Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/2569 K.2012/13910
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: İftira
Hüküm: TCK’nın 268/1, 267/1, 43/1, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa atılı “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun oluşabilmesi için, failin işlemiş olduğu bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesi gerektiği, somut olayda ise sanığın farklı tarihlerde dört kez trafik ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında görevli polis memurlarına ...’ye ait ehliyet bilgilerini vermek suretiyle yalan beyanda bulunma eyleminin TCK’nın 206. maddesinde tanımlanan “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında olmayan ayrı tarihlerde gerçekleştirdiği ve eylemlerinin dört ayrı suçu oluşturacağı gözetilmeden TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: İftira
Hüküm: TCK’nın 268/1, 267/1, 43/1, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa atılı “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun oluşabilmesi için, failin işlemiş olduğu bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesi gerektiği, somut olayda ise sanığın farklı tarihlerde dört kez trafik ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında görevli polis memurlarına ...’ye ait ehliyet bilgilerini vermek suretiyle yalan beyanda bulunma eyleminin TCK’nın 206. maddesinde tanımlanan “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında olmayan ayrı tarihlerde gerçekleştirdiği ve eylemlerinin dört ayrı suçu oluşturacağı gözetilmeden TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.