Yargıtay8. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/7134 K.2012/12703
Özet: (1) Uyuşmazlık, Silivri ilçesi Selimpaşa Köyü 971 ada 1 parsel … taşınmazının ¼ hissesinin tapu kaydında yanlış bir şekilde “…” adına kayıtlı olması ve bu hissenin gerçek mirasçıların (ölen kişinin oğlu ve kayınvalidesinin) haklarına ait olduğu iddiasıdır. (2) Mahkeme, 01.12.2010 tarihli kararına dayanarak tapu kaydındaki ¼ hissesini iptal edip davacı adına tescil yapmaya karar vermiş, ancak Hazine vekili tarafından yapılan temyiz ve sonrasında feragat nedeniyle dava reddedilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.12.2010 gün ve 524/812 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; Silivri ilçesi Selimpaşa Köyü 257 ada 2 parsel ... taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, tapu kaydında ¼ hissesinin...isimli kişi adına kayıtlı olduğunu, böyle bir kişi olmadığını veya varsa bile bu kişinin hakkının bulunmadığını açıklayarak...adına olan tapu kaydının iptali ile vekil eden adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... Belediyesinin cevap dilekçesinde; ... isimli kimsenin gerçekte var olduğunu, kadastro mahkemesindeki davada taraf olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın tapuda isim tahsisi davası olarak açıldığını, bu durumda davanın Hazine yerine Tapu Sicil Müdürlüğüne karşı yönetilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde, Medeni Kanunun 639/2 maddesi dikkate alınarak karar verilmesi istendiğini, bu davanın da tapuda isim tashihi değil, tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğunu, davanın yanlış açıldığını, davacı yararına zilyetlik ve süreye ilişkin Medeni Kanunun 639/2 maddesindeki koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile Silivri ilçesi, Selimpaşa köyü 971 ada 1 parsel ... taşınmazın tapuda...adına olan ¼ hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiş, davalı ... vekili 10.03.2011 tarihli dilekçesinde, temyiz isteminden feragat etmiştir. Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.12.2011 tarih ve 2007/524-812 ... ek kararı ile davalı ...’nin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, TMK.nun 713/2 fıkrasında yer alan “.. maliki tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan..” hukuki sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1-2 fıkraları gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
... tapu iptali ve tescil davalarında; dava kayıt malikine kayıt maliki ölmüş ise mirasçılarına yöneltilerek açılır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalı olarak kayıt maliki ... ile Hazine ve ... gösterilmiştir. TMK.nun 713/2 fıkrası gereğince açılan davalarda Hazine, TMK.nun 501. maddesi uyarınca son mirasçı sıfatı ile hasım gösterilmektedir. Kayıt maliki görülen ...’un ölü olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Yine TMK.nun 713/2. maddesinde belirtilen hukuki sebeplerden birine dayanılarak açılan davalarda, bu tür davaların niteliği ve özelliği gereği husumetin yargılama sırasında tamamlanması mümkündür. Ancak mahkemece, bu eksiklik yargılama sırasında yerine getirilmemiş ve davada taraf teşkili sağlanmamıştır.
Uyuşmazlık konusu 971 ada 1 parsel ... taşınmaz, 03.10.1974 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında; 17.06.1935 tarih ve 338 sıra nolu tapu kaydı ile 04.01.1963 tarih 27 sıra nolu tapu kayıtlarına istinaden ¾ hissesinin... oğlu ...'ın malı olduğu, ¼ hissesinin ise ... oğlu ...’nın kayınvalidesi ...’e ait olduğu, ...’in ölümü ile mirasçılarının kati olarak bilinemediği, taşınmazın ... ile ...’in nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliklerinde bulunduğu açıklanarak ¾ hissesi... oğlu ..., ¼ hissesi ise ölü ... mirasçıları adına, 3453 parsel numarası ile tespit edilmiş, kadastro tespitine itiraz edilmesi üzerine Silivri Kadastro Mahkemesinin 1995/39 Esas, 1996/7 Karar ... hükmü ile 3453 nolu parselin 14400 m²'lik kısmının ¾ hissesinin ... adına ¼ hissesinin ise ... oğlu ...’nın kayınvalidesi ... adına ölü olduğu belirtilmek suretiyle tapu kütüğüne tesciline karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek 07.11.1997 tarihinde kesinleşmiş, taşınmaz hükmen ifraz edilerek 257 ada 2 parsel numarası ile 07.11.1997 tarihinde... oğlu ... ve...adına tapuya tescil edilmiş, 01.08.2003 tarihinde imar uygulaması sonucu taşınmazın ¼ hissesi...adına ¾ hissesi ise... oğlu ... adına, 971 da 1 parsel numarası ile tescil edilmiştir. Görüldüğü gibi dosyası arasında bulunun Silivri Kadastro Mahkemesinin adı geçen dosya kapsamına göre, kayıt maliki...ölüdür. Kadastro tespitide ölü ... mirasçıları adına yapılmıştır.
