Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/3699 K.2013/8018
Özet: Uyuşmazlık, sanığın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanarak yasal süreci engelleme ve resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından hüküm konulmasıyla ilgiliydi; mahkeme, bu suçların oluşmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verdi. Mahkemenin sonucu, 22.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla verilen kararda, sanığın cezai sorumluluğunun ortadan kaldırılması ve hükmün iptal edilmesiydi.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 5237 sayılı TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için, failin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, somut olayda; durumundan şüphelenilmesi üzerine görevli polis memurları tarafından kimliği sorulan sanığın, hakkındaki yakalama kararlarının infazını engellemek amacıyla F.. A..'ın kimlik bilgilerini vermekten ibaret eyleminin; TCK'nın 206. maddesindeki "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin olunan cezada etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılması sırasında “2 ay 12 gün” yerine “2 ay 13 gün hapis” cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Şüphe üzerine durdurulan araçta bulunan sanıktan kimlik sorulması ve sanığın kimliğinin yanında olmadığını söyleyerek ismini arkadaşı F.. A.. olarak beyan etmesi, emniyet görevlileri tarafından tanınan sanığın götürüldüğü karakolda gerçek ismini açıklaması ve yapılan GBT sorgusunda ise hırsızlık, dolandırıcılık Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna muhalefet suçlarından çok sayıda arama ve yakalamalarının bulunduğunun tespit edilmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın eyleminin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçuna uyduğu, zaten güvenlik kuvvetlerince tanınan ve başkasına ait isimle herhangi bir belge düzenlenmeyen sanık hakkında resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun oluşmayacağı TCK 268. maddedeki suçun oluştuğu durumlarda 206. maddeden hüküm kurulamayacağı görüşünde olduğumdan; sayın çoğunluğun suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ilişkin bir nolu bozma nedenine katılmıyorum.
1- 5237 sayılı TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için, failin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, somut olayda; durumundan şüphelenilmesi üzerine görevli polis memurları tarafından kimliği sorulan sanığın, hakkındaki yakalama kararlarının infazını engellemek amacıyla F.. A..'ın kimlik bilgilerini vermekten ibaret eyleminin; TCK'nın 206. maddesindeki "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin olunan cezada etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılması sırasında “2 ay 12 gün” yerine “2 ay 13 gün hapis” cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Şüphe üzerine durdurulan araçta bulunan sanıktan kimlik sorulması ve sanığın kimliğinin yanında olmadığını söyleyerek ismini arkadaşı F.. A.. olarak beyan etmesi, emniyet görevlileri tarafından tanınan sanığın götürüldüğü karakolda gerçek ismini açıklaması ve yapılan GBT sorgusunda ise hırsızlık, dolandırıcılık Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna muhalefet suçlarından çok sayıda arama ve yakalamalarının bulunduğunun tespit edilmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın eyleminin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçuna uyduğu, zaten güvenlik kuvvetlerince tanınan ve başkasına ait isimle herhangi bir belge düzenlenmeyen sanık hakkında resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun oluşmayacağı TCK 268. maddedeki suçun oluştuğu durumlarda 206. maddeden hüküm kurulamayacağı görüşünde olduğumdan; sayın çoğunluğun suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ilişkin bir nolu bozma nedenine katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.