Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/8754 K.2010/3148
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların mala zarar verme, hakaret ve tehdit suçlarından hüküm giymesi üzerine yapılan inceleme ve zamanaşımı gerekçesiyle temyiz talepleridir. Mahkeme, 28.12.2004 ile inceleme tarihleri arasında gerçekleşen zamanaşımını kabul ederek, ilgili kararları bozmuş ve davaların düşmesini onaylamıştır.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme, hakaret, tehdit
Hüküm: 1-Sanık ... hakkında hakaret suçundan: Beraat,
2-Sanık ... hakkında: a-Tehdit ve mala zarar verme suçlarından: Beraat,
b-Hakaret suçundan: 765 sayılı TCK’nın 482/3, 72, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında hakaret suçu ile sanık ... hakkında mala zarar verme ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanıkların üzerine atılı bulunan ve 765 sayılı TCK’nın 191/2, 482/3 ve 516/ilk. maddelerinde tanımlanan tehdit, hakaret ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların süreleri itibariyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 5237 sayılı TCK’ya göre zamanaşımı yönünden sanıklar lehine hükümler içeren 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde belirlenen zamanaşımının, sanıkların sorgularının yapıldığı 28.12.2004 tarihi ile inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 322. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
1-Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.3.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında, hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Mala zarar verme, hakaret, tehdit
Hüküm: 1-Sanık ... hakkında hakaret suçundan: Beraat,
2-Sanık ... hakkında: a-Tehdit ve mala zarar verme suçlarından: Beraat,
b-Hakaret suçundan: 765 sayılı TCK’nın 482/3, 72, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında hakaret suçu ile sanık ... hakkında mala zarar verme ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanıkların üzerine atılı bulunan ve 765 sayılı TCK’nın 191/2, 482/3 ve 516/ilk. maddelerinde tanımlanan tehdit, hakaret ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların süreleri itibariyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 5237 sayılı TCK’ya göre zamanaşımı yönünden sanıklar lehine hükümler içeren 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde belirlenen zamanaşımının, sanıkların sorgularının yapıldığı 28.12.2004 tarihi ile inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 322. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
1-Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.3.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında, hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.