Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/9864 K.2012/11584
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Göçmen kaçakçılığı suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 79/1-b, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 1.660,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair, Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2012 tarihli ve 2011/295 esas, 2012/42 sayılı kararı ile ilgili olarak;
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" şeklindeki 223/7. maddesi karşısında, sanık hakkında aynı eyleminden dolayı yapılan yargılama sonucunda Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2011 tarihli ve 2011/89 esas, 2011/203 sayılı kararı ile 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu dikkate alınmadan, hakkındaki davanın reddi yerine yargılamaya devam olunarak yukarı da yazılı şekilde yeniden mahkumiyetine hükmedilmesinde,
2- Suç tarihinin, sanığın Yunan güvenlik görevlilerince yakalandığı tarih olan 13.09.2008 yerine 06.01.2008 olarak kabul edilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 14.09.2012 tarih ve 2012/14596/52326 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2012 tarih ve 2012/245268 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2012 tarih, 2011/295 esas ve 2012/42 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak; aynı fiil nedeniyle aynı hükümlü için önceden verilmiş bir hüküm olduğundan davanın reddine, hükümlünün cezasının kaldırılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Göçmen kaçakçılığı suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 79/1-b, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 1.660,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair, Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2012 tarihli ve 2011/295 esas, 2012/42 sayılı kararı ile ilgili olarak;
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" şeklindeki 223/7. maddesi karşısında, sanık hakkında aynı eyleminden dolayı yapılan yargılama sonucunda Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2011 tarihli ve 2011/89 esas, 2011/203 sayılı kararı ile 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu dikkate alınmadan, hakkındaki davanın reddi yerine yargılamaya devam olunarak yukarı da yazılı şekilde yeniden mahkumiyetine hükmedilmesinde,
2- Suç tarihinin, sanığın Yunan güvenlik görevlilerince yakalandığı tarih olan 13.09.2008 yerine 06.01.2008 olarak kabul edilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 14.09.2012 tarih ve 2012/14596/52326 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2012 tarih ve 2012/245268 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2012 tarih, 2011/295 esas ve 2012/42 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak; aynı fiil nedeniyle aynı hükümlü için önceden verilmiş bir hüküm olduğundan davanın reddine, hükümlünün cezasının kaldırılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.