Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/8259 K.2013/4893
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme ve hakaret suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararlarının hatalı kısımlarıdır; Mahkeme, 53/1-c maddesinin uygulanmasında yoksunluk, 43. maddeye ilişkin fazla ceza tayini ve yanlış ilamın düzeltilerek onaylanmasına karar verdi.
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi : 05.04.2012
İtiraz Edilen Daire Kararı : 06.02.2012 tarih ve 2010/1171 – 2012/1428 sayılı düzeltilerek onama kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2007 tarih, 2007/379 - 2007/727 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm : 1- Sanık ... hakkında;
a- TCK’nın 265/1, 43/1-2, 53/1, 58/1-6-7. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b- TCK’nın 152/1-a, 43/1-2, 53/1, 58/1-6-7.
maddeleri uyarınca mahkumiyet
c- TCK’nın 125/1-3-a, 43/1-2, 53/1, 58/1-6-7.
maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- Sanık ... hakkında;
TCK’nın 152/1-a, 43/1-2, 53/1, 58/1-6-7.
maddeleri uyarınca mahkumiyet
Suç : Görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, hakaret
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun”un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme ve hakaret suçlarından açılan davaların yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükümleri sanıklar tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 06.02.2012 tarih ve 2010/1171 – 2012/1428 sayılı kararı ile;
“Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında 53/1-c maddesinde öngörülen hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar olacağının gözetilmemesi,
2- Mala zarar verme eylemlerinde teselsül gerçekleşmediği halde TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
3- Tekerrüre esas başka yer mahkemesi ilamı olduğu halde, sanık ... hakkında tekerrüre esas olmayan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2001 tarih, 1999/53 Esas, 2001/20 Karar sayılı ilamı uyarınca TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Sanıklar hakkındaki hüküm fıkralarında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın devamına "anılan Kanunun 53/1. maddesinin c bendindeki hakları kullanmaktan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin yazılması,
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümden 43. maddenin uygulanmasına dair fıkrasının çıkarılması,
Sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarından "İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2001 tarih, 1999/53 Esas, 2001/20 Karar sayılı ilamı ile adam öldürmeye teşebbüs ve cürüm delillerini gizleme suçuyla ilgili ilamı gereği" ibaresinin çıkarılarak yerine "Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2002 tarih, 2000/799 Esas, 2002/133 Karar sayılı ilamı gereği" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri doğru olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA” karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 05.04.2012 tarihli itiraz dilekçesinde;
"a- Kararın "İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.02.2001 tarih, 1993/53 esas, 2001/20 karar sayılı ilamı ile adam öldürmeye teşebbüs ve cürüm delillerini gizleme suçuyla ilgili ilamı gereği ibaresinin çıkarılarak yerine "Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.03.2002 tarih, 2000/799 esas, 2002/133 karar sayılı ilamı gereği" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri doğru olan hükümlerin Düzeltilerek Onanmasına ilişkin bölümüne itirazlarımız.
Tekerrür 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinde düzenlenmiştir. Suçta Tekerrür ve Özel Tehlikeli Suçlular" başlığını taşıyan 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi aşağıda gösterilen düzenlemeyi içermektedir.
Madde 58 - (1) " Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez./(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;/a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,/b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. [...]"
Yüksek Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.02.2012 tarih ve 2010/1171- 2012/1428 Esas ve Karar sayılı kararında: "Sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarından "İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2001 tarih, 1999/53 Esas, 2001/20 Karar sayılı ilamı ile adam öldürmeye teşebbüs ve cürüm delillerini gizleme suçuyla ilgili ilamı gereği" ibaresinin çıkarılarak yerine "Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2002 tarih, 2000/799 Esas, 2002/133 Karar sayılı ilamı gereği" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri doğru olan hükümlerin "Düzeltilerek Onanmasına [...]" karar verilmiştir.
Sanık ...'a ait Ankara Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş 15.05.2007 gün ve 2007/23033 sayılı adli sicil kaydı sorgulaması sonucunu gösteren belgenin incelenmesinde: Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2004 tarih ve 2000/799 - 2002/133 Esas ve Karar sayılı kararıyla verilen, 02.03.2004 günü kesinleşmiş 1 ay 10 gün hapis cezasının hangi tarihte infaz edildiğine ilişkin sözü edilen kayıtta bir veri olmadığı gibi, bu mahkumiyetine ilişkin ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir bir örneği ilgili mahkemeden temin edilerek dava dosyası arasına da konulmamıştır.
