Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/9665 K.2012/1871
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, üye olma
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 220/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet ile ayrıca 2918 sayılı Kanunun 119. maddesi uyarınca sanık ...'ün sürücü belgesinin geçici olarak alınması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup, bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; örgüt kurmak ve yönetmekten mahkum olan sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
a- Senet sahiplerinin alacaklarının tahsili hususunda sanık ... ile irtibata geçmeleri ve senetlerin anılan sanığın evinde ele geçmesi ile oluş ve tüm dosya içeriğine göre; tehdit, baskı, cebir ve şiddet uygulamak suretiyle yıldırma, korkutma ve sindirme gücünü kullanıp senet tahsilatı yaparak haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla sanık ... liderliğinde kurulan örgüt çatısı altında eylem ve fikir birliği içinde biraraya gelen ve sanık ...'ın talimatlarına göre hareket eden sanık ...'ün kanıtlanan eyleminin, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak olup 5237 sayılı TCK'nın 220/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- 5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup, bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; örgüt mensubu olmaktan mahkum olan sanık hakkında anılan maddenin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
c- 5237 sayılı TCK’nın 5 ve 53. maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesi hükmü gereğince sanık hakkında 2918 sayılı Kanunun 119/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, üye olma
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 220/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet ile ayrıca 2918 sayılı Kanunun 119. maddesi uyarınca sanık ...'ün sürücü belgesinin geçici olarak alınması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup, bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; örgüt kurmak ve yönetmekten mahkum olan sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
a- Senet sahiplerinin alacaklarının tahsili hususunda sanık ... ile irtibata geçmeleri ve senetlerin anılan sanığın evinde ele geçmesi ile oluş ve tüm dosya içeriğine göre; tehdit, baskı, cebir ve şiddet uygulamak suretiyle yıldırma, korkutma ve sindirme gücünü kullanıp senet tahsilatı yaparak haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla sanık ... liderliğinde kurulan örgüt çatısı altında eylem ve fikir birliği içinde biraraya gelen ve sanık ...'ın talimatlarına göre hareket eden sanık ...'ün kanıtlanan eyleminin, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak olup 5237 sayılı TCK'nın 220/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- 5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup, bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; örgüt mensubu olmaktan mahkum olan sanık hakkında anılan maddenin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
c- 5237 sayılı TCK’nın 5 ve 53. maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesi hükmü gereğince sanık hakkında 2918 sayılı Kanunun 119/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.