‹ Ana sayfa
Yargıtay8. Hukuk DairesiBorçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/5242 K.2012/7331

Esas No: 2012/5242 · Karar No: 2012/7331 · Karar Tarihi: 11.09.2012
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/372 takip dayanağı kararıyla ilgili olarak davacının, mahkeme kararının yanlış yorumlanıp “davacıya satış bedeli talep hakkı” tanınmaması nedeniyle temyiz şikayetiyle ilgilidir. Mahkeme, Yargıtay’ın 2011/4849 ilamını dikkate alarak ve HMK 370/2 maddesi uyarınca kararın bozulmasına hükmederek, 11.09.2012’de oybirliğiyle kararı iptal etmiş ve yeni bir karar verilmesini sağlamıştır.
MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

HMK.nun 370/2. maddesinde; “Temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay, kararı düzelterek onaylayabilir. Esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ile hakimin taktir yetkisi kapsamında kararı bağladığı edalar hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz.“ hükmü yer almakta olup 3. fıkrada ise; “ tarafların kimliklerine ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında bu hüküm uygulanır” hükümlerine yer verilmiştir.

Somut olayda Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/378 Esas, 2008/372 Karar sayılı 13.11.2008 tarihli takip dayanağı kararının hüküm fıkrasında; “ Davalı ... Turgut aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 6.433.588.000 TL'nin dava tarihinden (28.04.2003) itibaren yürütülecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulduğu, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 11.07.2011 tarih ve 2011/4849 Esas, 2011/11298 Karar sayılı onama ilamında “.... Davacının araç teslim ettiğinde satış bedelini isteyebileceğinin tabi bulunmasına” ibaresinin yer verildiği görülmektedir. Onama ilamına eklenen bu hususun HMK.nun 370. maddesinde de belirtildiği şekli ile ilamın bir parçası olduğu düşünülerek şikayetin buna göre incelenip değerlendirilmesi gerekirken yapılan düzeltmenin nazara alınmasının ilâmın yorum yolu ile değiştirilmesi olduğu yönünde rapor veren bilirkişi görüşü ile bağlı kalınarak isteğin reddine karar verilmesi isabetsizdir..

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?