Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/18110 K.2011/1104
Özet: Mahkeme, sanığın Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu işlediğini belirterek, 765 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca mahkumiyet kararını, temyiz itirazlarının reddiyle birlikte ONANMASINA karar vererek 22.02.2011 tarihinde oybirliğiyle kabul etti.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma
Hüküm: 765 sayılı TCK'nın 125, 40, 36, 31, 33. maddeleri gereğince mahkumiyet
Duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında müdafiinin ileri sürdüğü yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, re'sen de temyize tabi olan hükmün ONANMASINA, 22.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
TEFHİM ŞERHİ:
22.02.2011 günü verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın huzurunda, duruşmada sanık ...'ın savunmasını yapmış bulunan Av. ...'ın yokluğunda 02.03.2011 tarihinde usülen ve açık olarak tefhim olundu.
Suç: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma
Hüküm: 765 sayılı TCK'nın 125, 40, 36, 31, 33. maddeleri gereğince mahkumiyet
Duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında müdafiinin ileri sürdüğü yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, re'sen de temyize tabi olan hükmün ONANMASINA, 22.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
TEFHİM ŞERHİ:
22.02.2011 günü verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın huzurunda, duruşmada sanık ...'ın savunmasını yapmış bulunan Av. ...'ın yokluğunda 02.03.2011 tarihinde usülen ve açık olarak tefhim olundu.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.