Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/2955 K.2023/10691
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/191 E. 2015/652 K.
SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ...' in münhasıran hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar ... ve ...' in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından, sanık ...' ın ise yaralama ve silahla tehdit suçlarından cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
2. Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2015 tarihli kararı ile sanık ...' nin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından, sanık ...' ın yaralama ve silahla tehdit suçlarından, sanık ...'in ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'in temyiz istemi, duruşmalardan haberdar edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediğine yöneliktir.
2. Sanık ...'nin temyiz istemi, suçları işlemediğine, görgü ve bilgilerine başvurulan tanıkların yanlı beyanlarda bulunduklarına, esas mahkeme huzurunda savunma yapamadığına ve bu durumun savunma hakkını kısıtladığına, mahkumiyetlere yeter delil bulunmadığına ve aşamalardaki savunmalarının dikkate alınmadığına yöneliktir.
3. Sanık ...'ın temyiz istemi, olayın esas mağdurunun kendisi olduğuna, lehine kanun maddelerinin tatbik edilmediğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 62 inci maddesinin hakkında keyfi olarak uygulanmadığına ve çelişki ihtiva eden tanık beyanlarına dayanılarak hakkında mahkumiyet hükümleri kurulduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, olay tarihinde sanıkların katılan ...' e ait balıkçıya gittikleri ve yemek yedikleri, sonrasında hesabın sanıklar tarafından çok bulunması üzerine sanıklardan ... ve katılan ... arasında tartışma yaşandığı, sanık ...'ın katılan ...'i ittirdiği ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği akabinde yine ittirmek suretiyle katılan ...'i dışarı çıkardığı, katılan ...'in bir fırsatını bularak ikametine gittiği ve tüfeğini aldığı, sanık ...'ın da aracının bagajından çıkardığı tüfeği tehdit maksatlı katılan ...'e doğrulttuğu, bu esnada işçi olarak çalışan mağdur ...'in mutfaktan çıkmaya çalışırken diğer sanıklar ... ve ...'in kapıyı tuttukları, dışarı çıkmasına müsaade etmedikleri, sanık ...'in tezgahtan aldığı bıçağı mağdur ...'e doğrultarak seni vururum dediği tüm bu eylemlere göre sanıklar ... ve ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarını, sanık ...'ın ise yaralama ve silahla tehdit suçlarını işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Katılan ... hakkında aldırılan adli rapor içeriğinde; katılanın boynunda kızarıklık görüldüğü katılanda meydana gelen bu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında silahla tehdit ve yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı suçlar için belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olarak 28.09.2015 tarihli mahkumiyet hükümleri tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit, sanık ... hakkında ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Aşağıda belirtilen bozma nedenlerine göre; sanık ...'in mağdur ...'e yönelik eylemlerinin kül halinde cebir ve tehdit kullanılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacağı cihetle, sanığın mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya yönelik eylemi akabinde bıçak göstererek "seni vururum" demesi şeklindeki tehdit içerir eylemi nedeniyle tehdit suçundan ayrıca ceza verilemeyeceği, ancak sanık ... hakkında tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmış ise de mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi bakımından bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gödilmesi mümkün görülmüştür.
1. Sanıkların mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla nitelikli halden olmak üzere silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlediklerinin kabulü karşısında sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükümler kurulurken temel cezaların orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Her ne kadar sanık ... ile fikir ve eylem birlikteliği altında hareket eden sanık ...' in mağdur ...' e bıçak göstererek "seni vururum" şeklindeki ifadesi ile sanıklar hakkında ayrıca tehdit suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de somut olaydaki tehdidin hürriyetten alıkoyma suçunun unsurunu oluşturduğu gözetilerek sanıkların eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan cebir ve tehdit uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, tehdide yönelik fiilin suçun unsuru olduğu, ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, eylemin bölünerek sanıklar hakkında ayrı ayrı hükümler kurulması 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hükümler bakımından;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler bakımından;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2015 tarihli kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.