Bilindiği üzere, bir davanın görülebilmesi için öncelikle davada, taraf teşkilinin sağlanması gereklidir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile olur. HUMK.nun 73. maddesinde; “ Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde Hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez” denilmektedir. Madde metninde açıkça görüldüğü üzere, taraflar, yöntemine uygun bir biçimde davet edilmedikçe mahkemece karar verilemez. Aynı durum HMK.nun 27. maddesinde de; davanın tarafları müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler” Amir hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddede yer alan “ hukuki dinlenilme hakkı” tabiri ile HUMK.nun 73. maddesindeki durum ifade edilmiştir. Bu hak Anayasanın 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Bu hak iddia ve savunma hakkı olarak da bilinse, iddia ve savunma hakkından daha geniş ve daha üst bir kavram olarak nitelendirilmektedir. Somut olayda, mahkemece, her ne kadar işin esası hakkında bir karar verilmiş ise de, yargılama sırasında kayıt maliki ...’un mirasçılarına herhangi bir şekilde ve yolla tebligat yapılmamış ve taraf teşkili sağlanamamıştır. Böylece davada taraf sıfatı ile savunma hakkı tanınmamış ve daha ötesi savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Saptanan bu somut ve hukuki olgulardan da anlaşılacağı üzere, davada taraf teşkili
sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulamaz. ( HGK.nun 22.02.2012 tarih, 2011/8-763 E., 2012/85 ... kararı).
Öyleyse mahkemece yapılacak iş, kayıt maliki ...’un mirasçılarının kesin bir biçimde saptanabilmesi için ...’un hasımlı (hasım Hazine olmak üzere) veraset belgesinin alınıp dosyaya konulması için davacı tarafın süre ve imkan tanınması; mirasçılık belgesine göre belirlenecek yöntem ile taraf teşkili sağlanarak davanın yürütülmesi, tebligatlar yönünden 7201 ... Tebligat Kanunu hükümlerinin göz önünde tutulması, dava dilekçesi, hüküm ve bozma ilamının...mirasçılarına tebliğ ettirilmesi, bu yolla da taraf teşkili sağlanamadığı takdirde ilanen tebliğ yolunun düşünülmesi, böylece taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esasına girilerek bir hüküm kurulması gerekir. Bu nedenlerle taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları tüm bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.12.2010 gün ve 524/812 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; Silivri ilçesi Selimpaşa Köyü 257 ada 2 parsel ... taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, tapu kaydında ¼ hissesinin...isimli kişi adına kayıtlı olduğunu, böyle bir kişi olmadığını veya varsa bile bu kişinin hakkının bulunmadığını açıklayarak...adına olan tapu kaydının iptali ile vekil eden adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... Belediyesinin cevap dilekçesinde; ... isimli kimsenin gerçekte var olduğunu, kadastro mahkemesindeki davada taraf olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın tapuda isim tahsisi davası olarak açıldığını, bu durumda davanın Hazine yerine Tapu Sicil Müdürlüğüne karşı yönetilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde, Medeni Kanunun 639/2 maddesi dikkate alınarak karar verilmesi istendiğini, bu davanın da tapuda isim tashihi değil, tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğunu, davanın yanlış açıldığını, davacı yararına zilyetlik ve süreye ilişkin Medeni Kanunun 639/2 maddesindeki koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile Silivri ilçesi, Selimpaşa köyü 971 ada 1 parsel ... taşınmazın tapuda...adına olan ¼ hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiş, davalı ... vekili 10.03.2011 tarihli dilekçesinde, temyiz isteminden feragat etmiştir. Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.12.2011 tarih ve 2007/524-812 ... ek kararı ile davalı ...’nin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, TMK.nun 713/2 fıkrasında yer alan “.. maliki tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan..” hukuki sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1-2 fıkraları gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
... tapu iptali ve tescil davalarında; dava kayıt malikine kayıt maliki ölmüş ise mirasçılarına yöneltilerek açılır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalı olarak kayıt maliki ... ile Hazine ve ... gösterilmiştir. TMK.nun 713/2 fıkrası gereğince açılan davalarda Hazine, TMK.nun 501. maddesi uyarınca son mirasçı sıfatı ile hasım gösterilmektedir. Kayıt maliki görülen ...’un ölü olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Yine TMK.nun 713/2. maddesinde belirtilen hukuki sebeplerden birine dayanılarak açılan davalarda, bu tür davaların niteliği ve özelliği gereği husumetin yargılama sırasında tamamlanması mümkündür. Ancak mahkemece, bu eksiklik yargılama sırasında yerine getirilmemiş ve davada taraf teşkili sağlanmamıştır.
