesi.


Haczedilen malın değer tespiti bu
Kanun hükümlerine göre yapılır. Ancak, menkul mallar için her halükarda tahsil
dairesince bilirkişiye değer biçtirilir.


Bu madde kapsamında haczin
kaldırılması halinde aynı mala, haczin kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay
müddetle Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince, bu Kanunun 13 üncü
maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, haciz tatbik edilemez. Bu hüküm, haczi
kaldırılan malın üçüncü şahıslar tarafından amme borçlusu lehine teminat olarak
gösterilen mal olması halinde, üçüncü şahsın bu Kanun kapsamına giren borçları
için uygulanmaz.


Bu madde hükmünden yararlanmak üzere
başvuruda bulunarak hacze karşı açtığı davalardan vazgeçen borçlunun, haczi
kaldırılan mal ile ilgili açtığı davalar mahkemelerce incelenmez; herhangi bir
sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.


Tahsil edilen paralar, söz konusu
malın aynından doğan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı fer’i
alacaklar ile vergi cezalarına, mahcuz mala haciz tatbik etmiş dairelerin
sırasıyla; takip konusu olan, muaccel hale gelmiş bulunan, ödeme zamanı gelmiş
henüz vadesi geçmemiş olan ve tecil edilmiş bulunan alacaklarına, haciz
sırasına göre mahsup edildikten sonra haciz tatbik etmemiş dairelerin bu
fıkrada belirtilen alacaklarına garameten taksim edilir.


Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul
ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.


 


Aciz hali:


Madde
75 – Yapılan takip sonunda, borçlunun haczi caiz malı
olmadığı veya bulunan malların satış bedeli borcunu karşılamadığı takdirde
borçlu aciz halinde sayılır.


Yapılan
takip safhalariyle bakıye borç miktarı bir aciz fişinde gösterilerek aciz hali
tesbit olunur.


 


Aczin
neticeleri:


Madde
76 – Aciz halindeki borçlu hakkında teminat ve faiz
aranmadan 48 inci madde hükmü tatbik olunabilir.


Alacaklı
tahsil dairesi aciz halindeki borçlunun mali durumunu zamanaşımı süresi içinde
devamlı olarak takip eder.


 


İKİNCİ BÖLÜM


Menkul malların haczi ve satışı


 


Menkul malların haczi:


Madde
77 – Her türlü menkul mallar cins ve nevileri, vasıfları,
alametleri, sayı ve miktarları ve tahmin edilen değerleri haciz zaptında tesbit
edilmek suretiyle haczolunur.


(Ek fıkra: 16/6/2009-5904/24 md.) Resmi sicile kayıtlı olan menkul
malların haczi, sicillerine işlenmek üzere sicilin tutulduğu 
daireye  tebliğ  edilmek  suretiyle  de 
yapılır.  Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı
tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine
elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligata elektronik ortamda cevap
verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik
ortamda verilebilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.


 


Haciz sırasında bulunacaklar ve haciz
zaptı:


Madde
78 – Haciz sırasında borçlu veya zilyed veya bunların;
vekilleri, işçi, müstahdem veya aileleri efradından birisi kendilerini temsilen
bulunur. Bunlar haciz yerinde bulunmaz veya o sırada bulundurulmaları
sağlanamazsa gıyapta haciz yapılır. Gıyapta yapılan hacizlerde zabıta memuru
veya muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden biri veya borçlunun veya zilyedin komşularından
iki kişi hazır bulundurulur.


Tanzim
edilen haciz zaptında, hacze esas olan haciz varakasının tarih ve numarası,
haczin yapıldığı yer, gün ve saat, haczedilen malların neler olduğu, tahmin
edilen değerleri, haciz sırasında bulunan kimseler, varsa üçüncü şahısların
iddiaları vesair lüzumlu hususlar belirtilir, hazır bulunanlarca imzalanarak
haciz işi tamamlanır. (Ek cümle:27/12/2023-7491/4 md.) Haciz zaptı
elektronik ortamda düzenlenebilir. Elektronik ortamda düzenlenecek haciz
zaptına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı
yetkilidir.


Gıyapta
yapılan hacizlerde zaptın bir örneği borçlu veya zilyede derhal tebliğ olunur.


Güneş
battıktan doğuncaya kadar ve tatil günlerinde haciz yapılamaz. Tatil günlerinde
veya geceleri çalışılan yerlerde yapılacak hasılat haczi ile borçlunun mal
kaçırdığının anlaşıldığı haller bu hükümden müstesnadır.


 


Üçüncü
şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi:


Madde
79 –
(Değişik: 30/3/2006 – 5479/5 md.)


Hamiline yazılı olmayan veya cirosu
kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü
hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü
şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve
hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin
tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz
bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve
amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu
menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna
verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın
bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve
beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen
haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi
vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu
tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak
tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usûl ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.


Tahsil dairelerince düzenlenen haciz
bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bankaların
şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ
edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar
için doğrudan bankaların genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Haciz
bildirisi bankanın genel müdürlüğüne de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini
kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne
aittir.


Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü
şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin
tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın
telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu 
gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren
yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü
şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır
ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.


Herhangi bir nedenle itiraz süresinin
geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir
yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz
bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını
veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası
açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden
teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir.
Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak
haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar,
takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından
çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı
tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir.


Bu Kanun uyarınca kendisine tebliğ
edilen ödeme emrine karşı dava açıp itirazında kısmen veya tamamen haksız çıkan
üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit davasının lehine sonuçlanması veya asıl
amme borçlusunun takip konusu amme alacağını tamamen ödemiş olması halinde, bu
Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.


Üçüncü şahıs, haciz bildirisi üzerine
yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme
idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel
mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun
338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu
bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.


Menkul malların aynen teslimi mümkün
olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel hükümler gereğince
asıl borçluya rücu hakları saklıdır.


 


Zor kullanma:


Madde
80 – Haciz tatbikında istendiği takdirde, kilitli ve kapalı
mahallerin açılması ve her türlü eşyanın gösterilmesi mecburidir.


Gerekirse
bu yerler zorla açtırılır, kilit ve her türlü tertipler kırılabilir. Haczolunan
malların zorla alınmasında hal ve durumun gerektirdiği her türlü zora
başvurulabilir.


Borçlunun
üzerinde haczi kabil kıymetli mallar bulunduğu ve kendisi bunları rızasiyle
teslim etmediği veya üzerinde sakladığı takdirde şahsına karşı da zor
kullanılır.


 


Hacizde
değerleme:


Madde
81 – Haczedilen mallara haczi yapan memur tarafından değer
biçilir, borçlunun müracaatı üzerine veya tahsil dairesince lüzum görüldüğü
takdirde yeniden bilirkişiye değer biçtirilir.


 


Haczedilen
menkul malların korunması:


Madde
82 – Haczedilen para, kıymetli maden, mücevher, ticari
senet, hisse senedi ve tahvil gibi menkul mallar kaybolmalarını ve
değiştirilmelerini önliyecek tedbirler alınarak tahsil dairelerince muhafaza
olunur.


Sair
menkul mallar uygun bir yerde muhafaza altına alınır veya güvenilir bir şahsa
veyahut güvenilir bir şahsın kefaleti altında borçlunun veya zilyedin
kendisinde bırakılır.


 


Menkul
malları koruyacak olanların mecburiyet ve mesuliyetleri:


Madde
83 – Borçlular, zilyedler, güvenilir şahıslar 82 nci madde
gereğince kendilerine bırakılan malları, alacaklı amme idarelerince yapılacak
ilk talep üzerine derhal ve kendilerine teslim edildiği zamanki durumları ile
geri vermek mecburiyetindedirler.


Bu
mecburiyeti yerine getirmiyenler, haklarında yapılacak ceza takibinden başka,
bu malların kendilerine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya zayi
olduğunu ispat edemedikleri takdirde, geri verilmiyen malların değerleri
tutarınca borçlu sayılıp bu kanun hükümleri gereğince takip olunurlar.


 


Menkul
malların satışı:


Madde
84 – Menkul mallar tahsil dairelerince, köylerde ihtiyar
kurullarınca haciz yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren üç ay içinde
satışa çıkarılır.


Bozulma,
çürüme ve benzeri sebeplerle muhafazasına imkan olmıyan veyahut beklediği
takdirde mühim bir değer düşüklüğüne uğraması muhtemel bulunan malların paraya
çevrilmesine derhal başlanabilir.


 


Satış
şekli, artırma ve ilan:


Madde
85 – (Değişik birinci fıkra: 22/7/1998 – 4369/ 23 md.) Menkul
mallar, elektronik ortamda veya tahsil
dairelerinin satış mahallinde açık artırma ve peşin para ile satılır. Tahsil dairesince
uygun görülmesi halinde, artırma malın mahallinde de yapılabilir. Açık artırma
ile satışa çıkarılan mal, artırma sonunda üç defa yüksek sesle duyurulduktan
sonra en çok artırana ihale edilir. Bozulma, çürüme ve benzeri sebeplerle
korunması mümkün olmayan ya da beklediği zaman önemli bir değer düşüklüğüne
uğrayacağı anlaşılan mallar ile muhafazası tehlikeli
veya masraflı olan mallar en uygun yerde pazarlıkla,
borsası bulunan mallar ilgili borsada satılabilir. İlk artırmada satılamayan
malların ikinci artırması bir başka il veya ilçede yapılabilir.[31]


(Ek
ikinci fıkra:15/4/2021-7316/1 md.) Artırmaya
iştirak edeceklerden menkul mala biçilen değerin %5’i nispetinde para teminat
olarak alınır. Alacaklı amme idareleri, menkul malın türü veya değeri ile satış
şeklini esas alarak teminat alınmayacak halleri belirlemeye, para yerine 10
uncu maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı teminatların
alınmasına karar vermeye yetkilidir.[32]


Gerekli
hallerde artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat, satılacak malların nevi ve
evsafı önceden ilan olunur.


