Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5228 K.2024/1810
Özet: Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazineye ait orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu tescilinin davacı vekil tarafından itiraz edilmesidir. Mahkeme, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vererek, anlaşılabilir bir durum olmadığını belirterek satışın devam etmesini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1735 E., 2023/681 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Gebze 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/10 E., 2022/196 K.
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca satışı yapılan taşınmazlara ilişkin tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında, Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 5999 ada 3 parsel sayılı 112,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, " 6831 Sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun)
2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... 'ün kullanımında olduğu " şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 6292 sayılı Kanun uyarınca satış suretiyle 05.06.2015 tarihinde ... Belediyesi adına, 06.10.2020 tarihinde ise satış suretiyle davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 5999 ada 3 parsel sayılı taşınmaz müvekkili olan davacının kullanımında olduğu halde davalı adına yapılan kullanıcı tespitinin ve akabinde de davalı adına tescil edilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " Davacının, Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 5999 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında davalının kendi üzerine yazdırdığını ve taşınmazı kendi üzerine tescil ettirdiğini belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep ettiği, taşınmazdaki kadastro tespitinin 07.12.2010 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kadastro tespitinde taşınmazın Maliye Hazinesi adına tespit edildiği, kadastro tespitinin kesinleşmesi üzerine davaya konu taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, davaya konu taşınmazı Maliye Hazinesinin dava dışı ... Belediyesine 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi ile 05.06.2015 tarihinde devrettiği, ... Belediyesinin de 06.10.2020 tarihinde taşınmazı ...'e 43.773,60 TL bedelle sattığı, davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazineden taşınmazı devir alan dava dışı ... Belediyesinden satın alma nedeniyle kayden malik olan davalıya karşı tapu iptali ve tescil davası açmasının mümkün olmadığı, yeni malike karşı zilyetlik iddiası ileriye sürülemeyeceği gibi 6292 Sayılı kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptali ve tescili istemiyle açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı," gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, " Kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte, Hazineye ve şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra, şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, somut olayıda taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi Hazine’nin dava tarihinden önce 05.06.2015 tarihinde taşınmazı, 6292 sayılı Kanun hükümlerine istinaden Belediye Başkanlığına, Belediye Başkanlığının davalı ...'e sattığı, taşınmazın davalı adına tescil edildiği, davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazine’den satın alma nedeniyle kayden malik olan davalıya karşı tapu iptal ve tescil davası davası açmasının mümkün olmadığı, yeni malike karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği gibi 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptal ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı göz önünde bulundurularak ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SAYISI: 2022/1735 E., 2023/681 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Gebze 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/10 E., 2022/196 K.
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca satışı yapılan taşınmazlara ilişkin tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında, Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 5999 ada 3 parsel sayılı 112,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, " 6831 Sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun)
2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... 'ün kullanımında olduğu " şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 6292 sayılı Kanun uyarınca satış suretiyle 05.06.2015 tarihinde ... Belediyesi adına, 06.10.2020 tarihinde ise satış suretiyle davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 5999 ada 3 parsel sayılı taşınmaz müvekkili olan davacının kullanımında olduğu halde davalı adına yapılan kullanıcı tespitinin ve akabinde de davalı adına tescil edilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " Davacının, Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 5999 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında davalının kendi üzerine yazdırdığını ve taşınmazı kendi üzerine tescil ettirdiğini belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep ettiği, taşınmazdaki kadastro tespitinin 07.12.2010 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kadastro tespitinde taşınmazın Maliye Hazinesi adına tespit edildiği, kadastro tespitinin kesinleşmesi üzerine davaya konu taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, davaya konu taşınmazı Maliye Hazinesinin dava dışı ... Belediyesine 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi ile 05.06.2015 tarihinde devrettiği, ... Belediyesinin de 06.10.2020 tarihinde taşınmazı ...'e 43.773,60 TL bedelle sattığı, davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazineden taşınmazı devir alan dava dışı ... Belediyesinden satın alma nedeniyle kayden malik olan davalıya karşı tapu iptali ve tescil davası açmasının mümkün olmadığı, yeni malike karşı zilyetlik iddiası ileriye sürülemeyeceği gibi 6292 Sayılı kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptali ve tescili istemiyle açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı," gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, " Kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte, Hazineye ve şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra, şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, somut olayıda taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi Hazine’nin dava tarihinden önce 05.06.2015 tarihinde taşınmazı, 6292 sayılı Kanun hükümlerine istinaden Belediye Başkanlığına, Belediye Başkanlığının davalı ...'e sattığı, taşınmazın davalı adına tescil edildiği, davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazine’den satın alma nedeniyle kayden malik olan davalıya karşı tapu iptal ve tescil davası davası açmasının mümkün olmadığı, yeni malike karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği gibi 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptal ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı göz önünde bulundurularak ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.