Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/608 K.2013/3463
Özet: Uyuşmazlık, sanığın çantasının çalındığını iddia ederek yetkili makamlara suç uydurma ve iftira suçundan hüküm beklemesiyle ilgilidir; Mahkeme, sanığın suçu işlenmediğini bildiği halde ihbarda bulunmadığını, dolayısıyla hem suç uydurma hem de iftira suçunun unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat kararını bozmamış ve beraatı onarmıştır.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Suç uydurma
Hüküm: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın müşteki sıfatıyla alınan ilk ifadesinde; olay tarihinde ... caddesi üzerinde yürüdüğü sırada 38 ... 782 plaka sayılı aracın içerisinde bulunan eşkâlini verdiği iki kişi tarafından, omuzunda asılı bulunan çantasının kapkaç suretiyle çalındığını beyan etmesi, yapılan araştırma neticesinde bahse konu araç içerisinde bulunan kişilerin tespit edilmesi ve sanığı ... Barajının kenarında gördüklerini beyan etmeleri üzerine ise bu defa şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde, ilk ifadesinin doğru olmadığını, ... isimli arkadaşı ile birlikte ... Barajına gittiklerini, çantasını araç içerisinde bırakarak bir süre gezdiklerini, ancak döndüklerinde çantasının yerinde olmadığını gördüğünü, park yerinde 38 ... 782 plaka sayılı aracın bulunduğunu ve araç içerisinde bulunan kişilerin çantasını çaldıklarından şüphelendiğini, ancak yanında bulunan arkadaşı ile ... Barajına gitmesini ailesine açıklayamayacağı için olayı farklı şekilde anlattığını beyan etmesi karşısında; sanığın hukuka aykırı fiil isnat ettiği kişinin belirlenebilir olması nedeniyle eyleminin TCK’nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç uydurma suçundan beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 07.03.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık hakkında suç uydurmaktan açılan kamu davasında verilen beraat kararının iftira suçu oluştuğundan bahisle bozulmasına karar verilen olayda çözülmesi gereken hukuki sorun, iftira suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Sanığın ... Barajında arkadaşı ile birlikte gezmekte iken, kapı kilidi bozuk araç içinde bıraktığı çanta ve içerisinde bulunan döviz, pasaport, nüfus cüzdanı ile ziynet eşyalarının çalınması üzerine, yandaki araçta bulunan mağdurlardan şüphelenerek karakola gidip, mağdurların aracının plakasını vererek, bu araçta bulunan iki kişinin ilçe merkezinde kapkaç suretiyle çantasını çaldıklarına dair ihbarda bulunması şeklinde gerçekleşen eyleminde; yerel mahkeme, "ortada işlenmiş bir suçun bulunması ve sanığın suçun işlenme şeklini değişik beyan etmesi nedeniyle suçun unsurları itibariyle oluşmadığı" gerekçesiyle, sanığın beraatine karar vermiştir.
Suç uydurmanın meydana gelebilmesi için gerçekte işlenmeyen bir suçun yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar edilmesi veya işlenmeyen suçun delil ve emarelerinin soruşturma yapılmasını sağlayacak şekilde uydurulması gerekmektedir. Tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın çantasının çalındığı sabittir. Ayrıca suç vasfı değiştirilerek ihbarda bulunulmamıştır. Bu nedenle TCK'nın 271. maddesinde yer alan suç uydurma gerçekleşmemiştir.
İftira suçunda ise; TCK'nın 267. maddesinin gerekçesinde açıklandığı üzere, iftira kasten işlenebilen bir suç tipidir. Doğrudan kastla işlenir. Taksirle veya olası kastla işlenemez. Maddede "işlemediğini bildiği halde" denilerek, iftira suçunun failinin ihbar veya şikayette bulunduğu kişinin suçu işlemediğini bilmesi gerektiği vurgulanmıştır. O nedenle emin olmadan, şüphe üzerine yapılan ihbar ve şikayetler bu suçu oluşturmaz. Aksi takdirde kimse mağduru olduğu suçtan şikayetçi olamaz. Somut olayda da sanık, yarım saat süreyle uzaklaştığı araç içerisinde bulunan çantasının çalınmasından, haklı olarak yakında bulunan mağdurlardan şüphelenerek, çevrede de başka kimselerin bulunmaması nedeniyle, bu şüphe üzerine şikayette bulunmuştur. Anayasal şikayet hakkı kapsamında kalan bu ihbar nedeniyle iftira suçunun manevi unsuru oluşmamıştır.