Suç tarihi 13.05.2007'dir. 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 2. fıkrasının b bendine göre: "[...] Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; [...] b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,/Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. [...]"
Tekerrüre esas alınan ilamın hangi tarihte infaz edildiğine ilişkin belirsizlik varlığını korumaktadır.
13.03.2007 suç tarihinin üç yıl öncesine denk gelen bir zaman diliminde Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2004 tarih ve 2000/799-2002/133 Esas ve Karar sayılı kararıyla verilen, 02.03.2004 günü kesinleşmiş 1 ay 10 gün hapis cezasının infaz edilmiş olması halinde sanık ...'ın mükerrir sayılmasına, bu bağlamda hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yasal olanak kalmayacaktır.
Yüksek Daire kararında sanık ...'ın sabıka kaydına dayanak oluşturan "Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2004 tarih ve 2000/799 2002/133 Esas ve Karar sayılı kararının kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı bir örneğinin ilgili mahkemeden temin edilerek sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi bağlamında tartışma ve değerlendirme konusu yapılmaması gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmesi yerine, "Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2002 tarih, 2000/799 Esas, 2002/133 Karar sayılı ilamı gereği" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri doğru olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, [...]" karar verilmesi TCK'nın 58/2-b madde, fıkra ve bendine aykırılık oluşturduğu düşünülmüştür.
b- Kararın [...] "sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümden 43. maddenin uygulanmasına dair fıkrasının çıkarılması"na ilişkin bölümüne itirazlarımız.
5271 sayılı CMK'nın "Hükmün Gerekçesinde Gösterilmesi Gereken Hususlar" başlıklı 230. maddesi şu düzenlemeyi içermektedir:
Madde 230 - (1) "Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir: [...] "c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi. / d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar. [...] gösterilmesi gerekir."
5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın Temyiz Mahkemesince Davanın Esasına Hükmedilecek Haller ve Karar Tashihi" başlığını madde 322 - (Değişik madde: 08.06.1936 - 3006/1 md.) maddesine göre:
"(Değişik fıkra: 05.03.1973 - 1696/44 md.) Hükme esas olarak tespit edilen vakıalara tatbikinde kanuna muhalefet edilmesinden dolayı o hüküm bozulmuş ise Yargıtay aşağıda yazılı olan hallerde kendisi davasının esasına hükmeder./1. Vakıanın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraete veya davanın düşmesine yahut aşağı - yukarı haddi olmayan sabit bir cezaya hükmolunması icabederse,/2. Yargıtay Başsavcılığının iddiasına uygun olarak suçluya kanunda yazılı cezanın en aşağı derecesini uygulamayı uygun görürse,/3. Mahkemece sabit görülen suçun unsurları ve vasfı ve cezası hükümde doğru gösterilmiş olduğu halde sadece kanunun madde numarası yanlış yazılmış ise,/4. Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun suçun cezasını azaltmış ve mahkemece suçluya ceza tayininde artırma sebebi kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiil suç sayılmamış olmaktan dolayı birinci halde daha az bir cezanın hükmü ve ikinci halde hiç ceza hükmolunmaması gerekirse, /5. Açıkca tespit edilmiş olan suçlunun doğum ve suç tarihlerine göre ceza tayininde gerekli indirme yapılmamış veya yanlış olarak indirme yapılmış ise,/6. Arttırma veya indirme sonu ceza müddeti veya miktarını tayinde maddi hata yapılmış ise,/7. Hükmedilmiş olan ceza yerine Ceza Kanununun 29. maddesince adli tevbih kararı verilmesi icabederse,/8. Ceza Kanununun 29. maddesindeki tertibin gözetilmemesi yüzünden eksik veya fazla ceza verilmiş ise,/9. (Değişik bent: 21.05.1985 - 3206/64 md.) Harçlar Kanunu ile yargılama giderlerine ilişkin hükümlere ve Avukatlık Kanununa göre düzenlenen ücret tarifesine aykırılık yapılmışsa. Sair hallerde Temyiz Mahkemesi işi yeniden tetkik ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan mahkemeye veya o derecede diğer civar bir mahkemeye gönderir. Cezayı müstelzim suç daha dun derecedeki bir mahkemenin vazifesi dahilinde ise Temyiz Mahkemesi işi o mahkemeye gönderebilir. [...]"
