Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2020/2425 K.2021/3291
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların 2003‑2004 döneminde suç işlediği iddiası ve bir sanığın görevini kötüye kullanarak 2010’da sokak tabelası yerleştirip zarar verdiği yönündeki suçlamalar üzerine Temyiz İtirazları; Mahkeme, hatalı tarih gösterimini yazım hatası bulup düşme kararını onayladı, ancak görev kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet kararını 5320 sayılı Kanun’a göre iptal ederek yeni karar verdirdi.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Görevi kötüye kullanma
Hüküm: Sanıklar ... ve ... hakkında düşme, sanık ... hakkında mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanıklar ... ve ... yönünden 2003-2004 yerine 01/01/1995 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davasının düşmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde fen işleri müdürü ve imar ve şehircilik müdürü olarak görev yapan sanığın, katılana ait olan taşınmaz imara uygun hale getirilmeden ve kamulaştırma yapılmadan 2010 yılında sokak tabelası yerleştirerek katılanın zararına yol açtığı iddia edilen olayda; görevi kötüye kullanma suçunun düzenlendiği TCK'nın 257. maddesi genel, tali ve tamamlayıcı bir hüküm olup kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması ile oluşacağı nazara alındığında, sanığın eyleminin TCK'nın 154/1. maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz veya TCK'nın 261. maddesinde düzenlenen kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçunu oluşturabileceği dikkate alınarak davaya bakmanın, delillerin takdir ve tartışılmasının 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden karar tarihinde faaliyette bulunan sulh ceza mahkemesinde yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
N. K.
Suç: Görevi kötüye kullanma
Hüküm: Sanıklar ... ve ... hakkında düşme, sanık ... hakkında mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanıklar ... ve ... yönünden 2003-2004 yerine 01/01/1995 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davasının düşmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde fen işleri müdürü ve imar ve şehircilik müdürü olarak görev yapan sanığın, katılana ait olan taşınmaz imara uygun hale getirilmeden ve kamulaştırma yapılmadan 2010 yılında sokak tabelası yerleştirerek katılanın zararına yol açtığı iddia edilen olayda; görevi kötüye kullanma suçunun düzenlendiği TCK'nın 257. maddesi genel, tali ve tamamlayıcı bir hüküm olup kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması ile oluşacağı nazara alındığında, sanığın eyleminin TCK'nın 154/1. maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz veya TCK'nın 261. maddesinde düzenlenen kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçunu oluşturabileceği dikkate alınarak davaya bakmanın, delillerin takdir ve tartışılmasının 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden karar tarihinde faaliyette bulunan sulh ceza mahkemesinde yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
N. K.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.