‹ Ana sayfa
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/5255 K.2012/7330

Esas No: 2012/5255 · Karar No: 2012/7330 · Karar Tarihi: 11.09.2012
Özet: Uyuşmazlık, iflasın ertelenmesi davasında verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle borçlu şirketin tahliye edilmesine yönelik icra takibinin yasaya aykırı olup olmadığıdır. Mahkeme, bu ihtiyati tedbir kararının geçerli olduğunu ve tahliye infazını durdurduğunu kabul ederek, mahkeme kararını bozup 10 gün içinde düzeltme talebinde bulunulabileceğini belirtti.
MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR

Şikayetçi borçlu ... Gıda Tarım ve Hayvancılık Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirket hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/917 Esas sayılı iflasın ertelenmesi talepli davada verilen ihtiyati tedbir kararına rağmen icra müdürlüğü tarafından tahliyeyle ilgili takibin devamına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek işlemin iptalini talep etmiştir.

Somut olayda, iflasın ertelenmesi talepli davada verilen ihtiyati tedbir kararı bulunmakta olup, bu durumda borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler de durur. Aynı nedenle ihtiyati tedbir kararı olduğu sürece borçlu aleyhine alınmış tahliye kararının infazı da yapılamaz. İflas ertelemesi davasında verilen ihtiyati tedbir kararının amaçlarından biri de, borçlunun ekonomik durumunun iyileştirilmesine imkan tanınarak borçlarının ödenmesinin sağlanması olduğuna göre borçlunun bulunduğu yerden tahliye edilmesi bu amacın gerçekleştirilmesini engelleyecektir. Sonuç olarak maddedeki hiçbir takip yapılamaz hükmünden bu aşamada tahliye kararının infazının da mümkün olamayacağının anlaşılması gerekir.

Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda tahliyeye yönelik mahkeme kararının infazının iflasın ertelenmesi davası kesinleşinceye kadar durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA ve taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?