Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/10738 K.2012/9612
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme, tehdit
Hüküm: 1- TCK'nın 152/1-c, 62, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet, temyiz isteminin reddine
2- TCK'nın 106/1-1. cümle, 62, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet, temyiz isteminin reddine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.03.2012 tarih ve 319 - 93 sayılı kararında belirtildiği üzere, verilen hükme karşı başvurulacak kanun yolunun mahkemelerce hükmün tefhimi sırasında veya gerekçeli kararda "temyiz" yerine yanlışlıkla "itiraz" olarak söylenip açıklandığı hallerde; süresi içinde olmak koşuluyla mahkemenin belirttiği hatalı kanun yoluna başvuran ilgilinin bu yanılgısının CMK'nın 264. maddesi gereğince doğru kanun yoluna başvurma konusundaki hakkını ortadan kaldırmayacağı, süresinde hatalı bile olsa herhangi bir kanun yolu başvurusunda bulunmayan ilgililerin sonradan yapacakları başvuru istemlerinin ise doğru mercie yöneltilse dahi süre yönünden reddi gerektiği sonucuna varıldığından, tebliğnamede temyiz istemini süresinde kabul eden düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yasal süreden sonra olması nedeniyle temyiz talebinin reddine dair karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, sanığın anılan karara karşı yaptığı başvurunun reddiyle yerel mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Mala zarar verme, tehdit
Hüküm: 1- TCK'nın 152/1-c, 62, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet, temyiz isteminin reddine
2- TCK'nın 106/1-1. cümle, 62, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet, temyiz isteminin reddine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.03.2012 tarih ve 319 - 93 sayılı kararında belirtildiği üzere, verilen hükme karşı başvurulacak kanun yolunun mahkemelerce hükmün tefhimi sırasında veya gerekçeli kararda "temyiz" yerine yanlışlıkla "itiraz" olarak söylenip açıklandığı hallerde; süresi içinde olmak koşuluyla mahkemenin belirttiği hatalı kanun yoluna başvuran ilgilinin bu yanılgısının CMK'nın 264. maddesi gereğince doğru kanun yoluna başvurma konusundaki hakkını ortadan kaldırmayacağı, süresinde hatalı bile olsa herhangi bir kanun yolu başvurusunda bulunmayan ilgililerin sonradan yapacakları başvuru istemlerinin ise doğru mercie yöneltilse dahi süre yönünden reddi gerektiği sonucuna varıldığından, tebliğnamede temyiz istemini süresinde kabul eden düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yasal süreden sonra olması nedeniyle temyiz talebinin reddine dair karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, sanığın anılan karara karşı yaptığı başvurunun reddiyle yerel mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.