İlanın
şekli, artırmanın tarzı, yeri ve günü alacaklı amme idaresinin ve borçlunun
menfaatine en uygun gelen şekil göz önünde tutularak alacaklı amme idaresince
tesbit olunur.


Satılan
mal, bedeli alınmadan teslim edilmez. Tahsil dairesi mal bedelinin ihale gününü
takip eden günden itibaren üç gün içinde ödenmesi için mühlet verebilir.


Bir
kısım malların satışı ile amme alacağı karşılandığı takdirde geriye kalan
malların satışından vazgeçilir ve bunlar üzerindeki haciz kaldırılır.


 


Müşterinin
malı almaktan vazgeçmesi:


Madde
86 – (Değişik:15/4/2021-7316/2 md.)


Müşteri malı almaktan vazgeçer veya verilen mühlet içinde
bedelin tamamını vermezse mal ikinci defa artırmaya çıkarılır ve en çok
artırana ihale olunur. Mal birinci defa kendisine ihale olunan kimseden, iki
ihale arasındaki fark ve diğer zararlar ile fark üzerinden hesaplanacak tecil
faizi oranında faiz veya ikinci artırmada talip çıkmaması sebebiyle ihale
yapılamadığı takdirde birinci ihale bedeli ve diğer zararlar ile birinci ihale
bedeli üzerinden hesaplanacak tecil faizi oranında faiz, ayrıca bir hüküm
alınmasına hacet kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi bu
Kanun hükümlerine göre tahsil edilir ve o mal için idarece yapılan her nevi masraf
alınmak suretiyle mal kendisine terk olunur.


Birinci artırmada talip çıkmaması sebebiyle ihalenin
yapılamaması veya birinci artırmada mal kendisine ihale olunan kimsenin malı
almaktan vazgeçmesi ya da verilen mühlet içinde bedelin tamamını vermemesi üzerine
yapılan ikinci artırmada mal kendisine ihale olunan kimsenin malı almaktan
vazgeçmesi veya verilen mühlet içinde bedelin tamamını vermemesi halinde, bu
kimseden ikinci ihale bedeli ve diğer zararlar ile ikinci ihale bedeli
üzerinden hesaplanacak tecil faizi oranında faiz, ayrıca bir hüküm alınmasına
hacet kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi bu Kanun
hükümlerine göre tahsil edilir ve o mal için idarece yapılan her nevi masraf
alınmak suretiyle mal kendisine terk olunur.


Mal bedeli ihale yapılan şahıstan tahsil edilemediği
müddetçe asıl borçlunun borçlu sıfatı devam eder.


 


Satılamıyan menkul mallar:


Madde
87 – Haczedilen menkul mallara verilen bedel 81 inci
maddede tesbit olunan değerin % 75 inden aşağı olursa veya hiç alıcı çıkmazsa,
ilk artırma tarihinden başlıyarak 15 gün içinde uygun görülen zamanlarda bu
mallar tekrar satışa çıkarılır. Bu ikinci artırmada verilen bedel ne olursa
olsun satış yapılır.


Menkul
mallar yerinde veya başka yere götürüldüğü halde yine satılmaz veya taşıma
giderlerinin çokluğu yüzünden başka yere götürülmesi uygun görülmezse yukardaki
15 günlük sürenin bitmesinden itibaren 6 ay içinde pazarlıkla satılır. Bu
suretle de satılamadığı takdirde haczedilen mallar borçluya geri verilebilir.


 


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Gayrimenkul malların haczi ve satışı


 


Gayrimenkul malların, gemilerin haczi:


Madde
88 – Her türlü gayrimenkul malların, gemilerin haczi
sicillerine işlenmek üzere haciz keyfiyetinin tapuya veya gemi sicillerinin
tutulduğu daireye tebliğ edilmesi suretiyle yapılır. (Ek cümleler:
16/6/2009-5904/25 md.) Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri,
alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta
yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik
ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların
elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.


Gayrimenkul
haczi, bunların hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Ancak borçlunun başkaca
bir geliri yoksa kendisinin ve ailesinin geçimleri için kafi miktarda mahsulden
veya satıldıkça bedelinden münasip miktarı borçluya bırakılır.


Alacaklı
tahsil dairesi, haczedilen gayrimenkul ve gemilerin idaresi ve işletilmesi,
menfaat ve hasılatın toplanması için gereken tedbirleri alır.


 


Haczin
rehinli alacaklılara bildirilmesi:


Madde
89 – Gayrimenkul haczinde, gayrimenkul kendilerine
rehnedilmiş olan alacaklılara tapu dairesince hacizden haber verilir.


 


Satış
ve satış komisyonları:


Madde
90 – (Değişik:15/4/2021-7316/3 md.)


Gayrimenkuller,
satış komisyonlarınca fiziki veya elektronik ortamda açık artırma ile satılır.
Satış komisyonunun oluşumu alacaklı amme idarelerince belirlenir. Komisyonun
çalışma usul ve esaslarını belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.


 


Gayrimenkullere
değer biçme:


Madde
91 – Satışa çıkarılacak gayrimenkullere bilirkişinin
mütalaası alınmak suretiyle satış komisyonu tarafından rayiç değer biçilir.


 


Gayrimenkullerin
satış şartnamesi:


Madde
92 – Tahsil dairesi, satılacak gayrimenkul için aşağıdaki
kayıtları ihtiva eden bir şartname tanzim eder:


1.
Gayrimenkul malikinin adı, soyadı ve adresi,


2.
Gayrimenkulün bulunduğu mahalle, sokak ve kapı numarası, durumu ve hususi
vasıfları,


3.
Gayrimenkulün artırmaya esas olarak biçilen rayiç değeri,


4.
% 7,5 nispetindeki teminat tutarı,


5.
Gayrimenkul üzerindeki henüz vadesi gelmemiş rehinler hakkında gerekli
bilgilerle, satışın, gayrimenkul üzerindeki irtifak hakları, gayrimenkul
mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borç senetleri, irat senetleriyle
birlikte yapılacağı,


6.
Gayrimenkulün rehni suretiyle sağlanmış muaccel borçlar varsa bunların
müşteriye devredilmeyip satış bedelinden tercihan ödeneceği,


7.
Ne gibi giderlerin alıcıya ait olacağı.


 


Gayrimenkul
satışında ilan:


Madde
93 – Alacaklı tahsil dairesi gayrimenkul satışını, artırma
tarihinden en az 15 gün önce başlamak şartiyle ilan eder. İlanların yer, müddet
ve şekillerine ait umumi esaslar Maliye Vekaletince tayin olunur.


İlanda,
satışın yapılacağı yer, gün, saat ve satılacak gayrimenkulün durumu ile
vasıfları gösterilir.


İlanın
birer örneği, borçluya, vekil veya mümessiline ve gayrimenkulün tapu sicilinde
hakkı kayıtlı bulunanlardan adresi belli olanlara tebliğ olunur.


 


Gayrimenkul
mallarda artırma ve ihale:


Madde
94 – Artırmaya iştirak edeceklerden gayrimenkule biçilmiş
rayiç değerin % 7,5 u nispetinde 10 uncu maddenin 1 ila 4 üncü bentlerinde
yazılı teminat alınır.


Gayrimenkul
artırma sonunda, üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale olunur. Şu
kadar ki, artırma bedeli gayrimenkul için biçilmiş olan değerin % 75 ini bulmak
lazımdır. Şayet amme alacağına ruçhanı olan diğer alacaklar bu gayrimenkul ile
temin edilmiş ise, artırma bedelinin, bu suretle ruçhanı olan alacakların
tutarından fazlaya çıkması ve yapılmış ve yapılacak masrafları da karşılaması
şarttır.


Gayrimenkulün
rehni suretiyle sağlanmış muaccel borçlar alıcıya devredilmez, satış bedelinden
ödenir.


Haczedilen
gayrimenkullerin ayrılması mümkün olup da bir kısmının bedeli amme alacağını
karşılamaya yettiği takdirde, borçlu yazı ile istemedikçe artan kısım satılmaz.
Gerekirse tapu dairesine satılacak kısım tefrik ettirilir.


İhale
kararının bir örneği borçluya veya vekil veya mümessiline ve gayrimenkulün tapu
sicilinde hakkı kayıtlı bulunanlardan adresi belli olanlara tebliğ olunur.


 


Artırmanın
uzatılması:


Madde
95 – Artırmada yukardaki maddede yazılı miktar elde
edilmemiş ise, en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartiyle artırma 7 gün
daha uzatılır. 7 nci günü aynı saatte gayrimenkul en çok artırana ihale edilir.
Evvelce yapılan ilanda bu hususlar belirtilir. Şu kadar ki, ruçhanlı alacaklı
bulunduğu takdirde ihale bedelinin ruçhanlı alacakla birlikte masrafları da
aşması şarttır, aşmazsa satış yapılmaz.


 


İhalenin
yapılamaması:


Madde
96 – Artırmalarda istekli çıkmadığı veya teklif edilen
bedel 95 inci maddede yazılı olduğu üzere ruçhanlı alacakla, masrafları
aşmadığı takdirde amme idaresince teferruğ edilinceye kadar gayrimenkul
üzerindeki haciz devam eder.


