Yargıtay8. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak HukukuMiras Hukuku
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4330 K.2024/1270
Özet: (1) Taraflar arasında Osmaniye ili Kadirli ilçesinde yer alan taşınmazların kullanım kadastrosuna itirazı nedeniyle açılan davada, ilk derece mahkemesi dava kabul ettikten sonra bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddedilen istinaf ve temyiz başvuruları kararı. (2) Adana Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf ve temyiz taleplerini reddederek, ilk derece mahkemesinin kararının onaylanmasına, harç muafiyetine ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
KARAR: İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Kadirli 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2019/37 E., 2020/26 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna ititraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında Osmaniye ili Kadirli ilçesi Aşağı ... Mahallesi 174 ada 122 parsel sayılı taşınmaz, beyanlar hanesine 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 2005 yılından beri ... oğlu ... kullanımında olduğu belirtilerek tarla niteliği ile 504,46 metrekare yüzölçümlü olarak, 174 ada 140 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 2005 yılından beri ... oğlu ... kullanımında olduğu belirtilerek tarla niteliği ile 2318,67 metrekare yüzölçümlü olarak, 174 ada 141 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 2005 yılından beri ... oğlu ... kullanımında olduğu belirtilerek tarla niteliği ile 21136,38 metrekare yüzölçümlü olarak, 174 ada 475 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 2000 yılından beri 1/5 hisse ile ... ..., ... oğlu ..., ... ... ve ... ... (ölü), ... ... (ölü) kullanımında olduğu belirtilerek tarla niteliği ile 2256,75 metrekare yüzölçümlü olarak Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazın babası ... tarafından sağlığında imar ihya ederek vefatına kadar tarım arazisi olarak tasarrufunda ve zilyetliğinde bulunduğunu, dava konusu taşınmazlardan 141 numaralı parseli babası tarafından kendisine verildiğini, babasının vefatından sonra eşi ve çocukları ile bu parseli tarım arazisi olarak tasarruf ettiklerini ve zilyetliklerinde bulunduğunu; dava konusu 122, 140, 475 numaralı parselleri ise babasının vefatından sonra kardeşlerinin rızası ve muvafakati ile kendisi tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını, dava konusu taşınmazlarda davalıların imar ihyasının söz konusu olmadığı gibi kadastro tespitine kadar da tasarruflarının da bulunmadığını beyan ederek taşınmazlardan 141 numaralı parselin tespitinin kendisi adına; 122, 140, 475 numaralı parsellerin ise tespitinin muris ... mirasçıları adına tespitinin yapılmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların muris ...'ün zilyetliğinde bulunduğu, murisin ölümünden önce paylaşım yaparak 141 parsel sayılı taşınmazı davacıya bıraktığı, davacının diğer taşınmazlarda kocası ve çocukları aracılığı ile zilyetliği kendisi adına değil murisin terekesi adına sürdürdüğü kanati ile 174 ada 122, 140, 475 numaralı parsellerin beyanlar hanesine taşınmazların muris ...'ün mirasçılarının kullanımında olduğuna; 174 ada 141 parsel numaralı taşınmazda ise davacının zilyetliğinin tereke adına değil kendi adına olduğu gerekçesi ile 141 parselin beyanlar hanesine taşınmazın davacının kullanımında olduğuna diğer parsellerin beyanlar hanesine tüm mirasçıların kullanımında olduğuna dair şerhin verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarınındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
KARAR: İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Kadirli 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2019/37 E., 2020/26 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna ititraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında Osmaniye ili Kadirli ilçesi Aşağı ... Mahallesi 174 ada 122 parsel sayılı taşınmaz, beyanlar hanesine 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 2005 yılından beri ... oğlu ... kullanımında olduğu belirtilerek tarla niteliği ile 504,46 metrekare yüzölçümlü olarak, 174 ada 140 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 2005 yılından beri ... oğlu ... kullanımında olduğu belirtilerek tarla niteliği ile 2318,67 metrekare yüzölçümlü olarak, 174 ada 141 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 2005 yılından beri ... oğlu ... kullanımında olduğu belirtilerek tarla niteliği ile 21136,38 metrekare yüzölçümlü olarak, 174 ada 475 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 2000 yılından beri 1/5 hisse ile ... ..., ... oğlu ..., ... ... ve ... ... (ölü), ... ... (ölü) kullanımında olduğu belirtilerek tarla niteliği ile 2256,75 metrekare yüzölçümlü olarak Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazın babası ... tarafından sağlığında imar ihya ederek vefatına kadar tarım arazisi olarak tasarrufunda ve zilyetliğinde bulunduğunu, dava konusu taşınmazlardan 141 numaralı parseli babası tarafından kendisine verildiğini, babasının vefatından sonra eşi ve çocukları ile bu parseli tarım arazisi olarak tasarruf ettiklerini ve zilyetliklerinde bulunduğunu; dava konusu 122, 140, 475 numaralı parselleri ise babasının vefatından sonra kardeşlerinin rızası ve muvafakati ile kendisi tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını, dava konusu taşınmazlarda davalıların imar ihyasının söz konusu olmadığı gibi kadastro tespitine kadar da tasarruflarının da bulunmadığını beyan ederek taşınmazlardan 141 numaralı parselin tespitinin kendisi adına; 122, 140, 475 numaralı parsellerin ise tespitinin muris ... mirasçıları adına tespitinin yapılmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların muris ...'ün zilyetliğinde bulunduğu, murisin ölümünden önce paylaşım yaparak 141 parsel sayılı taşınmazı davacıya bıraktığı, davacının diğer taşınmazlarda kocası ve çocukları aracılığı ile zilyetliği kendisi adına değil murisin terekesi adına sürdürdüğü kanati ile 174 ada 122, 140, 475 numaralı parsellerin beyanlar hanesine taşınmazların muris ...'ün mirasçılarının kullanımında olduğuna; 174 ada 141 parsel numaralı taşınmazda ise davacının zilyetliğinin tereke adına değil kendi adına olduğu gerekçesi ile 141 parselin beyanlar hanesine taşınmazın davacının kullanımında olduğuna diğer parsellerin beyanlar hanesine tüm mirasçıların kullanımında olduğuna dair şerhin verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarınındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.