Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/4249 K.2013/1444
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Suçu ve suçluyu övme, Devletin egemenlik alametleri ile Türk Milletini aşağılama
Hüküm : 1- TCK'nın 215/1, 62/1, 53/1, 58/6.maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 301/1, 62/1, 53/1, 58/6.maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- TCK'nın 300/1, 62/1, 53/1, 58/6.maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen düşünce ve kanaat açıklama yönteminin hukuken meşru ve mutad yöntemler olarak anlaşılması gerektiği, ifade özgürlüğünün ödev ve sorumluluk yükleyen esası gözetildiğinde yöntemin her durumda düşünce ve kanaatin içeriğinden ayrıştırılamadığı hallerde bağımsız olarak ele alınamayacağı, aksine tutumun kanunun kapsam ve genel gerekçesine aykırı olacağı; somut olayda, sanığın yazdığı iddia ve kabul edilen yazıda yer alan söz ve ifadeler kaba sövme niteliğinde olup 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemi olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla;
Başka bir suçtan mahkemenin yargı çevresi dışındaki bir cezaevinde hükümlü bulunan ve istinabe yoluyla ifadesi alınan sanığın, 10.03.2010 günlü sorgusunda, duruşmadan bağışık tutulmak istemediğini belirtmesine karşın, mahkemesince duruşmada hazır bulundurulması sağlanmadan yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Suçu ve suçluyu övme, Devletin egemenlik alametleri ile Türk Milletini aşağılama
Hüküm : 1- TCK'nın 215/1, 62/1, 53/1, 58/6.maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 301/1, 62/1, 53/1, 58/6.maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- TCK'nın 300/1, 62/1, 53/1, 58/6.maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen düşünce ve kanaat açıklama yönteminin hukuken meşru ve mutad yöntemler olarak anlaşılması gerektiği, ifade özgürlüğünün ödev ve sorumluluk yükleyen esası gözetildiğinde yöntemin her durumda düşünce ve kanaatin içeriğinden ayrıştırılamadığı hallerde bağımsız olarak ele alınamayacağı, aksine tutumun kanunun kapsam ve genel gerekçesine aykırı olacağı; somut olayda, sanığın yazdığı iddia ve kabul edilen yazıda yer alan söz ve ifadeler kaba sövme niteliğinde olup 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemi olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla;
Başka bir suçtan mahkemenin yargı çevresi dışındaki bir cezaevinde hükümlü bulunan ve istinabe yoluyla ifadesi alınan sanığın, 10.03.2010 günlü sorgusunda, duruşmadan bağışık tutulmak istemediğini belirtmesine karşın, mahkemesince duruşmada hazır bulundurulması sağlanmadan yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.