Sanıkların kamu malına zarar verme suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 152/1a, 43/2, 63, 53/1-a-b-c-d-e, 63. madde, fıkra ve bentleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, mahsubuna; sanık ...'ın cezasının TCK'nın 58/1-6,7. madde, fıkra ve bentleri gereğince mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanıklar hakkında bu uygulama yapılırken TCK'nın 152/1-a madde ve fıkrası gereğince 1 yıl olarak belirlenen temel ceza üzerinden TCK'nın 43/1. maddesi gereğince yapılan 1/4 oranında artırım sonucu 1 yıl 3 ay olarak belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında TCK'nın 61. maddesi gözetilerek 1 yıl olarak belirlenen temel cezanın, 1 yıl olarak kalması halinde sanıklar hakkında 1 yıl olarak belirlenen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın "Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar " başlığını taşıyan:
Madde 50- (1) "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;/a) Adlî para cezasına, /b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, /c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, /d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, /e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,/f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir./2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez./3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir./4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir hâlinde uygulanmaz./5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir./6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz./7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir." biçiminde düzenleme içeren seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi olanak dahilindedir.
Yüksek Daire tarafından hükmün "sanıkların kamu malına zarar verme eylemleri teselsül etmediği halde, teselsül ettiğinden bahisle cezalarından TCK'nın 43. maddesi gereğince artırım yapılması" noktasından bozulmasına karar verilmesi yerine "Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümden 43. maddenin uygulanmasına dair fıkrasının çıkarılması,"na karar verilmesi, CMK'nın
23/1-b,c; TCK'nın 61 ve 50. maddelerine aykırılık teşkil ettiği” belirtilerek Dairemizin düzeltilerek onama kararına karşı itirazda bulunulmuştur.
İtiraz dilekçesi içeriğinden de anlaşılacağı üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme ve hakaret suçlarına, sanık ... hakkında ise mala zarar verme suçuna ilişkin olarak Dairemiz tarafından verilen düzeltilerek onama kararına itiraz edilmiştir.
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarına ilişkin olarak verilen düzeltilerek onama kararına karşı ise herhangi bir itiraz bulunmadığından sanık hakkındaki anılan suçlara ilişkin mahkumiyet hükmü Dairemizin 06.02.2012 tarih 2010 /1171 Esas, 2012/1428 sayılı düzeltilerek onama kararı ile kesinleşmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, sanık ...'ın dosyada mevcut adli sicil kaydında yer alan Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2002 tarih ve 2000/799 - 2002/133 Esas ve Karar sayılı 02.03.2004 tarihinde kesinleşen mahkumiyetinin TCK'nın 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alınıp alınmayacağı ile sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde TCK'nın 43. maddesinin uygulanamayacağına ilişkin bozmanın CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bozmayı ve yeniden yargılamayı gerektirecek bir kanuna muhalefet keyfiyeti mi, yoksa CMUK'nın 322/1. maddesi kapsamında bozmayla birlikte Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hallerden mi olduğuna ilişkindir.
İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;
Dosya içerisinde mevcut sanık ...'a ait adli sicil kaydında, Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/799-2002/133 Esas ve Karar sayılı ilamıyla verilen ve 02.03.2004 günü kesinleşmiş olan 1 ay 10 gün hapis cezasının hangi tarihte infaz edildiği belirtilmemiştir. Ayrıca infaz tarihini gösterir bir belge de dava dosyası arasında bulunmamaktadır.
Bu durumda anılan mahkumiyetin infazı üzerinden TCK'nın 58. maddesinde öngörülen 3 yıllık sürenin, temyize konu davanın suç tarihi olan 13.05.2007 tarihi itibariyle dolup dolmadığı kuşkudan uzak bir biçimde belirlenememektedir.