Ayrıca iftira suçunda fail kendisine hukuka aykırı fiil isnat ettiği ve bu fiili işlemediğini bildiği kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hareket etmelidir. Sanığın böyle bir amacı yoksa, iftira kastı bulunmadığından, suçun manevi unsuru oluşmayacaktır. Sanıkta böyle bir amacın bulunmadığı olayın oluş şekli ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bunun yanısıra gerçekte çantası çalınan sanığın, suç vasfını değiştirmeden olayın oluş biçimini farklı şekilde anlatarak ihbarda bulunulması da iftira suçunu oluşturmaz. Madde gerekçesinde açıklandığı üzere, fiile suç niteliğini değiştirecek eklemeler yapılması iftira suçunu oluşturacaktır. Örneğin hırsızlık suçunun yağma olarak ihbarında olduğu gibi. Ancak suçun niteliği değiştirilmeden fiile eklemeler yapılması ya da suçun abartılarak ihbar edilmesi halinde iftira suçu gerçekleşmeyecektir. Somut olayda da sanık araç içinden yapılan hırsızlığı, evli olduğu için baraja gezmeye gittiğini açıklayamayacağı endişesi ile kapkaç suretiyle hırsızlık olarak ihbar etmiştir. Gerçekte işlenen suç açıkta bırakılmış eşya hakkında adet veya tahsis veya kullanımları gereği hırsızlık, isnat edilen suç ise elde veya üstte çalınan eşyayı çekip olmak süretiyle hırsızlıktır. Sadece suçun nitelikli hallerinde yapılan eklemelerde suç vasfı değişmediğinden, cezanın arttırılmasını gerektiren hallerde yapılan isnatlarda iftiradan söz edilemeyeceğinden, sanığın beraatine karar verilmesi isabetlidir.
Yukarıda izah edildiği üzere; gerçekte hırsızlık suçunun varlığı ve suç vasfında değişiklik yapılarak ihbarda bulunulmaması nedeniyle suç uydurmanın oluşmaması, sanığın çantasını çalan kişiler olduğu şüphesiyle ihbarda bulunması, ihbar ettiği kişilerin masum olduğunu bilerek şikayette bulunmaması, suçun manevi unsurunun oluşmaması, suç vasfı değiştirilmeden yapılan ihbardaki suç ile gerçekte işlenen suç arasındaki farklılıkların iftira suçunu oluşturmaması nedeniyle, beraat kararının onanması düşüncesiyle, sayın çoğunluğun iftira suçunun oluştuğuna ilişkin görüşlerine katılmıyorum. 07.03.2013
Suç: Suç uydurma
Hüküm: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın müşteki sıfatıyla alınan ilk ifadesinde; olay tarihinde ... caddesi üzerinde yürüdüğü sırada 38 ... 782 plaka sayılı aracın içerisinde bulunan eşkâlini verdiği iki kişi tarafından, omuzunda asılı bulunan çantasının kapkaç suretiyle çalındığını beyan etmesi, yapılan araştırma neticesinde bahse konu araç içerisinde bulunan kişilerin tespit edilmesi ve sanığı ... Barajının kenarında gördüklerini beyan etmeleri üzerine ise bu defa şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde, ilk ifadesinin doğru olmadığını, ... isimli arkadaşı ile birlikte ... Barajına gittiklerini, çantasını araç içerisinde bırakarak bir süre gezdiklerini, ancak döndüklerinde çantasının yerinde olmadığını gördüğünü, park yerinde 38 ... 782 plaka sayılı aracın bulunduğunu ve araç içerisinde bulunan kişilerin çantasını çaldıklarından şüphelendiğini, ancak yanında bulunan arkadaşı ile ... Barajına gitmesini ailesine açıklayamayacağı için olayı farklı şekilde anlattığını beyan etmesi karşısında; sanığın hukuka aykırı fiil isnat ettiği kişinin belirlenebilir olması nedeniyle eyleminin TCK’nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç uydurma suçundan beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 07.03.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık hakkında suç uydurmaktan açılan kamu davasında verilen beraat kararının iftira suçu oluştuğundan bahisle bozulmasına karar verilen olayda çözülmesi gereken hukuki sorun, iftira suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Sanığın ... Barajında arkadaşı ile birlikte gezmekte iken, kapı kilidi bozuk araç içinde bıraktığı çanta ve içerisinde bulunan döviz, pasaport, nüfus cüzdanı ile ziynet eşyalarının çalınması üzerine, yandaki araçta bulunan mağdurlardan şüphelenerek karakola gidip, mağdurların aracının plakasını vererek, bu araçta bulunan iki kişinin ilçe merkezinde kapkaç suretiyle çantasını çaldıklarına dair ihbarda bulunması şeklinde gerçekleşen eyleminde; yerel mahkeme, "ortada işlenmiş bir suçun bulunması ve sanığın suçun işlenme şeklini değişik beyan etmesi nedeniyle suçun unsurları itibariyle oluşmadığı" gerekçesiyle, sanığın beraatine karar vermiştir.
