Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/2264 K.2018/4792
Özet: (1) Sanık, avukat tutmayacağını ve savunmasını kendisinin yapacağını beyan ettiği için, 20 Temmuz 2016 tarihli temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilerek, 5237 sayılı Ceza Kanunu ve ilgili kanunların lehe uygulanması gerektiği hususunda eksik ceza tayini sorunu ortaya çıktı. (2) Mahkeme, temyiz itirazının yerinde olduğunu belirterek, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi ve CMUK 321. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verdi.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ve müdafii Av. ...'nin katıldığı 05.05.2016 tarihli duruşmada sanık ...'ın müdafii tutmayacağını, savunmasını derhal ve kendisinin yapacağını bildirdiği, ayrıca adı geçen avukat adına bir vekaletnamenin de dosyada bulunmadığı görülmekle, hükmün sanığa tebliğ edilmesi gerektiğinden, 20.07.2016 tarihli temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, sanığın eylemi 5237 sayılı kanunun 297/1...2. cümlesindeki suçu oluşturmakla anılan maddelerin tatbiki ile bir hüküm kurularak sonucun belirlenmesi ve sonrasında lehe değerlendirmesi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Suç tarihindeki kanunların lehe sonuç doğurduğunun kabulü halinde ise uyarlama talebinin reddi yerine kesinleşen hükümdeki temel cezayı değiştirmek suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, infaza ilişkin hususlarda kazanılmış hakkın söz konusu olmayacağının dikkate alınmasına 26.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ve müdafii Av. ...'nin katıldığı 05.05.2016 tarihli duruşmada sanık ...'ın müdafii tutmayacağını, savunmasını derhal ve kendisinin yapacağını bildirdiği, ayrıca adı geçen avukat adına bir vekaletnamenin de dosyada bulunmadığı görülmekle, hükmün sanığa tebliğ edilmesi gerektiğinden, 20.07.2016 tarihli temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, sanığın eylemi 5237 sayılı kanunun 297/1...2. cümlesindeki suçu oluşturmakla anılan maddelerin tatbiki ile bir hüküm kurularak sonucun belirlenmesi ve sonrasında lehe değerlendirmesi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Suç tarihindeki kanunların lehe sonuç doğurduğunun kabulü halinde ise uyarlama talebinin reddi yerine kesinleşen hükümdeki temel cezayı değiştirmek suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, infaza ilişkin hususlarda kazanılmış hakkın söz konusu olmayacağının dikkate alınmasına 26.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.