Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/1623 K.2012/9673
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Mala zarar verme
Hüküm : TCK'nın 151/1, 62/1, 51/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, eski kiracısı olan katılanın evinden yirmi beş gün önce taşınmasına rağmen, kiracı olarak oturduğu dönemde kullandığı ve sanığa ait garajda bulunan aracını çıkarmasını istediği halde garajı boşaltmaması üzerine duyduğu kızgınlıkla katılana ait aracın kelebek camını sökerek, haksız tahrik altında atılı suçu işlediği anlaşıldığından hakkında TCK'nın 29. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.09.2012 tarihinde bozmada oybirliği nedeninde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanığın, kiracısı olan katılanın kiralanan evi tahliyesini müteakiben otoparkta bulunan aracını yapılan uyarılara rağmen yirmi beş gün gibi bir süre otoparktan almaması üzerine, aracı site içinde başka bir yere kaldırmak maksadıyla aracın arka kelebek camının fitilinden sökülerek araç içine bırakılması nedeniyle mala zarar verme suçundan mahkumiyetine karar verilen olayda; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun mahkumiyet kararının tahrik hükmü uygulanmadığından bozulmasına ilişkin görüşlerine katılmamaktayım.
Şöyleki;
1- Dosya içerisinde kovuşturma aşamasında katılan tarafından temin edilerek dinlenen tanık dahil olmak üzere katılana ait aracın camının sanık tarafından söküldüğüne veya sökülmesi yönünde talimat verildiğine dair bir tanık anlatımı bulunmamaktadır. Soruşturma aşamasında dinlenen tanıklar ise, sanığın aracın kaldırılmasını istemesi üzerine katılan ile birlikte gelen "..." isimli şahsın aracın camını sökerek çıkarttığını, sanığın araca hiçbir müdahalede bulunmadığını söylemektedirler. ... isimli şahıs ise yargılama aşamasında hiç dinlenmemiştir. Bu durumda sanığın eylemi sabit kabul edilemeyeceğinden beraat kararı verilmelidir.
2- Aracın kelebek camının fitilinden sökülerek araç içerisine bırakılmasında, eşya üzerinde maddi bir zarar meydana gelmediği gibi eşyanın tahsis edildiği amaca uygun olarak kullanabilme imkanı önemli derecede zarara uğramamıştır. Basit bir çaba ve masraf gerektirmeden camın yerine takılması mümkündür. Malın herhangi bir emek, masraf ve tamir gerektirmeden önceki hale getirilmesi mümkün olduğundan atılı suçun unsurları oluşmamıştır.
3- TCK'nın 26/1. maddesine göre; "hakkını kullanan kişiye ceza verilemez." 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanununda zilliyedliğin korunması, kiralayanın hapis hakkı adı altında yasal düzenlemeler bulunmaktadır. TMK'nın 981. maddesine göre "zilyed, gasp ve saldırıyı kuvvet kullanarak def edebilir." Sanık malik olup malı üzerinde kamunun güvenliğine zarar vermemek kaydıyla dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Sanık hakkını kullanırken ölçülülük sınırını aşmadığı gibi evinde yapılan tadilata otoparkta bulunan aracın engel olması nedeniyle aracın kaldırılmasında haklı bir durum sözkonusudur. Katılanın sanığın evi tahliye etmesi nedeniyle hakkın kullanımı için bir makamdan karar alınmasına da gerek yoktur. Sonuç olarak, sanığın mahkemece sabit kabul edilen eyleminde hukuka uygunluk nedeni olan hakkın kullanılması söz konusu olduğundan, eylemi hukuka uygundur.
Yukarıdaki nedenlerle sayın çoğunluğun sanığın cezalandırılmasına ilişkin görüşlerine muhalifim. 19.09.2012
Suç : Mala zarar verme
Hüküm : TCK'nın 151/1, 62/1, 51/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, eski kiracısı olan katılanın evinden yirmi beş gün önce taşınmasına rağmen, kiracı olarak oturduğu dönemde kullandığı ve sanığa ait garajda bulunan aracını çıkarmasını istediği halde garajı boşaltmaması üzerine duyduğu kızgınlıkla katılana ait aracın kelebek camını sökerek, haksız tahrik altında atılı suçu işlediği anlaşıldığından hakkında TCK'nın 29. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.09.2012 tarihinde bozmada oybirliği nedeninde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanığın, kiracısı olan katılanın kiralanan evi tahliyesini müteakiben otoparkta bulunan aracını yapılan uyarılara rağmen yirmi beş gün gibi bir süre otoparktan almaması üzerine, aracı site içinde başka bir yere kaldırmak maksadıyla aracın arka kelebek camının fitilinden sökülerek araç içine bırakılması nedeniyle mala zarar verme suçundan mahkumiyetine karar verilen olayda; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun mahkumiyet kararının tahrik hükmü uygulanmadığından bozulmasına ilişkin görüşlerine katılmamaktayım.
Şöyleki;
1- Dosya içerisinde kovuşturma aşamasında katılan tarafından temin edilerek dinlenen tanık dahil olmak üzere katılana ait aracın camının sanık tarafından söküldüğüne veya sökülmesi yönünde talimat verildiğine dair bir tanık anlatımı bulunmamaktadır. Soruşturma aşamasında dinlenen tanıklar ise, sanığın aracın kaldırılmasını istemesi üzerine katılan ile birlikte gelen "..." isimli şahsın aracın camını sökerek çıkarttığını, sanığın araca hiçbir müdahalede bulunmadığını söylemektedirler. ... isimli şahıs ise yargılama aşamasında hiç dinlenmemiştir. Bu durumda sanığın eylemi sabit kabul edilemeyeceğinden beraat kararı verilmelidir.
2- Aracın kelebek camının fitilinden sökülerek araç içerisine bırakılmasında, eşya üzerinde maddi bir zarar meydana gelmediği gibi eşyanın tahsis edildiği amaca uygun olarak kullanabilme imkanı önemli derecede zarara uğramamıştır. Basit bir çaba ve masraf gerektirmeden camın yerine takılması mümkündür. Malın herhangi bir emek, masraf ve tamir gerektirmeden önceki hale getirilmesi mümkün olduğundan atılı suçun unsurları oluşmamıştır.
3- TCK'nın 26/1. maddesine göre; "hakkını kullanan kişiye ceza verilemez." 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanununda zilliyedliğin korunması, kiralayanın hapis hakkı adı altında yasal düzenlemeler bulunmaktadır. TMK'nın 981. maddesine göre "zilyed, gasp ve saldırıyı kuvvet kullanarak def edebilir." Sanık malik olup malı üzerinde kamunun güvenliğine zarar vermemek kaydıyla dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Sanık hakkını kullanırken ölçülülük sınırını aşmadığı gibi evinde yapılan tadilata otoparkta bulunan aracın engel olması nedeniyle aracın kaldırılmasında haklı bir durum sözkonusudur. Katılanın sanığın evi tahliye etmesi nedeniyle hakkın kullanımı için bir makamdan karar alınmasına da gerek yoktur. Sonuç olarak, sanığın mahkemece sabit kabul edilen eyleminde hukuka uygunluk nedeni olan hakkın kullanılması söz konusu olduğundan, eylemi hukuka uygundur.
Yukarıdaki nedenlerle sayın çoğunluğun sanığın cezalandırılmasına ilişkin görüşlerine muhalifim. 19.09.2012
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.