Bu
müddette tahsil dairesine her hangi bir istekli müracaat ettiği takdirde, bu
müracaat alacaklı amme idaresince uygun görülmek şartiyle, satış için 7 günlük
bir ilan yapılarak gayrimenkul 95 inci madde hükümleri dairesinde en çok
artırana ihale olunur. Gayrimenkul teferruğ edilinceye kadar bir istekli
çıkmadığı takdirde tahsil dairesi mahcuz malı uygun gördüğü zamanlarda satışa
çıkarabilir. Bu takdirde satış ve ilan hakkında yukardaki hükümler ve ihale
için de 95 inci madde hükümleri tatbik olunur.


 


Gayrimenkul
satış bedelinin tahsili:


Madde
97 – Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya
verilen mühlet içinde parayı vermezse ihale kararı feshedilir ve gayrimenkul,
satış komisyonunca hemen 7 gün müddetle artırmaya çıkarılır. Bu artırmayı
alakadarlara tebliğe hacet olmayıp yalnız ilanla iktifa olunur ve çok artırana
ihale edilir.


(Değişik
birinci cümle:15/4/2021-7316/4 md.) İhale
bedelinin tamamını ödememek suretiyle ihalenin feshine sebep olan kimse teklif
ettiği bedel ile bir sonraki ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer
zararlardan ve fark üzerinden hesaplanacak tecil faizi oranında faizden
sorumludur. (Değişik ikinci cümle:15/4/2021-7316/4
md.) Bu tutar ayrıca hükme hacet kalmaksızın
teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi tahsil dairesince tahsil olunur. (Mülga
üçüncü cümle:15/4/2021-7316/4 md.) Aradaki farkın amme
alacağını aşan miktarını bundan mesul olan şahıstan tahsil edebilmek üzere malı
satılan amme borçlusuna dairece bir vesika verilir.


(Ek üçüncü fıkra:15/4/2021-7316/4
md.) Bu madde ile 86 ncı madde
kapsamında mesuliyeti bulunan kişilerden alınan teminattan gerekli mahsup
yapıldıktan sonra bakiye teminat tutarı irat kaydedilir.


 


Menkul ve gayrimenkul
malların elektronik ortamda satışı:


MADDE 97/A- (Ek:15/4/2021-7316/5 md.)


Menkul ve gayrimenkul
mallar bu Kanun hükümlerine göre elektronik ortamda açık artırma ile
satılabilir.


Açık artırma, ilanda
belirtilen gün ve saat aralığında teklif verme yoluyla yapılır. Elektronik
ortamda satışı yapılacak menkul mallar için her halükarda satış ilanı yapılır.
Satışa ilişkin farklı mecralarda yapılan ilan ile elektronik ortamda yapılan
ilan metinleri arasında farklılık bulunması halinde elektronik ortamda yapılan
ilan esas alınır. Elektronik ortamda satışa sunulan mala ilişkin artırma
sonucu, izleyen ilk iş günü elektronik ortamda ilan edilir. Elektronik ortamda
satılamayan menkul mallar bu Kanun hükümlerine göre pazarlık usulüyle fiziki
veya elektronik ortamda satılabilir.


Artırma tarihinden önce
teklif almaya, tekliflerde asgari artırım bedelini, teklif verme sürelerini,
alınacak teminat türünü, artırma sonucunu belirten ilanda yer alacak hususlar
ile elektronik ortamda yapılacak satışa ilişkin diğer usul ve esasları
belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.


 


Gayrimenkullerin teferruğu ve geri
verilmesi:


Madde
98 – İkinci artırma tarihinden başlıyarak bir yıl içinde
gayrimenkul en az bir kere daha satışa çıkarıldığı halde satılmasına imkan
bulunmadığı takdirde gayrimenkul alacaklı amme idaresinin talebi üzerine ve
satış komisyonu karariyle amme idaresince teferruğ edilebilir. Teferruğ bedeli,
gayrimenkulün biçilen rayiç değerinin % 50 sidir.


Teferruğ
muamelesinin ikmalini mütaakıp, takip ve teferruğ masrafları düşüldükten sonra
artan bedel borca mahsup edilir. Teferruğ edilen gayrimenkul teferruğ kararı
tarihinden itibaren bir yıl müddetle satışa çıkarılamaz.


Borçlu
satış komisyonunun teferruğ kararı tarihinden başlıyarak bir yıl içinde amme
alacağını, gecikme zamları ile birlikte ödediği takdirde gayrimenkul kendisine
geri verilir. Ferağ masrafı borçluya aittir.


Teferruğ
kararı verilmeden evvel biçilen rayiç bedelin % 75 i veya fazlasiyle hariçten
talip çıkarsa alacaklı amme idaresi teferruğdan vazgeçer.


 


İhalenin
neticesi fesih ve tescil:


Madde
99 – Satış komisyonu tarafından gayrimenkul kendisine ihale
edilen alıcı o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhalenin feshi
gayrimenkulün bulunduğu yerin icra tetkik merciinden şikayet yoliyle
istenebilir. İhalenin ilgililere tebliği tarihi şikayet için muayyen olan 7
günlük müddete başlangıç sayılır. Tetkik merciinin vereceği karar 10 gün içinde
temyiz olunabilir. Temyiz talebini Temyiz İcra ve İflas Dairesi tetkik eder.
İhale edilen malın değeri 50.000 Yeni Türk Lirasını aştığı takdirde murafaa
istenebilir. İhalenin feshi veya kaydın tashihi hakkında başkaca mahkemeye veya
idari kaza mercilerine müracaat olunamaz. Tescil için tapu dairesine yapılacak
tebligat şikayet için muayyen müddetin geçmesinden ve eğer şikayet edilmişse
şikayetin intacından sonra yapılır.[33]


 


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM


İflas yoliyle takip ve konkordato


 


İflas yoliyle takip:


Madde
100 – Amme alacaklarının tahsili için İcra ve İflas Kanunu
hükümleri dairesinde amme borçlusunun iflası istenebilir.


İflas
dairesi, amme alacaklarının iflas masasına geçirilmesini temin için, hakkında
iflas açılan kimseleri ve basit ve adi tasfiye şekillerinden hangisinin tatbik
edileceğini bulunduğu yerdeki amme idarelerine zamanında bildirmeye mecburdur.


 


Konkordato:


Madde
101 – Amme idaresi tarafından iflas talebinde bulunulsa
dahi tasdik edilen konkordato amme alacakları için mecburi değildir.


 


ÜÇÜNCÜ KISIM


Zamanaşımı, terkin, yasaklar ve
cezalar ve son hükümler


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Zamanaşımı ve terkin


 


Tahsil zamanaşımı:


Madde
102 – Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip
eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına
uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri
mahfuzdur.


Zamanaşımından
sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.


 


Zamanaşımının
kesilmesi:


Madde
103 – Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:


1.
Ödeme,


2.
Haciz tatbikı,


3.
Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,


4.
Ödeme emri tebliği,


5.
Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,


6.
Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya
yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbikı veya bunlar tarafından
yapılması,


7.
İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,


8.
Amme alacağının teminata bağlanması,


9.
Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,


10.
İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından
borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.


11. (Ek: 25/12/2003-5035/5 md.) Amme
alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya
ödeme planına bağlanması.


Kesilmenin
rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı
yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma karariyle kesilmesi halinde
zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rasladığı; amme alacağının teminata
bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı
başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rasladığı;
takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.


 


Zamanaşımının
işlememesi:


Madde
104 – Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas
etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat yapılmasına
imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez.


Zamanaşımı,
işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya
durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder.


 


Tabii
afetler sebebiyle terkin:


Madde
105 – Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması,
kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benziyen afetler
yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin en az üçte birini
kaybedenler adına tahakkuk ettirilmiş ve afetlerin zarar verdiği gelir
kaynakları ile ilgili amme alacakları Cumhurbaşkanı karariyle kısmen veya
tamamen terkin olunur.[34]


Bu
madde hükmünden faydalanmak için afetin vukuu tarihinden itibaren 6 ay içinde
ilgili amme idaresine yazı ile müracaat edilmesi şarttır.


Bu
madde şümulüne giren bir zararın mevcut olup olmadığı mahalli il veya ilçe
idare kurullarınca, zararın derecesi, Maliye Vekaletince genel olarak
belirtilecek esaslar dahilinde ilgili amme idarelerince tesbit olunur.


Vergi
Usul Kanunu mevzuuna giren amme alacakları hakkında mezkür kanunun 105 inci
maddesi hükümleri tatbik olunur.


 


Tahsil
imkansızlığı sebebiyle terkin:


Madde
106 – (Değişik: 26/11/1980 - 2347/10 md.)


(Değişik
birinci fıkra: 25/5/1995 - 4108/15 md.) Yapılacak takip sonunda
tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla
bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10
Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına
(20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları, amme idarelerinde terkin
yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin
terkin olunabilir. Cumhurbaşkanı, bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına kadar artırmaya yetkilidir.[35][36]


(Ek:
3/12/1988 - 3505/25 md.) Maliye ve Gümrük Bakanı, yukarıdaki
fıkra hükmüne göre terkin edilecek amme alacağının miktarını belirlemeye
yetkilidir.


Terkin
selahiyetini haiz olanlar bu selahiyetlerin tamamını veya bir kısmını mahalli
makamlara bırakabilirler.


 


İKİNCİ BÖLÜM


Yasaklar ve cezalar


 


Sırrın ifşası:


Madde
107 – (Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/160 md.) Bu kanunun tatbikinde vazifeli bulunan kimseler, bu vazifeleri
dolayısıyla amme borçlusunun ve onunla ilgili kimselerin şahıslarına,
mesleklerine, işlerine, muamele ve hesap durumlarına ait öğrendikleri sırlarla,
gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa ettikleri takdirde Türk Ceza
Kanununun 239 uncu maddesine göre cezalandırılır.


