‹ Ana sayfa
Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/1845 K.2012/3627

Esas No: 2012/1845 · Karar No: 2012/3627 · Karar Tarihi: 15.03.2012
Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi

Mala zarar verme suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 151/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 250 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/1. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına ve bir yıl süre ile meslek ve sanat edinmesini sağlamak için bir eğitim kurumuna devam etmesine dair İskenderun Çocuk Mahkemesinin 24.09.2008 tarihli ve 2008/56 esas, 2008/194 sayılı kararı sonrasında, sanığın infaz evrakının denetime uymadığından dolayı İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca mahkemesine iade edilmesi üzerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 151/1, 31/3, 62/1, 52. maddeleri gereğince 1.320,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 31.03.2010 tarihli ve 2009/312 esas, 2010/54 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında ilk hükümde mala zarar verme suçundan dolayı 250 Türk lirası adlî para cezasına hükmedildiği halde, açıklanan hükümde 1.320 Türk lirası adlî para cezasına hükmedildiği anlaşılmış ise de, önceki para cezasının kazanılmış hak oluşturduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulların varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir" hükmü uyarınca, mahkemece kurulacak yeni mahkumiyet hükmünün hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi ile sınırlı olabileceği, önceki cezadan daha ağır bir cezaya hükmolunamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 24.11.2011 gün ve 2011/14840/59785 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2012 gün ve 2011/399051 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay’ca yapılacak inceleme sonucunda giderilir.

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanıklar hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde prensip olarak mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamaktadır.

Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık bakımından ise, yerine getiremeyiş sebebi başta olmak üzere durumu değerlendirilip cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulabilir.

Somut olayda da, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüğü yerine getirmediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün açıklanması ile yetinilmesi yerine, CMK’nın 231/11. maddesinin 2. cümlesinde tanımlanan hükme uymayacak biçimde yazılı şekilde uygulama yapılarak sanığa, açıklanması ertelenen hükümdeki cezadan daha fazla ceza verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre henüz açıklanmayan bir hükümde yer alan cezanın kazanılmış hakka konu edilemeyeceği belirtilmiş ise de, sanığın yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle açıklanan hükmün, açıklanması geri bırakılan hükümden farklı bir ceza ve uygulamayı içermemesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşıldığından;

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran farklı gerekçeyle yerinde görülmekle, İskenderun Çocuk Mahkemesi’nin 31.03.2010 tarih ve 2009/312 Esas, 2010/54 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak; mala zarar verme suçundan hükmolunan 1.320 TL sonuç adli para cezasının 250 TL’ye indirilmesine, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?