‹ Ana sayfa
Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/8709 K.2011/29467

Esas No: 2010/8709 · Karar No: 2011/29467 · Karar Tarihi: 06.12.2011
Özet: Uyuşmazlık, çocuk mahkemelerinde Cumhuriyet savcısının bulunmaması ve sanığın haksız şekilde 516/1 maddesiyle cezalandırılmasıyla ilgili iddialardan oluşmaktadır. Mahkeme, bu hataları dikkate alarak kararın bozulmasına karar vermiş, ancak ceza miktarı konusunda hak saklı tutmuştur.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme
Hüküm: 765 sayılı TCK'nın 518. maddesi yollaması ile 516/1, 55/3, 59/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25/1. maddesindeki "Çocuk Mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz" hükmüne aykırı olarak onsekiz yaşını doldurmamış olan sanık hakkında yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısının bulunması ve açık yapılması gereken 01/06/2007, 24/04/2008, 16/09/2008 ve 06/01/2009 tarihli duruşmaların gizli yapılmış olması telafisi mümkün bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1) Sanığın katılana ait bahçede hayvan otlatması sonucu zeytin ağaçlarından 10 adedinin tamamen kırıldığı 22 adedinin ise % 50 oranında sürgünlerin zarar gördüğü tespit olunması karşısında suç vasfında yanılgıya düşülerek sanığın 765 sayılı TCK'nın 516/2-6 maddesi yerine 516/1. ile cezalandırılması,

2) Sanık hakkında TCK'nın 151/1. fıkra (“e”bendi). maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açıldığının anlaşılması karşısında, ek savunma hakkı verilmeden hakkında 765 sayılı TCK'nın 518. maddesi yollaması ile aynı Kanunun 516/1. maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,

3) Aynı nev'i suçtan dolayı mükerrir olmayan sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 522/1. maddenin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

4) 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5/1 ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2/3 maddeleri uyarınca temel adli para cezasının TL olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde YTL olarak tayini,

5) 5252 sayılı Kanunun 5/2. maddesi hükmü karşısında suç tarihi itibariyle temel adli para cezasının "450 TL" yerine "489 TL" olarak fazla tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 06.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?