(Mülga ikinci fıkra:
23/1/2008-5728/578 md.)


(Üç,
dört ve beşinci fıkralar Mülga: 22/7/1998 - 4369/82 md.)


(Ek fıkra: 30/7/2003-4962/3 md.) Bu Kanunun 41 inci maddesine göre
amme alacağını tahsil yetkisi verilen kuruluşlara, yapacakları tahsile yönelik bilgilerin ve 22/A maddesine göre borcun olmadığına
dair belgeyi arama zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlara, ödeme ve işleme
taraf olanlara ilişkin borç bilgilerinin verilmesi sırrın ifşaı sayılmaz; bu kurum ve kuruluşlarda
vazifeli bulunan kimseler edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirde birinci
fıkra hükmüne göre cezalandırılırlar. Bu bilgilerin verilmesine ilişkin
usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.[37]


 


Artırmalara katılamıyacak ve
artırmalardan mal satınalamıyacak olanlar:


Madde
108 – Bu kanunun tatbikında vazifeli bulunan kimseler, bu
kanun gereğince paraya çevrilecek malların artırmasına ne kendi adlarına, ne de
diğer kimseler ad ve hesabına iştirak edemiyecekleri ve bu artırmalardan mal
satınalamıyacakları gibi, bu malları üçüncü şahıslar vasıtasiyle veya üçüncü
şahıslara satınaldırıp onlardan beş sene müddetle teferruğ suretiyle dahi
satınalamazlar. Bu memnuiyet, bunların eşlerine ve üçüncü dereceye kadar (bu
derece dahil) kan ve sıhri hısımlarına da şamildir. Bu memnuiyet hilafına
yapılan ihalelerin 99 uncu maddeye göre feshi istenebilir.


(Değişik
ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/161 md.) Bu madde hükmüne aykırı hareket edenler üç aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılırlar.


 


Takdir
muamelelerine ve kararlara iştirak edemiyecek olanlar:


Madde
109 – Bu kanunun tatbikına satış komisyonu reis ve azasiyle,
bilirkişiler ve yine bu kanunun tatbikı münasebetiyle kendilerine intikal
edecek hadiselerin karara bağlanmasında itiraz komisyonları reis ve azası:


1.
Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine,


2.
Kan veya sıhri usul ve furuuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene yahut
kan hısımlığında üçüncü (bu derece dahil), sıhri hısımlıkta bu hısımlığı
meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile üçüncü (bu derece dahil)
dereceye kadar olan civar hısımlarına,


3.
Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere,


ait
işlerin takdir muamelelerine ve bu işler hakkında verilecek kararlara iştirak
edemezler.


 


Amme
alacağının tahsiline engel olanlar:


Madde
110 – Amme alacağının tahsili için hakkında takip
muamelelerine başlanan borçlu kısmen veya tamamen tahsile engel olmak veya
tahsili zorlaştırmak maksadiyle mallarından bir kısmını veya tamamını:


1.
Mülkünden çıkararak, telef ederek yahut değerden düşürerek gerçek surette,


2.
(Değişik: 23/1/2008-5728/162 md.) Gizleyerek, kaçırarak
muvazaa yolu ile başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmayan borçlar ikrar ederek,
yahut alındılar vererek gerçeğe aykırı surette, varlığını yok eder veya
azaltır ve geri kalan mallar borcu karşılamaya yetmezse altı aydan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Gerçeğe
aykırı bildirimde bulunanlar:


Madde
111 – (Değişik: 23/1/2008-5728/163 md.)


Bu Kanuna göre istenen mal bildirimini gerçeğe aykırı surette
yapanlarla, yaşayış tarzları mal bildirimine uymayanlar üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Mal edinme ve artmalarını
bildirmiyenler:


Madde
112 – (Değişik: 23/1/2008-5728/164 md.)


Usulü dairesinde mal bildiriminde bulunduktan sonra, edinilen
mallarla, her türlü mallarında, kazanç ve gelirlerinde olan artmaları 61 inci
madde hükümleri gereğince zamanında bildirmemek suretiyle amme alacağının
tahsilini engellemiş veya zorlaştırmış olanlar bir seneye kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.


 


Amme borçlusuna ait ellerinde
bulundurdukları malları bildirmiyenler:


Madde
113 – (Değişik: 23/1/2008-5728/165 md.)


Amme borçlusuna ait ellerinde bulundurdukları malları 55 inci
maddenin son fıkrası gereğince yapılan talebe rağmen bildirmeyenler altı aya
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


İstenecek bilgileri vermiyenler:


Madde
114 – Kendisine ödeme emri tebliğ olunan ve malı olmadığı
yolunda bildirimde bulunan amme borçluları bu bildirim ile birlikte veya
bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde:


1.
En son kanuni ikametgah ve iş adreslerini,


2.
Varsa devamlı mükellefiyetleri bulunan diğer tahsil dairelerini ve amme
idarelerini ve bunlardaki hesap ve kayıt numaralarını bildirmek, nüfus kayıt
suretini vermek mecburiyetindedirler.


(Değişik
ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/166 md.)  Bu vazifeyi makbul bir özre dayanmadan zamanında yerine
getirmeyenler elli güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.


 


Suçların
takibi:


Madde
115 – 110 ila 114 üncü maddelerde yazılı suçlar, alacaklı
amme idaresinin o mahaldeki en büyük memurunun ihbarı üzerine Cumhuriyet
Savcılığı tarafından takip olunur.


Bu
suçlar bir hükmi şahsın idare ve muamelelerini görme sırasında işlenmiş ise
ceza, hükmi şahsın ortaklarından, mümessil ve vekillerinden, tasfiye
memurlarından idare meclisi reis ve azasından, murakıp ve müfettişlerinden veya
müstahdemlerinden muameleyi yapmış olanlar hakkında hükmolunur.


 


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Son hükümler


 


Kaldırılan kanun ve hükümler:


Madde
116 – Aşağıda yazılı kanun ve hükümler yürürlükten
kaldırılmıştır:


1.
5 Ağustos 1325 tarihli Tahsili Emval Kanunu,


2.
2 Şaban 1327 tarihli Tahsili Emval Kanununun 11 ve 17 nci maddelerine müzeyyel
fıkarat hakkındaki 18 Kanunusani 1331 tarihli kanun,


3.
26/6/1332 tarihli Maadin Nizamnamesinin 57 nci maddesi,


4.
19 Teşrinisani 1336 tarihli ve 48 sayılı kanun,


5.
1 Teşrinievvel 1337 tarih ve 156 sayılı kanun ile 26/1/1939 tarih ve 3586
sayılı kanunun 2 nci maddesi,


6.
20/5/1933 tarih ve 2184 sayılı kanun,


7.
23/12/1934 tarih ve 2656 sayılı kanun,


8.
4/7/1934 tarih ve 2560 sayılı kanunun 2 nci maddesi,


9.
4/7/1934 tarih ve 2566 sayılı kanunun 12 nci maddesi,


10.
23/12/1935 tarih ve 2871 sayılı kanunun 6 ncı maddesinin son fıkrası,


11.
21/8/1940 tarih ve 3911 sayılı kanun ve bu kanunun 3 üncü maddesi ile ilga
edilen suveri tahsiliyesi bir kanunu mahsus ile muayyen olmıyan tekalif ve
rüsum hakkındaki 12 Kanunusani 1331 tarihli kanun,


12.
7.6.1949 tarih ve 5432 sayılı Vergi Usul Kanununun 103 üncü maddesinin son
fıkrasının (Mükellefin yapacağı vergi ödemeleri kabul olunmaz) hükmü ile 352
nci maddesi ve 377 nci maddesinin teminat olarak alınacak mallara ait
hükümleri,


13.
İcarat ve mukataatı vakfiyenin vergi ile birlikte tahsiline dair 27 Rebiulevvel
1331 tarihli kanunu muvakkat ile bu kanunu muaddil 16 Ramazan 1332 ve 26 Temmuz
1330 tarihli kanun,


14.
Kanunların, vergi, resim ve harçların tahsil gecikme zammına ve tahsil
zamanaşımına mütaallik hükümleri.


 


Erken
Ödemede İndirim


Ek
Madde 1 – (Ek: 29/8/1996 - 4179/1 md.)


Amme
alacağının kanuni ödeme süresinden önce ödenmesinde, aşağıda belirtilen indirim
ve esaslar uygulanır:


1.
Erken ödemelerde indirim, ödeme tarihinden kanuni ödeme süresinin son gününe
kadar, her gün için aylık % 4 oranında uygulanır.


2.
Kanuni ödeme süresinin sonunda artakalan tutarlar, erken ödeme sayılır ve diğer
amme alacaklarına mahsup edilinceye kadar (1) numaralı bende göre işlem
yapılır. Nakden iadelerde indirim uygulanmaz.


3.
İndirim uygulanacak sürelerin hesabında bir ay 30 gün olarak kabul edilir ve
ödemenin yapıldığı gün dikkate alınmaz.


4.
Cumhurbaşkanı; (1) numaralı bentte yazılı oranı sıfıra kadar indirmeye, % 8'e
kadar artırmaya, amme alacaklarının nev'i ve vadeleri itibariyle farklı oranlar
tespit etmeye yetkilidir.[38][39]


5.
Bu madde hükümlerinden yararlanacak amme alacaklarını nev'ileri ve dönemleri
itibariyle sınırlamaya, münhasıran tahakkuk eden amme alacakları için
uygulatmaya, indirimin yapılma şekli ve zamanı ile diğer usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.


