Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/10124 K.2012/12040
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suçu ve suçluyu övmek suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 215, 218, 62, 50/3. maddeleri gereğince 540,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 53/1-2-3. madde ve fıkralarındaki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2008 tarihli ve 2007/487 esas, 2008/109 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 215, 218, ve 62. maddeleri gereğince belirlenen 1 ay 7 gün hapis cezasının aynı Kanunun 50/3. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk Lirası üzerinden paraya çevrilmesi sonucu 740,00 Türk Lirası adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken 540,00 Türk Lirası adli para cezasına hükmedilmesinde isabet görülmemiş ise de, olağanüstü ve istisnai kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe tesir etmeyeceği ve sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceği cihetle, bu yönden kanun yararına bozma yoluna gidilmeksizin yapılan incelemede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir" şeklindeki 193/2. maddesi karşısında, usulüne uygun şekilde sanık sıfatıyla sorgusu yapılmayan sanık hakkında adli para cezasına dair mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında,
5237 sayılı Kanunun 53. maddesindeki belli haklardan yoksunluğun kasten işlenen suçlarda verilen hapis cezalarının sonucu olarak uygulanacağı gözetilmeksizin, sanğın 540,00 Türk Lirası adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildikten sonra hakkında uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 23.05.2012 tarih ve 2012/8931-30347 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2012 tarih ve 2012/145040 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.05.2008 tarih, 2007/487 esas ve 2008/109 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suçu ve suçluyu övmek suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 215, 218, 62, 50/3. maddeleri gereğince 540,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 53/1-2-3. madde ve fıkralarındaki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2008 tarihli ve 2007/487 esas, 2008/109 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 215, 218, ve 62. maddeleri gereğince belirlenen 1 ay 7 gün hapis cezasının aynı Kanunun 50/3. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk Lirası üzerinden paraya çevrilmesi sonucu 740,00 Türk Lirası adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken 540,00 Türk Lirası adli para cezasına hükmedilmesinde isabet görülmemiş ise de, olağanüstü ve istisnai kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe tesir etmeyeceği ve sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceği cihetle, bu yönden kanun yararına bozma yoluna gidilmeksizin yapılan incelemede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir" şeklindeki 193/2. maddesi karşısında, usulüne uygun şekilde sanık sıfatıyla sorgusu yapılmayan sanık hakkında adli para cezasına dair mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında,
5237 sayılı Kanunun 53. maddesindeki belli haklardan yoksunluğun kasten işlenen suçlarda verilen hapis cezalarının sonucu olarak uygulanacağı gözetilmeksizin, sanğın 540,00 Türk Lirası adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildikten sonra hakkında uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 23.05.2012 tarih ve 2012/8931-30347 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2012 tarih ve 2012/145040 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.05.2008 tarih, 2007/487 esas ve 2008/109 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.