‹ Ana sayfa
Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/23402 K.2025/2956

Esas No: 2024/23402 · Karar No: 2025/2956 · Karar Tarihi: 15.04.2025
Özet: Uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan sanık hakkında verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına ilişkin kararın temyiz edilmesi, temyiz süresinde ve sebep bildirilerek yapılmış olması hâlinde temyiz kararının beklenmesi. Mahkeme, temyiz başvurularını kabul edip kararını yargıtay incelemesi için göndermeye karar vererek, 2017/1197 ve 2018/634 sayılı kararları oy birliğiyle bozup dosyanı yargıtay uğurladı.
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
EK KARAR

TARİHİ: 08.05.2024

SAYISI: 2017/1197 E., 2018/634 K.

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, kabul etmek veya kullanmak

HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
1. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, kabul etmek veya kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 192/3. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/8. maddesi uyarınca hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2. Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle hüküm açıklanarak, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, kabul etmek veya kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 192/3. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
1. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2017 tarihli kararı hakkında sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen 30.05.2018 tarihli, 2017/1197 Esas, 2018/634 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, kabul etmek veya kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık hakkında belirlenen hükmün, 5320 Sayılı Kanunun geçici 7. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına, tedavi ve denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2024 tarihli, 2023/852 Esas, 2024/37 Karar sayılı dava dosyasında aynı neviden suç işlediği gerekçesiyle hüküm açıklanarak, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.05.2024 tarihli ek kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, kabul etmek veya kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43/1, 53/1, 58/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Hakkında lehe hükümlerin uygulanarak yeni bir karar verilmesine ilişkindir.

Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, hakkında ayrıca soruşturma yürütülen temyiz dışı kişilerin sanığın uyuşturucu madde sattığına dair ifadeleri üzerine sanık hakkında başlatılan soruşturmada sanığın ... lçesine satmak amacıyla uyuşturucu madde getirdiğine yönelik duyumlar alındığı, sanığın sevk ve idaresindeki aracın ... lçesi girişinde 24.03.2015 tarihinde durdurulduğu ve ön yolcu koltuğunda iki paket halinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın bu maddeleri kullanmak amacıyla bulundurduğunu savunduğu, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda;
Sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında 24.03.2015 tarihli eylemi nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu, Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2024 tarihli, 2023/852 Esas, 2024/37 Karar sayılı dava dosyasında sanığın 30.09.2019, 28.10.2020, 27.11.2020, 19.12.2020, 30.12.2020, 02.02.2021 ve 15.08.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin eylemlerinin tümünün, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali olduğu değerlendirilerek, sanık hakkında düşme kararı verilip Bölge Adliye Mahkemesine ihbarda bulunulduğu, bunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz incelemesine hükmün verildiği belirlenerek yapılan incelemede;
1. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna özgü olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve kamu davasının açılmasının aynı hukuki niteliğe sahip olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veya kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edildiğinden ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılabileceği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2024 tarihli, 2023/852 Esas, 2024/37 Karar sayılı dava dosyasında sanığın sabit görülen ilk eyleminin ihlal olarak kabul edilerek diğer eylemleri bakımından ayrı bir soruşturma veya kovuşturma konusu yapılması gerektiği gözetilmeksizin yargılama konusu tüm eylemleri ihlal olarak kabul edilerek düşme kararı verildiği, düşme kararının istinaf edilmeksizin 02.02.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

1. Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesince, sanığın 30.09.2019, 28.10.2020, 27.11.2020, 19.12.2020, 30.12.2020, 02.02.2021 ve 15.08.2021 tarihli tüm eylemlerinin, hatalı değerlendirme ile ihlal kabul edilerek ihbarda bulunulduğu anlaşılmış ise de; sanığın sabit görülen ilk eylemi ihlal kabul edilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasıyla yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde, düşme kararının sanık lehine kesinleştiği gözetilmeksizin, ihlal kabul edilen ilk eyleminden sonraki eylemleri zincirleme suç hükümlerine esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de, ilk derece mahkemesince sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmaksızın atılı suçtan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin olarak aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında yazılı şekilde atılı suçtan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.05.2024 tarihli, 2017/1197 Esas, 2018/634 Karar sayılı ek kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?