Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/7975 K.2012/6277
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Mala zarar verme
Hüküm : TCK'nın 152/1-a, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tanık ...'in sanığı Menemen Belediyesi Sağlık Merkezi'nin camını kırarken görmediğini beyan etmesi karşısında, sanığın yüklenen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 15.05.2012 tarihinde bozmada oybirliği gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Yakalama tutanağı, görgü ve tespit tutanağı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın cam kırılma olayından hemen sonra binada nöbetçi olan Belediye güvenlik görevlisinin tarifi üzerine bir siyasi partinin koruma görevini yapan polis memuru tarafından takibe alınıp yardımcı emniyet ekibinin gelmesi üzerine yakalandığı, gece yarısı olması nedeniyle olay yerinde başkaca şahıslarında bulunmadığı gözetildiğinde maddi olayın toplanan delillere uygun nitelikte saptanmasında ve suçun sübutunun kabulün de bir isabetsizlik görülmemiş olup sayın çoğunluğun mahkumiyet hükmünün delil yetersizliğinden bozulması gerektiği düşüncesine katılmıyorum.
Ancak, Menemen Belediye Başkanlığının 10.07.2009 tarihli yazısında verilen zararın şüpheliler tarafından giderildiği belirtildiğinden zararın tazmin suretiyle ne zaman giderildiği tespit edildikten sonra sonucuna göre TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin sanık hakkında uygulanması yönünden hükmün bozulması gerektiği düşüncesindeyim. 15.05.2012
Suç : Mala zarar verme
Hüküm : TCK'nın 152/1-a, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tanık ...'in sanığı Menemen Belediyesi Sağlık Merkezi'nin camını kırarken görmediğini beyan etmesi karşısında, sanığın yüklenen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 15.05.2012 tarihinde bozmada oybirliği gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Yakalama tutanağı, görgü ve tespit tutanağı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın cam kırılma olayından hemen sonra binada nöbetçi olan Belediye güvenlik görevlisinin tarifi üzerine bir siyasi partinin koruma görevini yapan polis memuru tarafından takibe alınıp yardımcı emniyet ekibinin gelmesi üzerine yakalandığı, gece yarısı olması nedeniyle olay yerinde başkaca şahıslarında bulunmadığı gözetildiğinde maddi olayın toplanan delillere uygun nitelikte saptanmasında ve suçun sübutunun kabulün de bir isabetsizlik görülmemiş olup sayın çoğunluğun mahkumiyet hükmünün delil yetersizliğinden bozulması gerektiği düşüncesine katılmıyorum.
Ancak, Menemen Belediye Başkanlığının 10.07.2009 tarihli yazısında verilen zararın şüpheliler tarafından giderildiği belirtildiğinden zararın tazmin suretiyle ne zaman giderildiği tespit edildikten sonra sonucuna göre TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin sanık hakkında uygulanması yönünden hükmün bozulması gerektiği düşüncesindeyim. 15.05.2012
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.