Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/5472 K.2012/9197
ÖZET: İDDİANAMEDE DAVA KONUSU EDİLEN BİR FİİL AÇIKLANIRKEN BAŞKA BİR FİİLDEN SÖZ EDİLMESİNİN, BU İKİNCİ FİİLDEN DOLAYI DA DAVA AÇILDIĞI ANLAMINA GELMEYECEĞİ VE HÜKMÜN ANCAK İDDİANAMEDE UNSURLARI GÖSTERİLEN SUÇA İLİŞKİN FİİL VE FAİL HAKKINDA VERİLECEĞİ GÖZETİLMELİDİR.
3713 SAYILI KANUN’UN 7/2-A MADDESİNE UYGUN “TERÖR ÖRGÜTÜNÜN PROPAGANDASINA DÖNÜŞTÜRÜLEN GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜNDE, KİMLİĞİN GİZLENMESİ AMACIYLA YÜZÜN KAPATILMASI” EYLEMİ SANIĞIN SAİKİYLE BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE 6352 SAYILI KANUN’UN GEÇİCİ 1. MADDESİ KAPSAMINDA DÜŞÜNCE VE KANAAT AÇIKLAMASI YÖNTEMİ OLARAK KABUL EDİLEMEZ.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
20.10.2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 13.10.2010 olarak yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanılgısı olarak görülmüştür.
1- Sanık hakkında 2911 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından kurulan hükme ilişkin temyizin incelenmesinde;
İddianamede dava konusu edilen bir fiil açıklanırken başka bir fiilden söz edilmesi, bu ikinci fiilden dolayı da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği ve hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verileceği gözetilmeyerek dava konusu edilmeyen 2911 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan da hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 225/1. maddesine muhalefet edilmesi kanuna aykırı,
2- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve 06.12.2009 ile 06.03.2011 tarihli silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 85. maddesiyle TCK’nın 220/6. maddesinde yapılan değişiklik ile sanığa yüklenen 06.12.2009 ile 06.03.2011 tarihli silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçlarının tarihleri, işlenme yöntemleri ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezaların sürelerine göre; aynı Kanun’un geçici 1 ve 2. maddeleri kapsamında kaldığı anlaşıldığından; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
3- 20.10.2010 tarihli kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme ve 26.12.2009 ile 20.10.2010 tarihli silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
Sanığın saiki de dikkate alındığında; 6352 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklaması yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan 3713 sayılı Kanun’un 7/2-a maddesine uygun “terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşünde, kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması” ve TCK’nın 265/1. maddesine uygun “kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme” eylemlerinden açılan davalara ilişkin dosyanın 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla;
Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanun’un 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
3713 SAYILI KANUN’UN 7/2-A MADDESİNE UYGUN “TERÖR ÖRGÜTÜNÜN PROPAGANDASINA DÖNÜŞTÜRÜLEN GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜNDE, KİMLİĞİN GİZLENMESİ AMACIYLA YÜZÜN KAPATILMASI” EYLEMİ SANIĞIN SAİKİYLE BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE 6352 SAYILI KANUN’UN GEÇİCİ 1. MADDESİ KAPSAMINDA DÜŞÜNCE VE KANAAT AÇIKLAMASI YÖNTEMİ OLARAK KABUL EDİLEMEZ.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
20.10.2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 13.10.2010 olarak yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanılgısı olarak görülmüştür.
1- Sanık hakkında 2911 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından kurulan hükme ilişkin temyizin incelenmesinde;
İddianamede dava konusu edilen bir fiil açıklanırken başka bir fiilden söz edilmesi, bu ikinci fiilden dolayı da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği ve hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verileceği gözetilmeyerek dava konusu edilmeyen 2911 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan da hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 225/1. maddesine muhalefet edilmesi kanuna aykırı,
2- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve 06.12.2009 ile 06.03.2011 tarihli silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 85. maddesiyle TCK’nın 220/6. maddesinde yapılan değişiklik ile sanığa yüklenen 06.12.2009 ile 06.03.2011 tarihli silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçlarının tarihleri, işlenme yöntemleri ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezaların sürelerine göre; aynı Kanun’un geçici 1 ve 2. maddeleri kapsamında kaldığı anlaşıldığından; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
3- 20.10.2010 tarihli kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme ve 26.12.2009 ile 20.10.2010 tarihli silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
Sanığın saiki de dikkate alındığında; 6352 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklaması yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan 3713 sayılı Kanun’un 7/2-a maddesine uygun “terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşünde, kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması” ve TCK’nın 265/1. maddesine uygun “kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme” eylemlerinden açılan davalara ilişkin dosyanın 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla;
Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanun’un 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.