Uyuşmazlık konusu 971 ada 1 parsel ... taşınmaz, 03.10.1974 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında; 17.06.1935 tarih ve 338 sıra nolu tapu kaydı ile 04.01.1963 tarih 27 sıra nolu tapu kayıtlarına istinaden ¾ hissesinin... oğlu ...'ın malı olduğu, ¼ hissesinin ise ... oğlu ...’nın kayınvalidesi ...’e ait olduğu, ...’in ölümü ile mirasçılarının kati olarak bilinemediği, taşınmazın ... ile ...’in nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliklerinde bulunduğu açıklanarak ¾ hissesi... oğlu ..., ¼ hissesi ise ölü ... mirasçıları adına, 3453 parsel numarası ile tespit edilmiş, kadastro tespitine itiraz edilmesi üzerine Silivri Kadastro Mahkemesinin 1995/39 Esas, 1996/7 Karar ... hükmü ile 3453 nolu parselin 14400 m²'lik kısmının ¾ hissesinin ... adına ¼ hissesinin ise ... oğlu ...’nın kayınvalidesi ... adına ölü olduğu belirtilmek suretiyle tapu kütüğüne tesciline karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek 07.11.1997 tarihinde kesinleşmiş, taşınmaz hükmen ifraz edilerek 257 ada 2 parsel numarası ile 07.11.1997 tarihinde... oğlu ... ve...adına tapuya tescil edilmiş, 01.08.2003 tarihinde imar uygulaması sonucu taşınmazın ¼ hissesi...adına ¾ hissesi ise... oğlu ... adına, 971 da 1 parsel numarası ile tescil edilmiştir. Görüldüğü gibi dosyası arasında bulunun Silivri Kadastro Mahkemesinin adı geçen dosya kapsamına göre, kayıt maliki...ölüdür. Kadastro tespitide ölü ... mirasçıları adına yapılmıştır.
Bilindiği üzere, bir davanın görülebilmesi için öncelikle davada, taraf teşkilinin sağlanması gereklidir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile olur. HUMK.nun 73. maddesinde; “ Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde Hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez” denilmektedir. Madde metninde açıkça görüldüğü üzere, taraflar, yöntemine uygun bir biçimde davet edilmedikçe mahkemece karar verilemez. Aynı durum HMK.nun 27. maddesinde de; davanın tarafları müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler” Amir hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddede yer alan “ hukuki dinlenilme hakkı” tabiri ile HUMK.nun 73. maddesindeki durum ifade edilmiştir. Bu hak Anayasanın 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Bu hak iddia ve savunma hakkı olarak da bilinse, iddia ve savunma hakkından daha geniş ve daha üst bir kavram olarak nitelendirilmektedir. Somut olayda, mahkemece, her ne kadar işin esası hakkında bir karar verilmiş ise de, yargılama sırasında kayıt maliki ...’un mirasçılarına herhangi bir şekilde ve yolla tebligat yapılmamış ve taraf teşkili sağlanamamıştır. Böylece davada taraf sıfatı ile savunma hakkı tanınmamış ve daha ötesi savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Saptanan bu somut ve hukuki olgulardan da anlaşılacağı üzere, davada taraf teşkili
sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulamaz. ( HGK.nun 22.02.2012 tarih, 2011/8-763 E., 2012/85 ... kararı).
Öyleyse mahkemece yapılacak iş, kayıt maliki ...’un mirasçılarının kesin bir biçimde saptanabilmesi için ...’un hasımlı (hasım Hazine olmak üzere) veraset belgesinin alınıp dosyaya konulması için davacı tarafın süre ve imkan tanınması; mirasçılık belgesine göre belirlenecek yöntem ile taraf teşkili sağlanarak davanın yürütülmesi, tebligatlar yönünden 7201 ... Tebligat Kanunu hükümlerinin göz önünde tutulması, dava dilekçesi, hüküm ve bozma ilamının...mirasçılarına tebliğ ettirilmesi, bu yolla da taraf teşkili sağlanamadığı takdirde ilanen tebliğ yolunun düşünülmesi, böylece taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esasına girilerek bir hüküm kurulması gerekir. Bu nedenlerle taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları tüm bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.