Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/11713 K.2012/3976
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Mala zarar verme
Hüküm : Ceza tertibine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Türk Medeni Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesi: “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkını yasal sınırlar içinde kullanabilme yetkisini düzenlemiştir. Öte yandan, anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde yer alan 740. maddesi ise, başkasının mülküne taşarak zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibinin istemi üzerine uygun bir süre içinde kaldırılmaması halinde, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği ve kendi mülkiyetine geçirilebileceği hükmünü içermektedir. Görüleceği üzere bu madde ile de mülkiyetin taşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Buna göre, mülk sahibi bu hakkını, önceden istemde bulunmasına karşın taşan dal ve kökler uygun bir süre içinde kaldırılmadığı takdirde kendisi kullanabileceği gibi, bu zararın mahkeme aracılığı ile giderilmesini de isteyebilir.
Somut olayda, sanık ile mağdurun bitişik arazilerde komşu oldukları, mağdura ait ağaçların sanığa ait eve zarar verdiği ve sanığın bu durumdan rahatsız olduğu, sanığın uzun süre mağduru uyarmasına rağmen mağdurun bu konuda bir tedbir almaması üzerine sanığın mağdura ait ağaçların dallarını budadığı anlaşıldığından, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine, yazılı şekilde TCK'nın 25. maddesi uyarınca ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Mala zarar verme
Hüküm : Ceza tertibine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Türk Medeni Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesi: “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkını yasal sınırlar içinde kullanabilme yetkisini düzenlemiştir. Öte yandan, anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde yer alan 740. maddesi ise, başkasının mülküne taşarak zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibinin istemi üzerine uygun bir süre içinde kaldırılmaması halinde, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği ve kendi mülkiyetine geçirilebileceği hükmünü içermektedir. Görüleceği üzere bu madde ile de mülkiyetin taşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Buna göre, mülk sahibi bu hakkını, önceden istemde bulunmasına karşın taşan dal ve kökler uygun bir süre içinde kaldırılmadığı takdirde kendisi kullanabileceği gibi, bu zararın mahkeme aracılığı ile giderilmesini de isteyebilir.
Somut olayda, sanık ile mağdurun bitişik arazilerde komşu oldukları, mağdura ait ağaçların sanığa ait eve zarar verdiği ve sanığın bu durumdan rahatsız olduğu, sanığın uzun süre mağduru uyarmasına rağmen mağdurun bu konuda bir tedbir almaması üzerine sanığın mağdura ait ağaçların dallarını budadığı anlaşıldığından, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine, yazılı şekilde TCK'nın 25. maddesi uyarınca ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.