SAYISI: 2014/191 E. 2015/652 K.
SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ...' in münhasıran hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar ... ve ...' in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından, sanık ...' ın ise yaralama ve silahla tehdit suçlarından cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
2. Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2015 tarihli kararı ile sanık ...' nin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından, sanık ...' ın yaralama ve silahla tehdit suçlarından, sanık ...'in ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'in temyiz istemi, duruşmalardan haberdar edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediğine yöneliktir.
2. Sanık ...'nin temyiz istemi, suçları işlemediğine, görgü ve bilgilerine başvurulan tanıkların yanlı beyanlarda bulunduklarına, esas mahkeme huzurunda savunma yapamadığına ve bu durumun savunma hakkını kısıtladığına, mahkumiyetlere yeter delil bulunmadığına ve aşamalardaki savunmalarının dikkate alınmadığına yöneliktir.
3. Sanık ...'ın temyiz istemi, olayın esas mağdurunun kendisi olduğuna, lehine kanun maddelerinin tatbik edilmediğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 62 inci maddesinin hakkında keyfi olarak uygulanmadığına ve çelişki ihtiva eden tanık beyanlarına dayanılarak hakkında mahkumiyet hükümleri kurulduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, olay tarihinde sanıkların katılan ...' e ait balıkçıya gittikleri ve yemek yedikleri, sonrasında hesabın sanıklar tarafından çok bulunması üzerine sanıklardan ... ve katılan ... arasında tartışma yaşandığı, sanık ...'ın katılan ...'i ittirdiği ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği akabinde yine ittirmek suretiyle katılan ...'i dışarı çıkardığı, katılan ...'in bir fırsatını bularak ikametine gittiği ve tüfeğini aldığı, sanık ...'ın da aracının bagajından çıkardığı tüfeği tehdit maksatlı katılan ...'e doğrulttuğu, bu esnada işçi olarak çalışan mağdur ...'in mutfaktan çıkmaya çalışırken diğer sanıklar ... ve ...'in kapıyı tuttukları, dışarı çıkmasına müsaade etmedikleri, sanık ...'in tezgahtan aldığı bıçağı mağdur ...'e doğrultarak seni vururum dediği tüm bu eylemlere göre sanıklar ... ve ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarını, sanık ...'ın ise yaralama ve silahla tehdit suçlarını işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Katılan ... hakkında aldırılan adli rapor içeriğinde; katılanın boynunda kızarıklık görüldüğü katılanda meydana gelen bu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında silahla tehdit ve yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı suçlar için belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olarak 28.09.2015 tarihli mahkumiyet hükümleri tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit, sanık ... hakkında ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Aşağıda belirtilen bozma nedenlerine göre; sanık ...'in mağdur ...'e yönelik eylemlerinin kül halinde cebir ve tehdit kullanılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacağı cihetle, sanığın mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya yönelik eylemi akabinde bıçak göstererek "seni vururum" demesi şeklindeki tehdit içerir eylemi nedeniyle tehdit suçundan ayrıca ceza verilemeyeceği, ancak sanık ... hakkında tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmış ise de mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi bakımından bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gödilmesi mümkün görülmüştür.
1. Sanıkların mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla nitelikli halden olmak üzere silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlediklerinin kabulü karşısında sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükümler kurulurken temel cezaların orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Her ne kadar sanık ... ile fikir ve eylem birlikteliği altında hareket eden sanık ...' in mağdur ...' e bıçak göstererek "seni vururum" şeklindeki ifadesi ile sanıklar hakkında ayrıca tehdit suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de somut olaydaki tehdidin hürriyetten alıkoyma suçunun unsurunu oluşturduğu gözetilerek sanıkların eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan cebir ve tehdit uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, tehdide yönelik fiilin suçun unsuru olduğu, ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, eylemin bölünerek sanıklar hakkında ayrı ayrı hükümler kurulması 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hükümler bakımından;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler bakımından;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2015 tarihli kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.