Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/7990 K.2012/14459
Özet: Uyuşmazlık konusu, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, 2911 sayılı Kanuna muhalefet ve propagandayı yapma gibi suçlamalar üzerine kurulu bir davadır. Mahkeme, sanığı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca mahkum ederek çeşitli cezai yaptırımlar (hüküm, infaz rejimi, mükerrer ceza vb.) uygulamış ve kararını 2012/7990 E. 2012/14459 K. dosyasıyla birlikte kesinleştirmiştir.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, 2911 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm: 1- TCK’nın 314/3, 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2, 62, 53/1, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK’nın 86/1, 62, 53/1, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 62, 53/1, 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet
4- TCK’nın 265/1-3, 62, 53/1, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
5- 2911 sayılı Kanunun 33/1, TCK’nın 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
6- 2911 sayılı Kanunun 32/1, TCK’nın 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
7- TCK’nın 54. maddesi uyarınca müsadere
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hüküm nedeniyle anılan madde uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüş, kasten yaralama suçunun kamu görevlisine karşı işlendiği gözetilmeyerek TCK’nın 86/1. maddesi uyarınca tayin olunan cezanın anılan kanunun 86/3-c maddesi uyarınca artırılmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kasten yaralama suçunun vücutta kemik kırığı meydana gelecek şekilde işlenmesi nedeniyle tayin olunan temel cezadan artırım yapılırken dayanağı olan yasa ve maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 6. fıkrasının 2. bendine “5237 sayılı TCK’nın 87/3. maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 85. maddesiyle TCK'nın 220/6. maddesinde yapılan değişiklik ile sanığa yüklenen 2911 sayılı Kanuna aykırılık suçunun tarihi, işlenme yöntemi ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezaların sürelerine göre, aynı Kanunun geçici 1 ve 2. maddeleri kapsamında kaldığı anlaşıldığından; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
3- Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Sanığın saik ve kastı da dikkate alındığında; 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklaması yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan 3713 sayılı Kanunun 7/2-a maddesine uygun biçiminde işlenen "terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşünde kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması" ve gösteri yürüyüşü sırasında işlenen TCK'nın 265/1. maddesine uygun "kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme" eylemlerinden açılan davalara ilişkin dosyanın 6352 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla;
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara ilişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, 2911 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm: 1- TCK’nın 314/3, 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2, 62, 53/1, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK’nın 86/1, 62, 53/1, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 62, 53/1, 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet
4- TCK’nın 265/1-3, 62, 53/1, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
5- 2911 sayılı Kanunun 33/1, TCK’nın 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
6- 2911 sayılı Kanunun 32/1, TCK’nın 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
7- TCK’nın 54. maddesi uyarınca müsadere
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hüküm nedeniyle anılan madde uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüş, kasten yaralama suçunun kamu görevlisine karşı işlendiği gözetilmeyerek TCK’nın 86/1. maddesi uyarınca tayin olunan cezanın anılan kanunun 86/3-c maddesi uyarınca artırılmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kasten yaralama suçunun vücutta kemik kırığı meydana gelecek şekilde işlenmesi nedeniyle tayin olunan temel cezadan artırım yapılırken dayanağı olan yasa ve maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 6. fıkrasının 2. bendine “5237 sayılı TCK’nın 87/3. maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 85. maddesiyle TCK'nın 220/6. maddesinde yapılan değişiklik ile sanığa yüklenen 2911 sayılı Kanuna aykırılık suçunun tarihi, işlenme yöntemi ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezaların sürelerine göre, aynı Kanunun geçici 1 ve 2. maddeleri kapsamında kaldığı anlaşıldığından; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
3- Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Sanığın saik ve kastı da dikkate alındığında; 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklaması yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan 3713 sayılı Kanunun 7/2-a maddesine uygun biçiminde işlenen "terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşünde kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması" ve gösteri yürüyüşü sırasında işlenen TCK'nın 265/1. maddesine uygun "kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme" eylemlerinden açılan davalara ilişkin dosyanın 6352 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla;
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara ilişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.