Bu nedenle sanık ...'ın adli sicil kaydında bulunan Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/799-2002/133 Esas ve Karar sayılı 02.03.2004 günü kesinleşen mahkumiyet hükmünün infaz tarihinin tespitinden sonra sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun TCK'nın 58. maddesi bağlamında tartışılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
Diğer itiraz konusuna gelince; sanıklar hakkında TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmadığında, TCK'nın 152/1-a maddesi uyarınca 1 yıl olarak belirlenen temel cezanın, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza niteliği taşıyacağı ve şartları oluştuğunda, mahkemenin takdirine dayalı olarak TCK'nın 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilebileceği, bu durumda da hapis cezasına göre sanıkların daha lehine olacağı açıktır.
Ayrıca itiraz edilen Dairemiz kararının 1 nolu bendinde yer alan ve sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin düzeltilerek onamaya konu olan bozma hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının herhangi bir itirazı yok ise de; dosyanın diğer itirazlar nedeniyle incelenmesiyle 2 ve 3 nolu bentlerin düzeltilerek onamaya konu olmaksızın bozma konusu yapılmasına karar verilmesi gerekmesi karşısında, sanık hakkında uygulanan TCK'nın 53. maddesinde görülen kanuna aykırılığın da bozma konusu yapılması gerektiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülen itirazı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:
1- Dairemizin itiraz edilen düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına,
2- Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme ve hakaret ile sanık ... hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- Sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında 53/1-c maddesinde öngörülen hak yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindekiler bakımından aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar olacağının gözetilmemesi,
b- Mala zarar verme eylemlerinde teselsül gerçekleşmediği gibi TCK’nın 43. maddesinin 2. fıkrasının koşulları bulunmadığı gözetilmeden, bu maddenin uygulanması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
c- Sanık ... hakkında, Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2004 tarihinde kesinleşen 2000/799 Esas 2002/133 Karar sayılı mahkumiyetinin infaz tarihini gösterir onaylı bir örneği ilgili mahkemesinden temin edildikten sonra sonucuna göre TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, tekerrüre esas olmayan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2001 tarih, 1999/53 Esas, 2001/20 Karar sayılı ilamı uyarınca TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İtiraz Yazısının Tarihi : 05.04.2012
İtiraz Edilen Daire Kararı : 06.02.2012 tarih ve 2010/1171 – 2012/1428 sayılı düzeltilerek onama kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2007 tarih, 2007/379 - 2007/727 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm : 1- Sanık ... hakkında;
a- TCK’nın 265/1, 43/1-2, 53/1, 58/1-6-7. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b- TCK’nın 152/1-a, 43/1-2, 53/1, 58/1-6-7.
maddeleri uyarınca mahkumiyet
c- TCK’nın 125/1-3-a, 43/1-2, 53/1, 58/1-6-7.
maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- Sanık ... hakkında;
TCK’nın 152/1-a, 43/1-2, 53/1, 58/1-6-7.
maddeleri uyarınca mahkumiyet
Suç : Görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, hakaret
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun”un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme ve hakaret suçlarından açılan davaların yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükümleri sanıklar tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 06.02.2012 tarih ve 2010/1171 – 2012/1428 sayılı kararı ile;
“Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında 53/1-c maddesinde öngörülen hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar olacağının gözetilmemesi,
2- Mala zarar verme eylemlerinde teselsül gerçekleşmediği halde TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
3- Tekerrüre esas başka yer mahkemesi ilamı olduğu halde, sanık ... hakkında tekerrüre esas olmayan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2001 tarih, 1999/53 Esas, 2001/20 Karar sayılı ilamı uyarınca TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Sanıklar hakkındaki hüküm fıkralarında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın devamına "anılan Kanunun 53/1. maddesinin c bendindeki hakları kullanmaktan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin yazılması,
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümden 43. maddenin uygulanmasına dair fıkrasının çıkarılması,
Sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarından "İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2001 tarih, 1999/53 Esas, 2001/20 Karar sayılı ilamı ile adam öldürmeye teşebbüs ve cürüm delillerini gizleme suçuyla ilgili ilamı gereği" ibaresinin çıkarılarak yerine "Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2002 tarih, 2000/799 Esas, 2002/133 Karar sayılı ilamı gereği" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri doğru olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA” karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 05.04.2012 tarihli itiraz dilekçesinde;
"a- Kararın "İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.02.2001 tarih, 1993/53 esas, 2001/20 karar sayılı ilamı ile adam öldürmeye teşebbüs ve cürüm delillerini gizleme suçuyla ilgili ilamı gereği ibaresinin çıkarılarak yerine "Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.03.2002 tarih, 2000/799 esas, 2002/133 karar sayılı ilamı gereği" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri doğru olan hükümlerin Düzeltilerek Onanmasına ilişkin bölümüne itirazlarımız.
