Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/851 K.2012/3522
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kasten yaralama, tehdit, mala zarar verme
Hüküm : 1- 765 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca mahkumiyet
2- 765 sayılı TCK'nın 456/4, 457/1, 457/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesi uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde;
Kasten yaralama suçundan 765 sayılı TCK'nın 456/4. maddesi uyarınca tayin edilen temel cezada, öncelikle eylemin silahla gerçekleştirilmesi nedeniyle 457. maddenin 1. fıkrası ile, daha sonrada eylemin kardeşe karşı işlenmesi nedeniyle aynı fıkra uyarınca bir kez daha arttırma yapılması gerekirken, uygulama sırasının değiştirilmesi nihai cezada farklılık doğurmadığından sonuca etkili görülmemiş, ayrıca temel cezada arttırım yapıldıktan sonra ikinci kez yapılacak arttırımın bir önceki artırım neticesinde bulunan miktar üzerinden yapılması gerekirken temel ceza ölçü alınarak arttırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesine gelince;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca sanığın polis otosuna zarar vermek şeklindeki eylemine uyan suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 516/ilk ve 522. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesi uyarınca ayrı ayrı uygulama yapılıp her iki kanuna göre sonuç cezalar belirlendikten sonra lehe olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken lehe yasa uygulamasının hatalı yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Kasten yaralama, tehdit, mala zarar verme
Hüküm : 1- 765 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca mahkumiyet
2- 765 sayılı TCK'nın 456/4, 457/1, 457/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesi uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde;
Kasten yaralama suçundan 765 sayılı TCK'nın 456/4. maddesi uyarınca tayin edilen temel cezada, öncelikle eylemin silahla gerçekleştirilmesi nedeniyle 457. maddenin 1. fıkrası ile, daha sonrada eylemin kardeşe karşı işlenmesi nedeniyle aynı fıkra uyarınca bir kez daha arttırma yapılması gerekirken, uygulama sırasının değiştirilmesi nihai cezada farklılık doğurmadığından sonuca etkili görülmemiş, ayrıca temel cezada arttırım yapıldıktan sonra ikinci kez yapılacak arttırımın bir önceki artırım neticesinde bulunan miktar üzerinden yapılması gerekirken temel ceza ölçü alınarak arttırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesine gelince;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca sanığın polis otosuna zarar vermek şeklindeki eylemine uyan suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 516/ilk ve 522. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesi uyarınca ayrı ayrı uygulama yapılıp her iki kanuna göre sonuç cezalar belirlendikten sonra lehe olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken lehe yasa uygulamasının hatalı yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.