Suç uydurmanın meydana gelebilmesi için gerçekte işlenmeyen bir suçun yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar edilmesi veya işlenmeyen suçun delil ve emarelerinin soruşturma yapılmasını sağlayacak şekilde uydurulması gerekmektedir. Tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın çantasının çalındığı sabittir. Ayrıca suç vasfı değiştirilerek ihbarda bulunulmamıştır. Bu nedenle TCK'nın 271. maddesinde yer alan suç uydurma gerçekleşmemiştir.
İftira suçunda ise; TCK'nın 267. maddesinin gerekçesinde açıklandığı üzere, iftira kasten işlenebilen bir suç tipidir. Doğrudan kastla işlenir. Taksirle veya olası kastla işlenemez. Maddede "işlemediğini bildiği halde" denilerek, iftira suçunun failinin ihbar veya şikayette bulunduğu kişinin suçu işlemediğini bilmesi gerektiği vurgulanmıştır. O nedenle emin olmadan, şüphe üzerine yapılan ihbar ve şikayetler bu suçu oluşturmaz. Aksi takdirde kimse mağduru olduğu suçtan şikayetçi olamaz. Somut olayda da sanık, yarım saat süreyle uzaklaştığı araç içerisinde bulunan çantasının çalınmasından, haklı olarak yakında bulunan mağdurlardan şüphelenerek, çevrede de başka kimselerin bulunmaması nedeniyle, bu şüphe üzerine şikayette bulunmuştur. Anayasal şikayet hakkı kapsamında kalan bu ihbar nedeniyle iftira suçunun manevi unsuru oluşmamıştır.
Ayrıca iftira suçunda fail kendisine hukuka aykırı fiil isnat ettiği ve bu fiili işlemediğini bildiği kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hareket etmelidir. Sanığın böyle bir amacı yoksa, iftira kastı bulunmadığından, suçun manevi unsuru oluşmayacaktır. Sanıkta böyle bir amacın bulunmadığı olayın oluş şekli ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bunun yanısıra gerçekte çantası çalınan sanığın, suç vasfını değiştirmeden olayın oluş biçimini farklı şekilde anlatarak ihbarda bulunulması da iftira suçunu oluşturmaz. Madde gerekçesinde açıklandığı üzere, fiile suç niteliğini değiştirecek eklemeler yapılması iftira suçunu oluşturacaktır. Örneğin hırsızlık suçunun yağma olarak ihbarında olduğu gibi. Ancak suçun niteliği değiştirilmeden fiile eklemeler yapılması ya da suçun abartılarak ihbar edilmesi halinde iftira suçu gerçekleşmeyecektir. Somut olayda da sanık araç içinden yapılan hırsızlığı, evli olduğu için baraja gezmeye gittiğini açıklayamayacağı endişesi ile kapkaç suretiyle hırsızlık olarak ihbar etmiştir. Gerçekte işlenen suç açıkta bırakılmış eşya hakkında adet veya tahsis veya kullanımları gereği hırsızlık, isnat edilen suç ise elde veya üstte çalınan eşyayı çekip olmak süretiyle hırsızlıktır. Sadece suçun nitelikli hallerinde yapılan eklemelerde suç vasfı değişmediğinden, cezanın arttırılmasını gerektiren hallerde yapılan isnatlarda iftiradan söz edilemeyeceğinden, sanığın beraatine karar verilmesi isabetlidir.
Yukarıda izah edildiği üzere; gerçekte hırsızlık suçunun varlığı ve suç vasfında değişiklik yapılarak ihbarda bulunulmaması nedeniyle suç uydurmanın oluşmaması, sanığın çantasını çalan kişiler olduğu şüphesiyle ihbarda bulunması, ihbar ettiği kişilerin masum olduğunu bilerek şikayette bulunmaması, suçun manevi unsurunun oluşmaması, suç vasfı değiştirilmeden yapılan ihbardaki suç ile gerçekte işlenen suç arasındaki farklılıkların iftira suçunu oluşturmaması nedeniyle, beraat kararının onanması düşüncesiyle, sayın çoğunluğun iftira suçunun oluştuğuna ilişkin görüşlerine katılmıyorum. 07.03.2013
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.