6. (Ek: 30/7/2003-4962/4 md.) Bu
Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak
suretiyle komisyonsuz yapılan ödemelerde, bu madde hükmüne göre indirim
uygulamasına esas alınacak ödeme tarihi, paranın alacaklı tahsil dairesi
hesabına geçtiği gündür.


 


Tahsili Emval Kanununa göre başlamış
takipler:


Geçici
Madde 1 – Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel Tahsili
Emval Kanununa göre başlamış takiplere ait mütaakıp muameleler bu kanunun
hükümleri dairesinde cereyan eder.


 


Bu
kanunun neşri tarihinde gecikme zammına tabi olmıyan amme alacakları:


Geçici
Madde 2 – Bu kanunun 51 inci maddesindeki gecikme zamları, halen
gecikme zammına tabi olmıyan muaccel amme alacaklarından bu kanunun neşri
tarihinde ödenmemiş olanların, neşir tarihinden itibaren altı ay içinde
ödenmiyenleri hakkında da tatbik olunur.


 


Bu
kanuna göre takip edilecek vakıf mukataa ve müecceleleri:


Geçici
Madde 3 – Vakıflar İdaresince tahakkuk ettirilip mükelleflerine
şahsan veya bulunamadıkları takdirde ilanen, tebliğ olunup da tebliğ tarihinden
itibaren 10 gün içinde ödenmiyen vakıf mukataa ve müecceleleri hakkında da bu
kanun hükümleri tatbik olunur.


 


Geçici
Madde 4 – (Ek: 6/3/1962 - 40/1 md.)


Gelir,
Kurumlar, dahilde alınan istihsal, nakliyat ve banka ve sigorta muameleleri
vergilerinden, 1/1/1962 tarihinde vadesi geçmiş borcu bulunanlardan 48 inci
maddeye göre yaptıkları tecil talepleri bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce
reddedilmiş olanlar ile haklarında aynı madde uygulanmış bulunanların (İktisadi
Devlet Teşebbüsleri hariç) bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay
içinde tahsil dairesine yazı ile müracaat etmeleri şartı ile; son durumları
yeniden incelenir.


Bu
inceleme sonunda, zor durumda bulundukları anlaşılanların, bakıye borçları (Bu
Kanunun şümulüne giren borçlardan 1/1/1962 tarihi ile Kanunun yürürlük tarihi
arasında cebren veya rızaen tahsilat yapılmış ise taksitlendirilmek suretiyle
tecil edilecek miktar borç bakıyesidir.) Maliye Bakanlığınca, 48 inci maddedeki
iki yıl kaydı ile bağlı olmaksızın; 1962 bütçe yılı sonunu tecavüz etmiyecek
şekilde; taksitlendirilmek suretiyle münasip müddetle bir defaya mahsus olmak
üzere tecil olunabilir.


Kanunun
teminat istenmesi, faiz aranması, haczedilmiş malların teminat yerine geçmesi,
teminatın değiştirilmesi ve değerini kaybeden teminatın tamamlanması ile ilgili
hükümleri mahfuzdur.


Maliye
Bakanlığı bu madde ile tanınan tecil yetkisini kısmen veya tamamen mahalli
teşkilata devredebilir.


Tecil
şartlarına riayet edilmemesi; tahsil dairesince yapılacak yazılı tebliğ üzerine
15 gün içinde değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların tamamlanmaması
veya yerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı muaccel olur.


 


Geçici
Madde 5 – (Ek: 23/10/1962 - 85/1 md.)


Gelir,
kurumlar ve dahilde alınan istihsal vergilerinden 1/1/1962 tarihinde vadesi
geçmiş bulunan sınai işletmeler borçlularından (İktisadi Devlet Teşebbüsleri
hariç) 48 inci maddeye göre yaptıkları tecil talepleri 40 sayılı kanunun
yürürlüğünden önce reddedilmiş olanlarla, haklarında mezkür madde hükmü
uygulanmış bulunanlar ve geçici 4 üncü maddeye göre yaptıkları tecil talepleri
reddedilmiş olanlarla, haklarında mezkür madde hükmü uygulanmış bulunanlar bu
kanunun yürürlüğü tarihinden itibaren bir ay içinde Maliye vergi tahsil
dairelerine yazı ile müracaat etmeleri şartiyle son durumları yeniden
incelenir.


Yapılan
incelemede borçlunun, mevcut sınai tesisi satılmaksızın veya sınai tesisin
faaliyetinin devamına imkan bırakmıyacak veya ağır şekilde sekteye uğratacak
tedbirlere baş vurulmaksızın borcunu ödeyemiyeceği anlaşıldığı takdirde bir
defaya mahsus olmak üzere bakiye borçları (500) bin liraya kadar (500 000 lira
dahil) olanların borçları Maliye Bakanlığınca, (500) bin liradan yukarı
olanların borçları Bakanlar Kurulunca (5) seneye kadar tecil olunabilir.
Gerekirse taksitlerin tahsiline en çok üçüncü yıl sonunda başlanır.


Evvelce
faaliyette bulunduğu halde bu kanunun yürürlüğü tarihinde mali imkansızlıkları
yüzünden faaliyetini tatil etmiş bulunan sınai müesseselerin bu hükümden
istifadeleri, tecil muamelesinin ikmalinden itibaren en geç (6) ay içinde
tekrar faaliyete geçmelerine bağlıdır.


Kanunun,
teminat istenmesi, faiz aranması, haczedilmiş malların teminat yerine geçmesi,
teminatın değiştirilmesi ve değerini kaybeden teminatın tamamlanması ile ilgili
hükümleri mahfuzdur.


Maliye
Bakanlığı bu madde ile tanınan tecil yetkisini kısmen veya tamamen mahalli
teşkilatına devredebilir.


Tecil
şartlarına riayet edilmemesi, vergi tahsil dairelerince yapılacak yazılı tebliğ
üzerine (15) gün içinde değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların
tamamlanmaması veya yerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı
muaccel olur.


 


Geçici
Madde 6 – (Ek: 31/1/1984 - 2975/9 md.)


Bu
Kanunun değişik 51 ve 52 nci madde hükümleri, 1/3/1984 tarihinden önce vadesi
geldiği halde ödenmemiş amme alacakları hakkında da 1/3/1984 tarihinden
itibaren uygulanır.


 


Geçici
Madde 7 – (Ek: 26/12/1993 - 3946/5 md.)


Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 3505 sayılı Kanunun 24
üncü maddesi ile değişik 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca asıl
addolunan alacakların tahsiline devam edilir ve bu alacaklara asıl
addolundukları tarihten ödendikleri tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı
tatbik edilir.


213
sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan kaçakçılık, ağır kusur ve kusur
cezalarından vadesi bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce olanlara gecikme
zammı tatbik edilmez.


 


Geçici
Madde 8 – (Ek: 17/9/2004 - 5234/7 md.)


31/12/2028 tarihine kadar uygulanmak
üzere, özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlar dahil 8.6.1984 tarihli ve 233
sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tâbi iktisadi devlet teşekkülleri
ve kamu iktisadi kuruluşları ile bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve
iştirakleri, 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Kanuna tâbi faaliyeti devam eden
kamu bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri ve
bunlara ait tüzel kişilerin veya bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel
kişiliğini haiz kuruluşların, Devlete ait olan ve bu Kanun kapsamına giren
borçlarına karşılık, mülkiyeti bu idarelere ait ve üzerinde herhangi bir
takyidat bulunmayan taşınmazlarından merkezi yönetim kapsamındaki kamu
idarelerince ihtiyaç duyulanlar ile  29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı
Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilecek olanlar,
4.1.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine göre oluşturulacak
komisyon tarafından takdir edilecek değeri üzerinden, borçlu kurumun da uygun
görüşü alınarak bütçenin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin
Maliye Bakanlığınca satın alınabilir. [40][41][42][43]


Bu idarelerin satın alınan
taşınmazlarının tapu işlemlerine esas olan ve yukarıda belirtilen şekilde
tespit edilen değerine eşit tutarda Devlete ait olan ve bu Kanun kapsamına
giren borçları terkin edilir. 


Bu madde hükmü, yukarıda sayılan kuruluşlar
dışında kalan, borcunu ödemede çok zor duruma düştüğü inceleme raporu ile
tespit edilen ve vergi dairelerine bu Kanun kapsamına giren borcu bulunan diğer
mükelleflerin (tüzel kişiliği bulunanların ortaklarına ait olanlar dahil)
taşınmazları için de uygulanabilir.


Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
esas ve usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir.


 


Geçici Madde 9 – (Ek: 30/3/2006 –
5479/6 md.)


Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce, bu Kanunun 79 uncu maddesine göre tebliğ edilen haciz bildirisine
süresinde itiraz etmemiş olan ancak haciz bildirisinin tebliğinden itibaren 79
uncu maddede düzenlenen bir yıllık dava açma süresi geçmemiş bulunan
üçüncü şahıslarca, kalan süre içinde menfi tespit davası açılabilir.


Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla,
bu Kanun uyarınca düzenlenen ödeme emrine itiraz etmiş ve kısmen veya tamamen
itirazı reddolunan üçüncü şahıslardan; menfi tespit davası açma hakkı
bulunmayanlar ile takip konusu amme alacağının asıl amme borçlusu tarafından
ödenmiş olması nedeniyle borçlu sıfatı sona ermiş olanlardan, bu Kanunun 58
inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hesaplanmış ve tahsil edilmemiş olan
haksız çıkma zammının tahsilinden vazgeçilir.


 


Yürürlük:


Madde
117 – Bu kanun 1 Ocak 1954 tarihinde yürürlüğe girer.


 


Yürütmeye
memur olanlar:


Madde 118 – Bu kanun hükümlerini İcra Vekilleri
Heyeti yürütür.





