Yargıtay8. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/910 K.2011/5472
Özet: Uyuşmazlık, 577 sayılı parseldeki 10500 m²’lik zeytinlik yerinin tapu kaydının iptali ve vekil edenleri adına tesciline ilişkin bir davasıydı. Mahkeme, iki yıllık hak düşürücü ek sürenin dolduğunu belirterek davayı reddetti; ayrıca vekalet ücretinde hatalı hesaplama nedeniyle hükmü bozarak doğru miktarı ödemeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
... ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.06.2010 gün ve 234/90 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 577 sayılı parselde kayıtlı taşınmazın 100 olarak numaralandırılan 10500 m2'lik bölümünün 1960 yılında 3 nolu Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu uyarınca vekil edenlerinin miras bırakanı ...’a tapusu verilmek üzere zeytinlik yeri olarak dağıtılarak tahsis ve teslim edildiğini, vekil edenlerinin aralıksız ve çekişmesiz zilyetlikleri bulunduğunu, Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunu belirterek anılan parselin tapu kaydının kısmen iptaliyle vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46. maddesinde öngörülen iki yıllık hak düşürücü ek süre içerisinde davanın açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptaliyle vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş, 9.11.2009 tarihli dilekçesinde ise 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca iptal ve tescil mümkün olmadığı taktirde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava konusu yerin iptal ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilamda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46. maddesindeki, iki yıllık hak düşürücü ek süre geçtiğine, tapulu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik hukuken bir hak bahşetmeyeceğine göre yerinde görülmeyen esasa ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hüküm fıkrasında; “…davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5001,06 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı Hazineye verilmesine…” karar verilmiştir. Sözü edilen vekalet ücreti miktarının hangi değer üzerinden hesaplandığı kararın gerekçesinde ve hüküm fıkrasında herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. Bu konuda bir duraksamanın söz konusu olduğu açıktır. Dosya üzerinde yapılan incelemede keşfen belirlenen ve 30.3.2010 tarihli yargılama oturumu ara kararıyla taleple bağlılık ilkesi uyarınca 10000 m2'lik taşınmazın değeri olarak saptanan 20.000 TL'lik dava değeri üzerinden ¼ eksik nisbi harcın yatırıldığı anlaşılmıştır. Harcı yatırılan 20.000 TL üzerinden davalı Hazine yararına vekalet ücreti taktiri gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,25 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına 27.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
... ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.06.2010 gün ve 234/90 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 577 sayılı parselde kayıtlı taşınmazın 100 olarak numaralandırılan 10500 m2'lik bölümünün 1960 yılında 3 nolu Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu uyarınca vekil edenlerinin miras bırakanı ...’a tapusu verilmek üzere zeytinlik yeri olarak dağıtılarak tahsis ve teslim edildiğini, vekil edenlerinin aralıksız ve çekişmesiz zilyetlikleri bulunduğunu, Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunu belirterek anılan parselin tapu kaydının kısmen iptaliyle vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46. maddesinde öngörülen iki yıllık hak düşürücü ek süre içerisinde davanın açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptaliyle vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş, 9.11.2009 tarihli dilekçesinde ise 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca iptal ve tescil mümkün olmadığı taktirde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava konusu yerin iptal ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilamda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46. maddesindeki, iki yıllık hak düşürücü ek süre geçtiğine, tapulu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik hukuken bir hak bahşetmeyeceğine göre yerinde görülmeyen esasa ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hüküm fıkrasında; “…davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5001,06 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı Hazineye verilmesine…” karar verilmiştir. Sözü edilen vekalet ücreti miktarının hangi değer üzerinden hesaplandığı kararın gerekçesinde ve hüküm fıkrasında herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. Bu konuda bir duraksamanın söz konusu olduğu açıktır. Dosya üzerinde yapılan incelemede keşfen belirlenen ve 30.3.2010 tarihli yargılama oturumu ara kararıyla taleple bağlılık ilkesi uyarınca 10000 m2'lik taşınmazın değeri olarak saptanan 20.000 TL'lik dava değeri üzerinden ¼ eksik nisbi harcın yatırıldığı anlaşılmıştır. Harcı yatırılan 20.000 TL üzerinden davalı Hazine yararına vekalet ücreti taktiri gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,25 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına 27.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.