Tekerrür 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinde düzenlenmiştir. Suçta Tekerrür ve Özel Tehlikeli Suçlular" başlığını taşıyan 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi aşağıda gösterilen düzenlemeyi içermektedir.
Madde 58 - (1) " Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez./(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;/a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,/b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. [...]"
Yüksek Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.02.2012 tarih ve 2010/1171- 2012/1428 Esas ve Karar sayılı kararında: "Sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarından "İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2001 tarih, 1999/53 Esas, 2001/20 Karar sayılı ilamı ile adam öldürmeye teşebbüs ve cürüm delillerini gizleme suçuyla ilgili ilamı gereği" ibaresinin çıkarılarak yerine "Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2002 tarih, 2000/799 Esas, 2002/133 Karar sayılı ilamı gereği" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri doğru olan hükümlerin "Düzeltilerek Onanmasına [...]" karar verilmiştir.
Sanık ...'a ait Ankara Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş 15.05.2007 gün ve 2007/23033 sayılı adli sicil kaydı sorgulaması sonucunu gösteren belgenin incelenmesinde: Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2004 tarih ve 2000/799 - 2002/133 Esas ve Karar sayılı kararıyla verilen, 02.03.2004 günü kesinleşmiş 1 ay 10 gün hapis cezasının hangi tarihte infaz edildiğine ilişkin sözü edilen kayıtta bir veri olmadığı gibi, bu mahkumiyetine ilişkin ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir bir örneği ilgili mahkemeden temin edilerek dava dosyası arasına da konulmamıştır.
Suç tarihi 13.05.2007'dir. 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 2. fıkrasının b bendine göre: "[...] Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; [...] b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,/Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. [...]"
Tekerrüre esas alınan ilamın hangi tarihte infaz edildiğine ilişkin belirsizlik varlığını korumaktadır.
13.03.2007 suç tarihinin üç yıl öncesine denk gelen bir zaman diliminde Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2004 tarih ve 2000/799-2002/133 Esas ve Karar sayılı kararıyla verilen, 02.03.2004 günü kesinleşmiş 1 ay 10 gün hapis cezasının infaz edilmiş olması halinde sanık ...'ın mükerrir sayılmasına, bu bağlamda hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yasal olanak kalmayacaktır.
Yüksek Daire kararında sanık ...'ın sabıka kaydına dayanak oluşturan "Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2004 tarih ve 2000/799 2002/133 Esas ve Karar sayılı kararının kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı bir örneğinin ilgili mahkemeden temin edilerek sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi bağlamında tartışma ve değerlendirme konusu yapılmaması gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmesi yerine, "Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2002 tarih, 2000/799 Esas, 2002/133 Karar sayılı ilamı gereği" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri doğru olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, [...]" karar verilmesi TCK'nın 58/2-b madde, fıkra ve bendine aykırılık oluşturduğu düşünülmüştür.
b- Kararın [...] "sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümden 43. maddenin uygulanmasına dair fıkrasının çıkarılması"na ilişkin bölümüne itirazlarımız.
5271 sayılı CMK'nın "Hükmün Gerekçesinde Gösterilmesi Gereken Hususlar" başlıklı 230. maddesi şu düzenlemeyi içermektedir:
Madde 230 - (1) "Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir: [...] "c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi. / d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar. [...] gösterilmesi gerekir."