 


21/7/1953 TARİHLİ VE 6183
SAYILI ANA KANUNA


İŞLENEMEYEN GEÇİCİ
MADDELER


1
–13/6/1963 tarihli ve 251 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:


Geçici madde — Bu kanunun yürürlüğe girmesinden
önce mer'i 60 ıncı maddeye göre en büyük mülkiye memurunun veya tevkil edeceği
zatın tasdiki ile tekemmül etmiş ve henüz infazına başlanmamış olan kararlar
değişik 60 ıncı maddeye göre yeniden alınır. İnfazına başlanmış olanların
infazı durdurulur.


2
– 3/12/1988 tarihli ve 3505 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:


Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe
kadar (bu tarih dahil) her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi
dairesi itibariyle miktarı 500.000 lirayı aşmayan ve vadesi geldiği halde
ödenmemiş olan vergiler ile bu tarih itibariyle ihtilaflı hale getirilmiş ya da
dava açma süresi henüz geçmemiş olan ve miktarı 500.000 lirayı aşmayan
vergilerin % 30 fazlasıyla ve ihtilaf yaratmamak, yaratılmış ihtilaftan
vazgeçmek kaydıyla 31.l2.1988 tarihi sonuna kadar ödenmesi halinde, ödenen bu
vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının
tahsilinden vazgeçilir.


Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce her bir vergi türü, vergilendirme
dönemi ve vergi dairesi itibariyle asılları kısmen veya tamamen ödenmiş bulunan
vergilere ait olan ve her vergi türü itibariyle miktarı 500.000 lirayı aşmayan
gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının % 30'unun 31.12.1988 tarihi
sonuna kadar ödenmesi halinde, kalan % 70'inin tahsilinden vazgeçilir.


Bu
maddenin uygulanmasına ait usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca
belirlenir.


3-
22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:


Geçici
Madde 1 – 1/1/1999 tarihinden önceki vergilendirme dönemleri
için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 9 uncu
maddesinin ibare değişikliğinden önceki hükmü geçerlidir.


213
sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan kaçakçılık, ağır ve kusur
cezalarından; vadesi 1/1/1999 tarihinden önce olup, bu tarih itibariyle
ödenmemiş olanlar ile 1/1/1999 tarihinden sonra kesinleştiği halde
ödenmeyenlere, vade tarihinden ödendikleri tarihe kadar geçen süre için 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre
gecikme zammı uygulanır.


4- 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun Geçici Maddeleri
ve 27 nci Maddesi:


Geçici Madde 1 – (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
28/4/2011 tarihli ve E.: 2009/39, K.: 2011/68 sayılı Kararı ile.)


Geçici Madde 2 – 30/6/2008 tarihine kadar (bu tarih
dahil) yapılacak müracaatlara uygulanmak üzere; Gençlik ve Spor Genel
Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil
edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerinin,
Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine ödenmesi gereken ve 21/7/1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre
takip edilen borçları ile sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik
sigortası primi, idari para cezaları borçları ve bunlara ilişkin gecikme zammı
ve gecikme cezasından oluşan borçları ve
16/8/1997 tarihli ve 4306 sayılı Kanuna göre alınan eğitime katkı payı
ve buna bağlı gecikme zamlarından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih
itibarıyla (ödeme süresi başlamış vadesi geçmemiş olan alacaklar dahil) vadesi
geldiği halde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş olanlar
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinde
aranılan şartlar çerçevesinde müracaat tarihinden itibaren 10 yılı aşmamak
üzere ve azami tecil süresine ilişkin uygulanmakta olan tecil faizi oranının
1/6’sı dikkate alınmak suretiyle teminat alınmaksızın tecil edilebilir.


Bu madde kapsamına giren alacakların
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 6183 sayılı Kanunun 48 inci
maddesine veya 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesi
uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına göre ödenmekte olanlarından, kalan
taksit tutarları için borçluların birinci fıkra hükmünden yararlanmak
istemeleri halinde, tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için
tecil geçerli sayılır. Kalan taksit tutarlarına verilecek sürenin hesabında ilk
tecil tarihi dikkate alınır.


Bu madde hükmünden yararlanmak üzere
başvuran ve borçları bu madde kapsamında taksitlendirilen spor kulüplerinin,
tecil ve taksitlendirme devam ettiği süre içerisinde, tecil müracaat tarihinden
itibaren tahakkuk edecek gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve sigorta
primlerini, vade tarihlerinde yapılacak müracaatlara istinaden 6183 sayılı
Kanunun 48 inci maddesine göre tecil edilenler hariç olmak üzere, bir takvim
yılı içerisinde üç defadan fazla vadesinde tam olarak ödememeleri veya üç
defadan fazla olmamakla birlikte takvim yılı içinde süresinde ödenmeyen bu
vergi ve sigorta primlerinin gecikme cezası, gecikme zammı, gecikme faizi,
bunlara ait vergi cezaları ve bunlara ilişkin idari para cezaları ile birlikte
takvim yılı sonuna kadar ödememeleri halinde bu madde kapsamında yapılmış olan
tecil ve taksitlendirme hükümsüz kalır.


Geçici Madde 3 – T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi
Genel Müdürlüğünün yol bakım ve onarım giderleri karşılığı olarak 31/12/2007
tarihi itibarıyla Ulaştırma Bakanlığından olan ve bu Bakanlıkça tespit edilen
alacaklarına karşılık, bu Genel Müdürlüğün ve bağlı ortaklıklarının 31/12/2007
tarihine (bu tarih dahil) kadar vadesi geldiği halde maddenin yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla ödenmemiş ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince takip
ve tahsil edilen her türlü vergi, fon ve paylar ile vergi cezaları, bunlara
ilişkin gecikme zammı ve gecikme faizlerinden oluşan borçlarının; merkezi
yönetim bütçesinin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahsup
suretiyle terkin edilmesine, Ulaştırma Bakanının teklifi üzerine Maliye Bakanı
yetkilidir. Madde kapsamında mahsuba konu olacak borçlara 31/12/2007 tarihinden
sonra gecikme zammı hesaplanmaz. 


Geçici Madde 4 – Üniversite hastanelerinin (vakıf
üniversiteleri hariç), tedavi giderleri genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri
tarafından karşılanan kişiler ile 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların
Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması
Hakkında Kanuna göre tedavi yardımı karşılanan kişilere sundukları tedavi
hizmetleri karşılığı olarak, 31/3/2008 tarihinden önce (31/3/2008 dahil)
düzenledikleri fatura bedellerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren iki ay içinde Maliye Bakanlığı ile varılacak
mutabakat çerçevesinde tahsil edemedikleri
tespit edilen alacaklarının, Maliye Bakanlığı tarafından mutabakat
tarihinden itibaren bir ay içerisinde % 85’inin ödenmesi halinde geri kalan
kısmı terkin edilir. Terkin edilen kısım için herhangi bir alacak ve hak
talebinde bulunulamayacağı gibi genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, bu
maddede yer alan ve Maliye Bakanlığı tarafından doğrudan ödenmiş olan fatura
bedelleri için üniversite hastanelerine ayrıca bir ödemede bulunmazlar. Bu
fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığı tarafından
belirlenir.


Üniversite hastanelerinin ve Sağlık
Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarının tedavi giderleri belediyeler
bütçelerinden karşılanan personele sundukları tedavi hizmetleri karşılığı
olarak, 31/3/2008 tarihinden önce (31/3/2008 dahil) düzenledikleri fatura
bedellerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde
ilgili belediyeler ile düzenlenecek protokollerle tahsil edemedikleri tespit
edilen alacaklarından, protokoller ile belirlenecek tutarının borçlu
belediyeler tarafından protokolün düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde
ödenmesi halinde geri kalan kısmı terkin edilir. Bu şekilde terkin edilecek
alacak tutarı protokolde belirlenen toplam tahsil edilmemiş alacak tutarının %
25’ini geçemez. Terkin edilen kısım için üniversite hastanelerince ve Sağlık
Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarınca herhangi bir alacak ve hak
talebinde bulunulmaz.


Geçici Madde 5 – 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 79 uncu maddesi uyarınca elektronik ortamda haciz
bildirisi tebliği kapsamına alınmış olan üçüncü şahıslardan, 30/9/2007
tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar Maliye Bakanlığına bağlı
vergi daireleri tarafından tebliğ edilen haciz bildirilerine, nezdlerinde amme
borçlusunun mal, hak ve alacağı bulunmadığı veya haciz bildirisinde belirtilen
tutar kadar olmadığı halde anılan maddede yer alan sürede itiraz etmemiş
olanların, haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarihte amme borçlusunun
nezdlerinde olan mal, hak ve alacak durumunu bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihi takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine bildirmeleri
halinde, bu bildirimler anılan Kanunun 79 uncu maddesi uyarınca süresinde
yapılmış bildirim kabul edilir.


Üçüncü şahısların bu madde
kapsamındaki bildirimlerinin gerçeğe aykırı olduğunun idarece tespiti halinde,
79 uncu maddenin altıncı fıkrasında öngörülen dava açılmaksızın, haciz
bildirisi ile tebliğ edilen amme alacağı bu şahıslardan 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre takip ve tahsil edilir. Bu madde hükmü, yeni bir bildirime
gerek bulunmaksızın, 30/9/2007 ila bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar
tebliğ edilmiş haciz bildirilerine süresinden sonra verilmiş cevapları da
kapsar.


Bu madde kapsamındaki bildirimlerin
hüküm ifade edebilmesi için madde kapsamına giren haciz bildirileri veya bu
haciz bildirileri üzerine düzenlenen ödeme emirleri ile ilgili açılmış
davalardan feragat edilmesi şarttır. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanı yetkilidir. 


