Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/10391 K.2012/7223
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, silahlı terör örgütüne üye olma ve yardım etme suçlarından dolayı sanıkların mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurularının incelenmesi; (2) Mahkeme, ilk temyizi reddederek hükmün onanmasını, ikinci temyizde ise zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesini ve hükümden vazgeçilmesini kararlaştırdı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme
Hüküm: 1- Sanık ... hakkında: 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 53/1-3, 54, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet, müsadere 2- Sanık ... (....) hakkında: 765 sayılı TCK’nın 169, 59/2, 31, 40; 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın aşama beyanları, Genelkurmay Başkanlığının gönderdiği 05.03.2010 tarihli cevabı yazı ile ekindeki sınır ötesi operasyonları gösteren çizelge ve tüm dosya kapsamından, sanığın 1992 ve 1997 yıllarında Türk Silahlı Kuvvetleri ile IKDP güçlerinin birlikte düzenledikleri operasyonlarda silahlı terör örgütü PKK ile girilen çatışmalarda yaralandığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 125. maddesi kapsamında kaldığı, hukuki durumunun ve lehe yasa değerlendirmesinin buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmaması ve yargılamanın geçirdiği safahat ve süre dikkate alınarak bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde yukarıdaki eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık ... ... (...) hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığa atılı silahlı terör örgütüne yardım etme suçu için 765 sayılı TCK’nın 169. maddesinde öngörülen cezanın süresi itibariyle, aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen asli zamanaşımının sanığın sorgusunun yapıldığı 23.02.2006 tarihi ile karar tarihi olan 10.03.2011 tarihleri arasında gerçekleştiği dikkate alınmadan mahkûmiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesine istinaden sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme
Hüküm: 1- Sanık ... hakkında: 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 53/1-3, 54, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet, müsadere 2- Sanık ... (....) hakkında: 765 sayılı TCK’nın 169, 59/2, 31, 40; 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın aşama beyanları, Genelkurmay Başkanlığının gönderdiği 05.03.2010 tarihli cevabı yazı ile ekindeki sınır ötesi operasyonları gösteren çizelge ve tüm dosya kapsamından, sanığın 1992 ve 1997 yıllarında Türk Silahlı Kuvvetleri ile IKDP güçlerinin birlikte düzenledikleri operasyonlarda silahlı terör örgütü PKK ile girilen çatışmalarda yaralandığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 125. maddesi kapsamında kaldığı, hukuki durumunun ve lehe yasa değerlendirmesinin buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmaması ve yargılamanın geçirdiği safahat ve süre dikkate alınarak bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde yukarıdaki eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık ... ... (...) hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığa atılı silahlı terör örgütüne yardım etme suçu için 765 sayılı TCK’nın 169. maddesinde öngörülen cezanın süresi itibariyle, aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen asli zamanaşımının sanığın sorgusunun yapıldığı 23.02.2006 tarihi ile karar tarihi olan 10.03.2011 tarihleri arasında gerçekleştiği dikkate alınmadan mahkûmiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesine istinaden sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.