Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/6968 K.2012/8795
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Hırsızlık, mala zarar verme
Hüküm : 1- TCK'nın 142/1-b, 53, 58/7. madeleri uyarınca mahkumiyet, temyiz isteminin reddine
2- TCK'nın 152/1-a, 53, 58/7. maddeleri uyarınca mahkumiyet, temyiz isteminin reddine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cezaevinde bulunan sanığa gerekçeli kararın Tebligat Kanununun 19. maddesi yerine usulüne uygun olmayan şekilde tebliğ edildiği gibi 5271 sayılı CMK'nın 34/2 ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, kararda temyiz mercii gösterilmediği, bu nedenle hükümlünün temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla: temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 01.02.2011 günlü ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında, iş yeri dokunulmazlığının ihlali eylemi nedeniyle zamanaşımı süresi içerisinde dava açılması mümkün görülmüştür.
1- Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, hükmün gerekçesinde sübuta ilişkin deliller arasında gösterilen Pazar (Rize) Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/132 Esas - 2008/68 Karar sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, denetime olanak sağlayacak biçimde onaylı bir suretinin bu dosya içerisine konularak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve doktor odasından dışarıya açılan pimapen pencere alt çerçeve dış yüzeyinden tespit edilen 2 nolu 2 adet parmak izinin sanığın yönetimine uygun parmak izi aldırılarak karşılaştırılması suretiyle sanığa ait olup olmadığı hususu araştırıldıktan sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- TCK'nın 58. maddesinin uygulanması sırasında adli sicil kaydındaki hangi ilamın hükme esas alındığının karar yerinde gösterilmemesi,
b- 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanık hakkındaki hüküm kesinleştirilip infaza verildiği anlaşıldığından infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin temini için Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına 15.08.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Hırsızlık, mala zarar verme
Hüküm : 1- TCK'nın 142/1-b, 53, 58/7. madeleri uyarınca mahkumiyet, temyiz isteminin reddine
2- TCK'nın 152/1-a, 53, 58/7. maddeleri uyarınca mahkumiyet, temyiz isteminin reddine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cezaevinde bulunan sanığa gerekçeli kararın Tebligat Kanununun 19. maddesi yerine usulüne uygun olmayan şekilde tebliğ edildiği gibi 5271 sayılı CMK'nın 34/2 ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, kararda temyiz mercii gösterilmediği, bu nedenle hükümlünün temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla: temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 01.02.2011 günlü ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında, iş yeri dokunulmazlığının ihlali eylemi nedeniyle zamanaşımı süresi içerisinde dava açılması mümkün görülmüştür.
1- Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, hükmün gerekçesinde sübuta ilişkin deliller arasında gösterilen Pazar (Rize) Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/132 Esas - 2008/68 Karar sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, denetime olanak sağlayacak biçimde onaylı bir suretinin bu dosya içerisine konularak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve doktor odasından dışarıya açılan pimapen pencere alt çerçeve dış yüzeyinden tespit edilen 2 nolu 2 adet parmak izinin sanığın yönetimine uygun parmak izi aldırılarak karşılaştırılması suretiyle sanığa ait olup olmadığı hususu araştırıldıktan sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- TCK'nın 58. maddesinin uygulanması sırasında adli sicil kaydındaki hangi ilamın hükme esas alındığının karar yerinde gösterilmemesi,
b- 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanık hakkındaki hüküm kesinleştirilip infaza verildiği anlaşıldığından infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin temini için Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına 15.08.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.