Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/10493 K.2012/7190
Özet: Uyuşmazlık, sanığın şikayetçiye ait bahçedeki zeytin ağaçlarından mahsul toplaması ve bu eylemin hırsızlık ile mala zarar verme suçlarını oluşturup oluşturmadığı konusundadır; Mahkeme, sanığın hem hırsızlık hem de mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine karar vererek, ilgili TCK hükümlerini uygulamış ve ardından temyiz itirazları nedeniyle bu kararı bozmuştur.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme, hırsızlık
Hüküm: 1- 765 sayılı TCK'nın 491/2, 522, 59, 647 sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- 765 sayılı TCK'nın 516/1-6-2, 19, 522, 59, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ...'un şikayetçiye ait bahçede bulunan zeytin ağaçlarından beş adedinin mahsulünü toplayıp bir tenesini de yararlanmak amacıyla keserek alıp götürmekten ibaret eyleminin bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturacağı ve 765 sayılı TCK'nın 491/ilk maddesi ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, gerçek içtima kuralının uygulanması ve eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülerek ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanık ...'un UYAP ortamından alınan nüfus kaydına göre hükümden sonra 22.11.2010 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, bu husus araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması;
Kabule göre de;
a) 13.11.2006 tarihli duruşmada şikayetçi ...'ın davaya katılmak istemediğini beyan ettiği gözetilmeksizin vekilinin 02.02.2009 tarihli oturumda talepte bulunması üzerine katılma kararı verilerek vekalet ücretine hükmedilmesi,
b) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve 5237 sayılı Kanuna göre hükmolunan ceza ile 765 sayılı Kanuna göre hükmedilecek ceza belirlendikten sonra sanık ...'un lehine olan Kanunun tespiti ile lehe Kanunun bir bütün halinde uygulanması, bu durumun gerekçeye yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Mala zarar verme, hırsızlık
Hüküm: 1- 765 sayılı TCK'nın 491/2, 522, 59, 647 sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- 765 sayılı TCK'nın 516/1-6-2, 19, 522, 59, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ...'un şikayetçiye ait bahçede bulunan zeytin ağaçlarından beş adedinin mahsulünü toplayıp bir tenesini de yararlanmak amacıyla keserek alıp götürmekten ibaret eyleminin bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturacağı ve 765 sayılı TCK'nın 491/ilk maddesi ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, gerçek içtima kuralının uygulanması ve eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülerek ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanık ...'un UYAP ortamından alınan nüfus kaydına göre hükümden sonra 22.11.2010 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, bu husus araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması;
Kabule göre de;
a) 13.11.2006 tarihli duruşmada şikayetçi ...'ın davaya katılmak istemediğini beyan ettiği gözetilmeksizin vekilinin 02.02.2009 tarihli oturumda talepte bulunması üzerine katılma kararı verilerek vekalet ücretine hükmedilmesi,
b) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve 5237 sayılı Kanuna göre hükmolunan ceza ile 765 sayılı Kanuna göre hükmedilecek ceza belirlendikten sonra sanık ...'un lehine olan Kanunun tespiti ile lehe Kanunun bir bütün halinde uygulanması, bu durumun gerekçeye yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.