5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın Temyiz Mahkemesince Davanın Esasına Hükmedilecek Haller ve Karar Tashihi" başlığını madde 322 - (Değişik madde: 08.06.1936 - 3006/1 md.) maddesine göre:
"(Değişik fıkra: 05.03.1973 - 1696/44 md.) Hükme esas olarak tespit edilen vakıalara tatbikinde kanuna muhalefet edilmesinden dolayı o hüküm bozulmuş ise Yargıtay aşağıda yazılı olan hallerde kendisi davasının esasına hükmeder./1. Vakıanın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraete veya davanın düşmesine yahut aşağı - yukarı haddi olmayan sabit bir cezaya hükmolunması icabederse,/2. Yargıtay Başsavcılığının iddiasına uygun olarak suçluya kanunda yazılı cezanın en aşağı derecesini uygulamayı uygun görürse,/3. Mahkemece sabit görülen suçun unsurları ve vasfı ve cezası hükümde doğru gösterilmiş olduğu halde sadece kanunun madde numarası yanlış yazılmış ise,/4. Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun suçun cezasını azaltmış ve mahkemece suçluya ceza tayininde artırma sebebi kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiil suç sayılmamış olmaktan dolayı birinci halde daha az bir cezanın hükmü ve ikinci halde hiç ceza hükmolunmaması gerekirse, /5. Açıkca tespit edilmiş olan suçlunun doğum ve suç tarihlerine göre ceza tayininde gerekli indirme yapılmamış veya yanlış olarak indirme yapılmış ise,/6. Arttırma veya indirme sonu ceza müddeti veya miktarını tayinde maddi hata yapılmış ise,/7. Hükmedilmiş olan ceza yerine Ceza Kanununun 29. maddesince adli tevbih kararı verilmesi icabederse,/8. Ceza Kanununun 29. maddesindeki tertibin gözetilmemesi yüzünden eksik veya fazla ceza verilmiş ise,/9. (Değişik bent: 21.05.1985 - 3206/64 md.) Harçlar Kanunu ile yargılama giderlerine ilişkin hükümlere ve Avukatlık Kanununa göre düzenlenen ücret tarifesine aykırılık yapılmışsa. Sair hallerde Temyiz Mahkemesi işi yeniden tetkik ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan mahkemeye veya o derecede diğer civar bir mahkemeye gönderir. Cezayı müstelzim suç daha dun derecedeki bir mahkemenin vazifesi dahilinde ise Temyiz Mahkemesi işi o mahkemeye gönderebilir. [...]"
Sanıkların kamu malına zarar verme suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 152/1a, 43/2, 63, 53/1-a-b-c-d-e, 63. madde, fıkra ve bentleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, mahsubuna; sanık ...'ın cezasının TCK'nın 58/1-6,7. madde, fıkra ve bentleri gereğince mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanıklar hakkında bu uygulama yapılırken TCK'nın 152/1-a madde ve fıkrası gereğince 1 yıl olarak belirlenen temel ceza üzerinden TCK'nın 43/1. maddesi gereğince yapılan 1/4 oranında artırım sonucu 1 yıl 3 ay olarak belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında TCK'nın 61. maddesi gözetilerek 1 yıl olarak belirlenen temel cezanın, 1 yıl olarak kalması halinde sanıklar hakkında 1 yıl olarak belirlenen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın "Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar " başlığını taşıyan:
Madde 50- (1) "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;/a) Adlî para cezasına, /b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, /c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, /d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, /e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,/f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir./2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez./3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir./4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir hâlinde uygulanmaz./5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir./6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz./7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir." biçiminde düzenleme içeren seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi olanak dahilindedir.
Yüksek Daire tarafından hükmün "sanıkların kamu malına zarar verme eylemleri teselsül etmediği halde, teselsül ettiğinden bahisle cezalarından TCK'nın 43. maddesi gereğince artırım yapılması" noktasından bozulmasına karar verilmesi yerine "Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümden 43. maddenin uygulanmasına dair fıkrasının çıkarılması,"na karar verilmesi, CMK'nın
23/1-b,c; TCK'nın 61 ve 50. maddelerine aykırılık teşkil ettiği” belirtilerek Dairemizin düzeltilerek onama kararına karşı itirazda bulunulmuştur.