MADDE 27 – Bu Kanunun;


a) 6 ncı maddesi, 8 inci maddesinin
(a) bendi, 8 inci maddesinin (ç) bendiyle 193 sayılı Kanuna eklenen geçici 72
nci madde hükmü ve 19 uncu maddesi yayımını izleyen ayın başında,


b) 7 nci maddesinin (b) bendi
31/12/2007 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,


c) 8 inci maddesinin (ç) bendi ile
193 sayılı Kanuna eklenen geçici 73 üncü ve geçici 74 üncü madde hükümleri, 10
uncu maddesinin (g) bendiyle 488 sayılı Kanuna ekli 2 Sayılı Tablonun IV-
Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar bölümüne eklenen (37) numaralı fıkra
hükmü 1/1/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,


ç) 20, 21 ve 22 nci maddeleri 2008
yılı kazançlarına da uygulanmak üzere yayımı tarihinde,


d) 5 ve 16 ncı maddeleri 6/6/2008
tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,


e) 12 nci maddesinin (b) bendi
yayımını izleyen gün,


f) (Değişik: 30/7/2008-5795/1 md.) 12 nci maddesinin (a) bendi ve
25 inci maddesi yayımını izleyen ikinci ayın başında, 18 inci maddesinin (a)
bendi 1/1/2009 tarihinde,


g) 9 uncu maddesinin (ç) bendi
1/7/2008 tarihinde,


h) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,


yürürlüğe girer.


5- 31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı
Kanunun Geçici Maddesi


GEÇİCİ
MADDE 1 - T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün
yol bakım ve onarım giderleri karşılığı olarak 30/4/2012 tarihi itibarıyla
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığından olan ve bu Bakanlıkça tespit
edilen alacaklarına karşılık, bu Genel Müdürlüğün ve bağlı ortaklıklarının
30/4/2012 tarihine (bu tarih dâhil) kadar vadesi geldiği hâlde bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerince takip edilen her türlü vergi, fon ve paylar ile vergi cezaları,
bunlara bağlı gecikme zammı ve gecikme faizlerinden oluşan borçlarının
(28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin
Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında olup bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihe kadar tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan borçları dâhil);
merkezi yönetim bütçesinin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin
mahsup suretiyle terkin edilmesine, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanının teklifi üzerine Maliye Bakanı yetkilidir. Bu kapsamda mahsuba konu
olacak borçlara bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonra gecikme zammı
hesaplanmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir.


 


 


 


6183
SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA


ANAYASA
MAHKEMESİ KARARLARININ


YÜRÜRLÜĞE
GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR TABLO


 








Değiştiren
Kanunun/KHK’nin veya İptal eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası



6183 sayılı
Kanunun değişen   maddeleri



Yürürlüğe Giriş
Tarihi







40



Geçici Madde 4



12/3/1962






85



Geçici Madde 5



1/11/1962






210



45



28/2/1963






251



10, 60



19/6/1963






2347



9, 17, 51, 52, 53,
59, 65, 70, 71, 106



1/1/1981






2975



41, 43, 44, 45, 46,
48, 51, 52, Geçici Madde 6



1/3/1984






3209



48, 51



4/6/1985






3418



41, 51



31/3/1988






3505



51, 106,
İşlenemeyen Hüküm



10/12/1988






3946



51, 107, Geçici
Madde 7



30/12/1993






3986



70



7/5/1994






4108



44



2/6/1995 tarihini
izleyen ikinci ayın başında






Mükerrer Madde 35,
48, 64, 106



2/6/1995






4179



Ek Madde 1



3/9/1996 tarihini
izleyen ayın başında






4369



9, 38,47, 51



1/1/1999






35, 51, 85, 107,
İşlenemeyen Hüküm



29/7/1998






4684



36



3/7/2001






4786



51



15/1/2003






4962



41, 42, 44, 107, Ek
Madde 1



7/8/2003






5035



40, 51



2/1/2004






103



31/12/2003
tarihinden geçerli olmak üzere 2/1/2004






106



1/1/2004 tarihinden
geçerli olmak üzere 2/1/2004






5228



62



31/7/2004






5234



10, Geçici Madde 8



1/1/2005






5281



99, 114



1/1/2005 tarihinden
geçerli olmak üzere 31/12/2004






5458



79



4/3/2006 
tarihini takip eden

ayın ilk 
gününde






5479



21, 79, Geçici
Madde 9



8/4/2006






5516



17, 90



4/4/2007






5728



107, 108, 110, 111,
112, 113, 114



8/2/2008






5766



3, 22/A, 35,
Mükerrer 35, 36/A, 49, İşlenemeyen Hükümler (Geçici Madde 1, 2, 3, 4, 5
ve  Madde 27)



6/6/2008






Geçici  Madde
8



31/12/2007
tarihinden geçerli

olmak üzere
6/6/2008






48



6/6/2008 tarihini
izleyen ayın başında






5838



106, 107



28/2/2009






5904



77, 88



3/7/2009






5951



58



5/2/2010






Geçici Madde 8



31/12/2009
tarihinden geçerli

olmak üzere
5/2/2010






6111



36/A



25/2/2011






6322



39, Geçici Madde 8,
İşlenemeyen Hüküm



15/6/2012






6358



48



10/11/2012






6456



Geçici Madde 8



18/4/2013






Anayasa
Mahkemesinin 19/3/2015 tarihli ve

E.: 2014/144,

K.: 2015/29 sayılı
Kararı



Mükerrer Madde 35



 

3/4/2014






6728



22/A



9/8/2016






7020



48



27/5/2017






48/A



1/1/2018 tarihinden
itibaren vadesi gelen alacaklara uygulanmak üzere 27/5/2017






7061



41



5/12/2017






15, 22/A, 55, 56,
58, 60



1/1/2018






7101



21



15/3/2018






7103



74/A



27/3/2018 tarihini
izleyen aybaşında






KHK/700



4, 22/A, 48, 48/A,
51, 105, 106, Ek Madde 1



24/6/2018 tarihinde
birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri
sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte (9/7/2018)






7316



85, 86, 90, 97,
97/A



22/4/2021






7417



10, 85







Anayasa
Mahkemesinin 21/4/2022 tarihli ve E.: 2021/119, K.: 2022/48 sayılı Kararı



58



2/8/2022






7491



78, Geçici Madde 8



28/12/2023






Anayasa
Mahkemesinin 22/6/2023 tarihli ve E.:2022/134; K.:2023/116 sayılı Kararı



28



Kararın Resmî
Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra

(15/6/2024)






7524



22/A



2/8/2024
















 


 





6183 Sayılı Kanunun Çeşitli Maddelerindeki Oran ve
Miktarlarda


Çeşitli Mevzuat ile
Yapılan Değişiklikler Cetveli


 







Değişiklik Yapan

Mevzuatın



Yayımlandığı

Resmî Gazetenin



Değişiklik Gören
Madde






Tarihi



Numarası



Tarihi



Numarası







24/5/1988



88/12947



27/5/1988



19824



51






28/12/1988



88/13646



30/12/1988



20035



51






27/12/1989



89/14915



30/12/1989



20388



51






22/2/1994



94/5335



8/3/1994



21871



51






Tebliğ



No:382



9/3/1994



21872



48






20/7/1995



95/7138



31/8/1995



22390



51






9/1/1996



96/7798



1/2/1996



22541



51






Tebliğ



No:392



2/2/1996



22542



48






Tebliğ



No:397



22/10/1996



22795



48






11/9/1996



96/8560



1/10/1996



22774 (Mük)



Ek Md.1






26/11/1996



96/8892



21/12/1996



22854



Ek Md.1






29/4/1997



97/9387



31/5/1997



23005



Ek Md.1






8/9/1997



97/9942



20/9/1997



23116



Ek Md.1






21/1/2000



2000/7



21/1/2000



23940 Mük.



51






26/10/2000



2000/1555



2/12/2000



24248



51






Tebliğ



409



25/1/2000



23944



48






Tebliğ



412



21/12/2000



24267



48






3/7/1998



98/11331



9/7/1998



23397



51






Tebliğ



416



31/3/2001



24359



48






Tebliğ



421



2/2/2002



24659



48






3/11/2003



2003/6345



12/11/2003



25287



51






Tebliğ



429



12/11/2003



25287



48






23/2/2005



2005/8551



2/3/2005



25743



51






Tebliğ



434



4/3/2005



25745



48






3/4/2006



2006/10302



21/4/2006



26146



51






Tebliğ



438



28/4/2006



26152



48






2/11/2009



2009/15565



19/11/2009



27411



51






Tebliğ



Tebliğ Seri: C sıra
no: 1



21/11/2009



27413



48






12/10/2010



2010/965



19/10/2010



27734



51






Tebliğ



Tebliğ Seri: C sıra
no: 2



21/10/2010



27736



48






Cum.Kararı



62



5/9/2018



30526



51






Cum. Kararı



1266



29/6/2019



30816



51






Cum. Kararı



1592



2/10/2019



30906



51






Cum. Kararı



1947



30/12/2019



30994



51






Cum. Kararı



7782



14/11/2023



32369



51






Cum. Kararı



8484



21/5/2024



32552



51









 











[1]
4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle; burada yer alan
"Amme, tazminat, inzıbati mahiyette olsun olmasın bütün para
cezalarını" ibaresi "Adli ve idari para cezalarını" şeklinde
değiştirilmiştir.







[2]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“nizamname ve talimatnameler” ibaresi “mevzuat” şeklinde değiştirilmiştir.







