Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/692 K.2012/2585
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, patlayıcı madde bulundurma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, görevi yaptırmamak için direnme
Hüküm : 1- TCK'nın 314/3, 220/6. maddeleri yollamasıyla 314/2, 62, 53/1-2-3, 58/7-9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK'nın 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet (4 kez)
3- TCK'nın 265/1-3-4, 62, 53/1-2-3, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2 kez)
4- TCK'nın 170/1-a, 62, 53/1-2-3, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
5- TCK'nın 174/1-2, 62, 52, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Herbir suç nedeniyle hükmolunan cezaların süresi itibariyle şartları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
1- Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, patlayıcı madde bulundurma ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, patlayıcı madde bulundurma ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
TCK'nın 53/1. maddesi ile düzenlenen hak yoksunluğunun kazanılmış hak teşkil etmeyip, güvenlik tedbiri niteliğinde olması nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak patlayıcı madde bulundurma suçu yönünden her zaman uygulanması mümkün görülmüştür.
Hükmün esasını oluşturan kısa kararda mahkemenin sanığa atılı eylemin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu oluşturduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından, gerekçeli kararda sanığın eylemlerin sürekliliği ve çeşitliliği nedeniyle örgüt üyeliğinden cezalandırılması gerektiği şeklindeki gerekçe, TCK'nın 314/3 ve 220/6. maddelerindeki düzenlemenin niteliğide dikkate alındığında sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde aşağıda belirtilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diyer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanunla değişik 5/2. maddesi hükmüne göre suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması dolayısıyla ilgili maddesinde cezanın arttırılmasının öngörülmesi halinde sadece bu madde hükmüne göre cezada artırım yapılacağı ve artırımın cezanın 2/3'ünden az olamayacağı, TCK’nın 265/4. maddesinde bu suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması sebebiyle cezanın arttırılacağına ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında TCK’nın 265. maddesinin 1 ve 3. fıkralarına göre tayin edilen cezaların 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesine göre 1/2 oranında arttırılması gerekirken 2/3 oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, ancak; bu hususun yeniden yargılama yapılmadan CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, C-1 ve C-2 hükümlerin üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümden çıkarılarak yerine “sanık hakkında TCK’nın 265/1-3. maddesi uyarınca tayin olunan 1 yıl 4 ay hapis cezasının 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 1 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezasına indirilmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, patlayıcı madde bulundurma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, görevi yaptırmamak için direnme
Hüküm : 1- TCK'nın 314/3, 220/6. maddeleri yollamasıyla 314/2, 62, 53/1-2-3, 58/7-9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK'nın 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet (4 kez)
3- TCK'nın 265/1-3-4, 62, 53/1-2-3, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2 kez)
4- TCK'nın 170/1-a, 62, 53/1-2-3, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
5- TCK'nın 174/1-2, 62, 52, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Herbir suç nedeniyle hükmolunan cezaların süresi itibariyle şartları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
1- Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, patlayıcı madde bulundurma ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, patlayıcı madde bulundurma ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
TCK'nın 53/1. maddesi ile düzenlenen hak yoksunluğunun kazanılmış hak teşkil etmeyip, güvenlik tedbiri niteliğinde olması nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak patlayıcı madde bulundurma suçu yönünden her zaman uygulanması mümkün görülmüştür.
Hükmün esasını oluşturan kısa kararda mahkemenin sanığa atılı eylemin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu oluşturduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından, gerekçeli kararda sanığın eylemlerin sürekliliği ve çeşitliliği nedeniyle örgüt üyeliğinden cezalandırılması gerektiği şeklindeki gerekçe, TCK'nın 314/3 ve 220/6. maddelerindeki düzenlemenin niteliğide dikkate alındığında sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde aşağıda belirtilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diyer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanunla değişik 5/2. maddesi hükmüne göre suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması dolayısıyla ilgili maddesinde cezanın arttırılmasının öngörülmesi halinde sadece bu madde hükmüne göre cezada artırım yapılacağı ve artırımın cezanın 2/3'ünden az olamayacağı, TCK’nın 265/4. maddesinde bu suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması sebebiyle cezanın arttırılacağına ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında TCK’nın 265. maddesinin 1 ve 3. fıkralarına göre tayin edilen cezaların 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesine göre 1/2 oranında arttırılması gerekirken 2/3 oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, ancak; bu hususun yeniden yargılama yapılmadan CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, C-1 ve C-2 hükümlerin üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümden çıkarılarak yerine “sanık hakkında TCK’nın 265/1-3. maddesi uyarınca tayin olunan 1 yıl 4 ay hapis cezasının 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 1 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezasına indirilmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.