İtiraz dilekçesi içeriğinden de anlaşılacağı üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme ve hakaret suçlarına, sanık ... hakkında ise mala zarar verme suçuna ilişkin olarak Dairemiz tarafından verilen düzeltilerek onama kararına itiraz edilmiştir.
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarına ilişkin olarak verilen düzeltilerek onama kararına karşı ise herhangi bir itiraz bulunmadığından sanık hakkındaki anılan suçlara ilişkin mahkumiyet hükmü Dairemizin 06.02.2012 tarih 2010 /1171 Esas, 2012/1428 sayılı düzeltilerek onama kararı ile kesinleşmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, sanık ...'ın dosyada mevcut adli sicil kaydında yer alan Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2002 tarih ve 2000/799 - 2002/133 Esas ve Karar sayılı 02.03.2004 tarihinde kesinleşen mahkumiyetinin TCK'nın 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alınıp alınmayacağı ile sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde TCK'nın 43. maddesinin uygulanamayacağına ilişkin bozmanın CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bozmayı ve yeniden yargılamayı gerektirecek bir kanuna muhalefet keyfiyeti mi, yoksa CMUK'nın 322/1. maddesi kapsamında bozmayla birlikte Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hallerden mi olduğuna ilişkindir.
İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;
Dosya içerisinde mevcut sanık ...'a ait adli sicil kaydında, Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/799-2002/133 Esas ve Karar sayılı ilamıyla verilen ve 02.03.2004 günü kesinleşmiş olan 1 ay 10 gün hapis cezasının hangi tarihte infaz edildiği belirtilmemiştir. Ayrıca infaz tarihini gösterir bir belge de dava dosyası arasında bulunmamaktadır.
Bu durumda anılan mahkumiyetin infazı üzerinden TCK'nın 58. maddesinde öngörülen 3 yıllık sürenin, temyize konu davanın suç tarihi olan 13.05.2007 tarihi itibariyle dolup dolmadığı kuşkudan uzak bir biçimde belirlenememektedir.
Bu nedenle sanık ...'ın adli sicil kaydında bulunan Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/799-2002/133 Esas ve Karar sayılı 02.03.2004 günü kesinleşen mahkumiyet hükmünün infaz tarihinin tespitinden sonra sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun TCK'nın 58. maddesi bağlamında tartışılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
Diğer itiraz konusuna gelince; sanıklar hakkında TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmadığında, TCK'nın 152/1-a maddesi uyarınca 1 yıl olarak belirlenen temel cezanın, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza niteliği taşıyacağı ve şartları oluştuğunda, mahkemenin takdirine dayalı olarak TCK'nın 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilebileceği, bu durumda da hapis cezasına göre sanıkların daha lehine olacağı açıktır.
Ayrıca itiraz edilen Dairemiz kararının 1 nolu bendinde yer alan ve sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin düzeltilerek onamaya konu olan bozma hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının herhangi bir itirazı yok ise de; dosyanın diğer itirazlar nedeniyle incelenmesiyle 2 ve 3 nolu bentlerin düzeltilerek onamaya konu olmaksızın bozma konusu yapılmasına karar verilmesi gerekmesi karşısında, sanık hakkında uygulanan TCK'nın 53. maddesinde görülen kanuna aykırılığın da bozma konusu yapılması gerektiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülen itirazı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:
1- Dairemizin itiraz edilen düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına,
2- Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme ve hakaret ile sanık ... hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- Sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında 53/1-c maddesinde öngörülen hak yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindekiler bakımından aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar olacağının gözetilmemesi,
b- Mala zarar verme eylemlerinde teselsül gerçekleşmediği gibi TCK’nın 43. maddesinin 2. fıkrasının koşulları bulunmadığı gözetilmeden, bu maddenin uygulanması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
c- Sanık ... hakkında, Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2004 tarihinde kesinleşen 2000/799 Esas 2002/133 Karar sayılı mahkumiyetinin infaz tarihini gösterir onaylı bir örneği ilgili mahkemesinden temin edildikten sonra sonucuna göre TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, tekerrüre esas olmayan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2001 tarih, 1999/53 Esas, 2001/20 Karar sayılı ilamı uyarınca TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.