Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/3208 K.2016/1745
Özet: Uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulunduran sanığın, esrarı Türkiye’den temin edip Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne götürmesi nedeniyle “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan yargılanması; mahkeme, non bis in idem ilkesine dayanarak yabancı ülkede verilen hüküm nedeniyle bu fiilden dolayı Türkiye’de yeniden kovuşturma yapılamayacağını belirterek kararını bozdu.
Mahkemesi: .... Sulh Ceza
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde üzerinde ele geçen 2.632 gramdan ibaret esrarı Türkiye'den temin ederek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne götüren sanığın savunmasının aksine, suç konusu uyuşturucu maddeyi kullanmak dışında bir amaçla bulundurduğuna ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kesintisiz suç niteliğinde olup, kesintinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde gerçekleştiği, Türk vatandaşı olan sanık hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.06.2007 tarih ve 1770/2007 sayılı kararı ile uyuşturucu madde ithali ve uyuşturucu madde kullanma suçlarından 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, TCK'nın 11. maddesinin 1. fıkrasına göre yurtdışında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından dolayı Türkiye'de yargılamanın yapılabilmesi için yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması gerektiği, hüküm verilmiş ise aynı suçtan Türkiye'de yeniden kovuşturma yapılamayacağı, böylece yabancı ülkede hüküm verilmesi halinde aynı fiilden dolayı birden fazla hüküm verilemeyeceğine ilişkin "non bis in idem" kuralının kabul edildiği ve ayrıca fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında delillerin takdir ve tayininin gerektiği durumlarda sanığın mahkeme huzurunda yapılan sorgusunun hükme dayanak yapılabileceği, bu nedenle sorgusunun yapılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden CMK'nın 193/2. maddesine yanlış anlam yüklenerek sanığın savunması alınmadan ve TCK'nın 11/1. maddesi uyarınca CMK'nın 223. maddesinin 7. fıkrasına göre sanık hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın düşmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 23.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde üzerinde ele geçen 2.632 gramdan ibaret esrarı Türkiye'den temin ederek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne götüren sanığın savunmasının aksine, suç konusu uyuşturucu maddeyi kullanmak dışında bir amaçla bulundurduğuna ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kesintisiz suç niteliğinde olup, kesintinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde gerçekleştiği, Türk vatandaşı olan sanık hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.06.2007 tarih ve 1770/2007 sayılı kararı ile uyuşturucu madde ithali ve uyuşturucu madde kullanma suçlarından 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, TCK'nın 11. maddesinin 1. fıkrasına göre yurtdışında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından dolayı Türkiye'de yargılamanın yapılabilmesi için yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması gerektiği, hüküm verilmiş ise aynı suçtan Türkiye'de yeniden kovuşturma yapılamayacağı, böylece yabancı ülkede hüküm verilmesi halinde aynı fiilden dolayı birden fazla hüküm verilemeyeceğine ilişkin "non bis in idem" kuralının kabul edildiği ve ayrıca fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında delillerin takdir ve tayininin gerektiği durumlarda sanığın mahkeme huzurunda yapılan sorgusunun hükme dayanak yapılabileceği, bu nedenle sorgusunun yapılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden CMK'nın 193/2. maddesine yanlış anlam yüklenerek sanığın savunması alınmadan ve TCK'nın 11/1. maddesi uyarınca CMK'nın 223. maddesinin 7. fıkrasına göre sanık hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın düşmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 23.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.