Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/4202 K.2011/3296
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütü üyesi olma, silahlı terör örgütüne yardım, patlayıcı madde bulundurma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm : 1- Sanık ... hakkında;
a) Silahlı terör örgütüne yardım suçundan; TCK’nın 314/3, 220/7. maddeleri yollaması ile TCK’nın 314/2, 62, 53/1-2-3, 58, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
b) Patlayıcı madde bulundurma suçundan; TCK’nın 174/1-2, 62, 52, 53/1-2-3, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
c) 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan; Beraat
2- Sanık ... hakkında;
a) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 62, 53/1-2-3, 58, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
b) Patlayıcı madde bulundurma suçundan; TCK’nın 174/1-2, 62, 52, 53/1-2-3, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
3- Sanık ... hakkında;
a) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan; Beraat,
b) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 62, 53/1-2-3, 58, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
c) Patlayıcı madde bulundurma suçundan; TCK’nın 174/1-2, 62, 52, 53/1-2-3, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler : Cumhuriyet savcısı, Sanıklar müdafileri
Sanıklar ... müdafiine usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından tüm sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılan sanık ...'ün, örgütün faaliyeti çerçevesinde kullanılmak üzere imal edip taşıdığı patlayıcı madde ile yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda, eylem ve faaliyetlerinin TCK’nın 302/1. maddesinde belirtilen amaç suça yönelik hazırlık hareketleri olup, zarar tehlikesini doğurmaya elverişli icra hareketi niteliğinde bulunmadığından, anılan maddede tanımlanan suçun unsurlarının oluşmayacağı, sübutu kabul edilen fiilinin hazırlık hareketlerini de cezalandıran ve istisnai suç tipi olan silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğu, mahkemenin kabulünün de bu yönde olup bu bakımdan bir isabetsizlik görülmediği, ancak; sanığın 5237 sayılı TCK’nın 314/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasıyla yetinilmesi gerektiği gözetilmeden eylem ikiye bölünerek anılan Kanunun 302/1. maddesinden verilen beraat kararının hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu kabul edilmiştir.
1- Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve patlayıcı madde bulundurma, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Sanıklar ... ve ... hakkında patlayıcı madde bulundurma suçundan TCK'nın 174/1. maddesinden tayin olunan temel cezanın suç tarihi itibariyle 3713 sayılı Kanunun 4. maddesi delaletiyle anılan Kanunun 5/2. maddesi ve 5237 sayılı TCK'nın 174/2. maddesi gereğince 2/3 oranında artırılması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin edilmiş, sanıklar ... ve ... yönünden cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ... yönünden 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun sübuta ermediği kabul edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraat ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında patlayıcı madde bulundurma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığın eylemi terör örgütü mensuplarını evinde barındırmaktan ibaret olup, örgüt mensuplarının yanlarında getirdiği patlayıcı maddeyi evinde sakladığına dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden anılan suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütü üyesi olma, silahlı terör örgütüne yardım, patlayıcı madde bulundurma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm : 1- Sanık ... hakkında;
a) Silahlı terör örgütüne yardım suçundan; TCK’nın 314/3, 220/7. maddeleri yollaması ile TCK’nın 314/2, 62, 53/1-2-3, 58, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
b) Patlayıcı madde bulundurma suçundan; TCK’nın 174/1-2, 62, 52, 53/1-2-3, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
c) 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan; Beraat
2- Sanık ... hakkında;
a) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 62, 53/1-2-3, 58, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
b) Patlayıcı madde bulundurma suçundan; TCK’nın 174/1-2, 62, 52, 53/1-2-3, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
3- Sanık ... hakkında;
a) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan; Beraat,
b) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 62, 53/1-2-3, 58, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
c) Patlayıcı madde bulundurma suçundan; TCK’nın 174/1-2, 62, 52, 53/1-2-3, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler : Cumhuriyet savcısı, Sanıklar müdafileri
Sanıklar ... müdafiine usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından tüm sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılan sanık ...'ün, örgütün faaliyeti çerçevesinde kullanılmak üzere imal edip taşıdığı patlayıcı madde ile yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda, eylem ve faaliyetlerinin TCK’nın 302/1. maddesinde belirtilen amaç suça yönelik hazırlık hareketleri olup, zarar tehlikesini doğurmaya elverişli icra hareketi niteliğinde bulunmadığından, anılan maddede tanımlanan suçun unsurlarının oluşmayacağı, sübutu kabul edilen fiilinin hazırlık hareketlerini de cezalandıran ve istisnai suç tipi olan silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğu, mahkemenin kabulünün de bu yönde olup bu bakımdan bir isabetsizlik görülmediği, ancak; sanığın 5237 sayılı TCK’nın 314/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasıyla yetinilmesi gerektiği gözetilmeden eylem ikiye bölünerek anılan Kanunun 302/1. maddesinden verilen beraat kararının hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu kabul edilmiştir.
1- Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve patlayıcı madde bulundurma, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Sanıklar ... ve ... hakkında patlayıcı madde bulundurma suçundan TCK'nın 174/1. maddesinden tayin olunan temel cezanın suç tarihi itibariyle 3713 sayılı Kanunun 4. maddesi delaletiyle anılan Kanunun 5/2. maddesi ve 5237 sayılı TCK'nın 174/2. maddesi gereğince 2/3 oranında artırılması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin edilmiş, sanıklar ... ve ... yönünden cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ... yönünden 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun sübuta ermediği kabul edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraat ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında patlayıcı madde bulundurma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığın eylemi terör örgütü mensuplarını evinde barındırmaktan ibaret olup, örgüt mensuplarının yanlarında getirdiği patlayıcı maddeyi evinde sakladığına dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden anılan suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.