[3]
Bu maddede yer alan "Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesinde sayılan
kaçakçılık halleriyle mükerrer 347 nci maddesinin 1 numaralı bendinde
belirtilen..." ibaresi 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81.
maddesiyle "213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca
vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde
sayılan..." olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.







[4]
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile bu fıkrada yer
alan “7” ibaresi “15” olarak değiştirilmiş olup aynı Kanunun 123 üncü maddesi
uyarınca söz konusu değişiklik 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir







[5]
28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle birinci fıkrada yer
alan "vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine defterdar,"
ibaresi "vergi dairesi müdürünün (5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi
yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi
başkanlıklarında, ilgili grup müdürünün ve/veya müdürün) yazılı talebi üzerine
defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı," şeklinde değiştirilmiş, ikinci
fıkrada yer alan "müdürü" ibaresinden sonra gelmek üzere "(5345
sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete
geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürü ve/veya müdür)"
ibaresi eklenmiştir.







[6] 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 1 inci
maddesi ile bu bentte yer alan “her türlü ödemelerde,” ibaresi “her türlü
ödemelerde (mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri
üzerine yapılacak ödemeler dâhil),” şeklinde değiştirilmiştir.







[7] 2/7/2018 tarihli
ve 700 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “, kararname”
ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.


 







[8]
Bu madde başlığı, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle
değiştirilmiştir.







[9]
4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle; bu maddede yer alan
"şirketten tahsil imkanı bulunmayan" ibaresi "şirketten tamamen
veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan"
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.







[10] 20/6/2001 tarihli
ve 4684 sayılı Kanunla bu madde başlığı; “Birleşme, devir ve şekil değiştirme
halleri” iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


 







[11]
31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
"bu yerin belediye sınırları dışındaki" ibaresi "diğer"
şeklinde değiştirilmiştir.







[12]
30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle;


a) Üçüncü fıkraya, "veya
banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı karşılığı olarak ödenmesi
gereken" ibaresi ve "kredi kartı ile yapılan ödemelerde, işlem
tarihini takip eden günden itibaren azami 20,"; beşinci fıkrasına
"veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı karşılığı
olarak ödenmesi gereken"; altıncı fıkrasına "veya banka kartı, kredi
kartı ve benzeri kartlar kullanımından dolayı ödeme yapması gereken" ibareleri
eklenmiştir.


b)
Dördüncü fıkrası “Maliye ve Gümrük Bakanlığı bu süreyi aşmamak üzere bankalar
itibariyle farklı süreler tayin etmeye yetkilidir.” iken metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.


 







[13]
Bu fıkrada yer alan “postane ve posta çek merkezleri müdürleri” ile ilgili olarak
2/3/1950 tarihli ve 5584 sayılı Kanunun Mükerrer 66 ncı maddesine bakınız.







[14]
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, bu fıkranın
birinci cümlesinde yer alan “kredi kartı ile ödenmesi” ibaresi “kredi kartı,
banka kartı ve benzeri kartlar ile ödenmesi” şeklinde ve ikinci cümlesinde yer
alan “kredi kartı kullanılmak” ibaresi “kredi kartı, banka kartı ve benzeri
kartlar kullanılmak” şeklinde değiştirilmiştir.







[15]
30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, bu bentte yer alan
"Çek veya münakale emrinin" ibaresi, "Çek veya münakale emrinin
veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan ödemenin"
şeklinde değiştirilmiştir.







[16]
30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, bu fıkrada yer
alan" paranın bankaya veya postaneye yatırıldığı," ibaresi,
"paranın bankaya veya postaneye yatırıldığı, banka kartı, kredi kartı ve
benzeri kartlar ile yapılan ödemelerde işlemin kartla yapıldığı," şeklinde
değiştirilmiştir.







[17]
4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle; bu fıkrada yer alan
"vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı,
vergi cezası, para cezası ve gecikme zammı alacakları iki yılı, bu alacaklar
dışında kalan amme alacakları ise beş yılı" ibaresi "amme alacağı 36
ayı" şeklinde değiştirilmiştir.







[18]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[19]
9/7/2025 tarihli ve 32951 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 8/7/2025 tarihli ve
10040 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu fıkrada yer alan tutar ikiyüzellibin
Türk Lirası olarak belirlenmiştir.







[20]
31/10/2012 tarihli ve 6358 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, bu fıkrada yer
alan “tayin etmeye” ibaresinden sonra gelmek üzere “ayrıca 213 sayılı Kanuna
göre doğal afetler nedeniyle ilan edilen mücbir sebep hali kapsamındaki amme
borçlularının, mücbir sebep halinin sona erdiği tarihe kadar ödemeleri gereken
amme borçları ile mücbir sebep nedeniyle ödeme süreleri ertelenen amme borçlarını
faiz alınmaksızın veya yürürlükteki faiz oranından daha düşük faiz oranıyla
tecil etmeye” ibaresi eklenmiştir.







[21]
18/5/2017 tarihli ve 7020 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“doğal afetler nedeniyle” ibaresi “Maliye Bakanlığınca” şeklinde
değiştirilmiştir.







[22]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[23]
4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle; bu fıkrada yer alan
"iki senelik" ibaresi "kanuni" şeklinde değiştirilmiştir.







[24]
13/11/2025 tarihli ve 33076 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10556 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararı ile birinci fıkrada yer alan gecikme zammı oranı her
ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere %3,7 olarak belirlenmiştir.







[25] 2/7/2018 tarihli
ve 700 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu”
ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.


 







[26]
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile bu maddelerde yer
alan “7” ibareleri “15” olarak değiştirilmiş olup aynı Kanunun 123 üncü maddesi
uyarınca söz konusu değişiklikler 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.







[27]
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile bu fıkrada yer
alan “7” ibaresi “15” olarak değiştirilmiş olup aynı Kanunun 123 üncü maddesi
uyarınca söz konusu değişiklik 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.







[28]
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile bu fıkrada yer
alan “7” ibaresi “15” olarak değiştirilmiş olup aynı Kanunun 123 üncü maddesi
uyarınca söz konusu değişiklik 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.







[29]
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile bu maddede yer
alan “7” ibareleri “15” olarak değiştirilmiş olup aynı Kanunun 123 üncü maddesi
uyarınca söz konusu değişiklikler 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.







[30]
21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanunun 93 üncü maddesiyle, bu maddenin
27/3/2018 tarihini izleyen aybaşında yürürlüğe gireceği hüküm altına
alınmıştır.







[31]
15/4/2021 tarihli ve 7316 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkranın birinci
cümlesinde  yer alan “Menkul mallar,” ibaresinden
sonra gelmek üzere “elektronik ortamda veya” ibaresi dördüncü cümlesinde yer
alan “değer düşüklüğüne uğrayacağı anlaşılan mallar” ibaresinden sonra gelmek
üzere “ile muhafazası tehlikeli veya masraflı olan mallar” ibaresi eklenmiştir.







[32]
1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 25 inci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “teminat mektubu” ibaresi “10 uncu
maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı teminatların” şeklinde
değiştirilmiştir.







[33]
30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, bu maddede yer
alan “ihale edilen malın değeri iki bin lirayı aştığı takdirde” ibaresi, “ihale
edilen malın değeri 50.000 Yeni Türk Lirasını aştığı takdirde” olarak değiştirilmiştir.







[34]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “İcra Vekilleri Heyeti” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde
değiştirilmiştir.







[35]
Bu fıkrada yer alan, "500.000 liraya kadar (500.000 lira dahil)"
ibaresi, 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle
"5.000.000 liraya kadar (5.000.000 lira dahil)" olarak değiştirilmiş,
daha sonra bu ibare 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle
“anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk
Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20
Türk Lirası dahil) kadar” şeklinde, yine aynı fıkrada yer alan “Bakanlar
Kurulu, bu miktarı on katına” ibaresi de “Bakanlar Kurulu, bu tutarları topluca
veya ayrı ayrı on katına”  olarak
değiştirilmiştir.







[36]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[37]
Bu fıkrada yer alan “tahsile yönelik bilgilerin verilmesi sırrın ifşaı
sayılmaz.” ibaresi, 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle
“tahsile yönelik bilgilerin ve 22/A maddesine göre borcun
olmadığına dair belgeyi arama zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlara, ödeme
ve işleme taraf olanlara ilişkin borç bilgilerinin verilmesi sırrın ifşaı sayılmaz; bu kurum ve kuruluşlarda
vazifeli bulunan kimseler edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirde birinci
fıkra hükmüne göre cezalandırılırlar.” olarak değiştirilmiştir. 







[38]
Bu Madde de sözü edilen oranlar için; 8/9/1997  tarih ve 97/9942 Sayılı
Bakanlar Kurulu Kararına, R.G: 20/9/1997 -23116 daha önceki değişiklikler 
için bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
CETVELİ" ne bakınız.







[39]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[40]
3/4/2013 tarihli ve 6456 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer
Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun ek 3 üncü maddesi”
ibaresi “4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma
Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” şeklinde
değiştirilmiştir.







[41]
31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“31/12/2014” ibaresi “31/12/2023” şeklinde, “genel bütçeye dahil daireler ve
katma bütçeli idarelerce” ibaresi “merkezi yönetim kapsamındaki kamu
idarelerince” şeklinde, “29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı Kanun” ibaresi
“29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların
Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunun ek 3 üncü maddesi” şeklinde değiştirilmiştir.







[42]
4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan
"31.12.2007" ibaresi "31/12/2009" şeklinde, daha sonra
28/1/2010 tarihli ve 5951 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle “31/12/2009” ibaresi
“31/12/2014” şeklinde değiştirilmiştir.







[43]
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle,
bu fıkrada yer alan “31/12/2023” ibaresi “31/12/2028” şeklinde
değiştirilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?